4 Haziran 2017 Pazar

11.06.2017 Genel Gündem



11.06.2017

GÜNDEM

Çakıcı'yı kaçıracaklardı 
Edirne'de cezaevinde bulunan organize suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı, sağlık sorunları nedeniyle 15 Temmuz 2016 tarihinde Bolu F Tipi Cezaevi'ne nakledildi. Burada kaldığı süre boyunca sağlık sorunları nedeniyle sürekli hastaneye kaldırılan Çakıcı, Mart 2017 tarihinde İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi'nde bağırsak fıtığı operasyonu geçirdi. Tedavisi tamamlanan Çakıcı'nın, Bolu F Tipi Cezaevi'nden Kırıkkale'nin Keskin ilçesindeki F Tipi Cezaevi'ne nakledilmesine karar verildi. Emniyet birimlerinden edinilen bilgiye göre, İstanbul ve Kocaeli'nden Çakıcı'yı kaçırmak için harekete geçen 9 adamı, 6 Haziran'da 4 lüks araçla Bolu'ya geldi. Şüpheliler, Bolu-Ankara arasında cezaevi nakil aracının geçeceği istihbaratını aldıkları güzergâhta pusuya yattı. Gün boyu aracın geçmesini bekleyen şüpheliler, istihbaratın doğru olmadığını düşünerek gitti. Adamların ayrılmasından sonra Çakıcı, 6 Haziran gece yarısı Kırıkkale'ye nakledildi. Kaçırma planları tutmayan Çakıcı'nın adamlarından Y.E.U. ve Ö.T. Bolu'da bir kişiyi silahla yaraladıktan sonra Ankara'ya geçti. Çakıcı'nın adamlarının Ankara'ya geçtiklerinin tespit edilmesi üzerine polis, takip başlattı. Çukurambar'daki kafede bir araya gelen D.A., A.G., Ö.T., Y.Ç. ve Y.E.U. gözaltına alındı. Güvenlik kameralarına da yansıyan operasyonda, şüphelilerin polisleri karşılarında görünce silahları çekmeye çalıştığı ancak silahlarını kullanmaya fırsat bulamadan etkisiz hale getirildikleri görüldü. Ppolis ekipleri, Çakıcı'nın diğer adamları E.K., G.B., A.Ç. ve V.K. ise Çankaya'da kaldıkları otelde ve Kızılay'da araçla seyir halindeyken yakaladı.
Hürriyet
 

EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9564-3,9656
Sterlin: 4,5035-4,5130
Gram Altın: 143,7858-144,2913

Thy'yı bıraktı sırada tim var 
İş dünyası örgütlerinde değişim 2017 itibariyle başladı. Ocak ayında Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nde (TÜSİAD) başkanlık Cansen Başaran Symes'ten Erol Bilecik'e geçti. Mayıs sonunda ise Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nde (MÜSİAD) başkan değişti. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan'ın sözleriyle MÜSİAD'a da kendisi gibi bir "sütçü" başkan geldi. İki dönem başkanlık yapan Nail Olpak'tan sonra görevi Kaanlar Gıda'nın patronu Abdurrahman Kaan devraldı. Şimdi sırada kasım ayında yapılacak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile gelecek yıl başlarında yapılacak Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) seçimleri var. Aslında bu seçimlere ilişkin kulis yazmak için çok erken. Ancak 365 oda ve borsa ile TİM'de başkanlık yarışının başlaması bu erken kulis yazısının nedeni. TOBB'da kulisleri başlatan mayıs sonunda yapılan genel kurul oldu. Genel kurula katılan TOBB üyeleri adaylık için nabız yoklamaya orada başladı. Seçim yarışında oda ve borsa başkanlarının yüzde 35-40'ının değişeceği tahmin ediliyor. İSO'da Erdal Bahçıvan'ın, İstanbul Ticaret Odası'nda da (İTO) İbrahim Çağlar'ın atacağı adımlar önemli. TOBB'da en önemli soru tabii ki 15 yıllık başkan Rifat Hisarcıklıoğlu değişir mi değişmez mi? Yaptığım sohbetlerde izlenimim gelecek yıl mayıs ayında yapılacak başkanlık seçimlerinde 15 yıldır bu görevde bulunan Rifat Hisarcıklıoğlu'nun aday olursa destekleneceği yönünde. TİM'de ise ikinci dönemini tamamlayacak olan Mehmet Büyükekşi artık bu görevi bırakacak. Bunu birçok kez açıkladı. Büyükekşi bu kararı hem hala değişmeyen iki dönem kuralı nedeniyle aldı, hem de artık daha sakin bir hayat özlemi içinde. TİM'de bazı üyelerin TOBB'da olduğu gibi iki dönem kararının değişmesi için dava açmasını da doğru bulmayan Büyükekşi, önceki gün 15 yıldır Türk Hava Yolları'ndaki yönetim kurulunda üyeliği görevini de bıraktı. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Büyükekşi, başka bir örgüte başkan mı olur, siyasete mi girer? Bu da ikinci yanıt bekleyen soru. Kulislerde başkanlık için olabilecek kurum, kimine göre İTO, kimine göre ise Dış Ekonomik İlişkiler Kurumu ya da TOBB olabilir. Başkanlık veya siyaset İkisinden birinin aktörü olarak görünen Büyükekşi'nin sakin hayat hayallerini biraz daha ertelemesi gerekecek gibi görünüyor. Büyükekşi'den sonrası için de TİM'de adaylar şimdiden ortaya çıkmaya başladı. İsmail Gülle, Hikmet Tanrıverdi bu isimler arasında.
Hürriyet

Gözler merkez'de 
Yoğun gündeme rağmen piyasalarda olumlu hava korunuyor. Dışarıdaki iyimserlik iç piyasaları daha korunaklı hale getiriyor. Olumsuz bir gündem oluştuğunda daha az ve kısa süreli tahribatla olayın aşılmasına yardım ediyor. Devam eden iyimserlikte dışarıdaki düşük faiz, bol likdite ve artan risk iştahının payı büyük. Ancak olumlu gelişmeler önemli ölçüde fiyatlara dahil oldu ve gündem zorlaşmaya başladı. Teşbihte hata olmaz sözünden hareketle, gündem biraz da "mayın tarlasına" benzer bir hal aldı. Bunu daha çok Ortadoğu kaynaklı gelişmeler için söylemek mümkün. ABD Başkanı Trump Arap ülkelerini ziyaret ettikten kısa bir süre sonra birçok Arap ülkesi Katar ile ilişkilerini kesti. İran'ın, terör saldırılarının ardından Suudi Arabistan'ı suçlayarak intikamdan söz etmesi ve Türkiye'nin Katar'a asker gönderme kararıyla olaya taraf olması kayda değer gelişmeler. Ortadoğu'da olacak herhangi bir gelişme artık Türkiye'yi daha yakından veya direkt ilgilendirecek. Konu Ortadoğu olunca olayların seyrini kestirmek zorlaşıyor. Belki de beklentilerin aksine ülkeler daha sakin bir tavırla krizi aşacak. Mayın tarlasına benzetmemiz biraz da bu sebepten. Bu aşamada Katar ile başlayan Ortadoğu'daki gelişmeler piyasalar üzerinde sınırlı bir etkiye sahip. İngiltere'deki seçim sonuçları, Avrupa Merkez Bankası toplantısı ve başkan Draghi'nin açıklamaları, zamana yayılsa da bakanlıklarda değişiklik beklentisi, doların seyri, dış borsalar, makro ekonomik veriler yakından izlenen diğer gündem konuları. Dış borsalarda çıkış trendlerinde son günlerde ivme kaybı var. Trump soruşturmasıyla ilgili FBI eski başkanı Comey'nin Kongre'deki ifadesinde Trump'ı direk suçlayıcı ve görevden alınmayı gerektirecek ölçüde ifadeler kullanmaması piyasa üzerindeki etkisinin zayıf kalmasına neden oldu. Son toplantısında faizleri sabit tutan Avrupa Merkez Bankası'nın başkanı Draghi'nin gevşek para politikasının devamına vurgu yapan
Hürriyet
 
Bm'den riyad'ın listesine ret 
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in sözcüsü Stephane Dujarric, Suudi Arabistan tarafından hazırlanan "Katarlı hayır kuruluşlarının yer aldığı terör listesi"ndeki bazı hayır kuruluşlarına destek vererek "BM'yi yalnızca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi BM teşkilatları tarafından hazırlanan yaptırım listesi bağlar, başka hiçbir liste bizi bağlamaz" dedi. Dujarric, Suudi Arabistan'ın terör listesinde bulunan Katarlı hayır kuruluşlarıyla BM'nin güçlü ortaklığı olduğunu söyledi. BM sözcüsü, savaşın yıprattığı ve fakirleştirdiği ülkelerde hayat kurtarma faaliyetlerinde bulunan yüksek profilli Katarlı hayır kuruluşlarının Suudi Arabistan'ın terör listesinde bulunmasının BM operasyonları açısından bir anlam ifade etmediğini vurguladı. Suudi Arabistan'ın terör listesinde bulunan, Katar'ın en büyük sivil toplum kuruluşu olan Qatar Charity'nin (Katar Hayır Kuruluşu) BM'nin yan kuruluşları olan UNHCR, UNICEF, Dünya Gıda Teşkilatı, Oxfam, CARE ve USAID gibi kuruluşlarla işbirliği içinde çalıştığı kaydedildi. Dujarric, "BM'yi yalnızca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi BM teşkilatları tarafından hazırlanan yaptırım listeleri bağlar, başka hiçbir liste bizi bağlamaz" dedi. Dujarric, BM'nin İnsani Meseleler Koordinasyon Ofisi'nin bu teşkilatlarla, siyaset dışı insani prensiplerle güçlü ortaklıklar kurduğunu söyledi.
Haber türk
 
Uzak yerlere ucuz doğalgaz formülü 
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK), doğalgaz dağıtım bölgesi kapsamında yer alan bazı şehirlere sıvılaştırılmış doğalgaz (LPG) ve sıkıştırılmış doğalgaz (CNG) verilmesini öngören uygulamasının ayrıntıları ortaya çıktı. EPDK'nın kararına göre LPG ve CNG alımları açık ihale ile yapılacak. Boru gazı ile LPG alım maliyeti arasında oluşacak fiyat farkı tüketiciye yansıtılacak. EPDK kaynakları, boru hattına uzak olmaları nedeniyle doğalgaz ulaşamayan ilçelere LPG ve CNG verilebileceğini belirterek, "Bu uzak ilçelere boru ile gaz götürmenin neden olacağı yüksek maliyetin önüne geçilecek. Maliyetteki düşüş tarifeye yansıyacak" dedi. İlk etapta 15 ilçeye bu yöntemle gaz götürülmesi planlanıyor. EPDK, doğalgaz dağıtım bölgesi kapsamında yer alan şehirlerin CNG veya LNG ile de beslenebilmesine olanak sağlamıştı.
Haber türk
 
100.000 heyecanı 
Piyasalardaki güçlü seyir sınırlı geri çekilmelerle devam ediyor. Fiyatlardaki oynaklığa rağmen yatırımcılar olası bir yükseliş hareketinin gerisinde kalmamak için piyasalar yukarı doğru döndüğünde pozisyonlarını alım yönünde değiştiriyor. Borsada yukarı eğilim geçtiğimiz hafta etkisini bir kez daha gösterdi. BIST 100 Endeksi haftayı yüzde 0.08 oranındaki değer artışıyla 98.942 puandan kapattı. Hafta içerisinde en düşük 97.469, en yüksek 99.278 puanı gören BİST 100 Endeksi, önceki hafta kapanışının 74.97 puan üzerine çıktı. Endeksin dolar bazındaki seviyesiyse 28.044'te bulunuyor. Diğer tarafta Endekste 97.300 ve 96.800 seviyelerindeki destek bölgelerinin korunduğu gözlenmekte. Hedef ise 100.000'in üzerinde. Psikolojik sınır olan 100.000 sınırının aşılması, yükseklik korkusunu getirse de yeni hedef değerler ve revize edilen tahminlerin arttığını görebiliriz. Borsanın 100.000 sınırında olmasının en büyük nedeni gelişmekte olan ülkelere yönelik fon akışının devam etmesi. Gelişmekte olan ülke borsalarına baktığımızdaysa Türkiye ve Rusya'nın yüksek iskontoyla dikkat çektiğini görmekteyiz. Son üç yıllık ortalamalara göre Türkiye'de BIST 100 Endeksi yüzde 18 oranındaki iskontosuyla dikkat çekerken Rusya'da MICEX Endeksi yüzde 49 iskontoyla yatırımcıların takibinde bulunuyor. Öte yandan şirket ve sektörlere ait olumlu değerlendirmeler ve hedef fiyatlardaki yükseliş de sürüyor. Deutsche Bank cuma günü yayınladığı piyasa raporunda bankacılık sektörüne ilişkin kâr tahminlerini güncelledi. Söz konusu revizyonda Kredi Garanti Fonu'nun (KGF) etkisi bulunuyor. KGF vasıtasıyla reel sektöre verilen kredilerde artış yaşanıyor. Bu durum ekonomide kıpırdanmaya olanak tanıyor. Deutsche Bank da mevcut gelişmeleri göz önünde bulundurarak KGF ile diğer hamlelerin desteğiyle sürdürülebilir kredi büyümesi ve beklenenden güçlü gerçekleşen birinci çeyreğin ardından tahminlerinde güncellemeye gitti. Değerlendirmede bulunurken bankacılık sektörünün 2017 yılsonu kârında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artış (önceki tahmine göre yaklaşık yüzde 17'lik bir güncelleme mevcut) olacağını tahmin ediyor. Kredi büyümesinin yüzde 17'ye (Bir önceki tahmin yüzde 14) yükselmesini beklerken kredi büyümesinin mevduat büyümesini yine aşacağını öngörüyor. Bankacılık sektörünün net kâr marjı ise yıllık 7 baz puana genişleyeceği beklentisi hakim. Deutsche Bank'ın raporuna göre 2017 ile 2019 yılları arasında banka sektörünün yıllık kâr artış oranı yüzde 12 seviyesinde olması bekleniyor.
Milliyet
 
Gecikecek mi? 
Havacılık da denizcilik gibi meraklı olduğum bir alan ve üçüncü havalimanı da ayrıca özel ilgi alanım. Zira 24 Ocak 2012'de yeni lokasyonu duyurmak ilk bana kısmet olmuştu. Bakın o tarihte neler yazmışım: Etrafımdakilere "İstanbul'a üçüncü havaalanı nereye yapılacak biliyor musunuz?" diye sordum. İstisnasız hepsi 'Silivri' dedi. Ben de öyle biliyordum. Ancak duyumlarıma göre üçüncü havaalanı için başka bir lokasyon öne çıkmış durumda. İstanbul'a düşünülen üçüncü havaalanı herkesin tahmin ettiği gibi Silivri'ye değil, Belgrad Ormanları'nın batısında bir alana yapılacak gibi duruyor. Ön hazırlıklarda bu alanın daha uygun olacağı görüşü öne çıkmış görünüyor. Havaalanı için düşünülen yeri nokta atış olarak belirlemem şu an mümkün değil. Ancak ulaştığım bilgilere göre Tayakadın, İhsaniye, Ağaçlı ve Akpınar noktalarının arasında bir yere, eski kömür ocaklarının bulunduğu bölgeye yapılacak üçüncü havaalanı. Konuya yakın çevrelerden edindiğim bilgilere göre, Kanal İstanbul projesi, üçüncü Havaalanı projesi ve Kuzey Marmara otoyol ve üçüncü köprü projesi birbirini tamamlayacak O yazıda sözkonusu zeminin problem çıkarabileceğine de dikkat çekmiştim. Gelelim bugüne. Üçüncü havalimanı için inanılmaz bir çalışma var. Devasa kamyonlar, yurtdışından gelmiş özel eğitimli ağır iş makinası operatörleri, binlerce işçi Hepsinin amacı bir an önce havalimanı inşaatını bitirmek. Hızlı bitirmenin ekonomik olarak da bir mantığı var. Zira ihaleyi kazanan konsorsiyum ne kadar çabuk bitirirse daha çok işletme süresi kazanmış ve gelirini de artırmış olacak. Bunun için bir de hedef konmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın doğum günü olan 26 Şubat 2018'de ilk uçağın yeni havalimanına inmesi planlanmıştı. Ancak duyumlarıma göre zeminin azizliği bu planı geciktiriyor. Zaten zeminin sorun çıkaracağı, çok özel inşaat teknikleri kullanılmasının zaruri olduğu biliniyordu. Gerek yapım aşamasında olan birinci pist'te, taksi yollarında ve gerekse ana terminal binasında bazı kaymalar sözkonusu olmuş durumda. Bu sürpriz gelişmeler karşısında havalimanının açılışının 2018 başında değil de sonunda gerçekleşmesi daha akla yatkın görünüyor. Yeni açılış tarihinin 29 Ekim 2018 olabileceği konuşuluyor. Daha karamsar olanlar 2019'a da sarkabileceğini ifade ediyorlar. İnşaatı gerçekleştiren konsorsiyum bu konuda henüz bir açıklama yapmadı. Sorulara da "Herşey planlandığı gibi gidiyor" diye cevap veriliyor. Bekleyip göreceğiz. Ancak ne var ki bir süre daha Atatürk Havalimanı'nda her geçen gün artan yoğunluğun meydana getirdiği çileyi çekeceğiz gibi görünüyor.
Vatan
 
Dünya 
Körfez'den trump'a övgü 
Körfez ülkelerinin Katar ile yaşadığı krizle ilgili ABD Başkanı Donald Trump, Katar'a yönelik terörü finanse etme suçlamasını sert tonla sürdürürken Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'dan müzakere mesajı geldi. Trump, önceki gün Beyaz Saray'da basına yaptığı açıklamada "Katar tarihsel olarak terörün finansmanını çok yüksek seviyede sağladı. Bu finansmanı bitirmek zorundalar" demişti. Trump'ın bu sözleri kendisinden birkaç saat önce açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın ifadeleriyle çelişmişti. Tillerson, Katar'a karşı Körfez ülkelerinin yaptırımlarının yetersiz gıda gibi sonuçlarına dikkat çekerek, ablukanın hafifletilmesi ve diyalog çağrısı yapmıştı. Suudi Arabistan ve Bahreyn, Trump'ın açıklamalarını dün memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi. Suudi yönetimi, 'terör ve aşırıcılıkla mücadelenin artık bir seçim değil bağlılık' olduğunu vurguladı. Bahreyn ise Katar'a politikalarını değiştirme çağrısı yaptı. Birleşik Arap Emirlikleri de "Katar'ın aşırıcılığa verdiği sorunlu desteğe karşı mücadelede ABD Başkanı Trump'ın liderliğinden" memnuniyet duyduğunu duyurdu. Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi Trump'ın "terörle mücadelede birleşik bir cephe oluşturmadaki rolünü" övdü. Bu arada, Trump'a destek veren Körfez Arap ülkelerinin, ABD Dışişleri Bakanı Tillerson'ın Katar'a yönelik yaptırımların hafifletilmesi çağrısına cevap vermemesi dikkat çekti. Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise "Trump'ın açıklamalarını, Katar'a karşı siyasi tavır alan ülkelerin başkanlarının görüşlerine dayandırması garipti" dedi.
Hürriyet
 
Kasa kasa mühimmat 
Rakka yakınlarında çekildiği belirtilen fotoğraflarda içinde havan topu bulunan kasalar görülüyor. Kasalardan bazılarının üzerinde '60 mm'lik M73 havan topu' yazıyor. Bazı kasalardan ise askeri amaçlı dürbünler yer alıyor. SDG, Rakka'nın doğusundan, batısından ve kuzeybatısından ilerlemeye çalışıyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, son olarak Rakka'nın doğusundaki el Mişlab bölgesinin SDG'nin eline geçtiğini bildirdi. Gözlemevi, kentin batısındaki Sabahya'nın da yarısının SDG kontrolüne girdiğini aktardı. ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun tahminlerine göre Rakka, 3 bin ila 4 bin DEAŞ militanı tarafından savunuluyor. Rusya'nın Suriye'deki birliklerinin komutanı Orgeneral Sergey Surovikin, PKK/YPG'nin DEAŞ'ın çatışmadan Rakka'dan çekilmesi için örgüt liderleriyle anlaştığını ve dünya kamuoyunun yanıltılması için şiddetli çatışmalar çıktığı yönünde haberler yapıldığını söyledi. Surovikin, "Güvenilir verilere göre, DEAŞ militanları haziran başında PKK/YPG'nin ana omurgasını oluşturduğu SDG ile anlaşarak Rakka'nın 19 km güneybatısındaki Et-Tadya ve El-Hammam'ı çatışmadan bırakarak Palmira'ya doğru çekildi" ifadelerini kullandı. Gözlemevi, Suriye hükümetine bağlı güçlerin 2015'ten beri ilk kez Suriye-Irak sınırına, Tanaf bölgesinin 70 km kuzeyine vardığını açıkladı. Bu durum, rejimin, Irak'taki İran destekli milislerle irtibatını arttırabilir.
Hürriyet
 
May, zor şartlar altında hükümeti kuracak 
İngiltere'de seçim sonuçlarının yarattığı şok devam ederken İngiliz basınında Başbakan Theresa May'i oldukça zorlu bir dönem beklediği yönünde yorumlar yapılıyor. May'in en yakınındaki iki danışman Muhafazakar Parti için bir hüsran olarak değerlendirilen seçim sonuçlarının ardından istifa etti. Nick Timothy ve Fiona Hill'in istifasının May'i biraz rahatlatacağı ifade ediliyor. Zira Muhafazakar Parti'nin seçim bildirgesinin hazırlanmasında büyük rolü olan yardımcıların görevlerine devam etmesi May'i oldukça zor bir konuma sokacaktı. Bununla birlikte May'e yönelik istifa çağrıları da gelmeye devam ediyor. May bu şartlar altında hükümeti kurmak için çalışmalara başlayacak. Theresa May'in kuracağı yeni hükümette Maliye Bakanı Philip Hammond, İçişleri Bakanı Amber Rudd, Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Brexit'ten sorumlu devlet bakanı David Davis ve Savunma Bakanı Michael Fallon görevlerini sürdürecek.
Milliyet
 
Filipinler'de şiddet dinmiyor 
Filipinler'de sıkıyönetim ilan edilen Mindanao eyaletine bağlı Marawi'de, kenti kuşatan terör örgütü DAEŞ bağlantılı Maute örgütü mensuplarıyla askerler arasında çıkan çatışmada 13 bahriyelinin hayatını kaybettiği bildirildi. Marawi'deki çatışmalarda şimdiye kadar 38'i sivil 96 kişi hayatını kaybetti, 138 militan öldürüldü. Bu arada ABD'nin, Filipinler ordusuna teknik destek verdiği bildirildi.
Milliyet
 
İfade vermeye yüzde yüz hazırım' 
ABD Başkanı Donald Trump, Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis ile geçtiğimiz gün Beyaz Saray'da düzenlediği ortak basın toplantısında, Kongre'de ifade veren eski Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü James Comey ile ilgili açıklamalarda bulundu. Trump, "Önceki günkü oturum, (Rusya ile) herhangi bir bağlantının olmadığını, adaletin engellenmediğini ve onun (Comey) gizli bilgileri sızdıran biri olduğunu ortaya koydu" diye konuştu. Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn hakkındaki soruşturmanın sona erdirilmesini hiçbir zaman talep etmediğini dile getiren Trump, 'Comey'den sadakatini istediği' yönündeki iddiayı da reddetti. Trump, bir soru üzerine de, Rusya soruşturmasını yürüten özel savcı Robert Mueller huzurunda yemin altında da aynı şeyleri söylemeye 'yüzde 100'hazır olduğunu vurguladı. Comey geçtiğimiz günlerde verdiği ifadesinde Trump'ı yalancılıkla suçlamış ve Rusya'ya ilişkin yürüttüğü soruşturmayı durdurmasını istediğini söylemişti.
Vatan

POLİTİKA
Hdp'li baydemir'e 'laiklik' fezlekesi 
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca HDP Şanlıurfa Milletvekili ve Parti Sözcüsü Osman Baydemir hakkında "görevini kötüye kullanmak" suçundan hazırlanan fezleke, Adalet Bakanlığı'na gönderildi. Fezlekede suçlamaya neden olarak, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 17 Şubat 2012 sayılı kararında, Kayapınar Kültür Evi'nin 10 yıllığına bedelsiz olarak Pir Sultan Abdal Derneği'ne tahsis edilmesiyle ilgili imzalanan protokolün 8. maddesi gösterildi. Büyükşehir belediye Belediyesi adına Osman Baydemir ile dernek arasında imzalanan 9 maddelik protokolün 8. maddesinin "Bu protokolün uygulanması sırasında ortaya çıkacak uyuşmazlıklar öncelikle taraflarca, Alevi inancının gereği olarak ceme gidilerek diyalogla çözülecektir. Diyalogla bir sonuca varılmaması halinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nce verilen karar geçerli olacaktır. Taraflar bu karara uymayı taahhüt ederler" şeklinde düzenlendiği, "ceme gidilmesi" hükmünün laik devlet anlayışı ve dolayısıyla Anayasa'nın 2. maddesinde ifade edilen "devlet nitelikleri" ilkeleri ile bağdaşmadığı belirtildi. Fezlekede, "Laik devlet sisteminde din kamu hizmeti olarak kabul edilemez. Devletin ve özelde belediyelerin, çeşitli cemaat, mezhep, din ve benzer kurumlara yönelik hizmetlerinde her biri için ayrı kurallar silsilesi geliştirmesi, bir hukuk devletinde kabul edilebilir bir durum değil" denildi. Baydemir'in milletvekili olması nedeniyle hakkında soruşturma yürütülebilmesinin TBMM Başkanlığı'nca dokunulmazlığının kaldırılması şartıyla gerçekleşebileceğine dikkat çekildi. Baydemir'in dokunulmazlığının kaldırılması halinde hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılacağı belirtildi.
Haber türk
 
'Bayramdan önce krizi çözün' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bahreyn Dışişleri Bakanı Şeyh Halid bin Ahmed El Halife'yi Tarabya'daki Huber Köşkü'nde kabulünün ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile El Halife basın toplantısı düzenledi. Görüşmede, Körfez bölgesinde Katar ile yaşanan sorunun değerlendirildiğini belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti: "Sayın Cumhurbaşkanımız bu hadiseden, krizden dolayı duyduğu üzüntüyü vurgularken özellikle Ramazan içinde dinimize, inancımıza ve geleneklerimize maalesef aykırı olan bu üzücü hadisenin bir an önce ramazan bitmeden, bayramdan önce çözülmesi gerektiğini de vurgulamıştır. Türkiye olarak bu sorunun çözülmesi için yapıcı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Körfez bölgesine yönelik tehditleri kendimize yönelik tehdit olarak görüyoruz." Türkiye'nin bölgede kardeşliğin tesisi için bugüne kadar çaba sarf ettiğini hatırlatan Çavuşoğlu şöyle devam etti: Şunu özellikle vurgulamak isterim, Katar'da kuracağımız üssün amacı bütün Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarına katkı yapmaktır. Bu anlaşma herhangi bir Körfez ülkesini de hedef almamaktadır. Sonuç olarak Türkiye olarak Körfez bölgesinde Müslüman ülkeler arasında bu tür sorunların yaşanmamasını arzu ederiz. Var olan bu sorunun da özellikle bayramdan önce barışçıl şekilde, diyalog yoluyla çözülmesini isteriz.
Milliyet
 
Kritik adımlar eylülde 
Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Ak Parti Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK) son toplantısında hükümetin 180 günlük yol haritasına yönelik hazırlıkların yanısıra, Meclis çalışma takvimi de masaya yatırıldı. Toplantıda, "zeytinliklerle" ilgili maddesi komisyona geri çekilen sanayi ve üretim torbası ile Adalet Bakanlığı'nca hazırlanan ve Meclis'e sunulması beklenen anayasa değişikliğine yönelik 132 maddelik uyum paketinin yasalaştırılmasının ardından Meclis çalışmalarına 15 Temmuz'a kadar ara verilmesi kararlaştırıldı. 15 Temmuz'da darbe girişiminin yıldönümünde Genel Kurul'un yeniden toplanması ardından da okulların açılacağı tarihe kadar tatile devam edilmesi bu doğrultuda 1 Ekim yerine yeni yasama yılının Eylül sonuna çekilmesi görüşü benimsendi. Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da yaptığı açıklamayla belirlenen takvimi resmen ilan etti. Buna göre Meclis'i gerebilecek kritik adımlar yeni yasama yılına kalacak. Eylül'e ötelenen kritik adımların başında, referandum sonucunun Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren en geç 6 ay içinde yani 28 Ekim'e kadar yapılması gereken TBMM İç Tüzük değişikliği geliyor.
Milliyet
 
'İslam karşıtlığı terörü çözmez' 
Başbakan Binali Yıldırım, dünyanın terörle mücadelede ikircikli tutumu terk etmesi gerektiğini belirtti. Yıldırım, Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi'nde iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldiği iftar programındaki konuşmasında terörün dün (önceki gün) yine kanlı yüzünü gösterdiğini söyledi. Yıldırım, özetle şunları kaydetti: "Şırnak'ta Jandarma Tabur Komutanlığı Üs Bölgesi'ne canlı bomba saldırısı sonucu iki kahraman Mehmetçiğimiz şehit oldu, 3 askerimiz yaralandı. Van'da, Diyarbakır'da terör güvenlik güçlerimize saldırdı. Batman'da ise gencecik müzik öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın şehit oldu. 8 ay önce öğretmen olmanın mutluluğunu yaşayan, 22 yaşında hayatının baharında şehit olan genç kızımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Hiçbir kutsalı olmayan alçak terör örgütü, okullarda karne sevinci yaşandığı bir günde, böyle mübarek bir ayda, ellerini kana bulamaktan çekinmedi. Terör hepimizin ortak düşmanı. Bütün insanlığın ortak düşmanıdır. Hep birlikte teröre karşı ortak mücadele şarttır." Yıldırım, son birkaç haftada Bağdat, Kabil, Filipinler, Londra ve İran'da peş peşe terör saldırıları yaşandığını hatırlatarak, şöyle devam etti: "Güvenli olan hiçbir ülke yoktur. İstanbul ne kadar güvenliyse Londra da o kadar güvendedir, Ankara ne kadar güvendeyse, Paris de o kadar güvendedir, Bağdat ne kadar güvendeyse Berlin de aynı şekilde güvendedir. Farklı ülkelerde, farklı isim ve örgütlerle ortaya çıksalar da terörün yaptığı iş aynı; vahşet, insanları öldürmek ve böylece adeta insanlığın geleceğini karartmak.
Milliyet
 
"Telefonlarımızı verelim baksınlar" 
Battalgazi Meclisi salonunda CHP Malatya İl Örgütü tararından düzenlenen Genişletilmiş İl Divan Kurulu toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 15 Temmuzdan sonra Olağanüstü Hal ile (OHAL) birlikte Türkiyede hukukun askıya alındığını savunurken konuşmasını şöyle sürdürdü: "OHAL, Türkiye'de önce FETÖ'yle mücadeleyle ilgili başladı ardından epilasyon aletine, kış lastiğine döndü. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı artık her isteyen kafasına göre grev yapamayacak diyor. 15 Temmuz'dan sonra OHAL'le birlikte ilgili ilgisiz 150 bine yakın insan gözaltına alındı. Meclis'te Başbakan Binali Yıldırım'ın, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve bütün bakanların huzurunda gözlerinin içine bakarak söyledim; 'Bu FETÖ popçuda, topçuda, baklavacıda, börekçide var. Allah aşkına AKP'de olmaması mümkün mü?' AKP Grubuna çağrı yapıyorum, verelim telefonlarımızı ByLock var mı, yok mu kontrol edilsin. Bizim korkumuz yok. Gazeteci, 12 vali Bylock kullanıyor diyor. İşlem yapılıyor mu, yapılmıyor." Ağbaba, konuşmasında herkesimden tutuklananlar olduğunu, AK Parti tabanını da rahatsız eden birkaç durum bulunduğunu ileri sürerken, şunları ekledi: "73 yaşında, kulağı duymayan Şahin Alpay cezaevinde, damatlar dışarıda. Damatlar cumhuriyeti. Bundan sonra FETÖ'yle mücadele konusunda korunmanın en iyi yönü AK Partililer'e damat olmak. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının damadı Ömer Faruk Kavurmacı uyku apnesi nedeniyle tahliye ediliyor. Yüzünde ölüm hissettiğim mahkumlar, kanser hastaları cezaevinde yatıyor. Ergenekon'da, Balyoz'da Kuddusi Okkır'ın cenazesi çıkarıldı. Erol Manisalı kanser olunca çıktı. Eski Bursa Rektörü kanser olduktan sonra çıktı. Şimdi uyku apnesi var diye damatlar tahliye ediliyor. Siyasette hâlâ FETÖ'yle ilgili bir adım atılmış değil. FETÖ gitti başka cemaatler devlette yer almaya başladı. Arınç'ın damadı da tahliye edildi. Gerekçesi sabit ikametgahı varmış. Cezaevindeki Kadri Gürsel'in, Musa Kart'ın ikametgahı yok mu, çadırda mı yaşıyorlar, göçebeler mi?"
 
SPOR 
Avrupa futbolunun oyuncu fabrikalarından Porto da, Finansal Fair Play (FFP) yaptırımından kurtulamadı. Gelir-gider dengesi açığı veren mavi-beyazlı ekibe bir takım kısıtlamalar getirildi. Portekiz ekibine yapılandırma anlaşması imzalatan UEFA, 2017-2018'da 25 yerine 22, 2018-2019'da ise Avrupa kadrosunda 23 futbolcu bulundurabileceğine hükmetti. Porto ayrıca 2017 bütçesinde 30, 2018'de 20 ve 2019'da 10 milyon eurodan fazla bütçe açığı vermeyeceğini taahhüt etti. Bünyesine ucuza katıp, fahiş fiyatlarla dev ekiplere futbolcu satmada önde gelenlerden olan Porto'nun içine düştüğü durum hayret uyandırdı. Portekiz ekibinin, transferler dışında başka gider kalemleri nedeniyle bu duruma düşmüş olabileceği akıllara gelse de, aslında temel sebebin oyuncular için ödenen paralar olduğu ortaya çıktı. Son dönemde aşırı harcama yapılmaya başlandı. Satılan bir çok futbolcunun bonservisinin tamamının Porto'ya ait olmaması, bir kısım haklarını elinde bulunduran üçüncü şahısların varlığı, oyuncu satılsa da, beklenen gelirin elde edilememesini beraberinde getirdi. Bonservisiyle elden çıkarmanın yerine kiralama politikasına geçilmesiyle, oyuncu maaşlarının yükselmesinin aynı döneme denk gelmesi de bütçeyi bozan bir etmen oldu.
Milliyet

Beşiktaş'ın, Trabzonspor alt yapısından yetişen ve sezonun ikinci yarısında oynadığı futbolla A Milli Takım'a kadar yükselen Yusuf Yazıcı'yı kadrosuna katmanın hesaplarını yaptığı belirlendi. Jose Sosa ayrıldıktan sonra 10 numaraya dayalı bir oyun düzeni kuramayan siyah-beyazlıların, 20 yaşındaki yetenekli futbolcu için Karadeniz ekibinin kapısını çalmaya hazırlandığı ortaya çıktı. Trabzonspor camiası ile iyi ilişkileri bulunan İkinci Başkan Ahmet Nur Çebi'nin, Yusuf Yazıcı transferinde bizzat rol alacağı öğrenildi. Bu transferde Karadeniz ekibine para artı oyuncu vermeyi planlayan siyah-beyazlılar; Gökhan İnler, Gökhan Töre, Mustafa Pektemek, Veli Kavlak ve Aras Özbiliz gibi isimleri takasta kullanmak istiyor. Tamamen takas yoluyla veya bir miktar para ve 1 ya da 2 oyuncu vererek bu transferi bitirmeyi hedefleyen siyah-beyazlılar, Trabzonspor Yönetimi'nin izni olmadan Yusuf Yazıcı ile görüşmeyecek. Sözleşmeli futbolcuların önce kulüpleriyle görüşerek yol haritası çizen Beşiktaş, olumlu yanıt gelmesi halinde Yusuf Yazıcı ile masaya oturacak. Bu transferin önce bonservis kısmını çözmek isteyen siyah-beyazlı yönetim adına görüşmeleri yürütecek olan Ahmet Nur Çebi'nin kısa bir süre önce Trabzon'a gittiği ortaya çıktı. Teknik Direktör Şenol Güneş'in ise bu transferin içerisinde gözükmek istemediği öğrenilirken, Trabzonspor camiasının bir üyesi olduğu için konuyu tamamen yönetime bıraktığı aktarıldı.
Milliyet

Kosova maçı öncesi Loro Boriçi Stadı'nda basın toplantısı düzenleyen Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, A Milli Takım'ı bıraktığını açıklayan Arda Turan'ın adını ağzına almadı. Yıldız futbolcu ile ilgili olarak, "Uçakta kabul edilemez bir olay yaşandı. Ben de gereğini yaptım. Oyuncuyu yanıma çağırdım ve kampta kalamayacağını belirterek, eşyalarını toplamasını istedim. Gönderme kararı benim, milli takımı bırakma kararı onun" ifadelerini kullandı. Terim, Milli takım uçağında yazarımız Bilal Meşe'ye saldıran Arda Turan'ın milli takıma gelmek için pazarlık yaptığı iddialarıyla ilgili olarak "Oyuncu, yapmaya kalksa bile, oyuncunun milli takımda oynama şerefini bir gerekçeye bağlama niyeti olsa bile milli takımın ay-yıldızlı formasını pazarlık konusu yapar mıyım? Yapmadım, yapmam, yapmayacağım. Bırakın ona, milli formayı dünyanın en iyi futbolcularına bile pazarlık konusu yaptırmam" ifadelerini kullandı. Deneyimli çalıştırıcı, "Milli görev tevdi edildiğinde, sevenlerimizle karşı karşıya kalabileceğimizi göz önüne alarak, ne acılar çekmemize rağmen sesimizi çıkarmadan burada çalışacağız. Oyuncu, taşımanın şeref olduğu bir formayı giymek için bana şartlar sunacak, pazarlık yapacak. Vah benim memleketim vah, vah benim futbolcum vah, vah benim milli formam vah" dedi. "Bu olayların dışarıdaki gizli aktörlerini de zaman ortaya çıkaracaktır" diyen Fatih Terim, "Oyuncuyu almadığım süreçte, araya girmeye çalışanlara rağmen doğrulardan vazgeçmemiştim. Oyuncu benimle pazarlık yapacak öyle mi? Almayan benim. Şimdi 'Hocam, ben gelirim ama şunlar olmazsa gelmem.' mi oldu. Oyuncular, dışarıdan kendilerine iletilen her yalanı ve haberi doğru olarak addedip, ona göre hareket etmemeliler" diye konuştu. Kamuoyunu günlerdir meşgul eden birçok olayın yaşandığını belirten Terim, "milli takımın başarısı için herkes üzerine düşen görevi yapsın.' derken, birçok insan bu işi bozmak için, milli takımın başarısını önlemek adına hareket etti. Artık yeter" yorumunu da yaptı. Yazarımız Bilal Meşe'ye geçmiş olsun dileklerini ileten Fatih Terim, basın mensuplarından süre isteyip yaşananlarla ilgili tüm soruları Kosova maçından sonra cevaplayacağını aktardı. Terim'in tercümana "Sen bunları tercüme etme, bu bizim aramızda" diye ricada bulunması da dikkat çekti.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme