13 Haziran 2017 Salı

13.06.2017 Genel Gündem



13.06.2017

GÜNDEM

Ege'de 6.2 Paniği 
Geçen şubat ayında Çanakkale Ayvacık'ta büyüklüğü 4 ile 5 arasında değişen onlarca 'Orta ölçekli' depremin ardından yine aynı bölge, bu sefer 6.2'yle sarsıldı. Aylar öncesinden adeta "Geliyorum" diyen ve uzmanların da "Bölge çok kırıklı, çatlaklı" diyerek normal karşıladığı deprem, Yunan adaları dışında önemli bir hasara yol açmadı. Sarsıntı Ege Denizi'nde, İzmir Karaburun'un 22.9 kilometre açığında saat 15.28'de meydana geldi. AFAD'a göre 6.2 büyüklüğündeki deprem başta İzmir ve Çanakkale olmak üzere, Edirne'den Muğla'ya kadar batı bölgesindeki 13 ilde hissedildi ve paniğe yol açtı. İlk belirlemelere göre depremde ölen ya da yaralanan olmadı. Uzmanlar sarsıntıların süreceğini belirtirken, vatandaşlar ev ve işyerlerine giremedi. Kriz merkezi oluşturan AFAD'dan yapılan açıklamada "Söz konusu depremin muhtemel İstanbul depremi ile bir ilgisi bulunmamaktadır" denildi. Deprem en çok İzmir'de hissedildi. Sarsıntının ardından vatandaşlar sokağa döküldü, iletişim hatları kesildi. İzmir Valisi Erol Ayyıldız, kendilerine gelen olumsuz bir durumun, can ve mal kaybının olmadığını belirtti. Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık da vatandaşları uyararak, "Ege fayları formasyonu gereği uzun deprem artçıları oluşturabilirler. Vatandaşlar bölgede dayanıksız ve hasarlı binalardan uzak durmalılar" dedi. Manisa'da da hissedilen deprem sonrası Manisa Devlet Hastanesi'nde bulunan vatandaşlar panikle dışarı akın etti. Bir süreden beri Manisa'nın Akhisar, Gölmarmara ve Saruhanlı ilçelerinde meydana gelen ve son olarak Tiyenli'deki 5.1'lik depremin ardından huzursuz günler geçiren binlerce Manisalı, İzmir depremini de yoğun şekilde hissedince binaları boşaltarak sokaklara çıktı. Üniversite sınavına hazırlık nedeniyle halen eğitimin ve sınavların devam ettiği bazı özel okullardaki öğrenciler de depreme ders sırasında yakalandı. Panikle deneme sınavlarını bırakan öğrenciler, okul binalarını boşalttı.
Haber Türk


Bingöl Ve Şırnak Şehitlerine Veda 
Bingöl'ün Genç ilçesinde PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Uzman Onbaşı Ufuk Demirkıran (26) ve Cudi Dağı bölgesinde yürütülen operasyonda PKK'lı teröristlerin düzenlediği saldırıda şehit olan güvenlik korucusu Abdurrahman Avcı (40) gözyaşlarıyla son yolculuklarına uğurlandı. Ailesinin 8 çocuğundan biri ve bekar olan Uzman Onbaşı Demirkıran'ın Türk bayrağına sarılı cenazesi, önce İzmir Adnan Mendres Havalimanı'na, buradan da karayoluyla baba evinin bulunduğu Aydın Sultanhisar ilçesi Atça Mahallesi'ne getirildi. Anne Belkız Demirkıran ve şehidin kardeşleri tabuta sarılıp ağladı. Anne Demirkıran'ın, "Beni bırakıp nerelere gittin? Kavuşmamız böyle mi olacaktı?" diyerek ağıtlar yakması yürekleri dağladı. Aydın İl Müftüsü Ömer Kocaoğlu tarafından kılınan namazın ardından şehit Demirkıran, Atça Mezarlığı'nda defnedildi. Şırnak'ın Cudi Dağı bölgesinde yürütülen operasyonda PKK'lı teröristlerin güvenlik güçlerin uzun namlulu silahlarla düzenlediği saldırıda şehit olan güvenlik korucusu Abdurrahman Avcı (40) dün düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Şehit korucu için ilk tören Şırnak 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı'nda düzenlendi. Törenin ardından cenaze namazı kılındı. Daha sonra şehit Avcı'nın cenazesi, Yeşilyurt Mezarlığı'nda yapılan duaların ardından toprağa verildi. Defin işlemlerin ardından Türk Bayrağı'nı öperek, şehit güvenlik korucusunun oğlu Metehan Avcı'ya teslim eden Vali Su, "Senin baban bu bayrak için şehit oldu" dedi.
Milliyet
 
'Islak İmzacıların Hepsi Fetö'cü!' 
FETÖ'nün İstanbul Adli Tıp yapılanmasına yönelik 37'si tutuklu, 3'ü firari, 52 sanığın, Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davaya başlandı. Adli Tıp Kurumu'nda raportör olarak çalışan tutuksuz sanık Muhammed Nabi Kantarcı, "Adli Tıp Kurumunda kimler FETÖ'cü?" sorusu üzerine, "Net bir şekilde şunu söyleyebilirim. Islak imza ekibinin sağında solunda kim varsa onlardan olduğunu düşünüyorum. Zaten yapı, kendisini gizleyen bir yapı. Devlet sırrı niteliğinde şeyler var, bunları burada kesinlikle söyleyemem" dedi. Tutuksuz yargılanan İstanbul Adli Tıp Kurumu el yazısı uzmanı Hasan Bayram ise evinde bulunan 1 dolarla ilgili tuhaf bir savunma yaptı: "Evimde bulunan 1 dolarlar çok eski tarihli. Çocukluğumdan kalma para biriktirme alışkanlığım vardı. Üniversite yıllarımda da bu parayı 60-70 dolar seviyesine getirdim, hırsız girdi, çoğunu almış, iki tane 1 doları bırakmış. O dolarlar onlar."
Vatan

EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9349-3,9374
Sterlin: 4,4479-4,4503
Gram Altın: 143,0845-143,1845

E-Ticarette Adil Dönem 
Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın Türkiye'de mükellef olmayan e-ticaret sitelerinden vergi almak için 'stopaj' çözümü açıklamasından sonra tartışmalar başladı. Söz konusu stopajın uygulanması durumunda, Türkiye'ye vergi ödemeden müşterilerine hizmet veren yurtdışındaki e-ticaret şirketleri etkilenecek. Bu şirketlerin başında da Çin gibi ucuz ürünler satan ülkelerdeki e-ticaret platformları bulunuyor. Sadece ürün satışı gerçekleştiren e-ticaret platformları değil, aynı zamanda internet üzerinden hizmet veren platformlar da stopaj kapsamına alınacak. İnternet üzerinden satın alınan müzik, oyun, film veya uygulama gibi birçok farklı içerik için şirketlerden stopaj kesilmeye başlanacak. Aslında bu kapsama daha fazla dijital ürün girecek. E-kitap, sunucu barındırma (hosting), e-posta, tema, tasarım, yazılım gibi dijital ürünlerin yanı sıra Netflix, App Store, Uber, Airbnb, Google Play, Facebook Reklam gibi hizmet ve dijital ürün sağlayan servisler de bu kapsamda sayılacak. Başka bir deyişle, uzun zamandan beri tartışılan internet şirketlerinin vergilendirilmesi konusu aşılmış olacak. Bu kapsamda ise elektronik ticaret üzerinden satış gerçekleştiren yabancı şirketlerin fiyatlarına zam yapması gündeme gelebilir. Söz konusu karar yerli e-ticaret şirketlerini sevindirdi. Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Orhun, yapılması planlanan stopaj düzenlemesinin özellikle Türk şirketlerle yabancı şirketler arasındaki koşulların eşitlenmesini sağlayacağını ifade etti. Orhun, "Türk e-ticaret şirketleri tüm vergilerini ödeyerek müşterilerine hizmet veriyor. Ancak yabancı e-ticaret sitelerinden verilen siparişler için böyle bir durum yok. Belli bir miktara kadar olan gönderilerden vergi alınmadan satın alınabiliyor. Söz konusu uygulama devreye girerse daha adil bir koşullar sağlanacak" dedi. Bilişim Avukatı Gökhan Ahi, "Birçok ülke ile yapılmış Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları var. Bu anlaşmalara göre, taraf ülkeler, KDV hariç olmak kaydıyla, mukim olduğu ülke dışında ikinci kez vergilendirilemezler ve diğer ülkede ofis açmaya, vergi mükellefi olmaya zorlanamazlar. Eğer Türkiye bu tür bir vergilendirme yaparsa, karşılıklılık gereği diğer ülke de Türk ürünleri ve hizmetlerine ekstra vergilendirme ve ofis açma yükümlülükleri getirebilir. Bu konunun bir de ödeme ve kesinti yapma kısmı var, kredi kartı ve bankacılıkta doğrudan stopaj kesebilmek çok mümkün gözükmüyor" dedi. İnternet şirketleri için mali müşavirlik yapan Erhan Çağşırlı, "Facebook'a verilen reklamlardan da stopaj alınabilecek. Bu kararın hayata geçirilebilmesi için Kurumlar Vergisi Kanunu'nda değişiklik yapılması gerekiyor" dedi.
Hürriyet
 
'Krediyle Büyümenin Artık Sonuna Geldik' 
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erol Bilecik, siyasi belirsizliklerin politika belirsizliklerine dönüşmesi riskinin ekonomi açısından bir tehdit olduğunu ve iş dünyasının önünü görmesinin kolay olmayacağını belirtti. Dünya Bankası'nın hazırladığı "Küresel Ekonomik Beklentiler Haziran 2017: Kırılgan Bir İyileşme" raporunun tanıtımında konuşan Bilecik, "TL'deki değer kaybı ve talep eksikliği nedeniyle bilançolarında ciddi sorunlar yaşayan firmalar için geçici vergi indirimleri, yeniden yapılandırma olanakları ve teşvikler belli bir rahatlama sağladı" dedi. Piyasaya 2.5 aylık bir dönemde Kredi Garanti Fonu (KGF) ile 180 milyar TL kredinin sunulmasının likidite bolluğu yarattığını kaydeden Bilecik, "Sorunlu dönemleri atlatmak için bu tür politikalar kısa vadede faydalı olsa da ekonomik büyüme sürdürülebilir olmadığı takdirde, bu uygulamaların sorunları ertelemekten öteye geçemediğini biliyoruz. Nitekim, Türkiye ekonomisinin artık hızlı kredi artışı ya da likidite bolluğu ile büyümesinin sonuna geldik. Piyasaya sunulan likidite fazlası bize hep yüksek enflasyon olarak geri dönüyor" diye konuştu.
Haber Türk
 
Yıldızlı Büyüme 
Türkiye ekonomisi geçen yıl ekonomide yaşanan yavaşlama sonrası hükümetin sağladığı istihdam ve vergi teşviklerinin desteğiyle iç talep öncülüğünde yüzde 5 büyüdü. Beklentilerin üzerindeki büyümede iç talepteki canlanmanın yanısıra tekrar artıya geçen güçlü ihracat etkili oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) zincirlenmiş hacim endeksi olarak, 2017'nin birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5 arttı. Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, 2017 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla yüzde 14.3 artarak 641 milyar 584 milyon TL oldu. Gayrisafi yurtiçi hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2017 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım sektörü toplam katma değeri yüzde 3.2, sanayi sektörü yüzde 5.3, inşaat sektörü yüzde 3.7 arttı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri yüzde 5.2 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2017 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4.7 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1.4 arttı.
Milliyet
 
Elektrikte Zarar Eden Teminatı Geri Alabilecek 
Elektrik piyasasında yapılan düzenlemeyle, ekonomik ve çevresel sorunlar nedeniyle lisanslarını sonlandırmak isteyen şirketler teminatlarını alabilecek, herhangi bir yaptırımla karşılaşmayacak. Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen maddeyle, mevcut lisanslarını sonlandırmak isteyen tüzel kişilerin teminatlarının iade edilmesinin önü açıldı. Düzenlemeden Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) önlisans veya üretim lisansı alınmış ya da lisans başvurusu bulunmuş, ancak çevresel ve hukuki sorunlar yaşayan şirketlerin yararlanması bekleniyor. Ayrıca, elektrik fiyatları nedeniyle ekonomik olmaktan çıkan projelerin sonlandırılmasına da düzenlemeyle imkan sağlanıyor. Böylece, projelerin mevzuatta öngörülen yaptırımlara muhatap olmadan sonlandırılmasının önü açılıyor. Yetkililer, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: "Öte yandan hukuki, çevresel veya ekonomik zorluklar sebebiyle fizibil olmaktan çıkan bu projeler halihazırda bağlanabilir kapasitelerin kullanılmasını da engellemektedir. Bu durum ise bir kısım elektrik üretim kaynaklarının yatırıma dönüşmesini engelleyerek veya geciktirerek ülkemiz ve sektörümüzün zararına sonuç üretmektedir. Oysa söz konusu projelerin sonlandırılması halinde, yapılamayan HES projelerinin DSİ tarafından yeniden projelendirilerek ilana çıkılması, yapılamayan rüzgar (RES) ve güneş (GES) enerjisine dayalı projeler ile diğer kaynaklara dayalı projeler tarafından atıl halde tutulan bağlantı (iletim-dağıtım) kapasitelerinin söz konusu projeleri hayata geçirebilecek yeni yatırımcılara tahsisi mümkün hale gelebilecektir. Kanun değişikliği ile lisans ya da önlisansını sonlandırmak isteyenlerin en geç 27 Temmuz 2017 tarihine kadar kuruma sonlandırma başvurusu yapmaları halinde teminat mektubu iade edilerek lisans ya da önlisansları sonlandırılabilecektir. Sektöre büyük bir ivme kazandırması beklenen bu değişiklik ile hem yüzü geçen sayıda atıl proje sektörün önünü tıkamayacak hem de yeni yatırımcının önü açılmış olacaktır."
Milliyet
 
Cayma Oranı Yüzde 52 Yeniden Dizayn Gerekli 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) otomatik katılımda, katılımcılardan yüzde 52 gibi yüksek bir oranının sistemden ayrıldığını belirterek, sistemin dizaynını gözden geçirmek üzere çalışacaklarını söyledi. BES'e otomatik katılımda 5.6 milyon kişinin sisteme girdiğini ve yüzde 52 gibi yüksek bir rakamda ayrılış olduğunu anlatan Şimşek, "Öngöremediğimiz kadar kötü. Bireysel emeklilikte yeterince başarılı olduğumuzu söyleyemem, cayma oranı yüksek, dizaynı gözden geçirmemiz lazım. Bu konuda çalışacağız" dedi. Şimşek, katıldığı bir televizyon programında BES'e otomatik katılımın yanı sıra uluslararası piyasalarda Türkiye algısı, Katar'la ilişkiler, trafik sigortası ve kıdem tazminatı düzenlemeleri konusundaki soruları yanıtladı. Enflasyonun yüzde 10'un üzerine çıkmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, gerekeni yaptıklarını ve yapacaklarını söyleyen Şimşek, TÜFE'nin hızlı bir şekilde önce tek haneye, daha sonra da düşük tek haneye çekilmesi gerektiğini vurguladı. Şimşek, gıda fiyatlarına da dikkati çekerek, özellikle işlenmemiş gıdanın yüksek seyrettiğini hatırlattı. Gıda Komitesi'nin birçok tedbir aldığını ve almaya devam edeceğini belirten Şimşek, enflasyonda enerji grubundaki fiyat artışının da bir miktar etkili olduğunu ifade etti. Şimşek, şöyle devam etti: "Döviz piyasasında yani en azından geldiğimiz noktada kur daha destekleyici olacak, gıda fiyatları Gıda Komitesi'nin aldığı tedbirlerle bir miktar sınırlı olacak. Bu sene biz idari fiyat artışlarında çok dikkatli olacağız. Maliye Bakanlığımız bu konuyu açıkladı, oradan enflasyona ilave etki öngörmüyoruz. Enflasyon tek haneye inecek, sonra geçici olarak baz etkisinden dolayı çift haneye tekrar çıkabilir. Fakat yıl sonunda tek hanede kapatmak zorundayız." Mehmet Şimşek, hedeflerinin reformlarla, sağlıklı para ve maliye politikalarıyla bu oranı daha da aşağıya çekmek olduğunu kaydetti.
Vatan
 
Fed'den 25 Baz Puan Faiz Artışı Bekleniyor 
Amerikalı ekonomistler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) "düşük işsizlik-düşük enflasyon" ikilemine rağmen faiz artışlarına devam etmesini bekliyor. Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) faiz kararı ve ekonomik projeksiyonları, yarın TSİ 21.00'de açıklanacak. Sonuç bildirisinin yayınlanmasının ardından Fed Başkanı Janet Yellen, basın toplantısı düzenleyecek. Moody's Analtytics Direktörü Ryan Sweet, FOMC'nin, politika faizini 25 baz puan daha yükseltmesini beklediği ifade etti. Sweet, "Fed'in politika faizini yüzde 1.00-1.25 aralığına yükseltmesini bekliyorum" dedi. Capital Economics'in ABD Başekonomisti Paul Ashworth de "düşük işsizlik-düşük enflasyon" ikileminin son verilerle büyümeye devam ettiğini belirtti. Ashworth, "Fed'in ikili hedeflerinin istihdam bölümündeki hızlı ilerlemeyi göz ardı edeceğini düşünmüyorum. Fed'in hazirana ilaveten hem Eylül hem Aralık toplantılarında faiz artıracağını tahmin ediyorum" dedi.
Vatan
 
DÜNYA 
Yolsuzlukla Suçlanıyor 
Başsavcılar Karl Racine ve Brian Frosh, ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik yolsuzluk iddianamesini dün federal mahkemeye sundu. İddianamenin kalbinde Washington'daki Trump International Oteli ve ailenin yurtdışı yatırımları bulunuyor. Başsavcılar Racine ve Frosh, dün Washington'da yaptıkları basın açıklamasında, iddianamenin Maryland'deki bir mahkemeye sunulduğunu açıkladı. Başsavcılar dosyayı Trump'ın kişisel ve toplumsal çıkarları birbirinden ayırmadığı iddiası üzerine kurguladı. 5 ayı aşkın bir süredir başkanlık koltuğunda oturan Trump'ın hala şirketinin başkanı olarak kaldığını vurgulayan Racine ve Frosh, Trump'ın yabancı hükümetlerden para alarak Amerikan yasalarındaki yolsuzluk hükümlerini açıkça ihlal ettiğini öne sürdü. Başsavcılar, "Başkanın mali faaliyetleri çıkar çatışmasına neden olarak Amerikan Anayasası'nı açıkça ihlal ediyor. Başkanın Amerikan halkının haklarını ihlali bir statüko haline getirmesi kabul edilemez" dedi. Frosh ve Racine dosyaya, Trump'ın mal varlıklarını, kontratlarını ve iş ortaklıklarını da ekledi. Başkanlık koltuğuna oturmadan önce bütün işlerini oğlu Eric ve Donald Jr'a devredeceğini açıklayan Trump'ın hala şirketin başında olduğu belirtiliyor. Dosyada Washington'daki Trump International Oteli'nin Başkan sayesinde haksız rekabetle müşteri çektiği vurgusu yer alıyor. İddianamede, Trump'ın aile şirketlerinin büyük yatırımlar yaptığı ülkelerden Çin Halk Cumhuriyeti, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya'ya yer verildi. Trump'ın, ülkesinin Çin'e yönelik ekonomi politikasını belirlerken şirketlerinin bu ülkedeki yatırımları üzerinden değerlendirmelerde bulunduğu iması da yapılıyor. Eğer dosyaya bakacak olan federal hakim davanın açılmasına karar verirse, Trump kendisini Anayasa Mahkemesi'ne kadar gidebilecek yeni ve zorlu bir hukuki savaşın içinde bulabilir.
Hürriyet
 
Fransa'da Macron'un Tarihi 'Yürüyüşü' 
Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk siyasi sınavını milletvekili seçimlerinde veren Emmanuel Macron, bu sınavdan başarıyla çıkmış görünüyor. Nitekim Fransa İçişleri Bakanlığı'nın milletvekili genel seçimi ilk turu oy sayım sonuçlarına göre, Cumhurbaşkanı Macron'un kurucusu olduğu Cumhuriyet Yürüyüşü Hareketi (REM) ile ittifak kurduğu Demokrasi Hareketi (MODEM), Ulusal Meclis'te görev yapacak 577 milletvekilinin çoğunluğunu elde edebilecek. İçişleri Bakanlığı'nın kesinleşmemiş verilerine göre, seçimde kullanılan oyların tamamı sayıldı. Oyların yaklaşık yüzde 32,32'sini alan REM ile MODEM ittifakı, Ulusal Mecliste'ki 390 ila 430 arasındaki milletvekilliğini kazanarak çoğunluğu elde edecek. Seçimlerin sonucunda çoğunluk olan 289 milletvekili ve fazlasını alan parti, hükümeti kurabilecek. Buna karşın merkez sağ Cumhuriyetçi Parti (LR) liderliğindeki ittifak seçmenlerden yüzde 21.56 oy aldı ve milletvekili sayısı 85-125 arasında kaldı. Sosyalist Parti (PS) liderliğindeki ittifak ise ancak yüzde 9.51 oy oranıyla 22-32 arasında milletvekili çıkarabiliyor. Marine Le Pen'in aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi'nin (FN), yüzde 13.20 oy oranıyla mecliste yalnızca 5 ila 15 milletvekiliyle, aşırı solcu Jean-Luc Melenchon'un Boyun Eğmeyen Fransa hareketinin ise yüzde 11.02 oy oranıyla 11 ila 21 milletvekili ile temsil etmesi bekleniyor. Bölgelerin çoğunluğunda iki adayın 18 Haziran'daki ikinci tura kaldığı seçimlerde, sonuçlar ikinci turun ardından netleşecek.
Milliyet
 
May İçin Kritik Gün 
İngiltere'de geçen perşembe günü yapılan erken genel seçimin ardından Muhafazakar Parti lideri ve Başbakan Theresa May, yeni kabineyi oluşturdu. Yeni kabinede, birçok bakanın seçim öncesindeki pozisyonlarını koruduğu görülürken, İngiliz basınınca "May'in dostu ve yakın ortağı" olarak tanımlanan Çalışma ve Emeklilik Bakanı Damian Green, Başbakan Yardımcılığı görevine getirildi. May ile birçok konuda fikir ayrılığı yaşayan Michael Gove'un da Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı'na getirilerek kabineye tekrar dahil olması dikkati çekti. Kabinenin tamamlandığının açıklanmasını takiben İngiliz basınına konuşan Başbakan May, hükümetinin sosyal konulara odaklı çalışma yürüteceğini bildirdi ve Brexit müzakerelerinin haftaya başlayacağını hatırlattı. Muhafazakar Parti lideri May ile DUP lideri Arlene Foster, azınlık hükümeti kurma çalışmaları kapsamında bugün Londra'da bir araya gelecek. Belfast'taki görüşmenin ardından, DUP'un, May hükümetini "destek ve güven" anlaşmasıyla destekleyeceği duyurulmuştu. Kraliçe Elizabeth'in yeni parlamento için yapacağı konuşmaysa ertelendi. İngiliz basını ertelemenin, bugünkü görüşmeyle bağlantılı olduğunu yazdı. Bununla beraber İşçi Partisi lideri Corbyn, Corbyn, May'in DUP ile kuracağı ittifakın uzun ömürlü olamayacağını belirtti.
Milliyet
 
Bağımsızlık Ateşini Pep Guardiola Yaktı 
Katalonya Özerk Bölgesi Başanı Carles Puigdemont'un bağımsızlık için düzenlenecek referandumun 1 Ekim'de yapılacağını açıklamasından iki gün sonra, organizatörlere göre 40 bin Katalan hem Katalan hükümetine desteklerini göstermek hem de merkezi hükümete baskı yapmak için sokağa çıktı. Dünya çapında en tanınmış Katalanlar'dan olan FC Barcelona takımının eski oyuncusu ve Manchester City'nin teknik direktörü Pep Guardiola, 'otoriter devletle başa çıkmak için' uluslararası kamuoyundan destek istedi. Elinde şeffaf bir seçim sandığı tutarak kalabalığa seslenen eski futbolcu Pep Guardiola, "politik ifade özgürlüğü ve seçme hakkını kastederek "Bütün Avrupa ve dünya demokratlarını Katalonya'da tehdit altındaki hakları savunmaya çağırıyoruz" dedi. Uluslararası kamuoyundan destek isteyen Guardiola şöyle devam etti: "Katalanlar 1 Ekimde seçim yapacak, Katalonya hükümeti demokratik görevini yerine getirirken yalnız olmayacak. İspanya istemese de referanduma gideceğiz."
Vatan
 
'Abd'ye Katılmak İstiyoruz' 
ABD'ye bağlı özerk statüdeki ada ülkesi Porto Riko, vatandaşlarının toplu halde göç etmesine neden olan ekonomik krizin çözümü için düzenlediği ve bağlayıcılığı olmayan referandumda ABD'ye bağlı bir eyalet olmaya 'Evet' dedi. Ekonomik krizin pençesindeki Karayip ülkesi, geçtiğimiz gün ABD'nin 51'inci eyaleti olmak için sandık başına gitti. ABD toprağı olsa da eyalet statüsünde sayılmayan Porto Riko içişlerinde özerk bir bölge. Atlas Okyanusu'ndaki ada ülkesi, statüsünün değişmesi halinde 'ABD'nin en yoksul eyaleti' olacak ve ülkede yaşayan çok sayıda kişi sosyal yardım için ayrılan federal ödeneklerden yararlanma hakkı kazanacak. Ancak muhalefetin boykot ettiği referandumda seçmenlerin yalnızca yüzde 23'ünün geçerli oy kullanması tartışma yarattı. Hukuksal bağlayıcılığı da olmayan referandumda sandığa gidenlerin yüzde 30'unun da boş veya geçersiz oy kullandığı açıklandı. Bu konuda nihai kararı ise ABD Kongresi verecek.
Vatan
POLİTİKA
Devlet Sanatı Ve Sporu Yönetmemeli 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Tarabya Köşkü'nde verdiği iftarda sanatçı ve sporcularla bir araya geldi. Erdoğan, kültür, sanat ve sporun, toplumları bir arada tutan ortak değerler olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkemizde ise maalesef bu ortak değerlerimiz, uzun süre sadece belli bir kesimin tekelinde olmuştur. Taksim'deki opera binasının yenilenmesi, -yani Atatürk Kültür Merkezi'ni kast ediyorum- başta olmak üzere daha iyisini, daha güzelini yapmak için atılan adımlar, bu çarpık anlayışın saldırısına uğramıştır. Bakınız burada sizlere belki de pek çoğunuzun şu an itibariyle bilmediği bir hususu ifade etmek istiyorum . Türkiye'nin hem kapasite teknik alt yapı bakımından en modern batı ülkelerinde dahi örneğine pek az rastlanabilecek opera binası şu anda neresidir biliyor musunuz? Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin bir parçası olan Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'dir. Bunu yaptırırken tüm dünyayı mimar arkadaşlarıma gezdirttim. Türkiye'de aslında opera binası yok. Aynı anda 2 bin kişi alabilen, böyle bir opera binasına sahibiz. 15 Temmuz ve iç güvenlik harekatlarındaki şehitlerimiz sebebiyle maalesef bu opera binamızı asli amacına uygun etkinlikler için kullanamadık. İnşallah ülke ve millet olarak huzura ulaştığımızda bu salonda, Türkiye'nin en seçkin sanatçılarının en güzel konserlerini, gösterilerini takip etme imkanı elde edeceğiz.
Milliyet
 
Aihm Doğru Karar Verdi 
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, AİHM'nin KHK ile atılan bir öğretmenin başvurusunu OHAL Komisyonu'nu adres göstererek reddetmesini, "AİHM'nin kararı doğru bir karardır. Komisyon üyeleri belirlendi. Zannediyorum temmuz başı itibarıyla başvuruları almaya başlayacaktır" dedi. Kurtulmuş bedelli askerlikle ilgili olarak da, "Şu aşamada Bakanlar Kurulu'na gelen bir teklif yok" diye konuştu. K u r t u l - muş, dün Bakanlar Kurulu devam ederken basın toplantısı düzenledi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, şu değerlendirmeleri yaptı: Bedelli askerlik meselesi sosyal medyanın en fazla devreye girdiği alanlardan birisidir. İyi organize olan bir talep grubu var. Şu aşamada Bakanlar Kurulu'na gelen bir teklif yoktur. Bunu söylemekle yetineyim. (AİHM'nin KHK ile OHAL komisyonunu işaret eden kararı) AİHM'nin kararı doğru bir karardır. Bir ara hukuki kademe olarak AİHM'den önce nihai bir hukuki kademe olarak tasarlanmıştır. Komisyon çalışmalarına başlayacaktır. Komisyon üyeleri belirlendi. Nerede çalışacağı belirlendi. Dosya üzerinden kararlar verilecek. Bu araştırmaları sürdürecek personel alımı ilgili süreç de sürdürülüyor. Zannediyorum temmuz başı itibariyle başvuruları başlayacaktır alınmaya başlanacaktır. Tek tek sonuçlandırılmaya çalışılacak, mağdur olduğu iddiasındaki herkesin başvuru yapacağı bir adres var. Talebi uygun görülenler görevine iade edilecek. (Uyum yasaları) Uyum yasaları ile ilgili teklif TBMM'ye gönderilecek, imzalandı. Uyum meselesinde hızlı şekilde elimizi tutmamız lazım. (IKBY'nin bağımsızlık referandumu kararı) Irak'ın toprak bütünlüğünden yanayız. Bölgesel yönetim anayasa gereği belli haklara sahiptir. Zaten paramparça olmuş, siyasi sorun olan bölgede karışıklıkların artmasına neden olmadan kararı bir kez daha gözden geçirmeliler. On düşünüp bir adım atmaları gerekir. (S400 füzeleri) Teslimattan bahsetmek için anlaşma imzalanmış olması lazım. Anlaşma imzalanma noktasına gelinmiş değildir. Anlaşma imzalanınca teslimat konuşulabilir. Olumlu bir seyir sürmektedir.
Milliyet
'Kontrollü Demek Akla Ziyan Bir İş' 
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Çankaya Köşkü'nde, Başbakan Binali Yıldırım'ın başkanlığında düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları cevapladı. "Muhalefetin, 15 Temmuz Komisyonu raporuna karşı hazırladığı şerh kamuoyu ile paylaşıldı. Siyasi ayağın ortaya çıkarılmadığı yönünde eleştiriler var raporlarda. CHP 15 Temmuz'un kontrollü bir darbe girişimi olduğunu ifade etti ve darbenin siyasi ayağının AK Parti olduğunu savundu. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?" sorusu üzerine ise Kurtulmuş, henüz muhalefetin şerhinin açıklandığı raporları okumadığını söyledi. "Kontrollü darbe teşebbüsü lafını" söylemenin 15 Temmuz darbecilerine verilen en büyük destek olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "El insaf. Ortada 250 şehidin olduğu 2 bin 194 gazinin bulunduğu binlerce insanın tanklarla, uçaklarla, helikopterlerle tehdit edildiği, arabaların üstünden tankların geçtiği, insanların cesetlerinin tanklarla parçalandığı bir darbe teşebbüsüne 'kontrollü' demek akla ziyan bir iştir. Bunu kategorik olarak reddettiğimi çok açıkça ifade etmek isterim. Türkiye'nin darbeler tarihinde karşılaşmış olduğu en hain teşebbüstür, organize olunmuş, belki aylar belki yıllar sürmüş bir hazırlık sonunda ortaya konmuştur. Türkiye'de 5 tane darbe oldu. Bu darbelerin içinde başbakanın idam edildiği, partilerin kapatıldığı, Meclisin lağvedildiği, siyasi idamların da olduğu darbeler oldu ama bu kadar kanlı hain millet düşmanı ve bu kadar dışarısı ile irtibatlı ortaya konan bir bir darbe olmadı. Herkesin 15 Temmuz sonrasında ortaya çıkan bu tabloyu bir kere çok daha iyi şekilde değerlendirmesi lazım" diye konuştu.
Vatan
 
SPOR 
Geride bırakılan sezonda Süper Lig'de oynadığı 34 maçta, 39 gol atarak bu alanda beklentilerin altında kalan Trabzonspor yeni forvet için düğmeye bastı. Yönetim yeni sezon öncesi forvet transferiyle gol sorununu çözmeyi hedefliyor. Takım golcülerinden Rodallega'nın 15 maçta 6, Dame NDoye'un ise 27 maçta 5 gollük performans ortaya koyarak bekleneni vermemesi üzerine bordo-mavili yönetim yeni sezon öncesi forvet hattını güçlendirmek için harekete geçti. Teknik direktör Ersun Yanal'ın da hücum zenginliğini artırma yönünde idarecilerden talepte bulunduğu ve bunun üzerine çalışmalara hız verildiği kaydedildi. Alternatifli bir liste ile transfer çalışmalarını sürdüren Trabzonspor'da yönetimin birçok isim için nabız yokladığı öğrenildi. Villarreal'den Roberto Soldado, Milan'dan Carlos Bacca ve Manchester City'den Wilfried Bony gibi isimler için girişimde bulunan ancak dar bir transfer bütçesine sahip olan bordo-mavililerin alternatif isimlere de yöneldiği, özellikle bonservis bedeli ödemeden ya da kiralık olarak alınabilecek oyuncular üzerinde durduğu belirtildi.
Milliyet
Galatasaray'da en çok merak edilen konu olan Wesley Sneijder'in geleceği ile ilgili kararı teknik direktör Igor Tudor verdi. Hırvat teknik adam, gelecek sezon planlamasında Hollandalı oyuncunun yer almadığını bildirdi. Tudor, Sneijder'in kalması halinde kafasındaki takımı kuramayacağını açık açık dile getirdi. Başkan Dursun Özbek ve sportif direktör Cenk Ergün'e konuşan genç teknik adam, "Sneijder çok önemli bir futbolcu ancak bir seçim yapmak zorundayız. Tempolu futbolda Sneijder'in bu fizik yapısıyla zorlanacağını düşünüyorum. Kaldı ki benim sistemimde 10 numaraya yer yok. Sneijder kalırsa futbol oynatamam" diye rapor sunduğu belirlendi. Böylece, geçtiğimiz günlerde Hollanda Milli Takımı'nda en fazla forma giyen isim olarak tarihe geçen ünlü futbolcunun Galatasaray'daki geleceği tehlikeye girdi. Sarı-kırmızılılar, Tudor'un oynatacağı sistemde Sneijder'e yer olmamasından dolayı yıldız futbolcunun biletini keserken, aldığı yüksek ücretin de bu kararda etkili olduğu belirtiliyor. Sneijder'in Menajeri Guido Albers'in futbolcusuyla ilgili olumsuz düşünceden haberdar olduğu ve bu nedenle Sneijder'e hemen takım aramaya başladığı ortaya çıktı. Albers'in, ABD MLS ekiplerinden bazılarıyla temasa geçerek futbolcusuna takım aradığı bildirildi.
Milliyet
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in Kosova maçı sonrası düzenlediği basın toplantısı gündeme oturdu, tüm Türkiye tecrübeli hocanın verdiği şifreli mesajları konuştu. Terim, EURO 2016'da gündeme gelen prim konusundan başka sorunların olduğuna işaret ederek, "Dünya kimsenin etrafında dönmüyor. Burada herkes ciddiyetle, ilkelere ve disipline uymak zorundadır. Elimizden geldiğince herkese eşit davranmaya çalışıyoruz" diyerek başta Arda Turan olmak üzere bazı oyunculara göndermede bulundu. Fatih Terim, A Milli Takım'ın Dünya Kupası'na gitme konusunda iddialı olduğunu ancak farklı konuların konuşulduğunun altını çizerek, şunları söyledi: "Kimin kimlerin avukatlığına soyunduğuna, yapılan yanlışlara kimlerin sahip çıktığına, kimlerin nelerle beslendiğine bakmak lazım. Siz bu izlerden hareketle neyin ne olduğunu bilecek kadar bu işin içindesiniz. Kötü insalara ve durumlara karşı uyanık ve hazırlıklı olmak zorundayız. Hayat tecrübem bana bunu gösteriyor. Bu şaka değil. Kağıt üzerinde milli takımın iddiası var. Bir tane milli maç öncesi ve sonrası huzurlu bir kamp yaşatmadılar. Biz ne yaptık da bunu hak ettik. Bu tip kavgaların ağız şapırdattığını bilen biriyim ama biraz da vicdan. Her milli maç öncesi muhakkak bir şey var. Bunlardan etkilenmeyecek diye bir şey var mı? Küçük bir grup var farklı görevlerde. 'Hamili kart yakınımdır' ile bir kısmı iş bulmuş. Eskisi gibi paslaşmaya çalışıyorlar. Aynı hedefe farklı yerlerden vurmaya çalışıyorlar. İşin garibi de anlaşılmayacağını zannediyorlar." Tecrübeli hoca bu sert çıkışa rağmen kimleri kastettiğini tüm ısrarlara rağmen söylemedi ve Milli Takımı karıştırmak isteyenler olduğunun altını çizdi. Terim, "Sadece benle alakalı değil, Yıldırım Bey ve TFF yöneticileriyle ilgili düşünceleri olanlar da var. Çok net. Dışarıdakilerin bazılarının müttefikleri de vardır içeride. Böyle bir olayı görmemek için Arkadaşlar, ayak izlerini o kadar çok görüyoruz ki bazı şeylerin, bazılarına mantıklı açıklama da bulamıyoruz. Bu kavganın mantıklı açıklaması var mı? Herkes kaybeder böyle bir şeyden. Bazılarının istediği de bu. Dünyanın en büyük oyuncusu olabilirsiniz, sonuçta oyuncusunuz, ona göre davranacaksınız" ifadelerini kullandı.
Milliyet
Fenerbahçe'de heyecan ve umutla beklenen transfer gerçekleşti. Uzun süredir hücum hattında problem yaşayan sarı-lacivertliler, Mathieu Valbuena ile bu sıkıntıyı çözmeyi amaçlıyor. Fenerbahçe'nin, Vitor Pereira ve Dick Advocaat yönetimindeki son iki sezonda en önemli sorunu; orta sahayı yavaş geçmesi ve bu bölgeden hücuma yeterli desteğin verilmemesiydi. Teknik Direktör Aykut Kocaman ve yönetim bu nedenle transferde önceliği orta alana verdi. Önce Mehmet Ekici transferi ile "8 numara" sıkıntısı aşıldı. Böylece hücum hattı ve ve savunma arasında bağlantıyı kuracak ve geçiş oyununu iyi yapacak kalitede bir isim kadroya dahil edildi. Ardından da Valbuena transferi ile takımın hücum gücü biraz daha artırıldı. Aykut Kocaman'ın daha önce sarı-lacivertli takımda görev yaparken de istediği Fransız futbolcu sonunda Fenerbahçe formasını giyecek. Kocaman, Valbuena'dan hücumun tüm bölgelerinde faydalanacak. Kanat ve forvet arkasında forma giyebilen 32 yaşındaki deneyimli oyuncu genellikle sol kulvarda görev yapacak. Rakibe ve maç içindeki duruma göre diğer kanada ya da forvet arkasına geçecek. Valbuena'nın karakteri de en az yetenekleri kadar transferde rol oynadı. Yıldız bir futbolcu olmasına rağmen kapris yapmayan ve takım oyuncusu kimliği ile bilinen başarılı kramponun bu özellikleri transferinde çok önemli bir etken oldu. Hatta bununla ilgili olarak Aykut Kocaman, Dirk Kuyt örneğini vermişti. Tıpkı Kuyt gibi hırslı, istekli ve profesyonel kimliğiyle ile öne çıkan Valbuena bu özellikleriyle formasını giydiği tüm kulüplerde istikrar ve başarıyı yakaladı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme