14 Haziran 2017 Çarşamba

14.06.2017 Genel Gündem



14.06.2017

GÜNDEM

'Cumhurbaşkanımız Trump'la Görüşecek' 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Katar konusunda önümüzdeki günlerde görüşebileceğini açıkladı. Çavuşoğlu, dün Meclis'te basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye'nin hem arabuluculuk yaptığını hem herkesi işin içine kattığını dile getirdi. Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Cumhurbaşkanımız, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Zirve Başkanı. O nedenle bizim sorumluluğumuz daha fazla bu sorunu çözmede. Ama zaten Türkiye'nin dış politikasının temel özelliklerinden birisi de arabuluculuktur. Arabuluculuk İnisiyatifinin de eş başkanlığını Finlandiya ile birlikte yapıyoruz." Bazı Arap ülkelerinin Katar ile ilgili suçlamalarının çok eskiye yönelik olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, "Ama genel suçladıkları iki şey var. Bir, İran'a yakın, iki terörü destekliyor. Biz bunun ikisine de karşıyız ve kendilerine de söyledik. Biz, Katar'ın, bugüne kadar İran konusunda herhangi bir zikzak yaptığını görmedik" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sorunun çözümü için bir çok liderle birden fazla görüşmeler yaptığını vurgulayan Çavuşoğlu şöyle devam etti: "İşte Macron'la tekrar görüştü geçtiğimiz hafta sonu. Belki bugün, yarın yine görüşürler. Biz sürekli herkesle temas içindeyiz. Önümüzdeki günlerde sanırım Trump'la Cumhurbaşkanımız da görüşecek. Tillerson (ABD Dışişleri Bakanı) telefonda söylemişti. 'Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmek istiyor' diye. Yani biz hem uluslararası çabalara destek veriyoruz, hem de kendimiz, bizzat Cumhurbaşkanımız çok aktif bir şekilde çaba sarf ediyor ki bayramdan önce bu sorun çözülsün." Çavuşoğlu, Katar Emiri'nin Türkiye ziyaretinin mevcut durumdan dolayı gerçekleşemediğini kaydetti. Çavuşoğlu "Yarın (bugün) kısmetse Katar'a bir ziyarette bulunacağım. Eğer yanıt gelirse Suudi Arabistan'a da geçeceğim" dedi.
Milliyet


Kasasından Mit Evrakları Çıktı 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin, eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) Muharebe ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı Korgeneral Metin İyidil'in de arasında bulunduğu 7 kişi hakkında iddianame hazırlandı. Cumhuriyet Savcısı Cengiz Akgül tarafından hazırlanarak, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede, 26 Temmuz'da KHK ile kamu görevinden çıkarılan eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanlığı Muharebe ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı Korgeneral Metin İyidil hakkındaki tanık beyanları ve bazı delillere yer verildi. İddianameye göre, Genelkurmay çatı davası sanıklarından eski Genelkurmay Başkanlığı Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün kasasında, şüpheli Metin İyidil'in FETÖ/ PDY mensubu olduğuna dair iddiaların bulunduğu yönünde bilgi mevcut olduğuna ilişkin MİT Müsteşarlığından 23 Haziran 2015'te Genelkurmay Başkanlığına gönderilen "Çok Gizli Kişiye Özel" ibareli yazı bulundu. İddianamede, şüpheli Metin İyidil'in darbe girişiminden önce, FETÖ/PDY mensubu askerlerle darbeye hazırlık konusunda düzenli görüşmeler yaptığı öne sürüldü.
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9471-3,9500
Sterlin: 4,4866-4,4890
Gram Altın: 143,6234-143,7408

Büyümede Çin Ve Hindistan'ı Yakalayacağız 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun hükümete yönelik işsizlik eleştirilerine kargalı yanıt verdi. "Senin kılavuzun karga. Kargaya da hakaret olmasın ama" diyen Erdoğan, yatırımlara dikkat çekerek, "Uyuyan, yan gelip yatan bir Türkiye yok" dedi. Yüzde 5'lik büyüme rakamına ilişkin olarak ise Erdoğan, "AB ortalamasının iki katından bile fazla, G20'de ise Çin ve Hindistan'ın ardından üçüncü sıradayız, aramızda çok fazla fark yok, onları da yakalayacağız" mesajı verdi. Erdoğan, partisinin dünkü Meclis grubunda şunları söyledi: "Ana muhalefetin başındaki zat yalan yanlış konuşuyor. Hala 7 milyon işsiz var diyor. Ya ayıptır ya. Senin bir defa kılavuzun karga. Kargaya da hakaret olmasın ama böyle bir durum var. Türkiye, böyle bir konumda olsa şu anda yakaladığı büyümeye bakın. Karşımızda ciddi bir muhalefet olmadığı için hep kendimizle yarıştık. Felaket tellallarının tüm çabalarına rağmen güzel gelişmelerin haberini almaya devam ediyoruz. İhracatta, üretimde ve istihdamda yaşanan yükselişi son olarak açıklanan büyüme rakamlarıyla taçlandırmış olduk. Bu yılın ilk çeyreğindeki büyüme oranımız yüzde 5 olarak gerçekleşti. Tabii bu milliyetperver, vatansever halkımız için bir mutluluk vesilesi ama aksi olanlar için de tam aksi. Bu büyüme oranı yüzde 2.4 olan AB ortalamasının iki katından bile fazladır. G7 ülkeleri yüzde 1.8 ve OECD yüzde 2 büyümüştür. Yüzde 5'lik büyümeyle G20 ülkeleri arasında Çin ve Hindistan'ın ardından üçüncü sırada bulunuyoruz. Aramızda çok fazla fark da yok. Onları da yakalayacağız, daha iyi noktaya geleceğiz. Ekonomistlerin ve IMF gibi kuruluşların yüzde 3-4 arasında bekledikleri büyümenin yüzde 5 olarak gerçekleşmesi geleceğimize olan güvenimizi daha da artırmıştır. Eğer büyüme oranı beklentilerin altında çıksaydı hemen kredi notunu düşürmek için harekete geçecek derecelendirme kuruluşlarının şimdi neredeyse yarı yarıya yüksek çıkan büyüme oranı karşısında ne yapacaklarını merak ediyorum, onu da göreceğiz."
Hürriyet
 
Endeks 100.000 
Borsa İstanbul'da dün tarihi bir gün yaşandı. Yıl başından beri yüzde 28'lik yükselişle getiride dünya borsalarının önünde olan Borsa İstanbul'da endeks dün 100 bin seviyesini gördü. Rekorun ardından endeks, dün yüzde 0.14 düşüşle 99 bin 299 puandan günü tamamladı. Dolarda 3.50 lira seviyelerinde sakin hareket ile beklentilerin üzerinde gelen ilk çeyrek büyüme rakamının desteğinin yükselen Borsa İstanbul yıla 78 bin puandan başlamıştı. BIST-100 endeksi, ocak ayından bu yana kesintisiz yükseliyor, hem TL hem de dolar bazında yüzde 28'e yakın değer kazancı yaşandı. Gelişmekte olan ülke borsalarının artışı ise yüzde 17 seviyelerinde kaldı. Yabancı yatırımcıların bu yıl 2.2 milyar dolarlık net alım gerçekleştirdiği borsada işlem gören şirketlerin 1 Aralık 2016'da 538 milyar lira olan toplam piyasa değeri dün itibarıyla 750 milyar liraya ulaştı. Bu dönemde piyasa değerinde yaşanan artış 212 milyar lira TL oldu. Borsa İstanbul, küresel krizin yaşandığı 2008'den bu yana 5 kata yakın prim yaparak, söz konusu dönemde dünyanın en fazla yükselen beşinci, Avrupa'nın ise birinci piyasası oldu. Küresel kriz döneminde yüzde 62'lik kayıpla 21 Kasım 2008'de 21 bin 965 puana inen endeks, Türkiye'de ve dünyada yaşanan bir çok gelişmeye karşın ayakta durabildi. 1997 yılında endeks 97 bin 600 puan iken iki sıfır atılan Borsa İstanbul'da, tarih yine tekerrür edecek. Endeks 20 yıl sonra tekrar 100 bini görürken, Borsa İstanbul Yönetimi, iki sıfır atılması için teknik çalışmalara başladı.
Hürriyet
 
Yeşil İş Devri! 
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) en üst düzey karar organı olarak tanımlanan Uluslararası Çalışma Konferansı geçtiğimiz hafta başında 5 Haziranda İsviçre'nin Cenevre kentinde başladı. Konferans kapsamında her yıl haziran ayında ILO üyesi 187 ülkenin üçlü heyetleri bir araya geliyor. Bu anlamda, her ülke işçi, işveren ve devlet temsilcileriyle konferansa katılıyor. Bu yıl 106'ncısı düzenlenen konferans, genel kurul ve teknik komitelerden oluşuyor. Bu yıl da her yıl olduğu gibi Türkiye'yi Türk-İş temsil ediyor. Benim de içinde bulunduğum Türk- İş heyeti, kurulduğu 1952 yılından bu yana Türkiye'deki çalışan kesimi Uluslararası Çalışma Konferansı'nda temsil etmeye devam ediyor. Türk- İş'in konferansa taşımak üzere gündeminde; Türkiye'deki iş kazaları, sendikalaşmanın önündeki engeller ve taşeronlaşma var. ILO Genel Sekreteri Guy Ryder'in açılış konuşmasının ana vurgusunun, ILO'nun ikinci yüz yılı içindeki gündeminin "yeşil işlere odaklanmak" ile ilgili olduğu görülüyor. Ryder, konuşmasında büyüme ve gelişme arasındaki güçlü ve dengeli ilişkinin kurulabilmesi açısından yeşil üretimin önemine ve yeşil işlere ilişkin iş yaratma potansiyeline vurgu yapıyor. Yeşil üretim, çevre dostu üretim anlamına geliyor. Bu anlamda, çevreye ve dolayısıyla insana verilen zararı azaltmak için yeşil üretimde gelişmiş teknolojiler kullanılarak enerji tüketiminin, atık ve kirleticilerin oluşumunun ve emisyonunun azaltılması amaçlanıyor. Konferanstaki tartışmalara arka plan oluşturması amacıyla hazırlanan ILO raporunda ciddi anlamda değişen hava ve çevre koşulları ile artan kirliliğin, üretken faaliyetleri sürdürmek açısından milyonlarca insanın hayatını etkilediğine dikkat çekiliyor. Öyle ki Dünya Meteoroloji Teşkilatı da 2016 yılında sel, açlık ve diğer çevresel faktörler nedeniyle yılda 22.5 milyon insanın yerinden edildiğini, yani göç etmek zorunda kaldığını ifade etmişti.
Milliyet
 
Fiyat Artışında Dünya 5'incisiyiz 
İngiltere merkezli emlak danışmanlık şirketi Knight Frank'ın yayımladığı Küresel Konut Fiyat Endeksi'nin (Global House Price Index) 2017 yılı ilk çeyrek sonuçlarına göre, Türkiye'de konut fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.3 arttı. Böylece Türkiye konut fiyat artışında 5'inci sırada yer aldı. İzlanda yüzde 17.8 ile ilk sırada bulunurken, Hong Kong'da yüzde 14.4, Yeni Zelanda'da yüzde 13.8, Kanada'da yüzde 13.5 artış oldu. Rapora göre, dünya genelinde konut fiyatlarında artış yüzde 6.5 olarak kaydedildi. 55 ülkenin yer aldığı endekste, 11 ülkenin konut fiyatlarında çift haneli artış görüldü. 48 ülkede konut fiyatları yükseliş gösterirken, 7 ülkede gerileme oldu. Knight Frank, konut fiyatlarındaki artışın başlıca sebebi olarak ekonomik büyümeyi, gayrimenkulun güvenli liman olarak görülmesini ve ipotekli konut kredilerine erişimin kolaylığını gösterdi.
Vatan
 
İstanbul'a Alışverişte De Turist Yağacak 
İstanbul'u alışveriş destinasyonu olarak cazibe merkezi haline getirmek amacıyla yola çıkılan ve 7 yıldır düzenlenen İstanbul Shopping Fest (ISF), 1-16 Temmuz'da 'paylaşmak' mottosuyla düzenlenecek. ISF, alışveriş merkezlerinde kurulacak 'Design ISF' alanları ve Kapalıçarşı rotalarıyla modern ve geleneksel alışverişi bir arada sunacak. İstanbul Ticaret Odası (ITO) Başkanı İbrahim Çağlar, etkinliğin küresel bir marka haline geldiğini söyledi. Çağlar, şunları kaydetti: "İstanbul'a gelenler sadece alışveriş için değil, İstanbul'un kültürü ve sanatını da görmeye geliyorlar. Burada farklı tasarımlar olacak. Bunlar arasında çeşitli yarışmalar olacak, en iyi tasarımlar seçilecek. 9 AVM'de tüm etkinliklerimiz gerçekleştirilecek. Toplamda 200'e yakın yerli ve yabancı tasarımcı, 15'e yakın sanatçı ve sergi, 150 civarında atölye ve sohbet programı, 30'u askın müzik ve dans performansı sergilenecek."
Akşam
 
2.5 Yılda 18 Milyarlık Yatırımı Tamamlayacağız 
Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Başkanı Serhat Çeçen, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından elektrik dağıtım bölgelerine 18 milyar yatırım hedefi verildiğini belirleyerek, "Bunları da 4-5 seneye yayarak değil de 2-2.5 senelik bir periyotta tamamlamak gibi bir gayret ve organizasyon içerisindeyiz" dedi. ELDER Yönetim Kurulu Başkanı Çeçen bir grup gazeteciyle bir araya geldi. Burada Enerji Bakanı Berat Albayrak'la yaptıkları sektör zirvesinin sonuçlarını değerlendiren Çeçen, gazetecilerin de sorularını yanıtladı. Çeçen, Bakan Albayrak'ın sektör toplantısında belirlediği yüzde 80 müşteri memnuniyeti hedefini yakalamayı planladıklarını belirterek, "Bu yatırım büyüklüklerini 2020'ye kadar devam ettirmeyi ve şebekemizin büyük bir bölümünü yenilemiş olmayı hedefliyoruz" dedi. Elektrik dağıtım şirketlerinin 2016 yılı yatırım yükümlülükleri olan 3.5 milyar liranın üzerinde bir yatırım gerçekleştirdiklerini kaydeden Çeçen, "Şirketlerin sadece şebeke yatırımları 3.7 milyar lira tuttu" ifadelerini kullandı.
Akşam
 
DÜNYA 
Comey'den Sonra Sıra Mueller'de Mi 
ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık seçimlerinde Rusya müdahalesi iddialarını soruşturan özel savcı Robert Mueller'i görevden alabileceği öne sürüldü. ABD Adalet Bakanlığı, geçtiğimiz 9 Mayıs'ta Başkan Donald Trump'ın FBI Başkanı James Comey'i görevden almasının ardından, 2001 ile 2013 yılları arasında FBI başkanı olarak görev yapan Robert Mueller'i, Trump'ın başını ağrıtan Rusya soruşturmasının başına getirmişti. Trump kararı, "Amerikan tarihindeki en büyük cadı avı" olarak nitelendirmişti. Başkan Trump'ın, Comey'den sonra şimdi de Mueller'i görevden alabileceği iddia edildi. İddiaların kaynağı ise Trump'ın yakın arkadaşı, geçen pazartesi günü Beyaz Saray'a giden, muhafazakar medya şirketi Newsmax'ın CEO'su Christopher Ruddy. PBS kanalında yayınlanan "NewsHour" programında konuşan Trump'ın arkadaşı Ruddy, "Bana kalırsa o (Trump), özel savcıyı görevden almayı düşünüyor. Bu seçenek üzerine kafa yoruyor" dedi. Ruddy, ayrıca "Özel savcı atanması için haklı bir gerekçe görmesem de kişisel olarak Mueller'ın görevden alınmasının çok büyük bir hata olacağını düşünüyorum" diye ekledi. Beyaz Saray sözcüsü Sean Spicer, "Sayın Ruddy, Başkan ile bu konu hakkında hiç konuşmadı" dedi. Beyaz Saray basın danışmanlarından Sarah Huckabee Sanders ise, "Chris kendi adına konuşuyor, Başkan adına değil" açıklaması yaptı.
Hürriyet
 
Putin, Yeltsin'i İlk Başta Geri Çevirmiş 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "The Putin Interviews" (Putin Röportajları) belgeseli için Amerikalı ünlü yönetmen Oliver Stone'a verdiği demeçte 2000 yılında Rusya Devlet Başkanlığı görevine getirilişine dair konuştu. Dört bölümlük belgeselin ilk bölümü ABD'de kablolu "Showtime" TV kanalında yayınlandı. Belgesel Rusya'da daha sonra gösterime girecek. Dönemin Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin'in kendisine yaptığı önce başbakanlık sonra da başkan adaylığı önerisini, "bu görevler çok büyük sorumluluk gerektirdiği, tüm hayatını değiştireceği ve buna hazır olup olmadığından emin olmadığı" için başta geri çevirdiğini ve düşünmek için süre istediğini belirten Putin, "Bürokratken neredeyse sıradan bir insan gibi yaşayabilir, misafirliğe, sinemaya, tiyatroya gidebilir, arkadaşlarınızla sohbet edebilirsiniz. Ancak o durumda Rusya'nın sorumluluğunu üstlenmek farklı bir şeydi. Tek düşündüğüm şey, çocuklarımı nereye saklayacağım oldu" ifadelerini kullandı. "Bir düşünsenize: Beni görevden alıyorlar ve korumam yok, hiçbir şeyim yok, ne yapabilirim? Nasıl yaşayabilirim ve ailemin güvenliğini nasıl sağlarım? Ne kadar görevde kalacağımı dahi bilmiyordum. Zira başkan beni herhangi bir anda görevden alabilirdi. Daha sonra kendime 'Eğer kader böyle yazıldıysa sonuna kadar gitmek lazım' diye düşündüm. O zaman başkan olacağımı kesinlikle bilmiyordum. Bu konuda kimse garanti vermemişti. O günden bu yana 17 yıl geçti" diye devam eden Putin, Yeltsin'in neden kendisini seçtiğini bilmediğinin de altını çizdi. ◊
Hürriyet
 
Avrupa Komisyonu'ndan 3 Ülkeye Mülteci Davası 
Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği (AB) kota sistemi çerçevesinde mültecileri ülkelerine kabul etmeyi reddeden Polonya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti hakkında yasal süreç başlattı. Komisyon'dan yapılan açıklamada, "Maalesef tüm çağrılara rağmen Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya, yasal yükümlülüklerini ve Yunanistan, İtalya ve diğer ülkelere karşı sorumluluklarını ihlal ederek gerekli adımı hala atmadılar" ifadeleri kullanıldı. Komisyon, söz konusu uç ülkeye karşı "ihlal prosedürleri"ni başlatma kararı aldıklarını açıkladı. Eylül 2015'te kabul edilen kota sistemine göre İtalya ve Yunanistan'daki yükü hafifletmek için 160 bin mülteci, diğer Avrupa ülkeleri arasında paylaştırılacaktı. Karara tepki gösteren Çek Cumhuriyeti Başbakanı Bohuslav Sobotka, ülkesinin AB'nin mülteci planına karşı fikrini değiştirmeye hazır olmadığını söyledi. Sobotka, "Avrupa'daki güvenliğin de kötüye gittiğini ve kota sisteminin çalışmadığını göz önünde bulundurursak, buna katılmayacağız" dedi.
Milliyet
 
May Bir 'Çıkış Yolu' Arayışında 
İngiltere'de geçen hafta yapılan genel seçimde tek başına hükümet kurmaya yetecek milletvekili sayısına erişemeyen Muhafazakar Parti, iktidarını, Kuzey İrlanda merkezli aşırı sağcı Demokratik Birlik Partisi'nin (DUP) vereceği destekle sürdürmeye hazırlanıyor. Başbakan Theresa May, milletvekili sayısını artırmak amacıyla gittiği erken seçim sandığından 12 milletvekili ve tek başına iktidar imkanını kaybederek çıkmıştı. May'in bu sonuçla siyasi ömrünü doldurduğu konusunda kimsenin kuşkusu bulunmasa da, parti içinde, yeni bir lider seçimi için seçim sonucunun şoku atlatılana kadar beklenilmesi konusunda görüş birliği olduğu belirtiliyor. May, Muhafazakar Parti milletvekillerinden özür dileyerek "Bizi bu duruma ben düşürdüm, ben çıkaracağım" dedi. Muhafazakar Partili vekillerle önceki gün bir toplantı yapan May'in vekillere "Siz istediğiniz müddetçe görevde kalacağım" dediği de belirtiliyor. 90 dakika süren toplantıdan aktarılanlara göre May hem erken seçim kararının hem de partisinin Avam Kamarası'ndaki çoğunluğunu kaybetmesine yol açan sonucunun sorumluluğunu üstlendi. Muhafazakar Parti'nin bu şoku atlatma sürecini, mevcut parlamento dengeleri içinde hükümet olarak aşabilmek adına tek şansı ise, seçimde 10 milletvekili çıkaran DUP ile işbirliğinden geçiyor. May, kurduğu azınlık hükümetinin parlamentodaki güven oylamasında ve başta bütçe olmak üzere bazı temel yasalarda gerekli 326 milletvekiline DUP'un desteğiyle ulaşmayı planlıyor. İki parti arasında buna yönelik bir "güven ve destek" anlaşması sağlanmaya çalışılıyor. May ve DUP liderleri arasında dün gerçekleşen görüşmelerde önemli aşama kaydedildiği ve iki taraf arasında büyük görüş ayrılıkları kalmadığı belirtildi. DUP lideri Arlene Foster, "görüşmelerin iyi gittiğini ve bir anlaşmanın yakın olduğunu" ifade etti. May ise görüşmenin ardından bir açıklama yapmadı. Bununla birlikte görüşmelerin bir an önce sonuca ulaşması Kraliyet açısında da önem taşıyor. Zira Kraliçe Elizabeth'in Pazartesi günü yapması gereken ve yasama programını duyuracağı konuşmasının ertelenmesi gündemde. Muhafazakar Parti, DUP ile anlaşmaya vararak Pazartesi'den önce bir yasama programı hazırlamayı başarsa bile Kraliçe'nin konuşması ertelenmek zorunda kalabilir. Bunun nedeni ise konuşma metninin keçi derisinden bir parşömene yazılmak zorunda olması ve parşömenin kurumasının birkaç gün sürmesi.
Milliyet
 
Komada Serbest! 
Kuzey Kore lideri Kim Jong'un'la yakın bir dostluk kuran eski NBA yıldızı Dennis Rodman'ın dün başkent Pyongyang'ı ziyaret etmesi üzerine, Kuzey Kore yönetimi ABD'ye 'beklenmedik' bir jest yaptı. Kuzey Kore, eski Chicago Bulls yıldızının ziyaretine karşılık, bir buçuk yıl önce tutukladığı ve 15 yıl ağır işçilik cezasına çarptırdığı ABD'li öğrenci Otto Warmbier'i serbest bıraktı. Ancak ailesi Amerikalı gencin komada olduğunu açıkladı. 23 yaşındaki Warmbier, geçtiğimiz yıl turist olarak gittiği Pyongyang'da, kaldığı otelden bir propaganda afişi çalmıştı. Söz konusu afişi ABD'ye götürmesi halinde kendisine 10 bin dolarlık bir araba verileceğini kaydeden Warmbier, maddi açıdan zor durumda olan ailesine de ayrı bir yardım yapılacağını söylemişti. Kuzey Kore ve ABD arasında yeni bir 'kapı' açmaya çalıştığını söyleyen Rodman ise, Başkan Trump'ın ziyaretinden mutlu olacağını düşündüğünü belirterek, "İkimizin de ihtiyacı olan şeyi başarmak istiyorum" dedi. Rodman, 2013 ve 2014'te Kuzey Kore'yi 4 defa ziyaret etmiş, Kim Jong-un'un doğum gününde eski NBA yıldızları ile K.Kore arasında bir maç düzenlemişti.
Vatan
 
100 Milyar $'Lık Silah Listesi 
ABD Başkanı Donald Trump, ilk yurtdışı ziyaretini Suudi Arabistan'a gerçekleştirdi. Riyad'a giderek Kral Selman ile bir araya gelen Trump, 100 milyar dolarlık silah anlaşmasına imzayı attı.ABD medyası, Suudi Arabistan ile yapılan anlaşmanın detaylarına ulastı. Defense News'in haberine göre; 2023-2036 yılları arasında Suudi Arabistan'a 13,5 milyar dolar karşılığında 7 THAAD bataryası gönderilecek. 400 km'yi koruyan THAAD bataryalarının menzili ise 200 km'dir. Balistik füzeleri imha etmekte kullanılmakta. İste anlaşmanın detayları: Suudilere 5 milyar dolarlık bir bedelle 5 farklı akıllı mühimmat satacak olan Amerika, Patriot savunma sistemlerini de 7 milyar dolar karşılığında modernize edecek._
Akşam

POLİTİKA 
Suudı Kralı Çözmeli 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grubundaki konuşmasında Körfez'in büyüğü olarak Suudi Arabistan Kralı'nın Katar krizini çözmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın'ı da andığı konuşmasında özetle şöyle dedi: "Katar'a yönelik mesnetsiz iddialarla başlayan bir krizle karşı karşıya kaldık. Türkiye olarak tavrımızı en baştan koyduk. Yaptırımların uzandığı yerlere bakıldığında da çok ciddi bir yanlışa düşüldüğünü görüyoruz. Bir ülkenin halkını her alanda tecrit etmeye kalkmak, insani değildir, İslami hiç değildir. Katar, teröre destek veren değil tam tersine bölgemizde çok ciddi yıkıma ve acıya yol açan terör örgütü DEAŞ'a karşı Türkiye ile birlikte en kararlı duruşunu gösteren ülkedir. İftira kampanyalarıyla Katar'ı adeta bir suçlu gibi göstermenin bölgeye hiçbir faydası yoktur. Şayet Türkiye ve Katar'ın desteği olmasaydı, Suriye'deki muhaliflerin DAEŞ ve zalim rejime karşı direnebilmesi mümkün değildi. Her şeyden önce Katar İslam dünyasının son dönemde yaşadığı sıkıntılar karşısında bağımsız duruş sergileyebilen, kendi politikalarını oluşturabilen bir ülkedir. Bu bakımdan Katar, bölge ve dünya siyasetinin iki buçuk milyon nüfusundan ve 11 bin 500 kilometrekare yüzölçümünden çok daha fazlasını ifade ediyor. Hakkında adeta bir idam kararı verilen bir ülke sözkonusu. Gıdası, ilacı aklınıza ne gelirse kesmek suretiyle böyle bir sıkıştırmayla uçuş alanlarını kapatmakla karşı karşıya kalan bir ülke var. Bunlar düne kadar, birbirleriyle samimi hatta akrabalık bağları olanlar bile var aralarında, bu kadar ileri derecede ve ondan sonra kalkıp bunu yapacaksınız. Bu olacak iş değil. Onun için yine söylüyorum, 'Hadimul Haremeyn Eş Şerifeyn, Suudi Arabistan Kralı, Körfez'in büyüğü olarak bu işi çözmelidir, bu iş için atılması gereken adımlara öncülük etmelidir. PYD ve YPG, PKK'nın düşük çocuklarıdır. İyi terörist kötü terörist olmaz bunların hepsi kötüdür. Bunlarla beraber olmanız yakışmaz, hele ABD'ye hiç yakışmaz. PYD'ye, YPG'ye verilen silahların ülkeme tehdit oluşturmadığını bana kim garanti edecek? Dost acı söyler ama gerçeği söyler. 15 Temmuz'da kimlerin darbelere karşı olduğunu çok iyi biliyoruz. Şu anda Körfez'de oynanan oyunun içerisinde de bu aktörlerin rol almadığını kimse iddia edemez."
Hürriyet
 
İnsanlığa Hizmette Bizi Durduramazlar 
Başbakan Binali Yıldırım, "Allah'ın izniyle insanlığa hizmet yolunda bizi kimse durduramaz. 15 Temmuz alçakları bunu denedi, başaramadılar" dedi. Başbakan Yıldırım, İstanbul Tuzla'da Piri Reis Üniversitesi'nin mezuniyet törenine katıldı. Yıldırım'a konuşmasından önce fahri doktora tevcih edildi. Üniversitenin adını Osmanlının unutulmaz denizcisi Piri Reis'den aldığını hatırlatan Yıldırım, "Piri Reis 500 yıldan fazla bir süre önce bugün de hala merak konusu olan dünya haritasının orijinaline yakın bir şekilde yapmayı başarmış bir büyük denizcidir. Kitabı Bahriye adlı eseriyle kendinden sonraki nesillere çok büyük eser bırakmıştır. Bu üniversiteden mezun olan her öğrenci, Piri Reis'in öğrencisidir" dedi. Hükümet olarak hayata geçirdikleri hizmetlerden söz eden Yıldırım, "Allah'ın izniyle insanlığa hizmet yolunda bizi kimse durduramaz. 15 Temmuz alçakları bunu denedi, başaramadılar. Millet gereken dersi verdi. Bayrak inmedi, ezan dinmedi" diye konuştu.
Milliyet

Damatlar Serbest Gariban İçeride  
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kadir Topbaş ve Bülent Arınç'ın FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklanan damatlarının serbest bırakıldığını, ancak parası, dayısı ve kayınpederi olmayan garibanların hâlâ içerde tutulduğunu belirtti. Katar kriziyle ilgili açıklamalarını eleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek devlet bunlardan rahatsız değilim. Ben yalanlardan rahatsızım. Yalan söylemenden rahatsızım. O koltukta oturan birisi, yalan söylememeli" dedi. Kılıçdaroğlu partisinin TBMM grup toplantısında, Batman'ın Kozluk ilçesinde terör saldırısında 22 yaşındaki müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın'ın yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, "Annesi onu büyüttü, üniversiteyi bitirdi. Öğretmen olmak istiyordu. Gencecik, küçücük çocuklara müziği öğretecekti. Bu tür dramların yaşanmasını istemiyoruz. Bizim huzura ihtiyacımız var. Bizim birlikte yaşamaya ihtiyacımız var" dedi. İktidar partisinin referandum öncesi seçmenlere "Evet oyu verin, terör bitecek" dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu "Dilimde tüy bitse de ben bunu söylemeye devam edeceğim. Ta ki Aybükeler, rahatlıkla Anadolu'nun her tarafında öğretmenlik yapıncaya kadar. Hep birlikte teröre lanet okuyacağız. Teröre destek verenler, terörü bitirir mi? Teröristlerin arkasını sıvazlayanlar, terörü bitirir mi? Terörü önlemek, akıl işidir. Lafla terör önlenmez" diye konuştu.
Milliyet

SPOR 
A Milli Kadın Basketbol Takımımız, 16-25 Haziran tarihleri arasında Çekya'da düzenlenecek olan Avrupa Şampiyonası'na iddialı gidiyor. Potanın Perileri, Coach Ekrem Memnun yönetiminde önce ilk 5 sıra içinde bulunarak Dünya Şampiyonası vizesi almak, ardından da Türk halkını alıştırdıkları başarılara bir halka daha ekleyerek, madalyaya ulaşmak hedefinde. Zorlu maraton öncesinde MİLLİYET için bir araya gelen Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ile takımın tecrübeli isimleri Şaziye İvegün Üner, Birsel Vardarlı Demirmen ve Işıl Alben de hedeflerinin yüksek olduğunu dile getirerek, sahada başarılı olmak için tüm güçlerini kullanacaklarını söylediler. Cumhurbaşkanlığı Spor Başdanışmanı ve Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, takımdan ilk beklentisinin sahaya çıktıklarında hepimizi gururlandıracak bir tablo olduğunu söylerken, "Milli formayı giymek, 80 milyonun desteğiyle oynamaktır. O ruhla o enerjiyle gösterilecek mücadele, birliktelik, arzu, Türk halkını mutlu edecektir" dedi. Milli takımlar söz konusu olduğunda düşüncelerin hep en üst seviyelerde olduğunu vurgulayan Türkoğlu, "Ama bazı gerçekleri de göz önünde bulundurmalı, olaylara daha gerçekçi bakmalıyız. Bir jenerasyon değişikliği yaşıyoruz. Tecrübeli bir kaç ismimizin basketbolu bırakması, devşirme kontenjanındaki değişiklik mutlaka takımı etkileyecektir. Yeni görev alacak arkadaşların da çok iyi hazırlandıklarını biliyorum. Biz de federasyon olarak onların yanındayız. Bir kısmımız hemen onlarla gidecek, bir kısım da 2. etapta onlara katılacak. Beklentim Dünya Şampiyonası'na katılma hakkı. Bir istikrarımız var ve sürdürmek gerek. Ondan sonra form durumlarına göre madalyayı konuşabiliriz. Sonuçta milli takımlar içinde en başarılı ekip Kadın Basketbol Milli Takımı. Avrupa Şampiyonaları'nda alınan madalyalar, iki kez Olimpiyatlar'a katılmaları unutulamaz. Şu anda daha zor bir süreçten geçiyor olsalar da aynı dereceler çok uzak değil" ifadelerini kullandı. Hem kadınlarda, hem de erkek millilerde jenerasyon değişikliklerinin kendi dönemlerine denk gelmesini nasıl yorumlayacağını sorduğumuz Başkan Türkoğlu, "Eski bir sporcu olarak bunları yaşayan birisiyim. Yönetimimizdeki isimler de o olgunluğa ve birikime sahip. Bizi farklı kılan da bu tecrübenin somut şekilde ortada olmasıdır. Hiçbir zaman hayaller peşinde olmayacağız. Milli formayı en çok giyen eski bir sporcu olarak, milli takım dendiğinde her şeyin farklı olacağını çok iyi biliyorum. İstikrarlı bir şekilde o mücadeleyi verecek isimlerle yola devam edersek, her şeyin üstesinden geliriz. Yönetim olarak çalışmalar yapıyoruz. Kadınlarda getirilen 3+1 kuralı, alttan gelecek isimlere daha fazla fırsat yaratacaktır ve bu da jenerasyon değişimindeki eksikliği hızla giderecektir. Bu şekilde ileriye yönelik hedeflerimiz için de çalışmalarımız devam edecek" diye konuştu.
Milliyet

Fenerbahçe'nin Lyon'dan yeni transferi Mathieu Valbuena müthiş istikrarıyla adeta parmak ısırtıyor. Bilindiği gibi Teknik Direktör Aykut Kocaman'ın en çok önem verdiği konuların başında devamlılık geliyor. Hatta Kocaman daha önce sarı-lacivertli takımda görev yaptığı dönemde, Hamit Altıntop gündeme geldiğinde futbolcunun oynadığı maç sayısının düşük olması ve sık sık sakatlanması sebebiyle bu transferden vazgeçmişti. Bu nedenle deneyimli hoca için yetenek ve karakterin yanı sıra futbolcunun antrenman kaçırmaması, sık sakatlanmaması ve oynadığı maç sayısının çok büyük önemi var. Mathieu Valbuena'nın tercih edilmesinde bu etkenler büyük rol oynadı. Yeteneği ve oyun zekası ile dikkat çeken Fransız futbolcu, yıldız bir isim olmasına rağmen oynadığı takımlarda hiçbir zaman sorun çıkarmadı. Valbuena'nın kariyerinin başından bu yana neredeyse hiç maç kaçırmaması ise transferdeki en büyük faktör oldu. 32 yaşındaki futbolcu 2007-2008 sezonundan bu yana Marsilya, Dinamo Moskova ve Lyon formaları ile toplam 425 resmi maça çıktı. Yetenekli futbolcu her sezon ortalama 42 karşılaşmada görev yaptı. Valbuena kariyerinin en verimli dönemini ise geçen sezon yaşadı. Daha önce de önemli performanslar sergileyen başarılı futbolcu geçen sezon ise kariyerinde adeta zirve yaptı. Lyon forması altında 43 maçta 10 gol kaydeden futbolcu ayrıca 7 asist yaptı. 17 gole doğrudan katkı yapan futbolcu böylece en iyi performansını da 32 yaşında sergiledi.
Milliyet

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önceki gece eşi Emine Erdoğan ile birlikte Tarabya Köşkü'nde verdiği iftarda spor camiasına çok önemli mesajlar gönderdi. Kültürü, sanatı, sporu belli kesimlerin tekelinde tutma saplantısının ülkeye hiçbir faydası olmadığı gibi, tam tersine bu tavrın her alanda üzüntü verici bir sığlığa yol açtığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti: "Teessürle belirtmem gerekir ki Türkiye'nin gücü ve kapasitesiyle kültür, sanat ve spor alanında bulunduğumuz yer uyumlu değildir. İrfandan yoksun bir kültür, sanat ve ahlaktan yoksun bir sporla hiçbir yere varamayız. Bu yaklaşımla bırakınız dünya çapında isimlere ve eserlere sahip olmayı, milletimizin asgari beklentilerini dahi karşılayamayız. Şimdi birileri hemen diyecek ki 'Efendim siz devleti temsil ediyorsunuz, şikayet değil, icraat makamındasınız' bu sözün anlamı, 'kültürü, sanatı, sporu niye yönetmiyorsunuz' ithamıdır. Bana göre bu da bir başka yanlış bakış açısıdır. Devlet kültürde, sanatta, sporda yöneten değil, destekleyen, teşvik eden konumunda olmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son yıllarda tüm sancılarına ve sıkıntılarına rağmen gerek tesisleşme gerekse mücadele bakımından, önemli mesafe kat edilen alanlardan birinin de spor olduğunu belirterek, eskiden sadece birkaç şehre mahsus olan büyük kapasiteli modern statlar, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, kayak pistleri ve diğer tesislerin bugün hızla Anadolu'ya yayıldığını kaydetti. Bakanlık, belediyeler, valilikler ve kulüplerin el ele vererek bu doğrultuda adeta bir seferberlik ruhuyla çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, bu güçlü alt yapı üzerinde gençleri tüm spor dallarında geleceğe daha bilinçli, daha teknik, daha profesyonel hazırlama imkanının elde edildiğini anlattı.
Milliyet

Beşiktaş, Şenol Güneş ile yaptığı sözleşmedeki opsiyon hakkını kullandı ancak hocaya hem iyileştirme yapıp hem de mukaveleyi uzatmak için haber gönderdi. Fakat para konusunda iki cephenin önerdiği arasında büyük fark çıktı. Siyah-beyazlı kulüp, 3 milyon euro öneren Güneş'e iki yıllık sözleşme ve yıllık 2.1 milyon euro teklif etmişti. Yönetim, gelmesi muhtemel olumsuz yanıt karşısında, B planını devreye sokacak. İlk etapta bir yıllık opsiyonu devreye soktuğu için, zaten Şenol Güneş ile bir sezon daha gidecek olan Beşiktaş Yönetimi, yeni sözleşme görüşmelerini ileri bir tarihe erteleyecek. Transfer ve kamp planlaması gibi yeni sezonu ilgilendiren konularda aksaklık yaşanmamasını isteyen siyah-beyazlılar, gerekirse yeni sözleşmeyi ağustos ayında masaya yatıracak. Böylece olası kriz de şimdiden rafa kalkacak. Yönetimin bu hamlesi karşısında takımı zor durumda bırakmayacağı düşünülen Güneş'in de bu tercihe yeşil ışık yakabileceği belirtildi. Daha önce, "Kovsalar da gitmem" diye açıklama yaparak, uzun yıllar kalmak istediğini her fırsatta ifade eden siyah - beyazlı teknik adamın, Güney Kore'den iyi bir teklif alması durumunda bu tutumunu değiştirebileceği iddia edildi. Öte yandan Beşiktaş Yönetimi'nin Güneş'e alternatif olarak yabancı birkaç teknik adamı yedekte tuttuğu öğrenildi. Bazı yöneticilerin, başkan Fikret Orman'a, "Teknik direktörlük konusunda kısa zamanda çözüm bulabilmemiz gereken bir dönemle karşılaşabiliriz. O nedenle adımlarımızı hem sağlam hem de hızlı atmalıyız" diye fikir verdikleri ortaya çıktı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme