18 Haziran 2017 Pazar

18.06.2017 Genel Gündem



18.06.2017

GÜNDEM

Elebaşıdan Yargıtay'a 140 Üye Alınsın Talimatı 
FETÖ soruşturmalarında gözaltına alınan eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı ve Başbakanlık Müşaviri Birol Erdem, savcılık sorgusunun ardından nöbetçi hâkimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Erdem'in öğretmen eşi Gülümser Erdem ise tutuklandı. Birol Erdem'in 38 sayfalık ifadesinden satır başları şöyle: FETÖ'yle ilgili devletin hiçbir kurumunda adli ve idari soruşturma başlamamışken Adalet Bakanlığı Müsteşarı olmamla birlikte mücadeleye başladım. 7 ŞubatMİT krizinden sonra Adalet Bakanlığı'ndaki bu yapıya mensup kişileri tespit ettim. Ayrıca Yargıtay ve Danıştay üyeleri içerisinde bu yapıya mensup olduğuna inandığım kişileri MİT Müsteşarı ve Başbakan'a bildirdim, eski Adalet Bakanları'na ulaştırdım. Gülen Cemaati (FETÖ) ile herhangi bir irtibatım olmadı. Bakanlığa gelene kadar (1998) bir irtibatım olmadı. Bakanlıkta, hâkim ve savcı adaylarına sanıyorum Muzaffer Bayram (eski HSYK Genel Sekreteri) ve Ahmet Toker (eski Yargıtay üyesi) bakıyordu. Ben bu arkadaşlarla yaptığım bir sohbette tartıştım. Bu yapıya mensup kişiler, 28 Şubat'tan sonra alkolü, bürokraside, Yargıtay'da, Danıştay'da var olabilmek ve tasfiye olmamak için ruhsat olarak kullandıklarını söylüyorlardı. Yargıtay'da çalışan bazılarının eşleri başı açık olmakla birlikte muhafazakâr bir bayana uymayacak şekilde giyinmeye başladılar. Bu konuyu eleştirince ortam buz kesti. Bir daha beni sohbetlerine çağırmadılar.
Haber Türk


Pkk'ya Üst Üste Darbe! 
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonları büyük bir kararlılık ve azimle sürdürülüyor. Dün 3 farklı bölgede yapılan operasyonlarda toplam 17 terörist öldürüldü, PKK'nın mağara ve sığınakları tespit edildi, patlayıcıları imha edildi. Erzurum'un Şenkaya ilçesi kırsalında sürdürülen Şehit Jandarma Uzman Onbaşı Doğan Akgöbek 17-19 operasyonunda teröristlerle sıcak temas sağlandı. Çıkan çatışmada 3 PKK'lı terörist ölü olarak ele geçirildi. Bölgede 1 Kanas, 1 Bixi, 1 Kalaşnikof marka silah ve silahlara ait çok sayıda mühimmat ile yaşam malzemesi bulundu. Hakkari'nin Çukurca ilçesinde 11, Şemdinli İlçesinde ise 1 terörist öldürüldü. Sınır hattındaki karakol ve üs bölgelerine saldırı hazırlığında olduğu belirlenen PKK'lılara yönelik Irak'ın kuzeyindeki Nirva Seytu Dağı bölgesine operasyon düzenledi. Silahlı insansız hava araçları (İHA) ile düzenlenen operasyonda iki bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirildi. Teröristlerce araziye döşenmiş el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu ise 2 asker ağır yaralandı. Yaralı askerler helikopterle Hakkari Devlet Hastanesine sevk edildi.
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9084-3,9312
Sterlin: 4,4721-4,4784
Gram Altın: 140,9771-141,4313

Katar Krizi Fırsat Oluyor 
Arap dünyasında yaşanan Katar Krizi, Türk üretici için bir fırsata dönüştü. Suudi Arabistan başta olmak üzere 6 ülkenin diplomatik ilişkilerini kesmesiyle Katar ekonomik anlamda ablukaya girmişti. Ancak kriz sonrası Türkiye'nin devreye girerek ülkedeki insani ihtiyaçları karşılaması, ekonomik alanda yeni bir piyasa yarattı. Konu ile ilgili CNN Türk'de Hakan Çelik'in sorularını yanıtlayan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, krizin patlak vermesi sonrası, Katar'a gönderilen Türk ürünlerine dair önemli bilgiler paylaştı. Çok kısa bir süre önce Katar'a giden ve temaslarda bulunan Bakan Zeybekci, "Türkiye'nin yardımsever tavrı Katar halkı tarafından memnuniyet ve hayranlıkla karşılandı. Türkiye ilk etapta hava yolu ile Katar'ın insani ihtiyaçlarını giderdi. Süt ve süt ürünleri ile yumurta ve tavuk eti Türk Hava Yolları'nın bize anında tahsis ettiği kargo uçakları ile ülkeye ulaştı" diye konuştu. Katarlı bir şirket tarafından gönderilen tüm ürünlerin nakit olarak karşılandığına vurgu yapan Bakan Zeybekci, "Bu açıdan bakınca bir fırsat. Çünkü Katar küçük ve az nüfusa sahip olsa da tüketim hacmi 40 milyon nüfuslu bir ülke gibi. Türkiye'den hava yolu ile insani ihtiyaçlar gitti ama şimdi deniz yolu ile diğer ürünler de gidiyor. Yani daha önce Katar'a hiç satmadığımız ürünleri de ihraç etmeye başladık. Yakın zamanda mini bir Katar Fuarı da düzenleyerek iki ülke arasındaki ticareti genişleteceğiz" dedi. 2016 yılında Türkiye'den Katar'a 850 milyon dolar civarında satış gerçekleştiğini açıklayan Nihat Zeybekci, "Her şerden bir hayır doğar. 2017'de bu rakamı çok daha yukarı çekme fırsatımız var. Katar'ın tüm ihtiyaçlarını karşılamaya hazırız ve bunun için bir fırsat doğdu. Katar'daki market rafları Türk markaları ile dolmaya başladı. Bunu daha da çoğaltabiliriz. Türkiye refleks olarak zayıf olanın yanında yer aldı. Biz kim haklı kim haksız bakmıyoruz. Bu temeli olmayan bir kardeş çekişmesidir ve bir gün son bulacaktır" ifadelerini kullandı.
Hürriyet
 
Yabancıdan 256 Milyon Dolarlık Satış 
İyimserliğin devam ettiği piyasalarda mevcut görünümün devamılılığı konusundaki tartışmalar artmaya başladı. Borsada 100 bin seviyesinin test edilmesinin yanı sıra bir süredir düşüşte olan döviz kurlarının önemli seviyelere geri çekilmesi mevcut görünümün sorgulamasını beraberinde getirdi. İç ve dış piyasalarda iyimserliği destekleyen likidite ortamı ve risk iştahının sürüyor olmasına karşılık yeni beklenti eksikliği dışında gündem biraz daha zorlaştı. Türkiye Merkez Bankası ve ABD Merkez Bankası (FED) toplantıları, Ortadoğu kaynaklı gelişmeler, siyaset, ilk çeyrek ekonomideki büyüme verilerine ilişkin değerlendirmeler, dış borsalar, doların iç ve dış piyasalardaki seyri izlenen gündem konuları. Ortadoğu kaynaklı gelişmelerin bu aşamada piyasalar üzerindeki etkileri sınırlı. ABD'nin Katar ile askeri ve ticari anlaşmalar yapması ortamı biraz yumuşattı. İç piyasalar için önemli referanslardan biri olan dış borsalardaki yükseliş hareketlerinde ivme kaybı ve patinaj görünümü var. Borsa İstanbul'daki çıkış hareketinin yanı sıra Dolar/TL kurunun uzun bir aradan sonra ilk defa 3.50 seviyesinin altına salınım göstermesi dikkat çekti. Ancak 3.50'nin altında kalıcı olmaması ve alımlarla karşılaşması kayda değer. FED son toplantısında beklendiği üzere faiz oranını artırdı. Diğer yandan toplantı sonrası bilanço küçültmeye gidileceğini tekrarlaması faiz kararından daha önemli görüldü. FED bilanço hareketleri ve faiz kararlarının, ABD dolarının iç ve dış piyasalardaki seyri üzerindeki etkisi malum. Bilanço genişleyip faiz düşerken dolar değer kaybetmiş, bilanço büyümesinin durması ve faiz artışıyla birlikte doların tekrar değer kazanmaya başladığı geçmiş fiyat hareketlerine bakıldığında görülecektir. Bu açıdan bu yıl içinde başlaması beklenilen bilanço küçültme operasyonunun dolara etkileri yakından takip edilecek. Ancak işin iyi tarafı küçültmenin yavaş ve tedrici olacağı beklentisi bu aşamada fazlaca bir rahatsızlık vermiyor. Ancak şu vurguyu yapmakta yarar var. Faiz düşüşü ve bol likidite hamlesi ilk FED ile başlamış, daha sonra başta Avrupa ve Japonya olmak üzere diğer merkez bankaları tarafından takip edilmişti. Avrupa ve Japonya merkez bankaları gevşek para politikalarına devam ediyor ve bunu bir süre daha sürdüreceklerini beyan ettiler. FED'in faiz artışı ve bilanço daraltma hamlesi, bu yıl değilse bile önümüzdeki yıllar için dünyadaki diğer öncü merkez bankaları için referans olabilir.
Hürriyet
 
Çiftçiye Yurtdışından Borçlanma Ve Bes Fonları Kapısı Aralanıyor 
Gıda enflasyonu nedeniyle tarımsal üretimin artırılması büyük önem taşırken, bu kapsamda çiftçiye ucuz kredi sağlayacak önemli bir adım atılıyor. Hükümet, Tarım Kredi Kooperatifleri'ne, yurtdışından borçlanma imkânı getirilecek bir düzenleme için kolları sıvadı. Tarım Kredi, yurtiçinde ve dışında fonlardan da borçlanabilecek. Kurum, yurtiçinde İşsizlik Sigortası Fonu'nu ve BES fonlarını da kullanabilecek. Her yıl çiftçi kredileri için 7.5 milyar TL borçlanan kurum, bu ihtiyacını yurtiçindeki bankalardan sağlıyordu. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın yaptığı çalışmayla, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği'nin (Tarım Kredi) finansman imkânları genişletilecek. Konuya yönelik kanun değişikliği Başbakanlık'a sunuldu. Taslak düzenlemeye göre, kanun uyarınca yalnızca yurtiçindeki banka ve finans kuruluşlarından borçlanma imkânı bulunan Tarım Kredi, yurtdışından da borçlanabilecek. Bu imkândan, Tarım Kredi'nin merkez ve bölge birlikleri de yararlanacak.
Haber Türk
 
Hedef 3 Kat Büyüme 
Türkiye'nin 2017 yılı ilk çeyreğinde yüzde 5'lik büyümesine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin dünyada ekonomik büyüklük ve milli gelirde gerçekte çok daha üst sıralarda olduğunu söyledi. Erdoğan, "Asıl olmamız gereken sıralara da geleceğiz. Onun için kayıtdışı, yastık altı bunların hepsini piyasaya sokmanın milli bir davranış olarak gayreti içerisinde olmalıyız" dedi. Erdoğan, "Yaşadığımız onca badireye rağmen 14 yılda 3 kattan fazla büyüttüğümüz ülkemizi yeniden aynı şekilde 3 kat daha büyütmek bizlerin elindedir. Bunu gerçekleştirecek kadrolar burada. Bu başarıyı da hep birlikte yakalayacağız" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genel Kurulu'na katılarak, 2016 yılının ihracat şampiyonlarına ödüllerini verdi. Genel kurulda ihracatçılara hitap eden Erdoğan, ihracatçılar sayesinde yılın ilk 5 ayında ihracatta yüzde 8.9'luk artış kaydedildiğini anlattı. Birinci çeyrekteki yüzde 5'lik büyümenin yüzde 2'sinin dış ticaret kaynaklı olduğunu hatırlatan Erdoğan, yaklaşık 5 çeyrektir büyümeye negatif katkı yapan dış ticaretin bundan sonra yeniden büyümenin lokomotifi haline gelmiş olmasından mutluluk duyduğunu dile getirdi.
Milliyet
 
3.35/2.55 Mi 
Dolar kuru hafta içerisinde 3.48'lere gerilemesine rağmen toparlanarak yeniden 3.50'nin üzerine tırmandı. Ancak dolar/TL'de hâlâ satış baskısı güçlü. Satış baskısını güçlü kılan nedenleri 10 maddede özetlemek mümkün: 1 Teknik olarak 3.94'ten başlayan düşüş trendi devam ediyor. Dolar/ TL'de yeni diplerin ve zirvelerin bir öncekilerin altında oluşması satış baskısının güçlü olduğunu gösteriyor. Dolar/TL 7, 20 ve 50 günlük ortalamalarının altında. Dolar kurunda hedef 3.40-3.35 seviyeleri. Haftalık teknik göstergelerde yön aşağı doğru. 2Merkez Bankası sıkı duruşunu koruyor. Bu nedenle dolar kurundaki aşağı yönlü baskı güçlü. 3ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 16 Haziran'da gerçekleştirdiği toplantıdan sonra dolar kurunda kısa süreli 3.50'nin üzerine doğru bir atak yaşandı. Ancak bunun ne kadar kalıcı olacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Yukarı yapılan atakların zayıf olması satış baskısını da beraberinde getirecektir. Fed toplantısı sonrası hâlâ dolar kurunda aşağı yönlü hareket daha güçlü. 4Dolar kurunun zayıf seyretmesinin bir başka nedeni de ABD Kongresi'nde Trump karşıtı grupların güçlenmesi. ABD Başkanı Trump'ın popülaritesinin düşmesi global bazda dolara olan talebi zayıflatıyor. 5Fed 2017 yılının geri kalanında iki faiz artırımı tahmin ederken piyasalar 1.5 artırım olabileceğini öngörüyor. 6Yaz aylarında döviz girişi artıyor. 7Dolar kurunda volatilite (dalgalanma) azaldı. 8Kurumların beklentilerinde de kurun aşağı yönlü baskıda olduğunu gösteren raporlar yayınlanmaya başladı. Geçtiğimiz hafta Goldman Sachs, "TL'yi deneme zamanı mı?" başlıklı değerlendirmesinde "İyi carry trade getirisiyle TL gelişen piyasalarda öne çıkmak için en ilgi çekici aday" yorumunu yaptı. Goldman Sachs'ın raporuna göre, dolardaki son düşüşe rağmen Türk Lirası, hâlâ gerçek değerinin en çok altındaki gelişen ülke para birimi, olarak değerlendiriliyor. Bankanın hesaplamalarına göre Dolar/TL'nin olması gereken değer, şu anki mevcut seviyeler olan 3.50 değil, 2.50 TL. HSBC ise dolar/TL'de hedef fiyat olarak 3.40-3.35 seviyelerini öngörüyor. 9Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatı 9 Haziran ile biten haftada 387 milyon dolar artarak toplam 165.2 milyar dolara yükseldi. Vatandaşların döviz mevduatındaki artışı 6.1 milyar dolar. Dövize yönelik güçlü talebe rağmen fiyatlar son altı ayın en düşük seviyelerini test etti. 10 Döviz kurundaki beklentilerin kırılmaması hâlâ yurtiçi yerleşik yatırımcılar tarafından güçlü alım dalgasıyla karşılaşmasına neden oluyor. Dolar/TL'ye ilişkin beklentiler kırıldığında asıl düşüş o zaman başlayacak.
Milliyet
 
Kayıt Dışı, Yastık Altı Hepsini Piyasaya Sokun 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Grand Tarabya Otel'de düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genel Kurulu'na katıldı ve işsizlikten 2023 ihracat hedefine kadar birçok konuda çarpıcı mesajlar verdi. Birinci çeyrekteki yüzde 5'lik büyümenin yüzde 2'sinin dış ticaret kaynaklı olduğunu hatırlatan Erdoğan, yaklaşık 5 çeyrektir büyümeye negatif katkı yapan dış ticaretin bundan sonra yeniden büyümenin lokomotifi haline gelmiş olmasından mutluluk duyduğunu dile getirdi. Sanayi üretimindeki tırmanışın devam etmesinin, büyümenin konjonktürel değil üretime dayalı, kalıcı ve sürekli olduğunu gösterdiğinin altını çizen Erdoğan, istihdam rakamının 27.5 milyonu aşarak, 15 Temmuz öncesi seviyesine çıktığını aktardı. Erdoğan, şöyle devam etti: "En kısa zamanda işsizlikte yeniden tek haneli rakamları göreceğimizden eminim. Ekonomideki diğer tüm göstergeler hızlı bir toparlanmaya işaret ediyor. En önemlisi de tüm bu gelişmelerin içeride ve dışarıda birilerinin ısrarla ülkemiz aleyhinde hava oluşturmaya çalıştıkları bir dönemde gerçekleşiyor olmasıdır. Kredi derecelendirme kuruluşları başta bakınız onlar ne dediler ama Türkiye'de büyüme nasıl çıktı. Bunların nasıl ideolojik yaklaştıkları, nasıl Türkiye'ye yönelik bir kumpas gayreti içinde oldukları ortada. Türkiye'nin gerçek potansiyelini, gerçek kapasitesini en iyi bizler ve sizler biliyorsunuz. Ekonomide bulunduğumuz yerin kesinlikle hak ettiğimiz yer olmadığını gördük, görüyoruz. Bugün Türkiye ekonomik büyüklük bakımından dünyanın 17'nci, satın alma gücü bakımından 13'üncü büyük ekonomisidir. Açık konuşmak gerekirse bizim üstümüzde olan ülkelere baktığımızda, her iki kategoride de en az birkaç basamak daha yukarıda olmamız gerekiyor."
Vatan
 
Dünya 
Musul'da 150 Binden Fazla Sivil Mahsur 
Birleşmiş Milletler (BM), Irak'ın Musul kentinin Eski Şehir bölgesinde 150 binden fazla sivilin mahsur kalmış olabileceği uyarısında bulundu. BM Irak İnsani İşler Koordinatörü Lise Grande, terör örgütü DEAŞ'ın Musul'un batısındaki Eski Şehir bölgesinde sivilleri canlı kalkan olarak kullanmak istediğini ve kaçmaya çalışanları vurduğunu belirtti. Grande, "Bölgede 150 ila 200 bin sivilin mahsur kaldığını sanıyoruz. Temiz su ve yiyeceğin bulunmadığı bölgedekiler çaresiz durumda" diye konuştu. Musul'dan halihazırda 860 bin kişinin kaçtığına işaret eden Grande, günde ortalama 8 bin ila 15 bin kişinin bölgeden kaçmaya devam ettiğini söyledi. DEAŞ kontrolündeki bölgeden ayrılmaya çalışan 7 binden fazla kişide kurşun yarası olduğuna dikkati çeken Grande, "Çoğu sırtından yaralanan bu kişilerin keskin nişancılar tarafından vurulduğunu biliyoruz" ifadesini kullandı. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Irak Temsilcisi Bruno Geddo önceki gün, DEAŞ'ın Suriye'nin Musul kentinin batısında 100 binden fazla sivili canlı kalkan olarak kullandığını açıklamıştı. Irak Göç ve Göçmenler Bakanı Casım el Caf ise 14 Haziran'da, Musul kent merkezinin batı yakasında terör örgütü DEAŞ ile devam eden çatışmalardan dolayı evlerini terk eden sivillerin sayısının 690 bine ulaştığını belirtmişti.
Hürriyet
 
'Abd'nin 15 Temmuz'u Önceden Bilmemesi İmkânsız' 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminden ABD istihbaratının önceden haberi olduğuna inandığını söyledi. Putin, ABD'li yönetmen Oliver Stone'un yönettiği 'The Putin Interviews' (Putin Röportajları) isimli belgeselde, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin şu ifadelere yer verdi: "Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin darbe girişiminde yer aldığını hiçbir zaman bana söylemedi. Ama ben şu mantıktan yola çıkabilirim: Eğer Gülen, gerçekten de darbe girişiminde yer aldıysa, o zaman ABD istihbarat güçlerinin olup bitenlerden haberdar olmamasını tasavvur etmek çok zor." Sputnik'in haberine göre, Putin 15 Temmuz darbe girişiminde Adana Incirlik'teki NATO üssünün aktif olarak kullanıldığını da hatırlattı. Putin, "Bu arada Amerikan Hava Kuvvetleri, Türkiye'de Incirlik Üssü'nde bulunuyor. Ki Incirlik'teki askerler darbe girişiminde faal görev aldılar" dedi.
Haber Türk
 
Londra'da Halkın Tepkisi Başbakan'a 
İngiltere'nin başkenti Londra'da dün Kraliçe Elizabeth'in resmi doğum günü kutlanırken, kutlamaya geçtiğimiz salı günü yaşanan yangın trajedisinin gölgesi düştü. Kraliçe Elizabeth yaptığı açıklamada, son aylarda ülkesinin "korkunç trajediler" yaşadığını belirterek, geleneksel olarak resmi doğum günü kutlamalarının yapıldığı günün bu yıl "çok kasvetli bir havada" geçtiğini bildirdi. Kraliçe mesajında ayrıca Manchester ve Londra'daki terör olayları ile salı geceki yangının mağdurlarına yaptığı ziyaretlerde, yardıma ihtiyacı olanlara destek vermek için halkın hızla harekete geçmesinin kendisini derinden etkilediğini bildirdi. Salı gecesi kentin batısındaki Latimer Road semtindeki 120 daireli binada çıkan yangında en az 30 kişi hayatını kaybetmişti. Bazı kaynaklar ölü sayısını 58 olarak verdi. Yetkililerin binadaki çalışmaları devam ederken, Londra çapında olaya isyan eden çok sayıda kişi protesto gösterisi düzenledi. Önceki gün Kensington ve Chelsea Belediyesi binasını basan kalabalık, yangın nedeniyle evsiz kalanların "hemen şimdi" yardıma ihtiyaçları olduğu talebi dile getirmişti. Dün de hükümet yetkilileri, kentte düzenlenen gösterilerle protesto edildi. Sosyal medya platformları üzerinden organize olan binlerce kişi, Londra'nın merkezindeki İçişleri Bakanlığı önünde toplandıktan sonra, Downing Sokağı'nda bulunan 10 Numaralı Başbakanlık konutuna ve İngiliz Parlamentosu'na yürüdü. Gösteriye katılanlar, yangının çıktığı Grenfell Tower'ın güvenlik eksikleri bulunduğu iddiasına ilişkin hükümetten cevap beklediklerini belirtti. Başbakan Theresa May gerekli liderliği göstermediği ve harekete geçmekte geç kaldığı yönünde eleştiriliyor. Bununla birlikte yangında hayatını kaybedenlerin hikayeleri de gün yüzüne çıkmaya başladı. Özellikle yangında öldükleri kesinleşen genç İtalyan çiftin hikayesi ülkeleri İtalya'da büyük ses getirdi ve tepkiye neden oldu. 24 katlı binanın 23üncü katında oturan 26 yaşındaki Gloria Trevisan ve İtalyan sevgilisi Marco Gottardi'nin aileleriyle yaptıkları son telefon görüşmeleri yürek burktu.
Milliyet
 
Trump'tan Küba'yla Normalleşmeye Hayır 
ABD Başkanı Donald Trump, eski başkan Barack Obama'nın ABD-Küba ilişkilerine yeni bir boyut getiren ve ambargo altındaki ülkeyle 50 yılı aşan aradan sonra diplomatik ilişkileri normalleştirme anlaşmasını tek taraflı olduğu gerekçesiyle iptal etti. Miami'de, imza öncesi yaptığı konuşmada Obama'ya ve Küba yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunan Trump, Küba'ya seyahat ve para gönderme kurallarını sıkılaştıracaklarını vurguladı. Geçmişin baskıcı yöntemlerinin yeniden devreye alındığını ifade eden Küba yönetimi ise ABD'den gelen her türlü tehdit ve Küba demokrasine uygulanan her türlü insan hakları ihlallerine rağmen diyaloğa hazır olduğunu söyledi. Küba Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada Küba hükümeti adına ülkeye uygulanan ablukanın sıkılaştırılmasına yönelik Trumpın aldığı yeri karar kınandı. Geçmişin baskıcı yöntemlerinin yeniden devreye alındığını vurglulanan açıklamada "ancak bu politikanın başarısız olduğunu zaten geçmiş gösterdi ifadeleri kulanıldı. Küba hükümeti yaptığı açıklamada, Trump'ın kararını "düşmanca" olarak niteledi ve 'saygılı diyaloğa' devam etmeye istekli olduğunu belirtti. ABD Başkanı'nın söz konusu kararının arka planında, ABD'den Küba'ya para akışını engelleme amacının yattığı tahmin ediliyor.
Milliyet
 
Tanker Çarptı 7 Asker Kayıp 
Japonya'da ABD donanmasına ait USS Fitzgerald adlı destroyer, başkent Tokyo yakınlarındaki Yokosuka kentinin 90 kilometre açıklarında bir yük gemisiyle çarpıştı. Japon haber ajansı Kyodo'nun haberinde, USS Fitzgerald'ın, Filipinler bandıralı yük gemisiyle yerel saatte 2.30 sularında çarpışması sonucu destroyerden 7 mürettebatın kayıp olduğu, 3'ünün yaralandığı bildirildi. Kazada yaralanan ve durumunun ağır olduğu söylenen Fitzgerald Komutanı Bryce Benson ve mürettebattan 2 denizcinin hastaneye kaldırıldığı kaydedildi. Japon Sahil Güvenlik ekipleri de kayıp mürettebatın aranması çalışmaları için devriye gemileri ve bir uçak görevlendirirken Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri (MSDF) de bir helikopter gönderdi. Kazada Tokyo limanına giden Filipinli yük gemisi ve destroyerin hasar gördüğü ifade edildi. Japon Meteoroloji Ajansı, kaza sırasında havanın açık, dalga boyunun yaklaşık 2 metre olduğunu açıkladı. ABD donanmasına ait destroyer ile çarpışan yük gemisini işleten, Japonya gemicilik şirketi Nippon Yusen, gemideki 20 mürettebatının tamamının güvende olduğunu duyurdu. Şubat ayında 21 milyon dolarlık güçlendirme ve bakım çalışması geçiren USS Fiztgerald, Asya-Pasifik bölgesinin güvenliği için Japon donanmasıyla çalışan ABD donanması bünyesinde görev yapıyordu.
Vatan
 
Yine Siyahi İsyanı 
ABD'nin Minnesota eyaletinde geçtiğimiz yıl Philando Castile adlı siyahi genci aracının içindeyken öldüren polis memuru Jeronimo Yanez'e, mahkemeden beraat kararı çıkınca halk sokaklara döküldü. 32 yaşındaki genci beş kurşunla vuran Yanez'in kasten adam öldürmek suçundan mahkum olması beklenirken, çıkan beraat kararını haksız bulan eylemciler, St. Paul kentinde protesto gösterisi düzenledi. Söz konusu karara itiraz eden binlerce gösterici, kararı veren mahkeme heyetinin 'ırkçı' bir tutum içerisinde olduğunu belirterek, "Mahkeme jürisi 12 kişiden oluşuyor. 10'u beyaz, 2'si ise siyahi. Zaten bu oran her şeyi gözler önüne seriyor" yorumunda bulundu. Polisin kendilerine olan bakış açısının bir türlü değişmediğinin altını çizen siyahi gencin annesi Valerie Castile ise, "Oğlumu öldüren polisin ölmesini istiyorum. İnsanlar bu hakları elde edebilmek için öldü ve şimdi biz yeniden onları kaybediyoruz. 1969 yılına geri gidiyoruz. İlk ve tek oğlum öldü çok öfkeliyim" diye konuştu. Castile, 2016'da Minneapolis kentinde aracının içerisinde polis tarafından vurularak öldürülmüştü. Castile'ın kız arkadaşı tarafından Facebook üzerinden canlı yayınlanan olayda, genç adamın polise ehliyetini vermek
Vatan
POLİTİKA
Yürüyüşünüz Lütfumuzdur 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam Huber Köşkü'nde medya temsilcilerine iftar verdi. Yemeğin ardından konuşan Erdoğan, uluslararası karalama kampanyalarına kalemşörlük yapmanın gazetecilik olmadığını belirterek, FETÖ'cülerin servis ettiği çarpıtmaların üzerinden devleti, devletin güvenliğini, ülkenin geleceğini hedef almanın asla gazetecilikle bağdaşmayacağını söyledi. Erdoğan, "Hukuk önünde hiç kimse layüsel değildir, dokunulmaz asla değildir. Kendi istedikleri kararlar çıkmadığında yargı kurumuna saldıranlar en büyük zararı bu ülkeye veriyorlar. Unutmayın adalet yollarda değildir. Adliye binalarındadır. Rahmetli Demirel'in dediği gibi 'Yollar yürüyerek aşınmaz.' Varsa bir haksızlık müracaat edeceğin yer bellidir. Siyasette sözü olanın bunu ifade edeceği yer yol kenarları değil, Meclis kürsüsüdür. Mahkeme kararına itirazın usulleri bellidir. Bunun dışında bir hareket tarzının, ne ülkeye ne millete ne de adaletin tecellisine bir katkısı olmayacaktır. Zira biz ülkemizi güçlü kılmak istiyorsak, biz bu ülkeyi birlik, beraberlik içinde muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak istiyorsak, o zaman ülkeyi karıştırmanın hiçbir anlamı yoktur. Sizin 15 Temmuz'dakilerden ne farkınız var? Onların elinde F-16'lar vardı. Helikopter ile saldırıyorlardı, tanklarla, toplarla saldırıyorlardı. Sizler de şu anda yollarda yürüyüşler yapıyorsunuz. Akşam da karavanlarda istirahat ediyorsunuz, olay bu. Sizler eğer kalkıp da 'TEM'i veya E-5'i de işgal ederiz' filan diyecek olursanız o zaman durum aynı 15 Temmuz'a dönüşür ki ona da tabii müsaade etmek gibi bir lüksümüz asla yok. Zaten yapılan iş şu an hukuki değildir, onu da söyleyeyim. Bunu yasal yollardan, böyle bir adımı atmak suretiyle gidişiniz şu andaki hükümetimizin bir inceliğidir, daha da ileri gidiyorum bir lütfudur. Bunun da çerçevesi içerisinde devamı ama bu şekilde kalkıp da gerek ulusal gerek uluslararası bazda özellikle ülkemizi özgürlüklerin olmadığı bir ülke havasında yansıtmanın gayreti içine girmek asla bu ülkeye bir şey kazandıramayacağı gibi kendilerine de bir şey kazandırmayacaktır. Bunu bir tehdit yolu olarak düşünüyorlarsa hiç mi hiç kazandırmayacaktır. Zira her şey ortada." Erdoğan şöyle devam etti: "Maalesef bizler ülkemizde senelerce haber yerine özellikle de dezenformasyonla ağır bir propaganda bombardımanıyla hep karşı karşıya kaldık. Bilhassa medya dünyasının köşe başlarında bulunanlar, ellerindeki bütün gücü milletin sesini duyurmak için değil, demokrasinin gelişmesi için değil, özellikle de kendi ideallerini yansıtabilmek, bunu özellikle, ısrarla devam ettirebilmek amacıyla kullandılar. Medya, halk adına kamuoyu oluşturan bir kuvvet olmaktan ziyade kendisini siyasetin yargının, yasamanın, yürütmenin, özellikle yerine koyan bir konumda olmuştur. Özellikle darbe dönemlerinde Türk medyasının nasıl kötü bir imtihan verdiğini sizler çok daha iyi biliyorsunuz. 40 yıllık siyasi hayatım boyunca hem yerel hem de uluslararası medyada karalama kampanyalarının muhatabı olmuş birisiyim."
Milliyet
 
Kıskanma Kardeşim 
Başbakan Binali Yıldırım, dün akşam İstanbul'da 3. havalimanı merkez şantiyesinde, işçilerle iftarda bir araya geldi. Yemeğin ardından konuşan Yıldırım, dün (önceki gün) Diyarbakır'da olduğunu hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Diyarbakır'da askerimiz ve polisimizle beraber olduk. Gece yarısından sonra da Lice'ye geçtik. Lice'de 10 bin Mehmetçik, polis, jandarma gece operasyondaydı. Operasyon yapan bu asker ve polislerimizle beraber olduk. Onlarla da sahur yaptık, bugün de buradayız, iftarı birlikte gerçekleştiriyoruz. Bir yandan ülkemizin bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne, kardeşliğimize kastedenlere karşı amansız mücadele ederken diğer yandan da Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak dünyanın en büyüğünün daha büyüğünü İstanbul'da yapıyoruz. Türkiye'ye ve milletimize yakışan bu. Bu hava meydanını biz yapıyoruz ya kıskananlar var, kıskanma kardeşim biraz daha fazla çalış senin de olsun. İster kıskansınlar ister kıskanmasınlar işte görüyorsunuz arkamızda dünyanın en büyük eseri yükseliyor. Bu eser, Türk milletinin azmini, gücünü, kararlılığını ve geniş vizyonunu gösteriyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 15 yıl boyunca memleketin her köşesine dev eserler yaptık."
Milliyet
 
Chp, Toplantıları Yolda Yapacak 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından başlattığı "Adalet Yürüyüşü" nün 3. gününde parti içi toplantılarının da yolda yapılması kararlaştırıldı. Kılıçdaroğlu yürüyüşün 3. gününde Kahramankazan ilçesinin girişinden, Kurtboğazı mevkiine kadar olan yaklaşık 16 kilometreyi üç ayrı bölümde tamamladı. Kılıçdaroğlu'na EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ile eski İstanbul Milletvekili Levent Tüzel de eşlik etti. Kılıçdaroğlu'nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu, oğlu Kerem Kılıçdaroğlu ve oğlunun nişanlısı Mine Alşan da dünkü etaba katıldı. Yürüyüş güzergâhında İngilizce "adalet" anlamına gelen "justice" pankartı da taşındı. Kılıçdaroğlu, yürüyüş başlarken "Adalet yürüyüşümüzün 3. günü. Yine büyük bir azim ve kararlılıkla adalet için yürüyeceğiz. Değişik kesimlerden özellikle iktidar kanadından eleştiriler geliyor, saygıyla karşılıyoruz. Yürüyüşümüz onları rahatsız ediyor, umarım duyarsız vicdanlar duyarlı hale gelir. Bir haber aldım, Ömer Faruk Kavurmacı'nın tekrar tutuklanması için bir kararın çıktığı söylendi. Bu kararı doğru bulmadığımı ifade etmek isterim. Yargıda çifte standart olmamalı. Asıl olan tutuksuz yargılamadır. Zaman zaman eleştirdik, yargının bu tür kararlarının doğru olmadığını, çifte standart yarattığını ve toplumu ayrıştırdığını ifade ettik. Ben kesin mahkumiyet kararı çıkmadığı sürece insanların tutuklanmalarını doğru bulmuyorum" dedi. Kılıçdaroğlu, Kahramankazan tabelasının önünde yaptığı açıklamada da "15 Temmuz şehitlerinin olduğu topraklardayız, Kazan ilçemiz 15 Temmuz'dan sonra gösterdiği başarı dolayısıyla TBMM tarafından oybirliğiyle Kahramankazan olarak adlandırılmıştır. Bütün Kazanlılara 15 Temmuz darbe girişimi sırasında verdikleri mücadeleden dolayı teşekkür ediyorum. Onlara şükran borçluyum. Bu yürüyüşümüz bir adalet yürüyüşüdür, şehitler için yürüyüştür, adaletsizliğe uğrayanlar için bir yürüyüştür. Bu yürüyüşün siyasi, etnik, inanç kimliği yoktur. Bu yürüyüşün temel öznesi insandır, insan adalet istiyor, hep birlikte adalet istiyoruz. Adalet, adalet ve adalet. Adaletten yana olan herkesi kucaklıyoruz ve herkesi bekliyoruz" dedi.
Milliyet

SPOR 
Kadınlar Avrupa Şampiyonası'nda B Grubu'nda mücadele eden Türkiye, kader maçında İtalya'yı 54- 53 yenmeyi başardı, çeyrek final oynama hakkı kazandı. İtalya gibi skorer bir takımı yenmenin yolu savunmadan geçiyordu ve millilerimiz takım halinde bu görevi çok iyi yaptı. Coach Ekrem Memnun, bu maçı az oyuncuyla oynama yolunu seçti. Benchten gelen isimlerden çift haneli süreler alan isim sadece Olcay olurken, maçın tamamını çift guarda oynayarak tempoyu istediğimiz düzeyde tutmak da galibiyeti getiren etkenlerdendi. Ancak bir isim var ki, dünkü performansı tek kelimeyle muhteşemdi. Quanitra Hollingswort, 54 sayının 29'unu atarken, 54 ribauntun da 21'ini aldı ve çok özel bir performansla sahneye çıktı. Boyalı alanı domine eden devşirme yıldızımız, daha ilk yarıda double double performansa imza atarken, çok düşük bir yüzdeyle hücum eden ekibimize de her sıkıştığında nefes aldırdı. Rakibin uzunlarıyla buldukları üçlükler zaman zaman planlarımızı sekteye uğratsa da, onların istediği hızlı hücumları vermeyişimiz, savunma planlarının yine de işlemesini sağladı. Bu kadar kötü hücum edip, potamızda hızlı hücum sayı görmeyişimizin nedenlerinden birisi de Tuğçe oldu. Hücum ribauntlarında devleşen Tuğçe, 12 ribauntunun 7'sini rakip sahada aldı ve İtalyanlar'ı koşturmadı. İlk üçlüğünü 6. denemesinde Işıl ile, ikincisini de son periyotta çok kritik bir anda Birsel ile bulan ve 13'te 2 isabetle maçı tamamlayan millilerimiz, Zandalasini'nin ekstra performansına rağmen, bu savunmayla daha da erken maçı koparabilirdi ama hücumda bir türlü istenen dış katkı gelmeyince, amacına son topta ulaşabildi. 11 saniye kala Q'nun faul atışıyla öne geçtikten sonra, son hücumu savunmayı başaran millilerimiz böylece çeyrek finali garantiledi.
Milliyet
Galatasaray, Bafetimbi Gomis transferinde çok sağlam bir sözleşme hazırladı. Kalbinde daha önce yaşadığı ritim bozukluğunun tekrarlamasından veya futbol oynamasına engel olacak bir noktaya gelmesinden çekinen Cim-Bom, bu nedenle sözleşmeye tek taraflı fesih maddesi ekledi. Böylece Gomis, Galatasaray çatısı altında herhangi bir sorunla karşılaşırsa sözleşmesi tek taraflı olarak iptal edilebilecek. Yapılan anlaşmaya göre sarı-kırmızılılar, mukavele süresine göre çok düşük bir tazminat ödeyecek. Çarşamba gününden beri Fransa'da bulunan sportif direktör Cenk Ergün ile kulüp doktoru Yener İnce'nin, 2 günlük kontroller ve sonuçların incelenmesinden sonra olası problemleri bir rapor haline getirmesi bekleniyor. Bu durum da sözleşmede yer alacak. Gomis ile seneliği 3 milyon eurodan 3 senelik anlaşma yapan Cim-Bom, ayrıca her puan başı 5 bin euroyu futbolcunun hesabına yatıracak. Galatasaray, bu transfer için Premier Lig ekibi Swansea'ya da bonservis bedeli olarak 2.5 milyon euro verecek. Gomis ve menajerinin, prensipte kabul ettikleri tek taraflı fesih maddesini de içinde barındıran mukaveleyi imzalamaları halinde Galatasaray ünlü golcüyü İstanbul'a getirecek.
Milliyet
Beşiktaş Kulübü ile kaptan Oğuzhan Özyakup arasında kısa süre önce imzalanan 5 yıllık yeni sözleşmede özel şartlara bağlanan bir serbest kalma maddesi bulunduğu ortaya çıktı. Siyah-beyazlı takımın üst üste elde ettiği iki şampiyonlukta büyük payı bulunan 24 yaşındaki yetenekli futbolcunun yeni mukavelesinde 12 milyon euroluk özel bir "çıkış" maddesi olduğu belirlendi. Oğuzhan tarafından sözleşmeye koydurulduğu öğrenilen maddeye göre Avrupa'nın önde gelen 5 kulübü bu bedeli Beşiktaş'a ödeyerek yıldız futbolcuyu hemen kadrolarına katabilecek. Başka bir deyişle Roma, Napoli, Sevilla, Atletico Madrid ve Monaco için Oğuzhan'ın bonservis bedeli 12 milyon euro olarak tespit edildi. Sözleşmedeki özel maddede Avrupa'dan başka bir kulübün isminin yer almadığı aktarıldı. Buna göre Roma, Napoli, Sevilla, Atletico Madrid ve Monaco kulüpleri 12 milyon euro ödeyerek milli futbolcuyu transfer edebilecek ancak diğer kulüplerin böyle bir hakkı bulunmuyor. Transfer teklifi başka bir ekipten gelirse Oğuzhan'ın bonservis bedeli Beşiktaş tarafından belirlenecek.
Milliyet
Fenerbahçe Yönetimi, kadrosunu yenilemesinin ardından yeni sezon için kaptan değişikliğine de gidiyor. Sarı-lacivertliler, takıma geldiği günden itibaren yaşantısıyla tam not alan Simon Kjaer'i kadroda tutup kaptanlık görevini üstlenmesini istiyor. Danimarkalı futbolcu takımdan ayrılmayı planlasa da henüz somut bir girişimin olmamasının ardından Kjaer'in son kararı bekleniyor. Yönetim, Teknik Direktör Aykut Kocaman'ın kalmasını istediği oyuncuya böyle özel bir görev vererek ikna yoluna gidecek. Taraftarın en çok sevdiği isimlerden biri olan Kjaer, mücadeleci ve agresif yapası ile de dikkat çekiyor. Özellikle bu sezon saha içinde mağlubiyeti kabul etmeyen isimlerin başında olan futbolcu yeni sezonda bu özel görev ile hem savunmanın hem de takımın lideri olacak. Ayrıca Kjaer'e bu görevin teklif edilmesinin bir nedeninin de mevcut kaptan Volkan Demirel'in yeni sezonda ikinci kaleci olarak takımda kalmasının planlanlanması olduğu ortaya çıktı. Volkan Demirel'in yedeğe çekilmesinin ardından saha içinde yeni bir lidere ve kaptana ihtiyaç duyuldu. İdareciler ayrıca Volkan'ın oynadığı pozisyon gereği kaptan olarak oyuna ve takıma müdahalesinin sınırlı olduğu konusunda da fikir birliğine vardı. Bu nedenle hem Kjaer'i takımda tutmak hem de saha içinde daha aktif olan bir ismin lider olması için böyle bir teklif yapıldı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme