19 Haziran 2017 Pazartesi

19.06.2017 Genel Gündem



19.06.2017

GÜNDEM

İneğiyle koyunuyla sığınıyorlar 
Meclis Mülteci Hakları Alt Komisyonu Başkanı AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, Türkiye'nin geçen hafta 3 milyon 350 bini resmi sığınmacı sayısıyla dünyada lider olduğunu belirterek, "Bize gelen sığınmacılar inekleriyle geliyor, diyorlar ki 'Benim ineğim var, koyunum var.' Onları da getiriyor. Dünyanın hiçbir yerinde ineğiyle sığınmak isteyen insan yok" dedi. Komisyona bilgi veren Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Emin Bozoğlan, "Savaştan bu yana Türkiye'de doğan 240 bin civarında Suriyeli çocuk maalesef vatansızdır" dedi. Bu veriyi doğrulayan Uslu, "Baştan beri bu 240 bin çocuğa otomatik olarak vatandaşlığı verelim görüşündeyim. Bizde toprak esaslı vatandaşlık yok, kan esaslı vatandaşlığı kabul ediyoruz. Anne babaları buradaysa muvafakat isteyelim, en azından bu çocuklar bir yere ait olduklarını fark ederek doğsunlar" dedi. Türkmenevi Başkanı Davut Karataş da her gün tanık olduğu kaçak geçişlerden örnek vererek, "Dün bir arkadaş görmüştüm, 2 bin 500 dolar para vererek kaçakçı aracılığıyla girmiş. Burada ciddi rant dönüyor. Bir aileyi geçirmek için 10 bin dolar para vermek durumundasınız. Hâlâ bu iş yaygın olarak devam ediyor" dedi. İlginç mülteci örnekleri anlatan Atay Uslu da şunları söyledi: "Türkiye'de bugün itibariyle 3 milyon 30 bin kayıtlı Suriyeli var, kayıtsız hâlini bilmiyoruz. 150 bin civarında Irak'tan gelen var. 170 bin civarında uluslararası koruma başvurusu sahibi kişi var (Afganistan, Myanmar, Filistin gibi üçüncü ülkeler). Kayıtlarımızda 3 milyon 350 bin koruma statüsü sahibi yabancı var. Bu rakam, dünyada en çok sığınmacı sahibi ülke yapıyor bizi. Bu kadar sığınmacıya bu kadar kısa sürede ev sahipliği yapabilecek ülke yok. Toplumumuz bunu ciddi bir şekilde kabullenmiş. Avrupa'daki gibi yabancı düşmanlığı boyutunda bir olay yok. Avrupa'daki sığınmacı mantığıyla buradaki süreci yönetmemiz çok zor. Dünyanın hiçbir yerinde ineğiyle başka bir yere sığınmak isteyen insan yok. Geçen hafta Ankara Valiliği sokaklardaki dilencilerle ilgili bir operasyon gerçekleştirdi, 860 dilenci yakalandı, bunların 55 tanesinin yabancı olduğu görüldü. Geri kalanları Türk. Yani, Türkler bunu suiistimal ediyor, böyle bir yanlış algı oluşmasına da sebep olunuyor."
Hürriyet
  

Kışla geçici olarak kapatılacak 
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Manisa 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlasında görülen gıda zehirlenmesi vakalarına ilişkin Genel Kurulu bilgilendirdi. Manisa 1. Eğitim Tugayındaki ilk zehirlenme vakasının 23 Mayıs'ta akşam yemeğinde görüldüğünü, 5 bin 820 askerden bin 47'sinin yemekten etkilendiğini bildiklerini ifade eden Işık, şunları kaydetti: "Bu bin 47 askerimizin 209'u hastanelere sevk edildi. Hastanelere sevk edilen askerlerimizden Hüsnü Özel hayatını kaybetti. Hayatını kaybetme sebebi henüz otopsi raporu çıkmadığı için resmi olarak açıklanmamakta. Burhan Güvenen adlı askerimiz de yoğun bakımda. Edindiğim bilği askerimizin hayati tehlikesi olmadığı yönünde. Olayın hemen ardından idari ve adli tahkikata başlandı. İncelemeler sonucunda o gün verilen hindi etinde salmonella bakterisi tespit edildi. Bu teşhisten sonra ilgili firmanın yemek ihalesinin feshedilmesi süreci başlatıldı. Hazır yemek paketi uygulamasına geçilmiştir." Işık, yemek firmasına ait ihalenin fesih yazısının 16 Haziran'da Bakanlık tarafından ihaleyi yapan bölge tedarik başkanlığına ve gerekli tedbirlerin alınması için daha önceden bilgilendirilen bölge komutanlığına gönderildiğini söyledi. Bunun ardından birlikteki yemek kontrol teşkilatı mensuplarının tamamının da değiştirildiğinin altını çizen Işık, "Bu olaydan sonra 16 Haziran 2017'de aynı kışlada bu defa da 69 askerimizin şikayeti oldu. Bu askerlerimiz hemen müşahade altına alındı. Dikkat çekici olan bu 69 askerimizden 62'sinin aynı bölükten olmasıdır. Bu vakanın sadece yemekten zehirlenme durumu ile ilgili olmayabileceğini, başka dış etkenlerin de olma ihtimalini ortaya çıkardı. Olayı haber alır almız Kara Kuvvetleri Komutanımızla birlikte Manisa'ya gittik. Hiçbir ihtimalin dışlanmadan her türlü çalışmanın yapılmasının gerekliliği kanaatine vardık. Bu çalışmalar yapılıyor" dedi.
Milliyet
 
 
Bir ayda 4'üncü zehirlenme 
Manisa 1'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı'nda 23 Mayıs'ta Albay Arif Seyhun Kışlası'nda 1049 asker gıda zehirlenmesi nedeniyle hastaneye kaldırılmış, er Hüsnü Özel yaşamını yitirmişti. Bu olaydan 4 gün sonra, 27 Mayıs tarihinde bu kez, Kırkağaç 6'ncı Jandarma Komando Er Eğitim Alayı'nda zehirlenme vakası yaşanmış, 70 asker hastaneye kaldırılmıştı. 16 Haziran cuma günü ise Manisa 1'inci Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı General Seyfettin Çalbatur Kışlası'nda 69 asker hastanede tedaviye alınmış, ardından hepsi taburcu edilmişti. Bu sefer Albay Arif Seyhun Kışlası'nda yaşanan zehirlenme vakası akşam yemeğinin hemen ardından gerçekleşti. Yüzlerce asker kıvranarak hastaneye kaldırıldı. Konuyla ilgili adli soruşturma başlatıldığını belirten Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celattin Şimşek, "17 Haziran 2017 tarihinde Manisa'da bulunan Albay Arif Seyhun Kışlası'nda, akşam yemeğinin ardından bir grup askerin baş dönmesi ve mide bulantısı şikayeti ile müracaatı üzerine gıda zehirlenmesi tanısı konulmuş ve il merkezinde bulunan çeşitli hastanelere, ilk belirlemelere göre 731 askerimizin sevki sağlanarak tıbbi müdahale gerçekleştirilmiştir. Tedavi sonucu şu an itibariyle hayati tehlikesi olan askerimizi yoktur" açıklamasında bulundu. Başsavcılık, askerlere zehirlenme tanısının konulduğunu ve olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında kışlaya yemek sağlayan şirketin 21 çalışanının da gözaltına alındığını duyurdu. Manisa Valiliği, Albay Arif Seyhun Kışlası'ndaki akşam yemeğinin ardından rahatsızlanan askerlerden 20'sinin daha tedavi gördüğü hastanelerden taburcu edildiğini açıkladı. Dün saat 14.00 itibariyle 24 askerin hastanelerde tedavisine devam edildiği belirtilen açıklamada, "Manisa Devlet Hastanesi'nde 11, Merkez Efendi Devlet Hastanesi'nde 5, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde 8 asker müşahede altında bulunmaktadır. Tedavileri devam eden askerlerimizin durumu iyiye gitmektedir" denildi.
Vatan
 
Maklube sofrasında bir subay 
İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin, 7 Haziran'da FETÖ/PDY bünyesinde faaliyet gösterdiği gerekçesiyle kayyum atanan Kaynak Holding'e bağlı 19 şirket, 1 vakıf ve 1 derneğin eski ortak ve yöneticilerine düzenlediği operasyonda el koyduğu dijital malzemelerin incelenmesi tamamlandı. İnceleme sonucunda, yönetime ait bir bilgisayarda, holdingin burs verdiği üniversite öğrencileri olduğu öne sürülen kişilerin maklube yemeği yerken, bu kişilerden birinin ise subay üniformasıyla fotoğrafı bulundu. Başka bir bilgisayarda ortaya çıkartılan arşivde de bir holding çalışanın, üst yöneticilerine, amirlerinin yapmış olduğu olumsuzluk, kayırmacılık, hata ve israfları gören çok sayıda çalışanın örgüte burs ve himmet vermek istemediğini anlattığı bir mail gönderdiği belirlendi. Mailde, "Bir arkadaş yemekhanede sohbet ederken artık burs vermeyeceğini ve başkalarından da burs istemeyeceğini söyledi. Sebebini sorduğumda ise kendisinin aldığı 2 bin lira maaştan çocuklarının rızkını kesip burs verdiğini ancak kendisinin bu sıkıntıyı çekmesine rağmen yöneticilerin bolluk ve israf içerisinde kendilerini küçük görüp muhatap bile almadıklarını söyledi" ifadesini kullandığı kaydedildi.
Vatan

EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9184-3,9196
Sterlin: 4,4673-4,4698
Gram Altın: 140,9356-141,0306

Osb'lere kredi faiz desteği sağlanacak 
TBMM Genel Kurulu'nda "sanayi reformu" olarak nitelendirilen torba kanun tasarısının görüşülmesine devam edildi. Tasarının organize sanayi bölgeleriyle (OSB) ilgili maddeleri kabul edildi. AK Parti'nin önergesiyle, yatırımcılara OSB'lerce tamamen veya kısmen bedelsiz parsel tahsisine ilişkin işlemlerde uygulanacak kriterler yeniden düzenlendi. Bedelsiz arsa tahsis edilecek yatırımlara ilişkin istihdam, yatırıma başlama ve tamamlama süresi, tahsis ve devir işlemleri, yatırımın cinsi, konusu, tutarı, yapıldığı yer, teknoloji geliştirme potansiyeli veya kapasitesi ve benzeri hususlar yönetmelikle düzenlenecek. OSB müteşebbis heyetinin yapısında değişikliğe gidiliyor. Müteşebbis heyet, OSB'nin kuruluşuna katılan kurum ve kuruluşların karar organlarında görevli olanlardan veya mensupları arasından tespit edilecek 15 üyeden oluşacak. Müteşebbis heyeti, vali hariç 4 yıl için seçilecek. OSB organlarında görev alanlar, vali hariç diğer OSB'lerin organlarında görev alamayacak.
Haber türk
 
İhale edilen 64 bin konutun%74'ü 'yatay' kuralına uydu 
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ), bu yıl 16 ilde yapımını tamamladığı 10 bin 491 konut ve işyerini sahiplerine teslim etti. TOKİ Başkanı Ergün Turan, yaklaşık 2.5 yıl önce aldıkları önemli kararlardan biri olan yatay mimariye öncelik verilmesi konusundaki çabalarının sonuç vermeye başladığını ve pek çok ilde bu bakışı yansıtacak önemli projeler başlatıldığını belirtti. Bu değişiklikle başta kadim şehirler olmak üzere tüm mekânlarda yatay bir yapılaşmaya öncelik verildiğini vurgulayan Turan, geçen yıl ihale edilen 64 bin konutun 47 bininin, yani yaklaşık yüzde 74'ünün 6 ve daha az katlı binalardan oluştuğunu söyledi. Bu yıl tamamlanan ve sahiplerine teslim edilen konutlara ilişkin bilgi veren Turan, "Bu yıl, şimdiye kadar yapımı tamamlanan Nevşehir, Niğde, Adapazarı, Sakarya, Samsun, Siirt, Sivas, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Şanlıurfa, Van, Yozgat, Karabük, Osmaniye, Düzce'de 10 bin 491 konut ve işyeri teslim edildi" diye konuştu. Turan, bu kapsamda üç yıl içinde ihalesi gerçekleştirilen konut sayısının 93 bini geçtiğini kaydetti.
Haber türk
 
Otomatik bes'te 500 milyon birikti 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) otomatik katılım sayesinde 6 ay gibi kısa bir sürede yaklaşık 490 milyon liralık fon birikimi sağladıklarını bildirdi. Şimşek, AA'ya yaptığı açıklamada, dünyada başarılı örnekleri bulunan otomatik katılım uygulamasının mevcut bireysel emeklilik sistemine bu yılın ocak ayında entegre edildiğini hatırlatarak, bu kapsamda ilk etapta bin ve üzeri çalışanı olan özel sektörün sisteme dahil olduğunu belirtti. Sisteme 1 Nisan'dan itibaren 45 yaş altı kamu çalışanları ile 250 - 1000 çalışanı bulunan özel sektörün de dahil olduğunu anımsatan Şimşek, bu kapsamdaki çalışanların 2 aylık cayma süresinin 15 Haziran'da dolduğunu hatırlattı. Uygulama ile Türkiye genelindeki 2 milyon kamu çalışanının BES'e otomatik katıldığını anlatan Şimşek, memurlarda cayma oranının 7 Haziran itibarıyla yüzde 45 olduğunu kaydetti. K a m u çalışanlarının yüzde 80'inin faizsiz fon tercihinde bulunduğunu bildiren Şimşek, kamu çalışanlarının sistemde biriken fon tutarının da 170.3 milyon lirayı bulduğunu söyledi. Bireysel emeklilik sisteminde katılımcı sayısının 6.8 milyon kişiye, fon tutarının ise verilen devlet katkısıyla toplam yaklaşık 69 milyar liraya ulaştığını anlatan Şimşek, otomatik katılım sistemi sayesinde de 6 ay gibi kısa bir sürede 490 milyon liraya yakın fon birikimi sağladıklarını bildirdi. Şimşek, "Her ne kadar cayma oranları şu an için istediğimiz gibi gerçekleşmese de toplam fon tutarı önemli bir rakama ulaşmıştır" dedi.
Milliyet
 
Yerli teknoloji için 3'lü hamle 
Türkiye 1 Nisan 2016'da devreye giren 4.5G teknolojisini bir yıldan fazla süredir kullanıyor. Ağustos 2015'te yapılan 4 milyar euro'luk 4.5G ihalesinin önemli bir şartı da yerlilik oranıydı. Kademeli olarak yerine getirmesi gereken ve Türkiye'de faaliyet gösteren 3 operatörün de karşılaması gereken yerli teknoloji kullanma oranı birinci yıl için yüzde 30 olarak belirlenmişti. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) bu şartı yerine getirmeyen operatörlere cirolarının yüzde 3'ü kadar ceza kesme yetkisi bulunuyor. BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan geçen hafta Cenevre'de düzenlenen Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi (WSIS 2017) toplantısının ardından konuyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı ve şimdiye kadar ortaya çıkan yerlilik oranının düşük olduğunu söyledi. Bunun altında yatan nedenin yerli malı belgesi olan ürünlerle yerliliği sağlama şartı olduğunu dile getiren Sayan, "Özellikle yazılım konusundaki yerli ürün ve hizmeti kimin nasıl vereceği net değildi. Şimdi bunlar netleşti. Odalar Borsalar Birliği bünyesinde bir komisyon oluşturduk. Komisyonda BTK da var. Artık Türkiye yerli malı yazılım belgesi verebiliyor" dedi.
Milliyet
 
5g'nin öncüsü türk telekom 
Türk Telekom, telekomünikasyon ve teknoloji alanında dünyanın önde gelen oyuncularının bir araya geldiği, 5G Dünya Zirvesi'ne (5G World Summit) katıldı. 13 - 15 Haziran'da Londra'da düzenlenen zirvede, Türk Telekom Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Hakan Dursun; Türk Telekom'un yeni nesil şehirler, makineler arası iletişim, nesnelerin interneti gibi çözümleriyle birlikte 5G teknolojisi için yaptığı hazırlıklardan söz ederken, 5G'nin getireceği yenilikler ile ilgili bilgiler de paylaştı. Dursun şunları söyledi: "1 Nisan 2016 itibariyle ülkemizde kullanılmaya başlanan LTE teknolojisini çok hızlı bir şekilde tüm Türkiye'ye yayarak, kısa sürede yüzde 75 kapsama alanına ulaştık. Türk Telekom olarak, 5G teknolojilerinin geleceğine yönelik öncü çalışmalarımıza da devam ediyoruz. Bu bağlamda iştiraklerimizden Argela, 5G teknolojileri alanında geliştirdiği ProgRAN ile dünya genelinde kullanılacak 5G uyumlu baz istasyonlarını tasarlıyor ve 5G'nin standartlarını LTE lansmanı öncesinden itibaren kodluyor. ProgRAN ile teknoloji sektörünün en büyük organizasyonlarından biri kabul edilen MWC 2017 kapsamında düzenlenen Küresel Mobil Ödülleri'nde, "LTE'nin 5G'ye Evrimine Üstün Katkı" kategorisinde finale kalarak dünya devleri ile birlikte en iyi 5 proje arasında yer alma başarısı gösterdik. Yer aldığımız uluslararası Clear 5G projesi ve iştirakımız Argela'nın Ankara'da kurduğu Türkiye'nin ilk 5G Mükemmeliyet Merkezi gibi çalışmalarımızla 5G teknolojilerinin geliştirilmesine öncülük ediyoruz."
Milliyet
 
'1 $=2.5 tl' hayali gerçek olur mu? 
Amerikan yatırım bankası Goldman Sachs; dolar/ TL'nin adil değerinin 3.50'lerdeki cari seviyeler değil, 2.50 dolar/TL seviyeleri olduğunu yazmış. "İyi carry trade (Ucuz faizli para birimiyle borçlanıp, yüksek getirili para biriminde yatırım yapmak) getirisiyle Türk Lirası, gelişen piyasalarda öne çıkmak için en ilgi çekici aday. ABD'de gevşek parasal koşulların devam edeceği beklentisi de bunu destekliyor" yorumunda bulunmuş. Tüm bu yorumun/ beklentinin kilit kelimesi "iyi carry trade getirisi" yani diğer para birimlerine göre yüksek faiz getirisi vaat etmesi. Geçtiğimiz hafta başındaki yazımda da belirttiğim üzere geçtiğimiz hafta merkez bankalarının haftasıydı. Fed politika faiz oranını 25 baz puan artırırken, hemen ertesinde toplanan Para Politikası Kurulu (PPK) faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmedi. Yellen son verilerdeki zayıflığın geçici olduğunu, Fed'in bilançosunun bu yıl içinde küçültülmeye başlanabileceğini açıkladı. Bunun için de piyasaları çok da fazla rahatsız etmeyecek bir plan dahilinde hareket edileceğini söyledi. Bu plana göre vadesi gelen tahvillerin ilk etapta her ay 10 milyar dolarlık kısmıyla yeniden menkul kıymet alınmayacak. Bu rakam 3 ay boyunca sabit kalacak. Sonrasında devlet tahvili için miktar 6, diğer varlıklar için 4 milyar dolar olarak artırılacak. Böylece 12 ay sonra devlet tahvili için sınır aylık 30, diğer varlıklar için 20 milyar dolar olacak. Yani bu noktaya gelindiğinde Fed bilançosunu aylık 50 milyar dolar kadar küçültülecek. Yellen beklenenden daha şahin bir yol haritası ortaya koysa da piyasalar halen daha Fed'in yavaş hareket edeceğini fiyatlıyor. Son verilerin Yellen'in dediği gibi geçici olarak kötü gelmesi, önümüzdeki günlerde toparlanma yaşanması durumunda piyasa ile Fed arasındaki fark hızlı kapanabilir. Fed ve PPK öncesinde açıklanan 2017 yılı ilk çeyrek büyümesi yüzde 5.0 geldi. Beklentilerin üzerinde çıkan bu "şaşırtıcı" büyümenin kaynakları iç tüketim, ihracat ve kamu harcamaları oldu.
Vatan
 
DÜNYA 
Rumlar isviçre'ye üç hedefle gidecek 
Kıbrıs liderleri arasında, 28 Haziran'da İsviçre'de yapılacak yeni tur görüşmeler görüşmeler için geri sayım sürüyor. Rum yönetiminin, İsviçre'de Crans Montana'da yapılacak ikinci tur Kıbrıs görüşmelerinde, güvenlik ve garantilerde ilerleme olmasını beklediği, güvenlik ve garantiler başlığında üç hedefi elde etmek için konferansa katılacağı kaydedildi. Bununla birlikte Türkiye'nin güvenlik ve toprak konularında adım atacağını öne süren ABD'nin Lefkoşa Büyükelçisi Kathleen Doherty de, "liderlerin izole edilmiş dağlık bir köyde görüşeceklerini ve buradan kaçamayacaklarını" savundu. Rum medyasının, "Üç hedef" manşetiyle verdiği haberlere göre, Rum kesimi lideri Nikos Anastasiadis ve ekibi, toplantının ilk günlerinde Türkiye'den ve Kıbrıs Türk tarafından garantilerin yanı sıra güvenlik konusunda da taviz bekleyecek. Rum medyasına göre, ilk gün talep edilecekler şunlar: Garanti Anlaşması'nın 4'üncü maddesinin 2. paragrafında öngörülen Türkiye'nin Kıbrıs'a tek yanlı müdahale hakkının kaldırılması talep edilecek; Türk askerinin yüzde 80'den fazlasının çözümün ilk gününde çekilmesi, üzerinde uzlaşılacak bir takvim temelinde de nihai çekilme tarihi için tarih istenmesi; Kıbrıslı Türklerin istediği garantilerin, Türk askerlerinin çekilme prosedürü aracılığıyla sağlanabileceği izahında bulunulması. Yani 2-4 yıl içerisinde ve son Türk askeri de çekildiğinde, Kıbrıslı Türkler çözümün işleyebilir ve güvenli olup olmadığını, özellikle ülke yönetimine etkin katılıma sahip olup olmayacakları konusunda net bir görüntü edinecek. Çözüm çökerse, o zaman basitçe, askerler gitmeyecek.
Milliyet
 
Irak musul'da 'son'a ilerliyor 
Irak güvenlik güçlerinin, DAEŞ'in Musul'da elinde kalan son yer olan Eski Kent'e saldırı başlattı. Üst düzey askeri yöneticiler, operasyonun ABD öncülüğündeki koalisyonun gece yarısı hava saldırıları düzenlemesinin ardından dün şafak vakti başladığını söyledi. Musul'un batısındaki Eski Kent'e saldırı, Irak güvenlik güçlerinin ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun desteğiyle aylardır yürüttükleri operasyonun doruk noktası olarak görülüyor. BBC'nin haberine göre de, Terörle Mücadele Servisi'nden üst düzey komutan Abdülgani el Assadi, yaptığı açıklamada, kentin üç tarafının Irak güçlerince çevrilmesi ve diğerinin de Dicle Nehri tarafından bloke edilmesi nedeniyle DAEŞ militanlarının savaşmaktan başka seçeneklerinin olmadığını söyledi. El Assadi "Bu, DAEŞ şovunun son perdesi" ifadesini de kullandı, ancak operasyonun, Ramazan Bayramı'ndan önce bitmesinin zor olduğunu kaydetti. Bununla birlikte DAEŞ, Irak güçlerini Eski Kent'teki Maşahada mahallesinden geri püskürttüklerini öne sürdü. DAEŞ lideri Ebu Bekir el-Bağdadi, üç yıl önce Nuri Camii'nde "halifelik" ilan etmiş ve Musul, örgütün Irak'taki kalesi haline gelmişti.
Milliyet
 
Koltuğu kurtarmak için 10 günü kaldı 
İngiltere'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden çıkış (Brexit) müzakerelerinde elini güçlendirmek için erken seçim kartını oynayan ve kaybeden Başbakan Theresa May'in 10 Numara'daki günleri sayılı. May'in lideri olduğu Muhafazakar Parti içerisindeki değişik kanatlar, Başbakan'a 'ultimatom' çekti. Yerel basında çıkan haberlere göre Muhafazakar Parti'li vekiller, son olarak 58 kişinin öldüğü Grenfell'deki yangın faciasında yetersiz ve geç adım atmakla suçlanan May'e 10 gün süre verdi. May'den bu süre içerisinde Brexit sürecinde herhangi bir yumuşamaya gitmeyeceğini göstermesi ve Grenfell kurbanlarına her türlü yardımı gerçekleştirmesi isteniyor. May istenen adımları atmazsa vekiller, parti liderliği ve başbakanlık koltuğu için seçime gidecek. Kabinedeki bazı bakanların da desteğini alan Brexit yanlısı vekillerin dışında, AB'den ayrılık sürecinin daha yumuşak ilerlemesini isteyen grup da May'e rest çekti. Son anketler, İngilizlerin yüzde 60'ı aşkın bölümünün, Brexit sürecinin daha yumuşak atlatılmasını istediğini ortaya koydu. May'in ülkesini gümrük birliği, ortak pazar gibi uygulamalardan çıkarmamasını talep eden grubun da talepleri yerine getirilmezse Başbakan'a isyan bayrağı açacağı söyleniyor.
Vatan
 
Macron'un ikinci zaferi 
Fransa'da genel seçimin ikinci turu Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Cumhuriyetçi Yürüyüş Hareketi (REM) liderliğindeki ittifak, Ulusal Mecliste çoğunluğu elde etti. Ülkede saat 08.00'de başlayan oy verme işlemi 20.00'de bitti. Seçime katılım ise yüzde 43 ile Fransa Beşinci Cumhuriyet tarihinin en düşüğü oldu. Kamu yayıncısı France 2 TV kanalına göre, REM ile Demokrasi Hareketi (MODEM) ittifakı, 360 milletvekilliğini kazanarak 577 sandalyeli Mecliste hükümet kuracak çoğunluğu elde etti. İkinci turda merkez sağ Cumhuriyetçi Parti'nin (LR) milletvekili sayısı 126'da kaldı. Sosyalist Parti (PS) liderliğindeki ittifak ise 46 milletvekili çıkardı. Marine Le Pen'in aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi'nin (FN) sadece 8 milletvekili çıkardığı seçimde, Komünist Jean- Luc Melenchon'un içinde olduğu ittifak ise 26 milletvekili ile 15 vekili geçti, grup kurma hakkını elde etti.
Vatan
 
Mafyayı aforoz edecek 
Göreve geldiği günden bu yana mafya üyelerine ve yolsuzluğa karışmış kişilere yönelik sert çıkışlarıyla tanınan Katoliklerin ruhani lideri Papa Françesko, kiliseyi mafyaya karşı harekete geçirmeye hazırlanıyor. Vatikan'da geçtiğimiz hafta düzenlenen suç ve yolsuzlukla mücadele konferansına, 50'yi aşkın savcı, Birleşmiş Milletler yetkilileri, piskoposlar ve mafya şiddetinde yakınlarını kaybetmiş kurban aileleri katılmıştı. Konferansı düzenleyen Vatikan yetkilileri yaptıkları açıklamada, mafya ve suçla mücadele için kilisenin yeni bir doktrine ihtiyacı olduğunu belirtti. Vatikan'ın eski BM Büyükelçisi Başpiskopos Silvano Tomasi, "Bundan böyle çabalarımız suçla mücadele için yeni bir zihniyet, yeni bir adalet anlayışı yaratmak olacak" diye konuştu. Papa Françesko 2014'te mafyanın kalbi sayılan Calabria bölgesine yaptığı ziyarette, mafya üyelerinin cehenneme gideceklerini söylemişti. Papa, iş ve siyaset dünyasında yolsuzluklara karışan kişilerin de günahlarının affedilmeyeceğini vurgulamıştı.
Vatan
POLİTİKA
  Söz yeri meclis'tir 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam Huber Köşkü'nde medya temsilcilerine iftar verdi. Yemeğin ardından konuşan Erdoğan, uluslararası karalama kampanyalarına kalemşörlük yapmanın gazetecilik olmadığını belirterek, FETÖ'cülerin servis ettiği çarpıtmaların üzerinden devleti, devletin güvenliğini, ülkenin geleceğini hedef almanın asla gazetecilikle bağdaşmayacağını söyledi. Erdoğan, "Hukuk önünde hiç kimse layüsel değildir, dokunulmaz asla değildir. Kendi istedikleri kararlar çıkmadığında yargı kurumuna saldıranlar en büyük zararı bu ülkeye veriyorlar. Unutmayın adalet yollarda değildir. Adliye binalarındadır. Demirel'in dediği gibi 'Yollar yürüyerek aşınmaz.' Varsa bir haksızlık müracaat edeceğin yer bellidir. Siyasette sözü olanın bunu ifade edeceği yer yol kenarları değil, Meclis kürsüsüdür. Mahkeme kararına itirazın usulleri bellidir. Bunun dışında bir hareket tarzının, ne ülkeye ne millete ne de adaletin tecellisine bir katkısı olmayacaktır. Zira biz ülkemizi güçlü kılmak istiyorsak, biz bu ülkeyi birlik, beraberlik içinde muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak istiyorsak, o zaman ülkeyi karıştırmanın hiçbir anlamı yoktur. Sizin 15 Temmuz'dakilerden ne farkınız var? Onların elinde F-16'lar vardı. Helikopter ile saldırıyorlardı, tanklarla, toplarla saldırıyorlardı. Sizler de şu anda yollarda yürüyüşler yapıyorsunuz. Akşam da karavanlarda istirahat ediyorsunuz, olay bu. Sizler eğer kalkıp da 'TEM'i veya E-5'i de işgal ederiz' filan diyecek olursanız o zaman durum aynı 15 Temmuz'a dönüşür ki ona da tabii müsaade etmek gibi bir lüksümüz asla yok. Zaten yapılan iş şu an hukuki değildir, onu da söyleyeyim. Bunu yasal yollardan, böyle bir adımı atmak suretiyle gidişiniz şu andaki hükümetimizin bir inceliğidir, daha da ileri gidiyorum bir lütfudur. Bunun da çerçevesi içerisinde devamı ama bu şekilde kalkıp da gerek ulusal gerek uluslararası bazda özellikle ülkemizi özgürlüklerin olmadığı bir ülke havasında yansıtmanın gayreti içine girmek asla bu ülkeye bir şey kazandıramayacağı gibi kendilerine de bir şey kazandırmayacaktır. Bunu bir tehdit yolu olarak düşünüyorlarsa hiç mi hiç kazandırmayacaktır."
Milliyet
Yargıyla bizi tehdit ediyorlar 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından tüm tutuklu milletvekili, akademisyen, gazeteci ve KHK mağdurları için başlattığı "Adalet Yürüyüşü" nün 4. gününe dün sabah saat 09.00'da Kurtboğazı mevkiinde başladı. 3 kez mola veren Kılıçdaroğlu, dün yaklaşık 19 kilometre yürüdü. Kılıçdaroğlu, sabah saatlerinde düzenlediği basın toplantısında önceki gün kendisine, partisine ve başlattığı Adalet Yürüyüşü'nü sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "4 gündür yürüyoruz. Adalet için sevgiyle, hoşgörüyle, müzikle yürüyoruz, kimseyi rahatsız etmemeye özen gösteriyoruz. Herkesi kucaklıyoruz. Adalet isteyen kim varsa kucağımızı, gönlümüzü onlara açtık. Buyurun hep birlikte adalet için yürüyelim. Dün, 20 Temmuz darbecisi açıklamalar yapmış, neymiş yürüyormuşuz, akşam karavanda kalıyormuşuz, vallahi benim karavanda altın klozet yok, arzu ediyorsa gelsin, bir gece ben kendisini misafir edebilirim, kendisi karavanda kalsın, ben dışarıda toprakta yatacağım, bir gece. Bizi tahrik etmek istiyorlar, tahriklere kapılmayacağız, yargıyla bizi tehdit etmek istiyorlar, hâkim, savcı çağırırmış. Biz bu ülkede darbecilerin neler yaptığını çok iyi biliyoruz. 70'lerde, 80'lerde 2017'lerde ne yaptılar bunları biliyoruz. Darbeciler tarihin karanlık sayfalarında yer almıştır, mücadele edenler de tarihin ak sayfalarında yer almıştır. Bu kadar eleştiriyorlar ama şu sözü kullanamıyorlar, 'Bizim ülkemizde adalet var, niye yürüyorsunuz' diyemiyorlar. Çünkü onlar da gayet iyi biliyorlar ki adalet yok, bu söylemlerin kaynağı nedir: Acizlik ve zavallılık. Adalet için yürüyoruz biz, adalete karşı değil, ben yine bu 20 Temmuz darbecisine bir soru sormuştum. Benim her sözüme anında cevap veriyor ama bu soruma hiç cevap vermiyor. Sorduğum soru son derece basit ama çok önemli bir soruydu. Namus ve şeref kavramı neyi hatırlatıyor. Bunu bize bir anlatın. Buna şu ana kadar yanıt vermiş değil. Kendisine şunu hatırlatmak isterim. Her firavunun bir Musa'sı vardır, bunu sakın unutmasın."
Milliyet

SPOR 
Süper Lig'de 2016-2017 sezonunu geride bıraktık. Kabul etmek gerekir ki hakem hataları açısından lig tarihinin en kötü dönemiydi. Kritik hata olmayan hafta sayısı yok denecek kadar da azdı. Son düzlükteki başarılı maçlar ise MHK için hayata tutunma oksijeni gibiydi. Türkiye'de pek çok yönetici, futbolcu ve taraftarın hakemliğe bakış genetiğinde her daim senaryo üretmek vardır. Her sezonda kendi dünyalarındaki senaryolarını destekleyecek hatalar bulurlar ve "Bizi şampiyon yapmayacaklar, bizi bu ligde istemiyorlar, şu takımı itiyorlar, bu kadar hata tesadüf mü" önyargıları uçuşur gider. Gelin görün ki Yusuf Namoğlu MHK'sının futbolumuza en büyük katkısı bu senaryoları üretenlerin tezlerini çürütmeleri oldu. Neden derseniz, takım ayırt etmeksizin yapılan hatalar o kadar fazla oldu ki nasibini almayan kalmadı. "En az hakem hatasına biz maruz kaldık" diye düşünen takıma bile yapılan hatalar hatırı sayılır seviyede. Diğer yandan hakemler ve yardımcı hakemler açısından baktığınızda "Biz böyle MHK görmedik" diyenler de hatırı sayılır seviyede. "Rosetti'yi görmüyoruz, acaba görevde mi?" diye merak edip sorandan, "Bir bakıyorsunuz 3-5 hafta evdeyim, bir bakıyorsunuz sonraki 6 hafta boyunca üst üste görevdeyim" diyene, MHK'nın bir türlü aklına gel(e)meyip unutulanlardan, hata yaptıkça ısrarla görevlendirilenlere kadar Bu nedenle Yusuf Namoğlu'nun 3. kez başkanlığa geldiği 2016-17 sezonu milat olarak tarih sayfalarında altın harflerle yerini alacak. Yıllardır kangren olmuş şekilde süregelen kulüp yaklaşımlarını ve taraftarın senaryolarını sadece 1 sezonda altüst etmeyi başarmaları sezonun en büyük kazancı. Kimin lehine ya da aleyhine çok hata olduğunu ayrıştırmanın gerçekten zor olduğu bir sezondu. Hakemlerin görev beklentisi ve adalet sıkıntısında psikolojilerinin bozulması ise en büyük defolarıydı.
Milliyet
Teknik Direktör Şenol Güneş ile 2 sene daha sözleşme uzatarak hem siyah-beyazlı hocanın ücretinde iyileştirme yapan hem de sıkıntılı süreci noktalayan Beşiktaş Başkanı Fikret Orman adeta futbolun anahtarını Güneş'e verdi. Tecrübeli hocaya çok güvendiğini her fırsatta dile getiren Orman'ın, Şenol Güneş'e, "Hocam hiç merak etme. Yönetim olarak sizin vereceğiniz kararların arkasında olacağız. Marcelo ve Oğuzhan'a çok teklif geliyor. Eğer ikisinin toplamı 22 milyon euro olursa bu isimlerin gitmesine izin verebiliriz. Ayrıca onlar gitmek isterse bu iş olur. Ama sizi temin ederim ki ikisi giderse onlar kadar iyi oyuncular alacağız. Bu konuda tereddütünüz olmasın. Hatta gelecek sezon daha güçlü bir Beşiktaş olacak. Hem ligde hem de Avrupa'da zirveye çıkmak için ne gerekiyorsa elimizden geldiği kadar yapacağız" dediği belirlendi. Beşiktaş ile sözleşme yenilediği için çok mutlu olduğunu söyleyen Şenol Güneş'in ise Fikret Orman'a teşekkür ettiği aktarıldı. Öncelikle kadronun korunmasından yana olduğuna vurgu yapan siyah-beyazlı hocanın, "Beni biliyorsunuz, oyuncu satılmasına karşıyım. Ama tabii ki futbolcu gerçek değerini bulursa ve kulüp de kabul ederse oyuncu satılabilir. Ayrıca kadromuzda forma giymeyen ve kenarda bekleyen çok yetenekli oyuncular var. Bu çocukların yedek kulübesinde oturmasına en çok ben üzülüyorum. Onların oynayabileceği kulüplere gitmesi lazım. Takımda mutsuz bir oyuncu olmamalı. Onların mutsuzluğu takıma da yansır. En doğrusu kadroyu azaltmak. Ben kemikleşmiş bir kadroyla yola devam etmek isterim. Böyle bir sistem bizi daha da başarılı yapar" ifadelerini kullandığı öğrenildi.
Milliyet
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, yeni transferler için müjde verirken, sarı-kırmızılı camiaya ve taraftara seslenip, gerekeni yapmalarını istedi. Doğan Haber Ajansı'na konuşan Özbek, transferler için çok çalıştıklarını dile getirerek, "Takımın geçen yılki gösterdiği performans çerçevesinde eksiklikleri net olarak ortaya çıktı. Bunlara bağlı olarak da Sayın Tudor ile Sportif Direktör Cenk Ergün ve scout ekibi çok titiz bir çalışma hazırladı. Her mevkide birkaç isim belirlendi. Bu manada epey süreden beri çalışıyoruz" dedi. Sarı-kırmızılıların patronu, "İnşallah önümüzdeki hafta (bu hafta) Galatasaray uçakları İstanbul'a inmeye başlayacak. Bunun için son derece yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Transfer hassas bir iş. Parasında anlaşırsın, şartlarında anlaşamazsın. Şartlarında anlaşırsın, süresinde anlaşamazsın. Yani atılan imzalar, verilen ya da alınan haklar geri dönmüyor artık. Sadece bugünü bayram yapmak için ileriye dönük Galatasaray haklarından fedakarlık etmeyi yanlış buluyorum. Onun için elimizden gelen bütün gayretle, bütün titizlikle, kontratların Galatasaray için çok iyi tecelli etmesi çalışıyoruz. Süreler bundan uzuyor" diye konuştu. Başkan Özbek şöyle devam etti: "Bu seneyi erken açıyoruz. 13 Temmuz'da maç oynayacağız. Kamp önümüzdeki hafta başlayacak. Dolayısıyla bize elimizi çabuk tutmak için her şeyi yapıyoruz. İnşallah çok kısa sürede de sevindirici haberleri taraftarlarımıza vereceğiz. Bu sene onlardan çok büyük beklentimiz var. Herkes gelsin kombinesini, locasını alsın. Ve Galatasaray'a destek vermek için stada gelsinler. Hiçbir Galatasaraylının şu ya da bu sebepten Galatasaray'a küsme lüksünün olduğunu düşünmüyorum. Bir çok cephede çarpışıyoruz. Bir yandan mali yapıyı düzeltmek isterken, bir taraftan da sportif faaliyetlerde başarıya odaklı çalışıyoruz. Dolayısıyla burada taraftarın ve camianın desteği çok önemli. Ben bu sene olağanüstü bir destek bekliyorum."
Milliyet
Fenerbahçe muhteşem bir sezonu geride bıraktı. Cumhurbaşkanlığı Kupası ile başladığı sezonu bir Türk takımının tarihte ilk kez kazandığı Euroleague şampiyonluğu ile sürdürürken, Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nde de başarılarını taçlandırdı. Bu müthiş hikayenin mimarı Zeljko Obradovic, 3 kupanın önünde gururla poz verirken, hem bu tarihi sezonun formülünü, hem de gelecek için düşüncelerini anlattı Fenerbahçe'nin basketbolda, en büyük hedefine ulaşarak Euroleague şampiyonluğunu yakaladığını belirten ve bunu korumak için daha iyi olmaları gerektiğini vurgulayan Obradovic, "Bu seneki tecrübelerimizden faydalanacağız ama şunu biliyoruz ki, tüm takımlar artık Avrupa Şampiyonu'na karşı oynayacakları için ekstra motivasyonla sahaya çıkacak. İlk yapmamız gereken önce önümüzdeki senenin takımını kurmak, ardından da tüm oyuncuların beynine herkesin bize karşı büyük bir motivasyonla oynayacağını kazımak. Önümüzdeki sezon bu yılkinden çok daha iyi olmamız gerekiyor" dedi. Final - Four sonrası herkesin bir düşüş beklediğini ve bunun da normal olduğunu vurgulayan başarılı çalıştırıcı, "Sorgusuz sualsiz bu oyuncuların karakteri ile ilgili diyebilirim. Daha az süre alan oyuncuların daha fazla katkıda bulunması önemliydi, özellikle çeyrek finaldeki TOFAŞ serisinde bunun artısını yaşadık. Yabancılar içindeki rotasyon da bize güç verdi. Bütün oyuncular bu takımın ne kadar önemli olduğunu, ne kadar katkıda bulunmaları gerektiğini de anladılar. Normalde Final-Four gibi bir organizasyon sonrası kesinlikle düşüş olur ama oyuncularımla gurur duyuyorum, play-off'larda müthiş oynadılar" diye konuştu. Türkiye'de geçirdiği 4 yıl içinde çok büyük mutluluklar yaşadığını anlatan Obradovic, kendisi için çok farklı olan bir anı şu şekilde anlattı; "Euroleague şampiyonluğu sonrasında yine burada düzenlenen medya gününde bana Türkiye'nin dört bir yanındaki meydanlarda finali izleyen insanların fotoğrafları gösterildi. Bu gerçekten inanılmazdı. Onları görmek, özel değil, özelden de öte bir şeydi. Özellikle gençler ve çocukları görmek, onlar için bir şeyler yapabilmek çok önemli. Final-Four sayesinde yeni basketbolcular çıkabilir, çocuklar basketbola başlayabilir, bu inanılmaz bir şey. 13 yıl süren Panathinaikos hayatımda da hep anlattığım bir şey vardı, burada da olan bir şey bu; Yeni bir jenerasyon ve yeni bir Fenerbahçe taraftarı oluşturduk. 7-8 yaşında küçük bir çocuğun gelip oyuncularımla ya da benimle fotoğraf çektirmesi her şeyi anlatıyor."
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme