20 Haziran 2017 Salı

20.06.2017 Genel Gündem



20.06.2017

GÜNDEM

Acemilere Kapatıldı 
Manisa'da meydana gelen 4 zehirlenmenin ikisi 1. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası'nda yaşandı. 23 Mayıs'taki ilk vakada 1047 asker etkilenirken, 17 Haziran akşamı ise 731 asker rahatsızlandı. Bu askerlerden 8'inin tedavisi hastanelerde sürüyor. Zehirlenmelerle ilgili soruşturmalar ise devam ediyor. Sözleşmesi feshedilen Rota Yemekçilik AŞ'ye yönelik operasyonda gözaltı sayısı 24'e yükseldi. Manisa Valisi Hasan Güvençer, kışlada bundan sonraki çalışmalarla ilgili açıklama yaptı. Vali Güvençer şunları söyledi: "Şu anda eğitim gören acemi askerler cuma günü yemin edecekler. Dağıtım birliklerine gönderilecekler. Şimdilik en az bir dönem, belki bu uzayabilir, yeni acemi er sevkıyatı yapılmayacak. Mutfak teşkilatının yeniden hazırlanması, tercih edilecek yöntemle hazırlıkların tamamlanması için böyle bir zamana ihtiyaç var." İlk tespitlerde, su kaynaklarında bir kirliliğe rastlanmadığını kaydeden Vali Güvençer, "Her türlü ihtimal değerlendiriliyor. Yeniden sulara bakılacak ama ilk numunelerde şimdilik olumsuz bir durum yok. Bütün ihtimaller idari açıdan, tıbbi ve teknik açıdan gündeme geldi" diye bilgi verdi. Güvençer, zehirlenmelere tepki gösteren askerler hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı iddialarının ise gerçeği yansıtmadığını söyledi. Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek de sosyal medyada zehirlenen askerlerden 3'ünün öldüğü yönünde paylaşımlar yapıldığını, bunların asılsız olduğunu, kasıtlı yapılan bu paylaşımlarla ilgili soruşturma başlattıklarını söyledi.
Hürriyet


 İstismarla Adalet Aranmaz 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı "Adalet Yürüyüşü" ne yönelik sert eleştirilerini dün de sürdürdü. Erdoğan, dün, Ak Parti kadın ve gençlik kolları tarafından düzenlenen iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, özetle şunları kaydetti: Ak Parti olarak 2002 Kasım ayından beri 15 senedir milletimize hizmet etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu dönemde aklınıza gelen her alanda cumhuriyet döneminin tamamında yapılanların kat be kat üstünde hizmetler verdik. Ekonominin adeta çökme dönemine geldiği bir Türkiye'yi aldık üç kat büyüttük. Bitti dediler, ayağa kalkamaz dediler ama onlar öyle dedikçe biz daha da palazlandık, çok daha da güçlendik. Hiçbir zaman onlar hedeflerine ulaşamadılar. Ama biz hedefe doğru gidiyoruz. Çünkü biz şunu biliyoruz; hedefe ulaşmayan kısrak utansın. Şimdi birileri yürüyormuş. Sokak, cadde, falan filan Aynen tabii Demirel'in dediği gibi 'yollar yürümekle aşınmaz.' Bunlar da bu yolları yürümekle aşındıramayacaklar. Ancak ellerindeki adalet levhalarını, levhalar bile utanır bunlardan, istismarla adalet aranmaz. Adaletin aranacağı yer bellidir. Siz Ak Parti'nin kapatılması davalarının açıldığı o günlerde 'Ankara'da da yargıçlar varmış' diye sokaklara dökülen adamlarsınız. Şimdi kalkıp, utanmadan sıkılmadan Ak Parti'yi adaletsizlikle suçluyorsunuz. Karar yargınındır. Yargının verdiği bu karara da saygı duymak zorundasınız. 'Anayasa devletiyiz, hukuk devletiyiz' diyorsunuz. Anayasa'nın 138. maddesi kim için? Belli bir grup için mi? Kim olursa olsun, eğer birileri bırakın siz hükmetmeyi, tavsiye dahi edemez. Yargıyı baskı altına alamaz. Yargıyı baskı altına almak isteyenler de aynı durumla yarın karşı karşıya kalabilirler. Yargı onlar için de geçerlidir. Partimizin o kapatılma döneminde, hep arkadaşlarıma şunu tavsiye ettim; sabır sabır sabır. 'Men Sabera Zafera' dedik ve sabrettik. Çünkü biz ülkemizin karışmasını istemiyorduk. Biz ülkemizi, hendeklerle, çukurlarla aşanlar gibi, her tarafı bombalarla tehdit edenler gibi şimdi de bu beyefendiler gibi sokaklara dökülmek suretiyle, her tarafı tahrik etmek suretiyle kendimize bir demokrasi mücadelesi tesis etmedik. Tam aksine hukuk içinde mücadeleyi vererek yürüttük
Milliyet

EKONOMİ 

Euro: Euro 3,9262-3,9285
Sterlin: 4,4822-4,4849
Gram Altın: 140,8834-140,9718

Turist Artıyor Gelirler Eriyor  
Türkiye'de turizm sektörü son 20 yılda büyük bir sıçrama yaptı. Ardı ardına yapılan otel yatırımları, yükselen turist sayıları ve artan gelirle Türkiye, dünyada turizm denilince akla gelen ilk ülkeler arasında yer aldı. 2016'da yaşanan olumsuz hadiseler sonrasında turizm gelirlerinde 10 milyar dolar, turist sayısında ise 10 milyon kişilik düşüş yaşandı. 2017'ye gelindiğinde ise Rusların dönüşüyle birlikte turist sayılarında artış yaşandı. 2016'da yaşanan kaybın dışında bakılması gereken noktalar olduğunu ifade eden Turizm Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurlu Başkan Yardımcısı ve Sianji Otel Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır, son 20 yılda yaşanan yükselişin gelirlere yansımadığını, turizmde yeniden yapılanma sürecine girilmesi gerektiğine dikkat çekti. 2000'li yılların başında Türkiye'ye gelen turist sayısının 15 milyon seviyelerinde olduğunu belirten Çakır, "2015'e gelindiğinde ise 36 milyon turiste ulaştık Ancak gelirimiz aynı şekilde artmadı. Turistlerin yaptığı kişi başına düşen ortalama harcama yaklaşık 15 yılda 850 dolardan 705 dolara kadar geriledi. 2017'nin ilk çeyreğinde ise kişi başına düşen ortalama harcama ise 633 dolar seviyesinde. Çok uzun zamanda kazanılan başarılar, çok kısa sürede kaybedildi. Oteller 5 yıldızlı ama hizmet 3 yıldızın altına düştü. Çünkü oteller çok fazla fiyat kırdı. Rus turist sayısı arttı ancak Avrupalı da düşüş var. Almanlar ile hızlı bir şekilde ilişkiler düzeltilmeli. Acil eylem planları oluşturulmalı. Algı yönetimi ile kötü gözüken durumumuz düzeltilmeli. Bizi Orta Doğulu olarak görüyorlar. Avrupalı olduğumuzu tekrar göstermeliyiz. Ciddi şekilde tanıtım atağına kalkmalıyız. Bunları çok hızlı bir şekilde yapmalıyız" dedi. Turizm sektörüne acil olarak 25-30 milyar liralık destek verilmesi gerektiğini söyleyen Çakır, "Sektörün desteğe ihtiyacı var. Devlet güvencesi verilmeli. Çünkü yatırımlar 10 yılda geri döner diye hesaplanırken, yaşanan krizlerin ardından yatırımın geri dönüş süresi 20 yılı aştı. Turizmde KDV düzenlemesi olmalı. Bir çok otel 49 yıllığına kiralık 20 yıllarını doldurdular. Otellerin yenilenmesi gerekiyor. Yatırımın geri dönneyeceği için yenilemiyorlar. Destek verilmezse bir çok otel yabancıların eline geçecek. Desteklerle her yıl yüzde 5 fiyat artarsa 2027'de 100 milyar dolarlık turizm gelirini bile yakalayabiliriz" diye konuştu.
Hürriyet
 
Darbe Vurmasın 
Atina'yı ziyaret eden Başbakan Binali Yıldırım, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'la basın toplantısında "Darbecilerin iade edilmesini arzu ederiz, isteriz. Darbeciler, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilere darbe vurmasın" uyarısında bulundu. Çipras "Yargı kararlarına saygılıyız" derken, AB için destek sözü verdi. Başbakan Binali Yıldırım dün Atina'ya günübirlik bir ziyaret gerçekleştirdi. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras tarafından sıcak bir şekilde karşılanan Yıldırım, 'AB ile yeni bir vizyonla yeni bir başlangıç yapmak istiyoruz' dedi. Çipras, mülteci anlaşması ve Türk vatandaşlarına AB vizesinin kalkması, vaat edilen mali desteklerin sağlanması için Türkiye'nin çok sıkı bir müttefiki olacağını söyledi. İki başbakan, Ege'de tansiyonun düşmesi, 28 Haziran'da İsviçre'de başlayacak 2'nci Kıbrıs konferansının başarıya ulaşması için önümüzdeki dönemde doğrudan iletişim halinde olma konusunda anlaştı. Başbakan Yıldırım düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi: "Görüş ayrılıklarımızın olduğu değil, anlaştığımız konuları öne alarak ilişkileri ileriyle taşımalıyız. Ancak sorunları da görmezlikten gelemeyiz. Bu da kazan-kazan prensibiyle olmalı. Ege'de üst uçuşlar, ihlaller tek taraflı olmuyor, karşılıklı oluyor. Amacımız bunları asgari düzeye indirmek. Olayı tırmandırmamak gerek. Bunun yolu da, doğrudan iletişim içinde olacağız. Zaman zaman biz buluşacağız. Bakanlarımız, danışmanlarımız ve askeri yetkililerimiz bir araya gelerek bu konuda bir ortak akıl bulmak için gayret gösterecekler. Kıbrıs'ın çözülmesi gereken bir mesele olduğunu biliyoruz. Çipras da aynı düşünceler içinde. Çözüm, Kıbrıs'ta Türk ve Rum toplumlarının meselesidir. Garantör güç konumundaki Türkiye ve Yunanistan'ın başbakanları olarak Kıbrıs sorununun çözümü için gereken her türlü katkıyı yapmaya karar verdik. Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları insanlığın ortak mirasıdır. Çalışmaların, Kıbrıs'ın kuzeyi, güneyi, bütün haklar korunarak yapılması gerektiğini ortaya koyduk. 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında bazı Avrupalı dostlarımız maalesef beklediğimiz tepki ve desteği göstermediler. Darbe sonrası yaşananlar ve anayasa değişikliğine yönelik süreç içinde de AB olumsuz tavır içerisine girdi. Bunların, ilişkilerimizin gelişmesine hiçbir katkısı yok. Bunlar geride kaldı. Türkiye, AB ile yeni bir vizyonla yeni bir başlangıç yapmak istiyor. Türkiye-AB anlaşması sağlandığında bir heyecan yaratmıştı. Maalesef kısa sürede akamete girdi ve uygulanmadı. Biz ana karadan adalara geçişi önemli ölçüde kontrol altına aldık. Beklentimiz, temennimiz AB'nin anlaşmanın geri kalan kısımlarını yürürlüğe koymasıdır. Darbecilerin iade edilmesini arzu ederiz, isteriz. Darbeciler, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilere darbe vurmasın. Türkiye zor günler geçirdi. Avrupa'nın bir şehrinde ya da dünyanın bir yerinde terör olayı olmayan gün geçmiyor. Bu nedenle terör olayına bakarken, farklı standartları bırakıp, terörün insanlığın ortak tehdidi olduğu gerçeği ile hareket etmeliyiz. Özellikle Suriye ve Irak'ta yaşananlar, Türkiye'nin terör konusunda karşı karşıya kaldığı riskleri dikkate alırsak, Avrupa'nın güvenliğinin Türkiye ve Yunanistan'dan geçtiğini söylememiz yanlış olmaz."
Hürriyet
 
Anadolujet Yurtdışına Kanatlanıyor 
Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı, geçen yılın son çeyreğinde 386 milyon dolar kazanç sağlayarak yıl içinde oluşan zararı sildiklerini belirtti. Anadolu Ajansı Finans Masası'na konuk olan Aycı, THY ile ortak şirket kurmak isteyenler olduğunu kaydederek, "THY'ye şirketini satmak isteyenler var, fırsatları inceliyoruz. Alitalia şu anda bizim için ana hedef bir şirket değil" dedi. Aycı, 2017'de yolcu sayısını 62 milyondan 69 milyon kişiye çıkarmayı hedeflediklerini aktararak, "Anadolu Jet'i dönüştürüyoruz, yurtdışına uçma ufku var" diye konuştu. Aycı, 2016'da yaşanan Brexit (İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkma kararı), Avrupa ve Türkiye'deki saldırıların hem turizm sektörünü hem seyahat alışkanlıklarını hem de havacılık sektörünü etkilediğini kaydetti. Yakıt fiyatlarında yaşanan düşüşe de işaret eden Aycı, "Bu sektörde en önemli maliyet parametresi, yakıt parametresidir. Dolara karşı yerel para birimlerinin güç kaybetmesi de, yönetilmesi gereken bir başka risk oldu" diye konuştu. Giderleri düşürmeye çalışmanın geçen yılın önemli konularından biri olduğunu vurgulayan Aycı, "Sektörümüz geçen yıl giderlerini yüzde 2.5 düşürebildi. THY ise yüzde 8.9'luk bir gider düşüşü kaydetti" dedi. Geçen yılın ilk 3 ayında yüzde 10 büyüdüklerini hatırlatan Aycı, "337 uçaklık filomuzun içinde 93 geniş gövde, 231 dar gövde ve 14 de kargo uçağı var. Geçen yıl filomuza 43 yeni uçak girdi. Bir önceki yıl da 38 yeni uçak girdi ki, bu yaklaşık 18-19 ayda 81 uçağın filomuza girmesi demek" ifadesini kullandı. Kargo gelirlerinde yaşanan artışa ilişkin de bilgi veren Aycı, "Kargoda geçen yıl yaklaşık 1 milyar dolar bandına ilk kez yükseldik. Bu yıl da bunu 1.2'ye çıkarma hedefi koyduk. Dünya üzerindeki pazar payımızı da 2023'e kadar ikiye katlayacağız" dedi.
Haber Türk
 
Cepte İstek Dışı Aboneliğe Son 
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nca (BTK), tüketicilerin internette gezinirken talep ve onayı olmaksızın istek dışı aboneliğinin gerçekleştirildiği 'katma değerli servisler'le ilgili mağduriyetleri önlemek amacıyla onay zorunluluğu getirildi. Konuya ilişkin karar 30 Haziran'dan itibaren uygulanacak. Abonesi olunan işletmecinin faturasına yansıyan tüm katma değerli elektronik haberleşme hizmetlerini kapsayacak şekilde hazırlanan düzenlemeyle tüketici onayı olmaksızın bu ürünlerin satın alınmasının önüne geçildi. Hazırlanan düzenlemeye göre, Web, Wap, SMS ya da sesli yanıt sistemleri gibi kanallarla yapılan işlemlerde, ücret ve hizmetin kapsamına ilişkin bilgilendirme sonrası belirlenen usullerle aboneden onay alınması sağlanacak. Ayrıca üçüncü taraflarca sunulan hizmetlerde yaşanan sorunlarda tüketicilerin şikayetini ileteceği bir muhatap bulamamasının da önüne geçmek için hizmet ücretinin tahsilatına aracılık eden işletmeciye sorumluluk yükleniyor.
Milliyet
 
Memurların Gözü Zam Pazarlığında 
Yaklaşık 3 milyon 200 bin memur ile 1 milyon 900 bin memur emeklisi, 2018-2019'da maaşlarına yapılacak zammın belirleneceği ağustostaki toplu sözleşme görüşmelerine odaklandı. 2010'daki referandumun ardından toplum sözleşme hakkını elde eden memurlar, gözünü ağustos ayı başında başlayacak dördüncü dönem toplu sözleşme görüşmelerine çevirdi. Görüşmeler, yetkili konfederasyon Memur- Sen ile Kamu İşveren Heyeti arasında gerçekleşecek. Yaklaşık 3 milyon 200 bin kamu görevlisi ile 1 milyon 900 bin memur emeklisi olmak üzere toplam 5 milyon 100 bin kişiyi doğrudan ilgilendiren görüşmeler, 1 Ağustos'ta başlayıp ayın sonunda tamamlanacak. Öte yandan 2016- 2017'yi kapsayan üçüncü dönem toplu sözleşmeyle kamu çalışanlarına 2016 için yüzde 6+5, 2017 için ise 3+4 zam yapılmıştı. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, dördüncü dönem toplu sözleşme görüşmeleriyle ilgili yaptığı açıklamada, toplu sözleşme masasına taşıyacakları taleplerini netleştirme sürecinin devam ettiğini belirterek, bu kapsamda Memur-Sen üyesi her sendikanın üyelerinin fikir ve önerilerini topladığını söyledi. Üyelerinin taleplerinin tekliflere dönüştürülmesi işini disiplinli şekilde yürüttüklerini ifade eden Yalçın, şunları kaydetti: "Bu yöndeki çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki ayın ortalarında bu çalışmalarımızı tamamlamış olacağız. Temmuz ayı itibarıyla Kamu İşveren Heyeti'ne sunacağımız talepler daha görünür hale gelecek." Yalçın talepleri arasında maaşlarda yapılacak artışın önemli bir yer tutacağını dile getirdi.
Milliyet
 
Döviz Borcuna Çifte Önlem 
Ekonomi yönetimi, özel sektörün 200 milyar doları aşan döviz borcu için harekete geçti. Konuya yakın iki kişinin Bloomberg'e verdiği bilgiye göre, 15 milyon doların üzerinde döviz borcu olan öze l sektör şirketlerine hedge (riski sigortalamak) zorunluluğu getirilmesi değerlendiriliyor. Bu kapsamda değerlendirilen bir başka önlem de bankaların özel sektörün döviz borcunun yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan 2 bin döviz borçlu şirkete verecekleri döviz cinsi krediler için daha fazla karşılık ayırması. Ayrıca bu 2 bin şirkete ticari bankaların daha yüksek ücret uygulaması düşünülen önlemler arasında. Hükümet, özel sektörün toplam döviz borcunun kalan yüzde 20'sine sahip 20 bin şirketin de yabancı para cinsinden borçlanmasını sınırlamayı veya yasaklamayı değerlendiriyor. Bu gruptaki şirketlerin alabileceği dövize endeksli kredi, döviz gelirlerine bağlı olarak belirlenecek. Böylelikle döviz geliri olmayan şirketler döviz cinsi borçlanamayacak. Tedbirler, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in başkanlık ettiği geçen haftaki Finansal İstikrar Komitesi'nde görüşüldü. Özel sektörün riskinin boyutunun tespit edilebilmesi için şimdiye kadar en yüksek döviz borcuna sahip 100 şirkete ilişkin veriler toplandı. Peki şirketler kur riskini nasıl azaltacak? Örneğin bir şirketin 18 Aralık 2017 tarihinde ödemesi gereken 10 milyon dolar borcu var. Şirket alternatif hiçbir şey yapmadan Aralık ayını beklerse, doların değer kazanma ihtimali maliyetleri artırabilir. Dolar/TL, 3.50'den 4 seviyesine çıkabilir. Bu da borcun TL bazında 35 milyondan 40 milyona yükselmesi demek. Buna karşın şirket forward işlem yaparak yani hedge ederek zararını limitleyebilir. Bugünden 18 Aralık 2017'deki ödeme için dolar/TL'yi 3.70'e bağlarsa o dönemde döviz ne olursa olsun işlemini anlaşılan kur üzerinden yaparak olası kur artışlarından kendini koruyabilir.
Vatan
 
DÜNYA 

Katar Tatbikatı 
Katar merkezli El Cezire Televizyonu, Katar'daki Türk askeri birliğine takviye kuvvetlerin gönderildiğini iddia etti. El Cezire, Türk askeri birliğinin zırhlı araçlarla sokaklardan geçişi sırasında çekildiği anlaşılan görüntüleri de yayınladı. Haberde Türkiye'nin Katar'a konuşlandırdığı askerin tatbikat yaptığı da belirtildi. Katar Savunma Bakanlığı kaynaklarına dayandırılan habere göre, Türk-Katar ortaklığında dün bir askeri tatbikat düzenlendi. Takviye Türk askerlerin de başkent Doha'ya pazar günü ulaştığı öne sürüldü. Tarık bin Ziyad askeri üssüne ulaştığı belirtilen askeri kuvvetlerin, bölgede müşterek askeri ve savunma imkânlarını geliştirmek üzere uzun süredir tasarlanan plan kapsamında gönderildiği ifade edildi. Habertürk'ün Ankara'da ulaştığı kaynaklar ise Meclis'te onaylanan son anlaşmalar kapsamında Katar'a yeni askeri misyonun gönderilmediğini belirtti. Türkiye'nin Katar'da halihazırda 94 Türk askeri görev yapıyor. Bu arada Katar Dışişleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Es Sani, kendilerine yönelik yaptırımlar kaldırılmadan Körfez ülkeleriyle masaya oturmayacaklarını açıkladı. Es Sani yaptığı açıklamada, "Katar abluka altındayken pazarlık yapmayacağız. Pazarlıklara başlamak için ablukayı kaldırmak zorundalar" dedi.
Haber Türk
 
Terör Londra'nın Yine Peşinde 
İngiltere'nin başkenti Londra'nın kuzeyinde bir kamyonet, Finsbury Park yakınlarındaki camiden, teravih namazı sonrası dağılanların üzerine saldırdı. Saldırı sonucu 1 kişi hayatını kaybederken, 10 kişi yaralandı. 48 yaşındaki kamyonet sürücüsü ise, olaydan sonra kaçmaya çalışırken çevredekilerce yakalanarak polise teslim edildi. Daha çok Asyalı Müslümanların yaşadığı, kuzey Londra'daki Finsbury Park'daki bir camiye yaklaşık 150 metre uzaklıktaki "Muslim Welfare House" adlı Müslüman toplum merkezinden çıkanların üzerine kamyonla saldırı oldu. Dün gece 00.20 sıralarında teravih namazından çıkanların üzerine kamyonetini süren saldırgan, bir kişiyi öldürürken, 10 kişiyi de yaraladı. Görgü tanıkları, kamyoneti "Müslümanları öldüreceğim!" diye bağırarak kalabalığın üzerine süren saldırganın, 48 yaşında olduğu ve çevredekiler tarafından yakalanarak polise teslim edildiği belirtilirken, kişinin, 4 çocuk babası Darren Osborne olduğu açıklandı. Londra Emniyet Teşkilatı, saldırının kurbanlarını soğukkanlılığından ötürü kutlarken, görgü tanıkları, saldırganın linç edilmek istendiğini, ancak camiinin imamı Muhammet Mahmut'un, kalabalığı yatıştırdığını söyledi. Buna karşılık gözaltına alınan saldırganın, kendisini seyredenlere uzaktan öpücük göndermesi dikkat çekti. Camilerin etrafındaki güvenlik önlemlerinin artırılmasını isteyen İngiltere Müslüman Konseyi (MCB) Genel Sekreteri Harun Khan, kamyonetin camiden çıkanları kasıtlı olarak hedef aldığını ileri sürerek, "Geçtiğimiz haftalarda, birçok İslamofobi olayına maruz kaldık. Bu en şiddetlisi oldu" ifadesini kullandı. Öte yandan İngiliz yayın kurumu BBC'ye konuşan İngiltere İçişleri Bakan Yardımcısı Ben Wallace, güvenlik birimlerinin saldırı düzenlediği şüphesiyle gözaltına alınan kişi hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.
Milliyet
 
Suriye Hava Sahası Üzerinde Yeni Gerginlik 
Suriye'de ABD önderliğinde DAEŞ terör örgütüne karşı mücadele veren koalisyonun, önceki gün Suriye ordusuna ait bir savaş uçağını düşürmesi sonucu, ABD ile Rusya arasında gerilim yeniden tırmandı. Rusya Savunma Bakanlığı, ABD'nin Suriye rejimine ait uçağı düşürmesi nedeniyle Washington ile Suriye'de uçuş güvenliğinin sağlanması anlaşması kapsamındaki işbirliğini durdurduğunu açıkladı. ABD'nin savaş uçağını düşürmesi "askeri saldırganlık" olarak nitelenirken, rejim uçağının, vurulduğu sırada Suriye hava sahasında Rus uçaklarının da görev yapmasına rağmen, koalisyon güçlerinin Rusya ile mevcut iletişim kanalını kullanmadığı vurgulandı. ABD'nin bu tutumunun, Moskova ile Washington arasındaki hava güvenliği anlaşmasına bilinçli olarak uymadığı şeklinde değerlendirileceği kaydedilen açıklamada, Rusya'nın hava operasyonu yaptığı bölgelerde, Fırat'ın batısında tespit edilen ABD öncülüğündeki koalisyona ait uçak ve hava araçlarının "hedef" kabul edilerek izleme yapılacağını bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise ABD'nin Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı göstermesi ve bu ülkede tek taraflı adımlar atmaktan kaçınması gerektiğini söyledi. Lavrov, Suriye için yeni barış görüşmelerinin de 10 Temmuz'da Kazakistan'ın başkenti Astana'da yapılacağını da açıkladı. ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı koalisyon, Şam'a ait bir SU-22 savaş uçağının, Tabka'nın güneyinde PYD/PKK'nın öncülük ettiği Suriye Demokratik Güçlerini vurması üzerine ABD F/A 18 Super Hornet uçaklarınca düşürdüğünü duyurmuştu.
Milliyet
 
'Motorize Saldırı' Paniği 
Fransa'nın başkenti Paris'in ünlü Champs Elysees meydanında dün akşam saatlerinde terör saldırısı paniği yaşandı. Champs Elysees meydanında, bir sürücünün, aracıyla bir jandarma minibüsüne kasten çarpmasının ardından güvenlik güçleri alarma geçti. BFM televizyon kanalının polis kaynaklarına dayanarak verdiği haberde, jandarma aracına çarpan otomobilin alev aldığı ve sürücünün üzerinden silah çıktığı duyuruldu. Araçta Kalaşnikof tüfek, tabancalar ve benzin şişeleri bulunması sonrası olay bir terör saldırısı olarak tanımlandı. BFM TV, saldırganın istihbarat servislerinin potansiyel tehlike oluşturan cihatçılar listesinde yer aldığını belirtti. Saldırganın olay sırasında polis tarafından öldürüldüğü açıklandı. Bölgeyi tamamen kapatan polis güçleri durumun kontrol altına alındığını duyurdu. Paris'in Champs Elysees Caddesi'nde Türkiye'nin Kültür ve Tanıtma Müşavirliğinin önünde nisanda düzenlenen saldırıda bir polis hayatını kaybetmiş, iki kişi yaralanmıştı. Saldırgan ise öldürülmüştü. Saldırıyı terör örgütü DAEŞ üstlenmişti.
Milliyet
 
Cennette Radikal İslam Endişesi 
Her yıl milyonlarca turistin akın ettiği ada devleti Maldivler'de yetkililer, Batılıları hedef alan terör saldırıları yaşanmasından endişe ediyor. Son olarak Nisan ayında radikal İslamcı hareketlere yönelik muhalefetiyle tanınan aktivist Yemin Raşid'in öldürülmesinin ardından, DEAŞ sempatizanları ve militanların tatil tesislerine yönelik eylemlerde bulunabileceği endişesi arttı. İrili ufaklı bin 200 civarında adadan oluşan Maldivler, nüfusuna oranla, Suriye ve Irak'taki cihatçı gruplara en fazla vatandaşı katılan ülke olarak biliniyor. Hükümet, Ocak ayında ülkenin ilk terörle mücadele yasasını yürürlüğe sokmuştu. Yetkililer, turizm firmalarından ziyaretçilerine Müslüman bir ülkede uymaları gereken kuralları yazılı şekilde vermelerini zorunlu hale getirmişti. Güvenlik uzmanları, getirilen yeni uygulama ve yasalara karşın, çok sayıda adadan oluşan Maldivler'de Batılıları hedef alan terör saldırılarını engellemeye yetecek oranda polis ve güvenlikçi bulunmadığının altını çiziyor.
Vatan
 
POLİTİKA
İçtüzük Geçmeden Meclis'e Tatil Yok 
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Ak Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), bayram sonrası başlayacak olağan kongre süreci, 1 Temmuz'da gerçekleştirilecek teşkilat başkanları kampı ve TBMM İç Tüzüğü değişikliği çalışmalarını ele aldı. Grup yönetiminin MYK'ya sunduğu tüzük değişiklik taslağının 15 maddeden oluştuğu ifade edildi. MHP'ye de iletilen taslakta, tüzüğün, muhalefet partilerinin engelleme amaçlı kullandığı "grup önerisi, usul tartışması, yoklama ve karar yeter sayısı istemi" gibi konuları düzenleyen maddelerinde, Meclis çalışmalarını hızlandırmaya dönük değişikliklerin yer aldığı öğrenildi. İç tüzük değişikliğiyle ilgili hazırlanan taslak takvimde ise, teklifin Meclis'in ara vermede olduğu 15 Temmuz'a kadarki komisyondan geçirilmesi, düzenleme yasalaşana kadar da Meclis'in mesaisini sürdürmesi öngörüldü. Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen dünkü MYK'ya, Yunanistan programı nedeniyle Başbakan Binali Yıldırım katılmadı. Parti kurmaylarından edinilen bilgiye göre, toplantıda, MYK'ya 1 Temmuz'da yapılacak 81 il başkanı, kadın ve gençlik kolları başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilecek kampa ilişkin hazırlıklar konusunda bilgi verildi. Bayramdan sonra başlatılacak olağan kongre takvimi de ele alındı. Temmuz'dan itibaren belde kongreleriyle başlayacak süreç ele alınırken, değiştirilmesi gereken bazı teşkilatların durumu görüşüldü. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı Adalet Yürüyüşü'ne ilişkin değerlendirmelerin de yapıldığı toplantıda, terörle mücadele ve dış gelişmeler konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.
Milliyet
 
Darbeciler İlişkilere Darbe Vurmasın 
Başbakan Binali Yıldırım, Yunanistan'a kaçan sekiz darbeci askerle ilgili olarak, "Açık darbe yapan kişilerin iadesini isteriz. Türkiye zor günler geçirdi. Hukukun verdiği karara saygılıyız ama darbeciler Türkiye Yunanistan ilişkilerine darbe vurmasın" dedi. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras da, "Kararlarına katılsak da katılmasak da saygı duyuyoruz. Yunan adaleti asker iadeleri ile ilgili karar verdi, karara saygılı olmak zorundayız. Darbecilerin bizler tarafından kabul edilmediğini, hoş karşılanmadığını belirttik" diye konuştu. Yıldırım-Çipras görüşmesinde Kıbrıs sorunu, Ege'deki ihlaller, enerji konuları, terörle mücadele de gündeme geldi. Başbakan Yıldırım, dün Yunanistan'a gerçekleştirdiği çalışma ziyareti kapsamında, Başbakan Çipras ile bir araya geldi. Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos ile de görüşen Yıldırım, ardından Türkiye Atina Büyükelçiliği'ni ziyaret etti. Yıldırım ile birlikte Yunanistan'a Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan da geldi. Çipras ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi. Yıldırım, şu mesajları verdi: Coğrafya kaderdir, dolayısıyla gelecek de sevinç de kader de ortaktır. Sorunları da görmezden gelemeyiz. Sorunların çözümünün yolu da kazan- kazan prensibine göre olmalı yani iki komşuya yakışır bir şekilde aramızdaki meseleleri konuşmalıyız ve çözümü üretmeliyiz. Yunanistan'ın, AB'ye Türkiye'nin katılması konusunda hep yapıcı tutum içinde olduğunu biliyoruz, bunun için teşekkür ediyoruz. Hatırlanmalı ki son bir yıl içine Türkiye önemli olaylar yaşadı. Bunlardan biri yıldönümüne yaklaştığımız 15 Temmuz darbe girişimidir.
Milliyet
 
'İnatla Yürüyeceğim' 
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, dün 'Adalet Yürüyüşü'nün 5'inci gününü geçirdi. Kılıçdaroğlu'nun dünkü yürüyüşüne "amirallere suikast" soruşturması sürerken intihar eden Yarbay Ali Tatar'ın ağabeyi Ahmet Tatar da katıldı. Yürüyüşe Kızılcahamam Orman Deposu mevkisinden başlayan Kılıçdaroğlu, şu açıklamayı yaptı: "Son derece memnunum. Adalet kavramına verdiğimiz önemi, artık bütün dünya biliyor. Adalet, hak ve hukuk birbirinden ayrılmaz kavramlar. Biz, herkes için adalet istiyoruz. Herkes için hak ve hukuk istiyoruz. Bunun için yürüyoruz. Kimseye zarar vermiyoruz. Kimseye kötü söz söylemiyoruz. Kimseye yan bakmıyoruz. 80 milyonun bir arada, kardeşçe yaşamasını istiyoruz. 80 milyon, bir arada ve huzur içinde yaşasın. Hepimizin istediği bu." "Bize saldırılar olabilir. Bizi eleştirenler olabilir. Bizi kızdırmak isteyenler olabilir. Hepsinin canı sağ olsun. Ben inatla kararlılıkla azimle adalet için yürüyeceğim; 80 milyon için. Dün yürüyüşümüzün büyük bir kısmını yağmur altında yaptık. Gelip, geçen kamyonlar, minibüsler, özel arabalar belki şöyle düşünmüşlerdir; 'Bu insanlar, bu yağmurun altında niye yürüyor?' Onlara şunu söylemek isterim. Biz, adalet için yürüyoruz. İnsan varsa bir yerde, adalet de olmak zorundadır."
Vatan

SPOR 
Milli Kadın Basketbol Takımı, Çekya'nın ev sahipliğinde düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda B Grubu'nu Belarus karşısında elde ettiği 88-74'lük galibiyetle kapadı, 3'te 3 yaptı. İtalya karşısındaki kader maçını kazanarak grup liderliğini garantileyen ay-yıldızlı ekip ile 2 maçını da kaybeden ve gruptan çıkma şansı bulunmayan Belarus karşısındaki mücadelede stres düzeyinin düşük olması, özellikle hücum performanslarına yansıdı, iki takım da normal yüzdelerinin üzerine çıkmayı başardı. Karşılaşmanın sonucunun sıralamaya etkisinin bulunmayacak olması nedeniyle, çeyrek finali düşünen ve as oyuncularını dinlendirme yolunu seçen millilerimiz, Tuğçe'nin skora yaptığı katkı ile ilk çeyreği 20-14 galip tamamladı. Tilbe ve Olcay'ın iyi oyunu, takım halinde ilk yarıda atılan 8'de 7 üçlük ekibimizin arayı açmasını sağladı, son saniyede Ayşe'den gelen üçlükle Türkiye, devre sonunda 47-37'lik skoru yakaladı. İkinci yarıya savunmada daha sert başlayan Türkiye, bu alandaki en başarılı ismi olan Pelin Bilgiç'in skoru da sırtlamasıyla arayı açtı, 66-46 ile farkı 20 sayıya çıkardığı 3. çeyreği 66-48 galip tamamladı. Belarus, Bentley ile temsilcimize direnmeye çalışıp, 76-67'de farkı tek hanelere çekmeyi bilse de, süre alan tüm oyuncuların skora katkıda bulunduğu maçı, ay-yıldızlı ekibimiz 88-74'lük galibiyetle tamamladı.
Milliyet
 
Transfer çalışmalarına devam eden Fenerbahçe'nin bu hafta içinde yapacağı kaleci ve kanat takviyesinden sonra beklemeye geçeceği ifade edildi. Sarı-lacivertliler öncelikli noktalara yapılacak transferlerin ardından kamp çalışmalarının bitimine kadar frene basacak. Transfer döneminin başı olduğu için ücretlerin yüksekliği böyle bir politika izlenmesine yol açtı Yönetim, Avrupa'nın üst düzey takımlarının hazırlık kamplarını tamamlamasını ve kadrolarını şekillendirmesini bekleyecek. İspanya, İtalya, Almanya, İngiltere ve Fransa gibi üst düzey liglerde zirveye oynayan takımlar yakından takip ediliyor. Bu ekiplerin geniş kadrosunda yer bulma şansı olmayan futbolcular için bu kamp çalışmaları sonrası girişimler başlayacak. Böylelikle daha uygun maliyete transfer yapılması hedefleniyor. Mehmet Ekici, Valbuena ve Dirar'ı kadrosuna katan sarı-lacivertlilerin kaleci Kameni transferini de kısa sürede açıklaması bekleniyor. Yönetim ayrıca Lens'in alternatifi için yaptığı çalışmayı da bu hafta içinde sonlandırmaya çalışıyor. Hollandalı futbolcunun maliyetinin yüksek olması sebebiyle bu transferden büyük ölçüde vazgeçildi. Lens'in alternatifleri üzerinde yoğun bir uğraş veriliyor.
Milliyet

Gomis ve Belhanda'yı transfer ederek, yeni sezonun flaş takımı olmaya aday olan Galatasaray, savunmasını da artık Maicon'a teslim etmek üzere Sao Paulo'nun dev ismiyle işi bitirecek olan sarı-kırmızılılar, stoper defterini kapatacak. Daha önce, hem Maicon'u hem de Acerbi'yi alma düşüncesinde olduğu söylenen Galatasaray'ın idarecileri, tek savunmacıda karar kıldı. Bunun ilk nedeni, UEFA mali fair play kriterlerinden dolayı ayağını yorganına göre uzatacak olması İki stoper için karşılarına 13 milyon euroluk faturanın çıkması, yönetimi frenleyen en büyük etken oldu. Üstelik elinde, Semih Kaya, Ahmet Çalık, Serdar Aziz gibi bugün bile Türk Milli Takımı'nda görev alan isimlerin bulunması, iki stoperin transferini lüks kılıyor. Geçen sezon ligde özellikle hava toplarında büyük zaafiyet yaşayan Galatasaray, Maicon ile bu sıkıntıdan kurtulacak. Futbolcuyla anlaşıp, Brezilya kulübünü ikna etmek için Cim-Bom, diğer yandan işi zora sokmamak adına sıkı bir pazarlığa girişti. G.Saray'ın tüm transferlerini bu hafta sonuna kadar bitirip, Slovakya kampına ideal bir kadroyla gitmenin hesaplarını yapıyor. Ancak Maicon'da, kulüpler arasında pazarlık olduğu için bu süreç uzayabilir. Bu arada sarı-kırmızılıların İstanbul'a getireceği ilk transferinin Belhanda olacağı öğrenildi.
Milliyet

Marcelo'nun Lyon'a gitme ihtimalinin her geçen gün artması nedeniyle stoper transferinde çalışmalarına hız veren Beşiktaş Yönetimi, Teknik Direktör Şenol Güneş'in geçen sezon kadrosunda görmeyi çok istediği Gustavo Gomez'i bitirmek için düğmeye bastı. Geçen sezon Milan ile giriştiği transfer yarışında maddi şartlarını fazla zorlamayarak 24 yaşındaki Paraguaylı stoperden vazgeçen siyah-beyazlı yönetim bu kez daha kararlı görünüyor. İtalyan ekibinde fazla forma şansı bulamayan Gomez'i kadrosuna katmak isteyen Beşiktaş, genç savunmacıyı satın alma opsiyonuyla birlikte kiralamayı hedefliyor. Transferde Şenol Güneş'in önceliklerini daha fazla dikkate alan siyah-beyazlılar, Gustavo Gomez'in işini bitirerek, siyah-beyazlı hocayı da sevindirmeyi hedefliyor. Gomez'i kiralaması durumunda Marcelo'dan gelmesi muhtemel bonservisi daha farklı bölgelerde kullanacak olan Beşiktaş Yönetimi ikinci bir stoper daha alarak Güneş'e ikinci sürprizi yapmayı da planlıyor. Devre arasında alınan Mitrovic'i, Güneş'in sistemine uymaması nedeniyle oynayabileceği bir kulübe kiralamak isteyen Kartal, ikinci stoper olarak Vida ile görüşmelere devam ediyor. Siyah-beyazlılar daha önce Kasımpaşa'dan Titi ile de el sıkışmıştı. Stoper transferindeki gelişmelere göre bonservisi elinde olan 29 yaşındaki Brezilyalı stoperin kadroya katılacağı aktarıldı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme