22 Haziran 2017 Perşembe

22.06.2017 Genel Gündem



22.06.2017

GÜNDEM

Savcıdan Beraat Talebi 
Yargıtay'ın bozma ilamından sonra İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen Ergenekon davasının ilk duruşması dün yapıldı. Sanıkların lehine bozma kararı verildiği için duruşmaya çoğu sanık katılmazken sanık avukatlarından hazır bulundu. Mahkeme başkanı avukatlara ilk olarak Yargıtay'ın bozma ilamına ilişkin beyanlarını sordu. Sanıklardan Kenan Temur dışında tüm sanık ve avukatları, bozma ilamının yerinde olduğunu belirterek karara uyulmasını talep etti. Temur ise kapatılan Özel Yetkili 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kendisi hakkında beraat kararı verdiğini ve Yargıtay'ın da bozma kararında kendisine verilen beraat kararını da bozduğunu hatırlatarak yeniden beraat verilmesini talep etti. Daha sonra söz alan sanıklardan avukat Yusuf Erikel, "Teröristin yazdığı iddianame yok hükmünde sayılması gerekir. Beni, davada avukat iken sanık yaptılar. Kansere yakalandım ve 7 yıldır kanser tedavisi görüyorum. Bu dava FETÖ'nün kumpası davasıdır. Bu nedenle dava yok hükmündedir ve düşürülmelidir" diye konuştu. Söz alan davanın sanıklarından Avukat Kemal Kerinçsiz, aynı zamanda sanık avukatı olarak davada yer aldığını belirterek, Ergenekon davasına eklenen Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanması ve Danıştay saldırısı gibi 22 dosyanın ayrılmasını sadece Ergenekon'un 3 ana dosyası üzerinden değerlendirme yapılmasını istedi. Birçok avukat ve sanık da söz alarak derhal beraat kararı verilmesini istedi. Söz alan duruşma savcısı ölen 11 sanık hakkında düşme kararı verilmesini isteyerek, birleşen tüm dosya içeriğinde haklarında örgüt yöneticisi, üyeliği ve örgüte yardım suçundan dava açılan 113 sanığın "Ergenekon terör örgütünün kesin ve inandırıcı deliller ile kanıtlanmadığı, bu nedenle olmayan bir terör örgütünün yöneticisi, üyesi ve yardım edeni olmayacağından bu suçların işlenmesinin söz konusu olamadığı" belirtilerek beraat kararı verilmesine ve dosyalarının ayrılmasına
Milliyet


'Beni Bırakma' 
Hakkâri'nin Çukurca ilçesinde askeri konvoya PKK'lılarca düzenlenen saldırıda şehit düşen Piyade Yüzbaşı Murat Üçöz, Ankara'da son yolculuğuna uğurlandı. Üçöz için Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde tören düzenlendi. Şehidin babası Tümen, annesi Sevim, eşi Buket Üçöz ve kardeşleri ile yakınları, tören öncesinde cami avlusunda taziyeleri kabul etti. Öğlen namazının ardından kılınan cenaze namazına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, kuvvet komutanları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatih Şahin, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Ankara Valisi Ercan Topaca, bazı milletvekilleri, garnizonda görevli askerler ile çok sayıda vatandaş katıldı. Şehidin cenaze namazını Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Ekrem Keleş kıldırdı. Namaz sonrasında şehidin cenazesi, askerlerin omzunda top arabasına taşındı. Top arabası, arkasındaki kortej eşliğinde cami avlusundan ayrıldı. Şehit Üçöz'ün şehitliğe uğurlanması sırasında eşinin, "Aşkım, aşkım, beni bırakma" sözleri, duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Askerler tarafından top arabasından cenaze aracına alınan şehidin naaşı Cebeci Askeri ŞehitliMurat Üçöz ği'nde toprağa verildi.
Milliyet
 
 
'Türkler Ve Araplar İşbirliği Yapmalı' 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD ile birlikte bazı Arap ülkelerinin cephe aldığı Katar'ın terör örgütlerini desteklediğine dair kanıt olmadığını belirtti. Kalın, özetle şunları yazdı: Kuşkusuz ortada çok ciddi bir itham var. Katarlı yetkililer bu iddiaları ciddiye alıyor ama henüz kendilerini Körfez'de, Suriye'de veya başka yerlerde faaliyet gösteren terör örgütleriyle irtibatlandıran somut kanıt göremediler. Katar'a karşı atılan adımlar gerçekten orantısız ve bu yaptırımlar krizin çözümüne katkı sağlamıyor. Katar hükümeti blokaj kaldırılmadığı sürece müzakereye yanaşmayacağını söyledi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin bu çağrıyı dikkate alarak diyalogu başlatmak için blokajı kaldırmaları gerekir. Bu süreç yaşanırken krizden faydalanmak isteyenler, Türkler ve Araplar arasına fitne ve düşmanlık tohumları serpmeye çalışıyor. Kökleri eskiye dayanan bu oyuna hep birlikte dur demeliyiz. Yüz yıl önce Arapların Osmanlı'yı sırtından hançerlediği iddiası on yıllar boyunca Türklerle Arapların ayrı düşmesine sebep oldu. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu efsane son on yılda çürütülmüştür. Türkler ile Araplar kardeş, dost, müttefik, komşu ve ortak olarak Arap ile Müslüman dünyasına daha parlak ve güvenli bir gelecek sunmak için işbirliği yapmak durumundadır.
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9485-3,9512
Sterlin: 4,4747-4,4834
Gram Altın: 142,1967-142,2441

Tren Kalkıyor Bu Son Çağrı! 
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi'nin haziran ayı olağan toplantısına katılan Başbakan Binali Yıldırım, bankaları faiz oranlarıyla ilgili olarak eleştirdi. "Tren kalkıyor, hareketten önce son çağrıyı yapıyorum" diyen Yıldırım, "Ya adam gibi makul bir faiz oranını benimsersiniz yahut da biz bunun da tedbirini alırız. Bunu bankacılarımız bir tehdit olarak algılamasın. Elimizde araçlarımız var. Ellerinden parayı falan alacak değiliz, aracımız olduğunu bilsinler" dedi. Ekonomik göstergelerin iyiye işaret ettiğini dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu: "Göstergelerimize bakıyoruz, hepsi dünyanın göstergelerinden iyi. Bankalara bakıyoruz, faize, enflasyona vesaire, burada işler tersine dönüyor. Bunda bir yanlışlık yok mu? Siz bu işin erbabısınız, burada bir yanlışlık var. Bu doğal bir şey değil, sürdürülebilir de bir şey değil. Bunun çaresi var. Bu işi, biz tek taraflı yapmak istemiyoruz. Bankalara diyoruz ki 'Gelin kardeşim, bak aklınızı başınıza alın, mevduat toplama yarışına girmeyin.' Birbirleriyle yarışıyorlar. 'Ne veriyorsun?', '13', 'Ben 13,2.' Sanki efendim, balık mezbahasında müzayede yapıyor. Olur mu böyle şey? Parayı toplayacaksınız, sonra o parayı kullandıracak kimse bulamazsan ne yapacaksın? Turşusunu mu kuracaksın paranın?" Türkiye'de önümüzdeki dönemde büyüme rakamlarının artacağını anlatan Binali Yıldırım, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bundan sonra büyüme daha da artacaktır. Yılbaşından beri yurtdışı yerleşiklerin ülkeye getirdiği kaynak 4.5 milyar dolar. Geçen yıl bu miktar 3.2 milyar dolardı. Bu neden oluyor? Çünkü güven var. Ülkeye yatırım anlamına geliyor. Yurtdışından cazibe merkezinde yatırım yapmak isteyenler geliyor. Şuana kadar gelen müracaatlar 100 milyarı buldu. 100 milyarlık yatırım; müracaat sayısı 3 bini geçti. Çalıştırmayı taahhüt ettiği kişi 450 bin çalışan. Artık daha orada terörün borusu ötmez." Türkiye'nin imkanı ve kaynağı olduğunu belirten Binali Yıldırım, "Türkiye'de bir kör dövüşü var. Millet bunu haketmiyor. Millet güzel şeyler duymak istiyor. Sürekli gerginlik, sürekli sorun kendimize ve ülkemize haksızlık ediyoruz. Halbuki her şey var. İstikrar var. Dünyanın hangi ülkesi böyle bir darbeyi, silaha tanka karşı göğsünü siper etmiş. Böyle bir milletin olduğu yerde bize düşen çalışmak ve üretmektir" dedi. Başbakan Yıldırım: "Kıdem tazminatı, önemli konu. Burada prensibimiz çok açık, bu işin taraflarını bir araya getirip uzlaşma sağlayıncaya kadar gayret etmemiz lazım. Biz hakemlik görevimizi yapacağız ve bu işi çalışanlarımızın hakkına, hukukuna halel getirmeden, onlara zarar vermeden, işverenin de sürdürülemez bir yük almasının önüne geçecek, adil bir çözüm bulacağız. Bu konudaki duruşumuz budur, kararımız budur."
Hürriyet
 
Kayıt Dışılık Zararı 60 Milyar 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 180 günlük eylem planının önemli başlıklarından birinin kayıt dışılıkla mücadele olduğunu söyledi. Son üç yıl içerisinde kayıt dışılıkla mücadelede duraklama yaşandığını itiraf eden Müezzinoğlu, "Sıkı takip için yeni bir otomasyon hazırladıklarını" açıkladı. Müezzinoğlu, "Kayıt dışılıktaki bir puanlık artışın, SGK'ya ve yani devlete maliyeti 2 milyar lira, bu oranı bir puan düşürdüğümüz durumda ise devletin kazancı 2 milyar lira. Dolayısıyla 2002'de yüzde 52'lerde olan kayıt dışılığın oranının yüzde 32'yle inmesi, yıllık 40 milyar liralık bir kazanım sağladı. Bu büyük bir başarı. Ama öbür taraftan baktığımızda yüzde 32'lik bir kayıt dışılık nedeniyle 60 milyar liralık bir kaybı var devletin" diye konuştu. Müezzinoğlu, bir grup gazeteciyle sohbetinde, ilk hedeflerinin yüzde 32 olan kayıt dışılığı, yüzde 25'lere indirmek olduğunu söyledi. Bunun için eylem planı hazırladıklarını kaydeden Müezzinoğlu, yeni takip sistemiyle ilgili olarak şu bilgileri verdi: Kayıt dışılıkla mücadelede en önemli sistem, bunun takibidir. Bir yandan cezai müeyyidiler ve yaptırımlar uygulayacağız, diğer yandan, kayıt içini cazip hale getirmek için teşvik planları hazırlayacağız. Kayıt dışında kalmanın cazibesini azaltacak tedbirler söz konusu olacak. Cezaları artırmak da çare değil, önemli olan bunları uygulamaktır. Son yıllarda, 2014, 2015 ve 2016'nın koşullarında kayıt dışı ile mücadelede biraz duraklama var. Yeni bir takip sistemi kuruyoruz. Şu anda otomasyonunu hazırlıyoruz. Neticede biz, iş hayatında olan bütün sektörleri biliyoruz. Bu sektörleri yakından takip edecek, yeni otomosyan hazırlanıyor. Birbirini görmeyen bir yapı var şu anda İş-Kur ile SGK arasında. Şimdi yeni otomosyon sistemi ile daha bütüncül bir yapı olacak. Bütün sektörlerde kayıt dışılık var. Küçük esnafta daha çok mesela. 10 kişinin altında çalışanın bulunduğu yerlerde kayıt dışılık daha çok. Maaşların bankaya yatırılmasına rağmen parayı çekip, bir kısmının işverene verildiği iddialarını ortadan kaldırabilmek için şikayet gerekiyor. Kişi kendi hakkına sahip çıkmıyor ve mağduriyetini bize iletmiyorsa, bunu bulabilme şansımız yok.
Hürriyet
 
Rüzgâra Hücum 
Rüzgar enerjisi önlisans ihalelerinde ilk gün 4 ayrı bölgede toplamda 320 megavatlık (MW) kapasite tahsisi yapıldı. İhaleler tamamlandığında 11 bölge için 710 MW'lık önlisans verilmiş olacak. Bu santrallerin devreye girmesiyle rüzgar enerjisinde kurulu güç yüzde 12.5 oranında artacak. Devreye alınacak yeni santraller, Türkiye'deki toplam elektrik kurulu gücünün yüklaşık yüzde 1'i kadar elektrik üretecek. Rüzgar enerjisine dayalı elektrik üretim santrali kurulması amacıyla yapılan önlisans ihalelerinin ilk gününde, toplamda 80 MW'lık Kayseri- Niğde bölgesinde, en düşük teklifi veren firmalardan Enerjisa'ya 65, Esengüç Enerji Yatırım AŞ'ye 15 MW'lık kapasite tahsis edildi. Adana bölgesi için en düşük teklifi veren 4 firmaya toplam 120 MW'lık kapasite tahsis edilirken, Aksaray- Kırşehir-Nevşehir bölgesi için kilovatsaat başına eksi 1.15 dolar/ centle en düşük teklifi veren RES Anatolia Holding AŞ'ye 60 MW'lık kapasite tahsisi yapıldı. Ankara-Kırıkkale- Çankırı bölgesi için kilovatsaat başına en düşük teklifi veren firmalardan Jüpiterges Elektrik Üretim AŞ'ye 40, Simge RES AŞ'ye 20 megavat olmak üzere toplamda 60 MW'lık kapasite tahsisi gerçekleştirildi. İhaleler 22 ve 23 Haziran'da da devam edecek, tamamlandığında 11 bölge için 710 MW'lık önlisans verilmiş olacak. Rüzgar enerjisine dayalı elektrik üretim tesisi kurulması amacıyla 21-23 Haziran tarihlerinde yapılacak ihaleler sonucunda, toplam 710 MW'lık üretim kapasitesi için önlisans verilecek. Bu miktar, 2016 sonu itibarıyla rüzgardaki toplam kurulu gücün 8'de birine karşılık geliyor. Türkiye'de 2016 sonu itibarıyla 78 bin MW'lık elektrik üretim kurulu gücü bulunuyor. 2016'da gerçekleştirilen 1387 MW rüzgar kurulu gücü ile toplamda 6 bin 106 MW rüzgar kurulu gücüne ulaşıldı. Türkiye 2016'da gerçekleştirdiği 1387 MW'lık kurulu güç ile Avrupa'da rüzgar sektöründe ilk üç, dünyada ise yedinci sırada yer aldı. EPDK'nın verilerine göre, 2016 yılında elektrik üretim miktarı, 2015 yılına göre yüzde 4.12 artarak 272.56 TWh (terawatt saat) oldu. Tüketim miktarı ise 2015 yılına göre yüzde 4.44 artarak 277.52 TWh'a ulaştı. Üretim miktarının yüzde 32.16'sı doğalgazdan, yüzde 24.7'si hidroelektrikten, yüzde 15.35'i taş kömürü ve linyitten, yüzde 17.52'si ithal kömürden, yüzde 5.69'u rüzgardan, geri kalan kısım ise diğer kaynaklardan elde edildi. Son beş yıllık verilere göre elektrikte rüzgarın payı her geçen gün artıyor.
Milliyet
 
Opec'e Kafa Tutup Petrolü Düşürüyor 
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) üretim kısıntısını sürdürme kararına karşın Libya'nın yeni petrol kuyularını devreye alması, hampetrol fiyatlarını aşağıya çekmeye devam ediyor. ABD hafif petrolünün varil fiyatı 45 doların altına çekilerek 43.02 dolara kadar inerken, Brent'in fiyatı da 45.42 dolara geriledi. Petrol piyasalarındaki gelişmeleri değerlendiren Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Özgecan Özdemir, "OPEC toplantısından çıkan üretim kısıtlama anlaşmasının uzatılmasına yönelik alınan karar sonrasında hampetrol fiyatlarında herhangi bir kalıcı iyileşme göremiyoruz. Arz cephesinde hâlâ istenen seviyelerin yakalanamıyor oluşu fiyatlarda yukarı yönlü beklentiyi zayıflatıyor. Ayrıca OPEC ve OPEC dışı ülkeler nezdinde anlaşmaya varılmış olsa dahi son dönem fiyatların yükselmemesi daha çok stokların desteklememesinden kaynaklanıyor."
Vatan
 
270 Bin Kobi'ye 6.5 Milyar Liralık Kredi Kullandırıldı 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, bugüne kadar 270 bin KOBI'nin, 6.5 milyar liralık kredi kullandığını söyledi. Özlü, TRT Haber televizyonunda katıldığı canlı yayında, "KOBI'lere kredi için bize 770 bin talep geldi. 460 bin KOBI'ye bu kredileri verebileceğimizi düşündük. Büyüklüklerine göre_bazılarına 20 bin, bazılarına 30 bin, bazılarına da 50 bin liralık kredi imkanı tanındı. Bugüne kadar toplamda 270 bin KOBI, 6.5 milyar liralık kredi kullandı" ifadelerini kullandı. Büyüme rakamlarıyla ilgili de Özlü "Uluslararası kuruluşlar Türkiye ilgili büyüme rakamlarını revize ediyorlar. Biz de gelecek aylarda büyüme rakamlarının daha da artmasını bekliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Akşam
 
Dünya 
Suriye'nin Doğusunda Yeni Mücadele Sinyali 
DEAŞ, Irak'ta Musul ve Suriye'de Rakka'da sıkışırken, Suriye'nin doğusunda zengin petrol kaynaklarıyla dikkat çeken bölge İran ve ABD öncülüğündeki koalisyon gibi dış oyuncuların yeni mücadele alanı olabilir. İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin savunma ve diplomasi muhabiri Jonathan Marcus analizinde bu savaşın bir tarafta DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki cephe; diğer tarafta ise Beşar Esad rejimi ve İran'a karşı ABD destekli Kürt ve muhalif gruplar olmak üzere paralel mücadelelerden oluştuğunu belirtti. BBC'ye göre DEAŞ, en azından elinde tuttuğu arazinin yüzölçümü bakımından giderek daha fazla geri çekiliyor. Suriye'nin doğusu, stratejik menfaatlerin gün gün büyüdüğü bir bölge olarak tanımlanırken, aynı zamanda burası ABD'nin Suriye iç savaşının içine giderek daha fazla çekilme riskini de barındırıyor. ABD, pazar günü Tabka yakınlarında SDG'li müttefiklerine yakın saldırı yaptığı gerekçesiyle bir rejim uçağını düşürmüştü. Yine aynı gün İran da müttefiklerini korumak amacıyla Deyrizor bölgesine füze saldırısı gerçekleştirmişti. Rakka'nın yanı sıra savaş Suriye'nin doğusuna doğru kayarken bu rejim, muhalifler, DEAŞ ve İran'ın bir toprak kapma kavgası olarak da değerlendiriliyor. Suriye'nin doğusunda baş gösteren bu yeni mücadele, Washington ile Moskova arasındaki gerilimi de artırıyor.
Hürriyet
 
Genç Veliahta Seleften Biat 
Suudi Arabistan'da kraliyet ailesinde sular durulmuyor. Suudi Krallığı, son iki yılda ikinci kez taht yönetiminde köklü bir değişikliğe gitti 81 yaşındaki Kral Selman, üvey kardeşi Kral Abdullah bin Abdülaziz'in hayatını kaybetmesi üzerine 2015'te tahta geçince, yeğeni Prens Muhammed bin Nayif'i veliaht prens, oğlu Prens Muhammed bin Selman'ı ikinci veliaht ve Savunma Bakanı ilan etmişti. El Kaide'ye karşı verdiği savaşla bilinen, 2009'da suikast girişiminden kıl payı kurtulan Nayif, hem tecrübeli hem de ABD ve İngiltere gibi Batılı mütteffiklerle iyi ilişkileriyle biliniyordu. Prens Muhammed bin Selman ise 'genç ve tecrübesiz' olmakla eleştirildi. Ancak Selman kısa zamanda kendini 'dünyaya gösterirken', kraliyet ailesinde taht kavgalarının başladığı söylentileri çıktı. Savunma Bakanı olduktan sonra agresif politikalar yürüten genç Prens Muhammed, İran destekli Husilerin devrilmesi için iki yıldır Yemen'deki savaşta orduya liderlik ediyor. Binlerce sivilin öldüğü Yemen'deki bu savaş yüzünden Prens, kimilerinin tepkisini çekse de o savunmanın dışında ekonomiye de el attı. Geçen yıl Suudi Arabistan'ın petrole bağımlılığını düşürmeyi planlayan "Suudi Vizyonu 2030" adlı planı açıklayarak, enerji devi Aramco'nun özelleştirilmesini, vergi artışı ve harcama kesintilerini gündeme getirdi. Genç Prens, bu yıl mart ayında ise Washington'a giderek yeni ABD Başkanı Donald Trump'la önemli bir görüşme de gerçekleştirdi. Bu görüşmenin sonrasında mayıs ayında Trump, ilk yurtdışı ziyaretini yaptığı Suudi Arabistan'da milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzalarken, İran'a yakın olmakla suçlanan Katar'ın izole edilmesi kararlaştırıldı. Selman, veliaht prens olmasının yanı sıra Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanlığı görevlerini de yürütecek. Suudi Arabistan Bağlılık Konseyi'nin 34 üyesinden 31'inin Selman'ın veliaht prens olarak atanmasına onay verdiği belirtildi. Birinci Veliaht, Başbakan ve İçişleri Bakanı Muhammed bin Nayif ise tüm görevinden azledildi. Suudi televizyonlarının yayınladığı görüntülerde genç Selman'ın dizleri üstüne çöküp Nayif'in elini öptüğü, Nayif'in 'Allah yardımcın olsun' demesinin karşılığında Selman'ın ise 'Sizin yardımınız olmadan yapamam' dediği görülüyor. Nayif, Selman'a bağlılık sözü verdi.
Hürriyet
 
Kraliçenin Şapkasından Ab Çıktı 
İngiltere Parlamentosu'nda yeni yasama döneminin açılışını yapan Kraliçe Elizabeth'in taktığı şapka dikkat çekti. Kraliçe konuşmasında, parlamentonun yeni dönemde odaklanacağı konular ve kanunlardan bahsederken, İngiltere'nin AB'den ayrılmasını öngören Brexit sürecine de değindi. Brexit sürecinde hükümetin 8 ayrı yasa üzerinde çalışacağını açıklayan Kraliçe Elizabeth'in giydiği kıyafet dikkat çekti. Kraliçe'nin sarı çiçeklerle süslenmiş lacivert şapkası AB bayrağına benzetildi.
Haber Türk
 
Kraliçe Programı Açıkladı Ama 
İngiltere Kraliçesi Elizabeth, erken genel seçimin ardından kurulan Muhafazakar Parti azınlık hükümetinin 2 yıllık yasama dönemi programını açıkladı. Kraliçe Elizabeth, merakla beklenen yeni yasama yılının açılışında, İngiltere Başbakanı Theresa May'in lideri olduğu Muhafazakar Parti'nin, önümüzdeki 2 yılda yasalaştırmayı amaçladığı tasarıları okudu. Konuşmasına, "Hükümetimin önceliği, ülke Avrupa Birliği'nden ayrılırken mümkün olan en iyi anlaşmayı sağlamaktır" diye başlayan Kraliçe, bu kapsamda İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) çıkışıyla (Brexit) ilgili tasarıları sıraladı. Elizabeth, "hükümetin terörle mücadele stratejisinin gözden geçirileceğini" söyledi, 24 katlı binada yaşanan yangının mağdurlarının destekleneceğini belirtti. Ancak seçimlerde 10 sandalye kazanan Kuzey İrlanda'daki merkez sağ Demokratik Birlik Partisi'nin (DUP) dışarıdan desteğiyle hükümeti kurmak için yürütülen müzakereler henüz sonuçlanmadı ve hükümetin güvenoyu alıp almayacağı kesin değil.
Milliyet
 
Aynı Mahalle 
Belçika'nın başkenti Brüksel'de kentin en büyük tren istasyonunda kendini patlatmak isterken askerler tarafından vurularak etkisiz hale getirilen Faslı kökenli Usame Zariouh'un, 'Avrupa'nın cihat başkenti' olarak anılan Molenbeek semtinden olduğu ortaya çıktı. 36 yaşındaki saldırganın cinsel istismar ve uyuşturucu madde bulundurmaktan sabıkası bulunduğu belirtildi. Belçika Federal Savcılık Sözcüsü Eric van der Sypt, saldırganın bağırarak tren garında panik yarattığını, daha sonra da valizini patlattığını ifade etti. Ateş alan valizini olay yerinde bırakan Zariouh'un trenlerin hareket ettiği alana indiğini belirten Sypt, daha sonra valizden tekrar daha güçlü bir patlama sesi gelmesi üzerine bir askerin üzerine yürüdüğünü söyledi. Sypt, askerin birkaç kez ateş ederek saldırganı olduğu yerde öldürdüğünü ve saldırıda kimsenin yaralanmadığını aktardı. Olaydan hemen önce tekbir getiren Zariouh'un çantasının içinde patlamanın tesirini artırmak için çivi ve cam parçaları bulunduğu ifade edildi. Yetkililer, saldırganın şüpheli olarak poliste isminin bulunduğunu ancak herhangi bir terörizm bağlantısı tespit edilmediğini belirtti. Ülkede büyük korkuya yol açan saldırı girişiminde şans eseri kimse zarar görmedi. 2015'te 130 kişinin öldüğü Paris eylemlerini gerçekleştiren 8 saldırgandan en az dördünün Avrupa'da Müslümanların en yoğun yaşadığı mahalle olan Brüksel'in Molenbeek semtinden geldiği anlaşılmıştı.
Vatan
POLİTİKA 
Yargıda Belge İddiaları 
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 'Adalet Yürüyüşü'nün 7. gününde mola verdiği Bolu Gerede'de partisinin Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) topladı. Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, MYK'dan sonra yaptığı açıklamada Kılıçdaroğlu'nun önceki gün grup toplantısında gündeme getirdiği 'yargıya müdahale belgeleri'yle ilgili olarak özetle şunları söyledi: "Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, 'gizli' ibareli yazıyla, Ankara Başsavcılığı'na bir talimat göndermedi mi? O talimatta, gerçekgündem.com sitesinin kaçak saray ile ilgili haberleri nedeniyle 'bu konuda kanuni işlem başlatın sonuçtan bize bilgi verin' ifadelerini kullanmadı mı? Hiçbir devlet makamı, savcılara ve mahkemelere talimat veremez diyor, Anayasa'nın 138. maddesi. Senin makamından resmi yazı ile gönderilen yazıda bu ifade talimat değil mi? İçişleri Bakanlığı'nın, HYSK'ya yazı gönderip, '181 karar aleyhimize verilmiştir, 78 mahkemeden' diye hâkimlerin isimlerini vererek, bu hâkimleri HSYK'ya senin İçişleri Bakanın bildirmedi mi? O hâkimlerle ilgili soruşturma başlamadı mı? Bu talimat değil mi, bunlar resmi yazılar değil mi? Arşivlere girdiğimizde çok sayıda belge var. Uç uca eklesek Sayın Erdoğan'ın yargıya müdahalesini, İstanbul'dan üç kat eder, bizim yolumuzdan daha uzun bir müdahalesi var."
Hürriyet

19 Valinin Yeri Değiştirildi 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzaladığı valiler kararnamesi, dün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kararnameyle 20 vali merkeze alınırken, 20 ile yeni vali atandı, 19 il valisi ise yer değiştirdi. Merkeze çekilen valiler arasında eski İçişleri Bakanı Efkan Ala döneminde atanan isimlerle ismi çeşitli iddianamelerde, haberlerde geçen, FETÖ iddialarına hedef olan isimlerin de yer alması dikkati çekti. Kararnameyle, isimleri kamuoyunda sıkça yer alan Samsun Valisi İbrahim Şahin, Tokat Valisi Cevdet Can, Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş gibi isimler de merkeze çekildi. İçişleri Bakanı Yardımcısı Sebahattin Öztürk'ün de merkeze çekilmesi dikkati çekti. Öztürk'ün yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy atandı. Kararname ile Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu Diyarbakır'a, Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy da Kocaeli Valiliği'ne atandı. İçişleri Bakanlığı'nca hazırlanan kararname, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kararname ile 20 vali merkeze alınırken, 20 ile yeni vali atandı, 19 il valisi ise yer değiştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayının ardından yürürlüğe giren kararnameye göre İçişleri Bakanı Yardımcısı Sebahattin Öztürk merkeze çekilirken, bu göreve Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy getirildi. Merkeze alınan valilerden dokuzunu büyükşehir niteliğindeki Aydın, Denizli, Eskişehir, Malatya, Muğla, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa ve Van valileri olması dikkat çekti. İçişleri Bakanlığı bünyesinde de müsteşar yardımcılıkları ile bazı genel müdürlükler dahil olmak üzere çeşitli 21 birimde değişikliğe imza atıldı.
Milliyet
 
Pensilvanya'ya Kadar Gidin, Geri Gelmeyin 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, adalet yürüyüşünü sürdüren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, "Soluğunuz yeterse Pensilvanya'ya kadar gidin, geri gelmeyin!" diye seslendi. Bahçeli, 19 Haziran 2016 olağanüstü kongresinin mahkeme tarafından iptal edilmesi üzerine Türkiye'de adaletin olmadığını savunan muhaliflere ise, "MHP boyun eğmeyecektir" eleştirisini yöneltti. Bahçeli, dün sosyal medya üzerinden özetle şunları kaydetti: Adalet altı harfle yazılır; ama insanlığın sürekli aradığı, hasretini çektiği, umutla umutsuzluk arasında asırlarca gözlediği alın yazısıdır. Eğer hak, hakkı olanda değilse adalet yoktur. Eğer aklı ve haklı olan değil; pazısı güçlü, parası çok olan kazanıyorsa adaletsizlik egemendir. Adalet bir hakkın hak sahibine devir işlemi, teslim meselesidir. Adalet yoksa zulüm vardır, zulmet hâkimdir, felaket yürüme mesafesindedir. Yürüyorlar, yazıyorlar, yüksek perdeden atıp tutuyorlar; neymiş adalet yokmuş! Buna bir şey diyemem, ama bunu dillendirenlere lafım çoktur. Birilerinin keyfine göre karar veren mahkeme ve hakim olunca adalet mülkün temelidir; olmayınca adalet dinamitlenmiştir. İkiyüzlülük değil mi? Mahkemelerden lehte karar çıkınca yaşasın, aksi yönde bir sonuç alınırsa kahrolsun; bu artık kof ve ucuz söylemlerin alıcısı yoktur. MHP şühedanın yadigârı, Türk milletinin hizmetkarı, ecdadın varisi, Türk tarihin asli mirasçısıdır; boyun eğmeyecek, işgal edilemeyecektir. FETÖ'cülerle bir olup adaleti katledenler, özellikle partimize kumpas kuranlar; ne adaleti, ne ahlakı ağızlarına almasınlar, komik kaçıyorlar. MHP düşmanlarının 1,5 yıldır kılıktan kılığa nasıl girdiklerini, Türk'e nefret kusanlarla aynı kümede nasıl toplaştıklarını iyi biliyoruz. Adalet bir şeyin olması gerektiği yer ve ellerde bulunması demektir. Buna göre gerçek adalet nerededir? Yolda mı? Dağda mı? Arada mı? Derede mi? Evlatlarımız şehit oluyor, adaleti yürürken bulacaklarını zannedenlerden çıt yok! Yedi düvel karşımızda, ama uygun adım yürüyenlerden ses yok! On yıllardır adaletsizlik hüküm sürüyordu, imtiyazlı çevrelerden hiç itiraz yok. Millet kavrulmuş, yoksul düşmüş, eziyet görmüş, hisseden yok. Statükocular, adalet diyor, sokaktan medet umup kaosa umut bağlıyor. Artık kör gözünü açtı. Yürüyün yürümesine de, aman düşmeyin; yarı yolda üşenip geri dönmeyin. Soluğunuz yeterse Pensilvanya'ya kadar gidin, geri gelmeyin! Büyük Türk düşünürü, yüz akımız, iftiharımız Yusuf Has Hacib bakın ne söylemiş, neyi öğütlemiş: "Yararsız kişiye yakın yürüme,yararsızlığı sana gelir, bırakmaz yakanı. Çok gördüm iyi olarak anılan kişileri,- kötüye katılınca bozuldu işleri" Yürüyüşe yeni katılımcılar mümkündür, an meselesidir. Adaletsizlikten yakınan yeni yüzler var ya, Mao gibi yürüyüşe geçebilecektir. Nasıl olsa Hisseli Hayırcılar Kumpanyası faaliyettedir. Hisse sahipleri yürüye yürüye nereye kadar gidecek, sabırla beklemek gerekecektir.
Milliyet

SPOR 
Basketbol Süper Ligi'nin yeni isim sponsoru, gayrimenkul sektörünün lider firmalarından Tahincioğlu oldu. Yeni sezonda 'Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi' adıyla oynanacak olan BSL'nin Tahincioğlu ile gerçekleştirdiği sponsorluk anlaşması, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, CEO Ömer Onan, Tahincioğlu Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Tahincioğlu ve Genel Müdürü Alpaslan Çalım'ın ev sahipliğinde, Hilton Bomonti Hotel'de düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu. TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, Basketbol Süper Ligi'nin Tahincioğlu ortaklığı ile daha güçlü bir yapıya büründüğünü belirterek "Harika bir yıl yaşıyoruz. Profesyonel sporcu ve kulüplerimizin yanı sıra, halkımızın çoğunluğunun katılımıyla Türkiye'yi bir basketbol ülkesi yapma yolundaki çalışmalarımızı ilerletiyoruz. Bu mutlu günümüzde sizlere Tahincioğlu'nun Basketbol Süper Ligi'nin isim sponsoru olduğunu anons etmekten mutluluk duyuyorum. Tahincioğlu Holding'in paydaşları ile basketbol severleri bir araya getirme isteği ve Sayın Özcan Tahincioğlu'nun basketbola olan inancı bizim federasyon olarak koyduğumuz hedeflerle örtüşüyor. Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi'nin Türk basketboluna başarılı sonuçlar getirmesini diliyorum" dedi.
Milliyet

Fenerbahçe'de devam edip etmeyeceği merakla beklenen Jeremain Lens konusunda önemli gelişmeler yaşandı. Sarı-lacivertli yönetim Beşiktaş ve Galatasaray'ın da gündeminde olan Hollandalı oyuncuyla büyük ölçüde anlaşmaya vardı. İki taraf arasında yapılan son görüşmenin bir hayli olumlu geçtiği ve Lens'in sarı-lacivertli ekip ile sözleşme imzalamaya yeşil ışık yaktığı bildirildi. Hollandalı futbolcunun istediği ücret ile yönetimin önerdiği arasında çok büyük bir fark kalmadığı vurgulandı. Geçen sezon takımın en önemli ismi olan 29 yaşındaki futbolcunun transferi artık kulüplerin anlaşmasına bağlı Bonservisi Sunderland'de olan Lens'in kulübü Premier Lig'de küme düşmüştü. Sözleşmesindeki madde gereği Hollandalı oyuncunun serbest kalma bedeli de 6.5 milyon euro oldu. Sarı-lacivertli yönetim Lens için son teklifini sundu. İngiliz ekibinden gelecek olan cevaba göre transfer netleşecek. Başka talipleri olsa da Jeremain Lens, sarı-lacivertli takımda kalmak istiyor. Fenerbahçe'de mutlu olduğunu her fırsatta dile getiren Hollandalı futbolcu artık iki kulübün bir an önce anlaşmasını bekliyor. Lens ile söz keserek elini güçlendiren yönetimin de en kısa sürede bu transfere nokta koymak istediği, tecrübeli oyuncunun kamp çalışmalarına katılmasının planlandığı bildirildi.
Milliyet

Bu sezon iyi bir kadro oluşturup, şampiyonluk mücadelesi verecek olan Galatasaray'ın transfer listesine Chelsea'nin genç bir yıldızı girdi. Sarı-kırmızılılar, teknik direktör Igor Tudor'un önerisi üzerine, geçen yıl Milan'da kiralık oynayan Mario Pasalic'e kanca attı. 22 yaşındaki orta saha oyuncusunu yakından takip eden Tudor, vatandaşını mutlaka kadroda görmek istediğini yönetime bildirdi. Geçen sezon Seri A'da 24 maçta görev alan Pasalic, 5 gol atarken, 1 de asist yapmıştı. Almanya doğumlu futbolcu için Galatasaray oldukça avantajlı Bonservisi Chelsea'de olan genç yeteneğin sözleşmesinin 1 sene sonra bitecek olması nedeniyle İngilizler uygun bir bedel karşılığında elden çıkarabilir. Üstelik oyuncuyu, Hırvat futbolunun gözde isimlerinden Igor Tudor daha kolay ikna edebilir. Galatasaray bu yüzden futbolcuyu bonservisiyle beraber almak için İngiliz ekibine başvurdu. Sarı- kırmızılılar, 22 yaşındaki oyuncu için Chelsea'ye 2.5 milyon euro teklif etti. Ön libero ve forvet arkası da oynayabilen futbolcuyu elinden kaçırmak istemeyen sarı-kırmızılılar takımı gençleştirmek için Pasalic ismine çok önem veriyor. Galatasaray'da orta sahaya düşünülen diğer isimler ise Stoke City'de forma giyen İmbula ile Milanlı Kucka Stoke City, İmbula'yı Galatasaray'a vermeye sıcak bakmazken, Kucka konusunda ise Milan'ın kararı bekleniyor.
Milliyet

Transfer döneminin en çok konuşulan futbolcularından biri olan Anderson Talisca'nın isminin bir süredir İngiliz devleri Manchester United ve Manchester City ile beraber anılmasına rağmen ortada resmi teklifin olmaması Beşiktaş Yönetimi'nin aklını karıştırdı. Talisca hakkında araştırma yapan ve hiçbir teklifle karşılaşmayan siyah-beyazlı bazı yöneticilerin, "Ortada müthiş bir organizasyon var. Galiba oyuncunun yıllık ücretinin arttırılması için yapılan spekülatif haberlerle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandıkları ortaya çıktı. 23 yaşındaki oyuncunun menajerlerinin İstanbul'a çağırılmasını isteyen yöneticilerin, "Beşiktaş bir futbolcuyla şampiyon olan bir kulüp değil. Beşiktaş, kendi dinamikleriyle şampiyon olur. Hocası, futbolcusu, yöneticisi ve taraftarlarıyla şampiyon olan bir kulübüz. Kimler geldi geçti ama şampiyonluklar kazanılıyor. O nedenle Talisca meselesini bir an önce çözüme kavuşturmalıyız. Neymiş sorun gelsin menajerleri öğrenelim" dedikleri bildirildi. Bu arada Talisca'nın yıllık ücretinin iyileştirilmesi gündeme gelirken, bu durumun takım içerisinde sıkıntı yaratıp yaratmayacağı konusu ise şimdiden yöneticilerin kafasını kurcalıyor. Bu konuda adeta ikiye bölünen yönetim kurulundaki bazı isimlerin, "Kimse kusura bakmasın. Biz oyuncu parlatıyoruz. Zaten kariyerlerine katkı yapıyoruz. Ortada anlaşma var bir de üstüne zam istemek ne kadar mantıklı. O zaman kendi oyuncularımızı parlatalım daha iyi. Bu sistem bir an önce son bulmalı" diye konuştukları aktarıldı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme