23 Haziran 2017 Cuma

23.062017 Genel Gündem



23 Haziran 2017 Cuma

GÜNDEM

Tahliye Talebine Ret 
OHAL kararnamesiyle ihraç edildikleri için 'işlerine geri dönme' talebiyle 107 gündür açlık grevini sürdüren araştırma görevlisi Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın tutukluğuna yapılan itiraz üst mahkeme tarafından, "delil karartma ihtimalleri bulunduğu" gerekçesiyle reddedildi. Özakça ve Gülmen'i, Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Erinç Sağkan ile Yönetim Kurulu üyeleri Özgür Ökmen ve Çağrı Ayhan Şenel, Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti. Ankara Barosu'ndan yapılan açıklamada, Semih Özakça'nın yürümekte zorluk çektiği, tekerlekli sandalye ile görüşe geldiği, son derece bitkin olduğu ve konuşmakta zorlandığı kaydedildi. Nuriye Gülmen'in ise sağlık durumu nedeniyle yataktan kalkıp görüş yerine gelemediği ifade edildi.
Hürriyet


Dağlıca Kahramanları 
Hakkâri'nin Yüksekova ilçesi Dağlıca 6'ncı Sınır Hudut Tabur Komutanlığı'na bağlı 2 bin 500 metre yüksekliğindeki bölge, terör örgütü PKK'dan temizlendi. Hâkim noktalara üs bölgelerinin kurulduğu bölgede, mağaralar ise didik didik kontrolden geçirilerek imha ediliyor. Önceki gece de Mehmetçikler tarafından sarp kayalıkların ve mağaraların bulunduğu Beytepe'ye operasyon yapıldı. Termal kameralar tarafından sağlanan görüntülerde tespit edilen yerler Dağlıca Taburu'ndan ağır silahlarla ateş altına alındı. Dağlıca Taburu'nda görev yapan tim, şafakla birlikte gece atışlarının yapıldığı mağaraların bulunduğu bölgeye intikal etti. Zorlu arazi şartlarında askerler mağaraların bulunduğu bölgeye yaya olarak giderken, ağır silah ve mühimmatlar da katırlarla taşındı. Bölgeye ulaşan askerler ilk olarak mağara çevresinde el yapımı patlayıcı aradı. Mağara girişi için de drone kaldırılarak keşif yapıldı. Ardından mağaralar içlerindeki herhangi bir terörist tuzağına karşı elbombalarıyla temizlendi ve içeri girildi. Mağarada yapılan aramalarda terörist unsurlara rastlanmadı.
Hürriyet

Bitlis'te Çatışma: 2 Asker Şehit Oldu 
Bitlis'in Tatvan ilçesi Anadere bölgesinde operasyonda olan askerler dün sabaha karşı bir grup PKK'lı teröristle karşılaştı. Çıkan çatışmada 3 asker yaralandı. Yaralı askerler, bölgeden alınarak Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı. Ancak yaralı askerlerden uzman çavuşlar Şuayip Şilepe (25) ve Talat Bildirici (26) şehit oldu. Şehit Şilepe'nin cenazesi Amasya Merzifon Havalimanı'na, buradan da karayoluyla memleketi Samsun'un Vezirköprü ilçesine götürüldü. Şehidin cenazesinin bugün cuma namazının ardından toprağa verileceği öğrenildi. Şehit Bildirici'nin, Adana'nın Kozan ilçesi Çamdere Mahallesi'nde yaşayan annesi Müzeyyen ve babası Ali Bildirici büyük üzüntü yaşadı. Şehidin babası Ali Bildirici, gazetecilere yaptığı açıklamada, oğluyla önceki gün telefonda görüştüğünü söyledi. Bildirici "Operasyona gideceğini söylemişti. Vatan sağ olsun, oğlumla gurur duyuyorum" dedi. Bildirici, oğluna Ramazan Bayramı'nda Kozan'a gelip gelmeyeceğini sorduğu, oğlunun "Baba işlerimiz çok yoğun, bayrama gelemeyeceğim. Zaten Temmuz-Ağustos aylarında doğum iznine geliriz" dediği öğreŞuayip Şilepe nildi.
Milliyet

Katar'a İlk Sevkiyat 
Ortadoğu'da Suudi Arabistan başta olmak üzere bazı Körfez ülkelerinin uyguladığı ambargonun ardından Ankara, daha önce imzalanan bir anlaşmayı da devreye sokmuş ve Katar'a üç bin asker göndermeye karar vermişti. Bu kapsamda ilk kafile dün başkent Doha'ya ulaştı. Genelkurmay Başkanlığı, Türkiye'nin Katar'da kuracağı üsse ilk sevkiyatın yapıldığını şu açıklamayla duyurdu: Türkiye ile Katar arasında askeri eğitim, işbirliği ve birlik konuşlandırılması kapsamında yapılan hukuki düzenlemeler çerçevesinde, Türk Silahlı Kuwetleri'nin Katar'da birlik konuşlandırması sürecinin bir parçası olarak, 22 Haziran 2017 günü (dün) saat 08.00'de 5 zırhlı araç ve 23 personelin Doha'ya intikali tamamlanmıştır. Bundan sonra da faaliyetler planlandığı şekilde uygulanmaya devam edilecektir. Katar'da kurulan üsse ilk önce 130 asker gönderilmiş daha sonra sayısı 94'e düşmüştü. Dün gönderilen 25 asker ile sayı 119'da çıktı. İlerleyen dönemde Katar'daki asker sayısı bine çıkartılabilecek. Askerlerin dışında gönderilen zırhlılar ise tank değil ve hafif zırhlı sınıfında. Savaş uçakları da ilerleyen dönemde Katar'a konuşlanacak. Katar Silahlı Kuwetleri ile TSK birlikleri ortak tatbikat yapacak. Bayramdan sonra yapılması planlanan tatbikat için Türk yetkililer, tatbikatın Körfez'deki hiçbir ülkeyi hedef almayacağını aksine tüm bölgenin güvenliği için yapılacağına dikkat çekti.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,5133-3,5158                       
Euro: 3,9177-3,9189
Sterlin: 4,4558-4,4584
Gram Altın: 141,3375-141,4140

Varlık Fonu'nun Alt Fonları Meclis'te 
Türkiye Varlık Fonu (TVF) kapsamında, Piyasa İstikrar ve Denge Fonu, KOBİ Finansman Fonu, Lisans ve İmtiyaz Fonu, Maden Alt Fonu isimleriyle yeni kurulan 4 alt fon TBMM gündemine taşındı. CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, söz konusu alt fonların döviz ve sermaye piyasalarına şu ana kadar bir müdahale yapıp yapmadığını sordu. Böke, Başbakan Binali Yıldırım'ın yanıtlaması için verdiği soru önergesinde, özellikle KGF (Kredi Garanti Fonu) kredileri ile bankacılık sektörü kredi/mevduat oranındaki erozyonun iyice arttığını ve oranın yüzde 145'lere ulaştığını belirterek, bu sorun nedeniyle bankaların tıkandığı ve menkul kıymetleştirme yoluyla bilanço rahatlatmaya gideceği yönünde haberler çıktığını vurguladı. Bu kapsamda Böke, "TVF'ya ait alt fonların Ticaret Sicil Gazetesi'nde de yayınlanan kuruluş amaçları da göz önüne alındığında, bankaların çıkaracağı bu menkul kıymetlerin, TVF alt fonları yoluyla satın alınması mı planlanıyor? Kısa süre öncesine kadar söz konusu kağıtların, TCMB tarafından alınması yönündeki plandan, gelen tepkiler nedeniyle vazgeçildiği ancak bu kez de TVF alt fonlarının devreye sokulmasına ilişkin hazırlık olduğu doğru mudur?" sorularını yöneltti. Kurulan alt fonların portföylerinde şu ana kadar bulunan varlıkların dökümünü soran Böke, "Kurulan alt fonlarla fonksiyonel kılınan Türkiye Varlık Fonu, hazineye rakip olacak ikinci bir borçlanma otoritesi gibi mi çalışacaktır? Söz konusu fonların, Hazine'ye paralel bir borçlanma otoritesi, Merkez Bankası'na paralel bir para piyasalarına müdahale aracı teşkil ettiği düşünüldüğünde, her türlü kamusal denetimden azade olan Türkiye Varlık Fonu'nun bir tür 'paralel ekonomi' oluşturma aracı olduğu söylenebilir mi?" diye sordu. Böke, Türkiye Varlık Fonu'nun şu ana kadar topladığı veya toplamayı planladığı kaynak içinde Katar menşeinin miktarı ve oranının yanısıra, "Katar'ın merkezinde olduğu uluslararası kriz dikkate alındığında TVF ve TVF'nin uhdesine verilen kamu malları bakımından ne gibi riskler söz konusu olacaktır?" sorularının da cevaplanmasını istedi.
Hürriyet

Otellerde Bayram Var 
Ramazan Bayramı tatilini hafta sonu ile birleştirenler sahil kentlerine akın ediyor. Özellikle Antalya ve çevresindeki oteller yüzde 100 doluluğa ulaştı. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Duran, "Okulların kapanması ve Ramazan'ın bitiyor olması iç pazarı hareketlendirdi. 6 milyon misafir bekliyoruz" diye konuştu. Yabancı turistte de artış olduğunu söyleyen Duran, "Avrupa pazarında son dakika hareketleri var. Rakip ülkelerdeki doluluk ve fiyat pahalılığı Türkiye'yi tekrar cazip hale getirdi. Almanya'ya yönelik çalışmalar da mevcut. Antalya'da fiyatlar Avrupalı için çok cazip. Rusya'dan en az 4.5 milyon turist bekliyoruz. Bunun 3.5 milyonu Antalya'ya gelecek" dedi.
Posta

Kreş Yardımı Vergiden Düşecek 
Maliye Bakanı Naci Ağbal, yeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısı'nda kreş yardımı desteğini bir vergi istisnası olarak getirdiklerini söyledi. Ağbal, "Kadın personel, çocuğunu çalıştığı yere ait olmayan bir kreşe gönderiyor ve işveren de bu çalışanına kreş yardımı yapıyorsa, bu yardımın 300 liraya kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna olacak" dedi. Bakan Ağbal, bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanunda süre uzatımı olmayacağını da belirterek "30 Haziran son başvuru tarihi. Vatandaşlarımız imkanlardan yararlanmak için bayram süresince de vergi ve prim borçlarını yapılandırmak amacıyla internet üzerinden başvuru yapabilir. Ödemeler Temmuz'da alınmaya başlanacak" diye konuştu.
Posta

'Biz De İstemiyoruz' 
Başbakan Binali Yıldırım'ın önceki gün İSO toplantısında sanayicilerle buluşmasında "Tren kalkıyor Hareketten önce son çağrıyı yapıyorum. Ya makul bir faiz oranını benimsersiniz ya da biz tedbirini alırız" şeklindeki çıkışını değerlendiren bankacılar, yüksek faizden Türkiye'de her kesimin zarar gördüğünü, kendilerinin de yüksek faiz ortamından memnun olmadığını belirtti. Sektörü temsil eden üst düzey yöneticiler, bankaların da yüksek faiz oranlarından zarar gördüğünü, ikinci yarıda çıkacak olan karlılık rakamlarında da bunun net olarak görüleceğini ifade etti. Başbakan Binali Yıldırım'ın "Faizler düşmeli' yönündeki isteğine önemli oranda katılan bankacılık sektörü temsilcileri, Türk ekonomisinde son dönem yaşanan olumlu gelişmelerin faiz düşüşünü destekleyici yönde olduğunu ifade ederek, faizlerin düşmesi için temel üç kriterin sağlanmasının gerekli olduğu, görüşünde birleşti. Faiz oranlarında düşüş trendinin başlaması için Türkiye'ye yeniden yabancı para girişinin sağlanması, dövize olan talebin durdurulması ve Türk Lirası'na (TL) güvenin kazanılması gerektiğini belirten bankacılar, bankaların elinde kredi olarak kullandıracakları kaynağın sınırlı hale geldiğini söylediler. Konuyla ilgili görüş bildiren özel bir bankanın CEO'su "Faiz oranlarının yukarı çıkmasından bütün bankalar zarar görüyor. Bilinenin aksine bankalar faiz düşerse kazanır" dedi. "Geçmişte de bugün de bankalar yüksek faizden zarar görmüştür. Bankalar faiz düşürse kazanıyor" diyen üst düzey yönetici, şöyle devam etti: "Elimizdeki bütün kaynağı krediye dönüştürdük. Mevduat faizleri yüksek seviyede. Bankaların kaynak elde etme imkanları kısıtlanmış bulunuyor. Bankacılık sektörüne kaynak veren kesim bizimle faiz pazarlığı yapıyor. Bunu kurumsal, bireysel her kesim yapıyor. Dışarıdan yeni, taze para girişi sağlanması halinde faizler düşebilir. Bunun ötesinde bankaların yapacağı düşüş düşüşü maliyetleri oranında kısıtlı kalır." Yabancı sermayenin net bir şekilde teşvik edilmesi gerektiğini belirten bir diğer CEO, faiz düşüşünde doğru adresin bankalar değil, Maliye Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Hazine ve Merkez Bankası olduğunu söyledi. Vatandaşların TL'ye güven duymasının ve dolara karşı 3.50 seviyelerinde kalacağına kanaat getirilmesinin önemli olduğunu belirten bankacı bu korku duvarının aşılmaması nedeniyle döviz talebinin devam ettiğini ve döviz mevduatlarında faizin yüksek olduğuna dikkat çekti. Bankacı, "Herkes dövizden korkuyor. Türkiye'ye her yıl en az 10 milyar dolar döviz girişi sağlanırsa bu korku yenilir. Türk Lirası'na olan güven artar" dedi.
Milliyet

Toparlanma Güçlü İstihdama Yansır 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde, son dönemde açıklanan verilerin iktisadi faaliyetteki toparlanmanın güçlendiğine işaret ettiği bildirildi. Kurulun 15 Haziran toplantısına ilişkin yayımlanan özette, şu ifadelere yer verildi: "Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2017 yılı ilk çeyreğinde yıllık yüzde 5 artmış, çeyreklik büyüme yüzde 1.4 olmuştur. Böylelikle iktisadi faaliyetteki toparlanma eğilimi devam etmiştir. Dönemlik büyümenin temel sürükleyicileri sırasıyla ihracat, inşaat yatırımları ve kamu tüketimi olmuştur Öncü göstergeler iktisadi faaliyetteki toparlanmanın ikinci çeyrekte güç kazandığına işaret etmektedir. Nisan ayı sanayi üretimi ve mayıs ayı PMI göstergeleri ikinci çeyrekte önceki döneme kıyasla daha güçlü artış sinyali vermiştir. İmalat sanayisine ek olarak hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde de yakın dönemde daha kuwetli bir faaliyet gözlenmektedir. Bu gelişmeler ekonomide toparlanmanın sektörel yayılımının arttığı sinyal vermektedir." Başta Avrupa Birliği iyileşen büyüme görünümü olmak üzere küresel ölçekte gözlenen toparlanma eğilimi ve dış piyasalarda pazar çeşitlendirme esnekliğinin ihracatı desteklemeye devam ettiği bildirilen özette, şu görüşlere yer verildi: "Mal ihracatındaki artışların cari açıktaki bozulmayı yavaşlattığı, çekirdek cari açık göstergelerinde ise iyileşme sağladığı görülmektedir. Mal ihracatındaki güçlü seyrin cari dengeye olumlu katkı vermeye devam etmesi beklenmektedir. İş gücü piyasasında şubat döneminden sonra mart döneminde de iyileşme gözlenmiştir. İktisadi faaliyetteki toparlanmanın iş gücü piyasasına yansımaları yılın ilk çeyreği itibarıyla nispeten sınırlı kalsa da mart dönemi verileri ve öncü göstergeler ikinci çeyrek için daha olumlu bir resim sunmaktadır. Ekonomideki toparlanmanın güç kazanmasıyla birlikte önümüzdeki dönemde istihdam yansımalarının daha belirgin olması ve işsizlik oranlarındaki düşüş eğiliminin sürmesi beklenmektedir."
Milliyet

Yastık Altındaki Altını Tahvil-Sukuk Çıkaracak 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, altına dayalı tahvil, sukuk ihracının 2017 içinde planlandığını belirtti. TV'de soruları yanıtlayan Şimşek, bu adımla Merkez Bankası'nın brüt rezervlerinin güçlendirileceğini söyledi. Şimşek, "Yeni bir yatırımcı kitlesine ulaşılarak yatırımcı tabanın genişletilmesi sağlanacak. Eylül ayında tanıtım kampanyasını başlatacağız. Yastık altında atıl durumdaki altınların ekonomiye kazandırılması sağlanacak" diye konuştu. Şimşek, yastık altındaki altınları ekonomiye kazandırmak amacıyla 'altın tahvili' ve 'altına dayalı kira sertifikası' olmak üzere iki yeni güvenli yatırım aracını finansal sisteme katacaklarını Nisan ayı başında açıkladı. Türkiye'de yastık altı altın miktarının en az 2 bin 200 ton ve yaklaşık 100 milyar dolar değerinde olduğunun tahmin edildiğini belirten Şimşek, "Bu önemli adımla vatandaşlarımız yastık altında atıl duran altınlardan ilave getiri sağlayacak, tasarruşar artacak ve ekonomiye ivme kazandırılacak" değerlendirmesini yapmıştı. Mehmet Şimşek, 2 yatırım aracını şöyle anlatmıştı: "Türkiye'de önemli miktarda altın yastık altında atıl tutuluyor. Hazine, yapacağı bu yeni çalışmayla vatandaşlarımıza iki yeni yatırım enstrümanını sunmuş olacak. Normalde devlet tahviline yatırım yapan yatırımcıya, ana para karşılığında ara dönemde bir getiri sunulmaktadır. Altın tahvilinde de yatırımcıdan toplanacak altın karşılığında ara dönemde yatırımcıya belli bir oranda getiri Türk Lirası olarak ödenecek ve söz konusu getiri altın fiyatlarına endeksli olacak. Böylelikle vatandaşımız hem altın fiyatındaki değişimden yararlanacak hem de Hazine'nin sunmuş olduğu getiriyi alacak."
Vatan

SİYASET/POLİTİKA
'İspatlamayan Alçaktır' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün 15 Temmuz darbe girişiminde büyük kahramanlık gösteren Kahramankazan ilçesi Ahi köyünde, 49 mahalleden gelen çiftçiler ve aileleriyle iftarda bir araya geldi. Erdoğan şunları söyledi: Köyümüzün muhtarı Ali Anar başta olmak üzere 15 Temmuz'da şehit verdiğimizi tüm kardeşlerime Allah'tan rahmet diliyorum. Kazan ilçemiz isminin başına aldığı Kahraman ifadesini bir lütuf olarak değil, verdiği 9 şehit ve 92 gaziyle, yani yüreğinin ve bileğinin hakkıyla elde etmiştir. Bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka bir devletimiz yok. Kimse bize devlet içinde devlet yutturmacası yapmasın. Yok paralel devletmiş, yok şu devletmiş, yok bu devletmiş. Sıkıysa Pensilvanya'da durma, buraya gel. Ama onlar kendilerine başka yerlerde vatan arıyorlar. Şimdi oralarda koruma altındalar. Verin bize bu adamı diyoruz. Bu adam bu ülkeye ihanet etmiştir. Bu adam teröristtir. Oradan da dünyadaki o bütün FETÖ teröristlerini yönetiyor. Biz de dost bildiklerimize sesleniyoruz, verin. Eğer verilmeyecekse gün ola harman ola. Birileri yolda yürüyor şimdi. İstanbul'a yürüyeceklermiş. 15 Temmuz gecesi neredeydin? Benim milletim, benim vatandaşım İstanbul Atatürk Havalimanı'nda F-16'ların altında dururken, helikopterlerin saldırılarına karşı dururken sen neredeydin? Utanmadan, sıkılmadan şimdi de bu darbeye bir kılıf uyduruyor. Örtülü darbe girişimi diyor. Kimin lafı bu. Pensilvanya'daki o FETÖ denen örgüt başının tabiri. Onu aynen kullanıyor. Çıkmış bana, kendisinin grup başkanvekili midir ne karın ağrısı, 3,5 milyar dolar benim mal varlığım varmış. Kahramankazan'dan sesleniyorum. Ey Kılıçdaroğlu senin bu adamının yaptığı açıklamayı ispatlayamazsınız alçaksınız, namustan yoksunsunuz. Eğer bizim böyle bir malımız, varlığımız olmuş olsaydı Türkiye'de bu hizmetleri kimse göremezdi. Eğer bu ülkede bu hizmetler yapılmışsa, ta Ahi köyüne kadar bu asfaltlar gelebiliyorsa bunlar o yolsuzluklarla gelmedi. Ey Kılıçdaroğlu 260 bin derslik yapıldı 15 senede bu ülkede. Üniversitelerimiz sayısı 75'ten 184'e çıktıysa bizim bu kılı kırk yararak attığımız adımlarla yapıldı. 25 havalimanı 55'e çıktıysa bunlar kılı kırk yararak attığımız adımlarla oldu. 79 senede Cumhuriyet tarihinde 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapılmışken biz şu 15 senede 19 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Eline diline dursun ya. Bu yollardan gidip geliyorsun, görmüyor musun? Bu havaalanlarından uçuyorsun, gidip geliyorsun, görmüyor musun? THY dünyanı ilk yedisi içinde. Buralara durup dururken gelmedik. Öyle kasasında 3 milyar dolar parası olacak, bu yatırımlar da yapılacak. Böyle şey olur mu? Bölgemizdeki krizleri ülkemize taşımayı çalışanların da heveslerini kursaklarında bırakacağız. Teröristleri yurt içindeki ve yurt dışındaki inlerinde bulup yok ederek bu kirli oyunu da mutlaka bozacağız. Tendürek'te, Cudi'de, Gabar'da, Bestlerderesi'nde vuruyoruz, vuracağız. Onlar silahları gömene kadar biz onları gömeceğiz. Aynı şekilde Kandil'e kadar uzanacağız, uzanıyoruz.
Milliyet

'Bahçeli Gelsin Benimle Yürüsün' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'dan İstanbul'a gitmek üzere başlattığı "Adalet Yürüyüşü"nün 8. gününü tamamladı. Dün sabah yürüyüş öncesinde Bolu'nun Gerede ilçesi yakınlarındaki Kazanlar Köyü mevkisinde açıklama yapan CHP lideri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kendisine yönelik eleştirilerine de yanıt verdi. Kılıçdaroğlu açıklamasında şunları söyledi: "Terörün kavganın olmadığı, huzurun egemen olduğu bir Türkiye istiyoruz. Adalet için çalışıp, uğraşacağız. Toplumun her kesiminden olumlu tepkiler geliyor. Bütün vatandaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Evinde oturan hanım, tarlada çalışan çiftçi, sanayici, yargıçlar, herkes için yürüyorum. Yeter ki bu ülkeye adalet gelsin. Adaletin olduğu bir Türkiye'de hepimiz huzur içinde yaşayacağız. Adalet, hukuk baskı aracı olarak kullanılıyorsa mahkemeler siyasi otoritenin emrine göre karar veriyorsa o ülkede rejim değişmiş demektir. Demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin bütün araçları ile yürürlükte olmasını, cumhuriyetimizi savunalım. Din ve vicdan özgürlüğünü, sosyal devleti savunalım. Kimse aç ve açıkta kalmasın. Bütün bunların üzerine adaleti inşa edelim." Devlet Bahçeli'nin kendisine yönelik eleştirilerine yanıt veren Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı: Ben kendi ülkemi seviyorum, hiçbir zaman başka bir ülkeden özel bir destek arayışına girmedim ve girmeyi hiçbir zaman düşünmedim. Bu ülkenin insanlarıyla birlikte mücadele etmek, yürümek benim için onurdur. Adalet herkese lazım. Sayın Bahçeli eleştirebilir, canı sağolsun. İstediği kadar eleştirebilir. Hatta bana göre hükümet sözcülüğüne de soyunabilir. Benim için hiçbir sorun yok. Hayatım boyunca ne Pensilvanya'ya gittim ne Pensilvanya ile konuştum. Açın, Fetullah Gülen rahatsız olduğu dönem kime teşekkür ettiği var orada. Genel Başkan olarak sadece benim adım yok. Adaletin olmadığı bir yerde insanın hayatının bir önemi yoktur. Bunu savunuyorum. Bahçeli de savunuyorsa yanıma gelsin benimle birlikte yürüsün. Hayır ben bu ülkede adalet istemiyorum diyorsa demeç vermeye devam etsin. Bence bir sakıncası yok.
Vatan

DÜNYA 
İdlib'e Türk Ve Rus Gözlemci 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Suriye'de kurulacak çatışmasızlık bölgeleri konusunda Türkiye, Rusya ve İran'ın çalışma gruplarının değerlendirmeler yaptığını belirterek, yerleştirilecek güçler kapsamında İdlib bölgesinde Türkiye ve Rusya'nın yer alabileceğini söyledi. Beştepe'de muhabirlerle sahurda buluşan Kalın, çatışmasızlık müzakereleriyle ilgili şu bilgiyi verdi: "Temmuz başındaki Astana toplantısında bunun belirli bir noktaya gelmesini bekliyoruz. Muhtemelen İdlib bölgesinde ağırlıklı olarak bizler ve Ruslar, Şam etrafında ağırlıklı olarak Rusya-İran, Deraa bölgesinde Ürdün'ün ve Amerikalıların içinde yer alacağı bir mekanizma üzerinde çalışılıyor Haritalara bakılıyor, kim nereden girecek, kaç asker nerede olacak." Kalın, Katar krizine de değinerek "Ağırlıklı olarak S. Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır olmak üzere dört ülke taleplerini iletecek. Birkaç gün içinde talep listesi Katar tarafına iletilecek" dedi.
Hürriyet

Daeş Köşeye Sıkıştı, Camiyi Uçurdu! 
Irak'ın Musul kentinde Irak ordusu, DAEŞ militanlarını kentin batısında oldukça küçük bir alanda sıkıştırmışken, terör örgütü mensupları, ellerinde bulunan tarihi Büyük Nuri Camii'ni havaya uçurdu. DAEŞ'ın tarihi Büyük Nuri Camisi ile birlikte minaresini de yok ettiği bildirildi. Musul'daki Büyük Nuri Camii, aynı zamanda DAEŞ Haziran 2014'te kenti ele geçirdiği sırada, örgütün elebaşı Ebubekir Bağdadi'nin hilafeti ilan ettiği merkez olarak biliniyor. Caminin bulunduğu mahalle de, Büyük Camii Mahallesi adını taşıyor. DAEŞ militanları, son dönemde Irak askerleri ve Peşmerge tarafından "Eski Kent" denilen bu bölgede sıkıştırılmıştı. Musul Operasyonlar Komutanlığı'nda görevli Korgeneral Abdulemir Yarullah, "Güçlerimiz 50 metre uzaklıkta bulunurken, terör örgütü DAEŞ, Musul'daki tarihi Büyük Nuri Camii ve onun Minaresini patlatarak havaya uçurdu" ifadesini kullandı. Söz onusu DAEŞ'ın eylemini "büyük suç" olarak nitelendiren Yarullah, güvenlik güçlerinin camiye doğru ilerlemesinin sürdüğünü aktardı. Irak ordusu, salı günü de Musul'daki Eski Kent'te "DAEŞ'in son kalesi" olarak nitelendirilen bölgeyi kuşattığını açıklamıştı. Irak Başbakanı Haydar el Abadi ise, DAEŞ'in Nuri Camii'ni ve ünlü yatık minaresini havaya uçurmasının örgütün yenilgisinin bir ilanı olduğunu söyledi. Haydar el Abadi, Nuri Camii'nin yıkıldığının duyurulmasından saatler sonra yaptığı açıklamada "Bu yenilginin resmi olarak ilanıdır" dedi. Irak Cumhurbaşkanı Fuad Masum ise, DAEŞ'in eylemini kınayarak, söz konusu tarihi cami ve minaresinin yeniden imarı için çaba gösterilmesini istedi. Terör örgütünün daha önce de kentteki ibadet yerleriyle tarihi eserleri havaya uçurduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame en-Nuceyfi de, DAEŞ'in bu eylemiyle gerçek yüzünü bir kez daha gösterdiğini ifade etti. DAEŞ'in haber ajansı Amaq ise, Orta Çağ'dan kalma caminin ve minarenin yıkılmasından Amerikan uçaklarını sorumlu tuttu. Söz konusu tarihi caminin minaresinde, bir süredir DAEŞ bayrağı da asılıydı.
Milliyet

Yeni Facialara Davetiye! 
İngiltere'de 80'e yakın kişinin ölümüne neden olan yangında en büyük suçlu olarak görülen "yangına dayanıksız" dış cephe kaplamasının, ülke çapında pek çok binada bulunduğu ve buna göz yumulduğu ortaya çıktı. Nitekim Başbakanı Theresa May'in sözcüsü, ülkede yaklaşık 600 binanın cephe kaplamasının, geçen hafta 79 kişinin öldüğü Londra'daki "Grenfell Tower" binasınınkiyle aynı olduğunu açıkladı. Bunu, belediyelerin verdiği bilgiye dayanarak yapan sözcü, "Yerel yetkilileri, bize testler için örnekler göndermeleri yolunda teşvik ediyoruz" dedi. İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'da ise bu tip kaç bina olduğu henüz bilinmiyor. Bununla birlikte sosyal konutta çıkan yangının ardından büyük tepki alan Kensington ve Chelsea Belediye Meclisi'nin üst düzey idari yetkilisi Nicholas Holgate, istifa etti. Holgate, Grenfell Tower binasında çıkan yangının ardından yardım çalışmalarında ihmalle suçlanmıştı. Hükümet, Holgate'in "İstifam istendi" açıklamasını yalanlarken, Başbakan May, Avam Kamarası'ndaki konuşmasında, Kensington ve Chelsea Belediyesi'nin bu büyük trajediyle başa çıkamadığını, Holgate'in istifasının "yerinde" olduğunu savundu. May yangında evlerini kaybedenlere 3 hafta içinde yeni konut sağlanacağını ve acil yardım fonundan ihtiyaçları için para verileceğini söyledi.
Milliyet

İşbirliği Zorunlu, Silahları Toplarız  
ABD Savunma Bakanı James Mattis'in Türk mevkidaşı Işık'a geçen hafta gönderdiği YPG mektubunun içeriği açıklandı. Mattis'in YPG'ye yapılan malzeme ve silah yardımı konusunda Türkiye'yi bilgilendirdiği mektupta ABD'nin Türkiye'nin güvenlik endişelerini karşılama konusunda kararlı önlemler aldığı vurgulandı. Mektupta YPG'nin içinde yer aldığı DSG ile taktik bir ilişkilerinin bulunduğu ve bu ilişkinin şeffaflığını sağlama arzusunda olduklarını belirttiğini aktaran Mattis, şeffaflığı sağlama konusundaki güvencesini bir kez daha teyit etti. Mattis, ABD ile Türkiye'nin ilişkisinin DEAŞ'ın mağlup edilmesinin çok daha ötesinde bir stratejik ortaklık olduğuna vurgu yaptı. Mektupta alınacak önlemler şöyle sıralandı: ABD, YPG'ye gönderilen malzeme listesini Ankara ile düzenli olarak her ay paylaşacak. İlk envanter raporunun da bu ay gönderildiğini belirten Mattis, mayıs sonunda YPG'ye sağlanan teçhizatla amaçlarının Rakka'nın ele geçirilmesi olduğuna işaret etti. DEAŞ mağlup edilince görsel olarak kayıt altına alınan silah ve teçhizatlar geri alınacak. Mattis, ayrıca dağıtılan silahların sadece Suriye sahasında kalmasını temin etmek için ABD'lilerin sahada görev yaptığının altını çizdi. Rakka'yı geri alacak güçlerin yüzde 80'i Suriyeli Araplardan oluşacak. Şehri elde tutacak kuvveti yine Arapların oluşturacağını kaydeden Mattis, DEAŞ'ı mağlup etmek için YPG ile zorunlu bir işbirliklerinin olduğunu belirtti.
Vatan

SPOR 

Üst üste iki şampiyonluğun ardından artık Şampiyonlar Ligi'nde de başarı hedeşeyen Beşiktaş kadrosunu güçlendirmek için yoğun çaba harcıyor. Teknik direktör Şenol Güneş'in talebiyle öncelikle savunmayı sağlama almak isteyen Siyah-Beyazlı yöneticiler, Dinamo Kiev'den Vida'yı imza aşamasına getirmişti. Ancak Lyon'un, Marcelo'ya talip olması planları alt-üst etti. Gelen 8.5 milyon euroluk teklifi kabul etmeye hazırlanan Siyah-Beyazlılar bir kez daha stoper aramaya başladı. Bu kez hedefteki isim Pepe Real Madrid ile sözleşmesi 30 Haziran'da sona erecek 34 yaşındaki Portekizli stoper, 1 Temmuz itibariyle boşa çıkacak. Fransız ekibi PSG ile anlaştığı yönünde haberler çıkan Pepe'nin resmi sözleşmeye imza atmadığını öğrenen idareciler, harekete geçti. Portekizli stoperin menajeriyle yapılan görüşmede, 2 yıllık sözleşme teklif edildi. Portekizli oyuncunun menajeri düşünmek için süre istedi.
Posta

Çekya'da düzenlenen 2017 Avrupa Şampiyonası'nda fırtına gibi esen, gruptan 3 galibiyetle lider çıkan A Milli Kadın Basketbol Takımımız, Yunanistan'a 84-55 yenildi, madalya şansını kaybetti. Periler artık 2018 Dünya Şampiyonası vizesi alabilmek için mücadele edecek. Türkiye, klasman maçında yarın Slovakya'yı mağlup ederse hedefine ulaşacak. Çünkü Dünya Şampiyonası'nın ev sahibi İspanya ilk 4'ü garantiledi. Böylece Avrupa Şampiyonası'nda 6. olacak takıma da Dünya Kupası yolu açıldı.
Posta

Fenerbahçe, Valbuena transferi ile adeta bir taşla iki kuş vurdu. Teknik heyet, Fransız yıldızla son dönemde yaşanan hücum sıkıntısının çözüleceğini düşünüyor. Son iki sezonda forvetlere yeterli desteğin gitmemesi sebebiyle sarı-lacivertli takımdaki golcüler bekleneni veremiyor ve eleştiriliyordu. Bu sezon Valbuena'nın gelmesi ile teknik heyet bu sorunun tekrarlanmasını beklemiyor. Takımın mevcut forveti Robin Van Persie'nin son iki sezonda tartışılmasının sebeplerinden biri de beklediği desteği almaması olurken, teknik heyet ve yönetim yaptıkları değerlendirmede "Valbuena gibi bir oyuncu geçen iki sezonda olsaydı başta Van Persie olmak üzere tüm forvetler çok iyi performans gösterirdi" tespitini yaptı. Takımdaki geleceği netleşmeyen Van Persie'nin kalması durumunda da Fransız yıldızla çok farklı bir ikili olacağı düşünülüyor. Futbolcuyu ilk etapta iyi bir bonservis bedeli ile satmayı düşünen yönetim, henüz beklediği teklifi alamadı. Feyenoord, RVP ile ilgilense de yıllık 5 milyon euroluk maaşın karşılanması mümkün değil. Bu nedenle her geçen gün futbolcunun takımda kalma ihtimali artıyor. Bu yüzden şu anki duruma göre Van Persie'nin, yeni sezonda Valbuena ile bambaşka bir kimliğe bürüneceği ifade ediliyor.
Milliyet

Yıllardır defans hattı kanayan yara haline gelen G.Saray artık bu işi kökten çözmek istiyor. Futbolculuğu döneminde kendisi de bir stoper olan sarı-kırmızılıların teknik direktörü Igor Tudor yeni takımında yapacağı ilk transferlerde bu konunun üzerinde ince eleyip sık dokuyor. HIRVAT hoca, yönetime öncelikle sol ayaklı bir stoper istediğini söylerken bunun için Sassuolo'dan Acerbi ile temas kurulmuştu. Ancak İtalyan kulübünün 'nazlı' tavırları ve minimum 10 milyon Euro bonservis bedeli talep etmesi nedeniyle Acerbi için Cimbom temasları sürdürme ama aceleci davranmama kararı aldı. Stoperdeki diğer alternatif ise bir süredir gündemde olan Brezilyalı Maicon Avrupa'da Porto forması da giymiş olan ve şu anda Sao Paulo'da top koşturan 28 yaşındaki oyuncunun kulübü yapılan görüşmeler sonunda 8 milyon Euro bonservis bedeliyle ikna edildi. Sarı-kırmızılı kulübün Maicon'la anlaşması ise zor olmadı. Yıllık 2.6 milyon Euro garanti ücrete "Evet" diyen Maicon, G.Saray'a imza atmaya hazır bir halde kulüplerin anlaşmasını bekliyordu. Sonunda iki taraf el sıkıştı ve transfer sadece imza aşamasına kaldı. Hatta Brezilyalı stoperin herhangi bir aksilik yaşanmadığı takdirde sarı-kırmızılı formayı giymesi bekleniyor.
Vatan

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme