25 Haziran 2017 Pazar

25.06.2017 Genel Gündem



25.06.2017

GÜNDEM

Fetö Mağduru Subaylara Terfi 
Hükümet, 1 Ağustos tarihinde yapılacak Yüksek Askeri Şûra'ya (YAŞ) hazırlık için son iki ay içerisinde üç düzenleme yaparak alt yapı oluşturdu. Böylece FETÖ'den kaynaklanan boşluklar doldurulacak ve sicilleri FETÖ'cüler tarafından bozulan subayların önü açılacak. 27 Mayıs'ta yayınlanan YAŞ Yönetmeliği ile sekreteryası ve çalışma esasları yeniden düzenlendi. Böylece YAŞ hazırlığında, Milli Savunma Bakanlığı'nın ağırlığı artırıldı. Bugüne kadar YAŞ ile ilgili tüm sekretaryayı üstlenen Genelkurmay Başkanlığı, bu yönetmelikle daha az etkin hale getirildi. Yönetmeliğin yayınlanmasının geciktiği ve son aşamada Milli Savunma Bakanlığı'nın (MSB) inisiyatif kullanarak, yönetmeliğin çıkarılmasını sağladığı iddia edildi. Bu yönetmelik, atama ve terfilerde Genelkurmay Başkanlığı'nı 'öneren', Milli Savunma Bakanlığı'nı ise 'işleme koyan, asıl hazırlığı yapan' makam durumuna getirdi. 14 Haziran'da Subay Sicil Yönetmeliği'nde bir dizi değişiklik yapıldı. Bu yönetmeliğin 1 Ağustos'ta yapılacak YAŞ'ta uygulanmamasına, 22 Haziran tarihli KHK ile zemin hazırlandı. Hükümet yetkilileri, bunun nedeninin geriye doğru mağduriyetleri gidermek ve FETÖ'cülerin atılmasından kaynaklanan boşlukları doldurmak olduğunu, bunun için de eski sicil notlarının devre dışı bırakıldığını ifade etti. FETÖ'cü subayların sicil notlarının yüksek olduğu ve kolay terfiye olanak yaratıldığı, FETÖ karşıtlarının ise sicilinin bozulduğu belirtildi. Hükümet kaynakları, 2016 YAŞ'ında da benzer bir uygulamayla sicil notlarının devre dışı bırakılarak, değerlendirme yapıldığını, üç yıl önce tümgeneral olması gerekirken, sicili bozulduğu için bekletilen bazı tuğgenerallerin bu sistemle terfi ettirildiğini anlattı. KHK da dahil, son iki ayda yapılan hazırlıkların, özellikle Hava Kuvvetleri Komutanlığı gibi FETÖ'cülerin yoğun olduğu, atılan FETÖ'cülerden sonra kadro sorunu yaşanan yerlerde hareket kabiliyeti sağlayacağı ifade edildi. Hükümet kaynakları, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda terfi konusunda kadro sorunu yaşanmadığını, diğer komutanlıklardaki bu sorun nedeniyle geçen yıl olduğu gibi rütbe almak için gereken zorunlu bekleme sürelerinin dikkate alınmadan, bir dizi terfinin yapılacağını anlattı.
Hürriyet


 'Yürüyüş Bayrama Anlam Katacak' 
"Adalet Yürüyüşü"nde 10'uncu günü geride bırakan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Birlikte yaşayan, uygarca tartışan, bir araya gelebilen bir Türkiye hepimizin ortak özlemi. Adalet Yürüyüşü bayrama ayrı bir anlam katacaktır" dedi. Yürüyüş sırasında Milliyet'in sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, "Adalet sağlanana kadar yürüyeceğiz" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ankara'dan başlattığı "Adalet Yürüşü"nde dün 10'uncu günü geride bıraktı. Bolu'ya yaklaşık 20 kilometre mesafedeki Köroğlu mevkiinde geceyi geçiren Kılıçdaroğlu, 17 kilometrelik dünkü etap öncesi bazı değerlendirmelerde bulundu. Yürüyüşün 10'uncu gününde olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, kendilerini yalnız bırakmayan herkese teşekkür etti, bütün vatandaşların bayramını kutlayarak bayramın memlekete huzur, barış ve esenlik getirmesini diledi. Türkiye'nin gerginliklerde çok acılar çektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Gerginliklerden de kurtulabileceğimiz bir Türkiye umut ediyorum. Bu yürüyüşün Adalet Yürüyüşü olması bu açıdan da çok önemli. Adalet Yürüyüşü bayrama ayrı bir anlam katacaktır. Gerçekten de gerilen, kutuplaşan, söylemlerle adeta yeni düşmanlar yaratan bir Türkiye'den söz etmek hoşuma gitmiyor. Birlikte yaşayan, uygarca tartışan, bir araya gelebilen bir Türkiye hepimizin ortak özlemi. Bu yürüyüşün temel amacı da o" dedi. Kılıçdaroğlu, Mısır'daki idam kararlarının, kendisini üzen gelişmelerin başında geldiğini ifade ederek, şunları söyledi: "Siyasi idamların hiçbir topluma yarar getirmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Özellikle Türkiye bunu yaşadı. Türkiye bu konuda büyük acılar çekti. Bir dönem idam ettiğimiz siyasileri sonra andık, sonra kucakladık. Bir anlamda yaptığımız haksızlığı gidermek için havaalanlarına, yollara, caddelere, barajlara, okullara isimlerini verdik. Ama ölen geri dönmüyor. Bu nedenle Mısır'daki yöneticilere ve kardeş Mısır halkına açıkça seslenmek isterim, yarın bayram ve dolayısıyla idamların topluma bir yarar getirmeyeceğini eğer görmek istiyorsanız dönüp Türkiye'nin tarihine bakın." Bayramın bütün İslam alemine barış, kardeşlik ve huzur getirmesi temennisinde bulunan Kılıçdaroğlu, "Bütün İslam dünyasında kan akıyor ve gözyaşı var ama bayramı kutlayacağız. Bu olaylar aynen devam ediyor. Umarım bu sağduyu çağrısı yerini bulur. En azından bu bayramda acı, kan ve gözyaşı olmaz" dedi.
Milliyet
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9241-3,9324
Sterlin: 4,4572-4,4667
Gram Altın: 141,6769-142,0523

1 Haftada 1 Milyar $ 
Para girişlerine bağlı iyimserlik sürüyor. Bazen sürpriz gelişmeler olsa da önemli gündem konularının en azından şimdilik geride kalması ve dış piyasalardaki olumlu seyir iç piyasalara da yansıyor. Borsada yabancı yatırımcı payının yükselen bir seyir izlemesi dışında ocak ayından bu yana Türkiye'ye yabancı kaynaklı sıcak para girişlerinin sürüyor olması iyimserliğin korunmasında önemli bir katkıya sahip. Merkez bankası kayıtlarına göre 16 Haziran haftasında hisse senedi ve tahvil bono piyasasına giren portföy yatırımları 1 milyar doların üzerinde. Geçtiğimiz dönemlerde aylık veya bazen de yıllık bazda ancak gelebilen sıcak para neredeyse bir haftada giriş yapmış. Bu durumu içeride zor gündemin geride kalması yanında dış konjonktürün sağladığı bir avantaj veya dışarıda devam eden risk iştahıyla bol ve ucuz likditenin yansıması olarak görmek daha gerçekçi. Yaşanan bal piyasada bize özel koşulların veya dış konjonktürün etkisi konusundaki tespitin doğru yapılması önemli. Son dönemde daha çok "üzümünü ye, bağını sorma" türünden yaklaşımlar söz konusu. Dışarıdan gelen portföy yatırımlarında ağırlığın yüksek faiz nedeniyle tahvil ve bonoda olması önemli bir gösterge. Bu aşamada sebep şu veya bu, piyasalar bu avantajı kullanmaya devam ediyor, olağan dışı bir gelişme olmazsa mevcut görünüm bir süre daha korunacak gibi. Dolar ve bazı gelişen ülke para birimlerinin seyri, petrol fiyatlarındaki düşüş, ABD Merkez Bankası (Fed) kaynaklı gelişmeler, Ortadoğu, siyaset, dış borsalar, varlık fonuna ilişkin dış kaynak arayışlarının sürdüğüne dair spekülasyonlar, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in Türkiye'nin büyüme tahminlerini yukarı çekmesi ve not artırım beklentilerinin dillendirilmesi öne çıkan gündem konuları. Not artışı için erken görülmekle birlikte henüz dış kaynak girişine dair bir gelişme görülmeyen varlık fonu bu yönde bir katkı sağlarsa bunun borsa ve döviz kurları üzerinde olumlu yansımaları hissedilecektir. Ortadoğu kaynaklı gelişmelerin bu aşamada piyasalar üzerindeki etkileri sınırlı.
Hürriyet
 
Esnafın Defter Çilesine Son 
Yeni vergi kanunuyla esnafın defter çilesi bitiyor. Esnaf için muhasebe defteri tutma zorunluluğunun kalkıp internet üzerinden takip yapılacağını açıklayan Maliye Bakanı Naci Ağbal, "İşletmelerimiz defter külfetinden kurtulsun. Muhasebeciler, işletmeler adına tuttukları defterleri doğrudan doğruya elektronik ortamda tutsun" dedi. Ağbal, yeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısı'nın yaklaşık 100 maddesi olduğunu belirterek, düzenleme ilgili şu bilgileri verdi: İşletmeler işletme hesabı esasına göre defter tutuyor veya basit usul mükellefleri belgelerini odalarda tutuyor. İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar defteri satın alıyor, tastik ettiriyor, bilgisayar ortamındaki kayıtları kağıt ortamında tek tek işliyor. Basit usul mükellefeleri her ay topladıkları belgeleri odalara götürüyor. Orada muhasebecileri verileri giriyor. Bunları kaldıralım. Gelir İdaresi üzerinden bir portal üretelim. İşletmelerimiz bu defter külfetinden kurtulsun. Muhasebeciler, işletmeler adına tuttukları defterleri doğrudan doğruya elektronik ortamda tutsun. Defteri 5 yıl saklaman gerekiyor. Defter tutma başka boyuta geçiyor. Amacımız mükelleflerin uyum maliyetlerini aşağı çekmek, kolaylaştırmak ve basitleştirmek. Başka projelerimiz de gelecek. Defterleri yine muhasebeciler tutacak. Ama tutulma ortamını değiştirip, basitleştireceğiz. İleride mükelleflerin beyannamesi bile defter kayıtlarından otomatik olarak üretilebilir. Gayrimenkul sermaye iratlarında, bu sistemde artık mükelleflerin beyannameleri de otomatik olarak üretilebilecek. Mükellef de onay tuşuna basacak. Bu düzenleme, taksici esnafı, berberi, manavı kapsıyor.
Milliyet
 
Ne Yardan Ne Serden 
Avrupa Birliği (AB) sert eleştirileriyle Türkiye'nin üyelik sürecinin geleceğini tartışırken, yaptığı yatırımlarla 'ne yardan ne serden' vazgeçtiğini gösteriyor. Hükümetin ekonomiyi korumaya yönelik tedbir ve teşvikleri, özellikle AB ülkelerinden Türkiye'ye yönelik uluslararası doğrudan yatırım girişini artırdı. Ekonomi Bakanlığı'nın verilerine göre, AB ülkelerinden Türkiye'ye yönelik uluslararası doğrudan yatırım sermaye tutarı, bu yılın Ocak-Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artarak 1.2 milyar dolardan 1.7 milyar dolara çıktı. Bu ülkeler arasında ilk sırayı 961 milyon dolarlık yatırımla İspanya aldı. İspanya'yı 209 milyon dolarla Belçika, 123 milyon dolarla Almanya, 114 milyon dolarla Avusturya, 15 milyon dolarla Fransa, 122 milyon dolarla Hollanda, 25 milyon dolarla İngiltere, 22 milyon dolarla İtalya ve 131 milyon dolarla diğer AB ülkeleri takip etti. Asya ülkelerinin Türkiye'ye yönelik yatırım tutarı da önemli oranda arttı. Bu yılın ilk 4 ayında geçen senenin aynı dönemine göre sermaye girişi Asya ülkelerinden yüzde 140 artışla 362 milyon dolardan 870 milyon dolara, Körfez ülkelerinden yüzde 414 artışla 107 milyon dolardan 550 milyon dolara yükseldi. Türkiye'de söz konusu dönemde uluslararası doğrudan yatırım girişleri yüzde 2 artarak 3 milyar 604 milyon dolar olarak gerçekleşti. Uluslararası doğrudan yatırım girişlerinin sermaye kalemi yüzde 77 artarak 2.6 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde Türkiye'ye giren yatırım tutarı yüzde 48.4 artarak 2.7 milyar doları buldu. Yatırım girişinin sektörlere göre, tutar dağılımında ilk sırayı mali aracı kuruluşların faaliyetleri aldı. Bu sektördeki yatırım sermaye girişi bu yılın Ocak-Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 10 kat artışla 1 milyar doları aştı.
Vatan
 
Fiyatlar Düştü, Doluluk Arttı 
Türkiye'deki oteller baharla turizm sezonunun hareketlenmesiyle birlikte dolmaya başladı. Dünya çapında araştırma şirketi STR Global'in Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) için hazırladığı Mayıs 2017 Ülke Performans Raporu belli oldu. STR sistemine dahil otellerin verilerinin ortalamasına göre, Türkiye'nin Mayıs 2017 otel dolulukları, 2016 yılının aynı dönemine yüzde 8.3 artarak yüzde 61.5 olarak kaydedildi. Ocak- Mayıs döneminde otel dolulukları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.3 artışla yüzde 52.1'den yüzde 55.4'e yükseldi. Ancak Türkiye, ilk 5 ayda oda gelirlerinde yine en büyük kaybı yaşayan ülke olmaya devam etti. Oda gelirleri yüzde 23 gerileyerek ortalama 60.1 euro oldu. Geçen yılın ilk 5 ayında bu rakam 78 euroydu. Türk turizminin lokomotif şehirlerinden İstanbul'da doluluk oranlarının çift haneli artması dikkat çekti. İstanbul'da Mayıs 2017 otel dolulukları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15.7 artarak, yüzde 64.4 olarak gerçekleşti. Mayıs 2016'da bu oran yüzde 55.6 olmuştu. Average Daily Rate (ADR) ortalama günlük satılan oda bedeli 76.8 euro olarak, 2016'ya göre yüzde 25.3 düşüş gösterdi. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 102.8 euro olmuştu. İstanbul, Mayıs'ta ADR'sindeki yüzde 25.3 ve RevPar'daki yüzde 13.5'lik düşüş ile en büyük gelir kaybı yaşayan Avrupa destinasyonu olarak kayıtlara geçti. İstanbul'da Ocak-Mayıs 2017 döneminde de doluluk oranı Ocak-Mayıs 2016'daki yüzde 51.1'den yüzde 55.7'ye yükselirken, ortalama günlük satılan odanın fiyatı 97.8 eurodan 72.8 euroya geriledi.
Vatan
 
Enerji Patlaması 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, "Enerji medeniyetin daha büyük ufuk açılması için olmazsa olmaz şartlarından biridir. Sanayi, üretim, istihdam, ekonomi diyoruz, her şeyin temelinde bir enerji vardır" diye konuştu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca Lüleburgaz ilçesindeki Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tesislerinde düzenlenen iftar programına katılan Albayrak, tüm dünyada istikrarsızlaştırma senaryoları ve oyunlarına Türkiye'nin hiçbir şekilde gelmeyeceğini belirtti. Türkiye'nin büyüyen, güçlü bir ülke olduğunu aktaran Albayrak, kaynaklarını hiçbir şekilde sokağa atacak kadar zengin olmadığını dile getirdi. Dünyanın en büyük güneş tarlasının ihalesini gerçekleştirdiklerini hatırlatan Albayrak, şöyle devam etti: "Mart'ta güneş enerjisiyle dünyanın en büyük güneş tarlasının ihalesini, rekor düzeyde uygun bir fiyatta bugün itibariyle artık 19.5 sente kilovat saati mal olan güneş enerjisini 6.99 sente düşürerek ve bu kendi kaynağımız, kendi üretimimiz… Aynı zamanda kendi panellerimiz, kendi fabrikalarımızda üretilecek bir şekilde asgari yüzde 60-70 yerli üretimle birlikte ve bu panelleri üretecek araştırma geliştirme Ar-Ge altyapısının da asgari yüzde 80 yerli ve milli mühendislerimizle oluşacak şekilde bir sürece başladık." Türkiye'de 15 milyar ton kömür kaynakları bulunduğuna işaret eden Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yerli kaynaklardan kömür üretimiyle Avrupa ve dünyanın yüzde 40, yüzde 50'lerde ürettiği oranın şu anda Türkiye'de yüzde 12-13'den yüzde 17-18'e taşımaya çalışıyoruz. Ama yine dünyanın çok çok altında. Bu oranları yukarıya taşımak açısından yerli kaynaklarımızı daha verimli kullanmalıyız. Hava kirliliği ve çevrecilik noktasında AB'nin çok ötesindeyiz. Geçtik gidiyoruz artık, rakip değil. Yüzde 1, büyüyorlar 5 büyüyoruz, yüzde 2 büyüyorlar 7 büyüyoruz. Daha ötesini düşünüyorsak eğer her alanda yerli kaynaklar, yenilenebilir kaynaklar, dünyanın en büyük güneş tarlasını yapıyoruz. Rüzgar tarlasını yapacağız. En uzun en büyük köprüsünü yapacağız. Çanakkale'yi tamamladığımızda Trakya artık başka bir Trakya olacak. Dolayısıyla çıta çok daha yukarıda."
Vatan
 
Dünya 
Abd'nin Surıye'de İran Çelişkisi 
DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon, örgütün Suriye'deki başkenti Rakka'yı düşürmek için hızla ilerlerken Esad rejimi de İran destekli Şii gruplarla birlikte Deyrizor– Ebu Kemal hattına doğru hareketlendi. İran'ın Irak'ın içinden geçerek Mayadin, Deyrizor, Palmira, Şam hattı üzerinden Lazkiye'ye ulaşan bir Şii koridoru açma hedefi uzun zamandır ABD'nin radarında. Ancak ABD'nin İran'ın Akdeniz'e açılma projesini engellemeye yönelik agresif tutumunu Rakka savaşı nedeniyle esnettiği ortaya çıktı. ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı koalisyon sözcüsü Albay Ryan Dillon İran destekli Şii milislerin Fırat Nehri vadisine doğru ilerlemesiyle ilgili olarak "Bizim koalisyon olarak hedefimiz DEAŞ'ı yenmek. Başkaları da bu hedef için savaşacak ve kazanacaksa biz bundan son derece memnun oluruz" dedi. Hafta başında ABD ilk kez Suriye ordusuna ait bir savaş uçağını vurmuş hemen ertesi günü ise İran yapımı Şahit 129 tipi bir İHA'yı düşürmüştü. Bu gelişmeler üzerine Washington ile Moskova arasında tansiyon yükselmişti. Ancak yaşanan gerilime rağmen ABD, Esad rejimi, Rusya ve İran destekli Şii milislerin Rakka'nın DEAŞ'tan temizlenmesini sağlayacak eylemlerinden rahatsızlık duyulmadığını bildirdi. DEAŞ karşıtı koalisyonun sözcüsü Albay Dillon cuma günü Bağdat'tan telekonferansla ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'a bağlanarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dillon'a Suriye'de rejime destek Şii milislerin Tanf, Ebu Kemal, Deyrizor hattına doğru hareketlenmesinin ABD ordusu açısından potansiyel bir tehdit olarak görülüp görülmediği soruldu. Zira ABD, İran yapımı İHA'yı da tam bu bölgede Tanf'ın biraz kuzeyinde vurmuştu. Dillon Şii milisler konusunda şunları söyledi; "Koalisyon olarak işimiz DEAŞ'ı yenmek ve Rakka'nın düşürülmesi. Eğer başkaları da DEAŞ'la savaşmak ve kazanmak istiyorsa bu kötü bir şey değil ve bununla bir sorumuz yok. Yeter ki, bu çabalar bizim çabalarımızla uyumlu eylemler olsun."
Hürriyet
 
'Talepler Makul Ve Uygulanabilir Değil' 
Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'in Katar'a aralarında Türk askeri üssünün kapatılması, İran'la ilişkilerin seviyesinin düşürülmesi ve Müslüman Kardeşler'in terörist ilan edilmesi gibi şartların olduğu basına sızan 13 maddelik listeye Katar'dan ilk tepkiler geldi. 10 gün süre verilen liste ile ilgili dün Katar Dışişleri Bakanlığı taleplerin kendilerine ulaştığını belirterek, "Katar devleti, uygun bir yanıt hazırlamak için, şu anda bu belge, buradaki talepler ve dayandıkları temelleri mütalaa ediyor" açıklamasını yaptı. Katar resmi haber ajansında (QNA) yer alan açıklamada, hükümete bağlı İletişim Ofisi Müdürü Şeyh Yusuf bin Ahmed bin Seyf El Tani, Doha'ya ambargo uygulayan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır'ın bazı basın yayın organlarında yer alan taleplerinin Katar'ın egemenliğini sınırlamaya yönelik olduğunu söyledi. El Tani, "ABD ve İngiltere dışişleri bakanlıklarının ambargo uygulayan ülkelerin Doha yönetimine yönelik taleplerinin uygulanabilir, mantıklı, dengeli ve gerçekçi talepler olması" konusundaki uyarılarına dikkati çekerek, söz konusu listenin bu kriterlere uymadığını vurguladı. Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman El Tani ile ABD'li mevkidaşı Rex Tillerson'ın, Körfez İşbirliği Konseyi'ne (KİK) üye ülkeler arasında yaşanan krizi görüştüğü bildirildi. QNA Ajansı'na göre, Tillerson El Tani'yi telefonla arayarak iki ülke arasındaki ilişkiler ile Körfez ülkeleri arasında yaşanan krizi ele aldı. BAE Dışişleri Bakanı Anwar Gargash ise yaptığı açıklamada Katar'da rejim değil, tutum değişikliği beklediklerini açıkladı. Bakan, taleplerin Katar tarafından karşılanmamasının alternatifinin tırmanma değil, yolların ayrılması olacağını söyleyerek, "Çünkü bizim için kolektif bir gruplaşmayı muhafaza etmek çok güç" dedi.
Hürriyet
 
Deaş Mekke'de Mi?.. 
Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde Müslümanların kıblesi Kabe'ye ve onu içinde barındıran Mescidi Haram'a düzenlenecek bir terör saldırısı, Suudi polisi ve istihbaratının operasyonuyla engellendi. İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Mansur el Turki, dünyanın en büyük camisini hedef almak için hazırlık yapan saldırganın güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonlarla etkisiz hale getirildiğini belirtti. Bir canlı bombanın polisle çatıştıktan sonra kendini patlattığını açıkladı. Olayda 6'sı yabancı 11 kişi yaralandı. Ardından Suudi polisi ve istihbaratı eylemde parmağı bulunan diğer kişileri yakalamak için operasyon başlattı. Güvenlik güçleri biri kadın 5 kişinin Mekke ve Cidde'de gözaltına alındığını söyledi. Saldırganın güvenlik güçlerinin terörizim suçlamasıyla "arananlar listesi"nde olduğu vurgulandı. Ancak kimliği konusunda bilgi verilmedi. DEAŞ daha önce yayınladığı aylık dergisinde Suudi Kralı'nı kâfir olarak nitelendirmiş ve Kâbe'yi yıkma sözü vermişti.
Vatan
 
2 Kilometreye Sıkıştılar 
Irak'ın Musul kentini DEAŞ'tan kurtarma operasyonu Eski Şehir semtinde yoğunlaşmış durumda. ABD destekli Irak ordusunun, sokakların dar olmasından dolayı yavaş ilerlediği ancak bir kaç güne kentin kontrolünü tamamen geri almayı hedeflediği belirtiliyor. DEAŞ örgütünün elindeki 2 kilometrekarelik son bölgede bir yandan çatışmalar sürerken diğer yandan siviller kenti boşaltıyor. Son bir hafta içinde 7 bin kişi Eski Şehir'den tahliye edildi. Yaralılar sağlık merkezlerinde tedavi altına alındı. Çoğu kadın ve çocuk, 100 bin kadar sivilin, su ve gıda sıkıntısı içinde kentte mahsur kaldığı tahmin ediliyor. DEAŞ'ın evlere bomba yerleştirdiği ve canlı kalkan olarak kullandığı 200 sivilin kurtarıldığı da gelen haberler arasında. Musul'u kurtarma operasyonu 8 ay önce başlamıştı. Eski Şehir'deki operasyon ise 26
Vatan
POLİTİKA
  'Zafere Kadar Dinlenmek Yok' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, önceki geceyi Bolu yakınlarında terk edilmiş bir tesiste geçirdi. Kılıçdaroğlu, dün sabah 'Adalet Yürüyüşü'nün 10'uncu gününe saat 10.00'da başladı. Ramazan Bayramı mesajını yola çıkmadan önce veren CHP Lideri, şöyle konuştu: "Gerginliklerden Türkiye çok çekti. Çok acılar çekiyoruz. Gerginliklerden de kurtulabileceğimiz bir Türkiye umut ediyorum. Bu yürüyüşün Adalet Yürüyüşü olması bu açıdan da çok önemli. Bayrama ayrı bir anlam katacaktır Adalet Yürüyüşü. Gerçekten de gerilen, kutuplaşan, söylemlerle adeta yeni düşmanlar yaratan bir Türkiye'den söz etmek hoşuma gitmiyor. Birlikte yaşayan, uygarca tartışan, bir araya gelebilen bir Türkiye hepimizin ortak özlemi. Bu yürüyüşün temel amacı da o." Mısır'daki idamlara da değinen Kılıçdaroğlu, siyasi idamların hiçbir topluma yarar getirmeyeceğini herkesin bildiğini belirterek, "Türkiye bu konuda büyük acılar çekti. Bir dönem idam ettiğimiz siyasileri sonra andık, sonra kucakladık. Hava meydanlarına, yollara, caddelere, barajlara isimlerini verdik, bir anlamda yaptığımız haksızlığı gidermek için. Ama ölen geri dönmüyor" dedi. Kılıçdaroğlu, Mısır'daki yöneticilere, "İdamların topluma bir yarar getirmeyeceğini eğer görmek istiyorsanız dönüp Türkiye'nin tarihine bakın" mesajını gönderdi. Açıklamanın ardından Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler yürüyüşe başladı. Yürüyüşün 10'uncu gününde yaklaşık 20 avukat cübbeleriyle Kılıçdaroğlu'na eşlik etti. Yürüyüş sürerken yol boyunca tatile giden vatandaşlar korna çalarak ve el sallayarak yürüyüşe katılanları selamladı. Bazı vatandaşlar ise yürüyüşe katılanların yanından geçerken küfür edince katılımcılar sık sık uyarıldı. Kılıçdaroğlu, yolda geçen arabalardan kendisine bozkurt işareti yapan ülkücüleri aynı şekilde bozkurt işareti yaparak selamladı. Cumhuriyet gazetesi tutuklu yazar, çizer ve yöneticilerinin aileleri de Kılıçdaroğlu'na destek için Adalet Yürüyüşü'ne geldi. Karikatürist Musa Kart'ın eşi Sevinç Kart, yürüyüşün çok anlamlı olduğunu belirterek, "Yürüyüşe katılan herkes tarihi bir sorumluluk üstleniyor. Haksızlığa, hukuksuzluğa itiraz eden her kesimden insan bu yürüyüşte buluşuyor. O açıdan bizim için çok önemli" dedi.
Hürriyet
Aşırı Sağ Partiler Koltuğa Oynuyor 
TBMM Başkanlığı, hazırladığı, "Avrupa'da Aşırı Sağ'ın Yükselişi" raporunda, aşırı sağın, "hem oylarının hem de suç oranlarının" paralel olarak arttığını tespit etti. Aşırı sağ partilerin artık cumhurbaşkanlığı, başbakanlık gibi koltuklara oynadığı belirtilen raporda, suç oranları açısından da doruğa çıktığı vurgulandı. Örnek olarak Almanya'da 2001'e göre suç sayısının en yüksek seviyesine ulaştığı, 2016 itibarıyla bin 658'i şiddet içerikli toplam 23 bin 555 suç işlendiği belirtildi. Rapordaki çarpıcı bir tespitte, ılımlı ve sosyal demokrat partilerin girdiği çıkmaz karşısında aşırı sağ partilerin çözüm reçetelerine sarılarak, bu zihniyeti normalleştirdikleri noktası oldu. TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı'nca hazırlanan raporda şu tespitler yer aldı: 1980'lerin başında her yüz Avrupalı seçmenin sadece birinin oyunu alabilen aşırı sağ partiler bugün çoğu Batı Avrupa ülkesinde cumhurbaşkanlığı, ulusal parlamento ve Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde düzenli olarak yüzde 10'un üzerinde oy almaktadır. Örneğin Fransa'da 23 Nisan 2017'de yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda oyların yüzde 21,3'ünü alan aşırı sağcı Ulusal Cephe'nin lideri Marine Le Pen, ikinci tura kalan iki adaydan biri olmuştur. Le Pen, 7 Mayıs'ta yapılan ikinci turda da yüzde 33,9 oy alarak Ulusal Cephe'nin bugüne kadar aldığı en yüksek oy oranına ulaşmıştır. Hollanda'da 15 Mart 2017'de yapılan genel seçimlerde Geert Wilders'in başkanlığındaki aşırı sağcı Özgürlük Partisi, 2012'deki seçime kıyasla oylarını yüzde 3 (vekil sayısını 5) arttırarak 150 üyeli parlamentoda 20 milletvekili ile ikinci büyük parti olmuştur.
Milliyet
Kimisi Millet İçin, Kimisi Boşuna Yürür 
Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti İzmir İl Başkanlığı'nın otelde düzenlediği törende partililerle bayramlaştı. Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından önce AK Parti İzmir İl Başkan Bülent Delican, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Öznur Çalık ve Hamza Dağ, kürsüye çıkarak partililerin Ramazan Bayramı'nı kutladı. Konuşmasında 80 milyon vatandaşla aynı gök kubbenin, ay yıldızlı sancağın altında bayramı birlikte karşılamanın mutluğunu yaşadıklarını, görevi süresince İzmir'e ayrı önem verdiğini belirten Yıldırım, bayramların kavganın barışa, dayanışmaya, yardımlaşmaya, kardeşliğe ve gönül birliğine dönüştüğü müstesna günler olduğunu, bu güzel günün tüm milleti ve yeryüzündeki tüm Müslümanları sarıp sarmaladığını söyledi. 15 Temmuz darbe girişimine değinen Yıldırım "16 Temmuz sabahı güneş, daha güçlü, daha aydınlık ve bağımsız Türkiye için doğdu" dedi. Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Millet ve hizmet için milletle attığımız her adımda yanımızda vatandaşlarımızı bulduk. 15 Temmuz'da kazandığımız milli zaferi, 16 Nisan'da taçlandırarak Türkiye'ye yepyeni bir bayram yaşattınız. Bu senenin en erken bayramı 16 Nisan'dır. Şimdi ikinci bir bayram yaşıyoruz, böylece Türkiye yeni bir döneme girdi, bugüne kadar imzalanan en büyük toplumsal sözleşme olan sivil anayasa ile ülkemizin ve milletimizin önü açıldı, artık, söz, karar, mühür milletin elinde."
Milliyet

SPOR 
Çekya'da düzenlenen Basketbol Kadınlar Avrupa Şampiyonası'nda klasman maçında Slovakya ile karşılaşan A Milli Takım, rakibini 72-56 yenmeyi başardı, ilk 6 içinde yer almayı garantileyerek, İspanya'nın ev sahipliğinde düzenlenecek Dünya Şampiyonası'na katılma hakkı kazandı. Yıllardır bizi her turnuvada gururlandıran, hep beklentilerin üzerine çıkmayı başaran Potanın Perileri, kendilerini farklı kılan 'ayakta kalabilme' özelliklerini bir kez daha sahaya yansıttı. Çok kötü bir güne denk gelen Yunanistan maçının ardından Slovakya karşısına bu denli inanarak çıkabilmek bu ekibin karakteriyle alakalı. İlk çeyrekte özellikle savunmada sergilenen performans ve rakibin 9 sayıda tutulması, çok güzel başlangıçtı. Kenardan gelen Cansu ve Olcay ile artan baskı ve ardından gelen adam değişmeli savunma da 9-0 seri getirince, 25-9'da fark 16'ya çıktı. Ancak Bahar'ın sakatlanması, Hollingsworth'un faul problemi ve Tuğçe'nin de dinlenmek için kenara gelmesi, o ana kadar hiç hücum ribauntu alamayan rakibi hareketlendirdi. Belki bir önceki maçın yarattığı strestendi, fark kapanmaya başlayınca yine panikledi ekibimiz, fark 4 sayıya kadar indi, neyse ki imdada devre yetişti. Soyunma odasında ne konuşuldu bilmiyorum ama tecrübeli oyuncuların taşın altına elini koyması gereken zaman gelmişti. Onlar da gerekeni yaptı. Birsel'in asistleri, Işıl'ın üçlükleri, Tuğçe'nin hem ribauntları toplayıp, hem ceza atışlarını değerlendirmesi, 5'te 5 üçlükle başlanan çeyrekte takımımızı yeniden 57-39 öne geçirdi. Hücumda yine 5 dakikalık bir duraksama yaşadık ama Slovakya'nın gücü, bir dönüşe daha yetmedi, zaten Tuğçe-Hollingsworth ikilisi, boyalı alan üstünlükleriyle galibiyeti perçinledi. Tebrikler Potanın Perileri, tebrikler Ekrem Memnun. Buraya gelirken hedef zaten Dünya Şampiyonası vizesini elde etmekti, bunu başarmak bizim için, bayram hediyesi
Milliyet
1927 yılında Ali Muhiddin Hacıbekir'in sahibi olduğu Neriman'la başlayan Gazi Koşusu'nun hikayesi bugün Veliefedi Hipodromu'nda bir kez daha yazılacak. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün adına düzenlenen Türk yarışçılığının derbisi 91. kez koşulacak. Biri dişi, 18'i erkek toplam 19 safkan üç yaşlı İngiliz tayının mücadele edeceği yarış saat 20.00'de start alacak ve 2400 metre mesafede çim pistte koşulacak. '2017 Yılının Şampiyon Tay'ını belirleyecek koşunun, birincilik ikramiyesi 1.500.000 TL, i k i n c i l i k 600.000 TL, üç ü n - c ü l ü k 300.000 TL, dördüncülük ikramiyesi de 150.000 TL olarak belirlendi. Gazi Koşusu'nda bu yıl, yarış ikramiyesi, yetiştiricilik primi ve kaydiye ücretleriyle birlikte toplam 3.920.000 TL ikramiye dağıtılacak. Şampiyon olacak safkan sahibine, yarış ikramiyesi ve kaydiye ücretleriyle birlikte toplam 2 milyon 233 bin TL kazandıracak. Kazanan safkanın sahibi aynı zamanda yetiştiricisi ise yarış ikramiyesi ve kaydiye ücretlerinin yanı sıra 375.000 TL yetiştiricilik priminin de sahibi olacak. Çifte bayr a m ı n yaşanacağı Veliefendi Hipodromu atlı karınca, bando, çocuk tiyatrosu, müzik dinletileri gibi renkli etkinliklere de ev sahipliği yapacak. Yarış programı, röportajlar, yorumlar, analizler ve o güne ait her şey, TJK TV ve TAY TV'den (Digitürk Kanal 399) HD olarak yayınlanırken, Gazi Koşusu ayrıca CNNTURK'den de canlı olarak ekranlara gelecek.
Milliyet
Savunmasını güçlendirmek için uzun süredir arayış içinde olan Beşiktaş, Pepe'yi kadrosuna katmaya çok yaklaştı. Siyah-beyazlı yönetimin, Real Madrid'le sözleşmesi biten Portekizli stoperle büyük ölçüde anlaşma sağladığı ortaya çıktı. Teknik Direktör Şenol Güneş'in en az bir stoper takviyesi istemesi nedeniyle uzun süredir birçok oyuncu ve kulüple görüşme gerçekleştiren siyah-beyazlılar, Pepe transferinde çok önemli adımlar attı. Tam 10 yıl formasını terlettiği İspanyol devi Real Madrid'le sözleşmesi sona eren ve bonservis bedeli bulunmayan Pepe'nin, Beşiktaş'ın teklifini prensipte kabul ettiği belirlendi. Siyah-beyazlı yöneticilerin, Pepe'ye 2 yıl için 10 milyon euroluk teklif yaptıkları öğrenildi. Paris Saint Germain ve Inter'in de uzun süredir renklerine bağlamaya çalıştığı 34 yaşındaki başarılı futbolcunun, Ricardo Quaresma'dan Beşiktaş hakkında çok olumlu bilgiler aldığı ve Türkiye'ye gelmeye sıcak baktığı ifade edildi. Dünyaca ünlü menajer Jorge Mendes'in de transferin bitmesi için devreye girerek çaba harcadığı kaydedildi. Beşiktaş'la maddi konularda anlaşmaya varan Pepe'nin, Rusya'da düzenlenen 2017 FIFA Konfederasyonlar Kupası'nın ardından İstanbul'a geleceği vurgulandı. Tecrübeli futbolcunun burada gerçekleşecek son görüşmelerin ardından kendisini 2 yıllığına Beşiktaşlı yapacak resmi sözleşmeye imza atacağı belirtildi. Pepe'nin Real Madrid'le sözleşmesi 30 Haziran Cuma günü bitecek.
Milliyet
Galatasaray Teknik Direktörü Igor Tudor, yeni sezon için prensip anlaşmasına varılan Gomis, Belhanda ve Maicon'un transferinin takıma büyük güç katacağını söyledi, ancak Corchia ve Pasalic'in gelmelerinin çok önemli olduğunu dile getirdi. Hırvat çalıştırıcının, başkan Dursun Özbek ve sportif direktör Cenk Ergün'e, "Gomis, Belhanda ve Maicon önemli transfer hamleleri Bu isimler bize çok güç katacak. Ancak tempolu futbol oynatmak istiyorum. Bu yüzden Pasalic ve Corchia'nın transferi da benim için çok önemli" diye konuştuğu belirtildi. Bonservisi Chelsea'de olan orta saha oyuncusu Mario Pasalic'in 22, Lille'in sağ beki Corchia'nın ise 26 yaşında olduğuna dikkat çeken Hırvat teknik adamın, "İddialı bir kadro oluşturuyoruz ancak diğer taraftan gençleştirme hamlelerimiz olmalı" ifadesini kullandı. Galatasaray, her iki transfer için yoğun çaba harcarken, iki futbolcunun da gelecek yıl kulüpleri ile mukaveleleri bitiyor. Bu durum, pazarlıkta sarı-kırmızılıların elini güçlendiriyor. Corchia için Lille ile pazarlık sürüyor. Fransız ekibi, istikrarıyla dikkat çeken 26 yaşındaki futbolcu için 5 milyon euro istedi. Cim-Bom ise 3.5 milyon euro önerdi. Pasalic için ise Galatasaray'ın yaptığı 2.5 milyon euroluk teklife Chelsea'nin olumlu yanıt vermesini bekliyor.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme