26 Haziran 2017 Pazartesi

26.06.2017 Genel Gündem



26.06.2017

GÜNDEM

O Yılanın Zehriyle Uyanmanız Yakındır 
Ramazanın son iftarını doğup, büyüdüğü Erzincan'ın Refahiye ilçesine bağlı Kayı köyünde yapan Başbakan Binali Yıldırım, bayram namazını köy camiinde kıldıktan sonra vatandaşları trafik kurallarına uymaları konusunda uyardı. Dün sabah Kayı Camisi'ne gelen Yıldırım, köylüleri ile birlikte bayram namazı için saf tuttu. Cami çıkışında köylüleriyle bayramlaşan Yıldırım, çocuklara oyuncak dağıttı. Cami önünde açıklama yapan Başbakan Yıldırım, bayramların kardeşliğin, birliğin ve beraberliğin doruğa ulaştığı günler olduğunu belirterek şunları söyledi: "İşte o günlerden birini yaşıyoruz. İnşallah bu bayramda ülkemizin, milletimizin birliği, dirliği ve beraberliğine, tüm İslam aleminin huzuruna kardeşliğine vesile olur. Bu bayram vesilesi ile ben ülkemizin birliği, beraberliği ve vatanın bölünmez bütünlüğü için hayatını ortaya koyan sınırlarda, dağlarlarda ve bayırlarda ülkenin güvenliği için mücadele eden tüm güvenlik güçlerimize polisimize, askerimize, jandarmamıza, korucularımıza teşekkür ediyorum. Teşekkürlerimiz sunuyorum. Milletin duası onlarla beraber. Çünkü onlar ülkemizin birliği için istiklali için geleceği için çalışıyorlar." Bayramlarda verilmesi gereken en önemli mesajlardan birinin de şüphesiz ki trafik terörü olduğunu hatırlatan Yıldırım şunları kaydetti: Bayramda insanların memleketlerine giderek, büyüklerini, kabirlerini ziyaret ediyor. Bu gidiş ve gelişlerde hiç arzu etmediğimiz trafik kazaları meydana geliyor. Dolayısı ile vatandaşlarımızdan özellikle isteğim aman siz siz olun yolların kurallarına uyun. Yolların kralı olmaz, yolların kuralı olur. Hızlı gitmenize gerek yok. Hızlık gitmekle yavaş gitmek arasında bir ömür kadar fark var. Onun için sizlerin sevdiklerinize sağ salim ulaşması bizim en büyük önceliğimiz ve beklentimizdir. Bu bakımdan dostlarımızı, eşimizi, akrabamızı üzmemek için lütfen yola çıkarken dinlenmiş olarak, yorulduğumuzda ara vermek sureti ile seyahatinizi tamamlayın."
Milliyet


64 Kaza, 41 Ölü, 285 Yaralı 
Ramazan Bayramı tatilinin iki gününde yollar yine kan gölüne döndü. Cuma akşamından dün akşam saatlerine kadar yurt genelinde meydana gelen 64 trafik kazasında 41 kişi öldü, 285 kişi yaralandı. Yurt genelindeki kazaların bilançosu özetle şöyle. 23 Haziran Cuma: Mesai saatinin sona ermesiyle birlikte tatilciler yollara düşerken aynı gece Adıyaman, Erzincan, Kastamonu, Kocaeli Çanakkale ve Sivas'ta meydana gelen 6 kazada 1 kişi öldü, 20 kişi yaralandı. 24 Haziran Cumartesi: Arife günü Bursa'da 4, Eskişehir'de 3, İstanbul, Manisa ve Samsun'da 2'şer, Ankara, Karabük, Antalya, Adıyaman, Erzurum, Kastamonu, Mersin, Tekirdağ, Çanakkale, Kütahya, Erzincan, Zonguldak, Uşak, Kırıkkale, Aksaray, Sivas, Gümüşhane ve Kırşehir'de 1'er olmak üzere toplam 30 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 26 kişi öldü, 128 kişi yaralandı. 25 Haziran Pazar: Ramazan Bayramı'nın birinci günü olan dün saat 24.00'e kadar Adana, Malatya, İstanbul, Sivas, Kastamonu, Kütahya, Yozgat, G.Antep, Balıkesir, Niğde, Muğla, Aydın, Karaman, Burdur, Eskişehir, Çanakkale, Konya, Kayseri, Edirne, Sakarya, Adıyaman'da meydana gelen 23 trafik kazasında 11 kişi yaşamını yitirdi, 122 kişi yaralandı.
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9241-3,9324
Sterlin: 4,4572-4,4667
Gram Altın: 141,6769-142,0523

Genç Girişimciler İnternetten Para Toplayacak 
Hükümetin altı ay önce TBMM'ye gönderdiği Kitle Fonlama Platformu kurulmasını öngören tasarı, yeni ekonomik kararlar arasında önemli başlık olarak hayata geçirilecek. Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun (EKK) son toplantısında, tasarının 15 Temmuz'dan sonra yasalaştırılması ve genç girişimcilerin fikirlerine internet üzerinden çağrı yaparak, sermaye bulmalarının yolunun açılması kararlaştırıldı. Edinilen bilgiye göre, bayramdan önce yapılan son EKK toplantısında, 180 günlük ekonomi planları masaya yatırılırken, 27 Aralık 2016'da TBMM'ye sevk edilen ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yasasında 8 maddelik değişiklik içeren tasarının rafdan indirilmesine karar verildi. Toplantıda, bu düzenlemenin biran önce yaşalaştırılmasının genç girişimciler ve yeni fikirleri olan kişilerin sermaye bulmasına yardımcı olacağı, bankaların desteklemekten çekindiği genç fikirlerin hayata geçirilebileceği iddia edildi. Tasarı, gündeme geldiğinde ekonomi çevreleri tarafından büyük ilgi görmüş, ancak denetim mekanizmasının iyi kurulmaması ve ikinci mevzuatın sağlam yapılmaması durumunda, toplanan paralarla ilgili sorun yaşanabileceğine ilişkin eleştiriler yapılmıştı. Tasarı yasalaşırsa, Türkiye, kitle fonlamayı hayata geçiren ABD ve İngiltere gibi bir kaç ülkeden biri olacak. İnternet ortamında oluşturulan Kitle Fonlama Platformu'nda proje anlatılarak yatırımcıları biraraya getirmeyi amaçlıyor. Yeni nesil finansman aracı olarak nitelendirilen bu sistem, çok sayıda kişinin ufak meblağlar ile bir girişimi internet üzerinden fonlamasına ve bağış yapmasına olanak sağlanacak. Böylece, kamu maliyesine yük getirmeden başta teknoloji odaklı yatırımlar olmak üzere, tüm sektörlerde erken aşama finansmana ihtiyaç duyan girişimcilerin desteklenmesine imkan yaratılacak.
Hürriyet
 
Kotü Sürücüye Sigorta 'Havuzda' Can Bulacak 
Zorunlu trafik sigortasında tavan fiyat uygulamasının ardından bazı şirketlerin hasar riski yüksek araç grupları için poliçe düzenlemekten kaçınmaları sorununa "riskli sigortalılar havuzu"yla çözüm aranacak. Hazine'ye gelen şikayetlerden, bazı sigorta şirketlerinin 12 nisan'da başlayan azami prim uygulaması sonrasında özellikle hasar frekansı yüksek basamak veya araç grupları için poliçe düzenlemekten kaçındıklarını tespit ettiklerini belirterek, sorunun çözümü amacıyla çalışma başlattıklarını söyledi. Mehmet Şimşek, kaçınma konusu poliçelerin trafik sigortası branşında ruhsat sahibi tüm şirketlere dağıtılacağı, riskin düzenlemelere harfiyen uyan şirketler üzerinde yoğunlaşmasını engelleyecek havuz oluşturacaklarını ifade etti. Şimşek, bu sistemi şöyle anlattı: "Bu modelde şirketler, kapsamdaki sigorta grupları için yani 1. ve 2. basamak dediğimiz kötü sürücüler veya taksi, minibüs, otobüs gibi sürekli trafikte olan araçlara yönelik kesilen poliçelerden aldıkları primleri merkezi bir havuzda toplayacak. Hasar ödemeleri de belli kurallar dahilinde bu havuzdan karşılanacak ancak hasar sürecini her şirket kendisi yürütecek. Şirketler havuz modelinde prime ve hasar tutarına belli kurallar dahilinde iştirak edecek. Bu ştirakte şirketlerin son 3 yıldaki pazar payları yüzde 50 oranında dikkate alınacak, kalan yüzde 50 ise şirketler arasında eşit dağıtılacak. Ayrıca, şirketler devrettikleri primden belli bir payı, giderler için komisyon olarak alacak. Biz modelde bu oranı yüzde 5 olarak belirledik." Tavan fiyat uygulamasında her şirketin primi aldığını ve hasarı kendisinin ödediğini anımsatan Şimşek, havuz sisteminde ise riskli olarak adlandırılan sigorta gruplarının prim ve hasar tutarlarının şirketler arasında merkezileştirilerek bölüştürüldüğünü söyledi. Söz konusu havuzu Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu yönetecek, Hazine Müsteşarlığınca takip sürecek.
Milliyet
  
O Yılanın Zehriyle Uyanmanız Yakındır 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD'ye silah veren ABD'yi sert ifadelerle eleştirdi. Partisinin İstanbul il örgütünün Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlediği bayramlaşma etkinliğine katılan Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Suriye sınırımız boyunca bir terör koridoru kurma girişimini Fırat Kalkanı harekatıyla sekteye uğratmıştık. Maalesef müttefik dediğimiz, dost bildiğimiz ülkeler terör örgütleriyle işbirliği yapmakta sakınca görmüyorlar. Bu terör örgütüne verdikleri silahları daha sonra geri alacaklarını söyleyerek Türkiye'yi kandırdıklarını sananlar hayati bir yanlış yaptıklarını eninde sonunda anlayacak. Ama onlar için iş işten geçmiş olacak. Biz, tüm ikazlarımıza rağmen terör örgütlerine verilen silahlarla ülkemize atılan her kurşunun, dökülen her damla kanın faturasını o silahların asıl sahiplerine çıkartacağız. Şunu tüm dünya bilmeli, Suriye'nin kuzeyinde; sınırlarımızda bir terör devleti kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bunlara destek verenler de bu gerçeği görecekler.. Fırat Kalkanı'nda, Cerablus Rai'de Mehmetçik elinden geleni ÖSO ile yaptıysa bundan sonraki süreçte de aynı şeyi yapacaktır. Asla taviz yok. Bunu kendilerine de söyledik. Zira, Türkiye bir çadır devleti değildir, bunu herkes bilmelidir. Bir taraftan NATO'da beraber olacağız, öbür tarafta terör örgütleriyle beraber hareket edeceğiz. Bu nasıl iştir. O zaman bu NATO'nun yeniden gözden geçirilmesi lazım. NATO'daki işbirliğine, NATO'daki kurallara atılan bu adımların hepsi aykırıdır. Brüksel'de bunları güneme getirdik. Bunu düzeltmemiz lazım ve düzelteceğiz. Suriye'den ve Irak'tan her türlü saldırıya kendi topraklarımızda değil, bizatihi kaynağında müdahale edeceğiz. Türkiye'ye saldıran yılanların başlarını inlerinde ezmeye devam edeceğiz. Meşru müdafaa hakkımızı engellemek isteyenlere mesajım şudur; Bunu ancak tüm 80 milyon nüfusuyla tüm Türkiye'yi karşınıza alma pahasıyla yapabilirsiniz. Suriye'de kendinize yoldaş seçtiğiniz terör örgütüyle sizin nasıl bir geleceğiniz olur onu bilmiyorum. Ama ülkemize saldırıp sonra da arkanıza sığınan terör örgütüyle yol yürüdüğünüz sürece bizimle bir geleceğinizin olmayacağını çok iyi bilmelisiniz. Aynı şekilde ülkemizde darbe teşebbüsünde bulunan bir diğer terör örgütünün elebaşını ve mensuplarını ısrarla topraklarınızda barındırmaya devam ederek Türkiye'nin gönlünde onulmaz yaralar açıyorsunuz. Benzer bir yaklaşıma maalesef Avrupa ülkelerinde de şahit oluyoruz. Terör örgütü mensuplarına gösterilen bu derin muhabbetin, aşırı korumacılığın yol açacağı felaketleri görmezden gelenleri bir an önce akıllarını başlarına almaya çağırıyoruz. Türkiye bu müsibetlerin hepsinin bir şekilde üstesinden gelir. Sırf bize zarar veriyorlar diye koyunlarında o yılanları besleyenlerin, damarlarında o yılanların zehriyle uyanacağı günler çok yakındır."
Milliyet
 
Kötü Sürücüye Havuz Modeli 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, zorunlu trafik sigortasında tavan fiyat uygulamasının ardından bazı şirketlerin hasar riski yüksek araç grupları için poliçe düzenlemekten kaçındıklarını belirterek, sorunun çözümü amacıyla prim ve hasar tutarlarını tüm şirketlere dağıtacak 'Riskli Sigortalılar Havuzu' oluşturacaklarını açıkladı. Şimşek, 12 Nisan'dan itibaren araç grubu, basamak ve il grupları bazında zorunlu trafik sigortalarına ilişkin azami primlerin belirlendiğini, uygulamayla primlerin makul seviyelere çekildiğini söyledi. Hazine Müsteşarlığı'na gelen şikayetlerden, bazı sigorta şirketlerinin azami prim uygulaması sonrasında özellikle hasar frekansı yüksek basamak veya araç grupları için poliçe düzenlemekten kaçındıklarını tespit ettiklerini anlatan Şimşek, bu durumun Müsteşarlık tarafından yakından takip edildiğinin altını çizdi. Sorunun çözümü amacıyla çalışma başlattıklarına dikkati çeken Şimşek, bu kapsamda kaçınma konusu poliçelerin trafik sigortası branşında ruhsat sahibi tüm şirketlere dağıtılacağı, riskin düzenlemelere harfiyen uyan şirketler üzerinde yoğunlaşmasını engelleyecek 'Riskli Sigortalılar Havuzu' oluşturacaklarını ifade etti. Şimşek, sistemi şöyle anlattı: "Bu modelde şirketler, kapsamdaki sigorta grupları için yani 1. ve 2. basamak dediğimiz kötü sürücüler veya taksi, minibüs, otobüs gibi sürekli trafikte olan araçlara yönelik kesilen poliçelerden aldıkları primleri merkezi bir havuzda toplayacak. Hasar ödemeleri de belli kurallar dahilinde bu havuzdan karşılanacak ancak hasar sürecini her şirket kendisi yürütecek. Şirketler havuz modelinde prime ve hasar tutarına belli kurallar dahilinde iştirak edecek. Bu iştirakte şirketlerin son 3 yıldaki pazar payları yüzde 50 oranında dikkate alınacak, kalan yüzde 50 şirketler arasında eşit dağıtılacak. Ayrıca, şirketler devrettikleri primden belli yüzde 5 pay alacak."
Vatan
 
Ab'ye Türkiye Damgası 
Türkiye 28 ülkeli Avrupa Birliği'ne (AB) en fazla motorlu taşıt ihracatı yapan ülke oldu. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, Türkiye 2016'da Japonya ve Güney Kore'yi sollayarak AB'nin ithal ettiği motorlu taşıt pazarında en büyük payı elde etti. AB, geçen yıl toplam 77 milyar 132 milyon euroluk motorlu taşıt ithalatı gerçekleştirdi. AB'nin ithalatında Türkiye, 15 milyar 335 milyon euroyla yüzde 20'lik paya ulaştı. AB ülkelerine araç satışında Türkiye'yi Japonya izledi. Japonya, birliğin motorlu taşıt ithalatında yüzde 19 paya sahip oldu. AB'de ABD'nin yüzde 14, Güney Kore'nin yüzde 10, Çin'in yüzde 8, Güney Afrika'nın yüzde 5, Tayvan'ın yüzde 4, Meksika ve Tayland'ın yüzde 3, Hindistan'ın yüzde 2 payı oldu. Türkiye'nin AB'ye motorlu taşıt ihracatı son 5 yıldır kesintisiz artış kaydetti. Türkiye'den AB ülkelerine ihraç edilen motorlu taşıtların toplam değeri 2012'de 8 milyar 455 milyon euro seviyesinde gerçekleşirken, bu rakam 2013'te 9 milyar 472 milyon euroya, 2014'te 10 milyar 708 milyon euroya ulaştı. AB'ye araç ihracatı, 2015'te 12 milyar 918 milyon euro, geçen yıl 15 milyar 335 milyon euro seviyesiyle rekor kırdı.
Vatan
 
Dünya 
'Biliyordun, Neden Harekete Geçmedin?' 
Amerikan seçimlerine Rusya'nın olası müdahalesine ilişkin iddialar, halen ABD gündeminde önemli bir yer işgal etmeye devam ediyor. Son olarak Washington Post gazetesi, ABD'nin önceki Başkanı Barack Obama'nın, geçen ağustos ayında Rus lider Vladimir Putin'in seçimlere "doğrudan müdahale ettiğini" öğrendiğini savunurken, şimdiki başkan Donald Trump da, Twitter üzerinden selefine yüklendi ve "Madem biliyordu, neden harekete geçilmedi?" sorusunu yöneltti. Washington Post gazetesinde yayınlanan makalede, Obama'nın, geçen ağustos ayında Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin'in seçimlere "direkt müdahale ettiği" ni öğrendiğini öne sürülerek, Putin'in doğrudan doğruya sanal bir kampanya ile, Demokratların adayı Hillary Clinton'ın itibarını sarsmak ve seçimlerin Trump'ın lehine dönmesi için müdahale ettiği iddia edildi. Obama'nın bu konuyla ilgili bilgilendirildikten sonra, pek çok seçeneği değerlendirdiği belirtilen makalede, buna karşılık, 35 diplomatın ülkeden gönderilmesi, iki Rus yerleşkesinin kapatılması gibi "sembolik" bazı adımlar attığı kaydediliyor. Bununla birlikte söz konusu önlemlerin de, ancak seçimlerden sonra, yani Aralık ayında hayata geçirildiği de vurgulanıyor. Washington Post, Obama'nın, kendisinin seçimlere müdahale ettiğinin düşünülmesini istemediği ve bunun için dikkatli davrandığı da belirtiliyor. Gazetenin iddiasına göre eski başkan Obama'nın düşündüğü ancak hayata geçirmediği adımlar arasında Rus altyapısına siber silahlar yerleştirmek, Putin'e zarar verecek hassas bilgileri yayımlamak gibi adımlar bulunuyordu. ABD Başkanı Donald Trump, bu yazının ardından selefini suçlayan bir Twitter mesajı attı. Trump, Obama'yı, Rusya'nın 2016'da düzenlenen başkanlık seçimlerine müdahale etmek istediğini bilmesine rağmen harekete geçmemekle suçladı. Başkan Trump, Barack Obama'nın 8 Kasım'daki seçimlerden önce bu iddiaları öğrenmesine rağmen harekete geçmediğini, kendisinin suçlanmaması gerektiğini de savundu. Rusya'nın seçimlere müdahale edip etmediği ve Trump'ın ekibinin bu konuya dair bilgisinin olup olmadığı soruşturuluyor. Soruşturmanın başında eski FBI (Federal Soruşturma Bürosu) başkanlarından Robert Mueller var.
Milliyet
 
Bir Kıvılcım 160 Can Aldı 
Pakistan'da petrol taşıyan bir tankerin devrildikten sonra alev alarak patlaması sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 160'a yükseldi. Yetkililer, Bahavalpur kenti yakınlarındaki kazada ağır yaralanan 26 kişinin kurtarılamadığını, ölü sayısının da bu yüzden arttığını açıkladı. Kazada yaralanan yaklaşık 80 kişi hastaneye kaldırılırken, yaralananlardan 40'ının durumunun ağır olduğu, ölü sayısının artmasından endişe duyulduğu belirtildi. Kazanın, sürücünün, lastiği patlayan aracın kontrolünü yitirmesi üzerine meydana geldiği sanılıyor. Çevre köylerden çok sayıda kişi, devrilen tankerden sızan petrolden alabilmek için kaza mahalline akın etti, ancak tankerin yanmaya başlaması sonucu alevler içinde kaldı. Görgü tanıkları, yangının petrol almaya gelen köylülerden birinin sigarasını yakmasıyla başladığını ileri sürdü. İtfaiye ekiplerinin yoğun çabaları sonucu kontrol altına alınan yangında 6 otomobil ve 12 motosiklet de kullanılamaz hale geldi. Yaklaşık 25 bin ton petrol taşıyan tankerin, Karaçi'den Lahor kentine gittiği belirtiliyor. Ciddi yanıkları olan kişilerin, orduya ait helikopterlerle hastaneye kaldırıldığı bildirilirken, yaşamını yitirenlerden bazılarının kimlik tespitinin ancak DNA örneği yoluyla olabileceği belirtildi. Polis kaynakları, ellerindeki kaplarla çevre köylerden insanların tankerin çevresine akın ettiğini, diğer köylerdeki akrabalarını da petrolü toplamaları için aradıklarını aktardı.
Milliyet
 
El Cezire'den Gözdağı 
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Bahreyn tarafından iletilen maddeler arasında ülkedeki Türk askeri üssünün kapatılması da bulunuyordu. Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman es-Sani, El Cezire kanalına yaptığı açıklamada, listenin "mantıklı ve uygulanabilir" olmadığını söyledi. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Enver Gargaş ise Cumartesi günü yaptığı açıklamayla, taleplerinin kabul edilmemesinin "yolların ayrılması" anlamına geleceğini ifade etti. 13 maddelik listede, Katar'ın İran'la bağlarını zayıflatması, isyancı Husilere mali desteğin kesilmesi ve medya kuruluşu Al Jazeera'nın kapatılması da talepler arasında yer alıyordu. Dört ülke, bu şartların 10 gün içinde yerine getirilmesini istemişti. Katar iki haftadan uzun süredir ekonomik ve diplomatik ambargo altında ve ülkenin ihtiyacı olan besin ve diğer ürünler İran ve Türkiye'den gönderiliyor. 4 Arap ülkesinin kapatılmasını talep ettiği El Cezire kanalında yayınlanan haberde, listeye ilişkin değerlendirmesi yer alan Katar Dışişleri Bakanı, krize ilişkin yapılan açıklamaları hatırlattı: "ABD Dışişleri Bakanlığı, yakın zamanda yapıtığı açıklamada, ambargocu ülkelere, mantıklı ve uygulanabilir bir liste sunma çağrısı yaptı. İngiltere Dışişleri de taleplerin ölçülü ve uygulanabilir olması gerektiğini söyledi. İletilen taleplerin içeriği, 'terörle mücadele' ile uygulanan ambargonun alakası olmadığının kanıtıdır" El Cezire kanalı da kapatılma talebini ifade özgürlüğünü engelleme olduğunu savundu. Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dahil bazı Arap ülkelerinin Katar ile ilişkilerini kesmesi ve ekonomik yaptırımları devreye sokması, Körfez bölgesinde son yıllarda görülen en büyük diplomatik krize yol açmış durumda.
Vatan
 
İsrail, Suriye'yi Yine Vurdu 
İsrail, Suriye'den atıldığı ileri sürülen roketlere karşılık dün de bu ülkeye saldırı düzenledi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Suriye tarafından atılan roketlere karşılık, rejime ait iki askeri üssün ve cephane taşıyan bir TIR'ın vurulduğu belirtildi. Saldırının hava saldırısı mı yoksa top atışı ile mi gerçekleştirildiği açıklanmadı. İsrail ordusundan daha önce yapılan açıklamada, Suriye'de devam eden iç savaş nedeniyle ateşlenen bazı roketlerin yanlışlıkla İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nin kuzeyine isabet ettiği iddia edilmişti. Suriye'nin Kuneytra şehrinde devam eden iç savaş nedeniyle tedbir alındığı belirtilen açıklamada, Golan Tepeleri'nde yaşayan sivillere 'sınıra yakın açık alanlarda toplanmamaları ve hareket halinde olmamaları' yönünde uyarıda bulunulduğu kaydedilmişti. İsrail ordusu önceki gün de Suriye'den atıldığı ileri sürülen roketlere karşılık bu ülkeye hava saldırısı düzenlediğini açıklamıştı.
Vatan

POLİTİKA
Körfez Ülkelerine: Çok Çirkin Yaklaşım 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Katar'dan Türk askerinin çekilmesi önerisine sert tepki göstererek, "Türkiye'nin Katar ile attığı bu adıma müdahil olmak çok çok çirkin bir yaklaşım" dedi. Bayram namazını Ataşehir Mimar Sinan Camisinde kılan ve Haliç Kongre Merkezi'nde bayramlaşma törenine katılan Erdoğan özetle şunları söyledi: (Katar'la ilgili Türk askerinin çekilmesi yönünde bir ültimatom ya da bir şart var. Bu konuda ne diyeceksiniz? sorusu) Şu an Katar'ın 13 maddeye yönelik tavrını Türkiye olarak biz hem takdir ediyoruz, hem benimsiyoruz. Bir defa bu 13 madde ile ilgili yaklaşımı biz uluslararası hukuka aykırı buluyoruz. Devletler arasındaki hukukta ülkelerin egemenlik haklarına bu denli bir saldırı olamaz. Burada adeta bir devletin egemenlik haklarına saldırı söz konusu ve bir devletin kendi tasarruf alanına girecek kadar bir ileri gidiş söz konusu. Böyle bir şeye kalkıp da onların diliyle bakmak, yaklaşmak bana göre çok çok yanlış. Türkiye'nin 2014 itibarıyla savunma işbirliği yapmış olduğu Katar ile attığı bu adıma müdahil olmak çok çok çirkin bir yaklaşım. Katar'a yönelik bu yaklaşımı asla doğru bulmuyorum. Katar'a yapılan bu yaklaşım, bizim Suudi Arabistan'a da teklifimizdir. Suudi Arabistan da kendisinde bir üs kurmamızı isterse Suudi Arabistan'da da biz buna yönelik bir adım atabiliriz. Bu teklifi ben Kral'ın kendisine de yaptım. 'Bunu bir değerlendirelim' dediler. Ve o günden bugüne böyle bir dönüş de söz konusu olmadı. Bu dönüş söz konusu olmadığı halde Türkiye'nin asker çekmesini talep etmek bir defa Türkiye'ye karşı da maalesef bir saygısızlıktır. Yani bir herhangi bir ülkeyle savunma işbirliği anlaşmasını yaparken birilerinden izin mi alacağız? Yani kusura bakmasınlar, Türkiye böyle sıradan bir ülke devlet değil. Onun için Türkiye'nin de burada askerini çekmesi gibi bir yaklaşımı Türkiye'den istemek, bu da Türkiye'ye bir saygısızlıktır. Katar bir devlet olarak birçok yaptırımlarla karşı karşıya kaldı. Ve bu yaptırımlar noktasında da biz Katar'a karşı elimizden gelen desteği vermeye gayret ettik. Bundan sonra da vermeye gayret edeceğiz. Ve yine açıkça söylüyorum, bir uluslararası hukuka aykırı bir süreç var. Bu sürecin bir defa ortadan kaldırılması lazım. Kuveyt'in arabuluculuğunu özellikle destekledik, destekliyoruz. Temennim Körfez'deki bu gelişmeleri Suudi Arabistan kendi büyüklüğüne yakışır şekilde çözsün. Temennim yine odur ki bu bayram böyle geçmemeliydi."
Hürriyet

'Darbe Duruşmaları Fazla Uzatılmamalı' 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 15 Temmuz yargılamalarının fazla uzatılmamasını istedi. Bayram namazı için Ümitköy'deki evinin yakınındaki camide kılan Bahçeli ardından MHP'nin kurucu lideri Alparslan Türkeş'in Beştepe'deki mezarını ziyaret etti. Burada kendisini bekleyen partililerle tek tek bayramlaşan Bahçeli, Türkeş'in kabrine kırmızı ve beyaz karanfiller bıraktı ve bakır ibrikle mezara su döktü. Bahçeli, ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamada bulundu, sorularını yanıtladı. Ramazan Bayramı'nın, bayramın tüm değerlerinin tahrip edildiği, birlik, beraberlik, kardeşlik, sevgi, saygı ve ortak değerlerin sarsıldığı bir süreçten sonra gerçekleştiğini ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti: "15 Temmuz katliam ve ihanet günüdür. 21 gün sonra 15 Temmuz darbe teşebbüsünün birinci yılı anılacaktır. Böyle bir süreç çok yönüyle değerlendirilmelidir. Aradan geçen 346 gün içerisinde ne olmuştur? Darbenin bütün tesirleri kaldırılmış mıdır? Türkiye bir normalleşme ve istikrar sürecine girmiş midir? Bu gibi konular için 3 günlük bayram süreci başta ülkeyi yönetenler olmak üzere hepimizin değerlendirme yapacağı ve düşüneceği bir gün olmalıdır. MHP olarak bu anlayışla hareket etmekteyiz." PKK ve FETÖ'nün kökünün kazınması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, yargılamalara ilişkin şunları söyledi: "249 şehidimizin, 2 bini aşkın gazimizin katliamına vesile olan davranışların mahkemeleri fazla uzatılmamalıdır. Bomba atan belli, atıldığı yer belli, şehidimiz belli. Hala mahkemede bu sürüncemede bırakılıyor. Bu mutlaka sonlandırılmalıdır. PKK ile mücadelemiz de aynı şekilde sürdürülmelidir. Yani 2017 yılı son 6 ay içerisinde Türkiye'de FETÖ ve PKK terörünün kökü kazınmalıdır. Türkiye'ye yönelik içten ve dıştan her türlü tehdit unsurları ortadan kaldırılmalıdır."
Milliyet
Bu Yolun Her Bir Santimini Yürüyeceğim 
Adalet Yürüyüşü'nü sürdüren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, rahatsızlık geçiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 'Geçmiş olsun' dileklerini iletti. "Ankara-İstanbul yolunun her santimini yürüyeceğim" diyen Kılıçdaroğlu, Bayram sabahı açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya seslendi; "İstirham ediyorum, açlık grevini bırakın, hayatını karartmayın." CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanması ardından Ankara'dan İstanbul'a başlattığı 'Adalet Yürüyüşü'nde 11'inci günü geride bıraktı. Arefe gecesini, Bolu kent merkezine 4 kilometre uzaklıktaki terk edilmiş TIR garajında kurulan kamp alanında geçiren Kılıçdaroğlu, dün bayram namazını Karacaağaç Köyü'ndeki camide kıldı. Namaz sonrası vatandaşlarla tek tek tokalaşarak bayramlaşan CHP lideri, köy sakini Ayhan Kara'nın kahvaltı davetini de geri çevirmedi. Kılıçdaroğlu, yürüyüşü takip eden gazetecilerle bayramlaşmayı da ihmal etmedi. 11 günü geride kalan yürüyüşü değerlendiren CHP lideri, Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın rahatsızlık geçirdiğini öğrendiğini belirterek, "Sabah öğrendim, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin sayın genel başkanı bir rahatsızlık geçirmiş. Bu vesileyle kendisine geçmiş olsun dileklerimi de iletmek isterim" sözleriyle konuşmasına başladı. 'Adalet Yürüyüşü'nü bayram süresince de sürdüreceklerine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi: "Adaletin ne kadar önemli olduğunu aslında bayramlar da gösteriyor. Çünkü adaletin özünde birlikte yaşama var. Bu bayram umarım adaletin de Türkiye'de egemen olduğu bir süreci başlatmış olur. İranlı bir düşünür Saadi, 'Dünyanın bütün nehirleri adalete susamış bir insanın susuzluğunu gidermeye yetmez' diyor. Gerçekten de öyledir. Umuyorum devleti yönetenler adalet karşısında en azından Saadi'nin sözlerini duymuş olurlar, öğrenmiş olurlar, bilmiş olurlar. Gerede çıkışında 5 saattir beni beklediğini söyleyen kadından çok etkilendim. Kadın yanıma gelmek istiyor, korumalar engel oldular. Ben hemen 'gelsin' dedim. 'Ben 5 saattir onu bekliyorum, onu gözlerinden öpeceğim' dedi. Ona gerçekten duygulandım. Yaşlı bir kadının adalet yürüyen bir genel başkanı 5 saat beklemesi ve kucaklaması benim için çok önemliydi. Duygulanmamak elde değil.
Milliyet

SPOR 
Basketbol Kadınlar Avrupa Şampiyonası'nın son gününde 5-6 maçı için Letonya karşısına çıkan A Milli Takımımız, rakibini 72-63 yenmeyi başardı, Çekya'dan 5. olarak ayrıldı. Tek mağlubiyet ile şampiyonayı tamamlasa da çeyrek finaldeki yenilgi nedeniyle madalyadan uzak kalan ancak, aldığı Slovakya galibiyeti ile ilk hedefi olan Dünya Şampiyonası'na katılma hakkı kazanan Potanın Perileri, jenerasyon değişikliği yaşıyor olsa da istikrarını bozmadı ve takdirleri kazandı. Bir önceki organizasyon olan Olimpiyat kadrosundaki ilk 5'ten üç isimden yoksun oynayan Potanın Perileri için bu şampiyonanın en büyük kazanımı, Tuğçe, Cansu, Olcay ve Pelin gibi isimlerin sergilediği performanstı. Dün de maç başında, Bahar'ın yerine ilk 5 başlayan Cansu, turnuvanın neredeyse tamamını iyi geçiren Tuğçe ve 2. çeyrekte sahaya büyük bir enerji koyan Pelin öne çıktı. Gönül isterdi ki, Pelin bu performansıyla ikinci yarıda da şans bulsun, hem savunma gayreti hem hücum cesareti ile daha fazla konuşulsun ama geçiş jenerasyonu yaşayan bir takım için bu tercihler de olağan durumdu. Hedefe ulaşmanın rahatlığıyla oynayan millilerimizin maç başında üç sayı çizgisinin gerisinden bulduğu sayılar, şut sokamadığımız günlerdeki asıl sorunun mental olduğunu gösteriyordu. Ekrem Memnun'un bir ara Hollingswort-Tilbe ikilisini yan yana kullanarak yaptığı alan savunması da, oyuncular daha çok bir arada oynadıkça oturacak, daha da yararlı olacaktır. Ancak bir açığımız zor kapanır. Dün de rakibin alan savunmasına karşı sıkıntı yaşadığımızda sahaya sürülen tecrübeli isim Şaziye İvegin Üner, milli takım kariyerini sonlandırdı. Bu forma altında o kadar önemli işler yaptı, öyle büyük sevinçler yaşattı ki yıldız oyuncu, onun şutörlüğünü, onun tecrübesini, onun oyun bilgisini kapatmak hiç kolay olmayacak. Teşekkürler Şaziye, Türk Basketbolu'na kattığın değer hiç unutulmayacak.
Milliyet
Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk adına düzenlenen 91. Gazi Koşusu'nu Oğuz Yalçın'ın sahibi olduğu, Ahmet Çelik'in jokeyliğini yaptığı Piano Sonata adlı safkan kazandı. Veliefendi Hipodromu'nda ilk kez akşam saatlerinde gerçekleştirilen, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Nadir Alparslan ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç'un da izlediği 2 bin 400 metre çim pistteki yarışı 2.27.74'lük derecesiyle Piano Sonata önde tamamladı. Üç yaşlı 18 İngiliz safkanın mücadele verdiği Gazi Koşusu'nda ikinciliği Kamil Kahyaoğlu'nun sahibi olduğu, Halis Karataş'ın jokeyliğindeki Pershing, 2.28.02'lik derecesiyle aldı. 1927'den beri yapılan yarışta Levent Kitapçı'nın sahibi olduğu, Özcan Yıldırım'ın jokeyliğindeki "Finesse" 2.28.50 derecesiyle kürsüyü tamamladı. Bu önemli koşuda birinci olan "Piano Sonata"nın sahibi Yalçın'a kupayı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Nadir Alparslan verirken, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç ise atın antrenörü Metin Acar'a ödülünü sundu. Öte yandan Oğuz Yalçın yarış ikramiyesi, yetiştiricilik primi ve kaydiye ücretleriyle toplam 2 milyon 608 bin lira para ödülünün de sahibi oldu. Bu büyük mücadeleyi üst üste 3. kez kazanan Jokey Ahmet Çelik'e ise ödülünü, Türkiye Jokey Kulübü (TJK) Başkanı Yasin Kadri Ekinci takdim etti. Ahmet Çelik, Gazi Koşusu'nu 9 kez ile en fazla kazanan jokey unvanını elinde bulunduran Mümin Çılgın'a bir plaket verdi.
Milliyet

Aykut Kocaman'la beyaz bir sayfa açan Fenerbahçe'de yeni sezonla birlikte oyun anlayışında büyük değişiklikler olacak. Sarı-lacivertli takım son iki sezondan farklı olarak hücumda daha agresif bir planla sahada yer alacak. Zaten şimdiye kadar yapılan ve yapılması düşünülen transferler de büyük değişimin sinyallerini veriyor. Mathieu Valbuena'nın liderliğinde, kalması durumunda Robin van Persie büyük ölçüde rahatlayacak. Özellikle son 2 sezonda yaratıcı oyuncu konusunda sıkıntı yaşayan Fenerbahçe, Valbuena transferiyle birlikte bu sorunu aşmayı hedefliyor. Fransız yıldız dışında hem orta sahaya hem de sağ kanada benzer yapıda yaratıcı ve bitirici özellikte oyuncular alınacak. Bu sayede hücumda 4-5 oyuncunun oyuna doğrudan etki edeceği bir yapı kuruluyor.
Milliyet

Real Madrid'in dünyaca ünlü futbolcusu Pepe, Beşiktaş'tan önce Galatasaray'a teklif edildi, sarı-kırmızılılar ise yaşı nedeniyle veto etti. Menajerler, İspanyol kulübüyle sözleşmesi sona eren 34 yaşındaki futbolcuyu ilk olarak Cim-Bom'a önerdi. Başkan Dursun Özbek, sportif direktör Cenk Ergün ve teknik direktör Tudor bir araya geldi ve Pepe'nin durumunu görüştü. Geçen sezon Real Madrid'de ancak 13 maça çıkabilen futbolcu, dönem dönem sakatlık yaşamış, bundan dolayı takımını yalnız bırakmıştı. Bu da Cim-Bom'un kafasını karıştırıyordu. Ancak diğer yandan da Rusya'daki Konfederasyonlar Kupası'nda tüm maçlarda 90 dakika oynayan bir savunmacı vardı. Galatasaray'daki stoper zirvesinde, "Pepe'yi Galatasaray Müzesi'ne mi alacağız? Pepe iyi bir futbolcu ama burada emeklilik hayatı sürmek istiyor. Biz 31 yaşındaki Gomis'i alırken bile çok düşündük" değerlendirmesinde bulundukları bildirildi. Böylece Galatasaray bonservisi elinde olan ancak yaşı 34 olan Pepe ismini ortak bir kararla veto etti. Portekizli stoperi düşünmeyen Cim-Bom, savunma için tercihini Maicon'dan yana kullandı. Brezilyalı oyuncu, yapılan değerlermeler sonunda Sao Paulo'dan transfer edildi.
Milliyet
   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme