28 Haziran 2017 Çarşamba

28.06.2017 Genel Gündem



28.06.2017

GÜNDEM

AİHM'deler 
Açlık grevlerinin 76'ncı gününde tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça için dün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) tedbir başvurusu yapıldı. Başvuruda, açlık grevinin 112'nci gününe giren iki eğitimcinin hayatının tehlikede olduğu belirtilirken hemen salıverilmeleri istendi. İki eğitimcinin avukatı Selçuk Kozağaçlı, AİHM'ye sözleşmenin 39'uncu maddesine dayanarak tedbir talepli başvuruda bulunduklarını belirtti. Kozağaçlı, dün şunları söyledi: "Nuriye ve Semih ile her gün görüşüyoruz. Her ikisinin de sağlık tablosu her geçen gün ağırlaşıyor. Nuriye için ciddi bir yürüme zorluğu sözkonusu. Semih, yürüme konusunda nispeten daha iyi. Her ikisinde de uzun süreli açlığa bağlı olarak birçok sağlık sorunu var ve artarak devam ediyor. Okuyabiliyor, yazabiliyorlar. Zihinsel açıdan herhangi bir problemleri yok. Bugün (dün) sözleşmenin 39'uncu maddesine dayanarak AİHM'ye tedbir talepli başvuru yaptık. Tedbir talebiyle ayın 22'sinde Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk ve 5 gün AYM'nin tedbir konusunda karar vermesini bekledik. AYM karar vermediği için tedbirde de doğası gereğince daha fazla bekleme şansımız olmadığı için AİHM'ye başvurduk. Tutuklanmalarının gayrimeşru olduğunu, yaşamlarını tehlikeye düşürdüklerini belirttik ve derhal salıverilmelerini talep ettik." CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok ile Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Gülmen ve Özakça'yı dün Ankara Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti. CHP'li vekiller, Gülmen ve Özakça'nın hayatlarının tehlikede olduğunu belirterek hükümeti acilen harekete geçmeye çağırdı. Ziyarette konuşan Gülmen'in, tişörtüne yastık pamukları doldurarak kendisine boyunluk yaptığını söylediği belirtildi. Özakça'nın da "Kitap sınırlaması kaldırılsın. Gerekçe olarak 'ya kitapları yakarak şiddet gösterirseniz' diyorlar. Biz kitap yakmayız, okuruz" sözleri aktarıldı.
Hürriyet


6 Milyar $ Para Yağdı 
Yabancı yatırımcı Türkiye'de gaza bastı. Yılbaşından bu yana artarak devam eden yatırım miktarı 6 milyar dolara yaklaştı. 1 Ocak'tan bu yana 2.2 milyar dolarlık hisse senedini portföyüne katan yabancılar, 3.5 milyar dolarlık da Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) aldı. Bu güçlü alımlar, piyasaları rahatlattı. BIST 100 endeksi 100 binli seviyeleri test ederken dolar kuru 3.49'da. Faiz ise yüzde 11.10 seviyesinde. Yabancı portföy girişlerinin artması, döviz kurlarında da volatilitenin düşmesini sağladı. Dolar kurunda büyük dalgaların önüne geçen sıcak para girişi, beraberinde sakinleşmeyi de getiriyor. İvme haziranda da sürerken ay içinde yabancıların alımları arttı. Haziranın ilk yarısında yabancıların Türkiye'deki hisse senedi portföylerinde 252 milyon dolar, DİBS portföylerinde de 826 milyon dolar net giriş sağlandı. Haziranın üçüncü haftasına girildiğinde yabancı portföylerine nette 1.1 milyar dolar giriş gerçekleşti. Toplamda haziranın ilk üç haftasında 1.4 milyar dolar giriş gerçekleşti. Yabancı yatırımcının toplam DİBS portföyü içindeki payı yüzde 20.3 seviyesinde bulunuyor. Yabancı girişinin yüzde 61'inin Devlet İç Borçlanma Senedi'ne, yüzde 38.7'sinin ise hisse senedine yöneldiği görülüyor. Borsa 100 binleri görmesine rağmen hisse senetleri hâlâ gelişmekte olan ülke borsalarına göre yüzde 18 iskontolu. Bu durum, yabancı ilgisinin devam etmesine neden olurken, asıl ilginin faize yönelik olduğu gözlenmekte. 100 bin TL'nin üzerindeki mevduata verilen faiz oranının yüzde 14'lere kadar çıkması faize yönelen paranın artmasını sağlıyor. Sıcak para girişi, yüksek faiz avantajını değerlendirmek isteyen yatırımcıları çekiyor. Ancak unutulmamalı ki, sıcak para girişinin yarattığı bu iyimser hava, paranın alternatif merkezlere yönelmesiyle birlikte yerini büyük bir dalgalanmaya bırakabilir. Halihazırda gelişmekte olan ülkelere para girişi var ve kısa vadede bu para girişinin devam etmesi bekleniyor. Tüm bunlardan ayrı olarak yabancıların borsada takas toplamı içindeki payı artıyor. Geçtiğimiz hafta yüzde 64.99 olan yabancıların takas toplamı içerisindeki payının bugün itibariyle yüzde 65.14'e çıktığı gözlenmekte.
Milliyet
 
Tarihe Tanıklık Eden İşitme Engelli Kavaslar 
TBMM'nin işitme engelli üç kavası, Genel Kuruldaki kapalı oturumlarda görev yaparak çok önemli olaylara ve tarihe tanıklık ediyor. İşitme engelli kavas Hatice Çörten, 31 yıl önce Mecliste hizmetli olarak görev yapmaya başladığını söyledi. Şu anda Meclis Hastanesinde görevli olduğunu anlatan Çörten, işitme engelli kavaslarla birlikte TBMM Genel Kurulunun kapalı oturumlarında çalıştığını kaydetti. Çörten, kapalı oturumların çok özel toplantılar olduğunu ve bu toplantılarda neler konuşulduğunu bilmediklerini belirterek, "Biz konuyu bilmiyoruz, bana verilen görevi yapıyorum; evrakı dağıtıyorum, milletvekilleri benden kağıt, kalem gibi bir şey istediklerinde onu yerine getiriyorum" dedi. Kapalı oturumlara ilişkin bir anısı sorulan Çörten, "İsmet Sezgin'i çok severdim, bize çok iyi davranırdı, bizimle iletişim kurmaya çalışırdı. Ona işaret dilini hafif hafif öğretmeye çalışırdım" yanıtını verdi. Çörten, ne zaman işitme engelli olduğunun sorulması üzerine, "Ben normal doğdum. 4,5 yaşında geçirdiğim menenjit hastalığından dolayı işitme engelli oldum" dedi. "Aile ile iletişimi nasıl sağlıyorsunuz?" sorusuna, Çörten, "Bir tane çocuğum var, o konuşabiliyor. Eşimin biraz konuşma yeteneği var ama işaret dilini biliyor. Aile içerisinde iletişimde sıkıntı olmuyor" karşılığını verdi. Çörten, köyde dünyaya geldiğini, köyde işaret dilini bilen kimse olmadığı için zorlandığını kaydederek, "Okulda işaret dilini öğrendim. Dış dünyada insanlarla iletişimde zorluk çekiyorum ama genellikle kendi grubumuzla birlikte olduğumuz için çok fazla zorluk yaşamıyorum" ifadesini kullandı. 13 yıldır Mecliste çalıştığını belirten kavas Naim İşeri de zaman zaman Genel Kuruldaki kapalı oturumlarda görev yaptığını söyledi. "Genel Kurulda masaların üzerlerine evrakları bırakıyoruz. Milletvekilleri bir şey istedikleri ya da ihtiyaçları olduğu zaman onları yerine getiriyoruz" diyen İşeri, 2 yaşında geçirdiği hastalık nedeniyle işitme engelli olduğunu kaydetti. İşeri, anne ve babasının konuşabildiğini ifade ederek, "Dört kardeşiz. Ağabeyim ve küçük kardeşim işitme engelli, diğer bir kardeşim işe konuşabiliyor. Anne babam işaret dilini bilmediği için zaman zaman zorlanıyoruz iletişimde. Kardeşlerimle ise iletişimimiz iyi" dedi. İşeri, "Dışarıda insanlarla iletişimde en çok nerede zorluk çekiyorsunuz?" sorusu üzerine şunları söyledi: "Geçen gün Gazi Hastanesine gittim. Biz işaret dilini bildiğimiz için yazı dilini çok fazla bilmiyoruz. İşaret dilini cümleye çok fazla aktaramıyoruz. Doktor benden yazmamı istedi, ben çok karmaşık bir şey yazdım, doktor da anlamadı. Doktor beni muayene etti, benden kan alındı. Sonuçları doktora getirdim verdim ve çıktım hastaneden. Başka bir şey yapamadım. Eğer o hastanede işaret dilini bilen bir görevli olsaydı, ben çok daha kolay derdimi anlatır ve bu kadar sorun yaşamazdım."
Milliyet

EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9171-3,9181
Sterlin: 4,4532-4,4549
Gram Altın: 140,0381-140,1289

Ayşe Teyze'ye Altını Bozduracak 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, hazinenin yatırımcı tabanını genişletme ve yatırım enstrümanlarını çeşitlendirme noktasında birçok önemli projeye imza attığını, bu kapsamda vatandaşlara altına dayalı yeni bir yatırım aracı sunabilmek amacıyla çalışma başlattığını hatırlattı. Vatandaşların güvenilir yatırım araçlarından biri olarak kabul ettiği altına ek getiri sunacak altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası çalışmalarına hız verildiğini anlatan Şimşek, "Yastık altı altını ekonomiye kazandıracak bu araçlara teknik altyapı çalışmalarımızı tamamladık, mevzuat çalışmalarımız da bitmek üzere. Bu yeni yatırım araçlarını 2017 içinde satışa sunacağız" dedi. Şimşek, yurtdışında Güney Afrika'da ve Hindistan'da farklı şekillerde ihraç edilen altın tahvillerinin Türk yatırımcısının ihtiyaçları dikkate alınarak tasarlandığına dikkati çekti. Yatırımcıların altınlarını evlerde ya da kasalarda atıl durumda saklamak yerine Hazinenin çıkaracağı altın tahvili veya altına dayalı kira sertifikası alarak ek bir getiri elde edebileceğine işaret eden Şimşek, "Yastık altında atıl duran bir kaynağı menkulleştirmeyi ve sistemin kaynak ihtiyacını azaltmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. Şimşek, bu araçlarla ayrıca hem finansal sistemin derinlik kazanacağını ve tasarruflarını artacağını hem de Merkez Bankası rezervlerine olumlu katkı sağlanacağını vurguladı. Bazı yatırımcının altına yönelmesinin bir sebebinin de faizden uzak durmak istemesi olduğunu aktaran Şimşek, faiz elde etmek istemeyen yatırımcılar için Müsteşarlığın 2012 yılından itibaren TL ve döviz cinsi kira sertifikası ihraç ettiğini hatırlattı. Şimşek, "Kira sertifikalarının çeşidini artırarak vatandaşa daha farklı yatırım araçları sunabilmek amacıyla bir süredir çalışan Hazine Müsteşarlığımız altına yatırım yapan fakat faiz elde etmek istemeyen yatırımcılar için de altına dayalı kira sertifikası ihraç ederek önemli bir fırsat sunacak" dedi. Müsteşarlığın yeni yatırım araçlarına erişimini kolaylaştırabilmek amacıyla, şube ağını da dikkate alarak altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikasını ilk etapta Ziraat Bankası aracılığı ile satışa sunacağını bildiren Şimşek, şöyle devam etti: "Devletten altın tahvili veya altına dayalı kira sertifikası almak isteyen vatandaş, evinde, kasasında atıl duran altınları, önceden duyurulacak Ziraat Bankası şubelerine belirli günlerde getirerek teslim edecek ve daha sonra Hazine Müsteşarlığı vatandaşın Ziraat Bankası'ndaki hesabına altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikasını yatıracak. Ara dönemde yatırımcılara TL olarak verilecek ek getiriler, Ziraat Bankası'nda vatandaş adına açılan hesaplara otomatik olarak aktarılacak. Vade sonunda ise talep etmesi durumunda altınlar vatandaşa teslim edilecek."
Hürriyet
 
Naci Ağbal'dan Yapılandırma Uyarısı 
Maliye Bakanı Naci Ağbal, bazı kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasını sağlayan 7020 sayılı kanuna başvuru süresinin 30 Haziran'da bittiğini belirterek, "Son 4 gün kaldı. Vatandaşlarımız bu son ve büyük fırsattan yararlansın. Süre uzatımı kesinlikle olmayacak" dedi. Bakan Ağbal, 7020 sayılı kanunun esasen 1 Temmuz 2016-31 Mart 2017 tarihlerinde ödenmemiş kamu alacaklarını yapılandırmak amacıyla çıkarıldığını söyledi. Buna karşın, daha önceki yapılandırma kanunlarına hiç müracaat etmemiş vatandaşların da bu kanun kapsamında, geçmiş dönemlere ait borçları için başvuruda bulunabileceklerini belirten Ağbal, "Bir daha yeniden yapılandırma kanunları olmayacak. Bu son fırsat. Kanun, öğrenciden çiftçiye, memurdan esnaf ve sanayiciye kadar çok geniş bir kitleyi ilgilendiriyor. Vatandaşlarımız bu son ve büyük fırsattan mutlaka yararlansın" diye konuştu. Vatandaşların yeniden yapılandırmaya müracaat etmelerini çok önemsediklerini dile getiren Ağbal, "Kanundan yararlanmak için son 4 gün kaldı. Süre uzatımı kesinlikle olmayacak. Tüm vergi dairelerimiz de son 3 gün, yani çarşamba, perşembe ve cuma günleri saat 00.00'a kadar açık olacak" ifadelerini kullandı. Ağbal, müracaatların vergi dairelerine bizzat gidilerek, posta yoluyla ya da Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) internet sayfası üzerinden yapılabileceğini söyledi.
Hürriyet
 
'Yaşadığımız Sürece Bir Daha Krize Gireceğimizi Sanmıyorum' 
ABD'de piyasalar, son 2 haftadan beri bir kötü haberden çıkıp diğerinin etkisine giriyor. Dün güne oldukça iyi başlayan Amerikan borsaları, Senato'dan gelen şaşırtıcı bir haberle yeniden sarsıldı. Buna göre, Cumhuriyetçi Parti'nin Senato'dan geçirmeyi planladığı yeni sağlık yasasının beklenen desteği alamayacağının anlaşılması üzerine oylama 4 Temmuz sonrasına ertelendi. Böylece oylama aşamasında ikinci defa ertelenen yasanın geleceği konusunda Cumhuriyetçi kanatta bile ciddi şüpheler belirmeye başladı. Bu şüphelerin piyasalara yansıması sonucunda ise ülkenin önde gelen endekslerinde sert düşüşler yaşandı. Ülkenin en büyük 500 şirketinin sıralandığı S&P 500 Endeksi'nde kayıplar gün içerisinde yüzde 1'e yaklaşırken, teknoloji endeksi Nasdaq'da kayıplar yüzde 1.61'i aştı. Yapılan yorumlarda, bu erteleme, Başkan Trump'ın vaat ettiği ve hâlâ büyük beklenti yaratan vergi reformunun kısa sürede gündeme gelemeyeceğinin en belirgin işareti olarak kabul edildi. Diğer yandan İngiltere'de katıldığı bir toplantıda konuşan ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Janet Yellen, piyasaların FED'in izlemiş olduğu para politikaları yardımıyla artık çok daha güçlü durumda olduğunu ifade etti. Yellen, bu durumun bir daha kriz olmayacağı anlamına gelmeyeceğini belirtmesine rağmen yine de iddialı konuşmaktan kendini alamadı. Yellen, şunları söyledi: "Bir daha kriz olmaz diyemem ama yaşadığımız sürece içerisinde tekrar gerçekleşeceğini sanmıyorum."
Haber Türk
 
3 Bin Kilometrelik Hat Devam Ediyor 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Türkiye'nin 4 bir yanını hızlı tren (HT) ve Yüksek Hızlı Tren (YHT) hatlarıyla birbirine bağladıklarını belirterek, "Şu ana kadar bin 213 kilometre YHT hattının yapımı tamamlandı. 3 bin kilometrelik YHT ve HT hattının inşası devam ediyor. Bununla birlikte 5 bin 277 kilometrelik YHT ve HT hattının etüt-proje çalışmalarını da sürdürüyoruz" diye konuştu. Bu yıl için demiryollarına ayrılan yatırım ödeneğinin 11.3 milyar liranın üzerinde olduğunun altını çizen Arslan, inşa çalışmaları devam eden hatlardan Ankara-Afyonkarahisar- Uşak-Manisa-İzmir YHT hattında çalışmalarını devam ettiğini, 2019'da hattın inşasını tamamlamayı planladıklarını söyledi. Arslan, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu projesiyle Pekin'den Londra'ya kesintisiz demiryolu projesinin en önemli halkalarını biri olan Ankara- Kırıkkale-Yozgat-Sivas YHT hattında da inşaatın etap etap sürdüğünü de anlattı.
Vatan
 
Google'a 2.4 Milyar Euroluk Rekor Ceza 
Avrupa Komisyonu, Google'a, arama motoru pazarındaki hakim konumunu kötüye kullandığı gerekçesiyle 2.4 milyar euroyu aşan para cezası verirken çalışma biçimini değiştirmesi için 90 gün süre tanıdı. AB Komisyonu'nun Rekabetten Sorumlu Üyesi Margrethe Vestager yaptığı açıklamada, Amerikan şirketinin alışveriş hizmetindeki karşılaştırma stratejisinin rekabet kuralları ihlal ettiğini belirterek, "Google, arama sonuçlarında kendi karşılaştırma hizmetini teşvik ederek ve rakiplerinin görünürlülüğünü azaltarak, bir arama motoru olarak pazar hakimiyetini suistimal etti" dedi. Karar çerçevesinde Google'a 2.42 milyar avroluk rekor para cezası verilirken, arama motorundan alışveriş hizmetinde rakiplerine "eşit muamele" yapması istendi. Bunun için çalışma biçiminin değiştirmesi gereken Google'dan bunu nasıl yapacağına dair planlarını 60 gün içinde AB Komisyonu'na bildirmesi ve 90 gün içinde de uygulaması gerektiği belirtildi. Bu karara uyması istenen internet devinin aksi halde gün başına 12.5 milyon euro para cezası verileceği ifade edildi.
Vatan
 
DÜNYA 

Kiev'de Suikast 
Ukrayna Savunma Bakanlığı'na bağlı Askeri İstihbarat Dairesi Başkanı Albay Maksim Şapoval, otomobiline yerleştirilen bombanın infilak etmesi sonucu hayatını kaybetti. Şapoval'ı hedef alan suikast, dün sabah başkent Kiev'in merkezinde Solomenski ve Alekseeyvska caddelerinin kesiştiği kavşakta meydana geldi. Şapoval'ın içinde olduğu makam aracı, Solomenski bölgesinde ilerlerken bir anda infilak ederek paramparça oldu. Ukrayna Savunma Bakanlığı, olayı terör eylemi ve suikast olarak tanımladı. Bakanlığın açıklamasında sorumluların ortaya çıkarılması için geniş çaplı soruşturma başlatıldığı belirtildi. Ukrayna basınında çıkan haberlerde, suikastta Rusya parmağı bulunduğu ileri sürüldü. Suikastın Ukrayna ordusu içinde hesaplaşma olabileceği de iddia edildi. 2014 yılında savaşın patlak vermesinin ardından bazı faili meçhul cinayetler yaşanmıştı.
Hürriyet
 
Kıbrıs'ta Karar Anı 
Kıbrıs'ta garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere; Kıbrıs'a çözüm bulmak amacıyla bugün İsviçre'de 2'nci kez bir araya geliyor. Kıbrıslı Türk ve Rum liderin de katıldığı Kıbrıs konferansında masadaki en önemli konu güvenlik ve garantiler, yani Türkiye'nin adaya müdahale hakkı ve adadaki Türk askeri olacak. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, zirveyi 'karar anı' ilan etti. İsviçre'nin Crans-Montana bölgesinde başlayacak konferansın iki hafta sürmesi bekleniyor. Garantör ülkelerin dışişleri bakanları seviyesinde katıldığı zirvede AB de gözlemci statüsüyle masada olacak. İlk masada garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere, yeni Federal Kıbrıs'ta güvenlik ve garantilerin nasıl olacağına karar verecek. AB de bu masada gözlemci statüsüyle yer alacak. İkinci masada Türk ve Rum liderler Mustafa Akıncı ile Nikos Anastasiadis, Kıbrıs'ta bugüne kadar anlaşamadıkları önemli konuları ele alacak. Bunlar arasında, yeni Federal Kıbrıs'ta Türk ve Rum kurucu devletlerinin haritalarının belirlenmesi, toprak paylaşımı ve Rum ve Türklerin devleti dönüşümlü başkanlıkla yönetmesi gibi önemli konular yer alıyor.
Hürriyet
 
Çin Sınırında Hareketlilik 
Çin ile Hindistan arasında Hindistan'a bağlı Sikkim Eyaleti'nde yaşanan tansiyon yine yükseldi. Çin tarafı sınırları içindeki bir yol yapım çalışmasına Hintli askerlerin müdahale ettiğini iddia etti. Çin Savunma Bakanlığı ülkesinin 'egemenlik hakkı'nın bulunduğu Dong Lang'da yürütülen yol çalışmasının Hintli askerlerin müdahalesine uğradığını savunurken, Hindistan ise Çin'i Tibet hacılarına zorluk çıkarmakla suçladı.
Haber Türk
 
Srebrenitsa'da Hollanda Da Suçlu 
Hollanda'da Temyiz Mahkemesi, Srebrenitsa katliamından Hollanda devletinin kısmen sorumlu olduğuna hükmetti. Lahey Temyiz Mahkemesi, 2014'te bölge mahkemesi tarafından verilen 'Boşnak erkeklerin ölümünden Hollanda hükümetinin kısmen suçlu olduğu' kararını onadı. Mahkemede hakim Gepke Dulek, Hollanda askerlerinin 300 Boşnağı askeri kamptan çıkardığını ve bu kişilerin kamptan çıkarılmasıyla ellerinden "hayatta kalma şansının" alındığını bildirdi. Mahkeme, kurban yakınlarının talep ettiği tazminatın yüzde 30'unun karşılanacağına da karar verdi. Kurban yakınları ise, son kararın 'yetersiz' olduğunu belirtirken haksızlığa uğradıklarını açıkladı. Bosna'daki savaş sırasında BM'nin koruması altında olan Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995'te Sırp General Ratko Mladiç'in başında olduğu Sırp birliklerince işgal edilmiş, BM bünyesinde görev yapan Hollandalı askerlere sığınan çok sayıda Boşnak, askerler tarafından Sırplar'a teslim edilmişti. Sırplar'a teslim edilen Boşnaklar'ın önemli kısmı götürüldükleri ormanlık alanlarda ve depolarda katledilmişti. Srebrenitsa'da yaşananlar Avrupa Parlamentosu ve BM tarafından daha sonra soykırım olarak kabul edildi.
Milliyet
 
Türkiye'de Destek Yüzde 11 
Dünyanın en saygın araştırma merkezlerinden Pew'un ABD'nin uluslararası kamuoyundaki imajını düzenli olarak ölçen araştırmasında son sonuçlar yayınlandı. 37 ülkede yapılan araştırmaya göre Obama'nın son günlerinde ABD Başkanı'na güvendiğini bildirenlerin dünya çapındaki oranı yüzde 64 iken, Donald Trump'ın seçilmesinin ardından bu oran yüzde 22'ye düştü. ABD hakkında olumlu görüşlere sahip olanların oranı ise aynı dönemde dünya çapında yüzde 64'ten yüzde 49'a geriledi. Bu durum, Trump'ın seçilmesiyle ABD'nin küresel imajının, Obama'nın halefi George W. Bush dönemindeki seviyelere indiğini gösteriyor. Türkiye'de ise çoğunluk ne Trump'a, ne de Obama'ya güvendiğini söylüyor. Obama'ya güvenen Türklerin oranı yüzde 45 iken Trump'a güvendiğini söyleyenler yüzde 11 oldu. Trump'a güvensizliğin Türkiye'den daha yüksek olduğu ülkeler, ABD ile arasına duvar örmeyi tasarladığı Meksika (yüzde 5), İspanya (yüzde 7) ve Ürdün (yüzde 9). Sadece İsrail ve Rusya halkları Obama'ya kıyasla Trump'a daha çok güveniyor.
Vatan
POLİTİKA
Yürüyüşte 12 Madde 
CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından Ankara Güvenpark'tan İstanbul'a 'Adalet Yürüyüşü' başlatan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 13'üncü günü geride bıraktı. Yürüyüşe dün sabah 08.00'de başlayan Kılıçdaroğlu, "Sis var, yeşillikler var her şey var ve çok güzel" dedi. Kılıçdaroğlu, önceki gün Abdüllatif Şener ve Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu'nun yürüyüşe katıldığını anımsatarak, "13 yıl önce, İzzet Baysal Üniversitesi'nde biri asistan biri yardımcı doçentmiş. Aradan geçen süre içinde hiç karşılaşmamışlar. 13 yıl sonra yeniden Bolu'da yan yana geldiler, yürüdüler" dedi. "Bugün Köroğlu'nun diyarını terk ediyoruz" diyen Kılıçdaroğlu, "Köroğlu'na selamlar, Köroğlu gibi olanlara selamlar. Onlar için, adalet için yürüyoruz, birlikte yürüyoruz" mesajı verdi. Kılıçdaroğlu, provokasyon riskine karşı uyarılarda bulunarak şunları söyledi: "Provokasyonlara karşı dün (önceki) akşam 12 maddelik bir genelge hazırladık. Katılan herkese vereceğiz 12 maddeyi. 'Sakın şu veya bu nedenle bizi protesto edenlere bir saldırı, bir şiddet, bir ağır söz kullanmayın. Ne söylerlerse söylesinler sadece onları alkışlayın' dedik. Dolayısıyla bu da bizim demokratik tavrımızı, adalete olan inancımızı, adalete, insanlara ne kadar değer verdiğimizi gösteriyor." Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler Bolu Dağı'nı inerek Kaynaşlı'ya geldi. CHP Lideri, Kaynaşlı girişinde "İyi ki varsın, seviyoruz seni" pankartıyla karşılandı. Kortejin Kaynaşlı'dan geçişi sırasında hem protesto hem de sevgi gösterisi oldu. Kaynaşlı'ya girdikten sonra yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekti. Yol boyunca yaşanan protestolara gruptakiler, alkış ve sloganlarla yanıt verirken, polis protestocuları uzaklaştırdı. Evlerinin balkonuna Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın posterlerini asan bazı vatandaşlar da Rabia işareti yaparak yürüyenlere tepki gösterdiler. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Kılıçdaroğlu'nun yönlendirmesiyle megafondan anons yaparak, balkonlarından ve yol kenarından Rabia işareti yapanların bayramını kutladı. Kılıçdaroğlu yürüyüş sırasında Twitter hesabından yaptığı paylaşımda da "Artık susup oturmak yok! Ses çıkaracağız, hakkımıza sahip çıkacağız, güçlüye boyun eğmeyeceğiz. Çünkü haklıyız ve adalet istiyoruz" ifadesini kullandı. Yürüyüşün 13'üncü gününü tamamlayan Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler geceyi Düzce Kalıcı Konutlar yolu üzerindeki Cumhuriyet Mahallesi mevkisinde yol kenarındaki kamp alanında geçirdi.
Hürriyet
 
Türkiye Hızlı Tren Ağlarıyla Donanıyor 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Türkiye'nin dört bir yanını hızlı tren (HT) ve Yüksek Hızlı Tren (YHT) hatlarıyla birbirine bağladıklarını belirterek, "Şu ana kadar bin 213 kilometre YHT hattının yapımı tamamlandı. 3 bin kilometrelik YHT ve HT hattının inşası devam ediyor. Bununla birlikte 5 bin 277 kilometrelik YHT ve HT hattının etüt-proje çalışmalarını da sürdürüyoruz" dedi. Bu yıl için demiryollarına ayrılan yatırım ödeneğinin 11.3 milyar liranın üzerinde olduğunun altını çizen Arslan, "Özellikle yatırımlarımızı, ülkemizin hızlı tren ve yüksek hızlı tren altyapısını oluşturmak için yapıyoruz" dedi. Arslan, 2009 yılı itibarıyla Türkiye'nin yüksek hızlı trenle tanıştığını anımsatarak, şu ana kadar yapılan YHT hattı uzunluğunun bin 213 kilometreyi bulduğunu bildirerek, şöyle devam etti: "Ancak bizim amacımız ülkemizin dört bir yanını hızlı tren ve yüksek hızlı ağıyla örmek. Eğim olarak uygun şartların olduğu coğrafyalarda saatte 250 kilometre hızın üzer inde seyahate izin veren yüksek hızlı tren ağlarını yapıyoruz. Saatte 250 kilometre hıza uygun olmayan coğrafyalarda ise saatte 200 kilometre hıza uygun olarak hızlı tren hatlarını yapıyoruz. Şu anda da ülkemizin dört bir yanını birbirine bağlayacak 3 bin kilometrelik hızlı tren ve yüksek hızlı tren hattımızın inşa çalışmalarına devam ediyoruz." Arslan, inşa çalışmaları devam eden hatlardan Ankara-Afyonkarahisar-Uşak-Manisa- İzmir YHT hattında çalışmalarını hızla devam ettiğini belirterek, 2019'da hattın inşasını tamamlamayı planladıklarını söyledi. Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu projesiyle Pekin'den Londra'ya kesintisiz demiryolu projesinin en önemli halkalarını biri olan Ankara- Kırıkkale-Yozgat-Sivas YHT hattında da inşaatın etap etap devam ettiğini anlatan Arslan, "Projenin 2018 yılı sonunda tamamlanmasını öngörüyoruz. Ankara- Sivas arasını 405 kilometreye düşürecek YHT projesinde, tüm hat kesimlerinde devam eden altyapı yapım çalışmaları yüzde 75 seviyesine geldi. Üstyapı ve EST için ihale süreçlerine devam ediyoruz. Bursa Bilecik, Konya-Karaman-Ulukışla (Niğde) ve Mersin-Adana-Osmaniye- Gaziantep Hızlı Tren hatlarında da inşa çalışmaları sürüyor" dedi.
Milliyet

Karargahta Yaş Mesaisi 
Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında gerçekleştirilmesi planlanan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı öncesinde Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve kuvvet komutanlıklarında hazırlıklar başladı. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi öncesi her yılın ağustos ayı başında gerçekleştirilen YAŞ toplantısı, darbe girişiminin ardından temmuz ayının ortasında, Başbakan Yıldırım başkanlığında Çankaya Köşkü'nde yapılmıştı. İlk defa Genelkurmay Başkanlığı Karargahı dışında gerçekleştirilen toplantıda çeşitli atamalar yapılmış, kararlar kamuoyuyla paylaşılmıştı. Temmuz ayının sonunda olağanüstü hal (OHAL) kapsamında yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname'yle Yüksek Asker Şuranın yapısında değişikliğe gidildi. Yeni düzenlemeyle şura üyeleri başbakan, genelkurmay başkanı, başbakan yardımcıları, adalet bakanı, dışişleri bakanı, içişleri bakanı ve milli savunma bakanı ile kuvvet komutanları olarak belirlendi. Şuranın yeni yapısıyla ilk toplantısı, yine Çankaya Köşkü'nde, ağustos ayı sonlarında gerçekleştirildi. Şura kararları, sekreterya görevini devralan Milli Savunma Bakanlığınca açıklandı. Yüksek Askeri Şuranın bu seneki olağan toplantısına ilişkin çalışmalar başladı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "YAŞ hazırlıklarını hem kuvvet komutanlıklarımızda hem Genelkurmay Başkanlığımızda sürdürüyoruz. Hazırlıklar belli bir olgunluğa geldiğinde Sayın Başbakanımızdan gideceğiz, tarih alacağız. O tarihte de Yüksek Askeri Şurayı yapacağız" diye konuştu. Toplantının daha önceki yıllarda olduğu gibi yine ağustos ayının başında mı gerçekleştirileceğine yönelik soruya Işık, "Geleneğin dışına çok çıkmayız diye düşünüyorum" yanıtını verdi.
Vatan
 
SPOR 

A Milli Kadın Basketbol Takımımız, Çekya'nın ev sahipliğinde düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nı 5. sırada tamamlayarak 2018 Dünya Şampiyonası'na katılma hakkı elde ederken, Şaziye İvegin Üner'in milli takım kariyerini sonlandırdığı haberleri çıkmıştı. Bu haberlerin kaynağı olarak maç sonrası canlı yayında yaşanan konuşmayı gösteren tecrübeli isim, "Aslında böyle bir düşüncem yok. Ben Slovakya ile oynayacağımız çok önemli karşılaşma öncesinde hem gençleri motive etmek, hem de onlara inandığım için, 'Bu maç sizin maçınız olacak, 2018'e katılma hakkını kendi ellerinizle alacaksınız demiştim. Zaman zaman da takımda 'Hadi Şaziye abla bırak da biz oynayalım gibi espriler de yapılıyordu. Bir de şampiyonaya gitmeden hem medya gününde, hem de katıldığım bir televizyon programında, 'bırakmayı düşünüyor musun' sorusuna karşılık, madalya kazanacağımıza çok inandığım için, "İnşallah ben madalyayla bırakırım, gençler de madalyayla başlar" demiştim. Buna çok inanarak söylemiştim. Maç sonrası yayın sırasında da yanımda Olcay vardı. Sanırım bu konuşmalar nedeniyle bir duygusal yoğunluk yaşandı. Ancak bu milli takım kariyerimi sonlandıracağım şeklinde yorumlanmamalı" dedi. Bu konu hakkında eşiyle de sürekli konuştuğunu ifade eden yıldız basketbolcu, "Basketbolda oynayabildiğin sürece yaşın özellikle de milli takım için öneminin olmadığna inanmıyorum. Eğer benim performansım milli takıma fayda getirecekse ve ben de davet edilirsem, göreve hep hazır olacağım" dedi.
Milliyet
Süper Lig'de üst üste üçüncü şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi'nde başarıya ulaşma yolunda kadrosunu güçlendirmeye çalışan Beşiktaş, Pepe için gün sayıyor. Siyah- beyazlılar, Real Madrid'le sözleşmesi biten 34 yaşındaki Portekizli stoperle, FIFA Konfederasyonlar Kupası'nın hemen ardından yüz yüze bir görüşme yapacak. Beşiktaşlı yöneticiler, Portekiz Milli Takımı ile birlikte Rusya'da bulunan Pepe ve menajerleriyle pazartesi günü bir araya gelmek için sözleşti. Siyah- beyazlılar ile Pepe arasında yapılacak kritik zirvede başarılı oyuncunun istediği yıllık 5 milyon euro garanti ücret ve imza parası olarak talep ettiği 2,5 milyon euro masaya yatırılacak. Beşiktaş'tan 2 yıllık sözleşme isteyen Portekizli futbolcu yıllık ücreti ve imza parasında indirim yapmayı kabul ederse aradaki son pürüzler de çözülecek ve büyük olasılıkla resmi imzalar atılacak. Pepe'nin indirime yanaşmaması halinde ise taraflar arasındaki pazarlıklar bir süre daha devam edecek. Beşiktaş orta yolun bulunması halinde daha fazla vakit kaybetmeden transferi mutlu sonla bitirmeyi planlıyor. Pepe'nin uzlaşmaz bir tutum sergilemesi durumunda transferden vazgeçileceği ifade edildi. PSG ve Inter'in de kadrosuna katmak istediği Portekizli futbolcunun bu durumu kendi lehine kullandığı aktarıldı. İspanyol AS gazetesi ise PSG'nin, Pepe ile anlaştığını ileri sürdü. Haberde Fransız kulübünün deneyimli stoperi transfer etmeye çok yaklaştığı savunuldu.
Milliyet

 Fenerbahçe'de transfer çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Valbuena, Mehmet Ekici ve Nabil Dirar transferlerine rağmen sarı-lacivertlilerin birçok bölge için çalışmaları sürüyor. Özellikle kanat ve forvet pozisyonu için iki takviye planlanıyor. Sarı-lacivertlilerin son olarak gündemine Milan'ın 22 yaşındaki oyuncusu M'Baye Niang'ı aldı. Kanat ve forvet hattında oynayan Fransız futbolu geçen sezonu İngiliz ekibi Watford'ta geçirdi. 2019 yılına kadar Milan ile sözleşmesi bulunan Niang'ın yeni sezonda kadroya girme ihtimali çok zor. Yeni sezona büyük yatırım yaparak giren Milan, birçok önemli transfere imza attı. Bu transferlerin de devam etmesi bekleniyor. Bu nedenle takımda fazla düşünülmeyen Niang'ın tekrar kiralanma ihtimalinin oldukça yüksek olduğu bildirildi. Sarı-lacivertlilerin geçen sezon da Fransız futbolcu ile ilgilendiği ifade edilse de birçok talibi olan Niang, Premier Lig'in yolunu tutmuştu. Teknik Direktör Aykut Kocaman'ın da olumlu rapor verdiği 22 yaşındaki oyuncunun transferi için yoğun çaba harcandığı öğrenildi. Fenerbahçe eğer bu transferde mutlu sona ulaşırsa sarı-lacivertli taraftarlar kulüp tarihinde önemli izler bırakan Mamadou Niang'tan sonra bu kez M'Baye Niang'ı izleyecekler.
Milliyet

Galatasaray Yönetimi transferde operasyonun ilk ayağını ciddi bir başarıyla tamamladı ve frene bastı. Belhanda, Gomis ve Maicon ile anlaşarak acil ihtiyaçlarına çözüm bulan sarı-kırmızılılarda ilk hedef; UEFA Avrupa Ligi ön elemesine kadar öncelikli transferlerin mümkün olduğunca erken gerçekleştirilmesiydi. Cim-Bom'da Sportif Direktör Cenk Ergün'ün günlerce yurt dışında yaptığı temasların ardından 3 önemli transfer Haziran'da kadroya katıldı. Teknik Direktör Igor Tudor, İsveç ekibi Östersunds ile yapılacak maçta bu isimleri kullanabilecek. Sarı-kırmızılılarda transfer edilen üç önemli ismin ardından yapılacak diğer transferler konusunda şartlara göre hareket edilmesi kararı çıktı. Cim-Bom transfer taarruzunun ilk ayağında biraz da mecburiyetten pazarlıkta masada güçlü olan taraf değildi. Taraftar ve kamuoyu baskısı ile beraber takımın acil ihtiyaçları gözönünde bulundurularak Bruma ve Podolski'nin satışından gelen para ile Gomis, Belhanda ve Maicon transferi yapıldı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme