29 Haziran 2017 Perşembe

29.06.2017 Genel Gündem



29.06.2017

GÜNDEM

Elveda Arkadaşım 
Hakkâri'nin Oğul köyü yakınlarında dün PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada 25 yaşındaki Özel Harekât polisi Muhammet Ali Mevlüt Dündar şehit oldu. Şehit polisin cenazesi, silah arkadaşları tarafından helikopterle memleketi Karaman'a uğurlandı. Karaman Emniyet Müdürlüğü yetkilileri de sabah acı haberi vermek için şehidin evine gitti. Felçli olduğu belirtilen baba İdris Dündar'ın önceki akşam hastaneye kaldırıldığı ve eşi Şerife Dündar'ın da yanında olduğu öğrenildi. Bunun üzerine Karaman Devlet Hastanesi'ne giden İl Emniyet Müdürü Levent Tutuk, baba yoğun bakımda olduğu için oğullarının şehit düştüğü haberini anne Şerife Dündar'a verdi. Acı haberle yıkılan anne Şerife Dündar evine getirildi. Yeğeninin şehit haberini alınca fenalık geçiren amca Sami Dündar'a da sağlık görevlileri müdahale etti.
Hürriyet


Kıbrıs İçin Yeni Tur 
Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözüme ulaşılması amacıyla 12 Ocak'ta Cenevre'de düzenlenen ilk oturumla başlayan görüşmelerin yeni faslı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'in ev sahipliğinde, Crans-Montana'da başladı. Toplantıya KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis'in yanı sıra, garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere de katılıyor. Görüşmelerde Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan'ı da mevkidaşı Nikos Kotzias temsil ediyor. Avrupa Birliği (AB) ise, gözlemci statüsünde görüşmelerde yer alıyor. Garantör ülkelerden İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, önceki gün katıldığı akşam yemeğinin ardından ülkesine geri dönerken, konferansta bu ülkeyi Kıbrıs ÖzelDünkü ilk toplantıda güvenlik ve garanti konusu ele alınırken, Yunanistan, Kıbrıs'ta "sıfır asker ve sıfır garanti" tezini yeniden masaya koydu, garanti sisteminin tamamen ortadan kaldırılmasını istedi. Rum medyası, garanti sisteminin etkisizleştirilmesi için "kontrollü garanti sistemi" gibi bir görüş ortaya atarken, bu çerçevede, Kıbrıs'ta adımların, BM Güvenlik Konseyi'ne danışılarak atılabilmesi savunuluyor. Güvenlik Konseyi'nin izin vermediği durumlarda ise herhangi bir adım atılmaması önerilmekte. Bir açıklama yapan Eide, "Başarının kapsamlı bir çözüm olduğunu" belirtti. Çözümün zor, ama imkansız olmadığını söyleyen Eide, "İyi bir başlangıçtı, yapıcıydı" dedi. Daha önceki açıklamalarında "Montana Kıbrıs için sondur" açıklaması yapan Eide, önceki gün, "Montana son değil, en iyi çözüm fırsatı" ifadesini kullandı. BM Genel Sekreter Yardımcısı Jeffrey Feltman da, ilk gün için "Atmosfer olumlu. Dikkat çekici bir biçimde, olumlu bir tavır var" dedi. Temsilci Jonathan Allen temsil etti.
Milliyet
 
 
'Suriye Krizini Biz Doğurmadık' 
11. Cumhurbaşkanı Abudllah Gül, Rus televizyonuna Suriye konusunda açıklamalarda bulundu. Sputnik'den Fuad Safarov'un Russia Today'den aktardığına göre, Suriye ve Türkiye arasında 900 kilometrelik bir sınırın olduğunu ve sorunun Türkiye'de de hissedildiğini belirten Gül, şu ifadeleri kullandı: "Bu sorunun çözümünde bizim de yer almamız lazım, çünkü bu sorun bizim için de tehlike oluşturmakta. Bu ihtilaf sonucunda Türkiye'de 3 milyondan fazla Suriyeli mülteci bulunuyor. Biz Suriye'de istikrar ve çözümden yanayız. Suriye halkının kendi evlerinde mutlu ve güven için yaşayabilmesini istiyoruz. Bizim Suriye veya diğer komşu ülkelere yönelik başka bir niyetimiz yok. Bizim onlarla herhangi bir arazi tartışmalarımız veya çıkar itilaflarımız da yok." "Şunu unutmamak lazım: Bu soruna Türkiye neden olmadı. Daha önce Suriyeli mercilerle güzel ilişkilerimiz vardı, onlara destek veriyorduk ve düşman hislerimiz yoktu. Bazı Batılı dostlarımızın fazla baskısına rağmen biz Suriye rejimiyle karşılıklı işbirliğini tercih ettik. Biz Suriye'yi değişiklik yapmaya davet ettik çünkü ayakta duramazdı, bu bariz şekilde belliydi. Biz çok samimiyiz ve hiçbir zaman iktidar devrilmesinden yana olmadık. Fakat sorun süreklilik niteliği kazanınca ve ülkeden milyonlarca Suriyeli kaçmaya başlarken, biz bu durumda müdahale etmek zorunda kaldık. Bu krizi biz doğurmadık. Bunu anlamak lazım. Bugün diğer ülkelerle ihtilafın siyasi çözümü için çalışıyoruz. Sonuçta Suriye sorunu kronik haline girdi ve milyonlarca insan bundan zarar görüyor."
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 4,0036-4,0049
Sterlin: 4,5483-4,5517
Gram Altın: 141,1824-141,2573

'Baz'da Çifte Standarda Son 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın imarda bazı yeni düzenlemeleri kapsayan ve Başbakanlığa gönderdiği yönetmelik taslağı, elektronik haberleşme istasyonlarındaki yani baz istasyonlarındaki ruhsat şartının kaldırılmasını da kapsıyor. Yönetmeliğe göre, özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda, fenni mesuliyeti üstlenilmek, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) güvenlik sertifikası alınmak kaydıyla, yer seçim belgesiyle, ayrıca ruhsat alınmasına gerek kalmadan baz istasyonu kurulabilecek. Yani, yönetmelik belediyeleri saf dışı bırakırken, bazı bölgelerde iletişim operatörlerinin belediyeler tarafından mühürlenen baz istasyonu sorunlarına da çözüm getirmeyi amaçlıyor. Bakanlık yönetmeliğin 1 Temmuz'da yayımlanması ve yürürlüğe girmesini hedefliyor. BTK'dan yapılan açıklamada ise, yönetmelikte yer alan düzenlemelerin henüz çalışma aşamasında olduğu belirtilerek "Henüz netleşmiş bir durum yok. Ulaştırma Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve biz BTK olarak düzenlemenin hazırlanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Belediyelerin mobil iletişim operatörlerine uyguladığı çifte standartlı uygulamaların yeni düzenleme ile beraber eşitleneceğini düşünüyoruz. Bu yüzden de söz konusu düzenlemenin en kısa zamanda yürürlüğe girmesi her açıdan faydalı olacaktır" denildi.
Hürriyet
 
Borsa İstanbul Rekor Tazeledi 
Borsa İstanbul'da, yüzde 0,98 değer kazanarak 100 bin 617 puan ile tüm zamanların en yüksek seviyesinden günü tamamladı. Borsada işlem hacmi 4.3 milyar lira düzeyinde gerçekleşti. Bankacılık endeksi yüzde 1.33, holding endeksi yüzde 0.15 yükseliş kaydetti. Borsa İstanbul'da, şirketlerin toplam piyasa değeri 782 milyar liraya yükseldi. Güne küresel piyasalarda azalan risk iştahının etkisiyle negatif bir başlangıç yapan Borsa İstanbul'da, Endeks 99 bin 418 puana kadar gerilemesinin ardından yükselişe geçti. Endeks, özellikle günün ikinci yarısında güçlenen alımlarla gün içinde gördüğü en yüksek seviye ve kapanış rekorlarını 100 bin 617 puana taşıdı. Analistler, BIST 100'ün kısa ve orta vadedeki yükseliş trendindeki hareketini bayram tatili sonrasında da sürdürdüğünü belirterek, dövizdeki düşüşün de pay piyasalarını desteklediğini ifade etti. Borsa İstanbul Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Himmet Karadağ Twitter'dan BIST'deki rekoru paylaşırken, VİOP'ta da 9.8 milyar lira ile tüm zamanların işlem hacmi rekoru kırıldığını duyurdu.
Hürriyet
 
Hasat Zamanı İthalat Tırpanı 
Buğday, arpa ve mısır ile kesimlik canlı hayvan ve karkas sığır etinde gümrük vergisini düşüren karar yürürlükte. Bu sayede hükümet et, ekmek ve yumurta fiyatlarını artıran ürünlerdeki zamları dizginleyerek yüksek enflasyonu düşürmeyi planlıyor. Yerli buğday, arpa ve mısır üretimini korumak için yüzde 130 olan vergi oranı yeni dönemde buğdayda yüzde 45'e, arpada yüzde 35'e, mısırda yüzde 25'e düşürüldü. Yüzde 135 olan besilik ve kesimlik hayvan vergisi de yüzde 26'ya çekildi. İthalat hamlesinin uzun vadede yerli üreticiye büyük zarar vereceği ifade ediliyor. Buğday ve arpada başlayan hasat dönemine denk gelen bu kararın, yerli üretime darbe vuracağına dikkat çekildi. Bunun yanı sıra Türkiye'nin tarım ve hayvancılıkta dünyanın önemli üreticileri arasında yer alması ve kendi kendine yeten bir ülke olması amacıyla açıklanan 'Milli Tarım' projesinin de bu karardan olumsuz etkileneceği belirtiliyor. Üreticiyi koruyan temel unsurun gümrük vergisi olduğuna vurgu yapan Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, üç temel unsur olarak et, ekmek ve yumurtada fiyatların düşürülmek istendiğini ancak üreticinin zor durumda kalacağını söyledi. Yıldırım, "Zamanı çok yanlış. Tam buğday ve arpa hasadı yapılıyor. Bu kısaca üreticiye, 'sen bunu üretme ben ithal edeceğim' demektir. Mısır hasadı da yaklaşıyor. Türkiye mısır üretimi için çok önemli adımlar atıp, buralara gelmişken hepsi bu kararla yerle bir olabilir" açıklamasında bulundu. Yıldırım, üretici bazında müdahalenin üretimi yapılamaz hale getirebileceği tehlikesi üzerinde dururken, daha önce müdahale edilen kırmızı et fiyatlarında tüketiciye bir yansıması olmadığına dikkat çekti. Yıldırım, "Karkas'ta da vergi yüzde 40'a düştü. Zaten ucuz et getirme hamlesi var. Getirildi ama tüketiciye hiçbir şey yansımadı. Fiyat düşürmenin çaresi gümrük vergisini düşürmek değil, tüketici bazında müdahale etmek" dedi.
Milliyet
 
Faizde Herkes Haklı Olabilir Mi? 
Başbakan Binali Yıldırım geçen hafta bankaların uyguladıkları yüksek faizlerden yakındı. Haklı bir yakınma, faizler çok yüksek. Ekonomiyi yavaşlatıyor, işsizliği artırıyor. İşin tuhafı, bankacılar da faizin yüksekliğinden yakınıyor. Bu haberin ardından konuştuğum bankacılar, "Başbakan haklı, faizler çok yüksek, düşmesi lazım" dediler. "Neden düşürmüyorsunuz?" diye sorduğumda, kredi verebilmek için yeni kaynak bulmak zorunda olduklarını, mevduat toplayabilmek için yüksek faiz vermek durumunda kaldıklarını, Merkez Bankası'nın bankalara 6 ay öncesine göre 4 puan daha yüksek faizle para verdiğini, Hazine'nin ise eskisine göre daha yüksek miktarda borçlandığını ve artık piyasada para bırakmak bir yana havuzdan nette para çektiğini söylüyorlar. Bankacılar da haklı. Mevduat sahibine neden yüksek faiz aradığını sorsanız, size tasarruflarını enflasyon karşısında korumak istediğini anlatacak ve mevcut yüksek enflasyon ile kıyasladığında aldığı faizin çok da fazla olmadığını söyleyecektir. Mevduat sahibinin haksız olduğunu söyleyebilir misiniz? Hazine'ye neden iç piyasadan daha fazla borçlanıp, normalde bankaların kredi olarak kullandırabilecekleri kaynakları çektiğini sorsanız, size kamu harcamalarındaki artış ve bütçe açığındaki genişlemeyi adres gösterip, "Başka ne yapabilirim ki? Hükümet daha yüksek bütçe açığı veriyor, bunları finanse etmek ise bana düşüyor" diyecektir. O da haklı. Dönüp Merkez Bankası'na "Yıl başında ortalama yüzde 8.30 ile bankalara kullandırdığın parayı neden simdi yüzde 12 ile veriyorsun?" derseniz çok muhtemeldir ki "TL'deki değer kaybının da etkisiyle enflasyon öylesine yükseldi ki hedeften koptu gitti. Benim yasayla belirlenmiş görevim ise fiyat istikrarını sağlamak. Ne yapabilirim?" diyecektir. Haklıdır, bu koşullarda para politikasını kolay kolay gevşetemez. Herkesin haklı olduğu bir durum bu. Doğru olabilir mi? Bu tabloda bir şey yanlış, bakalım bulabilecek misiniz?
Milliyet
 
70-80 Yıl Kriz Olmaz 
ABD Merkez Bankası Fed Başkanı Janet Yellen, bankaların son derece sağlam bir yapıda olduğunu belirterek, kısa vadede yeni bir finansal kriz beklemediğini söyledi. İngiltere'nin başkenti Londra'da, British Academy'de konuşan Yellen, Fed'in finansal krizden dersler çıkardığını ve ülkenin bankacılık sisteminin artık daha istikrarlı bir duruma geldiğini vurguladı. ABD'de bankaların Fed'in geçen haftaki stres testinde olumlu performans sergilediğini belirten Janet Yellen, "Halkın, önde gelen bankaların bu yıl sermaye pozisyonlarının daha iyi olduğunu gördüğünü düşünüyorum. Tüm şirketler (bankalar) stres testinin niceliksel kısımlarını geçti" ifadelerini kullandı. Yellen ayrıca, bir "yaşam süresince daha" 2008 yılındakine benzer bir finansal krizin görülme olasılığının olmadığını belirtti. Janet Yellen, ABD Merkez Bankası Fed'in müdahale etmemesi durumunda 2008 finansal krizinin 1929-1939 yıllarındaki Büyük Buhran'dan daha kötü olabileceğini savundu. Finansal yapını artık daha sağlam olduğunu belirten Yellen, "Sistem şu anda daha güvenli ve sağlam. Anında açıkça ortada olmayan finansal istikrar risklerine bakmak için çok daha fazlasını yapıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. ABD Başkanı Donald Trump'la ilişkisinin nasıl olduğunun sorulması üzerine Yellen, "Başkanla ilişkim hakkında yorum yapmayacağım. Yönetimdeki mevkidaşlarımızla iyi bir şekilde, yakın çalışmanın Fed yetkilileri açısından ABD'de uzun yıllara dayalı bir gelenek olduğunu söyleyeceğim" şeklinde yanıt verdi. Trump, ABD Başkanlığı görevine seçilmeden önce Eylül 2016'da, Fed Başkanı Janet Yellen'in uyguladığı para politikası sebebiyle "utanması" gerektiğini söylemişti.
Vatan
 
3.5 Milyon Arap Turist Bekleniyor 
Arap Türk İşadamları Derneği (ARTİAD) Başkanı Cemalettin Kerim, Türkiye'ye 2017 yılında 3.5 milyon Arap turistin gelmesini beklediklerini belirterek, "Batılı bir aile geldiğinde ortalama 700 dolar harcarken Arap bir aile 3 bin dolar harcıyor" dedi. Kerim, son 3 yılda Türkiye'ye 7 milyon Arap turistin geldiğini ve Arap ülkelerinin artık Türkiye'yi çok yakından tanıdığını ifade etti. Arap ülkelerinin gerek dizilerden gerek üst makam ziyaretlerinden, ayrıca hac, umre, Kudüs ziyaretleri ve iş dünyasının ilişkilerinden dolayı Türkiye'yi yakından takip ettiklerini kaydeden Kerim, "Bir de Türk Hükümeti'nin aldığı güzel bir karar var; yurt dışı ticaret ateşelerini, konsolosluklarını çoğalttı. Mesela 10 yılda bu rakam yüzde 100 arttı ve Türkiye'yi seçmeleri için gerekli teşvikler yapıldı" diye konuştu. Kerim, alım heyetlerinin de sürekli Türkiye'ye getirildiğini ve fuarlar yapıldığını belirterek, "Güzel çalışmalar var. Türk Hava Yolları'nın sponsorlukları ile sürekli reklamlarının dönmesi, sefer sayısının yüksek olması çok önemli etken oluşturuyor. Eskiden böyle bir çalışma ve imkan yoktu. Şu anda her yere direkt uçuşlar mevcut. Bu durum ilişkileri de destekliyor. Arap dünyası Türkiye'yi destekliyor" değerlendirmesinde bulundu. Kerim, KDV muafiyeti ve yatırım yapanlara vatandaşlık hakkının verilmesi gibi teşviklerin ardından Arapların Türkiye'de binlerce ev satın aldığını, ilişkilerin çok derinlere indiğini ve artık akraba olduklarını dile getirdi.
Vatan
 
Dünya 
G-20 Öncesinde Âlemci Polis Skandalı 
Almanya, G-20 zirvesinin güvenlik önlemleri çerçevesinde Berlin'den Hamburg'a giden polislerin skandal partisini konuşuyor. Polislerin ikameti için ayrılmış olan konteyner kentte Berlinli polislerin sabaha kadar eğlendiği, alkolün de etkisiyle kamuya açık yerde seks ve striptiz yapıldığı iddia ediliyor. Hamburg emniyeti, olayın basına yansıması üzerine Berlinli polisleri başkente geri yolladı. 7-8 Temmuz tarihlerinde yapılacak G-20 zirvesi için Berlin'den 220 polis takviyesi yapılmıştı. Ancak partinin ortaya çıkması üzerine ilave güçler Berlin'e geri çekildi. Berlin Emniyet Müdürlüğü ise "Evet parti yaptık. Ancak biz de insanız" diye Facebook'tan açıklama yaptı. İki polis memurunun doğumgünü sebebiyle parti yapılmasına karar verildiği belirtilirken, Kuzey Ren Vestfalya polisine de teşekkür edildi.
Hürriyet
 
Diewelt:Mit Alman Vekilleri Takip Ediyor 
Alman Die Welt Gazetesi, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) bazı Alman vekilleri izlediğini öne sürdü. Gazetenin iddiasına göre, MİT özellikle Federal Parlamento'nun İçişleri, Dışişleri ve Savunma Komisyonu üyelerine yönelik bilgi topluyor. Federal Asayiş Dairesi BKA'nın çok sayıda milletvekiline yönelik "güvenlik" toplantısı düzenlediğini aktaran gazete, toplantıda MİT'in Alman vekillere dönük istihbarat çalışmasının da ele alındığını yazdı. BKA, güvenlik toplantısı yapıldığını doğrulamakla birlikte, Die Welt'in sorusu üzerine gazeteye yaptığı açıklamada Türk istihbaratından bahsetmiyor. Açıklamada, güvenlik toplantısında "yabancı istihbarat birimlerinin olası faaliyetlerine dönük" bilgilendirme yapıldığına dikkat çekiliyor. MİT'e yönelik mart ayında da casusluk iddiası gündeme gelmişti.
Haber Türk
 
'Anlaşmazsanız Çekiliyoruz' 
İngiliz The Guardian gazetesi İsviçre'de dün başlayan Kıbrıs görüşmeleri için sabrın artık tükendiğini yazdı. Görüşmeye Ada'daki tarafların yanı sıra, garantör ülkeler Yunanistan, Türkiye ve İngiltere'den temsilcilerin katıldığını belirten gazete, İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson'ın "Siyasi irade, yaratıcılık ve esneklikle bir uzlaşmaya varılabilir" sözlerini aktardı. Kıbrıslı Rum ve Türk liderler Nicos Anastasiadis ve Mustafa Akıncı üzerinde anlaşma baskısı olduğunu vurgulayan Guardian, ara bölgede el ele tutuşarak anlaşma için eylem yapanlardan Kıbrıs Türkü Esra Aydın'ın "Bu iki adam adayı birleştirme vaadiyle seçildi. İki yıldır görüşüyorlar. Görülmemiş ilerleme sağladılar. Şimdi adım atıp anlaşmaya varmalılar" diyor. 'Yuzde 80' teklifi Guardian, BM'nin de daha önce görülmemiş bir adım atarak, anlaşma olmadığı takdirde barış koruma görevine son vereceğini duyurduğunu vurguladı. Batılı bir diplomatın "Sabır tükeniyor" dediğini söyleyen gazete aynı diplomatın "Yeni BM Genel Sekreteri Antonio Guterres selefinden daha sert bir tutum aldı ve bunun sonsuza kadar süremeyeceğini açıkça söyledi. BM'nin varlığını göstermesi gereken daha acil yerler var" şeklindeki sözlerine de yer verdi. Guardian, İngiltere ve Yunanistan'ın garantörlük sisteminin kaldırılmasını istediğini, ancak Türkiye'nin bu konuda ısrarcı olduğunu belirtti. Gazete ayrıca, İngiltere'nin Türkiye'yi askeri varlık yerine AB veya BM'nin komutasındaki çok taraflı bir gücün garantör rolünü oynayacağı bir formüle ikna etmeye çalıştığını vurguladı. Guardian Ankara'nın İsviçre'deki görüşmelerde Kıbrıs'taki asker sayısını yüzde 80 oranında azaltmayı teklif edeceğini ve tamamen asker çekmeninse gerçekçi olmadığını söyleyeceğini yazdı.
Vatan
 
Helikopter Kaçırıp Mahkemeyi Bombaladı 
Venezuela'da dinmek bilmeyen hükümet karşıtı protesto gösterilerinde dün inanılması güç bir olay yaşandı. Bir helikopteri ele geçiren Oscar Perez isimli polis, önceden yanında silahlı ve maskeli adamlarla çekilmiş bir videosunu Instagram'da yayınladı. Videoda 'haydut hükümete karşı çıkın' dedi. Ardından da helikopter içinde fotoğraflarını da sosyal medyada paylaştıktan sonra hükümetin yolsuzluklarına göz yumduğunu belirttiği Yüksek Mahkeme binası üzerinde uçmaya başladı. Helikopterden binaya 4 el bombası atıldı. 3'ü patladı biri ise patlamadı. Ölen ya da yaralanan olmayan saldırı sonrası eylemci olay yerinden helikopterle kaçtı. Devlet Başkanı Nicolas Maduro, 'Patlamayan bomba patlasaydı katliam olurdu' dedi. Olayı bir terör saldırı olarak nitelendirerek, 'Bana karşı darbe girişimi yapıldı. Failleri yakalanacak' dedi. Ekonomik krizin derinleştiği ülkede son iki aydır hükümete karşı neredeyse her gün gösteriler düzenleniyor. Son üç ayda yaşanan şiddet olaylarında 76 kişi öldü.
Vatan
 
Bugün Başkan Olduğuma Değdi 
Kolombiya'da hükümetle anlaşıp silah bırakan FARC gerillalarının sivil ve yasal hayata geçiş yapması için oluşturulan 26 kampta Birleşmiş Milletler'e (BM) teslim ettiği silahlarla dolu konteynerlerin kapıları kilitlendi. Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, BM Kolombiya Misyon Şefi Jean Arnault ve FARC lideri Rodrigo Londono, Mesetas kenti kırsalında düzenlenen törenle örgütün yarım yüzyıldan fazla süren silahlı geçmişini noktaladığı tarihi ana şahitlik etti. Ülkenin 26 farklı noktasında oluşturulan toplanma alanlarında FARC'ın teslim ettiği silahların bulunduğu konteynerler canlı yayınla din adamlarının nezaretinde, imha edilmek üzere açılacakları 1 Ağustos'a kadar kilitlendi. FARC militanları, 'Tek silahımız sözümüz olacak' yazılı beyaz tişörtlerle alanda yerlerini aldı. Londono, hükümete, verdiği sözleri tutma ve örgütün yerel liderlerine yönelik saldırıları durdurması çağrısında bulundu. FARC militanlarının artık demokratik mücadelenin militanları olduğunu ifade eden Londono, bir daha silah kullanmayacaklarına dair verdikleri sözü tekrarladı. Devlet Başkanı Santos da "İşte bugün Kolombiya Devlet Başkanı olduğuma değdi." diyerek bu tarihi ana dikkati çekti.
Vatan
POLİTİKA 
Kamu Vicdanı Mahkum Eder 
Ankara Güvenpark'tan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklu olduğu Maltepe Cezaevi'ne 'Adalet Yürüyüşü' başlatan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün 14. günü geride bıraktı. Kılıçdaroğlu dün sabah yürüyüşe başlamadan önce düzenlediği basın toplantısında özetle şunları söyledi: "Yürüyüşümüz her geçen gün daha bereketli, güzel hale geliyor. Zaman zaman protestolar da oluyor. Ama bizim ellerimiz hiçbir zaman şiddete kalkmadı ve kalkmayacak. Tam tersine her provokasyondan sonra gerek ben gerek arkadaşlarım, yürüyüşe katılan vatandaşlar hep birlikte alkışlıyoruz. Azimliyiz, kararlıyız. İstanbul'a kadar gülerek, eğlenerek kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Hiç kimse buna engel olmasın. Biz her türlü baskıya her türlü provokasyona karşı hazırlıklıyız. Bizi sevgi ve hoşgörü ile karşılayan Düzce halkına teşekkürlerimi iletiyorum." Açıklamanın ardından yürüyüş "Adalet, hak, hukuk" sloganı ile başladı. Düzce çıkışında verilen kısa molanın ardından yerde bir tabanca mermisi fark edildi. Polisler, hemen merminin etrafını çevirip fotoğrafını çekti. Merminin bir araçtan güzergâha atıldığı öne sürüldü. Kılıçdaroğlu, provokasyon girişimlerinin artması üzerine yolda MYK toplantısı yaptı. Bu toplantıya sanatçı Rutkay Aziz, Taner Barlas ve Ümit Denizer de katıldı. Düzce'nin İhsaniye köyündeki kampta yapılan MYK toplantısı 1.5 saat sürdü. Toplantıda 9 Temmuz'da planlanan Maltepe mitingiyle ilgili görüş alışverişi yapıldı. Kılıçdaroğlu şu değerlendirmede bulundu: "Bilimsel verilere göre hayır oyu kullananların yüzde 98'ine yakın bölümü yürüyüşümüzü desteklediğini beyan etti. 'Evet' oyu kullananların da dörtte üçü eylemimize hoşgörü ile bakıyor. Erdoğan'ın eylemimize bir süredir saldırmamasının nedeninin de bu olduğu belirtiliyor. (Kamp alanı önüne gübre dökülmesi) Bu tip davranışlar bize zarar vermez. Kamu vicdanı, yürüyüşe saldıranları mahkûm ediyor. Herkes kendisine yakışanı yapıyor. Protestocuları taşıyarak eylem yaptırıyorlar. Kitlemizi saldırgan göstermek istiyorlar, buna izin vermeyeceğiz. Yürüyüş kolundaki vatandaşlarımız serinkanlı davranıyor, çok memnunum." Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü'nün 14'ücü gününde 20 kilometre yürüdü ve geceyi Cumayeri sapağındaki kamp alanında geçirdi.
Hürriyet
 
'Başka Arayışların Yürüyüşü' 
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı Adalet Yürüyüşü'nü "başka arayışların yürüyüşü" olarak niteledi. Bozdağ, seçim bölgesi Yozgat'ta Valilik İl Özel İdaresi tarafından ilçelere alınan çöp araçlarının dağıtım törenindeki konuşmasında CHP'nin 'Adalet Yürüyüşü'nü hedef aldı. CHP'nin FETÖ ve HDP ile sürekli aynı safta yer aldığını iddia eden Bozdağ, HDP'nin de Kandıra'dan sonra yürüyüşe destek kararı vermesini buna delil gösterdi. Bozdağ, "Bakıyorsunuz Gezi hadisesinde terör örgütlerinin cirit attığı olayların içerisinde onların yanı başında CHP'yi görüyorsunuz. Şimdi PKK terör örgütü bu yürüyüşü öven açıklamalar yaptı ve HDP'liler de 'Kandıra'dan itibaren biz de bu yürüyüşe katılacağız' dedi. FETÖ'cüler hakeza aynı şekilde. Ben şimdi Sayın Kılıçdaroğlu'na soruyorum: Siz milletle ne zaman ittifak yapacaksınız? Hep bu milletin aleyhine çalışanlarla birlikte görüntü vermekten rahatsız olmuyor musunuz?" dedi.
Milliyet
Akşener'in A Takımı Belli Oldu 
MHP'nin muhalif isimlerinden Meral Akşener'in merkez sağda yeni parti için düğmeye bastığı ve Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Türkiye Barolar Birliği Başkanı (TBB) Metin Feyzioğlu ile anlaştığı öne sürüldü. Muhalif liderlerden Koray Aydın'ın da partinin A takımında yer alacağı iddia ediliyor. Edinilen bilgiye göre olağanüstü tüzük kurultayı davasının sonuçlanmasının ardından gözlerin çevrildiği Meral Akşener, merkez sağda kuracağı yeni parti için önemli adımlar attı. Akşener'in kendisi gibi genel başkan adayı olan bağımsız Gaziantep milletvekili Ümit Özdağ ve TBB Başkanı Feyzioğlu ile anlaştığı iddiası siyasi kulislere yansıdı. Feyzioğlu, MHP'den ihraç edilen Kayseri milletvekili Yusuf Halaçoğlu ile birlikte 'Hayır' kampanyası yürütmüştü. Ancak Feyzioğlu'nun yakın çevresinin "Başkanın adı bu tür haberlerde hep geçiyor ancak böyle bir düşüncesi yok" dediği belirtildi. MHP'den ihraç edilmeyen muhalif adaylardan Koray Aydın'ın da Akşener'in liderliğindeki partinin A takımında olmaya sıcak baktığı konuşuluyor.
Vatan

SPOR 
THY Euroleague ve lig şampiyonu olan Fenerbahçe'de kadroda kimlerin kalacağı, hangi transferlerin yapılacağı sarı- lacivertli camianın en çok merak ettiği konuydu. NBA haklarını elinde bulunduran Sacramento Kings tarafından istenen Bogdanovic'in kararı bekleniyordu ve taraftarlar Sırp yıldızın kalması için klip bile hazırlamıştı Ancak Bogdanovic'in NBA hayali ağır bastı. Fenerbahçe, süper yıldızını kadroda tutmak için alacağı ücreti 3.5 milyon Euro'ya kadar çıkarsa da o, NBA'e gitmeye karar verdi. Sırbistan'da bulunan ve ABD'ye gidiş işlemlerini sürdüren yıldız basketbolcunun Kings'ten kazanacağı ücretin 6.5 milyon Euro'ya yaklaşacağı belirtildi. Bu karanını Fenerbahçe idarecilerine ve teknik ekibine de bildiren Bogdanovic'in yerine transfer arayışları da hemen başladı. Coach Obradovic, yönetimin yüreğine, 'Merak etmeyin, belki daha az maliyetle, en az onun kadar iyi, hatta daha iyisini getireceğim' diye su serperken, Real Madrid formasıyla harika bir sezon geçiren Sergio Llull ve CSKA Moskova'dan ayrılacağını açıklayan Sırp guard Milos Teodosic ile temasa geçti. İki isim de Fenerbahçe'ye gelmeye sıcak baktıklarını bildirirken, Sırp guard Milos Teodosic'in 'NBA mi, Avrupa mı?' seçimini yaptıktan sonra kararı Obradovic'in vereceği öğrenildi. Ayrıca Euroleague'de forma giyen birçok ismin de menajerleri aracılığıyla sarı-lacivertli formayı giymek için haber gönderdikleri de ifade edildi.
Milliyet
Fransa'da oynanan Lyon maçı öncesi yaşanan olaylar nedeniyle UEFA Disiplin Kurulu'na sevk edilen ve 2 sezon boyunca tribün olaylarının çıkmaması şartıyla Avrupa kupalarından 1 yıl men cezası alan Beşiktaş'ta yöneticiler 13 Temmuz'da savunma için İsviçre'ye gidecek. Şok ceza nedeniyle UEFA'ya yaptığı itiraz başvurusu kabul edilen siyah-beyazlı yönetim geniş kapsamlı bir savunma gerçekleştirecek. İlk olarak kendilerine verilen ertelemeli cezanın haksız olduğunu yineleyecek olan Beşiktaş Yönetimi, görüntüler eşliğinde yaşananların Lyon Kulübü Yönetimi'nin sorumluluğunda olduğunu dile getirecek. Beşiktaşlı taraftarların olay çıkarmadığını anlatarak hadiselerin tamamen Fransız tribünlerinde yaşandığını anlatacak olan siyah-beyazlılar daha sonra UEFA'nın vereceği kararı bekleyecek. UEFA Temyiz Kurulu'ndan da aynı kararın çıkması durumunda Beşiktaş Yönetimi'nin Avrupa deplasmanlarına taraftar götürmeme kararı alabileceği iddia edildi. Vodafone Park'taki maçlarda tribün olayları çıkmasını beklemeyen ve İstanbul'da kontrolün tamamen kulüpte olması nedeniyle endişe taşımayan yönetim, UEFA Temyiz Kurulu'nun cezayı onaması halinde deplasman maçlarını riske atmamayı düşünüyor. UEFA Disiplin Kurulu yeni bir taraftar olayı yaşanması halinde siyah-beyazlı kulübü 1 yıl Avrupa kupalarından men edeceğini duyurmuştu.
Milliyet
 
Galatasaray'ın uzun uğraşların ardından kadrosuna kattığı Bafetimbi Gomis, "Yarım kalmış bir hikaye bu Üç sene önce Galatasaray'a transferim kesin gibiydi. Ancak son anda gerçekleşmedi. Bu yüzden teklif geldiğinde çok duygulandım" dedi. Şüphesiz Galatasaray için Gomis'te karar kılmak hiç de kolay değildi. Çünkü 3 sene önce de gündeme gelmiş ama o dönem Teknik Direktör Prandelli, Pandev'i istemişti. Aradan geçen 3 yıl sonunda yine Gomis sesleri yükseldi ancak bu kez bonservisi de elinde değildi. Ancak mevcut adaylar arasında Tudor, Fransız golcüyü beğendi. Yalnız bu kez de kalbiyle ilgili geçmişte yaşadığı sorunlar vardı kafaları karıştıran Aslında sarı-kırmızılıları etkileyen süreç de böyle gelişmişti. Çünkü bu seviyede bir isim testleri kabul etmeyebilirdi. Sportif Direktör Cenk Ergün'e, "Benim böyle bir sorunum var. Ancak bu futbol oynamama engel olacak bir durum değil. Bütün testlere girebilirim" diyerek ne kadar istekli olduğunu gösterdi. Yapılan testler sonunda oynamasına mani bir durum olmadığı anlaşıldı. Gomis anlaşma sağlanır sağlanmaz da yöneticilere, "Yarım kalan hikayemi tamamlıyorum Galatasaray'da oynayacağım için heyecanlı ve bir o kadar mutluyum" ifadelerini kullandı
Milliyet
Fenerbahçe Kulübü, daha önce anlaşmaya vardığını açıkladığı Mehmet Ekici ile 3 yıllık resmi sözleşme imzaladı. Ülker Stadı'nda gerçekleştirilen imza törenine, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile Basın Sözcüsü ve Genel Sekreter Mahmut Uslu katıldı. Ekici, 6 aylık zor bir sürecin ardından sarı-lacivertli takıma geldiğini ve burada olmaktan gurur duyduğunu dile getirdi. Transfer sürecinde yaşadıklarıyla ilgili olarak konuşmak istemediğinin altını çizerek sözlerine başlayan Mehmet, "Benim için önemli olan futbol. Bu zorlu süreçte arkamda duran başkanımıza teşekkür ediyorum. İnşallah en iyi şekilde, en iyi performansla sizlerin bana gösterdiğiniz güveni boşa çıkartmak istemiyorum. Şu anda Türkiye'nin en büyük kulübündeyim diyebiliyorum" diye konuştu. Orta sahada her pozisyonda kendisini rahat hissettiğini aktaran Mehmet, şu ifadeleri kullandı: "Hocam bana nerede görev verirse, oynatmak isterse ben orada oynarım. Fenerbahçe taraftarlarına çok teşekkür ediyorum. Buraya gelmeden önce bana bu kulübün büyüklüğünü gösterdiler. İnşallah iyi bir performansla bunların hepsini geri ödeyebilirim. Duran toplarda topun başında inşallah beni göreceksiniz. Her zaman üzerine koyarak çalışıyorum. İnşallah bunu sahaya güzel bir şekilde yansıtırım." Sahalardan uzak kaldığı dönemde mental olarak nasıl ayakta kaldığıyla ilgili ise Mehmet Ekici şöyle konuştu; "Kampa hazır katılmak için buraya gelmeden önce 2-3 haftalık hazırlık süreci geçirdim. Futbolcunun devamlı maç oynaması gerek. Büyük bir kaybım olmadığını düşünüyorum. Tabii ki eksiklerim vardır. Mental olarak da ben Almanya'da doğdum, Bundesliga'da oynadım. Orada futbolcuları böyle durumlara hazırlıyorlar. Güzel bir motivasyon oldu. Futbola açım ve özledim. O yüzden sezon başladığında iyi bir Mehmet Ekici göreceksiniz."
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme