30 Haziran 2017 Cuma

30.06.2017 Genel Gündem



30.06.2017

GÜNDEM

Kontroller artacak yasaklar kalkacak! 
ABD, Türk Hava Yolları'nı (THY) da etkileyen ve uçuşta 'laptop yasağı' olarak bilinen uygulamayı sona erdirebilecek bir adım atıyor. Hatırlanacağı gibi ABD yönetimi, mart ayında Ortadoğu ve Afrika'daki ülkelerin havalimanlarından, ABD'ye yapılan direkt uçuşlarda yolcu kabininde, laptop ve tablet bilgisayar gibi cep telefonundan büyük elektronik cihaz taşınmasını yasaklamıştı. ABD İç Güvenlik Bakanlığı, 'laptop yasağı'nı diğer ülkeleri de kapsayacak şekilde genişletmek yerine, bagaj ve elektronik cihazlara yönelik güvenlik önlemlerini artıracak. New York Times gazetesinin haberine göre, ABD'li ve Avrupalı havacılık otoritelerinin aylardır sürdürdüğü görüşmelerden 'kapsamlı tarama' kararı çıktı. İsmini vermeyen bakanlık yetkilileri, kapsamlı güvenlik önlemlerinin neler olacağı hakkında bilgi vermedi. Ancak yetkililer yeni güvenlik önlemlerini uygulayan havayollarına yönelik laptop yasağının kalkacağını söyledi. Martta ABD ve İngiltere, elektronik eşyaların içine konulacak ve mevcut tarayıcıların zor tespit ettiği patlayıcı riski nedeniyle aralarında Mısır, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye'nin de olduğu sekiz ülkedeki 10 havalimanından kalkan uçuşlarda kabinde büyük elektronik eşya yasağı başlatmıştı. Yasaktan Türk Hava Yolları, Emirates ve Katar gibi önemli havayolları etkilenmiş, Amerika'ya giden yolcuların laptopları uçağa binmeden teslim alınarak çözüm bulunmaya çalışılmıştı.
Milliyet


Yapılandırma için son gün 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kamuya olan bazı borçları yapılandıran "7020 Sayılı Kanun" kapsamındaki başvuruların bugün sona ereceğini belirterek, Sosyal Güvenlik Kurumuna borcu olanların bu fırsatı kaçırmamaları için mutlaka başvuru yapması gerektiğini bildirdi. Müezzinoğlu, 27 Mayıs'ta Resmi Gazete'de yayımlanan yapılandırma kanunu ile sigortalılar ve işverenlere sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, idari para cezaları, diğer kurumlar adına tahsil edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile rücuen alacaklara yönelik ödeme kolaylığı sağlandığını hatırlattı. Kamuya olan borçların yapılandırılması için son başvuru tarihinin 30 Haziran 2017 olduğunu belirten Müezzinoğlu, "Sosyal Güvenlik Kurumu'na borcu olanların bu fırsatı kaçırmamaları için mutlaka başvuru yapması gerekiyor" dedi. Yapılandırmayla esnek ve kolay ödeme imkanı getirdiklerine işaret eden Müezzinoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Yapılandırmadan faydalanan vatandaşlarımız hem prim teşvikinden yararlanmaya devam edecekler hem de borçları nedeniyle uygulanması gereken icra işlemleri durdurulacak. Yapılandırmadan yararlanan borçluların gecikme zammı ve cezasını Yİ-ÜFE ile güncelliyoruz. Ayrıca ilk taksitlerini ödemeleri halinde 'borcu yoktur' yazısı alabilmeleri mümkün. Borç aslı ödenmiş olan ancak ferileri ödenmemiş olan durumlarda feri alacağın yüzde 60'ının tahsilinden vazgeçiyoruz. Taksitli ödemelerde 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ikişer aylık dönemlerde ödeme imkanı getiriyoruz. Peşin ve ilk taksit için de Ağustos sonuna kadar süre tanıyoruz. Bu düzenlemede son başvuru süresi uzatılmayacak. Dolayısıyla 30 Haziran mesai bitimine kadar kurumumuza şahsen, posta ile yahut elektronik ortamda müracaat etmelerini bekliyoruz."
Milliyet
 
15 bin kişi uğurladı 
Hakkâri'nin Oğul köyü yakınlarında PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Özel Harekat polisi Muhammed Ali Mevlüt Dündar (25), memleketi Karaman'da 15 bin kişi tarafından son yolculuğuna uğurlandı. Kilis'te trafik kazasında şehit olan askerlerden Piyade Uzman Çavuş Ömer Çintay'ın cenazesi Bingöl, Astsubay Şevket Alnıdelik'in (30) cenazesi Samsun'da toprağa verildi. Şehit Muhammed Ali Mevlüt Dündar'ın cenazesi önceki akşam memleketi Karaman'a getirildi. Dün morgdan alınan cenaze, helallik için baba evine götürüldü, ardından törenin yapılacağı 15 Temmuz Aktekke Meydanı'na getirildi. Oğlu şehit düşmeden saatler önce rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan felçli baba İdris Dündar ise ambulansla tören alına getirilerek, tabutun 10 metre ilerisinde ambulans içinde bekletildi. İdris Dündar'a, polis oğlunun şehit olduğu haberinin ambulansa bindirildiği sırada verildiği öğrenildi. Şehidin dedeleri Mevlüt Dündar ve Osman Gürbüz, yaşlılık nedeniyle yürüyemedikleri için tekerlekli sandalye ile tören alına getirildi. Dündar'ın, şehit düşmeden önce babasının aniden rahatsızlanıp hastaneye kaldırıldığını öğrenince dün için izin alıp babasını ziyarete gelmeye hazırlandığı belirtildi. Cenaze törenine yaklaşık 15 bin kişi katıldı. Karaman, son 2 günde 2'inci şehidini uğurlarken Dündar'ın cenazesi Karaman Şehitliği'nde defnedildi.
Milliyet
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 4,0318-4,0329
Sterlin: 4,5894-4,5921
Gram Altın: 141,0521-141,0521

Avrupalı turıst kayıp 
Türkiye 2016 yılını turizm sektöründe 'kayıp yıl' olarak geride bıraktı. 2015'ten 2016'ya geçişte yaklaşık 10 milyon turist, 10 milyar dolar da gelir kaybı yaşandı. 2017'ye gelindiğinde ise turizmde toparlanma süreci başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın dün açıkladığı turizm istatistiklerine göre özellikle Rus turistin yeniden Türkiye'yi tercih etmesiyle birlikte turizmde canlılık ivme kazandı. Verilere göre mayısta Türkiye'yi 2 milyon 889 bin 873 turist ziyaret etti. 2016'nın mayıs ayında 2 milyon 485 bin 411 sayısı geçilmiş oldu. Ancak 2015'in aynı ayındaki 3 milyon 804 bin 158 turist sayısını yine yakalayamadık. 2016 ve 2017'nin ilk beş aylık dönemi karşılaştırıldığında ise toplamda 460 bin 576 kişilik artış yaşandı. 2016'nın ilk 5 ayında 8 milyon 301 bin 933 kişinin ziyaret ettiği Türkiye'ye 2017'de 8 milyon 762 bin kişi 509 kişi geldi. 2015'te ise 10 milyon 771 bin 645 turiste ulaşılmıştı. Turistlerin ülkelerine bakıldığında Avrupa'daki büyük kaybın devam ettiği görülüyor. İlk 5 ayda Almanya'dan gelen turist sayısı 1 milyon 157 bin 235'ten, yüzde 25 kayıpla 863 bin 572'ye düştü. 2015'e göre ise kayıp yüzde 50'ye yaklaştı. 2015'te Almanya'dan gelen turist sayısı 1 milyon 553 bin 114'e ulaşmıştı. İngiltere'den gelen turist sayısında ise yüzde 13'lük düşüş yaşandı. 2015'te 592 bin kişinin geldiği İngiltere'den, 2016'da 459 bin 395, 2017'de ise 396 bin 515 kişi tatilinde Türkiye'yi tercih etti. Özellikle referandum öncesinde sorunların yaşandığı Hollanda'dan gelen turist sayısında da kayıp devam etti. 2015'te Türkiye'ye ilk 5 ayda 375 bin 166 kişi gönderen Hollanda'dan, 2016'da 291 bin 541, 2017'de ise 205 bin 931 kişi Türkiye'ye geldi. Yunanistan'dan gelen turist sayısında da kayıp yüzde 12'yi aştı. 2015'te 298 bin 282 olan turist sayısı, 2016'da 233 bin 968'e, 2017'de ise 204 bin 806'ya düştü. İsveç'ten gelen turist sayısı da 70 bin 367 kişiye kadar geriledi. İsveç'ten 2015'te 188 bin 433 kişi gelirken, 2016'da 102 bin 685 kişi gelmişti. Türkiye'nin en önemli pazarları arasında yer alan Fransa'daki düşüş ise yüzde 16. 2015'te 252 bin 489, 2016'da 172 bin 953, 2017'de ise 144 bin 838 turist Türkiye'ye geldi.
Hürriyet
 
Türkiye'nin ortalama emeklilik yaşı 51-52  
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Mehmet Selim Bağlı, Türkiye'nin ortalama emeklilik yaşının 51-52 olduğunu söyledi. Sosyal güvenlik alanında gerçekleştirilen reformlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bağlı, "Sosyal güvenlik reformları öncesi müktesep haklar korunduğu ve şu anda emekli ettiklerimiz de genelde 2008 öncesi işe başlayanlar oldukları için eski mevzuata göre emekli ediyoruz. Ortalama emeklilik yaşı 51-52 olan bir ülkeyiz. Sosyal güvenlik reformunun öngördüğü 58-60 yaş aralığı var. 2037'den sonra 65 hedefi öngörülüyor" ifadelerini kullandı. Fransa'da emeklilikte 62 hatta 65 yaşın tartışıldığını hatırlatan Bağlı, şöyle devam etti: "Biz 51-52 yaşında zaten emekli ediyoruz. Neden? Eski düzenleme müktesep hakkını koruduğumuz için. Sosyal güvenlik reformunun temel amacı insanları daha fazla sistemin içinde tutabilmek, çalışabilir durumda olan vatandaşın çalışmasının önünü açmak. Dolayısıyla hükümetin en hassas olduğu konu. Emeklilik sistemiyle oynamamak ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sürdürülebilir bir düzeyde hizmet üretimini sağlamak. Yoksa insanları 31, 32, 33 yaşında emekli ederseniz belki ilk başta bir memnuniyet kazanırsınız ama 2-3 yıl sonra emeklilik maaşı ödeyemez duruma gelince sistem tamamen çöker. Onun için hükümetimiz bu konuda çok hassas." Bağlı, emeklilik için 1998 öncesi, 1998-2008 arasında ve 2008 sonrası işe başlayanlar şeklinde 3 temel unsur bulunduğunu belirterek, "2008 sonrası işe başlayanlar asıl bizim sosyal güvenlik reformu kapsamında olanlar. Bunlar bütün düzenlemelerimize muhatap ama diğer grupların müktesep haklarını, yani işe başlarken sahip oldukları hakları kanunen almak doğru olmadığı için ister istemez farklı emeklilik sistemleri ortaya çıkıyor. Sosyal güvenlik reformu tam anlamıyla 2030'lardan sonra artık oturacak çünkü sosyal güvenlik reformunundan sonra işe başlayanlar artık emekli olacak. O zaman daha iyi emekli maaşı alacaklar ve daha iyi imkanlara sahip olacaklardır" diye konuştu. Türkiye'de şu anda çalışan ve emekli dengesi açısından hiçbir sıkıntı görünmediğini vurgulayan Bağlı, "2008 yılında yapılan sosyal güvenlik reformuyla atılan temellerle Sosyal Güvenlik Kurumu 2071 yılına kadar herhangi ciddi bir açık vermeden emeklilik maaşı ödeyebilir, sağlık harcamalarını finanse edebilir bir kurum. Dünyanın mali bünyesi en iyi olan kurumlarından biri olarak görünüyor" dedi.
Hürriyet
 
'İstek dışı' aboneliğe btk engeli 
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nca (BTK), tüketicilerin internette gezinirken talep ve onayı olmaksızın istek dışı aboneliğinin gerçekleştirildiği "katma değerli servisler"le ilgili mağduriyetleri önlemek amacıyla getirilen onay zorunluluğu bugün itibarıyla uygulamaya konulacak. BTK, tüketicilerden çok sayıda şikayetin geldiği katma değerli servislere abonelikler konusunda uygulanacak usul ve esasları belirledi. Abonesi olunan işletmecinin faturasına yansıyan tüm katma değerli elektronik haberleşme hizmetlerini kapsayacak şekilde hazırlanan düzenlemeyle tüketici onayı olmaksızın bu ürünlerin satın alınmasının önüne geçildi. Düzenlemeye göre, web, wap, SMS ya da sesli yanıt sistemleri gibi kanallarla yapılan işlemlerde, ücret ve hizmetin kapsamına ilişkin aboneden onay alınacak. Üçüncü taraflarca sunulan hizmetlerde yaşanan sorunlara ilişkin tüketicilerin şikayetini ileteceği bir muhatap bulamamasının önüne geçmek amacıyla hizmet ücretinin tahsilatına aracılık eden işletmeciye sorumluluk yükleniyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca (BTK), küresel siber saldırılardan etkilenmemek için Windows sistemlerinde güncellemelerin ve güvenlik yamalarının yapılması, güncel bir antivirüs kullanılması, phishing e-postalarına karşı dikkatli olunması ve eklerinin açılmaması uyarısında bulunuldu. BTK Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) yetkilileri, birçok ülkede bilgisayar sistemlerini olumsuz etkileyen zararlı yazılımın kullandığı sistem açıklığı, saldırı yöntemleri ve alınacak önlemler konusunda mart ayından beri önleyici çalışmalar yapıldığını belirterek, vatandaşlarla kurum ve kuruluşlardaki sistem yöneticilerinin dikkatli olması gerektiğini bildirdi. Kurum ayrıca güncel güvenlik uyarılarının takip edilerek bilgi alınması ve ihbarda bulunulması için www.usom. gov.tr web adresinin ziyaret edilmesini önerdi.
Milliyet
 
Üreticimizi koruruz spekülatörü üzeriz 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, hiçbir üreticinin, yetiştiricinin endişe etmesine gerek olmadığını belirterek, "Kesimlik hayvan ve karkas et ithalatı, son Bakanlar Kurulu kararı öncesinde olduğu gibi Bakanlığımızın yetkisi ve kontrolü çerçevesinde yürütülecek" ifadesini kullandı. Çelik, yazılı açıklamasında, kesimlik hayvan ve karkas eti ile bazı tarım ürünleri ithalatında gümrük vergilerinin düşürülmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının önceki gün yürürlüğe girdiğini anımsatarak, bu karar sonrasında, üreticileri endişeye sevk edici bazı spekülatif değerlendirmelerin yapıldığını bildirdi. Hiçbir üreticinin, yetiştiricinin endişe etmesine gerek olmadığının altını çizen Çelik, kesimlik hayvan ve karkas et ithalatının, söz konusu Bakanlar Kurulu kararı öncesinde olduğu gibi Bakanlığın yetkisi ve kontrolü çerçevesinde yürütüleceğini vurguladı. Çelik, yerli üretimin daralmasına sebep olacak ithalat uygulamalarına kesinlikle izin verilmeyeceğine işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı: "İthalat kaynaklı fiyat oluşumlarında, yurt içi üretim maliyetleri dikkate alınacak ve üretici mağduriyetlerine asla müsaade edilmeyecektir. Üreticilerimiz, yetiştiricilerimiz rahat olsunlar; üretmeye, ağıllarını, ahırlarını doldurmaya devam etsinler. Üreticilerimizi korumaya da spekülatörlerle mücadele etmeye de aralıksız devam edeceğiz. Nihai hedefimiz, ülkemizin, coğrafyamızın hayvan varlığını artırarak, kendi kendine yeten bir ülke haline gelmesidir."
Vatan
 
Günübirlik kiralamada 'banka' şartı başlıyor 
Konutlarını günübirlik kiraya verenlerle motorlu araç kiralayan firmaların, tahsilatlarını banka ve benzeri aracı kurumlar vasıtasıyla yapması yarından itibaren zorunlu olacak. Maliye Bakanlığı'nın ilgili sektörlere yönelik mevzuat düzenlemesiyle, araç kiralama faaliyeti yürüten firmalar, kiralama hizmet bedellerini tutarı ne olursa olsun banka ve benzeri aracı finansal kurumlar vasıtasıyla kredi kartı, banka kartı, havale, EFT gibi yollarla tahsil edecek. Söz konusu şirketler daha önce 7 bin liranın altındaki ödemeleri nakit olarak alabiliyorlardı. Kamuoyunda "günübirlik kiralama" olarak bilinen kısa süreli konut kiralamalarında da kiraya verenlerin yapacakları tahsilatlar aynı şekilde banka ve benzeri aracı finansal kurumlar vasıtasıyla gerçekleştirilecek. Bu yolla yapılan kiralamalarda tutar sınırlaması olmayacak. Söz konusu kurala uymayan kişi veya firmaya mükellefiyet durumuna göre 350 lira ile bin 400 liradan az olmamak kaydıyla işlem bedelinin yüzde 5'i kadar özel usulsüzlük cezası kesilecek. Bakanlığın söz konusu düzenlemeleri kayıt dışılığı azaltmayı amaçlıyor.
Vatan
 
DÜNYA 
Sembolik zafer 
Irak ordusu, DEAŞ lideri Ebubekir Bağdadi'nin 4 Temmuz 2014'te ilk ve son kez kamuoyu önüne çıkıp 'hilafet' ilan ettiği Büyük Nuri Camisi'ni ele geçirdiklerini açıkladı. DEAŞ, 12'nci yüzyıldan kalma, "El Hadba" (Kambur) isimli eğik minaresiyle ünlü tarihi camiyi 21 Haziran'da patlatarak yıkmıştı. Büyük zarar gören Nuri Camii'nin ele geçirilmesi, DEAŞ'ın Irak'taki fiili başkenti olan Musul'u örgütün elinden almak için yaklaşık sekiz aydır uğraşan Iraklı güçler için sembolik bir zafer oldu. Ancak güvenlik güçleri içinde patlayıcı olabileceği endişesiyle henüz camiye girmedi. Caminin ele geçirmesinden sonra Irak Savunma Bakanlığı, Musul'da kurtarılmayan çok küçük bir bölgenin kaldığını duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "DEAŞ mensuplarının kentten kaçmasına izin verilmeyecek. DEAŞ'ın Irak'taki varlığı sonsuza kadar bitti" denildi. DEAŞ militanlarının Eski Şehir olarak adlandırılan bölgede bir kilometrelik alana sıkıştıkları belirtiliyor. Irak Başbakanı Haydar el İbadi, DEAŞ'ın hilafet ilan ettiği El Nuri camisinin ele geçirilmesiyle DEAŞ'ın sahte devletinin sonunun geldiğini söyledi. İbadi, Iraklı güçlerin DEAŞ teröristlerini en sonuncusuna kadar hedef almaya devam edeceğini kaydetti. İngiltere Savunma Bakanı Michael Fallon da Brüksel'deki NATO Savunma Bakanları toplantısı öncesi yaptığı açıklamada Musul'da DEAŞ'e karşı verilen mücadelede sona yaklaşıldığını söyledi. Fallon, ayrıca DEAŞ'ın Suriye'de başkent ilan ettiği, Suriye Kürtlerin ilerlediği Rakka'yı da hatırlatarak "Rakka'da DEAŞ'in yenilmesi yönünde geri dönüşü olmayan bir ivme yakalandı" dedi. İnsani yardım örgütleri ise Musul'da 50 bine yakın sivilin ölüm riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.
Hürriyet
 
'Prens saray'a kapatıldı' iddiası 
ABD'de yayımlanan The New York Times gazetesi, Suudi Arabistan eski veliaht prensi ve eski içişleri bakanı Muhammed bin Nayif'in (57) Suudi Arabistan'dan çıkışının yasaklandığını ve sarayından çıkmasına izin verilmediğini öne sürdü. New York Times gazetesi, Nayif'e yönelik getirilen sınırlamaların Nayif tarafından yeni Veliaht Prens Muhammed bin Salman'a (33) yönelik 'olası bir muhalefetin' önüne geçmeyi amaçladığını yazdı. New York Times'a konuşan kraliyete yakın Suudi ve ABD'li yetkililer, kısa süre önce görevlerinden azledilen Muhammed bin Nayif'in Cidde'de bulunan sarayından çıkmasına izin verilmediğini söyledi. 21 Haziran'daki görev değişiminin ardından Cidde'deki sarayına dönen Nayif'in sadık korumalarının Muhammed bin Salman'ın muhafızlarıyla değiştirildiğini gördüğü belirtildi. Eski Amerikalı bir yetkili Nayif ile birlikte kızlarına da dışarıya çıkamadığını kaydetti. Reuters haber ajansına konuşan Suudi yetkililer ise bu bilginin 'yüzde 100 doğru' olmadığı açıklamasında bulundu. Suudi Arabistan Kralı Salman'ın oğlu Muhammed bin Salman, kısa süre önce eski veliaht prens Muhammed bin Nayif'in yerine getirilmişti. Muhammed bin Nayef'in uzun yıllardır sürdürdüğü içişleri bakanlığı görevi de elinden alınmıştı. Yabancı kaynaklar, Muhammed bin Nayif ile Muhammed bin Salman arasından büyük bir rekabet bulunduğunu ifade ediyor.
Hürriyet
 
Vatikan'da taciz depremi 
Avustralya Polisi, Katolik Kilisesi'nin en üst düzey üçüncü ismi olan Vatikan Hazinedarı Avustralyalı Kardinal George Pell'e cinsel taciz suçlamaları yöneltti. 76 yaşındaki Pell, 1970'lerde görev yaptığı Ballarat kentinde birden fazla çocuğa cinsel tacizde bulunma suçlamasıyla mahkemeye çağrıldı. Victoria Emniyet Müdür Yardımcısı Shane Patton, Pell hakkında birden fazla şikayetçi bulunduğunu ve Kardinal hakkındaki davanın 18 Temmuz'da Melbourne Sulh Ceza Mahkemesi'nde görüleceğini söyledi. Victoria eyalet polisi, geçen ay Cumhuriyet Savcılığı'nın (DDP) tavsiyesi üzerine cinsel taciz iddialarını araştırmak üzere soruşturma başlatmıştı. Kardinal hakkındaki suçlamaları, bugün 40'lı yaşlarında olan ve adı açıklanmayan iki erkeğin yaptığı belirtilmişti. Hiyerarşik açıdan Vatikan'ın üç numaralı ismi olan Kardinal Pell, Sydney Katolik Kilisesi üzerinden yaptığı yazılı açıklamada suçlamaları kabul etmeyerek, 'adını temize çıkarmak için' Avustralya'ya gideceğini açıkladı. Açıklamada, Pell'in Papa'yı bilgilendirdiğine dikkat çekilerek, "Kardinal Pell, Papa tarafından kendisini savunmak üzere izne ayrıldı" ifadeleri yer aldı. Görevine ara vereceğini ve mahkemeye çıkmak üzere ülkesine döneceğini söyleyen Pell, istifa etmeyeceğini belirterek, "Mahkemeye çıkacağım gün için sabırsızlanıyorum. Bana atılan suçları işlemedim. Bunlar doğru değil. Masumum. Benim için cinsel istismarın düşüncesi bile mide bulandırıcı" diye konuştu. Kardinal Pell, daha önce 1980-2010 yıllarında Katolik kiliselerinde çocuklara cinsel taciz iddialarını araştırmak üzere kurulan Kraliyet Komisyonu'na ifade vermiş, Ekim 2016'da da Roma'ya giden Avustralyalı polis memurlarıyla gönüllü görüşmüştü. Pell'den şikayetçi olan iki erkeğin avukatı Ingrid Irwin, müvekkillerinin Pell hakkında soruşturma açılması nedeniyle sevinçli olduklarını belirtti. Irwin, müvekkilleri açısından kamuoyuna Pell'le ilgili suçlamalarda bulunmanın hiç de kolay olmadığını vurguladı.
Vatan
 
'Vurun, arkanızdayım' 
Filipinler'de DEAŞ bağlantılı militanlara karşı sıkıyönetim ilan eden Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, askerlerin insan haklarını ihlal etmesi durumunda tüm sorumluluğu üstleneceğini söylerken yeni bir gafa imza attı. Filipinler devlet televizyonuna konuşan Duterte, "Sivilleri öldürmekten korkmayın. Sivil mi, terörist mi diye düşünürsek bu savaşı kaybederiz" diye konuştu. Böyle durumlarda yasaların bir önemi olmadığını ifade eden Filipinler lideri, "Kimse size hukuksal bir yaptırım yapamaz. Ben sizi koruyacağım. Vurun, arkanızdayım" ifadelerini kullandı. Mindanao Adası'ndaki askerleri ziyaret eden Duterte daha önce de, olası ihlallerden kendisinin sorumlu olacağını söylemeye çalışırken, "Siz düşerseniz ben de düşerim. Bu sıkıyönetim, sonuçları ve etkileri konusundaki tek sorumlu ben olacağım. Siz işinize bakın, gerisini ben hallederim. İhlaller olursa kendimi hapse atacağım. Eğer üç kişiye tecavüz ederseniz, itirafta bulunur ve ben üstlenirim" diye konuşmuştu.
Vatan
 
Fotoğraf kurtardı 
Yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle geçtiğimiz yıl 27 ay hapis cezasına mahkum edilen ve normal şartlarda Nisan 2018'de tahliye edilmesi beklenen İsrail eski Başbakanı Ehud Olmert'in, Pazar günü özgürlüğüne kavuşacağı açıklandı. İsrail tarihinde hapis yatan ilk başbakan olan Olmert, geçtiğimiz günlerde kalbinde yaşanan rahatsızlık nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı. Söz konusu hastanede fotoğrafları çekilen 71 yaşındaki siyasetçi, oldukça kilo vermiş ve bitkin bir halde görüntülenmişti. Fotoğrafların basına yansımasının ardından İsrail yönetimi, 2006-2009 arasında başbakanlık yapan Olmert'in erken salınmasına karar verdi. Olmert, Kudüs belediye başkanlığı döneminde bir gayrimenkul projesine ilişkin rüşvet aldığı iddiasıyla Tel yargılanıyordu.
Vatan
 
Ruslar afrin'den çekiliyor 
Birçok yerel kaynağın doğruladığı iddiaya göre Afrin'in 10 kilometre kuzey doğusunda bulunan Kefr Cenneh'deki Ateşkes Gözlem Merkezi'ni boşaltan Rus askerleri kademeli olarak Halep'e çekildi. Terör örgütü YPG'ye yakın bazı internet siteleri de Rusların çekilişini doğruladı. TSK'nın denetimindeki Fırat Kalkanı bölgesine yaklaşık 8 kilometre uzaklıktaki Kefr Cenneh'deki Ateşkes Gözlem Merkezi'ne giden bazı kişiler ise sosyal medyada merkezin boş halinin fotoğraflarını yayınladı. Fotoğraflarda Rus askerlerinin boşalttığı binalarda kalan Rus bayrakları görüldü. Rus birliklerinin 21 Mart'ta geldiği merkez daha önceden YPG tarafından eğitimi üssü olarak kullanılıyordu. Yerel kaynaklar Ateşkes Gözlem Merkezi'ndeki Rus askerlerinden geriye 14 kişilik bir birlik bırakıldığını kaydetti. Bölgedeki kaynaklar önceki gece rejim güçlerinin bilinmeyen bir nedenle Afrin'den Halep'e giden yolu kapadığını bildirdi. Yolun Halep'e giden Rus askerlerinin güvenliği için kapatıldığı düşünülüyor. Yerel kaynaklar Rus savaş uçaklarının aynı bölgede güvenlik amaçlı uçuşlar yaptığını da bildirdi.
Vatan
POLİTİKA 
40 derecede 17 kilometre 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'dan başlattığı 'Adalet Yürüyüşü'nün 15'inci gününde 40 dereceye ulaşan sıcaklıkta 17 kilometre yürüdü. Kılıçdaroğlu "İster çok sıcak olsun, ister çok soğuk olsun, biz kararlıyız, biz azimliyiz. Biz İstanbul'a adalet için yürüyeceğiz. Biz bu kavram için, adalet için, toplumun vicdanı için yürüyoruz" dedi. Kılıçdaroğlu, Düzce Gümüşova'daki kamptaki basın açıklamasında özetle şunları söyledi: "İster çok sıcak olsun, ister çok soğuk olsun, biz kararlıyız, biz azimliyiz. Biz İstanbul'a adalet için yürüyeceğiz. Biz bu kavram için adalet için toplumun vicdanı için yürüyoruz. Bu yürüyüşümüze toplumun çok değişik kesimlerinden sempati ile bakanlar var. Özellikle anayasa referandumu sırasında 'evet' oyu kullanan pek çok vatandaşımız da gerek şifahi olarak gerek mesaj olarak gerek telefonlarla bize sempatiyle baktıklarını, yürüyüşümüze destek verdiklerini ifade ediyorlar. Biz de onlara yürekten teşekkür ediyoruz. Terör kimden gelirse gelsin, FETÖ'den mi, PKK'dan mı, DHKP-C'den mi geliyor, kimden gelirse gelsin, teröre karşı hepimizin namuslu bir şekilde tavır alması lazım. Teröre karşı hepimizin ödünsüz tavır alması lazım. Ben her zaman her ortamda hükümet yetkililerine şunu söyledim; arkadaşlar, siz terörü bitirmek için ne istiyorsunuz? Her istediklerini aldılar ama bitmiyor. Referandumda da 'evet oyu verin terör bitecek' yeri göğü afişlerle donattılar. Şimdi terör bitsin diye evet oyu veren arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum: 'Kandırılıyorsunuz, artık bunu düşünün.' Bunların terörü falan önleyecekleri, bitirecekleri yok. Kendi ülkemizde terörün olmadığı, adaletin olduğu, adaletin egemen olduğu bir ülkeyi yaratmak, inşa etmek istiyoruz. Bu nedenle biz buraya bu yürüyüşe bir siyasal parti kimliği vermekten öte, adalet isteyen 80 milyon adına yürüyoruz. Düzce'den ayrılıyoruz. Bize el sallayan hatta arada bir Rabia işareti yapıp bizi protesto eden ya da protesto ettiğini düşünen Düzceli kardeşlerime yürekten teşekkür ederim. Ben ne kadar adalet istiyorsam benim siyasal düşüncelerimin karşısında olan veya benim gibi düşünmeyen vatandaşın da adalet isteme ve düşüncesini özgürce açıklama imkanı var. O nedenle onlar bizi protesto ederken veya kötü söz söylerken biz sadece ellerimizi yukarıya kaldırdık ve onları alkışladık. Alkışladığımız için de çok memnunuz, huzurluyuz. Düzce'de olumsuz bir olay oldu, o nedenle çok sayıda Düzceli gelip özür dilediler, biz o olayı asla Düzcelilerle beraber tutmadık. Düzceliler bizim yüreğimizdedir. Suyunu, içtik ekmeğini yedik. 15 Temmuz şehidi bir aileyi ziyaret ettim. Bir ailenin sofrasına oturduk. Onların misafirperverliğini gayet iyi bilen birisiyim." CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu sosyal paylaşım sitesi Twitter adresinden yaptığı açıklamada, "Adımlarım tek bir mağdurun bile sesi olabilmişse, gözü yaşlı bir ananın ya da gencin içindeki umudu büyütebilmişse, ne mutlu bana" dedi.
Hürriyet
Çifte standardın açık göstergesi 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, bazı Alman siyasetçilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hamburg ziyaretiyle ilgili provokatif ve art niyetli açıklamalar yaptığını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla buluşmasının sudan sebeplerle engellemeye çalışılması, dostluk ve müttefiklik ilişkileriyle de bağdaşmaz. Alman makamlarının referandum sürecinde yapılan vahim hataları tekrarlamayacağını umuyor, yüzyıllara dayanan Türk-Alman ilişkilerinin kısa vadeli seçim hesaplarına kurban edilmemesi gereğini bu vesileyle tekrar hatırlatıyoruz" dedi. Kalın, yazılı açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın G-20 Liderler Zirvesi'ne katılmak üzere Almanya'nın Hamburg şehrine gerçekleştireceği ziyaret öncesinde bazı Alman siyasetçilerin provokatif ve art niyetli açıklamalarının kabul edilemeyeceğini belirtti. Kalın, açıklamasında, "Her fırsatta demokrasi, insan hakları ve özgürlükler konusunda Türkiye'ye ders vermeye kalkanların, terör örgütlerine, darbecilere ve kanun kaçaklarına kol kanat gererken, Sayın Cumhurbaşkanımızın vatandaşlarımızla buluşmalarına engel olmaya çalışmaları, Avrupa'da hüküm süren çifte standartların en somut göstergesidir" ifadelerini kullandı. Demokrasiye inandıklarını iddia eden bu kişilerin Türk demokrasisini ortadan kaldırmak isteyenleri desteklemek yerine devletin ve milletin yanında olmasını beklediklerini vurgulayan Kalın, şunları kaydetti: "Avrupa ile ilişkilerimizde tüm olumsuzluklara rağmen yapıcı bir tavır izleyen Sayın Cumhurbaşkanımızın yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla buluşmasının sudan sebeplerle engellemeye çalışılması, dostluk ve müttefiklik ilişkileriyle de bağdaşmaz. Alman makamlarının referandum sürecinde yapılan vahim hataları tekrarlamayacağını umuyor, yüzyıllara dayanan Türk-Alman ilişkilerinin kısa vadeli seçim hesaplarına kurban edilmemesi gereğini bu vesileyle tekrar hatırlatıyoruz."
Milliyet
15 temmuz gecesi halka seslenecek 
FETÖ'nün 15 Temmuz'da gerçekleştirdiği darbe girişiminin birinci yılında, bombaların hedeflerinden biri olan TBMM, 15 Temmuz Cumartesi günü saat 13.00'te özel gündemle toplanacak. Genel Kurul'daki toplantıya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılacak. Toplantı, TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında, İstiklal Marşı'nın okunması ve saygı duruşunda bulunulması ile açılacak. Kahraman'ın yapacağı konuşmanın ardından, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin temsilcileri 10'ar dakikalık söz alacak. Özel oturumu yabancı misyon temsilcileri ve kurum temsilcilerinin yanı sıra vatandaşlar da kendilerine ayrılan bölümden izleyebilecek. Konuşmaların ardından TBMM Genel Kurulu'ndaki oturum sona erecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılacağı, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde yapılacak olan etkinlik, Meclis Şeref Kapısı önündeki alana kurulacak olan dev ekranlardan canlı verilecek. FETÖ'nün darbe girişiminde, Meclis'e ilk bombanın atıldığı saat olan 02.32'de, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katılımıyla, Meclis Şeref Kapısı önünde, "Video Mapping" sistemiyle, darbe girişimine ilişkin görüntüler sunulacak. Buradaki etkinlik vatandaşlara da açık olacak. Erdoğan, burada vatandaşlara hitap edecek.
Vatan
SPOR 
Konfederasyon Kupası'nda Şili, Kazan kentindeki maçta penaltı atışlarıyla Portekiz'i geçerek finale çıktı. Yarı final maçına damga vuran iki olay oldu. Biri Amerika ekibinin kalecisi Claudio Bravo'nun kurtardığı penaltılardı. Ancak belki ondan da daha çok, FIFA'nın yeni uygulamaya koyduğu, Video Assistant Referee (VAR) teknolojisi konuşuldu. Çünkü maçın 114. dakikasında hakem açık bir penaltıyı vermedi. İranlı hakem Alireza Faghani, Francisco Silva'nın ceza sahası içinde Jose Fonte tarafından düşürüldüğü pozisyonda devam kararı verdi. Pozisyonun tekrarında Portekizli futbolcunun ayağının üzerine basıldığı net şekilde görülmesine karşın, VAR sisteminin devreye girmemesi şaşkınlık yarattı. Şili basını olayı şaşkınlıkla karşıladı. Ülkedeki gazeteler ve internet sitelerinde, "Böyle bir pozisyonda da bu teknoloji devreye girmiyorsa, ne zaman girecek" şeklinde serzenişler gözlendi. Bariz penaltının verilmediğini belirten Arjantinli eski hakem Castrilli yaptığı değerlendirmede "Neden VAR devreye girmedi anlamak mümkün değil. Şili bununla ilgili şikayetçi olmalı" ifadelerini kullandı. Portekiz Record gazetesinde "Video hakem bu mu?" başlığıyla yayınlanan yazıda, uygulamanın Portekiz Futbol Federasyonu'nun da gündeminde olduğu ancak, Şili maçında sistemin iyi bir sınav vermediği belirtildi. Portekizli eski hakem Duarte Gomes de "Video hakem Kazan'da çuvalladı" yorumunu yaptı. İngiliz Daily Mirror "Portekiz- Şili maçında bariz penaltı verilmedi, VAR daha çok tartışmaya açıldı", İspanyol Marca gazetesi "VAR'ı kullanmak için kriter nedir? Şili'nin açık penaltısı verilmedi" denildi. İsviçre'de Sportal internet sitesi "Video çalışmıyor" başlıklı bir haber kullandı.
Milliyet
Beşiktaş'ta stoper transferi belirsizliğini koruyor. Pepe transferindeki yüksek bütçe nedeniyle tecrübeli futbolcuyu artık geri plana atmayı düşünen Beşiktaş, Adil Rami ismine artık daha fazla odaklanmaya başladı. Portekizli yıldızın maliyetinin bir türlü aşağıya inmemesi ve yönetimin çoğunluğunun bu transfere karşı çıkması nedenleriyle, Sevilla'da oynayan Adil Rami'ye yönelen idareciler, istenen şartların oluşması durumunda bu oyuncuyla el sıkışacak. Fas asıllı Fransız futbolcuyla bir süredir ilgilenen siyah- beyazlılar, Pepe transferindeki çıkmaz nedeniyle, Adil Rami ismini bir anda ön plana aldı. 31 yaşındaki futbolcuyu bonservisiyle birlikte ya da satış opsiyonlu kiralık olarak bitirmeye çalışacak olan Beşiktaş, ikinci stoper için Marcelo'nun durumuna bakacak. Brezilyalı futbolcunun gitmesi durumunda ikinci stoper için atağa kalkacak olan yönetim, böylesine bir durumda ise daha önce de gündemine aldığı Mangala'yı bitirmeye çalışacak. B o n - servisi Manchester City'de o l a n Mangala'yı, Marcelo gitmesi durumunda kiralamak isteyen yönetim, aynı şekilde Kompany'i de gündeminde tutuyor. City'de oynayan Belçikalı stoperin durumunu da yakından takip eden siyah-beyazlılar, tüm bu alternatif planları ise Pepe'nin vereceği cevaba göre netleştirecek.
Milliyet
Galatasaray'ın ilk transferi Bafetimbi Gomis dün üç yıllık sözleşmeye imza attı, sarı-kırmızılı taraftara umut dağıttı. İmza törenine Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile Sportif AŞ Futbol Direktörü Cenk Ergün katıldı. İlk olarak söz alan Özbek, "Yeni bir sezona başlıyoruz. İlk transferimizi Gomis ile yapıyoruz. Kendisi hem scout, hem teknik ekip tarafından beğenilen bir oyuncu. Golcülüğünü anlatmaya gerek yok. Geçtiğimiz sezon Fransa'da 21 gol attı. Galatasaray'a çok büyük fayda getirmesini bekliyoruz. Galatasaray ailesi, Gomis ile birlikte daha güçlü olacak. Daha kaliteli, daha güzel günler yaşatacaktır" dedi. Düzenlenen sıcak karşılamanın kendisini çok etkilediğini dile getiren Fransız oyuncu ise şunları söyledi: "2-3 aydır görüşmelerimizi gerçekleştiriyoruz. Bu süreçte Galatasaray'ı takip edip fikir sahibi olmaya çalıştım. Avrupa'da başarılı olmuş Türk takımında olma fikrine gittikçe yakınlaştım ve bu renklere ait olmaya karar verdim. Burada Galatasaray için çalışacağım günleri sabırsızlıkla bekliyorum. Benim takımın yıldızı olmam değil, Galatasaray'ın başarılara gitmesi için daha önemli bir hedef." Fransız futbolcunun soru-cevap bölümündeki konuşmaları ise şöyle: Türkiye Ligi her zaman çok iyi bir lig, Galatasaray da dünyanın en iyi takımlarından biriydi benim için. Hagi'li Jardel'li Song'lu takımları izlerken heyecan duyardım. Efsane Metin Oktay yaşarken küçüktüm ama heykelini görmek bile heyecan vericiydi. Galatasaray'ın liseden kaynaklı Fransa ekolüne sahip olması bu bağlamda işimi kolaylaştıracaktır. Başkan ve yönetimle kolay anlaşabiliyorum. Elbette gol sayısı veremem ama büyük taraftarın önünde oynamanın önemli olduğunu ve taraftar için en iyisini yapacağımın sözünü verebilirim. Galatasaray dünyada bir ekol. Gelir gelmez, ayaklarımı Türk toprağına basar basmaz taraftarın ilgisi beni daha da havaya soktu. Dünyanın her yerinde Galatasaray taraftarı ile karşılaşabileceğimi biliyorum. Galatasaray-Fenerbahçe çekişmesini ise biliyorum. Valbuena iyi arkadaşım. Önceki gün birlikte yemek yedik. Dün de beni aradı ve tebrik etti. Ona, 'Farklı renkler için mücadele edeceğiz. Her zaman arkadaşım kalacaksın ama saha içinde en büyük rakibim olacaksın' dedim. Belhanda'yı çok iyi tanıyorum. Hırs ve başarı azmiyle geliyor. Bu Galatasaray için çok önemli, büyük oyuncuların takımımızda olması başarı yolunda bizi güçlü kılacaktır.
Milliyet
Fenerbahçe, Fransız yıldız Valbuena ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. Ülker Stadı'nda gerçekleştirilen imza törenine, Başkan Aziz Yıldırım ile Basın Sözcüsü ve Genel Sekreter Mahmut Uslu katıldı. Konuşmasına Başkan Aziz Yıldırım ve yöneticilere teşekkür ederek başlayan Valbuena, sarı-lacivertli takımı başarıya ulaştırmak için takım olmaları gerektiğini vurgulayarak, "Fenerbahçe'yi başarıya ulaştırmayı sadece benimle yapamayız. Her maçı ben kazandıramam. Eğer takım olmazsak hiçiz. Önemli olan hep birlikte takım olarak başarıya yürüyebilmemiz. Kazanma arzumuzu ortaya koymalıyız. Fenerbahçe geçen sene zorluklar yaşadı, bundan çıkmanın tek yolu herkesin bir olmasıdır. Kararlı olmalı ve kendimize güvenerek yola çıkmalıyız" ifadelerini kullandı. Yeni takımının çok büyük bir kulüp olduğunu ifade eden Fransız yıldız, "Fenerbahçe dışarıdan bildiğim kadarıyla büyük bir kulüptü. İmza atmak için gelince büyükten de öte olduğunu gördüm. Fenerbahçe'de oynayacak olmak benim için onur. Bana burada çok sıcak davrandılar . Fenerbahçe için sahaya çıkacağız ve şampiyon olmak için elimizden geleni ortaya koyacağız" yorumunda bulundu. Sarı-lacivertli ekibin kendisine ilgi çekici bir proje sunduğunu sözlerine ekleyen tecrübeli oyuncu konuşmasını şöyle sürdürdü: "Aykut Kocaman ile burada neler yapabiliriz diye görüştük. Hocamızı daha önceden tanıyordum. Marsilya'da oynarken Fenerbahçe'ye karşı forma giymiştim. Hoca ile ilgili pozitif düşüncelerim var. Hangi pozisyonda oynayacağımla ilgili bir görüşmemiz olmadı. Geçen sene solda oynadım ve orada da gelişim gösterdim. Hocam nerede görev verirse, katkı sağlayacağımı düşünürse orada görevimi yaparım." Fenerbahçe'nin hedeflerine ulaşması için üzerine düşenleri bildiğini söyleyen Valbuena, "Şampiyon olmak istiyoruz demek yetmez, bunu sahada göstermeliyiz. Büyük ve iyi bir takım olduğunumuzu her maç ortaya koymalıyız. Bizi izleyen herkes Fenerbahçe aşığı ve başarısını istiyorlar. Onlar için terimizin son damlasına kadar formayı ıslatmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme