31 Temmuz 2017 Pazartesi

8 basit psikolojik hileyle insanlara istediklerinizi yaptırmanız mümkün

Gerek profesyonel, gerekse de özel hayatta pek çok farklı insanla ilişki kuruyoruz. Bu kişilerle iyi anlaşmak istiyor, girdiğimiz çevrede daha kolay kabullenilmek için kendimizi sevdirecek davranışlarda bulunmak istiyoruz. Bunun için de insanlarla ilgili bilgi toplamak, karakter özellikleriyle ilgili fikir edinmeye çalışıyoruz. Bu aslında doğru bir gidişat olsa da, tüm insanların ortak önsezi ve tepkileri var ve bunlar çoğu kez kişi fark etmeden çalışıyor. Yani insan beyni, kişinin karakterinden bağımsız olarak ortak bir fikir oluşturabiliyor (bu adam güvenilmez biri, gibi). Uplifers olarak, bu istemsiz tepkileri istediğiniz yöne çekmenizi sağlayacak çok basit 8 psikolojik hile listeledik. 
Tıpkı DIY (kendin yap) tariflerle hayatı kolaylaştıracak araç gereçler yapmak gibi, çok basit psikolojik hilelerle insan ilişkilerini güçlendirmek mümkün. Bunun yanı sıra, bizi takip eden biri olup olmadığını anlamak ya da şu kafamıza takılan sinir bozucu şarkıdan kurtulmak için de yapabileceğimiz şeyler var. Bunlar neler mi?

Kazakistan’da Çok Milyarlık Hazar Projesini İçin Yeni Bir Petrol Konsorsiyumu (Birlik) Oluşturuluyor



Stratfor, 20 Temmuz 2017,   By Douglas Green
Özet
Kuzey Hazar tektonik yapısının çok merkezi bir yerinde, Rusya'dan Rosnetf, Çin'den CNPC, Kazakistan'dan Kazmunaygas, Azerbaycan'dan Socar ve İtalya'dan Eni gibi ünlü ve devasa petrol şirketleri, ileri doğru bir adım daha atıp, yeni bir "dev" olması beklenen bir yapılanmayla petrol aramak ve çıkarmak üzere yeni bir konsorsiyum (birlik) kurdular.  Proje, başarılı olur ve pazardaki talep de değişmezse, Kazakistan'ın küresel ölçekte petrol tedarikçisi bir ülke olması 2040 yılından 2080 yılına kadar uzatılmış olacak.  Kazaklar'ın her yıl bir milyar dolarlık katkıda bulunmayı şimdiden taahhüt etmelerine rağmen projenin toplam maliyeti henüz tam olarak çıkarılamadı.

31.07.2017 Genel Gündem

31.07.2017

GÜNDEM

38652 Davanın Yarısına Beraat 
Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu 2016 Faaliyet Raporu'nda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma dosyaları ve Ankara Adliyesi'nde görülen devalara ilişkin çarpıcı bilgilere yer verildi. Raporda, Ankara Adliyesi'nde 121'i kadın, 201'i erkek 222 hâkim, 29'u kadın, 207'si erkek 236 savcının görev yaptığı belirtildi. Rapora göre, 2016 yılı içinde gelen dosya sayısı 202.554, bir önceki yıldan devreden dosya sayısı 289.204, verilen karar sayısı 179.138, dosyaların temizlenme oranı yüzde 36 oldu. Rapora göre 6 aydan az 6220, 1 yıldan az 6315, 1 yıldan fazla 8718 şüpheli hakkında verilen yakalama emirleri infaz edilmedi. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uluslararası adli işbirliği talebinde bulunulmadığı görülürken, yabancı ülkelerden toplam 635 adli işbirliği talebi geldi. Bunlardan 549'u tamamlanırken, 86'sının devam ettiği kaydedildi. Raporda en çok karşılaşılan 20 suç türüne göre soruşturmaların bitirilme süreleri ortalamasında "herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık" suçu 1 günde, "kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf" suçu 2883 günde tamamlanıyor. "Silahlı terör örgütüne üye olma" 31, "resmi belgede sahtecilik" 194, "dolandırıcılık" 732, "görevi kötüye kullanma" 287, "iftira" 65, "hakaret" 191, "tehdit" suçunun ortalama 44 günde tamamlandığı görüldü. Rapora göre Cumhuriyet başsavcılığı tarafından toplam 100259 takipsizlik kararı verilirken, 45819 iddianame hazırlandı. Toplam 38652 davadan 19864'ü mahkumiyet, 18788'i beraatle sonuçlandı. Mahkemelerin açılan davalardan yarısına yakınını beraatle sonuçlandırması, savcılığın mahkumiyete yeter delil olmadan davalar açarak yargının iş yükünün artmasına neden olunduğu gerçeğini ortaya çıkardı.
Milliyet

30 Temmuz 2017 Pazar

30.07.2017 Genel Gündem

30.07.2017 
GÜNDEM 
Terörün Bağlantısını Bu Yollar Kesecek 
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Hakkari ve Şırnak'ta incelemelerde bulundu. Yüksekova Selahaddin Eyyubi Havalimanı'na gelen Bakan Soylu beraberindekilerle helikopterle Çukurca ilçesindeki Dağbaşı üs bölgesine giderek yapımı süren DağlıcaÇukurca yolunda incelemelerde bulundu. Bölgeye, sınır boyunda kahraman Mehmetçik, komutanlar ve güvenlik kuvvetleriyle bir arada olmak için geldiklerini belirten Soylu, "Bu içinde bulunduğumuz alan terör örgütünün yıllarca burada güvenlik kuvvetlerimize bu alanı bırakmamak için bir şekilde mücadele ettiği yerler. Ama Allah'a hamdolsun, özellikle komutanlarımız bölgenin nasıl alındığını, burada devletin ve milletin hakimiyetinin nasıl kurulduğunu gösterdiler" diye konuştu. Bölgeye geliş sebeplerinden birinin sürdürülen yol çalışmasını yerinde incelemek olduğunu dile getiren Soylu, "Çok kısa bir zaman içinde, uzun zamandır yapılamayan bu yolun 11 kilometresi şu anda bitmiş durumda. Geriye 16 kilometremiz kaldı" dedi. Yolların terör örgütlerinin alanlarını tamamen ortadan kaldıracağını ifade eden Bakan Soylu sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yollar aynı zamanda terör örgütünün bu hayatiyet alanlarını tamamen ortadan kaldıracak. Özelikle Güneydoğu'da böyle 4-5 tane yolumuz var. Bu yollar bizim için ehemmiyetli. Sadece kırsalda, şehirde terörle mücadele değil, aslında kalkınmayla, yollarla attığımız adımlarla, şehirleri birbirleriyle bütünleştirerek, bambaşka bir bakışı ortaya koymaya çalışıyoruz." Bakan Soylu Hakkâri'deki temaslarının ardından Şırnak'a geçti. Helikopter ile Şırnak 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı'na gelen Bakan Soylu ve Jandarma Genel Komutanı Org. Yaşar Güler'i, Şırnak Valisi Mehmet Aktaş, Tümen Komutanı Tümgeneral Veli Tarakçı karşıladı. Tümen Komutanlığı makamına geçen Bakan Soylu, burada Vali Mehmet Aktaş, Tümgeneral Veli Tarakçı ile Şırnak-Van ve Şırnak-Cizre karayollarını yapan firma yetkilileri ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Milliyet

29 Temmuz 2017 Cumartesi

29.07.2017 Genel Gündem



29.07.2017

GÜNDEM

 'Beyaz Kürt' Tartışması 
TBMM Genel Kurulu, Ak Parti ile HDP arasında yaşanan "Kürtçülük" tartışmasının ardından, 1 Ekim'e kadar tatile girdi. Genel Kurul'un son çalışma gününde TBMM İç Tüzük Değişikliği Teklifi görüşülürken, HDP'li Meral Danış Beştaş, "'Kürtler bugün bizim sayemizde Kürt'tür' diyenlere atfen söylüyorum, çok büyük bedeller ödenerek buraya gelindi. Gerçekten bu teklifi Kürtler unutmaz. Herkes Kürtleri ve diğer farklılıkları Türkleştirmeye çalıştı ama başaramadı. Bu, nasıl bir eşitliktir? Parlamentoda benim kimliğimi, dilimi, inancımı, tarihimi, coğrafyamı, kültürümü söylemem yasaklanıyor ama Sayın Meclis Başkanvekili diyor ki: 'Biz eşitiz.' Olmaz böyle şey" dedi. Beştaş'a yanıt veren Ak Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Bir insanın Kürt olabilmesi için muhakkak sizin partiden olması lazım. Eğer sizin partiden değilse, başka bir siyasete ilgi gösteriyorsa ya haindir ya alçaktır yahut da makul Kürt'tür. Bir insanın Kürt olması yetmiyor, muhakkak HDP'li olacak, HDP'li olmazsa Kürt de değil ve ihanet içinde" diye konuştu. Beştaş, bu sözler üzerine Ak Parti'den siyaset yapan TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'ı örnek verdi. Beştaş, "Ahmet Aydın'ı sadece bir örnek olarak verdim, Meclis Başkanvekili'ni. Kürt olmaması lazım sizin partide olanların, dilini reddetmesi lazım, kimliğini inkâr etmesi lazım. Siz Kürt'e dost olamazsınız" sözleri salonda tartışmanın fitilini ateşledi.
Milliyet

28 Temmuz 2017 Cuma

28.07.2017 Genel Gündem



28.07.2017

GÜNDEM

Atatürkçü Laik Çizgi Esastır 
Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının "Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına ve anayasal düzene karşı suç işlemek" suçlamasıyla yargılandığı davanın 4. duruşması da savunmalarla geçti. Tutuklu sanıklar Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Cumhuriyet İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Utku, Okur Temsilcisi Güray Öz, Cumhuriyet Vakfı Danışma Kurulu Üyesi Avukat M. Kemal Güngör, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Önder Çelik, köşe yazarı Kadri Gürsel, çizer Musa Kart, köşe yazarı Hakan Karasinir, Cumhuriyet Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay ve gazeteci Ahmet Şık ilk üç celsede savunmalarını yapmıştı. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nce adliyedeki büyük salonda gerçekleştirilen 4. celsede ise Cumhuriyet Vakfı Başkanı ve İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç ile yazarlar Hikmet Çetinkaya ve Aydın Engin savunmalarını yaptı. Savunmasını yapmak üzere kürsüye gelen Çetinkaya, 51 yıldır Cumhuriyet gazetesinde olduğunu belirterek, "Laik, demokratik, hukuk devleti ilkelerinden asla vazgeçmem. Poliste, yargıda, eğitimde örgütlenmelerini haberleştirdiğim yıllarda Türkiye Fethullah Gülen'i tanımıyordu. Birçok ceza davasında yargılandım. Gülen hakkımda şikâyet dilekçeleri verdi, tazminat davaları açtı. Ama yılmadan yazdık. FETÖ'nün sahte evraklarla bir çok yerde örgütlendiklerine kimseyi inandıramadık. Cemaatin ne kadar masum, benim ne kadar kötü olduğum hep söylendi. Hakkımda davalar açtılar çoğundan beraat ettim. 'Altın Nesil' adı altında Amerika'da örgütlenmesini yazdığımızda kimse olup bitenleri görmedi. Devletten maaş alan bu imamın gerçek yüzünü açığa çıkarttım. Yıllarca peşimizden koştular aldırmadık. Bu iddianameyi reddediyorum beraat kararı verilmesini talep ediyorum" dedi.
Milliyet

27 Temmuz 2017 Perşembe

27.07.2017 Genel Gündem


27.08.2017

GÜNDEM

Gülen, Allah ile aldattı 
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nca FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in İslam dinine verdiği zararları gözler önüne sermek için hazırlanan, "Kendi Dilinden FETÖ Örgütlü Bir Din İstismarı" raporunu dün kamuoyu ile paylaşıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonu'nda düzenlenen programa, görevden alınacağı iddia edilen Mehmet Görmez, eşi Hatice Kübra Görmez ile birlikte gelirken, programda Görmez'i, kızı ve damadı da yalnız bırakmadı. Görmez konuşmasına, "İslam coğrafyasının her tarafında kan akarken, Mescidi Aksa'nın harim-i ismetine tecavüz edildiği zaman diliminde, Diyanat İşleri Başkanı olarak, böyle bir konuyla sizlerin karşınıza çıkmış olmaktan büyük bir ızdırap duyuyorum" sözleriyle başladı. Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki son günleri bile olsa tarihe not düşmek bakımından, önemli bir görevi yerine getirdiğini belirten Görmez, FETÖ'nün yöntem olarak yanlış bilgileri doğru bilgilerle harmanladığı, birden fazla anlama gelen ifadeler kullandığını belirtti. Görmez, "Takiye yöntemleriyle kurumlara, devlete nasıl sızmışsa takiye sözlerle de insanların dimağlarına, zihinlerine, gönüllerine, inançlarına ve değerlerine sızmıştır. Koyun postu giymiş kelimelerle mensuplarının zihni kurtlanmıştır" dedi. Görmez, FETÖ'nün mensuplarını Allah ile aldattığını belirterek, "Fırsatını bulduğunda, 'doğrudan doğruya Allah'ın rahmeti adına' konuştuğunu, cemaatin karşısında haşa Allah'ın, 'mütecelli' olduğunu söylemiştir ve ne hazindir ki bu sözleri cami kürsüsünde sarf etmiştir. Allah'ı ulaşılabilir kılmak isteyen bir insanın Peygamber'i İzmir'e getirmesi, camiye, cemaati arasına sokması, onunla görüştüğünü iddia etmesi artık işten bile değildir, fakat bunu sinsice yapmalıdır, gözünden yaşlar akmalıdır, coşku içinde söylemelidir. Coşku içinde söylemelidir ki kimse bunun bir hesapla yapıldığını fark etmesin" dedi.

26 Temmuz 2017 Çarşamba

26.07.2017 Genel Gündem

26.07.2017 Çarşamba
TÜRKİYE 

'S-400 İmzası Tamam' 
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, ABD ile gerilime yol açan Rus S-400 füzelerine ilişkin, "İmzalar atıldı ve inşallah S-400'leri ülkemizde göreceğiz" dedi. Erdoğan, partililerin, "Ümmetin gururu Erdoğan", "Kudüs bizimdir bizim kalacak" sloganları attığı AK Parti grubunda özetle şunları söyledi: "Biz Müslümanlar için mübarek beldelerimizi korumak imkân değil iman meselesidir. Eğer İsrail elindeki silahlara, arkasındaki güçlere yani imkânlarına bakarak böyle bir yola tevessül ediyorsa çok yanılıyor. 'Mescid-i Aksa'da böyle bir şey oldu' diye buradaki sinagog veya havralara saldırmanın hiçbir anlamı yoktur ve bunlar bizim dinimize göre de yasaklanmıştır, yanlıştır. Bir süredir Amerikası, Almanyası, Hollandası başta olmak üzere birçok batı ülkesinde Türkiye'ye dair anlaşılmaz bir tutum tezahür etti. Sen, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'na, bakanlarına ülkende konuşma imkânı vermeyeceksin ama ajanların gelip burada otellerde cirit atacak ve benim ülkemi parselleyecekler. Yok böyle bir şey. Sizdeki hukuk da bizdeki guguk mu? FETÖ soruşturmalarıyla ilgili rutin bir işlemi büyütüp işi Alman firmalarıyla ilgili 'kara liste' oluşturulduğu iddiasına kadar vardılar. Mesele kendilerine izah edildi. Yaşanan iletişim sorunları ortadan kaldırılmıştır. Türkiye'deki Alman firmalarından hiçbiriyle ilgili soruşturma, kovuşturma yok. Türkiye'yi ambargo tehditleriyle korkutacağınızı sanıyorsanız önce kendinizin çok daha büyük bir bedeli göze almanız gerekir.
Hürriyet

25 Temmuz 2017 Salı

25.07.2017 Genel Gündem

25.07.2017
GÜNCEL/SİYASİ

Yeniden İnşa Zor 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Katar krizine çözüm bulma kapsamında çıktığı Körfez turunda Suudi Arabistan ve Kuveyt'in ardından dün Katar'a geçti. Katar Emiri Şeyh Emir Temim bin Hamad El Sani, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Doha'da uçağın kapısında karşıladı. Erdoğan, Katar Emiri ile ikili görüşme yaptı. Daha sonra heyetler arası görüşme gerçekleştirildi. Katar'da basına kapalı gerçekleşen görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, yazılı bir açıklama yaparak şu bilgileri verdi: "Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye'nin Körfez bölgesindeki krizin aşılması amacıyla Kuveyt tarafından sürdürülen çabalara ve girişimlere destek verdiğini ifade etmişler, krizin müzakere ve diyalog yoluyla çözümü için mevcut girişimlerin devam ettirilmesi hususunda muhataplarıyla mutabık kalmışlardır. Ayrıca İslam ülkelerinin birlik içinde hareket etmesinin ve ülkelerin egemenlik haklarının korunmasının önemi vurgulanmıştır. Yatırımlar, turizm ve savunma sanayii başta olmak üzere ilişkilerin güçlendirilmesi konusunda mutabık kalınmıştır." Kuveyt, ABD ve İngiltere ile birlikte ortak bildiri yayınlayarak krizin taraşarı olan Körfez ülkelerine diyalog başlatma çağrısı yapmıştı. Ziyaretlerini tamamlayarak Türkiye'ye dönen Erdoğan, Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında şu mesajları verdi: "Katar meselesinin çözümü noktasında neler yapabileceğimizi, ülke olarak nasıl katkıda bulunabileceğimizi birlikte istişare ettik. Elbette yıkmak kolay, yıkılanı yeniden inşa etmek ise her zaman çok zordur. Devletler arası münasebetlerde bu daha fazla süre ve zahmet ister. Son ziyaretimiz ve temaslarımızın istikrar ve karşılıklı güven iklimini yeniden inşa yolunda önemli bir adım olduğuna inanıyorum. Kral Selman'a krizin çözümünde kendisinden beklentilerimiz olduğunu ilettik. Ülke olarak Katar'ın egemenlik haklarının korunması, gözetilmesi gerektiğinin altını çizmek istiyorum."
Hürriyet

24 Temmuz 2017 Pazartesi

24.07.2017 Genel Gündem



24.07.2017

GÜNDEM 
Moore: Kuzey Irak'ta Referanduma Karşıyız 
CNN Türk'te Hakan Çelik'in sorularını yanıtlayan İngiltere Büyükelçisi Richard Moore gündeme dair açıklamalarda bulundu. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin 25 Eylül'de düzenlemeyi planladığı referandum ile ilgili mesajlar veren Moore, "Irak bölgesi hükümeti var, Kuzey Irak'ta. Sayın Barzani dedi ki, gelecek aylarda referandum yapacağını söyledi. Biz buna karşıyız. Bu şu aşamada olamaz. Kesinlikle biz bu konuda eğer Bağdat ile Erbil bir uzlaşma olursa o farklı. Fakat bu tip bağımsız referandumu uygulamak, Bağdat'ın desteği almazsanız bu tehlikeli. Ve buna karşıyız" dedi. PKK'nın Suriye'deki uzantısı YPG'yi İngiltere'nin terör örgütü olarak görüp görmediğine dair soruya Moore, "Gerçekten bu konunun hassasiyetini iyi tanıyorum, iyi biliyorum. Ve PKK konusunda gerçekten İngiltere belki Türkiye'nin en iyi ortağıdır. Yıllarca çok yakın işbirliği yapıyoruz. YPG ile ilgili soru çok zor bir soru. Rakka DEAŞ'ın gayri resmi başkenti oldu ve DEAŞ İngiltere için çok çok büyük bir tehlike. Kısa vadeli taktik olarak YPG ile işbirliği yapılıyor. Bunu inkâr etmek istemiyorum" dedi. "İngiltere YPG'ye silah veriyor mu" sorusuna elçi, "Hayır. İşbirliği yapıyoruz ama silah vermiyoruz. Ilımlı (Özgür) Suriye Ordusu'na silah vermiyoruz. Aynı politikamız var. İngiltere parlamentosundan izin almadılar" yanıtını verdi. Kıbrıs'ta müzakerelerin tıkanmasıyla ilgili Richard Moore, "Atina ile Ankara büyük bir güven eksikliği var. Çok önemli bir sorun. Tabi ki geçmişin yaraları çok derin. Yani özellikle 1963'teki, 1974'teki olaylarla çok acı hatıraları var. Bu atmosferde çözüme varmak biraz zor. Fakat gerçekten, Crans-Montana'da neredeyse çözüme vardık. Şu anda BM Genel Sekreteri hepimize dedi ki 'Lütfen sakin bir kafayla değerlendirme yapın' Şu anda hepimiz bunu yapıyoruz. Ben diplomatım her zaman umut var" dedi. Mescid-i Aksa'da yaşanan gerilimle ilgili ne düşündüğüne dair soruya elçi Richard Moore, "Bu bölge inanılmaz hassas. Hem dini hem siyasi bakımdan çok hassas. Bu nedenle son bilgime göre, bir uzlaşmaya varıyorlar. En azından bu tip gerginliği azaltmak lazım. Hem Ürdün hem İsrail ile görüşüyoruz. O bölgedeki ülkelerle görüşüyoruz" dedi. "Türkiye FETÖ'yü 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında bir terör örgütü olarak görüyor. İngiltere böyle görüyor mu" sorusuna İngiliz elçi, "Ben bir tartışmaya girmek istemiyorum. Biz terörist örgüt olarak tanımıyoruz. Çünkü belirli bir süreç var bunu adlandırmak için. Fakat bu önemli bir şey değil. Bu darbe girişiminin arkasında Gülen hareketinin olduğunu iyi biliyoruz. Ben belki hatırladığınız gibi geçen yıl Temmuz ayında, Hürriyet'te mülakat çıktı. Ve o noktada ben dedim ki, evet tam kanıtım yoktu fakat bence bu darbe girişiminin arkasında Gülenci elemanlar var. Ve bunu kesinlikle tanıdım" yanıtını verdi. "15 Temmuz'un ardından İngiltere Başbakanı Theresa May bana emir verdi. 'Türk hükümetine tam destek verin' dedi" diyen Moore, "Çünkü seçilmiş Cumhurbaşkanı'nın seçilmiş hükümetine bir darbeydi. Kesinlikle 2016 yılında böyle bir girişim kabul edilemez. Bu nedenle tereddütsüz destek verdiler" diye ekledi.
Hürriyet

23 Temmuz 2017 Pazar

23.07.2017 Genel Gündem



23.07.2017

GÜNDEM

15 Temmuz'un Kritik Komutanına Terfi 
Resmi Gazete'de yayımlanan Jandarma Genel Komutanlığı atamalarına göre, kararnameyle tuğgeneralliğe terfi eden Denizli İl Jandarma Komutanı Cengiz Yıldız, Antalya İl Jandarma Komutanı olarak atandı. Denizli il Jandarma Komutanlığı'na ise Osmaniye İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Metin Düz getirildi. Tuğgeneral olan Cengiz Yıldız, 15 Temmuz Darbe girişiminin bastırılmasında etkin rol oynamıştı. Yıldız, darbe girişiminde Denizli'de Ankara'ya götürülecek olan 580 komandonun başındaki başta Tugay Komutanı eski Tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır ve rütbeli askerleri havaalanında gözaltına almıştı. 2014 yılında Bolu İl Jandarma Komutanıyken, Denizli İl Jandarma Komutanı olarak atanan Yıldız, 2005 ile 2009 yılları arasında da Denizli İl Jandarma Komutanlığında binbaşı ve yarbay rütbelerinde asayiş şube müdürlüğü yapmıştı. Yıldız, Denizli'de özellikle büyük uyuşturucu operasyonlarına da imza attı. Jandarma Genel Komutanlığı İçişleri Bakanlığı'na bağlandığından beri ilk kez atama yapıldı. 17 personel bir üst rütbeye terfi ettirilirken, 25 general ile 59 jandarma mensubu değişik görevlere atandı. İçişleri Bakanlığı'na ait atama kararları kapsamında Jandarma Genel Komutanlığı atama kararnamesi, Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral İbrahim Yaşar ile Tümgeneral Ali Özkara, 24 Temmuz'dan itibaren geçerli olmak üzere emekliliğe sevk edildi. Kararname ile 3 general ve 14 albay, bir üst rütbeye terfi ettirildi. Rütbesi tümgeneralden korgeneralliğe yükseltilen Ali Çardakçı ile Tümgeneral Musa Çitil, Jandarma Genel Komutan Yardımcılığı görevine atandı.
Vatan

21 Temmuz 2017 Cuma

21.07.2017 Genel Gündem



21.07.2017

GÜNDEM

Necmettin öğretmenin kanı yerde kalmadı! 
Tunceli Valiliği, İl Jandarma Komutanlığı'nca 19 Temmuz'da Nazımiye ilçesi mülki sınırları içerisinde icra edilen keşif gözetleme faaliyetleri sırasında, silahlı insansız hava aracı (SİHA) tarafından bir grup PKK'lı teröristin tespit edildiğini, ardından bu terörist grubun SİHA ile vurulduğunu açıkladı. Açıklamada, bu teröristlerin 16 Haziran'da şehit edilen 23 yaşındaki öğretmen Necmettin Yılmaz'ın katilleri olduğu bilgisi verildi. Açıklamada özetle şöyle denildi: "Bölgede devam eden operasyon kapsamında yapılan arama/ tarama faaliyetlerinde, 6 terör örgütü mensubu ölü olarak ele geçirilmiştir. Örgüt mensuplarının 16 Haziran 2017 tarihinde Tunceli-Pülümür Karayolunda şehit edilen öğretmenimiz Necmettin Yılmaz'ı kaçıran ve şehit eden grup olduğu anlaşılmıştır. Bölgede M-16 piyade tüfeği, 4 Kalaşnikof piyade tüfeği, 1 tabanca, 200 gr C4 patlayıcı, 5 sırt çantası ve muhtelif yaşam malzemesi ele geçirilmiştir." İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda "Kahramanlarımız Tunceli Pülümür'de şehit edilen öğretmenimiz Necmettin Yılmaz'ın kanını yerde bırakmadı" ifadesini kullandı. Öğretmen Yılmaz'ı katleden 6 teröristin öldürülmesinin ardından Tunceli'nin Mazgirt ilçesindeki bir başka operasyonda 2 terörist daha etkisiz hale getirildi. Tunceli Valisi Tuncay Sonel, "Kepir Ormanları bölgesinde tespit edilen teröristlere yönelik SİHA tarafından bir atım yapılması sonrası 2 JÖH timi bölgeye sevk edilmiş ve çıkan temas neticesinde 2 erkek terörist, 1 M-16 ve 1 Kalaşnikof tüfekle ölü olarak ele geçirilmiştir" bilgisini verdi. PKK'lılardan birinin 5 yıldır Tunceli bölgesinde faaliyet yürüten ve örgütün sözde Mazgirt sorumlusu olan 'Agır' kod adlı İran uyruklu Davut isimli terörist olduğu belirtildi.
Vatan

20 Temmuz 2017 Perşembe

20.07.2017 Genel Gündem



20.07.2017

GÜNDEM

TSK'da Fetö İle Mücadele Birimi 
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK), FETÖ'cülerin temizlenmesi için özel bir birim kuruluyor. Bu birimin ana görevi; TSK mensuplarının güvenlik soruşturmalarını yürütmek olacak. Dün itibariyle Milli Savunma Bakanlığı görevinden Başbakan Yardımcılığı'na atanan Fikri Işık, "Güvenlik soruşturmaları ile ilgili bir birimin olması gerekiyor. Bu bütün dünyadaki ordularda var. Şu anda nihai aşamaya gelinmedi. Dünya örnekleri incelendikten sonra bizim yapımıza uygun çözüm bulunacak" dedi. Işık, FETÖ'den ihraçlar nedeniyle belli birimlerde boşluk olup olmayacağına ilişkin olarak da, "FETÖ'den ihraçlar var ve sürüyor. En son KHK'da 550'ye yakın ihraç yapıldı. 400-450'e yakın emekli olanların rütbeleri alındı. Bunu yaparken TSK'nın insan kaynağı var. İnsan kaynağını daha etkin bir planlama ile daha etkin bir değerlendirme yoluna gidiyoruz. Bir zafiyet oluşturacak bir sıkıntımız yok. Bu yıl generalliğe terfi edecek isimler belirlendikten sonra generallikte ki rütbe terfiler uzatmalar, devamlar, emekliler belli olduktan sonra bundan sonra atamaları çalışacağız" diye konuştu. Işık, atamalarda istihbarat zafiyetleri yaşandığı tartışmalarına ilişkin olarak, "Bir ara FETÖ Emniyet istihbaratına komple hakimdi. 17-25'ten sonra orası temizlendi. Geçen sürede Emniyet istihbarat yeni yeni kendine gelmeye başladı. MİT'te de bir yoğunlukları vardı. Şimdi orası temizlendi. Her geçen gün daha iyiye gidiyoruz. İstihbarat açışından. Kaliteli istihbarat ulaşıyor. Biz, eğer yeterli görmezsek tekrar soruyoruz. Bir kanaat oluşturacak istihbarat geliyor. Daha sağlıklı kararlar alınmasına sebep oluyor" dedi. TBMM 15 Temmuz Darbe Komisyonu'nda askeri yetkililerin personel hakkında istihbarat yapma imkanı olmamalarından şikâyet etmeleri ve, "MİT, emniyet ve TSK"nın içinde olacağı çatı bir istihbarat kurumu oluşturulması talebinde bulunduklarının anımsatılması üzerine Işık, TSK içinde güvenlik soruşturmaları için yeni bir birim oluşturmak için çalışma yapıldığını açıkladı. Işık şunları kaydetti: "Bunu istihbarat olarak değerlendirmemek lazım. Şahısların güvenlik soruşturmaları ile ilgili bir birimin olması gerekiyor. Bu bütün dünyadaki ordularda var. Dolayısıyla böyle bir çalışma Başbakanlık'ta yapılıyor. Şu anda nihai aşamaya gelinmedi. Dünya örnekleri inceleniyor. Dünya örnekleri incelendikten sonra bizim de yapımıza en uygun çözüm bulunacak. Şu anda daha fazla bir şey söylemem doğru değil. Bunun nasıl olacağı hangi seviyede olacağı, kimin sorumluluğunda olacağı istihbarat örgütleri ile birlikte mi olacak ayrı mı olacağı bütün bunların kararı dünya örnekleri de incelendikten ve Türkiye gerçekleri ile örtüştürüldükten sonra ortaya çıkacak."
Milliyet

19 Temmuz 2017 Çarşamba

19.07.2017 Genel Gündem


19.07.2017

GÜNDEM

Felaket Filmi Değil: İstanbul 
Yaklaşık 15 milyon nüfuslu İstanbul, dün son 32 yılın en yoğun yağışlı, son 106 yılın ise yaz mevsiminde gerçekleşen en yoğun yağışına uyandı. Temmuz ayının tamamında ortalama 32,5 kg yağış alan İstanbul'da sadece dün, hem de ilk yarısında rekor miktarda yağmur yağdı. Neredeyse İstanbul'un tamamına düşen yağış, Temmuz ayı ortalamasını çok geride bıraktı. Kentte en son 1985 yılında Ekim ayının 16'ncı günü, 125.5 kg'lık yağışla, tüm zamanların "en yağışlı" günü kaydedilmişti. Ancak dün yağan yağmur, üstelik bir yaz ayında yağan yağmur bu miktarı geride bıraktı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi kentte etkili olan yağış ile ilgili yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada son meteorolojik verilere göre metrekareye 65 kilogram yağış düştüğü ve yağışla beraber saatte rüzgarın hızı 70-80 km-saate kadar çıktığı belirtildi. İstanbul'da afete neden olan yağmurlarla ilgili Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek'ten ayrıntılı bir açıklama geldi. Tek, metrekare başına 91 kilogram yağış değerinin son 106 yılın en yüksek 3'üncü yaz yağış değeri olduğunu aktardı. Bunun iklim değişikliklerine bağlı bir yağış olduğunu kaydeden Adil Tek, "Serin hava ve yüksek deniz suyu sıcaklıkları birleşince 'süper hücre' dediğimiz yapılar oluşuyor ve bu da bu yaşadığımız türden şiddetli yağışlara neden oluyor" dedi. Tek, hava olaylarındaki ekstrem değişikliklerin enerji kullanımındaki artışla bağlantılı olduğunu, atmosferdeki sera gazları, kirleticiler ve diğerlerinin artmasının birbirini tetikleyen önemli bir zincir oluşturduğunu belirterek, "Bu zincirin halkalarını sıraya koyarsak, enerji talebi fosil yakıt kullanımının artışına, fosil yakıt kullanımı sera etkisine, sera etkisi sıcaklığın artmasına sebebiyet vermekte. Sıcaklığın artışı, buzulların erimesi, buharlaşmanın artması ve hidrolojik çevrimdeki suyun miktarının artışı ile birlikte döngünün hızlanması demektir" vurgusu yaptı ve ekledi: "Ayrıca sıcaklık artışı yerküre üzerinde homojen olmayan sıcak hava dalgalarına yol açarken, atmosferik gazların moleküler hızlarını arttırarak kuvvetli rüzgar ve fırtınalara neden olur. Sonuç olarak tüm bunlar çeşitli meteoroloji haritalarında net bir biçimde gözlenir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizdeki kayıtlar da sıcaklıkların yükselme trendinde olduğunu gösteriyor."
Vatan

18 Temmuz 2017 Salı

18.07.2017 Genel Gündem



18.07.2017 Salı
TÜRKİYE 
Aihm'nin Talebiyle İlk Muayene Yapıldı 
Kanun hükmünde kararname ile ihraç edildikleri işlerine dönmek için başlattıkları açlık grevini cezaevinde de sürdüren akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Türk hükümetinden talebi üzerine geçen cuma günü Sincan Cezaevi'ndeki sağlık merkezinde muayene edildi. Muayeneye Gülmen ve Özakça'nın bir doktorları da gözlemci olarak katıldı. Gülmen ve Özakça, Anayasa Mahkemesi'ne yaptıkları bireysel başvurunun reddinin ardından AİHM'ye başvurmuştu. AİHM'nin geçen hafta Gülmen ve Özakça'ya 'açlık grevlerini bitirin' çağrısı yaparken, Türk hükümetinden de muayene edilmelerini istediği öğrenildi.
Hürriyet

17 Temmuz 2017 Pazartesi

17.07.2017 Genel Gündem



17.07.2017 Pazartesi
TÜRKİYE 
Türkiye Uyumadı 
Ankara'da, vatandaşlar, şehit yakınları ve gaziler meydanlara indi, Milli Birlik Yürüyüşü'ne binlerce vatandaş katıldı. 'Demokrasi nöbetleriyle' eşzamanlı başlayan yürüyüşe katılan vatandaşlar, ellerinde Türk bayrakları ve 15 Temmuz şehitlerinin fotoğraflarını taşıdı. Ankara Valiliği'nce, Ulus'taki Birinci Meclis'ten TBMM'deki tören alanına kadar süren Milli Birlik Yürüyüşü'ne 400 bin kişinin katıldığı belirtildi. İstanbul'da Taksim, Saraçhane, Atatürk Havalimanı, Çengelköy gibi yerler başta olmak üzere, kentin farklı noktalarında 'Demokrasi Nöbeti' tutuldu. Antalya'da Cumhuriyet Meydanı'nda sabaha kadar tutulan 'Demokrasi Nöbeti'ne 7'den 70'e yüzlerce kişi katıldı. Balıkesir Bandırma'da yürüyüş ve 'Demokrasi Nöbeti'ne 5 bin kişi katıldı. Kahramanmaraş'ta kortej yürüyüşü düzenlendi. Yaklaşık 2 kilometrelik yürüyüş, Trabzon Bulvarı'nda son bulup 'Demokrasi Nöbeti' başladı. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı'nın marşlardan oluşan konser verdiği nöbette Kuran-ı Kerim okundu. 'Demokrasi Nöbeti' dün gece de tüm Türkiye'de devam etti.
Hürriyet

Kırgızistan: Çin-Rusya İlişkilerinde bir Kösemen


Özet

Rusya ve Çin Orta Asya'daki faaliyetlerini kesintisiz bir şekilde artırırken, her iki ülkede beliren dinamikler Kırgızistan'ın bu ülkelere kösemen olarak hizmet verebileceğini ortaya çıkardı. Küçük, fakat stratejik konumdaki Kırgızistan; her iki ağır sıkleti de dikkate alarak ekonomi ve güvenlik konularına yoğunlaşmış durumda. Moskova ve Pekin Kırgızistan ile işbirliği yapmak üzere teşvik edici pek çok araca sahip olmakla birlikte, ekonomik fırsatların ve bölgede büyüyen istikrarsızlığın veri olduğu ortamda çatışan çıkarlar gelecekte de ilişkilerin aynı çatışmalı formla devam etmesine neden olabilir.
 
Kırgızistan'ın Güvenliği

Son haftalarda, hem Rusya hem de Çin, güvenlik üzerinden Kırgızistan ile ilişki kurma seviyesini yükselttiler. 22 Haziran'da, Rusya Parlamentosunun alt kanadı olan Devlet Duma'sının Güvenlik ve Savunma Komitesi Başkanı Vladimir Shamanov,  Suriye'ye barış gücü askeri göndermeleri için Kırgızistan ve Kazakistan ile konuştuklarını söyledi. 24 Haziran'da da Kırgız Başkan Almazbek Atambayev, Rusya'dan, ülkesinin Kant şehrinde konuşlu olan hava üssünün genişletilmesi talebini aldıklarını belirtti. Çin cephesinde ise; 27 Haziran tarihinde Kırgız Sınır Devriyesi ile Sincan Bölgesinde silah kaçakçılığına karşı mücadele eden Çin güçleri ortak bir tatbikat yaptılar.

Çin ve Rusya'nın Kırgızistan'daki güvenlik konularına ilgilerini artırmaları iki nedenle anlamlıdır. Bunlardan birincisi; Kırgızistan'ın jeopolitik konumudur. Ülke, Doğusundan Çin'in kaynayan bölgesi Sincan ve Güneyinden müzmin-istikrarsız Afganistan ile komşudur ki; bu da her iki bölgeden ülke içlerine sıçrayabilecek radikal militanların varlığını dikkate aldığımızda iç istikrarsızlık riski ile sürekli yüz yüze olmak demektir. Şimdi, bunlara bir de içlerinde uzun süredir radikal hareketlerde yer alan yüzlerce Kırgız'ın da olduğu binlerce Orta Asya kökenli militanın Suriye'den dönecek olması endişesi eklenmiştir. Rusya ve Çin bu militanların Orta Asya yapabilecekleri eylemlerden, sonunda da kendi sınırlarına erişecek hareketlerinden korkmakta ve Orta Asya'daki hakimiyetlerine tehdit oluşturmasından endişe etmektedir.

Kırgızistan, özellikle cihatçıların ve diğer terör gruplarının eylemlerine karşı savunmasız durumdadır. Ülke, 2001 yılında bu militanların Afganistan-Pakistan arasındaki çatışmalara yönelmeden önce, 90'ların sonu ve 2000'lerin başında (Amerika'nın Afganistan'ı işgal etmesinden sonra ) Özbekistan İslami Hareketinin pek çok saldırısına maruz kalmıştı. Daha yakınlarda ise, Ağustos 2016'da bir intihar bombacısı başkent Bişkek'teki Çin Büyükelçiliğini hedef almış, bu saldırı; Doğu Türkistan İslami Hareketine üye olduğu bildirilen etnik Uygur biri tarafından gerçekleştirilmişti.  

İkinci olarak; Kırgızistan'da yerel güvenliğin sağlanmasındaki zorluklar da Çin ve Rusya'nın ilgisini çekmektedir. Orta Asya'nın bu istikrarsız ülkesinde 2005 ve 2010 yılında ortaya çıkan devrimler Kırgızistan'ı tamamen istikrarsız hale getirmişti. Bunun ötesinde, ekonomik istikrarın bir türlü sağlanamaması ve siyasal kırılganlıklara ilaveten ülkenin güney bölgesindeki Oş ve Celalabad şehirlerinde görüldüğü gibi ülkedeki etnik şiddet riski de çok yüksektir. Haziran 2010'da Kırgız ve Özbekler arasında sıkça görünen küçük çatışmalar büyük çatışmaya dönüşmüş ve bu büyük çatışmada yüzlerce insan ölmüştü. Son 5 yılda büyük etnik çatışma görülmemekle birlikte, etnik çatışma riski Ekim ayında yapılacak Başkanlık seçimleri yaklaştıkça artmaktadır.  Eğer Moskova ve Pekin, ülkede uzun vadeli stratejilerini başarılı bir şekilde takip ettirmek istiyorlarsa, istikrarsızlığı önlemek veya en azından oluşabilecek istikrarsızlığı yönetebilecek düzeyde yatırım yapmak zorundadırlar.  

Akıllı Bir Ortaklık

Rusya ve Çin için bu oyunda daha büyük ve stratejik bir menfaat var. Kremlin'in açısından, eski Sovyet nüfuz alanına özellikle güvenlik açısından etki etmek için Kırgızistan kilit bir öneme sahiptir. Nitekim, Kırgızistan Sovyetlerden koparak bağımsızlığını kazandığından beri,  ülkedeki en baskın yabancı askeri güç Rusya olmuş ve askerlerini Kırgızistan bağımsızlığı üzerinden birkaç on yıl geçmesine rağmen muhafaza etmiş, ilaveten Bişkek yakınlarındaki Kant'da da hava üssü kurmuştur. Kırgızistan, Rusya'nın liderlik ettiği Ortak Güvenlik Anlaşması Organizasyonuna askeri destek vermesi ve 2015'de katıldığı Avrasya Ekonomik Birliğine üye olması ile Moskova'nın halen en sadık müttefiklerinden birisidir.

Çin'in Kırgızistan'da büyüyen etkisi Rusya'nın hakim konumunu tehdit etmektedir. Çin, ihraç ürünleri için pazara ve ihtiyaç duyduğu hayati önemdeki enerji kaynaklarına sahip olan Bölgede etkinliğini artırırken, dikkat çekmemek için hayati önemdeki Avrupa ve Avrasya Koridoru lafını ağzına bile almamaktadır. Çin, Orta Asya'da geleneksel olarak en büyük ticari ortak olan Rus rakamlarını yakalamış, hatta 2016 yılında Kırgızistan'a yapmış olduğu ihracat 1.6 Milyar Dolara çıkmıştır ki; bu rakamlar Rusya ihracatının iki katıdır. Ayrıca, One Belt One Road Girişimi'nin-OBOR (tren ipek yolu) Orta Asya'nın şekillenmesinde anahtar bileşen olması çerçevesinde Kırgızistan'da büyük ulaşım ve altyapı işlerine de girişmiştir.

Çin'in Orta Asya ve Kırgızistan'da büyüyen varlığı, bu zamana kadar,  Rusya ile bir sürtüşme ortaya çıkmasına yol açmamış, Rusya; düşük petrol fiyatları ve Batının ekonomik yaptırımlarının ekonomisini zayıflatması nedeniyle, kendisi tarafından kolayca yapılamayacak yatırımların Çin tarafından yapılmasına göz yummak zorunda kalmıştır. Tüm bunlara rağmen Çin, Kırgızistan'ın Avrasya Ekonomik Birliğindeki rolünü ve Birlik ile daha yakın çalışması gerektiğini kabul edip Rusya ile doğrudan bir rekabete girmemek konusunda son derece dikkatli davranmaktadır.   İlaveten, Rusya'nın Çin ile doğrudan sahip olduğu bağlar Moskova'nın Batıdan uzaklaşması çerçevesinde güçlenmekte, hatta OBOR projesi kapsamında Avrasya Kara Köprüsü koridoru üzerinden daha da yakınlaşmaktadır.

Güvenlik boyutunda en dikkati çeken gelişme; geçen aylarda hem iki yanlı ilişkiler, hem de Kırgızistan ve diğer Orta Asya ülkelerinin üye olmasına ek olarak geçenlerde Hindistan ve Pakistan'ı da içine alarak genişleyen Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİO)  anlaşması kapsamında Rusya ve Çin'in ortak askeri tatbikat düzenlemesidir. Rusya ve Çin'in Afganistan'da Taliban ve İŞİD tehdidinin büyümesi üzerinde fikir birliği ettiklerini ve endişelerini paylaştıklarını kabul etmemiz halinde ilave güvenlik tedbirlerini birlikte almaları anlamlıdır.


Rusya Tetikte Bekliyor

Hatta, Orta Asya'da beraber yürümek (ekonomi ve güvenlik konularında) şimdilik Rusya ve Çin'in işine yarasa bile, Moskova bir başka ülkenin bölgedeki etkisinin çok güçlü hale gelmesinin önüne geçecek ve muhtemelen diğer ülkelerin etkisinin bölgede aşırı büyümesini engellemek için ciddi bir çaba harcayarak en baskın askeri güç olduğu konumu garanti altına alarak sağlamlaştıracaktır. Hakikaten de bu strateji Amerika'daki 9/11 saldırılarından sonra gerçekleştirilerek Amerika'nın Afganistan'da yürüttüğü savaşa sıçrama tahtası görevi görmek üzere Birleşik Devletlerin Orta Asya'daki askeri varlığını önce kabul ederek desteklemiş, daha sonra bu varlıktan tedirgin olarak Manas'taki Birleşik Devletlere ait hava üssünün kapatılması için Kırgızistan'a baskı yapmıştır. Rusya, Çin'in Kırgızistan'daki ekonomi ve güvenlik ile ilgili faaliyetlerinin kendi çıkarları aleyhinde gelişmekte olduğuna inanırsa, benzer adımları atmaktan veya Çin'in gelişmesini tersine çevirmeyi denemekten çekinmeyecektir.

Kendi cephesinden Kırgız hükümeti, ülkedeki hareketli siyasal manzaranın veri olduğu bir ortamda hem Rusya'nın hem de Çin'in içişlerine bu kadar çok yoğunlaşmasını istemeyebilir. Mesela Atambayev, Rusya'nın geçenlerde Kant'taki hava üssünü geliştirme isteğini reddettiğini ve bunun yerine Kırgız-Tacik Sınırında Rusya ile ortak hava üssü inşa etmeyi teklif ettiklerini söyledi. (Rusya bu teklifi resmi olarak cevaplamadı henüz) Her ne kadar ismi açıklanmayan kaynaklar, önerilerin göz önüne alındığını söylese de Kırgız Güvenlik Konseyi Sekreteri Temir Cumakadirov Rusya'nın teklif ettiği Suriye'ye Kırgız birliklerinin gönderilmesi hususunu resmi olarak müzakere etmediklerini söyledi.

Rusya isteklerini geri çevirmesi yalnızca Bişkek ile Moskova arasında sürtüşme yaratmaya yol açmıyor, aynı zamanda Çin'in Kırgızistan'daki rolünün büyüdüğünden kuşku duyduğuna yönelik Moskova'nın var olan şüphelerini de artırıyor. Bu durum belli bir maliyet karşılığında kendi menfaatlerini yukarı çekebilmek için çabalarken Kırgızistan'ı Çin ve Rus çıkarlarını yukarı çekmek için çabalayan bir ülke konumuna da sokabilir. Yıllar önce eski Kırgız Başkanı Kurmanbek Bakiyev benzer bir stratejiyi takip ederek ülkedeki Rus ve Amerikan hava üslerinin kiralarını artırmayı denemişti. Bu hareket Rusya'yı kızdırmış ve derhal Kırgızistan'a satmış olduğu enerji fiyatlarını artırması Bakiyev'i götüren 2001 devriminin ana nedenini oluşturmuştu.

Rusya'nın Kırgızistan'daki etkisinde kendisini rahat hissetmek için dikkatli bir ilgiye sahip olduğunu söylemek yeterlidir. Rusya ve Çin arasında Kırgızların güvenliği ve ekonomik konulardaki işbirliği büyüyor olmakla birlikte, sonuçta bu ilişkinin böyle devam edeceği garanti olmamasının yanında Rus-Çin işbirliğini geliştiren faktörler, aynı şekilde rekabeti artırarak işbirliği seviyesini aşağıya çekecek potansiyele de sahiptir. Bu potansiyel gözleri bu ülke üzerinde oldukça Çin ile Rusya arasındaki ilişkilerin durumunun gözlemciler tarafından dikkatlice takip edileceği anlamına gelmektedir.

16 Temmuz 2017 Pazar

16.07.2017 Genel Gündem



16.07.2017
GÜNDEM
'O Hainlerin Kafasını Koparacağız' 
O karanlık gecenin kilit noktasıydı Köprü Kalleşler kirli emellerini gerçekleştirmek için ilk olarak köprüleri kapadı. Bunu duyan halk, vatanını savunmak için canını hiçe sayarak oraya aktı. Yaşlı, genç, kadın, çocuk demeden, bir an olsun bile korkmadan darbecilerin karşısına dikildi. Düşündüler ki onlar bizim evlatlarımız Doğru yolu göstermek için ikna edebiliriz. Bize silah çekmezler, kurşunları bize işlemez Ama öyle olmadı. Köprü'yü kapatan askerlerin başındaki hain komutanlar hiç gözlerini kırpmadan ateş emri verdi. Kurşunlar halkın üzerine yağmur gibi indi. Ancak halk kaçmadı, direndi. 34 vatandaşımız o gece o noktada son nefesini verip şehit düştü, onlarca kişi gazi oldu. İşte dün, bu hain girişimin birinci yılında halk 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne akın etti ellerinde Türk bayrakları ve şehitlerin fotoğraflarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan da saat 20.52'de Kısıklı'dan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne yürümeye başladı. 21.05'te tören alanına ulaştı ve dev kalabalığı selamladı. Cumhurbaşkanı'nın gelmesinin ardından önce İstiklal Marşı, sonra da Kur'an-ı Kerim okundu, İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz şehitler için dua etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, köprü'de yaptığı konuşmada çok önemli mesajlar verdi. İşte çarpıcı satır başları: "En kanlı saldırılar İstanbul ve Ankara'da yaşanmıştır. Diğer illerimizde darbeciler harekete geçmeden milletimiz ve vatansever askerlerimiz polislerimiz tarafından derdest edilmiştir. Ah o gece şehit kanlarıyla sulanan, her santim asfaltın dili olsa da yiğitlik nasıl olurmuş tüm dünyaya anlatsa. Bizim dilimiz bunları anlatmakta kifayetsiz kalıyor. O gece bu hilal uğruna güneşler battı." "15 Temmuz darbe girişimi milletimize yönelik ilk saldırı değil, son da olmayacak. FETÖ'nün sadece FETÖ olmadığını, PKK'nın DEAŞ'ın diğer terör örgütlerinin sadece görünen yüzlerinden ibaret olmadığını çok iyi biliyoruz. Arkalarında kimlerin olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz milletiz, onlar ise illet. Aramızdaki fark bu. İdam parlamentodan bana geldiği anda ben bunu onaylarım. Çünkü şehit ailelerin, gazilerimizi evlerinde ziyaret ettiğimde ateş düştüğü yeri yakıyor. Önce o hainlerin kafasını koparacağız. Herkes şunu bilsin, Türkiye göründüğünden ibaret değildir."
Vatan

15 Temmuz 2017 Cumartesi

15.07.2017 Genel Gündem



15.07.2017

GÜNDEM

‘Devlet Mi Besleyecek?’ 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ soruşturması nedeniyle kamu kurumlarından ihraç edilenlere yönelik eleştirilere sert çıktı. Erdoğan OHAL’in uzatılması konusunda da “Şu anda bizim OHAL’e hala ihtiyacımız var” dedi. Erdoğan, AK Parti’nin düzenlediği “Bir İnsan Hakları İhlali Olarak 15 Temmuz” panelinde şunları söyledi: Şehitlerimizi unutmadık, inşallah unutturmayacağız. Türk milleti Çanakkale’den ve Kurtuluş Harbi’nden bir asır sonra yeniden kim olduğunu hatırladığı, mazisiyle atisi arasındaki irtibatı tekrar ve daha güçlü şekilde tesis ettiği bir vaka ile karşılaşmıştır. 15 Temmuz dünya demokrasi tarihinde bir ilktir Utanmadan ‘Amerika bana bana müsaade ederse Türkiye’ye giderim’ diyor. Seni ben daha önce çağırdım ya gelseydin niye gelmedin, sende o yürek var mı? Buraya gelince ne olacağını biliyorsun, akıbetini biliyorsun. Türkiye 15 Temmuz’dan sonra artık çok daha güçlüdür, çok daha emin adımlarla aydınlık geleceğine doğru ilerlemektedir. 15 Temmuz pek çok yönüyle konuşulması, tartışılması, üzerinde uzun uzun durulması gereken bir hadise. 15 Temmuz en başta bir darbe girişimidir ama Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi örtülü darbe değil. Kılıçdaroğlu örtülü darbeyi Bakırköy Belediye Başkanının evinden izledi, nasıl bir örtülü darbeyse. Kaldı ki nasıl bir örtülü darbe gel VIP’ye ondan sonra ‘tanklar gitti mi’ diye sor, tankların çekildiğini öğren beyefendi geldi ya beyefendi geldiği için işbirliği tuttuğu tanklar oradan çekildiler ve oradan Bakırköy’deki Belediye Başkanının evine gitti. Neymiş oteller o akşam kapalı olduğu için otellerde yer bulamadı beyefendi onun için Belediye Başkanının evine gitti, Örtülü darbe, kahve, çay onlar bir tarafta ekrandan örtülü darbeyi izliyor. 20’sinde örtülü darbe diyorsun o gece ayın 15’ini 16’ya bağlayan gece, hayatı yalan. Bunlarda dürüstlük yok, hiçbir zaman doğru konuşmadılar ve doğru olmadılar. (Kamudan ihraçlarla ilgili eleştirileri yanıtlarken) Almanya’nın birleşmesinde 500 bini aşkın Alman memur işlerinden edildi bak bunu sormuyorlar sordukları işte bu kadar kişi işlerinden edildi. Bunların bundan sonra imkanları, ihtiyaçları nasıl karşılanacak? Gitsin özel sektörde çalışsın bize ne onu mu düşüneceğiz bir de. Devlet mi besleyecek bunları devlet besledi devlete ihanet etti bunlar. Zaten Türkiye’nin en önemli sorunlarından bir tanesi de 657’dir. 657’nin de eğer bir mutabakat sağlanabilse aynen batıda olduğu gibi 657’nin memur-işçi ayrımı değil tamamıyla çalışanlar olarak değiştirilmesi lazım.
Milliyet

22.07.2017 Genel Gündem



22.07.2017

GÜNDEM 
Dönen Fay Tsunamisi 
Ege Denizi'nde dün sabaha karşı saat 01.31'de merkez üssü Gökova Körfezi olan 6.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bodrum, Datça ve Marmaris'te büyük korku yaşandı. Büyük depremin ardından dün geceye kadar en büyüğü Kandilli Rasathanesi'ne göre 4.9, AFAD'a göre ise 5 olmak üzere 250 artçı sarsıntı meydana geldi. Ev, otel ve pansiyonlarına dönmek isteyenler, geceyi sokak, bar ve sahillerde geçirdi. Neyzen Tevfik Caddesi'ndeki Adliye Camisi'nin minaresinin tepesi eğildi. Minarenin yıkılma tehlikesine karşı belediye ekipleri caddeyi trafiğe kapattı. Deprem sırasında 30'a yakın otomobilde ağaç dalları ve kayaların düşmesi sonucu hasar meydana gelirken; Bodrum'un Mumcular, Yalıçiftlik, Mazı mahallelerindeki bazı evlerde çatlaklar oluştu, istinat duvarları yıkıldı. Panik yaşayan, yüksekten atlama nedeniyle yaralananlar hastanelerde tedaviye alındı. İl genelinde özel ve kamu hastanelerine 358 kişi başvurdu. Bodrum'da depremin ardından ilçedeki tüm doktorlar göreve çağırıldı. Deprem anında 80 hastanın yatarak tedavi gördüğü Bodrum Devlet Hastanesi'nin acil servisinin asma tavanının kaplamalarının bir bölümü düştü, duvarlarda da küçük çatlaklar oluştu. O sırada acil serviste 12 hastanın bulunduğu öğrenildi. Deprem Bodrum'daki 200 kadar elektrik trafosundan yaklaşık 50'sinde hasara neden oldu. Trafoların hasar görmesi nedeniyle ilçedeki birçok yerde elektrik kesintisi oldu, küçük çaplı yangınlar çıktı. Ayrıca aşırı yüklenmeden dolayı telefonla iletişimde de sıkıntılar yaşandı. Bodrum'un Yalıkavak mahallesindeki bir caminin minaresi yıkıldı. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, "Halkımızda panik var. Can kaybımız yok. Küçük yangınlar ve yol göçmeleri var. Ekiplerimiz seferber olmuş durumda. Çok farklı bir deprem yaşandı. Bu yaşıma kadar Bodrum'da böyle bir deprem yaşamadım. Evlerin içlerinde hasarlar var" dedi. Datça'nın Reşadiye mahallesinde Ferit Papatya'ya (44) ait iki katlı eski taş bina, depreme dayanamadı. Deprem sırasında evde bulunan eşi Hediye Papatya (38) ve yeğeni Hümeyra Papatya (14) kendilerini dışarı attı. Depreme uykuda yakalandıklarını söyleyen Hediye Papatya, "Ev üzerimize yıkılıyordu. Ev oturulamaz hale geldi" diye konuştu. Reşadiye mahallesinde, 51 binanın hasar gördüğü, 3'ünün ağır hasarlı olduğu bildirildi. Deprem sırasında Datça'da korkuya kapılıp dışarı çıkmaya çalışırken düşüp yaralanan 17 kişi Datça Devlet Hastanesi'ndeki tedavilerinin ardından taburcu edildi. İskele mahallesindeki iki katlı bir evde deprem sırasında korkup dışarı çıkmaya çalışan 85 yaşındaki Ruhi Tan ise merdivenlerden düşüp sol kolunu kırdı. Depremin en çok hissedildiği yerlerden biri de Marmaris oldu. Depremle birlikte gece evlerini boşaltan vatandaşlar sahilde ve parklarda yattı. Sabahın ilk ışıklarına kadar park ve sahilde oturan Marmarisliler'in büyük bir bölümü artçı depremlerin de hafiflemesinin ardından evlerine döndü.
Hürriyet

14 Temmuz 2017 Cuma

14.07.2017 Genel Gündem



14.07.2017

GÜNDEM

Kanlı Saldırıların Planlayıcısı Yakalandı!... 
Beşiktaş'ta 10 Aralık'ta Vodafone Arena'nın önünde ve Maçka Parkı girişinde yapılan, 49 kişinin yaşamını yitirdiği çifte saldırı sonrasında çalışma yapan MİT, PKK'nın yeni eylem hazırlığı planları olduğu yönündeki bilgiyi emniyetin istihbarat birimleriyle paylaştı. Emniyet İstihbarat ile MİT elemanlarının bir aylık fiziki ve teknik takibi sonucu, örgütün eylem hücrelerinin başındaki Mehmet Emin T.'nin ismine ulaşıldı. Yapılan incelemelerde bu kişinin 11 kişinin hayatını kaybettiği Vezneciler'deki canlı bomba saldırısının da planlayıcısı pozisyonunda olduğu tespit edildi. Kilit isim üzerine yapılan teknik ve fiziki takiplerde örgütün hücre evleri tek tek tespit edildi. 4 ilde eş zamanlı yapılan operasyonlarla aralarında Mehmet Emin T.'nin de olduğu 13'ü kadın 44 kişi gözaltına alındı. Beşiktaş'taki saldırı öncesinde bomba yüklü araçtan inen kadın kadın terörist Zozan K., da İstanbul'daki operasyonda yakalandı. Polisin iki hafta önce yaptığı operasyonda da Vezneciler'deki saldırıyla ilgili aranan kadın terörist Gürşah B. gözaltına alınmıştı.
Vatan

13 Temmuz 2017 Perşembe

13.07.2017 Genel Gündem



13.07.2017

Türkiye
Cumhurbaşkanı Erdoğan: AB Alamayız Derse Bu Bizi Rahatlatır… 
İngiliz yayın kurumu BBC'nin HARDtalk programından Zainam Badawi'ye konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği'nden (AB) 'samimiyetsiz yaklaşımı bırakması'nı isteyerek "Avrupa Birliği bu noktada bize karşı çok açık, net olur da, mesela 'Biz Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne alamayız' derse, bu bizi rahatlatır. Biz de B planımızı, C planımızı uygulamaya koyarız" dedi.
Hürriyet

12 Temmuz 2017 Çarşamba

12.07.2017 Genel Gündem

12.07.2017

GÜNDEM

15 temmuz şehitlerine dua ve karanfil 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki hain darbe girişimi sırasında 249 kişi şehit olmuştu. Dün yurdun dört bir yanından 15 Temmuz şehitleri unutulmadı, kabirleri boş bırakılmadı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ziyaret adresleri Edirnekapı 15 Temmuz Şehitliği ve Karacahmet Mezarlığı'ydı. Edirnekapı'ya ilk olarak Başbakan Binali Yıldırım geldi. Başbakan Yıldırım ziyaret için şehitliğin önünde toplanan vatandaşlarla selamlaştı ve çocuklara oyuncak dağıttı. Cumhurbaşkanı Erdoğan saat 12.20'de 15 Temmuz Şehitliği'ne geldi. Cumhurbaşkanı'nı karşılayanlar arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, İstanbul Valisi Vasip Şahin, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan şehitlerin kabirlerine karanfiller bıraktı. Aileleriyle yakından ilgilendi. Yaklaşık 2 saat şehitlikte kalan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitler için Kuran-ı Kerim okudu, dua etti. Erdoğan ve Başbakan Yıldırım daha sonra polis şehitliğini ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım 15 Temmuz Şehitliği'nden ayrılarak Şehzadebaşı Camisi'ne geçti. Burada 15 Temmuz gecesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde şehit edilen Prof. Dr. İlhan Varank'ın kabrini ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün çıkışında yapımı devam eden 15 Temmuz Anıtı'nda da incelemelerde bulundu.

11 Temmuz 2017 Salı

11.07.2017 Genel Gündem



11.07.2017

GÜNDEM

15 temmuz'un birinci yılına özel anma 
Türkiye genelinde FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yılı anma etkinlikleri bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Başbakan Binali Yıldırım'ın 15 Temmuz şehitlerinden Ömer Halisdemir ile Erol Olçok ile oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un mezarlarını ziyaretle başlıyor. Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenecek 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri bugün başlayacak, 16 Temmuz sabahı sona erecek. Erdoğan'ın çağrısıyla 15 Temmuz gecesi, 81 ilde bir günlük "demokrasi nöbeti" tutulacak. Etkinlikler, bugün darbe girişimi sırasında şehit düşenlerin mezarlarının ziyaret edilmesiyle başlayacak. Erdoğan, Kahraman ve Yıldırım, darbe girişiminin seyrini değiştiren Astsubay Ömer Halisdemir ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde oğlu Abdullah Tayyip ile şehit düşen Erol Olçok'un kabirlerini ziyaret edecek. Darbe girişimine direnişin sembol mekanlarından TBMM, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Kahramankazan ilçesi, Kızılay Milli İrade Meydanı, Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otel, MİT kampüsü, Çankaya Köşkü, Genelkurmay Başkanlığı, TRT ve TÜRKSAT'ta da anma etkinlikleri düzenlenecek. İstanbul'da ise 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Atatürk Havalimanı ve Kısıklı gibi yerlerde etkinlikler yapılacak. Erdoğan, bugün Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı, Kahramankazan'daki Mürted Hava Meydan Komutanlığı, İBB'nin binası ile Marmaris'e canlı bağlantı yapacak. Öte yandan TSK, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın emriyle ihraç edilen subayların fotoğraflarını ve isimlerini görev yaptıkları birliklerden kaldırdı.
Milliyet

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Kazakistan Kiril Alfabesini Latin Alfabesine Çeviriyor


By Charles van der Leeuw for The Times of Central Asia


Dil, duygulara sebep olup, bu sebepleri ifade etmeye yarayan en önemli araçlardan biri olduğu gibi, halen, birden fazla dilin bir toplum üzerinde birlikte var olduğuna tanıklık etmek de pek çok insanın düşündüğünden daha fazla görülen bir durumdur.

Kazakistan Kazak alfabesinin Kiril'den Latin alfabesine dönüştürülmesi için bir plan kabul ettiğinde Başkan Nazarbayev geçenlerde yayınladığı bir makalesinde bu dönüşümü şahsen savunup 2025 yılında geçişi sağlayacak çalışmaları başlatması için bir talimat da yayınladı. Kırgızistan, Nazarbayev'in izini takip ederek, Kırgızistan parlamentosunda bu adımı tartıştı, ancak, konu tartışmanın ötesine taşınmadı. Kazakistan'ın bu adımı ile, yaptığı çalışmalar geçiş zorluklarına bağlı ve genellikle kırsal kesimlerde zorluklar yaratan Özbekistan ve Azerbaycan'ın 20 yıl önce attığı adımları takip ediyor gibi. Ama, internetin günlük hayata girmesiyle Özbekistan ve Azerbaycan da yaşanan bu zorlukların pek çoğunu ortadan kalktığını da dikkate almamız lazım.

10.07.2017 Genel Gündem



10.07.2017

GÜNDEM

7'den 70'e 'Adalet' Dediler...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, partisinin İstanbul milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından Ankara Güvenpark'tan başlattığı 'Adalet Yürüyüşü', İstanbul Maltepe'deki 'Adalet Buluşması'yla son buldu. Miting öncesi yurdun dört bir yanından Maltepe'ye gelen vatandaşlar oluşturdukları kortejle alana girdi. Ankara ve İzmir başta olmak üzere otobüslerle Maltepe'ye gelen kalabalık, miting alanını doldurdu. Kalabalığın taşıdığı tüm bayrak, flama ve pankartlarda 'adalet' teması vardı.
Milliyet