1 Temmuz 2017 Cumartesi

01.07.2017 Genel Gündem



01.07.2017 Cumartesi
GÜNDEM

Trump Ve Putin İle Kritik Görüşme 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile dün arka arkaya kritik görüşmeler yaptı. Bu görüşmelerde ana gündemin Suriye, Katar ve terörle mücadele olduğu belirtildi. Erdoğan'ın Trump'la görüşmesinde PKK, FETÖ ve DEAŞ dahil terörün her türüne karşı çıkmanın önemine vurgu yaptığı belirtildi. İki lider, terörizmle mücadelede işbirliğinin daha da güçlendirilmesi ve terörün finansmanının önlenmesi hususlarında mutabık kaldı. Erdoğan ile Putin görüşmesinde ise iki lider Suriye meselesinin çözümüne yönelik işbirliğinin önemine dikkati çekti. Astana görüşmelerini de ele alan ikili Hamburg'da G-20 Zirvesi'nde yüzyüze bir görüşme yapma kararı aldı. Erdoğan, Afrin'e yönelik kara harekatı iddialarının konuşulduğu, Katar krizinin sürdüğü, Suriye'de Rakka operasyonunun devam ettiği bir ortamda, Trump ve Putin ile arka arkaya kritik görüşmeler yaptı. İlk görüşme Trump ile Erdoğan dün ilk olarak Türkiye saati ile 16.30'da Trump ile sürpriz bir telefon görüşmesi yaptı. Katar, Terörle mücadele, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesel konuların ele alındığı görüşme ABD'nin PYD'ye silah desteği kararının ve bu desteğin Rakka operasyonu sonrasında da süreceği açıklamasının gölgesinde gerçekleşti. Görüşmenin YPG'nin kontrolünde bulunan, Türkiye sınırındaki Afrin'e harekat tartışmalarının yoğunlaştığı sırada gerçekleşmesi de dikkati çekti. Erdoğan'ın görüşmede PYD'ye silah verilmesine ve sonrasında bölgedeki yaşanması beklenen gelişmelere yönelik Türkiye'nin çekincelerini aktardığı öğrenildi. Görüşmede DAEŞ'e karşı yapılan Rakka operasyonu da ele alındı. Yansıyan bilgilere göre, YPG'nin kontrolündeki Afrin ile yaşanan son gelişmelerin de ele alındığı telefon görüşmesinde Erdoğan'ın Türkiye'ye buradan yapılan saldırıları gündeme getirdiği ifade ediliyor. Katar krizinin de ele alındığı görüşmede Erdoğan'ın, FETÖ ele başı Fethullah Gülen'in iadesi konusunu da gündeme getirdiği belirtiliyor. Cumhurbaşkanlı-ğından yapılan açıklamada ise görüşme ile ilgili şunlar kaydedildi: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Sayın Donald J. Trump arasında bugün (dün) bir telefon görüşmesi gerçekleşmiştir. Savunma sanayii ve ekonomi alanında ikili ilişkilerin ele alındığı görüşmede, körfezde Katar ekseninde yaşanan gerilim hakkında da görüş teatisinde bulunulmuştur. Görüşmede, gerilimin bir an önce düşürülmesinin, sorunların müzakerelerle halledilmesinin, bölgenin güvenliği ve istikrarı açısından da önemli olduğu vurgulanmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız, görüşme vesilesiyle, PKK, FETÖ ve DEAŞ dahil terörün her türüne karşı çıkmanın önemine dikkati çekmiştir. İki lider, terörizmle mücadelede işbirliğinin daha da güçlendirilmesi ve terörün finansmanının önlenmesi hususlarında da mutabık kalmışlardır." Erdoğan, 16 Mayıs'ta Washington'ı ziyaret etmiş ve Beyaz Saray'da Trump ile hem baş başa hem de heyetlerin katıldığı görüşmeler yapmıştı. Erdoğan Trump ile görüştükten hemen sonra Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Rusya Federasyonu Başkanı Putin'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmiş Ramazan bayramını kutladığı görüşmede, Suriye'deki son gelişmeler ele alındı. Suriye meselesinin çözümüne yönelik işbirliğinin önemine dikkati çeken iki lider, Astana görüşmelerine değindiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Federasyonu Başkanı Putin, Hamburg'da G-20 Zirvesi'nde yüzyüze bir görüşme yapma konusunda mutabık kaldı
Milliyet


Aksaz'da 17 Asker Daha Hastanelik 
Muğla'nın Marmaris ilçesinde 17 asker daha bulantı, kusma ve baş dönmesi şikayetiyle Marmaris Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Askerler, ayakta tedavinin ardından taburcu edildi. Önceki gün gözlem altında tutulan 3 asker de tedavileri gün içinde tamamlanarak, taburcu edildi. Aksaz Deniz Üssü'nden benzer şikâyetlerle 27 Haziran'da 7, 28 Haziran'da 70, dün de 10 asker hastaneye kaldırılmış, 84'ü ayakta tedavi edildikten sonra taburcu edilmişti. 3 asker ise Marmaris Devlet Hastanesi'ne kaldırılmıştı. Askerlerin neden rahatsızlandıklarının tespiti için askeri birlikteki su ve yemeklerden numune, askerlerden de kan ve idrar örnekleri alınmıştı. Marmaris Kaymakamı Celalettin Yüksel, "Gerekli numuneler alınarak laboratuvara gönderildi, sonuç bekliyoruz. Tek sevindirici durum hayati tehlikenin olmayışı. Yemekten bir zehirlenme olayı olmadığını düşünüyoruz. Çünkü herhangi bir yemekten zehirlenme olsa, yemeği yiyenler aynı anda fenalaşırdı. Hastanede tedavi altına alınan askerler 3-4 gün içinde aralıklarla başvuranlardan oluşuyor. Bunların içinde çarşı iznine gidip dönenler bile var" dedi.
Hürriyet

EKONOMİ 

Dolar: 3,5172-3,5239                        
Euro: 4,0224-4,0308
Sterlin: 4,5816-4,5966
Gram Altın: 140,4746-140,6790

Tarımda İthalata Asgari Fiyat 
Buğday, et, mısır, canlı hayvan ve arpadaki gümrük duvarlarının indirilmesinin ardından, bu ürünlerin ithalatı için asgari fiyat uygulamasına geçildi. Bir ay sonra başlayacak uygulamayla, belli bir fiyatın altındaki ürünlerin piyasaya girmemesi ve böylece üreticilerin kaygılarının giderilmesi hedeşeniyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, hububat ve kırmızı et ithalatında gümrük vergilerinin düşürülmesinin yerli üreticinin kârını zedelemeyeceğini; böyle bir durumun oluşması halinde ise vergilerin tekrar yükseltilebileceğini söyledi. Ekonomi Bakanlığı'nın, Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliği'ne göre, birim gümrük kıymeti, canlı büyükbaş hayvanlar (Bibos veya Poephagus cinsine ait sığırlar) için ton başına 3 bin dolar, karkas ve yarım karkas et ile diğer kemikli parçalar için 4 bin 500 dolar, buğday ve mahlut, arpa ile mısır için ise ton başına 200 dolar olarak belirlendi. Söz konusu ürünler, ancak Ekonomi Bakanlığı'nca düzenlenecek gözetim belgesi ile ithal edilebilecek. Konuya ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik, "Üreticimizin maliyetini biliyoruz. Bu maliyet ve üreticinin kârını zedeleyecek hiçbir işin, hiçbir ithalatın içinde olunamayacağını belirtiyorum. Onların aleyhine gelişecek hiçbir durum söz konusu değildir. Gerek hububatta gerekse kırmızı etteki ithalatla ilgili vergi indirimlerinin üreticiyi mağdur etmeye yönelik değil, piyasadaki spekülatif oyunculara karşı kullanılacağın özellikle vurgulamak istiyorum" dedi. Hububatta ve kırmızı ette üreticileri rahatsız edecek bir tablonun şu anda söz konusu olmadığını vurgulayan Çelik, "Diyelim ki hububatta veya kırmızı ette bu vergi oranları ve maliyetler arasında üreticimizi mağdur edecek bir durum söz konusu oldu; o zaman elimizde, oturup hemen vergi oranlarını yükseltirsiniz. Üreticinin mağduriyetinin söz konusu olması kesinlikle mümkün değil, bu konuda herkes rahat olsun" diye konuştu. Çelik'in verdiği bilgiye göre, Türkiye geçen yıl itibarıyla kırmızı et ihtiyacını karşılamak için 500 bin büyük baş hayvana ihtiyaç duyuyor. Resmi Gazete'de bayramda yayımlanan kararla canlı hayvan ithalatındaki gümrük vergisi oranları yüzde 26'ya, karkas ette de yüzde 40'a indirilirken; buğday, mısır ve arpada da yüzde 40'a çekilmişti. Kararı birçok üretici örgütü eleştirirken, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar da, üreticinin olası sıkıntılarına dikkat çekmişti. Gıda Komitesi'nin çalışmalarını basından takip ettiklerini, enşasyonun sorumlusu olarak öne sürülen gıdadaki fiyat artışlarını kontrol altına almak için bir takım tedbirler alındığını belirten Bayraktar, "Tüketici fiyatlarının düşmesini, tüketicinin daha makul fiyatlarla tüketmesini biz de isteriz. Hal böyleyken, üreticiyi ilgilendiren bir konuda, üreticinin temsilcisi TZOB'dan görüş alınmadan, istişare edilmeden karar verilmesi problemin esas kaynağıdır. Gümrük vergilerinin indirilmesiyle ilgili kararda üreticimizin maliyetleri dikkate alınmamıştır" demişti.
Hürriyet

Kıdem Tazminatının Kaderi Salı Çizilecek 
Kıdem tazminatının fona dönüştürülmesi sürecinin kaderi salı günü belli olacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, tüm taraşarı salı günü toplantıya çağırdığını açıkladı. Habertürk TV yayınına katılan Müezzinoğlu, "Sağlıklı bir düzenlemeye ne yazık ki yeterince desteği alamadığımı görüyorum. Salı günü saat 14:00'te kendilerini tekrar davet ettim, onlarla bir daha görüşüp burada… Neticede çalışanın hak ve hukuku var, şu anda çalışanın hak ve hukukunu yüzde 80 korunamadığının görüldüğü bir yapı var, mahkemeler bu nedenle ciddi düzeyde yük altında, mağduriyetler var. Diğer taraftan çalışanın hak ve hukuku işverenin kasasında birikiyor. Gerek işveren sendikalarımız, gerekse işçi sendikalarımız da bir türlü bu işten ortak bir hedef veya hak ve hukuku koruyan bir noktaya, kamuoyuna yansıyan demeçlerinden gördüğüm kadarıyla çok ayrı noktalardayız. Şayet salı günü ortak bir nokta bulabilme umudumuz çıkarsa devam edeceğiz, yoksa taraflara rağmen -başından beri söylediğim bir cümle- böyle bir adımı atma durumunda olmayacağız" dedi. Çalışma Bakanı Müezzinoğlu, daha önce katıldığı bir toplandıda Kıdem Tazminatı Fonu'na ilişkin "İşverenler başlangıçta Fon konusunda istekli görünüyordu. Ben de o nedenle çalışma başlatıp, konuyu gündeme getirdim. İşçi tarafı, 'Kıdem Tazminatı Fonu, bizim için grev sebebidir' dedi. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) da istemediğini açıkladı" diye konuşmuştu.
Hürriyet

Esnafa Faizsiz Kredi Müjdesi 
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'nın (KOSGEB), başvurusu 10 Şubat'ta başlayan sıfır faizli ve 50 bin liraya kadar olan kredisine, 771 bin esnaftan talep gelmişti. İnceleme sonucunda 460 bin firma desteği almaya hak kazanmıştı. Ancak bankalar 'sicil' konusunda zorluk çıkarınca sadece 267 bin firma kredi kullanabilmişti. Esnaftan gelen yoğun şikayet üzerine Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) harekete geçti. Bankalarla görüşen TESK, kredi kullanım koşullarının esnetilmesi için çalışma başlattı. Böylece kalan 193 bin esnaf da faizsiz krediden yararlanabilecek. TESK Başkanı Bendevi Palandöken, "Kredisi, vergi ve SGK borcu nedeniyle engellenen için esneklik olacak" dedi. Bankalara, hak ettiği halde kredi kullanamayan esnaşa ilgili gerekli bilgileri verdiklerini kaydeden Palandöken, esnaf ile bankaların yeniden görüşmeye başladıklarını bildirdi. Bendevi Palandöken, "Özel banka, risk ile ilgili banka kaydında biraz katı. Ancak kamu bankası da aynı engeli çıkarıyor. Geçmiş, risk ve sicil kayıtları duruyor. Bu çözülmeli" diye konuştu.
Posta

İstanbul'da Toplu Ulaşıma Yüzde 13 Zam 
İstanbul'da bugün itibariyle toplu ulaşıma zam geldi. Tam bilet 2.30 liradan 2.60 liraya yükseldi. İndirimli bilet ise 1.85 TL olarak belirlendi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin (UKOME) kararıyla İETT, Otobüs A.Ş. ve Özel Halk Otobüsleri ile raylı ve deniz ulaşım sistemlerinde uygulanacak ücret tarifesi yeniden düzenlendi. Yeni tarifeye göre İstanbulkart ile yapılan kontörlü yolculuklarda ilk biniş ücretleri; tam 2.30'dan 2.60 TL'ye, öğrenci 1.15'ten 1.25 TL'ye, indirimli 1.65'ten 1.85 TL'ye yükseltildi. Aktarmalı biniş ücretleri ise tam: 1.65 TL'den 1.85 TL'ye, öğrenci: 0.50 TL'den 0.55 TL'ye, sosyal kart: 0.95 TL'den 1.10 TL'ye yükseltildi. Aylık mavi kart ücretleri de tam 185 TL'den 205 TL'ye, öğrenci 80 TL'den 85 TL'ye sosyal kart 110 TL'den 125 TL'ye çıkarıldı. Yapılan düzenleme ile tam için 180, öğrenci ve indirimli gruplar için 200 biniş hakkının tamamıyla kullanılması durumunda kontörlü yolculuklara göre aylık mavi kart fiyat avantajı sağlayacağı bildirildi.
Milliyet

Enerji İçeceklerine 18 Yaş Sınırı 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Türk Gıda Kodeksi Enerji İçecekleri Tebliği, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Enerji içeceklerinin tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretilmesi, hazırlanması, işlenmesi, muhafazası, depolanması, taşınması ve pazarlanmasını sağlamak üzere bu ürünlerin özelliklerinin belirlenmesi amacıyla hazırlanan tebliğ, sporcu içeceklerini kapsamıyor. Yapılan yeni düzenlemeyle artık 18 yaşından küçüklere enerji içecekleri satılamayacak. Ayrıca ürünlerin üzerine "Günlük 500 ml'den fazla tüketilmesi tavsiye edilmez" yazılacak. Spor tesislerinde, okul kantinlerinde ve hastanelerde enerji içecekleri piyasaya arz edilmeyecek ve reklamı yapılmayacak. Özel beslenme amaçlı gıdalar kapsamında değerlendirilmeyen enerji içeceğinde, toplam kafein miktarı litrede 150 miligramdan fazla olmayacak. Enerji içeceğinin bileşiminde litrede inositol 100 miligram, glukoronolakton 20 miligram, taurin 800 miligramdan fazla olmayacak. Bu ürünlerin etiketinde uyarı başlığı altında, tüketici tarafından kolaylıkla görülebilecek şekilde "Alkol ile karıştırılarak veya beraber tüketilmemelidir. Çocuklar, 18 yaş altı kişiler, yaşlılar, diyabetikler, yüksek tansiyonu olanlar, gebe ve emzikli kadınlar, metabolik hastalığı olanlar, böbrek yetmezliği olanlar ile kafeine hassas kişiler için tavsiye edilmez. Sporcu içeceği değildir, yoğun fiziksel aktivite öncesinde, sırasında veya sonrasında tüketilmemelidir. Günlük 500 ml'den fazla tüketilmesi tavsiye edilmez" ifadesi yer alacak.
Vatan

Enflasyon Hedefi İçin Sigarada Zam Ötelendi 
Maliye Bakanlığı, enflasyon hedeflerinin göz önünde bulundurularak Temmuz- Aralık dönemi için tütün ve sigarada maktu-asgari maktu ÖTV tutarlarının artırılmamasının uygun görüldüğünü açıkladı. Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile tütün ürünlerinin asgari maktu ve maktu vergi tutarlarında, ÖTV kanununa göre ÜFE oranında yapılması öngörülen otomatik maktu vergi artırımının Temmuz-Aralık dönemi için uygulanmayacağı açıklanmıştı. Sigara ve diğer tütün mamulleri üzerinden alınan maktu ve asgari maktu ÖTV tutarları, her yıl Ocak ve Temmuz aylarında TÜİK tarafından ilan edilen Yİ-ÜFE oranı kadar artırılıyor. Maliye Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Bu yılın Temmuz-Aralık dönemi için 2017 yılı enşasyon gelişmeleri ve yıl sonu hedefleri göz önünde bulundurularak, sigara ve diğer tütün mamulleri üzerinden alınan söz konusu maktu ve asgari maktu ÖTV tutarlarının artırılmaması uygun görülmüştür" denildi.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Sıcak Zorluyor Ama Durumu İyi 
Adalet Yürüyüşü'nde önceki gün 40 dereceyi bulan sıcakta 17 kilometre yürüyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, dün 16'ncı günde ise 16.5 kilometre yürüdü. Kılıçdaroğlu, böylece yürüyüşe başladığı günden bu yana toplamda 283.5 kilometre yol kat etmiş oldu. Kılıçdaroğlu, dün şehit aileleriyle birlikte yaptığı basın toplantısında özetle şu mesajları verdi: "Gaffar Okkan, Diyarbakır'da terörün en yoğun olduğu dönemde görev yapan emniyet müdürümüz. Terörle mücadelede halkın desteğini almak, halkla teröristleri ayırmak konusunda Gaffar Okkan'ın verdiği mücadele, izlediği yol ve yöntem gerçekten son derece değerlidir. Teröristler tarafından öldürüldüğünde bütün Diyarbakır yas tuttu. Okkan'ın öldüğü gün, Uğur Mumcu'nun yine bir teröre kurban gittiği gündür. Gaffar Okkan'ı asla unutmayacağız. Terörden çok acı çektik. Analar ağlamasın diye zaman zaman söylemlerde bulunduk, zaman zaman şiirler okuduk, türküler yaktık ama terörü önleme konusunda önemli adımlar atamadık. Terör hâlâ can yakıyor. Özellikle terörle mücadele konusunda emin olun son derece samimiyiz. Her seferinde, her ortamda dile getiririm ve derim ki, terörle mücadele konusunda bizden ne istiyorsunuz siz? Biz kendi topraklarımızda terörü istemiyoruz."
Hürriyet

'Devlet Güvenliği İle Yürümek Cesaret Değil' 
Ak Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, CHP'nin "Adalet Yürüyüşü"ne ilişkin olarak, "CHP'li sözcüler bu yürüyüş esnasında 'cesaretle korkmadan' yürüdüğünü söylüyorlar. Evet devlet gerekli hassasiyet ve güvenliği sağladığı için korkmadan yürüyecekler. Mesele devletin güvenliği ile cesaretle yürümek değil, CHP'nin kontrollü darbe dediği gece cesaretle yürümektir" değerlendirmesinde bulundu. Ünal Meclis İçtüzüğü önerilerinin MHP'ye sunulduğunu da açıkladı Ünal, dün Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Ak Parti MKYK'ya ilişkin basın toplantısı düzenledi, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ünal, şunları söyledi: (Erdoğan'ın Almanya'daki mitingine izin verilmemesi) Bildiğiniz gibi bu konuda Dışişleri Bakanı ve AB Bakanı gerekli açıklamaları yaptı. Almanya'nın Türkiye'ye takındığı durumun üzücü ve kabul edilemez olduğunu ifade ettik. Cumhurbaşkanımızın daha önce de orada yaşayan vatandaşlarımızın toplantısına bağlantısına izin vermemişti. Terör ele başının bağlanmasına müsaade etmişti. Almanya ile olan ilişkileri normal, olağan ve yürütülebilir bir diplomasi düzeyinde devam ettirmek istiyoruz. Almanya'nın FETÖ'cülere yönelik tutumu ve PKK sempatizanlarına yönelik tutumu Cumhurbaşkanımıza yönelik tutumu da kabul edilebilir değil. Temaslarımız sürüyor. (CHP'nin 'Adalet Yürüyüşü) Bu yürüyüş iç ve dış siyasi gelişmeler çerçevesinde ele alınmıştır, özel olarak ele alınmamıştır. CHP sözcülerinin açıklamaları beni de şaşırtıyor. Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının söylemlerine bakınca aslında CHP'nin başında bulunan Kılıçdaroğlu'nun hangi dönemde millet hassasiyeti ile hareket ettiği araştırılsa bir şeye rastlayamayız. Gezi'de mesele ağaç değil ise bugün de maalesef mesele adalet değildir. CHP söylemlerine bakınca; Savcı Selim Kiraz şehit edildiğinde şehit edenlerin savunuculuğuna soyunuyorsa, bazı vekilleri Avrupa'dan Türkiye için yaptırım talep ediyorsa; 17-25 Aralık sonrası yaşanan süreçte genel başkanımızın Cumhurbaşkanımızın terör örgütü olarak nitelendirdiği FETÖ'ye kalkan olacak yapılanmalar varsa; hukuki süreçler başlatıldığını bunları korumacılığına soyunuluyorsa; 15 Temmuz sonrasındaki süreçte Kılıçdaroğlu, FETÖ kitapları ve TV'sini savunan bir dile giriliyorsa; YPG ve PYD ile ilgili terör örgütü değil denebiliyorsa; PKK'lılar ile ilgili 'arkadaşlar' ifadesi kullanılabiliyorsa, adaleti nerede arayacağız? CHP'li sözcüler bu yürüyüş esnasında, 'cesaretle korkmadan' yürüdüğünü söylüyorlar. Evet devlet gerekli hassasiyet ve güvenliği sağladığı için korkmadan yürüyecekler. Güvenlikten tabi ki sorumluyuz. Mesele devletin güvenliği ile cesaretle yürümek değil CHP'nin kontrollü darbe dediği gece cesaretle yürümektir mesele. Genel başkanımız Recep Tayyip Erdoğan o gece, 'ölümüne ölümüne' diyerek belirsizliğe cesaretle hareket etmeseydi ne olurdu, altını çizmemiz gerekiyor. Bu ifadeleri kullanan CHP sözcülerinin adaletten ne anladıklarını gözden geçirmeleri gerekiyor. Cesaret 15 Temmuz gecesi ortaya konulan şeydir.
Milliyet

'Fazla Naz Aşık Usandırır' 
Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ı Çankaya Köşkü'nde kabul etti. Kabulün ardından Türkiye-Macaristan 3'üncü Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi (YDSK) toplantısı yapıldı. İki lider toplantı sonrası, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Macar mevkidaşı Orban'la düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Başbakan Yıldırım, ortak sınır olmasa da Macaristan'ı komşu ülke gibi gördüğünü söyledi. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin artış hızının, beklentilerin altında olduğunu dile getiren Yıldırım, "İkili ve siyasi ilişkilerimiz son derece iyi düzeyde olmakla beraber ticari ilişkilerimizdeki artış hızı, beklentimizin altındadır. Bunu, nasıl artırırız; bunun yollarını birlikte konuştuk. Hedef, kısa vadede 5 milyar Dolar ticaret hacmine ulaşmak. Bu bağlamda, Macaristan'ın iş adamlarına mümkün olan seyahat kolaylığını sağlaması yönünde beklentimizi ifade ettik. Taşımacılığın biraz daha serbestleştirilme yönünde neler yapılabilir; bunların karşılıklı görüşülmesi konusunda mutabık kaldık. Turizmde maalesef son 2 yılda beklediğimiz gelişmeyi göremiyoruz. Bunun, geçici bir durum olduğunu düşünüyoruz. İnşallah kısa zamanda turizmde eski günleri tekrar yakalamayı ümit ediyoruz" diye konuştu. Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik süreciyle ilgili de açıklamalarda bulunan Başbakan Yıldırım, Türkiye ve AB ilişkilerinin geçmişinin çok uzun olduğunu vurguladı. Türkiye'nin neredeyse yarım asırdır AB'ye ortak olmaya çalıştığını belirten Yıldırım, şöyle devam etti: "Sonradan gelenler, geldi geçti. Biz, hala görüşmeye devam ediyoruz. Bizim buradaki bakışımız çok net. AB, özellikle İngiltere'nin çıkma kararından sonra tekrar düşünmeli. Gelecek vizyonunu net bir şekilde ortaya koyması lazım. Kafa karışıklığını bir kenara bırakması lazım. Biz, bunu öneriyoruz. Türkiye, samimiyetle birliğe üye olmak istiyor. Birliğe üye olma konusunda da Macaristan'ın başından beri tutumunda herhangi bir tereddüt yok, çok net. Her ortamda, her şart altında Türkiye'nin üyeliğini destekliyor. "Ama'lı, fakat'lı" bir tutum içerisinde girmiyor. Bunu takdirde karşılıyoruz. Ümit ederiz ki geçtiğimiz 25 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı'mızın Brüksel'de yaptığı temaslarda, bir karar alındı. Bu karar neydi? 'Artık geçmişi bırakalım, önümüzdeki 1 yıl için bir çalışma programı hazırlayalım' demişlerdi. Bu amaca yönelik olarak birkaç gün sonra Sayın Hahn, gelecek. Bu konuda görüşmeler yapacağız. Biz samimiyiz; ama artık bu iş uzadıkça işin olabilirliği sorgulanmaya başlanıyor. Bizde bir laf vardır; 'Fazla naz, aşık usandırır'. AB'nin biraz daha bu konuda hızlı hareket etmesinde fayda var"
Vatan

Akşener Ve Özdağ Yeni Parti Kuruyor 
MHP'de muhalif isimler arasında yer alan Ümit Özdağ, yeni bir siyasi oluşum için çalışma halinde olduklarını söyledi. Milliyetçi Hareket Partisi'nde (MHP) ihraç edilen Ümit Özdağ, yeni bir siyasi oluşum için hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. DW Türkçe'ye açıklamalarda bulunan Özdağ, bu kapsamda Meral Akşener ile çalıştıklarını belirterek, "Merkez sağ ya da merkez sol diye tanımlamak doğru olmaz. Ama daha çok merkeze oturmuş ve toplumun bütün katmanlarına seslenen, demokratik hukuk devleti temelinde şekillenen bir siyasal sistemi hedefleyen, reel sektöre büyük önem veren bir çizgiyi temsil ediyoruz" diye konuştu. Öte yandan, bir diğer muhalif isim olan Sinan Oğan ise yaptığı açıklamada kurulması planlanan yeni partide yer almayacağını dile getirdi. Özdağ dün mecliste yaptığı basın toplantısında ise Ak Parti'nin iktidara geldiği günden bu yana Türk Silahlı Kuwetleri'ne (TSK), bilinçli ve sistemli bir politikayla zarar verdiğini söyledi.
Vatan

DÜNYA 

Kıbrıs'a Genel Sekreter Dopingi 
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsviçre'de 3 gündür devam eden ve kopma noktasına gelen Kıbrıs Konferansı'na müdahale etti. Genel Sekreter, "Benim adım Antonio, Portekizli'yim ve sizin gibi Akdenizli'yim. Bize mantıksız derler ama hem duygusal hem mantıklıyız, haydi Kıbrıs sorununu çözelim. 1975'te İstanbul'a ilk gittiğim zaman Amerikalı turistler beni Türk zannedip adres sormuştu, Türkiye'yi de Yunanistan'ı da iyi bilirim. Kıbrıs'la ilişkim zaten aşk ilişkisi gibi. Şimdi Kıbrıs sorununu çözmek için en iyi zaman" diyerek tarafları teşvik etti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Yunan mevkidaşı Nikos Kocyas'la görüşen Guterres, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum lider Nikos Anastasiadis'le de birebir toplantı yaptı. Rumlar geri adım attı ve garantörlük konusunda yeni fikirler tartışılmaya başlandı. Çavuşoğlu, dün akşam yaptığı açıklamada, "Çözüm için buradayız. Türk heyeti yapıcı ve ciddi şekilde hareket ediyor. Bu nihai konferanstır ve çözüme ulaşmamız gerek. Çözüm için de askıdaki tüm konularda anlaşmamız gerek" dedi.
Hürriyet

Katar Savunma Bakanı Türkiye'de 
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, dün Ankara'da Katar Savunma Bakanı Halid Bin Muhammed el-Atiyye ile bir araya geldi. Katar ile Türkiye'nin tarihi ilişkilerle birbirine bağlı olduğunu söyleyen Atiyye, ziyaretinin, iki ülke arasındaki savunma işbirliğini güçlendirme çerçevesinde gerçekleştiğini ve görüşmelerin gündeminde Türkiye'nin Katar'daki askeri üssünün ilk sırayı aldığını aktardı. Atiyye, ülkesinin ABD ile de özellikle terörle mücadeleyle ilgili "stratejik ilişki" içinde olduğunu dile getirirken, Katar'daki ABD askeri üssünün kapatılmasının kesinlikle söz konusu olmadığını vurguladı. Bununla birlikte Katar Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, yeni bir grup Türk askerinin Katar'ın başkenti Doha'ya gittiği ve Katar'da tatbikata katılacağı belirtildi. Doha'daki Al Udeyid Hava Üssü'ne gelerek, geçen hafta gelen gruba katılan yeni Türk birliği Katar askerleriyle ortak tatbikatlara katılacak. Yeni gelen birlik ile birlikte Katar'da bulunan Türk askeri varlığının önümüzdeki günlerde 1.000 askere ulaşması bekleniyor. Öte yandan Katar Savunma Bakanı Halid Bin Muhammed el-Atiyye, ülkesinin son dönemde maruz bırakıldığı durumu "kansız savaş ilanı" olarak nitelendirdi. Londra merkezli "El-Arabi el-Cedid" gazetesine konuşan Atiyye, Katar ile bazı Arap ülkeleri arasındaki krize ilişkin, "Ülkemizin maruz kaldığı durum, kansız savaş ilanı mahiyetindedir. Vatandaşlara zarar vermek ve Körfez ülkeleri arasındaki sosyal dokuyu parçalamak amacıyla kara, deniz ve hava sınırlarının kapatılması neyle izah edilebilir?" dedi.
Milliyet

Merkel'e Geri Adım Attırdılar! 
Almanya'da uzun süredir tartışılan önerge, sonunda kabul edildi. Dün sabah mecliste yapılan oylama sonucunda, ülkede eşcinsel evliliklere izin çıktı. Oylama, yıllardır eşcinsel evliliğe karşı çıkan Şansölye Angela Merkel'in geri adım atması sonucu gerçekleşti. Merkel eşcinsel evlilik önergesine ret oyu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada, "Benim için evlilik anayasada kadın ve erkek arasındadır. Bu nedenle de tasarıyı onaylamadım" diye konuştu. Merkel, bu konuda kararı milletvekillerine bırakacağını söylemişti.
Milliyet

İki Tweet İle Fırtına Koptu 
ABD Başkanı Donald Trump MSNBC televizyon kanalı sunucularından Mika Brzezinski'ye yönelik yaptığı aşağılayıcı açıklamaları ile ülkede büyük bir öfke yarattı. Brzezinski'nin perşembe sabahı sunduğu "Morning Joe" adlı programda Trump'ı sert bir dille eleştirmesinin ardından ABD Başkanı Twitter hesabından sunucu için "IQ'su düşük kaçık Mika" paylaşımında bulundu. Trump, aynı zamanda Brzezinski'nin nişanlısı da olan programın diğer sunucusu Joe Scarborough'ı da "Psikopat Joe" olarak nitelendirdi. ABD Başkanı, ikinci bir tweet'inde de her iki sunucunun yeniyılda Florida'daki Mar-a-Lago Golf Kulübü'nde kendisi ile görüşmek istediğini, o tarihte Brzezinski'nin yaptırdığı güzellik operasyonu sonrası yüzünün kanadığını iddia etti. Bu açıklamalar ABD'de büyük protesto dalgasına yol açtı. Sosyal medya üzerinden de tepki gösteren birçok kişi "Trump'ın attığı en kötü Tweet" olarak bahsetti. Demokrat Partili politikacı Dianne Feinstein, Trump'ı "seksist" olmakla suçladı. Trump'a kendi partisi Cumhuriyetçi politikacılardan da tepki geldi. Cumhuriyetçilerin önemli isimlerinden ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan Trump'ın yorumu için "Bunun uygun bir yorum olduğunu düşünmüyorum" ifadelerini kullandı. Cumhuriyetçi Parti Senatörü Ben Sasse "Lütfen bunlara bir son verin. Bu normal değil ve sizin makamınızın layık olduğu asaletin altında" açıklamasında bulundu. Bir başka Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise "Sayın Başkan, Tweet'iniz … ABD'nin politikasının büyüklüğü ile bağdaşmıyor, aksine Amerika'nın politikalarının yanlış yolda olduğuna işaret ediyor" açıklamasında bulundu. MSNBC kanalı da Trump'ın yorumuna Twitter üzerinden yanıt verdi. Açıklamada "Eğer ABD Başkanı işini yapmak yerine vaktini mobbing, yalan ve kişisel saldırılarla geçiriyorsa Amerika için üzücü bir gün" ifadeleri kullanıldı. CNN Twitter'da Trump'ın bahsettiği tarihte Brzezinski'nin yüzünde yara izi görünmeyen fotoğrafını paylaştı. 50 yaşındaki Mika Brzezinski, eski ABD Başkanı Carter'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski'nin kızı. 54 yaşındaki Joe Scarborough ise Cumhuriyetçi Parti'nin eski bir Kongre üyesi.
Vatan

SPOR 

Galatasaray her gün yeni bir yıldıza imza attırıyor. Bafetimbi Gomis'in ardından dün de Younes Belhanda için Türk Telekom Stadı'nda imza töreni düzenlendi. Başkan Dursun Özbek'in de katıldığı organizasyonda kendisini 4 yıllığına Sarı-Kırmızılı renklere bağlayan Faslı futbolcu, çarpıcı açıklamalar yaptı. Galatasaray ailesine dahil olmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Belhanda, "Geçmişte Beşiktaş ve Fenerbahçe de beni istemişti. Ancak hep Galatasaray'ı bekledim. Sonunda teklif geldi ve hayalime kavuştum" dedi.
Posta

Milli tekvandocu Hatice Kübra İlgün, 23. Büyükler Dünya Tekvando Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. Finalde ev sahibi Güney Kore'den Ah Reum Lee ile karşılaşan Hatice, rakibine 7-5 kaybetti ve gümüş madalya aldı. Şampiyonaya 1 numaralı seri başı olarak katılan İrem Yaman, ikinci turda İsveçli Elin Johansson'a 2-1 yenildi, madalya kazanamadı. Güney Kore'nin Muju kentinde düzenlenen ve 183 ülkeden 971 sporcunun katıldığı şampiyonada Türkiye takım halinde 2 altın, 1 gümüş madalya ile ikinci sırada yer aldı.
Posta

Fenerbahçe Kulübü ile Doğuş Grubu arasında, sarı-lacivertli erkek basketbol takımının sponsorluğunu kapsayan iş birliği anlaşması gerçekleştirildi. Ülker Sports Arena'da gerçekleştirilen imza törenine, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Asbaşkan ve Basketbol Şubesi Sorumlusu Ozan Balaban, Genel menajer Maurizio Gherardini, başantrenör Zeljko Obradovic ve Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk katıldı. Başkan Aziz Yıldırım, Türk sporunda önemli bir gün yaşadıklarını söyledi. Sponsorluğun önemine uzun zamandır vurgu yaptıklarını belirten Yıldırım, "Sponsorlukların artmasıyla her branşta başarının geleceğini düşünüyoruz. Marka olan 2 değer bir araya geliyor. Bugün 3 yıl gibi bir süreçte Türk basketboluna beraber hizmet etmek için anlaşmış bulunuyoruz. Bu sürecin daha da ileriye gitmesi hepimizin arzusu ve isteğidir. Doğuş Grubu'na ve Ferit Bey'e, 2006'dan bu yana devam eden süreci sürdürdükleri ve Türk sporuna katkıda bulundukları için teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, kendisi için çok heyecan verici bir gün olduğunu dile getirdi. Spor ve eğitim odaklı iş birliklerinin Darüşşafaka ile devam edeceğini vurgulayan Şahenk, "Fenerbahçe'nin Euroleague Final Four'unda oynadığı maçları, taraftarlıktan öte bir milli heyecanla Türkiye tarafından izlenmesi, bu alandaki başarıları toplum olarak sahiplenmeye ne kadar hazır olduğumuzu ortaya koymuştur. Fenerbahçe ile imzalayacağımız isim sponsorluğu anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle, Fenerbahçe takımının adı Fenerbahçe Doğuş olacak. Fenerbahçe Kulübüne bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. Törende konuşan Zeljko Obradovic ise, "Bir kere daha kendimi çok rahat hissettiğim bu salonda olduğum için çok mutluyum. Benim için burası çok özel bir yer. Bugün çok özel bir gün ve tarafımdan söyleyecek çok fazla söz olduğunu düşünmüyorum ama özel olarak söylemek istediğim bir şey var. Ferit Bey ile çok fazla vakit geçirdik ve Fenerbahçe'yi ne kadar sevdiğini biliyorum." açıklamasını yaptı.
Milliyet

G.Saray kadrosunu Gomis, Belhanda ve Maicon'la, F.Bahçe ise Valbuena, Dirar ve Mehmet Ekici ile güçlendirirken Beşiktaş'ın hâlâ transferde hamle yapmaması taraftarı düşündürüyor. Siyah-beyazlı yönetim acele etmeyip transferde nokta atışı yapmaya çalışırken sportif başarı kadar mali dengelere de önem veren başkan Fikret Orman'ın planı ortaya çıktı. BEŞİKTAŞ'IN şu an için önceliği kesinlikle yeni oyuncu almak değil, kadrodaki şişkinlik ve maddi yükten kurtulmak. Boyko, Pedro Franco, Milosevic, Veli Kavlak, Aras Özbiliz, Gökhan Töre ve Mustafa Pektemek gibi kiradan ya da sakatlıktan dönen isimler elden çıkarılmak isteniyor. HATTA bunların yanı sıra Lyon'un nabız yokladığı Marcelo ve son günlerde takımdan ayrılabileceği konuşulan Andreas Beck bile uygun bir teklif gelmesi halinde gönderilebilir. Geçen sezonu Malaga'da sadece 5 maç oynayabilen Boyko, üst üste 2 sezon Hannover ve Darmstadt'a kiralanıp her iki sezonda da son sırada küme düşen Milosevic, Millonarios'un bonservisini almak istemediği Franco, sakatlıklar yüzünden son 2 sezonda sadece 8 maça çıkan Veli, Şenol Güneş'in gözüne giremeyen Aras, West ham'da aradığını sulamadığı gibi ağır bir de sakatlık geçiren G.Töre ve Başakşehir'de iyi bir sezon geçirmesine rağmen Beşiktaş'ta kalması zor görünen M.Pektemek'i bir an önce göndermek isteyen yönetimin önceliği transfer yapmaktan daha çok bu 7 ismin 15 milyon Euro'yu bulan masrafından kurtulmak.
Vatan

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme