3 Temmuz 2017 Pazartesi

03.07.2017 Genel Gündem



03.07.2017

GÜNDEM
 
'Çoğu Gitti Azı Kaldı' 
Terör örgütü PKK tarafından önceki akşam evinden kaçırılan ve ardından silahlı saldırıyla öldürülen Van'ın AK Parti Özalp İlçe Başkan Yardımcısı Aydın Ahi, son yolculuğuna uğurlandı. Aydın Ahi'nin Van'da düzenlenen cenaze törenine katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Terör örgütü can çekişmektedir" diyerek açıklamalarda bulundu: "Ürkütmeye ve korkutmaya çalıştıkları bu millet korkmamıştır. Cumhurbaşkanımız da Başbakanımız da Van'ımıza başsağlığı dilemektedir. Bilsinler ki, canımızı en acı şekilde acıtmaya çalışsalar da bu yoldan dönmeyeceğiz. Terör örgütü can çekişiyor, çoğu gitti azı kaldı. Davasına yoldaşlık yaptı, şimdi de cennette ailesini, dostlarını karşılayacak. Şimdi başımız dik, gururlu, onurlu bir şekilde, 62 yaşındaki bu koca çınarı ahirete uğurluyoruz. Milletçe başımız sağolsun." Bakan Soylu, terör örgütünün öğretmenleri kaçırarak şehit ettiğini, Aydın Ahi, Orhan Mercan, Adnan Vanlı, Aydın Muştu'nun teröristler tarafından şehit edildiğini anlatarak, bu saldırılarla birlik ve beraberlik yürüyüşlerinden asla vazgeçmeyeceklerini kaydetti. Ankara'da bulunan AK Parti Van İl Başkanı Zahir Soğan da, Twitter hesabından, "Nasıl kıydınız bu cana? Özalp ilçe başkan yardımcımız Aydın Ahi terör örgütü PKK tarafından evinde çocuklarının gözü önünde şehit edildi" ifadelerine yer verdi. Ahi'nin cenazesi, törenin ardından defnedilmek üzere Özalp ilçesine bağlı Boğazkesen Mahallesi'ne uğurlandı. Cenaze törenine, Ahi'nin ailesi, AK Parti Van Milletvekilleri Beşir Atalay, Burhan Kayatürk, YYÜ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, ilçe kaymakamları, kamu kurum amirleri ve vatandaşlar da katıldı.
Vatan

Fetö'den İtiraf Etmek İsteyen Sanıklara Baskı 
Erzurum'da, FETÖ'nün istihbarat ağı olarak adlandırılan "5A" grubunda olduğu iddia edilen eski zabıt katibi Metin Boz hakkında hazırlanan iddianamede, örgütün ceza infaz kurumlarında etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen üyelerine engel olmaya çalıştığı anlatıldı. Boz hakkındaki soruşturma sonucu başsavcılıkça hazırlanıp Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 12 sayfalık iddianamede, tanık olarak ifadesine yer verilen örgüt mensuplarına yönelik başka bir soruşturmanın şüphelisi A.P. çarpıcı bilgiler verdi. A.P. FETÖ'nün ceza infaz kurumlarında çözülmeyi önlemek için motivasyonu yükseltmek amacıyla örgüt üyelerine telkinlerde bulunduğunu, bu nedenle adliye yapılanması sorumlularının bir kısmının etkin pişmanlık kapsamında ya da itirafta bulunma konusunda talepkar olmadığını vurguladı. A.P, ifadesinde şunları anlattı: "M.G. ile Y.D. koğuş arkadaşlarımdır. Koğuşta kendileriyle konuştuğumda bildiklerini anlatacaklarını, bu örgüt ile bağları olduğunu söylemişlerdi ancak konuşmak için örgütten korkuyorlar. Ceza infaz kurumunda hükümlü ve tutuklular arasında 'Bu işler bitecek, geri döneceğiz, ülkeyi tekrar biz yöneteceğiz' şeklinde konuşmalar oluyordu. Psikolojik bir baskı bulunuyordu. M.G. ve Y.D. ile örgütün polis grubundan cezaevinde olanlar konuşmaktan çekiniyor."
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 4, 0157-4, 0185
Sterlin: 4, 5761-4, 5790
Gram Altın: 140, 0597 -140, 1449
İşçiye % 7. 5 + 4 Zam 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 192 bin kamu işçisini yakından ilgilendiren kamu toplu sözleşme görüşmelerinde, Türk-İş'le uzlaşmanın sağlandığını açıkladı. Kulislerde, 2017 yılı için, hükümetin ilk olarak ilk 6 ay için yüzde 6 ikinci 6 ay için yüzde 3 zam önerdiğine dikkat çekilirken, bu rakamın son görüşmelerde yüzde 7.5 artı 4'e yükseltildiği belirtiliyor. 2018 yılı içinde, kamu işçilerine ilk 6 ay yüzde 4, ikinci altı ay ise enflasyon kadar zam verilmesi konusunda uzlaşma sağlandığı, basına yansımıştı. Denge ödeneği ve düşük ücret alan 68 bin kamu çalışanına yapılacak iyileştirme de temel anlaşmazlık konuları arasında bulunuyordu. Türk-İş, düşük ücret alanlar için 100 lira seyyanen zam talep ederken, son görüşmelerde hükümetin teklifini 80 liraya kadar yükselttiği belirtiliyor. Ancak anlaşmadaki rakamın 90 veya 100 lira olması bekleniyor. İşçilere bir kez verilecek olan denge ödeneği konusunda ise 750 liraya yakın bir oranın kabul edildiği ifade ediliyor. Çalışma Bakanı Müezzinoğlu da, önceki gece Bursa'daki bir programında anlaşmayla ilgili olarak, "Rakamları Sayın Başbakanımız Pazartesi günü saat 11.00'de Bakanlar Kurulu'ndan önceki toplantıda kamuoyuna duyuracak" dedi. Müezzinoğlu, özetle şunları söyledi: "Yaklaşık bir buçuk aydır kamuda çalışan işçilerimizle ilgili toplu sözleşme çalışmalarını Türkİş Başkanımızın başkanlığında sendika başkanlarımızla yoğun bir çalışma yaptık. Ben burada Türk-İş Başkanımıza ve sendika başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Bizde özellikle hükümet olarak başta Maliye Bakanımız olmak üzere, hükümetimize de teşekkür ediyorum. İşçilerimizin enflasyona karşı korunması, enflasyona ezdirilmemesi, mümkünse enflasyonun üzerinde bir artışı sağlayabilmek adına onların taleplerini karşılama gayreti içinde olduk ve Sayın Başbakanımızla yaptığımız görüşmede Sayın Başbakanımıza özellikle burada teşekkür etmek istiyorum. O da bu anlamda bizim yüzde 90'lara varan uzlaşımıza yüzde 100 noktasına taşıdı. Ben özellikle tekrar Sayın Başbakanımıza, onun şahsında hükümetimize, işçilerimiz adına da Türk-İş başkanımızın şahsında tüm sendika başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Tabii burada Hak-İş'inde çalışanları var. Hak-İş Başkanımızın bu anlamda taleplerini karşılamış olduğumuz kanaatindeyim."
Hürriyet
 
Maliye, Kamudan Tasarruf Bekliyor 
Maliye Bakanlığı, kamu kuruluşlarından cari harcamalarda tasarruf sağlamak için proje bekliyor. Isınma, elektrik, kırtasiye gibi mal ve hizmet alımlarını içeren cari harcamaların kontrol altına alınması için geçen yıl başlatılan projenin bu yıla ilişkin duyurusu da yapıldı. Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları hazırladıkları projeleri Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'ne iletecekler. Başvuruda proje ve işe sağlanacak desteğin değerlendirilebilmesi için işin konusu, amacı, başarı ölçütleri, bilimsel ve teknolojik niteliği, iş planı, yönetimine yönelik bilgiler ve cari harcamaların rasyonelleştirilmesi açısından yapılması beklenen katkı ile tahmini maliyet tabloları Maliye'ye verilecek. Projeler için destek Maliye Bakanlığı'nın ilgili ödeneğinden tahsis edilecek. Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'ne gelen projeler cari harcamaları azaltıcı, tasarruf ve etkinlik sağlayıcı olma esaslarına göre değerlendirilecek. Maliye Bakanı onaylarsa destek sağlanacak. Proje veya işin bitiminden itibaren üç ay içinde projenin sonuçlarını hazırlayan bir rapor hazırlanarak Maliye Bakanlığı'na gönderilecek. Yetkililer, kamu kuruluşlarının projelerini getirdiklerini örneğin güneş ya da rüzgar enerjisini projelerini desteklediklerini belirterek, proje güneş enerjisi sistemini getirmekse projenin öncelikle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na gönderildiğini, teknik değerlendirmenin yapıldığını onaylanırsa da Maliye'nin ödenek verdiği söylediler. Öte yandan 2018 yılına ilişkin bütçe tasarısı hazırlıkları başladı. Maliye Bakanlığı kamu kurum ve kuruluşlarına gönderdiği yazı ile 2018 yılı bütçe dönemi, 2018-2020 orta vadeli program için ödenek ihtiyaçlarını, gelir tahminlerini içeren bütçe tekliflerini 10 Temmuz 2017 tarihine kadar e-bütçe sistemi üzerinden girecekler. Eylül ayının ilk haftası Bakanlar Kurulu orta vadeli programı kabul edecek. Daha sonra da kamu kuruluşlarının ödenek teklif tavanlarını gösteren mali plan eylül ayının 15'ine kadar yayımlanacak.
Hürriyet
 
Kişisel Verilerimizi Nasıl Koruyacağız 
Hayatımızda sosyal medya odak noktası haline gelirken kişisel bilgilerimizin güvenliği konusu da daha çok tartışılır oldu. Teknolojinin bilgiyi depolamaktaki gücünün sınırsız olması, bu bilginin kullanılmasının kişilerin özel yaşamının gizliliğini çoğu kez tehlikeye düşürmesi konunun önemini daha da artırdı. Ülkemizde bu husus uluslararası kaynaklarla birlikte Anayasa'nın Özel Hayatın Gizliliği hükmüyle birlikte özel bir korumaya kavuşturuldu. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle kişisel verinin ne olduğu ve verinin ne şekilde korunacağının yöntemi belirlendi. Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanıyor. Hayatımızın büyük çoğunluğunun çalışarak geçtiğini düşünecek olursak, kişisel verilerimizin en çok biriktiği alan işyerlerimiz oluyor. İş ilişkisi içinde işçinin kişisel verilerinin nasıl temin edileceği, elde edilen verinin nasıl kullanılacağı ve işçinin verinin kullanılması nedeniyle zarara uğraması halinde bunun tazminini nasıl isteyeceği detaylı olarak düzenlendi. Çalışanın nüfus bilgileri, ikametgâhı, uyruğu, medeni hali, doğum tarihi, adli sicil kaydı, siyasi görüşü, sağlık raporları, cinsel yönelimi, inanışları, ırkı, etnik kökeni, birtakım derneklere üyelikleri, e-posta yazışmaları kişisel verilerin başında sayılabilir. Kişisel veriler sayılanlarla sınırlı olmayıp gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi kapsamaktadır. Bahsedilen bu bilgilerin işlenmesi sonucu ortaya çıkan yeni bilgiler de kişisel veri oluşturur. Yapılan her işte hangi bilgilerin kullanıldığının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve bu bilgilerin kişisel veri olup olmadığının ayrıca tartışılması gerekmektedir. Kişisel verinin işlenmesinde temel kural kişinin onayının alınması. Bir kişiye ait kişisel veriyi kullanacak veya işleyecekseniz kendisinden önce onay almanız gerekiyor. İşte de aynı kural geçerli. Çalışanın kişisel bilgileri ancak rızası ile kullanılabiliyor ve işlenebiliyor. Ne var ki, iş ilişkisinde işverenin çalışanın birçok verisini kullanması zorunlu. Bu zorunluluk yasaların işverene yüklediği yükümlülüklerden kaynaklanıyor. Örneğin İş Kanunu'na göre işverenler çalıştırdıkları her bir işçi için özlük dosyası düzenlemek ve istendiği zaman bu bilgileri yetkili mercilere vermek zorunda.
Milliyet
 
G20 Zirvesi İşsizliği Masaya Yatıracak 
İşsizlikle mücadele, 7 - 8 Temmuz'da Hamburg'da yapılacak G20 Liderler Zirvesi'nin en önemli konu başlıklarından biri olacak. G20 ülkeleri arasında bu konuda en başarılı ülke yüzde 2.8'lik işsizlik oranıyla Japonya olurken, Güney Afrika ise yüzde 27.7'lik işsizlik oranıyla önemli mesafe kaydetmesi gereken ülke olarak görülüyor. Dünya Bankası, Uluslararası Çalışma Örgütü ve ülkelerin istatistik kurumlarının verilerinden derlenen bilgilere göre, G20 ülkeleri arasında işsizlik oranının en yüksek olduğu ülkelerin başında yüzde 27.7 ile Güney Afrika yer alırken, bunu yüzde 13.6 ile Brezilya ve 11.7 ile Türkiye izliyor. G20 ülkelerinin son açıklanan işsizlik verilerine göre, en düşük işsizlik oranı yüzde 2,8 ile dünyanın üçüncü büyük ekonomisi Japonya'ya aitken, bu ülkeyi yüzde 3.5 ile Meksika, yüzde 3.6 ile Güney Kore takip ediyor. 2008 yılında yaşanan finansal kriz ülkelerin istihdamını da olumsuz etkilemiş, söz konusu tarihten sonra yapılan G20 zirvelerinde taahhütler verilerek, işsizlikle mücadele dünyanın en büyük ekonomilerinin öncelikli gündem maddeleri arasında yer almıştı. Küresel ekonomik sorunların çözümünde önemli platformlardan biri sayılan G20 Liderler Zirvesi, Almanya'nın ev sahipliğinde 7-8 Temmuz'da Hamburg'da toplanarak, işsizlikle mücadele başta olmak üzere, ekonomik direncin artırılması, sürekliliğin geliştirilmesi, iklim, enerji, uluslararası vergi iş birliği, sağlık, tarım ve gıda güvenliği, yolsuzlukla mücadele, dijitalleşme, terörizmle mücadele ve kadınların ekonomik alanda güçlendirilmesini masaya yatıracak. Ayrıca, Türkiye'nin G20 dönem başkanlığında bir ilke imza atılarak kadınların iş gücüne katılımları için Woman-20 (W20) grubu kurulmuş, kadınların iş gücüne katılımlarını iyileştirme ve genç işsizliğin azaltılması hedefleri ön planda tutulurken, KOBİ'lerinin küresel değer zincirlerine daha kolay entegrasyonuna da önem verilmişti.
Milliyet
 
Güvercin Başkanlar Neden Şahinleşti? 
Geçtiğimiz hafta gelişmiş ülke merkez bankaları yine başroldeydi. Özellikle ECB başkanı Mario Draghi geçtiğimiz hafta piyasaları fazlasıyla hareketlendirdi. Fed Başkanı Janet Yellen ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Mark Carney yapmış oldukları konuşmalarla geçtiğimiz haftanın hareketliliğini daha da artırdılar. Yaz geldi, kuzey yarıkürede tatil mevsimi geldi, piyasalar sakinleşir derken; artan hava sıcaklıklarıyla beraber, hararet de arttı. Draghi'nin enflasyon üzerindeki baskıların geçici olduğunu söylemesi, parasal genişlemenin yıl sonundan önce sonlandırılabileceği şeklinde algılandı. Her ne kadar bu konuşmayı yaptığının hemen ertesi günü ECB'den "Piyasalar Başkan Draghi'yi yanlış anladılar" tarzında bir açıklama gelse de euro kısa bir düzeltme sonrasında 1.1310'daki kritik eşiğini geçti, ardından da 1.1446'ya kadar yükseldi, haftayı 1.1427 seviyesinden; zirvesine yakın kapattı. Draghi'nin konuşmasının hemen sonrasında Londra'da konuşan Yellen, doları destekler mesajlar vermemesi de bu hareketi tetikledi. Euronun yükselişinin; merkez bankası başkanlarının mesajlarından çok piyasalardaki pozisyonlanmadan kaynaklandığını düşünüyorum. Fransa seçimlerinde Macron'un daha ilk turda Le Pen'i geçmesinden sonra başlayan "euro uzun pozisyonlar" gün geçtikçe arttı. Macron'un mecliste de çoğunluğu elde etmesiyle daha da cesaretlenen piyasa katılımcıları 1.15'i hedefler durumdaydılar. Yayınlanan bir çok rapor da bu seviyeyi hedef gösteriyordu. Bu nedenle Draghi'nin yanlış anlaşıldım demesine rağmen piyasaların kendi "hedeflerine" doğru gitmelerinin ardındaki önemli sebep bu pozisyonlanma olsa gerek diye düşünüyorum.
Vatan
 
Dünya 
Almanya İçişleri Bakanı: Pkk'ya İzin Verilmeyecek 
Almanya 'nın Hamburg kentinde 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek G20 Zirvesi yaklaşırken Alman İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını söyledi, barışçıl gösterilerin de demokrasilerde bir hak olduğunun altını çizdi. Alman Bild am Sonntag gazetesine açıklamada bulunan Bakan de Maiziere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı protesto gösterisi yapılabileceğini belirterek, "Kürtlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı gösteri yapabilecekleri gözardı edilemez. Buna izinleri de var. Ama PKK gibi terör örgütlerinin reklamını yapmaya kalkışırlarsa buna güvenlik güçleri müsaade etmeyecek. Sözkonusu sembollerine de müsaade edilmeyecek" dedi. Radikal sol grupların kente gelmesinin beklendiğini söyleyen de Maiziere, "Benim tahminim yurt içi ve yurt dışından gelecek sekiz bin radikal Hamburg'da bulunacak. Siber saldırıları hazırlıkları olabileceğini de düşünüyorum" dedi.
Hürriyet
 
'Ültimatoma Hakkınız Yok!' 
Suudi Arabistan başta olmak üzere bazı Arap ülkeleri tarafından ablukaya alınan ve diplomatik ilişkileri kesilen Katar, kendisine iletilen 13 maddelik talep listesini kabul etmesinin mümkün olmadığını bildirirken, bunun, egemenliğe müdahale olduğunu savundu. Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman El Sani, Roma'daki temasları sırasında yaptığı açıklamada, "Talep listesi, reddedilsin diye hazırlanmış, kabul edilsin ya da müzakere edilsin diye değil. Bu taleplerin, Katar'ın egemenliğine müdahale olduğunun herkes farkında" diye konuştu. Kimsenin bağımsız bir ülkeye ültimatom vermeye hakkı olmadığını savunan El Tani, gerekli koşulların oluşturulması durumunda Arap ülkeleriyle diyaloğa hazır olduklarını söyledi. Bakan, Katar'ın Türk askeri üssünü kapatmayacağını bunun iki ülke arasında varılan bir savunma anlaşmasının parçası olduğunu söylerken, Arap ülkeleri tarafından talep edildiği gibi Doha merkezli uydu kanalı El Cezire'nin kapatılmasının da söz konusu olamayacağını belirtti. Diğer Arap ülkelerinin gündeme getirdiği şikayetleri "uygun koşullarda" konuşmaya hazır olduklarını vurgulayan El Sani, ayrıca her ülkenin Katar'ın politikalarından duyduğu memnuniyetsizliği ifade etmekte özgür olduğunu ancak bunun ültimatom yerine müzakereler sırasında dile getirebileceklerini de söyledi. Bakan El Sani, "Katar, alınacak her türlü tedbirden korkmamakta, her türlü sonuçla da yüzleşmeye hazır ancak bahsettiğim gibi ihlal edilmemesi gereken bir uluslararası hukuk var ve geçilmemesi gereken bir sınır mevcut" diye ekledi. Kuveyt'in ilettiği 13 maddelik listede Katar'daki Türk askeri üssünün kapatılması, El Cezire kanalının faaliyetlerine son vermesi, İran'la diplomatik ilişkilerin seviyesinin düşürülmesi gibi istekler var.
Milliyet
 
Trump 'Nakavt' Etti! 
ABD Başkanı Donald Trump, Twitter hesabından yine olay yaratacak bir paylaşımda bulundu. CNN başta olmak üzere medyaya eleştirilerini esirgemeyen Trump, bu kez de, CNN logosu yüzüne montajlanmış kişiyi döverken çekilen videoyu "sahtekâr CNN" başlığıyla paylaştı. Bu video ile söz konusu kanalı "dövdüğünü" ima eden Trump, tweetinde "Sahtekar CNN" anlamına gelen "#Fraud- NewsCNN" "#FNN" etiketlerini kullandı. Trump, bu videodan önce attığı tweetde, özellikle CNN haber kanalının isminin değişmesi gerektiğini savunmuştu. Trump, "Sahte& Hileli haber medyası, Cumhuriyetçileri ve diğerlerini sosyal medya kullanmamam konusunda ikna etmeye çalışıyor ancak unutmayın ki ben 2016 seçimlerini röportajlarla, konuşmalarla ve sosyal medya ile kazandım. #SahteHaber'i yenmek zorundaydım ve öyle de yaptım" diye de ekledi. Trump'ın geçmişte seyirci olarak gittiği Amerikan güreşi gösterisindeki bu halleri, başkanlık yarışları sırasında çok tartışılmıştı. Aynı görüntülere CNN logosu ekleyen Trump, yine takipçilerinin ilgisini çekti. Bununla birlikte bir açıklama yayınlayan CNN kanalı da, Başkan'ın, bu paylaşımıyla gazetecilere karşı şiddet kullanılmasını teşvik ettiğini savundu. Bununla birlikte söz konusu videonun kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. Bu arada "New York Post" gazetesi, Twitter'da kimi zaman hakarete varan açıklamalar yapan Trump'ın bu sosyal medya alışkanlığıyla ilgili üç kelimelik bir editör yazısı yayınladı. New York Post'ta "Trump'ın tweetleri hakkında" başlığıyla yayınlanan editör yazısında, yalnızca "Dur. Sadece dur" (Stop. Just stop) ifadeleri yer aldı. ABD Başkanı Donald Trump ise, kendisinin sosyal medya kullanımını yine Twitter üzerinden savundu ve "Benim sosyal medyayı kullanışım alışıldık Başkan tipine uygun değil Modern zaman Başkan tipine uygun" dedi.
Milliyet
 
'Umarım Kararlılığımız Karşılıksız Kalmaz' 
İsviçre'nin Crans- Montana kentinde devam eden Kıbrıs Konferansı'nda verilen araya rağmen Türk heyeti çalışmalarına yoğun şekilde devam ediyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, konferans kapsamında KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile bir araya geldi. Crans-Montana'daki konferansta Türk heyetine başkanlık eden Bakan Çavuşoğlu ve Akıncı, müzakerelerde gelinen son durum ve bugünden itibaren tekrar başlayacak süreç hakkında görüş alışverişinde bulundu. Çavuşoğlu, Akıncı ile görüşmesinin ardından KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, parti liderleri ve milletvekilleriyle katıldığı çalışma yemeğinde konferansın gidişatına ilişkin durum değerlendirmesinde bulundu. Birleşmiş Milletler (BM), önceki gün yaptığı açıklamada, adada kapsamlı çözüme öncülük edebilecek gerekli unsurların yer alacağı paket anlayışının net bir şekilde ortaya çıktığını duyurmuştu. KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, sürece ilişkin değerlendirmelerinde "Sıklıkla ifade ettiğimiz gibi, biz bu konferansın artık bir 'karar konferansı' olduğu anlayışı içinde hareket etmekteyiz" diyen Akıncı, bu sebepten dolayı bazı konuların teknik komitelere havale edilmesi yönündeki Rum önerisine onay vermediklerinin altını çizdi. Türk tarafının uzun zamandır müzakerelerde konuların tek tek ele alınarak çözümlenmesi yönteminin artık verimli olmadığını ve paket yaklaşımının zorunlu olduğunu ifade ettiğini vurgulayan Akıncı, "Kıbrıs'ın gelecek kuşakları için en iyisini yapmaktan başka bir amacımız yoktur. Kıbrıs Türk halkını ve bir bütün olarak adamızı, hak ettiği daha güzel, barış içinde bir geleceğe taşımak için kararlılıkla buradayız. Umarım bu kararlılığımız karşılıksız kalmaz" diye konuştu.
Vatan
 
Popstar Gibi Başbakan 
Kanada'nın kuruluşunun 150'inci yıl donumu ülke genelinde düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Başkent Ottawa'da parlamento binası önündeki törene İngiltere Veliaht Prensi Charles ve eşi Cornwall Düşesi Camilla da katıldı. Yaklaşık 25 bin kişilik kalabalığa seslenen Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ülkesinin kapılarının herkese acık olduğunun altını çizerek, "Kanada farklılıklarından dolayı güçlü bir ülke. En büyük gururumuz, siz buraya dünyanın herhangi bir yanından gelebilirsiniz, güzel bir hayat kurup toplumumuzun bir parçası olabilirsiniz. Sizin nereden geldiğiniz, dininizin ne olduğu, kimi sevdiğiniz önemli değil, hepiniz Kanada'ya hoş geldiniz" diye konuştu. Etkinlik kapsamında eşi Sophie ile birlikte şarkı söyleyen Trudeau için, 'Politikadan sonra yapacağı meslek belli', 'Popstar gibi Başbakan' yorumları yapıldı. Başkentteki etkinlikte İrlandalı rock grubu U2 da konser verdi. Kanada'da 1867'de İngiltere'den ayrılarak bağımsız yönetim hakkına kavuştu.
Vatan
POLİTİKA

Cumhurbaşkanını Birinci Turda Seçtireceğiz 
Başbakan Binali Yıldırım bir araya geldiği Ak Parti Gençlik Kolları yöneticilerine 2019 seçimleri için "kapı kapı gezme talimatı" verdi. Yıldırım, "Yeni sistemde yüzde 50 artı 1 almamız gerekiyor. Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri birlikte yapılacak. Milletimizin desteği, sizlerin çalışması ile Cumhurbaşkanımızı ilk turda seçtirmeliyiz, bu hedef için çalışacağız" dedi. Ak Parti'nin önceki gün gerçekleşen Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının ardından Gençlik Kolları ve Kadın Kolları ayrı ayrı değerlendirme toplantıları yaptı. Toplantılarda yaklaşan 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde yapılacak anma etkinlikleri ile bu ay başlayacak olan ilçe kongrelerine dair çalışmalar ele alındı. Milliyet'in Ak Parti kaynaklarından edindiği bilgiye göre; Gençlik Kolları'nın toplantısına Ak Parti Genel Başkanvekili ve Başbakan Yıldırım da sürpriz yaparak katıldı. 16 Nisan referandumu öncesi yaptıkları çalışmalar nedeniyle gençlere teşekkür eden Yıldırım, şimdi önlerinde 2019 yerel, genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğunu kaydetti. Kongrelerden sonra Ak Parti'nin daha da dinamik ve güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğini söyleyen Yıldırım'ın, "Cumhurbaşkanımız gençlere ne kadar güvendiğini son MKYK belirlenirken ortaya koydu. Gençlere çok güveniyoruz. Enerjiniz ile desteğiniz ile bu hareket daha da büyüyecek" dedi. Kongrelerin sonlanmasını dahi beklemeden gençlerin 2019 seçimleri hedefi için çalışmalarını ve "kapı kapı gezmelerini, elini sıkmadıkları genç bırakmamalarını" isteyen Yıldırım, "Referandumun ardından işimiz artık daha zor. Yeni sistemde yüzde 50 artı 1 oy almadan iktidar olamıyorsunuz. Birlikte yapılacak olan genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hedefimiz budur. Cumhurbaşkanımızı ilk turda seçip, tek başına iktidarımızı devam ettirmek için çalışacağız. Bu ülke için yapacağımız çok hizmet var" değerlendirmesi yaptı. Yıldırım, Doğu ve Batı ayrımı yapmadan gençlik kolları teşkilatlarının birbirini ziyarete gitmesi ve ortak projeler geliştirmesi temennisinde de bulundu.
Milliyet
 
Suçlayacağınıza Bizi Dinleyin  
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Adaletli bir devlet, adaletli bir toplum istiyoruz. Adaletin egemen olduğu, hepimizin rahatlıkla konuşabildiği, düşüncelerini ifade ettiği için hapse atılmadığı bir düzen istiyoruz. Bu açıdan umuyorum bizim Adalet Yürüyüşümüze ülkeyi yönetenler daha fazla kulak kabartmış olurlar. Bizi suçlamasınlar, bizi dinlesinler" dedi. Kılıçdaroğlu öncülüğünde Ankara'dan İstanbul'a doğru başlatılan ve aşırı sıcak altında devam eden Adalet Yürüyüşü'nde dün 18'inci gün geride kaldı ve kortej Sakarya'yı geçerek Kocaeli il sınırlarına girdi. Ankara'dan Düzce'ye kadar olan etapta her sabah 09.00'da başlayan yürüyüş sıcaklar nedeniyle son bir kaç gündür saat 08.00'de başlıyordu. Ancak sıcakların iyice artması üzerine dün program yeniden değiştirilerek yürüyüş başlama saati bir saat daha erkene alındı Sakarya Erenler Dörtyol mevkiindeki mola yerinden hareket etmeden önce Kılıçdaroğlu her sabah yaptığı gibi kısa bir açıklama yaptı. "Son derece kararlı, azimli, bilinçli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz" diyen Kılıçdaroğlu yürüyüşe destek veren vatandaşlardan provokasyonlara karşı duyarlılıklarını korumalarını rica etti. Kılıçdaroğlu, "Yurttaşlarıma içten teşekkür ediyorum. 2 Temmuz Sivas katliamında hayatını kaybeden vatandaşlarımı da rahmetle anıyorum. Adalet arayışları hala devam ediyor ve bizim bu adalet yürüyüşünün ne kadar anlamlı olduğunu gösteren temel göstergelerden birisidir. Bu bağlamda hiç kimsenin inancından, kimliğinden, siyasi görüşünden ötürü suçlanmaması bizim en büyük arzumuzdur. İnsanı düşünceleriyle, fikirleriyle kabul edip baş tacı etmek zorundayız. Onlar ne zaman düşüncelerini açıklarlarsa bu düşüncelerini hepimiz ortaklaşa saygı göstermeliyiz. Farklı düşüncelere sahip olabiliriz ama birlikte yaşama irademizi her zaman ortaya koymalıyız" dedi.
Milliyet
Deaş'a Atılacak Bombalar Böyle Hazırlanıyor! 
ABD-Türk Ortak Savunma tesisi olan Adana'daki İncirlik Üssü'nde, ABD Hava Kuvvetleri'nin DEAŞ'a karşı kullandığı, zırhlı araçların imhasında kullanılan A10 tipi savaş uçaklarının bombaları görevliler tarafından üs içindeki hangarlarda hazırlanıyor. Türkiye'nin 10'ncu Tanker Üs Komutanlığı ve ABD Hava Kuvvetleri 39'uncu Hava Kanat Komutanlığı'na bağlı uçaklar ile DEAŞ'a karşı oluşturulan koalisyon güçleri ABD, İngiltere, Almanya, Suudi Arabistan uçaklarının bulunduğu İncirlik Üssü'nde, çeşitli tipte uçaklar bulunuyor. Özellikle yabancı ülke uçaklarının kalkış ve inişleri 2'şerli olarak devam ediyor. Düşük irtifada uçabilen ABD'nin A10 tipi savaş uçaklarına monte edilen bombalar, görevliler tarafından hazırlanıyor. A10'lar DEAŞ'a karşı yürütülen operasyon çerçevesinde Suriye'deki zırhlı araçlar ve tankların imhasında kullanılıyor. ABD'li askerler tarafından A10'lar için füze yüklenmesi ve uçakların füze atmasıyla ilgili çekilen görüntüler, resmi sosyal medya hesaplarından kısa film gibi yayınlandı.
Vatan

SPOR
Sezonun üçüncü grand slam turnuvası Wimbledon'da heyecan bugün başlıyor. İlk tur ana tablo maçlarıyla startı verilecek olan organizasyon, 16 Temmuz'a kadar devam edecek. Dört grand slam içinde çim zemine sahip tek turnuva olması ve köklü gelenekleriyle özel bir yeri olan Londra'daki organizasyonda, yine dünyanın en iyi tenisçileri raket sallayacak. İngiltere'nin başkentinde bu sene 131.'si düzenlenecek olan Wimbledon'da toplam 31,6 milyon sterlin ödül dağıtılacak. 15 bin seyirci kapasiteli merkez kortta 15 Temmuz'da yapılacak tek kadınlar ve 16 Temmuz'da oynanacak tek erkekler finalini kazananlara ise 2,2 milyon sterlin para ödülü verilecek. Ödül miktarı geçen yıla göre 200 bin sterlin artırıldı. Tek erkeklerde Roger Federer, Rafael Nadal, Novak Djokovic, Andy Murray ve Stanislas Wawrinka favori isimler Avustralya Açık, Fransa Açık ve ABD Açık olmak üzere diğer üç büyük turnuvayı kazanan İsviçreli Wawrinka, burda da başarılı olursa Wimbledon'daki ilk şampiyonluğunu ilan edecek ca kariyerinde ilk kez dünya sıralamasında 1 numaraya yerleşecek. Ve belki daha da önemlisi 'kariyer grand slam' yapacak. Tek kadınların da büyük bir çekişmeye sahne olması bekleniyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri iki doğal favorinin bu seneki turnuvada olmaması. Sporseverler, uzun yıllardır kadınlar tenisini sürükleyen Serena Williams ve Maria Sharapova'yı, Fransa Açık'tan sonra Wimbledon'da da izleyemeyecek. Serena bebek beklediği, Sharapova ise sakatlığı yüzünden turnuvada yer alamayacak. Onların yokluğunda Kerber, Muguruza, Kvitova, Halep, Pliskova öne çıkıyor.
Milliyet
Transferde istediğine henüz ulaşamayan Trabzonspor, yıldız yağmuruyla sezona iddialı bir giriş yapmak istiyor. Milan'dan Kucka ve Inter'den Medel konusunda önemli aşama kaydeden bordo-mavililerin radarına şimdi de Zlatko Junuzovic takıldı. Daha önce bu futbolcuyu transfer etmek isteyen ancak başarılı olamayan K a r a - deniz ekibi, bu kez iddialı bir şekilde yollara düştü. Başkan Muharrem Usta, Avusturyalı oyuncuyu Werder Bremen'den almak için Almanya'ya kadar gitti. Bremen'de hem kulübü ikna etmek hem de futbolcuyla el sıkışmak isteyen Usta, teknik direktör Ersun Yanal'ın isteklerini yerine getirmek için uğraş veriyor. Werder Bremen ile bir yıllık sözleşmesi daha bulunan ve forvet arkasında görev yapan 30 yaşındaki oyuncu, Alman kulübünün kaptanlığını da yapıyor. Geçen sezon 30 maçta 4 gol atıp 10 asisti bulunan Junuzovic, 55 kez de Avusturya Milli Takımı formasını giydi. Bu arada Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, bordo-mavili kulüpte önümüzdeki günlerin hareketli olacağını belirtti. Başkan Usta, twitter hesabından "50. yılda öncelik sportif başarı mı? Ekonomik ve sportif başarı mı?" şeklinde anket düzenledi. Ankete katılan bordo-mavili taraftarlar, her iki seçenek için yüzde 50 oranında oy kullandı. Anketin ardından Usta, "Anlaşılan o ki cevap; hepsi. İyi olacak dostlar, iyi olacak. Transferler mi, az ama öz, onlar da gelecek. Gaza gelmek yok, sabırla yola devam. Önümüzdeki günler hareketli olacak. 3 Temmuz'da FIFA başvurusuyla haftaya start vereceğiz. İnşallah devamında da güzel gelişmeler olacak" ifadelerini kullandı.
Milliyet
 
4. Uçakta Asamoah! 
Bu sezon transferin en hızlı kulübü Galatasaray, Gomis, Belhanda ve Asamoah'ın ardından dördüncü transferini de bitirmek üzere Sarı-kırmızılılar, orta saha ve sol bek sorununu gidermek için Juventus'un Ganalı futbolcusu Kwadwo Asamoah ile anlaştı. Asamoah, hem sol bekte hem de orta sahanın sol bölgesinde görev yaparak takıma çok yönlü hizmette bulunabiliyor. Bu da teknik direktör Igor Tudor için büyük bir avantaj olarak görülüyor. Hırvat teknik adamın da, çok yönlü ve mücadeleci futbolundan dolayı Asamoah'ta çok ısrar ettiği belirtildi. İtalyan kulübüyle bir yıl daha sözleşmesi bulunan futbolcu için Juventus, Galatasaray'a olumlu cevap verdi. Sarı-kırmızılıların, 2.5 milyon euro karşılığında bu transferi bitireceği ifade edildi. Futbolcu da Galatasaray'a prensipte "evet" dedi ama son kararı vermek için eşine danışacağını bildirdi. Ganalı oyuncunun eşinin hamile olduğu bu nedenle onun görüşlerine çok önem verdiği ifade edildi. Gomis, Belharda ve Maicon transferleri nedeniyle bir hayli yorulan Sportif AŞ. Futbol Direktörü Cenk Ergün'ün birkaç günlüğüne tatile çıktığı, döner dönmez Asamoah transferi için düğmeye basacağı bildirildi. 2012 yılında Juventus'a giden ve 5 sezondur siyah-beyazlı formayı giyen Asamoah, geçen sezon orta saha olarak lige başladı, son bölümün tamamında sol bekte görev yaptı. Üçlü savunma oynandığında orta sahada görünen Asamoah, dörtlü düzen olduğunda ise sol bekte şans buldu.
Milliyet
 
Rakipler Düşünsün 
Trabzonspor'dan ayrılması olaylı bir şekilde gerçekleşen Mehmet Ekici, dün yaşananları rafa kaldırıp, geleceğe baktığını söyledi. "Geçmiş geçmişte kalsın, ben ileriye bakıyorum" diye konuşan sarı-lacivertli futbolcu, "Fenerbahçe'ye verilmiş bir sözüm vardı. Sözümün arkasında durdum" diye konuştu. Ekici, başkan Aziz Yıldırım'ın da her zaman yanında durduklarını dile getirerek, "Onlar da sözümün arkasında durabilmem için çaba sarf etti. Fenerbahçe'yi tercih etmemin maddi tarafı yok. Buraya gelmeden önce Fenerbahçe'nin büyüklüğünü hissettim ve bir kez daha gördüm. İnşallah performansımla öderim" yorumunu yaptı. Sarı-lacivertlilerin yeni transferi, "Fenerbahçe seni niye tercih etti?" sorusuna şu cevabı verdi: "Frikiklerde başarılıyım. Pas ve adam eksiltme özelliğim var. İnşallah bunu da sahaya yansıtırım. Devamlı frikik çalışıyorum." Fenerbahçe'ye rakip olduğu dönemde kendisini en çok sarı- lacivertli taraftarın zorladığını dile getiren Mehmet, "Baskı içine alıyordu. Fenerbahçe'de oynamaktan çok mutluyum. Şimdi rakip takımlar düşünsün. Saracoğlu'na çıkmak için sabırsızlanıyorum" ifadesini kullandı. Forma savaşına hazır olduğunu da dile getiren Mehmet Ekici, "Hiçbir zaman forma hediye edilmez. Herkesin forma için savaşması gerekecek. Ben de formayı kapmak için savaşacağım. Lige damga vuracağımı düşündüğüm için buradayım. Hedeflerim çok büyük, Fenerbahçe'ye büyük katkılarda bulunmak istiyorum. Bunu da en kısa zamanda göreceğiz" dedi. Mehmet Ekici, "Van Persie geçen sene yeteri kadar pas alamıyordu. Valbuena ve sen çare olabilir misin?" sorusunu ise şöyle cevapladı: "Van Persie tartışılmaz bir futbolcu Büyük bir kariyere sahip, güzel gollere imza atmış bir oyuncu. Valbuena, ben ve diğer arkadaşlarımız elimizden gelen her şeyi sağlayacağız. Koşuları çok bilinçli ayaklarına çok hakim, sakin, tecrübeli futbolcu Orta saha oyuncularını da rahatlatabilir. O bizden faydalanır, biz de ondan"
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme