5 Temmuz 2017 Çarşamba

05.07.2017 Genel Gündem



05.07.2017

GÜNDEM

'Mit Tır'larını Afişe Edin' 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan, Adana ve Hatay'da Ocak 2014'te MİT TIR'larının durdurulmasıyla ilgili aralarında eski Tuğgeneral Hamza Celepoğlu'nun da olduğu 55 şüpheli hakkında iddianame hazırladı. İddianamede, örgütün üst düzey imamlarından bir kişinin 'etkin pişmanlık'tan yararlanmak için verdiği ifadesinde, "TIR'ların durdurulması, boşaltılarak görüntülerinin çekilmesi ve bu görüntülerin basında çarşaf çarşaf yayınlanması talimatını, o dönem Kara Kuvvetleri imamı olan kişi Pensilvanya'ya giderek bizzat Fetullah Gülen'den yüz yüze aldı" dediği hatırlatıldı. İddianamede, MİT TIR'larını durduran jandarma görevlilerinin 11 sivil imama bağlı oldukları, bu kişilerin kendi aralarında 1 Ocak-19 Ocak 2014 arasında kullanmak üzere operasyonel hat aldıkları belirtildi. İddianamede olay yerindeki askerlerin imamı öğretmen Bayram Andaç ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda görevli Muharrem Gözüküçük'ün ABD Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğu ile birçok kez telefon ile görüştükleri vurgulandı. Savcılık, ABD Büyükelçiliği'ne yazı yazarak, bu görüşmelere ilişkin bilgi istedi. Büyükelçilik'ten yanıt beklendiği belirtildi. İddianamede, "FETÖ'nün yabancı istihbarat servisleri ile ortaklaşa gerçekleştirdiği bu eylem Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal güvenliğine yöneliktir. Durdurulması ve daha sonra yayınlanmak suretiyle ifşa edilmesi de aynı amaca yönelik bir operasyondur. Eylemin örgütsel amacı,Türkiye Cumhuriyeti'ni terörle ilişkilendirmek, uluslararası camiada zor durumda bırakmaktır. Siyasi amacı ise 7 Haziran 2015 genel seçimlerini engellemektir" denildi.
Hürriyet


 
780 Savcı Ve Hâkimin Yeri Değişti 
16 Nisan referandumunun ardından yapısı değiştirilen Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) ilk kararnamesi çıktı. HSK'nın kapsamlı yaz kararnamesiyle toplam 780 hâkim ve savcının görev yeri yeniden belirlendi. HSK 1'inci Dairesi'nin bölge adliye mahkemeleri ile adli yargı ilk derece mahkemelerine ait yaz kararnamesi önceki gece kurulun internet sitesi üzerinden yayımlandı. Kararname ile toplamda 780 hâkim ve savcının görev yeri değiştirildi. Kararname kapsamında aralarında 32 ilin başsavcısı olmak üzere toplamda 72 başsavcının görev yeri yeniden belirlendi. FETÖ soruşturmalarını yürüten isimlerden İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili İsmail Uçar, yeni İstanbul Anadolu Başsavcısı oldu. Kaynak Holding ve Bank Asya soruşturmaları ile tanınan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı Fehmi Tosun da Yargıtay Cumhuriyet Savcısı olarak görevlendirildi. Tosun'un atanması tenzil-i rütbe olarak yorumlandı. Uçar ile birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda toplam yedi başsavcıvekilinin görev yeri değişti. Görev yeri değişiklikleri ile toplamda 17 başsavcıvekilinin görev yaptığı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda toplam dokuz başsavcıvekili Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı'na gönderildi. Bu isimler; Mustafa Sağıroğlu, Ahmet Berke, Mehtap Öğeç, Zafer Ediş, Gürhan Aktaş, İbrahim Halil Selçik, Zekai Yusuf Sarıbay, Hakan Pektaş ve Necip Cem İşçimen olarak belirlendi. İşçimen, Ankara'da art arda meydana gelen tren garı, Merasim Sokak ve Güvenpark'taki bombalı saldırılar, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov ile Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu'nun öldürülmesiyle ilgili soruşturmaları yürütmesinin yanı sıra 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin ilk çatı iddinameyi hazırlamıştı. İşçimen, FETÖ dosyaları üzerinde çalışırken, hazırladığı çatı davasının iddianamesiyle ilgili yargılama da başlamadan yer değiştirilerek Bilişim Suçları Bürosu'na getirilmişti. Başsavcıvekili Hakan Pektaş da itirafçı olan eski HSYK üyelerinin de aralarında bulunduğu yargı içindeki FETÖ yapılanmasına ilişkin soruşturmaları yürütüyordu.
Milliyet
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 4,0412-4,0443
Sterlin: 4,6019-4,6062
Gram Altın: 140,2169-140,3031

Otoda Beklenen Daralma 
Türkiye 'nin büyümesine, ihracatına ve sanayi üretimine en büyük katkıyı veren otomotiv sektörünün ilk yarı iç pazar karnesi belli oldu. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) raporuna göre, ocak-haziran döneminde Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç satışları geçtiğimiz yıla göre yüzde 8.58 azalarak toplam 401 bin 158 adet olarak gerçekleşti. 2016 yılı altı aylık dönemde toplam pazar 438 bin 817 adet olmuştu. İlk 6 ayda yaşanan bu daralma sektörün beklentisi doğrultusunda gelişti. Çünkü rekor satışın yapıldığı 2016 yılının sonunda gerçekleşen ÖTV artışı ve kurlardaki hareketlilik 2017 yılı pazar beklentilerini düşürmüşü. Ancak referandum sonrası belirsizliğin kalkmasıyla toplam pazarın özellikle son çeyrekte yeniden hareketlenerek yılı 2016'ya yakın seviyelerde tamamlaması bekleniyor. Zaten ODD de 2017 yılı otomotiv sektörü toplam pazarının 925 bin adet seviyesinde kapatmasını öngörüyor. Ocak-haziran dönemi ODD raporuna göre otomobil satışları, 2017 yılı altı aylık dönemde geçen yıla göre yüzde 9.62 oranında azalarak 305 bin 924 adet oldu. Hafif ticari araç pazarı ise 2017 yılı Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5.08 azalarak 95 bin 234 adet oldu. 2017 yılı haziran ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı ise 83 bin 658 adete geriledi. 91 bin 540 adet olan 2016 yılı haziran ayı otomobil ve hafif ticari araç pazar toplamına göre satışlar yüzde 8.61 oranında daraldı. Haziran ayının Ramazan ve bayramdan dolayı geçtiğimiz yıla göre düşük çıkması normal olarak karşılanıyor. 2017 yılı haziran ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6.96 azaldı ve 66 bin 164 adet oldu. 2017 yılı haziran ayında hafif ticari araç pazarı ise yüzde 14.37 azaldı .
Hürriyet
 
Et Fırladı, İnmiyor 
Alınan önlemlere rağmen et fiyatlarında yaşanan önlenemez yükseliş, Merkez Bankası'nın da gündemine geldi. Üreticiye göre ette zammı etiketleri misliyle yansıtan üretici, indirime yanaşmadığı için denetim şart. Merkez Bankası'nın 'Aylık Fiyat Gelişmeleri' raporunda, mevsimsel etkilerden arındırılmış işlenmemiş gıda fiyatlarının haziran ayında da artmaya devam ettiği belirtilerek, "Bu gelişmede, özellikle kırmızı et fiyatlarındaki yüzde 4.88'i bulan yüksek artış dikkat çekti. Böylece, kırmızı ette yılbaşından bu yana gözlenen birikimli fiyat artışı yüzde 16.22'ye ulaştı" denildi. Raporda, kırmızı et fiyatlarındaki artışın, lokanta-otel grubunda da yemek yemek hizmetlerini yükselttiğine işaret edilerek, bu durumun enflasyona etkisine dikkat çekildi. Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği Merkez Başkanı Bülent Tunç, et fiyatlarının aylara göre değişiklik gösterebildiğini, turizmin yoğunlaştığı ve balığın çıkmadığı yaz aylarında et fiyatlarının bir miktar arttığını, kışın ise düştüğünü söyledi. Mevsimsel etkilerin yanı sıra sistemde de bazı sıkıntılar olduğunu vurgulayan Tunç, şubat ayında ESK'nın vermesi gereken etin ancak haziranda geldiğini söyledi. Ekonomi yönetiminin kasap ve marketteki fiyatları denetlemesi gerektiğini belirten Tunç, şunları dile getirdi: "Ette 1 liralık zam kasaba 3 - 4 lira olarak yansıyor ama fiyat düşüşleri yansıtılmıyor. Et bir dönem 18 liradan 12 liraya kadar düştü ama sucukta, salamda, pastırmaya bu indirim hiç yansımadı. Benden ucuza aldı diye daha ucuza mı satacağını zannediyorlar." İşlenmiş ette de sorun olduğunu belirten Tunç, döner ve hamburger gibi ürünlerde de ete bağlı indirimin hiç gündeme gelmediğini vurguladı. İthal etle yerli üretiyi baskılamak yerine market ve kasaplardaki fiyatlara odaklanmak gerektiğini ifade eden Tunç, "Orada kontrolü yapamazsan üretici ezildiğiyle kalır. Aracıyı kaldırıp üretici birliklerini desteklersek çok daha başarılı olacağımıza inanıyorum. ESK 40 tane mağazayla bu işleri yürütemez" dedi.
Milliyet
 
'Gayrimenkul Sektörü' Son Yönetmeliğe Karşı 
Gayrimenkul sektörünü temsil eden en büyük dernekler olan GYODER, İNDER ve KONUTDER ortak yaptıkları açıklamayla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın, imarda yeni düzenlemeleri kapsayan "Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği"ne tepki gösterdi. Dernekler, "Söz konusu yönetmeliğin bu haliyle yürürlüğe girmiş olması nedeniyle gayrimenkul sektörünün, yapı inşa ve mimarlık mesleğinin önemli ölçüde sorunlar yaşayacağı kanaatindeyiz" dedi. Açıklamada, şehirlerin bundan sonra tek tipleştirici bir bakış açısıyla, gelecek vizyonundan uzaklaşarak inşa edileceğinin görüldüğü kaydedildi. Yeni yönetmelikte diğer önemli konunun inşaat ruhsatının müktesep (kazanılmış) hak olmaktan çıkarılması olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Mevzuata uygun olarak alınan inşaat ruhsatı ile yapılan projelerin imar planı iptalleriyle akamete uğraması hem yatırımcı hem tüketici hem de ülke ekonomisinin zarar görmesine sebep olacaktır. Yeni yönetmeliğin birçok sorunu beraberinde getireceğini, bundan en çok geniş halk kesimlerinin mağdur olacağını düşünüyoruz." "Bütün bunlara rağmen yönetmeliğe üç aylık bir geçiş süreci konmuştur" diyen sektör temsilcileri, "Bu sürede yönetmelikteki kısıtlayıcı maddelerin, çelişkili ve olumsuz yönlerin düzeltileceği yönündeki ümidimizi muhafaza ediyoruz" dedi.
Milliyet
 
Notçulara Rest 
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye ekonomisindeki büyümenin 2017 yılı için yüzde 4.5'in üzerine çıkacağını, yüzde 5'e yaklaşacağını tahmin ettiklerini söyledi. Yaşanan bazı olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye'nin dünyanın en yüksek üçüncü büyüme oranını yakaladığına işaret eden Canikli, ülkenin yüzde 5 ile Çin ve Hindistan'dan sonra bu başarıyı sergilemesinin gerçek bir mucize olduğunu dile getirdi. TV'de konuşan Canikli, "Bu başarı, enflasyon, işsizlik, faiz oranları düşerken gerçekleşiyor. 2017'nin bütününde Orta Vadeli Program'da belirlediğimiz hedef yüzde 4.4 büyüme ama biz bunun olağan dışı bir şey olmadığı sürece yüzde 4.5'in üstüne çıkacağını hatta yüzde 5'e yaklaşacağını, enflasyon rakamlarının yıl sonu itibarıyla tek haneli rakamlara düşeceğini tahmin ediyoruz" dedi. Yüzde 5'lik büyüme beklentilerinin bütün makro göstergelere olumlu yansıdığına işaret eden Canikli, şöyle devam etti: "Türkiye şu anda dışarıda çok talep edilen bir ülke. Türkiye'ye 2017'de doğrudan yatırımcı ve portföy yatırımcısı olarak 8 milyar dolar civarında hatta daha da fazla para girdi. Yabancılar, sermaye, çok yoğun bir şekilde Türkiye'ye yatırım yapmaya devam ediyor. Kredibilitesinde hiçbir sıkıntı yok, her geçen gün de artıyor. İşin garibi ne biliyor musunuz? Derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'ye verdikleri not 'yatırım yapılabilir' seviyesinin altında olmasına rağmen" Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, şu eleştirileri dile getirdi: "Derecelendirme kuruluşları, özellikle en sıkıntılı dönemimizde, her taraftan saldırılarla karşı karşıya kaldığımız bir dönemde rasyonel olmayan gerekçelerle ekonomimize sabotaj amacıyla notlarımızı düşürdüler. Biz bunun kasıtlı olduğunu düşünüyoruz. Onlar Türkiye ile ilgili not artırmışlar, eksiltmişler çok ilgilenmiyoruz. Hatta, böyle kalsın artırmasınlar, istemiyoruz. Onlara rağmen CDS'lerimiz şu anda 180'lere düşmüş durumda. CDS'lerimiz 15 Temmuz'dan önceki seviyelerin de altına, 2005'teki düşük seviyelere indi."
Vatan
 
Füze Gerilimi 
Kuzey Kore'nin uzun menzilli kıtalararası balistik füze denemesi piyasaları gerdi. Fırlatılan füzenin 2 bin 802 kilometre irtifaya ulaşıp 39 dakika havada kalarak denemenin başarılı olduğunun açıklanmasıyla riskli varlıklara satış geldi. Japon Yeni'nden altına güvenli liman varlıkları yükselişe geçti. Piyasalar, ABD'nin 4 Temmuz Bağımsızlık Günü dolayısıyla kapalı olmasına karşın sakin değildi. Küresel piyasalar son günlerde merkez bankası başkanlarının şahin tavırlarına dikkat kesilirken, Kuzey Kore'nin füze denemesi jeopolitik tansiyonu artırdı. Kuzey Kore'nin fırlattığı füzenin Japon sularına düşmesinin ardından bölgedeki ağırlığı yüksek olan Tayvan ve Güney Kore borsalarında 3 haftanın keskin düşüşü görüldü. Hong Kong Borsası yüzde 1.5 gerileyerek 6 ayın en sert kaybını yaşadı. Uzun süredir gerileyen altının onsu yüzde 0.5 yükselerek ons başına 1.226 dolara kadar çıktı. Dün küresel piyasalarda sıcak saatler yaşanırken, Borsa İstanbul bu gelişmelerden ayrıştı. BIST 100 endeksi 101 bin 208 puanla rekor tazeledi. Analistler, "Kuzey Kore'nin füze denemesi, Çin-ABD ilişkilerini daha da karmaşık bir hale getirdi. Makroekonomik temeller daha düşük altın fiyatını işaret ediyor" değerlendirmesini yaptı.
Vatan
 
DÜNYA 
Fransa İslam Konseyi'ne Türk Başkan 
Fransa 'da yaşayan 7 milyon civarında Müslüman adına devlet ve hükümet yetkililerine karşı muhatap olması için 2003 yılında eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac döneminde Nicolas Sarkozy İçişleri Bakanı iken kurulan "Fransa İslam Konseyi - Le Conseil Français du culte Musulman -CFCM" başkanlığına 14 yıl sonra Türk işadamı Ahmet Oğraş getirildi. Konsey Fransa'daki Cezayir, Fas, Tunus, Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ile diğer ülke Müslümanlarını temsil ediyor ve başkanlığını bugüne kadar Cezayir ve Faslılar bırakmıyordu. Oğraş Hürriyet'e yaptığı açıklamada, "Fransa İslam Konseyi Fransa'daki tüm Müslümanları temsil ediyor. Başkanlığın Türkiye'ye devredilmemesi için çok uğraştılar, kulis faaliyetleri yürütülerek aleyhimde karalama kampanyası düzenlediler. Bunu malum cemaat mensuplarını da kullanarak yaptılar ama başaramadılar" dedi. Ahmet Oğraş, "Nüfusu 3 milyonu bulan Cezayir asıllılar kadar olmasa bile buradaki Müslüman Türklerin sayısı 650-700 bin civarındadır. Beni bekleyen sorunlar var ve bu sorumluluğumun farkındayım.
Hürriyet
 
Eşitlik Ve Dönüşümlü Başkanlık Çıkmazı 
İsviçre'nin Crans-Montana kasabasında devam eden Kıbrıs konferansında, "siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık" başlıkları nedeniyle yine bir çıkmaz yaşandığı belirtiliyor. Dün basına basına açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Rumların rüyada bile olmayacak önerileri ortaya koymaya devam ettiğini" söyledi. Milliyet'in edindiği bilgilere göre, Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, Birleşmiş Milletler'e (BM) sunduğu önerilerde, "siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık"tan önce, "sıfır asker, sıfır garanti"nin kabul edilmesi şartını koştu. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın, "Kıbrıslı Türkler için siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık olmazsa olmaz" yaklaşımına karşı çıkan Anastasiadis, bu yaklışımı kabul etmeyeceğini ifade etti. Nitekim Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık"ın kabul edilmesi durumunda, garanti ve güvenlik konusunda adımlar atılacağı mesajı vermişti. Yunanistan ile birlikte hareket eden Rum yönetimi, "Ada'da bir çözümün hemen ardından Türk askerinin ülkeyi terk etmesini" istedi. Bunun yanında Türkiye'nin Ada üzerindeki garanti hakkının ortadan kaldırılmasını talep eden Yunanistan ve Rum yönetimi, "Bu şartlar olmazsa olmaz" yaklaşımı sergiledi. Rum lider Anastasiadis, ayrıca çözümün hemen ardından kapalı bulunan Maraş'ın, ardından da Güzelyurt'un kendilerine verilmesini istedi. Rum yönetimi, bunların yanında 100 bin Rum'un da çözümden sonra Kuzey'e dönmesi gerektiğini ileri sürdü. Rum yönetimi, Kıbrıs Türk tarafının, muhtemel bir anlaşmada Türkiye vatandaşlarına dört özgürlük (serbest giriş, serbest dolaşım, serbest mülk edinme ve serbest yerleşim) sağlanması ısrarına karşı çıkıyor. Türkiyeli vatandaşların Yunanistan vatandaşlarıyla eşitlenemeyeceğini öne süren Rum yönetimi, "Yunanistan AB ülkesi. Türkiye çözümden sonra Ada'ya vatandaş doldurur" savunmasını yapıyor. Kıbrıs'ta 1960 antlaşmasına göre Türkiye ve Yunanistan vatandaşlarının eşit şekilde haklara sahip olması güvence altına alınıyordu. Yunanistan ve Rumların tavırları karşısında ortak hareket eden Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, "siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık" olmadan "garanti ve güvenlik başlığında" ilerleme olmayacağını anlattı. Kıbrıs Türk tarafı, BM'ye sunulan belgede "siyasi eşitlik" ve "dönüşümlü başkanlık" olması gerektiğini bildirdi. Türkiye de, Ada'da bir çözümden sonra kademeli olarak askerlerin azalacağını, ancak askerin tamamının ayrılmayacağını bildirdi. Bunun yanında garantinin sürmesi gerektiğini önerilere ekleyen Türkiye, 15 yıldan sonra garantinin yeniden ele alınabileceğini vurguladı. Türkiye vatandaşlarına uygulanacak 4 özgürlük konusu da olmazsa olmazlar arasında yer aldı.
Milliyet
 
Rakka'ya Duvarı Delip Girdiler! 
ABD öncülüğündeki koalisyon destekli güçlerin, terör örgütü DAEŞ'in sözde başkenti olarak bilinen Rakka'nın kent merkezine girdiği bildirildi. Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Rakka'nın merkezindeki Eski Şehir bölgesini çevreleyen tarihi Rafikah duvarında geçiş için delikler açıldığını bildirirken, böylelikle kent içinde DAEŞ'e karşı operasyonun daha da hızlanması bekleniyor. Duvarda açılan söz konusu deliklerin 25 metre büyüklüğünde olduğu kaydedilirken, ABD'nin DAEŞ'le mücadele özel temsilcisi Brett McGurk, bunun, örgütün savunmasının kırılması adına önemli bir adım olduğuna değindi. Kent içinde çatışmaların şiddetlendiği haber veriliyor. Terör örgütü DAEŞ tarafından 2014 yılında ele geçirilen Rakka, Musul'la birlikte örgütün en önemli iki merkez üssünden biri ve "sözde" başkentiydi. Öte yandan Suriye ordusu, DAEŞ teröristlerine ait insansız hava araçlarına (İHA) karşı "elektronik top" kullanmaya başladı. Elektronik top, İHA'yı yöneten iletişim kanallarında güçlü parazitler yaratarak işlevini engelliyor. İHA'ları keşif yapma ve topçu ateşini düzeltme amacıyla kullanan teröristler, ayrıca yine bu araçlarla bomba atarak saldırılar düzenliyor.
Milliyet
 
Kim'den Yeni Füze Denemesi 
Kuzey Kore yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın tüm uyarılarına karşın balistik füze programını sürdürmeye devam ediyor. Son olarak Pyongyang yönetiminin, önceki gece ülkenin batısında yeni bir füze denemesi gerçekleştirdiği açıklandı. Kuzey Kore, Japon Denizi'ne düşen füzenin, kıtalar arası balistik bir füze olduğunu öne sürerken, Rusya atılan füzenin orta menzilli olduğunu savundu. ABD ve Güney Kore orduları ise, füzenin tipinin henüz belirlenemediğini duyurdu. Kuzey Kore'nin resmi yayın organı KCNA, Kuzey Pyongan kenti yakınlarındaki Banghyon askeri üssünden fırlatılan Hwasong-14 tipi füzenin 2 bin 802 kilometre irtifaya ulaştığını ve 39 dakika havada kaldığını iddia etti. Denemenin Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un gözetiminde yapıldığı belirtildi. ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore'nin füze denemesine sosyal medya üzerinden tepki gösterdi. Trump yolladığı iki tweet'te Kuzey Kore liderini kastederek, "Kuzey Kore bir füze daha fırlattı. Bu adamın (Kim Jong-un'un) hayatta yapacağı daha iyi bir şeyi yok mu? Güney Kore ve Japonya'nın buna bu kadar uzun bir süredir katlandığına inanmak zor. Belki Çin, Kuzey Kore'ye ağırlığını hissettirir de bu saçmalığı hepimiz için sona erdirir!" ifadelerini kullandı. Trump, ilk kez Beyaz Saray'da ağırladığı Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in ile Oval Ofis'teki görüşmesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Kuzey Kore rejimine karşı stratejik sabır dönemi başarısız oldu. Dürüstçe söylemek gerekirse sabrımız sona erdi" ifadelerini kullanmıştı. Başkent Moskova'da bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Kuzey Kore ile yaşanan krizde devreye girme kararı aldı. İki lider, eşzamanlı olarak Kuzey Kore'nin füze çalışmalarının ve ABD ile Güney Kore'nin askeri tatbikatlarının durması gerektiği konusunda anlaşmaya vardı.
Vatan
 
Almanya Abd'yi 'Dost' Görmüyor 
Almanya'da iktidardaki Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birliği (CSU) koalisyonu, ABD'ye yönelik 'dost' ve 'dostluk' kelimelerini seçim programlarından çıkardı. CDU/CSU koalisyonunun 2013 seçim programında ABD, Almanya'nın Avrupa dışındaki 'en önemli dostu' olarak nitelendiriliyordu. Ancak yeni programda, Washington sadece Avrupa dışındaki 'en önemli partner' olarak gösteriliyor. Koalisyonun 72 sayfalık seçim programının, hafta sonunda CDU Genel Başkanı ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ve CSU Başkanı Horst Seehofer tarafından onaylandığı belirtiliyor. İki ülke arasındaki ilişkiler, ABD'deki başkanlık seçimlerini Donald Trump'ın kazanmasıyla gerilmişti. Trump, seçim kampanyası sırasında Merkel'in sığınmacı politikasının 'normal olmadığını' savunmuştu. Trump, Beyaz Saray'a taşındıktan sonra, Almanya'yı ABD'yle ticarette pozitif denge ve NATO'ya borcu yüzünden sert bir dille eleştirmişti.
Vatan
POLİTİKA
20'nci Günde Aihm İmzası 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yürüyüşünün 20'nci gününe, geceyi geçirdiği Kocaeli'nin İzmit ilçesi Arasta Park mevkisinden başladı. Kılıçdaroğlu yürüyüş öncesi Türkiye'nin ilk kadın belediye başkanı Leyla Atakan ve İzmit'in kurtuluşu sırasında şehit olanların mezarlarını ziyaret etti. Daha sonra açıklama yapan Kemal Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: "Adalet Yürüyüşü'nün bizce anlamı çok büyük. Bu, toplumun büyük kesimi tarafından hissediliyor. Türkiye'nin temel bir sorunu var. Özellikle 20 Temmuz'dan sonra Türkiye hızla bir parti devletine dönüştü. Bütün kamu kuruluşları, üç aşağı beş yukarı, bir siyasi partinin şubesine dönüştü. Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan MİT Müsteşarlığı'na kadar BDDK'dan tutun bakanlıklara kadar her şey bir siyasi partinin şubesine dönüştü ve parti devleti oluştu. Bu da demokratik parlamenter sistemimize köklü zararlar veriyor. Yürüyüşün bir anlamı da kendi ülkemizde düşüncelerimizi özgürce ifade edebileceğimiz ve devletin bir partiye değil, 80 milyona hizmet edebilecek bir konuma gelmiş olması amacıyla yolumuza devam ediyoruz. Dolayısıyla siyasi iktidarın yürüyüşümüze kulak kabartması, niçin ve hangi gerekçeyle yürüdüğümüzü biraz daha dikkatli izlemesi en temel arzularımdan birisidir." Basın toplantısının sonunda CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, elinde bir dosya ile Kılıçdaroğlu'nun yanına gelerek, 16 Nisan referandumuyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuru dilekçesini Kılıçdaroğlu'na verdi. Kılıçdaroğlu, dosyayı imzalarken "Referandum yapmıştık ve bu referandum maalesef, üzülerek ifade edeyim, Yüksek Seçim Kurulu'nun almış olduğu karar nedeniyle gayrimeşru hale geldi, meşruiyetini büyük ölçüde yitirdi. Şimdi dilekçemizi hazırladık. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruyoruz. İlk imzamı da buraya atıyorum" dedi. İzmit'ten geçişi sırasında sevgi gösterileriyle karşılanan ve üstgeçitlerden geçeceği yola karanfiller dökülen Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler, kamp alanına girişleri sırasında protesto edildi. Bir grup milletvekili, protestocular ile yürüyüşçüler arasında sıralanarak herhangi bir temas olmasını engellemeye çalıştı. Yürüyüşe sanatçılar Ferhat Tunç, Mazlum Çimen ile EMEP Merkez Yürütme Kurulu üyesi Levent Tüzel, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, Özgür Gündem davasında 133 gün tutuklu kalan dilbilimci Necmiye Alpay, eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan ve eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın eşi Dilek Dündar da katıldı. Kortejde, HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü'nün annesi Halime Encü ve Uludereli anneler de yer aldı. Yürüyüşün öğleden sonraki bölümünde ise Bedri Baykam, Müjdat Gezen ve Bulutsuzluk Özlemi Grubu'nun solisti Nejat Yavaşoğulları'nın da aralarında bulunduğu 40 sanatçı vardı.
Hürriyet
19 Bin Kişi Tam Kadro Katılsın 
Çöl sıcaklarıyla kavrulan Türkiye'de artan orman yangınları Başbakan Binali Yıldırım'ın da gündeminin ilk sıralarında yer alıyor. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'ndan yangın söndürme çalışmaları hakkında bilgi alan Başbakan Yıldırım, Orman Genel Müdürlüğü'nün 19 bin çalışanının yangın söndürme çalışmalarında tam kadro yer alması talimatını verdi. Üç günde 147 orman yangını çıktığını belirten Yıldırım, yanan her bir ağacın yerine en az beş ağaç dikeceklerini söyledi. Yıldırım, "Vatandaşlarımızdan duyarlı olmalarını bekliyorum. Ciğerimize ateş düşürmeyin. On dakikalık mangal keyfinin bedeli çok ağır olabiliyor" dedi. Çıkan yangınların kontrol altına alındığını söyleyen Yıldırım, 170 yıllık geçmişe sahip Orman Genel Müdürlüğü'nün tecrübesinin felaketlerin önlenmesinde çok önemli olduğunu vurguladı. İsrail, Libya, Gürcistan, Bulgaristan gibi pek çok ülkenin de yangın felaketleri karşısında Türkiye'den destek istediğinin altını çizen Yıldırım, "Önemli olan yangının çıkmaması, bir kıvılcımdan dahi söz edilmemesidir. Uluslararası tecrübelere, başarılara sahip de olsanız giden ormanı yerine koymanız yıllar alıyor. Vatandaşlarımızın çok daha hassas olmasını rica ediyorum. Bir ağacın büyümesi on yıllar alıyor. Kaldı ki, çam ormanlarından söz ediyoruz" diye konuştu.
Milliyet
O Gece Hiç Uyumayacagız 
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde anma törenlerine yoğun katılım sağlayacaklarını ifade ederek, "Ak Parti coşkunun parçası olacak. 15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gecenin milletin zaferi ile sonuçlanması bir sevinci hak ediyor. Cumhurbaşkanımızın katılacağı nöbete katılacağız. Direnişin sembolü olan bütün mekanlarda olacağız. O gece uyumayacağız" dedi. Ünal, CHP'nin YSK'nın mühürsüz oy kararını AİHM'ye taşımasına ilişkin de, "YSK ve AYM kararları açıktır. AİHM'nin de kararı şimdiden bellidir. CHP sorun alanları üzerinden istismar siyaseti yapmaya devam edecektir" diye konuştu. Ünal, 15 Temmuz'da yapılacak anma törenlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Konuşmasında "Adalet yürüyüşü" ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Ünal, şunları kaydetti: Ak Partili iki yöneticimiz şehit edildi. Yılmadan mücadelemize devam edeceğiz. Orada yaşayan insanları vahşi terör örgütünün insafına bırakmadık bırakmayacağız. Ana muhalefet lideri de aileleri arayarak başsağlığı diledi, güzel bir gelişme. Başsağlığı sırasında 'PKK' diyebilmesini beklerdik. 'Terör örgütleri' derken; DHKPC, PKK, FETÖ'yü açık şekilde diyebilmesini de isterdik.
Milliyet
'Bu Adalet Değil Gaflet Yürüyüşü'  
Başbakan Binali Yıldırım, dün TEM Kurtköy bağlantı yolu gişe sahasındaki Kuzey Marmara Otoyolu Paşaköy-TEM Kurtköy bağlantı yolunun açılış töreninde konuştu. Yıldırım, CHP'nin 'Adalet Yürüyüşü'nü eleştirdi: "Yolları böleriz ama Türkiye'yi böldürtmeyiz, bunu herkes bilsin. Yollar millete hizmet içindir. Temeli millet olmayan bir yürüyüş, yolu da incitir, yolcuyu da incitir. FETÖ'cülarin, bölücü terör örgütünün ayakta alkışladığı, yan yana yürüdüğü bu yürüyüşün adımları milletin adımları değildir. Bu nasıl adalet yürüyüşü? Bu adalet yürüyüşü değil bu bir gaflet yürüyüşüdür. Gaflet." "Bu tür siyasi fantezilerle milleti meşgul ediyorlar. 19 gündür yürüyor. Bir bakıma bu yürüyüşün bir faydası oldu. O da; yaptığımız yolların kalitesini öğrenme fırsatı oldu. Başka türlü anlayamazdı. Biraz zahmetli bir iş oldu ama benim ona tavsiyem İzmit'ten buraya gelirken, şurada Kurtköy sapağından bir de Yavuz Sultan Selim'e de gir, orayı da bir gör. Dört şerit gidiş, dört şerit geliş. Yol yürümeye devam edersen, ömrün biter bu yollar bitmez. Çünkü 20 bin kilometre yol yaptık. Daha 19 günde 400 kilometre oldu. Onun için gel bu sevdadan vazgeç. Adaletin aranacağı yer yollar değil Meclis, mahkemelerdir. Adalet herkese lazım." "15 Temmuz'a 'kontrolü darbe, tiyatro' diyenler, gerçek darbe 20 Temmuz'da olmuştur diyenler, Yenikapı ruhunu anlamamış demektir. Eğer 20 Temmuz darbeyse, 7 Ağustos, o mahşeri topluluk nedir? Oraya niye geldin insana sorarlar. FETÖ'cüler ve bölücü terör örgütünün öyle veya böyle desteklemek anlamına gelen hiçbir şey milletin kabul edebileceği iş değildir. Milletin gönlüne ağır gelir.
Vatan

SPOR 
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Anadolu Ajansı'nın yeni hizmeti AA Spor Masası'nın ilk konuğu oldu. Kılıç, Fenerbahçe Basketbol Takımı'nın THY Euroleague şampiyonluğunun ardından kulüp başkanı Aziz Yıldırım'ın, devletten daha fazla destek istediklerine yönelik açıklamalarına istinaden açıklamalarda bulundu, ödül yönetmeliklerinde değişiklik yapılıp yapılmayacağına ilişkin konuştu. Çağatay Kılıç, "Türkiye'nin birçok ilinde basketbol sahaları, potaları desteği veriyoruz. Şu anda güzel bir çalışmayla binin üzerinde potanın Türkiye'nin farklı illerinde kullanımda olduğunu söyleyebilirim. Basketbol Federasyonu ile yakın ilişki içinde, basketbolun daha da gelişmesi, yayılması konusunda yoğun çalışmamız var. 1300'den fazla mahalle tipi halı saha yaptık ve bunların yanında basketbol, voleybol sahaları da yapıyoruz" dedi. Ödül yönetmeliği ile kulüplerin desteklenmesine vurgu yapan Kılıç şöyle devam etti: "Başarıların ödül yönetmeliği çerçevesinde değerlendiriliyor olması yanlış. Bu farklı bir başarıdır. Özel bir takım desteklemeleri olabilir, olacaktır. Başarıya dönük kulüple ilgili bir çalışma tabii ki yapılacak ama bu başarı, kulübün başarısıdır, ülkenin başarısıdır, milli başarıdır. Kimse çıkıp da ülke adına elde edilmiş başarıda, 'biz bunu tek başımıza yaptık' diyemez. Siz zaten size verilen imkanlarla bu başarılara ulaşıyorsunuz. Ülkenin kaynaklarıyla yapıyorsunuz, kaldı ki Fenerbahçe üzerinden okuyacak olursak; bu başarıdan dolayı şimdi Doğuş Grubu da büyük bir sponsorluk anlaşması imzaladı. 'Bugüne kadar desteklenmedi' diye bir şey de yok ama şunu da söyleyemeyiz; devlet her şeyi yapacak, hayır."
Milliyet
Fenerbahçe'de Fernandao şoku yaşanıyor. Geçen sezon kolu kırılan ve ameliyat olan Brezilyalı futbolcunun yeni bir operasyon geçirebileceği öğrenildi. Hatırlanacağı gibi Atiker Konyaspor maçında sakatlanan Fernandao'nun kolunda beş parçalı kırık oluşmuştu. Ancak bu kırıklar tam olarak kaynamadı. Ülkesinden iyileşmeden dönen golcü oyuncu tüm planları alt üst etti. Kulüp doktorları yapılan kontrollerden sonra ilk planda iki ay boyunca ameliyat yoluna başvurmadan kırığın oluştuğu bölgenin iyileşmesini bekleyecek. Eğer Fernandao sağlığına kavuşamazsa mecburen tekrar ameliyat masasına yatacak. Brezilyalı futbolcunun yeni bir operasyon geçirmeden tam olarak iyileşme ihtimali oldukça az görünüyor. Tekrar bir operasyon geçirmesi durumunda ise Fernandao sezonun ilk yarısını kapatacak. Forvet hattında sıkıntı yaşayan teknik heyet, Fernandao'dan gelen bu haber ile büyük şok yaşadı. Teknik Direktör Aykut Kocaman'ın bu bölgede Van Persie dışında kullanabileceği bir isim kalmadı. Hollandalı futbolcunun da yoğun maç temposunu kaldırması mümkün değil. Zaten takımdan ayrı olarak çalışmalarını sürdüren Van Persie'nin düzenli bir şekilde forma giymesi de beklenmiyor. Şu an Fenerbahçe'nin elinde tam kapasite ile hazır olan tek isimse genç forvet Ahmethan Köse. Bu nedenle Teknik Direktör Aykut Kocaman acil olarak bu bölgeye takviye yapılmasını istiyor. Ancak transfer kısıtlaması, fiyatların yüksek olması ve bunun yanısıra iyi kalitede forvet oyuncusu bulmada yaşanan sıkıntılar sebebiyle bu bölge için henüz çözüm bulunmuş değil.
Milliyet
Beşiktaş Yönetimi yılın transfer bombasını patlattı, Lizbon'da kıran kırana pazarlıklar yaptığı Pepe'yi renklerine bağladı. Portekizli yıldıza imza attırmak için önceki gün özel uçakla Portekiz'e uçan siyah-beyazlılar Paris Saint Germain'in devreden çıkmasıyla transferde elini güçlendirdi. Siyah-beyazlı yönetim ilk planda imza parasını 3 milyon euro düşürmek istedi ancak bunu başaramadı. Bu arada Portekizli oyuncunun yıllık 5 milyon euro isteğini de duyan Beşiktaş Yönetim Kurulu, dünkü toplantısında bu konuyu ana gündem maddesi yaptı. Toplantıda söz alan yöneticilerin büyük çoğunluğunun "Toplamda 13 milyon euroya yaklaşan böylesine bir transfer bize hem maddi hem de manevi anlamda çok büyük zorluklar çıkartır. Öncelikle 34 yaşındaki bir oyuncunun alacağı yıllık ücret takım içi dengeleri derinden sarsar. Ayrıca bu transfere kaynak yaratma anlamında da sıkıntılar yaşayabiliriz" görüşünü savundu. Ancak yapılan uzun görüşler sonunda el sıkışıldı. Yıldız futbolcuyla iki yıllık anlaşma sağlandı. Pepe'nin yıllık 5 milyon euro olmak üzere 10 milyon lira alacağı ayrıca yıldız futbolcuya imza parası da ödeneceği öğrenildi. Pepe bugün İstanbul'a gelecek, ardından sağlık kontrolünden geçeçek. Tecrübeli oyuncu Vodafone Park'ta taraftarın önünde imza atacak.
Milliyet
Galatasaray, West Ham'da aradığını bulamayan Sofiane Feghouli'ye talip oldu. Gomis, Belhanda ve Maicon transferleriyle adeta şov yapan Cim-Bom, yine bir yıldıza kanca attı. Sarı-kırmızılılar, West Ham United'ın 27 yaşındaki kanat oyuncusu Feghouli transferinde sona yaklaştı. Galatasaray, İngiliz ekibi ile Cezayirli futbolcunun bonservisi konusunda 4.5 milyon euroya el sıkışırken, oyuncunun son kararı bekleniyor. Teknik direktör Slaven Bilic'in, Cezayirli oyuncunun gitmesine sıcak baktığı vurgulandı. Geçen sezon bedelsiz olarak transfer edilen futbolcu, bu şekilde Cim-Bom'a transfer olursa İngiliz kulübüne para da kazandırmış olacak. West Ham ile 2019'a kadar sözleşmesi bulunan yıldız futbolcunun transferinin gerçekleşmesi halinde, Galatasaray'dan ayrılmak istediğini bildiren Sinan Gümüş'ün durumu yeniden masaya yatırılacak. Cim-Bom böylece Feghouli'nin parasının bir bölümünü bu şekilde karşılamayı düşünüyor. Teknik direktör Igor Tudor'un ön tarafta kullanmak istediği 3'lü için Cezayirli futbolcuyu ideal isim olarak gördüğü bildirildi. Belhanda ve Gomis ile beraber Feghouli'nin iyi bir üçlü oluşturacağını belirten Tudor'un bu transfer gelişmelerini yakından takip ettiği belirtildi.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme