6 Temmuz 2017 Perşembe

06.07.2017 Genel Gündem



06.07.2017

GÜNDEM

Devletin Zirvesi Düğünde Buluştu 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın kızı Rumeysa Kalın dün Ankara'da devletin zirvesinin de katıldığı bir törenle dünya evine girdi. İbrahim Kalın'ın kızı Rumeysa Kalın ile Furkan Karabulut'un düğün töreni dün Marriot Otel'de düzenlendi. İbrahim Kalın düğüne katılan davetlileri salonun kapısında karşıladı. Düğüne; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın yanı sıra, çok sayıda siyasetçi ile iş, sanat ve medya dünyasından isimler katıldı. Davetliler arasında Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ve Demirören Medya İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal da yer aldı. Demirören, törende Erdoğan ile bir süre sohbet etti. Çiftin nikâhını Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek kıyarken, şahitliklerini ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Kahraman, Başbakan Yıldırım, Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu yaptı. Melih Gökçek nikâhı kıyarken, esprili bir dille, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni evlenen çiftlere üç çocuk öğüdünde bulunduğunu ancak Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü'nün kızının en az beş çocuğu olması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan da çiftin düğün öncesinde kendisini ziyaret ettiğini ve beş çocuk sözü verdiğini ifade etti. Erdoğan daha sonra nikâh cüzdanını geline verdi. Otel ve çevresindeki yoğun güvenlik önlemleri ise dikkat çekti.
Milliyet


Almanya İntihar Ediyor 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamburg'da yarın başlayacak G20 zirvesi öncesi Alman Die Zeit gazetesine verdiği demeçte Almanya'ya sert ifadelerle yüklendi. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Giovanni di Lorenzo'ya konuşan Erdoğan, Almanya ziyareti sırasında Türklerle buluşmasına izin verilmemesine tepki gösterirken "Almanya konuşmama izin vermeyerek intihar ediyor" dedi. Angela Merkel ile bir sorununun olmadığını kaydeden Erdoğan, "çok başkaydı" dediği Sosyal Demokrat Partili eski Başbakanı Gerhard Schröder dönemindeki ilişkiler düzeyine dönmeyi umduğunu da belirtti. Türkiye ile Almanya'nın NATO ortaklığı, ticari ilişkiler ve Almanya'da yaşayan 3 milyon dolayındaki Türk nedeniyle birbirlerine ihtiyaç duyduklarının altını çizen Erdoğan, Merkel'i FETÖ'cülerin iadesi konusundaki tavrı nedeniyle eleştirdi. Erdoğan, "Almanya bu kişileri iade etmediği sürece, Türkiye Almanya'yı teröre destek veren bir ülke olarak görecek" dedi. Almanya'nın teröre destek verdiği gerekçesiyle tutuklanan Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel konusunda ısrarcı olmasını anlamadığını da kaydeden Erdoğan, "Bir gazetecinin teröristle görüşmesi teröre destek verdiği anlamına mı gelir?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Teröristlerin propaganda yapmasına yardımcı oluyorlar. Bu bütün dünyada savcılar tarafından böyle değerlendirilir." Röportajın geniş hali gazetenin bugünkü sayısında yer alacak.
Milliyet

Fetö'cüleri 10 Bin Euro'ya Kaçırdılar 
Edirne polisi, Türkiye'deki Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelere ait konsoloslukların kullanmadığı ya da değiştirmeyi planladığı araçları satış amacıyla vekalet alarak Kapıkule Sınır Kapısı'ndan çıkaranların bu sırada FETÖ'cüleri de çıkardığı bilgisine ulaştı. Soruşturma başlatan polis, kimlikleri belirlenen şüphelileri takibe aldı. Dışişleri Bakanlığında memur olan ve FETÖ bağlantısı nedeniyle ihraç edilen Fatih Nurettin Yıldırım'ın geçen 10 Şubat günü aynı yöntemle yurt dışına çıkarılacağı tespit edildi. Araç ve şüpheliler Kapıkule Sınır Kapısı'na geldiğinde polis operasyon için düğmeye bastı. Şüpheli Yıldırım ile şebeke üyesi olduğu belirlenen 14 şüpheli çeşitli adreslere baskınlar düzenlenerek gözaltına alındı. İfadelerinin ardından şüphelilerden 10'u tutuklandı. Savcılık soruşturmasını geçen Nisan ayında tamamlayıp Edirne 3'ncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açtı. Aralarında Bulgaristan vatandaşı şüphelilerin de bulunduğu sanıklar hakkında 5-19 yıl hapis cezaları istendi. İddianamede 18 Kasım 2016 tarihi ile operasyonun düzenlendiği 10 Şubat 2017 tarihleri arasındaki 85 günde toplam 57 kişinin illegal yollarla yurt dışına çıkarıldıkları, bu kişilerden 20'sinin FETÖ şüphelisi olduğu, diğerlerinin FETÖ şüpheli eşi ya da çocukları gibi yakını olduğu bilgisine yer verdi. Ayrıca şebekenin kişi başı 10 bin Euro'ya kadar para aldıklar ortaya çıktı.
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 4,0911-4,0926
Sterlin: 4,6623-4,6707
Gram Altın: 142,0259-142,1344

Amaç İmar Disiplini 
İnşatta tüm kuralları değiştiren yeni imar yönetmeliği açıklandı. 1 Ekim'de uygulanmaya başlanacak yeni yönetmeliğe gayrimenkul sektörü temsilcileri tepki göstermişti. Sektörün önce gelen dernekleri ortak açıklama yapmış, kentsel dönüşüm sürecinin sekteye uğrayacağını, vatandaşın mağdur olacağını ve yeni yatırımlarının önünün kesileceğini söylemişti. Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ne bazı inşaat sektörü temsilcilerinden gelen eleştirilere ilişkin açıklama yaptı. İmarı disipline etme dışında hiçbir amaçlarının olmadığını belirten Bakan Özhaseki, "Hoyratça, haksızca kullanılan, istismara sebebiyet veren, imar çarpıklığı ve düzensizliğinin önüne geçecek bir disiplin mekanizması bizim getirdiğimiz. Hiçbir hak kaybı yok. Böyle bir şey söylemek doğru değil. Bir yanlış anlamadan kaynaklanıyor. Biz arkadaşlarımızı yeniden davet ederiz. Orada tek tek bu konuları anlatırız kendilerine, haklı talepleri varsa zaten getirir koyarız. Burada biz haklı taleplerin önünü kesmek için oturmadık, bu işleri kimseye eziyet olsun diye de yapmıyoruz" dedi. Mevcut yönetmeliğin 2013'te çıkarıldığını, bazı müteahhit grupların talepleri üzerine süresi dört kez uzatılan bir yönetmelik olduğunu belirten Özhaseki, bu senenin başında bütün belediye başkanları ve sektörün ileri gelenleriyle yaptıkları görüşmeler neticesinde yönetmelik değişikliğine gittiklerini hatırlattı. Tek tip bir yönetmelik çıkarmamak adına imarın anayasası olarak gördükleri kuralları bakanlık olarak belirlediklerinin altını çizen Özhaseki, şehirlerin coğrafi iklimlerine göre değişebilecek kuralları ise belediyelerin kendilerinin belirlediğini aktardı. "Her şehrin imar yönetmeliği ayrı olsun diye bir karar aldık" diyen Özhaseki, bu kararın da olumlu bir karşılık bulduğunu bildirdi Özhaseki, 30 büyükşehir belediyesine tek tek yazı yazarak imar yönetmeliğiyle ilgili teklif istediklerine işaret ederek, "Gerek müteahhitler gerek mimarlar grubu gerekse dışarıda bu işin içerisinde yer alan 50'ye yakın sektör temsilcileriyle yaptığımız toplantılar neticesinde birtakım kurallarda hemfikir olduk, oy birliğiyle bunu gerçekleştirdik. Başta İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyelerimiz olmak üzere birçok belediye buna katkı sundu. Çünkü kendi şehirleriyle ilgili yaşanan sıkıntıları onlar biliyorlar" diye konuştu. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ne neden ihtiyaç duyulduğu konusunda ise Bakan Özhaseki, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu konuda müthiş istismarlar var. Bu istismarların önüne geçmek lazım. 100 metrekarelik bir ev yapma hakkı olan birisi bizim yönetmeliklerden kaynaklanan birtakım boşluklardan istifade ederek bunu 250 metrekareye kadar çıkarabiliyordu. Mesela bu 100 metrekarelik evin içerisine 50 metrekarelik bir mescit çiziyordu. Bu, imardan sayılmıyordu. Evin içerisinde mescit olur mu? Olmaz. Ben hiçbir evin içerisinde özel bir mescit görmedim. 50-60 metrekarelik balkonlar çiziyorlardı. 50-60 metrekarelik balkon olur mu? Olmaz. Daha sonra kapatmaya hazır hale getiriyorlardı. Kış bahçeleri dediğimiz bahçeler icat ediyorlardı. Bunları böyle böyle istismar ettiler ki bunun tadı kaçmıştı, büyük bir haksızlığa dönüşmüştü. Haksızlıkların getirdiği de müthiş bir adaletsiz ortam doğmuştu. Rekabet doğru bir şey ama çok adaletsiz bir ortam doğmuştu. Bütün bu istismarların ve haksızlıkların önüne geçebilmek için bizim bunu yapmamız gerekiyordu."
Hürriyet
 
Ucuz Ve Kayıtsız 
Suriyeli mültecilerin durumu son dönemde Türkiye'de gündemin birinci maddesi. Birleşik Metal-İş Sendikası da tekstil sektöründe Suriyeli ve Türk işçilerin emek piyasasındaki durumunu araştırdı. Suriyeli işçilerin kayıt dışı ve düşük ücrete çalıştıkları sürekli ortaya konuyordu ancak sendika İstanbul'un tekstil merkezlerinde birebir Türk ve Suriyeli işçilerle anket yaptı ve en doğru sonuçları onlardan aldı. 'Suriyeli Göçmen Emeği' başlıklı çalışmada İstanbul'un başta Bağcılar ve Güngören olmak üzere tekstil sektörünün en yoğun olduğu ilçelerde atölyelere girildi, Türk ve Suriyeli 604 işçi ile konuşuldu. Çalışma sonuçlarına göre, Türk ve Suriyeli işçiler arasında büyük bir maaş uçurumu var. Ayrıca, ister Türk olsun ister Suriyeli 604 çalışanın yüzde 33'ü asgari ücretin altında çalışıyor. İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri tarafından desteklenen ve çeşitli üniversitelerin akademisyenleri Ertan Erol, Ayla Ezgi Akyol, Cemal Salman, Ezgi Pınar, İpek Gümüşcan, Kıvanç Yiğit Mısırlı, Mustafa Kahveci, Pedriye Mutlu tarafından yapılan çalışma Türkiye'deki nüfusları 2.7 milyonu bulan Suriyelilerin emek piyasasına etkilerini dikkate alıyor. Çalışmanın en çarpıcı sonuçları ücretler ve kayıt dışılıkta ortaya çıkıyor. Çalışmaya göre, Türk erkek işçiler düşük da olsa aralarında en yüksek maaşı alırken, Türk kadın işçiler Türk erkek işçilerden ortalama 309 TL daha az kazanıyor. Suriyeli erkek işçiler ise Türk kadın ve erkek işçilerin altında maaş alıyor. Suriyeli erkek işçiler, Türk erkek işçilerden ortalama 330 TL daha alırken, Suriyeli kadın işçilerin ortalama ücreti Türk erkek işçilerin yaklaşık yarısını ancak buluyor. Ve, tüm işçilerin ortalamasından yaklaşık 489 TL daha düşük kazanıyorlar. Sigortalı çalışmada Türk erkek işçilerin yüzde 54'ü, Türk kadın işçilerin ise yüzde 32.2'si sigortalı çalıştırılırken, Suriyeli erkek işçilerin yüzde 99.6'sı kadın işçilerin ise tamamı sigortasız. Bu durum aynı zamanda Türk erkek işçilerin yüzde 46'sının, Türk kadın işçilerin ise yüzde 63'ünün kayıt dışı olduğunu ortaya koyuyor.
Hürriyet
 
Kıdemde İflas Fonu Önerisi! 
Kıdem Tazminatı Fonu'nda taslak sunmaktan vazgeçen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, taraflardan gelecek önerileri beklemeye başladı. Bu kapsamda işçi ve işverenler 13 Temmuz'a kadar kıdem tazminatı ile ilgili çalışmalarını bakanlığa iletecekler. İşçi kesimi son olarak, "Yeni düzenleme yerine, iflas fonu kurulsun" önerisinde bulunurken, "Gündemden kaldırılsın, işimize bakalım" diyen işverenlerin de sistemin devamından yana olduğu belirtildi. Üçlü Danışma Kurulu'nda kıdem tazminatı fonu konuşuldu. Türk - İş, Hak - İş, DİSK, TİSK ve TOBB'un temsil edildiği toplantıda işçilerin yanı sıra işverenlerin de fon fikrine sıcak bakmadığı, işverenlerin fon için, "Gündemden kaldırılsın, işimize bakalım, iş barışı zedelenmesin" mesajı verdiği belirtildi. İşverenlerin fondan sonra deneyimli işçileri tutmakta zorlanacakları yönünde endişeleri dile getirdiği kaydedildi. Taslak çalışma yerine her iki kesimden 13 Temmuz'a kadar önerilerini alacak olan hükümet, bunun üzerine çalışmalarını sürdürecek ya da mutabakat görmezse fonu rafa kaldıracak. DİSK Genel Başkanı Kani Beko da bakanlığın konuyla ilgili taslak paylaşmamasını eleştirdi. Kıdemde yeni düzenleme yerine kıdem garanti fonu önerisinde bulunduklarını belirten Beko, "Fon yerine icra ve iflas durumunda kıdem alacaklarının, devlet ve bankaların ipotekli alacaklarının önüne geçmesi yönünde düzenleme yapılmalı" dedi. Kıdem tazminatı ödemeyen patrona ceza getirilmesi gerektiğini belirten Beko, "Bunları konuşacağımıza işsizleri konuşalım" dedi.
Milliyet
 
Doların Ateşi Yükseldi: 3.61 Tl 
Küresel piyasalara paralel olarak yükselişe geçen dolar, 19 Mayıs'tan beri ilk kez 3.61 TL seviyesini aştı. Nisan ortasından beri 3.50 civarında dalgalandıktan sonra hafta başında yönünü yukarı çeviren dolar/TL'de dün de yükseliş sürdü.ABD tahvil getirilerindeki yükseliş ve dolardaki değer kazancının gelişmekte olan ülke para birimleri genelinde yarattığı satış baskısı TL'ye de benzer şekilde yansıyor. Haftaya 3.52 civarında başlayan dolar/TL, önceki gün 30 Mayıs'tan beri ilk kez 3.56 seviyesini test etmişti. Dolar/TL dün ise 3.61 seviyesini gördü. Dün euro/TL ise 4.0634 civarında seyretti. Öte yandan Reuters'a konuşan Merkez Bankası (TCMB) yetkilileri, dün bazı bankaların hazineden sorumlu genel müdür yardımcıları ile görüşmelerin rutin olduğunu, sermaye kontrolü veya mevduat sınırlamaları gibi konuların gündemde olmadığını belirtti. Bankacılar, Merkez Bankası'nın daveti üzerine dünkü görüşmeye birçok genel müdür yardımcısının katılacağını belirtmişlerdi. Reuters'a bilgi veren bir TCMB yetkilisi, "Görüşmeler rutin. Mevduat sınırlaması gibi konular kesinlikle gündemimizde yok" dedi. Yetkili ayrıca rutin olarak tabir ettiği görüşmelerde sermaye kontrolü ya da para politikasına ilişkin ileriye yönelik mesajların verilmesinin de "kesinlikle" gündemde olmadığına vurgu yaptı. TCMB zaman zaman bankacılık sektöründeki, piyasalardaki veya kendi sorumluluk alanındaki gelişmeleri değerlendirmek ve görüş alışverişinde bulunmak üzere sektör yetkilileriyle bu tür görüşmeler gerçekleştiriyor.
Milliyet
 
Afrika Sıcağı Rekor Kırdırdı 
Haziran sonunda Türkiye'yi etkisin altına alan Afrika'dan gelen sıcak hava dalgası, elektrikte tüketim rekorunun kırılmasına neden oldu. Türkiye'nin elektrik tüketiminde aşırı sıcak havanın etkisi ve sanayi üretimindeki artış sebebiyle 3 Temmuz Pazartesi günü tüm zamanların rekoru kırıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkililerinin verdiği bilgiye göre, 3 Temmuz Pazartesi günü tüketimin en yüksek zaman olduğu ani puantta 46 bin 400 megavat ile tüm zamanların rekoru gerçekleşti, 927 milyon 875 bin kilovatsaat ile elektrik tüketiminin en yükseğe çıktığı gün olarak kayıtlara geçti. Bir önceki elektrik tüketim rekorunu 905 milyon 764 bin kilovatsaat tüketim ve ani puantta 44 bin 734 megavatla 10 Ağustos 2016'da kıran Türkiye'nin bu yılki tüketim rekorunun daha erken görülmesinde, aşırı sıcak hava ve sanayi üretimindeki artış etkili oldu. Söz konusu tüketim rekoruna rağmen, Türkiye genelinde herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. Yetkililer, bu denli yüksek tüketimlerde daha önce iletim altyapısından ve bölgesel elektrik üretiminin yetersizliğinden kaynaklı kısıtlamalara gidilmek zorunda kalındığını hatırlattı. Yetkililer, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın üzerinde durduğu iletim ve dağıtım altyapısına yönelik 1.5 yıldır devam eden yatırımların zamanında tamamlanmasıyla hiçbir kısıt veya kesinti uygulanmadan söz konusu rekor tüketimin karşılanabildiğine işaret etti. Herhangi sıkıntı yaşanmadan bu denli yüksek talebin karşılanmasının bir ilk olduğunun altı çizildi.
Vatan
 
Dünya 
G-20 Alarmı 
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in ev sahipliğinde yapılacak zirveye ABD Başkanı Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu G-20 ülkeleri liderlerinin katılması bekleniyor. Olası terör eylemleri ve gösterilere karşı 20 bin güvenlik gücü görevlendirilmiş durumda. Liderleri bekleyen küreselleşme karşıtlarının sloganı: 'G-20 - Cehenneme hoş geldiniz'. Özel uçakları ve heyetleriyle Hamburg'a gelecek liderlerin hangi yolları kullanacağı, güvenliklerinin nasıl sağlanacağı haftalar öncesinden en ince detayına kadar planlandı. Zirve gündeminde küresel ısınma, ticaret bariyerleri, uluslararası krizler gibi önemli başlıklar söz konusu. Zirvenin en merak edilen katılımcısı söz konusu toplantıya ilk kez gelecek olan ABD Başkanı Donald Trump. Özellikle 2015 tarihli Paris İklim Anlaşması'ndan çıkma kararı alan, NATO ile işbirliğini sorgulayan ve serbest ticaret prensiplerinin gözden geçirilmesini isteyen Trump karşısında Merkel ortak bir cephe oluşturmanın yolunu arayacak. Zirvenin önemli buluşmalarından biri de Trump ile Putin'in ilk yüz yüze görüşmesi olacak. Trump, ocak ayında başkanlık görevine başlamıştı. Rusya'nın ABD seçimlerine Trump lehine müdahale ettiği iddiaları ise hâlâ sürüyor. Eylemciler; çevreciler, küreselleşme ve yoksulluk karşıtları, barış yanlıları gibi çeşitli gruplardan oluşuyor. "G-20'ye hayır. Adalete evet" sloganlarıyla dikkat çekiyorlar. Yaklaşık 100 bin eylemcinin 30 ayrı gösteri yapması bekleniyor. Özellikle radikal solcuların eylemlerinin şiddete dönüşme ihtimali üzerinde duruluyor. Önceki akşam polis Hamburg'un Altona semtindeki bir parka çadır kuran eylemcilere tazyikli su araçları ve gözyaşartıcı gazlarla müdahale etmeye başladı. Sankt-Pauli ve diğer bazı semtlerde sokakları kesen göstericilere de benzer müdahaleler geldi.
Hürriyet
 
Katar'ın Yanıtı Olumsuz, Boykot Devam Edecek 
Katar'a 5 Haziran'da ambargoya başlayan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır ve Bahreyn hükümetleri dün yaptıkları ortak açıklamada Doha yönetiminin yerine getirmelerini istedikleri talepler konusunda olumsuz yanıt verdiğini açıkladılar. Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şukri, Katar'ın içişlerine müdahalesi nedeniyle abluka kararı almak zorunda kaldıklarını belirterek Katar'da aklın galip gelip uygun doğru kararı vermesini umduklarını söyledi. Suudi Dışişleri Bakanı Adil el Cubeyr ise Katar politikalarını değiştirinceye kadar siyasi ve ekonomik boykotun süreceğini ve uluslararası yasalar çerçevesinde yeni adımların atılacağını belirtti. Cubeyr ayrıca, "Krizde Türkiye'nin tarafsız kalacağını umuyoruz" dedi. Açıklamalar dört ülkenin dışişleri bakanlarının Katar'ın yanıtını değerlendirmek için Mısır'ın başkenti Kahire'de toplanmasından sonra geldi. Açıklamalarda Katar'ın olumsuz yanıtının üzüntü yarattığı da belirtildi. Katar'daki Türk askeri üssünün kapatılması, Müslüman Kardeşler hareketinin terör örgütü ilan edilmesi ve İran'la ilişkilerin seviyesinin düşürülmesinin de yer aldığı 13 maddelik liste hazırlayan ablukacı Arap ülkeleri Doha'ya 10 gün vermişti. Bu süre 3 Temmuz gecesi sona ermiş, ancak arabulucu ülke Kuveyt'in, Katar'ın yanıtını 4 Temmuz'da ileteceğini açıklaması üzerine süre 48 saat uzatılmıştı. Katar'ın resmi cevabı ek süre dolmadan ablukacı ülkelere iletildi.
Hürriyet
 
K.Kore Meydan Okuyor 
Kuzey Kore'nin, ABD'nin Bağımsızlık Günü olarak kutladığı 4 Temmuz'da gerçekleştirdiği balistik füze denemesinin dünyada yarattığı şok sürerken, denemeye çok sert tepki geldi. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Kuzey Kore'nin son denemesinin kabul edilemeyeceğini, denemenin "ABD'ye yönelik tehdidin artması" anlamına geldiğini belirtti. Tillerson, "Washington nükleer silahlara sahip bir Kuzey Kore'yi asla kabul etmeyecektir" ifadesini kullandı. ABD Dışişleri Bakanı, "Kuzey Kore'nin provokatif eylemlerini BM Güvenlik Konseyinin önüne getirmek ve hesap sormak adına daha güçlü tedbirler alma niyetindeyiz" derken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu, dün gece konuyla ilgili acil toplantı gerçekleştirdi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kuzey Kore'yi kınayarak Pyongyang yönetimine provokasyonlara son verme çağrısında bulundu. ABD Başkanı Donald Trump ise, Twitter üzerinden Çin'e yüklendi ve Çin ile Kuzey Kore arasında artan ticaret hacmine dikkat çekerek bu ülkenin Pyongyang'a karşı gereken adımları atmadığını savundu. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ise Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Putin, "Kuzey Kore'nin nükleer ve füze faaliyetlerinin yanı sıra ABD ve Güney Kore'nin ortak askeri tatbikatlarının dondurulması konusunda Rusya ve Çin hemfikirdir" dedi. Tüm bu tepkilere karşın Kuzey Kore'nin yanıtı şaşırtıcı oldu. İlk başarılı uzun menzilli kıtalar arası füze denemesini gerçekleştiren Kuzey Kore, ABD ve müttefiklerine meydan okudu. Kuzey Kore devlet televizyonu KRT'de yayınlanan haberde, Devlet Başkanı Kim Jongun'un, füze denemesini izlerken çekildiği iddia edilen görüntülerinin yanı sıra ülkenin nükleer silahlardan hiçbir zaman vazgeçmeyeceği, Washington'a nükleer ve füze denemelerinden oluşan yeni "hediye paketleri" göndermeye devam edeceğine dair mesajlarına yer verildi. Kuzey Kore liderinin bilim adamlarına "Yankilere irili ufaklı hediye paketleri göndermeye devam edin" dediği ifade edildi. Kuzey Kore, Hwasong-14 tipi kıtalararası balistik füzesinin büyük bir nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip olduğunu da açıkladı.
Milliyet
 
İtalya'dan Sınır Tepkisi 
İtalya, kuzey komşusu Avusturya'nın, olası mülteci geçişlerine karşı sınırına takviye ordu birlikleri göndereceği haberleri üzerine Avusturya'nın Roma Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı. İtalya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Avusturya hükümetinin, Brennero Sınır Kapısı'na takviye ordu birlikleri gönderileceği açıklamalarını takiben, Bakanlık Genel Sekreteri Büyükelçi Elisabetta Belloni, Avusturya'nın Roma Büyükelçisi Dr. Rene Pollitzer'i toplantıya çağırdı" ifadesine yer verildi. İtalya ile Avusturya, geçen yıldan bu yana farklı zamanlarda, Avusturya ve kuzeydeki Avrupa ülkelerine gitmek isteyen göçmenlerin sık kullandığı Brennero (Brenner) geçiş güzergahına yönelik benzer önlemler nedeniyle karşı karşıya gelmişti. Avusturya'nın Kronen gazetesine konuşan Savunma Bakanı Hans Peter Doskozil, İtalya'dan topraklarına yönelik sığınmacı hareketlerine karşı sınıra asker konuşlandıracaklarını açıklamıştı. Plan kapsamında Brennero Kapısı'na 4 adet Pandur tipi zırhlı araç ve 750 asker gönderileceği belirtilmişti. Bakanlık yetkilileri, askerlerin hafta sonuna kadar sınır kapısına yerleştirileceğini ifade etti. İtalya, Avusturya'nın aldığı sınır önlemlerinin, Avrupa Birliği üyesi ülke vatandaşları arasında serbest dolaşıma imkan tanıyan Schengen bölgesi kurallarına aykırı olduğunu savunuyor.
Vatan
 
Abd'ye 'Yeni Hediyeler' Yolda 
Önceki gün gerçekleştirdiği ilk kıtalar arası balistik füze denemesiyle Washington'u alarma geçiren Kuzey Kore'nin lideri Kim Jong-un, füze ve nükleer silah programlarında görevli bilim insanlarına ABD'ye daha sık 'hediye' göndermeleri talimatı verdi. Kim, Kuzey Kore basınında yer alan açıklamasında balistik füze denemesinden 'ABD'ye hediye' diye bahsetti. Kim açıklamasında, "Amerikalı p.çler, (ABD'nin Bağımsızlık Günü) 4 Temmuz'un yıldönümünde gönderdiğimiz hediyeden hiç de mutlu olmayacaklar" ifadelerini kullandı. ABD'yle ülkesi arasında uzun süredir devam eden ihtilafta 'son aşamaya' geldiklerini vurgulayan Kim, 'ABD saldırgan politikasına son vermediği sürece, Pyongyang yönetimi nükleer silah ya da füzelerini asla müzakere kapsamına almayacak" dedi.
Vatan
POLİTİKA 
Adaleti Siyasetin Emrine Verirsen Demokrasi Olmaz 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, önceki geceyi Kocaeli'nin Körfez ilçesi TÜPRAŞ yakınlarında geçirdi. Kılıçdaroğlu, dün sabah 09.00'da basın toplantısının ardından yürüyüşe başladı. CHP Lideri, 21'inci gün sonunda 371 kilometreyi geride bırakırken İstanbul'a 49 kilometrelik yolu kaldı. Kılıçdaroğlu yola çıkmadan önce yaptığı açıklamada şunları söyledi: "5 Temmuz 1993'te bizim Cumhuriyet tarihimizin en büyük sivil katliamlarından birisi oldu. Başbağlar'da 33 vatandaşımız terör örgütü mensupları tarafından katledildi. Sabah muhtarı aradım, her yıl anmaya milletvekili arkadaşlarımız giderlerdi ama bu yıl il başkanımız ve bir grup partili arkadaşımız gidecek. Biz yine Başbağlar köyünde bütün oturanlara başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Umarız bu felaketlerle Türkiye karşı karşıya kalmamış olur. Bu yürüyüşü 'Adalet Yürüyüşü' olarak andık. Adaletin ne kadar önemli olduğunu bütün vatandaşlarımıza anlatmak istedik. Hâkimler Savcılar Kurulu (HSK), yeni göreve başladı. 5-6 günlük görev süresinde, ki bayram tatillerini falan çıkartıyoruz. Bir kararnameyle 780 hâkim ve savcının yerini değiştirdiler. Niçin? Hangi gerekçeyle? Siyasi otoritelerin beklentilerine uygun yeni hâkim ve savcılar görevlerine başlasınlar diye. Adaleti siyasetin emrine verirseniz Türkiye'nin başı beladan kurtulmaz. Adaleti siyasetin emrine verirseniz Türkiye'de demokrasi olmaz. Adaleti siyasetin emrine verirseniz bir daha insan hakları ihlalleri olur. Bütün bunları herkesin, özellikle de ülkeyi yönetenlerin bilmesi lazım. Kendi adalet anlayışlarını topluma dayatmak değil, evrensel adalet anlayışı içersinde hepimizin kabul etmesi lazım." Kılıçdaroğlu'na yürüyüş boyunca kaç kilo verdiğine ilişkin soru da yöneltildi. CHP Lideri, "Zaman zaman soruyorlar 'Zayıfladın mı, kilo verdin mi?' diye. Kemerde bir ilik kazandım. Ama öyle 5 kilo vermem söz konusu değil" dedi. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) da son kez yürüyüş güzergâhında toplandı. Şirinyalı'da verilen öğle arasında toplanan MYK'da 9 Temmuz Pazar günü yapılacak mitingin detayları ele alındı. Yürüyüşün sonuna gelinirken, verilen arada, ayağı su toplayan, tansiyonu düşen vatandaşlar ambulansın önünde kuyruk oluşturdu. Ambulansta vatandaşların ayaklarındaki yaralara pansuman yapıldı.
Hürriyet
Suç İşleyen Kendini Sınır Dışında Bulur 
Başbakan Yıldırım gazetelerin Ankara temsilcileriyle sohbetinde şu mesajları verdi: "(Suriyelilere vatandaşlık verilecek mi?) Vatandaşlık kazanmanın şartları kanunlarla belirlenmiştir. Bu şartların başında da kuşkusuz edepli olmak, bu millete, devlete bağlılık gelecek. Sınırlarımızda geçirdikleri süre onlar için ciddi bir sınavdır. Mülteciler arasında iyi eğitim almış, ülkesinde kariyer sahibi çok değerli kişiler de bulunuyor. Akademisyenler, bilim adamları, hekimler de var. Üç milyondan fazla sığınmacı içinden ince eleyip sık dokuyarak belirlediğimiz nitelikli kardeşlerimize vatandaşlık vereceğiz. Ancak haddini aşanlar da hak ettikleri şekilde hukuk önünde cezalarını alır. Gerekirse bu kişileri sınır dışı dahi ederiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sapla samanı karıştırmamak lazım. Vatandaşlık verilecek kişilerin, milli güvenlik ve kamu düzeni açısından engel teşkil edecek halleri olup olmadığı araştırılıyor. MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü, Göç İdaresi, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bu konuyla ilgili koordineli çalışmalar yürütüyor. Böyle ciddi bir çalışma neticesinde kimseye ayrıcalık tanınması, kamu huzurunu bozacak kişilere vatandaşlık verilmesi mümkün değil. Vatandaşlarımızın rahat olmasını istiyorum. Türkiye hukuk devleti. Vatandaşımız bir taşkınlıkla karşılaşırlarsa derhal güvenlik güçlerine bildirsinler. Emin olsunlar ki gereği hemen yapılacaktır."
Hürriyet
'Adalet İçin Yürünmez Uğruna Mücadele Edilir' 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,"Adalet için yürünmez, uğruna şuurla mücadele edilir" dedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına değinen Bahçeli, "Kılıçdaroğlu provokasyon ihbarı yapmaktadır. Ülkücülerin kullanılacağını söylemektedir. Elbette halt etmektedir, yalana dolana sarılmaktadır" dedi. Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter adresinden yaptığı açıklamada özetle şu ifadeleri kullandı: Öyle bir haldeyiz ki, hiç kimse yarınından emin değil. Güvensizliğin koyu sisi, güvence eksikliğinin yoğun isi her yeri, her şeyi perdeliyor. Bilinmezlik bir yandan, belirsizlik diğer yandan umutları soldurup heyecanları buduyor. Türkiye huzursuzluğun sıkı markajına girmiş bulunuyor. Konsensüs hakim olsun diyoruz, kaos tetikçiliği yapıyorlar; milli birlik ve kardeşlik kökleşsin istiyoruz; krizden medet umuyorlar. 21 gündür adalet için yürüyorlar. Şimdiye kadar ne buldular bilmiyorum, bileni de görmedim. Adalet; Ankara-İstanbul arasında değildir. Yolda bulunmayı bekleyen cevher hiç değildir. Adalet için yürünmez, uğruna şuurla mücadele edilir. Zulüm ve terör adaletsizliktir değil mi? Evet. O halde, terör örgütlerinin siyasi kuryeleriyle kol kola yol yürümek nasıl adalet olacaktır?
Vatan

SPOR 
Sezonun üçüncü grand slam turnuvası olan Wimbledon'da heyecan, üçüncü günde oynanan ikinci tur karşılaşmalarıyla devam etti. Merkez korttaki günün ilk maçında, tek kadınların 6 numaralı seribaşı olan Johanna Konta, Hırvat Donna Vekic'in karşısına çıktı. Karşılaşma büyük çekişmeye sahne oldu, 3 saat 10 dakika sürdü. Kendi seyircisi önünde oynayan Britanyalı Konta, ilk sette öldü öldü dirildi. Rakibi karşısında tie-break setini 7-4 kazanan Konta, ilk seti de 7-6'lık skorla alarak 1-0 öne geçti. Hırvat Vekic, ilk setin hıncını ikinci setten aldı. Seribaşı rakibi karşısında 6-4 üstün bitirdiği setle durumu eşitledi, 1-1 yaparak mücadeleyi final setine taşıdı. Final seti daha çok karşılaşmanın ilk setine benzer bir görüntü vardı sahada. Merkez korttaki tenisseverlerin, önceki günkü maçlarda yaşadığı hayal kırıklığını tamir etmesi bakımından önem taşıyan ve seyircilerin büyük bir keyif yaşadığı mücadelenin bu son bölümünde gülen taraf Konta oldu. Uzadıkça uzayan tiebreak bölümünü 10-8 üstün bitiren tenisçi, maçı kazandı. 26 yaşındaki Konta bugüne kadar Wimbledon'daki en iyi derecesine imza atarak, üçüncü tura yükseldi. Öte yandan tek erkeklerde 1 numaralı seribaşı Andy Murray, Alman Brown'ı 3-0, tek kadınlarda 2 numara Simona Halep, Brezilyalı Maia'yı 2- 0 yenerek tur atladılar. Kvitova ise ABDli Brengle'ye 2-1 yenilerek elendi.
Milliyet
Fenerbahçe'nin tecrübeli ismi Josef de Souza, Topuk Yaylası'nda düzenlenen basın toplantısında yeni hocaları teknik direktör Aykut Kocaman'a övgüler yağdırdı. Kampın harika gittiğini ve kendisini yorgun hissettiğini belirten Souza, "Fenerbahçe'deki son 2 yılımdan çok daha iyi hazırlanıyoruz. Bu çalışma şekli bizi çok iyi yerlere getirecektir. Umuyorum ki çok çalışarak bu sezon başarılı oluruz. Çünkü şampiyonluktan başka şansımız ve düşüncemiz yok" dedi. Aykut Kocaman ile tanışmalarının üstünden 1 hafta geçtiğini ve görüş bildirmenin erken olduğunu kaydeden Brezilyalı futbolcu, "Şu ana kadar gördüğüm ciddi, çalışkan ve hedeflediği noktaya gitmesini bilen bir teknik direktörümüz var. İyi bir kadromuz vardı, kaliteli isimler kattık ve kalitemizin daha da yukarı çıkacağını düşünüyorum. Fenerbahçe sadece kaliteli oyuncular getirir. Yeni transferlerle ilgili ilk dileğim iyi başlamaları. Uyum sürecini çabuk atlatırlarsa çok faydalı olurlar" diye konuştu. Sarı-lacivertli ekipte sorunun 2 veya 1 ön libero ile oynama olmadığını söyleyen Souza, "Bugüne kadar 2 ön liberoyla oynadık ama bana göre bizim aşmamız gereken başka sorunlar vardı. Ozan, Mehmet Topal ya da ben oynamışım fark etmez. Yeter ki sahaya çıktığımızda ne yapmamız gerektiğini bilelim. Bunu çözdüğümüz zaman sorun yaşamayız. Yeter ki Fenerbahçe futbolcusu sahada olduğunda hedefini, ne yapması gerektiğini bilsin. O zaman Fenerbahçe'nin galibiyetleri alması kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı.
Milliyet
Beşiktaş, Portekizli savunma oyuncusu Kepler Laveran Lima Ferreira (Pepe) ile 2 yıllık sözleşme imzaladı. Vodafone Park'ta düzenlenen ve Başkan Fikret Orman'ın da katıldığı törende konuşan Portekizli oyuncu, Beşiktaş yönetiminin transferi için çok uğraştığını söyledi, "Büyük bir mutluluk içindeyim. Kendimi Beşiktaş ailesinin bir parçası olarak görüyorum. Bütün yönetim transfer için çok uğraştı, hepsine teşekkür ederim" diye konuştu. Pepe transferde taraftarın da ilgisinin önemli payı olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Bana ve aileme gösterdikleri ilgi karar vermemi kolaylaştırdı. Ben de bir an önce formayı giyip onların sevgisini, ilgisini cevaplamak istiyorum. Formayı giymek için heyecanlanıyorum. Hedefim Beşiktaş'ta kupalar kazanmaya devam etmek. İşimi seviyorum. Saha içinde her şeyimi vermeyi seviyorum. Bütün benliğimle oynuyorum. Rakiplerime de saygım sonsuz. Her gün çalışmayı seviyorum. Antrenmanlar olsun, maçlar olsun keyfini çıkarıyorum. Son 5 senede ilerleyen, gelişen Beşiktaş var. Ben de kendi izlerimi atmak istiyorum. İyi bir takımımız var. Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi'nde ilerleyebilir. Hatta bu hayalle devam edersek kupayı da kazanabilir. Beşiktaş'ın kupalar kazanacağına inanmasaydım zaten burada olmazdım." 34 yaşındaki yıldız, transferinde Beşiktaş'ta forma giyen Ricardo Quaresma'nın etkisinin olup olmadığı ve eski takım arkadaşı Cristiano Ronaldo'nun da ilerleyen zamanlarda gelip gelmeyeceği yönündeki soruya şu yanıtı verdi: "Mendes (menajer) burada, Quaresma'yı buraya getirdi. Şimdi beni buraya getirdi. Bu soruyu sormak için kendisi doğru insan. Quaresma ile uzun zamandır tanışıyoruz. Porto günlerine dayanan dostluğumuz var. Milli takımda Beşiktaş hakkında çok konuştuk. Şakayla karışık kartal pençesini bana göstermişti. Ronaldo ile de Sporting Lizbon'a dayanan arkadaşlığımız var."
Milliyet
Galatasaray ile Wesley Sneijder'in yolları kötü ayrılıyor.. Cim-Bom'da Hollandalı yıldızın geleceğiyle ilgili büyük önem taşıyan zirveden uzlaşı yerine krizi daha da derinleştirecek restleşme yaşandı. Önceki gece İbiza'daki tatiline son verip menajeri Guido Albers ile beraber İstanbul'a gelen Hollandalı futbolcu Başkan Dursun Özbek'in sahibi olduğu Point Otel'de yapılan zirvede kabul edilmesi zor şartlar sundu. Galatasaray adına Başkan Dursun Özbek ile Sportif Direktör Cenk Ergün ve kulüp avukatı Levent Polat sabah gerçekleşen toplantıda yer aldı. Sneijder cephesinde ise Menajeri Albers ve avukatı hazır bulundu. Sneijder ilk tur yapılan zirvede "Eğer istenmiyorsam paramın tamamını verin (4.5 milyon euro)" dedi. Başkan Dursun Özbek buna şiddetle karşı çıkarak, "Öyle şey olmaz. Bu taraftarın sana gösterdiği sevginin karşılığı bu olmamalı. Oynamadan nasıl 4.5 milyon euro istersin" dediği öğrenildi. Sportif direktör Cenk Ergün'ün de son iki senede Hollandalı yıldıza disiplin yönetmeliği çerçevesinde kesilen toplamda 3.2 milyon euroyuk cezayı hatırlatarak, "Alacağın paradan bunu düşelim. Kalan 1.3 milyon euro üzerinde pazarlıkları sürdürelim" diyerek pazarlığa yeni bir boyut kazandırdı. Sonuçta ilk gün taraflar karşılıklı olarak hamlelerde bulunurken sonuç çıkmadı. Bugün yapılacak ikinci görüşmede fotoğrafın netleşmesi bekleniyor. Konuyu Milliyet'e değerlendiren sarı-kırmızılı yetkililer, "Sneijder'in Türkiye'ye geliş programı dahi medyaya servis edildi. Taraftarı yanında göstererek üzerimizde baskı kurmaya çalışıyor. Kamuoyu ve medya baskısı yüzünden bir kere hata yapıp Sneijder 2 senelik sözleşme yaptık. Aynı hataya bir daha düşmeyiz" diye konuştular.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme