8 Temmuz 2017 Cumartesi

08.07.2017 Genel Gündem



08.07.2017

GÜNDEM

Zırhlı Aracı Korudu 
Siirt'in Baykan İlçe Kaymakamlığı'nın yanı sıra Baykan ile Veysel Karani ve Atabağı Belde Belediyesi Başkanvekilliklerini yürüten Mehmet Kocabey'e, terör örgütü PKK suikast girişiminde bulundu. Baykan Kaymakamı Kocabey, ilçeye bağlı Yarımca Köyü'nde devam eden üstyapı çalışmalarını incelemek üzere dün saat 06.00 sıralarında bölgeye gitti. Köyde incelemelerini tamamlayan ve Yarımca Jandarma Karakolu'nu ziyaret eden Kocabey, saat 08.30'da ilçeye doğru yola çıktı. Terör örgütü PKK tarafından köy yoluna tuzaklanan el yapımı patlayıcı (EYP), kaymakamın makam aracının geçişi sırasında uzaktan kumanda ile infilak ettirildi. Zırhlı araçta büyük hasar oluşurken, kaymakam ve korumaları saldırıdan yara almadan kurtuldu. Tedbir amaçlı olarak hastanede sağlık kontrolünden geçirilen Kocabey ve korumaları, görevlerinin başına döndü. Yarımca Köyü kırsalına güvenlik güçleri sevk edilirken, saldırıyı düzenleyen teröristleri etkisiz hale getirmek için hava destekli operasyon başlatıldı. 21 kişi gözaltına alındı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, saldırıya ilişkin olarak, "Sabah 08.45 sıralarında Kaymakamımız Mehmet Kocabey'e, Yarımca civarında yola döşenmiş bir el yapımı patlayıcı ile zarar verilmek istendi. Allah'a çok şükür, hem kaymakamımızda hem de personelimizde herhangi bir yaralanma söz konusu değil. Tabii bir de orada bütün arkadaşlarımızda zırhlı araçlar var. 'Geçmiş olsun' dileklerimizi iletiyoruz" dedi. Kaymakam Kocabey ile olaydan sonraki ilk saatlerde telefonda konuştuğunu söyleyen Soylu, "Gayet sağlıklı. Tabii terör örgütüne karşı yürütülen bu büyük mücadelede hem sabrımızı zorlamaya hem de ortaya koymuş olduğumuz bu kararlılığı etkilemeye çalışacaklardır. Bunlar beklediğimiz şeylerdir ama ne kararlılığımızda ne de sabrımızda herhangi bir farklılık söz konusu olacaktır" ifadesini kullandı.
Haber Türk


Canilere Linç Girişimi 
Bir yıl önce Suriye'deki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan 27 yaşındaki Halid Al-Rahmun önceki sabah çalıştığı tavuk kesimhanesinden Hatipler Mahallesi'ndeki evine geldiğinde kapının kilidinin kırık olduğunu fark etti. 9 aylık hamile eşi Emani Al Rahmun'un (20) ve 11 aylık oğlu Halaf Al Rahmun'un evde olmadığını gören Rahmun, polis merkezine giderek şikâyette bulundu. Rahmun, şikâyetinde "Eşim ve oğlum evde yok. Çalıştığım tavuk kesimhanesinde Birol Karacal ve Cemal Bay ile tartışmıştım. Gece mesaisinde erkenden ayrıldılar" dedi. Bu bilgi üzerine polis Suriyeli aile ile aynı apartmanda oturan Birol Karacal (35) ve arkadaşı Cemal Bay'ı (22) gözaltına aldı. İki kişi, polisteki ifadelerinde birkaç gün önce fazla çalışma konusunda tartıştıkları mesai arkadaşları Halid Al-Rahmun'un fabrikada çalıştığı sırada evinin kapısını gece levye ile açıp eşi Emani Al Rahmun ve çocuğunu kaçırdıklarını, tecavüz edip başını taşla ezerek öldürdüklerini itiraf etti. Cailer 11 aylık Halaf Al Rahmun da boğarak öldürdüklerini söyledi. Sakarya Emniyet Müdürlüğü'ne getirilen caniler Birol Karacal ve Cemal Bay, tecavüz ve cinayet suçlamalarını kabul ederken, kaçırma olayını birbirinin üzerine attı. Ormanlık alana giden jandarma 9 aylık hamile olan ve doğum için dün hastaneye gideceği öğrenilen anne ile oğlunun cansız bedenlerini buldu. Emniyette sorguları tamamlanan Birol Karacal ve Cemal Bay ifadelerinin tamamlanmasının ardından Kaynarca Adliyesi'ne sevk edildi. Zanlıların adliyeye getirildiğini duyan yüzlerce kişi de adliye önünde toplandı. Kalabalık "İdam" sloganları atarken polis ve jandarma ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı, adliye bahçesine girenlere müdahale etti.
Milliyet
 
Hamburg'da Gündem Terörle Mücadele 
Almanya'nın Hamburg kentinde iki gün sürecek G20 Zirvesi başladı. G20 Zirvesi'nin Dönem Başkanı ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, zirvenin düzenlendiği Hamburg Fuar Kongre Merkezi'nde tüm misafirleri tek tek karşıladı. Karşılamanın ardından G20 liderleri, "Terörle Mücadele" temalı ilk toplantıda bir araya geldi. Yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından aile fotoğrafı çekildi. Kentte çok sayıda yerde protestolar yapılması ve polisle çatışmaların yaşanması nedeniyle dünya liderleri zirvenin yapıldığı merkeze gecikmeli olarak geldi. Bu nedenle aile fotoğrafının çekimi gecikmeli yapıldı. Zirve "Küresel Büyüme ve Ticaret" başlıklı birinci çalışma oturumu ve "Sürdürülebilir Kalkınma, İklim ve Enerji" konulu ikinci çalışma oturumuyla devam etti. Zirve bugün "Afrika'yla Ortaklık, Göç ve Sağlık" temalı üçüncü çalışma toplantısıyla devam edecek. Bu toplantının ardından "Dijitalleşme, Kadınların Güçlendirilmesi ve İstihdam" başlıklı dördüncü oturum gerçekleşecek. Dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinin liderleri ile Avrupa Birliği temsilcisini bir araya getiren G20 zirvesine 65 ülkeden 4 bin 800 gazetecinin akredite oldu. Zirvede, kapanış toplantısından sonra G20 Başkanlığının basın toplantısı düzenlenecek. Almanya'nın "Birbirine bağlı bir dünyayı şekillendirmek" sloganıyla gerçekleştirdiği zirvede, belirlenen gündem başlıklarının yanı sıra Suriye ve Ukrayna'daki ihtilaf gibi uluslararası konular da ele alınacak.
Milliyet
 
Suriye'de Ortak Ateşkes Kararı 
Hamburg'da düzenlenen G20 Zirvesi'nde ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ilk kez yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. 2 saat 20 dakika süren görüşmede, Ukrayna, Suriye, terörizmle mücadele ve siber güvenlik konularının ele aldığı belirtildi. Putin, görüşmeyle ilgili olarak "ABD Başkanı Donald Trump ile çok uzun bir görüşmemiz oldu. Birikmiş birçok konu var, Ukrayna, Suriye, diğer bazı sorunlar, ikili ilişkilerle ilgili bazı konular. Yine terörizmle mücadele, siber güvenlik konularına döndük" ifadelerini kullandı. Trump da, Putin'le bir araya gelmekten memnun olduğunu ve Rus liderle bir arada bulunmanın kendisi için onur olduğunu vurguladı. Görüşmede, Rusya'nın Kasım 2016'da ABD'de yapılan başkanlık seçimlerine sonucu etkileyecek şekilde dahil olduğu yönündeki iddiaların da iki lider tarafından ele alındığı belirtildi. Görüşmenin ardından Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ve ABD'li mevkidaşı Rex Tillerson açıklamalarda bulundu. Tillerson; ABD, Rusya ve Ürdün'ün Suriye'nin güneybatısında ateşkes sağlaması ve "çatışmasızlık anlaşması" uzlaşıldığını belirtti. Tillerson, "Bunun, ABD ile Rusya'nın Suriye konusunda birlikte çalışabileceklerinin ilk işareti olduğunu düşünüyorum ve bu anlaşmanın neticesinde de, Suriye'de birlikte çalışarak çatışmasızlık alanları oluşturabileceğimiz diğer yerler konusunda da uzun bir değerlendirme yaptık" diye konuştu. Lavrov, "Suriye'nin güneybatısındaki Der'a, Kuneytra ve Süveyde bölgelerinde gerilimi azaltma bölgelerinin oluşturulmasına dair memorandumu onayladı. Bu bölgelerde 9 Temmuz öğle saat 12.00'den itibaren ateşkes yürürlüğe girecek" ifadelerini kullandı.
Milliyet
  
EKONOMİ 
Euro: Euro 4,1218-4,1301
Sterlin: 4,6564-4,6714
Gram Altın: 140,9622-141,2840

Tmsf'de Gülal Dönemi Başladı 
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) yeni başkanı Muhiddin Gülal oldu. TMSF Kurul üyeliğine Muhiddin Gülal'ın atanması ve başkan olarak görevlendirilmesine ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararda, boş bulunan TMSF Kurulu üyeliğine atanan Gülal'ın başkan olarak görevlendirildiği de belirtildi. Gülal, iş hayatına 1997'de Sümerbank AŞ Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda müfettiş yardımcısı olarak başladı. Daha sonra sırasıyla Etibank AŞ Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda müfettiş ve Anadolubank AŞ Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Gülal, 2010 yılında TMSF Tahsilat Daire Başkanlığı'nda Grup Başkanı olarak çalışmaya başladı. 2012'de aynı kurumda Sigorta ve Risk İzleme Daire Başkanlığı'nda Grup Koordinatörü görevine getirilen Gülal, 2013 yılında ise TMSF Sigorta ve Risk İzleme Daire Başkanlığında daire başkanı oldu. 2013'te Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nda (BDDK) kurul üyesi olan Gülal'ın üyeliği halen devam ediyor. Öte yandan Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) kapsamında Türkiye'nin 43 ilinden toplam 965 şirkette kayyumların yetkilerinin TMSF devredildiğini ve ayrıca TMSF'nin 107 gerçek kişinin mal varlıklarına kayyum olduğunu bildirdi. Canikli, bu şirketlerin toplam aktif büyüklüğünün yaklaşık 41 milyar lira, özkaynak toplamının yaklaşık 18.2 milyar lira, ciro toplamının yaklaşık 21.9 milyar lira olduğunu belirterek, söz konusu şirketlerde yaklaşık 46 bin 357 kişinin istihdam edildiğini bildirdi.
Hürriyet
 
965 Şirketin Varlığı Tmsf'ye Devredildi 
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) kapsamında Türkiye'nin 43 ilinden toplam 965 şirkette kayyumların yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildiğini veya Fon'un bu şirketlere kayyum olarak atandığını belirterek, ayrıca TMSF'nin 107 gerçek kişinin mal varlıklarına kayyum olduğunu bildirdi. Canikli, yaptığı yazılı açıklamada, KHK'lar kapsamında Türkiye'nin 43 ilinden toplam 965 şirkette kayyumların yetkilerinin TMSF'ye devredildiğini veya Fon'un bu şirketlere kayyum olarak atandığını ifade ederek, ayrıca 107 gerçek kişinin mal varlıklarına da kayyum olarak TMSF'nin getirildiğini kaydetti. Bu şirketlerin 496'sının anonim, 354'ünün limited şirket, 22'sinin anonim / limited şirket şubesi, 67'sinin ticari işletme, 1'inin ticari işletme şubesi, 5'inin yurt dışında kurulu şirket, 9'unun işletme, 3'ünün kollektif şirket, 3'ünün ortaklık, 2'sinin adi komandit şirket, 1'inin adi ortaklık, 1'inin kooperatif ve birinin de avukatlık ortaklığı olduğuna dikkati çeken Canikli, bu şirketlere toplam 312 kişi atandığını vurguladı. Canikli, şirketlerin toplam aktif büyüklüğünün 41 milyar, özkaynak toplamının 18.2 milyar, ciro toplamının 21.9 milyar lira olduğunu belirterek, şirketlerde 46 bin 357 kişinin istihdam edildiğini bildirdi. Canikli, Bank Asya sigortalı katılım fonu ödemelerine ilişkin olarak, Vakıf Katılım Bankası AŞ tarafından 15 Haziran itibarıyla toplam 437.5 milyon lira tutarında ödeme yapıldığını belirterek, "Henüz ödeme yapılmayan tutar 536.9 milyon lira olup, bu tutarın 118.8 milyon liralık kısmı üzerinde ödemeye herhangi bir engel bulunmamaktadır" dedi. Canikli, Bank Asya'da 100 bin lira altı, sigorta kapsamında olduğu belirlenen 1 milyon 163 bin 762 mudiye ait toplam 974 milyon 402 bin liradan, TMSF ve iştiraklerine borcu bulunduğu belirlenen 722 mudiye ait 70 bin lira mahsup edildikten sonra geriye kalan 974 milyon 332 bin liranın, ödemelere aracılık etmesine karar verilen Vakıf Katılım'a 2 Aralık'ta aktarıldığını hatırlattı.
Milliyet
 
2016'da 3 Kişiden Biri İcralık Oldu 
Toplumsal ilişkilerin nerede yoğunlaştığı, insan davranış ve alışkanlıklarının nasıl evrildiği, en iyi, anlaşmazlıkların ve uyuşmazlıkların resmiyet kazandığı davaların türünden anlaşılır. İnsanlarımız en çok hangi konuda davalık oluyorlar? Hangi sosyal ilişkiler uyuşmazlıkların kaynağı! Hatta ekonominin ne durumda olduğunu dahi açılan dava türlerinden rahatlıkla anlayabilir, bir fikir edinebiliriz. Bu günkü yazımda özel hukuktan kaynaklanan hukuk davalarını ele alacağım. Ceza hukukuyla, toplumuzdaki suç türleri ve suçlular bir sonraki yazımın konusu olacak. Öncelikle şunu söyleyelim: Türkiye'de 2016 yılında tam 2.213.353 dava açılmış. Bu davalarda 2 milyon 993 bin 390 tane davacı, 3 milyon 449 bin 479 tane de davalı var. 2016'da nüfusumuz 79 milyon 814 bin 871 olduğuna göre -yabancı uyrukluların bu rakamlar içerisinde ne oranda yer aldığı bilinmemekle birliktenerdeyse yirmi kişide birisinin davalık olduğu görülüyor. Tabii ki, rakamlarda ayrıştırma yapılmamıştır, bazı kişilerin 20- 30 tane davası olabilir. Bazıları adliyenin gediklisidir, hatta belli bir dava sayısından sonra artık kendini avukatından ve hakimden "hukuku daha iyi öğrenmiş" sanır ve avukatını azledip, davalarını kendisi takip etmeye başlar. Ne tür davalar daha çok? En fazla işçi ve işveren arasında dava açılıyor, bir yılda tam 167 bin 238 adet. İcra müdürlüklerinde ise tam 26 milyon 946 bin 552 takip dosyası var. Neredeyse her üç kişiden birisi icralık. 'Nereye gidiyoruz' dedirten rakamlar.
Milliyet
 
'Faizi Düşürün' Zirvesi 
Bankalar mevduat yarışısını bıraksın' uyarısında bulunan hükümet, resmen herekete geçti. Türkiye'de yatırımların artması, yüksek büyüme hızına ulaşılması ve enflasyonun gerilemesi için faizlerin düşürülmesi gerektiğini her fırsatta dile getiren ekonomi yönetimi, bankaların tepe yöneticileriyle bir araya gelerek, "Faiz yarışını durdurun, yatırımların önünü açın. Gerektiği şekilde bu yarışa izin vermeyiz" çağrısı yaptı. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, dün bankacılık sektörü temsilcileri ile mevduat faizleri konusunu görüşmek üzere bir araya geldi. Canikli başkanlığında gerçekleşen toplantıya Türkiye Bankalar Birliği (TBB), Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yetkilileri ve bazı banka genel müdürleri katıldı. Zirvede yatırımcıyı zorlayan yükselen faizler masaya yatırıldı. Toplantıda bankacılık sektörünün ekonomik temellerden uzak bir 'mevduat rekabetinden' vazgeçmesi gerektiğini aksi halde duruma müdahale edileceği iletildi. Bankaların da faizlerin düşürülmesi konusunda zorunlu karşılıklarda kolaylık sağlanmasını talep ettiği kaydedildi. AK Parti'nin Ekonomik İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz da dün bankacılık sektöründe reel temellerden uzak bir şekilde mevduat faizlerini sürekli yukarıya iten bir rekabet olduğunun altını çizdi. Yılmaz, "Bu sorunu sektörün düzeltmesini istiyoruz. Gerekirse kamunun elinde müdahale için gerekli enstrümanları var" diye konuştu. Başbakan Yardımcıları Nurettin Canikli ve Numan Kurtulmuş, bu hafta yaptıkları açıklamalarda yüksek faizin düşürülmesi gerektiğine dikkat çekmişti.
Vatan
 
Yabancı Damat Evliliğe 3.1 Milyar $ Harcadı 
Türkiye'de bu yılın ilk yarısında 55 birleşme ve satın alma işlemi gerçekleşti. Değeri açıklanan işlemlerin toplam 4.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu işlemlerin yüzde 69'una, yani 3.1 milyar dolarlık kısmına yabancılar imza attı. Bağımsız denetim, danışmanlık, kurumsal finansman ve vergi alanlarında faaliyet gösteren EY'nin verilerine Türkiye'de gerçekleşen 55 işlemden 32'sinin değeri açıklanırken, 23 işlemle ilgili finansal bilgiler paylaşılmadı. Değeri açıklananların toplam hacmi 4.5 milyar dolar olarak hesaplandı. EY Kurumsal Finansman Bölümü Başkanı Müşfik Cantekinler, "Açıklanan işlem değeri 2016 ile hemen hemen aynı ve 4.5 milyar dolar seviyesinde. Değeri açıklanmamış işlemleri de dikkate aldığımızda hacim 5.5 milyar dolar seviyesinde" değerlendirmesini yaptı. Değeri açıklanan birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam hacmi 2016'da 4.6 milyar dolar, 2015'te 10.7 milyar dolar, 2014'te 17.7 milyar dolar, 2013 yılında 13.7 milyar dolar, 2012'de 23.2 milyar dolar ve 2011'de de 11.5 milyar dolar olmuştu. İlk yarıda Türk yatırımcılar 26, yabancı yatırımcılar 29 işlem gerçekleştirdi. İşlemlerin 1.4 milyar dolarlık kısmı Türk yatırımcılar, 3.1 milyar dolarlık bölümü yabancılar tarafından gerçekleştirildi. Türk yatırımcılar 2011'de 5.1 milyar dolar, 2012'de 11.5 milyar dolar, 2013 yılında 10.4 milyar dolar, 2014 yılında 13.1 milyar dolar, 2015'te 4.1 milyar dolar, 2016'da 2.1 milyar dolar; yabancılar 2011'de 6.4 milyar dolar, 2012'de 11.7 milyar dolar, 2013'te 3.3 milyar dolar, 2014'te 4.6 milyar dolar, 2015'te 6.6 milyar dolar ve 2016'da 2.5 milyar dolarlık işleme imza atmıştı.
Vatan
 
DÜNYA 
El Halil Kararına İsrail'den Tepki 
BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi, Filistin'in El Halil kentinde bulunan Harem-i İbrahim'in de içinde bulunduğu eski şehri, 'Filistin'e ait tehlike altındaki dünya mirası' diye Dünya Miras Listesi'ne ekledi. UNESCO bu kararla, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yer alan El Halil kentindeki Harem-i İbrahim üzerindeki hak iddialarını da reddetmiş oldu. İsrail Dışişleri Sözcüsü Nahshon, kararın Yahudi tarihi inkârı olduğunu belirterek Twitter'da "Utanç duy @UNESCO" diye yazdı.
Hürriyet
 
20 Bin Polis Yetmedi 
Aralarında Türkiye'nin de olduğu dünyanın en büyük ekonomilerinin devlet ve hükümet başkanlarını, terörizm, iklimdeğişikliği ve serbest ticaretin artırılmasını görüşmek üzere bir araya getiren G-20 Liderler Zirvesi dün başlarken, hafta başından beri Hamburg'a akın eden göstericiler kenti savaş alanına çevirdi. Küreselleşme ve kapitalizmkarşıtlarıyla çevrecilerin düzenlediği onlarca gösteride polisle çatışıldı, araçlar yakıldı, çöp kutuları ateşe verildi, bina ve mağazaların camları kırıldı. Çok sayıda esnaf kepenk kapattı. Kente 100 binden fazla göstericinin akın edeceği istihbaratı üzerine çevre şehirler ve başkent Berlin'den takviye ile 20 bin polislik güçle zirve eylemlerine hazırlanan Hamburg polisi, yetersiz kalınca ek güç talebinde bulundu. 3 komşu kentten 700 polis daha Hamburg'da görev yapmaya başladı. Eylemlerde 160'tan fazla polisin yaralandığı, 44 eylemcinin gözaltına alındığı bildirildi. Bir eylemci, polisin sıktığı basınçlı sudan kaçarken 4 metrelik duvardan düşüp ağır yaralandı. Yaralanan eylemci sayısı ise 11 olarak açıklandı.
Haber Türk
 
Kıbrıs Görüşmeleri 'Sonuçsuz' Sonlandı! 
İsviçre'de yapılan ikinci tur Kıbrıs konferansı da, herhangi bir çözüme ulaşılamadan sonuçlandı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres "Ne yazık ki bir çözüm mümkün olmamıştır" derken, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Crans-Montana kasabasındaki konferans süreci, Yunanistan ve Rum Yönetimi'nin, "siyasi eşitlik" ve "dönüşümlü başkanlık"tan önce garanti ve güvenlik başlığını kapatmak istemesi üzerine tıkandı. Atina'nın da desteğini alan Rum yönetimi, "sıfır asker sıfır garanti" ve "Güzelyurt, Maraş bize verilmeli. 100 bin Rum, Kuzey'e yerleşmeli" şartlarını masaya koydu. Türkiye ve KKTC yönetimi buna karşı çıktı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in bizzat başkanlık ettiği görüşmeler, dün sabah erken saatlere kadar sürerken, ilerleme sağlanamadı ve konferansın "sonuçsuz kaldığı" açıklaması yapıldı. Guterres, "Ne yazık ki bir çözüm mümkün olmamıştır ve konferans, bu uzun süreli soruna bir çözüme getiremeden kapanmıştır" dedi. İngiliz hükümeti de, kapsamlı çözüme ulaşılması hedefiyle yapılan Kıbrıs Konferansı'nın başarısızlıkla sonuçlanmasının hayal kırıklığına neden olduğunu bildirdi. KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı da, "Elimizden geleni yaptık, vicdanen müsterihiz. Dünyanın sonu değil. Biz Kıbrıs'ta hak ettiğimiz, anlımızın akıyla, onurlu bir toplum olarak yaşamanın yolunu bulacağız" diye konuştu. Rumların "Herşeyi alalım" mantığıyla hareket ettiğini kaydeden Akıncı, "Bu şekilde müzakere sürdürmek doğru olamazdı" dedi. Akıncı, şöyle devam etti: "Sıfır asker-sıfır garantiyle başladı, sıfır asker-sıfır garantiyle bitti. Türkiye hiçbir açılım yapmadı, yardımcı olmadı yaklaşımı da doğru değil. Doğru yaklaşım, Türkiye bu konularda istekli davrandı, yardımcı olmaya hazır olduğunu, daha fazlasını yapabileceğinin sinyallerini BM Genel Sekreteri'ne verdi. Asker konusunda ciddi indirim olabileceği biliniyordu. Son tahlilde geri kalanlar için ne şekilde bir tavır sergilenebileceğinin kararını da başbakanlar versin yaklaşımı geldi."
Milliyet
 
Katar'a Yeni Yaptırım Tehdidi 
Katar'ın, Suudi Arabistan'ın başını çektiği Arap ülkelerinin 13 maddelik talep listesini kabul etmemesinin ardından bu ülkeye yönelik yeni yaptırımların yolda olduğu açıklandı. Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, Doha'ya karşı yeni yaptırımlara gideceklerini bildirirken, Arap ülkeleri, yaptıkları ortak açıklamada, Katar yönetiminin bu kararla sorunu diplomatik yollarla çözme çabalarını sabote ettiğini ifade etti. Açıklamada, "Katar'ın bu kararla bölgeyi istikrarsızlaştırmayı hedefleyen politikalarına devam edeceğini kabul ettiği" belirtildi. Yaptırımların "ekonomik, siyasi ve hukuki" olacağını belirten 'Arap ülkeleri, yaptırımların içeriğine ve ne zaman hayata geçirileceklerine dair bilgi vermedi. Buna karşılık, Katar'dan yeni yaptırım kararlarına sert yanıt geldi. İngiliz "Times" gazetesine konuşan Katar Maliye Bakanı Ali Şerif el-Emadi, ülkesinin "tehdit edilemeyecek kadar çok zengin bir ülke" olduğunu söyledi. El-Emadi, on yıllardır süren doğalgaz satışının sonucu olarak güçlü mali rezervlere sahip olduklarını belirtirken, "Bahreyn ve Mısır'ın kredi notu çöp seviyesinde. Suudi Arabistan ise mali sorunlar yaşıyor" diye konuştu.
Milliyet
 
Müzakerelerde Yine Sonuç Yok 
Kıbrıs'ta çözüm için İsviçre'nin Crans Montana kasabasında düzenlenen konferanstan uzlaşma çıkmadı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Görüşme anlaşma sağlanamadan sona ermiştir" dedi. Yaklaşık iki yıldır devam eden çözüm çabalarının başarısız olmasının ardından açıklama yapan Guterres, çözüme yönelik başka girişimlerin de gündeme gelebileceğini söyledi. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İsviçre'deki Kıbrıs Konferansında iki tarafın da kazanacağı bir ortam yaratmanın mümkün olduğunu ve o noktaya çok yaklaştıklarını, ancak konferansın iki tarafın da kaybettiği bir noktada olumsuz sonuçlandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Akıncı, Crans- Montanada 28 Haziran'da başlayan ve dün sonuçsuz kaldığı açıklanan Kıbrıs Konferansını, kaldığı Grand Hotel'de düzenlediği basın toplantısıyla değerlendirdi. Akıncı, "Buradan çok daha güzel haberleri ulaştırmak isterdik ama olmadı. Dünyanın sonu değil. Biz Kıbrıs'ta hak ettiğimiz, alnımızın akıyla, onurlu bir toplum olarak yaşamanın yollarını bulacağız, bunu başaracağız" dedi.
Vatan
POLİTİKA
Mitinge Herkes Gelebilir 
Adalet Yürüyüşü'nün 23. gününde İstanbul'a gelen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yarın Maltepe'deki mitinge herkesin Türk bayrağıyla katılabileceğini söyledi. CNN TÜRK'te gündemi değerlendiren Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları özetle şöyle: Yürüyüşün 1. günü umduğumdan fazlasını buldum. Üstümde sadece adalet yazılı olacak ve İstanbul'a yürüyeceğim demiştim. Bu parti yürüyüşü olmayacak dedim, olmadı da. Eleştirileri saygıyla karşılıyorum. Lüks karavanda yattığım söyleniyor, karavanın tek avantajı akşamları uyuyabileceğim yer olması. Öfkem geçmedi. Yargıya olan güvenim temelden sarsıldı. Yargının siyasi otoriteye bağımlı hale getirilmesi ve belli bir merkeze göre karar verilmesi beni derinden sarsıyor. Bu yürüyüşün adının adalet olmasının temel nedeni bu. Belli makamlara belli kişiler yerleştiriliyor. Ve bu kişiler hükümetin istemediği kişiler yargılanırken en ağır cezayı veriyor. Şimdi Enis Bey ne yaptı? Aklın mantığın alacağı şey değil. Elde belge ve bilgi olmadan insanları alıp mahkum etmek, nerede var böyle adalet düzeni? Ne casusluğu Allah aşkına? Adalete olan güvenimiz temelden sarsıldı. Hapisteki akademisyenler için, tutuklu vekiller için hepsi için yürüyoruz. Yürüyüşümüze taşeron işçiler de geldi, Kıbrıs gazileri de geldi. Çocuklar, sanatçılar, engelliler geldi. Köprüde linç edilen askerin ailesi geldi.. Niçin rahatsız oluyor Binali Bey? Ben adalet için yürüyorum. Binali Bey şunu düşünüyor mu acaba? Sözcü'nün 2 muhabiri atıldı hapse, itiraz edildi, yargıç karar veriyor: 'Deliller toplanamadığı için tutukluluklarının devamına.' Ben 80 milyon için adalet arıyorum. Haksızlığa uğradığını düşünen herkes mitinge gelebilir ancak siyasi bir kimlikle, parti bayrağıyla gelmelerini kesinlikle kabul etmiyoruz. Pazar günü mitinge gelecek olanlardan şunu istiyoruz, güvenlik kuvvetlerine de rica ediyoruz, adalet pankartı dışında başka pankart istemiyoruz. Atatürk posteri ve Türk bayrağı olabilir ancak 6 oklu bayrak bile olsa alacaklar orada. Hiçbir parti afişi, bayrağı, flaması kabul etmiyoruz. İki 15 Temmuz var. Biri sokağın diğeri sarayın. Sokağın 15 Temmuz'una sahip çıkıyoruz. 249 şehidimiz, 1000'in üstünde gazimiz var. Sonuna kadar sahip çıkmaya kararlıyız. Ama bir de sarayın 15 Temmuz'u var. Darbe girişimini fırsat bilip 20 Temmuz'da sivil darbe yaptılar. Anmalara tabi ki katılacağız.
Vatan
 
Hollanda Darbe Karşıtı Toplantıyı Yasakladı! 
Hollanda hükümeti, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş'in, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümü nedeniyle önümüzdeki hafta Salı günü Apeldoorn kentinde yapacağı toplantıyı yasakladı. Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) Hollanda şubesi tarafından düzenlenen toplantı için Orpheus adlı kongre merkezinde salon kiralandı. Yapılan duyuruda, 11 Temmuz Salı günü yapılacak etkinliğe Türkeş'in konuşmacı olarak katılacağı duyuruldu. Ancak Hollanda hükümeti, Bakan Türkeş'in ziyaretinin şu anda uygun olmadığını açıkladı. "Şu andaki koşullarda iki ülke arasındaki mevcut ilişkiler açısından Türkeş ya da herhangi bir kabine üyesinin Hollanda'ya gelmesinin, arzu edilen bir durum olmadığı" ifade edilen açıklamada, bu kararın "Mart ayında yaşanan olayların doğal bir sonucu" olduğu kaydedildi. Hollanda, geçen Mart ayında anayasa değişikliği referandumu kampanyası çerçevesinde toplantı yapmak isteyen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'ya izin vermemişti. Türkeş açıklamaya, "Orada yaşayan ve oranın ekonomisine katkı sağlayan insanlarımızın demokratik haklarına ve hür iradeleriyle faaliyet yapma özgürlüğüne karşı bir müdahale niteliğindedir" diye tepki gösterdi. Türkeş şöyle devam etti: "2. Cihan Savaşı sonrasında yakılıp yıkılan ve en önemlisi iş gücü kaybına uğrayan Avrupa'nın kalkınması, ekonomisini düzeltmesi ve tekrar ayakları üzerinde durabilmesi için 1960'lardan itibaren oraya giden ve bulundukları ülkeye hizmet etmek, ekonomisine katkı sağlamak dışında hiçbir yasadışı faaliyette bulunmayan vatandaşlarımızın özgürlüklerine yönelik bu kararı kınıyorum." Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Müftüoğlu da yazılı açıklamasında, "Etkinliklerin amacının darbe girişimi karşısında demokrasiye sahip çıkılması ile hayatını kaybedenleri ve yaralıları Avrupa'daki Türklerle anmak. Hollanda tarafından yapılan beyan, bu ülkede demokrasi anlayışını göstermesi açısından ibret vericidir" dedi.
Vatan

SPOR 
Trabzonspor'un yeni transferi Juraj Kucka, ülkesinde en sevilen oyunculardan. Mücadeleyi bırakmayan savaşçı yapısı, agresif futbolu ve güçlü haliyle dikkat çeken Slovak futbolcu, İtalya'da da tarafları kendisine hayran bıraktı. Genoa ve Milan formalarıyla başarılı bir altı yıllık dönemi geride bırakan 30 yaşındaki orta saha oyuncusu toplu oyunda da iyi ve etkili şutlar atıyor. Genoa'dan ayrıldığı iki yıl önce oyuncu az kalsın Beşiktaş'a transfer oluyormuş. Siyah-beyazlılar ile adının anıldığı dönemde dünya devinin asbaşkanından sürpriz bir telefon aldığını belirten Kucka, "Beşiktaş beni istemişti. Sonra Galliani aradı. Muhteşem bir sürprizdi, çünkü Milan benim çocukluk aşkımdı. Hiç şüphe duymadan kabul ettim" diyor. Kırmızı-siyahlıların ismini duyar duymaz Beşiktaş'ı unutmasına şaşırmamak gerek. Çünkü profesyonel olarak formasını giydiği ilk takım Podbrezova'da oynadığı dönemde, 19 yaşındayken verdiği röportajda "Yurt dışında oynamak isterim. Serie A'da ve oradaki en iyi takım Milan'da" sözlerinin sahibiydi kendisi. İtalyan devine transferinin gerçekleşmesinin ardından o zaman verdiği röportaj kendisine hatırlatıldığında "Rüya gerçek oldu" diyecekti. Futbolcu olarak örnek aldığı isim Paul Scholes Takımının yıldızı olmayan ama sahadaki en yararlı işleri yapan perde arkasında yer alan oyuncu için "Benim rol modelim Scholes. Onun Manchester United'da yaptığı işleri ben de kendi takımımda yapmak istiyorum" diyerek, formasını giydi ekipte 'sessiz kahraman' olmak istediğini dile getiriyor.
Milliyet
 
Transferde rakiplerine göre daha suskun bir politika izleyen ve Pepe ile taraftarı adeta ayağa kaldıran Beşiktaş'ta Başkan Fikret Orman "Kimse merak etmesin, seneye yine şampiyon biziz" dedi. Hem şampiyonluk balosunda hem de daha önce yakın çevresinden gelen transfer soruları nedeniyle konuşan Orman'ın, "Beni hangi takım kimi almış ilgilendirmiyor. Biz transferle hava atmayız. Biz sahadaki işlerimizle konuşulmak isteriz. Üst üste iki sene şampiyon olduk. Hiç endişelenmeyin seneye de şampiyonuz. Hepiniz göreceksiniz" diye konuştuğu öğrenildi. Baloda başta ailesi olmak üzere sevenleriyle neredeyse sabaha kadar eğlenen Orman'ın aynı zamanda "Şu insanlara bakın nasıl mutlular. Hepimiz büyük bir aileyiz. Böyle bir camiada olduğum için ne kadar gurur duysam azdır. Bu sene o sene diyorduk ama bundan sonra her sene diyoruz. Şampiyon kadroya Pepe'yi ekledik. Bir ya da iki tane daha transferimiz olacak. Tamamen takımı daha üst seviyeye çıkarabilecek isimler üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandığı ortaya çıktı. Ligin geçen seneye göre daha zorlu geçeceğini de sözlerine ekleyen siyah-beyazlı kulübün başkanı "Zaten biz de rakiplerimizin iyi olmasını isteriz. Beşiktaş ne kadar güçlü takımlarla oynarsa o kadar iyi oynuyor. Rakipler iyi olsun ki bizde çıtayı yukarı koyalım. Şampiyon takımlar öyle fazla transfere ihtiyaç duymaz. Rakipler şunu aldı. bunu aldı diye bir korkumuz yok. Biz kendi işimize bakarız. Lig şampiyonluğunun dışındaki en önemli arzum ise Avrupa'da kupa kazanmak" dediği bildirildi.
Milliyet

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, transfer konusunda sarı-kırmızılıların yüreğine su serpti, yeni futbolcuları getirecek uçakların inmeye devam edeceğini dile getirdi. " AA Spor Masası"nın konuğu olan Özbek'e, transfer edilmek istenen Feghouli hatırlatıldı. Galatasaray Başkanı da, "Evet uçaklar inmeye devam ediyor. Geçen seferki ifademde zamanlama hatası oldu, 'Önümüzdeki hafta' dedim. Taraftarlardan özür diliyorum. Bir hafta gecikme oldu. Zaman dilimi vermeden, geleceğin, önümüzdeki 3-5 senenin takımını kurmak durumundayız, bu itibarla da takımda bayağı yenileme söz konusu. Onun için Galatasaray'a yakışan, hem sportif performansı hem de kişiliği niteliğinde futbolcuları kadroya katmaya devam ediyoruz. Sezon sonu itibarıyla teknik heyetten bir rapor aldık. Yaptığımız çalışmalar neticesinde önümüzdeki sezonlarda Galatasaray'a hizmet edecek, eksiklerini giderecek futbolcuların listesini verdik" dedi. Takım içinde büyük uyum bulunduğunu dile getiren başkan Özbek, "Çok yoğun bir çalışma içindeler. Hatta bir günde üç günlük çalışma yoğunluğu içinde olduğunu söylüyorlar. Keyifle ayrıldım. Her şey Galatasaray için çok güzel, inşallah sezonda da çok iyi sonuç alacağız" diye konuştu. Rakiplerin transfer çalışmalarına bakarak keyifli bir sezonun kendilerini beklediğini dile getiren Dursun Özbek sözlerini şöyle sürdürdü: "Rakiplerimiz de Avrupa'da çok sözü edilen, başarılı olmuş kişileri transfer ediyor. Bu bir yarış, Galatasaray bu yarışın içinde her zaman ön safhada bulunan takım olduğuna göre gereğini yapması lazımdı. İnşallah kavgasız, taraftarların seyir zevkini doyuran bir lig olacak. Hem bizim hem rakiplerin yaptığı transferler bunun birinci göstergesi."
Milliyet

Fenerbahçe'nin Danimarkalı futbolcusu Simon Kjaer'in Milan'a transferi ile ilgili henüz resmi bir teklif yapılmış değil. Sarı-lacivertli yönetim, bu konuyla ilgili kendilerine yazılı ve resmi olarak hiçbir talebin gelmediğini ısrarla vurguluyor. Bunun temel sebebinin ise İtalyan kulübünün, Kjaer'i daha çok yedek kulübesi için düşünmesi olduğu öğrenildi. Milan Sportif Direktörü Mirabelli de geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada net bir şekilde Kjaer ile ilgilendiklerini ancak takımdaki bazı savunmacılarla yolları ayırmadan bu transferin gerçekleşmeyeceğini ifade etmişti. Bu nedenle Milan, öncelikle kadrosunda düşünmediği alternatif stoperleri göndermeye çalışıyor. Bunun gerçekleşmesinin ardından Kjaer için resmi bir teklif söz konusu olacak. Danimarkalı futbolcuyu kadro derinliği için düşünen İtalyan ekibi bu sezon ciddi transferler yaptı. Villareal'den Musacchio ile savunma hattını güçlendiren Milan, Kjaer'i alternatif olarak düşündüğü için somut adım atma konusunda acele etmiyor. İtalyan basınına göre ise Milan ve Kjaer arasında bir anlaşma söz konusu. Hatta Danimarkalı futbolcu, Fenerbahçe'den aldığı yıllık 4 milyon euroluk ücret İtalyan ekibine fazla geldiği için indirime gitmeyi kabul etti. Futbol hayatını Avrupa'da sürdürmek isteyen Kjaer uzun süredir ayrılık planları yapıyordu. Bu nedenle bu fırsatı kaçırmamak adına transferin gerçekleşmesi için maaşından fedakârlık etmeyi göze aldı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme