11 Temmuz 2017 Salı

11.07.2017 Genel Gündem



11.07.2017

GÜNDEM

15 temmuz'un birinci yılına özel anma 
Türkiye genelinde FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yılı anma etkinlikleri bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Başbakan Binali Yıldırım'ın 15 Temmuz şehitlerinden Ömer Halisdemir ile Erol Olçok ile oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un mezarlarını ziyaretle başlıyor. Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenecek 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri bugün başlayacak, 16 Temmuz sabahı sona erecek. Erdoğan'ın çağrısıyla 15 Temmuz gecesi, 81 ilde bir günlük "demokrasi nöbeti" tutulacak. Etkinlikler, bugün darbe girişimi sırasında şehit düşenlerin mezarlarının ziyaret edilmesiyle başlayacak. Erdoğan, Kahraman ve Yıldırım, darbe girişiminin seyrini değiştiren Astsubay Ömer Halisdemir ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde oğlu Abdullah Tayyip ile şehit düşen Erol Olçok'un kabirlerini ziyaret edecek. Darbe girişimine direnişin sembol mekanlarından TBMM, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Kahramankazan ilçesi, Kızılay Milli İrade Meydanı, Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otel, MİT kampüsü, Çankaya Köşkü, Genelkurmay Başkanlığı, TRT ve TÜRKSAT'ta da anma etkinlikleri düzenlenecek. İstanbul'da ise 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Atatürk Havalimanı ve Kısıklı gibi yerlerde etkinlikler yapılacak. Erdoğan, bugün Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı, Kahramankazan'daki Mürted Hava Meydan Komutanlığı, İBB'nin binası ile Marmaris'e canlı bağlantı yapacak. Öte yandan TSK, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın emriyle ihraç edilen subayların fotoğraflarını ve isimlerini görev yaptıkları birliklerden kaldırdı.
Milliyet


Profesörlere operasyon 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Medeniyet Üniversitesine FETÖ operasyonu düzenlendi. Boğaziçi Üniversitesi'nden aralarında akademisyen Koray Çalışkan'ın da bulunduğu 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı. Medeniyet Üniversitesi'nden ise, 19'u Tıp Fakültesi profesörü olmak üzere 64 şüpheli hakkında Fetullahçı Terör Örgütü üyeliği suçlamasıyla gözaltı kararı verildi. Bunlardan 42'si gözaltına alındı. FETÖ propogandası ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret iddiasıyla gözaltına alınan Koray Çalışkan'nın "Gülene iftira atma. direntürkiye", "Anadolu Ajansı FETÖ diye bir şey yazmış. Terör örgütüymüş cemaat. Vesayetçiler bile bu kadar ileriye gitmemişti", "Kendisini kurtarmak için ülkesini savaşa atan adama, hayvan denmez ayıptır, iblis denmez günahtır, katil denir layıktır" şeklinde attığı tweet'ler ise suçlamalar hakkındaki deliller oldu. Koray Çalışkan'ın geçen yıl ölen FETÖ imamlarından aynı zaman da Gazeteciler Yazarlar Vakfı'nın son başkanı Cemal Uşşak ile çok sayıda telefon görüşmesi olduğu da belirtildi. Çalışkan'ın bazı CHP'li belediye başkanlarından TV kanalı kurmak için para topladığı ile ilgili iddiaların ise incelendiği kaydedildi. Gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi'nde görevli akademisyen Koray Çalışkan, Atışalanı Polis Merkez Amirliği'ne götürüldü. Çalışkan'ın avukatları sabah saatlerinde karakola giderek müvekkilleri ile görüşmek istedi. Ancak dosyadaki kısıtlılık nedeniyle avukatlar Çalışkan ile görüşemedi. Avukat görüşünün gözaltı işleminden 24 saat sonra yapılacağı öğrenildi. Öte yandan Boğaziçi Üniversitesi yetkilileri ise gözaltına alınan akademisyenlerin odalarında polis araması yapılmadığını söyledi.


Darbe gırışımı sonrası pkk'ya karşı en başarılı yıl... 
Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, düşünce kuruluşu SETA'nın Washington Ofisi tarafından 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıldönümü nedeniyle düzenlenen panelde o gece yaşadıklarından ilginç detaylar paylaştı. Güler, darbe girişimi sonrası PKK ile mücadelede son 40 yılın en başarılı döneminin yaşandığını da söyledi. İŞTE Güler'in Amerikalıların çoğunlukta olduğu panelde anlattıklarının satır başları:  16 Temmuz'un öğlen saatlerinde hapsedildiğim odanın kapısı açıldı ve tanıdık bir ses duydum. 'Yahu Yaşar sen burada ne arıyorsun?' diyen bir ses. Yıllarca birlikte mesai yaptığım, ailecek görüştüğüm bir insan, bir havacı orgeneral....Akın Öztürk. Benim kelepçeli olduğum ortamda serbestçe geziyor. Bana orada olduğumdan haberi olmadığını söylüyor. Bulunduğumuz ortamdaki özgürlüğü ilginç. Bizim tarafta olsaydı benim konumumda olması gerekirdi ama öyle değil. Kelepçelerimi, gözümdeki bandı açtırdı, ailemle konuşturmayı teklif etti.  Ailemle telefon görüşme teklifine karşı yerimden kalkmadım. Sabit telefondan evimi aradılar, ben oturduğum yerden seslenerek iyi olduğumu söyledim.  Beni odada yalnız bıraktılar. Öztürk odadan ayrılırken kapıda nöbetçi olduğu konusunda beni ikaz etmeyi unutmadı.

DÜNYA 
Trump'a yeni bir rusya suçlaması 
ABD Başkanı Donald Trump'a, Rusya ile ilişkileri nedeniyle yöneltilen suçlamalara bir yenisi daha eklendi. Amerikan basınında yer alan haberlerde, Başkan Donald Trump'ın oğlu Donald Trump Jr.'ın, Rus hükümetiyle bağlantılı bir avukatla görüştüğü iddia edildi. New York Times (NYT) gazetesinin haberi ABD'de gündemi değiştirirken, Rusya bağlantılı bu suçlamaya hem Trump kanadından hem de Rusya'dan tepki geldi. NYT'nin haberinde, Donald Trump Jr.'nin, Hillary Clinton'a zarar verebilecek bazı bilgilere sahip olduğunu vadeden ve Rus hükümetiyle bağlantıları olan hukukçuyla buluşmayı kabul ettiği öne sürüldü. Trump Jr.'ın, Rus hukukçu Natalia Veselnitskaya ile görüştüğü iddia edilirken görüşmede Clinton'a zarar verecek bir bilgi sağlanıp sağlanmadığı belirsiz. Bunun, bir Rusya vatandaşı ile Trump'ın yakın ekibi arasında doğrulanabilen ilk toplantı olduğu sanılıyor.
Milliyet


Tillerson katar için mekik dokuyacak... 
Bazı Arap ülkelerinin, Katar'a uyguladığı abluka ve ambargolarda sıkılaştırmaya gideceği yönünde açıklama yapmaları sonrasında Amerikan yönetimi de diplomatik çözüm çabalarına "aktif" şekilde dahil olmaya karar verdi. Bu amaçla, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, üç günlük bir mekik diplomasisine başladı. Suudi Arabistan'ın başını çektiği bazı Arap ülkelerinin, krizin çözümü olarak Katar'a 13 maddelik bir talep listesi sunması ve bu listenin, Katar tarafından reddedilmesi sonrasında çıkmaza giren duruma ABD de müdahil oldu. Krizin çözümü amacıyla arabuluculuk faaliyetlerine soyunan ABD, bu amaçla Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ı bölge ülkelerine gönderdi. İstanbul'daki Petrol Konferansı'na katılan Tillerson, dün İstanbul'dan ayrılarak diploması turuna başladı. Tillerson Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan'a giderek, çözüm yollarını araştıracak. Tillerson'ın, burada yapacağı görüşmelerle doğrudan diyaloğun yeniden başlatılabilmesine yönelik imkanlara bakacağı, bu çabaların sonuçlarının uzun vadede alınabileceği belirtiliyor. Bu arada Katar'da, Körfez ve Arap ülkelerinin aldığı boykot kararının mağdurları için "Tazminat Talebi Komisyonu Merkezi" açıldı. Komisyonun merkezi, Katar Başbakanı ve İçişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Nasır bin Halife el Sani, Başsavcı Ali bin Fatis el Meri ve Adalet Bakanı Hasan bin Lehdan el Muhennedi'nin katılımıyla açılırken, söz konusu komisyonun, boykottan zarar gören kamu ve özel sektör firmalarının yanı sıra kişilerin şikayet ve taleplerini kabul edecek. Katar Adalet Bakanı Muhennedi, ülkesinin ve liderlerinin, abluka öncesi ve kriz sırasında adaletsiz bir karalama kampanyasına maruz kaldığını hatırlatırken, "Tazminat komisyonu, tüm olayları izleyecek, zararın derecesi ne olursa olsun mazlumlar için adaleti sağlamak ve zararlarını tazmin etmek amacıyla bütün negatif gelişmeler titizlikle ele alacak" dedi. Öte yandan Katar Merkez Bankası Başkanı Şeyh Abdullah Bin Saud el Sani, ellerindeki nakit rezervinin olası tüm krizlere karşı yeterli olduğunu söyledi. Katar Merkez Bankası'nın 40 milyar dolarlık nakit ve altın rezervi bulunduğunu hatırlatan El Sani, IMF başta olmak üzere diğer uluslararası kuruluşlarla işbirliği içerisinde olduklarını da vurgulayarak, "Hesaplarımız açık, gelip incelemek isteyene zorluk çıkarmayız" diye konuştu.
Milliyet


Denizaltı skandalında 6 gözaltı 
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'ya yakın isimlerin de aralarında olduğu altı İsrail vatandaşı yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına alındı. İsrail polisinden yapılan yazılı açıklamada, 'mali yolsuzluğa karıştığı şüphesiyle' altı kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltına alınanlardan bazılarının kamu görevlisi olduğu ifade edilen açıklamada, soruşturmanın Devlet Savcısı'nın nezaretinde Vergi Dairesi ve Kara Para Aklanmasının Önlenmesi Kurumu ile işbirliği içerisinde yürütüldüğü kaydedildi. Açıklamada devam eden soruşturmayla ilgili bu aşamada daha fazla bilgi verilmeyeceği vurgulandı. Yerel basında çıkan haberlerde söz konusu gözaltıların Netanyahu'nun da adının karıştığı Almanya'dan satın alınan denizaltılarla ilgili yolsuzluk soruşturması kapsamında gerçekleştirildiği öne sürüldü. Haberlerde gözaltına alınan kişilerden bazılarının Netanyahu ile bağlantılı olduğu iddia edildi. İsrail'in Almanya'dan satın aldığı denizaltılarda yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla ilgili geçen yıl soruşturma açılmıştı. İsrail polisi Netanyahu hakkında aylardır farklı konularda yolsuzluk soruşturmaları yürütüyor ancak henüz mahkemeye bir iddianame sunmadı.
Vatan


Ağır fatura 
Irak'ın en önemli kentleri arasında yer alan kuzeydeki Ninova vilayetinin merkezi Musul'un 3 yıl aradan sonra önceki gün ABD öncülüğündeki Koalisyon'un desteğindeki Irak hükümet güçleri tarafından DEAŞ'tan geri alınmasının yankıları sürüyor. Başta Irak Başbakanı Haydar El İbadi olmak üzere Irak güçleri bu başarıyı kutlarken, uluslararası kurumlar zafere ağır bir fatura ile ulaşıldığına dikkat çekiyor. Kentin DEAŞ'tan alınması için geçen ekimde başlatılan operasyonda binlerce kişi hayatını kaybederken, şehirdeki muazzam yıkım da gözler önüne serildi. Birleşmiş Milletler (BM) geçen ekimde başlayan harekâttan bu yana en az 920 bin sivilin evlerini terk ettiğini duyurdu. 700 bine yakın insan ise halen yerinden edilmiş durumda. BM Irak İnsani Yardım Koordinatörü Lise Grande, "Musul'daki askeri harekâtın bitiyor olmasını bilmek rahatlatıcı. Savaş bitmiş olabilir, ama insani kriz devam ediyor. Kentten kaçan pek çok kişi her şeylerini kaybetti. Barınma, gıda, sağlık hizmeti, su ve acil durum malzemelerine ihtiyaçları var. Gördüğümüz travma düzeylerinin bazısı başka yerlerde karşılaştıklarımızın en yükseği" ifadelerini kullandı. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği de dün yaptığı açıklamada sivillerin kente geri dönmesinin aylar alabileceğini kaydetti. Musul ve çevresinde faal 28 yardım kuruluşu da ortak açıklamalarında kentin yeniden imar çabaları için uluslararası yardım çağrısı yaptı. Bu kuruluşlar ayrıca Bağdat hükümetinden Musul sakinlerine kente geri dönmeleri yönünde baskı yapmamasını da istedi. Musul'un yeniden inşası için ilk aşamada 700 milyon dolar (2.5 milyar TL) gerekiyor. Ayrıca savaşın Havice ve Telafer'e kayması bekleniyor. DEAŞ militanlarının çoğunun sakallarını kesip sivillerin arasına kaçıp gittiği de belirtiliyor.
Hürriyet


'Türkiye'ye teşekkür borçluyuz' 
Macaristan'ın İstanbul Başkonsolosu Balazs Hendrich, Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın Türkiye'ye dev heyetle yaptığı resmi ziyarette, yetkililere "Macaristan kendini Türkiye'nin güçlü bir dostu olarak görüyor. Macaristan olarak biz her zaman buradayız ve Türkiye bize her zaman güvenebilir" mesajını verdiğini söyledi. Hendrich, ziyareti Hürriyet'e anlattı: "Türkiye ile Macaristan arasındaki bu yeni süreç, 2013'te dönemin Başbakanı Erdoğan'ın, Macaristan'ı ziyaret etmesiyle başladı. Başbakanımız Orban ile birlikte hükümetler arası ilişkide 'Yüksek Düzeyde Stratejik İşbirliği Konseyi" adı verilen yeni bir format oluşturmaya karar verdiler. Her sene en az bir kez bir araya gelme ve işbirliğini artırma kararı aldılar. Başbakan Orban, Ankara'ya aralarında başbakan yardımcısı, dışişleri, ekonomi, ulusal gelişme, savunma bakanlarının da bulunduğu altı bakan, üst düzey bürokratlar ve işadamlarının da bulunduğu yaklaşık 140 kişilik bir heyetle geldi." "Başbakan Orban İstanbul'da özel sektörün temsilcileriyle bir araya geldi. Ankara'daysa Cumhurbaşkanı Erdoğan'la başbaşa görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım ve diğer Türk yetkililerle görüşmelerde, göçmen kriziyle başa çıkılmasında ve krizin Avrupa'ya yayılmaması için yaptıklarından dolayı Türkiye'ye teşekkür etti. Türkiye'de göçmen krizi çok düzgün bir şekilde kontrol altına alındı. Başbakan Orban ziyaretinde en fazla altını çizdiği konulardan biri, göçmen krizini ele alış şeklinden dolayı Türkiye'ye teşekkür borçlu olduğumuzdur." "Başbakan'ın Türk yetkililere ilettiği en önemli mesaj şuydu: Macaristan kendini Türkiye'nin güçlü bir dostu olarak görüyor. Macaristan olarak biz her zaman buradayız ve Türkiye bize her zaman güvenebilir. Teröre karşı savaşta, ekonomik ilişkilerde, eğitimde ve kültürde çok geniş işbirliği alanları mevcut. Başbakan Orban Macaristan'ın zor durumlarda hep Türkiye'ye destek verdiğini de söyledi." Macaristan olarak güçlü bir Türkiye'ye ihtiyaç duyduklarını söyleyen Macar Başkonsolosu Hendrich, "Bu yüzden Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecini destekliyoruz ve bu sürecin düzgün bir şekilde yürütülmesi ve tamamlanması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak AB'nin de kendi sorunları var, AB'nin de kendi reformlarını yapması gerekiyor."
Hürriyet
EKONOMİ 
Dolar: 3,6076-3,6082           
Euro: Euro 4,1118-4,1127
Sterlin: 4,6464-4,6486
Gram Altın: 140,5191-140,6870

Türkiye 'doğalgazda' büyük oyuncu olacak 
22. Dünya Petrol Kongresi'nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin son 15 yılda enerjide devrim niteliğinde adımlar attığını belirterek, "Doğalgaz iletim şebekemizin günlük taşıma kapasitesini 190 milyon metreküpten 300 milyon metreküpe, takip eden iki yıl içinde de 400 milyon metreküpe çıkaracağız. 2023 itibarıyla 11 milyar metreküplük doğalgaz depolama kapasitesine ulaşarak bu anlamda bölgedeki en büyük kapasiteye sahip ülkelerden biri olacağız" dedi. Bu kapsamda doğalgaz iletim şebekesinin günlük taşıma kapasitesi 190 milyon metreküpten 300 milyon metreküpe, takip eden iki yıl içinde de 400 milyon metreküpe çıkacak. Tuz Gölü Doğalgaz Depolama Tesisi'nin kapasitesinin yükseltilmesiyle 2023 yılında bu hedefe ulaşılacak. Kongreye 2014'ten beri çok iyi bir şekilde hazırlandıklarını ifade eden Albayrak, konvansiyonel olmayan petrol ve gazdaki devrim, düşen fiyatlar ve beklenenden daha az yatırım yapılmasının bu süreci etkilediğini anlattı. Bu durumun ilerleyen süreçte adımların daha temkinli atılması gerekliliğini ortaya çıkardığını vurgulayan Albayrak, dünyada bu gelişmeler olurken, Türkiye'nin de son 15 yılda enerji sektöründe devrim niteliğinde adımlar attığına dikkati çekti. Geçen yıl Türkiye'nin doğalgaz tüketiminin yaklaşık 50 milyar metreküp ve ham petrol ithalatının da yaklaşık 40 milyon tona ulaştığını aktaran Albayrak, şunları söyledi: "Ülkemizin enerji sektörü, enerjide hızlı talep artışı ve ithalat bağımlılığıyla tanımlanıyor. Sektörü yönetebilmek için hızlı ve politik reflekslere, iyi yönetişime, öngörülebilir bir düzenleyici çerçeveye ve özel sektör yatırımlarının harekete geçirilmesi için önemli düzenlemelere ihtiyaç var. İşte bu nedenle, milli enerji ve maden politikamızı hayata geçirdik. Bu çerçevede, denizlerimizde arama ve üretim faaliyetlerimize odaklandık. Akdeniz ve Karadinez'de sismik araştırmaların ardından keşif ve sondaj çalışmalarına yoğun bir mesai harcayacağız."
Milliyet


Akdeniz gazında meydan boş değil 
Enerji devlerini buluşturan İstanbul'daki Dünya Petrol Kongresi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta Doğu Akdeniz'de büyük bir fırsatın kaçırıldığını (Kıbrıs görüşmeleri) belirterek, "Bizim ve Kıbrıs Türk tarafının tüm yapıcı yaklaşımına rağmen Rum tarafının olumsuz tavrı sebebiyle adadaki anlaşmazlıkların bir kez daha çözümsüz kalmasından üzüntü duyuyoruz. Tarafların tutumları böylesine açıkça ortadayken kimi enerji şirketlerinin Rum kesiminin atmakta olduğu sorumsuzca adımların bir parçası olmaları kesinlikle anlayışla karşılanamaz" dedi. Erdoğan, "Adaletin, hakkaniyet ve uluslararası hukukun gereği hidrokarbon kaynaklarının adadaki tüm taraflara ait olmasını gerektiriyor. Kıbrıs'taki gelişmelere taraf olan herkesten beklentimiz bölgedeki yeni gerginliklere yol açabilecek adımlardan kaçınmalarıdır. Aksi taktirde kendilerine sadece bölgede değil her yerde ve her alanda Türkiye gibi bir dostu kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceklerini hatırlatmak isteriz" diye konuştu. Erdoğan ayrıca, "Hiç kimse Türkiye'nin çevresinde olup bitenler karşısında tepkisiz kalmasını, kendisine yönelik saldırıları karşılıksız bırakmasını beklemesin" ifadelerini kullandı. Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen 22. Dünya Petrol Kongresi'ndeki konuşmasında, şu mesajları verdi...
Milliyet


'Dolar 2.5 Lira Olmalı' Diyen En Kötüsü Çıktı 
Yatırım bankalarının zor senesi olan 2017'de kimin kazançlı kimin zararda çıkacağı merak konusu. Zira başta Fed olmak üzere Avrupa Merkez Bankası ECB'nin ve diğer para otoritelerinin ne yapacağını kestirmek çok zor. Yatırımcı deyimi ile 'Para aslanın ağzında değil midesinde ve öngörüleri tutturmak çok zor. 'Fed, kaç faiz artırımı yapacak?, 'Bilanço küçültmeye ne zaman başlayacak?' gibi sorular herkesin aklını meşgul ediyor. Bu ortamda Financial Times gazetesi yatırım bankalarının 2017 performanslarını mercek altına aldı. Son zamanlarda düşen gelir ve kârlarla başa çıkmaya çalışan uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs'ın varlık yönetim birimi Goldman Sachs Asset Management (GSAM) bu yılın en kötü satış yapan fon yöneticisi oldu. Financial Times'ın haberine göre yatırımcılar, 2017 başından bu yana, ABD'li varlık yönetimi firması ortak fonlarından yaklaşık 26.7 milyar dolar çekti. GSAM'dan çıkışlar, en kötü performans gösteren ikinci fon yöneticisi Federated Investor'ı ikiye katladı. GSAM'ye göre çıkışların nedeni, müşterilere nakit paraya alternatif likidite sağlayan kısa vadeli yatırım araçları. GSAM'ın gelirleri 2016'da yüzde 7 gerilerken, kârdaki kayıp yüzde 17'ye yaklaştı. 2017'de devam eden finansal sıkıntı nedeniyle Goldman Sachs'ın ilk çeyrek gelirleri yüzde 7 düştü. Goldman Sachs son dönemde tutmayan tahminleri ile dikkat çekiyor. Petrolün yılın ikinci yarısında 60 doların üzerine çıkacağı tahmini yapan Goldman Sachs, Haziran ayı içinde Türk Lirası ile ilgili yaptığı değerlendirme ile de gündeme damgasını vurmuştu. Dünyanın önde gelen yatırım bankalarından Goldman Sachs'a göre Türk Lirası olması gereken değerin çok altında işlem görüyordu. Banka analistlerinin hazırladığı raporda, dolardaki son düşüşe rağmen Türk Lirası'nın hâlâ gerçek değerinin en çok altındaki gelişen ülke para birimi olduğuna vurgu yapılmıştı. Bankanın ölçümlerine göre dolar/TL'nin adil değeri, şu anki mevcut seviyeler olan 3.50 değil, 2.50 TL olmalıydı. Bankanın "TL'yi deneme zamanı mı?" başlıklı değerlendirmesinde, "İyi carry trade getirisiyle TL gelişen piyasalarda öne çıkmak için en ilgi çekici aday. ABD faizlerine yüksek bağlılığı ve önümüzdeki çeyrek dönemde ABD'de daha gevşek parasal koşulların oluşacağı beklentisi de bunu destekliyor" yorumunda bulundu. Bu raporun yayınlanmasını takip eden günlerde dolar Türk Lirası karşısında değer kaybetmediği gibi bugünlerde 3.62 seviyelerinden işlem görüyor.
Vatan


Kdv indiriminin üretime katkısı mayıs'ta durdu 
Mayıs'ta sanayi üretimi, bir önceki aya göre yüzde 1.46'lık daralmayla beklentilerin altında kalırken, Mayıs değerlendirildiğinde ekonomik canlanmadaki ivmelenmenin ise devam ettiğini gösteriyor. 2016 Mayıs ayı ile karşılaştırıldığında sanayi üretiminde yüzde 3.5'lik bir artış var. Ancak 2017 Nisan ayına göre ise sanayi üretiminde yüzde 1.46'lık bir düşüş yaşandı. Fakat ikinci çeyreğin 2 ayı olan Nisan ve Mayıs'da toplamda yüzde 2.1'i bulan genel artış yine de çok önemli bulunuyor ve sanayi üretiminden milli gelir büyümesine yine önemli bir katkı geleceğini ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra ekonomistler, Mayıs'ta sanayi üretiminin Nisan'a göre kısmi de olsa yavaşladığını analiz ediyor. Ortaya çıkan tespitler şöyle: Alt kırılıma göre, imalat ve madencilik grupları yüzde 2.01 ve yüzde 0.45 daralarak aylık performansta belirleyici oldu. Elektrik ve gaz grubundaki yüzde 1.74'lük artış Mayıs'taki gerilemeyi sınırladı. Ekonomik sınıflamaya göre, ara malı ile dayanıksız tüketim mallarında üretim aylık bazda yükselirken diğer gruplarda düşüşler kaydedildi. Dayanıklı tüketim malları, bu gruptaki bazı ürünlerde yapılan KDV indirimlerinin etkisiyle yılbaşından bu yana devam eden büyüme eğilimine son vererek yüzde 5.32'lik bir düşüş kaydederken, vergi ayarlamasının etkilerinin önemli ölçüde azaldığına işaret etti. Sermaye malları üretimi de Nisan'da yüzde 12.20'lik sert bir sıçramanın ardından Mayıs'ta yüzde -9.39'luk gerileme kaydetti. Yine de, 2'nci çeyrekteki iki aylık ortalama rakamın ilk çeyrek değerininyüzde 5.8 üzerinde seyretmesi Kredi Garanti Fonu desteğiyle şirketlerin finansmana erişim imkânlarının iyileşmesinin ve referandum sürecinin sona ermesinin yatırım kararlarına katkı sağladığına dair bir gösterge olarak değerlendirilebilir. İmalat sanayinin sektör alt gruplarında, endeksi aşağı çeken sektörlerin ağırlığının yüzde 25'te kalması ve toplam 24 sektörden sadece 8'inde üretimin daralması aktivitedeki iyileşmenin korunduğunu teyit ediyor. Takvim etkisinden arındırılmış performansa göre güçlü AB talebiyle son 8 ayda önemli katkı sağlayan otomotiv yüzde 1.22 puan ile üretim performansında bir kez daha belirleyici oldu.
Vatan


Katar endişesi 
Son günlerin en çok konuşulan konuları arasında Katar krizi yer alıyor. Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır gibi ülkeler Katar'a yaptırım kararı aldığını ve diplomatik ilişkiler kestiğini açıkladı. Türkiye ise Katar'ın yanında yer alarak, ambargodan kaynaklı ihtiyaçlarını karşıladı. Yaşanan bu durum sebebiyle Katar'a ambargo uygulayan ülkelerde özellikle sosyal medyada Türk ürünlerinin kullanılmaması, Türkiye'ye gidilmesi yönünde kampanyalar düzenlendi. Bu kampanyalar sebebiyle diken üstünde olduklarını ifade eden Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği (KATİD) Başkanı Murat Toktaş, "Arap ve Körfez ülkeleri özellikle Doğu Karadeniz'in en önemli pazarları arasında. Neredeyse tek pazarı denilebilir. Şu anda büyük iptaller yok. Ancak en ufak bir iptal yaşandığında 'acaba boykot başladı mı' diye düşünüyoruz. Suudi Arabistan Türkiye Büyükelçiliği'ne yönetimin Türkiye'ye gidilmemesi yönünde bir karar alıp almadığını sorduk. Böyle bir kararın alınmadığını söylediler. Eğer böyle bir karar alınırsa özellikle Trabzon'da turizm bitme noktasına gelir. Rusya ile yaşanan uçak krizi sonrası Antalya'da ne olduysa Doğu Karadeniz'de daha kötüsü olur. Restoranlardan otellere, araç kiralama şirketlerinden hediyelik eşya dükkanlarına kadar herkes Arap turiste muhtaç" diye konuştu. Şu anda Karadeniz'de turizm sezonunun açıldığının altını çizen Toktaş, "15 Eylül'e kadar yoğun sezon devam edecek. Bölgedeki turizmciler bir hayli tedirgin. Umarım sorunlar bir an önce tatlıya bağlanır. Sadece Trabzon'da geçen yıl 450 bin kişi geceleme yapıldı. Rize'de ise 75 bin kişi geceleme oldu. Bunlar resmi rakamlar. Bir de merdivenaltı çalışan evlerini otele çevirenler var. Neredeyse bir o kadar da bu yerlerde Körfez ülkelerinden gelen turistler ağırlanıyor. Orta Karadeniz'de de Körfez ülkelerinden gelen turist sayısında artış var. Katar'a ambargo koyan ülkelerden acenteci, gazeteci, sosyal medya fenomenlerini Ordu ve Samsun'da ağırladık. 2 yılda gelen turist sayısını bir hayli arttırdık. Orta Karadeniz'de de 100 bin kişi geceleme sayısına ulaşıldı. Bu sene bir sorun yaşanmazsa Doğu Karadeniz'de geçen yılki rakamları yakalayabiliriz. Orta Karadeniz'de ise artış olur" dedi.
Hürriyet

POLİTİKA
 
 Tehlikeli bir oyun oynuyor 
AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu "tehlikeli bir oyun oynamak"la suçladı. Ünal, "Kılıçdaroğlu üzerindeki FETÖ şaibesini perdelemiş olabilir ama bu yolla seçilmiş meşru hükümeti, cumhurbaşkanını, anayasayı, halk oylamasını, sandığı, seçimleri gayrimeşru ilan edemez. Kılıçdaroğlu, bu milleti sokakla korkutacaksa bu millet 15 Temmuz cehennemini yaşamış bir millettir. O yüzden kimseyi kimseyle korkutmasın" dedi. Basın toplantısı düzenleyen ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ünal şunları kaydetti: CHP'nin 15 Haziran'da başlattığı yürüyüş, Maltepe'de miting ile sona erdi. Bu yürüyüş boyunca her bir vatandaşımızın güvenliğini özenle sağlayan, hiçbir vatandaşımızın burnunun kanamasına müsaade etmeyen İçişleri Bakanlığı'na teşekkür ediyorum. Kılıçdaroğlu, tehlikeli bir oyun oynamaktadır. Mesele, 'kapının önüne koyarım dediği parti içi muhalefet' meselesi değildir. Mesele, Türkiye meselesidir. Muhaliflerini bertaraf etmiş olabilir. Üzerindeki FETÖ şaibesini perdelemiş olabilir ama bu yolla seçilmiş meşru hükümeti, cumhurbaşkanını, anayasayı, halk oylamasını, sandığı, seçimleri gayrimeşru ilan edemez. Kılıçdaroğlu, bu milleti sokakla korkutacaksa bu millet 15 Temmuz cehennemini yaşamış tanklara, helikopterlere, uçaklara göğsünü siper etmiş bir millettir. O yüzden kimseyi kimseyle korkutmasın. Meşru siyaset içerisinde, sorunların çözüm yerinin TBMM olduğunu bilerek, seçimleri, sandığı referans göstererek siyaset yapmalıdır, sokağı ve isyanı referans göstererek değil. Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının CHP'sinin bilmesi gerekir ki, sandıktan 25 milyon oyla çıkan iradeyi yok saymak faşizmdir. Sokağa davetiye faşizmdir. Sokağı aktör haline getirme çabası faşizmdir. Buna asla izin vermeyiz. Adalet sokakta aranmaz. Toplumsal düzeni ve demokrasimizi hedef alan, sandığı ve seçimi yok ve isyan çağrısı yapan Kılıçdaroğlu maalesef topluma anarşizm sunmaktadır. Bundan vazgeçmesini tavsiye ediyoruz.
Milliyet


'Adalet bir gün tecelli edecek' 
CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberolu'nun MİT TIR'larının durdurulması davasında mahkum edilmesi üzerine Ankara'dan İstanbul'a 'Adalet Yürüyüşü' düzenleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Maltepe Cezaevi'ne geldi. Kılıçdaroğlu, Berberoğlu'nu ziyaret etti. Kılıçdaroğlu dün saat 10.50 sıralarında Maltepe Cezevi'ne geldi. İçeride yaklaşık 2 saat kalan Kılıçdaroğlu çıkışta açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi: "Milletvekilimiz Enis beyi ziyaret ettik. Morali yerinde anılarını yazıyor. Şu gerçeği yerinde görmek gerçekten acı verici. Adalet, saraylarda değil aslında. Üzerinde adalet sarayı yazılan binalar da bugünkü koşullarda üzülerek söyleyeyim adalet dağıtılmıyor. Adaletin mahkum edildiğini gördüm, adaletin hapse atıldığını gördüm. Hiçbir günahı olmayan insanların, terörle yakından uzaktan hiçbir ilgisi olmayan insanların, haksız yere suçlanan insanların hapse atılması toplumun vicdanında derin yaralan açar. Enis bey bu örneklerden biridir." "Uzun yıllar gazetecilik yaptı. Türkiye'nin en büyük gazetelerinden birinin yayın yönetmenliğini yaptı. Bütün gazeteci arkadaşlara selamı var. Morali yerinde. Az önce de ifade ettim anılarını yazıyor. Umarız adalet yerini bulur kısa süre içinde tahliye olur. Alınan karar çok ağır bir karar. Hukukla bağdaşmayan bir karar, adaletle bağdaşmayan bir karar, toplum vicdanında derin yaralar açan bir karar. 'Adalet ağır yürür, az yürür ama mutlaka hedefine varır' diye bir ifade var. Biz de adaletin bir gün tecelli edeceğine inanıyoruz."

SPOR 
Rusya'nın en önde gelen şehirlerinden St. Petersburg, FIFA ve 2018 Dünya Kupası'nın resmi ortağı Gazprom tarafından bu yıl 5.'si düzenlenen Dostluk İçin Futbol programına ev sahipliği yaptı. Tam 64 ülkeden 12 yaş grubu genç oyuncuların katıldığı organizasyon unutulmaz bir futbol ve dostluk festivaline sahne oldu. Bu sene yeni bir sistemle düzenlenen Dostluk İçin Futbol; Avrupa, Asya, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika'dan katılımcıları bir araya getirdi. Sezon başında çekilen kurayla 8 takıma yerleştirilen genç oyuncular, Gazprom 2017 Uluslararası Dostluk İçin Futbol Şampiyonası'nda buluştu. Türkiye'yi turnuvada Beşiktaş U12 takımının kaptanı ve golcüsü Abdülmecid Dönmez temsil etti. "Genç gazeteci" Simay Elif Pak da organizasyonda yer aldı. Brezilya'dan Çin'e, Tanzanya'dan Türkmenistan'a kadar 64 ülkeden binin üzerinde misafirin katıldığı turnuvanın sonunda Çocuk Forumu düzenlendi. Burada spor dünyasının ünlü isimleriyle bir araya gelen çocuklar turnuvadaki deneyimlerini paylaşırken, geleceğe dair dileklerini de dile getirdi.
Milliyet
Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş; Talisca'dan, Aboubakar'a; Gignac'tan, Diego Costa'ya kadar gündemdeki birçok konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde basın toplantısı düzenleyen Güneş ilk olarak yeni sezon için bir forvet ve Gökhan Töre'nin sakatlanması nedeniyle kanat oyuncusuna ihtiyaç duyduklarını söyledi. Son şampiyon olarak sezona başlayacaklarının altını çizen siyah-beyazlı hoca, "Elimizde şahane bir oyuncu grubu var. Sezon başı olarak zorluklarımız da var ama geçen sene de vardı. Şu anda özellikle forvette bir oyuncuya ihtiyacımız var, onu mutlaka almalıyız. Töre'nin sakatlığı nedeniyle bir kanat oyuncusuna da ihtiyaç duyuyoruz" diye konuştu. Şenol Güneş yeni sezon hazırlıkları için henüz İstanbul'a dönmeyen Talisca'yı sert sözlerle eleştirdi. Bir sezon daha kiralanan Brezilyalı yıldızın hata yaptığını kaydeden Güneş, "Talisca evet yanlış yapıyor. Talisca kimseye değil, kendine, mesleğe saygısızlık yapmış oluyor. Geç gelmesi ceza gerektiren şey. Giderken izin istedi, erken gitti. Annesinin rahatsızlığını doktorlar tedavi eder, oyuncular tedavi etmez. Gelmediği her gün prosedür gereği işleyen bir şeydir" dedi. Talisca'nın antrenman eksikliği yaşayacağına vurgu yapan deneyimli hoca, "Ne kadar çalışırsa çalışsın takımla çalışma gibi olmaz. Aboubakar da aynı. Genç oyuncular, hâlâ çok eksikleri var. Belli ki öğreteceğiz. Yetenekli bir oyuncu, zorluğu da o çıkardı tabii ki cezası olacaktır ama ceza verirken takıma da zarar vermek istemiyoruz. Yönetim, oyuncu hep beraber çözüp takıma nasıl adapte ederiz onu konuşacağız" ifadelerini kullandı. Şenol Güneş; Aboubakar, Gignac ve Mario Gomez'le ilgili soruları da yanıtladı. Beşiktaş'ın hocası, "Aboubakar'ı tabii düşünüyorum ama olmayabilir. Gignac da iyi oyuncu. Nasıl olacağına ben değil yönetim ve başkan karar verecek. Gignac olursa hayır der misin, hayır demem. Başka oyuncular da yazıldı teknik olarak hayır demeyeceğim oyuncular. Diego Costa gelirse 'hayır' demem. Yönetime Gignac ve Burak'ı hoca da istiyor derseniz sizi tekzip etmem" yorumunu yaptı.
Milliyet
 Sarı-kırmızılı ekip sağ bek transferinde sona doğru yaklaştı. Cim-Bom dün iki güzel haber birden aldı. İlk olarak bir numaralı hedef olan Lille'in 26 yaşındaki futbolcusu Corchia için Fransızlar 7 milyon euroluk isteklerini aşağı çekerek 5 milyon euroya düştü. Lille kulübü aradaki 2 milyon euroyu ise bonus olarak istedi. Galatasaray ise 4 milyon euro verebileceğini bildirdi. Ayrıca bonuslar için başarı bonuslarının ağırlıklı olmasını istedi. Corchia cephesinde bu gelişme olurken bir diğer aday Sevilla'nın Brezilyalı sağ beki Mariano Galatasaray'ın teklifini kabul etti. Sarı-kırmızılıların 2.2 milyon eurodan 3 senelik önerisini kabul eden 31 yaşındaki futbolcu için dün Sevilla kulübüne 3.5 m i l y o n euroluk teklif yapıldı. İspanyollar ise 4.5 milyon istiyor. Ancak Corchia gibi Mariano'nun da sözleşmesinin gelecek sene sona ermesi bu konuda Sevilla'nın Galatasaray'ın istediği seviyeye inebileceği şeklinde yorumlanıyor. Teknik direktör Igor Tudor ve izleme komitesinin Mariano ile ilgili olumlu düşünce içinde olması birinci hedef olarak Sebastien Corchia'yı belirleyen Sportif Direktör Cenk Ergün'ün elini güçlendirdi. Cenk Ergün Corchia'dan sonuç alamazsa 31 yaşındaki Brezilyalı futbolcuya imza attıracak.
Milliyet
 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme