14 Temmuz 2017 Cuma

14.07.2017 Genel Gündem



14.07.2017

GÜNDEM

Kanlı Saldırıların Planlayıcısı Yakalandı!... 
Beşiktaş'ta 10 Aralık'ta Vodafone Arena'nın önünde ve Maçka Parkı girişinde yapılan, 49 kişinin yaşamını yitirdiği çifte saldırı sonrasında çalışma yapan MİT, PKK'nın yeni eylem hazırlığı planları olduğu yönündeki bilgiyi emniyetin istihbarat birimleriyle paylaştı. Emniyet İstihbarat ile MİT elemanlarının bir aylık fiziki ve teknik takibi sonucu, örgütün eylem hücrelerinin başındaki Mehmet Emin T.'nin ismine ulaşıldı. Yapılan incelemelerde bu kişinin 11 kişinin hayatını kaybettiği Vezneciler'deki canlı bomba saldırısının da planlayıcısı pozisyonunda olduğu tespit edildi. Kilit isim üzerine yapılan teknik ve fiziki takiplerde örgütün hücre evleri tek tek tespit edildi. 4 ilde eş zamanlı yapılan operasyonlarla aralarında Mehmet Emin T.'nin de olduğu 13'ü kadın 44 kişi gözaltına alındı. Beşiktaş'taki saldırı öncesinde bomba yüklü araçtan inen kadın kadın terörist Zozan K., da İstanbul'daki operasyonda yakalandı. Polisin iki hafta önce yaptığı operasyonda da Vezneciler'deki saldırıyla ilgili aranan kadın terörist Gürşah B. gözaltına alınmıştı.
Vatan


Darbecinin Yüzsüzlüğü! 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 44'ü tutuklu 47 sanığın yargılanmasına dün devam edildi. Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 3'üncü duruşmaya, 'Hero' tartışması damga vurdu. Sanıklardan MAK timinde görevli eski astsubay Gökhan Güçlü'nün beyaz tişörtünün üzerinde 'kahraman' anlamına gelen İngilizce 'Hero' yazısının bulunmasına ilk tepki, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatlarından Mustafa Doğan İnal'dan geldi. İnal mahkeme başkanına "Hero, kahraman demek, kendisini kahraman olarak tanıtan sanıklar var. Sanık Gökhan Güçlü'yü, ayağa kaldırır mısınız" dedi. Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ da sanık Gökhan Güçlü'ye, "Gel bakalım buraya üzerinde ne yazıyor" sözleriyle kürsüye çağırdı. Astsubay Gökhan Güçlü'nün tişörtünün üzerinde 'Hero' yazmasını tutanağa geçirten Mahkeme Başkanı, yazının mesaj içerdiğini belirterek tişörtünü değiştirmesini istedi. Jandarma tarafından salondan çıkartıldığı sırada söz alan Gökhan Güçlü, kendisine cezaevi yönetiminin bu tişörtü verdiğini, değiştirmek istemediğini ve duruşmaya devam etmek istemediğini söyledi. Mahkeme başkanının bu talebi kabul etmesine, Erdoğan'ın avukatları tepki gösterdi, duruşmadan vareste tutulmaması gerektiğini söyledi. Sanıklar ile tutuklu yakınlarından bazılarının avukatlara yönelik alkışla tepki vermesi üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatları yerinden kalkıp sert tepki gösterdi. Sanıklar ile avukatlar arasında sert tartışmalar yaşandı. Tartışmanın büyümesi üzerine jandarma sanıkların etrafını kordona aldı.
Vatan

'Gerçeklere Kulak Verin' 
15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü nedeniyle bir araya gelen STK'lar ortak mesaj verdi. TÜRK-İŞ, TESK, MEMUR-SEN, HAK-İŞ, TZOB, TİSK, Türkiye KAMU-SEN ve TOBB başkanları dün TOBB merkezinde bir araya geldi. 81 ilde de STK temsilcilerince toplantılar düzenlenirken, yedi ilden de etkinliğe canlı yayın ile bağlanıldı. Ortak açıklamayı TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu okudu. İki hafta boyunca farklı etkinliklerle, 15 Temmuz ruhunu canlı tutacaklarını belirten Hisarcıklıoğlu, "15 Temmuz, İstiklal Harbi'nden bu yana ülkemizin karşılaştığı en büyük tehlikeydi" dedi. Türkiye'nin hep beraber bu fitneyi durdurduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "Demokrasimizin, hiçbir kaba kuvvete teslim olmayacak kadar güçlü olduğunu herkese gösterdik" dedi. En az 15 Temmuz kadar, darbe girişiminden sonrasının da Türkiye için zorlu bir süreç olduğuna dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: "FETÖ, yalan haberlerle yurt dışında ülkemiz aleyhine karalama kampanyaları yürüttü. Ekonomimiz de bu saldırıdan olumsuz etkilendi. Hükümetimizin bizlerle istişare içinde aldığı önlem ve yaptığı reformlarla hızla toparlandık. Daha darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçmeden ekonomide yüzde 5'lik büyümeyi yakaladık. İstihdam rekorları kırdık. Bu yılın ilk altı ayında tam 1 milyon 200 bin insanımıza yeni istihdam sağladık. İhracatımızı rekor düzeyde arttırmaya başladık. Yabancı yatırımcıların güvenini yeniden kazandık. Türkiye dünyanın en zor stres testinden başarı ile çıkmıştır. Ayağımızdaki prangayı çözdük, şimdi koşma zamanı. Büyümede, istihdamda, ihracatta yeni rekorlar kırmalıyız. Ortak akılla ve istişare içinde, yen i bir reform süreci başlatmalıyız."
Milliyet

 DÜNYA 
S-400'ler Bakan İmzasına Kaldı 
ABD merkezli Bloomberg haber sitesinin dün duyurduğu "Türkiye'nin, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması kesinleşti" haberi, Türk kaynaklarca doğrulandı. Hürriyet'e bilgi veren kaynaklar, S-400'lerin alımı konusunda çalışmaların büyük oranda tamamlandığını, anlaşmanın iki ülke savunma bakanlarının imzasına kaldığını söyledi. Kaynaklar, anlaşmanın önümüzdeki hafta içinde savunma bakanları tarafından imzalanmasının sürpriz olmayacağı bilgisini paylaştı. Kaynaklar Bloomberg'in haberinde yer alan "Türkiye, 2 adet Rus S-400 füze savunma sisteminin 2018'de yerleştirilmesi ve ikisinin de Türkiye'de üretilmesi karşılığında 2.5 milyar dolar ödemeyi kabul etti" bilgisini de yalanlamadı. Türk yetkililer, S-400'lerin Türkiye'de konuşlandırılacağı yerler konusunda herhangi bir kısıtlamasının söz konusu olmadığını savundu. S-400'lerin NATO sistemleri ile uyumlu olmaması eleştirisine de, "Yunanistan'da da S-400'lerin bir alt versiyonu olan S-300'ler bulunuyor" yanıtı verildi. Yunanistan, Türkiye'nin "gerekirse müdahale nedeni sayarız" uyarısından sonra Kıbrıs Rum Kesimi'nden almak zorunda kaldığı S-300'leri depoda saklı tuttuğunu öne sürüyor. Rusya silah ihracatı şirketi Rosoboroexport yetkilileri ise herhangi bir yorum yapmayacaklarını belirtti.
Hürriyet


Akdeniz'de Sıcak Takip 
Türkiye, Kıbrıs Rum yönetiminin tek taraflı parsellediği Doğu Akdeniz'de doğalgaz sondajlarına hız vermesi üzerine harekete geçti. Kıbrıs ve Girit adaları arasında bulunan Gökçeada firkateyni, Rumlar'dan parsel kiralayan ve kazıya hazırlanan Fransız Total'e ait West Capella adlı sondaj gemisini yakından takip etmeye başladı. Dışişleri Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın yanısıra deniz ve hava kuvvetleri de bölgedeki etkinliklerini artırdı. Rumların sondaj çalışmalarına karşı atılacak adımlar konusunda hazırlıklar devam ederken, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dün Gambiya Dışişleri Bakanı Ousainou Darboe ile düzenlediği basın toplantısında, "Rumlar daha İsviçre'de müzakereler devam ederken bölgeye sondaj gemisini gönderdi. Bu hareket samimiyetsiz olduklarını ortaya koydu. Rumların tek taraflı faaliyetlerine duyarsız kalamayız. Enerji Bakanlığı'yla işbirliği içinde bizim de atacağımız karşı adımlar olacaktır" uyarısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında ise "Rum tarafının Kıbrıs Türklerinin Ada'nın etrafındaki doğal kaynaklar üzerindeki meşru haklarını görmezden gelerek yürüttüğü tek taraflı faaliyetlerine, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile eşgüdüm içerisinde gereken karşılık verilecektir" denildi. Rum Dışişleri Bakanlığı ise Total'e ait sondaj gemisinin 11 numaralı parselde sorunsuz bir şekilde faaliyetini sürdürdüğünü açıkladı. Türk savaş gemisinin hafta başında sondaj gemisiyle Girit-Kıbrıs adası arasında karşılaştığını ve rotasıyla ilgili bilgi almakla yetindiğini belirten bakanlık, Rum limanlarına yanaşan Fransız savaş gemilerinin ise sondajla ilgili olmadığını duyurdu. Rumlardan 11 numaralı parseli İtalyan ENI ortaklığında 2013'te kiralayan Fransız Total şirketi, kazıya yarın başlayacak. Bölge Kıbrıs adasının 180 km güneyinde Mısır münhasır alan sınırına 8 km mesafede. Sondaj matkabı, önce 1.698 m derinlikteki deniz tabanına ulaşacak, ardından 4 bin m derinliğe kadar inecek. Sondajın 75 gün sürmesi planlanıyor. Sondaj yeri, Mısır'ın en büyük doğalgaz rezervi Zohr bölgesine 40 km mesafede. Bu nedenle Total şirketi, başarıya ulaşacaklarından umutlu.
Hürriyet


Pakistan'ı Karıştıran Font* 
Pakistan'da Başbakan Navaz Şerif ve ailesi hakkında başlatılan yolsuzluk soruşturmasında delil olarak sunulan belgelerde kullanılan yazı tipi, bir anda ülkede en fazla tartışılan konu oldu. Federal Soruşturma Ajansı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında yetkililer, geçen yıl kamuoyuna sızan 'Panama Belgeleri' arasında yer alan bir dökümanı incelemeye almıştı. Belgede, baş hissedarı Başbakan Şerif'in kızı Meryem olarak görülen Virgin Adaları merkezli bir firmanın İngiltere'nin başkenti Londra'da satın aldığı pahalı bir gayrimülkten bahsediliyordu. Belgede Meryem Şerif'in daha sonra bahsi geçen firmayla ilişkisini kestiği iddia ediliyordu. Ancak belgeyi inceleyen mali uzmanlar, dikkat çekici bir ayrıntıyı ortaya çıkarttı. 2006 yılına ait olduğu öne sürülen belgelerde, Microsoft firmasının 2007 yılında genel kullanıma açtığı 'Calibri' tipi yazı fontu kullanıldığı tespit edildi. Muhalefet Pakistan Başbakanı'nın, kızının yurt dışındaki finansal varlıklarını gizlemek için sahte belgeler düzenlediğini öne sürerek, Wikipedia ve Microsoft'tan konuyla ilgili açıklama yapmalarını istedi. İddiaları reddeden Başbakan Şerif, aile üyelerinin servetlerini yasal yollardan elde ettiğini savunuyor. Hollandalı Lucas de Groot tarafından 2004'te geliştirilen 'Calibri' fontu, Microsoft Vista ve Microsoft Office'un 2007 versiyonunda kullanıma sunulmuştu.
Vatan


'Putın Hllary'nin Kazanmasını İsterdi' 
Geçen yılki başkanlık seçimlerini kazanmasında Rusya'nın parmağı olduğu iddiasıyla zor durumda kalan ABD Başkanı Donald Trump, Rusya mevkidaşı Vladimir Putin'in, seçimleri Demokrat başkan adayı Hillary Clinton'ın kazanmasını tercih edeceğini iddia etti. CBN kanalında Pat Robertson'ın sorularını yanıtlayan Trump, attığı pek çok adımın Putin'in 'isteyeceğinin tam tersi' olduğunu öne sürerek, "Bu yüzden onun benim kazanmamı isteyeceğini söylediklerini duyduğumda 'muhtemelen hayır' diyorum" diye konuştu. Trump, iddiasına gerekçe olarak, "Örneğin ben güçlü bir ordu istiyorum, Hillary Clinton orduya para harcamazdı" ifadesini kullandı. Trump, enerji alanındaki politikalarının da Putin'in istediğinin tam tersi olduğunu savundu. Seçimlerde Moskova tarafından desteklenmekle 'suçlanan' Trump, Rusya'nın istemeyeceği şeyleri yaptığından bahsederek "Kimse bunları konuşmuyor" dedi. Putin'le Almanya'nın Hamburg kentinde gerçekleşen G-20 zirvesi kapsamında yaptığı görüşmeye de değinen Trump, 2.5 saat süren görüşmenin iyiye işaret olduğunu söyledi. "Putin'le çok iyi anlaştığımızı düşünüyorum" diye konuşan Trump, Rusya ve ABD'nin çok güçlü nükleer silahlara sahip iki büyük devlet olduğunu belirtirken, Suriye'deki ateşkes gibi iki devletin ortak çıkarlarını ilgilendiren konularda Moskova'yla birlikte çalışabileceğini ifade etti.
Vatan


Sonuçlar, Seçim Gecesi Ağlatmış 
İngiltere Başbakanı Theresa May, ülkede geçen ay yapılan genel seçimde, sandık çıkış anketi sonuçlarını öğrendiğinde üzüntüden ağladığını söyledi. May, İngiliz yayın kurumu BBC'ye yaptığı açıklamada, 8 Haziran'daki erken genel seçimde partisinin tek başına iktidar kuracak çoğunluğa ulaşamadığını öğrenince ağladığını anlattı. "Mükemmel bir seçim kampanyası yürütmediğini" kabul eden May, seçim akşamı açıklanan sandık çıkış anketi sonuçlarında tek başına iktidar çoğunluğunu yakalayamadığı ortaya çıkınca göz yaşlarına hakim olamadığını söyledi. "Sandık çıkış anketi sonucunu öğrendiğimde sarsıldım" diyen May, "Sonuçları sindirmem birkaç dakika sürdü. Bunu hiç beklemiyorduk. Eşim bana sarıldı. Eşim yıllar boyunca bana hep destek olmuştur" diye konuştu. May, seçim kampanyası boyunca sert bir şekilde hedef aldığı ana muhalefet lideri Jeremy Corbyn'e saygısının arttığını da açıkladı. Corbyn'in özellikle seçim bölgesi Finsbury Park'taki İslamofobik terör saldırısının ardından mağdurlarla kurduğu iletişimi takdirle izlediğini anlatan May, muhalefet liderini "iyi bir milletvekili" olarak nitelendirdi.
Milliyet


Irak'a İnsan Hakları Suçlaması 
Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Iraklı güvenlik güçlerini, DAEŞ üyesi olduklarını tahmin ettikleri kişilerin ailelerini topluca cezalandırmakla suçladı. Örgüt, Iraklı yetkililerin, DAEŞ'e üye oldukları düşünülen kişilerin ailelerini, tamamen tecrit edilmiş "rehabilitasyon" kampına gönderdiğini de savundu. HRW Ortadoğu Direktör Yardımcısı Lama Fakih, "Iraklı güvenlik güçleri, akrabalarının eylemleri nedeniyle ailelerinin tamamını cezalandırmamalı" derken, bu muamelenin "savaş suçu" niteliği taşıdığını bildirdi. Lama Fakih, bunun DAEŞ'den geri alınan bölgelerde barış ortamı oluşturma çabalarını sabote etmek anlamına geldiğini de kaydetti. Örgüt, Musul operasyonu ardından en az 170 ailenin dışarıya tamamen kapalı ıslah evlerine yerleştirildiğini belirtti. HRW, kampta seyyar hastane bulunduğunu fakat sağlık hizmetinin çok sınırlı olduğunu bildirirken, 10 kadın ve çocuğun kampa getirilirken ya da kampta hayatını kaybettiğini bildirdi. Irak güvenlik güçleriyse, ailelerin DAEŞ terör örgütüyle ilgisi bulunmadığının anlaşılması halinde, bu kişilerin serbest bırakılacağını ifade etti. Irak, ölümlerle ilgili açıklama yapmadı.
Milliyet

EKONOMİ 

Dolar: 3,5669-3,5686           
Euro: Euro 4,0679-4,0742
Sterlin: 4,6171-4,6206
Gram Altın: 139,5045-139,6070


Barbaros İşbaşında 
Kıbrıs Rum kesiminin, doğalgaz aramaları için harekete geçmesine Türkiye'nin tepkisi gecikmedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak 22. Dünya Petrol Kongresi'nde enerji şirketlerinin temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde Kıbrıs konusunda uyarılarını ilettiklerini söyledi ve "Türkiye Cumhuriyeti bir devlet. Hakkını ve uluslararası hukukunu da kimseye yedirmez. Bunun mücadelesini de her anlamda hukuk içerisinde sonuna kadar verir" dedi. Dün İstanbul Kongre Merkezi'nde gazetelerin ekonomi müdürleriyle bir araya gelen Enerji Bakanı Berat Albayrak, 22. Dünya Petrol Kongresi'ni ve güncel konuları değerlendirdi. Kongreye katılan şirket temsilcileriyle yapılan görüşmelerde Kıbrıs konusuna yaklaşımların nasıl olduğu yönündeki soru üzerine Albayrak, şunları söyledi: "Bu konuda isim vermeyeceğimiz şirketlerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu konuda uyarı yaptığımız, hakikaten hukuki sorunu çözülmeden, yarın bugün riskler taşıyan sahalarda iş yapmak aslında bu halka açık uluslararası şirketler için de çok doğru bir adım değil. Bununla ilgili olarak bu firmaların bazılarıyla çok verimli görüşmeler yaptık. Bunların önemli bir kısmı bu konularda daha hassas hareket ediyorlar." Ancak bazı firmaların bu yönde hareket etmediğine de dikkat çeken Albayrak, "Bu firmalar özelinde de çok açık net onlara da ifade ettim, bu davranış, uluslararası hukuki noktadaki sıkıntılı duruş, bizce doğru olmayan gayri hukuki yanlış duruş, devam ettiği sürece Türkiye Cumhuriyeti, enerji piyasaları noktasında onların bu duruşuna olumlu bakmayacağız. Bununla ilgili uyarılarımızın ötesinde de bu süreci olumlu takip etmeyeceğiz. Bunların önemli bir kısmıyla pozitif görüşmelerimiz oldu, diğerleriyle ilgili görüşmelerimiz devam edecek. Çünkü biz Türkiye olarak 'bölgesel barış' diyoruz, 'buna katkı yapalım' diyoruz. Birileri de 'ben yaptım oldu' diyor. Hukuk nerede o zaman? Hadi mahkemelere Kimse kusura bakmasın biz muz cumhuriyeti değiliz. Türkiye Cumhuriyeti bir devlet. Hakkını ve uluslararası hukukunu da kimseye yedirmez. Bunun mücadelesini de her anlamda hukuk içerisinde sonuna kadar bunun mücadelesini de verir" diye konuştu. Bakan Berat Albayrak, Kıbrıs'ta gerçekleşecek bir enerji yatırımı konusunda Rum tarafının kendi başına buyruk hareket etmesinin tüm adanın tamamının bu kaynaklara sahip olması gerçekliğinden ayrı hareket ederek bir strateji gütmesinin, adada çözüme katkı sağlamadığını söyledi. Albayrak, "Biz 'adanın zenginliği adanın tamamına aittir'den hareket ettiğimizden için enerji alanında makul bir çözüm görmüyoruz kısa vadede eğer olumlu adımlar atmadıkları sürece. Ama bu noktada siz kafanıza göre "parsel parsel sahaları belirlerim, harita çizerim, üçüncü kurumlara şirketlere bunları ben ihale ederim, ondan sonra araştırır alırım" derseniz buna garantör bir ülke olarak bizim olumlu bakmamız mümkün değil. Türkiye bu güne kadar barışa hep olumlu katkıda bulunsun diye bu konularda çok yapıcı rol oynadı. Ama son gördüğümüz tablo asabiyle bundan da bir netice çıkmadığı çerçevede bundan sonra nasıl seyredecek hep birlikte izleyeceğiz" diye konuştu.
Hürriyet


Prangayı Çözdük Koşma Zamanı 
Türkiye -Avrupa Birliği İstişare Komitesi (KİK) üyesi 8 sivil toplum kuruluşu, 15 Temmuz haftası bildirisi yayınladı ve ortak akılla yeni bir reform süreci çağrısında bulundu. 81 ilde eş zamanlı basın toplantılarıyla açıklanan, Ankara'da ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından okunan bildiride, 15 Temmuz darbe girişiminin asıl amacının Türkiye'yi tarihinde görülmemiş bir kaosa sürüklemek, kardeş kavgası başlatmak ve Türkiye'yi iç savaş ortamına sokmak olduğu belirtildi. Bildiride, yurtdışına, FETÖ'yle mücadele kapsamında, işbirliği çağrısında bulunuldu. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, TİSK Başkanı Kudret Önen, Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan, TESK Başkanı Bendevi Palandöken, Türkiye Kamu-Sen Başkanı İsmail Koncuk, TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın'ın da katıldığı ve diğer illerle bağlantı kurulan toplantıda, bildiriyi okuyan Hisarcıklıoğlu, 15 Temmuz'un Türkiye için bir milat olduğunu ve bu tarihi unutmayacaklarını söyledi. Darbe teşebbüsünün nihai amacının Türkiye Cumhuriyeti'ni bir daha ayağa kalkamayacak duruma düşürmek olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "Haince planlanmış darbe girişimini savuşturan milletimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. Darbe girişimine karşı verdiğimiz bu mücadelede, 250 vatandaşımız şehit oldu. 2301 vatandaşımız gazi oldu. Dünyada çok az millet bu bedeli ödeyebilir. Siyasi görüşü fark etmeksizin Türkiye'nin geleceğine sahip çıkan 15 Temmuz ruhu demokrasinin sigortasıdır" dedi. Türkiye'nin daha çok işi ve büyük hedefleri olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti: "Ayağımızdaki prangayı çözdük, şimdi koşma zamanı. Büyümede, istihdamda, ihracatta yeni rekorlar kırmalıyız. Vatandaşlarımızın refah seviyesini daha da arttırmalı, demokratik kazanımlarımızı güçlendirerek ileriye taşımalıyız. Bütün bunlar için ortak akılla ve istişare içinde, yeni bir reform süreci başlatmalıyız. Buradan yurtdışındaki dostlarımıza da sesleniyoruz. FETÖ ile mücadelede dost ve müttefik devletlerin de desteklerini bekliyoruz. Kaynağı ne olursa olsun darbe ve terör bir insanlık suçudur. Ancak birlikte çalışırsak daha iyi bir gelecek inşa edebiliriz. Biz bu ülkenin geleceğinden umutluyuz. Gücümüz milli irade, hedefimiz büyük Türkiye."
Hürriyet

Telekom Satılıyor Mu? 
Türk Telekom'un ana ortağı Oger Telecom'a kredi veren bazı bankalar, Oger'in Türk birimi OTAŞ'ın Türk Telekom'da sahip olduğu yüzde 55 hissenin olası satışı için potansiyel alıcılarla resmi olmayan görüşmeler yürütüyor. Konuya yakın 4 kaynağın verdiği bilgiye göre, Türk Telekom hisseleriyle yakından ilgilenen iki potansiyel yabancı alıcı var. Konuya yakın bir kaynak Oger'in borcunun yeniden yapılandırılması için bankaların görüşmeleri sürdürdüğünü belirterek, "İki taksit ödenmedi. Diğer taksit Eylül'de. Şirket çok değerli. O yüzden potansiyel alıcılarla resmi olmayan görüşmeler yapılıyor. Hisselerle yakından ilgilenen iki yabancı alıcı var" dedi. Kaynak, satış sürecinin Eylül sonuna kadar sonuçlanma potansiyelinin olduğunu belirterek, kurun bir dengeye oturması durumunda potansiyel alıcının teklif edeceği fiyatın da çok daha iyi olacağını belirtti. Türk Telekom'un yüzde 55'ini satın alan Oger Telecom, satın almayı kendine ait Ojer Telekomünikasyon A.Ş. (OTAŞ) adlı bir şirket üzerinden yapmıştı. Oger, satın alma için kullandığı kredinin her biri 290 milyon dolar büyüklükteki Eylül 2016 ve Mart ayı geri ödemelerini kaçırdı. Oger'ye 2013 yılındaki 4.75 milyar dolar tutarındaki krediyi veren bankalar arasında, ilk çeyrek bilançolarında yer alan notlara göre 1.5 milyar dolar ile Akbank, 951 milyon dolar ile Garanti Bankası ve 1.9 milyar lira karşılığı tutarla İş Bankası bulunuyor. Hazine'nin Oger'in elindeki Türk Telekom hisselerine el koymak gibi bir hakkı yok. Ancak olası bir hissedar değişikliği için Hazine'nin onay ya da veto hakkı var. Ulusal iletişim ağını işletme imtiyazına sahip olduğu için Türk Telekom'a sadece mali açıdan sağlıklı bir şirketin sahip olması Türkiye için hayati önemde olduğu belirtiliyor. Son olarak Hazine, Oger'nin bugüne kadar 2 kredisini kaçırmasının ardından şirkete bir yazı göndererek Eylül sonuna kadar OTAŞ'ın yükümlülüklerini yerine getirmesini istedi.
Vatan


60 Milyar Liralık Yatırım Başlıyor 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ak Parti'nin başına dönmesi kararıyla birlikte, içinde bulunulan durumu iyi görmek ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar izlenecek yol haritasını belirlemek için talep ettiği 180 günlük eylem planını hazırlayarak gönderdiklerini söyledi. Zeybekci, planı iki bolümde hazırladıklarını kaydederek, "Eylem planımız 99 maddeden oluşuyor. Büyük hedefler olarak koyduğumuz proje bazlı yatırım teşvik sisteminde 60 milyar liralık bir yatırımı başlatmak istiyoruz. İhracatta tarihi rekor olan 155 milyar doları geçmek, ihracatın büyümeye etkisini yüzde 2'nin üstünde tutmak bunlardan bazıları. Serbest bölgelerle ilgili de uç çalışmamız var. İstanbul ve İzmir ikisi. Diğeri sonra açıklanacak. 4 ya da 5'e çıkabilir bu sayı. Bu yıl sonuna kadar bitecek. İthalatı düşürmek için de hedeflerimiz var" dedi. İlk başlıkta yıl sonuna kadar ulaşılacak hedeflere odaklandıklarını, oradaki ana mesajın ise "bakanlığımızı kontrol edin, şunları yapacağız" dediklerini anlattı. Zeybekci, bu ilk başlığın 99 maddeden oluştuğunu söyledi. Bu çerçevede de büyük hedefler arasında proje bazlı yatırım teşvik sisteminde 60 milyar liralık bir yatırımı başlatmak olduğunu da kaydetti. Zeybekci, oyun yazılım sektörü için de planları olduğunu belirtti. Zeybekci, "Bu sektör bizim 180 günlük çalışmamızda da var. Biz bu alanda dünyanın merkezi olmak gibi bir hedef koyduk. Teşvik, destek verilerek dünyanın buraya gelmesini sağlayacağız. Para kazanılmasını sağlamak için bu alana özel vergi düzenlemeleri yapmalıyız" diye konuştu.
Milliyet


Yerli Girişimlere Yatırım Yağmuru 
Türkiye'nin internet alanındaki girişim yatırımı rakamları İTÜ Arı Teknokent'te düzenlenen startups.watch etkinliğinde duyuruldu. Buna göre 2017'nin ilk yarısında 63 girişim 133 milyon TL yatırım aldı. Böylece ilk 6 aylık dönemde TL bazında yatırım ve girişim sayısında rekor kırıldı. Yatırım alan girşimler arasında ACLteslim, Botanalytics, Buy Buddy, Dolap, Evtiko, iyzico, kimola, LOKI, ModaCruz, Olev, paym.es, Ringpara, tapu.com yer alıyor. TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik etkinlikte yaptığı konuşmada, yapay zekanın çok hızlı bir şekilde gündemimize girdiğini ve bu konuda girişimcilere çok büyük iş düştüğünü belirtti. Ayrıca eğitim konusunda çağdaş bir seviyeye gelmek ve rekabetçi bir ülke yaratmak için eğitim konusunda çok büyük adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Etkinlikte, Aslanoba Capital'in kurucusu Hasan Aslanoba, geleneksel yöntemlerle iş yapanların girişim ekosisteminin dinamiklerini anlamakta zorlandıklarını belirterek şunları söyledi: "Türkiye'de yatırımlara başlamadan önce hem yurtdışında hem Türkiye'de araştırmalar yaptık. Ciddi kendi kendimizi eğittik. Yaptığım yatırımlarda başarı oranından memunum. Başarılı olmayıp çıktığımız girişimler de var. Ancak sonuçta iyi girişimlere de imza attık." BiTaksi ve Getir girişimleriyle dikkat çeken Nazım Salur, "Aslında girişimci tam olarak ihtiyacı olan rakamı istemeyi başaramıyor. Sonra ekstra yatırım bulmak için daha fazla çaba harcıyor. Ben eğer başarılı bir sonuç elde edersem yatırım fonu oluşturmak boynumun borcu olsun. O zaman girişimci ne kadar yatırım isterse iki katını veririm. Küçük rakamlarlarla çok sayıda girişime yatırım yapmak yerine, daha az sayıda girişime daha büyük miktarda yatırım yapmayı tercih ederim" dedi.
Milliyet


POLİTİKA 
 Benzer Çılgınlığın Bedeli Ağır Olur 
Başbakan Binali Yıldırım, FETÖ'yle ilgili "Örgütün saydam olmayan yapısı ve karmaşık ilişkilerini düşündüğümüzde hepimizi şaşırtan farklı gelişmeler yaşanabilir" dedi. Gazetelerin genel yayın yönetmenleriyle bir araya gelen Yıldırım, yeni darbe girişimi olasılığına ilişkin de "Böyle bir durum söz konusu değil. Ama benzer bir çılgınlık, ahmaklık yapılacak olursa bu sefer bedeli daha ağır olur" dedi. Yıldırım, özetle şu mesajlar verdi: "Tabii bu tip işlerle ilgili yeni şeyler her zaman çıkabilir. Yani şu anda bu iş ayan beyan bellidir. 'Artık bu mesele bitmiştir' demek çok erken. Yargılama süreçleri devam ediyor, bu süreç içerisinde farklı şeyler çıkabilir, yeni diyebileceğimiz gelişmeler de olabilir. Yani işin tabiatı icabı bu ihtimali göz ardı etmememiz lazım. Yani olayın büyüklüğü, örgütün saydam olmayan yapısı, karmaşık ilişkileri, bütün bunları bir arada düşündüğümüzde hepimizi şaşırtan farklı gelişmeler yaşanabilir. Açıkçası bundan sonrası için silahlı bir darbe teşebbüsünden bahsediyorsanız, bu ihtimali ben çok yüksek bulmuyorum. Böyle bir durum söz konusu değil. Bu tamamen terör örgütünün yandaşlarına ve kamuoyuna 'Ölmedim, ayaktayım' mesajı vermek için diri tuttuğu bir şeydir. Ha, bizi rehavete sürükler mi? Tabii ki sürüklemez. Biz her türlü tedbirimizi alıyoruz. Ama ona benzer bir çılgınlık, bir ahmaklık yapılacak olursa bu sefer bedeli daha ağır olur. Benim özellikle vatandaşlarımdan talebim, bu tip sürekli ortalıkta dolaşan rüya tabirlerine, şayialara kulak asarak hayatlarını, konforlarını bozmasınlar, normal yaşamlarına devam etsinler. Milletimizin huzuru, rahatı için gece-gündüz demeden ayakta duran ve sürekli bu işleri takip eden devletimizin birimleri var. Hükümetimiz var, kolluk kuvvetlerimiz var, yargı mensuplarımız var. Her şeyden önce çok dinamik bir medyamız var. 15 Temmuz darbesini önleyen belki çok iyi fark edilmeyen en büyük güçlerinden biri medyadır. Şimdi ne deniyor? 'Efendim, AK Parti bunlarla mücadele etmedi. YAŞ'ta FETÖ'cüleri atmadılar' dediler. Hükümet yani sırf inançlarından dolayı atılmanın olmaması için şerh koyuyor ama AK Parti iktidarı boyunca Şûra'ya atılma teklifiyle gelip de atılmayan hiç kimse yok. Kim irticai faaliyet diye getirildiyse hepsi atılmış. Sadece itiraz yazmışız bazılarına ama bu sonucu değiştirmiyor ki atılıyor adam. Bir terör örgütü olarak adını koymadan evvel de mücadeleyi başlatan parti AK Parti'dir. 2010'da fiilen başlatmışız orada görmüşüz işin boyutunu. Ve 2010'dan sonraki bütün seçimlerde biz bunları ayıkladık. TSK içinden istihbarat toplama hakkı MİT'in de yok, Emniyet'in de yok. Bunun ciddi bir eksiklik olduğu 15 Temmuz'da görüldü. (MİT'in TSK'da istihbarat toplaması teknik olarak mümkün mü?) Şimdi aslında kanununda var ama bu bir uygulama olarak maalesef hiç yapılmamış. Ama biliyorsunuz, yani askeri kurumlara karşı bir sivil istihbarat faaliyeti yapmak kolay bir iş değil. Türkiye'nin geçmişindeki darbeleri, bilmem neyi falan vesayet dönemlerini düşündüğünüz zaman, bunun fiilen uygulanabilirliği yok. Ama bugün bir ihtiyaç olduğu ortaya çıktı ve bunu yapıyoruz, bunu yapacağız. Yani sadece personel istihbaratı ile sınırlı olmak üzere, yani asker içine farklı amaçlı, farklı gündemli içeriden-dışarıdan yönlendirilmiş grupların hâkim olmaması için personel istihbaratıyla sınırlı bir yapı oluşturacağız. Bunun ciddi bir ihtiyaç olduğu bugün çok daha iyi ortaya çıkmış durumda. (OHAL Komisyonu) 17 Temmuz'da göreve başlıyor. Yargı yolunu açıyor. Şimdi yargı yolu kapalı. İşte bu açığa almalara, ihraçlara karşı yargı yolu kapalı. 7 tane yargıç var, bunların altında 200'e kadar uzman olacak ve bunlar çalışıp tek tek bu dosyaları incelemek suretiyle kararlarını verecek. Diyelim ki karar şöyle: İşe iade, tamam, 15 gün içinde bunu uygulayacak idare. Veya yok kardeşim, verilen karar doğru, pozisyonuna göre ya idare mahkemesine gidecek, üst düzey yöneticiyse Danıştay'a gidecek ve hakkını arayacak. Ta bu Anayasa Mahkemesi'ne, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) kadar gidecek yani.
Hürriyet


Beştepe'de Duygusal Tören 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe'deki 15 Temmuz Şehitleri Anma Programı'nda gaziler ve şehit yakınlarıyla bir araya geldi. Duygusal anların yaşandığı törende konuşan Erdoğan, "15 Temmuz'la onun ayrılmaz bir parçası olarak gördüğüm bölücü terör örgütünün saldırılarıyla, etrafımızı kuşatmaya yönelik sinsi oyunlarla gördük ki artık ya olacağız ya öleceğiz" dedi. Erdoğan, şu mesajları verdi: "Ömer Halisdemir kardeşimin eşi 'Rabbim bizlere de bu şahadeti nasip edecek mi' diye ağlıyordu. Mesele bu. Rabbim bizlere inşallah aynı yolda şahadeti nasip etsin. 15 Temmuz gecesi evladını, eşini, çocuğunu darbecilerin üzerine gönderenler de aynı duygular içindeydi. İşte Safiye kardeşimi de dinlediniz bakın orada kaç tane asker var. Ellerinde silahlar var. Ya onlardan yoğurt olmaz be. Lan terbiyesizler, karşınızda tek başına bir bayan var, elinde silah mı var? Hiçbir şey yok. O haliyle geliyor siz onu ölümle tehdit ediyorsunuz. Ne oldu? Yürek meselesi bu yürek. Kürek değil, yürek... Mesele bu. İşte Çanakkale'yi anıyoruz değil mi? İşte bundan sonra da 15-16 Temmuz da aynı şekilde anılacak. 15 Temmuz'la onun ayrılmaz bir parçası olarak gördüğüm bölücü terör örgütünün saldırılarıyla, etrafımızı kuşatmaya yönelik sinsi oyunlarla gördük ki artık ya olacağız ya öleceğiz. Bu sebeple 2023 hedefleri bizim için sıradan bir kalkınma programının çok ötesinde anlamlara sahiptir. Yaklaşık 200 yıldır gerileye gerileye geldiğimiz yerin bir tarafı uçuruma bir tarafı düz duvar gibi yalçın sırtlara açılıyor. Bir başka ifadeyle gidecek yerimiz kalmadı. Kurtuluş Savaşımızın ardından razı olduğumuz sınırlarımız Misak-ı Milli'nin dahi gerisinde bulunmasına rağmen hala rahat vermiyorlarsa artık geriye değil ileriye bakma zamanı gelmiş demektir. Bizim bizden başka dostumuz yok. Bir insanın canından daha değerli neyi vardır? Eğer şehitlerimiz en değerli varlıklarını gözlerini kırpmadan ülkemizin ve milletimizin geleceği için feda etmişlerse bize düşen onların davasına sahip çıkmaktır. Bu sebeple 15 Temmuz'u unutmamak, unutturmamak mecburiyetindeyiz. FETÖ'nün ihanetini unutmayacağız, unutturmayacağız. Darbe girişimini fiilen yürütenleri, arka planda onları yönetenleri, darbecilere destek olanları asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Türkiye genelindeki demokrasi nöbetleri 16 Temmuz Pazar günü saat 24.00'e kadar devam edecek. Şu anda burada 15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece yarısı 00.13'te okunan salalarla başlayıp 16 Temmuz'u 17'sine bağlayan gece yarısına kadar sürecek demokrasi nöbetlerini resmen ilan ediyorum. 15 Temmuz'u unutmamak için bu nöbetleri her yıl tekrarlamamız çok önemlidir. Yazıklar olsun vatan elden giderken kaçan alçaklara. Helal olsun darbeye darbe yapan korkusuzlara. Selam olsun kefenim sırtımda diyerek yola koyulanlara."
Hürriyet


Geri Adım Atmayacağız 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik "Sokağa çıkamaz hale gelirsin" sözlerine CHP'den sert tepki geldi. CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, "Bu, örtülü olarak sokaklara saldırı talimatıdır. Geri adım atmayacağız" dedi. CHP'lilerin tepkileri özetle şöyle: CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan: Bu sözler daha önce Erdoğan'ın söylediklerine yeni bir boyut kazandırıyor. Önce, 'O savcılar seni de çağırır' diyerek savcılara talimat vermişti. Şimdi de 'sokaklara çıkamayacak hale gelirsin' diyerek, 'Adalet Yürüyüşü'nün ardından huzursuzluğunu ifade ediyor. Bu sözler telaşın ve korkunun ifadesi. Sorumlu bir tutum değil. Çünkü bu örtülü olarak sokaklara saldırı talimatıdır. Bu sözleri, 'saldırın' diye algılayacak insanlar çıkabilir. Cumhurbaşkanlığı makamında oturanların daha sorumlu bir dil kullanmaları gerek. Bizim sokaktan ne anladığımız, 25 günlük yürüyüş ve Maltepe buluşmasında ortaya çıkmıştır. Sokak mücadelemiz, şiddeti çağrıştıran bir şey değil. AK Parti Genel Başkanı'nı sorumlu davranmaya davet ediyoruz. Ne söylerse söylesin, adalet ve demokrasi mücadelesinden geri adım atmayacağız. Tehditlere ve bu tür sözlere pabuç bırakacak kişiler değiliz. Demokrasi mücadelesine devam edeceğiz. CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl: Bizim sokak anlayışımız çok net. Biz 93 yıllık bir siyasi partiyiz. Geçmişimizde asla şiddetle ilişkilendirilecek davranışımız olmamıştır. Bizim sokak anlayışımız geçmişte yaptıklarımızla ortadadır. Bunun en son örneği, 25 günlük 'Adalet Yürüyüşü'dür. Bize yapılan saldırılara nasıl karşı koymuşuz ortada. Birçok provokatif davranış oldu, tepkimiz ortada. Biz şiddeti reddeden, barışçıl bir dil kullanan bir partiyiz. Bunu farklı bir şekilde anlam yükleyerek kullanmak çok yanlış. Bu bizim kabul edebileceğimiz bir açıklama değil. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök: Cumhurbaşkanı'nın bu söylemleri bir dikta özlemidir. Ana muhalefet partisi liderini ve partisini tehdit etmek başka türlü izah edilemez. AK Parti Genel Başkanı ve iktidar çevreleri bilmelidir ki CHP bu tehditlere pabuç bırakmaz. CHP tehditle, baskıyla sindirilecek bir parti değildir.
Hürriyet


SPOR 
Udoh Depremi! 
Fenerbahçe, geçen sezon üç kupanın kazanılmasında büyük pay sahibi olan iki yıldızı Bogdan Bogdanovic ve Ekpe Udoh'u kaybetti. Sarılacivertliler, Bogdanovic'in Sacramento Kings'e gidişini resmen açıklarken, Udoh- Utah Jazz anlaşmasıyla da büyük bir şok yaşadı. Sözleşmesindeki çıkış opsiyonunu kullanacak tecrübeli pivotun iki yıl için Jazz'dan 6.5 milyon dolar alacağı öğrenildi. Udoh geçtiğimiz yıl Turkish Airlines EuroLeague'de çıktığı 31 maçta 12,1 sayı, 7,8 ribaund, 2,2 asist ve 2,2 blok ortalamaları ile oynamış ve bir kez daha blok kralı olmuştu. Bu şok ayrılıkların ardından Fenerbahçe Asbaşkanı ve Basketbol Şube Sorumlusu Ozan Balaban'dan açıklama geldi. Genel Menajer Gherardini'nin transfer yapmak için Amerika'da olduğunu belirten Balaban, "Bu iki ayrılığın kesinleşmesini bekliyorduk. Tabii ki sezon bitiminde oturduk ve geniş bir liste hazırladık. Genel Müdürümüz Gherardini, şu anda Amerika'da. Udoh'un gidişinin ardından en az onun kadar iyi ve karakterli bir 5 numara transferimiz olacak" dedi. NBA'e gidenler kadar, dönen oyuncuların olacağını da sözlerine ekleyen Balaban, "Bogdanovic'in yerine iki numara transferimiz var. onu da bir iki gün içinde açıklarız. Takımımız yine seneye aynı güçte olacak. Oynayan taşlar tabii ki olacaktır. Ama hiç kimse endişe etmesin. Gelecek sezon da başarılarımız devam edecek" diye konuştu.
Milliyet


Babacar'ın Yedeği Eder 
Beşiktaş, Senegalli golcü Khouma Babacar'ı kadrosuna katmak için girişimlerini sürdürüyor. Senegalli forvet için önceki gün İtalya'ya çıkarma yapan siyah-beyazlılar, Fiorentina ile pazarlık masasına oturmuştu. Babacar'ı 1 yıllığına kiralamaya çalışan Beşiktaşlı yöneticiler, İtalyan kulübünün 24 yaşındaki oyuncuyu bonservisiyle birlikte satmak istemesi nedeniyle henüz hedefe ulaşamadı. Marcelo'nun Lyon'a satışından gelen paranın tamamını transferde kullanmak istemeyen siyah-beyazlılar bu nedenle golcü takviyesini son yıllarda olduğu gibi kiralama yöntemiyle yapmayı planlıyor. Yönetimin kısa süre içinde Fiorentina ile bir kez daha masaya oturması bekleniyor. Vatandaşı Demba Ba'nın tavsiyesiyle bir anda Beşiktaş'ın gündemine gelen Babacar için Aboubakar'dan vazgeçen siyah-beyazlı yönetim diğer golcü adaylarını da gündeminde tutuyor. Teknik Direktör Şenol Güneş'in verdiği rapor doğrultusunda çalışmalarını sürdüren yöneticiler, Lille'de top koşturan Portekizli Eder'le de ilgileniyor. Başkan Fikret Orman'ın golcü transferinde Babacar ve Eder'e yoğunlaştığı ve bu oyunculardan birinin kiralanmasına sıcak baktığı aktarıldı. Başkan Orman'ın, Marcelo'dan gelen paranın bir bölümünü ise ara transfer dönemine saklamak istediği vurgulandı.
Milliyet


Ateşle Dans! 
UEFA Avrupa Ligi 2. Eleme Turu ilk maçında Galatasaray İsveç'te Östersunds takımına 2-0 yenilerek Temmuz'da elenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Kendi ligini yarılamış, fiziksel olarak hazır ve formda bir takıma karşı 3 hafta önce sezonu açmış, fiziksel olarak hazır olmayan Galatasaray'ın kötü bir senaryo ile karşılaşması kaçınılmazdı. Buna bir de kamp yapılan yerle (Bratislava) dün maçın oynandığı Östersund şehri arasındaki sıcaklık farkının 20 derece olduğunu eklemek lazım. Cim-Bom sıcaktan soğuğa gelmişti. Üstelik zemin de suni çimdi. Bu kadar çok olumsuzluğa sahadaki oyuncuların vurdumduymazlığı eklenince Galatasaray için yenilgi kaçınılmaz oldu. Östersunds maça hızlı başlayan taraftı. İlk 10 dakika Carole'ün olduğu sol bölge aksarken İsveç ekibi tehlikeler yarattı. Bu dakikalarda Maicon'un partneri olarak sol stoper oynayan Ahmet Çalık çok kritik müdahalelerde bulundu. Bu bölümden sonra Galatasaray üzerindeki baskıyı kırdı. 21'de Gomis ile gole yaklaştı sarı-kırmızılılar. Yasin'in pasında bekletmeden kaleyi yoklayan Fransız forvet çerçeveyi bulamadı. Gomis oyunda kaldığı süre boyunca istediği topları alamadı. Fransız golcü ikinci yarıda da bir pozisyonda uzaktan şansını denedi. Disiplinden kopmayan Östersunds golü 68'de buldu. Carole'ün bulunduğu sol tarafı koridora çeviren İsveçliler bu bölgeden geliştirdikleri atakta Ghoddos ile golü buldular. Maicon ise pozisyonda ağır davranan ve rakibe geçit veren isimdi. Kalan dakikalarda Galatasaray Rodrigues ile net bir fırsatı değerlendiremedi. 81'de kontratakta Hopcutt Maicon ve Ahmet Çalık'ı ipe dizip Muslera'nın sağından topu ağlara gönderdi. Maç 2-0 bitti. Tur riske girdi.
Milliyet


'Golcü Değil, Pasorum' 
Fenerbahçe'nin yeni transferi Nabil Dirar, Sporting Lizbon maçının ardından basının sorularını yanıtladı. Faslı oyuncu, "Burada kendimi çok iyi hissediyorum. Antrenmanlarda çok iyi çalışıyoruz. Gerçekten Fenerbahçe'de olmaktan dolayı mutluyum. Sadece 3-4 gün takımla iyi bir şekilde antrenmana çıkabildim. Şu anda yüzde yüzümde olmadığımı biliyorum. Saha içerisinde fizik olarak bunu hissedebiliyorum. Zorlandığım dakikalar oldu. Tüm şartlara rağmen iyi performans sergilediğimi düşünüyorum. Ama daha iyisini de yapabileceğimi biliyorum. Yüzde yüz performansıma ulaştığım zaman bu takıma çok daha fazlasını katacağım" ifadelerini kullandı. Nabil Dirar, "Hem Valbuena hem Van Persie çok büyük oyuncular. Saha içerisinde iyi bir uyum yakalamaya çalışıyoruz. Birbirimizle gayet iyi bir iletişimimiz var. İyi anlaşıyoruz. Yaptığımız işleri daha basitleştirmemiz ve bu otomatikliği kazanmamız lazım. Saha içerisinde top bizdeyken fark yaratan oyuncular olmalıyız. Biz ilk defa birbirimizle oynadık. Umuyorum ilerleyen zamanlarda ön tarafta istediğimiz işleri daha rahat yapabileceğimiz bir hale geleceğiz. İsteğimiz takımın gol atmasına olabildiğince katkıda bulunmak" dedi. Büyük bir golcü olmadığının altını çizen Faslı oyuncu, "Ben golcülükten ziyade pasör, asist yapan bir oyuncuyum. Kendimi saha içerisinde çalışan, mücadele eden bir oyuncu olarak nitelendiriyorum. Kale önünde hiçbir zaman egoist olmadım. Bundan sonra da olmayacağım. Ama pozisyon gelirse o zaman gollerle takıma katkıda bulunmak istiyorum. Hedefim 5 ile 7 gol arası bir gol atabilmek. Ama bundan daha fazla asist yapmak" diye konuştu.
Milliyet
 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme