23 Temmuz 2017 Pazar

23.07.2017 Genel Gündem



23.07.2017

GÜNDEM

15 Temmuz'un Kritik Komutanına Terfi 
Resmi Gazete'de yayımlanan Jandarma Genel Komutanlığı atamalarına göre, kararnameyle tuğgeneralliğe terfi eden Denizli İl Jandarma Komutanı Cengiz Yıldız, Antalya İl Jandarma Komutanı olarak atandı. Denizli il Jandarma Komutanlığı'na ise Osmaniye İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Metin Düz getirildi. Tuğgeneral olan Cengiz Yıldız, 15 Temmuz Darbe girişiminin bastırılmasında etkin rol oynamıştı. Yıldız, darbe girişiminde Denizli'de Ankara'ya götürülecek olan 580 komandonun başındaki başta Tugay Komutanı eski Tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır ve rütbeli askerleri havaalanında gözaltına almıştı. 2014 yılında Bolu İl Jandarma Komutanıyken, Denizli İl Jandarma Komutanı olarak atanan Yıldız, 2005 ile 2009 yılları arasında da Denizli İl Jandarma Komutanlığında binbaşı ve yarbay rütbelerinde asayiş şube müdürlüğü yapmıştı. Yıldız, Denizli'de özellikle büyük uyuşturucu operasyonlarına da imza attı. Jandarma Genel Komutanlığı İçişleri Bakanlığı'na bağlandığından beri ilk kez atama yapıldı. 17 personel bir üst rütbeye terfi ettirilirken, 25 general ile 59 jandarma mensubu değişik görevlere atandı. İçişleri Bakanlığı'na ait atama kararları kapsamında Jandarma Genel Komutanlığı atama kararnamesi, Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral İbrahim Yaşar ile Tümgeneral Ali Özkara, 24 Temmuz'dan itibaren geçerli olmak üzere emekliliğe sevk edildi. Kararname ile 3 general ve 14 albay, bir üst rütbeye terfi ettirildi. Rütbesi tümgeneralden korgeneralliğe yükseltilen Ali Çardakçı ile Tümgeneral Musa Çitil, Jandarma Genel Komutan Yardımcılığı görevine atandı.
Vatan


'Hero' Gözaltıları 
Antalya'nın Kepez İlçesi Ulusoy Caddesi'nde dün sabah saatlerinde seyreden 35 ZTJ 40 plakalı motosikletin üzerindeki biri kız iki gencin tişörtlerinde 'kahraman' anlamına gelen 'Hero' yazılı tişört olduğu yönünde polise ihbar geldi. Harekete geçen ekipler, bölgede arama çalışması başlattı. Mobese kameralarından izi sürülen motosikletin Akdeniz Üniversitesi Kampüsü'ne park ettiği belirleyen polis, alarma geçen ekipleri buraya yönlendirdi. Kampüs içinde el ele gezen ve üzerlerinde 'Hero' tişörtü bulunan iki sevgili, polis tarafından gözaltına alındı. Konyaaltı İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen ikiliden Esen E., "Tişörtü Antalya'daki bir alışveriş merkezinde bulunan mağazadan satın aldık. Yasak olduğu bilmiyorduk" dedi. Çisem G. de "Yasak olduğu bilmiyorduk" diye ifade verdi. Yapılan bilgi taramasında haklarında hiç bir kayıt bulunmayan sevgililer, ifade işlemleri sonrasında sevk edildikleri adliyede serbest bırakıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik FETÖ mensuplarının suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın sanıklardan astsubay Gökhan Güçlü, üzerinde 'Hero' yazan tişörtle duruşmaya girmişti. Ardından yurdun çeşitli yerlerinde 'Hero' tişörtü giyenler hakkında gözaltı yapılmaya, 'Hero' tişörtü giyenler hakkında ihbar yağmaya başladı. 'Hero' tişörtü ihbarları geldiğinden beri şu ana kadar 16 kişi gözaltına alınırken 2 kişi de tutuklandı. Tutuklananlar arasında Ankara'daki FETÖ duruşmasına o tişörtle gelen, ancak tişörtle ilgisi bilgisi olmadığını söyleyen E.B. ve Antalya'daki bir otelde garsonluk yapan, beyaz tişört sevdiği için giydiğini söyleyen M.S. 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan tutuklandı. 
Vatan
 
DÜNYA  
Şiddet Batı Şeria'ya Sıçradı 
Filistinliler ve İsrailliler arasındaki olaylar şiddetlenmeye devam ediyor. İşgal altındaki Batı Şeria'da Ramallah yakınlarında üç İsrailli sivil bıçaklanarak öldürüldü. İsrail ordusu, Halamiş'te (Neve Tsuf) bir saldırganın bir eve girerek dört İsrailli sivili bıçakladığını, saldırı sonucu aynı aileden üç kişinin öldüğünü duyurdu. Omar al- Abed isimli saldırgan ise saldırının gerçekleştiği evin yanındaki evde yaşayan bir İsrail askeri tarafından öldürüldü. Abed'in Facebook'ta Mescid-i Aksa'da yaşananları eleştiren paylaşımlar yaptığı görüldü. Hamas ise bıçaklı saldırıyı, "İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerinin yanıtı" olarak nitelendirdi. İsrail ve Filistin arasındaki gerginlik 14 Temmuz'da başladı. Mescid-i Aksa'da görevli iki İsrail polisi, üç Filistinlinin saldırısı sonucu hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Mescid-i Aksa kapatılmış, daha sonra kapılarına metal dedektörü konularak yeniden ibadete açılmıştı. Ancak dedektörlerin yerleştirilmesi Filistinliler tarafından İsrail'in Mescid-i Aksa'da egemenlik kurma çabası olarak değerlendirildi ve büyük tepki gördü. Cuma namazı sonrasında bölgede şiddet olayları gerçekleşmiş, İsrail polisinin sert müdahalesi sonrası üç Filistinli hayatını kaybederken yüzlerce kişi yaralanmıştı.
Milliyet
 
Katar Emiri: Biz Diyaloğa Hazırız 
Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır'ın "teröre destek vermekle suçladıkları" Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmeleriyle başlayan krizde geri adım atmayan Katar, girdiği sınavı başardığını düşünüyor. Körfez'deki son krizinin 5 Haziran'da başlamasından sonra ilk kez konuyla ilgili açıklama yapan Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, ülkesinin zorlu bir sınavdan başarıyla çıktığını söyledi. Temim, "Daha önce hiç görülmemiş kışkırtmalar, iftiralar ile eşi görülmemiş vesayet ve abluka girişimine maruz kaldık. Maruz kaldığımız bu kampanya önceden planlanmıştır. Biz bir sınava girdik ve sınavı başardık." diye konuştu. Dün gece Katar Televizyonunda halka seslenen Katar Emiri "Önemli sorunları çözmek için diyaloğa açığız. Ancak krize karşı yapılacak bir çözüm iki ilkeye dayanmalıdır: Birincisi çözüm her devletin egemenliğine ve iradesine saygı çerçevesinde olmalıdır. İkinci olarak, bir tarafın diğer tarafa dayatmalarına değil, aksine karşılıklı teşebbüslerin ve herkesi bağlayıcı ortak taahhütlerin yerine getirilmesine bağlı olmalıdır dedi. Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, "Kardeşler arasındaki muamelede abluka yönteminin son bulmasını ve anlaşmazlıkların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesini ümit ediyorum. Hükümetler arasındaki siyasi anlaşmazlıkların bedelini halklara ödetmeye dur demenin zamanı geldi. Katar'ın egemenliğine saygı duyulması ve dayatmaların olmaması şartıyla Katar'a abluka uygulayan ülkeler ile diyalog masasına oturmaya hazırız." dedi.
Milliyet
Kod Adı Plutov 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Karadeniz kıyısındaki Soçi kentinde kendi girişimiyle kurulan, sanat, spor ve bilim üzerine eğitim veren Sirius Akademisi'nde öğrencilerle bir araya geldi. Çalışma hayatına KGB'nin dış istihbarat kurumlarında başladığını söyleyen Rusya lideri, "İstihbarat okulundayken takma adım Platov'du. Hatta herkesin bir takma adı vardı. Gizlilik ilkesi gereği bunu yapmak durumundaydık" diye konuştu. Şu an için bir takma adı bulunmadığını da kaydeden Putin, "Herhalde şu an bir takma ad kullansam çok gülünç bir duruma düşerim. Tabii ki bir kod ad kullanmayacağım" ifadelerini kullandı. Putin, bir Rus öğrencinin, 'hayatta kendisini en çok etkileyen olayın ne olduğu' sorusuna ise, "Beni çok zor bir duruma soktun. Sanırım hayatımı değiştiren bir olay olmadı. Ancak bir cevap vermem gerekirse; Sovyetler Birliği'nin dağılması" yanıtını verdi. Putin, gelen bir başka soru üzerine, "2018 yılında devlet başkanlığından ayrılıp ayrılmayacağıma henüz karar vermedim" dedi. Seçimlere aday olup olmayacağına karar vermesinin ardından, bir sonraki adımını belirleyeceğini söyleyen Putin, "Dünyada yapılacak çok fazla ilginç şey var" diye konuştu.
Vatan

Müslüman Politikacıya Destek Geldi 
ABD'nin Arizona eyaletinin Cumhuriyetçi Senatörü Jeff Flake, sosyal medyada İslamofobik tepkilere maruz kalan rakibi Demokrat Parti'nin Müslüman kadın adayı Deedra Abboud'a destek verdi. Avukat ve aktivist olan 45 yaşındaki Abboud, Facebook'ta ABD Anayasası ile bir seçim kampanyası mesajı paylaştıktan sonra, "Hükümetimizde Müslümanlara yer yok", "İslam ABD'de yasaklansın" şeklinde mesajlar aldı. Twitter hesabından yaptığı açıklamayla Abboud'a destek veren Flake, "Tüm bunlara maruz kaldığın için üzgünüm, Arizona iyi insanlarla dolu ve onlarla karşılaşacaksın" mesajını paylaştı. Abboud ise Senatör Flake'e Amerikan değerleriyle bağdaşmayan bu tür ırkçı ve İslamofobik saldırılara karşı çıktığı için teşekkür etti. İki politikacı 2018 Arizona eyalet seçimlerinde yarışacak. 
Vatan

 'Ab Şantaja İzin Vermeyecek' 
Alman Der Spiegel dergisine verdiği mülakatta Hahn, Suriye'deki savaş nedeniyle Türkiye üzerinden AB üye ülkelerine yaşanan büyük mülteci akınının olduğu 2015 senesine göre, AB'nin daha tedbirli olduğunu belirtti. "2015 senesinde öyle bir konumdaydık ki mültecilerin çoğu kontrol edilmeden AB sınırları içine girdi, ancak bu arada durum değişti" diyen Hahn, Türkiye'nin sınırlarını açması halinde bile iki sene önce olduğu gibi bir akının yaşanmayacağını ifade etti. Balkan güzergahının kapatılması, Ege Denizi'nde düzenli kontrollerin yapılması ve Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin desteklenmesiyle geçen iki senede gerekli tedbirlerin alındığını belirten Hahn, "Avrupa Birliği kendisinin şantaja maruz bırakılmasına izin vermeyecektir" dedi. Türkiye yaklaşık 3 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. Mülteci krizinin en yoğun yaşandığı 2015 senesinde Avrupa Birliği ülkelerine Türkiye üzerinden 1 milyondan fazla mülteci akın etmişti. Mültecilerin bir kısmı Türkiye sahillerine yakın Yunan adalarına erişmek için Ege Denizi'ni güvenli olmayan koşullarda geçmeyi göze alırken, kimisi de kara sınırı üzerinden Yunanistan ve Bulgaristan'a erişmeyi tercih etti. 
Vatan

Ypg Bir Günde Sdg Oldu… 
ABD'nin önemli düşünce kuruluşlarından Aspen Enstitüsü'nün Colorado eyaletinde gerçekleştirilen yıllık güvenlik toplantısında konuşan ABD Özel Kuvvetler Komutanı Thomas, terör örgütü PKK/PYD ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Thomas, "(ABD'nin DEAŞ'la Mücadele Özel Temsilcisi) Brett McGurk ve ben Türkiye sınırında Kobani'deki o çok eski ve soğuk belediye binasına ilk gittiğimizde oraya bir grup kasvetli askeri yetkili ve teknokrat olarak girdik. O belediye binasının önünde bize bakan (Abdullah) Öcalan'ın yüzünden başka bir şey değildi. Biz de, 'Hey bu, buradan gitmek zorunda. Öcalan'a tutunamazsınız ve bizim içinde olduğumuz bir yapıda herhangi bir meşruiyet şansı elde edemezsiniz' dedik" diye konuştu. General şöyle devam etti: "Onlar kendilerine resmi olarak YPG diyorlardı ki Türkler, bunun PKK ile aynı olduğunu söylüyor ve 'Benim terörist bir düşmanımla muhatap oluyorsunuz, bunu müttefik olarak nasıl yapabilirsiniz' diyordu. Biz de bunun üzerine onlara (YPG) isimlerini değiştirmeleri gerektiğini söyledik. Mesela, YPG dışında kendinizi nasıl adlandırmak istersiniz? Bir gün sonra adlarının 'Suriye Demokratik Güçleri' olduğunu ilan ettiler. Adlarının ortasına 'demokratik' ifadesini koymalarının zekice bir hamle olduğunu düşündüm. Bu, onlara bir miktar itibar sağladı." SDG'nin özgün bir faaliyet yürüttüğünü iddia eden Thomas, "Temsili bir yönetişim sağlıyorlar. Mükemmel olmadığını görmek zorundasınız. Sosyalizme meylediyor. Fakat kadınların konumunu güçlendiren bir sosyalist ve aynı zamanda erkeklerle birlikte savaşıyorlar" ifadelerini kullandı. Thomas, "Suriye'nin geleceğinin konuşulduğu Cenevre ve Astana gibi yerlerde masada olmak istiyorlardı. PKK ismi altında hiçbir zaman masada olamazlardı" ifadelerini kullandı.

Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,5300-3,5400           
Euro: Euro 4,1246-4,1277
Sterlin: 4,5898-4,6005
Gram Altın: 142,5406-142,8205

Adım Adım 120.000 
Borsa İstanbul yükselişini sürdürüyor. Türkiye'nin kredi risk priminin 181 seviyesine gerilemesi ve yabancı payının yüzde 65.60'lara çıkması borsada yeni zirvelerin test edilmesini sağladı. BIST 100 Endeksi 107.749 seviyesine kadar yükseldi. Endeks dolar bazında ise kritik direnç seviyesi olan 30,215 seviyesinde. Yeni rekorlara rağmen BIST 100 dolar bazında zirvesinin yüzde 41 oranında altında bulunuyor. Endekste hedef direnç seviyesi 120.000. Borsada kâr satışları yaşanabilir ancak ana trend güçlü ve kâr satışlarına rağmen yükselişin devam ettiğini görebiliriz. Yatırım kuruluşlarının son raporlarına baktığımızda Merkez Bankası'nın sıkı duruş politikasını uzun süre devam ettireceğini ve bunun da TL'ye yarıyacağı değerlendirmelerinin yer aldığını görüyoruz. 17-18 Temmuz tarihlerinde Türkiye'ye gerçekleştirilen ziyaretin ardından bir rapor yayınlayan Morgan Stanley, para politikasının beklenenden uzun süre sıkı kalacağını ve lirayı desteklemeye devam edeceğini öngördü. Morgan Stanley, yıl sonu için dolar/TL tahminini 3.6 seviyesinde, euro/TL için tahminini de 4.32 seviyesinde koruduğunu açıkladı. Öte yandan kurum Türkiye'nin FED ve ECB politikalarına karşı kırılgan olmaya devam edeceğini öngörüyor. JPMorgan ise Türkiye temasları sonrasındaki izlenimlerini paylaştığı değerlendirmede TCMB'nin enflasyon konusunda ihtiyatlı olduğunu kaydetti. Kurum, bankanın kredibilitesini onarmak ve enflasyon hedefi doğrultusunda para politikasında sıkı duruşu korumasını beklediklerini vurguladı. Ayrıca uzun dönemli politik ve ekonomik görünümde endişeler olmakla birlikte yerel yatırımcıların kısa vadede daha pozitif olduğu belirtildi. Yabancı yatırım kuruluşlarının 15 Temmuz sonrasında olumsuza dönen raporları yeniden olumlu değerlendirmeler içermeye başladı. Şirketlerin kârlılıklarını artırmaları, döviz kurlarında volatilitenin azalması ve düşüş eğilimine girmesi, petrol fiyatlarının seyri elbette kurumların değerlendirmelerinde öne çıkmakta. Ancak asıl önemli olan siyasi risk olarak önümüzdeki döneme ilişkin bir belirsizliğin olmaması.
Milliyet

Kıbrıs Turizmde Hedef Büyüttü 
KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu KKTC'nin tanıtım faaliyetleri için geldiği Antalya'da Türkiye'de KKTC'nin turizm potansiyelini anlatmak amacıyla geçen yıl "KKTC Tanıtım Günleri" etkinliği başlattıklarını anımsattı. Bakan Ataoğlu, KKTC'ye 6 ayda gelen turist sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artış gösterdiğine dikkati çekerek, "2017 hedefimiz geçen yıla göre yüzde 50 artış ve 1.5 milyon turist" dedi. Tanıtım faaliyetlerinin ilkini Ordu-Giresun Havalimanı açıldığında yaptıklarını belirten Ataoğlu, "O günden bugüne Ordu'dan seferler gayet düzgün ve düzenli şekilde devam ediyor" diye konuştu. Bugüne kadar 8 ilde düzenledikleri etkinliklere devam edeceklerini dile getiren Ataoğlu, tanıtım faaliyetlerinin sadece belirli bir dönemde değil, 12 ay süreceğini vurguladı. Tanıtım programları sayesinde ilk kez geçen kış KKTC'deki otellerde ortalama yüzde 80 doluluk yaşandığına dikkati çeken Ataoğlu, şöyle konuştu: "Yüzde 80 doluluk yaşandıktan sonra turizmin sadece yaz döneminde değil, 12 ay boyunca yapılabilecek bir etkinlik olduğunu gördük. Geçen kış döneminde otellerde ortalama doluluk yüzde 80'lerde gerçekleşti, 4 ve 5 yıldızlı otellerde ise yüzde 100'lere yaklaştı. Bu nedenle tanıtımlara da 12 ay boyunca devam etmeye karar verdik. Etkinliklerimizi Anadolu'nun değişik illerinde yapmayı sürdüreceğiz. Ba- kan Ataoğlu, etkinliklerde sadece turizmin değil, üniversiteler, inşaat ve diğer sektörlerin de tanıtıldığını anlattı. Tanıtım çalışmalarının sadece Türkiye'de yapılmadığı, İngiltere, Azerbaycan ve İran'da da çeşitli faaliyetlerde bulunulduğuna kaydden Ataoğlu, Almanya'da da bir etkinlik gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi. KKTC'nin şu anda yaklaşık 23 bin yatak kapasitesi bulunduğunu bildiren Ataoğlu, "Turizm bölgesi ilan edilmiş alanlarda geçmiş yıllarda yerlerini almış fakat hala yatırıma başlamamış olan yatırımcılar var. Yatırım yapmakta gecikenlere biz bakanlık olarak ihbar gönderdik. Bu yatırımların yapılmasında harekete geçilmesini istedik. Belirtilen sürede yatırıma başlamazlarsa onlardan bu yerleri başka yatırımcılara vermek üzere alacağız. yatırımlar gerçekleşirse 23 bin yatağa ilave yaklaşık 15 bin yatak gelecek" dedi.

Milliyet


Bodrum'dan Ayrılan Yabancı Müşteri Yok 
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Bodrum Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Sevinç Gökbel, Bodrum'da meydana gelen depreme işaret ederek, "TÜRSAB olarak tüm üyelerimizle birbir saha çalışması yaptık. Şu anda yabancı müşterilerimizden ülkelerine dönen yok" dedi. Gökbel, Bodrum'un yapı tarzı ve deprem sonrası herkesin gerekli çabayı göstermesi sayesinde sürecin hızla atlatıldığını belirtti. Depremin olduğu gün ilçede panik yaşandığını anlatan Gökbel, şöyle konuştu: "Bundan tedirgin olan bazı konuklarımız ayrıldı. Bunlar, Türk misafirlerimizdi. Bodrum'a dünyanın ve Türkiye'nin her tarafından misafir geliyor. TÜRSAB olarak tüm üyelerimizle birbir saha çalışması yaptık. Şu an için yabancı müşterilerimizden ülkelerine dönen yok. Her şey normal seyrinde devam ediyor. Bugün hatta tekne tutuna çıkanlar oldu. Kimisi denizde kimisi pazarda alışverişini yapıyor. Tüm Bodrumlulara teşekkür ediyorum. Yaşadığımız bu olayda ne görevleri varsa onu sürdürdüler. Yabancı misafirlerimiz de bize güven duyup burada kaldılar."
Vatan

185 Milyon Kartla Nakitsiz Topluma 
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) 2017 yılının ilk 6 aylık verilerini açıkladı. Haziran ayı sonunda Türkiye'de 60.4 milyon adet kredi kartı, 124.2 milyon adet de banka kartı kullanılıyor. 2016 yılının haziran ayı ile kıyaslandığında kredi kartı sayısında yüzde 2'lik artış, banka kartı sayısında ise yüzde 8'lik artış görülüyor. Toplam kart sayısı ise 185 milyon adede yaklaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 oranında artış gösterdi. 2017 yılının ilk 6 ayında kartlarla toplam 317 milyar TL tutarında ödeme yapılırken bu değer önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11 büyüme olduğunu gösteriyor. BKM'nin paylaştığı verilerde, kartlı ödemelerdeki artışla beraber en fazla artışın hangi sektörlerde gerçekleştiği detaylı incelendiğinde, 2017 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre havayolları yüzde 27, kamu/vergi ödemeleri yüzde 21, araba kiralama yüzde 21, yemek yüzde 21 ve benzin ve yakıt istasyonlarının yüzde 20 ile en fazla artış gösteren sektörler arasında yer aldığı görülüyor. Kartlı ödeme sistemlerinde ilk yarı verilerini değerlendiren BKM Genel Müdürü Dr. Soner Canko, Türkiye'nin nakitsiz ödemeler toplumu hedefine emin adımlarla ilerlediğini söyledi. Kartlı ödemelerde öne çıkan sektörleri de değerlendiren Dr. Soner Canko, "Havayolları, kamu/vergi ödemeleri ve araba kiralama gibi sektörler yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine oranla kartlı ödeme miktarları açısından ciddi artış yakaladı. Bu eğilimin sürmesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Kredi kartı ve banka kartı sayıları artarken kartlı ödemelerde yüzde 11 büyüme gerçekleştiğine dikkat çeken Canko, sözlerine şöyle devam etti: "Dijitalleşen dünya ile beraber internetten kartlı ödemeler de sektöre göre daha hızlı büyümesini sürdürüyor. Kartlı ödeme sektörünün büyümesiyle beraber nakit kullanımının hala yoğun olduğu mikro ödemelerde, banka kartı kullanımının yaygınlaştığını görüyoruz. Banka kartı kullanımının yaygınlaşması nakitsiz hayat yolunda önemli bir gelişme olurken bu yolda bir diğer önemli ödeme yöntemi olarak ise temassız teknolojisi ön plana çıkıyor."
Vatan
  
Yabancı İlgisi Sürüyor 
Sermaye ve para piyasalarında görülen dalgalı seyre rağmen iyimserlik korunuyor. Ancak gündemin zorlaşmaya başlaması olumlu havanın devamı konusunda bazı sorgulamaları da beraberinde getiriyor. Bu gelişmede dış kaynaklı gündemin daha ağır bastığı söylenebilir. Dax (Almanya) ve Dow Jones (ABD) endeksleri başta olmak üzere dış borsalarında kâr satışlarının sıklaşması yanında ABD ve Avrupa kaynaklı gelişmeleri de saymak gerekecek. ABD'de başkan Trump'a azalan kamuoyu desteğiyle siyasi gücünün azalması doların da zayıflamasına neden olan bir gelişme. Bu durum, Trump'ın Kasım'da seçimi kazanmasıyla piyasaların fiyatladığı genişlemeci ekonomi politikalarının daha da zayıflaması demek. Diğer yandan faiz oranlarının sabit tutan Avrupa Merkez Bankası toplantısı sonrası yapılan açıklamalarda, şimdilik parasal genişlemeye devam söyleminin ardından başkan Draghi, sonbaharda mevcut para politikasının tartışılıp gözden geçirileceğini ima etti. Bu söylem faiz artışını sürdüren ve sonbaharda bilanço küçültmeye hazırlanan ABD Merkez Bankası'nı (FED) takip edebileceklerinin sinyali olarak alındı. Bu açıklama sonrası Euro değer kazanmaya, dolar ise değer kaybına devam etti. Doların değer kaybı ise bir süredir düşüşte olan altın fiyatlarına yükseliş olarak yansıdı haliyle. Altındaki yükselişler bu aşamada daha çok tepki boyutunda. Piyasaları destekleyen risk iştahı devam etmekle birlikte parasal sıkılaştırma beklentileri güç kazanırsa bu durum borsalar üzerinde baskı yapabilecek bir gelişme olacaktır. Geçen haftanın sürpriz gelişmesi kabine değişikliği oldu. Sürprizi şurada geçtiğimiz aylarda çok konuşulan kabine değişikliğini piyasalar unutmuştu neredeyse. Yeni kabinenin ekonomi yönetiminde Mehmet Şimşek'in ağırlığının daha da artması olumlu algılandı. Türkiye'nin en önemli ticari ortaklarından biri olan Almanya ile yaşanan gerilime piyasalar doğal olarak temkinli bakıyor. Ortadoğu kaynaklı gelişmeler, ABD doları ve bazı gelişen ülke para birimlerinin seyri, yılın ilk yarısına ait bilançolar, artış eğilimine giren cari denge ve bütçe verileri başta olmak üzere makro ekonomik veriler, borsada şirket sahiplerinin hisse satışları, Çin ekonomisine ilişkin risklerin yeniden dillendirilmeye başlaması gündemin diğer önemli satır başlıkları. Fitch, Türkiye'nin kredi notunu ve görünümünü korudu. Bu gelişmenin piyasalar etkisi sınırlı kalabilir. 14 Temmuz haftasında yabancı yatırımcı işlemlerine baktığımızda ise hisse senetlerinde 155, tahvil bono tarafında ise 345 milyon dolarlık alımlar var. Borsadaki yabancı takas saklama oranları da yüzde 65'in üzerinde seyrediyor. Bu durum yabancıların Türkiye'ye ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. Ağırlıklı olarak küresel ekonomide devam eden parasal genişlemeden güç alan iyimserlik sürüyor. Olumlu gelişmelerin önemli ölçüde fiyatlanması yanında zorlaşan gündeme bağlı olarak daha temkinli bir görünüm öne çıkabilir.
Hürriyet

POLİTİKA
Harem-İ Şerif Tepkisi 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Harem-i Şerif'le ilgili yazılı açıklama yaptı. Erdoğan açıklamasında, "İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tutmakta olduğu Doğu Kudüs'te 14 Temmuz günü yaşanan ve tarafımızdan da tasvip edilmeyip üzüntü duyulan bir olayı gerekçe göstererek Harem-i Şerif'i üç gün süreyle kapatması ve ardından Müslümanların Harem-i Şerif'e girişlerine, metal detektörler konulması dahil, yeni kısıtlamalar getirmeye çalışması kabul edilemez. İsrail'in tüm uyarılara rağmen bu tutumunda ısrar etmesini, dün bir kez daha Harem-i Şerif'te Cuma namazı kılınamamasını ve İsrail güçlerinin cuma namazı için toplanan kardeşlerimize karşı aşırı güç kullanımını İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı sıfatıyla kınıyorum" dedi. Erdoğan, "Şiddetin her türlüsüne karşı olduğumuzu da ifade etmek istiyorum. İslam'ın ilk kıblesi ve en mukaddes üç mescidinden biri olan Harem-i Şerif İslam'a ait bir mabettir. İslam İşbirliği Teşkilatı 1969 yılında Harem-i Şerif'e yönelik bir saldırı sonrasında kurulmuştur; bugün aynı birlik ve dayanışma ruhuyla tüm İslam Âlemi Filistinli kardeşlerimizin yanındadır. Kudüs'ün ve Harem-i Şerif'in kutsiyetine ve tarihi statüsüne saygı gösterilmesi hukuki bir yükümlülüktür. Metal detektörler ve diğer kısıtlamalar derhal kaldırılarak statükoya dönülmelidir. Bu hassas süreçte herkesin provokasyonlara karşı dikkatli olması gerekmektedir. İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı olarak, uluslararası toplumu Harem-i Şerif'te ibadet özgürlüğünü kısıtlayan uygulamaların derhal kaldırılması için harekete geçmeye çağırıyorum" ifadelerini kullandı.
Milliyet

İçtüzük, Ohal Khk'sı Niteliğinde 
CHP'nin Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ve Anayasa Komisyonu üyelerinin imzasıyla hazırlanan ve komisyon başkanlığına sunulan iç tüzük şerhinde 15 Temmuz gecesi oluşan birlik ve beraberlik ruhunun 20 Temmuz 2017'de ilan edilen OHAL ve devamındaki KHK'lar ile tüm muhaliflerin susturulmaya çalışıldığını belirtildi. Şehrte, Ak Partili Bülent Arınç'ın Ocak 2001'deki iç tüzük değişikliğine yönelik Genel Kurul'da yaptığı muhalif açıklamaları ile TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya ve Adalet Bakanlığı da yapmış olan Mehmet Ali Şahin ve arkadaşlarınca Anayasa Mahkemesi'ne sunulan iptal başvurusunun dilekçesindeki değerlendirmelere de yer verildi. Şerhte, "Gerek Arınç'ın sözlerinde gerekse Anayasa Mahkemesi'ne başvuru dilekçesinde bahsi geçen eleştiriler, Ak Parti ve MHP'li üyelerin imzalarıyla hazırladığı TBMM İçtüzük Değişikliği Teklifi için de güncelliğini korumaktadır" denildi. Şerhte teklifin anayasaya aykırı olduğu savunuldu. 20'ye yakın anayasa maddesine aykırılık atıfının yapıldığı şerhte, "Getirilen iç tüzük değişikliği teklifi milletvekillerinin söz haklarını kısıtlayarak demokrasiye, ifade özgürlüğüne, siyasi partilerin kuruluş amaçlarının gerçekleşmesine aykırıdır. Ayrıca yasama yetkisinin kısıtlanmasına ve dolayısıyla egemenliğin temsilciler aracılığıyla kullanılamamasına, TBMM'nin görev ve yetkilerinin yerine getirilememesine, milletvekillerinin ve kamuoyunun bilgi edinme yollarının daraltılmasına neden olmaktadır. Bunlar, anayasaya aykırılığı doğurmaktadır" ifadeleri kullanıldı. Şerhte, şu değerlendirmeler yapıldı: Teklif, iç tüzük değişikliği değil, OHAL KHK'sı niteliğindedir. KHK gibi yürürlüğe konulmuyor olması, onun bu özelliğini ortadan kaldırmaz. Teklif, iç tüzüğü düzenlemekten öteye, milletvekillerini hizaya getirmeyi ve sadece milletvekillerini değil, Meclis'i susturmayı amaçlamaktadır. Düşük yoğunluklu demokrasilerde ve Orta Asya tipi otoriter rejimlerde örneği görülebilecek ve özü itibarıyla, 'Meclis içi darbe' niteliğinde olan bir iç tüzük değişikliğiyle karşı karşıyayız.
Milliyet

'Ortak Değerlere Sahip Çıkalım' 
Başbakan Binali Yıldırım, Muğla'nın Seydikemer İlçesi'nde düzenlenen Boğalar 19'uncu Yörük Türkmen Kültür Şöleni'nde yaptığı konuşmada, "Anadolu'nun yurt olmasında en büyük katkı sizin. Şimdi hep birlikte ecdattan kalan bu topraklara sahip çıkmanın mücadelesini veriyoruz. Kardeşlik ruhunu canlı bir şekilde korumanın gururunu birlikte yaşıyoruz" dedi. Yörüklerin 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdogan'a sahip çıktığını da vurgulayan Yıldırım, "Milletini adamını şehit etmeye gelenlere en güzel dersi sizler verdiniz. Türk demokrasisini zaferle sonuçlandırdınız. Darbecilere darbe vurdunuz" diye konuştu. Birlik ve beraberlik vurgusu da yapan Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye, bölgesinin Osmanlı çoğrafyasının en önemli ülkelerinden birisidir. Çok zor bir coğrafyada, barışın istikrarın adı olan Türkiye'de, bu coğrafyanın insanları, örnek bir insan vizyonunu ortaya koyuyor. Bize düşen birlik ve beraberlik ruhumuzu muhafaza ederek ülkemizi Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesinin de ilerine taşımaktır. İçeride birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. Birliği beraberliği güçlendirmenin, muhafaza etmenin yolu, ortak değerlerimiz etrafında kenetlenmek ve birlikte gelecek hedeflerimize kilitlenmektir. Bizim için bu ülkenin her bir ferdi aynıdır, başımızın tacıdır. Biz sadece İstanbul'u, İzmir'i, Ankara'yı değil Hakkari'den Edirne'ye Mersin'den Samsun'a Yozgat'tan Muğla'ya 81 vilayeti sevgiyle kucaklayıp 780 bin kilometrekare vatan toprağını aynı ruhla sahipleniyoruz" dedi.
Vatan

SPOR 
Samsun'da düzenlenen 2017 İşitme Engelliler Olimpiyatları'nda güreşte iki madalya daha geldi. Grekoromen stilde mücadele eden Kadir Kuş altın madalya kazanırken Celal Koçak bronz madalya aldı, Erkekler 75 kiloda Kadir Kuş, Rus Vitaliy Kuzmenkov ile karşılaştı. Rakibi karşısında büyük bir üstünlük kuran sporcumuz, 8-1'lik sonuçla minderden galip ayrıldı ve altın madalyaya uzandı. Kadir Kuş, galibiyetin ardından Türk bayrağıyla tur atarak sevincini tribünlerde yer alan seyircilerle paylaştı. Erkekler 66 kiloda bronz mücadelesine çıkan Celal Koçak ise Azerbaycanlı Kanan Allahverdiyev'i 2-0'lık sonuçla devirdi. Rakibini geçmeyi başaran Koçak bronz madalyanın sahibi oldu. Bu arada kadınlar yüzmede Reyhan Betül Küçük, 200 metre kurbağalamada 2. 44. 52'lik derecesiyle 6. oldu. Kadın Futbol Takımımız A grubu maçında Polonya'ya 1-0 mağlup oldu. Golfte ise Türk sporcular rakiplerini geride bırakarak ilk 16'ya girmeyi başardı.
Milliyet

Golcü arayışını sürdüren Fenerbahçe, Süper Lig'in başlamasına kısa bir süre kalmasına rağmen merakla beklenen yeni forveti kadrosuna katamadı. Arayışların sonuç vermemesi nedeniyle geçen sezon kiralık olarak sarı-lacivertli formayı giyen Moussa Sow'un yeniden takıma dahil edilmesi gündeme geldi. Geçen sezon Al Ahli kulübünden kiralanan Senegalli golcünün benzer şartlarla kadroya katılması düşünülüyor. Sow da Fenerbahçe'ye dönmek için şartların oluşmasını bekliyor. Tecrübeli forvet bu nedenle Al Ahli kulübü ile görüşmeleri bizzat yapıyor. Teknik heyet, Sow'u birinci forvet olarak düşünmüyor. Ancak Fernandao'nun sakatlığı ve Robin van Persie dışında takımda golcü olmaması teknik heyeti sıkıntıya sokuyor. Sow'un hem sol kanat hem de gol bölgesinde oynaması kadro derinliği oluşturmak için önemli. Bu nedenle Ağustos ayı içinde deneyimli futbolcunun yeniden kiralanma ihtimali yüksek görünüyor. Sarı-lacivertli teknik heyet, Van Persie'nin yaşı ve sakatlık durumu sebebiyle tüm sezonu götürmesinin zor olduğunu biliyor. O yüzden merkez forvet için çalışmalar sürüyor ve Sow seçeneği güçlü bir ihtimal olarak masaya yatırıldı. Fenerbahçeli yetkililer transfer piyasasında isimleri geçen golcülerin maliyetleri çok yüksek olduğu için rotayı Sow'a çevirmiş durumda. Senegalli golcü kiralık olarak takıma dahil edilirse yıldız forvet transferinin devre arasına bırakılabileceği savunuldu.
Milliyet

Beşiktaş formasını geçen sezon kiralık olarak giyen Vincent Aboubakar'ın Porto'ya, Demba Ba'nın ise Çin'e dönmesi nedeniyle golcü transferi için kolları sıvayan ve şimdiye kadar birçok oyuncuya teklif götüren siyah- beyazlıların, Wilfried Bony'yi kadrosuna katmaya yakın olduğu belirlendi. Kartal'ın, Manchester City'de top koşturan 28 yaşındaki Fildişi Sahilli golcüyü transfer listesinin üst sıralarında tuttuğu öğrenildi. İngiliz kulübünün, Bony'yi kiralık göndermeye sıcak baktığı, yıldız futbolcunun da Beşiktaş'a gelmenin hesaplarını yaptığı ifade edildi. Golcü transferini çok fazla para harcamadan yapmanın yollarını arayan siyah- beyazlıların, Fenerbahçe'nin de gündemine gelen Bony'yi bedelsiz veya 1-2 milyon euro gibi cazip bir bedel karşılığında kiralamaya çalıştığı aktarıldı. Fildişi Sahilli futbolcunun, Manchester City yöneticileriyle de görüşerek, Beşiktaş'a gitmek istediğini söylediği vurgulandı. Demba Ba, Mario Gomez ve Aboubakar'ın yeniden yıldızlaştığı Beşiktaş'a, Şampiyonlar Ligi'nde oynamak için gelmek isteyen Bony'nin son günlerde siyah- beyazlı takımın Vodafone Park'ta yaptığı maçları ve taraftarların coşkusunu izlemeye başladığı ortaya çıktı. Menajerine Türkiye'de sadece Beşiktaş'a gidebileceğini bildiren Wilfried Bony için bazı Premier League takımlarının da devrede olduğu belirtildi. Aboubakar'ı yüksek bonservis bedeli, Babacar'ı kiralık verilmemesi, Gignac'ı da pahalı olması yüzünden kadrosuna katamayan Beşiktaş, Teknik Direktör Şenol Güneş'in onay vermesi halinde Wilfried Bony transferini bitirmek için Manchester City ile pazarlık masasına oturacak.
Milliyet

Galatasaray'da transferde ikinci dalganın startı dün verildi. Sarı-kırmızılılarda Gomis, Belhanda, Maicon ve Mariano'nun ardından Feghouli, Fernando ve İmbula için girişimler başladı. Başkan Dursun Özbek ve Sportif Direktör Cenk Ergün ilk olarak Fransa'nın yolunu tuttu. İkili bir süredir gündemi meşgul eden Cezayirli futbolcu Feghouli ve menajeri ile biraraya geldi. Daha önce 27 yaşındaki futbolcu için kulübü West Ham ile 4.5 milyon euroya anlaşan sarı-kırmızılılar dün de futbolcu ile her konuda el sıkıştı. Taraflar arasındaki anlaşmanın ise 4 yıllık olacağı öğrenildi. Yıldız futbolcu yapılan protokolle Galatasaray'dan her sene için 3.1 milyon euro garanti para alacak. Özbek ve Ergün ikilisinin Feghouli'den sonraki durağı İngiltere olacak. Sarı-kırmızılar Manchester City'den Fernando ile Stoke City'den İmbula için kulüpleri ile son pazarlıklarını yapacak. Bu iki isimden Brezilyalı futbolcu Fernando şu an itibariyle Galatasaray'a daha yakın duruyor. Cim-Bom'un yıldız futbolcu için 5.5 milyon euro bonservis ödemeye hazır olduğu öğrenildi. Öte yandan sarı-kırmızılıların bu seferinde ayrıca City yönetimi ile Jason Denayer'in durumu da masaya yatırılacak. Cim-Bom genç stoperi bonservisiyle almak için teklif yapacak.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme