28 Temmuz 2017 Cuma

28.07.2017 Genel Gündem



28.07.2017

GÜNDEM

Atatürkçü Laik Çizgi Esastır 
Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının "Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına ve anayasal düzene karşı suç işlemek" suçlamasıyla yargılandığı davanın 4. duruşması da savunmalarla geçti. Tutuklu sanıklar Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Cumhuriyet İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Utku, Okur Temsilcisi Güray Öz, Cumhuriyet Vakfı Danışma Kurulu Üyesi Avukat M. Kemal Güngör, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Önder Çelik, köşe yazarı Kadri Gürsel, çizer Musa Kart, köşe yazarı Hakan Karasinir, Cumhuriyet Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay ve gazeteci Ahmet Şık ilk üç celsede savunmalarını yapmıştı. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nce adliyedeki büyük salonda gerçekleştirilen 4. celsede ise Cumhuriyet Vakfı Başkanı ve İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç ile yazarlar Hikmet Çetinkaya ve Aydın Engin savunmalarını yaptı. Savunmasını yapmak üzere kürsüye gelen Çetinkaya, 51 yıldır Cumhuriyet gazetesinde olduğunu belirterek, "Laik, demokratik, hukuk devleti ilkelerinden asla vazgeçmem. Poliste, yargıda, eğitimde örgütlenmelerini haberleştirdiğim yıllarda Türkiye Fethullah Gülen'i tanımıyordu. Birçok ceza davasında yargılandım. Gülen hakkımda şikâyet dilekçeleri verdi, tazminat davaları açtı. Ama yılmadan yazdık. FETÖ'nün sahte evraklarla bir çok yerde örgütlendiklerine kimseyi inandıramadık. Cemaatin ne kadar masum, benim ne kadar kötü olduğum hep söylendi. Hakkımda davalar açtılar çoğundan beraat ettim. 'Altın Nesil' adı altında Amerika'da örgütlenmesini yazdığımızda kimse olup bitenleri görmedi. Devletten maaş alan bu imamın gerçek yüzünü açığa çıkarttım. Yıllarca peşimizden koştular aldırmadık. Bu iddianameyi reddediyorum beraat kararı verilmesini talep ediyorum" dedi.
Milliyet


Değişen Yok İklim Dışında 
Günlerdir geleceği konusunda uyarılar yapılan şiddetli yağış ve fırtına dün saat 15.00'te Edirne ve Kırklareli'nden yurda girdi, Marmara bölgesini esir aldı. 18 Temmuz'daki afetin ardından, dün akşam bir kez daha sağanak yağışa teslim olan İstanbul, saat 18.00 sıralarında tamamen karanlığa büründü. Bastıran dolu hayatı o anda felç etti. Düşen yıldırımlar nedeniyle yangınlar çıktı. Ağaçlar devrildi, bir çok işyeri ve evi su bastı. Yumurta büyüklüğünde yağan dolu ev ve arabaların camlarının kırılmasına neden oldu. Marmaray ve Avrasya Tüneli kapatıldı. Trafikte otobüs ve otomobillerde çok sayıda mahsur kalanlar oldu. Göle dönen Aksaray ve Unkapanı'nda otobüs, dolmuş ve otomobilinde kalanlar, araçların üzerine çıkarak kurtarılmayı bekledi. Yardımlarına itfaiye koştu. Bakırköy, İncirli Köprüsü altında bir kişi yüzerek kendini kurtarabildi. Eyüp Alibeyköy'de bir palet deposuna yıldırım düştü. Kauçukların alev almasıyla çıkan yangın saatlerce sürdü. Karaköy'den Kadıköy'e 18.00'de hareket eden şehir hatları vapuru Haydarpaşa'da mendireğe çarparak denizde mahsur kaldı, yolculara can yelekleri dağıtıldı. Vapur kendi imkanlarıyla Kadıköy'e yanaşabildi. Bandırma'dan gelen Adnan Menderes feribotu da Yenikapı'da iskeleye yanaşırken Orhangazi feribotuna çarptı. 9 gün önceki yağışta yine kapanan Avrasya Tüneli dün akşam Avrupa-Asya yönünde 17 dakika, Asya-Avrupa yönünde ise 11 dakika boyunca yine kapatıldı. Gerekçe yine tünele giden yollardaki su birikintileriydi. Çengelköy'de de asırlık dev çınar fırtınaya boyun eğdi, kökünden devrildi. Küçükçekmece Fatih Mahallesi'nde elektrik hattı koparak, caddede biriken yağmur suyuna düştü. Caddede yürüyen Batıkan Koç'u elektrik çarptı. İstanbul'da ikisi ağır onlarca kişi yaralandı.
Hürriyet

DÜNYA 
Venezuela'da Yine Kan Aktı! 
Venezuela'da sağ muhalefetin ilan ettiği Kurucu Meclis karşıtı 48 saatlik grevin ilk gününde göstericiler ile polis arasında çıkan çatışmalarda 2 kişi hayatını kaybetti. Söz konusu iki kişinin ölümüyle, ülkede son 4 ayda gerçekleştirilen hükümet karşıtı gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısı 102'ye yükselmiş oldu. Sağ muhalefet koalisyonu Demokratik Birlik Masası (MUD) tarafından ilan edilen 48 saatlik grev kapsamında önceki gün protestocular yolları kapatırken, zaman zaman güvenlik güçleriyle çatıştı. Merida eyaletindeki çatışmalarda 30'lu yaşlarda bir kişinin yaşamını yitirdiği açıklanırken, Petare kentinde de 16 yaşındaki bir çocuğun protestolar sırasında öldüğü duyuruldu. Sağ muhalefete yakın kaynaklar grevin başarılı olduğunu, işyerlerinin yüzde 90'ının kapalı olduğunu iddia ederken, kurucu meclis adaylarından Francisco Torrealba ise hayatın normal akışında devam ettiğini, belediye otobüslerinin, bankaların, hastanelerin, bakanlıkların ve fabrikaların açık olduğunu söyledi.
Milliyet

Tam Uzlaşmışlardı... 
İsrail polisinin dün sabah Mescid-i Aksa'nın kapısındaki demir korkulukları da kaldırmasının ardından bölgede tansiyon düştü. İsrail Güvenlik Kabinesinin verdiği karar üzerine Mescid-i Aksa'nın kapılarındaki dedektörleri söken polis, kapılarda kalan demir korkulukları da kaldırdı. Böylece 14 Temmuz'da iki İsrail polisinin öldürülmesinin ardından Mescid-i Aksa çevresine getirilen güvenlik önlemlerinin tamamen kaldırıldığı açıklandı. Bu adımın ardından toplanan Kudüslü alimler, İsrail'in tüm uygulamalarını kaldırdığını belirterek halka Mescid-i Aksa'ya tekrardan girme çağrısı yaptı. Bu haber bölgedeki Filistinliler tarafından büyük sevinçle karşılandı. İsrail Güvenlik Kabinesi'nin aldığı karar üzerine Mescid-i Aksa'nın kapılarındaki dedektörler 25 Temmuz'da kaldırılmıştı. Filistinliler, dedektörlerin yerleştirildiği günden beri Aksa'nın kapılarında namaz kılıyordu. Ancak tüm olumlu gelişmelere karşı, Filistinlilerin Mescid-i Aksa girişi esnasında müdahale gelince olaylar çıktı. İsrail polisinin, iki haftanın ardından Mescid-i Aksa'ya giren Filistinlilere Hutta Kapısı'nda müdahale ettiği bildirildi. Olayda 10 kişinin hafif yaralandığı belirtilirken, Aksa'nın kapılarında izdiham yaşandığı, on binlerce kişinin kapılara akın ettiği ifade edildi. Bununla birlikte son gelişmeler Filistinli siyasi liderler tarafından temkinli karşılandı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik son uygulamalarına tepki olarak açıkladıkları "ilişkileri askıya alma" kararının halen geçerli olduğunu belirtti. Abbas, "Geleceğe yönelik bakışımızla ilgili çalışmalarımızı, Kudüs'te yaşananları dikkate alarak yapacağız. Yani henüz her şey bitmedi." dedi. Gazze Şeridi'nde yönetimde olan Hamas ise gelişme üzerine "savaş henüz bitmedi" açıklamasını yaptı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin aldığı karar ise ülke içinde bazı kesimlerce tepkiyle karşılandı ve geri adım olarak değerlendirildi. İsrail Milli Eğitim Bakanı ve Yahudi Evi Partisi lideri Naftali Bennett, hükümetin Mescid-i Aksa'nın kapılarına kurduğu dedektör ve kameraları kaldırmasını sert bir dille eleştirdi. Bennett, İsrail hükümetinin geri adım atmasını "teslimiyet" olarak niteledi.
Milliyet

Trans Bireylere Ordu Yasak… 
Yardımcılarının olası Rusya bağlantıları nedeniyle zor günler geçiren ABD Başkanı Donald Trump, önceki gün sürpriz bir çıkışla, trans bireylerin bundan böyle Amerikan ordusunda görev almayacağını açıkladı. Trump, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, generaller ve askeri uzmanlarla yaptığı görüşmeler neticesinde böyle bir karar aldığını belirtti. Trump, trans bireylerin yüksek tıbbi masraflar çıkarttıklarını, ayrıca orduda bölünmelere neden olduklarını iddia etti. Halen orduda hizmet veren trans bireylere ne olacağına dair bir bilgi vermeyen Trump, açıklamasıyla sosyal medyada yoğun tepkiyle karşılandı. Twitter'da #TransRightsAre- HumanRights (trans hakları insan haklarıdır) etiketi ABD ve Kanada'da günün en fazla paylaşılan etiketi arasına girerken, Birleşmiş Milletler (BM) de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin birinci maddesinin alıntılandığı bir paylaşımda bulundu. Uluslararası Af Örgütü ise takipçilerinden, "LGBT hakları insan haklarıdır" yazılı paylaşımını, Trump'ın Twitter hesabına atıfta bulunarak paylaşmasını istedi. Uluslararası haber ajansı Associated Press'in yayınladığı verilere göre ABD ordusunda halen 2 bin 500 ile 7 bin arasında trans birey aktif görevde, bin 500 ile 4 bin arasında trans birey de yedekte bekliyor. Trans bireyler geçen seneden beri ABD ordusunda kimliklerini saklamadan açıkça görev alabiliyor. Trans bireyler üzerindeki yasağı Trump'ın selefi Barack Obama döneminin Savunma Bakanı Ashton Carter kaldırmıştı.
Vatan

Berlusconi'nin 'Muhteşem Dönüşü' 
İtalya'da 2011 yılında, villarında verdiği seks partileri ve adının karıştığı yolsuzluk skandalları nedeniyle başbakanlığa veda eden Silvio Berlusconi, bir sonraki genel seçimlerde eski koltuğuna dönebilir. Ülkede yapılan son anketler, Berlusconi'nin lideri olduğu 'Forza Italia' partisinin, iktidardaki Demokrat Parti'yi sandıkta geride bırakacak konuma yükseldiğini gösteriyor. Ipsos araştırma şirketinin, Corriere della Sera gazetesi için yaptığı ankete göre Forza Italia'nın halk desteği yüzde 35, Demokrat Parti'ninki ise yüzde 26.9 seviyesinde. Ankete göre Avrupa Birliği (AB) karşıtı 'Beş Yıldız Hareketi' partisi bile, yüzde 27.6'lık halk desteğiyle Demokratları geride bırakmış durumda. Siyasi analistler, adının karıştığı tüm skandallara karşın 80 yaşındaki Berlusconi'nin hala hatırı sayılır bir seçmen desteğine sahip olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, mevcut şartlarda Berlusconi'nin, bir sonraki genel seçimlerde başbakanlık koltuğuna aday olabileceğini öngörüyor. Uzmanlara göre Berlusconi'nin siyasi akıbeti, Kasım ayında Sicilya'da düzenlenecek yerel seçimlerden çıkacak sonuçla netlik kazanacak.
Vatan

Vasılou Nine'ye 43 Yıl Sonra İzin 
Kıbrıs Rum kesiminde yaşayan Vasilou Ahmet Nine, sayıları binlerle ifade edilecek kadar az sayıda kalan Arap asıllı Ortodoks Hristiyan Maronitlerin sembol ismi. Dedesi Kıbrıslı Türk, bu nedenle soyadında dedesinin adı 'Ahmet' yer alıyor. Haçlı seferleri sırasında Kıbrıs'a gelerek yerleşen Arap asıllı Hıristiyanların torunları olan Maronitler, 1974 öncesinde bugün KKTC toprakları içinde kalan birbirine yakın 4 köyde yaşıyordu. Kormacit köyünde yaşayan Maronitler, Barış Harekâtı sonrasında evlerini terk etmedi, KKTC'de yaşamaya karar verdi. Diğer 3 köyde, Aya Marina, Karpaşa ve Azomatos'ta yaşayanlar ise Rumlarla birlikte kaçtı. Bu 3 köy, askeri bölge içinde kaldı. Ahmet Nine de günümüzdeki adıyla Gürpınar, Maronit ismiyle Aya Marina'dan ayrılan Maronitler arasında. KKTC'nin önde gelen gazetelerinden Havadis'e konuşan Vasiliu, en büyük dileğinin yaşarken köyüne dönmek olduğunu söyledi. Çocukları ve torunlarına, sürekli doğduğu köyde gömülmek istediği vasiyetinde bulundu. Maronitlerin yıllardır süren dönüş mücadelesinin de sembol ismi oldu. KKTC, hükümeti önceki gün tarihi bir karar alarak, Maronitlere köylerine dönüş izni verdi. KKTC Cumhurbaşkanlığı'nda toplanan hükümet ve askeri yetkililer, Maronitlerin mülklerine dönebilmesi için gerekli altyapı çalışmalarına başlama kararı aldı. Maronitler Kıbrıs Rum yönetimi ile kapıların açıldığı 2004'ten bu yana köy ve kiliselerini ziyaret edebiliyor. Evlerine dönüş izninde kast edilen, mülkiyet haklarına yeniden kavuşabilmeleri. 1974 öncesi sayılara göre, 3 köyde yaşayan 1250 Maronit, yol, su ve elektrik gibi alt yapı çalışmaları bittikten sonra evlerine dönecek. Altyapı çalışmalarını Türkiye finanse edecek.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,5342-3,5372           
Euro: Euro 4,1335-4,1355
Sterlin: 4,6276-4,6294
Gram Altın: 143,1591-143,2262

Faiz Oranını Değiştirmedi 
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), faizleri değiştirmedi. Kurul, marjinal fonlama oranını (faiz koridorunun üst bandı) yüzde 9.25'te, Merkez Bankası borçlanma faiz oranını (faiz koridorunun alt bandı) yüzde 7.25 ve bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını da (politika faizi) yüzde 8 düzeyinde sabit tuttu. Geç Likidite Penceresi (GLP) uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası'nda saat 16.00 - 17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0 ve borç verme faiz oranı yüzde 12.25'te sabit bırakıldı. Konuyla ilgili yapılan duyuruda, son dönemde açıklanan verilerin iktisadi faaliyetteki toparlanmanın devam ettiğine işaret ettiği, iç talepte iyileşme gözlendiği, Avrupa Birliği ülkelerinin talebindeki artışın ihracat üzerindeki olumlu etkisini sürdürdüğü belirtildi. Alınan destekleyici teşvik ve tedbirlerin katkısıyla iktisadi faaliyetin gücünü koruduğu vurgulanan duyuruda, şunlar kaydedildi: "Kurul, yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirmektedir. Son aylarda yaşanan maliyet yönlü gelişmeler ve gıda fiyatlarında beklenen kısmi düzeltmenin sınırlayıcı etkisine rağmen, enflasyonun bulunduğu yüksek seviyeler fiyatlama davranışlarına dair risk oluşturmaktadır. Bu çerçevede Kurul, sıkı para politikası duruşunun
Milliyet

Artık Türk Oldunuz 
Başbakan Binali Yıldırım, bir süre önce İçişleri Bakanlığı'nca incelemeye alındığı iddia edilen Alman şirketlerinin yöneticileriyle görüşmesinde, "Sizin, yaşanan gelişmelerden dolayı herhangi bir zarar görmemeniz, bu gerilimin bir parçası olmamanız bizim açımızdan çok önemli. Çok açık söylüyorum, biz sizi Alman şirketi olarak görmüyoruz. Biz sizi bu ülkenin şirketi olarak görüyoruz. En az yarım asırdan beri Türkiye'de olan, artık bir Alman firmasından ziyade Türk firması gibi halkın hafızasında yer almış yatırımcılarımızın haksız bir şekilde burada bir eleştiriye tabi tutulması, onların bu ilişkilerden bir bedel ödemesi bizim asla düşüneceğimiz bir şey değildir" dedi. Almanya, bir süre önce Türkiye'nin Alman firmaları hakkında inceleme başlattığını açıklamış, Türkiye ise FETÖ soruşturmasındaki bir yazışmanın iletişim hatasından kaynaklandığı ve sorunun çözüldüğü açıklaması yapmıştı. 700 Alman şirketine yönelik olduğu iddia edilen bir incelemenin bulunmadığı da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanmıştı. Erdoğan, "Türkiye'deki Alman firmalarından hiçbiriyle ilgili ne bir soruşturma ne bir kovuşturma yoktur" açıklaması sonrasında Başbakan Binali Yıldırım, Alman şirketlerinin yöneticileriyle Çankaya Köşkü'nde dün bir araya geldi. Yıldırım'ın, Türkiye'de faaliyet gösteren önde gelen 19 Alman firmasının temsilcileriyle buluştuğu toplantıya, Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik ile Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de hazır bulundu. Görüşmeye katılan Alman şirketler arasında; Bosch Tic., Bosch Otomotiv, Siemens, Mercedes, Allianz Sigorta, Metro Grup, Türkoğlu Law, Thyssen Krupp, Frankfurt Messe, Statkraft Elektrik, Krone Ticaret, Metro Market, Basf, Eczacıbaşı İlaç, PWC, Media Markt, Şahinler Holding, Yapıkredi- Unicredit, EBRD katıldı. Türkiye'deki toplam ihracatları 10 milyar dolar, yatırımları ise yaklaşık 20 milyar euro olan firma temsilcileriyle istişarelerde bulunan Yıldırım, şirket yöneticilerinin önerilerini dinledi. Yıldırım, Almanya ile siyaseten yaşanan gerginliğin geçici olduğunu belirterek, "En az yarım asırdan beri Türkiye'de olan, artık bir Alman firmasından ziyade Türk firması gibi halkın hafızasında yer almış yatırımcılarımızın haksız bir şekilde burada bir eleştiriye tabi tutulması, onların bu ilişkilerden bir bedel ödemesi bizim asla düşüneceğimiz bir şey değildir" ifadesini kullandı. Binali Yıldırım, Almanya ile ilişkilerin çok köklü bir geçmişinin olduğuna işaret etti.
Milliyet

Sıkı Duruşa Devam 
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) önceki gün faizlere dokunmamasının ardından gözlerin çevrildiği Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), sürpriz yapmayarak faizleri sabit tuttu. TCMB Temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz koridorunun alt bandı, politika faizi, üst bant ve geç likidite faizini sabit tutarken, sıkı para politikası duruşunun korunmasına devam etmeye karar verdiğini açıkladı. Kurul, marjinal fonlama oranını (faiz koridorunun üst bandı) yüzde 9.25'te, Merkez Bankası borçlanma faiz oranını (faiz koridorunun alt bandı) yüzde 7.25 ve bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını da (politika faizi) yüzde 8 düzeyinde sabit tuttu. Geç Likidite Penceresi borçlanma faiz oranı yüzde 0 ve borç verme faiz oranı yüzde 12.25'te sabit bırakıldı. PPK metninde, son dönemde açıklanan verilerin iktisadi faaliyetteki toparlanmanın devam ettiğine işaret ettiği, iç talepte iyileşme gözlendiği, Avrupa Birliği ülkelerinin talebindeki artışın ihracat üzerindeki olumlu etkisini sürdürdüğü belirtildi. Alınan destekleyici teşvik ve tedbirlerin katkısıyla iktisadi faaliyetin gücünü koruduğu vurgulanan duyuruda, şunlar kaydedildi: "Kurul, yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirmektedir. Son aylarda yaşanan maliyet yönlü gelişmeler ve gıda fiyatlarında beklenen kısmi düzeltmenin sınırlayıcı etkisine rağmen, enflasyonun bulunduğu yüksek seviyeler fiyatlama davranışlarına dair risk oluşturmaktadır. Bu çerçevede Kurul, sıkı para politikası duruşunun korunmasına karar vermiştir." Duyuruda, Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edeceği ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruşun sürdürüleceği belirtildi. PPK metninin enflasyon ve ileri dönük politika mesajlarını içeren bölümünde bir önceki metne göre bir değişikliğe gidilmedi. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmelerin yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabileceği bildirilen duyuruda, açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin kurulun geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği kaydedildi.
Vatan

Devler 1 Milyar $'Lık 'Rüzgar' İçin Geldi 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın, "Türkiye'yi yenilenebilir enerji teknolojilerinin üretim üssü haline getireceğiz" diyerek açıkladığı yenilenebilir enerji kaynak alanları (YEKA) stratejisinin ikinci projesi için teklifler alındı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın, 1.000 megavatlık Rüzgar Enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalesine, 4 Alman şirketinin yanı sıra, Amerika, Çin, Danimarka merkezli rüzgar türbini üretiminde dünyada ilk 10'da yer alan şirketlerin de aralarında bulunduğu 8 konsorsiyum teklif verdi. İhalenin, Ağustos ayı içinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Rüzgar YEKA projesi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın daha önce "Türkiye'yi yenilenebilir enerji teknolojilerinin üretim üssü haline getireceğiz" açıklamasının ikinci ayağı olarak tanımlanıyor. Rüzgar YEKA ihalesinin kazananı, 1 milyar doların üzerinde rüzgar tesisi yatırımı yapacak. Bu projeyle kurulacak santrallerin işletmeye girmesiyle her yıl asgari 3 milyar kilovatsaat elektrik enerjisi üretilecek ve yaklaşık 1.1 milyon evin yıllık elektrik ihtiyacı rüzgardan karşılanacak. Aynı zamanda, kurulacak rüzgar tesisleri sayesinde yıllık ortalama 1.5 milyon ton karbon emisyon azaltımı sağlanacak.
Vatan

Almanlar Türkiye 'Ye Gelmeye Devam Edecek 
Avrupa'nın en büyük turizm şirketlerinden biri olan Thomas Cook'a göre Alman turistler Türkiye'ye gelmeye devam edecek. Thomas Cook CEO'su Peter Fankhauser, Almanların Türkiye'de tatil yapmayı sürdüreceğini belirtti. Fankhauser, Türkiye pazarındaki toparlanmanın da iyi olduğunu ifade etti. Thomas Cook uzak destinasyonlar ve Türkiye'deki güçlü taleple 30 Haziran'da biten 3 aylık dönemde hasılatında yüzde 14 artış kaydetti. 2017 yaz rezervasyonları yüzde 11 artış kaydederken arz edilen paketlerin yüzde 82'si satıldı. Almanya ile Türkiye arasındaki siyasi gerilim, Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in Alman vatandaşları için Türkiye'ye seyahat uyarısı yapması ile turizm sektörüne ilişkin olumsuz etkileri de gündeme getirmişti.
Haber Türk

Fed Ve Merkez Piyasaları Uçurdu 
Piyasalarda önceki akşam ABD Merkez Bankası FED'in açıklamalarıyla başlayan coşku, dün de Merkez Bankası'nın (TCMB) kararıyla devam etti. Önceki gün 3.56 TL'ye dayanan dolar, FED kararının ardından dün güne 3.5279 TL'den başladı. Dolar, TCMB'nin kararının ardından da 3.5205 TL'ye kadar geriledi. TCMB kısa vadeli faizleri sabit tuttuğu PPK toplantısının metninde de anlamlı bir değişiklik gözlenmezken, sıkı duruşunu korunmaya devam edecek olması piyasada olumlu algılandı. FED kararı sonrası gelişmekte olan hisse senedi piyasaları dolardaki zayıf seyirle yaklaşık üç yılın zirvesine ulaşırken, birçok para birimi, Çinli şirketlerin kârlarındaki artış ve sağlıklı ekonomik büyüme sinyallerinin desteğiyle son ayların zirvesini gördü. Borsa İstanbul ise yüzde 1.11 yükselişle, 108 bin 391 puandan kapanarak, yeni tarihi zirvesini görmüş oldu. FED devasa tahvil alımlarıyla büyüyen bilançosunu daraltmaya "nispeten yakında" başlayacağını açıklayarak bu sürecin eylül ayında başlayacağı yönündeki yaygın beklentiyi desteklerken, ABD'de enflasyonun düşük olduğunu öncekinden daha açık bir şekilde ifade etti. FED, manşet ve çekirdek enflasyonun gerilediğine dikkat çekerken, bu gerilemeyi nitelemek için kullandığı "yakın dönemde" ifadesini çıkararak enflasyondaki yavaşlamasının geçici olmayabileceğinin ipucunu verdi. Metindeki bu değişiklik piyasalarda harekete yol açtı. FED'in enflasyon hakkında kullandığı daha temkinli ifadelerin ardından faizlerin bu yıl bir daha artırılmayabileceği beklentisi piyasalarda risk iştahını artırdı.
Haber Türk

POLİTİKA
Yorulan Varsa Kenara Çekilsin 
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye yönelik iç ve dış saldırıların hedefinde Ak Parti'nin bulunduğunu, buna karşı mücadelenin sürdürülebilmesi için değişim ve yenilenmenin şart olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Her kademedeki Ak Partililerin vazifesini yapması çok önemli. 'Yoruldum' diyen, yorulan varsa bize bırakmadan kenara çekilsin, dinamik olanlarla yolumuza devam ederiz" dedi. Erdoğan, dün Ak Partili bakan ve milletvekilleriyle genel merkezde bir araya geldi. TBMM Genel Kurulu'ndaki HDP'li iki ismin milletvekilliğinin düşürülmesi ve iç tüzük değişiklik teklifi ile ilgili kritik oylamalar öncesi gerçekleştirilen ve yaklaşık 50 dakika süren toplantıda, önce Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş kısa bir konuşma yaptı. Genel Kurul'daki oylamada 276 salt çoğunluk oyunun aranacağını, bu oylamanın telafisinin olmayacağını kaydeden Elitaş, tüm bakan ve milletvekillerinin oylamada hazır bulunmasını istedi. Elitaş'ın ardından kürsüye gelen Erdoğan ise hem devam eden olağan kongre süreci hem yaz tatili dönemi hem de 2019 seçimlerine yönelik çarpıcı bir konuşma yaptı. Milliyet'in Ak Parti kaynaklarından edindiği bilgiye göre Erdoğan, "ciddi uyarı" olarak nitelenen konuşmasında şunları söyledi: 2019'da yerel seçim, ardından Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi var. Artık iktidar olmak kolay değil, yüzde 51 oy almamız gerekir. Yüzde 34-40 ile hatta yüzde 49.5 ile iktidar olamayız. Her an seçim arifesindeymiş gibi iyi çalışmamız lazım. Milletvekilleri, il başkanları, belediye başkanları birbirinin rakibi değildir. Ak Parti'de teşkilat önemlidir, karşılıklı saygı esastır. Milletvekili seçilene kadar il başkanları ve belediye başkanlarından destek alıyorsunuz, milletvekili seçildikten sonra bu destekleri göz ardı ediyorsunuz. Aynı şey belediye başkanları için de geçerli. Birbirimize sevgi saygımızı yitirirsek, birlik beraberliğimizi kaybedersek, karşılıklı saygısızlık devam ederse kamuoyunda itibarımız kalmaz. Karşılıklı hürmet gösterilmeli. Kongre sürecinde müdahaleci değil, yol gösterici olun. Talep ve önerilerinizi teşkilat başkanlığına iletin. Profesyonel deformasyon diye bir hastalık var. Uzun süre görevde olan bazı insanlar bu hastalığa yakalanabiliyor. Buna dikkat etmeli. Her kademedeki Ak Partililerin vazifesini yapması çok önemli. 'Yoruldum' diyen, yorulan varsa bize bırakmadan kenara çekilsin. Yerini başka arkadaşa bıraksın. Tecrübelerinden faydalanacağımız arkadaşlarımızdan dinamik olanlarla yolumuza devam ederiz.
Milliyet

İç Tüzüğe Karşı 13 Saatlik Eylem 
CHP milletvekilleri, Ak Parti ve MHP'nin ortak uzlaşısıyla değiştirilen TBMM İç Tüzüğü'nde "muhalefetin sesinin kısıldığı, kürsü hakkının engellendiği" gerekçesiyle Genel Kurul'da 13 saatlik oturma ve salonu terk etmeme eylemi yaptı. CHP milletvekilleri, önceki gece saat 01.00'de teklifin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından, "terk etmeme eylemine" başladı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Muhalefetin sesinin kesilmesine bir tepki olarak CHP grubu, milletin oyları ile geldiği parlamentoyu bu gece terk etmiyor, milletin söz hakkını savunmaya devam ediyor" dedi. CHP milletvekillerinin, "hak, hukuk, adalet" diye bağırması üzerine birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Aydın, CHP'li milletvekillerine, "Burası TBMM. Bu Meclis'te milletimizin talep ve beklentilerine uygun bir şekilde çalışabiliriz. Burası sokak değildir, Meclis'tir. Meclis'e halel getirecek davranışlardan lütfen kaçınalım" uyarısında bulundu. CHP'li vekiller Aydın'a tepki gösterdi. HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Aydın'ın, "burası sokak değil" dediğini anımsatarak, "Ama sokakta olan arkadaşlarımız da var. Onların nasıl halkla buluşması engelleniyorsa ve demokrasiden söz etmek mümkün değilse, Meclis'te de çoğunluk tahakkümünü demokrasi zannedenler var. CHP'li arkadaşların ifadelerine aynen katılıyoruz." dedi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Ana muhalefet sorumluluğunu yerine getiremeyip sokakta adalet arayanları, sokağı Genel Kurul'a taşıma gayretlinde bulunanları ve Genel Kurul'u eylem alanına çevirenleri kendi yanlışlarıyla, CHP ve HDP'yi baş başa bırakıyoruz" diye konuştu. Aydın, Meclis'in sokak alanı olmadığı gibi müsamere alanı da olmadığını kaydederek, CHP'den eylemlerini sonlandırmalarını istedi ve birleşimi kapattı. Ak Parti, HDP ve MHP'liler salonu terk etti, CHP'liler oturmaya devam etti. CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, ses sisteminin kapatılması nedeniyle dışarıdan hoparlör ve ses sistemi getirdi. Daha sonra CHP'li vekiller, kura çekerek söz aldı. Kurayı, konuşmasını bitiren milletvekili çekti ve adı okunan milletvekili konuşmak üzere kürsüye geldi. Meclis oturumu açılmadığı için konuşmaların resmi olarak kaydedilmese de CHP'liler oturum açıkmış gibi çalıştı. Konuşmalar, Şeker'in internet üzerinden kurduğu Şeker TV'den ve Halk TV'den canlı yayınlandı. Seslerinin kısılamayacağını söyleyen Şeker, halkın sesini duyurmaya devam edeceklerini söyledi. Şeker'in konuşması sırasında salondaki ışıkların büyük bölümü kapatıldı. Buna karşı da hazırlıklı olan CHP'liler led lambalarla kürsüyü aydınlattı. Tam tutanak da tutuldu. Bu tutanakların daha sonra yayınlanacağı ifade edildi. Konuşmalar, siyah bir örtüyle kapatılan kürsüde yapıldı. CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, "Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet diyoruz ve iç tüzük görüşmesini, getirilen iç tüzüğü reddediyoru z" dedi. CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel de, "İç tüzük geçtiği zaman muhalefetin Meclis'te konuşma hakkı neredeyse sıfırlanacak. AKP'nin yavru partisi MHP ile ortaklaşa getirdiği bu iç tüzüğü reddediyoruz. Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet" diye konuştu. Genel Kurul'un açılma saatine yakın, CHP'nin 13 saat süren eylemi sona erdi. Eylemin sona erdiren CHP'li vekiller kürsü önünde toplanarak, "hak, hukuk, adalet" sloganı atıp, fotoğraf çektirdi.
Milliyet

'Türkeş' Atışması Hız Kesmiyor! 
AK Parti'ye geçerek hükümete giren ve son değişiklikle kabine dışında kalan Tuğrul Türkeş'le ilgili MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklaması üzerine başlayan tartışma dün iki parti arasındaki atışmayla sürdü. AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal dün AK Parti toplantısına gelişinde konuyla ilgili soru üzerine, Türkiye'nin geçtiği kritik süreçte bu türden konuşmaların zamanı olmadığını dile getirdi. Ünal, Siyasette nezaket çok önemlidir ve kıymetlidir. Düşüncelerini açıklarken siyasetin nezaketi çerçevesinde bunların yapılması gerektiğini tekrardan altını çizerek ifade ettik" dedi. Bu sözlere MHP'den tepki geldi. Daha önce Davutolğu hakkında ağır bir dille açıklama yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın dün de şunları kaydetti: "Mahir Ünal, bizim açıklamalarımızı 'hiçbir şekilde arzu etmedikleri, siyasetin nefasetine yakışmayan, nahoş bir durum' olarak değerlendirmektedir. 'Siyasi bir eleştirinin hakaretle karşılık bulması kabul edilemez bir durumdur' diyen Sayın Ünal, Ahmet Davutoğlu'nun Genel Başkanımız Sayın Bahçeli'ye yönelik fevkalade nezaketsiz ve tahkir edici açıklamalarını ise görmezden gelmektedir. Asıl nahoş durum, budur. Sayın Ünal'ın, Davutoğlu'ndan gelen üslup fukarası beyanları siyasetin hangi 'nefasetine' yakıştırdığını merak ediyoruz. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, bir başbakan yardımcısına yeni kabinede yeniden görev verilmemesiyle ilgili soruya 'Onu Ahmet Davutoğlu ölçüsüyle birilerinin izah etmesi lazım' diye gayet ölçülü, seviyeli ama ima içeren bir cevap vermiştir. Bunun karşılığı da aynı dikkatli üslupla verilmeliyken, Davutoğlu, züccaciye dükkânına giren fil misali her şeyi bir anda yıkıp devirmiştir. Sayın Ünal'ın bize siyasi nezaketi öğretmeye kalkması ise fevkalade yakışıksız kaçmıştır."
Vatan

Savcı Para Cezasını Az Buldu 
Eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a, gazeteci İmdat Aslan'a hakaret etmek suçundan verilen günlüğü 20 TL'den 354 gün karşılığı toplam 7 bin 80 TL adli para cezası kararı, savcı tarafından az bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildi. Savcı, Bülent Arınç'ın mahkemede kimlik tespiti sırasında aylık 12 bin TL geliri olduğunu beyan ettiğini hatırlatırken TCK'nın, 'En az 20 ve en fazla 100 TL olan 1 gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir' hükmündeki 52/2'nci maddesine vurgu yaptı. Savcı, "Gelir miktarı asgari ücret olan bir kişi ile aylık geliri 12 bin TL olan mevcut sanık hakkında adli para cezasının gün karşılığının aynı olmasının hakkaniyete ve adalete aykırı olacağı su götürmez bir gerçektir. Usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunan Bolu 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararının istinafen kaldırılması arz olunur" dedi. Savcının talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilecek. Dava konusu tartışma, gazeteci İmdat Aslan'ın, Arınç'ın Bolu'da FETÖ ile ilişkilendirilen bir alışveriş merkezini ziyaretini sosyal medyada eleştirmesiyle başlamıştı.
Hürriyet

SPOR 
Gerçeği Göreceğiz 
A Milli Basketbol Takımı, artık geleneksel hale gelen Bormio kampında, Avrupa Şampiyonası hazırlıklarına başlarken, kaptan Sinan Güler, hem ay-yıldızlı ekip, hem de çok konuşulan transferi hakkındaki düşüncelerini anlattı. 2008 yılından bu yana gerek milli takım, gerekse de kulüp takımıyla her sezon mutlaka bulunduğu Bormio kampında her zaman olduğu gibi işin enerji kısmına yoğunlaşacaklarını, aynı zamanda yeni baş antrenör Ufuk Sarıca'nın oynatmayı planladığı sisteme adapte olmaya başlayacaklarını belirten yıldız basketbolcu, "Bizi zorlu bir sürecin beklediğini biliyoruz, bu nedenle, başlangıcı iyi yaparak, aynı şekilde ilerleme niyetindeyiz" dedi. Kulüp takımlarında son topu kullanan az sayıda oyuncunun bulunduğunu, sürelerin az olduğunu, uzunların maç eksikleriyle birlikte, jenerasyon değişikliğinin de getireceği zorluğu nasıl aşacaklarını sorduğumuz tecrübeli isim, "Takım olarak" yanıtını verdi ve ekledi, "Evet bu saydıklarınız doğru, takımlarda son topu kullanan isimler az ancak ben buradaki isimlerin o sorumlulukları alabileceklerine inanıyorum. Zaten son sene daha da yakından izlediğimiz Ufuk Sarıca sisteminde de oyuncuların yeteneklerini öne çıkarmak ve onların üzerine gitmek olduğunu gördük. Bu kadroda da farklı yetenekte isimler var ve yeri geldiğinde herkes bunu ortaya koyacaktır... Ev sahipliği konusunda da konuşan Sinan, "2001 yılında genç bir basketbol izleyicisi, 2010'da ise bu takımın bir parçası olarak ev sahipliğinin getirdiği baskının, doğru kullanıldığında olağanüstü bir güce dönüştüğüne tanık olmuştum. Yine bunu gerçekleştirebiliriz. Ancak bunun için de hem daha tecrübeli isimler olarak bizlerin, hem camiadaki büyüklerin, hem siz medyanın doğru mesajlar vermesi gerekiyor. Ev sahipliği önemli. Çünkü hem sizlerin, hem basketbolseverin ama aynı zamanda ailelerimizin, sevdiklerimizin de yanımızda bulunacağı bir ortamda mücadele edeceğiz. Bunun bize avantaj getireceğini düşünüyorum" diye konuştu.
Milliyet

Takım İçin Her Seyi Yaparım 
Beşiktaş'ın uzun uğraşlar sonunda Real Madrid'den kadrosuna kattığı Pepe, BeIN Sports'a özel açıklamalarda bulundu. Dünyaca ünlü Portekizli stoper, "Beşiktaş'ta çok özel duygular içerisindeyim. Önümüzde bir Süper Kupa maçı var ve bu maçı kazanmak istiyoruz" diye konuştu. Transfer sürecini değerlendiren Pepe, "Burada fantastik günler geçiriyorum. Günde çift idman yapıyoruz, sıkı çalışıyoruz. Kariyerim boyunca futbolda kazanabileceğim her şeyi kazandım. Büyük takımlar teklif yaptı, onlara teşekkür ediyorum. Beşiktaş da bana çok ilgi gösterdi ve teklif yaptı. Transfer sürecinde taraftarın bana ve aileme gösterdiği ilgi çok özeldi. Taraftarların 'Come to Beşiktaş' kampanyası çok etkiliydi. Stadı da gördükten sonra karar vermem kolay oldu" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Roman Havası! 
Savunma, orta saha ve hücum hattında ciddi eksikler söz konusuydu. Rakip üst seviyede olmasa da henüz hazır olmayan Fenerbahçe'nin bir de bu eksiklerle maça başlayınca sıkıntı yaşaması doğaldı. Aslında ilk dakikalar sakin geçti. Sarı-lacivertliler oyun kurmaya çalışırken, ev sahibinin hızlı hücumu golle sonuçlandı. Röcher'in ortasını diğer kanatta geriden gelen Hierlander, sert ve düzgün vuruşla tamamlayarak 11'de takımını 1-0 öne geçirdi. İki kanat bekinin bu pozisyonda hatası büyüktü. Graz önde olsa da kalite sıkıntısı yaşadığını açık şekilde ortaya koyuyordu. Hızlı hücum kovalıyor ve organize olamıyordu. Fenerbahçe'ye gerekli olan golün gelmesi ile 29'dan itibaren tüm kontrol F.Bahçe'ye geçti. Bu bölümde Alper sahneye çıktı. İleri uçta Ahmethan'a destek veren Alper kendi yarattığı pozisyonda çizgiye indi ve tehlikeli bölgeye çevirdi. 17 yaşındaki savunmacı Maresic, topu kendi ağlarına gönderdi: 1-1 Bu gol, sarı-lacivertli takımda aksayan bölgelerin de düzelmesini sağladı. Özellikle Şener'in çıkışları etkili olsa da bir türlü sonuç alınamıyordu. Fenerbahçe'yi rahatlatan gol 35'te geldi. Valbuena'ın kullandığı köşe vuruşuna iyi yükselen Neustadter takımını öne geçirdi: 1-2 Alper'in önderliğinde sarı-lacivertliler 25 dakikada maçı çevirdi. Genç Ahmethan ise cesur oynadı ve şansını iyi kullandı. İkinci yarı sarı lacivertliler oyunu genel anlamda kontrol etmeyi sürdürdü. 75. dakika itibariyle yapılan değişiklerin ardından 4-6-0 dizilişi ile forvetsiz olarak oynamaya başladı. Son bölümlerde yediği baskıya rağmen Fenerbahçe rakibini tur için umutlandıracak gol şansını vermemeyi başardı.
Milliyet

Avantaj Bizde Ama Eksiğiz 
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Sturm Graz'ı 2-1 yenerek tur için küçük bir avantaj yakaladıklarını söyledi. Sarı-lacivertli takımdaki ikinci dönemine galibiyetle başlayan Kocaman, "Son derece organize bir rakiple karşılaştık. Kesinlikle sahayı rakibe bırakmamamız gerekiyordu. Eğer bu baskıyı aşsalardı kendi oyunlarını bize kabul ettirirlerdi. Son 10 dakika bunu da yaptılar. Geriye düşmemize rağmen baskılı oyunumuzla rakibimizin savunmadaki zaaflarını çok iyi değerlendirdik. Hem oyun kontrolünü aldık hem de öne geçtik" diye konuştu. Son bölümlerde yorgunluk sorunu yaşadıklarının altını çizen deneyimli hoca, "İkinci yarının 20-30 dakikalık döneminde de baskıyı başarıyla uyguladık. Farkı artırma şansını yakaladık. Son 10-15 dakikalık bölüm hazır olmadığımız bir dönemde yorgunlukla baskı altında geçti. Özetle son derece değerli, ne yaptığını bile bir takım karşısında küçük bir avantaj sağladık" dedi. Rövanşın önemine dikkati çeken Kocaman şöyle devam etti: "Büyük bir aksilik olmazsa Fenerbahçe'yi bu sezon 60'a yakın bir maç trafiği bekliyor. Böyle bir trafik içinde maça başlayan kadar maçı bitiren kadrolar da çok önemli. Aldığımız galibiyet hiçbir şekilde aldatmamalı, daha eksiğiz. İlerleyen haftalara ihtiyacımız var." Aykut Kocaman, Fenerbahçeli taraftarlara destekleri için teşekkür ettiğini sözlerine ekledi.
Milliyet 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme