4 Temmuz 2017 Salı

Jeopolitik Oyunlarda Eski İpek Yolu ve Çin, Rus, Hint Alternatifleri veya Orta Asya Zaman



30 Mayıs 2017; Stratfor.
Yazan : Giorgio Fiacconi

demir ipek yolu ile ilgili görsel sonucu


Tek Kuşak Tek Yol  (One Belt, One Road-OBOR) teşebbüsünün Çin'de kısa süre önce düzenlediği Zirvenin ardından, Projenin, Çin planına yakından bakan çeşitli ülkelelerdeki yerel topluluklar ve bazı popüler muhalifler üzerinde birtakım olumsuzluklar oluşturduğu açık bir şekilde ortaya çıktı. Herhangi bir düşüncenin başarılı bir şekilde uygulanması için siyasal istikrar ve güvenlik ön şart ise; OBOR'a yönelecek çatışma ihtimallerini ve oluşacak rekabeti tahmin etmek de bir kehanet olmayacaktır. (Ayrıca bkz. One Belt, One Road: A plan for Chinese dominance and authoritarianism, TCA May 20, 2017)

İpek Yolu pek çok defa yeniden isimlendirilerek gündeme getirilen bir iş  olmuştur ki; ilk haliyle, Çin ve Orta Asya ülkeleri olan Kazakistan Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan'ı kapsayan  ve UNDP'nin İpek Yolu Teşebbüsü (SRI) adıyla desteklediği bir projeydi. On yıl önce ilan ilan edilen Şian Deklerasyonundan bu yana, yatırımın yavaşlatılmasından, farklı yatırımcıların değişik amaçlarla projeye ilgi göstermelerine ve hayal kırıklığına uğrayıp ilgilerini geri çekmeleri sonucunda projenin ertelenmesine kadar  pek çok değişiklikler gerçekleşmiştir.  


31 Mayıs 2017'de bir  İşbirliği konferansı olan St Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumunda "Lizbon'dan Vladivostok'a" konulu Roscongres Vakfı tarafından bir toplantı tertip edilerek Putin tarafından sıklıkla dile getirilen ve açık bir şekilde Çin İpek Yolu projesi ile rekabet edebilecek, finansal zorluklar getirmemesinin yanında cazip bir pazara hitap etme yeteniğine de sahip yeni bir OBOR tartışılacak. Ruslar, Orta Asya'nın etrafını dolanarak, bu ülkeleri tümü ile devre dışı bırakıp yalnızca Rusya Federasyonunda bulunan altyapıyı kullanacak bir proje teklifiyle Avrasya Ekonomik Birliği'nin etkisini artırmaya çalışıyorlar. Bu proje cazip ismine rağmen, Avrasya Ekonomik Birliğinin etkisini artırma düşüncesinin gerçekleştirilmesinden tamamen uzakta durduğu gibi mevcut altyapının hemen yanına daha hızlı trenler için gerekli olan ikinci bir hattın çekilmesini sağlamaktan öte bir anlam da taşımayacak. Bu olumsuzlurı yanında, önerilen projenin nerede ise üçte ikisi Sibirya'nın insansız bölgelerinden ve Rusya Uzak Doğusunda esas olarak ham madde taşımakta kullanılan mevcut hatların kullanılmasını öngörmektedir ki, bu hat Avrupa'nın ilgisini çekmekten ziyade Çin'in ürettiği tüketim mallarına hammadde sevkiyatı açısından caziptir. Yine de, "Lizbon'dan Vladivostok'a Teşebbüsü" daha önce imzalanmış anlaşmaların hayata geçirilmesi ile mevcut altyapılara kolaylıkla erişilip yeni organizasyonlar yapılmasını ve ilave paralar harcanmasını gerektirmeyecek bir modele dönüştürülebilir. "Avrasya ve Avrupa arasındaki ticari işbirliğini kolaylaştırmak" olarak belirlenen ana fikir; Avrupa ile Rusya arasında hem ihracatta hem de ithalatta uygun işbirliği kanallarının işler durumda olduğu şartlarda  basit bir siyasal söylem gibi görünmektedir. Yine de; proje, iki yanlı ve çok yanlı anlaşmalarla yep yeni  faaliyetlerin gerçekleştirilmesini de sağlayabilir.  Bu durumda gerçek görev; kullanışsız bir insiyatifi yeniden  keşfetmek değil, uygun diplomatik çözümler, şerefiyeler ve daha iyi işbirliği seçenekleri üreterek mevcut siyasal engelleri ortadan kaldırmak olacaktır.    

Bu süreçte, Ruslar kendi projelerini kabul ettirmeye çalışırken, Hindistan ve Japonya da tüm Orta Asya ülkelerini deniz üzerinden devre dışı bırakacak bir proje ile Çin OBOR'una alternatif bir projeyi takip ediyorlar. (ayrıca bkz. TCA May 19,2017 India and Japan to launch their alternative to China's Belt and Road Alternative)  Bu proje de Orta Asya ülkelerine hiçbir fayda sağlamıyor,fakat bir gözden geçirme veya en azından hali hazırda kullanılan hatların yeni bir isim ve aynı kapsam ile para ve zaman israfına yol açacak projenin gözden geçirilmesini önermiş oluyor. Hint teklifi, Pakistanın kotrolündeki Keşmir topraklarında geniş Çin yatırımlarını gerektirmesi nedeniyle Hindistan'ın hoşnut olmamasına da yol açmakta olduğundan, muhtemelen, projenin hayata geçirilmesi asla mümkün olmayacaktır. Yine de, OBOR'a açık bir şekilde engel olacak bir proje olacağından projenin eninde sonunda geliştirilebileceği ihtimalinin daima göz önünde tutulması gerekecektir.

Çin kesin olarak kendi geliştirdiği OBOR projesi ile ilerlemektedir ki; bunun da arkasında geçeceği çeşitli ülkelere fayda sağlamak değil, Çin'de üretilen mallar için büyük bir Pazar olan Batı Avrupa'daki ekonomilere daha hızlı ihracat yapabilme fikri bulunmaktadır. Basit ve anlaşılabilir bir amaç. Bu amaç, aynı zamanda Avrupa Birliğinde üretilen kaliteli ürünlere kolay yollardan ve hızla kavuşmayı bekleyen Çin'li tüketicilerin varlığının farkında olan Avrupa için de geçerlidir.

Çin'de ve diğer pek çok Asya ekonomisinde artan üretimin yerel pazarlarda tüketilememesi ve gelişme trendlerinin devam ettirilmesi için fazladan yapılan üretimlerin ihraç edilmesi zorunluluğu ve sonuçta sadece iki pazarın bu fazlalıkları hem nüfus hem de satın alma gücü olarak emebilecek potansiyele sahip olduğu olgusu ortada durmaktadır. Bu pazarlar Amerika ve Avrupa Birliğidir ve Avrupa kendi maliyetlerini düşürecek ve malların yolda geçireceği süreleri kısaltacak her hangi bir girişime çok sıcak bakmaktadır.

Yeni Başkanın (Trump) Politikası açıkça milliyetçi ve küreselci anlayışa karşıdır. Bu da Çin'e serbest ticaret ve korumacılığın herhangi bir şekline karşı olmak adına projesini hızlandırmak için ilave bir teşvik unsuru olabilir. Bu düşünce, savunulabilecek bir düşünce olmakla birlikte projenin geçeceği tüm ülkelerin yatırımlar yapılarak desteği kazanılmalı ve finansal yardımlarla, yerel ekonomilerde üretim ve istihdam artışı şağlanarak dikkate değer oranda gelişme olacağı garanti edilmelidir. Çin'in fakir ve zayıf ülkeleri kendi yörüngesine çekecek hegemonik bir jeopolitik oyun oynadığına ve gerçek niyetinin de bu olduğuna dair şüpheler var. (oysa projenin kazan-kazan anlayışı üzerine inşa edileceği ilan edilmişti)  Avrupalı milletler karşı ortakları olan Çin tarafından sağlanacak tedarik ve geniş inşai faaliyetlerin kime fayda sağlayacağını sorgulayıp duruyorlar. Şeffaflık ve hattın geçeceği ülkelerle diğer taraflara sağlanacak faydanın açıkça ortaya konulması kamu oyu desteğini kazandırabilir, fakat  teklif edilen altyapının gerçekleştirilmesi bu ülkelerin ihracat imkanlarını da ellerinden alarak sınırlı kalacak iç ekonomileri ile onları başbaşa bırakabilecektir. 

Projenin tartışılmayan potansiyeli çok başlarda yeni istihdam imkanları yaratması ve beraberinde altyapı ve üretim imkanları doğurması ile kalkınmayı tahrik edici rol oynaması nedenleriyle yerel ekonomilere olumlu etki edecektir. Proje, yalnızca bu yolla, Çin'in kontrol ve  hakimiyetini sağlayacak bir faaliyet olarak değil, karşılıklı olarak fayda sağlayacak bir proje olarak görülebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme