31 Temmuz 2017 Pazartesi

Kazakistan’da Çok Milyarlık Hazar Projesini İçin Yeni Bir Petrol Konsorsiyumu (Birlik) Oluşturuluyor



Stratfor, 20 Temmuz 2017,   By Douglas Green
Özet
Kuzey Hazar tektonik yapısının çok merkezi bir yerinde, Rusya'dan Rosnetf, Çin'den CNPC, Kazakistan'dan Kazmunaygas, Azerbaycan'dan Socar ve İtalya'dan Eni gibi ünlü ve devasa petrol şirketleri, ileri doğru bir adım daha atıp, yeni bir "dev" olması beklenen bir yapılanmayla petrol aramak ve çıkarmak üzere yeni bir konsorsiyum (birlik) kurdular.  Proje, başarılı olur ve pazardaki talep de değişmezse, Kazakistan'ın küresel ölçekte petrol tedarikçisi bir ülke olması 2040 yılından 2080 yılına kadar uzatılmış olacak.  Kazaklar'ın her yıl bir milyar dolarlık katkıda bulunmayı şimdiden taahhüt etmelerine rağmen projenin toplam maliyeti henüz tam olarak çıkarılamadı.

Teknik Zorluklar 
Projenin getirdiği teknik zorluklar petrol tarihinde bu zamana kadar görünen zorlukların çok ötesinde , Konsorsiyum'un Kazakistan'da yayınlanan Erobak Dergisindeki bir duyurusunda " Yabancı jeologlara göre, Hazar Çöküntüsünde yer alan ham hidrokarbon kaynağı 40-50 milyar ton petrol eşdeğerindedir…" "…projede çok derin sondaj yapılması üzerine odaklanılmış ve bu zamana kadar denenmemiş olan 14-15 km kuyu derinliğine inilmesi öngörülmüştür…  önerilen Caspi-1 SPW adlı birinci kuyu için tasarlanan sondaj derinliği ilk aşamada taban tuzları seviyesi olan 8,5 kilometre olacak, ondan sonra da devonyen (su canlıları dönemi ç.n.) tabanı olan 13 kilometreye ve gerekmesi durumunda da yer yer 1.000-2.000 metre daha derinliğe inilerek 15'inci kilometreye ulaşılacak."
Projede Dünya'nın Büyük Özel Şirketlerinin Olmayışı 
İşbirliği yapısında  ilk göze çarpan, konsorsiyum (birlik) üyelerinin tümünün devlet tarafından kontrol edilen şirketlerden oluşmasıdır. (Eni'deki çoğunluk hisseler özel kişilere ait olmakla birlikte, % 37 İtalyan devletine ait oya katılan hisselerden oluşmaktadır ki; bu oranda blok hisseyi elinde bulunduran bir başka hissedar olmadığından devlet, yönetim kurulu başkanı ile yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunu tayin etmektedir.)  Royal Ductch Shell, Chevron, Exxon-Mobil, Total ve BP gibi özel petrol devlerinin projenin içinde olmaması dikkat çekmektedir. Zira,  bir süre önce yazdığımız raporda da belirttiğimiz üzere projoye katılan üyeler yatırımcı olarak  yanabilen enerjiden yenilebilir enerji sektörlerine geçmeye çalışan sermaye yetersizliği tehditi ile yüzyüze oldukları gibi özel petrol şirketlerinin yokluğu, bu toprak-altı işinde akıl dışı bir durum ortaya çıkması durumunda frene basma özelliğini de kullanamayacaklar. Petrol fiyatlarının ortalama 45 dolarlar düzeyindeki gidiş gelişlerinin veri olduğu bir şartta, ağır nakliye ve elleçleme maliyetlerini dikkate aldığımızda elde edilmesi mümkün olan son derece küçük kâr payı kesin olarak cazip gözükmemektedir.       
Başarı Şansının Ne Olduğunu Anlamak İçin Biraz Jeoloji
Projenin gerçekçiliğini anlayabilmek için biraz jeoloji bilgisi gerekli. Kuzey Hazar rezervleri sondaj ve işletilmesi mümkün olan en eski ve en derinde bulunan kaynaklar arasındadır. Bu bölge 418-250 milyon yılları arasında geçirilen devonyen çağ (su canlıları çağı ç.n.) ile erken karbonifer çağı (karbonların oluştuğu zaman ç.n.)  arasında oluşmuş ölü plazma yatağı çöküntüsü ile şekillenmiş bir bölgedir.  200 ile 146 milyon yılları arasında arasında çoğunlukla permiyan döneminde (karaların oluştuğu dönem ç.n.) ilk tektonik hareketler, yüzeyde bulunan petrol, gaz ve kömür bileşenleri olarak yer alan materyallerin hidrokarbn oluşumuna öncülük eden kimyasal süreçler  atmosfer birikintilerini çökeltilerden ayırmış veya tümüyle üsütünü kapatmıştır.    
Geç Paleozoik dönemde, suyun kuruması ve çökeltilerin oluşturduğu basınç, derin yeraltında petrol ve gaz için dengeleyici olarak görev yapan tuz tümseklerinin oluşumuna da neden olmuştu. Diğer taraftan aynı zaman diliminde görülen kayaç oluşumları  mukemmel iletkenler olarak tozları her metrede 100 Ohm'lukdirenç seviyerine kadar taşırlarken tuz tümsekleri çok daha fazla dirençle metrede 1,000 Ohm'a kadar çıkarak olağanüstü basınç ve çok yüksek ısı derecelerinde bile hidrokarbon rezervlerini korumuştur. Bu yüksek değerler; Kuzey Hazar bölgesi özelinde, yeryüzü kabuğunun orta kısmında ortalaması bu değerlerin ancak 1/3'üne denk gelen, 30.000 atmosferlik basınca ve 1.000 dereceye yakın ısıya tekabül ediyordu. 
Büyük Bir Ödül mü  Gizli Bir Kâbus mu ?
Hali hazırda Rusya'nın kuzeyinde yer alan petrol şehri  Orenburg sahaları,  Başkurdistan ve Tataristan'da işletilen petrol ve gaz sahaları, Kazakistan'ın güneyindeki çoğunlukla yoğuşmuş gaz olarak bulunan sahalar ile Hazar sahaları olan Emba, Tengiz ve Kashagan'ın dahil olduğu bölge tuz tümseklerinin "dış halkası" olarak bilinir.  Tuz tümseklerinin üst kısmında yer alan  yüzeye yakın bu sahalar yüz yıldan fazla zamandır işletildiğinden çoğu saha ekonomik ömürlerinin sonuna yaklaşmış durumda, bu yüzden de büyük ödül, büyük riskleri ile beraber tuz tümseklerinin altında yatıyor.  
"Iç halka"'da Hazar Denizinin kuzeyinde deniz altında ve Hazar'ın kuzey sahillerinde çapları 3 ile 50 km arasında değişen 1.200'den fazla tuz tümseği bulunuyor.  Dış halkada olduğu gibi herbir tümsek bir diğerine "tuz köprüleri" ile bağlanıyor. Petrol, tümseklerin altında halen dokunulmamış olarak dururken, konsorsiyum ve uzmanlar tarafından kirli alanlarda yaşayanlar için pusudaki kabus: "teknik tehdit"  olarak tanımlanıyor.
Konsorsiyum tarafından derin rezervlerdeki ısı ve basınç hesaplarında, dış halkada halen işletilmekte olan kuyularda var olanın en az iki misli olacağı hedefleniyor. Yine de,  1983 yılında Tengiz Sahası Kuyu 35'de meydana gelen patlama tekrar yaşanırsa, işletme alanını Tengiz'deki gibi geniş bir bölgeyi canlıları tümüyle yok edecek sıcak bir bataklığa dönüştürebilir.
Bir Ekolojik Felaket
Konsorsiyum tarafından genel gözlemlerin dışında, korunma önlemlerine ve böylesi bir durumun oluşmaması için kullanılacak ekipmanlara ilişkin tek bir kelime bile edilmedi. Yakın bir zamanda çevreci grupların eleştirilerinin oluşturduğu korkunun kamu oyu baskısı haline dönüşceğine şüphe yok. Burada, muhasebeciler bir sorunu çevrecilerle paylaşıyorarak "Ahlaki ve mali anlamda kimsenin zamanla ihtiyaç duymayacağı bir kaynağı bu kadar büyük bir risk alarak çıkarmanın bir değeri var mı ?" diye soruyorlar. Kuşkusuz, alternatif ve yenilebilir enerji kaynakları için sürdürülen çabaların ve dağıtılan paraların veri olduğu şartlarda parasal kaynaklara erişim sorunlu olacak ve belki de uygun finansal imkanlar olmadığından proje bitirilemeden yarım kalacak.  Ancak bu zaman içinde ekolojik bir felaketler zinciri başlatılmış ve milyarlarca dolar havaya uçurulmuş olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme