31 Ağustos 2017 Perşembe

31.08.2017 Genel Gündem



31.08.2017

GÜNDEM
Genel Başkan Başdanışmanı 
Şaban Dişli'nin bundan sonraki dönemde AK Parti Genel Merkezi'nde Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda ekonomi alanındaki koordinasyondan sorumlu olacağı öğrenildi. Sakarya Milletvekili Dişli, ayrıca Kurban Bayramı'ndan sonra açıklanacak 180 günlük eylem planını AK Parti'den takip edecek ekibin de başında olacak. ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi ve İstatistik Bölümü'nü bitiren Dişli, yüksek lisansını New York Eyalet Üniversitesi'nde 'matematiksel ekonomi' alanında tamamladı. Hollanda'da banka genel müdürlüğü yapan Dişli, Yurtdışı Bankalar Birliği Kuruculuğu ve Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Dişli, AK Parti Ekonomik İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, Başbakan Dış Ekonomik İlişkiler Danışmanlığı yaptı. Dişli, İngilizce, Fransızca ve Hollandaca biliyor. AK Parti Genel Başkanı Başdanışmanlığı görevine başlayan Dişli'nin kardeşi eski Tümgeneral Mehmet Dişli, 15 Temmuz darbe girişiminin yönetim merkezi olan Akıncı Üssü davasında tutuklu olarak yargılanıyor.
Hürriyet

30 Ağustos 2017 Çarşamba

30.08.2017 Genel Gündem



30.08.2017

GÜNDEM
'30 Ağustos Zaferi Tarihe Yön Verdi' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, aziz Türk milleti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Türk vatandaşlarıyla Büyük Zafer'in 95. yıl dönümünü idrak ettiklerini belirtti. Türk milletinin 1919'da Samsun'da Gazi Mustafa Kemal'in liderliğinde başlattığı İstiklal Mücadelesi'nin tüm yokluk, yoksulluk ve imkansızlıklara rağmen 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi'yle zafere taşındığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "30 Ağustos Zaferi, milletimizin canından daha aziz bildiği vatan topraklarında bağımsız yaşama iradesinin tüm dünyaya ilanıdır. Bu zafer, siyasi ve sosyal sonuçları itibariyle tarihe yön vermiş, emperyalistlere karşı İstiklal Savaşı yürüten birçok mazlum halka ilham ve umut kaynağı olmuştur. Türkiye, tıpkı 95 yıl önce olduğu gibi, ekonomik ve siyasi bağımsızlığına yönelik tehditleri, saldırıları ve sabotaj girişimlerini bertaraf etme konusunda aynı kararlılığını muhafaza etmektedir. FETÖ, DEAŞ, PKK, PYD gibi eli kanlı terör örgütlerine karşı hukuk, adalet ve demokrasiden taviz vermeden sürdürdüğümüz amansız mücadele, bu konudaki hassasiyetimizin en bariz örneğidir."
Milliyet

Resepsiyonda Şehit Aileleri Ağırlanacak 
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü etkinlikleri Anıtkabir'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılacağı törenle başlayacak. Erdoğan Anıtkabir'deki törenin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde "Başkomutan" sıfatıyla saat 11.00'de tebrikleri kabul edecek. TBMM ile Ulus'ta bulunan eski Meclis arasında geçit töreninin de gerçekleştirileceği kutlamalar kapsamında, Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ve Solotürk, Gölbaşı üzerinde gösteri uçuşu yapacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla akşam bir resepsiyon verecek. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin kış bahçesi ve iç bahçesinde düzenlenecek resepsiyona sanat, spor ve iş dünyası ile çeşitli meslek kuruluşlarının temsilcileri de iştirak edecek. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile jandarma, emniyet, sahil güvenlik unsurlarının temsilcilerinin yanı sıra, yabancı misyon temsilcileri, askeri ataşeler de resepsiyona katılacak. Külliyedeki resepsiyonun davetlileri arasında şehit ailelerinin yanı sıra yaptıkları çalışmalar ve yaşam hikayeleri ile fark yaratan vatandaşlar da bulunuyor. Resepsiyona, Trabzon'un Maçka ilçesi kırsalında bölücü terör örgütü mensuplarıyla sağlanan sıcak temas sırasında şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül ile İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi Motosikletli Şahinler Timi'nde görevliyken İzmir adliyesi önünde düzenlenen terör saldırısında şehit düşen 43 yaşındaki Fethi Sekin'in ailesi de davet edildi. Terör örgütü PKK mensubu teröristlerce şehit edilen Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk'ün ailesi ile Batman'ın Kozluk ilçesinde okulundaki karne töreninin ardından evine giderken PKK'lı teröristlerin saldırısıyla şehit olan 22 yaşındaki müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın'ın ailesinin de resepsiyona katılmaları bekleniyor.
Vatan

Fetö Avcısı Yazılım 
Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) döneminde FETÖ'cülerin ayıklanması için çalışmalar, alt düzeydeki rütbeliler yönelik devam ediyor. Tüm askeri unsurlar için çapraz geçmiş taraması sürerken, süreci hızlandırmak için yeni bir yazılım hazırlandı. Yazılımla, isimler üzerinden puanlama yapılıyor ve kişilerin FETÖ geçmişleri 'yeşil, sarı ve kırmızı' olarak değerlendiriliyor. Bir süre önce kullanılmaya başlanan programda, gizli FETÖ'cüleri ortaya çıkarmak için 'ayrıcalıklı konumlar ve dikkat çeken başarı notları' eksi puan olarak işlendi. Buna göre programda, yurtdışı görevleri, disiplin notları, hızlı terfi almaları, öğrenci alım ve değerlendirmede görevleri, öğrenci puanlama ve notlarının değerlendirilmesi görevleri, akademilerdeki görevler gibi başlıklar belirlendi. Bu görevler ve ayrıcalıklar, eksi puan olarak sisteme yüklendi. Programa ismi girilen Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubunun bu kriterlere göre değerlendirilmelerinin ardından varılan sonuç 'yeşil, sarı ve kırmızı' olarak kategori ediliyor. Bu sonuçlara göre de sarı ve kırmızı not verilen isimlerle ilgili analizler derinleştiriliyor. Son YAŞ toplantısında FETÖ ile mücadelede üst düzey ayıklamalarda da önemli sonuçlar alındı. Kuvvet komutanlıkları, kurmay başkanlıkları, kritik başkanlıklar, ordu komutanlıkları, hava üsleri komutanları düzeyinde FETÖ'cü kalmadı. Ancak gizli FETÖ'cüler ile tugay ve alay düzeyinde çok yaygın olan kadrolar için tarama halen devam ediyor. TSK'da 2016 YAŞ'ından bu yana çapraz taramalar ve argümanlarla FETÖ'cülerin ayıklanması sürdürülüyor.
Hürriyet

Atamalar Havelsan Ve Roketsan'dan Yapılmış 
Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Gökçe tarafından hazırlanan "ASELSAN'daki FETÖ" iddianamesinde, örgütün ASELSAN'daki yapılanmasını anlatan önemli tanık ifadeleri de yer aldı. İddianameye göre FETÖ, ASELSAN'daki mensuplarına örgüt abiliği yapacak kişileri, kamuflaj amacıyla farklı kurumlardan atadı. İddianamenin şüphelileri arasında yer alan ve ASELSAN hücre sorumlularından olan Yusuf kod isimli Yasin P., ROKETSAN'da, Sinan kod isimli Kenan E. de HAVELSAN'da görev yaptı. Bu kişiler, ASELSAN'da himmet topladı, örgüt toplantıları gerçekleştirdi. Şüpheli Emrah Ö.'nün kendisini 2009 yılı sonunda Sinan kod isimli şüpheli Kenan E. ile tanıştırdığını söyleyen tanık Y.Ş. "Emrah Ö., sol görüşlü olan ve ASELSAN'da çalışan bu yapıya eleştirilerde bulunan kişilerin konuşmalarını gizlice kayda alıp kendisine getirmemizi istedi" dedi. Daha önce örgüt içerisinde faaliyet gösteren ancak sonradan yapıdan ayrılan ASELSAN personeli M.Ö. ise 2012 yılından, örgütten ayrıldığı 2014 Nisan'a kadar örgüt abisinin Yusuf kod adlı Yasin P. olduğunu belirtti. Ö., Yasin P.'nin 2013 Eylül'ünde Pennsylvania'ya Fethullah Gülen'i ziyaret etmek için program yaptığını, aynı hücrede yer alan Mehmet T., Serkan N. ve Yasin P. ile 2014 Mart'ta ABD'ye gittiklerini anlattı. Ö. bu ziyaret sırasında P.'nin yanında Gülen'e "kutsal hoca payı" olarak 10 bin dolar götürdüğünü de belirtti.
Haber Türk

DÜNYA 
Kerkük'ten Tartışmalı Karar!.. 
Irak'ta Kürtlerin ağırlıkta olduğu Kerkük Vilayet Meclisi, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) 25 Eylül'de yapılmasını kararlaştırdığı bağımsızlık referandumuna katılma kararı alırken, Türkiye, bunun "hatalar zincirine eklenen yeni bir halka" olduğunu belirterek tepki gösterdi. Salı sabahı toplanan ve 41 üyeden oluşan Kerkük Vilayet Meclisi'nde yapılan oylamada, 26 üyeden 24'ü Kerkük'ün referanduma katılması gerektiği yönünde oy verdi. Biri Irak Türkmen Cephesi'nden, biri de bağımsız olmak üzere iki üye ise "Hayır" oyu kullandı. Irak'ta merkezi hükümet, bağımsızlık referandumuna şidddetle karşı çıkıyor. ABD de referandumun Irak'ta DAEŞ'e karşı yürütülen mücadeleyi baltalayacağı görüşünde. Kerkük'te nüfusun yaklaşık 250 binini Türkmenler oluşturuyor. Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkan Yardımcısı Hasan Turan, Kerkük İl Meclisi'nde Kürt üyelerin tek taraflı kararıyla alınan referandum kararının anayasaya aykırı olduğunu belirtti. Kararın Türkmen ve Arapların boykot ettiği oturumda alındığını vurgulayan Turan, "Kürt grubunun aldığı tek taraflı karar anayasaya aykırıdır. Hiçbir yasal zemini bulunmayan bu kararı tanımıyoruz. Kerkük'te referandum yapılmasının hiçbir meşruiyeti olmaz. Kararın iptali için de tüm hukuki yolları deneyeceğiz" dedi. Turan, Irak Başbakanı Haydar el-İbadi ve Cumhurbaşkanı Fuad Masum'u da, bu konuda devreye girmeye çağırdı.
Milliyet

'Trump'tan Yine Gaf! 
ABD Başkanı Donald Trump, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinisto ile düzenlediği ortak basın toplantısında yine bir gafa imza attı. Niinisto'nun gazetecilerden soru almasını isteyen Trump, Finlandiya Cumhurbaşkanı'nın bir kadın gazeteciyi seçmesi üzerine "Yine mi o?" diyerek şaşkınlığını belli etti. Trump'ın Maria Annala ve Paula Vilen adlı iki sarışın kadın gazeteciyi karıştırdığını fark eden Niinisto, Trump'a ikisinin farklı kadınlar olduğunu belirterek "Hayır, o aynı kişi değil. Yan yana oturuyorlar" diye konuştu. Mikrofonu eline alan gazeteci ise, "Finlandiya'da çok fazla sarışın kadın var" diye espri yaptı. Bu Trump'ın uluslararası basınla yaptığı ilk gaf değil. Daha önce İrlanda'nın yeni başbakanı Leo Varadkar'ı tebrik etmek için arayan Trump, bir kadın gazeteciye kur yapmak için görüşmeye ara vermişti. İrlanda kanalı RTE News'ın muhabiri Caitriona Perry'yi yanına çağıran Trump, telefondaki Varadkar'a, "Yüzünde hoş bir gülümseme var, eminim sana iyi davranıyordur" demişti.
Milliyet

Bu Kez Sınırı Aştı 
Kuzey Kore yönetimi önceki gün gerçekleştirdiği son balistik füze denemesiyle, ABD ve Washington'un bölgedeki müttefiklerini bir kez daha alarma geçirdi. Pazartesi gecesi, başkent Pyongyang yakınlarından fırlatılan füze, 550 kilometre yükseklikte Japonya'nın üzerinden geçerek Hokkaido Adası'nın doğusunda Pasifik Okyanusu'na düşmüştü. Japonya'nın tespitlerine göre Hokkaido'nun bin 180 kilometre doğusunda denize düşen füze, toplamda 2 bin 700 kilometre yol katetti. Gelişmenin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni (BMGK) acil toplantıya çağıran Japonya Başbakanı Şinzo Abe, Kuzey Kore'nin füze denemesinin 'benzeri görülmemiş ciddi bir tehdit oluşturduğunu' söylemişti. Abe, füzenin Japonya'nın üzerinden geçirilmesinin bölgenin barış ve güvenliğine büyük zarar veren 'çirkin bir eylem' olduğunun altını çizmişti. Japonya Başbakanı halkın güvenliği için gerekli bütün önlemlerin alınacağını belirtmişti. Japonya daha önce toprakları için tehlike oluşturan Kuzey Kore füzelerinin düşürüleceğini duyurmuştu. Japonya Savunma Bakanı İtsunori Onodera, son atılan füzenin Japonya üzerindeki iki dakikalık uçuşu sırasında tehlike oluşturmadığı sonucuna vardıklarını söyledi. Son kez 2009 yılında bir Kuzey Kore füzesi Japonya üzerinden geçmişti. Pyongyang yönetimi uzaya uydu gönderildiğini duyurmuş, ABD, Japonya ve Güney Kore ise Kuzey Kore'nin kıtalararası füze denemesi yaptığı sonucuna varmıştı. Kuzey Kore'nin Temmuz ayında ABD'yi de menzili içine alan iki kıtalararası füze denemesi yapmasıyla gerginlik daha da artmış, BM Güvenlik Konseyi Kuzey Kore'ye ek yaptırım uygulanmasını kararlaştırmıştı. Pyongyang Ağustos ayında da askeri üslerin bulunduğu ABD'ye ait Guam Adası yakınlarına deneme amaçlı füze fırlatılacağını duyurmuştu.
Vatan

Elysee'nin Yeni Sakini 
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve eşi Brigitte, hafta sonunda Labrador kırması bir köpek sahiplendi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndan yapılan açıklamada Macron çiftinin, 'first lady'nin torunlarıyla birlikte Yvelines'deki bir hayvan merkezine giderek köpeği sahiplendikleri belirtildi. 2 yaşındaki köpeğin adının 'Nemo' konduğu, bu adın Jules Verne'in 'Denizler Altında Yirmi Bin Fersah' adlı kitabında anlatılan 'Nautilus' adlı denizaltıyı komuta eden Kaptan Nemo'dan geldiği belirtildi. Paris Match dergisi, Brigitte Macron'un bu ay başlarında hayvan sığınağını ziyaret ettiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Macron'un, Elysee Sarayı'nda yapılan Afrika'dan Avrupa'ya göç temalı zirveye katılan Nijer Cumhurbaşkanı Mahamadou Issoufou'yu karşıladığı sırada avluya çıkan Nemo'nun, Pazartesi günü kabine toplantısı sırasında da bakanların arasında dolaştığı ifade edildi. Fransa'da cumhurbaşkanlarının köpek sahiplenmesi, 1969'da dönemin cumhurbaşkanı George Pompidou'dan bu yana gelenek haline gelmiş durumda.
Vatan

Türkiye'den Arakan Telefonu 
Türkiye, Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar'ın Arakan bölgesinde yaşayan Müslüman nüfusa karşı devlet güçleri ve radikal Budistlerin ortak saldırısı nedeniyle Myanmar yönetimine uyarı telefonu açtı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bakanlık yetkililerinin Myanmar tarafına Türkiye'nin uyarılarını dile getirdiğini söyledi. Maldivler Dışişleri Bakanı Mohamed Asim'le görüşmesinin ardından ortak basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu, "Artık köklü bir çözüm bulmamız lazım. Bu zulüm, bu insanlık dışı muamele bu şekilde devam edemez" dedi. Çavuşoğlu, "Tüm dünya ile temastayız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Binali Yıldırım bizzat süreci takip ediyor. Türkiye, BM Güvenlik Konseyi'ne üye ülkelerin yanı sıra İslam İşbirliği Teşkilatı'na üye ülkelerin bakanları ve temsilcileriyle de temasa geçti" diye konuştu. Çavuşoğlu, "Bangladeş'e özellikle sınırdan geçmek isteyen insanlara yardımcı olmalarını rica ettik. Kendilerine, Bangladeş'e geçen Rohingyalı (Arakanlı Müslümanlar) kardeşlerimize maddi ve manevi her türlü desteği vereceğimizi de söyledik" dedi. Müslüman ülkelere seslenen Çavuşoğlu, "Myanmar'a da uyarıları yapalım ve eğer samimilerse destek de olalım" diye konuştu. Myanmar'a BM, ABD ve AB'den de tepki geldi. BM İnsan Hakları Şefi Zeid Raad el-Hussein, "Myanmarlı yetkililer, güvenlik güçlerini ortantısız güç kullanmaktan alıkoymak için açık talimatlar vermeli. Devletin sivilleri ayrım gözetmeksizin koruma sorumluluğu var" dedi. Zeid, Müslüman silahlı grupların, Myanmar güçlerine yönelik saldırılarını da kınadı. Zeid, cuma günü çıkan olaylardan beri Bangladeş'e sığınan Arakanlıların sayısının 8 bin 700'den fazla olduğunu kaydetti. Öte yandan İngiltere ve İsveç, BM Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. Konsey'in konuyu bugün görüşmesi bekleniyor.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,4477-3,4492                       
Euro: Euro 4,1342-4,1391
Sterlin: 4,4621-4,4674         
Gram Altın: 145,5188-145,6320

Bayramlarda Çalışan Herkes Zamlı Ücret Alır 
30 Ağustos Zafer Bayramı ile Kurban Bayramı aynı tarihlere rastlayınca 10 günlük izin süresi söz konusu oldu. Bu uzun tatil için vatandaşlar programlarını yaptılar. Birçok vatandaş bayramda şehir dışında olacak, tatil yapacak, bir bölüm insanımız da aile ziyaretleri ve dinlenmeyle iki bayramı geçirecek, iş ortamından uzaklaşmış olacaklar. Ancak herkes bu kadar şanslı değil, bir kısım insanımız ise bayram günlerinde bile çalışacak. Bayramlarda yapılan çalışmalar için İş Kanunu önemli düzenlemeler getirmiştir. Bayram günlerinde çalışanlara arife günü ve bayramdaki çalışmalarının ücreti zamlı olarak ödenecektir. Ayrıca işveren, "Bayram sonrasında izin kullanabilirsin" dese bile, bayramda yapılan çalışma zamlı olacaktır. Yani, sonradan verilecek izin herhangi bir anlam ifade etmemektedir. Bayramda çalışana ücreti zamlı ödenir, işveren isterse daha sonra o çalışmanın karşılığı olarak ayrıca izin verebilir. Bu işverenin yetkisinde olan bir şeydir. Bayramda çalışan işçilere verilecek ücret normal zamanda elde ettikleri ücretin iki katı tutarındadır. Bu zamlı ücret 30 Ağustos, bayramın dört günü ve yine arife günü öğleden sonrası için de ayrı ayrı hesap edilecek ve ödenecek. Aylık sistemiyle çalışan bir kişi için toplam brüt ücreti 30 güne bölünerek bir günlük ücret tutarı hesap edilecek, ortaya çıkan rakamın iki katı alınarak bayram çalışmasının ücreti ödenmiş olacaktır. Ayrıca bayramda çalışan işçinin eğer bu çalıştığı süreler fazla mesai de oluyorsa, bu sefer bayram sebebiyle iki katı tutarında ücreti değil günlük ücreti en az yüzde 50 oranında arttırılarak günlük ücretinin iki buçuk katı tutarında ödenmelidir. İşveren çalışanın ücretini bayrama ait fazla mesai ücretini dikkate almadan, bayram öncesinde çalışanı için ödediği ücreti esas alarak hesaplarsa, herhangi bir denetim veya çalışanın şikâyeti üzerine idari para cezası ödemek zorunda kalır. Bu sene olduğu gibi bayram tatilinin hafta sonuna denk geldiği durumlarda, hafta tatili ücretiyle bayram tatili için ayrı ayrı ücret ödenip ödenmeyeceği sorusu akla gelebilir. Bu gibi durumlarda işverenler hafta tatili için ayrı, bayram tatili için ayrı olarak ücret ödemek zorunda değiller. Hafta sonu iki gün tatil yapılan işler için de sonuç değişmiyor, cumartesi için de ek bir ödeme yapılmıyor. Buna göre, bayram hafta sonuna denk geldiğinde her gün için çalışılmazsa sadece bir günlük çalışılırsa da yapılan çalışmanın fazla mesai olup olmamasına göre iki ya da iki buçuk günlük ücret ödenmesi gerekiyor.
Milliyet

E-Ticaret Devi Resmen Türkiye'de 
Amerikalı e-ticaret devi Amazon'un, Türkiye'de resmen faaliyete başlayacağı duyuruldu. Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, attığı bir tweet'le Amazon'un Türkiye'de şirket kurmasını kutladı. Şimşek, tweet'inde "Amazon'un Türkiye'de şirket kurması elektronik ticaretin gelişmesi için olumlu bir gelişme. KOBİ'lere yeni bir platform" dedi. Edinilen bilgilere göre Amazon, uzun görüşmelerin sonunda Türkiye'de şirket kurdu. Yeni şirket İstanbul Beşiktaş'ta Amazon Turkey Services Yönetim ve Destek Hizmetleri Limited Şirketi olarak konuşlandı. İstanbul'daki şirketin hakim hissedarı Lüksemburg merkezli Amazon Europe Core Sari olacak. Diğer bir ifadeyle Amazon Türkiye, Amazon Avrupa'ya bağlı ve AB takımının bir parçası olacak. Amazon, daha önce Madrid, Berlin ve Lüksemburg ofisleri için yazılım mühendislerini işe alma etkinliğini İstanbul'da düzenlemişti. Bu da Türkiye pazarına ısınma olarak değerlendirilmişti. Amazon'un gözünü Türkiye pazarına çevirdiği son dönemde attığı adımlardan anlaşılıyordu. Almanya operasyonunu yürüttüğü Amazon.de mağazasına, geçen yıl kasım ayında Türkçe dil seçeneğini ekledi. Türkiye'ye yapılan gönderimlere özel ücretsiz kargo teklifi sunmaya başlamıştı. Firmanın ajandasında Türkiye'de yeni satın almalar da olduğu belirtiliyor.
Milliyet

Faizsiz Bankacılık Körfez'i Çekecek 
Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Yönetim Kurulu Başkanı Melikşah Utku, Türkiye'nin faizsiz finans merkezi olabileceğini belirterek, "İslami finans dünyada 2 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. Ürün yelpazesi genişliyor ve talipleri artıyor. Yıl sonunda katılım bankacılığı sektörü olarak yüzde 20 civarı büyüme ile 160 milyar lira üzeri bir aktif büyüklüğe ulaşabiliriz" açıklamasını yaptı. Utku, katılım bankaları olarak paylarını 2025'te yüzde 15'e çıkarma hedefleri olduğunu kaydetti. Utku, katılım bankalarının Türkiye'de sermayenin etkin şekilde kullanılması ve mali sistemin sorunsuz işleyebilmesi noktasında ciddi katkılar sunduğunu, varlıkların değerlendirilmesi, güven ortamının oluşturulması, girişimcilerin desteklenmesi, işlem ve transferlerin kolaylaştırılması gibi birçok fayda sağladığını anlattı. Melikşah Utku, şu değerlendirmelerde bulundu: "Katılım bankacılığı ekonomimize ayırt edici vasıfları dolayısıyla 3 olumlu katkı sunuyor. Birincisi, Türkiye'de mali sektörün penetrasyonuna baktığımızda, ciddi anlamda ekonomiye katkı sağlayamadığını görüyoruz. Bunun sebepleri çeşitli. Bu sebeplerinden biri faiz hassasiyeti. Çünkü toplumun faize hassas kesimleri alternatif yatırım araçlarına yöneliyor. Gayrimenkul gibi ya da altın, döviz gibi enstrümanlar tercih ediliyor. Katılım bankalarının bu gibi atıl yatırımları tasarruf sistemine çektiğini söyleyebiliriz. İkincisi, KOBİ kredileri, leasing ve reel sektöre destek sağlayacak her türlü enstrümanı sunabiliyor. Son olarak, katılım bankalarının yabancı fonların, özellikle Körfez sermayesinin Türkiye'ye çekilmesinde çok önemli katkı sağladığını düşünüyoruz."
Vatan

50 Milyarlık Pazar Türkiye'ye Getirtti 
Türkiye'de e-ticaret pazarının büyümesi dünya devlerinin de dikkatini çekti. Türkiye'de bu yıl 50 milyar liraya ulaşması beklenen pazara e-ticaret devi Amazon da giriş yapıyor. İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) kayıtlarına göre, Amazon Core Europe Türkiye'de "Amazon Turkey Services Yönetim Destek Hizmetleri Limited Şirketi" adında bir şirket kurdu. 10 bin lira sermaye ile kurulan şirketin merkezi Beşiktaş olarak gösterildi. Şirket ilk olarak Türkiye'deki faaliyetlerine satın alma yolu ile sürdürmeyi planlıyor ancak bu gerçekleşmezse sıfırdan bir yapılanma söz konusu olacak. Bir süredir kadrolaşma çalışmalarını yürüten Amazon'un Türkiye'nin önde gelen e-ticaret firmalarından birinin eski CEO'su ile görüşme halinde olduğu belirtiliyor. Amazon Türkiye'nin 2018'de faaliyete geçmesi bekleniyor. Amazon, Mart ayında Ortadoğu'nun en büyük e-ticaret şirketi Souq.com'u 650 milyon dolara satın almıştı. Bu satın almanın ardından gözünü Türkiye pazarına çevirdi. Şirket Türkiye'de yerel lojistik firmaları ile dirsek temasını sürdürürken ilk etapta yaklaşık 10 bin metrekarelik bir depolama alanı oluşturacak. Amazon'un piyasa değeri yaklaşık 500 milyar dolar. Bu, en yakın rakiplerinden Wal-Mart'ın (240 milyar dolar) neredeyse iki katı, eBay'in (39 milyar dolar) de 10 katından fazla bir büyüklüğe sahip olduğu anlamına geliyor. Şirketin kurucusu da dünyanın en zenginlerinden. 27 Temmuz'da New York Borsası'nda Amazon hisselerinin yükselişiyle birlikte şirketin kurucusu Jeff Bezos'un serveti 90.2 milyar dolara ulaşmış ve 8 saatliğine dünyanın en zengini olmuştu. Ancak borsanın kapanışının ardından hisseler yüzde 3.2 değer kaybetmiş ve Bezos birincilik koltuğunu tekrar Microsoft'un kurucusu olan Bill Gates'e kaptırmıştı.
Vatan

Servet Uçurdu 
Harvey kasırgası, ABD'nin ekonomik merkezlerinden birini alt üst ediyor. ABD'nin Texas eyaletinin petrol ve ticaret merkezi Houston'u esir alan Harvey kasırgası, beklentilerin de ötesinde bir hasara yol açıyor. Yaklaşık 600 milyar dolarlık milli geliriyle Houston, Polonya, Taylant ve Nijerya gibi bir çok ülkeyi geride bırakan bir ekonomi. Kasırga öncesi 40-100 milyar dolar arası beklenen ekonomik darbenin 145 milyar doları bulabileceği belirtiliyor. ABD'nin güney sahillerini 2005 yılında vuran Katrina kasırgasının maliyeti 130 milyar dolar seviyesindeydi. ABD'nin en zararlı kasırgası Houston ekonomisini uzun dönemde de etkisi altına alabilecek. Moody's analistleri kasırganın görünen etkilerinin ancak 2 yılda toparlanabileceğini belirtiyor. Kasırganın yolundaki Houston, ABD'nin beşinci en büyük nüfuslu bölgesi. Ayrıca kent, ABD milli gelirinin de tek başına yüzde 3'ünü oluşturuyor. New York, Los Angeles ve Chicago'nun ardından ekonomik büyüklük olarak dördüncü sırada. 50 milyar dolarlık petrokimya yatırımlarının da ortasında yer alan Houston, önemli bir de liman merkezi konumunda. Kasırga nedeniyle 25 rafineriden 10'u kapandı ve günlük 3 milyon varillik petrol üretimi durdu. Analistler ABD'nin rafine kapasitesinin yüzde 30'unun risk altına girdiğini vurguladı. Houston tek başına ülke olsa dünyanın 30'uncu büyük ekonomisi olacaktı. Dünyanın en büyük medikal kompleksi ile en büyük rafinerileri Houston'da. ABD'li her 12 işçiden 1'i de bu bölgede yaşıyor. Nişantaşı Üniversitesi Ekonomi Masası Direktörü Murat Tufan, şöyle konuştu: "Ülkenin enerji merkezi olan Teksas' ta afet sonrası şimdilik ülkenin petrol üretim kapasitesi 2 milyon varilden fazla azaldı. Ülkede kasırga ile birlikte düşen petrol üretimi benzin fiyatlarını yaklaşık yüzde 7 yükseltti. Kasırganın ilk başta ülkeye yaklaşık 30 milyar dolar zarar verileceği söylenmiş olsa da, ABD tarafından yapılan açıklamalar bu maliyetin 100 milyar dolardan fazla olabileceği şeklinde. Havayolu şirketlerinin yaptığı açıklamalarda ise felaket sonrası şu ana kadar yaklaşık 400 uçuşun iptal olmuş ce bu sayı birkaç gün daha sürmesi beklenen felaket sonrası da daha yükselebilir."
Hürriyet

POLİTİKA
Mdp Adı İçin Nabız Yoklanıyor 
MHP'den ayrılıp Meral Akşener'le birlikte siyasi oluşum içine giren Koray Aydın'ın yeni partinin ismini "Merkez Demokrat Parti" (MDP) olarak açıklamasının perde arkasında, özellikle milliyetçi tabandan gelecek tepkinin ölçülmesinin amaçlandığı öğrenildi. Yeni parti hazırlıkları hızlanırken, Kurban Bayramı'nın ardından Kurucular Kurulu'nun toplanacağı, ekim ortasında çalışmaların duyurulacağı öğrenildi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle iktidara gelmeyi hedefleyen parti, bir süre sonra yeni anayasa düzenlemelerini hayata geçirerek yeniden parlamenter sisteme dönmeyi tasarlıyor. Bunun için de yeniden bir referandumla halka gidilmesi hesaplanıyor. Aydın'ın yeni parti için MDP ismi üzerinde çalışma yapıldığını açıklaması yankı yarattı. Özel bir ajansa isim ve amblem çalışması yaptıran ekibin, dört isim üzerinde durduğu, bunlardan birinin de MDP olduğu bildirildi. MDP isminin nabız yoklamak için bilinçli olarak açıklandığı öğrenildi. Kaynaklar, "Kim ne diyor, ona bakmak, tepkileri ölçmek için bu çıkış yapıldı. Gelecek tepkilere göre bir kanaate varılacak. Özellikle milliyetçi kanattan gelecek tepkilere önem veriyoruz" değerlendirmesini yaptı. Partinin kadın ve gençlere yöneleceği ifade edilirken, özellikle kurulacak yeni partinin gençlik kollarının Mart 2018'de gövde gösterisi yapacağı kaydedildi. İl ve ilçe gençlik kongrelerinin ardından gençlik kollarına genel başkan seçilmesi hedefleniyor. MHP'nin büyük kurultayını yapacağı sürece denk gelen bu gençlik kurultayında 20 bin kişinin toplanacağı ve gençlik kolları genel başkanının demokratik bir usulle seçileceği vurgulandı. Yeni parti için anket üstüne anket yapıldığı ve bir seçim olması halinde alınacak oy yüzdesinin ölçülmeye çalışıdığı da dile getirildi. Bugüne kadar sekiz anket yaptırıldığı ve Ak Parti, CHP ve MHP tabanından ciddi oranlarda oy alınacağı sonucuna ulaşıldığı bildirildi. Parti adları arasında "Milli İrade Partisi" adı da konuşuluyor. Parti tüzüğünde ise, olağanüstü kurultaya gitme kolaylaştırılıyor. Genel başkanın sadece iki dönem seçilmesi öngörülüyor. Muhaliflerin, olaylı kongre sürecinde MHP tüzüğü gereği önlerini tıkayan bu düzenlemeleri, yeni kurulacak parti tüzü
Milliyet

Bu Düzen Değişecek 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Kurultayı'nın daha şimdiden bir büyük demokrasi, adalet ve huzur hareketine dönüştüğünü, ortaya çıkan gücün bu düzeni değiştireceğini savundu. Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda 4 gün süren Adalet Kurultayı'nın kapanışında yeniden kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, konuşmasında şunları kaydetti: Adalete susadık. Her görüşten insanımızı dinledik. Farklı düşünebiliriz ama karşılıklı uygarca konuşmasını öğrenmenin zamanı gelmiştir. Demokrasi, adalet gidiyor. Gün birlikte olma günüdür, ayrışma değil. Gün, kucaklaşma günüdür, kavga etme günü değil. Gün, adaleti, hakkı ve hukuku savunma günüdür, sırtımızı dönme günü değil. Bayram arifesindeyiz. Arakan'da katledilen Müslümanlar var, katliamı şiddetle lanetliyorum. 8 panelimiz, 77 çalıştayımız, 679 konuşmacımız oldu, 240 saatten fazla ses kayıt altına alındı. Daha da önemlisi farklı görüşlerdeki insanlar bir araya gelip konuşmaya başladılar. Bir güzelliği Türkiye Cumhuriyeti tarihine armağan ettiğiniz için son derece memnunum. Son yapılan anayasa değişikliği meşru değildir, Türkiye toplumunun kazanımlarına hakarettir. Tek adam rejimi, kültürümüzde de, geleneğimizde de, tarihimizde de yoktur. Asla kabul etmeyeceğiz. Devleti yönetenler hukukun kurallarına uymak zorundadırlar. Hukukun üstünlüğüyle değil, mafya yöntemleriyle racon kesmeye kalkarsanız, devlette hukukun üstünlüğü biter, mafyanın hukuku egemen olur. Adalet kurultayı bir kolektif demokratik güç yaratmıştır. Adalet yürüyüşü ile korkunun yerini cesaret, çaresizliğin yerini umut almıştır. Bu kurultay buna bir kolektif demokratik güç mahiyeti kazandırmıştır. Katılımcılar tek adam rejimi karşısında çaresiz ve yalnız olmadıklarını hissetmişlerdir. Bugün güçlünün hüküm sürdüğü, güçsüzün süründüğü bir düzen vardır. Bu düzen değişmelidir ve mutlaka değişecektir. Bu düzeni adalet ve huzur talebi ekseninde oluşacak kolektif demokratik güç değiştirecektir. Yani bizler, yani hepimiz yani demokrasiden yana olan tümümüz değiştireceğiz. Demokrasi, adalet ve huzur hareketi doğmaktadır. Adalet yürüyüşü ve Adalet Kurultayı daha şimdiden bir büyük demokrasi, adalet ve huzur hareketine dönüşmüştür. Bu hareket çıkış hattının hareketidir.
Milliyet

SPOR 
Talisca'yı Bir Yere Satmayın 
Transferde şimdiye kadar Pepe, Negredo, Lens, Medel ve Orkan'ı kadrosuna katan Beşiktaş'ta, Başkan Fikret Orman'ın devre arasında maddi ve manevi tüm imkanlarını Anderson Talisca için kullanacağı ortaya çıktı. Brezilyalı yıldıza uzun yıllar siyah-beyazlı formayı giydirmek isteyen Başkan Orman'ın devre arasında Benfica ile masaya oturmanın hazırlıklarını yaptığı aktarıldı. Son iki sezonda ağırlıklı olarak tecrübeli futbolcuları kadroya dahil ederek üst üste şampiyon olan siyah-beyazlılar bundan sonraki süreçte takımı gençleştirmeye çalışacak. Talisca için Benfica'ya gelen cazip tekliflere karşı direnen Fikret Orman'ın, Portekiz kulübüne mesaj göndererek, Brezilyalı yıldızın ilk taliplisinin Beşiktaş olduğunu bildirdi. Mevcut sözleşmede satın alma opsiyonu siyah-beyazlı kulüpte olduğu için Talisca'yı başka takımlara kaptırmak istemeyen Fikret Orman yeni sezon bütçesinde aslan payını bu oyuncuya ayırmayı planlıyor. Henüz 23 yaşında olan ve Avrupa'nın dev kulüpleri tarafından takip edilen Talisca'yı bonservisiyle birlikte Beşiktaş'a kazandırmak isteyen Başkan Orman, Benfica ile sıkı bir pazarlığa girecek. Siyah-beyazlılar, Portekiz ekibinin yanı sıra Talisca ile de masaya oturacak. Yıllık ücretine zam istediği için yeni sezon kampına zamanında katılmayan Talisca'nın da şartların oluşması durumunda Beşiktaş'ta kalmaya hazır olduğunu yönetime ilettiği vurgulandı. İstanbul'da ailesiyle mutlu bir hayatı olan ve Beşiktaş'ta futbolunu daha üst seviyelere çıkaran Brezilyalı futbolcu yıllık ücret konusunda anlaşma sağlanırsa siyah-beyazlı kulüple sözleşme imzalayacak.
Milliyet

'Aldık, Attık, Sattık' Formülü 
Galatasaray'ın yeni sezona fırtına gibi girişini ve keyif veren futbolunu hep "aldıkları" üstünden konuşuyoruz. Oysa Galatasaray'ın "berbat" geçen sezonların ardından iyi futbola, keyif veren futbola "kesin dönüş" yapmasında "aldıkları- attıkları- sattıkları" formülü yatıyor. Galatasaray elbette iyi transferler yaptı, isabetli transferler yaptı, son derece titiz davrandı. Ama en az bunun kadar önemlisi takım içinde "arıza" yaratan, "sorun" çıkaran adamları temizledi. Galatasaray bu radikal temizliği yapmasa, takımı bir kurt gibi kemiren "futbolcuya dayalı" düzenden, "hocaya dayalı" düzene asla geçemezdi. Tudor'un geçen sezonun ardından "Galatasaray'da ben hocalık değil, politika yaptım" demesini daha unutmadık. Hollanda lobisinden takıma katılan De Jong'un, başkan Dursun Özbek'in de bulunduğu soyunma odasında ayak ayak üstüne atıp "Bir takımdan 20 oyuncu birden gitmeyeceğine göre, doğal olarak hoca gider" demesi hala aklımızda... Böyle daha neler var... Galatasaray'ı yönetenlerin "aldık-attık-sattık " formülü bu sezon çok iş yapacağa benziyor.
Milliyet

Rusya'ya Gitmeyi Çok İstiyoruz 
A Milli Takım Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Ukrayna'yı yenerek 2018 Dünya Kupası'na katılma yolunda kritik bir engeli aşmak istediklerini söyledi. Riva'da basın toplantısı düzenleyen Rumen hoca, "Ukrayna ve Hırvatistan maçları çok önemli. En iyi hazırlanmış ve en tecrübeli olanları, ruhlarını verecek oyuncuları kadroya aldım. Böyle maçları gençlerle oynamak kolay değil. Oyuncuları çok iyi şekilde motive ederek ve sahada her şeylerini verecek biçimde hazırlamalıyız. Çok iyi motive olmuş bir takıma karşı oynayacağız. Ukrayna'yı çok iyi tanıyorum. Grupta oynadığımız maçta bizden 7 kilometre fazla koştular. Onlara boş alan bırakmamaya çalışacağız. Tecrübemizle bu konuyu çözebileceğimizi düşünüyorum" diye konuştu. Geçmişte uzun yıllar Shakhtar Donetsk'i çalıştırdığını hatırlatan Lucescu, "Ukrayna ile uzun bir hikayem var. Onlar da bana karşı kazanmak için ellerinden geleni yapacaklardır. Tabii ben de eski öğrencilerime karşı kazanmak için daha fazlasını vereceğim. Bunu onlar da biliyordur. Sonucu göreceğiz. Bizim için çok önemli bir maç. Neticenin bizi üzmemesi lazım. Milli Takım çok önemli. Ülkeyi temsil ediyoruz" dedi. Ay-yıldızlı hoca şöyle devam etti: "Onlar bizi tanıyor, biz de onları tanıyoruz. Oyunu kontrol etmeye ve rakibe baskı yapmaya yönelik futbol oynuyorlar. Yarmolenko ve Konoplyanka gibi çok önemli iki oyuncuları var. Ukrayna iyi futbol oynuyor ama Türkiye olarak biz de kendi oyuncularımızın kalite ve tecrübelerinden yararlanmaya çalışacağız. Çok güzel bir karşılaşma olacağına inanıyorum. Bir anlık dikkatsizlik veya hakem hatası sonuca etki edebilir ama biz kazanmak için her şeyi yapacağız. Akıl ve dikkatle her şeyi yapacağız. 40 bin seyirciyle oynayacak olan Ukrayna daha şanslı. Onlar da Rusya'ya gitmek istiyorlar. Fakat biz de mutlaka Rusya'da olmak istiyoruz."
Milliyet

10 Numaranın Ağırlığı! 
Galatasaray'da yeni isimlere methiyeler düzülürken, sadece Belhanda bunların arasında sivrilemedi ve tutuk kaldı. Gomis golleri ve presi, Ndiaye'nin dikine futbolu, Fernando'nun zekası ve akıl dolu pasları, Mariano'nun sağ bekte olmasına rağmen lider futbolu ve Maicon'un savunmayı toparlayışından övgüyle bahsedilirken, bu isimlere göre daha teknik olan Faslı oyuncu bir türlü kendinden beklenen patlamayı gerçekleştiremedi. Teknik direktör Igor Tudor'a göre sorunun temelinde Sneijder baskısı yatıyor. Hırvat teknik adam, "Belhanda'nın mücadelesinden çok memnunum. Ancak 10 numaralı formayı giyen futbolcudan başka beklentiler oluyor. Onun da üzerinde bir Sneijder baskısı var. Bunu atlatması zaman alacak belki ama yine de saha içinde takımı için elinden gelen mücadeleyi gösteriyor. Belhanda, Sneijder baskısını kırdığı zaman golleri de atacak, asistleri de yapacak" diye konuştuğu öğrenildi. Sezon başında 8 milyon euro bonservisle Dinamo Kiev'den transfer edilen 27 yaşındaki futbolcunun saha içi mücadelesinden memnun olan Tudor, bu konuda yöneticilerden de sabır istedi.
Milliyet

29 Ağustos 2017 Salı

29.08.2017 Genel Gündem



29.08.2017

TÜRKİYE

Pkk'lı Teroristler Üç İşçiyi Oldurdu 
Şırnak'ın Uludere ilçesinde yapımı devam eden yol inşaatında çalışan 3 işçi, PKK'lı teröristlerin silahlı saldırısında hayatını kaybetti. Van ve Bitlis'teki operasyonlarda ise 6 terörist öldürüldü. Şırnak Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre dün PKK'lı terörist 08.30 sıralarında Uludere'nin Ortası Köyü Düğündağı bölgesindeki yol inşaatında çalışan işçilere saldırdı. Açıklamada "Saldırıda 3 işçi şehit olmuştur. Saldırı sonrasında kaçan bölücü terör örgütü mensuplarının yakalanması için operasyonlara başlanmıştır" denildi. Hayatını kaybeden işçilerin Kadri Oslu, Ramazan Yakut ve Cangir Yılmaz olduğu bildirildi. Van'ın Başkale ilçesi kırsalında çok sayıda terör eylemi gerçekleştiren ve yeni eylem hazırlığı yapan 4 terörist, İl Jandarma Komutanlığı ve Emniyet Müdürlüğü'nün insansız hava araçlarından yarararlanılarak 27 Ağustos 2017 günü yapılan hava destekli operasyonla öldürüldü. Valilik'ten yapılan açıklamaya göre etkisiz hale getirilen teröristlerin, bugüne kadar Başkale bölgesinde güvenlik korucularını ve vatandaşları şehit eden, vatandaşların yoğun olarak kullandıkları karayolu ve köy yollarına mayın ve el yapımı patlayıcılar yerleştiren teröristler olduklarının belirlendiği kaydedildi. Açıklamaya göre operasyonda silah ve mühimmat da ele geçirildi. Açıklamada, "Son 10 gün içerisinde halkımızın üst düzey desteği, güvenlik korucularımızın ve güvenlik güçlerimizin 6 ayrı operasyonuyla etkisiz hale getirilen terörist sayısı 18'e ulaşmış, operasyonların ardından çok miktarda silah, mühimmat ve malzeme ele geçirilmiştir" denildi. Bitlis'in Mutki ilçesi Kaşak Köyü kırsalındaki operasyonda da önceki gün 16.15 sıralarında 2 teröristle sıcak temas sağlandı. Açılan ilk ateşte 1 güvenlik korucusu hafif şekilde yaralandı. Çatışma sonrası operasyon bölgesi helikopterle yoğun ateş altına alındı. Yapılan arazi aramalarında 2 PKK'lı silahları ve sırt çantaları ile birlikte ölü olarak ele geçirildi. Mardin'in Dargeçit ilçesinde ise Nizamülmülk Ortaokulu'nun yakınlarındaki tepede arama yapıldı. Aramada el yapımı patlayıcı ve düzenekler ele geçirildi.
Milliyet

28 Ağustos 2017 Pazartesi

28.08.2017 Genel Gündem



28.08.2017

GÜNDEM

'Fazladan' 30 General 
2 Ağustos'ta yapılan Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısından hemen önce, 37 general ve amiralin emekliye sevk edilmesiyle ilgili liste hazırlandı. Bu listede yer alan isimlerin FETÖ bağlantılı olduğu iddiaları gündeme getirildi. Toplantıda, gerekçelerden biri olarak da ankesörlü telefonlarla görüşmeler yaptıkları ve yakınları arasında ByLock kullanıcısı olduğu iddiaları paylaşıldı. Toplantıda, sayının çokluğu üzerine tereddüt oluştu. 2016 YAŞ'ından sonra general düzeyinde bu kadar isim olmaması gerektiği konuşuldu. Listenin yeniden incelenmesi talimatı verildi. İlk incelemede, listede, uzun yıllardan beri tanınan, FETÖ ilişkisi bulunma olasılığı zor isimlerin yer aldığı görüldü. Bunun üzerine derinlemesine inceleme yapılmasına ve listeyi hazırlayan kişilerin de ayrıca araştırılmasına karar verildi. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığı'nca oluşturulan bir ekip, YAŞ öncesinde listedeki isimleri tek tek analiz etti. Günlerce süren değerlendirmelerin ardından, 30 isim ayıklandı ve 7 general ve amiralin emekliliğe sevk edilmesine karar verildi. Sürece Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın da dahil olduğu öğrenildi. Bu kişilerin kendi istekleriyle emekliliğe sevk edildiklerine ilişkin açıklama YAŞ toplantısından 20 gün sonra Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapıldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "02 Ağustos 2017 tarihinde icra edilen Yüksek Askeri Şura sonrası general ve amiral atamaları, 20 Ağustos 2017 tarihli Resmi Gazete' de yayımlanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görevli yedi general ve amiralimiz, atama çalışmalarından önce kendi istek ve iradeleriyle emeklilik talebinde bulunmuşlardır. Yapılan değerlendirme sonucunda Bakanlığımızca emeklilik başvuruları 18 Ağustos 2017 tarihinde onaylanmıştır. Söz konusu personelin emeklilik işlemlerinin, 20 Ağustos 2017 tarihinde yayımlanan general/amiral atamalarıyla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır" ifadesi yer aldı. Açıklamada, emekli olanların isimleri ve emeklilik gerekçelerine yer verilmezken, bazı medya kuruluşlarında bu generallerin yakınlarında ByLock çıktığına ilişkin iddialar yer aldı. Listeye, FETÖ ile ilişkisi olmayan isimleri kimlerin koyduğu ise ayrı bir araştırma konusu yapıldı. Listeyi hazırlayan bazı isimlerin terfi ettirilmeyip, görev yerlerinin değiştirildiği öğrenildi.
Hürriyet

27 Ağustos 2017 Pazar

27.08.2017 Genel Gündem



27.08.2017
Gündem
Bu Şahlanışın Önüne Geçemeyeceksiniz 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 946'ncı yıl dönümünde seslendi: "Hayatımız boyunca bizleri beli bükük olarak görmek isteyenlere diyoruz ki Türkiye artık ayağa kalktı. Ne yaparsanız yapın bu şahlanışın önüne geçemeyeceksiniz." Anadolu'nun kapılarını Türklere açan Malazgirt Zaferi'nin 946'ncı yıldönümü Muş'ta yapılan törenle kutlandı. 'Dombra' şarkısının çalınıp söylenmesinden sonra, mehter takımının ardından sahneye çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bayraklarla donatılan meydanı dolduran binlerce kişiyi selamladı. Erdoğan, şunları söyledi: "Evet bundan 946 yıl önce mübarek bir cuma günü Sultan Alparslan Malazgirt'te kazandığı zaferle Anadolu'yu bizlerin ebedi yurdu yapacak adımı yapmıştır. Bir elinde al bayrağı diğer elinde yeşil sancağıyla Malazgirt'ten girip Avrupa'nın ortalarına kadar şanla şerefle zaferle yürüyen ecdadımızla iftihar ediyoruz. Malazgirt zaferinden sadece 4 yıl sonra 1075'te İznik'te bu coğrafyadaki ilk devletimiz, Anadolu Selçuklu devletinin kuruluşunu ilan ettik. Sultan Alpaslan savaşmak için ordusunun önüne geçtiğinde şehit olursam bu beyaz elbisem kefenim olsun, zafer kazanırsak istikbal bizimdir." "Sultan Alparsan kimle mücadele ettiyse biz de 15 Temmuz'da onla mücadele ettik. Osman Gazi kimlerle mücadele etmişse, Fatih Sultan Mehmet Han, Abdulhamit Han, Gazi Mustafa Kemal kimlerle mücadele etmişse, biz de onlarla mücadele ettik. Oyun aynı, hedef aynı. Sadece senaryo farklı, figüranlar farklı. FETÖ bir piyondu. PKK, YPG, PYD bir piyondur. DEAŞ bir piyondur. Hepsi de gözünü vatanımıza dikmiş olan güçlerin birer aracıdır. Biz yedi düvele karşı mücadele ediyoruz. Kefenleri giymeye hazır mıyız? Kefenleriyle yürüyen ecdadın arkasından yürümüye hazır mıyız? Rahmetli Menderes gibi, arkadaşları gibi. Biz de 15 Temmuz gecesi aynı hissiyatla ne dedik? Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan. Çağrıyı yaptığım zaman milletim meydanlara çıktı. Hainlerin karşısına dikildi." "Hayatımız boyunca bizleri beli bükük olarak görmek isteyenlere diyoruz ki Türkiye artık ayağa kalktı, bunu böyle bilesiniz. Ne yaparsanız yapın bu şahlanışın önüne geçemeyeceksiniz. Çünkü biz ancak rükuda eğiliriz. Biz sadece Allah'a ibadet eder, sadece ondan yardım dileriz. Çünkü bizi doğru yola iletecek olan, yanlıştan koruyacak olan sadece Rabbimizdir. Allah'ın yardımı, milletimizin ferasetiyle üstesinden gelemeyeceğimiz hiç bir saldırı, tuzak yoktur. Ağaç dallarıyla ve yapraklarıyla gürler. Anadolu dediğimiz bu ulu çınar gölgesinde yaşayan 80 milyon insanıyla yüzlerce milyon dostuyla tarihiyle, kültürüyle tüm zenginlikleriyle gürlemektedir." "Türkiye'nin 2023 - 2071 vizyonları bizimle birlikte çok daha farklı bir şekilde tüm kardeşlerimizin aydınlık geleceğinin müjdecisidir. Ecdadımızın yolundan gidelim. Gelin hep beraber bölgemizin yaşadığı karakışı umut dolu bir bahara dönüştürelim. Bu bölgeyi inşallah hep birlikte inşa edeceğiz."
Vatan

26 Ağustos 2017 Cumartesi

26.08.2017 Genel Gündem



26.08.2017
Gündem
CHP'li Gök: Erdoğan Derin Devletini Kuruyor 
AK Parti hükümetinin, iki yeni kanun hükmünde kararnameyle (KHK) devletin yapılandırılmasına ilişkin kararlar alması muhalefet tarafından sert ifadelerle eleştirildi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin güvenliğini sağlayan Başbakanlık'ın tüm yetkilerini olduğu gibi bıraktığını ve tam bir 'boşbakanlığa' dönüştüğünü öne sürdü. Gök, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) Cumhurbaşkanlığı'na bağlanmasının 'hafiye devleti' kurulmasının önünü açtığını iddia ederek şunları söyledi: "Burada Recep Tayyip Erdoğan kendi derin devletini kuruyor. Hem kendi partisinin hem de Türkiye ile ilgili istihbaratı bir hafiye devleti adı altında tanzim eden bir anlayıştır bu. Bu arada MİT Müsteşarı'nın başkanlığında kurulan Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu da Cumhurbaşkanı'na bağlanmıştır. Cumhurbaşkanı öncelikle Başbakan'a güvenmiyor, Başbakan MİT'e güvenmiyor, Recep Tayyip Erdoğan hiçbirine güvenmiyor ve illa 'Suyun başında ben olacağım' diyor. Böyle bir tablo bir derin devlet anlayışıyla açıklanır. Vahim bir tablodur." Başbakan Binali Yıldırım'ın Başbakanlık'tan ceketini alıp çıkması gerektiğini savunan Gök, KHK kapsamında taşıt alımı, MİT mensuplarının yargılanması, tanıklık izinlerinin dahi Cumhurbaşkanı'na bağlandığını belirtti. Gök, "Anlaşılıyor ki Recep Tayyip Erdoğan büyük bir korku içerisinde. Kendi Başbakanı'ndan korkuyor, kendi parti teşkilatlarından korkuyor, herkesten korkuyor. Korku duvarları sarmış durumda. Bunun başka bir açıklaması yoktur. Böyle bir tablo Abdülhamid'in istibdat yönetimini dahi bizlere aratır. Vahim bir gelişmedir" dedi.
Hürriyet