4 Ağustos 2017 Cuma

04.08.2017 Genel Gündem



04.08.2017

GÜNDEM
 'Kurmayların Abisi' Duruşmayı Karıştırdı 
Akıncı Üssü davasının 3. gününe, darbenin sivil yöneticilerinden kapatılan Anafartalar Koleji sahibi Hakan Çiçek'in çapraz sorgusu sırasındaki gerginlik damgasını vurdu. Darbe girişiminin yönetildiği Akıncı Üssü yakınındaki tarlada yakalanan, üsse sosyal etkinlik için gittiğini iddia eden Hakan Çiçek, FETÖ'nün lideri Fetullah Gülen'in kitabında kullandığı bir örnekle savunma yaptı. Bir müşteki avukatının bunu farkedip, Gülen'in kitabını okuyup okumadığını sorması üzerine Çiçek, Gülen'in kitaplarını okumadığını, savunmasını kendisinin hazırladığını öne sürdü. Bunun üzerine avukat, Çiçek'in savunmasında Gülen'in kitabında kullandığı bir örneğe yer verdiğini belirtti. Çiçek de, "Gülen'in kitaplarını okumuş ve bu kadar da malumata sahip bir adam olarak avukat hakkında suç duyurusunda bulunuyorum" dedi. Sanıkların Çiçek'in sözlerini alkışlaması üzerine Mahkeme Başkanı Selfet Giray, "Alkış yok, neyi alkışlıyorsunuz" diyerek sanıkları uyardı. İzleyiciler de Çiçek'in sözlerini alkışlayan sanıklara pet şişe attı. Çiçek, savunmasında, baldızı, kayınvalidesi, amcası gibi yakınlarının Bank Asya'ya para yatırmasının kendisini bağlamadığını, eşinin 141 bin lira yatırdığını, eşinin bu parayı yatırdığı tarihte kendisinin seyahatte olduğunu söyledi. "Eğer ben bu bankaya destek verecek olsaydım bir kaç milyon lirayı da birkaç milyon doları da yatıracak gücüm var" diyen Çiçek, kavganın devletin cemaat ya da FETÖ ile kavgası olduğunu savundu.
Milliyet


Tunceli'de 2 Pkk'lı Terörist Öldürüldü 
Tunceli'nin merkez Doluküp köyü kırsalında dün sabah silahlı insansız hava aracı destekli bir operasyon yapıldı. Operasyonda 2PKK'lı terörist öldürüldü. Güvenlik kaynakları, teröristlerden birinin PKK'nın sözde "Dersim eyaleti batı karargâhı" olarak adlandırdığı Tunceli il merkezi lojistik sorumlusu Baran kod adlı Okan Uğurlu olduğunu açıkladı. Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinin Altınsu köyü İncesu mezrasında 30 Temmuz'da ilan edilen sokağa çıkma yasağı neticesinde yürütülen operasyonlarda 3 farklı noktada arama ve tarama faaliyeti gerçekleştirildi. Arama tarama faaliyetinde 2 anti tank RPG-7 mühimmatı, 2 anti-tank sevk fişeği, 2 el yapımı anti-tank mühimmatı atma sistemi, 60 elektrikli fünye, savunma tipi el bombası, 12 kilogram mazotla güçlendirilmiş amonyum nitratlı el yapımı patlayıcı gibi malzemeler bulundu. Valilikten yapılan açıklamada, operasyon esnasında el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu bir askeri personelin hafif yaralandığı belirtiledi.
Milliyet

Tercihi Emeklilik 
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na Koramiral Adnan Özbal'ın atanması, Deniz Kuvvetleri'ndeki bir başka sorunu da beraberinde getirdi. Koramiral Özbal, kendisinden daha kıdemli 5 komutan daha bulunmasına rağmen kuvvet komutanı oldu. Oramiral rütbesindeki tek isim olan ve dört yıllık görev süresi dolmadığı için emekli edilmeyen Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele ise rütbece yüksek olmasına rağmen Özbal'ın astı pozisyonunda kaldı. OHAL KHK'larıyla mevzuata general ve amirallerin rütbelerinde 4 yıllık görev sürelerini beklemeden terfi ettirilebilmesi olanağı girmişti. Bu mevzuat doğrultusunda Şura'da Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na atanan Koramiral Özbal, bu rütbede iki yılını geçirmiş olmasına karşın doğrudan oramiralliğe terfi ettirilebilirdi. Ancak, Şura'da bu yöntem tercih edilmedi. Geçtiğimiz yılki şurada da bir orgeneralin yürütmesi gereken 2. Ordu Komutanlığı'na atanan Korgeneral İsmail Metin Temel, orgeneral rütbesine terfi ettirilmemişti. Özbal'ın 2018 Şura'sında ya da teamüllere uygun olarak 2019 Şura'sında oramiralliğe terfi edilmesi bekleniyor. Özbal'ın sürpriz biçimde kuvvet komutanlığına getirilmesinin ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda kıdem açısından bir başka sıkıntı da doğmuş oldu. Koramiral Özbal kendisinden daha kıdemli olan Koramiral Hasan Şükrü Korlu'nun amiri pozisyonuna geçtiği gibi, Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele'nin de üstü pozisyonuna geçti. Şura'da emekliliği yönünde bir karar verilmeyen Oramiral Kösele'nin, TSK mensuplarına kanunen tanınan emeklilik hakkını talep ederek, bu ay içinde emekliye ayrılabileceği ifade ediliyor. Kösele'nin oramirallik rütbesindeki dört yıllık görev süresini doldurmadığı için hakkında şurada emeklilik işlemi yapılamadı. Emekliye sevk edilemeyen Kösele'nin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na getirilmeyerek "istifa etmesi" ya da "emekliliğini talep etmesi" beklentisi de açık biçimde ortaya konulmuş oldu. Kösele, emekliliğini talep etmezse ve görevde kalmayı tercih ederse, kendisinden düşük rütbeye sahip bir koramiralden emir almak durumunda kalacak. Bu durumda, Kösele'nin astüst ilişkisinde yaşanacak bu sıkıntının giderilebilmesi için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinden çıkartılarak oramiral rütbesiyle Genelkurmay Başkanlığı karargâhında, Milli Savunma Üniversitesi'nde ya da yurtdışında bir göreve getirilmesi olasılıklar arasında yer alıyor. Dün kulislerde, Kösele'nin emekliye ayrılmaması ve bir başka göreve atanmaması halinde, eski yıllarda olduğu gibi YAŞ üyesi olarak atanması da mümkün olmadığından nasıl bir tablo oluşacağı tartışıldı. KHK ile düzenleme yapılması ihtimalinin olduğu bile kulislerde dillendirildi. Ancak yakın çevresinden gelen bilgiler, Kösele'nin 30 Ağustos'a kadar emeklilik dilekçesi vererek, meslek yaşamını sonlandırmayı tercih ettiği yönünde. Kösele'nin bu konuda ısrarcı olmayarak, emekliye ayrılacağını yakın çevresi ve mesai arkadaşlarına da ilettiği kaydediliyor.
Milliyet

DÜNYA 
Telafer'e Haşdi Şabi Operasyonu 
İran destekli Haşdi Şabi milisleri, terör örgütü DEAŞ'ın yaklaşık 3 yıldır elinde tuttuğu Telafer kentinin geri alınması için dün operasyon başlattı. Türkiye, Türkmen nüfusun yoğun yaşadığı Telafer'e Haşdi Şabi'nin girmesine karşı çıkıyor. Telafer'in nüfusunun büyük çoğunluğu Türkmenlerden oluşuyor. Buradaki Türkmenlerin de yüzde 75'i Sünni. Şimdi Haşdi Şabi'nin kentin çevresindeki köylerin ötesine geçip şehir merkezine ilerleyip ilerlemeyeceği sorusu cevabını arıyor. Haşdi Şabi'nin resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada ise silahlı güçlerin Telafer'in güneydoğusunda yer alan 17 köyü DEAŞ'tan aldığı ifade edildi. Irak Başbakanı Haydar İbadi, 2016 sonunda yaptığı açıklamada Haşdi Şabi'nin Telafer'e girmeyeceğini söylemişti. İbadi, geçtiğimiz hafta sonunda başkent Bağdat'ta düzenlenen bir etkinlikte yaptığı açıklamada ise "Telafer'in kurtarılması için operasyon planını yaptık. Bu operasyona tüm güvenlik güçleri, Haşdi Şabi ve Haşdi Aşair (yerel aşiret güçleri) katılacak" ifadelerini kullanmıştı. Önceki gün açıklamaları Rus haber sitesi Sputnik'in Türkçe yayınında çıkan Irak Türkmen Cephesi Yöneticisi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi milletvekilli Aydın Maruf, "Bize verilen söze göre Irak ordusu ve Telaferli yerel güçler operasyona katılacak. Bunun dışında herhangi bir güç katılırsa bu, bize verilen sözün dışında kalır. Telafer operasyonu nedeniyle Türkmen Cephesi Bağdat'ta Irak ordusu yetkilileri ile görüşmeler yaptı. Silahlı güçlerin operasyona katılması sadece Türkmenlere değil, herkese zarar verir" demişti. Maruf, "Telafer bir Türkmen kentidir ve bizim için çok önemlidir. Herhangi bir grup mezhepsel kaygılarla Telafer operasyonuna katılmamalıdır" ifadelerini kullanmıştı. Telafer kent merkezinde yaklaşık bin DEAŞ militanının kaldığı tahmin ediliyor. Operasyona katılacak toplam güvenlik gücü sayısı 40 bini bulacak. Irak ordusu birlikleri, 25 Temmuz'dan itibaren Telafer'e 40 km mesafede yer alan Badoş bölgesine askeri sevkıyat yapmaya başlamıştı. Bölgeye sayıları 100'ü bulan tank ve zırhlı araç yerleştirilmişti.
Hürriyet

Abd Elçiliği: Ypg'ye Tank Vermedik 
ABD'nin Ankara Büyükelçiliği, Türk basınında çıkan Amerikan güçlerinin, terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG'ye tank gönderdiği iddialarını reddetti. Elçiliğin Twitter adresinden yapılan açıklamada, "Bu haberler, Suriye'deki mevcut duruma ilişkin temel bazı gerçekleri görmezden gelmektedir. ABD, Suriye'de DEAŞ'a karşı savaşan herhangi bir gruba tank vermemiştir" ifadeleri kullanıldı. Amerikan elçiliği, hafif silahlar ve mühimattan oluşan askeri yardımlarının büyük kısmının Suriye Demokratik Güçleri içindeki Arap unsurlara verildiğini, bu silahların çok daha küçük bir yüzdesinin ise SDG'nin Kürt unsurlarına sağlandığını aktardı. Kürt unsurlara verilen silahların "göreve özel" olduğunu belirten ABD Büyükelçiliği, silahların verilme amacının Rakka'yı ele geçirmek ve DEAŞ'ı yok etmek olduğunu kaydetti. Açıklamada, "YPG'ye verilen silahların niteliğiyle ilgili Türk hükümetine tam bir şeffaflıkla bilgi sağlamayı sürdürmekteyiz" denildi.
Hürriyet

Suriye'de Sıcak Gelişmeler 
Suriye'de savaşın geleceğiyle ilgili önemli gelişmeler yaşanıyor. Öncelikle ABD'den İdlib'de yaşanan son gelişmelere yönelik yapılan açıklama dikkat çekti. ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Michael Ratney, İdlib'de yaşanan çatışmalardan Nusra Cephesi'nin ana gövdesini oluşturduğu çatı örgütü Heyet Tahrir el-Şam'ın zaferle çıkmasının ülkenin geleceği açısından büyük bir tehlike yaratacağını söyledi. Ratney, "Suriye'nin kuzeyi, tarihinin en büyük trajedilerinden birine sahne oluyor... İdlib'te Nusra Cephesi'nin hakimiyet kurması halinde, ABD'nin gerekli askeri önlemlere başvurmamaları konusunda uluslararası aktörleri ikna etmesi çok zorlaşır" dedi. Ratney, İdlib eyaletinde Nusra Cephesi ile bağlantılı tüm savaşçıların El Kaide'nin bir parçası olarak görüldüğünü ve isimlerini değiştirmelerine karşın ABD'nin hedefinde kalacaklarını da ifade etti. Bu açıklama ABD'nin İdlib'in geleceğine bakışı açısından büyük önem taşıyor. Öte yandan Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, dün "Humus'un kuzeyinde yerel saatle 12.00 itibarıyla muhalifler ve rejim güçleri arasında tam ateşkesin başlayacağı konusunda muhaliflerle anlaşıldığı" yönünde açıklama yaptı. Konaşenkov, bugünden itibaren bölgeye Rus Askeri Polisi'nin konuşlanacağını belirterek, ateşkesin 31 Temmuz'da muhaliflerle yapılan toplantıda kararlaştırıldığını söyledi. Buna karşın ateşkesi muhalif grupların tamamının imzalamadığı iddia edildi. Bununla birlikte, Lübnan'da, Hizbullah ile Heyet Tahrir elŞam arasında varılan ateşkes anlaşmasının üçüncü aşamasında, El Nusra üyeleri aileleriyle birlikte Lübnan topraklarından Suriye'ye geçiş süreci tamamlandı.
Milliyet

Abd Rusya İlişkileri Dipte 
ABD'de Rusya'ya yaptırım kararının onaylanması sonrası Rusya'dan sert tepki geldi. Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev, ABD'nin yaptırım yasasını onaylayarak Rusya'ya ticaret savaşı açtığını ve ikili ilişkilerin düzelme umudunu sonlandırdığını bildirdi. Medvedev, yeni yaptırımların kendilerine karşı "topyekun bir ticari savaş" ilanı olduğunu belirtirken, ABD Başkanı Donald Trump'ın "tam bir acizlik içerisinde" olduğunu gösterdiğini ve Kongre tarafından küçük düşürüldüğünü de sözlerine ekledi. Medvedev yaptığı açıklamada, "ABD Başkanı'nın yeni yaptırım yasasını imzalaması bazı sonuçlara yol açacak. İlki, ilişkilerimizin düzelme umudu sonlandı. İkincisi, Rusya'ya ticaret savaş açıldı. Üçüncüsü, Trump idaresi güçsüzlüğünü gösterdi. Yeni yaptırımların onlarca yıl devam edeceğinden eminim. Yaptırım rejimi herşeyi kapsıyor ve kongre onayı olmadan Başkanın özel talimatlarıyla kaldırılamaz. Böylelikle, Rusya ve ABD arasındaki ilişkiler kongre üyeleri ve başkandan bağımsız olarak ciddi kriz yaşayacak." ifadelerini kullandı. Kremlin Sözcüsü Dimitriy Peskov ise, ABD'nin yeni yaptırımlarını yasa dışı ve ümitsiz bir adım olarak gördüklerini belirterek, "Rusya'nın çıkarlarını korumak için gereken tüm adımlar atılacak. Bundan kimsenin şüphesi olmasın." dedi. ABD Başkanı ise gelinen noktanın iki ülke arasındaki ilişkilerde dip nokta olduğunu belirtirken, Kongre'yi eleştirdi. Twitter hesabından bir mesaj paylaşan Trump, "Rusya ile ilişkilerimiz tüm zamanların en düşük seviyesinde ve çok tehlikeli bir düzeyde. Bize sağlık sigortası bile veremeyen Kongre'ye teşekkür edebilirsiniz!" ifadelerini kullandı. Trump, Kongre'nin Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye yönelik yeni yaptırım tasarısını "ciddi ölçüde kusurlu" olmasına karşın "ulusal birlik" için imzaladığını açıkladı. Trump, tasarının özellikle başkanlık yetkisini aşması nedeniyle "ciddi ölçüde kusurlu" olduğunu belirterek, "Bu tasarı, Yürütmenin yetkisini sınırlandırarak, ABD'nin daha iyi anlaşmalara erişmesini zorlaştıracak, Rusya'yı, Çin'i ve Kuzey Kore'yi daha yakınlaştıracak." uyarısında bulundu.
Milliyet

'Başkanlığa Hazırlanıyor' 
Sosyal paylaşım sitesi Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg'in işe aldığı son isim, genç milyarderin siyasete girmeye hazırlandığı iddialarını bir kez daha gündeme getirdi. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere birçok uluslararası kurum ve kuruluşla yakın temasta olan, dünya liderleriyle sık sık ikili görüşmeler yapan Zuckerberg, geçen yılki başkanlık seçimlerinde Donald Trump'a rakip olan Demokrat başkan adayı Hillary Clinton'ın kampanya stratejisti Joel Benenson'ı işe aldı. Aynı zamanda Trump'ın selefi Barack Obama'nın başdanışmanı olan Benenson, Zuckerberg ve eşi Priscilla Chan'ın birlikte kurdukları 'Chan Zuckerberg İnisiyatifi' adlı sivil toplum kuruluşunca gerçekleştirilen araştırmaları yönetecek. Daha önce siyasi bir kariyer hedeflemediğini dile getiren Zuckerberg, yakın zamanda yapılan bir ankete göre 2020 seçimlerinde Trump'la başa baş mücadele edebilecek bir pozisyonda. Zuckerberg geçtiğimiz Ocak ayında da Obama'nın seçim kampanyalarını yürüten David Plouffe'yi işe almıştı.
Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,5395-3,5410           
Euro: Euro 4,2045-4,2062
Sterlin: 4,6493-4,6519
Gram Altın: 144,2454-144,3112

Yeniden Tek Hane 
Enflasyon, piyasanın da beklentisi doğrultusunda temmuzda yüzde 0.15 arttı ve yıllık enflasyon 6 ayın ardından yüzde 9.79 ile yeniden tek haneye geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre temmuzda enflasyonu arttıran da düşüren de yaz mevsiminin özelliği oldu. Erik, karpuz, şeftali gibi yaz meyveleri ucuzladı, klima fiyatları arttı. Yurtiçi turlar zamlandı, elbise, ayakkabı fiyatları düştü. Enflasyonda görülen yaz esintisi uzmanlara göre kalıcı olmayacak. Ağustosta yeniden çift haneli rakamlara çıkılacağını düşünen analistlere göre yıl sonunda ise yine tek haneli enflasyona ulaşabiliriz. Enflasyonda en etkili grup olan gıda ve içecekler yazın keyfini çıkardı. Karpuz yüzde 39.66 ile ayın indirim şampiyonu olurken, diğer yaz meyveleri erik yüzde 28, şeftali yüzde 23 ucuzladı. Bunu patatesteki yüzde 12.6'lik indirim izledi. İşte bu düşüşler, zam şampiyonluğunda ilk sıraları tutan biberdeki yüzde 46, domatesteki yüzde 1.2'lik fiyat artışlarını dengeledi. Gıda grubunda enflasyon yüzde 0.71 düştü ve aylık genel enflasyonu 0.15 puan geriletmeyi başardı. İçki ve sigara grubunda ise enflasyon yüzde 0.39 arttı, etkisi 0.02 puan oldu. Haziran sonunda Maliye Bakanlığı her yıl temmuzda sigaraya yapılan ÖTV zammının bu yıl yapılmayacağını duyurmuştu. İşte bu yıl sadece içkiye ÖTV zammı olması enflasyonu yine rahatlatan nedenlerden. Çünkü, içki ve sigara grubunda sigara fiyatlarındaki değişim enflasyonu yüzde 5 etkilerken, içkinin etkisi sadece yüzde 0.87. Yani, biraya yüzde 7, viskiye yüzde 5.5, rakıya yüzde 6, şaraba yüzde 1.24 zam gelmesi genel enflasyonu sadece 0.02 puan yani yok denecek kadar az etkiledi. Giyim grubu birkaç aydır enflasyonun en yakın dostu. Yaz indirimlerinin de başlamasıyla bu grupta fiyatlar yüzde 3.51 düştü ve bunun genel enflasyona etkisi 0.25 puan oldu. Elbise, ayakkabı, pantolon tüm ürünler indirim şampiyonları listesinde yer aldı. Konut grubundaki yüzde 0.44 artışın nedeni ise kiralara yapılan zamlar. Temmuzda kiralar yüzde 0.98 zamlandı.
Hürriyet

18 Yaşın Altına da Bes Geliyor 
Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, bireysel emeklilik sisteminde yeni değişikliklere gidildiğini açıkladı. NTV canlı yayınına katılan Şimşek, BES'e katılım yaşının şu anda 18 ve üstü olduğunu ve altına da bu imkanı sağlasalar uzun vadeli tasarrufları artırıp artırmayacaklarına baktıklarını söyledi. Çok cömert bir bireysel emeklilik sistemleri olduğunu ifade eden Şimşek, "Bu bir eleştiri değil, emeklilik şirketlerimizin yeterince çaba göstermediğini söylesem herhalde makul olur" dedi. Şu anda gönüllü BES'te 6.8 milyon katılımcı, 70 milyar liralık birikim bulunduğunu bildiren Şimşek, sistemin başarılı olduğunu vurguladı. Otomatik katılımda ise 2.6 milyon katılımcının, 775 milyon lira birikimin olduğunu kaydeden Şimşek, "Firmalardan bir miktar daha çaba istiyoruz. Çabadan kastım biraz reklam yapsınlar, bu sistemi anlatsınlar. Cayma süresi üzerinde çalışıyoruz, orada farklı bir formülasyona girersek, 2 aylık cayma süresini biraz esnetirsek, belki o zaman öyle bir baskı oluşmaz" dedi. Otomatik katılımda sistemden çıkanların oranın yüzde 38 olduğuna işaret eden Şimşek, "Biz yüzde 10'lar civarında bir cayma bekliyorduk. Orada da demek ki çok iyimsermişiz" ifadelerini kullandı. Şimşek, zorunlu trafik sigortasında tavan fiyat uygulamasına yönelik bir soru üzerine de, "Ben rekabet ve piyasa mekanizmasıyla sistemin çalışmasını tercih ederim. Bu tavan fiyat uygulamalarını doğru bulmuyorum, mecbur bıraktılar bizi. Şirketlerin sürdürülebilirliğini, mali yapılarını biz de önemsiyoruz, bu patikada bir fiyatlama olsun. Yükleri ağır, ödenen her 100 liralık primin neredeyse 30-31 lirası vergiye, SGK kesintilerine gidiyor. Ben de ona çalışıyorum şu anda. Maliye Bakanımızla konuşacağız, orada makul düzeye çekebileceğimiz bir unsur varsa bakacağız" diye konuştu. Türkiye'de ekonominin toparladığını ve geleceğe olan güvenin pekiştiğini söyleyen Şimşek, ancak FED'in bilanço küçültmeye başlamasının sadece Türkiye değil bütün gelişmekte olan ülkeler için risk olduğunu söyledi. Şimşek, diğer riskleri de, "Avrupa ve Japonya Merkez Bankası ciddi bir likidite artışına gidebilir, orada bir risk var. Petrol bir risk ama alternatifler bunu sınırlayacaktır. Ortadoğu da bir risk olarak devam ediyor ve inşallah Almanya ile olan sorunlarımız büyümez. Türkiye bence inşallah nispeten düşük risk dönemine giriyor. Rehavet riski her zaman var" olarak sıraladı. Türkiye'nin önündeki 12 ayın kritik olduğunu söyleyen Şimşek, şunları söyledi: "Artık enerjimizi kapsayıcı büyümeye, istihdam ve kalıcı refah artışını sağlayacak reformlara harcamamız lazım... Bir miktar reformla şoklara karşı direncimizi arttırarak, yatırımcıların kafasındaki soru işaretlerini daha fazla gidererek, inanıyorum ki Türkiye'yi yeniden yüzde 5'in üzerinde büyüme patikasına oturturuz. Geçen yıl yaşanan şok nedeniyle bir sürü yükümlülüğü erteledik. Bundan dolayı bizim bütçe açığımızda tabii ki kötüleşme var. Yeni OVP'yle ise, kalıcı ve büyük ikiz açığa izin vermeyeceğimizin mesajını iletmek istiyoruz."
Hürriyet

 88 Katarlı Şirket İzmir'e Geldi 
Türkiye ve Katar arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla "Katar-Türkiye İkili İş Görüşmeleri" gerçekleştirildi. Ekonomi Bakanlığı tarafından düzenlenen organizasyon için gıda, inşaat, medikal, plastik, kağıt sektörlerinde Katar'dan 88 firmanın yöneticisi İzmir'e geldi. Bu firmalar 200 Türk şirketi ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Katar Ekonomi ve Ticaret Bakanı Şeyh Ahmed bin Casim bin Muhammed Al Sani, Katar'ın yaşadığı abluka sonrası Türkiye'nin verdiği destekten ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Türk hükümetine ve bu süreçte etkin rol oynayan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'ye teşekkür ettiklerini belirtti. Al Sani, şöyle konuştu: "Kriz sırasında verdiğiniz destek ve gösterdiğiniz şerefli tutum, iki ülke arasındaki tarihi ilişkileri daha da güçlendirdi, derinleştirdi. 4 ülke tarafından kanunsuz olarak uygulanan ticaret alanındaki ablukadan etkilenmedik. Doğalgaz ve LNG ihracatı da devam ediyor. İhracatta yüzde 30 artış kaydettik. Ülke ekonomisinin istikrar ve yatırım fonlarının güçleri açısından ilerlemesi sürüyor. Katar ve Türkiye, ender görülen bir kardeşliğe ve çok iyi ilişkilere sahip iki ülke. Tüm alanlarda ilişkilerimiz devam ediyor. Bu ilişkilerimiz ticaret hacmine de yansımıştır. 2017'nin ilk yarısında ticaret hacmimiz 554 milyon dolar olmuştur. Bunda da son dönemde alınan kararlar çok büyük rol oynadı. İlişkilerimizi ekonomik alanda derinleştirdi. Katar ve Türkiye özel sektörleri, kanuni olmayan ablukanın kırılmasında büyük rol oynamıştır. Türk ürünleri, Katar pazarında kendini ispat etmiştir."
Hürriyet

Bu Rüzgâr Türkiye'yi Uçuracak 
Türkiye'nin ilk rüzgâr Enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) için açılan ihalede, düşük maliyetiyle dünya rekoru fiyat çıktı. Kilovatsaat başı en düşük teklifi, kWh başına 3.48 dolar/sent ile Alman Siemens ile Türkerler ve Kalyon Enerji konsorsiyumunun verdiği ihalede, Türk firmalarla ortaklık kuran 4 Alman, 2 Çinli, 1 ABD'li, 1 Danimarkalı enerji devi yarıştı. İhalenin Türk ekonomisine güveni gösterdiğini belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, "Ortaya çıkan sonucun, Türkiye - Alman ilişkileri açısından bölgeye ve dünyaya önemli bir mesaj olduğunu düşünüyorum" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda düzenlenen ihaleye 8 konsorsiyum katıldı. İhalede önce mali teklif zarfları açıldı. ¦ General Electric - Fina Holding kWh başına 5.48 dolar/sent, ¦ Siemens - Türkerler - Kalyon 4.19 dolar/sent, ¦ Nordex - İklim - MKS - Zorlu 5.20 dolar/ sent, ¦ Enercon - Dafne Enerji - Limak 5.72 dolar/sent, ¦ Goldwind - Akfen - Beyçelik 5.98 dolar/sent, ¦ Vestas - Enerjisa 6.33 dolar/sent, ¦ MingYang - İlk İnşaat 5.49 dolar/sent ve ¦ Senvion - IC İçtaş 5.27 dolar/sent teklif verdi. En yüksek teklifleri veren Vestas - Enerjisa, Goldwind - Akfen- Beyçelik ve Enercon - Dafne Enerji - Limak konsorsiyumları bu bölümde ihaleden elendi. 5 konsorsiyum ile açık eksiltmeye geçilirken, ilk turda MingYang - İlk İnşaat 4.18 dolar/sent teklif vermesinin ardından, GE - Fina Holding ve Senvion - IC İçtaş Enerji konsorsiyumları çekildi. Üçüncü turda da Nordex - İklim Elektrik - MKS - Zorlu Enerji ihaleden ayrıldı. Sona kalan MingYang - İlk İnşaat ve Siemens - Türkerler - Kalyon konsorsiyumları arasında 30. tura kadar devam eden kıyasıya yarış yaşandı. MingYang - İlk İnşaat 30. turda son molasını aldı ve çekildiğini açıkladı. Böylece Siemens - Türkerler - Kalyon Enerji konsorsiyumu, kilovatsaat başına 3.48 dolar/sent fiyatla ihalede en düşük teklifi vermiş oldu.
Milliyet

3 Afetin Faturası 296 Milyon Lira 
Türkiye Sigorta Birliği, 2017 yılının ilk 6 aylık sonuçlarını açıkladı. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar, 18-27 Temmuz tarihleri arasında yaşanan 3 doğal afetle ilgili merak edilen soruları cevaplandırdı. Ekonomik kayıpların telafisi için sektör ve tüm paydaşlar olarak yoğun çaba sarf ettiklerini belirten Çağlar, son 3 afette sigorta şirketlerine ulaşan hasarlarla ilgili "18 Temmuz'da İstanbul'daki sel felaketinde 7 bin hasara 116 milyon TL, 21 Temmuz'da Bodrum'daki deprem sonrası 800 hasara 12 milyon TL, 27 Temmuz'da yine İstanbul'da yaşanan sel ve dolu felaketinin ardından 22 bin hasara 168 milyon TL ödeme yaptık. Bu rakamın artmasını bekliyoruz" dedi. Toplamda tespit edilen 29 bin 800 hasarın 296 milyon TL'lik bir ödemeye denk geldiğini söyleyen Çağlar, kısa sürede yaşanan afetlerin yoğunluğuyla karşı karşıya kaldıklarını ancak hasar tespit ve ödeme konularında herhangi bir sıkıntı yaşamadıklarını söyledi. Ayrıca, 2016 yılındaki afetlerin yüzde 92'sinin iklim değişikliği nedeniyle gerçekleştiğini belirten Çağlar, vatandaşların ve kurumların her geçen gün ciddi hasar maliyetleri ile karşılaşma riskinin arttığını ifade etti. Çağlar, sektöre ilişkin genel bilgileri de paylaştı: "2017 Haziran sonu itibariyle prim üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artışla 23.1 milyar TL olarak gerçekleşti. Yıl sonunda yüzde 15 artışı hedefliyoruz. Yüksek büyüme potansiyeline sahip sektör, ekonomiye fon sağladığı ve teminat sağlama rolüyle başta mega projeler olmak üzere GSYH'nin 35 katı sigorta güvencesi verdi. Sektör, geçen yıl toplam 23.4 milyar TL tazminat ödedi. 2017 yılında, günde 46 bin 400 hasar gerçekleşti ve buna karşılık günde 108.8 milyon TL ödeme yapıldı."
Vatan

POLİTİKA
Atamalara Liyakat Şerhli Kutlama 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi veren düzenlemeyi savunurken küçük yaşta yapılan imam nikâhı evlilikler ile ikinci eş olaylarının sona ereceğini iddia etti. Yetkinin imamlara da devredilebileceğine ilişkin tartışma anımsatıldığında Kaya, bu tür düzenlemelerin yönetmelikle yapılabildiğini belirterek, "Bu konuda hassas olmak lazım" dedi. Kaya, kabinede iki kadın bakanın yetersiz olduğunu da belirterek, "Niye savunma bakanımız kadın olmasın" diye sordu. Kaya, bir grup gazeteciyle sohbetinde, son günlerin en çok tartışma konusu olan müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi verilmesiyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "Mevcut düzenlemede belediye başkanları, muhtarlar ve dış temsilcilikler nikâh kıyabiliyor. Buna ilave olarak il ve ilçe müftülerine nikâh kıyma yetkisi verilmesi söz konusu. Müftünün kıydığı nikâh resmi olacak. Ben aslında imam nikâhı diye bir şeyi kabul etmiyorum. Asıl olan resmi nikâhın kıyılıp duyurulmasıdır. Şimdi müftü nikâh kıydığında resmi olacak, yasal zorunlulukları yerine getirecek. Küçük yaşta evlilikler olamayacak, kadının tüm hakları korunacak. Evlilik yaşı değişmeyecek. Birden çok eş durumu olmayacak." Kaya, "Yani bu yetki imamlara mı devredilecek? İmam nikâhını resmileştirmiş olmuyor musunuz?" sorularına, "Hayır, bilmiyorum. O konuda hassas olmak lazım. İlçe ve il müftülerine yetki veriliyor sadece. Tasarıda şuna devredilir demiyor. Bence böyle de kalmalı. Müftü kıysın nikâhı, imam niye kıysın? Bu benim kişisel görüşüm. Kadınlar gerçekten mağdur, bu yolla bu mağduriyeti giderebiliriz" yanıtını verdi.
Hürriyet

'Türkiye İle Üyelik Müzakeresi Sürmeli' 
Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Jean Claude Juncker Türkiye ile AB arasında yürütülen üyelik müzakerelerinin bitirilmesinden yana olmadığını açık bir dille söyledi. Alman kamu kanalı ARD'ye açıklamalarda bulunan Komisyon Başkanı Juncker, "Türkiye ile AB arasındaki üyelik görüşmelerinin dürüstçe bitirilmesi gerekmez mi?" sorusuna "Ben öyle düşünmüyorum" diye karşılık verdi. "Türkiyenin adım adım, bazen de büyük adımlarla AB'den uzaklaştığını düşünüyorum" Juncker, şöyle devam etti: "Bunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da birden çok kez ifade ettim. Ancak ben AB ile Türkiye arasındaki müzakerelerin, üyelik konusunu ön plana çıkartmadan, sürdürülmesinden yanayım. Üyelik bu günlerin konusu değili." Juncker, bu konuda Ankara'da olması gereken sorumluluğun yükünü AB'ye taşımanın akıllıca bir politika olmayacağını da söyledi. Juncker, Gümrük Birliği'nin genişletilmesi konusunda ise ikilemde olduğunu söyledi. Juncker, "Bu konuda ben kendi kendimle konuşuyorum. Gerçi biz Gümrük Birliği'nin genişletilmesini tavsiye ettik, ancak son 18 ayda Türkiyede objektif haber yapan gazetecilerin özgürlüğüne yönelik çok şeyler oldu. Bu nedenle, bizim bu konuda kısıtlamalara gitmeden, burada bunu yapmamız gerektiğini söyleyemem. Türkiye ile bu konuda tartışma halindeyiz" diye konuştu.
Vatan

'Şanghay Alternatif Değil, Tamamlayıcı' 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi ziyaret kapsamında geldiği Çin'de mevkidaşı Vang Yi ile bir araya geldi. İki bakan daha sonra ortak basın toplantısı düzenledi. Türkiye'nin Tek Çin Politikası'na en büyük destek veren ülkelerden biri olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, "Çin'in güvenliğini kendi güvenliğimiz gibi görüyoruz. Gerek ülkemizde gerek bölgemizde Çin'e yönelik hiçbir olumsuz faaliyete izin vermiyoruz" dedi. Türkiye ve Çin arasında güvenlik alanında iş birliğinin artarak devam ettiğini ve edeceğini belirten Çavuşoğlu, "Ticaretimizi artırmak konusunda kararlılığımız var" dedi. Çavuşoğlu, iki ülkenin birlikte gerçekleştireceği çok önemli projeleri olduğunu dile getirerek, tarihi İpek Yolu'nun yeniden canlandırılmasını hedefleyen "Kuşak ve Yol" projesi ile Türkiye'nin önerdiği Orta Koridor projesinin ortak gerçekleştirileceğini, Edirne- Kars hızlı tren yolu ve Türkiye'deki 3. nükleer enerji santralinin de Çin ile birlikte inşa edilmesini istediklerini söyledi. Bakan Çavuşoğlu, iki ülke arasındaki bölgesel konularda birçok alanda Türkiye'nin fikirlerinin Çin ile örtüştüğünü belirterek, Suriye konusunda Pekin yönetiminin verdiği desteğin takdir edildiğini ifade etti. Çavuşoğlu, Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) yönelik tutumuna ilişkin ise Türkiye'nin BM ve ASEAN dahil olmak üzere bölgesel ve uluslararası örgütlerle yakın iş birliği arayışı içerisinde olduğunu söyledi. "(Şanghay İşbirliği Örgütü) Türkiye, bölgesel ve uluslararası örgütlerle yakın iş birliği arayışı içerisinde, uluslararası örgütler birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı" ifadelerini kullanan Çavuşoğlu, uluslararası örgütlerin tamamlayıcı rolüne dikkati çekti. Çavuşoğlu, bu bağlamda ŞİÖ ile iş birliğini geliştirmek için kurucu üye Çin dahil örgüt üyeleri ile görüşmelerin sürdüğünü dile getirdi.
Vatan

SPOR 
Tüm Gözler Usain Bolt'ta 
Dünya Atletizm Şampiyonası bugün İngiltere'nin başkenti Londra'da başlıyor. İlki 1976'da İsveç'te düzenlenen, 1991'den bu yana iki yılda bir gerçekleştirilen şampiyonanın 16'ncısı, 4-13 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek. Dünyanın en iyi atletlerini aynı pistte buluşturacak organizasyon, bu yıl da heyecanlı yarışlara sahne olacak. Tüm gözler ise dünya rekortmeni Usain Bolt'un üzerinde olacak. 100 metre (9.58) ve 200 metrede (19.19) dünya rekorlarını elinde bulunduran Jamaikalı sprinter, organizasyonda 100 ve 4x100'de piste çıkacak. Emeklilik öncesinde son kez koşacak olması nedeniyle tüm dünyanın ayrı bir dikkat kesileceği Bolt'un elde edeceği dereceler merak konusu olacak. Jamaikalı atletin vatandaşı Blake, ABD'li Gatlin ve Coleman Usain Bolt'u geçmeye çalışacaklar. Kanadalı sprinter De Grasse ise antrenman sırasında yaşadığı sakatlık nedeniyle son anda şampiyonadan çekildiğini açıkladı. Olimpiyatta 8 ve dünya şampiyonasında 11 altın madalyası bulunan Bolt, aktif koşu kariyerini zirvede tamamlamak için piste çıkacak. İlk heyecan bu akşam yaşanacak, Bolt ilk olarak 100 metrenin seçmelerinde koşacak. TSİ 21.00'de başlayacak ön elemenin ardından, 22.20'de heyecan doruğa tırmanacak bu mesafenin ilk tur yarışı başlayacak. 100 metrede yarı final yarın 21.00'de, final ise aynı gün 23.45'te gerçekleşecek. 4x100 ise 12 Ağustos'ta koşulacak. Organizasyon Eurosport tarafından ekranlara getirilecek.
Milliyet

Altın Portakal Beşıktaş'ın 
Transferde hareketli günler geçiren Beşiktaş, Alvaro Negredo'dan sonra Jeremain Lens ile de her konuda anlaştı. Süper Lig'de geçen sezon Fenerbahçe forması giyen H ollandalı yıldızla iki yıldır ilgilenen siyah-beyazlılar, Sunderl a n d Kulübü ile yapılan yoğun pazarlıklar sonunda Lens için anlaşma sağladı. Sağlık kontrolünden geçen 29 yaşındaki futbolcunun bugün resmi sözleşme imzalaması bekleniyor. Lens ile 5 yıllık sözleşme yapılacağı ve yaklaşık 5 milyon euro olan bonservis bedelinin ise İngiliz kulübüne 2018 yılından itibaren taksitler halinde ödeyeceği aktarıldı. Jeremain Lens'e ise yıllık 2.5 milyon euro ödeyeceği vurgulandı. İngiltere'de Premier Lig'den Championship'e düşmesi nedeniyle Sunderland'den ayrılmaya karar veren Lens'in, Beşiktaş'a gelmeyi çok istediği belirtildi. Fenerbahçe'de geçen sezon 38 resmi maça çıkan ve 5 gol, 16 asistlik performans sergileyen yetenekli futbolcunun, Şampiyonlar Ligi'nde forma giymek için Kartal'ın cazip teklifini kabul ettiği bildirildi. İstanbul'a bugün gelmesi beklenen Lens'in yakın çevresiyle yaptığı sohbette Beşiktaş'la anlaştığı için çok sevinçli olduğunu söylediği ortaya çıktı. Hollandalı futbolcunun, "Transfer olumlu sonuçlandığı için çok mutluyum. Türkiye ligi zaten geçen seneden bildiğim bir lig. İstanbul'a dönmeyi çok istiyordum. Şampiyonluk yaşamayı da çok arzuluyorum. Bir an önce yeni takımımın formasını giymek için sabırsızlanıyorum" ifadelerini kullandığı aktarıldı.
Milliyet

'Selçuk İnan G.Saray'ın Kaptanıdır' 
Galatasaray'da son günlerde ayrılacağı ve Trabzonspor'a gideceği konuşulan Selçuk İnan konusunda Sportif Direktör Cenk Ergün noktayı koydu. Ergün, uzun süredir taraftarla yıldızı bir türlü barışmayan ve takımdaki geleceği sürekli tartışma konusu olan Selçuk İnan'ın kaptanları olduğuna dikkat çekerek, "Ne Selçuk'tan ayrılma talebi geldi ne de bizim böyle bir düşüncemiz oldu. Selçuk İnan, Galatasaray'ın kaptanıdır. Elbette formsuz dönemleri olabilir ama bu vazgeçeceğimiz anlamına gelmez" diye konuştu. Bu arada Milliyet kaptan Selçuk İnan'la ilgili çarpıcı bilgilere ulaştı . . . Tecrübeli futbolcunun son dönemde en çok eleştirildiği nokta geri ve yan paslardı. Çünkü taraftara göre 32 yaşındaki futbolcu risk almıyor, sürekli yan pas ya da geri pas yapıyordu. Ancak rakamlar Selçuk'un futbolundaki gerilemenin hiç de bu boyutlarda olmadığını gösteriyor. İlk iki senesinde şampiyonluk gören Selçuk İnan'ın bu yıllarda geri pasyan pas yüzdesinin %43.8 iken son iki yılda bu oranın %47.8 olduğu belirlendi. Yani Selçuk İnan geçen 6 yılda ileri oynama bakımından % 4'lük bir düşüş yaşadı. 26 yaşından 32 yaşına geldiği düşünülür ve aradaki kadro farkı da dikkate alınırsa aslında tecrübeli futbolcuya biraz haksızlık edildiği rakamlarla da belgeleniyor.
Milliyet

Oflaya Puflaya! 
İlk maçı kazanan Fenerbahçe, aynı diziliş ve kadro ile sahadaydı. Sturm Graz, gole ihtiyacı olsa da ilk bölümlerde kapanmayı tercih etti. Fenerbahçe'nin erken bulacağı gol, turun neredeyse geçilmesi anlamına geliyordu. Bu nedenle sarı-lacivertliler, kapanan rakibini açmakta zorlandı. İleride Ahmethan iyi mücadele etse de topu tutamıyordu. Bu da doğal olarak baskının artmasına engel oluyordu. Fenerbahçe topu ayağında tutsa da pozisyon bulmakta sıkıntı yaşıyordu. Konuk ekip özellikle top, Valbuena'ya geldiğinde sert oynayıp yıldız futbolcuyu etkisiz hale getirmeye çalıştı. Valbuena topu etkili alanda alıp, rakibini tek yakaladığında ise sonuca gitti. Çizgide klasik çalımlarından birini atan Fransız yıldız, arka direkte kendini unutturan Dirar'ı gördü. Futbolcu kafa vuruşuyla takımını 1-0 öne geçirdi. Bu pozisyonda Ahmethan'ın ön direğe yaptığı koşu da Dirar'ın boş kalmasında etkili oldu. Sonunda aradığı boşluğu bulan Fenerbahçe 32'de rahatladı. Konuk ekip golü yese de disiplinli oynamaya devam etti. Dağılmadı. Son yarım saate girilirken Fenerbahçe yoruldu ve oyundan düşmeye başladı. Tam da bu bölümlerde Graz, oyun üstünlüğünü fizik gücüyle beraber aldı ve 66'da golü buldu: 1-1 Neustadter'in darbesine rağmen düşmeyen ve ayakta kalan Zulecher, topu Huspek ile buluşturdu. Hasan Ali'yi tek hareketle geçen futbolcu maçı dengeledi. 84'te Valbuena'nın başlattığı atakta Mehmet Topal'ın müsait pozisyonda yaptığı vuruş direkten dışarı çıktı. Kocaman'ın savunmadan istediği çıkışlardan birini yapan Skrtel, karşı karşıya net bir fırsatı kaçırdı. Graz son bölümlerde baskı kursa da sarı-lacivertliler rakibine gol şansı vermedi ve bir üst tura yükselmeyi zor da olsa başardı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme