6 Ağustos 2017 Pazar

06.08.2017 Genel Gündem



06.08.2017

GÜNDEM

'Bunlar İnsanın Kanına Dokunuyor' 
Darbe girişimi sırasında Akıncı Hava Üssü'ndeki eylemlere ilişkin yargılanan eski Yüksek Askeri Şura üyesi Akın Öztürk'ün çapraz sorgusuna önceki gün devam edildi. Öztürk, kardeşi Aydın Öztürk'ün Ege Üniversitesi'nden emekli olduğunu, daha sonra Yaşar Üniversitesi, ardından da İzmir Üniversitesi'nde derslere girdiğini söyledi. Bu üniversitenin KHK ile kapatıldığını daha sonra öğrendiğini belirten Öztürk, üniversitenin kime ait olduğunu bilmediğini savundu. Soru üzerine, sanıklardan eski Tümgeneral Mehmet Partigöç ile görüşmediğini, temasın emir subayı tarafından kurulduğunu öne süren Öztürk, Partigöç'ün telefonla görüştükleri sırada kendisine, "Komutanı Akıncılara tahliye ettik. Siz de oraya geçin" dediği yönündeki tanık beyanını kabul etmediğini, Partigöç'ün de Genelkurmay çatı davasında bunu doğruladığını savundu. Bir avukatın "Neden Ömer Halisdemir gibi şehit olmayı göze almadınız? Siz ikna turlarındayken sokakta insanlar şehit oluyordu" sözleri üzerine Öztürk, "Bunlar insanın kanına dokunan şeyler. Bu soruya cevap vermeyeceğim" dedi. Öztürk'ün bu sözlerine salondan tepki geldi. Öztürk, bir soru üzerine, lojmandan çıkarken telefonunu yanına alıp almadığını hatırlamadığını, telefonlarının emir subayında bulunduğunu savundu. Öztürk'e, sanıklardan koruma Astsubayı İsmail Keskin'in ifadesinde, "üsteki karargâh binasında açık renk polo yaka tişört giyen bir kişi gördüğü" yönündeki beyanı aktarılarak, tarifteki gibi sivil kişi görüp görmediği soruldu. Öztürk, karargâh binasında sivil görmediğini öne sürdü. "Açık renk polo yaka tişört giyen kişi Nurettin Oruç olabilir mi?" yönündeki soru üzerine Öztürk, karargâhta sivil görmediğini tekrarlayarak, "Bunu Sayın Genelkurmay Başkanımıza sorun" dedi. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a verdiği 60 kişilik listedeki kişilerden hatırladıkları sorulan Öztürk, listenin önemli bir operasyon yürüttüğü sırada eline geçtiğini, isimleri hatırlamadığını, müsteşara vererek "Lütfen gereğini yapın" dediğini iddia etti. Akıncı'da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile yan yana bulundukları sırada askerlerin odadan çıktığı hatırlatılarak, "Hulusi Paşa'yı ikna etmeniz için yapılmış olabilir mi" sorusuna Öztürk, Akar'ı iknaya yönelik çabasının bulunmadığını, bunun Akar'a da sorulabileceğini söyledi. "Odada enterne edilmiş bir paşa var. Kime güvenerek bırakıp gittiler" sorusu üzerine Öztürk, "Dışarıda silahlı askerler var" diye konuştu. "Bu kadar rahat dolaşabilmek için onlardan olmak gerekiyor" değerlendirmesi üzerine Öztürk, "Böyle bir şey yok. Bunu Genelkurmay Başkanı'na lütfen sorunuz" dedi. Öztürk'ün çapraz sorgusuna yarın devam edilecek.
Milliyet


Kara Listeyi Kim Hazırladı 
Alman Focus dergisine röportaj veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Alman şirketlerinin Türkiye'de teröre destek şüphesiyle kara listeye alınması skandalının tüm yönleriyle aydınlatılmasını istedi. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: "Biz bu skandalın tüm detaylarıyla açığa çıkmasını bekliyoruz. Bu kara listeyi kim hazırladı? Alman şirketleri niçin endişeli durumun içine sokuldu? Başbakan'ın Alman şirket temsilcileriyle görüştüğünü ve hükümetin geri adım attığını gazetelerden okuyoruz. Ama bu yeterli gelmez. Her şey açığa çıkmalı ve Alman makamları bu konuda detaylı biçimde aydınlatılmalı. Yabancı sermaye sadece hukuk devletinin, adaletin, güvenliğin ve mülkiyet güvencesinin bulunduğu yere gider." Kılıçdaroğlu, "Türk hükümeti Almanya'yı teröristleri iade etmemekle suçluyor. Alman kamuoyunda, Türkiye'de tutuklu Alman vatandaşlarının bunun için rehin alındığı algısı var. Bu suçlama haklı bir suçlama mı?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Benim partim de Almanya'ya kaçmış ve bizim terörist olarak gördüklerimizin iadesinden yana. Terör tüm medeni ülkelerin birlikte mücadele etmesi gereken bir sorun. Ama bu nedenle Almanları gözaltına almak gayrimeşru."
Hürriyet

DÜNYA 

Hizbullah'tan Suriye Ve Daeş Açıklaması 
Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, televizyondan yayınlanan konuşmasında, Suriye'de savaşan çeşitli silahlı grupların elinde bazı Hizbullah militanlarının bulunduğunu belirtti. Nasrallah, "Suriye'de savaşan çeşitli silahlı grupların elinde hala Hizbullah esirleri ya da militanlara ait cesetler var. Hizbullah, bu dosyayı titizlikle inceleyecek." dedi. Hizbullah'ın Suriye rejiminin hava desteğiyle Lübnan'ın kuzeydoğusundaki Arsal kırsalında bulunan silahlı gruplara yönelik başlattığı operasyona değinen Nasrallah, Arsal kırsalında kurtarılan tüm noktaları, herhangi bir çekince olmaksızın Lübnan ordusuna teslim etmeye hazır olduklarını belirtti. Nasrallah, Suriye sınırında DEAŞ'a karşı yeni bir cephe açılacağını bildirirken, "Esirlerle ilgili müzakereye açığız." ifadesini kullandı. Hizbullah, Lübnan'ın kuzeydoğusundaki Arsal kırsalı ile Suriye içinde yer alan Kalemun ve Filita hattındaki silahlı gruplardan Heyet Tahrir al-Şam'a karşı, 21 Temmuz Cuma günü Suriye rejiminin de hava desteğiyle bir askeri operasyon başlatmıştı. Hizbullah ile Heyet Tahrir Şam arasında sağlanan anlaşmanın kapsamında cenaze ve esir takası yapılmıştı. Oldukça hareketli günler geçiren Lübnan- Suriye sınırında, Lübnan ordusunun katılmadığı çatışmalar 6 gün sürmüş ve 27 Temmuz'da ateşkes ilan edilmişti. Hizbullah'a yakın kaynaklar söz konusu çatışmalardaki askeri kayıplar hakkında net sayı vermezken, Tahrir al-Şam çok sayıda Hizbullah militanının öldürüldüğünü iddia etmişti.
Milliyet


Beyaz Saray'da 'Köstebek Avı 
ABD'de son dönemde sıklıkla gerçekleşen ve ABD Başkanı Donald Trump'ı büyük sıkıntıya sokan Beyaz Saray içinden bilgi sızıntılarına karşı adım atıldı. Beyaz Saray'dan haber sızdırılmasıyla ilgili krize, Adalet Bakanı Jeff Sessions el koydu. Sessions, yönetimin ülkeyi koruma kapasitesini baltaladığını söylediği sızıntıların peşine düşeceklerini kaydetti. Sessions, Trump yönetiminin yürüttüğü soruşturmalar sonucu, dört kişinin resmen Beyaz Saray'daki sızıntılar nedeniyle suçlandığını açıkladı. Gazetecilere konuşan Sessions, bu sızıntı kültürünün bitmesi gerektiğini söyledi. Sessions düzenlediği basın toplantısında, liderleri yabancı yetkililerle güven içinde konuşamayan hiçbir hükümetin etkin olamaycağını belirtti. Suçlanan dört kişinin ismini açıklamayan Sessions, "Başkanla aynı fikirdeyim ve hükümetimizin bu ülkeyi koruma kabiliyetinin altını oyan şaşırtıcı sayıdaki sızıntıları şiddetle kınıyorum" dedi. Adalet Bakanı ayrıca, basının rolu ve ulusal güvenliği korumayı dengelemek için medya mensuplarının mahkemelerde ifade vermeye zorlayan medya celpnameleri konusundaki politikaları da gözden geçireceklerini ifade etti. Son olarak Washington Post gazetesi, Trump'ın başkanlığının ilk günlerinde Meksika ve Avustralya liderleriyle telefon görüşmelerinin tutanaklarını yayımlamıştı.
Milliyet


'Gövde' Gösterisi 
Yaptığı ekstrem sporlarla tanınan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sibirya'ya bağlı Tuva Cumhuriyeti'nde iki gün tatil yaptı. Savunma Bakanı Sergey Şoygu'nun da kendisine eşlik ettiği Rus lider, su sıcaklığı 17 dereceyi geçmeyen göle daldıktan sonra oltayla balık avladı. Zıpkınla vuramadığı turna balıklarını daha sonra olta ile yakalayan 64 yaşındaki Putin, üstsüz fotoğrafları ile de yerli ve yabancı medyanın manşetlerine oturdu. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Putin'in Güney Sibirya'da küçük bir tatil yaptığını ve bu sırada dağlarda ATV turu, nehirde de rafting yaptığını söyledi. Peskov, Putin'in balık avcılığında kendini geliştirdiğini belirterek, "İki saat dalış yaptı ancak balık vuramadı. Daha sonra olta ile yakalamayı başardı. O sırada dalış maskesinde kamera takılıydı ve harika kareler yakaladı" diye bilgi verdi. Putin 2013 yılında, Tuva'da balık tutmaya gittiği sırada bölgedeki bir ustanın yaptığı suni yemle 21 kilo ağırlığında bir turna balığı tutmuştu. Putin'in oldukça 'dinamik' bir görüntüsünün olduğunu belirten yerel basın, 2018 devlet başkanlığı seçimi için adaylığını açıklamadan önce Rus liderin, halka, 'sağlıklı ve formda olduğu' mesajını yollamak için gizli bir kampanya yürüttüğünün altını çizdi.
Vatan


İskoçlar İçin Etek Giydi 
Kanada'nın Ontario eyaletinde her yıl düzenlenen İskocya Festivali'ne katılan Başbakan Justin Trudeau, 'kilt' diye adlandırılan İskoclar'ın ulusal eteklerinden giydi. 70'inci kez düzenlenen festivale katılan Trudeau, "İskoc kültürüne çok fazla merakım var. Tarihleri, müzikleri, eğlenceleri gerçekten çok ilgimi çekiyor. Bu nedenle de etek giydim. Biz Kanadalılar boyle anlamlı bir İskoc festivaline ev sahipliği yaptığımız için çok mutluyuz. Ülkemizde çok fazla İskoc'un yaşadığını da biliyorum. Bu festival yüz yıllar boyunca devam edecek" diye konuştu.
Vatan
EKONOMİ 
Dolar: 3,5265-3,5293           
Euro: Euro 4,1377-4,1657
Sterlin: 4,5992-4,6088
Gram Altın: 142,6882-142,8617

Dolar Bazında Zirve 180.000 
Borsa İstanbul yılbaşından bu yana yüzde 37 yükseldi. Dünyada Nijerya Borsası'ndan sonra en fazla kazandıran ikinci borsa oldu. 78.000'lerden 108 binlere borsayı taşıyan ise yüzde 62'den yüzde 65'e çıkan yabancı payı ve piyasaya giren 3 milyar dolar oldu. Fakat borsa hâlâ dolar bazında zirvesi olan 51.382 seviyesinin yüzde 40 altında. Peki, dolar bazında 51.382 seviyesine yani 180 bine tırmanmak hayal mi? Teknik verilere baktığımız zaman aslında hiç de hayal değil. Beşinci ve en güçlü dalganın içerisindeyiz. Borsada oluşan 4 yıllık ayı piyasası sonrasında yaşanan yükseliş devam ediyor. Yüzde 65 olan yabancı payı yine daha önce test edilen yüzde 70'lere tırmanır ve borsaya 4 milyar dolarlık para girişi olursa neden olmasın? Tabii bunun gerçekleşmesi endeks üzerinde ağırlığı yüksek olan hisse senetlerinin hareketleri ile mümkün. Bu da bankacılık sektörünün hareketlenmesine bağlı. Banka sektör endeksi teknik formasyon olarak endeks ile benzer bir seyirde. Yılbaşından bu yana BIST Banka sektör endeksi yüzde 40 değer kazandı. 2016 yılında yüzde 8 değer kazanan banka sektörü hisselerinde yaşanan bu güçlü çıkış borsada rekorları da peş peşe getirdi. Banka sektör endeksindeki hisselerin dolar bazındaki zirvelerinin yüzde 57 altında olması bu hisselerde getirilerin artabileceği yönünde umut vaad ediyor. Grafiklere bakıldığında borsa önümüzdeki 1-1,5 yıl içerisinde zirvede dalgalı bir seyir geçirecek. Yatırımcıların sürekli olarak hisseler primli mi diye sorguladıkları, aynı zamanda yükseliş trendinin korunduğu ancak arada kâr realizasyonlarının da yaşandığı dönemler yaşanabilecek. Borsanın 78.000- 108.000 hareketindeki ivmeli çıkış yerini biraz daha zorlu bir yükselişe bırakabilir. Fakat hedef dolar bazında zirve olacaktır.
Milliyet


G.Doğu'ya 1.1 Milyar Dolarlık Dev Yatırım 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, çeşitli temaslarda bulunmak için gittiği Mardin'de Cengiz Holding'e ait Eti Bakır Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesislerini ziyaret ederken, "Türkiye inşallah yeni bir çıkışın eşiğinde. Orta ve uzun vadede Türkiye'nin geleceği bu yatırımlardır. Yatırım olmadan kalıcı refah olmaz. Onun için daha çok üreteceğiz, istihdam edeceğiz, ihracat yapacağız. Türkiye'nin çıkış formülü budur. Bu nedenle ihracata, yatırımlara, istihdama seferberlik anlayışıyla çok güçlü destekler veriyoruz" dedi. 2018 yılı ortasında üretime başlaması planlanan tesisle ilgili Cengiz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cengiz'den bilgi alan Şimşek, üretim sahasını gezdi. Şimşek, "Bu 1.1 milyar dolarlık yatırım özel sektör tarafından Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde Cumhuriyet tarihimizde yapılmış en büyük yatırımdır. Bu yatırımın en önemli özelliği orta ve uzun vadede ithalatı 600 milyon doların üzerinde azaltacak olması. İhracat potansiyeli olarak belki de yıllık 1 milyar dolar Türkiye'nin dış ticaret açığını potansiyel olarak azaltabilecek bir proje" ifadelerini kullandı. Yatırımın Mardin'in Mazıdağı ilçesinde yapılıyor olmasının önemine değinen Şimşek, diğer önemli bir hususun da Küre ilçesinden, Türkiye'nin batısından hammaddenin burada işlenerek bütün dünyaya Mardin'den satılacak olması olduğunu dile getirdi. Şimşek, bölgenin istihdama, heyecana, gelecek açısından umuda ihtiyacı olduğuna işaret ederek, bu projenin bütün bunları içerdiğini aktardı.
Milliyet


Elektrikte Rekor Üstüne Rekor Geldi 
Türkiye'nin elektrik tüketimi Temmuz'da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14 artışla 27 milyar 775 milyon 417 bin kilovatsaate yükselirken, günlük bazda ise rekor üstüne rekor gerçekleşti. Elektrikte 26 Temmuz'da sırasıyla 969 milyon 673 bin kilovatsaat ile tüm zamanların en yüksek tüketim, 968 milyon 779 bin kilovatsaat ile en yüksek üretim rekoru görüldü. Türkiye Elektrik İletim A.Ş. verilerine göre, geçen ay Türkiye'de elektrik tüketimi ve üretiminde üst üste yaşanan rekorlarda aşırı sıcak hava ve sanayi üretimindeki artış etkili oldu. Temmuz'da, ilk tüketim rekoru 928 milyon 136 bin kilovatsaatle 3 Temmuz'da görülürken, ay içerisinde beş kez daha günlük tüketim rekoru kırıldı. Tüm zamanların en yüksek tüketimi, 969 milyon 673 bin kilovatsaatle 26 Temmuz'da yaşandı. Söz konusu ayda, Türkiye'nin elektrik tüketimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14 artışla 27 milyar 775 milyon 417 bin kilovatsaate ulaştı. Geçen yılın aynı ayında, 24 milyar 369 milyon 865 bin kilovatsaat elektrik tüketilmişti. Bu ay içerisinde, günlük bazda tüm zamanların en yüksek elektrik üretimi de yaşandı. 26 Temmuz'da, yaşanan 969 milyon 673 bin kilovatsaatlik tüketim rekorunu karşılayabilecek şekilde 968 milyon 779 bin kilovatsaat elektrik üretilerek, en yüksek seviye görüldü. Bu arada, Temmuz ayında toplam elektrik üretimi 27 milyar 752 milyon 285 bin kilovatsaate ulaşırken, bunun yüzde 40.2'si doğalgaz santrallerinden elde edildi. Geçen ayki üretimin yüzde 17.7'si ithal kömür, yüzde 17'si hidroelektrik ve yüzde 15.4'ü yerli kömür santrallerinden sağlandı. Rüzgar enerjisi santrallerinin elektrik üretimindeki geçen ayki payı yüzde 7.1 seviyesinde gerçekleşti.
Vatan


En Hızlısı Ankara 
Türkiye genelinde konut satışları bu yılın ilk 6 ayında yüzde 3.7 artışla 654 bin 363'e ulaşırken, en iyi performansı gösteren il Ankara oldu. Son yıllarda birçok markalı konut üreticisinin proje geliştirmeye başladığı Ankara'da yılın ilk 6 ayında toplam 73 bin 119 konut satıldı. Konut satışının en yüksek olduğu 5 il arasında Ankara yüzde 8.5 artışla satışlarını en çok artıran şehir olurken, yüzde 16.6 artış kaydettiği yabancıya konut satışlarında 2014 yılının tamamındaki satış adedini daha şimdiden gördü. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı konut satış istatistiklerine göre, yılın ilk 6 ayında İstanbul'da yüzde 2.46 gerilemeyle 114 bin 356 konut satıldı. İstanbul'u yüzde 8.51 artışla 73 bin 119 konutun satıldığı Ankara takip etti. İzmir'de yüzde 2.69 artışla 40 bin 339, Antalya'da yüzde 5.45 gerilemeyle 28 bin 827 konut, Bursa'da da yüzde 6.23 artışla 27 bin 10 konut satışı gerçekleştirildi. Bu rakamlara göre Ankara, yılın ilk yarısında yüzde 8.51 ile konut satış artış oranında zirveye çıktı. Öte yandan Ramazan ve yaz mevsiminin başlamasıyla Türkiye genelinde Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8.1'lik düşüş meydana geldi. Ankara'da ise bu dönemde geçen yıla göre yüzde 13'lük düşüşle 1.535 daha az konut satıldı. Hükümetin konut alan yabancılara yönelik vatandaşlık hakkı ve KDV istisnası gibi yaptığı düzenlemelerle Türkiye genelinde yabancıya satış anlamında yüzde 25'lik büyüme gerçekleşirken, Ankara da bu büyümeden nasibini aldı. Başkentte yılın ilk 6 aylık döneminde yabancılara yönelik 392 konut satışı gerçekleşti. Ankara, Türkiye genelinde geçen yılın ilk 6 aylık dönemine göre yüzde 26 artış gösteren Trabzon'un ardından yüzde 16 ile en fazla büyüyen ikinci il oldu. Geçen yıl Haziran'da Ankara'da yabancıya 42 konut satılırken, bu yıl Haziran'da yüzde 60'lık artışla 68 olarak gerçekleşti.
Vatan


İstanbul'a 6 Ay İçinde 4 Milyon 385 Bin Turist 
Tarihi ve kültürü ile yılın her ayı turist çekmeyi başaran İstanbul'a Ocak-Haziran dönemini kapsayan 6 aylık dönemde toplam 4 milyon 385 bin 153 turist geldi. İstanbul Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, Ocak-Haziran döneminde kente gelen yabancı sayısı geçen yılla karşılaştırıldığında yüzde 1 azaldı. Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre gelen yabancı sayısı ise yüzde 17 arttı. Geçen yılın aynı dönemine göre hava yolu ile geliş yüzde 0.7, deniz yolu ile geliş yüzde 65.3 azalırken, hava yolu ile gelen yabancıların yüzde 20'si Sabiha Gökçen Havalimanı'nı kullandı. Yılın ilk yarısında İstanbul'a gelenlerin milliyetlerine bakıldığında ilk sırayı yüzde 9.2 ile Almanlar aldı. Almanları, İranlılar yüzde 7.7, Ruslar yüzde 4.6, Suudi Arabistanlılar yüzde 4.3, Iraklılar yüzde 4.2, İngilizler yüzde 3.5, Ukraynalılar yüzde 3.4, Fransızlar yüzde 3.3, Amerikalılar yüzde 2.9, Hollandalılar yüzde 2.5, Kuveytliler yüzde 2.1, Türkmenler yüzde 2.1, Azerbaycanlılar yüzde 2.1, Çinliler yüzde 2 ve Cezayirliler yüzde 1.8 ile izledi. Son 3 yılda Ocak-Haziran döneminde Arap ülkelerinden gelen ziyaretçi sayısına bakıldığında geçen yıla oranla yüzde 22 artış görüldü.
Vatan


Dilekçeler Özel Kuryeyle Gitti 
Yüksek Askeri Şûra'nın (YAŞ) 2 Ağustos Çarşamba günkü toplantısında, kuvvet komutanları değiştirilmiş ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na koramiral rütbesindeki Adnan Özbal atanmıştı. Bu atama Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na getirileceği konuşulan Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele'yle ilgili bir belirsizliğe neden olmuştu. Kösele ise yakın çevresine "TSK'ya sorun çıkarmam" diyerek emekliliğini isteyeceğinin sinyalini vermişti. Kösele, emeklilik dilekçesini komutanlığına bağlı özel kurye ile gönderdi. Deniz Kuvvetleri'ne ulaşan emeklilik dilekçesinin en geç yarın Milli Savunma Bakanlığı'na (MSB) iletilerek işleme konulması bekleniyor. Kösele, 30 Ağustos'a kadar izinli sayılacak ve 1 Eylül'den itibaren de emekliye ayrılmış olacak. Kösele gibi Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Hasan Şükrü Korlu da aynı yöntemle emeklilik dilekçesini gönderdi. Koramiral Korlu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na atanan Koramiral Adnan Özbal'dan daha fazla kıdeme sahipti. Korlu'nun teamüllerin dikkate alınmamasına tepki olarak emekliliğini istediği ileri sürüldü. Bu durumda Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanı Koramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı veya Donanma Komutanlığı için öne çıkacağı iddia ediliyor. Söz konusu istifaların işleme konulmasından sonra TSK'da önümüzdeki haftadan itibaren yeni görev atamalarının yapılması bekleniyor.
Hürriyet
POLİTİKA
Ak Partili Adaylara 'Üç Aşamalı' Eleme 
Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Yorulan varsa kenara çekilsin. 2023 hedefleri için yenilenmeli ve tazelenmeliyiz" sözleriyle dile getirdiği Ak Parti'deki değişim süreci, bu haf tasonu nüfusu 5 binin üzerinde olan beldelerde gerçekleştirilen kongrelerle resmen başladı. Merkez Karar Yürütme Kurulu'nun (MKYK) belirlediği takvim çerçevesinde, Erdoğan'ın "metal yorgunluğuna" işaret etttiği Ak Parti teşkilatlarındaki yenilenme 19 Ağustos-12 Kasım arasında ilçe kongreleri, 18 Kasım-25 Şubat arasında ise il kongreleri ile tamamlanacak. 12 Eylül 2018'e kadar gerçekleştirilmesi gereken 6. Olağan Büyük Kongre'nin tarihi ise Erdoğan tarafından belirlenecek. Erdoğan, parti içi küskünlüklere ve çekişmelere meydan verilmemesi için "tek liste" ile gerçekleştirilmesi hedeflenen kongrelere milletvekillerinin müdahil olmamasını isterken, MKYK'nın, "adaylık için tasviye kararı" alma konusunda yetkilendirdiği özel heyetler ilçe ve illerde ana kademe yöneticilerini belirlerken ince eleyip, sık dokuyacak. Teşkilatlara hem Erdoğan'ın istediği tempoya ayak uydurabilecek isimlerin getirilebilmesi hem de FETÖ sızmalarına meydan verilmemesi için Ak Parti'de kongrelerde adaylığını koyacak isimler üç aşamalı bir elemeden geçirilerek belirleniyor. Ak Parti kurmaylarının verdiği bilgiye göre uygulama şöyle işliyor: "İlçe kongreleri için mahallinde, bölge ve il koordinatörlerince, il genel meclisi, belediye meclisi üyeleri, kadın ve gençlik kolları başkanlarının da katılımıyla temayül yoklaması ya da yüzyüze görüşmeler gerçekleştiriliyor. Bu süreçte temayüle katılan ya da görüşülen isimlerden ilçe başkanlığı için üçer isim vermeleri talep ediliyor. Ardından ismi en çok önerilen 10-15 aday adayı tespit edilip, bunlarla teşkilat başkan yardımcıları, bölge ve il koordinatörleri bir kez daha yüzyüze görüşme yapıyor. Görüşmeler sonucu aday adayı sayısı beşe düşürülüyor. Ardından iki elemeden geçen isimler Genel Merkez'de yeniden mülakata alınıyor. Teşkilat başkan yardımcıları, bölge ve il koordinatörleri, il başkanının da yer aldığı heyetin aday adaylarıyla yaptığı bu görüşmenin ardından, tespit edilen kriterlere uyan isme adaylık vizesi çıkıyor."
Milliyet
Partimizi Bağlamaz! 
Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti eski MKYK üyesi Ayhan Oğan'ın 'Yeni devlet kuruyoruz' sözleriyle ilgili, "Kimin ne söylediğini önemi yok, bazı televizyon programcılarının, yorumcularının söylediği laflar, bizim partimizi bağlamaz" dedi. Başbakan Binali Yıldırım, 92 tesisin temel atma ve toplu açılış programına katılmak üzere Sivas'a geldi. Akşam saatlerinde Başbakanlık uçağı ile Sivas Nuri Demirağ Havaalanı'na inen Başbakan Yıldırım'ı burada il protokolü karşıladı. Başbakan Yıldırım, Valilik ziyaretinin ardından gazetecilerin Ak Parti eski MYKY üyesi Ayhan Oğan'ın 'yeni devlet kuruyoruz' açıklamasıyla ilgili sorularını yanıtladı. Başbakan Yıldırım şunları söyledi: "Ne zaman kurulmuş, şaka mı yapıyorsunuz? Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 29 Ekim 1923'te kuruldu. O da Osmanlı Devleti'nin devamı olarak kuruldu. 16 Türk devleti var, bu Türk devletlerinin hepsi birbirinin devamıdır. Türkiye Cumhuriyeti de geçtiğimiz 94 yıl içerisinde gelişti, büyüdü ve bugün Allah'a şükür bölgesinde ve dünyada hatırı sayılan bir ülke haline geldi. Onun için kimin ne söylediğini önemi yok, bazı televizyon programcılarının, yorumcularının söylediği laflar, bizim partimizi bağlamaz. Ama şunu söylemekte yarar var, milletimiz bilsin, 15 Temmuz'da Türk devletini yıkmaya çalışan alçak FETÖ'ye karşı bu millet en büyük direnişi gösterdi. Ayyıldızlı bayrağımıza sahip çıktı, ezanlarımız susmadı, bayrağımız inmedi."
Vatan


'Diyanet Çok Geç Kaldı' 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi'nde "Diyanet İşleri Başkanlığı Doğu ve Güneydoğu Öğrencileri Yaz Etkinliği Kapanış" programında konuştu. İmam hatiplerle farklı bir nesil gelir endişesi taşıdılar" diyen Erdoğan, Diyanet İşlerini şöyle eleştirdi: "FETÖ ülkemizde kök salmış ve milletimizin başına bela olmuştur. Diyanet İşleri bu konuda çok ama çok geç kaldı. Defalarca bu ikazları yaptık. Özellikle Güneydoğu ve Doğu'daki çalışmalarda geç kaldı. Diyanet'in görevi İslam'ı topluma öğretmektir." Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: "Çeşitli platformlarda kimilerinin yeni nesil konusunda ümitsizliğini dile getirdiğini görüyorum. Ben ise tam tersine yeni nesilden, yani sizlerden ümitliyim. Onlar gibi ümitsizliğim yok. Allah'ın rahmetinden ümidimizi kesmeyeceğiz. Tarihini, kültürünü, medeniyetini bilen, kendini her alanda en iyi şekilde yetiştiren bir neslin geldiğine inanıyorum, bu nesli karşımda görüyorum. İnşallah sizler ülkemizi ve milletimizi bugün bulunduğu yerden çok daha ileri taşıyacaksınız. Bunun için Türkiye'nin 2053 ve 2071 vizyonlarını biz sizlere emanet ettik. Biz göremeyeceğiz ama siz inşallah o günleri görecek ve yaşayacaksınız." "Bölücü örgütün çocuklarımıza ve gençlerimize vadedebileceği hiçbir gelecek yoktur. Yasinimizi nasıl şehit ettiler biliyorsunuz. Yasinimiz 15 yaşındaydı, Diyarbakır'da kurban eti dağıtıyordu, ne yaptılar? Kaçıncı kattan attılar biliyorsunuz. Şehit ettiler, ondan sonra araçla üzerinden geçtiler. Bunlar alçak, bunlarda insana saygı yok, bunlar haysiyetsiz. Bunların insana saygıyı bir kenara koyun, bunlarda merhamet, bu tür duygu yok. Tam tersine terör örgütü hayallerimizi çalarak, hayatlarımızı karartarak en büyük kötülüğü yavrularımıza yaptı. Örgütün eylemlerinde öncelikle okulları, yurtları, öğretmenleri hedef almasının sebebi budur. Örgütün amacının, bölgedeki çocuklarımızı hem okuldan hem camiden kopartarak kendi sapkın ideolojilerinin kulu, kölesi, yapmak olduğu açıktır. Niye? Çünkü biliyorlar ki camiden, mescitten, o minberlerden, o mihraptan, o vaaz kürsüsünden terör ve terörist çıkmaz." Erdoğan, "Hocalarımız, namaz vakitlerinin dışında müsait olan 7'den 70'e halkımızı alacak camilerimizde eğitecek, öğretecek bunu başlatmamız lazım. Mahalleli mahallesinin imamına güvenir. Kapısını açar. Bunu yeniden sağlamak için adamlar atmamız lazım" dedi ve şunları kaydetti: "Hanım kardeşlerimin Diyanet içindeki sayılarının ve görevlerinin artırılmasının isabetli olacağına inanıyorum. Toplumun yüzde 52'si hanım." "Millet olarak, coğrafyamızda bin yıllık varlığımızı, gücünü imanımızdan, inancımızdan alan mücadeleci yapımıza borçluyuz. Bunun için milletimizi, kimi zaman etnik, kimi zaman mezhebi, kimi zaman ideolojik fitnelerle bölmeye, parçalamaya, kendi içinde çatıştırmaya çalışıyorlar. İşte şu anda Suriye'yi, Irak'ı görüyorsunuz. Ama unutmayın benzer şeyleri bizde de yapmaya çalışıyorlar. İnşallah biz bunlara fırsat vermeyeceğiz. Kimi zaman kısmi neticeler alınmış olsa da nihai noktada milletimiz bu oyunu deşifre etmeyi hep başarmıştır. İşte PKK hangi amaçla sahaya sürülmüşse, FETÖ de aynı gaye için kullanılmıştır. DEAŞ denilen örgüt üzerinden gerçekleştirilen İslam düşmanlığı ve dökülen Müslüman kanı başka hiçbir şekilde yapılamazdı."
Vatan
SPOR 
'Oynamayı Seçtim' 
Hep çok şeyler beklenen oyuncu oldun ama bir türlü o patlamayı yapamadın, bunun nedeni neydi sence? Birçok şey olabilir. Fenerbahçe'de çok ağır bir sakatlık geçirdim 7.5 ay oynamadım. O sakatlıktan sonra aynı özgüven ile oynayamadım. 1 sene sonra tekrar sakatlanmıştım. Onlar çok etkili oldu. Aslında ülkemizde de o patlamayı yapan çok az oyuncu gözüküyor. Bir tek Cedi ve Furkan kendilerini NBA'e taşıyabildi. Benim için de bu sene daha olgun bir şekilde geçti. Kendimi daha iyi hissettim. Ama bunu istikrarlı bir şekilde yapmak önemli. İstanbul'a erken geldiğini düşünüyor musun? Hayır, İstanbul'a ilk geldiğimde ben Fenerbahçe'de 20-25 dakika ortalamayla oynuyordum, TOFAŞ'tan hazır gelmiştim. Ama o sakatlık çok etkiledi. Hatta o sırada sakatlığımın çok ciddi olduğunu bilenler bir daha oynayamaz da demişti. Çok şükür doğru doktorla doğru insanlarla çalıştım ve kendimi tekrar sahaya atabildim. Bunların hepsi geride kaldı. Artık kendimde olan yeteneklerin daha da farkına varıp üstüne gidiyorum. Bu senenin çok önemli olduğunu düşünüyorum ve daha da hazırım. Beşiktaş bir dönüm noktası olabilir mi? Sorumluluk almaya başladığını gördük geçen yıl... Karşıyaka'da da aynı şekilde oynamıştım Ufuk Ağabey ile. Orada daha iyi istatistiklere de ulaşmıştım. Birlikte 2. senemizi tamamladık inşallah 3. seneyi de beraber geçireceğiz. Daha da iyi olacaktır. Bazı şeyleri bazı oyuncular daha geç kavrıyor ya da kendi yeteneklerinin farkına geç varıyor. Benim pozisyonum da çok zor bir pozisyon ve ülkemizde de en önemli yabancıların olduğu pozisyon. Ama ben yine Beşiktaş'ta iyi bir sezon geçireceğimize inanıyorum. Karşıyaka'da iyi oynadın ve önemli teklifler aldın. Avrupa olabilirdi, Galatasaray olabilirdi, sen maddi anlamda fedakârlık yaparak Beşiktaş'a geldin, buradaki etken neydi? Ben Avrupa'da oynamayı çok istiyordum. Galatasaray ile imzalamış olsaydım, kontratım çok yüksek olacaktı. Belki de hiçbir genç oyuncu bunu reddetmezdi. Ya Avrupa ya da Ufuk abi için fedakârlık yapacaktım. Avrupa konusunda işler değişti. Ben de onunla kendimi bulduğuma, performansımı artırdığıma inandığım Ufuk abi ile çalışmayı seçtim. Yani daha çok kazanmayı değil de, daha çok gelişmeyi istedim. Az önce yeteneklerimin üzerine gidiyorum dedin, sence en iyi yaptığın şey ne. Bir de en çok eleştirildiğin nokta; Kenan'ın şutu yok mu? Ben uzun bir oyun kurucuyum. Ben biraz daha fiziksel avantajımı kullanmayı öğreniyorum. Beşiktaş'ta da bunu çok kullandım. Bundan da çok zevk alıyorum, pota altında kısa oyunculara üstünlük kurmayı çok seviyorum. Şut konusu tamamen bulduğunuz süreye bağlı. Benim çalıştığım ekstra şut kadar kimse çalışmıyordur. Siz de görüyorsunuz, antrenmanlarda yüzdeli de atıyorum. Bu psikolojik bir şey. Ne kadar çalışırsanız çalışın, kafa olarak hazır değilseniz şutu sokamazsınız. Dedim ya, kendimin daha çok farkına varıyorum diye. Önceden denemiyordum. Denemeyince zaten şutu yok damgası yiyorsunuz. Atarsınız, girmez coach sizi değiştirir, başkası girer, o sokamazsa siz girersiniz. Bunu öğrendim. Boş kaldığınızda o şutu atmalısınız. Çalışmalarınız sonunda da yüzdeniz giderek artar. Peki sezona dönersek, Beşiktaş'ta finali bekliyor muydunuz, ne zaman inandınız buna? Evimizde oynadığımız Darüşşafaka maçı sonrası kendimizin farkına vardık. Neler yapabileceğimizi anladık. 4 Euroleague takımı olunca kimse beklemiyordu ama biz onlarla oynarken Euroleague sertliğinde oynuyorduk. Efes sert takım, Fenerbahçe de öyle, zaten Avrupa şampiyonu oldu. Ama Daçka ve Galatasaray'a baktığımızda, onlardan çok daha serttik. En önemlisi de biz bu 4 takım dışındaki diğer takımlara karşı neredeyse maç kaybetmedik. O takımlar büyük bütçeli ekipleri yenmişti. Biz buraları iyi geçtik. Ufuk abi bize sürekli bu hedefi söylüyordu, hatta 'siz belki inanmıyorsunuz' diyordu ama sonuçta hepimizin aklında soru işaretleri vardı. Biz oyuncular tam olarak ne zaman inandık derseniz, sanırım mart ayının sonlarında yapacağımızı anlamıştık.
Milliyet


Şampiyonluk Zamanı Geldi 
Fenerbahçe'nin yeni transferi Mauricio Isla, yeni sezon için tek hedeflerinin şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi olduğunu söyledi. Fenerbahçe Gazetesi'ne konuşana Şilili futbolcu, takımın Süper Lig'de 3 sezondur şampiyon olamadığını vurgulayarak, "Fenerbahçe, Türkiye'nin en büyük kulüplerinden biri ve üç yıllık süreçte şampiyon olamama gibi bir durumu söz konusu. Ancak Fenerbahçe, her zaman şampiyon olması gereken ve bunu hedefleyen bir takım. Bizim yolumuz kesinlikle şampiyonluk olmalı" yorumunu yaptı. Isla, bu sezon iyi bir takım kurulduğuna dikkat çekerek, "Hedefimiz, bu sezon şampiyon olarak önümüzdeki sezon adımızı Şampiyonlar Ligi'ne yazdırmak. Fenerbahçe'nin dünyanın en güzel organizasyonu olarak adlandırılan Şampiyonlar Ligi'ne geri dönmesinin zamanının geldiğini düşünüyorum" ifadesini kullandı. Hedefe ulaşmak için çok çalışmaları gerektiğini söyleyen sarı-lacivertli oyuncu, "Bizim de düşüncemiz elimizden gelenin en iyisini yapmak. Hedeflerimize ulaşabilmek için takımımıza katkı sağlamamız lazım. Ben de yeni bir oyuncuyum ve takım içindeki hedeflerimizin farkındayım. Bu kulübün neler istediğini biliyorum. Bu kulüp şampiyonluk istiyor, Şampiyonlar Ligi'ni istiyor ve biz de bunun için çalışacağız" diye konuştu. Isla, mücadeleci ve hırslı bir yapısının olduğuna değinerek, sözlerini şöyle tamamladı: "Juventus'ta büyük ve kazanma hırsı olan oyuncularla olmak kendimi geliştirmeme çok yardımcı oldu. İçimde kazanma isteği duygusu daha fazla arttı. Özellikle son dönemlerde milli takımda da başarılara ulaştık. Belki son Konfederasyonlar Kupası'nı kazanamadık ama biz hırslı, birbirine bağlı, kazanmak isteyen ve galibiyetlerin arkasında yeniden galibiyetler almak isteyen bir takımız. Ben de böyle takımlarda bulundukça bu yapıya büründüm. Her zaman üstüme düşen görevi yapmaya özen gösteriyorum."
Milliyet


Talışca'da Akıl Oyunları 
Transferde uyguladığı akılcı taktiklerle son yıllarda herkesi şaşırtmaya devam eden Beşiktaş Yönetimi, Anderson Talisca konusunda problem yaşadığı Benfica'yla sıra dışı bir pazarlık başlattı. Portekiz ekibinin 1 yıllığına kiralanan Talisca'ya lisans çıkarmak için gerekli evrakları göndermemesiyle ortaya çıkan krizin yeni olmadığı belirlendi. Siyah-beyazlı kulüpten sızan bilgilere göre Manchester City, Manchester United, Milan ve Inter gibi kulüplerin Brezilyalı oyuncuyla ilgilendiğini öğrenen Başkan Fikret Orman, Benfica'ya çok ilginç bir teklif yaptı. Benfica Kulübü yöneticileriyle bir araya gelen siyahbeyazlılar iki plan hazırladı. Birinci plana göre Benfica, Talisca'yı cazip bir bonservis bedeliyle başka bir kulübe satarsa kendi kadrosundan bedava bir stoper ve bir miktar parayı Beşiktaş'a verecek. Portekiz ekibi bu teklifi kabul etmezse, Talisca'yı alacak kulüp, Beşiktaş'a bedava bir stoper ve bir miktar para ödemeyi göze alacak. Beşiktaş'ın, Inter'den Medel ve Miranda, Milan'dan Gustavo Gomez ve Benfica'dan Lopez ve Jardel'le ilgilendiği aktarıldı. Beşiktaş'ın ikinci planı ise Talisca'nın kesinlikle kadroda tutulması yönünde oldu. Benfica ile anlaşma sağlanamazsa Brezilyalı futbolcu bir sezon daha kiralık olarak siyah-beyazlı formayı giyecek. Bu arada Talisca konusunda yaşanan gelişmeler nedeniyle Beşiktaş'ın tedbir olarak Bastia'da oynayan Sadio Diallo ile el sıkıştığı belirlendi. Siyahbeyazlı yönetim, Talisca'nın takımda kalması durumunda bu oyuncuyla sözleşme yapmayacak.
Milliyet
 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme