15 Ağustos 2017 Salı

15.08.2017 Genel Gündem



15.08.2017 Salı
Gündem

Aşık Atabilecek Buyursun Çıksın 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin Cumhuriyet döneminin iddialı hareketi olduğunu belirterek, "Varsa icraat ve mücadeleyi yürütme konusunda bizimle rekabet edebilecek, yarışabilecek, aşık atabilecek birileri buyursun çıksın meydana. Siyaset meydanı er meydanıdır" dedi. AK Parti'nin Sincan Harikalar Diyarı'nda düzenlenen 16'ncı kuruluş yıldönümü etkinliğinde konuşan Erdoğan, özetle şu mesajları verdi: "14 Ağustos 2001 yılında çıktığımız ülkemize ve milletimize hizmet yolunda bugün 16'ncı yılımızı geride bıraktık. AK Parti'nin davası Türkiye'nin davasıdır. Gazi Mustafa Kemal ile başlayan cumhuriyet döneminin de yine aynı şekilde şu anda iddialı bir davası, iddialı bir hareketiyiz. Yeter ki nereden geldiğimizi, nerede durduğumuzu, nereye gittiğimiz unutmayalım. AK Parti her şeyden ve hepimizden önce milletimizin partisidir. 26 Mart 1999 tarihinde Üsküdar'daki evimizden Pınarhisar Cezaevi'ne doğru yola çıkarken bizi bağrına basan milletimizle birlikte o gün bir şey söyledik. 'Bu şarkı burada bitmez' demiştik. Atlattığımız nice badireye rağmen bu şarkı bitmedi, Allah'ın izniyle bitmeyecek. AK Parti tüm vatandaşlarımızın gönlüne dokunmuş bir partidir. AK Parti tüm hanelerde, binalarda, sokaklarda, mahallelerde, ilçelerde, şehirlerde hizmeti olan eseri olan bir partidir. Şimdi bir şey soracağım. 11 milyon üyemiz var. Şimdi 11 milyon üyemize Sincan'dan Ankara'dan sesleniyorum. 2019'un Mart'ında, Kasım'ında bunu ikiyle çarpmaya hazır mıyız? Bunu ikiyle çarptığımız zaman bilesiniz ki devran farklı dönecektir. Bir süredir zaman zaman birileri bize 'diğer partilerde iktidara geleceklerine dair umut bırakmadınız' diyor. İyi de biz kimseyi elinden tutup da iktidara getirmek gibi bir görevle mükellef değiliz. AK Parti olarak biz ülkemizi 15 yıl başarıyla yönettik. Varsa icraat konusunda bu mücadeleyi yürütme konusunda bizimle rekabet edebilecek, yarışabilecek, aşık atabilecek birileri buyursun çıksın meydana. Siyaset meydanı er meydanıdır. Eğer başarı istiyorsanız hele hele iktidar istiyorsanız çalışacaksınız, terleyeceksiniz, mücadele edeceksiniz. Yoksa Almanya'nın Focus dergisine AK Parti'yi şikayet etmekle iktidar olamazsın. Eğer yürek varsa önce dürüst olacaksın. Bu yolda ne söz veriyorsan onu yapacaksın. Projelerin, planların, hünerlerin var mı milletin önüne sereceksin. Şayet milletimizi ikna edebilir desteğini alabilirseniz iktidara gelmek bir devir teslim törenine bakar. Unutmayınız aynı durum bizim için de geçerli. 2019 seçimleri için hedefin üzerine artı bir seçmen ilave ediyoruz, yani yüzde 50 artı bir. Artık tüm hesaplarımızı yüzde 50'nin üzeri için yapmak tüm çalışmalarımızı bu doğrultuda yürütmek durumundayız. Buna var mıyız? Madem başarının çıtası değişti, madem mücadelenin şartları değişti öyleyse bizim de kendi içimizde bu değişimi hayata geçirmemiz şart. Türkiye'nin değişim talebine cevap vermek üzere kurulan AK Parti için değişim tabi bir olgudur. Sadece bu defa çok daha köklü değişime ihtiyacımız var. Başarılı olan arkadaşlarımızla yolumuza devam edeceğiz. Yıllardır partimize çok önemli hizmetler vermiş arkadaşlarımızın bazılarıyla farklı platformlarda çalışmaya ihtiyacımız var. Bunun yanında yılların verdiği yorgunluk yıpranmışlık sebebiyle görevini devretmeye hazır arkadaşlarımızın olduğunu biliyoruz. Yeni bir süreç bütün bunlar bir tasfiye harekâtı değildir. Bir bayrak yarışı olarak gördüğümüz bu hizmet kervanında görev değişimi gayet tabidir. Teşkilatlarımızdaki değişim ihtiyacını vurgulu dile getirmemizin sebebi 2019'a kadar yürütmemiz gereken hazırlıklarımızdır. FETÖ başta olmak üzere terör örgütleriyle iltisaklı kişileri partimizden uzak tutmak hepimizin en başta gelen görevidir. Bu konuda en küçük bir gevşekliğe müsamaha göstermemeliyiz. "
Hürriyet


Türkiye'de Yer Yerinden Oynar 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve tutuklu CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'yla ilgili "Konunun kendisine kadar ulaşmasından endişe ettiği için şimdiden ön almaya çalışıyor. İçeriden değişik haberler alıyorum" sözleri büyük yankı uyandırdı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Erdoğan'ın sözlerini Hürriyet'e şöyle değerlendirdi: "Enis Berberoğlu'nun cezaevine alınması kumpasın bir parçası. Ortada suç yokken rehin alındı. Bunun üzerinden de Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na gidilmek isteniyor. Ama ortada suç oluşturacak bir şey yok. Biz bu sözleri örtülü bir ahlaksız teklif olarak görüyoruz. Bu konuşmalarla Erdoğan, Enis Berberoğlu'na 'Sen Kılıçdaroğlu'nu hedef gösterirsen biz seni serbest bırakırız' mesajını vermek istiyor. Ancak ortada bir suç yok, kumpas ve rehin alma işlemi vardır. Bu teklif ne Enis Berberoğlu ne de bizde Erdoğan'ın beklediği sonucu yaratmaktan uzaktır. Bu sözler bir telaşın eseri. Son dönemde yüzde 51 oy alamayacağını biliyor. Bu telaşın eseri olarak da, siyaseti kriminalize edip, yaratacağı ortamda iktidarını sürdürme peşinde. Kendisiyle ittifak içinde olmayan bütün muhalefeti suç örgütü olarak göstermek istiyor. Böylece muhalefeti sindireceğini sanıyor. İktidar öyle yaparak yoluna devam edeceğini düşünüyorsa yanılıyor. Türkiye'de ana muhalefet partisi liderini haksız hukuksuz bir iftira ve kurgu üzerinden gözaltına almaya kalktıklarında Türkiye'de siyaset yapma yöntemini açıkça kendileri radikalize edeceklerdir. CHP, adalet isteyen halkın en az yüzde 55-60'ının temsilcisi olmuş bir parti. Türkiye'de yer yerinden oynar. Mızrağın üzerinde oturamazlar." CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Meclis'te basın toplantısı düzenledi. Kılıçdaroğlu ile birlikte ve sonrasında Berberoğlu'nu ziyaret eden son parti yöneticilerinden olduğunu vurgulayan Özel, şunları söyledi: "Enis Berberoğlu'nun Kemal Kılıçdaroğlu'na söylediğini iddia ettiği şey genel başkan yardımcısına söylenmiyor; ben grup başkanvekiliyim, kendisinin vekiliyim bana söylenmiyor. Yüz yüze görüşüyor, Kemal Kılıçdaroğlu'na söylenmiyor. Ama nasılsa söylemediği bu söz Cumhurbaşkanı'nın kulağına gidiyor. Cezaevine mi gitmiştir, cezaevine casus mu, ajan mı yollamıştır, önüne geleni ajanlıkla, vatan hainliğiyle suçlarken yetkisiz bir şekilde ne yapmaya çalışmaktadır? AKP Genel Başkanı'na şunu sorarlar; ne ihaneti, ne casusluğu, ne suçu? Ortada bir suç varsa suçüstü yakalandığınız cihatçı örgütlere silah yollama suçudur. Enis Berberoğlu, görüşmemizde, 'Moralim yerinde, partimin de liderimin de kazanacağını biliyorum. AYM'nin önceki kararına uymasını bekliyoruz' dedi. Bu yalanlardan, hakaretlerden üzüntü duyduğunu söyledi. 'Bir mücadelede aileyi, iftiralarla insanın kızını karıştırıp ahlaksızlık yapmaya ne söylenebilir?' dedi. AKP Genel Başkanı, Melih Gökçek tarafından başlatılan ve trol ordusu tarafından desteklenen bir algı operasyonunu sürdürmeye çalışıyor. AKP mi trolleri yönetiyor, troller mi AKP'yi yönetiyor? Bir suç varsa hepimiz işledik, ama ortada bir suç yok. Böyle tek başına oradan konuşmak kolay. O tek başına bağırmalarını bırak, istersen yine ekoseli ceketinle, prompter'ınla gel, TRT standartlarını kabul ediyoruz, sen 100 dakika sor genel başkan 10 dakika cevap verecek. İstediğin kanalda, istersen damadının kanalında canlı yayına haydi cesaretin varsa gel. 16 yıl önce bir iddiayla kuruldular. Erdemliler hareketinden şimdi iftiracılar, kumpasçılar hareketine dönüştüler. Bugün üzerlerindeki kir katman katman hale gelmiştir. Ortadaki durum metal yorgunluğunun ötesindedir. Bizatihi Cumhurbaşkanı'nın kendisi dahil tükenmişlik sendromundadır. 'Yeni 15 Temmuz'lara, Çanakkale'lere hazır mıyız' çağrısı yapıyor. Tükenmiş diktatörlerin hastalığına yakalanmıştır. Karşısında düşman ordusu mu var? Seçim olacak ve iktidardan tıpış tıpış gideceksiniz. Sayın Devlet Bahçeli bir başka tükenmişlik sendromu vakası. Eskiden Saray'ın yedek lastiğiydi şimdi Saray'ın römorku. Saray'ın vagonundan siyaset çıkmaz, Saray'ın vagonu tükenmiştir."
Hürriyet

Dişli İddiası: 'Akar, Darbeyi Benden Duydu' 
Akıncı Üssü davası kapsamında çapraz sorgusu yapılan eski Tümgeneral Mehmet Dişli, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'a darbe girişimini ilk kendisinin haber verdiğini ileri sürdü. Dişli, eski YAŞ üyesi Akın Öztürk'ün de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın talimatıyla üsse çağrıldığını iddia etti. Duruşmada, suç tarihinde Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Dönüşüm Dairesi Başkanı olan, AK Parti milletvekili Şaban Dişli'nin kardeşi eski Tümgeneral Mehmet Dişli'ye darbenin yönetim merkezi olan 143. Filo'daki video görüntüleri izlettirildi. Saat 23.47'deki görüntüde Dişli'de iki telefon olduğu görüldü. Dişli'nin darbe koridoru olarak nitelendirilen koridordaki bir odadan çıktıktan sonra telefon görüşmesi yaptığı da dikkat çekti. Dişli, savunmasında iki telefonunun da yanında olduğunu belirterek, "Görüşmelerimi resmi telefonumla yaptım. Yaptığım konuşma ise zannediyorum bombalama hadisesiyle ilgiliydi" dedi. Mahkeme Başkanı Selfet Giray, Dişli'nin çıktığı odaya 6 dakika sonra dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in kelepçeli ve gözleri kapalı bir şekilde getirildiğine ilişkin görüntüyü gösterdi. Dişli, "Öyle mi farkında değildim. Telefonla konuşurken gayri ihtiyari bir yerlere girip çıkmışımdır" dedi. 16 Temmuz sabahı Akar ve kendisini Çankaya Köşkü'ne götüren, sanıklardan helikopter pilotu Uğur Kapan'ın, "Akar, 'Neden erken davrandık rezil olduk' dedi" şeklindeki ifadesi hatırlatıldı. Dişli de bu soruya, "Komutan, pilotla bir şeyler konuştu. Ama içeriğini duymadım" yanıtını verdi. Akar'ın çevresinde "seri paşa" lakabıyla tanınıp tanınmadığı sorusunu da Dişli, "Çok lakabı var, bu soruya yanıt vermek istemiyorum" diye yanıtladı. Savunmasında "Akar'a sekreteryalık görevi yürüttüm" dediği hatırlatılarak, Dişli'ye, "silah tehdidi altında olan, enterne edilmiş bir kişiye sekreterlik görevi nasıl yaptınız" sorusu yöneltildi. Dişli, "Ben orada onun tek kişilik karargahı gibi görev yaptım. Emirlerini ilettim" dedi. Akar'ın eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile bir telefon görüşme yapıp yapmadığı yönündeki soruya da Dişli, "Ben şahit olmadım" yanıtı verdi.
Hürriyet

Katliam Gibi: 8 Ölü, 14 Yaralı 
Ağrı'nın Tutal ilçesinde meydana gelen kazada adeta can pazarı yaşandı. Sıkışarak feci şekilde can veren 8 kişi midibüsten çıkarılırken, 14 yaralı ise hastanelere kaldırıldı. TIR'ın hızlı girdiği virajı alamadığı iddia edildi. Ağrı il merkezi yönüne giden ve Hüseyin T.'nin (43) kullandığı TIR'ın dorsesi üzerindeki iş makinesi, Tutak ile Hamur ilçeleri arasındaki ulaşımı sağlayan Hamurderesi yolunun Tutak ilçesine bağlı Palandöken köyü mevkiindeki virajda TIR'dan düştü. Düşen iş makinesi bu sırada karşı yönden gelen Salih Oygar yönetimindeki midibüse çarptı. Kazada, Oygar'ın yanı sıra midibüsteki 6 kişi araçta sıkışarak hayatını kaybetti, 3'ü ağır 15 kişi de yaralandı. Olayın ardından çok sayıda ambulans ve güvenlik güçleri olay yerine sevk edildi. Gelen ekiplerce midibüsten çıkarılan 15 yaralı, Tutak ve Ağrı devlet hastanelerine kaldırıldı. Hayatını kaybeden kişiler ise İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), itfaiye, jandarma, polis ve sağlık ekiplerince midibüsten çıkartılarak aynı hastanelerin morguna götürüldü. Ağrı Valiliği'nden yapılan açıklamada da Ağrı-Van karayolunun Tutak ilçesi mevkiindeki kazada 7 kişinin öldüğü, 3'ü ağır olmak üzere 11 kişinin yaralandığı belirtildi. Van'a sevk edilen ağır yaralı olan 3 kişiden biri olan Fatih Nazlıgül yolda yaşamını yitirdi. Kazanın ardından dorsesini olay yerinde bıraktığı TIR'ı alarak kaçan sürücü Hüseyin T. ise Hamur İlçe Jandarma Komutanlığı'na teslim oldu. Hüseyin T.'nin, Şanlıurfa'dan TIR'a yüklediği iş makinesini Türkiye-İran sınırında yapımı süren güvenlik duvarı inşaatında çalışması için Iğdır'a, Salih Oygar'ın da Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinden aldığı yolcularını Van'a götürmek istediği öğrenildi. TIR'ın hareket halindeyken hızlı girdiği virajı alamayarak üzerinde taşıdığı iş makinesini savurduğunu ve midibüsün bir kenarını parçaladığını belirten görgü tanıkları, "Kaza sonrası tam bir can pazarı yaşandı" dedi.
Milliyet

Polis Üniforması Giyip Katliam Yapacaklardı 
Adana polisi, lüks villaya düzenlediği operasyonla PKK'nın kanlı eylemini önledi. Villada polis üniformaları, silahlar ve bomba malzemeleri ele geçirildi. Teröristlerin önce bombalı aracı patlatmayı sonra da polis gibi gelip uzun namlulu silahlarla saldırmayı planladığı tahmin ediliyor. Terör örgütü PKK'nın ilk saldırıyı düzenlediği 15 Ağustos 1984'ün yıldönümünde teröristlerin Adana'da eylem hazırlığı içinde olduğuna ilişkin istihbarat üzerine lüks bir villaya düzenlenen operasyonda 12 Kalaşnikof tüfek, bin mermi, 24 el bombası, 12 polis üniforması, 1.5 ton Amonyum Nitrat ve 300 kilo çivi ele geçirildi. Villada herhangi bir zanlıya ulaşılamadı. Teröristlerin, önce uzaktan kumanda ile bombalı araç saldırısı düzenlemeyi, ardından da polis kıyafetiyle uzun namlulu silahlarla saldırmayı planladığı düşünülüyor. Adana Emniyeti İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne MİT tarafından, bölücü terör örgütü PKK'nın ilk eylem yaptığı 15 Ağustos 1984'ün yıldönümünde Adana'da kanlı bir eylem yapacağı bilgisini ulaştırdı. İstihbarat üzerine MİT görevlileri ve Adana Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri koordineli olarak çalışmaya başladı. Adana Emniyeti, tüm il emniyet müdürlüklerini polis üniformasıyla eylem ihtimaline karşı uyardı. 11 Ağustos'ta şafak vakti havadan helikopterle karadan da Özel Harekat timlerinin katılımıyla operasyon başlatıldı. Eş zamanlı olarak Seyhan, Yüreğir ve Çukurova ilçelerinde 30 adrese baskın yapıldı. Polis, Çukurova'da kapısını kırıp girdiği bir villanın bodrum katında 12 Kalaşnikof tüfek, 24 el bombası, 12 hücum yeleği, bin uzun namlulu silah mermisi, 96 şarjör, 12 polis üniforması, 1.5 ton Amonyum Nitrat ve bombanın içine konulacak 300 kilo çivi bulundu. Malzemeler arasında gaz maskeleriyle bomba yapımında kullanılan malzeme ile yiyecek ve ekmek ele geçirildi. Polis evde ve çevrede yaptığı çalışmada zanlılara rastlamadı. Villada yapılan çalışmalarda evde bulunan malzemelerden villaya 12 teröristin geleceği, saldırıyı polis kılığına girerek yapmayı planladıkları anlaşıldı. Teröristlerin 15 Ağustos'ta PKK lehine korsan gösteri yapıldığı bir anda ya da polislerin kalabalık bir şekilde bulunduğu yere önce bombalı bir araçla saldırılı yapmayı planladığı tahmin ediliyor. Teröristlerin, bombalı saldırıyı uzaktan kumanda ile gerçekleştirmeyi planladıkları, daha sonra da polis üniforması giyen teröristlerin uzun namlulu silahlarla saldırıya geçmeyi düşündükleri üzerinde duruluyor. Evde ele geçen 300 kilo çivinin ise, bomba ile birlikte hazırlanacağı, böylece saldırı sırasında daha fazla kişinin öldürülmesinin planlandığı anlaşıldı.
Milliyet

'Erenimi Oraya Niye Götürdüler!' 
Trabzon'un Maçka ilçesinde PKK'lı teröristlerin erzak çaldığını ihbar eden ve girdikleri evi gösterirken teröristlerin açtığı ateşle kurşunların hedefi olarak şehit edilen 15 yaşındaki Eren'in annesi Ayşe Bülbül, oğlunun oraya götürülmesinde ihmal olduğunu iddia etti ve şunları söyledi: Eren'in oraya götürülmesi yüzde 100 değil, binde 1000 ihmaldir. Başbakanımızdan, bakanımızdan, yetkililerden Eren'in oraya neden götürüldüğünü öğrenmek istiyorum. Tek şunu düşünüyorum; Ya biz bakalım bu çocuktan bilgi alabilir miyiz bakalım, acaba bunlar mı bunu besliyor? diye düşündüler. Biz nerde besleyeceğiz onları ormanın dibinde. Nasıl besleyecektim ben kadın kişi eşim yok, çocuklarım yok. Ne diyerek besleyecektim? Madem besledim, niye duyurdum? Sonuçta biz ihbar ettik, evimiz soyuldu." Anne Bülbül, Eren'in hayallerinin olduğunu gözyaşları içinde anlattı: "Eren'in hayaliydi çalışmak, başarılı olmak askere gidip şehit olmak. 'Askere gittim mi şehit olacağım' diyordu. Kapının önünde değil askerde şehit olmak isterdi. Kapının önünde şehit düşmesi çok acı oldu çok."
Vatan

Berberoğlu: Benden Suçlu, İtirafçı Çıkmaz 
CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önceki gün kendisi hakkında kullandığı ifadelere ilişkin olarak, "Hiçbir halde benden suçlu, iftiracı, ve ortada bir suç olmadığı için itirafçı çıkmaz" dedi. Berberoğlu, dün tutuklu bulunduğu Maltepe Cezaevi'nden avukatları Murat Ergün ve Yiğit Acar aracılığıyla yaptığı açıklamada, Erdoğan'ın konuşmalarına yanıt verdi. Berberoğlu, şunları kaydetti: "Haksız ve hukuksuz mahkeme kararı ile 2 aydır bir koğuşta tek başıma kalıyorum. Görüştüğüm kişiler, beni ziyarete gelen 50 kadar CHP'li milletvekili ile avukatlarımdan ibarettir. Bu görüşmelerin tamamında neler konuşulduğu kendilerine sorulabilir. Ama hepsinde hukuki durumumu anlattığımı, adaletten umudumu kesmediğimi söylediğimi hatırlıyorum. Rivayet kipiyle aktarılan hususlarda yanılma veya yanıltma yoksa kötü niyet vardır. Son olarak şunu söylemeliyim ki, adaletin tecelli etmesi engellenebilir, hukuken aklanmam gecikebilir, çektiğim eziyet uzayabilir. Ama hiçbir halde benden suçlu, iftiracı, ve ortada bir suç olmadığı için itirafçı çıkmaz. Bu konuda başka bir açıklama yapmayacağımı kamuoyuna saygıyla duyururum."
Milliyet

Dünya 

43 Yıl Sonra Mezar Taşları Oldu 
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında 3 Türk köyünde katledilen 126 Türk, 43 yıl sonra kendilerine ait mezar taşı ve mezara kavuşuyor. DNA ile kimlikleri belirlenen kurbanlardan dördü dün askeri törenle yeni şehitlikte defnedildi. Kıbrıslı Rumların 1974 Barış Harekâtı sırasında 3 Türk köyünde katlettiği kadın, çocuk, bebek, yaşlı 126 Türk, 43 yıl sonra kendilerine ait mezar ve mezar taşına kavuşuyor. Katliam çukurundan tanınmayacak halde çıkarılan ve o günün olumsuz şartları nedeniyle yine topluca defnedilen şehitlerin kemikleri çıkarıldı, DNA testiyle iskeletleri biraraya getirildi, bütünlükleri sağlanan ve kimlikleri belirlenen ilk 4'ü dün askeri törenle yeniden, bu defa kendilerine ait mezarlara gömüldü. Rumların 3 Türk köyü, Muratağa, Sandallar ve Atlılar'da katlettiği 126 Türk'ün en genci 16 günlük Selden Ali Faik, en yaşlısı ise Hüseyin Osman'dı. 43 yıl önce 14 Ağustos 1974'te, Rum askerleri ve komşu köylerden gelen Rum fanatikler, bulabildikleri her türlü silahla, 3 köyde yaşayan genç yaşlı tüm Türk nüfusu vahşice katlettiler ve iş makinelariyle açtıkları çukurlara gömdüler. Katliam, 18 gün sonra bir çobanın tesadüfen açıkta kalmış bir eli fark etmesiyle ortaya çıktı. Tanınmayacak haldeki cesetler, sıcak Kıbrıs şartlarında bekletilmedi ve yine toplu olarak 2 şehitliğe gömüldü. İsimleri biliniyordu, ancak ayrı mezarları 43 yıl boyunca olmadı. İki yıl önce Lefkoşa'daki Türkiye Büyükelçiliği'nin katkılarıyla şehitlikteki mezarlar yeniden açıldı, DNA testiyle kimlik belirleme çalışmaları başlatıldı. İskelet bütünlükleri sağlanan ve kimlikleri belirlenen ilk 4 şehit, aynı aileden Ayşe Süleyman, Zalihe Süleyman, Dilnevaz Süleyman ve Güldane Mehmet, Türk bayrağına sarılı tabutlar içinde cenaze namazının ardından askeri törenle toprağa verildi.
Hürriyet

Burkina Faso'da Türk İşyerine Saldırı: 20 Ölü 
Ülkenin başkenti Vagadugu'daki bir Türk restoranına gerçekleştirilen terör saldırısında 20 kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenler arasında bir Türk vatandaşının da bulunduğu bildiriliyor. Batı Afrika ülkesi Burkina Faso'nun başkenti Vagadugu'da bir Türk restoranını hedef alan sadırıda 20 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı açıklandı. Yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu kaydedilirken, bu nedenle ölü sayısının artmasından endişe ediliyor. Saldırıda Mehmet Fatih Okur adında bir Türk vatandaşının hayatını kaybettiği, bir vatandaşın da yaralandığı açıklandı. Emniyet yetkilileri, 3 veya 4 silahlı saldırganın motosikletlerle geldikleri "Aziz İstanbul" adlı restorandakilere rastgele ateş ettiğini açıkladı. Önceki gece TSİ ile 23:00 sıralarında başlayan olayda, silah seslerinin 6 saat süresince duyulduğu belirtiliyor. Yetkililer, güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonun, rehin alınan 15'e yakın kişinin kurtarılmasının ardından sona erdiğini kaydetti. Son olarak teröristlerin tamamının etkisiz hale getirildiği açıklandı. Saldırıyla ilgili devlet televizyonuna konuşan İletişim Bakanı Remi Dandjinou, 3 cihatçının güvenlik güçlerince öldürüldüğünü açıkladı. Olay nedeniyle ülkede 72 saatlik ulusal yas ilan edildi. Çeşitli sosyal medya hesaplarından yapılan yayınlarda, ölenler arasında ABD, Kanada, Fransa ve Ukrayna vatandaşlarının da bulunduğu belirtildi. Fransa, aralarında bir Fransızın da bulunduğu 20 kişinin ölmesine neden olan saldırıyla ilgili soruşturma başlattı. Paris başsavcılığından yapılan açıklamada, saldırıyla ilgili açılan soruşturmanın İç Güvenlik Genel Direktörlüğü ve Merkezi Polis Direktörlüğü tarafından yürütüleceği bildirildi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un da, Burkina Fasolu mevkidaşını arayarak görüştüğü belirtiliyor. Bu arada Türk Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayan bir mesaj yayımladı. Bakanlığın mesajında, "Burkina Faso'nun başkenti Vagadugu'da meydana gelen ve çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına neden olan terörist saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Saldırıda bir vatandaşımızın hayatını kaybetmesinden ve bir vatandaşımızın da yaralanmasından ayrıca büyük üzüntü duyulmuştur. Saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine ve kardeş Burkina Faso halkına başsağlığı, yaralananlara acil şifa diliyoruz. Türkiye son yıllarda uluslararası terörün hedefi haline gelen Burkina Faso'ya desteğini ve dayanışmasını sürdürecektir" denildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu saldırıdan sadece bir gün önce Burkina Faso ziyareti gerçekleştirmişti. 12 Temmuz'da Türkiye'den Burkina Faso'ya Dışişleri Bakanı düzeyindeki ilk resmi ziyareti gerçekleştiren Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Roch Marc Christian Kabore tarafından kabul edilmişti. Çavuşoğlu, "15 Temmuz darbe girişimini en iyi anlayan ülkelerden birinin Burkina Faso olduğunu" belirterek, "Çünkü Burkina Faso da çok ciddi bir darbe ve terör girişimiyle karşı karşıya kaldı" demişti.
Milliyet

Abd'de Irkçılara Sosyal Medya Baskısı 
ABD'nin Charlottesville kentinde ırkçıların yaptığı gösteriyi protesto eden ırkçılık karşıtı grubun üzerine aracını süren gencin, bir kişiyi öldürmesi sonrası tepkiler büyüyor. Charlottesville'deki ırkçı saldırılar, New York, Los Angeles, Denver, Seattle, San Francisco ve Chicago gibi büyük kentlerin yanı sıra ülke genelinde kınandı. Protestoların hedefinde, Virginia'daki saldırıların sorumlusu olarak görülen Neonaziler ve Ku Klux Klan (KKK) gibi ırkçı grupların yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump da yer aldı. Bununla birlikte ırkçı gösteriye katılanlar, sosyal medya kullanıcıları tarafından ifşa edilmeye başlandı. İnternet üzerinden Charlottesville'de düzenlenen ırkçı gösteriye katılanların fotoğraşarı paylaşılırken, bu kişilerin ifşa edilmeleri ve işlerini ya da öğrencilik haklarını kaybetmeleri amaçlanıyor. Çabalar sonucunda en az bir kişinin işvereni tarafından kovulduğu öğrenildi. California eyaletinde çalışan ve ırkçı gösteriye katılan Cole White isimli kişinin işine son verildi. İnternette çok sayıda katılımcının isim, adres ve iş yeri bilgileri de yayınlandı. Öte yandan aracını ırçılık karşıtlarının üzerine sürerek Heather Heyer adlı kadının ölümüne, 19 kişinin de yaralanmasına yol açan James Alex Fields'ın kefalet talebi reddedildi. 20 yaşındaki Fields ikinci dereceden cinayet, yaralama ve ölümlü kaza yerinden kaçma suçlamalarıyla yargılanacak.
Milliyet

Nükleer Savaşa Daha 2 Yıl Var 
Son aylarda gerçekleştirdiği silah denemeleriyle ABD ve müttefiklerini alarma geçiren Kuzey Kore'nin 'nükleer güç' sayılmasına birkaç yıl daha olduğu belirtiliyor. Güney Kore Savunma Bakanı Suh Choo-suk, Kuzey Kore'nin hedefi vurabilecek bir nükleer başlıklı füzeyi geliştirmesinin önünde en az 1 veya 2 yıl daha olduğunu açıkladı. Güney Kore Televizyonu'na konuşan Suh, Kuzey Kore'nin savaş başlığının atmosfere girişini kontrol eden teknolojide henüz ileri safhaya ulaşamadıklarını söyledi. Suh Choo-suk, Pyongyang'ın nükleer başlığı küçültmek konusundaysa hızla ilerlediğini vurgulayarak, "Daha o noktaya varabildiklerini düşünmüyoruz ama hedeşerine yaklaşıyorlar" diye konuştu. Güney Kore Savunma Bakanı, Kuzey Kore'nin füze denemelerine devam etmesini beklediklerini, ancak fiili savaşı büyük bir risk olarak görmediklerini ifade etti. Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA) Başkanı Mike Pompeo da, Kuzey Kore ile yakın zamanda bir nükleer savaş tehlikesi bulunmadığını söyledi. Pompeo, Kuzey Kore'nin nükleer silah geliştirmeye ne kadar yakın olduğuna ilişkin soruya, "Çok daha yakınlar. Bu amaca doğru endişe verici bir hızla ilerliyorlar" yanıtını verdi.
Vatan

Ekonomi

Dolar: 3,5251-3,5271
Euro: Euro 4,1551-4,1572
Sterlin: 4,5705-4,5728
Gram Altın: 144,8253-144,9544

Dolar Düşecek, Büyüme Artacak 
Merkez Bankası Beklenti Anketi'ne göre, yıl sonu büyüme beklentisi yüzde 4.1'den yüzde 4.4'e yükseldi. Buna göre ağustos ve eylül ayları için tüketici enşasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket dönemine göre değişmeyerek sırasıyla yüzde 0.21 ve yüzde 0.57 oldu. Ekim ayı TÜFE beklentisi ise yüzde 1.17 olarak gerçekleşti. Cari yıl sonu TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 9.49 iken, bu anket döneminde yüzde 9.46'ya geriledi. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 8.41 iken, bu anket döneminde yüzde 8.37'ye indi. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 7.93 ve yüzde 7.92 olarak gerçekleşti. Yıl sonu döviz kuru (doları/ TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 3.7492 iken, bu anket döneminde 3.7199'a geriledi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 3.9043 ve 3.8717 olarak gerçekleşti. Bir önceki anket döneminde 36.3 milyar dolar olan sonu cari işlemler açığı beklentisi, bu anket döneminde 36.7 milyar dolar oldu. 2018 yılı cari işlemler açığı beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 38.5 milyar dolar ve 38.6 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2017 yılı gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 4.1 iken, bu anket döneminde yüzde 4.4'e yükseldi. 2018 yılı büyüme beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 3.9 ve yüzde 4.0 oldu. Borsa İstanbul Repo ve Ters-Repo Pazarı'nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 11.95 iken, bu anket döneminde yüzde 11.97 oldu. Merkez Bankası Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 11.96 iken, bu anket döneminde yüzde 11.97 olarak gerçekleşti.
Hürriyet

İlk Teklife Ret 
Hükümetin yaklaşık 3.2 milyon memur ve 1.9 milyon memur emeklisini ilgilendiren zam teklifi yeterli bulunmadı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, hükümet adına zam teklifini 2018 ve 2019 için yüzde 3+3 olarak açıkladı. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, bu oranı anında 'reddetti' ve "Bu teklife kapalıyız" kartonunu kaldırdı. HÜKÜMET, yaklaşık 3.2 milyon memur ve 1.9 milyon memur emeklisini ilgilendiren toplu sözleşmelerde ilk teklifini sundu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu tarafından açıklanan teklifte, 2018 ve 2019 yılı için altı aylık dönemler halinde yüzde 3'er zam yapılması ve enşasyon farkının yansıtılması yer aldı. Sendikalar teklifi kabul edilemez buldu. Teklifi açıklamak için kamera karşısına geçen Sarıeroğlu, 2001 yılından bu yana memurlara yönelik birçok düzenleme yaptıklarını anımsattı. En düşük memur maaşında yüzde 97, ortalama memur maaşında yüzde 61 düzeyinde artış sağladıklarını söyleyen Sarıeroğlu, kamuda kurumlararası ücret dengesizliklerini gidermek için de çalışmalar yaptıklarını belirtti. Toplu sözleşme masasına 776 maddeyle oturulduğunu belirten Sarıeroğlu, 406 maddeye ilişkin görüşmelerin sürdüğünü ifade etti. Sarıeroğlu bu kapsamda hükümetin teklifini 2018 ve 2019 yılları için 6 aylık dönemler için yüzde 3 zam ve 6 ayda fark oluşması halinde enşasyon ödenmesi olarak açıkladı. Sarıeroğlu, teklif sonrası da görüşmelerin süreceğini belirtti. Memur sendikaları heyetine başkanlık eden Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın hükümetin teklifine ilk tepkisi ise, "Eski Türkiye'nin teklifi" oldu. Refahın adil paylaşıldığı bir sistem talebiyle masaya oturduklarını belirten Yalçın, "Kamu işveren heyetinin teklifi bütün bunları karşılamaktan uzaktır. Kamu işveren heyetinin elindeki hesap makinası eski Türkiye'den kalma. Teklif eski Türkiye'nin makinası. Bu teklife kapalıyız" dedi. Yalçın yeni ve makul teklişer beklediklerini ifade etti. Memurların payına Maliye'nin cimriliği düştüğünü ifade eden Yalçın, "Alın terine yüzde 3 veriyorlar, bankalar ise yüzde 40 kâr elde ediyor" ifadelerini kullandı. Bakan Sarıeroğlu'nun teklifi açıklamasının ardından kaldırdıkları "Bu teklife kapalıyız" kartonuna da değinen Yalçın, "Buraya 3 kartonla geldik, 'Evet kabul ediyoruz' ve 'Sonraki teklişeri görelim' kartonları da vardı" diye konuştu.
Hürriyet

Esnafa Müjde 
Konfeksiyondan gıdaya tüm esnafı etkileyecek yapılandırma müjdesi geldi. 31 Temmuz 2017'den önce kooperatif takibine intikal etmiş ortak borçlar yeniden yapılandırılacak. Esnaf borçları için yapılandırma müjdesi geldi. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci'nin açıkladığı düzenlemeye göre, 31 Temmuz 2017'den önce kooperatif takibine intikal etmiş ortak borçlar yeniden yapılandırılacak. Yaklaşık 800 milyon TL hacimdeki yapılandırma, konfeksiyondan ayakkabıcıya kadar bütün sektörleri etkileyecek. Düzenlemeyle esnafın vergi ve sosyal sigorta borçlarını da daha kolay ödemesi bekleniyor. Tüfenkci, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatişeri Birlikleri Merkez Birliği'nin (TESKOMB) alacaklarıyla ilgili düzenleme hazırladıklarını bildirerek, "TESKOMB'a bağlı kredi kefalet kooperatişerine borçları bulunan esnaf ve sanatkarımızın bu borçları yapılandırılsın, esnafımız 2017 yılına, yeni bir moral ve enerjiyle devam etsin istedik. 8 Ağustos itibarıyla TESKOMB'a bağlı kooperatişerce uygulamaya başlanacak bu düzenlemeye göre, 31 Temmuz 2017 tarihinden önce kredi borcu kooperatif takibine intikal eden esnaf ve sanatkarlar, 29 Eylül 2017'ye kadar başvurmaları halinde yeniden yapılandırmadan faydalanacak" dedi. Tüfenkci, ana parayı bir kerede ödeyenlerden faiz alınmayacağını belirterek, "Borcun 12 aya kadar taksitlendirilmesi talep edildiği takdirde, asıl alacak tutarına taahhüt tarihinden itibaren yüzde 8 faiz oranı üzerinden 12 aylık basit faiz hesaplanacak. Asıl alacak tutarı ile hesaplanan faiz tutarı toplamı 12'ye bölünerek ilk taksit peşin tahsil edilecek. Borcun 24 aya kadar taksitlendirilmesi talep edildiği takdirde, asıl alacak tutarına taahhüt tarihinden itibaren yüzde 12 faiz oranı üzerinden 24 aylık basit faiz hesaplanacak. Asıl alacak tutarı ile hesaplanan faiz tutarı toplamı 24'e bölünerek ilk taksit peşin tahsil edilecek" dedi. Uygulamadan 200 bin 919 esnaf ve sanatkarın yararlanabileceğini belirten Tüfenkci, böylece kooperatif ortağı esnaf ve sanatkarların 786 milyon lirayı bulan anapara borçlarının yeniden yapılandırılacağını kaydetti. Tüfenkci, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit ve gazi olanlarımız ile 1 ve 2'nci derece yakınlarına da yapılandırma imkanı tanınacağını belirtti.
Milliyet

Devletten Bebeklere 4 Milyon Çeyrek 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nca, 2015'te başlatılan doğum yardımı uygulaması kapsamında şimdiye kadar 2 milyon 439 bin 857 bebek için 1 milyar liralık ödeme yapıldı. Bu destek, bugünün fiyatları baz alındığında, yaklaşık 4 milyon çeyrek altına karşılık geliyor. Bakanlık tarafından ilk olarak Mayıs 2015'te "yeni doğan bebeklerin ilk altını devletten" sloganıyla hayata geçirilen doğum yardımı uygulaması sayesinde, çocuk sahibi olmanın sevincini yaşayan binlerce ailenin yüzü güldü. Yurt içi ve dışında dünyaya gelen T.C. vatandaşı veya mavi kart sahibi bebekler için destek sağlayan bakanlık, doğum yardımı için başvuran annelerin, canlı doğan birinci bebeği için 300, ikincisi için 400, üçüncü ve sonrakiler için de 600 lira ödeme gerçekleştiriyor. Annenin vefat etmesi, Türk vatandaşı ya da mavi kart sahibi olmaması gibi durumlarda ödemeler babanın hesabına yatırılıyor. Doğum yardımı uygulaması kapsamında Mayıs 2015 ile Haziran 2017 arasında 2 milyon 439 bin 857 bebek için toplam 1 milyar liralık ödeme gerçekleştirildi. Bu ödeme, fiyatının 240 lira düzeyinde seyrettiği dikkate alındığında, yaklaşık 4 milyon çeyrek altına karşılık geliyor.
Vatan

Büyükbaş Kurbanlıkların Kilogram Fiyatı 18-20 TL
Kurban Bayramı öncesi kurbanlık sayısında sıkıntı olmadığını açıklayan TÜKETBİR Başkanı Bülent Tunç, büyükbaş kurbanlık hayvanların kilogram fiyatının 18-20 lira arasında değişeceğini söyledi. TÜRKİYE Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı (TÜKETBİR) Bülent Tunç, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurbanlık piyasasını değerlendirdi. Türkiye'de kurbanlık hayvan varlığında sıkıntı olmadığını belirten Tunç, "Büyükbaş kurbanlık hayvanların kilogram fiyatı şu an yeri ve et randımanına göre 18-20 lira arasında değişiyor. Geçen sene kurbanlık hayvanın kilogram fiyatı 17.5-18 lira arasındaydı. Dolayısıyla fiyatlarda geçen yıla göre çok fazla değişim olmayacak" açıklamasını yaptı. Hayvanların kurban pazarlarına naklinin başladığına dikkati çeken Tunç, "Yeterince kurbanlığımız var. Üretici elindeki hayvanını 'Tutayım piyasaya sürmeyeyim' mantığında değil. Bu hayvanları bayram için özel besliyorlar. Bayramda satmazsa daha sonra daha ucuza satmak zorunda kalacaklar" dedi. Üreticileri de fırsatçılık yapmamaları konusunda uyaran Yücesan, "Lütfen fahiş kar kazanma hırsıyla sektörü ve tüketiciyi zarara uğratmayın. Hükümetin elinde ciddi anlamda canlı hayvan ithalat yetkisi var. Aynı zamanda özel kuruluşlara da bu yetkiyi verebiliyor" yorumunu yaptı.
Vatan

Dedeler De İş Peşinde 
Türkiye İş Kurumu'nun (İşkur) kayıtlarına göre, Temmuz 2017 itibarıyla kuruma kayıtlı 2 milyon 586 bin işsiz bulunuyor. Bunların büyük kısmını 15-24 yaş arasındaki işsiz gençler oluşturuyor. Bu yaş grubundan kayıt yaptıran kişi sayısı 841 bin 335'e ulaştı. Kayıtlı üç işsizden birisi gençlerden oluşuyor. Öte yandan, kayıtlara göre, 60 ve üstü grubunda da iş için kayıt yaptıran binlerce kişi bulunuyor. Resmi verilere göre; 60 yaşın üzerinde toplam 25 bin 560 kişi çalışmak için kuruma başvurdu. Bunların da 18 bin 630'unu 60-64 yaş arasındaki vatandaşlardan, 6 bin 930'u da 65 yaş üstü kişilerden oluştu.
Posta

Atatürk Barajı 20 Milyar $'lık Elektrik Üretti 
Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, dünyanın sayılı, Türkiye'nin ise en büyük barajı konumundaki Atatürk Barajı'nın hidroelektrik santralinde (HES) 25 yılda 176 milyar kilovatsaat elektrik enerjisi üretildiğini bildirdi. Vali Erin, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarından olan Atatürk Barajı'nın Türk mühendislerin alın teriyle çeyrek asırdır milli ekonomiye destek sağladığını hatırlattı. Barajdan yaklaşık 9 milyar kilovatsaat yıllık enerji üretiminin yapıldığını ifade eden Erin, şunları söyledi: "Türkiye'nin en büyük üçüncü baraj gölüdür, 820 kilometrekareye uzanan büyük bir gölümüz. Türkiye'nin hidroelektrik üretiminin de yüzde 20'sini karşılayan bir projemizdir. Atatürk Baraj Gölü ve ana gövdesine 4 milyar dolar civarında bir kaynak ayrılmak suretiyle tamamlandı. Elektrik üretmeye başladığımızdan bugüne kadar 20 milyar doların üzerinde getirisi olan bir projedir. Sulamada kattığı katma değer, ürün ve verimlilik artışını da hesaplamıyoruz. 2 bin 400 megavat toplam büyüklüğe sahip bir enerji kapasitesi var. 8.9 milyar kilovatsaatte yıllık enerji üretimi sağlayabildiğimiz projelerden biridir. Bugüne kadar da 176 milyar kilovatsaat elektrik ürettik. Bu gerçekten Türkiye ekonomisi açısından büyük bir anlam ifade ediyor." Vali Erin, "Atatürk Barajı gövde dolgu hacmi bakımından Türkiye'nin en büyük, dünyanın ise altıncı büyük barajı. Gövdede kullanılan dolgu malzemesiyle Türkiye sınırlarının tamamı çevreleyen neredeyse 8 metre yüksekliğinde bir metre genişliğinde bir duvar örülebiliyor. Ekvatorda enlem itibarıyla 4 metre yüksekliğinde yarım metre genişliğinde bir duvarı bu malzemeyle örme imkanınız var" diye konuştu.
Milliyet

Spor

Mancini'yi Dinledi, Fener'i Seçti 
Bir dönem Galatasaray'ın da teknik direktörlüğünü yapan Roberto Mancini, Brezilyalı yıldıza, "Fenerbahçe'den gelen teklifini değerlendirmelisin. Orası senin için en doğru tercih" tavsiyesinde bulundu. Sambacı da Trabzonspor daha fazla para önermesine rağmen Kadıköy'ün yolunu tuttu. Fenerbahçe'nin renklerine bağladığı Giuliano'nun transfer süreci ile ilgili detaylar ortaya çıkmaya başladı. Trabzonspor'un da istediği Brezilyalı oyuncu, tercihini sarı- lacivertli takımdan yana kullanırken, Zenit Teknik Direktörü Roberto Mancini'nin de bu transferde etkin rol oynadığı öğrenildi. İtalyan hocanın sezon başında Giuliano'ya yeni taktik düzende sürekli forma veremeyeceğini söylediği, Brezilyalı yıldızın da bunun üzerine ayrılık kararı aldığı belirlendi. Türkiye'yi yakından tanıyan Galatasaray'ın eski çalıştırıcısı Mancini'nin, Giuliano ile yaptığı görüşmede "Fenerbahçe'den gelen teklifi değerlendirmelisin. Orası senin için en doğru tercih" tavsiyesinde bulunduğu bildirildi. Brezilya Milli Takımı'nda da forma giyen Giuliano, Trabzonspor'un yanısıra birçok önemli kulüpten teklif almasına rağmen hocasının da görüşlerine saygı duyarak sarı-lacivertli takıma "evet" dedi. Giuliano, Trabzonspor'un kendisine yaptığı yıllık 4 milyon euroluk teklife rağmen daha az paraya Fenerbahçe'de oynamayı tercih etti. Zenit, bordo-mavililerin önerisinin daha iyi olduğunu belirtip futbolcusuna Trabzonspor ile görüşmesini söylese de Brezilyalı yıldız geri adım atmadı ve bu talebi geri çevirdi. Giuliano'nun "Ya Fenerbahçe'de oynarım ya da Zenit'e geri dönenirim" resti transferde belirleyici oldu. Bu arada Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcuyu daha Gremio forması giyerken istediği ortaya çıktı. Ancak o dönemki finansal şartlar sebebiyle bu transfer gerçekleşmedi.
Milliyet

Bayrağımızı Dalgalandırdığım İçin Çok Mutluyum 
Londra'da düzenlenen Dünya Atletizm Şampiyonası'nda mücadele eden milli sporcular dün çiçieklerle karşılanarak yurda döndü. 200 metre finalinde birinci gelerek Türkiye'nin bu organizasyonda altın madalya kazanan ilk sporcusu olan Ramil Guliyev, şunları söyledi: "Usain Bolt gibi büyük bir yıldız gitti atletizmden. Ayrıca finalde sakatlandığı için çok üzüldük. Zor bir yarış oldu ve bunu başarmayı bildik. Bayrağımızı dalgalandırdığım için gerçekten çok mutluyum. Bu şampiyonluk sadece benim için değil tüm Türkiye için. Benim sporculuk kariyerimdeki en büyük derecem tabii ki bu. 10 yıldır bunun için çok çalıştım ve bunu da başardığım için çok mutluyum. İstiklal Marşı sırasında çok duygulandım. O an benim için çok anlamlıydı. Madalya kazanan ikinci beyaz olduğum için mutluyum." Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan ise "Projelerin sonuçlarını almaya başlıyoruz. Bunlar, inşallah temiz başarılar olarak spor tarihimizde yerini alacak. Sporumuz adına bir sıçrama ve yeni sonuçlar elde etmek için ciddi çabalar söz konusu" ifadelerini kullandı. 16. Dünya Atletizm Şampiyonası'nda birer altın ve gümüş madalya kazanan Türkiye, 12. sırada tamamladığı şampiyonada tarihinin en iyi derecesini yaptı. Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar, "Bu başarılarda devlet büyüklerimizin bizlere desteğinin büyük payı var. Sayın Cumhurbaşkanımız her madalyamızda bizleri telefonla arayarak onurlandırdı. Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak'a ve spor teşkilatımıza çok teşekkür ediyorum. Türk atletizm tarihi adına önemli bir başarı. Bugüne kadar elde edilmiş en büyük başarıyı getirerek, madalya sıralamasında 200 ülke içinde 12. olduk" dedi.
Vatan

Takla, Pençe: Cimbom Dört Köşe 
Galatasaray, sezonun ilk maçında Kayseri'yi güzel futbolla devirdi, taraftarını mest etti. Gol perdesini Tolga açtı. İkinci golü atan Belhanda takla şov yaparken 3 ve 4'üncü golün sabihi Gomis, aslan sevinciyle tribünleri coşturdu. Galatasaray, yeni sezona 'Aslanlar' gibi başladı... UEFA Avrupa Ligi'nde Östersunds'a elenerek taraftarını hayal kırıklığına uğratan Cim Bom, Süper Lig'in ilk haftasında Kayserispor'a gol yağdırdı.: 4-1. 16. DAKİKA: Rodrigues'in ortasında Tolga Ciğerci bekletmeden vurdu: 1-0. 29. DAKİKA: Deniz'in kullandığı köşe atışında Levent Gülen kafayla topu ağlara gönderdi: 1-1. 35. DAKİKA: Mariano, Gomis'e nefis çıkardı, Gomis de, şık bir pasla Belhanda'yı gördü. Faslı futbolcu da, klas bir vuruşla kaleci Lung'un üzerinden topu filelere bıraktı: 2-1. 37. DAKİKA: Belhanda'nın pasında topla buluşan Gomis, iki futbolcudan sıyrıldıktan sonra, çok sert vurdu, 3-1 oldu. 65. DAKİKA: Bir anlık kafa karışıklığı yaşandı. Rodrigues, Gomes ve kaleci Lung üçgeninde. Rodrigues kendisi vurmayıp, Gomis'e pas verince ofsayt bayrağı kalktı. Tribünlerden aynı anda 'aaahhhhh' sesi yükseldi. 85. DAKİKA: Lopes, Rodrigues'e sert girince ikinci sarıdan kırmızı kart gördü. 87. DAKİKA: Linnes'in süper pasında Gomis sağ çaprazdan içeri girdi, bekletmeden çok sert vurdu; kaleci topu göremedi bile: 4-1. 90. DAKİKA: Galatasaray tribünleri bayram yerine döndü. Taraftar, sahadaki 11 Aslan'ı bitiş düdüğüne kadar ayakta alkışladı. Yeni transferleriyle göz dolduran Cim Bom, 4-1'lik farklı galibiyetle Süper Lig'de ilk haftayı lider tamamladı. Kayserispor ise son sırada yer aldı.
Posta

Pepe Muhteşem 
Beşiktaş yönetimi ve taraftar Antalyaspor maçında güzel bir gol atan ve çok hırslı olan Pepe'ye övgü yağdırdı. Pepe'nin takımın çehresini değiştirdiği de vurgulandı. Beşiktaş'ın dünyaca ünlü Portekizli savunma oyuncusu Pepe'yi alması taraftarı coşturmuştu. Pepe, ilk resmi maçını Süper Kupa'da Konyaspor'a karşı oynamış, yaptırdığı penaltıyla kupanın gitmesine çok üzülmüştü. Ancak Antalyaspor maçında mükemmel bir gol atan ve hırsıyla dikkat çeken Pepe'ye yönetim ve taraftar hayran oldu. Beşiktaş 2'nci Başkanı Ahmet Nur Çebi, "Pepe, muhteşem. Beşiktaş taraftarına hediye olsun. Umarım böyle devam eder" dedi. Antalyaspor maçı sonrasında siyahbeyazlı taraftarlar ise Pepe'ye övgü dolu yorumlar yaptı. Pepe'nin attığı gol ise binlerce beğeni aldı.
Posta

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme