16 Ağustos 2017 Çarşamba

16.08.2017 Genel Gündem



16.08.2017

GÜNDEM
 'Gece Kartalları' Mahalleye Döndü 
İstanbul'da mahallelerin güvenliği sağlaması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından seçilen 386 bekçi, önceki gece işbaşı yaptı. 'Gece Kartalları' adı verilen bekçilere polisler de eşlik etti. İstanbul'un mahallelerinde nöbet tutacak 386 bekçi, pazartesi akşamı ilk görevlerine başladı. Bekçiliğe müracaat eden 8 bin 320 kişiden 700'ünü seçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü, adaylara teorik ve pratik eğitim verdi. Derslerde özel hareket polisleri tarafından silah kullanma teknikleri de öğretildi. Eğitimlerinde başarılı olan 386 bekçi işe alınırken eğitimi süren 136 ve işlemleri devam eden 178 kişinin de daha sonra göreve başlayacağı açıklandı. Akşam saat 22.00 ile sabah 06.00 arasında devriye gezecek olan bekçiler haftanın altı günü görev yapacak. Sadece lise mezunlarından oluşan bekçiler için 30 yaş sınırı da getirildi. Askerliğini tamamlama şartı da getirilen bekçiler silah, cop, biber gazı ve kelepçe taşıyor. Polislerle aynı yetkilere sahip olan bekçiler ise 3 bin 500 TL maaş alacak. Milliyet, "Gece Kartalları"nın ilk mesai gününü izledi. Pazartesi gecesi saat 22.00'de ilk görevlerine başlayan bekçiler, Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Büro Amirliği'nde topladı. 17 bekçi Bağcılar 12 bekçi ise Esenler'deki görev alanlarına polisler eşliğinde hareket etti. 15 Temmuz Mahallesi'nde görev yapan iki bekçi, şüpheli gördükleri kişilerin üstlerini arayarak GBT'lerine baktı. Devriye sırasında üstünden kimlik çıkmayan Caner Gezer isimli şahıs Güneşli Polis Merkezi'ne getirildi. Ailesinin kimliğini getirmesiyle nezarethaneye girmekten kurtulan gence 200 TL idari para cezası kesildi. Bekçilerin yeni görev yerlerine alışana kadar onlara eşlik edeceklerini söyleyen polisler ise bu sürenin bir haftayı geçmeyeceğini ifade etti. Bekçileri gören vatandaşlar ise şaşkınlığını gizleyemedi. Yeni uygulamanın mahalleyi daha güvenli hale getireceği düşündüklerini söyleyen vatandaşlar uygulamadan oldukça memnun olduklarını dile getirdi.
Milliyet


'Kripto Fetö'cü Olsam Suikastı Ben Yapardım' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen darbeci askerlerin yargılandığı davada esas hakkındaki savunmasını yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başyaveri Albay Ali Yazıcı, "Sayın Cumhurbaşkanı bizzat kendisi beni seçti. Ne ben aday oldum ne de Türk Silahlı Kuvvetleri aday gösterdi. Bir yıl boyunca ailesi dahil her yerde beraberdik. Darbede yer almak istesem 'Cumhurbaşkanı'nın yanındayken bu darbeyi yapalım' derdim. Kripto FETÖ'cü olsaydım suikastı ben yapardım" dedi. Yazıcı, iddianamedeki suçlamalara yanıt vermedi. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince Muğla Ticaret ve Sanayi Odası'nın salonunda görülen duruşmaya, tutuklu sanıklardan bazıları, geniş güvenlik önlemleri altında getirildi. Mahkemenin savunmalarını hazırlamaları için vareste tutulmalarına karar verdiği sanıklar ise getirilmedi. Sanıklar, jandarma eşliğinde mahkeme salonuna alındı. Duruşmada ilk olarak Yazıcı esas hakkındaki savunmasını yaptı. Savunmasına yaverlik görevine nasıl seçildiğini anlatarak başlayan Yazıcı, şunları söyledi: "2015 yılında Mart ayında kıta komutanı olarak kıtaya çıkmam lazımdı. Mart ayında tayinim çıkmadı. Listede ismimi bulamayınca yetkili yerlere sordum. Bana yerlerin atama için boş bırakıldığını söylediler. Bunlardan biri de muhafız alay komutanlığıydı. Bunların seçimi kritik olduğu için daha sonra yapılacaktı. Mayıs ayında tayin açıklandı benim tayinim yine çıkmadı. 15 Haziran'da yaverlik atamam yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanı, muhafız alay komutanını da kendisinin seçeceğini söylemiş. Genelkurmay'da üç isim belirleniyor, üç isimden birisi de benim ismim. Sayın Cumhurbaşkanı'nın önüne liste gidiyor, bizzat beni başyaver seçiyor. Ben hep komutan olarak planlamışım, kıta komutanı olarak atamam yapılacaktı fakat sebebini bilmiyorum Sayın Cumhurbaşkanı gerekli araştırmaları yaptırmış, beni başyaveri olarak istemiş. Aday olmamama rağmen son iki yılıma girmeme rağmen ben seçildim." 27 Temmuz 2015 tarihinde göreve başladığını, hakkında bütün istihbarat birimlerinin köyüne, mahallesine kadar araştırma yaptığını anlatan Yazıcı, "Yanındakiler, alınabilecek, güvenebilecek Sayın Cumhurbaşkanı'nın bakışıyla beni bulduklarını söylediler. Bunlar ne derece doğru bilmiyorum böyle söylediler. Ne ben aday oldum, ne de TSK beni aday gösterdi. 27 Temmuz'da göreve başladım. Hatta TSK'daki bazı komutanların beni Ak Partili olarak gösterdiklerini duydum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk bakışta her şeyi sezecek biri olduğunu vurgulayan Yazıcı, "TSK'da benim gibi sıradan bir personele 'Bunu alın' demesi bir saniye bile sürmez. Bir yıl boyunca ailesi dahil araçta, helikopterde, nerede olursa olsun, her yerde beraberdik. Hiç mi bir şey sezmedi? Ben saklasam bile Sayın Cumhurbaşkanı bunu sezerdi. Bir yıl boyunca hep yanındayım. Araçta, törenlerde birlikteyim, hiç mi bir şey sezdirmedim? Bir yıl ben kendimi saklasam bile Sayın Cumhurbaşkanı'nın etrafındaki danışmanlarından saklamam mümkün değil."
Milliyet

DÜNYA  
'Amerikan Talibanı' 
ABD'nin Virginia eyaletine bağlı Charlottesville kentinde Amerikan İç Savaşı'nda köleliğin devamından yana olan Konfederasyon Ordusu'nun komutanı General Robert Edward Lee'nin heykelinin kaldırılması planına karşı yaptıkları gösteri büyük ses getiren aşırı sağcı ve ırkçı gruplar, Amerikan medyasının ana konusu haline geldi. Irkçılarla onları protesto eden solcu aktivistlerin birbirine girmesi ve ardından aşırı sağcı bir eylemcinin, otomobiliyle solcu aktivistlerin arasına dalarak 1 kişinin ölümüne 19 kişinin yaralanmasına neden olması ülkede ve dünya genelinde 'Alt-Right' denilen gruplarla ilgili tartışmalar başlattı. ABD'de bu kesim için 2008'den beri "Alternatif Sağ" anlamındaki Alt-Right terimi kullanılıyor. Geçmişte marjinal gruplar olarak ana akım siyasetin dışında kalan bu gruplar, Donald Trump'ın ABD Başkanı olmasının ardından daha görünür olmaya başladı. Trump'ın, Beyaz Saray Baş Stratejisti olarak görev verdiği Steve Bannon, Alt-Right hareketinin önde gelen sitelerinden Breitbart'ın genel yayın yönetmenliğini yapmıştı. Trump'ın danışmanlarından Sebastian Gorka'nın ise Macaristan'daki Yahudi karşıtı gruplarla bağlantılı olduğu iddia ediliyor. Geçtiğimiz yıl ABD başkanlık seçimi öncesi kampanyalar sürerken, Demokrat Parti'nin adayı Hillary Clinton da Trump'ı Alt-Right hareketini ana akım siyasete taşımakla eleştirmişti. Alt-Right hareketinden olanlar kendilerinin 'beyaz kimliğinin' ve 'geleneksel Batı medeniyetinin korunmasından' yana olduğunu söylüyor. Alt-Right içinde ırkçılar, neo-naziler, Yahudi ve Müslüman karşıtları, anti-feministler ve eşcinsel düşmanları kendilerine yer buluyor. Siyah karşıtı Ku Klux Klan örgütü de bu akımın parçası içinde değerlendiriliyor. Alt-Right grupların gösterilerinde Nazi sembolleri, İtalyan faşizminin işaretleri sıkça görülüyor. Bu gruplarının ortak noktaları arasında küreselleşmeye, çok kültürlülüğe ve dolayısıyla göçmenlere karşı olmak da bulunuyor. Amerikan dergisi Mother Jones, geçen yıl Alt-Right hareketinin büyük kısmının, ABD'nin Cumhuriyetçi Parti'de temsil edilen muhafazakâr hareketin küreselleşme ve göç konusununda başarısız olduğunu düşünen genç beyaz erkekler olduğunu yazmıştı. Hareket internet üzerinden yayıldığı için sayılarını kestirmek güç. USA Today gazetesinde önceki gün bir makale kaleme alan Amerikalı siyahi televizyoncu Montel Williams ise söz konusu hareket için çok daha sert bir tanım kullandı. Williams, "Alt-Right denen ve aslında Nazilerin, ırkçıların, anti-semitlerin ve bağnazların gevşek bir konfederasyonu olan bir tehditle karşı karşıyayız. Onlara ne olduklarını söylemeliyiz. Amerikan Talibanı" diye yazdı.
Hürriyet

Ruhani: Nükleer Anlaşmadan Çekiliriz 
İran lideri Hasan Ruhani, mecliste düzenlenen 12'nci dönem bakanlarının güvenoyu oturumunda yaptığı konuşmada, "ABD'nin yeni yöneticileri, nükleer anlaşma öncesi yaptırım ve baskı siyasetine dönme niyetinde olurlarsa, biz de, saatler içinde anlaşma öncesi şartlardan daha ileri bir duruma dönmekte tereddüt etmeyiz" dedi. İran resmi haber ajansı İRNA'nın haberine göre; Tahran yönetiminin, nükleer anlaşmayı, dünya ülkeleriyle işbirliği ve güven ortamının tesisi için iyi bir fırsat olarak gördüğünü belirten Ruhani, ülkesinin, anlaşmadan doğan şartlara bağlı olduğunu vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump, bu ay başında, Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye yönelik yeni yaptırımlar içeren yasa tasarısını onaylamıştı. Tasarı İran'a yönelik bölümü "İran'ın İstikrar Bozucu Aktiviteleriyle Mücadele Yasası" başlığını taşıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (IRCG) yönelik ek yaptırımlar içeren tasarı, IRGC ile bağlantılı tüm kişilerin yaptırım listesine alınmasını sağlıyor. ABD'nin İran'daki insan hakları ihlalleri nedeniyle yeni yaptırımlar getirmesini öngören tasarı, ülkede tutulan ABD vatandaşları hakkında Kongre'ye rapor verilmesini zorunlu kılıyor. İran ise füze programının anlaşmaya aykırı olmadığını savunuyor.
Hürriyet

Kuzey Kore Beklemede 
Kuzey Kore, Batı Pasifik'teki ABD'ye ait Guam Adası yakınına uzun menzilli füze fırlatma yönündeki planlarıyla ilgili olarak beklemeye geçti. Kuzey Kore haber ajansı KCNA'nın resmi kaynaklara dayandırdığı haberde, Kuzey Kore ordusunun kendisine sunduğu planları değerlendiren Devlet Başkanı Kim Jong-un'un, daha önce ilan edilen denemeyi "şimdilik" askıya aldığı bildirildi. Haberde, Kim'in füze denemesi için karar vermeden önce bir süre "muhataplarının hareketlerini izleyeceği" belirtildi. Kim'in muhataplarının "Kore yarımadası ve civarındaki tehlikeli ve pervasız hareketlerini sürdürmesi halinde" füze denemesinin yapılmasına onay vereceği kaydedildi. Haberde Kuzey Kore'nin "aptal Yankilerin ne yapacağını gözlemleyeceği" ifadesi de kullanıldı. Haberle birlikte yayınlanan fotoğraflarda, Kuzey Kore ordusunun füze denemelerinden sorumlu Stratejik Kuvvetler birimini teftiş eden Kim'in, üzerinde, Kuzey Kore'den Guam Adası'na doğru, Japonya üzerinden geçen bir güzergahın işaretli olduğu büyük bir haritayı incelediği görüldü. Ordunun, Kuzey Kore liderine onay için sunduğu iddia edilen plan kamuoyuna ilk kez açıklandığında, ABD Savunma Bakanı James Mattis, ABD'nin Pasifik topraklarını veya ana vatanını hedef alan herhangi bir füze denemesinin "hızla savaşa dönüşebileceği" uyarısı yapmıştı. Pyongyang yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Twitter üzerinden, Kuzey Kore'ye askeri müdahale seçeneğini gündeme getirmesi üzerine Guam'a füze fırlatma tehdidinde bulunmuştu. Kim'in yeni açıklamalarının, Pyongyang yönetiminin bölgedeki tansiyonu düşürme arayışını ve ABD'den bu konuda adım atmasını beklediğini yansıttığı yorumları yapılıyor. Söz konusu adımın gelecek ay gerçekleştirilecek ABD-Güney Kore ortak askeri tatbikatının ertelenmesi veya B1 bombardıman uçaklarının Kore yarımadası üzerinde uçuşunun durdurulması olabileceği belirtiliyor. Kuzey Kore yönetimi her iki hareketliliği de "askeri provokasyon" olarak değerlendiriyor. Öte yandan Kuzey Kore basınında çıkan haberin ardından, Japonya Başbakanı Şinzo Abe'nin Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde konuyu ele aldığı bildirildi. Abe, "ABD lideri ile Kuzey Kore'nin söz konusu füze denemesini yapmasının engellenmesinin en önemli öncelik olduğu konusunda mutabık olduklarını" belirtti.
Milliyet

Telafer Operasyonu Başladı 
Temmuz ayında Irak ordusunun Musul kentini terör örgütü DAEŞ'ten geri almasının ardından Telafer'e yönelik operasyon da başladı. DAEŞ'in elinde tuttuğu Telafer kentindeki hedeflerin, uluslararası koalisyon güçlerine ait savaş uçaklarıyla vurulduğu bildirildi. Irak ordusuna bağlı topçu birliklerinin de DAEŞ'e ait hedefleri vurarak, koalisyon güçlerine destek olduğunu belirtildi. Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı, Telafer'e koalisyon güçlerince hava saldırısı düzenlendiğini ancak "büyük Telafer operasyonu" için Başbakan Haydar el-Abadi'den talimat beklendiğini duyurdu. Telafer'e yönelik kara operasyonunun da kısa zaman içinde başlaması bekleniyor. Öte yandan Irak ordusu kaynaklarından edinilen bilgilere göre ABD askerleri, yakın zamanda başlayacağı söylenen operasyon için Musul'un batısındaki Telafer kentinin yakınlarında konuşlandı. ABD'li askeri danışmanların da katılacağı iddia edilen Telafer operasyonuna, Irak ordusu, İran destekli Haşdi Şabi militanlarıyla federal polis güçlerinin katılacak. Terör örgütü DAEŞ, Musul kent merkezinin 63 kilometre batısında yer alan Türkmenlerin çoğunlukta yaşadığı Telafer'i 16 Haziran 2014'te ele geçirmişti.
Milliyet

Maduro Da Hazır 
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ülkesinin geniş çaplı askeri tatbikat düzenleyeceğini duyurdu. Maduro, Genelkurmay Başkanı'na 26-27 Ağustos'ta tatbikat yapmak için hazırlıklara başlama emri verdiğini söyledi. Maduro, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Venezuela'daki siyasi krizin çözümü konusunda askeri müdahaleyi seçenek olarak gösteren açıklamalarını 'kaba, ölçüsüz ve küstah' olarak nitelendirdi. Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez de düzenlediği basın toplantısında, hükümete yönelik tehditler karşısında tüm savunma makamlarıyla görüşeceğini belirtti. Lopez, "Hiçbir millet bizden özgür ve bağımsız olma hakkını alamayacak. Ülkesini seven herkesi bu talihsiz tehdide karşı koymaya çağırıyorum" dedi. Temel ihraç maddesi olan petrolün fiyatında yaşanan düşüşün ardından tarihinin en büyük ekonomik ve siyasi kriziyle karşı karşıya kalan Venezuela'da muhalifler aylardır sokak gösterileri düzenliyor. Maduro'nun ABD tarafından finanse edildiğini öne sürdüğü gösterilerde çıkan çatışmalarda şimdiye kadar 125'in üzerinde kişi hayatını kaybetti.
Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,5375-3,5397           
Euro: Euro 4,1543-4,1556
Sterlin: 4,5521-4,5564
Gram Altın: 144,6933-144,9491

40 İhracatçı Başkan Değişiyor 
Anayasa Mahkemesi, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve ihracatçı birlikleri yönetimlerinde görev süresinin iki dönem ile sınırlandırılmaması için yapılan itirazı reddetti. Böylece TİM ve birliklerde iki dönem sınırlaması kesinleşmiş oldu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi kararı "müspet" olarak yorumladı. Karar, TİM'de 60 birlikten 40 birlik başkanının değişeceğini gösteriyor. Anayasa Mahkemesi, kararı 8'e karşı 9 oyla aldı. Kararda gelişmiş ülkelerde bile bu tip sınırlamaların yapılabildiğine vurgu yapılarak, uzun süre görevde kalmanın getireceği sakıncaların önlenmesi ve yönetimde dinamizm ilkesine vurgu yapıldı. Kararda sadece aynı ihracatçı birliğinde iki dönemden fazla başkanlık yapılmasının yasaklandığı, bu sürenin sonunda kişinin aynı birlikte yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmasında bir engel bulunmadığı vurgulanarak, "Sınırlamanın getiriliş amacı da dikkate alındığında, aynı birlik başkanlığı için getirilen iki dönemlik sınırlamanın ölçüsüz olduğu söylenemez" denildi. Alınan karar gelecek yıl yapılacak TİM ve birlik seçimlerini yakından ilgilendiriyor. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise kararla ilgili olarak, "Tüm başkanlar kendi özel işlerinden ve ailelerinden feragat ederek bu hizmeti yürütürler. Ancak bunun bir mesleğe dönüşmemesi gerekiyor. Yeni fikirlerin ve arkadaşlarımızın göreve gelmesine olanak tanımalıyız" dedi.
Hürriyet

Sanayi Sıfır Çekti 
İstihdam Türkiye ekonomisinin hızına yetişemiyor. Yılın ilk iki çeyreğinde hem sanayide, hem ihracatta, hem de finans sektöründe büyüme sağlanırken bu iyileşme işsizlik oranına aynı oranda yansımıyor. Ama her şeye rağmen işsizlik oranında iyileşme yavaş da olsa sürüyor. Türkiye'de işsizlik oranı mayısta yüzde 10.2'ye geriledi. Nisan döneminde işsizlik oranı yüzde 10.5 idi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geçen yılın mayısına göre işsizlik oranında 0.8 puanlık yükseliş yaşandı. İşsiz sayısı geçen yıl mayısa göre 330 bin kişi artışla 3.2 milyon kişiye çıkarken 1 yılda 621 bin yeni istihdam sağlandı. İstihdamın ayrıntılarına bakıldığında ise geçen yıla göre sanayide tek bir yeni istihdam yaratılmadığı ortaya çıkıyor. Sanayinin alt kolları imalat sanayinde geçen yıla göre 35 bin kişilik istihdam kaybına karşılık madencilik ve elektrik sektöründe 35 bin kişilik yeni istihdam yaratıldı. Bu da toplam sanayide sıfır yeni istihdam sonucunu doğurdu. Tarım sektörü de sanayi sektöründeki toplam istihdamı geçmeyi başardı. Mayısta yaratılan yeni istihdamın neredeyse tamamı ise hizmet sektöründen kaynaklandı. Özellikle ticaretteki 288 bin kişilik, idari destek hizmet faaliyetlerinde 182 bin kişilik, turizmde 43 bin kişilik, bilgi iletişimde 33 bin kişilik istihdam dikkat çekti. İdari ve destek hizmet faaliyetleri çağrı merkezleri, büro yönetimi, kiralama ve leasing faaliyetlerini içeriyor. TÜİK verilerine göre geçen yıl aralık ayına göre yılın ilk beş ayında 1 milyon 819 bin yeni istihdam yaratılmış olması da dikkat çekti. Mayısta işgücü geçen yıla göre göre 950 bin kişi artarak 31 milyon 713 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0.5 puan artarak yüzde 53'e çıktı. Erkeklerde işgücüne katılma oranı 0.1 puanlık artışla yüzde 72.6, kadınlarda ise 1 puanlık artışla yüzde 33.9 oldu. ING Bank Ekonomik Araştırmalar Başekonomisti Muhammet Mercan, birinci çeyrekteki güçlü istihdam artışının ikinci çeyrekte ivme kaybettiğini dile getirerek nisan ayına göre mevsim etkilerinden arındırılmış olarak 44 bin yeni istihdam yaratıldığını belirtti. İnşaat sektöründeki aylık 58 bin iş kaybının da son 12 ayın en büyük düşüşü olduğunu vurgulayan Mercan, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu'nun mayıs verilerine göre zorunlu sigortalı sayısındaki yüzde 2.99'luk artışın toparlanma eğiliminin sürdüğünün işareti olduğunu söyledi. İş Yatırım Araştırma Bölüm Yönetmeni Muammer Kömürcüoğlu, "Mevsimsellikten arındırılmış verilere bakıldığında teşvik paketine ve iktisadi faaliyetteki güçlü seyre rağmen istihdam tarafında güçlü bir iyileşme olmadığı görülüyor. İstihdam verisine yönelik görüşümüzde değişiklik yok. Önümüzdeki dönemde ilave bir adım atılmadığı sürece işsizlik oranındaki kademeli düşüş devam etse de istihdam piyasasında güçlü bir iyileşmeden uzak olduğumuzu düşünüyoruz" dedi.
Hürriyet

Vergi Gelirinde Artış Toparlanma Demek 
Maliye Bakanı Naci Ağbal, yılın ilk 7 ayında 24.3 milyar TL'ye ulaşan bütçe açığındaki artış trendinin önümüzdeki dönemde ekonomiyi destekleyici uygulamaların sona ermesiyle birlikte azalacağını söyledi. Hızlanan büyümenin ve yeniden yapılandırma tahsilatlarının vergi gelirlerinde bütçe dengesine katkı sağladığına da değinen Ağbal bu katkının önümüzdeki dönemde de süreceğini belirtti. Maliye Bakanlığı verilerine göre 2016 Ocak - Temmuz döneminde 1.3 milyar TL fazla veren Merkezi Yönetim Bütçesi 2017 Ocak - Temmuz döneminde 24.3 milyar TL açık verdi. Yılın ilk yedi ayında bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10.7 artarak 351.7 milyar TL oldu. Bütçe giderleri ise yüzde 18.9 artarak 376 milyar TL olarak gerçekleşti. Öncü verilerin 2017 yılında ekonomik büyümenin OVP hedefinin (yüzde 4.4) üzerinde gerçekleşeceğini işaret ettiğini de belirten Ağbal, "Ekonomik aktivitedeki canlanma vergi gelirlerini olumlu yönde etki lemektedir" dedi. Öte yandan bütçe temmuzda 926 milyon TL fazla verdi. Temmuzda bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23.3 artarak 52.5 milyar TL oldu. Bütçe giderleri ise yüzde 21.5 artarak 51.5 milyar TL olarak gerçekleşti. Temmuzda bütçenin 926 milyon TL fazla vererek geçen yılın aynı ayına göre 796 milyon TL iyileşme gösterdiğini belirten Ağbal, şöyle konuştu: "Bu iyileşme 15 Temmuz darbe girişiminin etkisinin bertaraf edilmesi ile ekonomideki hızlı toparlanmanın bir göstergesi olarak vergi gelirlerinde kendisini göstermiştir."
Milliyet

Turizmcinin Yüzü Güldü 
Kurban Bayramı tatilinin 10 güne uzamasını isteyen turizimcilerin yüzü güldü. 30 Ağustos Zafer Bayramı'yla birleştirilerek 6 güne çıkan Kurban Bayramı tatili, 28-29 Ağustos tarihlerinin de eklenmesiyle 10 güne çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde dün toplanan Bakanlar Kurulu, Kurban Bayramı tatiliyle ilgili kararını verdi. Açıklamayı Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ yaptı. Bozdağ, şunları kaydetti: "Bakanlar Kurulumuz, yaklaşan 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Kurban Bayramı, vatandaşlarımızın bu bayramlar vesilesiyle aile ziyaretleri, turizm sektörünün canlanması ve ticari hayatın olumlu etkilenmesi ihtimallerini değerlendirerek, vatandaşlarımızın rahat bir şekilde bayramlarını idrak etmeleri maksadıyla Kurban Bayramı ve 30 Ağustos Zafer Bayramı'na tekabül, tekaddüm eden günleri ile ara gün olan yarım günün idari izinli olmasına karar verdi. Buna göre, 28 Ağustos Pazartesi, 29 Ağustos Salı günleri tam gün, 31 Ağustos Perşembe günü yarım gün idari izinli sayılması kararı alındı." Bekir Bozdağ, emeklilerin maaşlarının bayram öncesi ödeneceğinin müjdesini de verdi. Bozdağ, "Emekli sandığı kapsamında emekli dul ve yetim aylığı alanlar, şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz dahil olmak üzere aylık ödeme günleri 1-5 Eylül tarihleri arasına denk gelmesi nedeniyle emekli maaşlarının ödenmesinin bayram öncesine çekilmesi de kararlaştırıldı. Bu çerçevede, 1-2 ve 3 Eylül tarihlerinde maaşlarını alacak olan emekli sandığı emekli dul ve yetimleri ile şehit yakınları, gazilerimiz, 28 Ağustos'ta, 4 ve 5 Eylül tarihinde maaşlarını alacak olanlar da 29 Ağustos'ta maaşlarını alabilecek" açıklamasını yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 günlük tatilin sinyalini geçen hafta 'İsabetli olur' sözleriyle vermişti. Turizmciler 10 günlük tatilde 1 milyon vatandaşın tatile çıkmasını ve 1 milyar liralık gelir elde edilmesini bekliyor.
Vatan

Yapışamayacaklar 
Türkiye çapında 60 ihracatçı birliği ve binlerce ihracatçının merakla beklediği karar nihayet Anayasa Mahkemesi'nden çıktı. Mahkeme 8'e karşı 9 oyla, ihracatçı birlikleri başkanlarının 2 dönemden daha fazla görev yapmalarına vize vermedi. AYM'nin bu kararı ile birlikte görev süreleri 2018'de sona erecek 40 ihracatçı birliği başkanının yeniden aday ve başkan olmasının önü tamamen kapandı. Halen yürürlükte olan 5910 Sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerini Kuruluş ve Görevleri Kanunu'nun 6. Maddesinin 3. Fıkrasında, "Bir kişi, aynı birlikte, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en fazla iki dönem başkanlık yapabilir ve bir daha aynı göreve seçilemez" ibaresi yer alıyordu. 2018 yılı Mart ayında 2 dönem görev süresi dolacak olan bazı birlik başkanları kanunun bu maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu. Anayasa Mahkemesi'nin kararında, özellikle gelişmiş ülkelerde bile bu tip sınırlamaların yapılabildiğine vurgu yapılarak, uzun süre görevde kalmanın getireceği sakıncaların önlenmesi ve yönetimde dinamizm ilkesine vurgu yapıldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararını müspet bir gelişme olarak gördüklerini söyledi. İlgili kanunu 2009 yılında kendilerinin hazırladığını ve Bakanlık ile paylaştıklarını belirten Büyükekşi, şunları kaydetti: "O gün Başkanlıkların 2 dönem ile sınırlandırılması konusuna da bugünleri öngörerek özellikle kanun metninde yer verdik. Bazı arkadaşlarımız 2 dönemle sınırlandırılmamasına ilişkin bir dava açtılar. TİM olarak buna karşı olduğumuzu mahkeme ile paylaştık. Gelen karar ile Anayasa Mahkemesi görev süresinin 2 dönemle sınırlı kalmasına hükmetti."
Vatan

POLİTİKA 
 Tek Tip İçin Khk Sinyali 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, revizyonun ardından yeni kabineyle ilk Bakanlar Kurulu toplantısını dün Beştepe'de yaptı. 7 saat süren toplantıda turizm sektörünün merakla beklediği Kurban Bayramı tatilinin 10 güne çıkarılması kararlaştırıldı. Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, toplantıyla ilgili şunları söyledi: "Bakanlar Kurulumuz, yaklaşan 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Kurban Bayramı, vatandaşlarımızın aile ziyaretleri, turizm sektörünün canlanması ve ticari hayatın olumlu etkilenmesi ihtimallerini değerlendirerek 28 Ağustos Pazartesi, 29 Ağustos Salı günleri tam gün, 31 Ağustos Perşembe yarım gün idari izinli sayılmasına karar vermiştir. Emekli Sandığı kapsamında emekli, dul ve yetim aylığı alanlar, şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz dahil olmak üzere aylık ödeme günleri 1-5 Eylül tarihleri arasına denk gelenlerin maaşlarının ödenmesinin bayram öncesine çekilmiştir. 1-2-3 Eylül tarihlerinde maaşlarını alacak olanlar 28 Ağustos'ta, 4-5 Eylül'de maaşlarını alacak olanlar da 29 Ağustos'ta maaşlarını alabilecektir. Köprü ve otoyollarda 30 Ağustos Çarşamba gününden başlamak üzere 5 Eylül Salı günü saat 07.00'ye kadar ücret alınmayacaktır. (Tek tip kıyafet uygulaması) Tek tip kıyafet konusunda bir yasa değişikliğine ihtiyaç var. Bunun da KHK'ya konulacağını ifade etmiştik. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu ancak Kanun Hükmünde Kararname çıkarabilir, anayasamıza göre. Sayın Cumhurbaşkanımız başkanlığında, Bakanlar Kurulu toplantısını yaptı. Bundan sonra çıkacak Kanun Hükmünde Kararnamelerde bu konu yer alabilir. (Atatürk Orman Çiftliği'nden bir bölümün ABD Büyükelçiliği'ne satıldığı iddiaları) Atatürk Orman Çiftliği ile ilgili haber bayat haberdir. Bu konu 2013 yılından beri ara ara Türkiye gündemine getiriliyor. Daha önce bazı milletvekilleri tarafından yazılı soru önergesine konu edilmiş, Tarım bakanlarımız ve ilgili bakanlarımız o yazılı soru önergelerine de cevap vermişlerdir. İhtiyaç duydukça hassasiyetleri kaşımak için bazı basın yayın organları ve çevreler bunları sürekli gündeme taşımaktadır. İşin aslı şudur; bu arsanın hukuken veya konum itibariyle fiilen Atatürk Orman Çiftliği ile irtibatı yoktur."
Hürriyet

Çürümeye Artık 'Dur' Demeliyiz 
Başbakan Binali Yıldırım, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını söyleyip önemine vurgu yaparak, "Değerlerimizin taşıyıcısı milli kimliğin sembolüdür. Ne yazık ki sosyal medya dili, gençlerimiz arasında geçerli bir yazı, iletişim diline dönüşüyor. Anlamsız kısaltmalar, aralarına serpiştirilen yabancı kelimeler, bozuk cümleler giderek sıradan hale geliyor. Dilimizi kısırlaştıran, nesiller arasındaki iletişimi yok eden, Türkçeden ziyade nevzuhur bir kuş dilini andıran bu çürümeye artık 'dur' deme zamanı gelmiştir" dedi. Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Yunus Emre Enstitüsü tarafından Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen, "Uluslararası Türkçe Yaz Okulu Kapanış Töreni"ne katıldı. Yıldırım, şu mesajları verdi: Günümüzde diplomasi sadece ülkeler arasındaki resmi temaslarla yapılan bir iş değil. Bugün artık enerjiden sağlığa, eğitimden kültüre, turizmden sanata birçok alanda diplomasi kavramının kullanıldığını görüyoruz. Ülkeler, kültürel ve tarihi derinlikleriyle orantılı olarak ellerindeki her imkanı bu dış politika aracına dönüştürmenin gayreti içinde. Dünyadaki konumumuzu belirlemede askeri kapasitenin yanında, eğitim, sanat, kültür, teknoloji alanında bulunulan yer, küresel bakışa yapılan katkı açısından çok önem arz ediyor. Türkiye olarak biz bu değişim sürecinin dışında olmadık olmayacağız. Türkiye uzun yıllar boyunca komşularıyla, medeniyet coğrafyasındaki kardeşleriyle dünyanın farklı bölgelerine yayılmış, sayıları 100 milyonları bulan soydaşlarıyla gereken ilişkiyi maalesef kuramadı. Kendi değerlerine yabancı, hatta düşman bir zihniyet ülkemizi ekonomik, ticari, askeri ve kültürel olarak tek bir merkeze mahkum etmeye çalıştı. Türkiye ne zaman yeni bir arayış içine girse bazı çevreler tarafından irtica fobisiyle hortlatılmış eksen kayması gibi tartışmaları devreye sokmuşlardır ama biz bu bel altı vuruşlara asla itibar etmedik, itibar suikastına boyun eğmedik. Biz doğuya bakınca sorun ve bataklık, batıya bakınca refah ve uygarlık gören bir anlayışa da teslim olmadık. Türkiye Selçuklu devletinin sembolü olan çift başlı kartal gibi bir yüzü doğuya diğer yüzü de batıya dönük bir şekilde bundan böyle de yoluna devam edecek.
Milliyet
 
Erdoğan, Macron İle Telefonda Görüştü 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bölgesel konuların ele alındığı görüşmede ikili ilişkilere de değinildi. Terörle ortak mücadelenin önemine dikkati çeken iki lider, Suriye ve Irak'taki son gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulundu. Elysee Sarayı'ndan yapılan açıklamada ise Macron'un görüşmede Türkiye'de tutuklu bulunan Fransız gazeteci Loup Bureau'nun durumunu gündeme getirdiği belirtildi. Açıklamada, "Macron, Fransa vatandaşı Bureau'nun bir an önce ülkesine gönderilmesini diledi. İki lider gelecek hafta yeniden görüşme yapma konusunda mutabık kaldı" ifadeleri kullanıldı.
Haber Türk

SPOR 
Savaşa Hazırız! 
Avrupa Şampiyonası hazırlıklarının Bormio etabını geride bırakan ve özel maçlara başlayan A Milli Basketbol Takımı'nın genç ama tecrübeli isimlerinden Furkan Aldemir, çok iyi çalıştıklarını söyledi. Furkan, "Bormio kampı şampiyona öncesi bizim çok ihtiyacımız olan bir kamp. Hem kondisyon açısından, hem takımdaki uyum açısından çok faydalı. Dışarıda yaşananlardan tamamen soyutlanıyoruz ve takıma yoğunlaşıyoruz. Güzel ve yorucu bir kamptı, çok şükür önemli sakatlık da olmadı. İnşallah bundan sonrasını da güzel geçirerek hazır bir şekilde şampiyonaya başlarız" diye konuştu. Sezon içinde fazla süre alamamasına da değinen Furkan, "Sene başında iyi başlamıştım, aslında sezon sonu da biraz oynadım ama ligin ortasında sıkıntılı bir dönem yaşadım. Çok az süre aldığım maçlar oldu. Bu tabii ki etkiliyor. Neredeyse tüm Türk oyuncuların yaşadığını yaşadım yani. Böyle olunca öz güvende de düşüşler oluyor. Sorumluluk alamıyorsunuz sahada, geri planda kalıyorsunuz, o zaman da süreniz azalıyor. Daha sağlam durmamız gerekiyor. Bunu öğrendiğimiz zaman zaten lider oyuncular olmaya başlıyoruz. İstikrarlı bir şekilde bunu yapabilirsek bundan sonrası daha güzel olabilir" şeklinde konuştu. Başarılı oyuncu, kendisi gibi birçok ismin de yeterli süre alamamasının etkilerini de anlatırken, "Oynamayanlar için şu artı olabilir; biz çok istekliyiz. Basketbola aç bir ekip var. Herkes forma mücadelesi veriyor. Bu durumu avantaja çevirebiliriz. Her ne kadar biraz tecrübe eksikliği olsa da, oynayan ağabeylerimiz bize yardımcı olacaktır. Heyecanımızı yenmek ve özgüvenimizi artırmamız için de turnuvanın kendi evimizde olması bizim için büyük avantaj. Yürekli takım var, savaşacağız. İnşallah bu bayrak için, bu millet için her şeyi yapacağız. Umarım daha önce ev sahibi olduğumuz turnuvalardaki gibi madalyaya ulaşacağız. Türkiye'ye sıkıntılı günlerinde böyle bir mutluluk ve gurur yaşatabilirsek, ne mutlu bize" dedi.
Milliyet

Bugünün Isını Yarına Bırakma! 
Transferde derin bir sessizliğe bürünerek, "bekle gör" taktiğine geçen Beşiktaş'ta, Vida konusu yeniden gündeme gelirken, bu soru siyah-beyazlı yönetim tarafından tartışıldı. Bu transferle bizzat ilgilenen Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın Dinamo Kievli oyuncuyu devre arasında alma önerisi, yönetim tarafından kabul görmedi. Önceki gün yapılan toplantıda, Vida'nın hemen alınmasını tavsiye eden yöneticilerin, "Lig arasında başka takımlar devreye girebilir. Vida'yı bu yaz transfer döneminde bitirmeliyiz" dedikleri ortaya çıktı. Yönetimden aldığı onay ile Vida transferi için kollarını sıvayan Orman, prensip anlaşmasına vardığı oyuncunun bonservis bedelini hem daha da aşağıya çekip hem de 2018 yılı içerisinde ödemeyi planlıyor. Bu futbolcuyu en kısa zamanda transfer ederek, milli ara öncesinde takıma katmak isteyen siyah - beyazlı yönetim, öncelikle Boyko ile takasını önerecek. Bu teklifin kabul edilmemesi halinde, siyah - beyazlı kulüp bir miktar para vermeyi planlıyor. D i n a m o Kiev'in, Vida'nın bonservis bedelini 2 milyon euroya düşürmesini önemli bir gelişme olarak gören siyah - beyazlı kulüp, buna paralel olarak Franco ve Milosevic'i de elden çıkarmaya çalışacak. Öte yandan Başkan Fikret Orman'ın yakın çevresine, "Ben de Vida'nın alınmasını istiyorum ama önce benim, kadroya giremeyen oyunculardan gelmesi muhtemel parayı görmem lazım. Onlara kulüp bulmamız halinde zaten Vida'nın parasını çıkarmış oluyoruz. Transfer döneminin bitmesine daha üç hafta var. Acele etmeden bu işi bitireceğiz" ifadesini kullandığı ortaya çıktı.
Milliyet

Luce Kimi İzliyor? 
Lucescu o maç senin, bu maç benim dolaşıyor, milli takıma oyuncu arıyor. Ama kimi seyrediyor, açıkcası merak ediyorum. Başakşehir, Beşiktaş, Galatasaray 2'şer, Göztepe 1 Türk oyuncu ile oynarken, takımların ilk on birlerinin yüzde 70'i yabancı oyuncular tarafından oluşturulurken, Lucescu kimi izliyor, daha doğrusu izleyecek futbolcu bulabiliyor mu? Futbolsever mutlu... Onlar yurt dışından gelen birbirinden önemli yıldız oyuncularla maçın ve oyunun tadını çıkartmaya çalışıyorlar. Ama milli takım hocası için gerçek anlamda "dramatik" bir durum var. Eylülün ilk haftasında önce Ukrayna, sonra Hırvatistan maçları var. Ya tamam, ya devam diyeceğimiz maçlar... Arkadaşlara çıkarttırdım, Lucescu bu ilk haftada girenle- çıkanla sadece 15-20 Türk oyuncu izleyebilmiş. Çünkü başka oynayan futbolcu yok. Hepsini milli takıma alsa, gene yetmez. Kaldı ki, milli takıma döneceğini açıklayan Arda, orta sahanın ustası Selçuk İnan, milli takımın demirbaşı Ozan Tufan ve benzeri bazı isimler kendi takımlarında oynamıyorlar. Takımların stoper mevkileri yabancı oyuncuların işgali altında... Lucescu'yu ve milli takımı gurbetçiler ne kadar kurtarır, orası da belli değil... Zaten Lucescu sıkıntısını yakın çevresine söylemiş. "Ben kimi izleyeceğim, milli takıma kimi alacağım?" demiş. Deplasmandaki Ukrayna ve dört gün sonra Eskişehir'de oynayacağımız Hırvatistan maçı öncesinde zor bir durum... Takımlarımıza yabancıları doldururken, milli takıma yabancı kalmış gibiyiz.
Milliyet
  
16 Milyon'ya 4 Yıllık Takım 
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Cim-Bom'a yeni katılan futbolcular için düzenlenen imza töreninde soruları yanıtladı. Özbek, Riva'dan gelen para, yapılan transferler, Arda Turan ve yapılması muhtemel oyuncuların alınması konusunda önemli noktalara değindi. Zaman zaman sosyal medyada, internette Riva'dan gelen paranın transfere verildiği yolunda yazılar bulunduğuna dikkat çeken Dursun Özbek, "Oradan para şubatta geldi. Söz verdiğimiz gibi bankalara olduğu gibi yatırdık" dedi. Özbek, transfer yatırımlarını ise şöyle açıkladı: "Abartılı, kafa karıştırıcı algı yaratmaya yönelik hesap yapılıyor. Biz seçildikten sonra, ilk 2 yılda alınan ve satılan oyuncular miktarı açısından birbirine eşitti. Bu sene takımı yenilemek için 30 milyon euroluk bütçe yaptık. Yaklaşık 34 Milyon euro bonservis ödedik. Bugüne kadar 18 milyonluk bütçe elde ettik. 34 milyonluk alış, 18 milyonluk satış yapmışız. Demek ki Galatasaray kendisine 4 sene hizmet edecek bir takımı 16 milyon euroya sağlamıştır." UEFA'dan geçmişte bir ceza yediklerini dile getiren Özbek, "Sizin futbolculara ödediğiniz para sabit maaş 65 milyon euroyu geçemez. Bu durum 2015-16'da başladı. Bu manada da o seneyi bu parayla bitirdik. Geçen senede, ya 59 ya 60 milyon euro öder durumdaydık. Bu yeni kurduğumuz takımda maaş konusunda aynı seyirde gidiyor. Sabit maaş, maç başları ve stopajlar 60-61 milyon euro civarında kalacağız" ifadesini kullandı. İyi futbolcunun iyi para aldığını söyleyen Özbek, "Ayrılmasını beklediğimiz futbolcular var. Devraldığımız G.Saray'da 42 futbolcu vardı. 18 kişilik kadro yapıyorsunuz. 24 tanesi ya tribünde oturuyor, ya da bir başka durumda takıma giremiyor. Bunlara maaş ödüyorsunuz. Biz bu oyuncuları tasfiye ettik. Yeni transferlerle birlikte 28 kişilik kadromuz var" diye konuştu. Başkan Özbek NTV Sporda katıldığı Yüzde Yüz Futbol Programı'nda 18 milyon euroya yakın peşin futbolcu satışı yaptıklarını bir kez daha yineledi. Özbek, "5-6 milyon euro arası, gelir getirecek ve takımdan ayrılacak oyuncular da var. 34 milyon euro bonservis ödemeleri yaptık. Yani 16 milyon euro harcama yaptık. Ben 10 milyon euro hedefi koymuştum. 5-6 milyon euro daha kazanırsak, hedefi tutturmuş oluyoruz. Şampiyonluk hedefi kuran bir takımın 10 milyon euro harcaması çok mu?" dedi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme