17 Ağustos 2017 Perşembe

17.08.2017 Genel Gündem



17.08.2017

GÜNDEM

Dönüşüm şehirlerde gerçekleşmeli 
Başbakan Binali Yıldırım, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin, 17 Ağustos 1999 depreminin 18'inci yıldönümü nedeniyle düzenlediği Uluslararası Deprem Gerçeği ve Kentleşme Çalıştayı'na katıldı. Burada konuşan Yıldırım, , "Depremleri engelleme şansımız yok. Gelişimine baktığımız zaman son 100 yıl içinde 1939 Erzincan depremi ile deprem hareketlerinin doğudan batıya doğru ilerlediğini görüyoruz. Bunun en son örneği 1999 depremidir. Bundan sonra olacak deprem de batı bölgemizde olacak. Bu bilimsel bir tespittir" dedi. Yıldırım, şöyle devam etti: "O dönemde Türkiye'nin yönetiminde olanların bırakın depreme yönelik tedbir almayı, deprem hakkında fikirleri yoktu. Bütün iletişim ve ulaşım altyapısı çökmüş, Ankara depremden bihaber kalmıştı. O dönemde İstanbul Belediyesi Deniz Otobüsleri Genel Müdürü'ydüm. Bostancı'dan depremle ilgili iletişim kesik olduğu için Mudanya, Armutlu, Çınarcık, Yalova'daki gemilerle irtibat kurarak oradan ekipleri sahaya çıkardık. O dönemki Belediye başkanımız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı arayarak acil eylem planı yaptık. 2 bin 900 yaralıyı hastanelere ulaştırdık. Rahmetli Ecevit bu çalışmayı günlerce övdü." Yıldırım, şunları kaydetti: "Konut altyapı yatırımları başta olmak üzere birçok alanda yüksek şiddette depreme dayanıklı yatırımları gerçekleştiriyoruz. Son 15 yılda yol, tünel, köprü gibi altyapı projeleri deprem yönetmeliği çerçevesinde gerçekleştirildi. Yatırımlarımızın, yaptığımız projelerin depreme dayanıklı olması yetmez, en büyük değişimi ve dönüşümü şehirlerde gerçekleştirmemiz gerek. 81 ilde 1 milyon 76 bin binanın dönüşümü başladı. Hedef 2023 yılına kadar 4 milyon. 2030 yılına kadar 7 milyon konut."
Milliyet


İranlı komutandan Beştepe'ye ziyaret 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri'yi kabul etti. Bakıri, 1979'daki Humeyni önderliğindeki devrimin ardından Ankara'ya üç günlük bir resmi ziyarette bulunan ilk İranlı komutan oldu. İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Bakıri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın davetlisi olarak önceki gün Ankara'ya resmi ziyarette bulundu. MİT karargahına da ziyarette bulunan Bakıri, dün Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ile görüştü. Bakıri, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da Beştepe'de kabul edildi. Bakıri'nin Türkiye ziyaretinde "terörle mücadele, bölgesel gelişmeler, savunma alanındaki ikili ilişkiler ve sınır işbirliği" konularının görüşme gündemini oluşturduğu belirtildi. Görüşmelerde; Kandil'de terör örgütü PKK'nın varlığı, Irak ile Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeler de askeri açılardan kapsamlı olarak ele alındı. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), bağımsızlık referandumunun 25 Eylül'de yapılacağını açıklamış, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "Dostumuz olan Irak Kürtleri bağımsız devlete sahip olmalı" diyerek bu sürece destek vermişti. Suriye'de ise Rakka operasyonu çerçevesinde PYD'nin silahlı gücü YPG, ABD desteği ile öne çıkan terörist bir güç haline geldi. ABD'nin İdlib bölgesine, YPG aracılığıyla operasyonda bulunacağı iddiaları da gündeme geldi. PKK'nın Suriye kolu YPG'ye açıkça silah ve zırhlı araç desteği veren ABD'nin, İran Devrim Muhafızları'nı (IRGC) "terör örgütü" ilan etmek için bir tasarı üzerinde çalıştığı haberleri ABD medyasına yansımıştı. Bu gelişmelerin yaşandığı süreçte Tahran'dan Ankara'ya İran devriminden 38 yıl sonra genelkurmay başkanı seviyesinde bir ziyarette bulunulması dikkat çekti.
Milliyet
  
AB ile ilişkimize katkı verin 
Başbakan Binali Yıldırım, görüştüğü AB Dönem Başkanı Estonya'nın Başbakanı Jüri Ratas'a, "Ümit ederim ki başkanlığınız sırasında somut gelişmeler sağlanabilir. AB ile AB içindeki bazı ülkeler ile olumsuz gibi görünen ilişkilerin düzeltilmesi konusunda önemli katkılar sağlanacağını düşünüyoruz" dedi. Yıldırım, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Ratas'ı Çankaya Köşkü'nde resmi törenle karşıladı. Baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından Yıldırım ve Ratas ortak basın toplantısı düzenledi, soruları yanıtladı. Yıldırım, Ratas'a 15 Temmuz darbe girişimi sürecinde Estonya'nın Türkiye'ye verdiği destek için teşekkür ederek, "İki ülke arasındaki ilişkiler mükemmel denecek düzeyde devam etmektedir" dedi. Estonya'nın AB Dönem Başkanı olduğunu da hatırlatan Yıldırım, "Estonya, Türkiye'nin AB üyeliğini her şart altında destekleyen ülke konumundadır. Eminim ki Estonya, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda diğer AB ülkeleri üzerinde var olan olumlu tutumunu artırarak devam edecektir. Dönem başkanlığı içinde bu ziyareti önemsiyoruz. Temaslar da, dışarıdan görülen Türkiye ile görerek yaşayarak tecrübe ettiği Türkiye arasındaki farkı Avrupalı dostlara en açık şekilde anlatma imkanı olacaktır" diye konuştu. AB ile yeni bir süreç başlatılması konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Brüksel ziyaretini hatırlatan Yıldırım, "2016'da kararlaştırılan konuların tekrar canlandırılması adına adımların atılmasını beklemekteyiz. Ümit ederim ki başkanlığınız sırasında somut gelişmeler sağlanabilir. AB ile, AB içindeki bazı ülkeler ile olumsuz gibi görünen ilişkilerin düzeltilmesi konusunda önemli katkılar sağlanacağını düşünüyoruz. Ratas'ın bu ziyaretinin, AB Dönem Başkanlığı'nın, ikili ilişkilerine ve AB Türkiye ilişkilerine katkı sağlayacağına ve yeni süreçte Türkiye- Estonya ilişkilerinin daha önemli bir düzeye çıkacağına inanıyorum" dedi.
Milliyet
  
'Suçüstü yakalanma paniğini yaşıyorlar' 
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, yaptığı yazılı açıklamada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı, "Eğer yakında bu içeride olan zat ile ilgili Kılıçdaroğlu'nun bağlantısı çıkarsa şaşmayın ha. 'Buradan çıktım çıktım, çıkmadığım takdirde açıklamalarda bulunacağım' diyor içerideki zat" açıklamalarıyla ilgili başlayan polemeğie ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ünal, "Dile getirmesinden sonra Kılıçdaroğlu'nun CHP'sinden haddini fazlasıyla aşan açıklamalar olmuştur. Hakaret, iftira, tehdit ve küfür içeren bu sözler son derece provokatif bir dil kullanılarak yapılmaktadır. Siyaset, kamuoyunun sorularına cevap vermeyi gerektirir. Cevaplar yerine tehditler savuran Kılıçdaroğlu'nun CHP'si suçüstü yakalanmanın paniğini yaşamaktadır. Öncelikle şunu bir kez daha belirtmek gerekir, MİT tırları ihaneti Türkiye'yi teröre destek veren ülke olarak göstermek, Türkiye'ye uluslararası yaptırım uygulanmasını temin etmek, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve diğer yöneticilerini uluslararası mahkemelerde yargılatmayı hedefleyen büyük bir ihanettir" dedi. Erdoğan'ın açık ve net olduğunu kaydeden Ünal, CHP'den şu soruların yanıtlanmasını istedi: "Kılıçdaroğlu, MİT TIR'ları ihanet suçunda FETÖ'nün yargı, emniyet, asker ve medya içindeki unsurlarıyla aynı argümanları ve söylemi hala neden kullanmaktadır? FETÖ de 'TIR'lar silah götürüyordu', 'Uluslararası mahkemelerde yargılanacaklar', 'Yurtdışına kaçacaklar, gelip yargılanacaklar', 'Türkiye güvenlik açısından riskli ülke', 'kontrollü darbe' diyor, Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor. Kılıçdaroğlu, 'bu görüntüleri ben de seyrettim' diyor. Görüntüleri size kim getirdi? Görüntüleri nerede, ne zaman, kimlerle izlediniz? İzlerken yanınızda kimler vardı? Berberoğlu bu görüntüleri nereden, ne zaman, nasıl temin etti? Kılıçdaroğlu'nun 17 Mayıs 2015'te Zaman gazetesine yaptığı ziyaretle bu görüntüler arasında ilişki var mıdır? Mustafa Akaydın'ın 15 Temmuz işgal girişimine 'evcilik, tiyatro' demesi ve Kılıçdaroğlu'nun kontrollü darbe demesi FETÖ ile aynı söylemi kullanmak anlamına gelmiyor mu? Kılıçdaroğlu neden ısrarla ülkemizi uluslararası basın aracılığı ile riskli ülke olarak göstermeye hâlâ devam ediyor?"
Vatan

DÜNYA 
ABD'de sular durulmuyor... 
Amerika'da konfederasyon askerlerine ait heykellerin kaldırılmak istenmesine itiraz eden ırkçıların gösterileriyle başlayan ve ırkçılara karşı çıkan gruba mensup bir kişinin ezilerek hayatını kaybetmesiyle doruk noktasına çıkan huzursuzluk, halen devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, eleştirilen açıklamaları nedeniyle yeniden bir konuşma yaparak, Virginia eyaletine bağlı Charlottesville'deki ırkçı gösterilerde iki tarafın da suçlu olduğunu söyledi. New York'taki Trump Tower'da konuyla ilgili soruları yanıtlayan Trump, "İki taraf da birbirine sopalarla geldi, izlemesi çok korkunç bir durumdu" di- yerek solcuların da diğer gruba "şiddetle yaklaştığını" söyledi. Trump, ırkçılık karşıtı grubun üzerine araba sürdüğü için bir kişinin hayatını kaybetmesine yol açan sürücünün ise "katil" olduğunu ekledi. Şiddet olaylarına karışan tüm tarafları kınadığını ifade eden Trump, "Neo- Nazileri kınadım, birçok farklı grubu kınadım ama bu kişelerin hepsi neo-nazi ya da beyazların üstünlüğünü savunan kişiler değildi" dedi. Charlottesville'deki olaylarla ilgili henüz gün yüzüne çıkmamış gerçekler olduğunu vurgulayarak iki tarafta da "iyi insanlar" olduğunu belirten Trump, ırkçılık konusunun kendisi göreve geldiğinden beri iyileştiğini söyleyerek, daha çok iş alanı yaratıldıkça ırkçılığın azalacağını savundu. Irkçıların kaldırılmasını istemediği köleliği savunan komutan Robert Edward Lee'nin heykeliyle ilgili de değerlendirmede bulunan Trump, "George Washington'ın da kölesi vardı, öyleyse onun da heykelini kaldıracak mıyız? Peki Thomas Jefferson'a ne diyorsunuz, onu seviyor musunuz, çünkü onun da kölesi vardı. Onun heykelini de kaldıralım mı? Tarihi değiştiriyorsunuz, kültürü değiştiriyorsunuz. Neo- Nazilerden bahsetmiyorum, onlar tabii ki kınanmalı ama orada neo-Nazi ya da ırkçı olmayan gruplar da vardı ve medya onlara adil davranmadı" ifadelerini kullandı. Trump, ayrıca göçmen karşıtı "alternatif sağ" gruplar için kullanılan "alt-right" terimini solcular için değiştirerek "alt-left" tanımlamasını yaptı. Bu arada konfederasyon askerlerini onurlandıran heykeller kaldırılmaya ya da saldırıya uğramaya devam ederken, Washigton'daki ünlü Lincoln Anıtı'na da boyalı saldırı yapıldı. Ülkede köleliği resmi olarak sonlandıran 16. ABD Başkanı Abraham Lincoln için yapılan anıtın sütunlarından birine kırmızı boyayla küfür içeren bir cümle yazıldı.
Milliyet

Çözüm konusunda topu birbirlerine attılar! 
ABD Kore gerginliği sürerken, her iki ülke de, sorunun çözümü konusunda topu biribirlerine attı. Kuzey Kore liderinin "ABD'nin tutumunu bekleyeceğiz" açıklamasının ardından, ABD de, diyalog kararının Kim Jong-un'a bağlı olduğunu bildirdi. Füze denemeleri ve ABD'nin sert açıklamalarıyla gerilen Kore Yarımadası'nda tansiyon henüz düşmezken, her iki ülke de, bu konuda karşı tarafın adımlarının önemli olduğuna dikkat çeken açıklamalarda bulunuyor. Önceki gün ülkenin resmi ajansı, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un Kuzey Kore ordusu tarafından kendisine sunulan planları değerlendirdiğini, daha önce ilan edilen denemeyi "şimdilik" askıya aldığını, karar vermeden önce bir süre "muhataplarının hareketlerini izleyeceği"ni vurgulamıştı. Ancak Kim'in, muhataplarının "Kore yarımadası ve civarındaki tehlikeli ve pervasız hareketlerini sürdürmesi halinde" füze denemesinin yapılmasına onay vereceği kaydedilmişti. ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore liderinin erteleme kararını "akıllıca" olarak değerlendirdi. Trump, resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Kuzey Kore'nin Kim Jong Un'u çok akıllıca ve iyi bir karar verdi. Bunun alternatifi hem yıkıcı hem de kabul edilemez olurdu" ifadelerini kullandı. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ise, Kuzey Kore ile diyalog kurma taraftarı olduklarını ancak kararın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'a bağlı olduğunu söyledi. Bakan Tillerson, Dışişleri Bakanlığındaki basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Kuzey Kore ve ABD arasında son günlerde yaşanan gerginlik hakkında değerlendirmede bulunan Tillerson, "Kuzey Kore ile hâlâ diyalog kurma taraftarıyız fakat bu Kim Jong-un'a bağlı" dedi. Tillerson, Kuzey Kore liderinin "Amerikalılar, Kore Yarımadası'nda tehlikeli bir oyun oynuyor" sözlerinin hatırlatılmasına yorum yapmadı.
Milliyet
  
Filipinler'de 'en kanlı gece' 
Filipinler'de Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin talimatıyla başlatılan uyuşturucuyla mücadele operasyonu kapsamında Salı akşamı polis tarafından düzenlenen baskınlarda 32 kişi öldürüldü. Böylece 15 Ağustos, Duterte'nin uyuşturucu savaşının başlangıcından bu yana kayıtlara geçen 'en kanlı gün' oldu. Polis, öldürülen kişilerin hepsinin uyuşturucu mafyasına mensup silahlı kişiler olduklarını ve teslim olmayı reddettiklerini açıkladı. Operasyonlarda toplam 109 kişinin de tutuklandığı kaydedildi. Resmi kayıtlara göre Filipinler'de güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonlarda son bir yılda 3 bin 200'ü aşkın kişi hayatını kaybetti. 2 binden fazla Filipinlinin de uyuşturucu bağlantılı suçlardan dolayı infaz edildiği tahmin ediliyor. İnsan hakları örgütleri ve birçok Batılı ülke, yürüttüğü kanlı operasyonlar nedeniyle Duterte'ye tepki gösteriyor.
Vatan
  
Ankara'dan Berlin'e 'adil öksüz' notası 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) firarisi Adil Öksüz'ün Almanya'da olduğu yönünde çıkan haberlere ilişkin "FETÖ firarisi Adil Öksüz'ün Almanya'da olduğuna, hatta nerede yaşadığına dair bazı haberler çıkmaya başladı. Biz de Dışişleri Bakanlığı olarak Almanya'ya resmi olarak bir nota verdik. Bu kişinin oradaysa Almanya'da tespit edilmesi ve bir an evvel tutuklanarak Türkiye'ye iade edilmesini istedik" dedi. Bakan Çavuşoğlu, TRT Haber'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı. Almanya ile gergin ilişkilerin sorulması üzerine Çavuşoğlu, Türkiye'nin Almanya'da 3.5 milyondan fazla vatandaşı bulunduğunu ve bu ülkenin kötülüğünü istemediklerini belirterek, "Almanya'nın Türkiye kadar güvenilir bir dost bulamayacağını" ifade etti. Çavuşoğlu, "Almanya ile ilişkilerde bazen özeleştiri yapıyoruz, 'Eksiğimiz nerede?' diye. Hatta bunu Almanlara da soruyoruz. Asıl sorun tutuklu gazeteciler değil. Almanya'da genel olarak Türkiye karşıtlığı, ırkçılık, İslamofobi var" diye konuştu. Çavuşoğlu, Almanya'ya Konya'daki üs ziyareti önerisini Türkiye'nin yaptığını hatırlatarak "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın da talimat ve onayıyla Alman heyetin Konya'daki NATO üssünü 8 Eylül'de ziyaret edeceğini" aktardı.
Haber türk

EKONOMİ 

Dolar: 3,5142-3,5165           
Euro: Euro 4,1457-4,1470
Sterlin: 4,5389-4,5427
Gram Altın: 145,4965-145,6426

Sonbaharda 1 ticari, 1 binek oto 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, "Otomotivde iki markanın en önemli üretim üslerinden biri haline gelmek (hedefindeyiz), bu konuda sonbaharda güzel haberler olacak" dedi. A Haber televizyonunun canlı yayınında konuşan Zeybekçi şunları söyledi: "Türkiye'nin hedefi bir değil, iki ayrı markanın önemli üretim üsleri haline gelmesi. Bununla ilgili güzel haberler sonbaharda duyulacak... Model anlamında detay vermeyelim, onların ticari sırlarıdır. Bir tanesi güzel bir ticari modelini burada yapacak. Dünyada merkezi haline gelecek. Bir tanesi de binek araçlarda olacak." Yerli otomobil çalışmalarına da değinen Zeybekçi, şöyle devam etti: "Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ve diğer arkadaşlarımızın bu konuda bir çalışması var. Böyle bir şey olmuş olsaydı çok memnun olurduk. Yani Türkiye'nin de bir markası olmuş olsaydı. Diğer taraftan markaların zorlukları var. İskandinav ülkelerine, İngiltere'ye baktığımızda sürdüremiyorlar, götüremiyorlar. Çünkü dünyada artık otomotiv sanayinde ve sektöründe dünyadaki belirli markalara baktığımız zaman 10 milyon adedin altındaki bir üretim kapasitesi ve potansiyeli ekonomik anlamda zorlanan bir alan haline gelmeye başladı. Ama bizim o model göründüğünde Türkiye'ye has bir modeli olacak bir aracı olabilir." Haziranda işsizliğin tek haneye düşmesini beklediklerini dile getiren Zeybekçi, hedefin bunun kalıcı bir şekilde yüzde 10'un altında tek haneli rakamlarda kalması olduğunu paylaştı. Zeybekçi'nin verdiği diğer mesajlar şöyle: "Üçüncü çeyrekte 2016'daki eksi büyümenin de baz etkisiyle yüzde 7'nin oldukça üzerinde bir büyüme, yüzde 7.5 belki biraz daha geçebiliriz. 2017'de yüzde 6'yı konuşan bir büyüme olabilir. Bu yıl yüzde 6 ve üzerinde büyüme ortalamasına giderken, faizleri ve enfl asyonu yükseltmeden bunu yapabileceğimizi göstereceğiz. Bu sene içinde yıl sonuna doğru enflasyonda da tek hanede makul bir seviyeye gelmek hedefimiz. Avrupa'daki yumurta krizi Türkiye için bir fırsat; Türkiye'de yumurta ve tavuk etinde ihracat ve satışla ilgili bir sıkıntı yok. (Mevcut faiz seviyeleri) yatırımları destekleyen bir faiz oranı değildir, bunu aşağı çekmek lazım."
Milliyet

Deprem sigortası hâlâ yarı yarıya 
Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kayacı, 17 Ağustos Gölcük depreminin yaşandığı 1999 yılında Türkiye'de 500 bin civarında deprem teminatlı konut varken, bu sayısının bugün 8 milyon olduğunu ifade etti. Buna göre neredeyse her iki evden birinin Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) kapsamında olduğunu kaydedildi. Kayacı yaptığı yazılı açıklama ile Türkiye'yi derinden sarsan 17 Ağustos depremi ardından ülke genelinde sigortalılık oranının yüzde 50'ye yaklaştığını belirtti. Kayacı, "Olası bir İstanbul depreminde hasarların tazmininde yeterli kaynaklarımızın olmasının yanı sıra afetin tüm operasyonel sürecini yönetmek amacıyla da hızla çalışıyor ve ilgili devlet kurumları ile iş birliktelikleri geliştiriyoruz. Şu anda Düzce'de yüzde 84, Bolu'da yüzde 75, Yalova'da yüzde 74, Tekirdağ ve Sakarya'da yüzde 69 sigortalılığa ulaşıldı" dedi. Sigortalılık oranlarında yeterli seviyenin henüz yakalanamadığını belirten Kayacı, "Hedefimiz Türkiye'deki tüm konutların depreme karşı sigortalanması. DASK'ın kurulduğu günden bu yana 175 milyon lira hasar ödemesi yaptı. En büyük ödeme olarak Van depreminde 125 milyon lira hasar ödemesi gerçekleştirildi" dedi. Kayacı, DASK'ın ödeme gücünün 15 milyar lirayı aştığını aktardı. Açıklamaya göre, Marmara yüzde 55'lik sigortalılık oranı ile ilk sırada yer alırken, Marmara Bölgesi'ni yüzde 44 ile İç Anadolu, yüzde 43 ile Ege, yüzde 38 ile Akdeniz, yüzde 37 ile Karadeniz, yüzde 35 ile Doğu Anadolu ve yüzde 32 ile Güney Doğu Anadolu bölgeleri takip ediyor.
Milliyet

10 günlük bayram tatili üretimde kayıp yaratmaz 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) toplantı düzenledi. Yerleşim alanlarında kalan sanayi sitelerinin ve işletmelerinin kent dışına modernize edilerek taşınmasının zaruri olduğunu belirten Özlü, Türkiye'nin 60 yıllık OSB tecrübesini de yurt dışına aktarmanın zamanının geldiğini söyledi. Bakan Özlü, sanayicilerin Kurban Bayramı tatilinin 10 güne çıkarılması ile ilgili yorumları üzerine "Sizler sanayicisiniz. Genelde üretim yerleri bir yılda 3 hafta tatile girer. Fabrikayı kapatır, bakım onarım yapar. Ramazan ve Kurban Bayramları kışın olsa durum farklı yazın farklı. Bu bayram Ağustos ayında. Fabrikalarımızın bakım onarım zamanlarına denk geldi" dedi. "Üretimde kayıp olmayacağını düşünüyorum" diyen Bakan Özlü, "Yurt dışında da tatil var. Mesela İsrail'de hep tatil vardır. Paskalya diye bir şey var. Yılbaşında 1 hafta 10 gün tatil var. Elbette gönlümüz çalışmaktan ve üretmekten yana. Gümrükler çalışıyor. Bunun çok ciddi bir handikap olmadığı kanaatindeyim" yorumunu yaptı.
Vatan

Merkel'den tehdit 
Türkiye ile Almanya arasındaki gerilim tırmanıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, güncellenme sürecinde olan Gümrük Birliği anlaşmasıyla ilgili, "Bu noktada Türkiye ile AB arasındaki mevcut 'gümrük anlaşmasını' sürdürmek için ek çaba göstermeyeceğiz" açıklamasını yaptı. Almanya'nın en ünlü 'Youtuber'larıyla bir araya geldiği röportajda soruları yanıtlayan Merkel, Türkiye'yle ilişkilerin zor bir dönemden geçtiğini, bu nedenle bazı tedbirler almak zorunda kaldıklarını belirtti. "Türkiye ile Gümrük Birliği'ni genişletme çalışmalarını şu an için takip etmeyi düşünmüyoruz" diyen Merkel, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği için yeni başlıkların açılmayacağını ve üyelik hazırlık yardımlarının da en düşük seviyeye indirildiğini de belirtti. "İlişkilerimizin zor sularda yüzdüğünü bu yüzden bazı konularda geri adım atmamız gerektiğini açıkça ifade ettik" diyen Merkel, 'Almanların uyarılarını gören Türkiye'nin ekonomik ilişkileri düzeltmek için ilk sinyalleri verdiğini' dile getirdi. Merkel'in Türkiye ile ilgili diğer açıklamaları şöyle: "Artık ilişkilerimizi böyle sürdüremeyiz' dedik. Bizim işverenlerimizin kısmen zor duruma sokulduğunu gördük. İlişkilerimiz zor bir dönemden geçiyor. Bazı yerlerde sınırlamalara gitmek zorunda kaldık. Diyaloğa da devam etmeliyiz. Alman işverenler konusunda Türkiye'den sinyal geldi. Turistlere uyarıları da yapmak zorundaydık. Bunlar Türkiye'yi biraz düşündürdü ama elbette yeterli değil. Şimdi üyelik müzakerelerinde yeni bir fasıl açmıyoruz. Üyelik hazırlık yardımlarını da en düşük seviyeye çektik." Almanya, geçtiğimiz ay Avrupa Komisyonu'ndan, Türkiye ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi çalışmalarını askıya almasını istemişti.
Vatan

Paydos silahı 
İnşaat sektöründe mayısta başlayan demir krizi devam ediyor. Hükümetin ithalat vergisini yüzde 30'dan yüzde 10'a çekmesine rağmen fiyatın gerilemediğini belirten müteahhitler iş bırakma eylemine hazırlanıyor. Demir krizi müteahhitlerin "Fiyat yükseldi, ürün de bulamıyoruz" açıklaması ile başlamıştı. Çelik üreticileri ise referandum öncesi ertelenen talebin bir anda gelmesiyle yığılma olduğunu, geçici bir sorunla karşılaştıklarını açıklamıştı. Müteahhitler demirin yurtdışına satıldığını iddia ederken, üretici ihracatı kıstıklarını, buna rağmen iç piyasadan talep gelmediğini belirtmişti. Konuya hükümet kanadından cevap gelmiş ve inşaat çeliği ithalatında daha önce yüzde 30 olan gümrük vergisi oranı, Güney Kore için yüzde 5.6, Malezya, AB üyesi ve serbest ticaret anlaşması yapılan bazı ülkeler hariç için yüzde 10'a düşürülmüştü. Ancak yapılan indirimin sorunun çözümüne katkı sağlanmadığı söylendi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye İnşaat Müteahhitleri Meclis Başkanı ve İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Genel Başkanı Tahir Tellioğlu, müteahhitlerin ikinci kez iş bırakmak için izin istediğini açıkladı. İnşaat sektörünün demir fiyatları nedeniyle ciddi bir dar boğazla karşı karşıya kaldığını savunan Tellioğlu, "5 federasyonumuz ve 120 bin üyemizin önemli kısmı iş durdurma için izin istedi. Fakat konfederasyon ekonomik gelişme ve istihdam sürecini olumsuz etkileyebileceği gerekçesiyle; iş durdurma çağrısına izin vermemiştir. Fakat Anadolu'dan hâlâ baskın bir şekilde bu talep devam etmekte, kısmen sessizce piyasa şartları açısından da işler yavaşlatılmıştır. Hükümetimiz ve ilgili Bakanlıklardan konuya taleplerimiz doğrultusunda olumlu manada müdahale yapılmadığı, çözüm yollarının bulunamadığı takdirde; iş bırakma çağrısına kulak verilecek ve daha geniş kitleleri de kapsayacak şekilde son çare olarak Konfederasyon öncülüğünde bu çağrı yapılacaktır" dedi. Demirin ton fiyatının 2017 yılının başından bu yana yaklaşık olarak 1.600 TL'den 2 bin 450 TL'ye ulaştığını belirten Tellioğlu, "İnşaat sektörünün hızla toparlanması, kentsel dönüşümün sekteye uğramaması, istihdamda yeni işsizlerin oluşmaması, işlerin sekteye uğratılmaması için demir sorununa çözüm bekliyoruz" dedi.
Hürriyet

Liselerde madenci yetişecek 
Milli Eğitim Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında madencilik eğitimi alanında işbirliği protokolü imzalandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, madenciliğin yoğun olduğu 11 ildeki meslek liselerinde madencilik teknolojilerine yönelik mesleki eğitim verileceğini belirterek, sektörün nitelikli eleman sıkıntısının bu şekilde giderileceğini söyledi. Albayrak, madencilik sektörünün, Türkiye'nin hedeflediği büyük sıçrama açısından önemine dikkat çekerek, bu alandaki 11 milyar dolarlık ithalata işaret etti. Albayrak, yeraltı kaynaklarının daha verimli olarak hayata geçmesi ve reel ekonomiye kazandırılması gerektiğini belirtirken, bu alandaki insan kaynağının da en önemli unsur olduğunu söyledi. Bu alanda nitelikli eğitim ihtiyacının giderilmesi için okulların devreye alınacağını ifade eden. Albayrak, bir ilde iki tane olmak üzere 11 mesleki lisenin madencilik alanında eğitim vereceğini belirtirken, okul sayısının gelecek yıl daha fazla artırılacağını kaydetti. Albayrak, sektörün hayırsever firmalarını da bu işin içine sokarak, taşın altına ellerini sokmalarını beklediklerini kaydederken, teknik ekipman ve gençlerin burs gibi bu işin içine entegre edileceklerini ifade etti.
Haber türk

SPOR 
"Her şeyin ilki vardır" 
Trabzonspor Genel Sekreteri Gençağa Meriç, Fenerbahçe deplasmanında 20 yıldır galip gelememelerine ilişkin, "Zirveye oynayan takımlar her maça kazanmak için çıkar. Her şeyin ilki vardır" diye konuştu. Yeni sezona Konya galibiyetiyle iyi bir başlangıç yaptıklarını belirten Meriç, "Ligde iyi işler yapacağımıza inanıyoruz. Direkt katkı verecek 1-2 oyuncu daha alabilirsek daha iyi olur. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. 'Oyuncu alalım' diye almayacağız. Burak, Kucka, Bongonda gibi direkt katkı sağlayacak oyuncular bulursak transfer ederiz" dedi. Bordo-mavili kulübün hedefinin her zaman zirve olduğunu da sözlerine ekleyen Meriç, "Ne olur, ne olmaz zaman ilerledikçe göreceğiz. Lig yeni başladı. Takımlar, tam form tutturamadı. Biz de öyle ama ilerledikçe form düzeyi yükselecek. Bu dönemi mümkün olduğunda en az kayıpla mümkünse sıfır kayıpla atlatmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Atiker Konyaspor karşısında 2 gol atan Burak Yılmaz'ın kaliteli, tecrübeli bir oyuncu olduğunu vurgulayan Meriç konuşmasını şöyle noktaladı: "Burak'tan beklenti yüksek. Bu yüksek beklentinin altından kolay kalktı. Biz Burak'ın takıma çok şey katacağına inanıyoruz."
Milliyet

Kara bir leke 
Galatasaray'da dün yapılan Olağanüstü Divan Kurulu'nda bugüne kadar hiç görülmemiş olaylara sahne oldu. Gayrettepe Dedeman Oteli'ndeki toplantıda, Sportif AŞ eski üyesi Levent Nazifoğlu'nun konuşması sırasında salonda tansiyon yükselince toplantıya 10 dakika ara verildi. Nazifoğlu, futbol takımına yapılan takviyeler hakkında yönetimi başarılı bulduğunu dile getiren Mehmet Helvacı'yı hedef alıp, "Neden 1 aydır başkanı ziyarete gittiğiniz belli oldu. Herkes kendi uzman olduğu konu hakkında konuşsun" deyince ilk gerginlik çıktı. Transfer maliyetlerini ve ödenen bonservis bedellerini barkovizyonla anlatan Nazifoğlu, başkan Özbek'e, dönerek "Neden 34 milyon euro diyorsunuz? 41 milyon euro ödeyeceğiz. Var mı yanlış başkanım?" dedi. Başkan Özbek ise kürsüden kendisine dönen Nazifoğlu'na, "Sen konuşmanı yap, ondan sonra yanıt veririz" dedi. Nazifoğlu, daha sonra bu sene futbol takımı için ödenecek paranın 99 milyon 250 bin euro olduğunu belirtip tekrar Özbek'e dönüp "Başkanım cevap verirsiniz" dedi. Bunun üzerine Başkan Özbek, "Sen konuşuyorsun zaten" deyip salonun dışına doğru yöneldi. Levent Nazifoğlu'nun, "Size de bu yakışır" çıkışı ortalığı karıştırdı. G.Saraylı yönetici Burçin Aslan, başkan Özbek'e kürsüden bu ifadeyi kullanan Nazifoğlu'na, "Terbiyesizlik etme" diye çıkıştı. Nazifoğlu da genç yöneticiye, "Terbiyesizleşme" diye yanıt verince başkan Özbek, tansiyonu düşürmek adına geri döndü. Yönetici Alper Narman da sinirlenip Levent Nazifoğlu'na tepki gösterdi. Yaşanan tartışmalar nedeniyle Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar, tansiyonun düşmesi adına toplantıya 10 dakika ara verdi. Aranın ardından kürsüye gelen Levent Nazifoğlu, "Ali Sami Yen'in koltuğunda oturan başkana böyle bir şey dediğim için özür diliyorum" diyerek söze başladı. Ancak Galatasaray Divan Kurulu devam ederken Levent Nazifoğlu, konuşması sırasında " Terbiyesizlik yapma" diye çıkışan yönetici Burçin Aslan'ı salondan çıkarken üzerine yürüdü. Nazifoğlu, Aslan'a, "Sana mı kaldı bana terbiyesizlik yapma demek. Burada da söylesene bakalım" derken, çevredekiler olayı yatıştırdı. Salondan çıkmadan önce ayağa kalkan Levent Nazifoğlu, yönetim kurulu masasına dönerek Narman'a, "dışarı gel" anlamında el hareketi yaptı. Bir anda ayağa kalkan Narman'ı Başkan Özbek ve yöneticiler durdurdu. Bu olay sonrası sabrı taşan Özbek ayağa kalkıp divan başkanı İrfan Aktar'dan son kez söz isteyip "Yeter artık... Ger ger nereye kadar" çıkışını yaptı. Özbek, kürsüde "Bu kadar mı aklımız tutuldu. Ne kadar döverseniz, Galatasaray bundan ne fayda görecek ki? Bana her zaman vurabilirsiniz, ben her zaman buradayım. Toplantıyı germek için her şey yapıldı. Kulübün tarihine kara leke olarak geçecek bir toplantı oldu. Bu toplantıyı bu hale getirenleri kınıyorum. Değerli Galatasaraylılardan özür diliyorum" dedi.
Milliyet

Ellerim bomboş! 
Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk maçında Medipol Başakşehir sahasında Sevilla'ya 2-1 mağlup oldu. Teknik Direktör Abdullah Avcı'nın, 'tecrübeli isimleri iyi kullanacağız' sözü ilk dakikada hissedildi. 2. dakikada Elia rakibini geçip vuruşunu yaptı. Kaleciden dönen top Mossoro'nun önünde kaldı. Tecrübeli futbolcu zor olanı yaptı, meşin yuvarlağı dışarı attı. Ancak bu pozisyondan sonra işler tersine döndü. Sevilla'nın topa sahip olan takım kimliğine bürünmesi Başakşehir'in düzenini bozdu. Hakemin de sertliğe izin vermesiyle turuncu-lacivertliler geriye düştü. Visca'nın Caiçara'ya yeteri kadar yardıma gitmemesi de pahalıya patladı ve 16'da Escudero düzgün bir vuruşla Volkan'ı avladı: 0-1. 19'da beraberlik için bastıran Başakşehir bir pozisyon daha yakalasa da Visca'nın şutu az farkla dışarı gitti. Bu dakikadan sonra Inter macerasının ardından Sevilla'ya geri dönen Banega adeta sazı eline aldı, attığı şutlarla Volkan Babacan'a zor anlar yaşattı. İlk yarıda bir türlü topa sahip olmayı başaramayan Başakşehir ikinci yarıda kendine geldi. Futbolcuların takım oyununu sahaya yansıtması ve takım halinde baskı yapıp, takım halinde hücuma çıkması turuncu-lacivertlilerin başka bir kimliği bürünmesini sağladı. Önce Emre serbest vuruşta kaleyi yokladı. 62'de ise Mahmut'un ceza alanına dolduğu topta Adebayor'un şutu Rico'dan döndü. Topu önünde bulan Elia meşin yuvarlağı kaleye gönderemedi. Ancak tecrübeli futbolcu 64'te hatasını telafi etti ve Mahmut'un şık pasını bu kez ağlara yolladı: 1-1. Eşitliği yakalayan ve rakip kaleye daha fazla yüklenen Başakşehir'e, pozisyonları değerlendirememesi pahalıya patladı. 84'te Navas'ın asistini iyi değerlendirne Yedder maçın sonucunu belirleyen golü ağlara yolladı: 1-2.
Milliyet

'Bir hatayla oyuncu silmem' 
UEFA Avrupa Ligi playoff turunda Makedonya'nın Vardar takımına konuk olacak Fenerbahçe'nin teknik direktörü Aykut Kocaman, kağıt üstünde gözüken güç farkını kullanarak, iyi bir sonuç almak istediklerini söyledi. Yeni transfer Soldado'yu normal şartlarda hafta sonu oynanacak Trabzonspor maçında kadroya almayı düşündüğünü aktaran Kocaman, "Kafamdaki plan buydu ancak Robin van Persie'nin antrenmanda sakatlanması onu daha erken kadroya almamıza neden oldu" dedi. Kadro için tam olarak karar vermediğini anlatan Kocaman, "Bir taraftan Göztepe maçının oluşturduğu, özellikle zihinsel ve fiziksel tahribat, öteki taraftan da iki gün sonraki Trabzonspor maçı ve hepimizin çok isteği Avrupa Ligi'nde gruplara kalma mücadelesi. Hepsini bir araya getirerek kadronun son halini şekillendireceğiz" diye konuştu. Yediği goller nedeniyle eleştirilerin hedefi olan kaleci Volkan Demirel'e sahip çıkan Aykut Kocaman, "18 yıldır nasılsam o şekilde devam edeceğim. Doğru zamanda doğru kararlar vermek çabası içinde olacağım. Bir hatalı gol yedi diye ya da boş kaleye atamadı diye bir oyuncuyu takımdan kesmek ya da değiştirmek değil, bütün olarak düşünüp 34. hafta nerede olacağımızı, hangi insanlarla beraber olacağımızı, daha evvel neler verdiklerini, bundan sonra neler verebileceklerini sadece bir maça bağlamadan hareket etmeye devam edeceğim" ifadelerini kullandı. Kocaman'la basın toplantısına katılan Alper Potuk ise "Kendimize güveniyoruz. Rövanş için avantajlı bir skor elde etmek istiyoruz" yorumunu yaptı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme