18 Ağustos 2017 Cuma

18.08.2017 Genel Gündem

18.08.2017
Gündem

7'nin Üzerinde Deprem Yakın 
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "Bütün bilim adamları aslında şunu kabul etmiş durumda: Marmara'da yakın bir gelecekte tarih veremiyoruz ama 7'nin üzerinde deprem olacağı açık. Bu tek parçalı bir kırık olabilir iki ya da üç parçalı kırık olabilir ama Marmara'da bir deprem olacağı gerçeğini hiçbir zaman değiştirmez." dedi. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü yerleşkesinde 17 Ağustos Marmara depreminin 18. yıldönümü kapsamında dün basın toplantısı düzenlendi. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, 'deprem tehlike ve riski' konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla basın mensuplarına sunum yaparak çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özener, 1939 Erzincan depreminin ardından depremlerin batıya doğru kaydığını belirtti. Deprem konusunda insanları bilinçlendirmeyi amaçladıklarını dile getiren Özener, "Depremle ilgili insanları korkutmaktan, vatandaşı paniğe yöneltmekten öte biz insanların bilinçlenmesini, karar vericilerin de aksiyonlarını hızlandırmayı amaçlıyoruz. Bütün bilimadamları aslında şunu kabul etmiş durumda; Marmara'da yakın bir gelecekte tarih veremiyoruz ama 7'nin üzerinde deprem olacağı açık. Bu tek parçalı bir kırık olabilir iki ya da üç parçalı kırık olabilir ama Marmara'da bir deprem olacağı gerçeğini hiçbir zaman değiştirmez" diye konuştu. Özener, depremlerin nerede ve yaklaşık ne büyüklükte olacağını bildiklerini ancak bugünkü teknoloji ile bilimsel olarak zaman verilemediğini kaydetti. 1 Ocak - 14 Ağustos 2017 tarihlerinde 23 bin 955 depremin kaydedildiğini, bu sayının 226 güne bölündüğünde günde ortalama 106 depreme denk geldiğini söyleyen Haluk Özener, şöyle devam etti: "1900 yılından beri 6 ila 6.9 arasında 81 deprem oldu. Bu aslında 18 ayda bir depreme denk gelmesine rağmen bu yıl içinde peş peşe 6'nın üzerinde deprem oldu. Uzun vadede bir ortalama alabiliyorsunuz ama depremleri, depremlerin karakterini çok fazla tahmin etme şansınız yok. 1900 yılından bu yana 7'nin üzerinde 18 deprem kaydetmişiz. Bu da yaklaşık her 6.5 yılda bir 7'nin üzerinde depreme denk geliyor. En son 2011 Van depremi..." Özener, ayrıca Bodrum'da yaşanan deprem hareketliliği ile ilgili bilgi vererek, "21 Temmuz'dan bu yana 8 bin adet deprem kaydettik" dedi. Özener, bölgede deprem hareketliliğinin bir süre daha devam edeceğini öngördüklerini belirtti. Vatandaşlara 'önümüzdeki süreçte depreme ve artçı şoklara hazırlıklı olunmasında fayda olduğu' önerisinde bulunan Özener, "Bir deprem tehlikesi var, Marmara'da fay var. Tarihsel depremler var, bu deprem tekrarlanacak. Aslında şu andan sonra yapılabilecek tek şey deprem zararlarını azaltmaktır" diye konuştu. Marmara Denizi'nde olası bir tsunamiye de vurgu yapan Özener, şu bilgileri verdi: "Marmara Denizi'nde farklı senaryolar çalışılarak elde edilmiş tsunami senaryoları var. Tsunami tehlikesi öngörüleri var. Tsunami dalga yükseklikleri 2 metre-2 metre 25 santim gibi bazı istisnai bölgelerde bu dalga yüksekliğini görmemiz mümkün olacak. Bu bir senaryo çalışması ama Marmara için olacak tsunami daha önce ifade ettiğimiz gibi deniz tabanı heyelanlarından sonra oluşmasını bekliyoruz. Ege ve Doğu Akdeniz'de tsunami modelleme çalışmasında beklenebilecek tsunami yükseklikleri, 3 metreden yüksek tsunamiler beklenebilir. Bu depremin büyüklüğüne bağlı değişmekte. Fakat bu tsunamiler Japonya ve açık denizlerdeki gibi çok büyük şekilde gerçekleşmez."
Hürriyet


Almanya'yla Öksüz Telefonu 
Türkiye'nin, darbe girişiminin kilit ismi Adil Öksüz'ün Almanya'da olduğu iddialarıyla ilgili Berlin'e nota vermesinin ardından iki ülke arasında kritik bir temas yaşandı. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas ile dün telefonda görüştü. Yaklaşık bir saat süren görüşmede Öksüz'le ilgili basında yer alan haberler ve FETÖ'cülerin iadesi konusu değerlendirildi. Adalet Bakanlığı'ndan dün yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki çok boyutlu konuların ve ikili adli işbirliği hususlarının ele alındığı görüşmenin yapıcı ve olumlu geçtiği belirtildi. Gül ve Maas'ın, görüşmelerin sürdürülmesi ve kısa süre içerisinde bir araya gelinmesi konusunda mutabık kaldıkları da bildirildi. Geçen hafta Türk basınında çıkan haberlerde, Almanya'daki Türk vatandaşlarının Öksüz'ü Frankfurt ve Ulm kentlerinde gördükleri, Öksüz'e Almanya'nın Baden-Württemberg eyaletinde geçici oturum verildiği öne sürülmüştü. Bunun üzerine Türkiye, Almanya'ya nota vererek, iddiaların araştırılmasını ve Öksüz'ün ülkede tespiti durumunda yakalanarak Türkiye'ye iadesini talep etmişti. Öksüz'ün Almanya'da olduğuna dair Alman makamlarında resmi bilgi bulunmadığının Türk tarafına iletildiği belirtildi. FETÖ'nün firari savcıları Zekeriya Öz ve Celal Kara'yla ilgili de Almanya'da olduklarına dair iddialar gündeme gelmişti.
Hürriyet

Merkel'e Yanıt: Talihsiz Açıklama 
Başbakan Binali Yıldırım, İngiltere Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Amerika'dan Sorumlu Devlet Bakanı Duncan'ı kabul etti. Çankaya Köşkü'nde basına kapalı gerçekleşen kabul, 1 saat sürdü. Kabulde, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik ile İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore da yer aldı. Çelik, İngiliz Bakan'la düzenlediği ortak basın toplantısında, Almanya Başbakanı Merkel'in, Gümrük Birliği anlaşmasının yakında güncellenmeyeceğine ilişkin açıklamasına tepki gösterdi. Gümrük Birliği'nin AB-Türkiye arasında bir 'kazan-kazan' anlaşması olduğunun altını çizen Çelik, "Bu talihsiz bir açıklama. Bu mesele Almanya ile Türkiye arasında son zamanlarda yükselen gerilimle ilgili bir meseledir. AB kurumlarına, AB süreçlerine herhangi bir Avrupa ülkesi talimat vermemelidir. Almanya'nın bunu bir AB meselesi haline getirmesine AB kurumlarının izin vermemesi gerekir" dedi. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi konusunun Türkiye'nin tek taraşı talebi olmadığını belirten Çelik, "Hiç acelemiz yok. Tek taraşı iştahımız da yok" ifadesini kullandı.
Hürriyet

PKK'nın Şeytani Planı Bozuldu! 
PKK'nın Suriye'den Mardin'e kadro, silah ve mühimmat aktarmak için kazdığı yaklaşık 40 metre uzunluğunda tünel bulundu. Mardin'in Nusaybin ilçesinde valilik, MİT ve 70'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı birliklerin ortak yürüttüğü çalışmalarda, Suriye'nin Kamışlı kentine açılan 40 metre uzunluğunda tünel ortaya çıkarıldı. Tünelin PKK/KCK ve PYD/YPG terör örgütleri tarafından Suriye'den Nusaybin'e silah, mühimmat aktarımında kullanılmak üzere kazıldığı tahmin ediliyor. PKK tüneliyle ilgili açıklama yapan Mardin Valiliği, şu bilgileri verdi: "Suriye ile 151.6 km sınırı olan ilimizin sınır güvenliğini sağlamak maksadıyla, Valiliğimiz ve MİT Bölge Daire Başkanlığı koordinesinde ve 70'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nın katkılarıyla yürütülen yoğun çalışmalar neticesinde; 17.08.2017 tarihinde, PKK/KCK, PYD/ YPG terör örgütü mensuplarınca Suriye bölgesinden Nusaybin İlçesine, ülkemize yönelik kadro/silah/mühimmat aktarımlarında kullanmak üzere kazılan ve yaklaşık 40 metre uzunluğunda halihazırda kazımı devam etmekte olan bir tünel tespit edilmiş olup tünelin imhasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Gelişmelerden ayrıca bilgi verilecektir. Terörle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarımızın kararlılıkla devam edeceği kamuoyuna saygı ile duyurulur."
Vatan

Kalın: 'Bu İddia Abesle İştigal Etmek' 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun "Bize kumpas kuruluyor" açıklamasına yanıt verdi: Erdoğan'ın hukuk dışında bir yola tevessül edeceğini iddia etmek abesle iştigal etmek olur. CUMHURBAŞKANLIĞI Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın mensuplarına gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, bir gazetecinin CHP'ye yönelik kumpas iddialarına ilişkin sorusuna karşılık, bu iddia ile neyin ve kimin kastedildiğini, kimin işaret edildiğini CHP'nin açıklaması gerektiğini bildirdi. Kalın, "Zaman zaman Sayın Kılıçdaroğlu'nun Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük bu tür ithamlarının olduğunu biliyoruz. Bunun hiçbir objektif, nesnel temelinin olmadığını çok rahatlıkla ifade edebilirim. CHP, kendi içinde birtakım sorunlar yaşıyorsa, liderlik sorunu, yönetim sorunu, vesaire... Bunu kendi içlerinde çözmeleri gereken meselelerdir. Ama bunu Cumhurbaşkanımıza atıf yaparak ya da Cumhurbaşkanımızın adını zikrederek kendini rahatlatma çabası olarak birileri hayata geçirmeye çalışıyorsa burada da hata yaptıklarını ifade etmeliyiz" diye konuştu. 'Hayatı açık seçik ortada' İfadeleri gördüğünü aktaran İbrahim Kalın, değerlendirmelerine şöyle devam etti: "2019 seçimlerine giderken Cumhurbaşkanı bütün muhaliflere, yani başta CHP olmak üzere bunları tasfiye etmeye çalışıyor, işte kumpas kuruluyor falan gibi... Bakın Cumhurbaşkanımızın 40 yıllık siyasi hayatı açık seçik ortadadır. Kendisine yönelik bu tür operasyonlar olduğunda, kendisi hapse gönderildiğinde, bir şiir okuduğunda, siyasi yasak getirildiğinde, 27 Nisan e-muhtırası olduğunda ve benzer birçok müdahalelerle karşı karşıya kaldığında her zaman hukukun yolunda, milletin yanında durarak bu sorunları çözmüştür, çözme yoluna gitmiştir. 2019 sürecine giderken de şunu çok açık ve net söyleyeyim kendisine ve milletine güvenen bir lider olarak Recep Tayyip Erdoğan'ın bir başka yola tevessül edeceğini iddia etmek ancak abesle iştigal etmek olur. Sözcü Kalın, "Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele'nin istifa ettiğine dair haberlerin hatırlatılarak "Kösele istifa etti mi?" sorusuna ise "Genelkurmay Başkanlığı ile görüşerek bu konunun teyidini aldım. Oramiral Kösele kendi istek ve arzusuyla istifasını vermiş ve teamüllere uygun olarak istifa dilekçesi işleme konmuştur. Kendisine hizmetlerinde dolayı teşekkür ediyoruz. İhtiyaç duyulursa Genelkurmay Başkanlığı bu konuya ilişkin açıklama da yapabilir" şeklinde yanıt verdi.
Vatan

Kendini 'Rehber' Olarak Tanıtmış 
Darbe girişimi sırasında ambulansların vurulması talimatını veren firari Yarbay Karacan'ın çevresine 'Rehberim' dediği, tanınmamak için akrabalarıyla da görüşmediği ortaya çıktı. FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sürecinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast planından Ankara'daki polis araçlarının ve ambulansların vurulmasına en kanlı talimatları verdiği belirlenen ve 13 aylık firarın ardından önceki gün yakalanan eski Kurmay Yarbay Özcan Karacan'ın memleketi Antalya'da saklandığı dönemde, kendini "rehber" olarak tanıttığı ve akrabalarına dahi izini belli etmediği ortaya çıktı. Darbe girişiminin olduğu gece TBMM ve çeşitli yerleri bombalayan pilotları yönlendiren 'Yurtta Sulh Konseyi' üyesi, Kara Kuwetleri Komutanlığı'nda görevli eski pilot yarbay Karacan, salı günü Antalya'da gözaltına alındı. Yakalandığında üzerinde sahte kimlik ve ehliyet bulunan, tanınmamak için saçını uzattığı, top sakal ve bıyık bıraktığı görülen, kot pantolon ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün fotoğrafı bulunan 'İstanbul' yazılı tişört giyen Karacan, Ankara'da devam eden Kara Havacılık Davası'nda hakim karşısına çıkarılacak. 13 aydan bu yana firari olan Özcan Karacan'ın, Fabrikalar Mahallesi 3026 Sokak'taki bir apartmanın giriş katında kiraladığı dairede oturduğu belirlendi. Aynı binanın 3'üncü katında oturan Kerem Çiçek, Karacan'ın yaklaşık 4 aydan bu yana aynı dairede oturduğunu, karşılaştıklarında selamlaştıklarını, şüphe çeken bir davranışını görmediğini söyledi. Yanına sık sık gidip gelen kadının da gözaltına alınırken, Karacan'ın, emlakçıdan sahte kimlikle kiraladığı evde 13 yaşındaki kızının da yaşadığı, mahalledekilere turizm acentesinde çalıştığını söylediği, izini belli etmemek için Antalya'daki akrabalarıyla temas kurmadığı belirlendi. Karacan'ın saklandığı evin bulunduğu mahallede 20 yıldır market işleten Hüseyin İlkuçan, sanığı tanıdığını, bu kişinin sık sık marketinden alışveriş yaptığını belirtti. Yan binada oturan Orhan Oskar da, "'Sen ne iş yapıyorsun?' diye sordum bir keresinde. 'Turizm acentesinde çalışıyorum, rehberlik yapıyorum' demişti" dedi.
Milliyet

Erdoğan: Şahsi Hırsları Ve Kibri Dışlıyoruz! 
'Ben olmazsam, dava ilerleyemez' diyenlerin kibir tuzağına düştüğünü vurgulayan Erdoğan, "Bu kutlu hareket mensuplarına şeref verir. Alınan ortak kararları, şahsi beklentileriyle uyuşmadığı için beğenmeyen bu kutlu davaya haksızlık etmiştir" dedi... Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partinin başına geçtiği günden bu yana teşkilata yönelik yaptığı, "metal yorgunluğu var", "yenilenme sürecine gireceğiz" gibi uyarı ve açıklamalarını Ak Parti'nin resmi yayın organı, "Türkiye Bülteni"nden de sürdürdü. Ak Parti'nin kurulduğu günden bu yana tüm saldırı ve tuzakları püskürttüğünü ifade eden Erdoğan, "Sırtımızı önce Hakk'a, sonra halka dayadık ve hak bildiğimiz yolda, istikametimizden sapmadan yürüyerek bugünlere kadar geldik. Biz yola milletimizle birlikte çıkmıştık. Bugüne kadar her ne yapmışsak, milletimiz için yaptık. Bugüne kadar hangi sorunun üstesinden gelebilmişsek, yine milletimizin duası, desteği sayesinde geldik. Biz milletimiz için çalıştıkça, gayret ettikçe, ter döktükçe, milletimiz bize daha çok sahip çıktı. Türkiye'ye saldıran herkesin bizi hedef almasının sebebi budur. Bazıları sanıyor ki, mesele şahsımızdır, mesele hükümetimizdir, mesele partimizdir. Halbuki mesele milletimizdir, mesele ülkemizdir. Asıl mesele bağımsızlığımızdır" dedi. Rehavete kapılmadan sürekli daha çok çalışacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Daha çok insana ulaşacağız. Toplumun hiçbir kesimini ihmal etmeyeceğiz. Özellikle gençlere ve kadınlara özel önem vereceğiz. Bunun için kendimizi sürekli yenileyeceğiz. AK Parti, en zor dönemde dahi iki husustan vazgeçmemiştir. Bunlardan biri özgürlük-güvenlik dengesini gözetmek, diğeri de ekonomideki önceliklerimiz ve yatırımlarımızdan asla vazgeçmemektir. Bugün, dünyanın en eli kanlı terör örgütlerinin saldırılarına maruz kalmasına rağmen, mücadelesini demokrasi ve hukuk içinde yürüten bir ülke olmamızın gerisinde, işte bu anlayış vardır" değerlendirmesi yaptı. Önümüzdeki yıllarda da "demokrasi", "hukuk" ve "yatırımlar" konularının ana gündemleri olacağını kaydeden Erdoğan şöyle devam etti: "Bu büyük dava, bu kutlu hareket mensuplarıyla şereşenmez; tam tersine, mensuplarına şeref verir. 'Ben yoksam, dava da yok' diyenler daha en baştan kaybetmiş olanlardır. 'Ben olmazsam, dava ilerleyemez', 'Bu dava ancak benim ismimle ayakta kalır' diyenler davanın ruhunu, özünü anlayamamıştır, kibir tuzağına düşmüştür. İstişareyi, ortak aklı dışlayan, alınan ortak kararları, şahsi beklentileriyle uyuşmadığı için beğenmeyen bu kutlu davaya haksızlık etmiştir. Bu dava, hiçbir zaman, tarihin hiçbir döneminde, makam davası, rütbe davası, paye davası olmamıştır. Bu dava, şahsi hırsları, kibri, fitneyi ve nifakı, kıskançlığı, çelme takmayı, başkasının kuyusunu kazmayı her zaman dışlamış, her zaman dairesinin dışına atmış bir davadır." Tarihin, "davasına ihanet edenlerin nasıl onursuzca yok olup gittiğine" dair orneklerle dolu olduğunu anlatan Erdoğan, "Bizim dahi, yakın tarihimiz, davasına ihanet eden, partisine ihanet eden, kendisini seçen milletine ihanet edip zillete duşen isimlere şahit olmuştur. Onları hiç kimse hatırlamıyor. Allah'a hamdolsun, bu dava dimdik ayakta duruyor ve umutla geleceğe ilerliyor. Safını cesaretten yana belirleyenler, bugun izzetleriyle, şereş eriyle, haklı gururlarıyla AK Parti çatısı altında hizmete devam ediyorlar. Bugun de, bundan sonra da isimler değişecek. Hiçbirimiz bu dunyada baki değiliz, hepimiz faniyiz. Bu dava uğruna emek sarf edenler hayırla yad edilecek. Bu dava uğruna, canını, malını, mesaisini ortaya koyanlar hiç unutulmayacak."
Milliyet

Kumpasın Üç Ayağı Var 
MİT TIR'ları dosyasıyla ilgili AK Parti ile CHP yönetimleri arasındaki gerilim parti sözcülerinin karşılıklı suçlamalarıyla devam ediyor. AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal'ın "Enis Berberoğlu bu görüntüleri nereden, nasıl temin etti? Sayın Kılıçdaroğlu'nun 17 Mayıs 2015'te Zaman gazetesine yaptığı ziyaretle bu görüntüler arasında ilişki var mı?" sorularını da içeren yedi maddelik listesine CHP Sözcüsü Bülent Tezcan yanıt verdi. Tezcan, "Soruların ciddiye alınır yanı yok. Bu kumpasın üç ayağı var; suç uydurma, rehin alma, hedef gösterme. Enis Berberoğlu rehin alınmıştır" dedi. Tezcan, Hürriyet'e şunları söyledi: "O sorular bir telaşı gösteriyor. Ayrıntılı olarak cevap vermeye değer değil. Siz oraya silah yolladınız mı, yollamadınız mı, bunu söyleyemiyor. Dünyanın her yerinde bir ülkeden başka bir ülkenin çatışma bölgesine silah taşınıyorsa gazeteci için bu haberdir, siyasetçi için de takip edilecek bir olaydır. Ana muhalefet partisini, 'Sen bunu niye takip ettin' diye suçlamak için kişinin ya aklıyla problemi olması lazım veya o işten dolayı ciddi bir telaş içerisinde olması lazım. Biz hiçbir zaman FETÖ ile aynı gemide olmadık, ama devlet gemisini FETÖ'ye onlar teslim ettiler, kendileri de onun tayfası oldular."
Hürriyet

Dünya 
Barcelona'da Terör 
'Araçlı terör'ün son kurbanı İspanya'nın en gözde kenti oldu. La Rambla caddesinde bir minibüs yayaların arasına daldı. En az 13 kişinin hayatını kaybettiği vahşi saldıryı propaganda ajansı Amaq üzerinden terör örgütü DEAŞ üstlendi. Terör Avrupa'nın kalbini bir kez daha vurdu. İspanya'nın Barcelona şehrinin turistik La Rambla caddesinde bir minibüs yerel saatle 17:05'te yayaların arasına daldı. 'Terör saldırısı' olduğu kesinleşen bu olayın haber ajanslarına düşmesinden çok kısa bir süre sonra ise silahlı saldırganların 'Luna de İstanbul' adlı bir Türk restoranına girdiği ve içeridekileri rehin aldığı öne sürüldü. Ancak bu iddia yetkililer tarafından yalanlandı. Katalonya Özerk Bölgesi Başkanı Carles Puigdemont, olayla ilgili iki kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Gözaltındakilerden hiçbiri aracı kullanan terörist değil. Saldırganın olay yerinden yaya olarak kaçtığı ifade edildi. Katalonya Özerk Bölgesi İçişleri Bakanı Joaquim Forn saldırı sonucu 13 kişinin hayatını kaybettiğini, en az 100 kişinin yaralandığını belirtti. İspanya'nın saygın gazetelerinden El Pais, kamyoneti kullanan zanlının 28 yaşındaki Driss Oukabir olduğunu yazdı. Bu bilgi resmi makamlarca teyit edilmiş değil ancak Fas asıllı şüphelinin saldırıda kullanılan aracı kiraladığı Barcelona polisi tarafından da ifade edildi. Fakat Oukabir, teslim olarak, aracı belgelerini çaldığını öne sürdüğü 18 yaşında kardeşi Moussa Oukabir'in kiraladığını söyledi. İngiliz Reuters'ın haberine göre; saldırıyı propaganda ajansı Amaq üzerinden DEAŞ üstlendi. DEAŞ katliamının ardından ülkede üç gün ulusal yas ilan edildi. Görgü tanıkları, saldırının ardından insanların çığlıklar içinde kaçıştığını ve çevredeki kafelere sığınmaya çalıştığını söyledi. Katalan televizyon kanalı TC3'e konuşan bir taksi şoförü, kamyonetin zigzaglar çizerek giderek insanları ezdiğini söyledi. Saldırı sadece 3 metre önünde yaşanan Liam Searle (22) adlı bir tanık ise "Herkes bir şeylerin arkasında saklanıyordu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Gürültüler duyduk ve herkes kaçtı" dedi. Barcelona'da tatil yapan Rhys Richards ise "Kalp masajı yapılan bir kişinin yerde yattığını, bir diğer kişinin ise yerde hareketsiz durduğunu gördüm. Berbattı, korkunçtu" dedi. BBC'ye konuşan Aamer Anwar adlı görgü tanığı aniden bir çarpma sesi ve ardından çığlıklar duyduklarını, polisin 'saniyeler içinde' olay yerine geldiğini söyledi. El Periodico gazetesi Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı'nın (CIA) iki ay önce La Rambla caddesinin terör saldırısına sahne olabileceği yönünde bir istihbaratı İspanyol yetkililerle paylaştığını yazdı. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Washinton yönetiminin Barcelona'daki saldırının soruşturulması noktasında İspanyol yetkililere yardıma hazır olduğunu söyledi.
Hürriyet

Putin'e Trump'tan Çok Güveniyorlar... 
Araştırma şirketi Pew'in 35 ülkede yaptığı son ankete göre Rusya lideri Putin, ABD Başkanı Trump'tan daha güvenilir görülüyor. Ankete göre Türklerin yüzde 54'ü Rusya'yı tehdit olarak görüyor. Halkın yüzde 62'si Rusya hakkında olumsuz düşüncelere sahip olduğunu belirtiyor. Bu rakamlara karşın Putin'i güvenilir bulan Türklerin oranı yüzde 20 seviyesinde. Trump'ı güvenilebileceğini düşünenlerin oranıysa sadece yüzde 11 çıktı. Pew Research Center'in 35 ülkede yaptığı araştırmanın sonuçları, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e ABD'li mevkidaşı Donald Trump'tan daha çok güvenildiğini gösterdi. Araştırmaya göre 22 ülkenin vatandaşlarının Putin'in uluslararası ilişkilerde daha doğru şeyler yaptığını düşünüyor. 13 ülkede, Trump'ın daha doğru adımlar attığı düşünülüyor. Rus liderine en çok güvenen ülkelerin başında Yunanistan ve Lübnan geliyor. Bu ülkelerde Putin, yüzde 31'lik destek oranıyla Trump'ın önünde gidiyor. Vietnam'da bu fark yüzde 21 civarında. Vietnamlıların yüzde 79'u Putin'e, yüzde 58'i Trump'a güvendiklerini dile getirdi. Putin'in ABD'nin müttefiki olan bazı ülkelerde Trump'tan daha popüler olması da dikkat çekiyor. Örneğin Almanya'da uluslararası ilişkiler konusunda Putin'e güvenenlerin oranı yüzde 25'ken, Trump'a güvenenlerin oranı sadece yüzde 11. Güney Kore'de bu göstergeler sırasıyla yüzde 27 ve 17, Fransa'da yüzde 18 ve 14, Japonya'da yüzde 28 ve 24, İtalya'da da yüzde 26 ve 25. Her iki lidere en az güvenen ülke ise İspanya. İspanya'da Putin'e güven oranı yüzde 7, Trump'a ise yüzde 5 çıktı. İngiltere, Avustralya ve Kanada'da Trump küçük bir farkla önde görünüyor. Trump'ın Putin'in büyük bir farkla (yüzde 28) önde olduğu tek ülke İsrail oldu.
Vatan

Herkesi Karşısına Aldı 
Bir kişinin hayatını kaybettiği, ırkçı ve ırkçılık karşıtı grupların karşı karşıya geldiği Charlottesville gösterileri sonrası ABD'de başlayan huzursuzluk sürüyor. "Her iki tarafı da suçlu bulduğunu" söylediği açıklamaların ardından Başkan Donald Trump'a tepki gösterenler artıyor. İş adamlarından oluşturduğu iki danışma konseyini, istifalar nedeniyle "iptal etmek zorunda kalan" Trump'a, bu kez de Amerikan devlerinin üst düzeyinden ve partisinden tepkiler geldi. Apple'ın CEO'su Tim Cook, Charlottesville'deki olayları, çalışanlarına gönderdiği maille kınarken, Başkan Trump'ın tutumunu da eleştirdi. Cook, "Ülkemizdeki bu nefret ve bağnazlığa izin vermemeliyiz, şahit olmamalıyız ve bu konuda açık olmalıyız. Bunun sağ ve solla, muhafazakar ve liberalle alakası yok. Bunun insanın terbiyesi ve ahlakıyla alakası var. Beyaz üstünlüğünü savunan naziler ile, karşıt grubun arasında denklik olduğunu düşünmüyorum ve bu konuda ABD Başkanı'na ve böyle olduğunu düşünen diğer insanlara katılmıyorum. İki görüşü denk saymak, Amerikalılar olarak ideallerimize ters düşer" ifadelerini kullandı. Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg ise, kişisel hesabından yaptığı bir paylaşımla ABD'nin Charlottesville'de başlayan şiddet olaylarına değindi ve ırkçılığın hala var olduğunu görmekten duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Mesajında Yahudi kökenli olmasına değinen Zuckerberg, dünyadaki nefretin kaynağını anlayamadığını söyledi ve "(…) Hala neo-Nazilerin ve beyazların üstünlüğünü savunanların yanlış yolda olduğunu, gün gibi ortadayken savunmak zorunda kalmak utanç verici" dedi. ABD ordusundaki kuwet komutanları da, bugüne kadar rastlanmayan bir adım atıp, siyasi tepkilerini açıkladı. Komutanlar, Charlottesville'de yaşananların ardından, beyazların üstünlüğünü savunan ırkçılara karşı ortak tepki gösterdi. Amerika'nın Sesi'nin haberine göre, Donanma Komutanı Oramiral John Richardson, "Charlottesville'deki olaylar kabul edilemez ve hoşgörü gösterilmemeli. ABD Donanması hoşgörüsüzlüğe ve nefrete daima karşıdır" derken, Kara Kuwetleri Komutanı Orgeneral Mark Milley de "Kara Kuwetleri, rütbelerimizde ırkçılığa, aşırıcılığa ya da nefrete müsamaha göstermez. Bu, değerlerimize ve 1775'ten beri savunduğumuz her şeye aykırıdır" ifadesini kullandı. Başkan Trump'a, Cumhuriyetçiler'den de tepki geldi. Trump'a ismini vererek tepki gösteren Cumhuriyetçi senatörler arasında John McCain, Marco Rubio, Jeff Flake, Jerry Moran, Ohio Valisi John Kasich, Temsilciler Meclisi üyeleri Ed Royce ve eski Florida Valisi Jeb Bush gibi isimler bulunuyor. Bu kişiler, Trump'tan beyaz ırkçılara hiçbir şekilde hoşgörü göstermemesi, onlara açık tavır alması ve halkı birleştirici mesajlar vermesini isterken, Temsilciler Meclisi üyesi Hurd, Başkan Trump'ı özür dilemeye çağırdı. Cumhuriyetçi Çoğunluk Lideri Mitch McConnell, Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan, 2012 seçimlerinde Cumhuriyetçi başkan adayı Mitt Romney ve eski başkanlar George W. Bush ile babası George H.W. Bush, isim vermeden eleştirenlerden. Öte yandan Beyaz Saray'dan ayrılma hesapları yapanlar olduğu da belirtiliyor. Beyaz Saray Ekonomi Danışmanı Gary Cohn'un istifa edebileceği söylentileri çıkarken, Maliye Bakanı Steven Mnuchin ve Ulaştırma Bakanı Elaine Chao'nun da, Trump'ın demeçlerinden huzursuz oldukları konuşuluyor.
Milliyet

Ekonomi
Dolar: 3,5283-3,5303     
Euro: Euro 4,1377-4,1391
Sterlin: 4,5423-4,5455
Gram Altın: 146,0343-146,1885

Fındığa Müdahale 
2009 yılından bu yana serbest piyasada belirlenen fındık fiyatlarına, Toprak Mahsulleri Ofisi'nden Nisan 2017'den sonra bir müdahale daha geldi. TMO, fındık için 10 liralık alım fiyatı açıkladı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba da, fındık alım fiyatları ile ilgili olarak, "TMO, pazartesiden itibaren alıma başlayacak. Bu fiyatlar, alt fiyatlar. Üreticiler, fındıklarını satmakta acele etmesin ve piyasayı takibe alsın. Fındık, alternatifi olmayan, 700 bin hektar alanda 500 bin üreticiyi ilgilendiren stratejik bir üründür. Ayrıca bu üründen 2 milyar doların üzerinde ihracat geliri elde ediliyor. Rekolteyi önceden 700 bin ton hesaplıyorduk ancak son dönemde meydana gelen külleme ve güneş yanığından dolayı 650-700 bin ton civarında öngörüyoruz. Dünya rekoltesinde geçen yıla göre ciddi bir artış yok. Bu da Türkiye'nin bir avantajı olarak görülüyor" dedi. Ancak açıklanan alım fiyatı üreticiyi memnun etmedi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Kozanoğlu, "Bu kabul edilebilir bir fiyat değil. 12-13 Ağustos'ta Karadeniz'e Tarım Bakanlığı'ndan 2 teknik eleman geldi. Gelen elemanlar Trabzon, Giresun ve Ordu'da fındığın kilogramının üreticiye maliyetini 9.47 TL hesapladı. Buna rağmen alım fiyatı 10 lira. Beklentimiz en az 13 lira olması yönündeydi. TMO alım yaptığında kesintiler olacak, fındığın randımanı ölçülecek. Randımana göre fiyat daha da düşecek. Madem fiyat böyle açıklanacaktı Tarım Bakanlığı neden yerinde maliyet araştırması yaptırdı. Maliyetimizi dikkate almadılar. Fiyatın revize edilmesini bekliyoruz" dedi. TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Aslan Soydan da şöyle konuştu: "TMO'nun piyasaya müdahale etmesi olumlu. Çünkü serbest piyasada 1 kilogram fındık 8.5 TL'de satılmaya başlamıştı. Üretici fiyat daha da düşecek korkmaya başlamıştı. Ancak TMO müdahalesi ile bu korkunun önüne geçildi. Ancak belirlenen10 liralık fiyat yeterli değil. Fındığın maliyeti 9.5 lira seviyelerinde." Serbest piyasa şartlarından dolayı fındık üreticilerinin son 2 yıldır mağdur olduğunu dile getiren Soydan, "Fındıkta sezon başında sıkıntılar yaşandı. Aşırı sıcaklardan dolayı fındıkta yanma oldu. Bu yüzden rekoltede de düşüş var" diye konuştu.
Hürriyet

Riva Karıştı 
Galatasaray'ın Riva'daki arsası için gerçekleştirilen ihaleyi kazanan Fema İnşaat ve KLV İnşaat İş Ortaklığı belirlenen sürede sözleşmeyi imzalamayınca ihale, en yüksek ikinci teklifi veren Yılmaz İnşaat'a verildi. İhaleyi kaptıran ortaklar dava açacaklarını açıklarken, arsanın yeni sahibi ise sözleşme için gün sayıyor. 180 milyon lira kayba uğrayan Galatasaray ise sessizliğini koruyor. Galatasaray Spor Kulübü'nün İstanbul Riva'daki 1 milyon metrekarelik arsası için Emlak Konut GYO öncülüğünde yapılan hasılat paylaşım modelli ihaleyi Fema İnşaat-KLV İnşaat İş Ortaklığı kazanmıştı. Önceki gün Emlak Konut GYO bir açıklama yaptı ve firmanın sözleşmeyi imzalamadığını, bu nedenle ihalenin en yüksek teklifi veren ikinci firmaya verildiğini duyurdu. Hem kulübe sağlayacağı maddi destek hem de ekonomik büyüklüğü nedeni ile dikkat çeken arsada yeni bir tartışma başladı. Diyarbakırlı iki ortak Fema İnşaat- KLV İnşaat ihaleden vazgeçmediklerini, ihaledeki yeni kararın iptali için dava açacaklarını açıkladı. Riva ihalesini 15 Haziran'da kazandıklarını belirten Fema'nın sahibi Ferit Mahir Elhakan süreci şöyle anlattı: "İhaleyi aldıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yeni bir imar mevzuatı hazırladı. Yeni yönetmelikle satılabilir alanda 50 bin metrekare azalma oldu. Emlak Konut'a, 'Biz bu işi yapmak istiyoruz ama değişen koşullar nedeniyle bir daha masaya oturalım' dedik. Emlak Konut bunu kabul etmedi ve ihale başka firmaya verildi. Emlak Konut ile yaptığımız sözleşmeye göre yüklenicinin kusuru ve ihmali dışında emsale konu inşaat alanında azalma olursa işten vazgeçme hakkı var. Biz buna rağmen vazgeçmedik. İşi yapma irademizi ortaya koyduk ama Emlak Konut ile ortak noktada buluşamadık. İhalenin başka firmaya verilmesi kararının iptali için dava açıyoruz."
Hürriyet

Bilanço Küçülecek, Ama Yıllar Sürecek 
Fed'in tutanaklarına göre enflasyon bir türlü yükselmediği için faiz artırımları askıya alınabilir. Bilanço ise çok yakında küçülmeye başlayacak. Ancak o bölümdeki 'yıllarca sürecek' ifadesi de yine risk severlerin iştahını kabarttı. Temmuz'da toplanan Federal Açık Piyasa Komitesi'nde (FOMC) Fed yetkilileri, gelecekteki faiz artırımlarının zamanlamaları konusunda bölündü. Yaşanan bölünmede enflasyonun neden bu kadar zayıf olduğunu anlamakta zorlanmaları etkili oldu. Ancak Fed yetkilileri, bankanın bilanço varlıklarının yıllarca sürecek azaltımını yakın zamanda başlatmak konusunda anlaştı. FOMC'nin 25-26 Temmuz'daki toplantısının dün yayınlanan tutanaklarına göre, düşük enflasyon bazı yetkililerin faiz artırımlarının askıya alınmasını önermelerine yol açarken, "Fed, cari şartlar altında sabırlı olmayı göze alabilir" argümanını ortaya koydu. Diğer üyeler de güçlü istihdam piyasası ve yüksek hisse senedi fiyatlarının enflasyonun Fed'in yüzde 2 hedefinin üzerine çıkmasına neden olacak bir atak yaratabileceğini savundu. Bu grup, faizleri artırmak için çok uzun süre beklemenin Fed'in enflasyon hedeflerini aşması ile sonuçlanabileceği ve bunun tersine dönmesinin maliyetli olabileceğini de ifade etti. Tutanaklar ayrıca, Fed yetkililerinin 4.5 trilyon dolar büyüklüğündeki varlık portföyünü yavaş şekilde azaltma planlarının piyasalara zarar vermeden düzgün şekilde uygulanabileceğine güvendiklerine de işaret etti. Bazı yetkililer portföy azaltımının Temmuz'da başlayacağını açıklamaya hazır olduklarını ifade ederlerken, katılımcıların çoğu karanın gelecek toplantıya bırakılmasını tercih etti. Gelecek FOMC toplantısı 19-20 Eylül'de yapılacak. Avrupa Merkez Bankası (ECB) yetkilileri, Temmuz ayı para politikası toplantısında euronun değerinin çok artmış olabileceği endişelerini dile getirdi. ECB, bankanın politikalarının sonucu gevşek finansman koşullarının devam ettiğini ve bu durumun değişmeyeceğinin varsayılamayacağını belirtti. ECB toplantı tutanaklarında, "Finans piyasalarındaki fiyatlamanın fazla ileri gitmiş olabileceği endişeleri dile getirildi" denildi. ECB yetkilileri 2.3 trilyon euro büyüklüğündeki tahvil alım programının boyutu veya süresinde yapılacak değişikliklerin para politikasının duruşunu belirleyecek tek araç olmadığını kaydetti. Tutanaklara göre piyasaları para politikasının gidişatı hakkında yönlendiren ayda 60 milyar euro olan tahvil alım tutarının gerekirse artırılabileceği şeklindeki ifadenin değiştirilmesi için bir öneri yapılsa da, piyasada yol açabileceği tepki nedeniyle kabul edilmedi. Euronun değer kazanması Euro Bölgesi ihraç ürünlerinin çekiciliğinin azalmasına ve ithal ürünlerin ucuzlamasına yol açıyor.
Vatan

Mangalcıları Üzen Beyaz Et Gerginliği 
Tavuk yetiştiricileri, beyaz et üreten şirketlerden bazı gider maliyetlerini karşılamasını istiyor. Üreticiler buna yanaşmazken anlaşmazlık halinde tavuk eti üretimi sekteye uğrayacak. Bayram öncesinde mangalcıları zamlanmış tavuk eti fiyatları bekleyebilir. Beyaz et üretimi yapan büyük firmalar için tavuk yetiştiriciliği yapan çiftliklerin yaşadığı sıkıntılar sektörde yeni bir krize neden oldu. Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Merkez Birliği zarar ettikleri gerekçesiyle Elazığ, Malatya, Manisa, İzmir, Balıkesir, Bursa, Aydın ve Uşak'ın aralarında olduğu 8 ilde üretimi 30 Ağustos'tan itibaren durduracağını duyurdu. Maliyetlerin altında üretim yaptıklarından yakınan üreticiler, "İki yıl önceki fiyatlarla yem alamıyoruz, beyaz ette kuş gribi dönemindeki olumsuz şartlar düzeldi, sektör büyüyor ancak bu bize yansımadı" şeklinde görüş bildirdi. 4 bin 800 yetiştiriciyi temsil eden Birlik ile sektörün öncü markalarından Banvit, yaşanan krizi aşmak için görüşme halinde. 16 Ağustos'ta Bandırma'da Banvit tesislerinde bir araya gelen taraflar, bugün yeniden buluşacak. Eğer ortak bir görüş etrafında birleşme olmazsa tavuk eti fiyatlarında zam bekleniyor. Hayvan Eti Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Abdullah Koç, "Bugün sektör olarak toplanacağız. Banvit taleplerimizi kabul etmezse tavuk yetiştirmeyi durduracağız. 18 büyük firma içerisinde ilk olarak bu kararı Banvit'e ilettik ancak bu sadece tek bir firma ile sınırlı kalmayacak. Türkiye'deki sektöre bakınca üretimi durdurmak kolay değil ama artık bıçak kemiği deldi geçti. Günlük 4.7 milyon civciv üretiliyor. Biz almazsak onları koyacakları tesis yok. Onları nereye koyacaklar?" dedi. Balıkesir Tavuk Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Duran ise, istihdam ettirdikleri personellerin kendilerinden daha çok kazandığını söylerken, beyaz et şirketleri ile üreticiler arasında uzlaşma olmaması durumunda beyaz ette krizin kapıda olduğunu belirtti. Duran, "Daha önce firmalar tarafından karşılanan ücret kalemleri artık ödenmiyor. Kâr edemiyoruz" şeklinde konuştu.
Vatan

'Rusya'daki En Havalı Projede 'Türk' İmzası 
4.5 milyar dolarlık Kuveyt projesiyle bir Türk grubun yurtdışında aldığı en büyük işi kapan Limak, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana Rusya'da "sıfırdan" inşa edilen ilk havalimanında da sona geldi. Son birkaç yılı bir yanda Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımlar diğer tarafta Türkiye ile ardı ardına yaşanan gerginliklerle geçiren Rusya, ev sahipliği yapacağı 2018 Dünya Kupası'nın da etkisiyle yatırımda frene basmadı. Havalimanı, yol, otel ve altyapı yatırımlarını sürdüren Rusya, Türklere emanet ettiği stratejik önemi bulunan Rostov havalimanı projesinde de son aşamaya geldi. Grup maçlarına ve çeyrek finale ev sahipliği yapacak Rostov'daki havalimanının önemli bir özelliği var. Rus General Platov'un adını taşıyacak havalimanı, 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Rusya'da "sıfırdan" kurulan ilk havalimanı olacak. Rusya son 26 yılda havalimanlarında yenileme ve genişleme yatırımı yaptı ancak ilk kez mevcut bir havalimanını kapatarak, şehirdeki başka alanda tamamıyla yeni bir projeyi hayata geçirmiş olacak. Başta Putin olmak üzere devlet kurumlarının en ince detaylarına kadar takip ettiği projenin ülkedeki diğer yeni havalimanlarına örnek olması bekleniyor. Rusya, Rostov'da iki Türk grubun (Limak-Marashstroy) üstlendiği projeyi 9 Aralık'ta Putin'in katılacağı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da davetli olduğu bir törenle açmayı planlıyor. Geçen hafta Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir'le birlikte çıktığımız Rostov seyahatinde, bizleri şantiyede grubun Rusya'daki ortakları Selçuk Karaca ve Ertan Ökkeş Ertem karşıladı. 90'lı yıllardan bu yana Rusya'da iş yapan Enka geçmişli Ertan Ertem, "Şirketimizin adı Marashstroy. İki yıl önce Limak'la, Rusya'da ilk üstlendiği proje olan "International Airport Platov Rostov on Don" işinde ortak olduk" dedi. "Marashstroy'un Rusya tecrübesi vardı. Bizim yoktu. Düşündük taşındık projeyi birlikte üstlendik" diyen Özdemir, Ertem'in Kahramanmaraşlı olduğunu vurgularken, "Marash" isminin buradan geldiğini hatırlattı. Limak Yatırım'ın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serdar Bacaksız, "222 milyon dolarlık havalimanında terminal binası 51 bin metrekare ama ek binalarla birlikte 86 bin metrekarelik kapalı alan söz konusu" diye konuştu. Limak Yatırım Havalimanları Direktörü Haldun Fırat Köktürk ise, "Bizim işimiz ağustos ayı sonunda bitiyor. Havalimanını Renova Group'a (Viktor Vekselberg'e ait) teslim edeceğiz" dedi. Nihat Özdemir, havalimanının yıllık 5 milyon yolcu kapasiteli planlandığını belirterek, "Bence 10 milyonu bulur" öngörüsünde bulundu. Serdar Bacaksız ise "Nihat Bey, 10 milyon yolcuya kapasite yetmeyebilir" diye konuştu. Özdemir, ısrar ederek, "Türkiye, kapasite örneğini Sabiha Gökçen Havalimanı'nda yaşadı. Burası 10 milyon yolcuyu kaldırır" dedi.
Milliyet

Kredi Mi Avans Mı? 
Acil nakit ihtiyacında paraya ulaşmanın en kolay yolu, kredi kartıyla taksitli nakit avans çekmek. Ancak aylık yüzde 1.84 faiz, vergi ve fonlarla maliyet katlanıyor. Uzun vadede kredi, kısa vadede avans hesabına dikkat! Paraya ihtiyacınız oldu ve bankanın yolunu tuttunuz. İhtiyacınız olan nakit parayı bankadan temin etmek istediğinizde iki seçeneğiniz var. Bunlardan biri kredi kartınızdan çekeceğiniz taksitli nakit avans diğeri ise ihtiyaç kredisi. Paraya bir an önce ulaşma isteği nedeniyle çoğu kişi maliyet hesabı yapmaz. Biz sizin için yaptık. İşte detayları. Taksitli avansta aylık faiz yüzde 1.84. Tek masraf faiz değil. Bunun yanında faizin yüzde 15'i kadar Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) ve yüzde 5 oranında Banka Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) alınıyor. Hayat sigortası yapan bankalar da var. Buna karşılık ihtiyaç kredisinin faizi daha düşük. Yüzde 1.20 faizle sunulan bayram kredileri mevcut. Avansta faiz, geri ödemenin yapılmadığı her gün işliyor. Ertesi gün paranın tamamını geri ödeseniz dahi faiz ve masraf alınır. Önemli bir konu da vade. Bankalar avans için en çok 12 ay vade imkanı sağlarken kredide 48 aya kadar çıkıyor. İhtiyaca göre avansta limit kredi kartı limitiyle sınırlı ama kredi kişinin gelir ve notuna göre daha fazla olabiliyor.
Posta

Doğum Yardımında Yeni Dönem 
Devlet, doğan her çocuk başına karşılıksız üç farklı ödeme yapıyor. Bunlardan en yenisi 2015'te başlayan doğum yardımı, bir diğer adıyla çocuk parası. Aile Bakanlığı bu yardımda yeni bir sayfa açtı. Kadınların çalışma hayatında daha fazla yer alması için birçok destek var. 15 Mayıs 2015'ten sonra doğan anneye verilen çocuk parası bunlardan biri. Tüm annelere şartsız olarak ilk çocuk için 300, ikinci çocuk için 400 ve üçüncü çocuk için 600 lira ödeniyor. Yardım için başvurular, Aile Bakanlığı İl Müdürlüklerine, ilçede ise kaymakamlıklara yapılıyor. İsteyenler yeni doğan bebeğin TC kimlik numarasıyla 'aile.gov.tr'den de başvuru yapabiliyor. Başvuruyu istediğiniz zaman yapabilirsiniz. Para 2 ay içinde ödeniyor. Anne ya da babalar doğum yardımlarını TC kimlik numaralarını ibraz ederek, tüm PTT şubelerinden alabiliyordu. Ancak Aile Bakanlığı bu konuda yeni bir dönem başlattı ve PTT'yi aradan çıkardı. Resmi Gazete'de yayımlanarak yapılan değişiklikle, gelecek ay (Eylül) başından itibaren, doğum yardımı PTT yerine Aile Bakanlığı tarafından yapılacak. Değişiklikle, tüm il müdürlüklerinin her ay PTT'ye yaptıkları transfer işlemleri kaldırılmış olacak. Böylece transfer işlemleri sırasında geçen yaklaşık 10 günlük iş kaybı önlenecek ve ödeme daha hızlı yapılacak.

Posta

Spor 
Rezilliğin Daniskası 
20'de Barseghyan'la öne geçen Makedonya ekibi, 89'da 10 kişi kalsa da 90+2'de M.Topal'ın kendi kalesine attığı golle Kanarya'nın fişini çekti. Josef son dakikada atılırken, sarı-lacivertliler turu zora soktu. TAKIM sahaya 11 kişi çıkıyor ama ne hikmetse hep Valbuena öne çıkıyor! Rakip Vardar kötü takım değil ama senin ayarında bir takım da değil. Ve 1 kişinin istek gayretiyle kimseyi yenemezsin. M.Topal büyük bir hatalar yapsa da kaleye gelen ilk top gol olsa da senin bu gole isyan etmen gerekiyor. Kanatları çalıştırıyorsun koridor açıyorsun, ceza sahan boş! Transferlerin var oynatamıyorsun. 2-0'LIK mağlubiyet dünyanın sonu değil biz de biliyoruz ama futbolda işini şansa ve ikinci maça bırakmayacaksın. Bir maçta 10 numara şart diyoruz, diğer maçta forvet şimdi de stoper şart oldu. Hep bu takım için zaman ifadesini kullanıyoruz doğrudur ancak zamanın daraldığını da söylemek gerekir. 8'DE F.Bahçe tehlikeli geldi. Sol kanattan Hasan bindirmeyi yaptı yerden çıkardı, Ahmethan'dan önce rakip topa müdahale etti. 20'de Topal'ın hatalı pası golle sonuçlandı. Kafasıyla topu geriye atmak isteyen milli oyuncunun pası kıs düştü. Barseghyan, hızlanıp topu kaptı, Skrtel'i yatırdı ve vurdu. Kameni çaresiz kaldı: 1-0. 28'DE Dirar güzel adam eksiltip vurdu, korner. 34'te Şener araya çok iyi kaçtı, Alper'i gördü, Alper vurdu, kaleci Gacevski dokundu, korner. 41'de Souza vurdu, az farkla aut. 81'de ceza sahasına çok güzel top geldi ne Saldado ne de Ozan bu topu değerlendirebildi. İş artık Kadıköy'e biter dediğimiz anda uzatma dakikasında Topal ve Kameni bir anlaşmazlığa daha imza atarak skoru 2-0'a taşıdı. Yetmezmiş gibi Souza'da sinirlerine hakim olamadı ve kızardı.
Vatan

Hidayet Türkoğlu: 'Milli Forma Kutsaldır' 
Kadroda bulunan birçok isimin kulüplerinde fazla süre alamamasından yakınan Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı, "Çok tecrübeli bir kadromuz yok. Ancak bu formanın kutsal olduğunun hepsi farkında. Verilen bu şansı iyi değerlendireceklerini düşünüyorum" diye konuştu. Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası öncesi AA Spor Masası'nda merak edilen her şeyi açıkladı. Türkiye'nin geçmişte basketbol organizasyonlarını başarıyla gerçekleştirdiğini dile getiren Türkoğlu, "Bizim için en önemlisi, seyircimizin milli takımımızı yalnız bırakmayacak olmasıdır. A Milli Basketbol Takımı, uzun ve yoğun bir çalışma döneminin içinde. Avrupa Şampiyonası öncesi her geçen gün form grafiği yükselen bir milli takımımız var" dedi. Federasyon olarak sonuç ne olursa olsun milli takımın yanlarında olacaklarını belirten TBF Başkanı, "İstekli ve arzulu genç arkadaşlarımız var. Türk halkına buradan ricada bulunmak istiyorum; bu arkadaşlarımız, kendi takımlarında yeterli süreleri alamamış oyuncular. Ancak bu formanın ne kadar kutsal olduğunu da bilen arkadaşlar. Bu şansı iyi değerlendirecekl e r i n i d ü ş ü - n ü y o - rum. Halkımız da yalnız bırakmazsa, gereken mücadele sergilenecektir" diye konuştu. Hedeşerle ilgili söylemlerin olumlu ve olumsuz yanları olabildiğine dikkati çeken Türkoğlu şöyle devam etti: "Türk halkının gurur duyacağı, ayakta alkışlanacak bir takımı sahada görmek istiyoruz. O atmosfer yakalandığında, geçmişte iyi şeylere tanıklık ettik. İnşallah yine aynı süreci yaşarız. Bu arkadaşlara fazla sorumluluk yüklemek bana göre doğru değil. Bir yıl boyunca hep konuştuğumuz, oyuncularımızın takımlarında yeterli süre alamamasıydı. Şimdi de bu arkadaşlardan üst düzey performans sergilemelerini bekliyoruz."
Milliyet

Asamoah'da Geri Sayım 
Galatasaray, Ganalı sol bek Asamoah'ın transferinde mutlu sona yaklaştı. 28 yaşındaki futbolcu için kulübü Juventus ile yapılan pazarlıklarda dün prensip anlaşmasına varıldı. Galatasaray'ın yeni sol beki Kwadwo Asamoah olacak. Sarı-Kırmızılılar bir süredir peşinde olduğu Ganalı futbolcu için kulübü Juventus ile anlaşmaya vardı. Buna göre İtalyan ekibine bonuslarla birlikte 8 milyon euro bonservis ücreti ödenecek. 4 yıllık sözleşme imzalaması beklenen Kwadwo Asamoah ise senelik 2.3 milyon euro garanti ücret alacak. İtalyan medyası da gelişmeleri doğruladı. Haberlerde Asamoah'ın birkaç gün içinde İstanbul'a giderek sözleşme imzalayacağı belirtildi. Asamoah orta alanın solunda ve ön libero pozisyonunda da görev yapabiliyor. 2012'de İtalyan ekibi Udinese'den 18 milyon euroya Juventus'a transfer olan yıldız futbolcu, Juventus'ta 130 maçta görev yaptı. Bu sürede 5 kez rakip fileleri havalardırırken, 20 de asist yaptı.
Posta

Kayıpsız Geç, Rahat Et 
Beşiktaş, Süper Lig'in ikinci haftasında bugün Kasımpaşa'ya konuk olacak. Teknik direktör Şenol Güneş, futbolcularıyla yaptığı son idmanda ilk üç hafta alınacak sonuçların önemine vurgu yaparak; "3 maçta 9 puan alalım sonrası kolay" dedi. Son iki yılın şampiyonu Beşiktaş, yeni sezona 2-0'lık Antalya galibiyetiyle başlamıştı. Siyah-Beyazlılar, ikinci hafta maçında bugün Kasımpaşa'ya konuk olacak. Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Kasımpaşa maçının en zor deplasman olacağına vurgu yaptı. Dün yapılan son antrenmanın ardından futbolcularıyla özel bir görüşme gerçekleştiren Güneş; "Sezon başında alınacak sonuçlar her zaman önemlidir. Antalya galibiyetiyle başladık. Kasımpaşa ve Bursa karşısında da kazanıp 9 puana ulaşırsak, sonrasında biraz rahat ederiz. Takım da oturmuş olur" şeklinde konuşup, dikkatli olmaları konusunda futbolcularını uyardı. Şenol Güneş, Antalya karşısında yeni transferlerden Pepe'ye 90 dakika şans vermiş, Alvaro Negredo'yu ise son dakikalarda oyuna dahil etmişti. Tecrübeli çalıştırıcının bu oyuncularla birlikte diğer yeni transferler Lens ve Medel'e de şans vermesi bekleniyor.
Posta

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme