20 Ağustos 2017 Pazar

20.08.2017 Genel Gündem



20.08.2017

GÜNDEM

Almanya beklentilere olumlu yanıt vermedi 
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, açılışlar için geldiği memleketi Yozgat'ın Akdağmadeni'nde belediye ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun, Fethullahçı Terör Örgütü'nün önemli isimlerinden Adil Öksüz'ün Almanya'da görüldüğü ve ardından verilen nota ile ilgili gelinen son noktayla ilgili soru üzerine Bozdağ, şunları söyledi: "Almanya'da kendisine bu konu sorulan bir yetkili, bu konuyu doğrulayıp doğrulamama konusunda bir açıklama yapmadı. Ama yalanlamadı da, doğrulamadı da. Bunun diplomatik teamülde ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Biz Almanya'dan, Almanya Hükümeti'nden Türkiye aleyhine faaliyette bulunan PKK'lı teröristleri, DHKP-C'li teröristleri, FETÖ'cü teröristleri dahil hepsini bugüne kadar istedik, bundan sonra da istemeye ve takipçisi olmaya devam edeceğiz." Alman yetkililerin bu konuda bugüne kadar Türkiye'nin beklentilerine olumlu yanıt vermediğini, darbecilerle ilgili de benzer yaklaşımı koruduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Almanya darbecilerin iadesi konusunda da Türkiye'ye karşı olumlu bir yaklaşım ortaya koymadı. Biliyorsunuz daha önce Zekeriya Öz, Celal Kara gibi eski Cumhuriyet savcılarının Almanya'da görüldüğüne dair ihbarlar vardı. Türkiye'nin talepleri oldu, bu konuda da maalesef Türkiye'nin beklentilerine olumlu bir cevap verilemedi, vermediler daha doğrusu. Adil Öksüz ile ilgili konuda da bugüne kadar olumlu bir cevap verilmedi.
Milliyet


Patlayıcı taşıyan araçlara gözaltı 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, terör örgütlerinin Türkiye'yi transit ülke olarak kullanarak patlayıcı madde transfer etmesinin önüne geçmek için bir dizi güvenlik önlemi aldı. Buna göre patlayıcı maddeleri ithal ve ihraç edeceklerle transit geçiş yoluyla yurtiçi taşıma yapacakların İçişleri Bakanlığı'ndan onay almaları gerekecek. Hiçbir iktisadi işletmeci, gerekli izinleri almadan patlayıcıları taşıyamayacak. Nakil sırasında da kullanılan tüm araçların hareketleri GPS'le izlenecek. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın, "Sivil Kullanım Amaçlı Patlayıcı Maddelerin Belgelendirilmesi, Piyasaya Arzı ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmeliği", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre yönetmeliğin gereklerini yerine getiren patlayıcı maddelerin piyasada bulunması yasaklanamayacak, kısıtlanamayacak veya engellenemeyecek. Bakanlık, sadece yönetmelikte belirtilen gereklilikleri yerine getiren patlayıcı maddelerin piyasada bulundurulmasını temin etmek için gerekli tedbirleri alacak. İmalatçı, patlayıcı maddeleri piyasaya arz ederken ürünlerin belirtilen temel güvenlik gerekliliklerine uygun tasarlandıklarını ve üretildiklerini garanti etmek, teknik dosyayı hazırlamak ve ilgili uygunluk değerlendirme prosedürünü yerine getirmek zorunda olacak. Patlayıcının ilgili gereksinimlere uygun olması halinde imalatçı AB uygunluk beyanını hazırlayarak "CE" işaretini iliştirecek. İmalatçı, patlayıcının yönetmeliğe uygunluğunun seri üretim boyunca da sürdürülmesini, pazara arz edilen patlayıcıların talimat ve güvenlik bilgilerinin Türkçe olarak ürünle birlikte bulunmasını sağlayacak. Bu talimatların ve güvenlik bilgilerinin herhangi bir etiketlemede olduğu gibi açık, anlaşılabilir ve okunaklı olması gerekecek. İmalatçı, yazılı bir yetki belgesiyle yetkili temsilci tayin edebilecek. İthalatçı, sadece yönetmelik hükümlerine uygun patlayıcıları piyasaya arz edebilecek. İthalatçı, patlayıcının tehlike arz ettiği durumlarda imalatçıyı ve bakanlığı bilgilendirmekle yükümlü kılınacak.
Milliyet

Ankara emniyet'inde sürpriz istifa 
Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, dün ani bir kararla emeklililik dilekçesini vererek yıllık izne ayrıldı. Kulis bilgilerine göre Karaaslan, il emniyet müdürleri kararnamesiyle merkeze alınacağını öğrendi ve emeklilik dilekçesini bu nedenle verdi. Uzun zamandır beklenen il emniyet müdürleri kararnamesine iki gün önce son şekli verilmişti. 10 veya 12 il emniyet müdürünü kapsayan kararname listesi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından önce Başbakan Binali Yıldırım'a sunuldu. Bakan Soylu, ardından Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanı Ahmet Şengün'ü de yanına alarak İstanbul'a giderek listeyi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın onayına sundu. Erdoğan'ın imzasıyla liste onaylanmış oldu. Belirlenen listede Ankara İl Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan'ın merkeze alındığı öğrenildi. Karaaslan, bunun üzerine dün İçişleri Bakanlığı'na giderek konuyla ilgili bilgi aldı ve merkeze alınacağı kendisine iletildi. Bunun üzerine Karaaslan, emeklilik dilekçesini vererek yıllık izne ayrıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, Karaaslan'ın emeklilik dilekçesini işleme koyduğu öğrenildi. Karaaslan, Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Tamamen şahsi kararım. Ben böyle uygun gördüm. Emekliliğimi istedim. Dilekçemi de işleme koydular. Bundan sonrası bizim için hayırlı olsun." İzmir, Ağrı, Ankara ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün değişik birimlerinde görev yapan Karaaslan, 2006 yılı içerisinde 1. Sınıf Emniyet Müdürlüğüne terfi ederek 2007 yılında Polis Başmüfettişi olarak Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda, 2014-2016 yılları arasında Van İl Emniyet Müdürü olarak görev yaptı. 2016 yılında Ankara Emniyet Müdürü olarak atanan Karaaslan, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi FETÖ'cü darbecilere karşı yaptığı direniş çağrısı ve mücadeleyle büyük takdir toplamıştı.
Vatan

DÜNYA 

O fotoğraftan iki kişi kaldı 
Amerikan siyasetinde gündem baş döndürücü bir hızla değişiyor. Haftaya Charlottesville'deki ırkçı şiddetin artçı şoklarıyla başlayan Beyaz Saray'daki kriz yönetimi ekibinin çabaları geç de olsa sonuç verdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın beyaz ırkçılara sahip çıktığı basın toplantısında sıkıntısı kameralara yansıtan Özel Kalem Müdürü General John Kelly'nin istifa edip etmeyeceği tartışılıyordu. Ancak bomba istifa haberi başka adresten geldi. Charlottesville'de başlayıp ülkeye yayılan gerilimin sorumlusu alt-right (alternatif sağ) grupların Beyaz Saray'daki müttefiki ve Trump'ın seçim kampanyasından beri baş stratejisti olarak el üstünde tuttuğu Stephen Bannon istifasını açıklamak zorunda bırakıldı. Trump'ın sonunda Bannon'ı göndermeye karar vermesinin arkasında Charlottesville vakasıyla Beyaz Saray arasında bağ kurulmasına neden olması kadar hafta içinde 'The American Prospect' isimli dergiye verdiği röportajın da etkili olduğu belirtiliyor. Bannon röportajda Trump'ın üst perdeden tehditlerinin aksine Kuzey Kore ile nükleer kriz için 'orada bir askeri çözüm olmaz' diye konuşmuştu. Trump'ın içeride konuşulanları deşifre ettiği için Bannon'a kızgın olduğu dedikodusu başkentte dillendirilen hikayelerden.
Hürriyet


Hücrenin son halkası younes 
İspanya'nın özerk bölgesi Katalonya'nın başkenti Barcelona ve turistik bölgesi Cambrils'de perşembe akşamı ve gecesi düzenlenen terör örgütü DEAŞ'ın üstlendiği iki saldırının ardından İspanyol polisi, yeni bir ismin üzerine yoğunlaştı. Polis yetkilileri, saldırılarla ilgili olarak 22 yaşındaki Faslı Younes Abouyaaqoub'u (Yunus Ebuyakup) aradıklarını açıkladı. İspanyol polisi şimdiye kadar 5 saldırganı, Cambrils'deki terör eyleminde öldürdü, 4 şüpheliyi yakaladı. Bunların dışında 3 kişilik bir şüpheli listesi var. Saldırılar öncesi bomba hazırlığı yapılırken havaya uçan Alcanar kentindeki evin enkazında bulunan cesetlerin bu listedeki 3 kişiden ikisine ait olduğu düşünülüyor. Polise göre hücreden geriye tek kalan isim kaçak durumdaki Younes Abouyaaqoub. İspanya basını, Barcelona'da halkı minibüsle ezen kişinin de daha önce sanıldığı Moussa Oukabir (18) değil Younes Abouyaaqoub olduğunu iddia etti. Hücrenin lideri olduğu ileri sürülen Abouyaaqoub'un saldırıyı gerçekleştirdikten sonra bir aracı sürücüsüyle birlikte gasp ettiği ve daha sonra sürücüyü öldürdüğü de ileri sürülüyor. Polis, Barcelona kent merkezinden yaklaşık 3 km uzaklıkta bir otomobilin içinde bıçaklanmış halde bulunan İspanyol bir adamın cesedinin, saldırıyla bağlantısı olup olmadığını araştırıyor. Ripoll'de de bir imamın evi basıldı. İmamın kimliği açıklanmadı. Bomba hazırlığı sırasında ölenlerden birinin imam olabileceği iddiaları da var. Saldırıya dahil olduğu düşünülen kişilerin hiçbirinin aşırılıkçı ya da terör bağlantılı faaliyetlerle bağlantısını gösteren suç kaydı yok.
Hürriyet

Rusya'daki bıçaklamada daeş parmağı 
Dün Rusya'nın Surgut kentinde meydana gelen bıçaklı saldırıda 7 kişi yaralanırken, saldırgan vurularak etkisiz olduruldu. Terör örgütü DAEŞ'in, bu saldırının sorumluluğunu üstlendiği bildirildi. Rusya Soruşturma Komitesi, saldırının yerel saatle 11.20'de gerçekleştiğini duyurdu. Surgut kentinde yoldan geçen vatandaşlara saldıran bıçaklı bir kişi, 7 kişiyi yaraladı. Yaralılar tedavi için hastaneye kaldırılırken, yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu belirtildi. Saldırganın ise polis tarafından vurularak oldurulduğu açıklandı. Yerel yetkililer, yaralanan sayısının 7 olduğunu ve tamamının hastaneye kaldırıldığını belirtti. Yaralı sayısı, ilk haberlerde 8 olarak bildirilmişti. Olayın ardından Rus güvenlik güçleri bölgede güvenlik önlemlerini artırırken, DEAŞ'in propaganda ajansı, Rusya'nın Surgut kentindeki bıçaklı saldırıyı DAEŞ'in üstlendiğini duyurdu.
Milliyet

Boston'da orantısız meydan okuma 
ABD'nin Virginia Eyaleti'nin Charlottesville kentinde 1 kişinin öldüğü ırkçılar ve ırkçılık karşıtları arasında 12 ağustos'ta yaşanan çatışmanın ardından dün Boston'da gruplar karşı karşıya geldi ancak beklenen olmadı. Günler öncesinden alınan izin ve yapılan çağrılara rağmen Boston'daki aşırı sağcı mitinge yaklaşık 50 kişi katıldı. "Konuşma Özgürlüğü" adı altındaki miting, Boston Common Parkı'na alındı. Buna karşı yaklaşık 20 bin ırkçılık karşıtı da kentte yürüyüş düzenledi. "Irkçıları bir kez daha korkutun, Nazileri kim savunuyor? Nazileri Trump koruyor" sloganlarıyla ırkçılık karşıtları da Boston Common Parkı'na yürüdü. Polisin yoğun önlem aldığı parkta ırkçılar toplandıktan kısa süre sonra dağılırken, 20 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Buna rağmen Nazi karşıtı komünist bir grup olan aTIFa'nın elinde aBd bayrağı bulunan ırkçılık karşıtlarıyla kavga etmesi, gerilime yol açtı. aBd Başkanı donald Trump da bu grubu işaret eden bir açıklamada bulundu. Trump, Twitter'daki mesajında, "Polis karşıtı provokatörler Boston'da oldukça fazla var gibi görünüyor. Polis sert ve zeki duruyor! Teşekkürler" ifadesini kullandı.
Haber türk

EKONOMİ 
Dolar: 3,5155-3,5224     
Euro: Euro 4,1274-4,1480
Sterlin: 4,5240-4,5375
Gram Altın: 145,0455-145,4239

Dalgalandı durulmadı! 
Yoğun gündeme bağlı olarak borsada dalgalı seyir gözleniyor. Buna karşılık para piyasaları yani döviz ve faiz cephesi çok daha sakin. Birbirine alternatif iki piyasa arasında işleyiş gereği "ters korelasyon" beklenirdi. Bazı dönemler bu tür kısa süreli uyumsuzluklar olabiliyor. Olasılık olarak, borsadaki düşüşe döviz kurları tepki vermediğine göre bir süre sonra borsa toparlanacak. Veya borsadaki gerginlik, döviz kurlarına da yansıyacak. Bir üçüncü şık, şu an için daha mümkün görülen mevcut görünüm en azından bir süre daha sürdürülecek. Bir diğer dikkat çeken konu, borsadaki düşüşte yabancı takas saklama oranlarında gerileme görülmemesi. Bu durum döviz kurlarının sakin seyrini de dikkate aldığımızda satışların yabancı kaynaklı olması olasılığını azaltıyor. Bu durum borsada çıkış trendinin korunması açısından dikkate değer. Borsanın yönü konusunda hisse takasının yüzde 65'ine sahip yabancı yatırımcıların tavrı önemli. Kesin bilgiyi önümüzdeki perşembe günü merkez bankasının açıklayacağı "yurtdışı yerleşiklerin hisse senedi ve tahvil bonodaki haftalık işlemleri" verecek. Borsada düşüşle birlikte işlem hacmin artması ki sert düşüşün gerçekleştiği salı günü işlem miktarı rekoru ve 7 milyar TL'yi aşkın işlem hacmi, borsacı deyimi ile mal dağıtımının başladığı şeklinde yorumlandı. Özetle piyasa dengeleri konusunda daha hassas bir döneme girildiği anlaşılıyor.
Hürriyet

Yabancı yatırımcı ''sat al-'ı sevdi'ı sevdi 
Borsa zirvede iken gerçekleşen rekor hacim yatırımcıları ürküttü. 8,6 milyar TL'lik yani yaklaşık 2,5 milyar dolarlık rekor işlem hacmi ile en yüksek noktada yaşanan sirkülasyon ve artan spekülatif işlemler yatırımcılarda soğuk duş etkisi yarattı. Endeks 110 bin 232 seviyesindeki zirveden 104 bin 939 seviyesine kadar geriledi ve haftayı yeniden 107 bin 202 seviyesinden tamamladı. Gözlerini ekrandan ayıramayan yatırımcı ise neler olduğunu anlamaya çalışıyor. Bunun en önemli nedeni ise 104 bin seviyesinin aşağı doğru kırılması halinde teknik olarak sıkıcı bir sürecin başlayabilecek olması. Öte yandan gerçekleşen yüksek hacim bir çok soru işaretini de beraberinde getiriyor. Ancak yaşanan sadece yabancıların şimdilik düşük miktarlarda da olsa bazı hisselerde pozisyon azaltması ve bazılarında artırması. Verilere baktığımızda Borsa İstanbul'da günlük 2,5 milyar dolarlık hacimle gerçekleşen işlemler hisse senetlerinde küçük miktarda da olsa bir el değişiminin yaşandığını gösteriyor. İşte bu noktada yatırımcıların korkusu yabancı yatırımcıların satışa geçip geçmediği. Yabancı yatırımcıların borsadaki haftalık net alım ve satımlarına baktığımızda hisse senetlerinde temmuz sonu ve ağustos başında gözlenen düşük miktardaki satışların yeniden alıma döndüğünü görüyoruz. Hatırlanacağı üzere yabancılar 27 Temmuz haftasında hisse senetlerinde 12,7 milyon dolarlık, 4 Ağustos haftasında ise 41,3 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi. Profesyonel para yöneticileri bu satışların çok düşük olmasından dolayı bir yabancı çıkışı olarak yorumlamayarak temkini de elden bırakmadı. Bir trende dönüşüp dönüşmeyeceğini takip ediyorlar. 11 Ağustos haftasına geldiğimizde ise yabancı yatırımcılar 144,5 milyon dolar hisse senedi aldı. Satışların bir trende henüz dönüşmediği görüldü. Fakat asıl önemli olan önümüzdeki hafta açıklanacak veriler. O zaman tablo daha net ortaya çıkacak. Öte yandan günlük takas değişimleri takip edilerek son fotoğraf da görülebilir. Orada da yabancıların genel olarak pozisyonlarını artırdıklarını görüyoruz. Hafta başında yüzde 65,40 olan yabancı payı hafta sonunda yüzde 65,78'e yükseldi. Ancak yabancı yatırımcılar bazı hisselerde düşük de olsa pozisyon artırırken bazılarında azalttı. Bu da piyasada oynaklığı getirdi. Borsada büyük satış dalgasının yaşandığı geçtiğimiz hafta yabancı yatırımcılar yüzde 10 ve üzerinde payları bulunan hisse senetlerinden 40 tanesinde pozisyonlarını artırırken 66 tanesinde de pozisyonlarını azalttı. Pozisyonlarını artırdıkları 40 hisse senedini toplam piyasa değeri 275 milyar TL olurken, pozisyon azalttıkları 66 hisse senedinin toplam piyasa değeri 378 milyar TL oldu. Gerçekleşen azaltmalar ortalama yüzde 0,80 oranında, ortalama artırımlar yüzde 0,65 oranında oldu. Bu şu anlama geliyor yabancı yatırımcılar pozisyonlarını koruyor ancak hisse senetlerindeki primleri de göz önünde bulundurarak paylarının çok düşük bölümleri ile al-sat yapıyor. Bu da onlar için büyük hareket dalgaları içerisinde küçük işlemleri ifade ediyor.
Milliyet

Komşu'ya gelince bol keseden 
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Yunanistan'ın yerli ve yabancı para cinsinden kredi notunu yükseltti, görünümü 'pozitif' olarak açıkladı. Fitch Ratings'ten yapılan açıklamada, Yunanistan'ın kredi notunun 'CCC' seviyesinden 'B-' seviyesine yükseltildiği bildirildi. Not artışına gerekçe olarak, kamu borcunun sürdürülebilirliğinin iyileşeceği öngörüsü, ekonomide büyüme beklentisi ve azalan politik riskler gösterildi. Kurtarma paketi programı kapsamında ülkenin kreditörlerinin 8.5 milyar euroluk yeni kredi dilimini serbest bıraktıkları anımsatılarak, taraflar arasındaki uzlaşmanın ekonomik riskleri azalttığı ifade edildi. Açıklamada, 'pozitif' görünüme ilişkin üçüncü gözden geçirme sürecinin istikrarsızlık yaratmadan tamamlanmasının ardından Yunanistan'ın kamu borcunun Euro Grubu tarafından 2018'de hafifletilmesinin beklendiği kaydedildi. Yunanistan ekonomisinin 2017'de yüzde 1.6 ve 2018'de yüzde 2.1 büyüyeceği tahmininde bulunulan açıklamada, ülkedeki işsizlik oranının azalmasına ve özel sektöre yönelik borçların düşürülmesine işaret edildi. Açıklamada ayrıca, Başbakan Aleksis Çipras liderliğindeki Yunan hükümetine yönelik siyasi risklerin zayıfladığı, zorlu kemer sıkma önlemlerini meclisten geçiren hükümetin erken seçime gitme olasılığının düşük olduğu değerlendirmesine yer verildi.
Vatan

Biletler tavana vurdu 
Kurban Bayramı'nın Bakanlar Kurulu kararıyla 10 güne çıkarılması turizmcileri sevindirirken, havayolu şirketlerinin de yüzünü güldürdü. Bayram haftasında tatilcilerin sahilleri tercih etmesi, başta Antalya olmak üzere Dalaman ve Bodrum seferlerinin fiyatlarını artırdı. Uçuşlarda doluluk oranları hızla artarken İstanbul çıkışlı bazı tek yön uçuşlarda bilet fiyatlarının 500 TL'yi geçmesi ise, akıllara iç hat uçuşlar için belirlenen tavan fiyat uygulamasını getirdi. Buna göre, Ulaştırma Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) üyesi şirketler ve Türk Hava Yolları (THY) ile bir dizi görüşmeler gerçekleştirmiş ve 2013 yılında tavan fiyat uygulamasını başlatmıştı. 2014'te yapılan toplantıda da iç hat uçuşlarda tavan fiyatın 309 TL olması kararlaştırılmıştı. 2017 yaz sezonu için yeni tavan fiyat ise 352 TL olarak belirlendi. Tatilin başladığı 26 Ağustos cumartesi günkü uçuşlarda ekonomi sınıfı bilet fiyatlarının bile 350 TL'yi bulması da, biletlerin yeni tavan fiyatı yakaladığını gösteriyor. İç hat uçuşlarında 4 yıldır uygulanan tavan fiyat uygulaması, özellikle bayram ve tatil günleri bilet fiyatlarının aşırı yükselmesini önlemek için hayata geçirildi. Tavan fiyatın seviyesi SHGM tarafından belirleniyor. Düzenleme ile, yüksek fiyatlara karşı oluşan tüketici tepkisinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Havayolu şirketleri ise uygulamadan rahatsız. Yetkililer, uygulama öncesinde 30 TL'nin altında satılan biletlerin artık bu fiyatlardan satılamayacağını ve böylece tüketicilerin mağdur edildiğini belirtiyor.
Haber türk

Bakım 1.1 milyon kadını işinden etti 
Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, 2015'e kadar olan 5 yıllık dönemde yaklaşık 1 milyon kadının çocuk bakımı, 112 bin kadının ise yaşlı bakımı nedeniyle iş hayatını bıraktığını belirterek, iş hayatındaki kadınların bakım sorumlulukları nedeniyle çalışmaktan vazgeçmeyecekleri bir sistemin oluşturulması gerektiğini kaydetti. TÜRKONFED'den yapılan açıklamada, derneğin bu yıl sonunda üçüncüsü yayımlanacak "3. İş Dünyasında Kadın Raporu"nun ikinci faz sonuçları paylaşıldı. Prof. Dr. Oğuz Karadeniz ve Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz tarafından hazırlanan, Türk sosyal güvenlik sistemini, kadının çalışma hayatına girmesi ve sosyal güvenceye erişimi açısından ele alan ikinci faz raporu, sosyal yardımların kadın istihdamı üzerindeki etkisini de inceleyerek, kadın istihdamını artırmaya yönelik sunduğu önerilerle dikkati çekti. Raporu değerlendiren Kadooğlu, kadının güçlenmesi halinde toplumun gelişip güçleneceğini belirterek, kadınların sadece iş hayatına katılımı değil, iş hayatındaki kadınların da bakım sorumlulukları nedeniyle çalışmaktan vazgeçmeyecekleri bir sistemin oluşturulması gerektiğini aktardı. Kadooğlu, şöyle konuştu: "Kadınların temel ihtiyaçlar nedeniyle çalışma hayatından uzaklaşmaları kabul edilebilir bir durum değildir. Kreş konusunda atılacak adımlar önemli ama bakım sigortası sisteminin çok hızlı bir şekilde kurulması halinde ilk etapta söz konusu hizmetlerde çalışacak 500 bin kadın için ilave istihdam sağlanabileceğini söyledi.
Haber türk

POLİTİKA
Haddini bil sen kimsin 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Almanya'daki Türk seçmenlere yönelik çağrısıyla ilgili olarak "Tabii rahatsız oldular. Hele hele şimdi bir Dışişleri Bakanları var, aman ya Rabbi, evlere şenlik. Sen kimsin ki Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'na konuşuyorsun, sen Türkiye'nin Dışişleri Bakanı ile konuş. Haddini bil. Siyasetteki geçmişin ne, kaç yaşındasın" dedi. Denizli'de konuşan Erdoğan özetle şunları söyledi: "(Almanya'daki Türk seçmenlere yaptığı çağrı) Tabii rahatsız oldular. Hemen hop oturup hop kalkmaya başladılar. Şu anda Avrupa'da bizi dinleyen kardeşlerime sesleniyorum; sandıklarda bunlara en güzel dersi vermelisiniz. Ya ama benim oyum şuraya vermezsem zayi olur deme, oyunu Türkiye'ye düşmanlık yapmayana ver. Ey benim Avrupa'daki, Almanya'daki kardeşlerim, size bir hatırlatma yapıyoruz. İnanıyorum ki siz Almanya'daki seçimlerde birilerine ders vereceksiniz. SPD, CDU, Yeşiller... Bunlar Türkiye'nin aleyhinde kampanya yürütüyorlar. Siz Türkiye'ye dost olana dost olmalısınız dedim. Ben Almanya'nın başındaki hanımefendiye 4 bin 500 teröristin dosyasını verdim ve bu teröristlerin dosyaları maalesef kabul görmedi, hâlâ onlarda ama o kendisi benden bir kişinin, iki kişinin, üç kişinin iadesini istedi. Kusura bakma, sende yargı varsa bizde de yargı var. Hele hele şimdi bir Dışişleri Bakanları var, aman ya Rabbi, evlere şenlik. Hiç haddini falan bilmiyor. Sen kimsin ki Türkiye'nin Cumhurbaşkanına konuşuyorsun, sen Türkiye'nin Dışişleri Bakanı ile konuş. Haddini bil. Kalkıp bize ders vermeye kalkıyor. Senin siyasetteki geçmişin ne, kaç yaşındasın? Hayatımız bizim siyasette bu mücadelelerle geçti. Öyle bir mücadelenin içinden geçiyoruz ki ne ekonomide ne güvenlikte ne yatırımlarda ne uluslararası ilişkilerde hiçbir şeyi yarım bırakamayız. 15 Temmuz'da hep birlikte bir şey gördük, ülkemizin ve milletimizin düşmanları, hem içeride hem dışarıda, pusuda bekliyor. Türkiye'nin en küçük bir zafiyet göstermesi halinde, üzerimize çullanmak üzere el ovuşturanlara bekledikleri fırsatı, Allah'ın izniyle vermeyeceğiz. Türkiye'nin kaderiyle AK Parti'nin kaderi, birbiriyle bütünleşmiştir bunu böyle biliniz. Biz zayıf düşersek, Türkiye de zayıf düşer."
Hürriyet

'Tarımda sözün bittiği noktadayız' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümete "Tarım Kanunu'nun 21. maddesinde yer alan milli gelirin yüzde 1'i oranında tarıma teşvik verilmesi uygulamasını başlatın" çağrısı yaptı. Partisinin Yozgat İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Tarım Çalıştayı'na katılan Kılıçdaroğlu, çiftçilerin sorunlarını dinledi. Kılıçdaroğlu, "Sizden isteğim şu: CHP'ye yönelik bir eleştiriniz varsa rahatlıkla dile getirin. Genel Başkanı üzmeyelim, yanlış anlaşılır diye düşünmeyin. Artık doğruyu söylemenin zamanı geldi. Tarımda sözün bittiği noktadayız. Sıkıntınız, eleştiriniz ne varsa rahatlıkla söyleyin" dedi. Çiftçiler ve Ziraat Odası üyeleri söz alarak sorunlarını dile getirdi. Kılıçdaroğlu, saat çiftçileri ve üreticileri dinleyerek sorunlarını not etti. Çalıştay sonrası açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, "Yozgat'ın mercimeği sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada bilinir ama bugün Türkiye mercimek ithal eden ülke konumundadır. Oysa 1990'lı yıllarda mercimekte dünya birincisiydik ve mercimek ihraç ederdik" dedi. Tarım sektörünün stratejik bir sektör olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, söyle devam etti: "Tarıma bütün ülkeler teşvik verirler. Türkiye'de tarıma destek yetersizdir. Fındık üreticisi, buğday üreticisi gerçekten ciddi sorunlar yaşamaktadır ve bu sorunların aşılması gerekmektedir. Biz CHP olarak şunu gayet net dile getiriyoruz ve ifade ediyoruz: 'Tarım Kanunu'nun 21. maddesinde yer alan milli gelirin yüzde 1'i oranında tarıma teşvik verilmesi uygulamasını başlatın.' Hükümet başlatmıyor, tarım yeterli desteği alamıyor. Bu nedenle iletilen bütün sorunları parlamentoda dile getirmek bizim görevimizdir ve dile getireceğiz. Yozgat kan kaybeden bir kenttir. Milletvekili sürekli düşüyor, nüfusu sürekli azalıyor. Dolayısıyla bir tarım bölgesi olan Yozgat'ın desteklenmesi gerekiyor. Her türlü desteğin bu bölgeye verilmesi gerekiyor." Kılıçdaroğlu, daha sonra aynı otelde Yozgat'ta kentin ileri gelenlere ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Yaklaşık 2 saat sorunları ve dilekleri dinleyen Kılıçdaroğlu, vefat etmiş olan Halil İpek isimli vatandaşın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Kılıçdaroğlu, şehir merkezindeki amele pazarına da giderek burdaki gündelik işçilerle sohbet etti.
Hürriyet

Almanya , ab ülkelerinin iradelerini hiçe sayıyor 
Başbakan Binali Yıldırım Konya'daki Yüksek Hızlı Tren İstasyonu ve Lojistik Merkezi'nin temel atma törenine katıldı. Yaptığı konuşmada Almanya Başbakanı Merkel ve CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Yıldırım özetle şunları söyledi: "Bu muhalefet cephesi işler istediği gibi gitmiyor, bir adalet yürüyüşü yapayım, dedi. İyi güzel de, adalet yürüyüşü yaparken, sağ kolunda PKK bölücülerini destekleyen partinin temsilcileri, sol kolunda 15 Temmuz alçak FETÖ darbecilerinin temsilcileri kol kola yürüdüler. Bu yürüyüş adalet yürüyüşü değil, bir gaflet yürüyüşü olmuştur. Eğer yürümek istiyorsan, milletle beraber yürüyeceksin. Milletin yürüdüğü istikamette yürüyeceksin. Terör örgütleriyle, FETÖ'cülerle adaleti bulamazsın. Milletin sevgisini kazanamazsın. Ey Kılıçdaroğlu, bırak bu şikayet etmeleri, bırak bu bölücülerle, FETÖ'cülerle iş tutmayı, eğer bir fikrin varsa, bu ülkenin geleceği için söyleyecek sözün varsa gel, bunu söyle, hangi projeleri Konya için düşünüyorsun bunu anlat. Türkiye'nin gelecek heyecanını, gençlerin gelecek hedeflerine yönelik bir şey söyle. 15 Temmuz'da Konya bir destan yazdı. O gece siz meydanlardaydınız, biz meydanlardaydık, ama Kılıçdaroğlu'nun nerede olduğunu tüm alem biliyor." Başbakan Yıldırım, Almanya'da seçimlerin yapılacağını ve bunun için Türkiye'nin malzeme yapılmaya çalışıldığına dikkat çekerek Almanya Başbakanı Merkel'i eleştirdi: "Almanya, bugünlerde seçime hazırlanıyor ya. İşi gücü Türkiye. Yatıyorlar, kalkıyorlar Türkiye. Türkiye olmazsa işleri rast gitmiyor. Şimdi Almanya, Türkiye hakkında ne diyor; efendim Türkiye bizim egemenlik hakkımıza müdahale ediyor. Neymiş efendim Cumhurbaşkanımız, Almanya'daki seçimlerle ilgili oradaki vatandaşlarımıza tavsiyelerde bulunuyor. Peki kardeşim adama sormazlar mı, PKKlıları, FETÖcüleri bağrınıza basarsanız, Türkiye'nin düşmanlarına kucak açarsanız, aferin mi diyecek Türkiye. Türkiye'ye laf söylerken, kendi söylediğiniz lafların nereye gideceğini de hesap edeceksiniz. Ne diyor dışişleri bakanı, ne diyor sayın Merkel, biz şimdi artık, hükümetle değil, Ak Parti ile değil, referandumda yüzde 51.6 alan sonuçla değil, hayır verenlerle ilgileneceğiz, onlarla ortaklık yapacağız. Bunu söylerken bu lafın nereye gittiğinin farkında değil. Türkiye'nin içişlerine karıştığının farkında değil. Biz laf edince efendim niye böyle oluyor. Almanya Başbakanı, diğer Avrupa ülkelerinin irade ve egemenlik haklarını hiçe sayıyor. Diyor ki; ey Avrupa Birliği, Türkiye Gümrük Birliği'ni genişletmesin, buna izin vermeyin. Ey Almanya, sen 27 birlik ülkesine talimat mı veriyorsun? Bu birliğin patronu sen misin? Patronusun da biz mi bilmiyoruz? Açıklayın, bu birlikte benim dediğim olur, benim istemediğim hiçbir şey olmaz diye açıklayın da Avrupa Birliği'nin ne olduğunu herkes de bilsin. Bu konuda iki ülkenin tarihsel dostluğuna ve birlikteliğine zarar verecek hal ve hareketlerden artık vazgeçin."
Milliyet

SPOR 
Devler umut verdi 
Önce D Grubu maçlarına, ardından da finallerine ev sahipliği yapacağı Avrupa Şampiyonası'na hazırlıklarını sürdüren A Milli Basketbol Takımı, İsrail'de katıldığı turnuvanın ilk maçında Slovenya'yı, 86-84 ile yıktı. NBA'de forma giyen Goran Dragic, Avrupa Basketbolu'nun en önemli yıldız adayı olarak gösterilen Real Madrid'li Luka Doncic, yine İspanyol ekibinde forma giyen devşirme Randolph gibi önemli isimlere sahip olan rakibine karşı, Çekya maçının son saniyesinde attığı üçlükle maçı kazandıran Ali Muhammed'den yoksun çıkan millilerimiz buna karşın hücumdaki performansıyla dikkat çekti. Skor konusunda sıkıntı çekmesi beklenen millilerimiz, her ne kadar Slovenya iyi bir savunma takımı olmasa da, 3 çeyrekte 20 sayının üzerine çıkıp, teknik ekibi rahatlattı. A Milli Basketbol Takımımız'da Melih Mahmutoğlu, 5'te 4 üçlükle bulduğu 20 sayıyla en skorer isim olurken, daha çok 4 numaralı posizyonda oynayan Cedi Osman da 17 sayılık katkısıyla galibiyette önemli rol oynadı. Oyunun genelinde üstün oynayan ve bir ara farkı 9 sayıya çıkarmasına rağmen, 20 top kaybı yapıp, farkı koruyamasa da salondan galip ayrılmayı başaran Türkiye, İsrail'deki ikinci hazırlık maçında bugün ev sahibi ile TSİ 22.00'de karşılaşacak.
Milliyet

Emre mor geliyor 
Fenerbahçe, Emre Mor transferinde sona yaklaştı. Aylardır bu transfer için uğraşan sarılacivertliler, futbolcunun Inter ile anlaşamamasının ardından tekrar devreye girdi. Daha önce futbolcuyla yaptığı görüşmelerde anlaşma sağlayan sarı-lacivertli yönetim, Borussia Dortmund ile yaptığı görüşmelerden sonuç alamamıştı. Yönetim son olarak Alman kulübüne sunduğu teklifi yükseltti. Yaşanan bu gelişmenin ardından iki kulübün anlaşmaya yakın olduğu ifade edildi. Sarı-lacivertli yetkililer, Alman ekibiyle son detayları görüşüyor. Yönetim bu transferin bitmesine yüksek ihtimal verirken, bu hafta içinde Emre Mor'un transferini resmen bitirmeyi amaçlıyor. Futbolcunun, satın alma opsiyonlu olarak kiralık olarak gelmesinin söz konusu olduğu ifade edildi. Geçen sezon Borussia Dortmund ile ligde 12 maça çıkan milli futbolcu, 1 gol atıp iki asist yapmıştı. Sarı-lacivertliler, Emre Mor transferinin dışında bir de stoper takviyesi yapmayı planlıyor. Gustavo Gomez transferinde Trabzonspor'un da devreye girmesi sebebiyle istediği sonucu şimdilik alamayan yönetimin, alternatif isimlerle de temas halinde olduğu belirtildi.
Milliyet

Hepimiz hatalıyız 
Yeni sezonun ilk puan kaybını Kasımpaşa karşısında yaşayan Beşiktaş'ta hatalı goller yiyen Fabri'yi takım arkadaşları teselli etti. Karşılaşmanın ardından soyunma odasında maçın analizini yapan siyahbeyazlı futbolcuların, "Golleri Fabri değil tüm takım yedi. Hepimizin hatası var. Maç 2-1 iken farkı daha da açmalıydık. Rakip takımın oyuncularının şut çekmelerine müsaade etmemeliydik. Kendi ceza sahamızın önünde daha baskılı olmalıydık" diye konuştukları öğrenildi. Kasımpaşa deplasmanında yitirilen iki puanın, sezon içerisine telafi edileceğini de sözlerine ekleyen siyah - beyazlı futbolcular, "Eğer iki de iki yaparak 6 puan almış olsaydık, mental olarak daha iyi durumda olabilirdik ama daha ikinci haftadayız ve önümüzdeki Bursaspor maçı önemli bir maç olacak" ifadelerini kullandıkları ortaya çıktı. Pepe ve Caner Erkin'in ise, maçtan sonra takıma moral verdikleri bildirildi. Özellikle oyundan alındığı için morali bozulan Quaresma'yı soyunma odasında da teselli eden Pepe'nin, tüm takımı, Bursaspor maçı öncesinde ayağa kaldırmaya çalıştığı vurgulandı. Sakatlığı döneminde bile bazı maçlarda soyunma odasına giderek takıma moral veren Caner'in de, "Bu maçı artık unutuyoruz. Yolumuz uzun. Şampiyonluğun en güçlü adayıyız" dediği bildirildi.
Milliyet

Bugünün saraylısı! 
Galatasaray sanki fragmanı izletiyor. Kayserispor engelini farklı aşarak lige iyi bir giriş yapan sarı-kırmızılılar, Osmanlıspor'u da deplasmanda farklı geçti... Cim-Bom her yönüyle yine beğeni toplarken gelecek için olumlu sinyaller vermeye devam etti. Herkesin ortak kanaati ise esas film başladığında çok daha farklı bir Galatasaray'ın olacağı. Çünkü Feghouli ve gerçekleşirse diğer transferler de gelecek. Cim-Bom perdeyi 14'te Maicon ile açtı. Sambacı, Belhanda'nın kullandığı kornerde rakip savunmadan seken topu kafayla doğru adrese gönderdi. Aslan adeta rakibe top göstermiyordu. 31'de sahneye Gomis çıktı. Fransız golcü, geçen hafta olduğu gibi yine kükredi. Geçen hafta da yine gol pası veren Rodrigues'in ortasında Gomis adeta filelerden örümcekleri aldı. Günün iyi isimlerinden Mariano'nun pasında Tolga 2. haftada ikinci kez gol atma başarısını gösterdi. Oysa koca geçen sezon ne gol ne asist yapabilmişti. 2 dakika sonra Galatasaray kalesinde golü gördü. 58'de Serdar Gürler yakın mesafeden farkı 2'ye indirdi. Birkaç dakika sonra ise Serdar Aziz'in hatasında az kalsın Osmanlı bir gol daha buluyordu. Kalan bölümde Galatasaray bazı gol denemelerinde bulundu ama sonuç değişmedi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme