24 Ağustos 2017 Perşembe

24.08.2017 Genel Gündem



24.08.2017

GÜNDEM

42 Amiralden 17'si Fetö'den Mağdur 
Balyoz ve "amirallere suikast" başta olmak üzere FETÖ tarafından yapılan kumpas davalarıyla, FETÖ ile iltisaklı amirallerin önünü açmak için mağdur edilen çok sayıda denizci subay, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından amiralliğe terfi edildi. Halen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda görev yapan 42 amiralin 17'sinin FETÖ mağduru olduğu tespit edildi. FETÖ'nün en büyük tasfiyeyi de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda yaptığı ortaya çıkmıştı. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında muvazzaf olarak görev yapan 54 amiralin yüzde 60'ına denk gelen 32'si FETÖ ile iltisakları bulunduğu gerekçesiyle ihraç edilmişti. 2010'da başlayan davalar nedeniyle haksız yere itham edildikleri sonradan anlaşılan 23 amiral ile albaylar, mevzuat gereği terfi alamayıp emekli edilmişti. Bu isimlerden koramiraller Mehmet Otuzbiroğlu, Kadir Sağdıç, Can Erenoğlu, Deniz Cora, tümamiraller Haydar Mücahit Şişlioğlu, Fikret Güneş, Ramazan Cem Gürdeniz, Soner Polat, Ali Semih Çetin, Ahmet Sinan Ertuğrul, tuğamiraller Ahmet Türkmen, Nadir Hakan Eraydın, Serdar Okan Kırçiçek, Cem Aziz Çakmak, Levent Erkek, Mehmet Fatih Ilğar, Turgay Erdağ, Levent Görgeç, Osman Kayalar, Abdullah Gavremoğlu, Şafak Yürekli, Fahri Can Yıldırım ve Ali Sadi Ünsal yer alıyordu. Halen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda görev yapan 42 amiralin 17'sinin FETÖ mağduru olduğu ortaya çıktı. 2015 Şurası'nda İbrahim Özdem Koçer tuğamiralliğe terfi edilmişti. 2016 Şurası'nda tuğamiralliğe terfi alan 14 albayın dokuzu "kumpas mağduru" olarak kayıtlara geçti. Askeri Casusluk davası kapsamında 5 yıl ceza alan Yankı Bağcıoğlu, Balyozda 16 yıl ceza alan Bülent Olcay, 13 yıl 4 ay ceza alan Levent Kerim Uça, 16 yıl ceza alan Berker Emre Tok, Önder Çelebi, Mehmet Baybars Küçükatay, Gürsel Çaypınar, 18 yıl ceza alan Cemalettin Bozdağ ve casusluk davasında 5 yıl 5 ay ceza alan Necmi Yıldırım, darbe girişiminden hemen sonra tuğamiral oldular. 2017 Şurası'nda ise Balyoz mağduru Ayhan Türker Koçpınar, Ayhan Gedik, Şafak Duruer, Yavuz Kılıç ve Mehmet Cem Okyay ile Askeri Casusluk mağduru Yalçın Özkütük tuğamiralliğe terfi ettirilmişti.
Milliyet


Mutlu Ve Çapkın Hâkim Karşısında 
FETÖ'nün mülkiye yapılanmasına yönelik davanın ilk duruşmasında savunma yapan tutuklu İstanbul eski emniyet müdürü Hüseyin Çapkın, "15 Temmuz'da görüldü ki en tepedeki generaller, yıllarca yanlarında çalıştırdığı yaverler, subaylar tarafından silahla zor kullanılarak derdest edildiler. Tıpkı beni de sırtımdan bıçaklayan FETÖ'cü polis müdürleri gibi. Ben bunları neden tespit edemedim diye suçlanıyorum, hem de en ağır şekilde" dedi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklanan Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile Eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'ın da aralarında bulunduğu 14'ü tutuklu 15 eski vali ve kaymakamın yargılaması dün başladı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumu karşısında bulunan salondaki duruşmada tutuklu mülki idare amirlerinin tümü hzır bulundu. Mutlu ile Çapkın sanık sandalyesinde ön sırada yan yana otururken mahkeme başkanı, kimlik tespitinin ardından sanıklar hakkında iddia edilen suçlamaların özetini okudu. Savunmasını yapan Çapkın, iddianame ile örgütün hiyerarşik yapısında yer aldığı iddiasıyla hakkında en ağır cezanın istendiğini belirten Çapkın savunmasında, "ByLock kullanma, çocuğu iltisaklı okullarda okutmak, maddi yardımda bulunmak, Bank Asya'ya para aktarmak gibi hiçbir ilişkim olmadığı net bir şekilde ortaya çıkmıştır. 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimini yaşandıktan sonra FETÖ ile ilgili elde edilen bilgi ve birikime bakılarak, benim 17 Aralık 2013'ten önce bunları bilmememin hayatın olağan akışını aykırı diye suçlanmamı anlamış değilim. 15 Temmuz'da görüldü ki en tepedeki generaller, yıllarca yanlarında çalıştırdığı yaverler, subaylar tarafından silahla zor kullanılarak derdest edildiler. Tıpkı beni de sırtımdan bıçaklayan FETÖ'cü polis müdürleri gibi. Ben bunları neden tespit edemedim diye suçlanıyorum, hem de en ağır şekilde. FETÖ'cü Nazmi Ardıç ve diğer emniyet müdürlerinin benim hakkımdaki ifadesi tam anlamıyla örgüt stratejisi kapsamında gerçekleşmiştir" dedi.
Milliyet

Konutta Düşük Taksitli Ertelemeli Seferberlik 
Konut sektöründe üçüncü seferberlik başlıyor. Şirketler sektörü hareketlendirmek için Kurban Bayramı sonrası kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Gayrimenkul sektöründe Kurban Bayramı sonrasında 'fırsat yağmuru' yağacak. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Ağustos 2016'da hem ekonomiye cansuyu olmak hem de konut satışlarını canlandırmak için seferberlik başlatan gayrimenkul sektörü, ardından 240 ay vadeli kampanyaya start verip Türkiye'de ilk kez 20 yıl vadeli satışın önünü açmıştı. Bu yıl da Kurban Bayramı sonrasında çok düşük taksitli ya da taksitlerin Ocak 2019'da başlayarak erteleneceği bir kampanya hazırlığı var. Sektör bu kez kendisi adım atarak hazırladığı bu kampanya ile özellikle kiracıları hedefliyor. Böylece kira ya da başka bir ödemesi bulunanlar, piyasa şartlarının çok altında neredeyse üçte bir oranda taksitler ödeyerek ödeme sıkıntısı çekmeden konut sahibi olabilecek. Bu kampanyanın diğerlerinden farkı, Emlak Konut GYO çatısı altında gerçekleştirilmeyecek olması. Firmaların sektöre hareket getirmek için kendi bünyelerinde düzenleyeceği kampanyalarda faiz karşılama gibi önceki kampanyalara benzer uygulamalar da olacak.
Vatan

DÜNYA  
Mısır'a Yardım Şoku 
ABD, insan hakları ve demokrasi alanında ilerleme sağlanamadığı gerekçesiyle Mısır'a yapacağı yardımların bir kısmını iptal ederken, bir kısmını da dondurdu. Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi yönetimindeki Mısır'da demokrasi ve insan hakları ihlallerinden rahatsızlık duyduğu ifade edilen ABD yönetimi, Mısır'a yaptığı yıllık askeri ve finansal yardımlarda düzenlemeye gitme kararı aldı. Buna göre, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, bu yardımların 95.7 milyon dolarını ödememe, 195 milyon dolarını da erteleme yönünde alınan karara imza attı. Mısır'a ödenmeyen yardımın farklı bir programda kullanılması ve başka bir ülkeye gönderilmesi bekleniyor. Bununla birlikte Mısır'ın insan hakları ve demokrasi konularında gelişim göstermesi halinde, ertelenmesi planlanan 195 milyon dolarlık yardımın ödenebileceği belirtildi. Tillerson'ın bu konuda yıl sonuna kadar karar vermesi gerekiyor. Washington'ın, özellikle sivil toplum örgütleri ve muhalefeti ciddi şekilde kısıtlaması nedeniyle Kahire'ye duyduğu hoşnutsuzluğu göstermek için bu kararı almayı planladığı vurgulandı. ABD'den her yıl 1.3 milyar dolar askeri yardım alan Mısır bu konuda dünyada İsrail'den sonra ikinci sırada geliyor. Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında ise, ABD'nin kararının "zayıf bir değerlendirmeyi" yansıttığı ifade edildi ve ikili ilişkilerin bu karardan zarar görebileceği belirtildi. Mısır Dışişleri Bakanlığı, ABD Başkanı Trump'ın danışmanı ve damadı Jared Kushner'ın Kahire'de gerçekleşecek görüşmesini de iptal etti. Görüşmenin iptalinin yardımları askıya alma kararıyla bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Kushner, İsrail- Filistin sorununun çözümü için temaslarda bulunmak üzere Kahire'ye gitmişti. Bu görüşmenin iptaline karşın Cumhurbaşkanı Sisi'nin ABD heyetiyle olan görüşmesini gerçekleştireceği belirtildi.
Milliyet

Kim 'Füzeden' Geri Adım Atmadı! 
Kore Yarımadası'ndaki gerginlik sürerken, Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong-un'un kıtalararası balistik füzelerde kullanılmak üzere katı yakıt motoru ve savaş başlığı imalatının artırılması için emir verdiği bildirildi. Kim'in bu emri Savunma Bilimleri Akademisi'nde Kimyasal Madde Enstitüsü'nü ziyareti sırasında verdiği belirtilirken, ziyaret fotoğrafları dün Kuzey Kore resmi haber ajansı tarafından yayımlandı. Uzmanlar fotoğraflardaki "Pukguksong-3" adlı fuzenin, daha önce görülmeyen bir türde olduğunu bildirdi. Kuzey Kore, ABD-Güney Kore askeri tatbikatına tepki gösterip durumu kötüleştirebileceğini vurgulamış, "kontrol edilemez nükleer savaş" uyarısı yapmıştı.
Milliyet

'Deaş İmamı'nı Tehdit Görmemişler 
Geçtiğimiz hafta Barcelona ve Cambrils kentlerinde 14 kişinin ölümü, yüzlerce kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan terör saldırılarını düzenleyen DEAŞ hücresinin kurucusu Abdülbaki el Sati'nin, 2015'te İspanya'dan sınırdışı edilmekten son anda kurtulduğu açıklandı. Yerel basında çıkan haberlere göre Katalan Savcılığı, 2012 yılında uyuşturucu kaçakçılığı suçundan hapse giren ve 2014'te erken tahliye edilen 43 yaşındaki El Sati'nin sınırdışı edilmesini talep etti. Bir alt mahkemenin talebi uygun görmesi üzerine davayı temyize götüren El Sati'nin avukatı, müvekkilinin sınır dışı edilmesinin insan haklarına aykırı bir durum olacağını iddia etti. Temyiz mahkemesi, 2002 yılında İspanya'ya göç eden Fas kökenli El Sati'nin, o tarihten bu yana bir 'tehlike' oluşturmadığına ve topluma entegre olduğuna karar vererek, radikal imamın ülkede kalmasına hükmetti.
Vatan 

İsveç'te 'Mossad Suikastı' İddiası 
İsveç'te hafta sonunda öldürülen Muhammed Tahsin el Bazam adlı Filistinli gencin, İsrail gizli servisi Mossad'ın suikastına kurban gittiği iddia edildi. Filistin basını, El Bazam'ın Hamas bağlantıları nedeniyle öldürüldüğünü öne sürdü. El Bazam'ın babası ise, oğlunun yakın zamanda Yahudi komşusuyla tartıştığını, bu nedenle öldürülmüş olabileceğini söyledi. Polis, El Bazam'ın evine balkondan giren maskeli kişilerin genç adamı yakın mesafeden vurduğunu açıklamıştı.
Vatan
  
İran Ültimatomu 
ABD Başkanı Donald Trump ile temaslarının ardından güvenlikten sorumlu ekibiyle dün Rusya'ya geçen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Rusya'da temaslarda bulunan Netanyahu, iki süper güç olarak ABD ve Rusya'ya ültimatomu andıran 'İran uyarısı' yaptı. Görüşmede Netanyahu, İran'ın Suriye krizini fırsat bilerek bölgedeki etkisini artırdığını kaydetti. İsrail güvenlik kaynakları, Rus basınına, Putin ile görüşmesinde Netanyahu'nun, hem Washington'a hem de Moskova'ya, "Güvenliğimizi sağlamak için gerekirse tek başımıza askeri harekât yapabiliriz" dediğini aktardı. Putin ile Netanyahu görüşmesi Rusya'nın Karadeniz kıyısında Şoçi şehrinde gerçekleşti. Putin'in "Baçerov Ruçey" yazlık konuk evine Mossad direktörü Yoram Cohen ve İsrail Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben-Shabbat ile gelen Netanyahu, daha tokalaşma faslında direkt konuya girerek "İran, Suriye'deki varlığını pekiştirmek için çok büyük çabalar sarf ediyor. İran'ın bu çabası bence sadece İsrail'i değil, Ortadoğu ve hatta tüm dünya güvenliğini tehdit ediyor. İran sadece Suriye değil, Irak'ı da kontrolüne geçirmek için ileri süreçte bulunuyor. Benzer çalışmalar Yemen ve Lübnan'da da Hizbullah üzerinden yürütülüyor. Sayın Putin, birlikte DEAŞ'ın üstesinden gelmek için büyük çaba harcıyoruz. Ancak DEAŞ'ı söküp attığımız bölgelere İran yerleşiyor. İran'ın her gün İsrail'i yer yüzünden silmek istediği tehditlerini göz önüne alacak olursak durumun bizim açımızdan kabul edilemez olduğu ortaya çıkıyor" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bu sözlerine kameralar karşısında yanıt vermemeye dikkat eden Rusya lideri Vladimir Putin, "İsrail ile Rusya arasında gelişen ilişkilerden biz fevkalade memnunuz. Sizin de çabalarınızla aramızda samimi bir diyalog ortamı yaratıldı. Bu bağlamda acil ele alınması gereken konuları da görüldüğü gibi süratli bir şekilde bir araya gelerek ele alabiliyoruz. Rusya ile İsrail arasında daha sıkı partnerlik ilişkisi kurulacağına da inanıyorum" demekle yetindi.
Hürriyet

EKONOMİ 

Dolar: 3,4822-3,4835                       
Euro: Euro 4,1131-4,1148
Sterlin: 4,4543-4,4615
Gram Altın: 144,1028-144,2081

Avrupa Yatırımdan Geri Durmadı 
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında süregelen siyasi gerginliğe rağmen AB ülkelerinin Türkiye'ye yönelik doğrudan yatırım girişi bu yılın ocak-haziran döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 artarak 1 milyar 692 milyon dolardan 2 milyar 719 milyon dolara yükseldi. Söz konusu tutar, Türkiye'ye aynı dönemde gelen toplam 4.1 milyar dolarlık yatırımın yüzde 66'sını oluşturdu. Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, hükümetin ekonomiye güç kazandırma hedefiyle aldığı tedbirler ve yabancı yatırımcıya yönelik teşvikler, başta AB olmak üzere birçok ülkeden Türkiye'ye yatırım akışını artırdı. AB ülkelerinden Hollanda'nın Türkiye'ye yatırımı bu dönemde yüzde 104 artışla 403 milyon dolardan 821 milyon dolara ulaşırken, Almanya'dan gelen yatırım miktarı yüzde 6 azalışla 181 milyon dolardan 170 milyon dolara geriledi. Bu yılın ilk yarısında Asya ülkelerinden yatırım girişi de önemli oranda arttı. Ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre Asya ülkelerinden yatırım girişi yüzde 138 yükselerek 481 milyon dolardan 1 milyar 143 milyon dolara çıktı. Asya'da yer alan Körfez ülkelerinden yatırım girişi ise söz konusu dönemde yüzde 322 artışla 561 milyon doları buldu. Bu yılın ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre Türkiye'ye yönelik uluslararası doğrudan yatırım tutarı yüzde 50 artış gösterdi ve 2 milyar 736 milyon dolardan 4 milyar 108 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde gayrimenkul için ödenen tutar ise yüzde 34 artışla 1 milyar 805 milyon dolardan 2 milyar 424 milyon dolara çıktı. Türkiye'de kurulu toplam 55 bin 639 uluslararası sermayeli şirketin 22 bin 145'i AB ülkesi ortaklı, 19 bin 184'ü ise Yakındoğu ve Ortadoğu ülkesi ortaklı şirketlerden oluştu. AB ülkesi ortaklı uluslararası sermayeli şirketler arasında 6 bin 998 şirketle Almanya birinci sırayı aldı. Yatırım girişinin sektörlere göre tutar dağılımında ilk sırayı mali aracı kuruluşların faaliyetleri aldı. Bu sektördeki yatırım sermaye girişi bu yılın ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 145 artarak 1 milyar 186 milyon dolara yükseldi. Bu sektörü 918 milyon dolar yatırım tutarıyla "elektrik, gaz, su" sektörü takip etti.
Milliyet
  
'Erbil'den Beklentimiz Referandumun İptalidir' 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nden (IKBY) 25 Eylül'de yapmayı planladığı bağımsızlık referandumunu iptal etmeleri çağrısında bulundu. Çavuşoğlu, Türkiye-Irak ilişkilerinin gündeminde yer alan konuları görüşmek üzere gittiği Bağdat'ta Iraklı mevkidaşı İbrahim Caferi ile düzenlenen basın toplantısında, ortak çıkarları ilgilendiren konularda faydalı görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi. Irak'ın DEAŞ'a karşı verdiği zorlu mücadele sonrası elde ettiği başarılardan ve özellikle Musul'un DEAŞ'tan temizlenmesinden dolayı Türkiye'nin duyduğu memnuniyeti bir kez daha ilettiklerini dile getiren Çavuşoğlu, Telafer'de de DEAŞ'a karşı operasyonların başlamasından mutluluk duyduklarını vurguladı. Çavuşoğlu, Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğüne, siyasi birliği ve egemenliğine verdiği önemi, birlik ve beraberliğin korunması için yanlarında olduklarını bir kere daha vurgulamak için Bağdat'a geldiklerini belirtti. Çavuşoğlu, "Hem DEAŞ hem de PKK Türkiye'nin ve Irak'ın ortak düşmanıdır. PKK da DEAŞ gibi Irak'ın sınır bütünlüğü, toprak bütünlüğü, huzuru, birlik beraberliğine karşı bir tehdittir. PKK'nın da Irak'tan temizlenmesi için birlikte hareket edeceğiz ve her türlü desteği Irak güçlerine vereceğiz. Ortak stratejilerle ve birlikte hareket ederek Irak'ı bu terör belasından, terör örgütlerinden kurtarabiliriz. Türkiye ve Irak'ın kaderleri ortaktır. Aynı coğrafyayı, aynı kaderi paylaşıyoruz ve bu anlayış üzerine inşallah ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz" diye konuştu. Çavuşoğlu, 25 Eylül'de bağımsızlık referandumu kararı alan Erbil yönetiminden Türkiye'nin beklentilerinin sorulması üzerine, şunları söyledi: "Erbil'den beklentimiz son derece sade ve nettir. Bu referandum kararının iptal edilmesidir. Bağdat'tan taleplerinin yerine gelmesi konusunda görüşmelerini sürdürüyorlar. Bundan dolayı mutluluk duyuyoruz fakat bölgenin istikrarı, birliği, beraberliği çok önemli. Kürt kardeşlerimizin de menfaati ve geleceği Irak'ın birlik ve beraberliğindedir. Erbil ve Bağdat arasındaki sorunların çözülmesi konusunda üzerimize düşeni biz de yapmaya çalışıyoruz. Bu konuda özellikle iki taraftan da talep gelirse görevimizi, rolümüzü en iyi şekilde, yapıcı bir şekilde oynamaya devam edeceğiz."
Milliyet
  
Hedef 4 Milyar Dolar Ticaret 
Başbakan Binali Yıldırım, Singapur temaslarının ardından geldiği Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti'nin başkenti Hanoi'de ilk olarak, "Milli Kahramanlar ve Şehitler Anıtı"na çelenk bıraktı. Yıldırım, daha sonra Vietnam bağımsızlık hareketinin önderi ve Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti'nin ilk başkanı Ho Chi Minh'in mozolesini ziyaret etti. Ho'nun mozolesinde tören kıtası tarafından karşılanan Yıldırım, çalınan marşın ardından saygı duruşunda bulundu. Heyetler arası görüşmenin ardından Vietnam Başbakanı Nguyen Xuan Phuc ve Yıldırım, basın açıklaması yaptı. Yıldırım, diplomatik ilişkilerin 2018'de 40. yılı olacağını ifade ederek, "39 yıldır karşılıklı ziyaretin yapılmamış olması büyük bir eksiklikti. Bu eksikliği gidermiş oluyoruz. Vietnam'a gelen ilk başbakan olmanın da mutluluğunu yaşıyorum. Vietnam, Uzak doğunun bu bölgesinde son yıllarda önemli kalkınma hamlesini gerçekleştiriyor. Türkiye'de Vietnam gibi kalkınan, dinamik bir ülkedir. Dolayısıyla iki ülke arasında benzerlik var; nüfusları yakın ve büyüme oranları yüksek. 2020'ye kadar ticaret hacmimizi 4 milyar dolara yaklaştırabiliriz, potansiyel mevcuttur" dedi. Vietnam'a geniş bir iş adamı heyeti ile geldiklerini söyleyen Yıldırım, "Yeni iş imkanlarını değerlendirecekler. Bu ziyaret Vietnam- Türkiye ilişkilerinde yeni dönemin de başlangıcı olacaktır" diye konuştu.
Milliyet 

Maliyeti 13 Milyar 
Hükümetin 5.1 milyon memur ve emekliye uygulayacağı 2018 yılı için yüzde 4+3.5, 2019 için yüzde 5+4'lük zammın bütçeye maliyeti ortaya çıktı. Maliye Bakanı Naci Ağbal, memur ve memur emeklilerine yönelik toplu sözleşmede, bundan önceki toplu sözleşmelerde olduğu gibi genel oran artışı dışında hizmet kollarıyla ilgili de birçok alanda ilave iyileştirmeler yaptıklarını belirterek, "Hepsini dahil ettiğim zaman 2018 bütçesine yaklaşık 13 milyar lira civarında bir ilave artış gelmiş oldu" dedi. "Her iki yılda da önümüzdeki süreçte enflasyonun üzerinde olacağını tahmin ettiğimiz bir zammı vermiş olduk" diyen Ağbal, bugüne kadar kamu çalışanlarının gelirlerinde hep enflasyonun üzerinde artış yaptıklarını söyledi. TV'de soruları yanıtlayan Naci Ağbal, son 15 yılda en düşük memur maaşının, enflasyondan arındırıldıktan sonra reel olarak yüzde 96 arttığına dikkati çekti. Bakan Ağbal, şöyle devam etti: "Şu anda en düşük memur maaşı 2 bin 721 lira. Bu rakam Ocak 2018'de 2 bin 830 lira olacak. Temmuz 2018'de 2 bin 929 liraya, 2019 Temmuz'unda 3 bin 200 liraya çıkacak. Tabii ki memur maaşlarında artışı yaptığımız zaman, bunun kamu maliyesine, bütçeye bir maliyeti var. Bu toplu sözleşmede, bundan önceki toplu sözleşmelerde olduğu gibi genel oran artışı dışında hizmet kollarıyla ilgili de birçok alanda ilave iyileştirmeler yaptık. Fazla mesai ücretlerinde, tazminatlarda, ikramiyelerde, bir takım ödemelerde iyileştirmeler yaptık. Onların hepsini de dahil ettiğim zaman 2018 yılı bütçesine yaklaşık 13 milyar lira civarında bir ilave artış gelmiş oldu. Bunu da bütçe imkanları çerçevesinde mevcut kaynaklarımızla karşılayacağız."
Vatan
  
İnternetten Kartlı Ödeme Rekoru Kırıldı: 85 Milyar 
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) 2017 yılı Temmuz ayı verilerini açıkladı. BKM'nin verilerine göre internetten ödeme alışkanlıklarının her geçen gün artması, kartlı ödeme istatistiklerine de yansıdı. 2016 yılı Ağustos-2017 yılı Temmuz dönemi arasını kapsayan son bir yılda 84.7 milyar TL internetten kartlı ödeme yapıldı. Yıllık yüzde 44 olan büyüme hızının bu seviyede devam etmesi halinde 2017 yılı sonunda internetten kartlı ödeme tutarının yaklaşık 98.4 milyar TL'ye ulaşacağı öngörülüyor. Temmuz ayı içerisinde yapılan internetten kartlı ödemelerin sektörel dağılımı incelendiğinde mobilya ve dekorasyon sektörü, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 149 artış ve 144 milyon TL ile internetten en fazla kartlı ödeme artışı görülen sektör oldu. 363 milyon TL ve yüzde 119 artışla market ve AVM, 350 milyon TL ve yüzde 102 artışla giyim-aksesuar, 106 milyon TL ve yüzde 91 artışla sağlık ürünleri/kozmetik sektörü internetten en fazla kartlı ödeme artışı görülen sektörler arasında yer aldı. Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin (MTV) ikinci taksidinin ödendiği Temmuz'da, ödemeleri kapsayan 'Kamu-Vergi Ödemeleri' sektöründe kredi kartlarıyla 3 milyar TL'lik ödeme yapıldı. 2016 yılının aynı döneminde yüzde 47 büyümeye denk gelirken rakam, toplam kredi kartı ödemeleri içindeki vergi ödemeleri payı yüzde 4.7'den yüzde 5.5'e yükseldi. Artış, kullanıcıların kredi kartlarını ve bütçelerini daha verimli yönetebilmek için zorunlu ödemelerde daha etkin kullandığı bir ödeme aracı olarak gördüğünü gösteriyor.
Vatan

POLİTİKA 
 Ben Adalet Diyorum O Atlet Diyor 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü sırasında çekilen "atlet"li bir fotoğrafı nedeniyle başlayan tartışmaya ilişkin olarak, "Anadolu'da sıradan bir ailenin fotoğrafıdır. Ben adalet diyorum, o atlet diyor" dedi. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı kastederek, "Zekeriya Öz'e kurşun geçirmez makam aracını veren adam nerede? Asıl FETÖ'cü o değil mi? Hesap vermesi gereken, hesap soruyor" dedi. Kılıçdaroğlu, dün akşam katıldığı NTV yayınında, şunları kaydetti: Kızıyor, köpürüyor. Niye köpürüyorsun, o fotoğrafta ne var? Sen kendi insanını unuttun, sade vatandaşın hangi konumda olduğunu bilmiyorsun. Herkesi, sarayının etrafında sana yağ çeken insanlar gibi düşünüyorsun. Ben o insanları biliyorum, gider yer sofrasında otururum... Mizansen yok. Yediğim yemeye bozulmuştur. Böyle bir insanım huzur içinde oturmuşum. Fotoğraf üzerinden bana saldırıyor. Ben adalet diyorum, o atlet diyor. O atleti giydim, 40 dereceydi, o atletle kızımla huzur içinde yemek yedim. O fotoğrafta asla kibir, birilerine tepeden bakma yoktur. Adalet Yürüyüşü, pek çok kişinin ezberini bozdu, düşündüğümden büyük toplumsal destek gördü. O fotoğrafa bakın, o fotoğrafta yapmacıklı toplu iğne ucu bir şey göremezsiniz. O fotoğraf, Anadolu'da sıradan bir ailenin fotoğrafıdır. Ben o şartlarda büyüdüm, saraylara özenen birisi değilim. Evimde de öyle oturuyorum. Bir de Atatürk dersi vermeye kalktı. Düne kadar Atatürk lafını ağzına almazdı. Ben o sofrada kafasında külah Atatürk'e küfreden kişiyi oturtmuyorum. Herkes Atatürk'ü anabilir, senin anma yetkin yoktur. Bugünden 'Ben adayım' demek doğru değil. Adayımızın parlamenter demokratik sistemi savunması, 80 milyonu kucaklayacak yeni anayasa sözü vermesi lazım, devlette saydamlığı savunması lazım. Bu niteliklere sahip kişi çıkacak. Belki bir ekip olarak çıkacaktır. Zamanımız var. Bugünden balıklama atlayıp ben aday olacağım, şu aday olacak değil. Sakin, kararlı, aklı başında güven veren bir politikayla çıkmamız lazım. Tanınmış birisi, toplumun saydığı, 80 milyonu kucaklayan, kibirli olmayan, dövmeyen, yumruklamayan biri çıkacak. CHP, kişi partisi değildir, kişiye endeksli değildir. Belki kamuoyu yoklaması yapılabilir. Bütün ayrıntıları düşünmeniz gerekiyor. Makul, ortak aklı egemen kılan, temiz, dürüst bir cumhurbaşkanı adayı istiyoruz. Dünyayla barışık bir kişi olmasını isteriz.
Milliyet

Ypg'ye Destekten Rahatsızız 
ABD Savunma Bakanı James Mattis, günübirlik Türkiye ziyareti gerçekleştirdi. Irak'taki temasları sonrası Türkiye'ye gelen Mattis ve beraberindeki heyet Ankara Esenboğa Havalimanındaki karşılamanın ardından Milli Savunma Bakanlığına geçti. Mattis, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli tarafından resmi törenle karşılandı. Ardından Canikli ve Mattis, ikili görüşme yaptı. Mattis daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Kabulde ikili ve bölgesel konular ele alındı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Beştepe'de gerçekleşen kabulde, DEAŞ ve PKK başta olmak üzere terör örgütleriyle ortak mücadele konusundaki kararlılığın yanı sıra Suriye ve Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiği vurgulandı. Bu çerçevede, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin referanduma gitmesinin yanlış bir adım olacağı belirtildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, konuk bakana, ABD'nin PYD/YPG'ye verdiği destekten Türkiye'nin duyduğu rahatsızlıkları da dile getirdiği kaydedildi. DEAŞ'tan temizlenen yerleşim birimlerinde yönetimin yerel halka bırakılması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de çatışmasızlık bölgeleri oluşturmayı hedefleyen mekanizmanın desteklenmesinin önemine de değindi. Irak'ta Kandil ve Sincar'daki PKK unsurlarına karşı ortak mücadelenin, savunma sanayi alanında iş birliğinin ele alındığı kabulde, Türkiye ve ABD'nin stratejik ortaklıklarının ve NATO'da iki önemli müttefik olduklarının da altının çizildiği öğrenildi.
Vatan
'2019 Adayımız Meral Akşener' 
Yeni parti kurma hazırlığı içerisinde olan Meral Akşener hareketine katılan eski MHP Milletvekili Koray Aydın, "Halk hareketiyiz. Meral Hanım'ın halkta büyük bir karşılığı var. 2019'da Cumhurbaşkanı adayımız Meral Hanım'dır" diye konuştu. MHP'den ayrılık konusuna da değinen Aydın, "Mecbur kaldım. Çünkü MHP, AKP'nin içinde eriyecek" dedi. Önceki gün MHP'den istifa ederek Akşener hareketine katıldığını açıklayan Aydın, dün FOX TV'de özetle şunları söyledi: "Tayyip Erdoğan ile Meral Akşener'in isimlerinin olduğu anketlerin hiçbirinde Erdoğan birinci çıkamadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meral Akşener karşısında gireceği ilk seçimi kaybedecektir. Meral Hanım'ın halkta karşılığı olduğu kesin. En çok da dindarlardan oy alacağını düşünüyorum. Dindarlar bir çıkış arıyor. Her dünya görüşünden insan olacak. Atatürkçüler, solcular olması için özel çaba gösteriyoruz."
Hürriyet

SPOR 
Sıra Geldi Olımpıyata 
Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen Dünya Güreş Şampiyonası'nda üçüncü olan Grekoromen Milli Takımı, yurda döndü. Şampiyonada iki altın, bir bronz madalya kazanarak takım halinde dünya üçüncüsü olan sporcular, Türk Hava Yolları'na ait uçakla Paris'ten İstanbul'a geldi. Milliler Atatürk Havalimanı'nda aileleri tarafından çiçeklerle karşılanırken, omuzlara alınan güreşçiler, hedeflerinin 2020 Olimpiyatlar'ında şampiyon olmak olduğunu söylediler. Kafilede en büyük ilgiyi üçüncü kez dünya şampiyonluğuna ulaşan Rıza Kayaalp ile ilk kez bu sevinci yaşayan Metehan Başar gördü. 130 kiloda altın madalya alan Kayaalp, "Yedi kez dünya şampiyonasına katıldım ve yedisinde de madalya kazanarak ülkeme döndüm. 2 bronz, 2 gümüş ve 2 altın madalyam vardı. İnşallah bundan sonra hedefimde bu şampiyonlukları çoğaltmak yeni şampiyonluklar katmak var. Bu işi bırakana kadar bu şampiyonlukları çoğaltmak istiyorum. 2020 Olimpiyat Oyunları var daha... Dünya Şampiyonluğunu 5 yapmak, olimpiyat ikinciliği ve üçüncülüğümün yanına bir de olimpiyat şampiyonluğunu eklemek istiyorum" dedi. Şampiyonada altın madalya kazanan Metehan Başar ise şöyle konuştu: "Çok güzel müsabakalar yaptık ben ferdi olarak birinci, takım olarak dünya üçüncüsü olduk. Önümüzde 2020 Olimpiyatları var. Orada ferdi ve takım olarak kürsüye çıkmak istiyoruz."
Milliyet


Mutluluğun Resmi 
Galatasaray'daki pozitif atmosferi doruğa çıkarmak isteyen yönetim, aile kavramının ortaya çıkması için elinden geleni yapıyor. Cim-Bom'da dün teknik heyet, futbolcu ve yöneticiler, eş ve çocuklarıyla birlikte tekne turuna çıktı. İstanbul Boğazı'nı gezen sarı-kırmızılılar birlik-beraberlik mesajı verdi. Başkan Dursun Özbek, yaptığı kısa konuşmada, "Hepinize hoş geldiniz diyorum. Bundan sonra da bu tarz organizasyonlarda bulunuruz. Galatasaray gibi kurumların sosyal anlamda da beraber olmaya ihtiyaçları var. Bütün futbolcularla konuştum. Hepsi çok keyifliler. Sezonu iyi açtık ve sonunu da iyi getireceğinize inanıyorum" dedi. Özbek konuşmasının sonunda, bu tarz organizasyonlarda daha önce yaptığı gibi "Cim Bom Bom" tezahüratı yaptı, yaptırdı. Başkan yardımcısı Eşref Alaçayır, yönetim kurulu üyelerinden Eşref Alaçayır, İsmail Sarıkaya ve Burçin Aslan da tekne turuna katılan diğer isimlerdi. Bu arada gezi fikrinin sportif direktör Cenk Ergün tarafından ortaya atıldığı ve Başkan Özbek'in olumlu karşıladığı belirlendi. Özbek'in daha sonra yöneticilerin de katılmasını istediği ve böylece idarecilerin de gezide yer aldıkları bildirildi. G.Saraylı yöneticiler, gezi sırasında ilginç bir tespitte bulundu. Sarıkırmızılılar, "Geçen sene de mangal partileri yaptık. Ancak çok yapmacık duruyordu. Bu sefer dostlar alışverişte görsün diye bir arada gelmedik" ifadesini kullandı.
Milliyet

"Benim İçin Sürpriz Olmadı" 
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, "İlk maçta kendi kendimize yediğimiz son golü çıkarmak için uğraşacağız" diye konuştu. Turu geçmek için gollere ihtiyaç duyduklarını vurgulayan sarı-lacivertli takımın hocası, "Atmak kadar önemli olan bir şey de gol yememek. Yemediğimiz anda atacağımız bir gol turu ortaya getirecektir. Birinci adım gol yememek" ifadesini kullandı. Son 3 resmi maçta şanssızlık yaşadıklarını ifade eden Kocaman, şöyle devam etti: "Aslında bu yaşadığımız dönem benim için büyük bir sürpriz değil. Bu dönemin sıkıntılı olacağını biliyorduk. Oyun olarak değil ama skor olarak kabul edilebilir sonuçlar alarak bu dönemi idare etmekti beklentim. Bu olmadı. Özellikle son 3 resmi maçta olmadı. Kalemize atılan şut sayısı 20. Bu ortalamanın altında. Kaleyi bulan şut sayısı 8, yediğimiz gol sayısı 6. Son 3 senenin rakamlarına baktım. Basit bir istatistik ama rakamlara baktığımızda 8'e yakın şuttan biri gol oluyor. Bizim son maçlardaki rakamlara bakınca her şut gol olmuş gibi." Elindeki kalecilerin üst seviyede isimler olduğunu vurgulayan tecrübeli teknik adam, "Kontrol edemediğimiz çok fazla faktör var bu oyunda. Bu hataların böyle gitmeyeceğini göreceğiz. Yeni oyuncularla yeni bir oyun düzeni oluşturmaya çalışırken bu durumla karşılaşmak sıkıntı oldu. Bu bir şekilde dönecek. Böyle gitme ihtimali yok. Bu oyuncuların bir ortalaması var. Sabırla, inatla, bilgiyle yan yana gelerek ortalamaları kendi lehimize çevireceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Kocaman, santrfor bölgesinde Robin van Persie ve Roberto Soldado arasındaki tercihinin ne olacağının sorulması üzerine şu cevabı verdi: "Kafamdaki en önemli soru bu. Başlayan takımın önemini herkes gibi biliyorum. Bence en az bunun kadar maçı bitiren takım da önemli. Başlayan kadrodan çok maçı bitiren kadroyu düşüneceğim. Şu anki en büyük soru bu. Maçı başlangıç olarak değil bitiren takımla düşünüyorum."
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme