25 Ağustos 2017 Cuma

25.08.2017 Genel Gündem

25.08.2017

GÜNDEM

Barzani'den Radikal Çıkış 
Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt devleti kurulmasına yönelik 25 Eylül'de yapılacağı belirtilen referandumun iptal edilmesi veya ertelenmesi yönündeki diplomatik girişimler hız kazandı. Bu konuda bölge ülkelerinin Barzani üzerindeki baskısı sürerken, Bağdat ve Erbil merkezli görüşme trafiği arttı. İran'dan sonra Türkiye'nin baskısına rağmen Barzani, 25 Eylül'de referandumun yapılmasında ısrarcı davranıyor. ABD Savunma Bakanı James Mattis'in ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Erbil'de Barzani ile bir araya gelmişti. Kürt Yönetimi lideri Mesud Barzani, "zamansız" olduğu gerekçesiyle referandum kararından vazgeçilmesini isteyen Mattis'e, "Referandum kararı şahsi bir karar değil, halkın meşru hakkıdır... Zorla birliktelik hiçbir zaman başarı ve huzur getirmez. Sorunların daha fazla derinleşmesini engellemek için iki iyi komşu olarak yaşamak istiyoruz. Referandumun ertelenmesine dair olan taleplerin karşılığında bize alternatif sunulmalı" yanıtını verdi. "Referandumun bu süreçte sorun oluşturacağını ve bölgedeki istikrarı engelleyebileceğini" aktaran Çavuşoğlu'na da, Irak yönetimiyle Kürtler arasında geçmişten bugüne kadar yaşanan sorunları aktararak yanıt veren Barzani, referandumun ertelenmeyeceğini, "Kürdistan halkı Bağdat'tan umudunu kesti" sözü ile aktardı. Barzani, bölgedeki azınlıkların desteğini almak için de radikal bir çıkış yaparak, "bayrak da marş da değişebilir" dedi. Bununla birlikte Kürt yönetiminin oluşturduğu heyetlerin, bir yandan yabancı destek için diplomatik faaliyetlere yöneldiği belirtiliyor. Erbil'de azınlık temsilcileriyle bir araya gelen Barzani, Kürt yönetiminin radikal değişikliklere gidebileceği mesajı verdi ve "Sizin mutlu ve tatmin olacağınız bir iş yapacağız. Birlikte olmak istemezseniz de bu sizin kararınızdır. Bunun için başka bir çözüm bulabiliriz. Oy verirseniz sağolun, varolun vermezseniz de bu sizin özgürlüğünüzdür. Ulusal marş konusunda endişeniz varsa tartışmaya açmaya hazırız" dedi.
Milliyet



'Halisdemir Biliyor Ben Bilmiyordum' 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı üssündeki eylemlere ilişkin davada çapraz sorgusu devam eden sanık eski 4. Ana Jet Üs Komutanı Hava Tuğgeneral Hakan Evrim, "15 Temmuz'da 'TMH (Terörle Mücadele Harekâtı) başlıyor' diye yukarıdan bir emir gelmediği halde ben hazırlık yaptırdım. Yapılacak TMH için 12 uçağın mühimmatla yüklenmesi emrini verdim" dedi. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi kampüsündeki salonda görülen davanın 18'inci duruşmasında salı günü savunmasına başlayan Evrim'in çapraz sorgusuna devam edildi. Evrim, sanık avukatlarından birinin sorusu üzerine 15 Temmuz gecesi pilotlara uçuş emrini kendisinin vermediğini, 143. Filo Komutanı Ahmet Özçetin ya da başka birinin emir vermiş olabileceğini iddia etti. Meskun mahallede uçuş emirlerinin ve talimatlarının mevcut olduğunu ifade eden Evrim, "Yanlış hatırlamıyorsam, Cumhurbaşkanlığı üzerinden uçulmaması için de bir notam vardı daha önceden" dedi. 15 Temmuz'da üssündeki pilotların uzun zamandır uçuş yapmadığı için TMH olursa Akıncı Hava Üssü'ndeki pilotların bu uçuşları gerçekleştirmesi düşüncesinde olduğunu savunan Evrim, "15 Temmuz'da 'TMH başlıyor' diye yukarıdan bir emir gelmediği halde ben hazırlık yaptırdım. Yapılacak terörle mücadele harekatı için 12 uçağın mühimmatla yüklenmesi emrini verdim. Bu emri verirken yanımda Ahmet Albay'ın da olduğunu hatırlıyorum" diye konuştu. Evrim, bir avukatın sorusu üzerine de ABD'li subayların Akıncı Üssü'ne gelerek yılda bir kez akıllı mühimmatların sayımını yaptığını, son sayımın da 15 Temmuz'dan bir gün önce yapılıp yapılmadığını bilmediğini söyledi.
Milliyet

DÜNYA  
Kim Şov Yapıyor: Grafikli Füze Mesajı 
Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong-un'un bir silah fabrikasını teftişi sırasında Hwasong-13 ve Pukguksong-3 adlı iki füzenin şemalarının duvarda asılı olduğu görüldü. Görüntüler Kuzey Kore Haber Ajansı tarafından yayınlandı. Hwasong-13, kıtalararası bir balistik füzeye benzerken, uzmanlar, Pukguksong-3'ün ise denizaltından atılan balistik bir füze olduğu yorumunda bulundu. Askeri uzmanlara göre şeması gözüken füzelerin tam olarak geliştirildiğine dair bir emare yok. Amerikalı ve Güney Koreli silah uzmanları, Kuzey Kore'nin Temmuz ayında test ettiği Hwasong-14'ün ABD'nin doğu sahili dışında pek çok yerini vurabileceğini söylerken, Hwasong-13'ün ise daha da güçlü olacağını ifade etti. Seul'deki Kyungnam Üniversitesi'nden Kim Dong-yub, Hwasong-13'ün menzilinin 12 bin km olduğu ve ABD'nin her bölgesini vurabileceğini ifade etti. İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin haberine göre analistler, Kuzey Kore'nin askeri gelişmelerle ilgili bu tür görüntüleri 'yanlışlıkla' veriyormuş gibi yaparak güç gösterisi yaptığını söylüyor.
Hürriyet
  
İstihbarat Konseri İptal Ettirdi 
İspanya'nın Katalonya bölgesinde geçtiğimiz hafta Barcelona ve Cambrils kentlerini kana bulayan saldırıların ardından Hollanda'nın Rotterdam kentinde bir rock grubunun konseri İspanyol yetkililerin verdiği istihbarat üzerine önceki gece son anda iptal edildi. Hollanda polisi, konser alanına yakın bir minibüste gaz tüpleri buldu. Minibüsün şoförü gözaltına alındı. Ayrıca, minibüsün İspanya'ya kayıtlı olduğu anlaşıldı. Dün sabah da bir başka şüpheli, evine baskın yapılarak gözaltına alındı. Konseri veren Allah-Las grubu, isimleri nedeniyle çok sayıda tehdit alıyordu. Konserin iptalinin ardından grup üyeleri, kurşun geçirmez yelek giydirilerek polis eşliğinde mekândan çıkartıldı. Rotterdam Emniyet Müdürü Frank Paauw, konuyla ilgili olarak "İspanyol polisinden somut bilgi aldık. Buna göre tam bu tarihte, bu mekânda ve bu rock grubuna karşı saldırı olacaktı" dedi. Paauw, gözaltına alınan 22 yaşındaki ikinci şahsın "bir terör saldırısı hazırlığı yapmaktan" şüpheli olduğunu söyledi. Rotterdam Emniyet Müdürü, "Bir şüpheliyi gözaltına aldık ve saldırı tehdidi altındaki yere ilişkin istihbarat o kadar kesindi ki bu gözaltıyla tehdidin ortadan kalktığını söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı. Rotterdam'ın Fas kökenli Belediye Başkanı Ahmed Aboutaleb, İspanya'dan gelen bilginin doğrudan yakalanan şüpheliyi işaret ettiğini söyledi. Abutaleb, "İstihbarat o kadar doğruydu ki onu birkaç saat içinde yakaladık" dedi. Allah-Las rock grubu, Rotterdam'daki konserinin iptalinin ardından çıktığı turne kapsamında dün gece Polonya'nın başkenti Varşova'da sahne aldı. Konser için güvenlik önlemleri artırıldı. Konser alanında sivil polisler görevlendirildi.
Hürriyet

Göçmenlere 'Tazyikli' Tahliye 
Avrupa Birliği (AB) üyeleri arasında en fazla göçmen alan ülkeler arasında yer alan İtalya'da polis, başkent Roma'daki meydanlardan birini işgal eden mültecileri güç kullanarak uzaklaştırdı. Roma polisi, günlerdir merkez garına sadece bir blok uzaklıkta olan Indipendenza Meydanı'nda kalan yüz kadar mültecinin tahliyesi sırasında tazyikli su, cop ve biber gazı kullandı. Yerel basın, taş ve şişe fırlatan göçmenlerle güvenlik güçleri arasında çıkan arbedenin ardından 2 kişinin gözaltına alındığını yazdı. Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün İtalya şubesi, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, kaldıkları binanın valilik kararıyla 19 Ağustos'ta boşaltılmasından bu yana göçmenlere yardım ettiklerini hatırlatarak, polis müdahalesinde yaralanan 6 göçmene de ilk yardım yapıldığını duyurdu. Valilik, yaklaşık 800 mültecinin aylardır konakladığı Curtatone Caddesi'ndeki binanın boşaltılmasına karar vermişti. Göçmenler, binanın Cumartesi günü boşaltılmasının ardından yakınlardaki Indipendenza Meydanı'nda kalmaya başlamıştı. Yerel yetkililerle bazı sığınmacılar hafta ortasında bir görüşme gerçekleştirmiş, ancak mültecilerin yerleştirilecekleri yeni yerler konusunda anlaşma sağlanamamıştı. İtalya, Balkan rotasının kapanması ve Türkiye'nin Ege Denizi'ndeki geçişlere engel olmasının ardından Kuzey Afrikalı ve Ortadoğu kökenli göçmenlerin Avrupa'ya birincil giriş noktası halini almıştı. İtalyan yönetimi, kabul ettiği onbinlerce mültecinin paylaşımı konusunda diğer AB üyelerinin yeterli yardımı yapmamasından şikayetçi.
Vatan

Rusya'dan Batı'ya Gözdağı 
Moskova yönetimi, ABD ile ilişkilerin gerildiği bir dönemde, son yılların en geniş kapsamlı askeri tatbikatlarından birisine hazırlanıyor. Batılı yetkililer, gelecek ay Belarus, Rusya ve Rusya'nın Baltık Denizi kıyısındaki toprağı olan Kaliningrad'ta düzenlenecek 'Zapad 17' tatbikatına 100 bine yakın asker ve sivil personelin katılacağını öngörüyor. 14-20 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek tatbikata katılacak Rus askerlerin ilk bölümü, önümüzdeki günlerde Belarus'a gidecek. Kremlin, Soğuk Savaş'ın bitiminden bu yana gerçekleştirdiği en büyük askeri tatbikatlardan birisi olmasına karşın 'Zapad 17'nin sıradan bir tatbikat olduğunu savunuyor. NATO yetkilileri, Zapad 17'nin yakından izleneceğini, buna karşın Rus sınırına takviye asker konuşlandırılmasının şu an için gündemde olmadığını belirtiyor. Buna karşın ABD'nin tatbikat sırasında Doğu Avrupa'ya ek askeri birlikler gönderebileceği öne sürülüyor. Rusya'nın, imzaladığı uluslararası anlaşma uyarınca, düzenlediği askeri tatbikatlara en fazla 13 bin asker katılabiliyor. Rus yetkililer, daha geniş katılımlı manevraları, parçalara bölerek bu sayıyı yükseltiyorlar. Bir önceki Zapad tatbikatına yaklaşık 70 bin asker ve personelin katıldığı düşünülüyordu. Rusya'nın nükleer bomba taşıma kapasitesine sahip ağır bombardıman uçakları, geçtiğimiz günlerde Pasifik Okyanusu üzerinde sürpriz bir uçuş gerçekleştirdi. NATO yetkililerinin 'ayı' lakabını taktığı TU-95 tipi bombardıman uçaklarına, Rus Sukhoi-35S tipi savaş uçaklarının yanı sıra Güney Kore ve Japonya jetlerinin de eşlik ettiği kaydedildi. Rusya Savunma Bakanlığı, ne amaçla gerçekleştirildiği açıklanmayan uçuş sırasında TU-95'lerin havada ikmal yaptıklarını duyurdu.
Vatan

Merkel Mitingde Yine Yuhalandı 
Almanya Başbakanı Angela Merkel (62), seçime 1 ay kala şok üstüne şok yaşıyor. 24 Eylül'deki seçimin ardından 4'üncü kez Başbakanlık koltuğuna oturmak isteyen Merkel, geçen haftaki Bremen mitinginin ardından Bergisch- Gladbach kentinde düzenlenen mitingde de yuhalandı. Aşırı sağcı AfD Partisi taraftarı olduğu söylenen bir grup, Merkel'e "Defol buradan" diye de bağırdı. Yaklaşık 4 bin kişilik bir kalabalığa 40 dakikalı bir konuşma yapan Merkel, ifade özgürlüğüne ilişkin ifadeleri üzerine kalabalıktan tepki gördü. Merkel'in sığınmacı politikası, ülkede özellikle sağcı akımların tepkisini çekiyor. Merkel, hafta başında yaptığı bir mitingde Suriyeli göçmenlerin geri gönderilmeyeceğini ve topluma uyumlarının sağlanması için çaba sarf edileceğini söylemişti. Angela Merkel'in CDU partisi kamuoyu araştırmalarına göre seçimden birinci parti olarak çıkmaya çok yakın. Ancak Frankfurter Allgemeine Gazetesi'nin önceki gün yayınladığı ankete göre, Almanya'daki seçmenin yarısı henüz kime oy kullanacağına karar vermiş değil.
Haber Türk

EKONOMİ 
Dolar: 3,4848-3,4861                       
Euro: Euro 4,1111-4,1157
Sterlin: 4,4676-4,4696
Gram Altın: 144,0942-144,2439


O Da Balık Tutacak 
Amerika'da her eyaletin bir merkez bankası var ve hepsi ABD Merkez Bankası Fed'in bir üyesi. Eyaletler arasındaki en ünlü Fed ise Kansas'ınki. Bu ise tarım sektörünün sorunlarının ve büyümesinin tartışıldığı 1978 yılında ilki düzenlenen Jackson Hole Sempozyumu'ndan kaynaklanıyor. 1976 yılında Kansas Fed Başkanı olan Roger Guffrey'in 1978'de Dünya Tarım Ticareti: Büyümenin Potansiyeli başlıklı bir uluslararası sempozyum düzenlemesiyle başlıyor. Tüm eyaletlerin Fed başkanları sempozyuma katılıyor ve Guffrey hayalini sempozyumun açılış konuşmasında şöyle açıklıyor: "Bugün ilk sempozyumda tarım ticaretini ele alıyoruz. Ama umudum dünya ekonomisini belirleyecek önemli bir konferans serisine evrilmemiz..." Guffrey'in hayali 1980'den sonra gerçekleşiyor denebilir. Bugün başlayan Jackson Hole toplantısı yarın sona erecek. Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'nın ilk kez katıldığı toplantıda gözler ise Fed Başkanı Janet Yellen ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi'de olacak. 1979-1987'ye kadar Fed başkanlığı yapan ve 'enflasyon' ile mücadelesi ile efsane olan Fed Başkanı Paul Volcker aslında toplantıların da kaderini değiştiriyor. Tam bir balıkçı olan Volcker'ı katılmaya ikna etmek için 1982'ye kadar Kansas'ta toplantı salonlarında yapılan sempozyumu Jackson Hole'a taşınıyor ve Volcker toplantı odalarından 'balık tutabileceği' kasabaya geliyor. Fed başkanının katılması ve enflasyonla mücadeleye ilişkin tüm öngörülerini de sempozyumda açıklayarak dünyanın gözünün Jackson Hole'a çevrilmesini sağlıyor. Sempozyumun ikinci zirvesi ise 90'larda oluyor. Asya kaplanları ve Rusya krizi yine merkez bankası başkanlarının ne adımlar atacağını anlamak için Jackson Hole'a odaklanılmasını sağlıyor. 2000'lerdeki 'dot.com' krizi de Jackson Hole'un ününe ün katıyor. Fed başkanlarının önemli açıklamaları Jackson Hole'da yapma geleneği ise eski Fed Başkanı Alan Greenspan ile başlıyor. 2002'de 'ekonomide oluşan balon'lardan bahseden Greenspan'ı, yine eski Fed Başkanı Ben Bernanke izliyor. Bernanke 2008 kriziyle beraber parasal genişleme hamlelerini hep Jackson Hole'da duyurdu. Aynı şekilde ECB Başkanı Draghi de parasal genişleme politikasının ilk sinyalini sempozyumda verdi.
Hürriyet

'Ev'de Temmuz Rekoru 
Ülke genelinde temmuzda 115 bin 869 kişi ev sahibi oldu ve en yüksek temmuz ayı konut satışı gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geçen ay satılan konut sayısı, bir önceki aya göre yüzde 18.7, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 42.4 artış kaydetti. 2017 yılı ilk 7 ay sonunda 2016 yılına göre yüzde 7'lik bir artış olduğunu belirten Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Altan Elmas, "Hem hükümetimizin verdiği KDV muafiyeti ve vatandaşlık teşvikleri hem de gayrimenkul şirketlerinin yurtdışına yönelik çalışmaları yabancıya konut satışında patlamaya sebep oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 65.3 oranında artış ile 1.726 konut satışını yabancı yatırımcıya gerçekleştirdik. Her ay artan satışlarla gerek sektörün gerekse hükümetimizin çalışmalarının meyvesini aldığımızı söyleyebiliriz. Artış oranının yüksek çıkmasında geçtiğimiz yıl yaşanan hain darbe girişiminin temmuz ayında satışları ciddi şekilde düşürmesinin etkisi de mevcut" dedi.
Hürriyet

Turizmde 'Bayram' Bereketi 
Kurban Bayramı tatilinin 10 güne çıkarılmasıyla başlayan bayram hareketliliği Türkiye genelinde neredeyse tüm konaklamaları dolduruyor. Özellikle kıyı bölgelerde yüzde 100'e varan doluluk oranları, İstanbul'da yüzde 80'i geçmesi bekleniyor. Kıyı otellerinde doluluğun en önemli nedeni yerli ve Rus tursit olurken, İstanbul, Ankara ve Trabzon gibi şehir otellerini ise Ortadoğulu turist dolduracak. Tatilin uzaması ve doluluk oranlarındaki yükselişin ekonomiye ciddi bir katkısı olması bekleniyor. Turizm sektörü temsilcileri bayram değerlendirmelerinde yaklaşık 2 milyon kişilik bir hareket olacağını bunun da ekonomiye 1 milyar liranın üzerinde gelir sağlayabileceği değerlendirmesinde bulunmuştu. Rus turistlerin de artmasıyla kıyı bölgelerde sağlanan artışı yerli turist akını da destekliyor. Ancak şehir otellerinin yerli turistten faydalanamadığını belirten Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır, bayram boyunca şehir otellerini Körfez ülkelerinden gelen turistin dolduracağını söyledi. Bayındır, dünya çapında araştırma ve veri analiz şirketi STR Global'in TÜROB için yaptığı araştırmaya göre, bu yıl temmuz ayında İstanbul'da dolulukların, 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı Temmuz 2016'ya göre yüzde 97 artarak yüzde 72.4 olarak gerçekleştiğini açıkladı. Baz etkisi olarak değerlendirilebilecek bu artışla İstanbul, Temmuz 2017'de doluluk oranlarında en yüksek artışı yaşayan destinasyon oldu.
Milliyet

Kredi Büyümesi Kgf İle Bu Yıl % 20'ye Ulaşır 
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'de Kredi Garanti Fonu (KGF) etkisiyle yılın ilk yarısında gözlenen kredi artışına dikkat çekerek, "İlk 6 ayda kredi büyümesi teşviklerin etkisini gösteriyor. Türk bankalarının ilk 6 aylık hızlı kredi büyümesi hükümetin uygulamaya koyduğu teşviklerin önemli etkisini öne çıkardı" değerlendirmesini yaptı. Türk bankacılık sektöründe kredi portföyünün yılın ilk yarısında yüzde 10.5 büyüdüğüne işaret eden Fitch, bunu hükümetin uygulamaya soktuğu Kredi Garanti Fonu tarafından yönlendirildiğini vurguladı. 2017 yılında kredilerde büyümenin yüzde 20'ye ulaşmasını bekleyen Fitch, bu durumun TL likiditesinde sıkılaşma, Merkez Bankası fonlamasının ve döviz swaplarının maliyetinin yükselmesine rağmen bankaların kârlarında artış sağladığına dikkat çekti.
Vatan

Borsa 110 Bini Aştı, Dolar 3.47'ye Geriledi 
Borsa İstanbul'da 4 Ocak'tan bu yana süren tırmanış trendi hız kesmeden sürüyor. Yurtdışı piyasalardaki olumlu rüzgârı da arkasına alan BIST 100 Endeksi dün de yüzde 1 yükselirken, 110 bin puan sınırını aştı ve 110 bin 46 puan ile yeni tarihi zirvesini gördü. Dolarda ise uzun süredir beklenen psikolojik seviye olan 3.50'nin hafta başında aşağı yönde kırılmasının ardından, gelişmekte olan ülke para birimlerine artan girişlerle düşüş dün de sürdü. Yaklaşık bir aydır 3.50-3.55 bandında sıkışık bir seyir izleyen dolar/TL hafta başında 27 Haziran'dan bu yana en düşük olan 3.4920'ye kadar geriledi. Kur dün de 3.47 TL'ye geriledi. Öte yandan ünlü yatırım bankası Goldman Sachs'ın dün yayınladığı raporda, gelişen ülke para birimleri arasında Meksika Pezosu, Türk Lirası ve Güney Afrika Randı'nın ucuz tarafta olduğu belirtildi.
Haber Türk

POLİTİKA
Referandum Savaş Sebebi Sayılmalı 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kuzey Irak'ta yapılması öngörülen referandum kararı için "Bu referandum Türkiye için gerekirse savaş sebebi sayılmalıdır" diye açıklama yaptı. Bahçeli, dün MHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin şunları söyledi: "GÜNEY sınırlarımız boyunca, bir terör devletini kurmak maksadıyla ince işçilik yapılıyor. Türk milletinin Anadolu'ya hapsi amaçlanıyor. ABD yüzlerce TIR silahı PKK-YPG'ye Noel hediyesi verir gibi cömertçe veriyor. Türk milletinin seri katillerin gözdağlarına boyun eğecek acziyet içinde olmadığı gösterilmeli, gereği neyse yapılmalıdır. Suriye ve Irak'ın kuzeyinde tedavüle sürülen kirli pazarlıklar Türkiye odaklıdır. İdlib'e operasyon yapılmasıyla ilgili planlar, Türkiye'nin iyice köşeye sıkıştırılma emelidir. İran ve Türkiye'nin PKK'ya karşı ortak operasyon yapabileceklerine dair ifadeler olumludur. Türkiye'nin, İran'ın havadan Kandil ve Sincar'a operasyon düzenleme taahhütleri belli çevreleri ürkütmüştür. Kandil, Sincar, Afrin ve melanetin yerleştiği her neresi varsa yok edilmelidir. Kandil dümdüz edilmelidir. Barzani'nin referandum hazırlığının karşısında yer alınmalıdır. Bu referandum Kürdistan provasıdır. Bu referandum Türkiye için gerekirse de savaş sebebi sayılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti, Kandil'de, Afrin'de, Ayn El-Arap'ta terörün elebaşlarını arayıp bulacak kudretten mahrum mudur? Yok mudur helal süt emmiş üç beş babayiğit? Nerededir, vatan sana canım feda diyerek zehri zemzemle yıkayacak kahraman neslin ahfadı? Bulunamaz mı hainlerin lider kadrosunu yok edecek çevik ve çelikten iradeli vatan evlatları? FETÖ Almanya'dadır. Adil Öksüz isimli teröristin Türkiye'den nasıl çıktığı, hangi yol ve vasıtalarla çıkarıldığı gizemini korumaktadır. Adana İncirlik Üssü'nün bu işte bir payı var mıdır? Alman veya ABD büyükelçisinin dahli söz konusu mudur? MHP dış politikada hükümet ve devletin yanındadır, Almanya'ya karşı izlenen politikaları doğru bulduğundan samimiyetle desteklemektedir. CHP'nin, HDP'nin, bu iki sütkardeşi partiye asgari programlarda ittifak çağrısı yapan Kandil elebaşlarının Almanya'yla aynı safta yer alması normaldir.
Hürriyet

Yakalanan Silahlarda Abd'yi Görüyoruz 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, önceki gün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde konuk ettiği ABD Savunma Bakanı James Mattis'in ABD'nin YPG'ye Suriye'de yaptığı silah yardımı konusunda verdiği güvencelere, çarpıcı örneklerle itiraz ettiği ve uyarılarda bulunduğu öğrenildi. Erdoğan, konuk bakanın, "YPG ile işbirliğimiz DAEŞ'le sınırlı. Silahların listesini ayrıntılı olarak veriyoruz, vereceğiz" şeklindeki güvenceyi gündeme getirmesi üzerine, "Başkan Trump'a da söyledim. Bu söylediğinizi bize Kuzey Irak için de söylemişlerdi. Şu anda Kuzey Irak'taki PKK'dan, şuradan buradan bizim elimize geçen silahlarda ABD'yi görüyoruz, Rusya'yı görüyoruz. Yarın burada da aynı şey olacak" dediği öğrenildi. Mattis'e, Kato'da yapılan operasyonda ele geçirilen silahların 19 ayrı ülkeye ait olduğuna yönelik bir dosya sunulurken, sorunun sadece YPG'ye verilen bin TIR'lık silahların listesinin verilmesinde olmadığı, operasyondan sonra bu silahların geri toplanacağı konusunda bir güvence verilmemesinin temel sorunu oluşturduğu vurgulandı. Görüşmede, sadece ABD'nin değil farklı ülkelerin YPG'ye yaptığı silah yardımlarının listesinin de Türkiye'ye verilebileceği konuşuldu. Mattis, Türkiye'nin Afrin'e operasyon planladığı, Kandil'deki PKK varlığına karşı İran başta olmak üzere bölgesel işbirlikleri geliştirdiği, Irak'ın kuzeyindeki referandumla ilgili kırmızı çizgilerini açıkladığı kritik bir dönemde Ankara'ya geldi. Kaynaklar, Mattis'in ziyaretinin zamanlamasında hem bu başlıkların hem de ABD'nin Türkiye'nin Rusya ve İran'la geliştirdiği işbirliği konusunda kendisini dışarıda hissetmesinin etkili olduğuna işaret ediyor. Türkiye'nin Rusya ve İran'la oluşturduğu üçlü mekanizmanın çalışmaları konusunda bilgi sahibi olmak isteyen ABD, denklemin dışında kalmamak için çaba gösteriyor. Üç ülkenin, Suriye'de dört ayrı çatışmasızlık bölgesi oluşturmaya çalıştığı bir aşamada, İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakiri'yi ağırlayan Ankara'ya, yakın zamanda da Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov'un gelmesinin beklendiği, Mattis'in zamanlamasının nedenlerinden birinin de bu ziyaretler olduğu ifade ediliyor.
Milliyet

'Atlet Kurultayı' Yorumu... 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan MKYK toplantısı'nda ele alınan konular ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun dün akşam canlı yayında atletli fotoğrafına ilişkin "Ben adalet" diyorum "O atlet diyor" şeklindeki açıklamaları ve MHP lideri Bahçeli'nin "Siyaset iç çamaşırı seviyesine indirgenmemeli" şeklindeki açıklamalarını değerlendirmesi istenen Ünal şu ifadeleri kullandı: "Dikkat çekici bir halkla ilişkiler faaliyeti olarak değerlendiriyorum. Daha önceki yürüyüş ile bir bağlantı kurulup önümüzdeki kurultaya dönük de bir algı düzenlemesi aslında. Ama başarılı bir halkla ilişkiler faaliyeti değil. Çünkü 'Adalet Kurultayı'nı bundan sonraki süreçte 'Atlet kurultayı' ile özdeşleştirmek de sanırım başarılı olmayan bir halkla ilişkiler faaliyetidir. Sayın Genel Başkanın ataletle oturmasında herhangi bir sakınca söz konusu değil. Sakınca olarak gördüğümüz şey; bir siyasetçinin atletle fotoğraf çektirmesi başka bir şeydir. Bu vatandaştan, halktan birisi olmak demek değildir. Halktan birisi olmak öncelikle halkın yer sofrasına diz kırıp oturabilmektir. Ayakkabı ile eve girmek demek değildir. Yoksa atlet ile otururken haberim yokmuş gibi çek kıvamında bir poz vermenin bir tasarım olduğunu bu tasarımdan dolayı da duyulan rahatsızlığın farklı kesimler tarafından dile getirilmesidir bu. Bu tartışmanın fazla uzatılmasından yana değiliz." AK Parti Sözcüsü Ünal, Kılıçdaroğlu'nun HDP ve Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğuyla ilgili açıklamalarına da tepki gösterdi: "Siz devletin bir hukuki tasarrufunu rehin almak olarak değerlendiriyorsanız HDP, PKK'nın dili ile konuşuyorsanız Selahattin Demirtaş size sorulduğunda bu durum ile ilgili verdiğiniz cevap Demirtaş'ın bu süreçte bir ses efekti olduğunu göz ardı edip o ses efektinin arkasındaki asıl sesin Kandil olduğunu ve Kandil'den gelen sese cevap verir gibi cevap veriyorsanız burada bir sorun var demektir. Demirtaş kendi sesi, siyaseti ile konuşsaydı bugün HDP'nin bu durumda olması söz konusu değildi."
Vatan

SPOR 
Bir İlk Daha Kaldı 
Avrupa'dan sonra, Dünya Şampiyonası'nda da zirveye çıkan Yasemin Adar, Türk güreş tarihine adını 'altın' harflerle yazdırdı. Spor hayatına gülle atma branşıyla başlayan Adar, hedeflediği başarılara güreşte ulaştı. 2011 yılında Balıkesir Gençlik Spor Kulübü'nde güreşe başlayan Yasemin, kısa zamanda adından söz ettirdi. Temel güreş eğitimini antrenörler Kemal Kurt ile Aslan Seyhanlı'dan alan milli sporcu, ilk olarak geçen yıl Letonya'nın başkenti Riga'da gerçekleştirilen Avrupa Şampiyonası'nda adını duyurdu. 75 kiloda birincilik kürsüsüne çıkan Adar, organizasyon tarihinde Türkiye'ye ilk altın madalyasını kazandırarak tarihe geçti. Bu başarıyla yetinmeyen Yasemin, mayıs ayında Sırbistan'ın Novi Sad kentindeki Avrupa Şampiyonası'nda da zirveyi rakiplerine bırakmadı ve üst üste ikinci kez altın madalyayı boynuna taktı. Paris'e son iki Avrupa şampiyonu unvanıyla giden başarılı sporcumuz, bir ilke daha imza attı. 75 kilo finalinde Belaruslu Vasilisa Marzaliuk'u 5-4 mağlup ederek zirveye çıktı. Fransa'da zorlu mücadelelerin ardından altın madalyayı boynuna taktığını belirten Adar, bu zaferi Türk halkına armağan etti. Olimpiyatlarda da Türkiye adına bir ilki gerçekleştirmek istediğinin altını çizen Yasemin, "Sırada tabii ki 2020 Tokyo var. Bir ilk daha kaldı. Orada da tarih yazmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Bu Yoldan Dönüş Yok 
123 yıllık tarihiyle ülkesinin en koklu ekibi olan Porto'nun geçmişi başarılarla dolu. 'Futbolcu fabrikası' bilinen ve bünyesinde sürekli futbolcu sirkülasyonu olan Porto, geçtiğimiz sezonu ikinci sırada tamamlamasının ardından teknik adam değişikliğine gitti. Nuno Santo yönetiminde 4-1-3-2 ya da 4-3-3 gibi daha çok uçlu orta saha tarzı bir dizilişle sahaya çıkan Portekiz ekibi, bu yıl ise Conceçaio yönetiminde bu bölgeyi dörtledi, 4-4-2'ye geçiş yaptı. Andre Silva gibi takımın en önemli ismi ile Bruno Martins Indi ve Ruben Neves gibi önemli oyuncuları da elden çıkardı. Dikkat çekici bir transfer yapmamış görünse de Beşiktaş'tan geri dönen Aboubakar'ı unutmamak gerek. Bu sene daha sönük bir ekip olması beklense de lige iyi başlayan ve üst üste uç maçını kazanan takım, özellikle iç saha maçlarında flaş sonuçlara imza atmaya yakın. Agresif ve prese dayalı bir oyunu olan Porto'da kaledeki dev Casillas da ilk uç haftada hiç gol yemeyerek formda olduğunu gösterdi.
Milliyet

'Hızımıza Ayak Uydurun' 
Galatasaray'daki değişimden top toplayıcıların da etkilendiği ortaya çıktı. Türk Telekom Stadı'nda görev alan çocuklar artık daha seri hareket edecek. Çünkü Teknik Direktör Igor Tudor bu konuya da el attı. Hırvat teknik adam artık tempolu oynadıklarını söyleyip maçlarda top toplayan çocukların mümkün olan en hızlı şekilde hareket etmelerini istedi. Tudor'un, "Galatasaray artık hızlı futbol oynuyor. Bunun için ufak detayları atlamamız gerekir. Rakibin oyunu soğutma, tempoyu düşürme girişimine karşı top toplayıcılar da uyanık olmalı" dediği öğrenildi. Hırvat hocanın bu konudaki uyarısı üzerine altyapı hocalarına talimat verilerek, karşılaşma günü Türk Telekom Stadı'nda görev yapacak olan U15 takımından 10 çocuğun dikkatli hareket etmesi istenildi. Buna göre kenarda veya kale arkalarında bekleyen çocuklar ağır davranmayacak ve her an maçın içinde olacak. Böylece Galatasaray saha içinde olduğu kadar saha dışında da maksimum hıza ulaşacak. Galatasaray maçlarında U15 Takımı'ndan seçilen 10 çocuk o gün görevli hocaları eşliğinde stada geliyorlar. Diğer taraftan gündüz oynadığı maçta kırmızı kart gören bir altyapı oyuncusunun kurallar gereği akşam top toplayıcı olarak sahada bulunamadığı belirtildi.
Milliyet

Kocaman Rezalet 
Fenerbahçe'ye turu geçmesi için yemeden atacağı üç gol gerekliydi. Sahada ise Valbuena ve Alper'in dışında tek forvet olarak etkisiz kalan Van Persie ile gerçek pozisyonu sağ bek olan Dirar dışında hücuma katkı verecek oyuncu yoktu. Buna karşılık Vardar takımı, ceza sahası içinde en az beş kişiydi. Peki Fenerbahçe? Sadece bir. Bazen de iki. Bu tablo aslında maçın özetini ortaya koyuyor. İlk 20 dakika önemliydi. Bulunacak bir gol turu büyük ihtimalle getirecekti. İleri çıkıp pozisyon aramaya "cesaret" bulamayan Vardar baktı ki Fenerbahçe etkisiz oynuyor, yavaş yavaş ileri çıkışlar yapmaya başladı. Devamında özgüveni yerine geldi. İlk tehlikeli atağı için tam 39 dakika bekleyen Fenerbahçe, 42'de kalesinde büyük bir tehlike atlattı. Bargseghan'ın vuruşu direkten dışarı çıktı. Alper - Aatıf mecburi değişikliği dışında ikinci yarıya aynı kadroyla çıkan Kocaman'ın bu tercihi şaşırttı. Gole ihtiyacı olan ve ilk yarı sadece tek pozisyon bulan Fenerbahçe, çift forvete ancak golü yediğinde döndü. Kocaman geç kalmış ve yine hatalı karar vermişti. 61'deki yan topta Neustadter'in golü ile öne geçen sarı-lacivertliler ikinci golü düşünmeye başlamıştı 1-0. Ancak 68'deki hızlı hücumda yıkıldı. Jiguari'nin golü maçı bitirdi 1-1. Son sözü ise 90'da Gligorov söyledi: 1-2 Aykut Kocaman'ın ilk maçtaki Mehmet Topal tercihi ile dün sahaya çıkan kadro ve ısrarla çift forvete dönmeyip Ozan ve Mehmet Topal'dan oyunu değiştirmesini beklemesi, turun gitmesinin ana sebebi oldu.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme