26 Ağustos 2017 Cumartesi

26.08.2017 Genel Gündem



26.08.2017
Gündem
CHP'li Gök: Erdoğan Derin Devletini Kuruyor 
AK Parti hükümetinin, iki yeni kanun hükmünde kararnameyle (KHK) devletin yapılandırılmasına ilişkin kararlar alması muhalefet tarafından sert ifadelerle eleştirildi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin güvenliğini sağlayan Başbakanlık'ın tüm yetkilerini olduğu gibi bıraktığını ve tam bir 'boşbakanlığa' dönüştüğünü öne sürdü. Gök, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) Cumhurbaşkanlığı'na bağlanmasının 'hafiye devleti' kurulmasının önünü açtığını iddia ederek şunları söyledi: "Burada Recep Tayyip Erdoğan kendi derin devletini kuruyor. Hem kendi partisinin hem de Türkiye ile ilgili istihbaratı bir hafiye devleti adı altında tanzim eden bir anlayıştır bu. Bu arada MİT Müsteşarı'nın başkanlığında kurulan Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu da Cumhurbaşkanı'na bağlanmıştır. Cumhurbaşkanı öncelikle Başbakan'a güvenmiyor, Başbakan MİT'e güvenmiyor, Recep Tayyip Erdoğan hiçbirine güvenmiyor ve illa 'Suyun başında ben olacağım' diyor. Böyle bir tablo bir derin devlet anlayışıyla açıklanır. Vahim bir tablodur." Başbakan Binali Yıldırım'ın Başbakanlık'tan ceketini alıp çıkması gerektiğini savunan Gök, KHK kapsamında taşıt alımı, MİT mensuplarının yargılanması, tanıklık izinlerinin dahi Cumhurbaşkanı'na bağlandığını belirtti. Gök, "Anlaşılıyor ki Recep Tayyip Erdoğan büyük bir korku içerisinde. Kendi Başbakanı'ndan korkuyor, kendi parti teşkilatlarından korkuyor, herkesten korkuyor. Korku duvarları sarmış durumda. Bunun başka bir açıklaması yoktur. Böyle bir tablo Abdülhamid'in istibdat yönetimini dahi bizlere aratır. Vahim bir gelişmedir" dedi.
Hürriyet
 

Başbakan Yıldırım: Kuzey Irak'ta Referandum Savaş Nedeni Olmaz 
Başbakan Binali Yıldırım, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Kuzey Irak'taki referandum kararına ilişkin "Savaş sebebi sayılmalıdır" çıkışına, "Savaş nedeni olmaz" diye yanıt verdi. Başbakan Yıldırım dün Vietnam dönüşü uçakta şunları söyledi: "Irak merkezi yönetimi istemiyor, İran, Türkiye istemiyor. ABD 'İstemiyoruz' diyor. Avrupa ülkeleri 'Zamansız' diyor. Bunları dikkate aldığımızda bu konuda Kuzey Irak yönetiminin ısrar etmesinin bir anlamı yok. Üstelik bölgedeki grupların kendi aralarında da tam görüş birliği yok. Neresinden bakarsanız bakın referandum kararı yanlıştır. Nasıl geçmişte Kerkük'te oldu bitti yapıldıysa bundan sonrası da benzer bir sıkıntıyı yaşatabilir. Dolayısıyla ne bölgeye ne kendilerine hiçbir fayda getirmeyecek bu yanlış yoldan dönmeleri gerekir. ('IKBY Lideri Mesud Barzani bu cesareti nereden alıyor?' sorusuna karşılık) Irak merkezi yönetimiyle Kuzey Irak bölgesel yönetimi arasında ilişkiler istenildiği gibi gitmiyor. Irak Körfez Savaşı'ndan sonra Amerika orada anayasa yaptı bunlara özerklik verdi. Ama sonraki süreçte Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ile Bağdat yönetimi arasında güven tam anlamıyla tesis edilemedi. Karşılıklı suçlamalar var, 'Merkezi bütçeden verilmesi gerekenleri alamıyoruz, mağdur oluyoruz' diyor Kuzey Iraklılar. Onlar da diyor ki, 'Bizim bilgimiz dışında petrol satıyorlar'. Karşılıklı fikir ayrılıkları azalmadı, arttı. ('Türkiye bu adımı savaş sebebi sayar mı?' sorusu üzerine de) Savaş devlet ile devlet arasında olur. Biz bunları devlet olarak tanımıyoruz. Bir devlet bize kafa tutar, egemenlik haklarımıza karşı hareket içinde olursa bizim için savaş sebebidir. Ama burada Irak'ın parçası olan bir bölgesel yönetim var. Bu savaş nedeni olmaz. (CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Tutuklanabilirim' sözleri) İstihareye mi yatmış, neye istinaden söylüyor? Gündemde kalmak için çıkarıyor. Atlet işinde de atletik olduğunu gördük. Adaleti de iyice ucuzlattık, adaletle atletin ne ilgisi var?"
Hürriyet

Adalet Kurultayı Bugün Başlıyor 
CHP'nin, 'Adalet Yürüyüşü'nün ardından ikinci etkinliği olan 'Adalet Kurultayı', Çanakkale savaşlarının yaşandığı Ecaabat Kocatepe bölgesinde, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasıyla bugün başlayacak. 'Adalet Kurultayı', 29 Ağustos akşamına kadar sürecek. 4 günlük kurultayda, mahkemede adalet, yaşamda adalet, eğitimde adalet, inançta adalet, medyada adalet, seçimde adalet, geçimde adalet ve devlette adalet konularında 8 ana panel ve bu ana başlıklar altında çalıştaylar gerçekleştirilecek. Bu panellerle eş zamanlı olarak alt başlıklarda 70 çalıştay düzenlenecek ve bu çalıştaylara, konusunda uzman 700 konuşmacı katılacak. Kurultayda masaya yatırılan ilk konu 'mahkemede adalet' olacak. Konuşmacılar terörü, şiddeti, suçu övemeyeceği gibi nefret söylemi de kullanamayacak. Konuşmalarda ırk, etnisite ya da inanca dayalı ayrımcılık yapılması halinde müdahale edilecek. 'Adalet Kurultayı'nda aralarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın muhtarlar toplantılarına katılanların da olduğu bir grup muhtar da yer alacak. CHP PM üyesi Yıldırım Kaya'nın koordinasyonunda yapılan 'Muhtarlara Adalet' konulu çalıştaya katılacak olan muhtarlar, özlük hakları ve yetkileriyle ilgili yaşadıkları olumsuzlukları kurultayda anlatacak. Kurultayın son günü 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlanacak. Fener alayı düzenlenirken belgesel gösterimleri, tiyatro oyunları sahnelenecek. Kurultayın ikinci günü ise saat 06.00'da, Atatürk'ün "Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum" dediği 57'nci Alay'ın yürüyüş güzergâhı üzerinde 4 kilometrelik temsili 'Adalet Yürüyüşü' gerçekleştirilecek.
Hürriyet

MİT Cumhurbaşkanı'na Bağlandı, MİKK Kuruldu 
694 sayılı kararnamedeki MİT detayına göre MİT Müsteşarının sorumluluğu Başbakandan alınıp, Cumhurbaşkanına verildi. MİT Müsteşarı hakkında soruşturma yapılması Cumhurbaşkanının iznine bağlandı. Devletin çıkarlarının veya görevin gizliliğinin zorunlu kıldığı hallerde MİT mensuplarının, MİT'te görev yapmış olanların tanıklığı MİT Müsteşarına, MİT Müsteşarının tanıklığı ise Cumhurbaşkanının iznine bağlandı. MİT yasası 2012 yılındaki 'ifade krizi' sonrası değiştirilmişti. 7 Şubat 2012 tarihinde Özel Yetkili Savcı Sadrettin Sarıkaya'nın talimatıyla MİT Müsteşarı Hakan Fidan, PKK soruşturması kapsamında ifadeye çağrılmış bu girişim sonrası devletin zirvesinde kriz çıkmıştı. Daha sonradan FETÖ kumpası olduğu ortaya çıkan ifade krizi sonrası Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları veya bazı kamu görevlileri hakkındaki ceza soruşturmalarında "Başbakan izni" şartını düzenleyen kanun değiştirilmiş ilgili yasa düzenlemesi 17 Şubat'ta Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından, yürürlüğe girmişti. Bu yasaya göre MİT Müsteşarı'nın ifadeye çağrılması ancak Başbakan'ın iznine bağlı hale getirilmişti. KHK'daki bir başka detay ise Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu'nun (MİKK) oluşturulması oldu. Karara göre; istihbarat çalışmalarının yönetilmesinde temel görüşleri oluşturmak, uygulamayı belirlemek üzere Cumhurbaşkanı başkanlığında MİKK kuruldu. Milli Savunma Bakanlığı ile TSK'da görev yapan personele ilişkin istihbarat yürütme yetkisi de MİT'e verildi. 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çerçevesinde, yeni hakim, savcı adaylarına ve Emniyet Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatına binlerce kadro açıldı. Emniyet'te toplam 32 bin, adalete 4 bin kişilik kadro açıldı. Emniyet'in yaptığı yazılı açıklamada FETÖ soruşturması kapsamında kamu görevinden çıkartılmış 1 Emniyet Teşkilatı mensubunun göreve iade edildiği ve daha önce yine aynı soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırılan ve durumu tekrar değerlendirilen 734 teşkilat mensubunun da 'Bakanlık Oluru' ile eski görevlerine iade edildiği belirtildi.
Vatan

İstanbul Emniyeti Hasdal'a Taşınacak 
Vatan Caddesi'ndeki emniyet müdürlüğünün taşınacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hasdal'da yeni emniyet külliyemizi inşa edeceğiz. Burası, çok daha farklı hizmetlerin verileceği bir imkana sahip olacak" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cuma namazını Dolmabahçe'deki Bezmi Alem Valide Sultan Camii'nde kıldıktan sonra, Jandarma ve Emniyet teşkilatlarına motosiklet teslim törenine katıldı. Dolmabahçe Saat Kulesi'nin önündeki tören alanına yürüyerek gelen Erdoğan'ı jandarma, polis ve bekçilerden oluşan güvenlik görevlileri selam vererek karşıladı. Yeni göreve başlayan bekçilere başarılar diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "520 bekçimize de yeni vazifelerinde başarılar temenni ediyoruz. Son iki yılda verdiğimiz 988 şehidimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bugüne kadar hiçbir şehidin kanını yerde bırakmadık. İnlerine girdik, giriyoruz. Bunların kökünü kazımakta kararlıyız. Bu milletin huzurunu, gururun çiğnemeye kimsenin hakkı yok. Bu ülkeyi bölmeye de kimsenin hakkı yok" diye konuştu. Son yayınlanan kararnameyle uyuşturucuyla ilgili ağırlaştırılmış yaptırımlar getirildiğini belirten Erdoğan, "Eczanelere varıncaya kadar gideceğiz. Captagon vesaire bunların satıldığı yerlerin araştırılması noktasında kararlılığımızdan asla taviz vermeyeceğiz. Okullarımız çevresinde uyuşturucu noktasında faaliyet gösteren bütün bu soytarılara bu alçaklara bu millet düşmanlarına karşı ben, güvenlik güçlerimizin ciddi operasyonlar ile bunları toparlayıp adalete teslim edeceğine inanıyorum" dedi. "'Hırsız içeriden olunca kapı kilit tutmaz' diyerek sözü FETÖ'ye getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılması gereken önce içerinin temizlenmesidir. FETÖ'nün ülkemize verdiği en büyük zararlardan biri de polis ve jandarma teşkilatlarına verdiği zarardır. Bu eksikleri suratle gideriyoruz" diye konuştu. "Hasdal'da yeni emniyet külliyemizi inşa edeceğiz" diyen Erdoğan şöyle devam etti. "Bu yeni emniyet külliyemizde İstanbul Emniyet Teşkilatımız inşallah çok daha verimli, çok daha farklı hizmetlerin verilebileceği bir imkana kavuşacak ve burası gerek büyüklüğü itibarıyla gerek ihtiyaca cevap verme noktasında, ihtiyaca göre bir projelendirmeyle gayet güzel bir külliyeye İstanbul inşallah kavuşmuş olacak."
Vatan

928 Yeni İhraç, 57 Göreve İade 
Yürürlüğe giren iki yeni kararnameyle 928 kamu görevlisi "terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu" gerekçesiyle ihraç edildi, 57 kamu personeli de göreve iade edildi... Hava Kuvvetleri'nden emekli 10 tuğgeneralin rütbesi alınırken, üç dernek ve üç basın kuruluşu kapatıldı. 205 askeri personel ile 120 akademisyenin de görevine son verildi... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 15 Ağustos'ta toplanan Bakanlar Kurulu'nda son şekli verilen 693 ve 694 sayılı KHK'lar Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. 693 sayılı kararnamede, kamu görevinden çıkarılan ve iade edilenler, kapatılan ve yeniden açılan dernek ve kuruluşlar ile rütbelerinin alınmasına karar verilen emekli TSK personeline ilişkin listeler yer aldı. Buna göre, toplamda 928 kamu görevlisi "terör örgütleriyle ya da milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen oluşumlarla iltisaklı veya irtibatlı olduğu" gerekçesiyle görevden ihraç edildi. En fazla ihraç 166 personel ile yerel yönetimlerde yaşanırken, ihraçlar Doğu ve Güneydoğu'da kayyum atanan belediyelerde yoğunlaştı. KHK ile Adalet Bakanlığı'ndan 142, İçişleri Bakanlığı'ndan 29, TBMM'den beş, Türkiye İş Kurumu'ndan 32, Milli Savunma Bakanlığı'ndan da 19 personelin görevine son verildi. İçişleri Bakanlığı'ndaki ihraçlar arasında bir vali yardımcısı ile beş kaymakam yer aldı. Kararname ile 12 emniyet mensubu ve yedi öğretmen ile farklı üniversitelerden 120 akademisyen de ihraç edildi. Bu akademisyenler arasında; Yıldız Teknik Üniversitesi'nden Mustafa Cemek, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nden Cenap Çakmak, Ege Üniversitesi'nden Nurdan Pazarlıoğlu ve Mustafa Cüneyt Hoşcoşkun'un da aralarında bulunduğu dokuz profesör yer aldı. Üniversitelerdeki en fazla ihraç 15 akademisyen ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde yaşandı. Yüksek öğretim kurumlarının idari birimlerinden de 52 personel ihraç edildi. İhraç edilenler arasında; Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan 106, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan 59, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan 40 askeri personel de yer aldı. Kuvvet komutanlıklarında ihraç edilenler arasındaki en yüksek rütbe kurmay albay seviyesinde oldu. Darbe girişimine ilişkin bir davada sanık olan ve hakkındaki iddianamede, 15 Temmuz gecesi kendisine gönderilen "TSK yönetime el koymuştur, muhataplarınıza iletin" mesajına, "Emredersiniz" diye karşılık verdiği belirtilen eski Zagreb Ataşesi Kurmay Albay Hüseyin Gürgen de ihraç edilenler arasında yer aldı.
Milliyet

Soruşturma Geçiren Hoca Taşra Görevine 
KHK'da yer alan düzenlemeye göre, görevlerine iadesine karar verilen akademisyenler, Ankara, İstanbul ve İzmir'deki üniversitelere atanamayacak; 2006'dan sonra kurulan yeni üniversitelerde görevlendirilecek... OHAL kapsamında dün sabaha karşı yayımlanan KHK'da, eğitim, sağlık ve askerleri ilgilendiren çok sayıda düzenleme yer aldı. KHK'da yer alan bazı düzenlemeler şöyle: Ankara, İstanbul ve İzmir'deki üniversitelerde çalışırken, KHK ile ihraç edilen akademisyenler, haklarında "iade kararı" çıksa bile okullarına dönemeyecek. YÖK, akademisyenleri, Ankara, İstanbul ve İzmir illeri dışında ve 2006'dan sonra kurulan üniversitelere öncelik verilmek kaydıyla atayacak. Akademisyen, kendi üniversitesine dönemeyecek. Öğrenci yurtlarının kurucuları ve personelinin, kasten işlenen bir suçtan dolayı 1 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile anayasal suçlar, terör, yüz kızartıcı ve cinsel saldırıcı suçlarından hapis cezası almaması ve yargılanmaması sorunlu olacak. Bu kişilerin, terör örgütlerine ya da MGK'ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapılara üyeliği, iltisakı veya irtibatı bulunmaması şartı aranacak. Denetimlerde amaç dışı kullanımın tespiti halinde kurumun izin ve ruhsatı iptal edilecek. Ruhsatı iptal edilen kurumların kurucuları beş yıl geçmeden tekrar kurum açamayacak ve devralamayacak. Ortaokul ve lise öğrencilerine hizmet verecek yurtlar alkollü içecek satılan mekanlara en az 100 metre mesafede bulunacak. Mevcut yurtlarda bu şart aranmayacak. Yurtlarda yabancı personel istihdam edilebilecek. Türkiye'deki devlet üniversiteleri, Türkiye Maarif Vakfı'nın önerisi, YÖK'ün görüşü ve Bakanlar Kurulu kararıyla yurt dışında akademik birimler ve sosyal tesisler kurabilecek.
Milliyet

Kılıçdaroğlu: Onların Düşündüğü Gibi Yapmayacağız 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2019'daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kimi aday göstereceklerine ilişkin tartışmalar konusunda iktidar partisini işaret ederek, "Onlar yıpratılmasını istedikleri kişiyi istiyorlar. Şimdiden ismini belli edelim, şimdiden deklere etsinler. Biz o ismi deklere edilen kişiyi yıpratalım. Güçlü bir medyaları var. Aşağı yukarı bütün televizyon kanalları onların emrinde, yazılı basın onların emrinde, şimdiden saldırıya hazırlanmak istiyorlar. Ama biz onların düşündüğü gibi yapmayacağız. Aklımızla karar vereceğiz" dedi. Kılıçdaroğlu, internet üzerinde yayın yapan bir gazeteciye gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. CHP'nin Adalet Kurultayı'na ilişkin açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, kurultayda, akademisyenler, bilim insanları ve politikacıların adaletle ilgili kaygılarını ve çözüm önerilerini dile getireceklerini söyledi. "Ana muhalefet partisi 'adaletin' ardından böyle bir sihirli kavramla bu olayı sürdürebilecek mi, yoksa 2019'a kadar adalet ekseninde mi yürüyecek?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Adalet önemli bir kavram. Adalet dışında başka kavramlar da önümüzdeki süreç içinde gündemimizde olacak. Onları da 2019'a kadar belli bir aşama içinde götüreceğiz" bilgisini aktardı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Erdoğan ve ekibi savunmada. Biz ise hakkı ve hukuku savunuyoruz. Erdoğan kendi çıkarlarının peşinde biz ise ülkenin insanının çıkarlarının peşindeyiz. Aramızda dünya kadar fark var. Biz sadece eleştiri yapmıyoruz artık, neyin nasıl düzelmesi gerektiğini de ifade ediyoruz. Bu bağlamda bizim çözümlerimizin geniş kitlelere ulaştığını görünce onlar rahatsızlık duyuyorlar, CHP'yi eleştiriyorlar, bizi ve beni eleştiriyorlar. Hatta ben espri olarak da söylemiştim. 'Kılıçdaroğlu hastalığı nüksetti' diye. Gerçekten öyle. Adımı duyunca, soyadımı duyunca dayanamıyor. Kendisini kontrol edemiyor. Ben kendisine şunu söylemek isterim: Lütfen kendisini kontrol etsin."
Milliyet

Dünya 
İsrail-Filistin Çözümü İçin Damat Diplomasisi 
ABD Başkanı Trump'ın damadı Jared Kushner (36), İsrail-Filistin barışı için mayıs ayından beri üçüncü Ortadoğu turuna çıktı. Kushner, hafta başından bu yana altı ülkeye giderek temaslarda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinde kendisine yöneltilen yoğun eleştirilerle mücadele ederken, Beyaz Saray Danışmanı olarak görev yapan damadı Jared Kushner, bu hafta Ortadoğu'da Filistin-İsrail sorununun çözümü için temaslarda bulundu. Kushner, Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün'deki temaslarının ardından önceki gün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile görüştü. Jared Kushner'e Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Dina Powell eşlik etti. Kushner'in temaslarıyla ilgili ABD basınında çeşitli analizler yapıldı. Buna göre Kushner'in yürüttüğü yeni barış planının başarıya ulaşmasının önündeki temel sorunlar şunlar: İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilgili yolsuzluk suçlamasının Netanyahu'nun Filistin'le barış için adım atmasını zorlaştırması. İsrailli aşırı sağcı grupların desteğine ihtiyaç duyan Netanyahu, sol kesime yönelik ağır ifadeler kullanıyor. İsrail Başbakanı, son olarak bir konuşmasında Filistin-İsrail arasında 1993'te yapılan Oslo Anlaşması'nı hedef aldı. Netanyahu'nun Filistin'le bir anlaşma durumunda destek alması gereken sol kesimle arasını giderek açması ABD'nin planını zora sokuyor. Filistin tarafı ise Kushner'in girişimine şüpheyle yaklaşıyor. Kushner'in haziran ayındaki ziyaretinden sonra üst düzey bir Filistin yöneticisi, Londra merkezli El Hayat gazetesine yaptığı açıklamada Kushner ve yanındaki heyet için "Adil arabulucular gibi değil Netanyahu'nun danışmanları gibi konuşuyorlar" demişti. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın anlaşma konusundaki en önemli çekincesi Kushner'in 'iki devletli çözüm' vurgusu yapmaktan kaçınması. Abbas'ın yardımcılarından Ahmed Majdalani, görüşme öncesi "Eğer ABD heyeti sorularımıza bu kez cevap vermezse, kendi seçeneklerimize bakacağız çünkü statüko bizim çıkarımıza değil" dedi. Abbas'ın başdanışmanlarından Muhammed Shtayyeh ise "Nereye gittiğimizi, oyunun sonunda ne olacağını bilmiyorsak, çölde haritasız kaldık demektir. Bunu daha önce gördük. Bunun olduğunu tekrar görmeyeceğiz" diye konuştu.
Hürriyet

Tayland Polisi Eski Başbakanın Peşinde 
İktidarı döneminde vergi gelirlerini israf etmekle suçlanan eski Tayland Başbakanı Yingluck Şinavatra, sağlık durumunu bahane ederek yurt dışına kaçtı. Polis Yingluck hakkında tutuklama emri çıkarttı. Tayland'ın eski Başbakanı Yingluck Şinavatra, iktidarı döneminde devletin pirinç üreticilerini destek programını denetlemeyi ihmal etmekle suçlandığı davada kararın açıklanacağı gün yurtdışına kaçtı. Yerel kaynaklar, Yingluck'un ülkeden ayrılma kararını aniden verdiğini belirtirken, avukatları, eski Başbakan'ın hasta olduğu için duruşmaya katılamadığını açıkladı. Yüksek Mahkeme, önceden herhangi bir mazeret göstermeden mahkemeye gelmemesi nedeniyle Yingluck hakkında tutuklama emri çıkarıldığını ve duruşmanın 27 Eylül'e ertelendiğini açıkladı. Eski Başbakan'ın suçlu bulunması halinde 10 yıla kadar hapse mahkum edilebileceği belirtiliyordu. Yingluck Şinavatra, 22 Mayıs 2014'te askeri darbeyle görevinden alınarak 5 yıl siyasetten men edilmişti. Eski Başbakan'ın partisi, iktidarda olduğu 2011 yılında pirinç üreticileri için destek programı başlatmıştı. Önce üreticiden büyük övgü alan program, zaman içinde milyarlarca dolarlık zarara neden olmuştu. Programdaki yolsuzluğun farkında olmasına karşın önlemek için hiçbir şey yapmamakla suçlanan Yingluck, hakkındaki iddiaları reddetmişti. Yingluck'u, 2006'da kendisi gibi darbeyle devrilen sürgündeki ağabeyi eski Başbakan Taksin Şinavatra'nın kuklası olmakla suçlayan halk, Taksin'in ülkeye dönebilmesine imkan tanıyan tasarının, 2013'te parlamentonun alt kanadı tarafından kabul edilmesinin ardından ayaklanmıştı. Büyük çaplı protestoların ardından 9 Aralık 2013'te parlamentoyu fesheden Yingluck, 2 Şubat 2014'te erken seçim kararı almıştı. Ancak 7 ay süren siyasi tıkanıklığın ve 28 kişinin öldüğü protestoların ardından ordu 22 Mayıs 2014'te yönetime el koymuştu.
Vatan

FARC'ın Siyasete Girmelerine Devlet Yardım Edecek 
Kolombiya'da hükümet, silah bırakarak meşru hayata geçen ve siyasi parti kurmaya hazırlanan 'Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'ni (FARC) 2026 yılına kadar mali olarak destekleyeceğini açıkladı. Maliye Bakan Yardımcısı Andres Escobar Arango, Anayasa Mahkemesi'nde, FARC'ın siyasi hayata katılım sürecinde harcanacak rakamlara ilişkin bilgi verdi. Örgütün kuracağı siyasi partinin yanı sıra, Kongre ve Temsilciler Meclisi'nde elde edeceği beşer üyeliğin de 2026'ya kadar ekonomik olarak destekleneceğini duyuran Arango, 80 milyon ABD dolarını bulacak bu desteğin, ABD'den alınacak iki savaş helikopterinin maliyetine eşit olduğu yönünde karşılaştırma yaptı. Arango, örgütün siyasi hayata katılım sürecinde kurulacak politik düşünce kuruluşunun da mali destekten pay alacağını ve gelecek sene toplam miktarın 13 milyon dolarının harcanmasının öngörüldüğünü ifade etti. Kolombiya'da hükümetle yaptığı barış anlaşmasıyla silahlarının tamamını teslim eden FARC, siyasi hayata geçeceği partinin kuruluş kongresini 27 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde gerçekleştirecek.
Vatan

Yemen'de Çocuklar Öldü: Katliam Gibi Saldırı 
Yemen'de hükümete destek veren Suudi uçakları, sivillerin yaşadığı evleri bombaladı. Enkaz altından çıkarılan çocukların fotoğraşarı dünyayı ayağa kaldırdı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin, Yemen'in başkenti Sanaa'da düzenlediği hava saldırısı sonucu 6'sı çocuk olmak üzere en az 14 kişi hayatını kaybetti. Uçaklar tarafından bombalanan evlerin altından çıkarılan parçalanmış çocuk cesetleri, tüm dünyada büyük tepkiye neden oldu. Hava saldırısında aynı aileden 8 kişinin öldüğü ve bunların arasında ailenin 1 yaşındaki bebeğinin de bulunduğu öğrenildi. Yerel kaynakların verdiği bilgiye göre, koalisyon uçakları Sanaa'nın Fec Atan bölgesindeki dört ayrı noktayı hedef aldı. Koalisyon Husilere ait olduğu ifade edilen bazı noktalara saldırı düzenlendiğini bildirirken, Husilerin "El-Mesira" televizyon kanalı, hava saldırısının birinde sivillere ait iki evin hedef alındığını ve enkaz altında sivillerin olduğunu açıkladı. Öte yandan Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon uçaklarının, Çarşamba günü bir oteli vurmasının yankıları da devam ediyor. Birleşmiş Milletler (BM), Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin bir otele düzenlediği ve son belirlemelere göre 41 sivilin öldüğü hava saldırısı hakkında soruşturma açılması çağrısında bulundu. BM Cenevre Ofisi'nde düzenlenen basın toplantısında, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Liz Throssell, "Yetkililere, yaşanan bu olayla ilgili güvenilir, tarafsız ve kapsamlı bir soruşturma açma çağrısında bulunuyoruz" diye konuştu. Yemen'de çatışmaların başladığı Mart 2015'ten bu yana 5 bin 110 sivilin öldürüldüğünü belirten Throssell, 8 bin 719 sivilin de yaralandığı açıkladı. Throssell ayrıca ülkede can kaybının daha da fazla olduğunu tahmin ettiklerini bildirdi. Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de İran destekli Husiler ile Salih yanlıları, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sanaa ve kuzey bölgelerinin denetimini elinde tutuyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten beri Yemen hükümetine destek veriyor. BM'nin geçtiğimiz hafta hazırladığı "Çocuklar ve Silahlı Çatışmalar" ile ilgili taslak raporunda da, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, 680'den fazla çocuğun ölümü ve yaralanmasına neden olmakla suçlanmıştı. Yemen'de koalisyon güçlerince düzenlenen hava saldırılarında en az 349 çocuğun öldüğü, 333'ünün ise yaralandığı belirtilen taslak raporda, hastanelere ve okullara yönelik saldırıların dörtte üçünün yine koalisyon güçlerince gerçekleştirildiği ifade edildi.
Milliyet

Brüksel Ve Londra'da Bıçaklı Saldırı Dehşeti 
Brüksel ve Londra'da düzenlenen bıçaklı saldırılarda 2 asker ile 2 polis yaralandı. Belçika'nın başkenti Brüksel'de sokaklarda devriye gezen iki askere dün bir şahıs tarafından bıçaklı saldırı gerçekleştirildi. 2 asker hafif yaralanırken, saldırgan ise vuruldu. Allahu Ekber diyerek saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen saldırgan kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Saldırganın 30'lu yaşlarda Somali uyruklu olduğu duyuruldu. İngiltere'nin Londra'daki Buckingham Sarayı önünde ise, bir kişi polislere bıçakla saldırdı. 2 polis hafif yaralanırken, saldırgan ise tutuklandı.
Milliyet

Ekonomi 

Dolar: 3,4341-3,4437           
Euro: Euro 4,0950-4,1112
Sterlin: 4,4278-4,4428
Gram Altın: 142,5456-142,9839

Adnan Bali: Bankaların Kârı, Türkiye'nin Kârı 
Bankacılık sektörü yılın ilk yarısında yakaladığı yüksek kârlılık nedeniyle eleştirilerin odağında. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Türkiye'nin büyümesi için kredi gerektiğine bu kredinin ise özkaynaklarla verilebildiğine dikkat çekerek, "Özkaynakları arttırmak için kâr etmek lazım. Bizim kârımız, Türkiye'nin kârınadır" diye konuştu. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, eleştiri oklarının hedefi olan bankaların kârlılıklarıyla ilgili, "Biz kâr ediyorken birini zarar ettiriyor değiliz. Bizim kârımız Türkiye'nin kârıdır" diye konuştu. Bali, bankanın 93'üncü kuruluş yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Ekonomik büyüme için kredi lazım, kredi için özkaynak lazım, özkaynaklar için de bankaların kâr etmesi lazım. Kârları buharlaştırıyorsanız, oraya buraya transfer ediyorsanız, eleştirileri anlarım o zaman" dedi. Ekonominin sıfır toplamlı bir oyun olmadığını ve bir tarafın kârının diğerinin zararı anlamına gelmediğini vurgulayan Bali, şöyle devam etti: "Tasarruf sahibinin fon fazlalarını alır değerlendirirsiniz, ona değer yaratırsınız. İş Bankası'nın bugün 40 milyar TL özkaynağı var, bunu devlet tahvilinin sunduğu getiriyle değerlendirirseniz zaten 4 milyar TL'nin üzerinde bir gelir elde edersiniz. 1.371 şube, bu kadar teknoloji yatırımı, 25 bin kişilik istihdamla riskler barındıran bir işi doğru risk yönetim teknikleri ile yapıyorsunuz. Sektörde yüzde 14-15 civarında bir özkaynak kârlılığı çok makul ve bugünkü tabloda, özellikle bankacılık sisteminin fonksiyonu açısından kritik. Çünkü biz yüzde 15'lik sermaye yeterlilik rasyosunu koruyacaksak, bunu korumamız bize yeni kredi verme imkânları sağlayacaksa yüzde 15 civarında bir özkaynak kârlılığını da korumamız gerekiyor. Hâlbuki biz kârları buharlaştırmıyoruz. İş Bankası olarak alıyoruz, özkaynağımızın üzerine ilave ediyoruz. Yeni kredi imkânı olarak kullandırmak üzere özkaynağımızı güçlendiriyoruz. Özellikle kurumumuz için çok güvenle söyleyebilirim ki bizim kârımız Türkiye'nin kârıdır, bizim kârımız Türkiye'nin kârınadır. Aynı anlayışta çalışmaya devam edeceğiz." Bankacılık sisteminin geçirdiği büyük dönüşümün önemli olduğuna dikkat çeken Bali, 2001 krizinden önce krediler toplam aktişerin sadece yüzde 30'unu oluştururken krizde bu oranın yüzde 20'li seviyelere gerilediğini, bugün ise yüzde 60'larda olduğunu söyledi. Bali, şöyle konuştu: "Aradan geçen sürede biz asıl işimize döndük, asıl fonksiyonlarımızı yerine getirir olduk. Yüzde 30-35 civarında reel getiriyi açık pozisyonla elde ediyorsanız, sizin ne sermaye yeterlilik sorununuz olur ne de kredi verme gibi bir kaygınız olur. Krediyi veriyordunuz devlete, en risksiz olana, en yüksek getiriyle. O yıllarda yapılan işin bankacılıkla alakası yoktu. 2001 krizi bu açıdan hayırlı bir krizmiş. Bize bir sürü şey öğretti. Hem uluslararası standartlar hem yerel standartlar hem de yönetim kalitesi çok iyi gelişti."
Hürriyet

Dolar, Yılın En Düşüğünde 
Jackson Hole toplantısında Amerikan Merkez Bankası (Fed) Başkanı Janet Yellen, para politikasıyla ilgili tek bir kelime etmeyince dolar tüm dünyada hızla değer kaybetti. Dolar, 3.4399 liraya gerileyerek bu yılın en düşük seviyesini gördü. Dün güne 3.48 lira seviyelerinde başlayan dolarda bankalararası piyasada son işlemler 3.4598 liradan yapıldı. Dolara karşı Euro ve Japon Yeni de değer kazandı, Avrupa Merkez Bankası Başkanı (ECB) Mario Draghi'nin konuşmasının ardından Euro/dolar paritesi 1.1941 ile 32 ayın zirvesini gördü. Fed Başkanı Yellen, ABD'nin küresel finansal kriz sonrasında yürürlüğe koyduğu bankacılık sektörü düzenlemelerini savunarak, bundan sonra yasalarda yapılacak değişikliklerin son derece sınırlı olması gerektiğini söyledi. Yellen merkez bankasının Jackson Hole'daki konferansında yaptığı konuşmada para politikası hakkında bir değerlendirmede bulunmadı. Yellen, "Araştırmaların tamamına bakıldığında yürürlüğe geçirdiğimiz reformların temelde kredi erişimini ya da ekonomik büyümeyi sınırlamadan sektörün dayanıklılığını belirgin seviyede artırdığı görülmektedir" dedi. Draghi de, Jackson Hole toplantısındaki konuşmasında Yellen gibi para politikasına yer vermedi. Piyasalar Draghi'nin konuşmasını Euro'nun seviyesinden memnun olduğu şeklinde yorumlayarak doların Euro karşısında değer kaybını hızlandırdı. Draghi'nin konuşması sırasında Euro/dolar paritesi 1.20'ye yaklaşarak 32 ayın zirvesine çıktı. Draghi, "Küresel ekonomik toparlanma sağlamlaşıyor. Korumacı politikalara dönüş ciddi risk oluşturuyor. Avrupa'daki toparlanma ABD'ye göre daha erken dönemde" diye konuştu.
Hürriyet

Afette Değer Kaybına Ödeme Yok 
Kazaya karışan aracın, kazadan önceki ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki ikinci el piyasa değeri farklı oluyor. Arada oluşan bu farka 'araç değer kaybı' deniyor. Kaza sonucu araç en iyi ve orijinal parçayla tamir edilse bile ikinci el değerindeki düşüşün önüne geçilemiyor. Ancak bu düşüşten kaynaklanan zarar tazmin edilebiliyor. Araç değer kaybı, kazaya karışan araç sahibinin sigortasından talep ediliyor. Araç vurup kaçtıysa 'kasko' da alternatif olabiliyor. Fakat doğal afet durumlarında değer kaybı ödenmiyor. Son günlerde yaşanan sel ve dolu nedeniyle sıkça sorulan ve merak edilen bu konunun ayrıntılarını Amerikalı brokerlik firması Marsh'ın CEO (İcra Başkanı) Hakan Kayganacı açıkladı. Hakan Kayganacı "Kasko poliçelerinde dolu teminatı olduğu sürece dolu hasarlarında sadece maddi hasarlar ödeniyor. Dolu teminatı normalde bir ek teminat ve isteğe bağlı oluyor. Müşterilere dolu teminatını da içeren paket bir poliçe yapıyoruz. Son dolu olayında sadece maddi hasarlar yani aracın tamiratı karşılanıyor. Bu doludan dolayı tamirat sonrası değer kaybı karşılanmıyor" dedi.
Posta

Abonelik Dijitalleşiyor 
Elektronik haberleşmede abonelik sözleşmelerinin dijital ortamda yapılmasını sağlayacak düzenlemede sona gelindi. Açıklama Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan'dan geldi. Arslan, "Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle vatandaş, aboneliğini, işletmeci ofis veya bayilerinde tablet, bilgisayar ekranı gibi araçlarla elektronik ortamda gerçekleştirecek" dedi. Ahmet Arslan şöyle devam etti: "Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından, abonelerin işlemlerini çok daha kısa sürede ve daha güvenli bir şekilde yapmalarına imkan verilecek. Sözleşme şartları hakkında abonelerin farkındalığı artacak. Bu düzenleme sayesinde gereksiz kağıt israfı önlenecek ve milli gelir üzerindeki yük azaltılacak." Mobil hat sorgulama, borç ve alacak bilgilerinin sorgulanması gibi işlemlerin e-Devlet üzerinden verildiğini belirten Ahmet Arslan, "Böylelikle bürokratik işlemler kaldırılarak, vatandaşımıza kolaylık sağlandı. Kamu kuruluşları tarafından verilen tüm hizmetler elektronik ortamda vatandaştan belge istemeksizin kendi içinde sorgulama ve doğrulama yoluyla yapılacak" dedi.
Posta 


Turizmde 13 Yılın Rekoru 
Türkiye'ye gelen turist sayısı Temmuz'da yüzde 46.4 artışla 5 milyonu geçti. Rus turistlerin sayısı yüzde 1.648 oranında artış gösterdi. 7 ayda gelen toplam turist sayısı 17.3 milyon oldu. Turizm sektöründe yüzler gülüyor. Yabancı turist sayısı, turizm sektöründe yeniden eskiye dönüş sinyalleri verdi. Temmuz ayında Türkiye'ye giren yabancıların sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 46.4 artış göstererek 5 milyon 75 bin oldu. Böylelikle yıllık olarak Mayıs 2004'ten bu yana en yüksek artış kaydedildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yayınladığı verilere göre, bu yılın Ocak-Temmuz ayları arasında Türkiye'ye 17 milyon 325 bin 410 yabancı ziyaretçi geldi. Bu dönemde gelen yabancı ziyaretçilerin sayısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21.94 artış yaşandı. Temmuz ayında Türkiye'ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler arasında 835 bin 525 kişiyle Rusya birinci sırada yer aldı. Rusya'dan gelen turist sayısı baz etkisiyle yüzde 1.648 oranında artış gösterdi. Rusya'yı 680 bin 616 kişiyle Almanya, 277 bin 955 kişiyle İngiltere takip etti. Yılın ilk 7 ayında Türkiye'ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında 2 milyon 527 bin 628 kişiyle Rusya birinci oldu. Rusya'yı 1 milyon 927 bin 360 kişiyle Almanya, 1 milyon 338 bin 295 kişiyle de Gürcistan izledi.
Vatan

Parite İhracata Yaradı 
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi: Euro/dolar paritesindeki yukarı yönlü gidiş, ihracatının yaklaşık yüzde 50'sini AB'ye yapan Türkiye'yi olumlu etkiliyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, döviz kurlarındaki hareketliliğin dış ticaret üzerine olan etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Euro ve dolar kullanım oranının Türkiye'nin ihracatında yüzde 86, ithalatında ise yüzde 89 seviyesinde olduğuna dikkati çeken Büyükekşi, son dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin çabalarıyla dış ticarette Türk Lirası kullanım oranının yükselişe geçerek yüzde 10 seviyelerini gördüğünü vurguladı. Büyükekşi, şunları söyledi: "Türkiye, ihracatının yüzde 48'ini, ithalatının ise yüzde 35'ini Avrupa Birliği ülkeleriyle gerçekleştirmesinden dolayı ihracat işlemlerinin yüzde 47.5'inde, ithalat işlemlerinin yüzde 33'ünde euro kullanılıyor. Euroyla yapılan ihracat, beyannameler açıldığı günler temel alınarak dolar kuruna çevrilerek hesaplanıyor, euro/dolar paritesindeki artış ihracat rakamlarına olumlu, düşüş ise olumsuz yansıyabiliyor" ifadelerini kullandı. BU yıl Temmuz'da açıklanan ihracat rakamlarında da benzer bir durumun olduğunu anlatan Mehmet Büyükekşi, "Bu yılki Temmuz ayına ilişkin ihracat rakamları 2016'nın aynı ayındaki euro/dolar paritesi üzerinden hesaplanmış olsaydı ihracatımız 107 milyon dolar daha az olacaktı. Bu yıl euro/ dolar paritesindeki artış, euroyla gerçekleştirdiğimiz ihracatın dolar karşılığının artmasına yol açtı" değerlendirmesinde bulundu. Büyükekşi, doların tüm ülkeler tarafından dış ticarette kullanılan temel para birimi özelliğine sahip olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin ABD'nin yanı sıra Çin, Hindistan ve Ortadoğu ülkeleri gibi partnerlerle yaptığı ticarette en çok doların kullanıldığını anlattı.
Vatan

'Fındıkta Üreticiyi Mağdur Etmeyeceğiz' 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, fındık fiyatlarına ilişkin "Fiyatımızı açıkladık ama dün borsanın 8,5 lira fiyat açıkladığını duyar duymaz olaya el koyduk ve şu anda da soruşturma halinde. Hiç anlamsız, hiçbir dayanağı olmayan bir fiyat açıklaması. Normal fiyat seyrinde devam ediyor. Biz alımlarımıza devam ediyoruz. Üreticiyi mağdur etmeyeceğiz" dedi. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen "Tarım sektörü değerlendirme toplantısı" katıldı. Ziyarette bir fındıkla ilgili bir soru üzerine Fakıbaba, fındık fiyatlarını saati saatine takip ettiklerini söyledi. Fındıkta 2016 yılında 420 bin ton rekolte olduğunu belirten Fakıbaba, şu değerlendirmeyi yaptı: "Doğrudur, yükselme vardır rekoltede ama böyle 7-8 liraya kadar düşecek bir fiyatın olmaması gerekirdi. Bu bağlamda biz geçen sene vermiş olduğumuz leon fındıkta 10 lira, Giresun'da 10,5 lirayı verdik, çiftçilerimizin mağdur duruma düşmemesi için. Çünkü dünya rekoltesi 900 bin ton. Biz de artarken dünyada artmadı olayı takip ediyoruz. O zaman belirleyici ihraç edici ülke kimdir, Türkiye'dir. Türkiye'nin bunun hakkını vermesi gerekirdi. Onun için fiyatımızı açıkladık ama dün borsanın 8,5 lira fiyat açıkladığını duyar duymaz olaya el koyduk ve şu anda da soruşturma halindedir. Hiç anlamsız hiçbir dayanağı olmayan şekilde bir fiyat açıklaması. Normal fiyat seyrinde devam ediyor. Biz alımlarımıza devam ediyoruz. Üreticiyi mağdur etmeyeceğiz. Üretici de mutlu olacaktır, alan da mutlu olacaktır. Biz demiyoruz ki alan mutsuz olsun. Her iki tarafın da kazandığı ama üreticinin mağdur edilmediği, tekelleştirilmeyen bir ortamı kurmak Tarım Bakanlığı olarak bizim görevimizdi. Biz de bunu yaptık diye düşünüyorum."
Milliyet

Güven Artıyor... 
Hizmet sektörü güven endeksi ağustosta yüzde 1.6, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1.1, inşaat sektörü güven endeksi ise yüzde 3.3 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayına ilişkin sektörel güven endekslerini yayımladı. Buna göre, mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi temmuzda 103.7 iken ağustosta yüzde 1.6 artarak 105.4'e yükseldi. Hizmet sektörü güven endeksindeki bu artış, son üç aylık dönemde iş durumunun iyileştiğini, hizmetlere olan talebin arttığını değerlendiren girişim yöneticisi sayısının artmasından kaynaklandı. Mevsim etkilerinden arındırılmış perakende ticaret sektörü güven endeksi, ağustosta yüzde 1.1 yükselerek 108.5 değerine çıktı. Perakende ticaret sektörü güven endeksindeki bu yükseliş, son 3 aylık dönemde iş hacmi-satışların arttığını ve mevcut mal stok seviyesinin mevsim normallerinin altında olduğunu değerlendiren girişim yöneticisi sayısının artmasından kaynaklandı. Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi temmuzda 85.5 iken, bu ay yüzde 3.3 artarak, 88.3 değerine yükseldi. İnşaat sektörü güven endeksindeki bu artış, alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyini mevsim normalinin üzerinde değerlendiren ve gelecek 3 aylık dönemde toplam çalışan sayısında artış bekleyen girişim yöneticisi sayısının artmasından kaynaklandı.
Milliyet
Spor 
Emre & Arda Milli Takım'da 
2018 FIFA Dünya Kupası Elemeleri I Grubu'nda; 2 Eylül'de Ukrayna, 5 Eylül'de de Hırvatistan ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımımız'ın aday kadrosu açıklandı. Yeni teknik direktör Mircea Lucescu, takım uçağında gazeteci Bilal Meşe'ye saldıran, daha sonra milli takımı bıraktığını açıklayan Barcelonalı Arda Turan'ı da davet etti. Rumen çalıştırıcı ayrıca Başakşehir'in 36 yaşındaki tecrübeli futbolcusu Emre Belözoğlu'nu da 3 yıl sonra aday kadroya aldı. Emre en son 9 Eylül 2014'te İzlanya karşısında milli formayı forma giymişti. Herhangi bir sakatlığı bulunmayan Beşiktaşlı Oğuzhan Özyakup'un davet edilmemesi ise sürpriz olarak yorumlandı. Şener, Mehmet, İsmail, Ozan (Fenerbahçe), Serdar, Selçuk, Tolga (Galatasaray), Yusuf Yazıcı, Okay, Burak (Trabzonspor), Ömer, Emre, Nuri (B.Dortmund), Caner, Cenk (Beşiktaş), Volkan, Emre (Başakşehir), Cengiz (Roma), Arda (Barcelona), Hakan (Milan), Yunus (Wolfsburg), Enes (Villarreal), Kaan (F.Düsseldorf), Çağlar (Freiburg), Cenk (Malaga), Harun (Bursaspor).
Posta

Acil Eylem Planı 
Zayıf Makedon ekibi Vardar'a elenip Avrupa'ya veda eden Fener'de transfer için harekete geçildi. Taraftar tepkisini dindirmek için Emre Mor ve Gomez alınacak. Fenerbahçe taraftarının Vardar maçı sonrası "Yönetim istifa" sesleri, maç sırasında birçok futbolcunun ıslıklanması üzerine transfer için harekete geçildi. Taraftarın tepkisini dindirmek için Emre Mor listenin başına konuldu. Türkiye'ye gelmeye sıcak bakmayan Emre için bütün şartlar zorlanacak. Başkan Aziz Yıldırım'ın yönetici arkadaşlarına, "Ne yapıyorsanız yapın Emre'yi ikna edin" dediği öğrenildi. Yöneticiler de hemen harekete geçti ve Emre ile görüşme ayarlandı. Teknik direktör Aykut Kocaman'ın stopere ısrarla istediği Gustavo Gomez için bir kez daha Milano'ya gidilmesi kararlaştırıldı. Fenerbahçe, Paraguaylı futbolcuyu kiralamak istiyordu. Ancak Milan futbolcuyu bonservisiyle göndermek istiyor. Bu futbolcunun bir an önce takıma dahil edilmesi için Milan ile bonservis pazarlığı yapılması kararlaştırıldı. Gomez'in büyük ihtimalle hafta içinde Türkiye'ye gelip imza atması bekleniyor. Başkan Aziz Yıldırım teknik heyete kalede de sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi. Yıldırım'ın bu hafta içinde kaleci Volkan Demirel ile görüşmesi bekleniyor. Yıldırım'n görüşmede Volkan'a, "Senin ne kadar iyi bir Fenerbahçeli olduğunu biliyorum. Yeniden eski formuna dönmen için ne gerekiyorsa yap. Gerekirse biz de yardımcı olalım. Kameni ile birlikte bu takımın kalesinde bundan sonraki maçlarda sorun istemiyorum" diyeceği öğrenildi.
Posta

Kupa 2'de Rakipler Belli Oldu 
Devler Ligi'nin kıyısından dönen Başakşehir'in rakipleri Braga, Ludogorets ve Hoffenheim oldu. Konyaspor ise Marsilya, Vitoria ve Salzburg'la eşleşti. G.Saray'ın 2. ön elemede, F.Bahçe'nin play-off'ta veda ettiği UEFA Avrupa Ligi'nde gruplarda mücadele edecek olan temsilcilerimiz Medipol Başakşehir ve Atiker Konyaspor'un rakipleri belli oldu. Avrupa'nın kulüpler düzeyinden en önemli 2. organizasyonu olan Avrupa Ligi'nin dün Monaco'da yapılan kura çekiminde C Grubu'nda yer alan Başakşehir, Portekiz'den Braga, Bulgaristan'dan Ludogorets ve Almanya'dan Hoffenheim ile eşleşti. I Grubu'nda mücadele edecek diğer temsilcimiz Atiker Konyaspor'un rakipleri ise Avusturya'dan Salzburg, Fransa'dan Marsilya ve Portekiz'den Vitoria oldu. Elemelerde G.Saray'a şok bir darbe vuran Östersunds J Grubu'nda Athletic Bilbao, Hertha Berlin ve Zorya Luhansk ile eşleşti. F.Bahçe'nin kâbusu Vardar ise Zenit, Real Sociedad ve Rosenborg'la birlikte L Grubu'nda yer aldı.
Vatan

Ciğerpare! 
Sarı-kırmızılı ekip, Turk Telekom Stadı'nda muthiş bir seyirci desteğini arkasına alırken goze hoş gelen, iştahlı, coşkulu futbolunu devam ettirdi. Cim - Bom, Tolga Ciğerci ile rakibinin kilidini açtı, sezona muthiş giren Tolga ikinci yarıda farkı ikiye çıkardı. Gomis'in penaltı golu sonucu belirledi. Aslan 3'te 3 yaparak liderliğini pekiştirdi. kazandı ve şampiyonluk için niyetini belli etti. Cim-Bom 2 gol atan Tolga Ciğerci'nin yıldızlaştığı maçta kilidi açmakta zorlansa da müthiş mücadelesi ve hırsıyla rakibi yıldırdı. Diğer maçlara göre vitesi düşüren Aslan, bu kez sonradan açıldı ve farka gitti. Gecenin finalinde ise Gomis penaltıda sahneye çıkıp tribünleri coşturdu. 11'de Rodrigues'in kaleciden dönen şutunu Tolga boş pozisyonda ağlara gönderemedi. 36'da Rodrigues'in sert şutunda Alvarez sağına iyi uzandı. 41'de kazanılan kornerde Cim-Bom golü buldu. Belhanda'nın ortasında Serdar kafayla içeri yolladı. Gomis ise akıl dolu bir kafa pasıyla boştaki Tolga'yı gördü. Milli futbolcu bekletmeden topa vurup ağları havalandırdı. 55'te Belhanda'nın ortasında Gomis kafayla topu ağlara gönderdi ama ofsayt gerekçesiyle sayılmadı. 59'da Belhanda ile gole yaklaştı Cim-Bom ama Faslı kaleyi tutturamadı. 71'de Belhanda ile gelişen atakta topu alan Linnes içeri yönelip topu çıkardı. Pozisyonu takip eden Tolga Ciğerci'nin ayak içi plasesinde savunmaya da çarpan top ağlara gitti. 83'te Sivaslı futbolcu eliyle oynayınca hakem penaltıyı verdi. Gomis skoru ilan etti.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme