28 Ağustos 2017 Pazartesi

28.08.2017 Genel Gündem



28.08.2017

GÜNDEM

'Fazladan' 30 General 
2 Ağustos'ta yapılan Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısından hemen önce, 37 general ve amiralin emekliye sevk edilmesiyle ilgili liste hazırlandı. Bu listede yer alan isimlerin FETÖ bağlantılı olduğu iddiaları gündeme getirildi. Toplantıda, gerekçelerden biri olarak da ankesörlü telefonlarla görüşmeler yaptıkları ve yakınları arasında ByLock kullanıcısı olduğu iddiaları paylaşıldı. Toplantıda, sayının çokluğu üzerine tereddüt oluştu. 2016 YAŞ'ından sonra general düzeyinde bu kadar isim olmaması gerektiği konuşuldu. Listenin yeniden incelenmesi talimatı verildi. İlk incelemede, listede, uzun yıllardan beri tanınan, FETÖ ilişkisi bulunma olasılığı zor isimlerin yer aldığı görüldü. Bunun üzerine derinlemesine inceleme yapılmasına ve listeyi hazırlayan kişilerin de ayrıca araştırılmasına karar verildi. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığı'nca oluşturulan bir ekip, YAŞ öncesinde listedeki isimleri tek tek analiz etti. Günlerce süren değerlendirmelerin ardından, 30 isim ayıklandı ve 7 general ve amiralin emekliliğe sevk edilmesine karar verildi. Sürece Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın da dahil olduğu öğrenildi. Bu kişilerin kendi istekleriyle emekliliğe sevk edildiklerine ilişkin açıklama YAŞ toplantısından 20 gün sonra Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapıldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "02 Ağustos 2017 tarihinde icra edilen Yüksek Askeri Şura sonrası general ve amiral atamaları, 20 Ağustos 2017 tarihli Resmi Gazete' de yayımlanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görevli yedi general ve amiralimiz, atama çalışmalarından önce kendi istek ve iradeleriyle emeklilik talebinde bulunmuşlardır. Yapılan değerlendirme sonucunda Bakanlığımızca emeklilik başvuruları 18 Ağustos 2017 tarihinde onaylanmıştır. Söz konusu personelin emeklilik işlemlerinin, 20 Ağustos 2017 tarihinde yayımlanan general/amiral atamalarıyla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır" ifadesi yer aldı. Açıklamada, emekli olanların isimleri ve emeklilik gerekçelerine yer verilmezken, bazı medya kuruluşlarında bu generallerin yakınlarında ByLock çıktığına ilişkin iddialar yer aldı. Listeye, FETÖ ile ilişkisi olmayan isimleri kimlerin koyduğu ise ayrı bir araştırma konusu yapıldı. Listeyi hazırlayan bazı isimlerin terfi ettirilmeyip, görev yerlerinin değiştirildiği öğrenildi.
Hürriyet

Erdoğan'ın Üçüncü Yılı 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, görevinde "üçüncü" yılını tamamladı. Bu süre içinde en önemli olay FETÖ'nin darbe girişiminin engellenmesi oldu. Erdoğan, anayasa değişikliği halk oylamasının ardından kurucusu olduğu Ak Parti'nin Genel Başkanlığı görevine ikinci kez seçildi ve partili ilk Cumhurbaşkanı oldu. Erdoğan, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören 2007'deki anayasa değişikliğinin ardından, Türkiye'nin doğrudan halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin de 12. Cumhurbaşkanı olarak 28 Ağustos 2014'te göreve başladı. 3 yıllık görev süresi boyunca birçok olay da yaşanırken en önemli gündem FETÖ'nün darbe girişiminin engellenmesi oldu. Darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'te bulunduğu otele de FETÖ'cü teröristler tarafından operasyon düzenlemişti. Erdoğan, otelden bir canlı yayına bağlanıp ayrıca gazetecilere açıklama yaparak, Türk halkını darbecilere karşı meydanlara davet etmişti. Erdoğan'ın çağrısıyla meydanlara inen ve darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasını sağlayan vatandaşlar, 10 Ağustos'a kadar meydanlarda, "demokrasi nöbeti" tuttu. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından siyasi partilere yönelik birlik ve beraberlik çağrısı yapan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kendisinin başkanlığında, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin katılımıyla bir toplantı düzenledi. Erdoğan, bu toplantının ardından darbeye karşı demokrasi nöbeti tutan vatandaşları da, "Demokrasi nöbetini taçlandırmak üzere" Yenikapı'da büyük mitinge davet etti. Erdoğan, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere gittiği şehirlerdeki şehit ailelerini eşi Emine Erdoğan ile ziyaret ederek, sıkıntılarını dinledi ve onlara hiçbir zaman yalnız olmadıklarını söyledi.
Milliyet

'Fetö'cü Değilim' Diyen Generalin Kripto Ağı Çözüldü 
FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin en önemli isimlerinden biri de, Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkan Yardımcılığı yapan Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'di. Darbeyi planladığı iddia edilen Yurtta Sulh Konseyi üyelerinden Adil Öksüz'le Ankara'daki villada darbe toplantılarına katıldığı öne sürülen Gökhan Şahin Sönmezateş'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz gecesi saldırı düzenleyen suikast timini oluşturduğu, başında yer alıp bizzat yönettiği iddia edildi. Ankara'da yakalandıktan sonra Muğla'ya getirilip tutuklanan Sönmezateş polis, savcılık ve yargılandığı Marmaris suikast girişimi ile Genelkurmay çatı davalarında FETÖ üyeliği suçlamalarını örgüte ağır sözlerle yüklenip, reddetti. İfadesinde, Marmaris'e giden ekibin başında olduğunu itiraf eden Gökhan Şahin Sönmezateş, kendilerine verilen emrin, Cumhurbaşkanı'nı Marmaris'ten aldıktan sonra Ankara'ya güvenli bir şekilde getirmek olduğunu ileri sürdü. Darbe girişimine katıldığını kabul eden Sönmezateş, FETÖ üyeliği suçlaması için de, "Ben FETÖ'cü değilim. Bu elbise benim üzerimde durmaz. Gülenci değilim. Ben hiçbir tarikata üye değilim. Hiçbir imamın, hiçbir hocanın, kimsenin önünde diz çökmedim, el öpmedim bu benim karakterime uygun değil" dedi. Darbeci askerlerin para ilişkilerini soruşturan ve takip eden MASAK, FETÖ elbisesinin üzerinde durmayacağını söyleyen Gökhan Şahin Sönmezateş'in tüm kripto ilişkilerini ortaya çıkardı. Bunları da hazırladığı raporda tek tek sıraladı. Raporda, Gökhan Şahin Sönmezateş'in, Fetullah Gülen'in en önemli avukatlarından birisi ve halen yurt dışında firarda olan Nurullah Albayrak'la para ilişkisi deşifre edildi. Çok sayıda gayrimenkulu bulunduğu tespit edilen Sönmezateş'in, avukat Nurullah Albayrak'a 5 bin lira EFT yaptığı kaydedildi.
Vatan
DÜNYA 

Deaş Hızbullah İle Anlaştı, Çekiliyor 
Lübnan ordusunun ve Suriye ordusuyla Hizbullah'ın ikili operasyonuyla sıkışan Suriye'nin Batı Kalamun ve Lübnan'ın Ras Baalbek ve Arsal bölgelerindeki DEAŞ militanları harekâtın 9'uncu gününde ateşkes istedi. Hizbullah ile DEAŞ'ın vardığı ateşkes kapsamında Kalamun'daki DEAŞ üyelerinin Lübnan sınırından ayrılıp Suriye'nin doğusuna geçmesine izin verilecek. Ateşkese Suriye yönetimi de onay verdi. 19 Ağustos'ta başlayan DEAŞ'a yönelik ikili operasyonda Lübnan ordusu, Ras Baalbek bölgesinde hücum etmiş, Suriye güçleri ile Hizbullah ise Batı Kalamun'dan operasyona girişmişti. DEAŞ, Lübnan ordusundan da ateşkes istedi. Lübnan kuvvetleri de DEAŞ'ın kaçırdığı askerlerinin durumuyla ilgili bilgi almak üzere terör örgütüyle ateşkes yaptı. DEAŞ, 2014'te bir grup Lübnan askerini kaçırmış; askerlerin bir kısmı 2015'te esir takasıyla serbest kalmıştı. 9 askerin akıbeti ise bilinmiyordu. Akşam saatlerinde Lübnanlı yetkililerin söz konusu askerlere ait olduğu tahmin edilen bazı cesetlere ulaştığı haberi geldi. Lübnan Genel Güvenlik Müdürü Abbas İbrahim, 6 askerin cesetlerinin çıkarıldığını, 2 askerin daha gömülü olduğunun düşünüldüğünü açıkladı.
Hürriyet

Trump'a Gövde Gösterisi 
Ekonomik ve siyasi krizin yaşandığı Venezuela'da, ABD yönetiminin uyarı ve yaptırımlarına cevaben askeri tatbikat yapıldı. Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, başkent Caracas'ın doğusundaki Ulusal Muhafızlar tesisinde 200 bin asker ve 700 bin sivil olmak üzere toplam 900 bin kişinin katılımıyla önceki gün başlayan tatbikatın açılışını yaptı. Tatbikat ABD'nin tehditlerine ve içerideki muhaliflere karşı gövde gösterisi olarak değerlendiriliyor. Ağustos başlarında Venezuela'daki bazı askeri birliklerde kalkışmalar olmuş ancak büyümeden bastırılmıştı. ABD Başkanı Donald Trump ise Venezuela'daki duruma karşı 'askeri müdahale seçeneğinin' masada olduğunu söylemişti. Her ne kadar cuma günü Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı HR McMaster, Venezuela'ya yönelik 'yakın zamanda askeri bir eylemin beklenmediğini' söylese de aynı gün ABD'nin Venezuela'ya karşı yeni ekonomik yaptırım kararları alması Caracas hükümetinin tepkisini çekti. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, "Ekonomik savaş, baskılar ve şantaj yasadışıdır" derken ABD'yi kendilerine karşı 'emperyal bir saldırganlık yolu' izlemekle suçladı. Venezuela Dışişleri Bakanı Jorge Arreaza, ABD'nin Venezuela'da kriz çıkarmak istediğini söyleyerek, "Halkımızı ve demokrasimizi tüm imkanlarımızla savunacağız" dedi. Devlet televizyonundan yapılan açıklamada "ABD'nin saldırgan tehditlerine karşı, 18 ila 60 yaş arasındaki tüm Venezuelalılar, ülke savunmasına katkı vermeli" denildi. Televizyondan elleri silahlı sivillerin görüntüleri yayınlanmaya başladı. Eğitime katılanların içinde yaşlı kadınların da olduğu görüldü. Muhalefet liderlerinden Henrique Capriles ise Twitter'dan askeri eğitim seferberliğini 'pahalı bir komedi' olarak niteledi.
Hürriyet

Şerifin Affına Tepki Büyüyor 
ABD Başkanı Donald Trump'ın, hapis cezası alan şerif Joe Arpaio'yu aff etmesinin ardından Cumhuriyetçilerin tekpisi büyüdü. Cumhuriyetçi Parti üyesi Arizona Senatörü John McCain, af kararıyla ilgili "Hukukun üstünlüğüne saygıyı baltalıyor" dedi. Trump'ı "Kimse hukukun üstünde değildir" diye eleştiren McCain, hukukçuların da yasaları uygularken "kusursuz ve adil" olmalarının beklendiğini belirtti. Trump'ın af çıkarma yetkisine rağmen hukukun üstünlüğüne saygı göstermediğini söyleyen McCain, Şerif Arpaio'nun da, işlediği suçlara karşı herhangi bir pişmanlık beslemediğini iddia etti. Latin kökenli vatandaşlara karşı ırkçı ve şiddet içeren uygulamalarıyla kötü şöhret kazanan Joe Arpaio, 2011'deki bir davaya ilişkin "mahkemeye saygısızlık" suçundan geçen ay hüküm giymişti. Başkanlık seçimlerinde Trump'a destek veren ve kaçak göçmenlere karşı sert uygulamaları savunan Arpaio hakkında Trump, "Arizona'yı koruyan bir Amerikan vatanseveri" diyerek af kararı çıkartmıştı. Öte yandan ABD Temsilciler Meclisi'nin Cumhuriyetçi Parti sözcüsü Paul Ryan, Trump'ın af kararını yanlış bulduğunu belirterek, emniyet görevlilerinin herkesin hakkına saygı ve sorumluluk göstermesi gerektiğini bildirdi.
Milliyet

 'Teröristler Yüzlerce Vekili Öldürebilir' 
Geçen hafta Buckingham Sarayı önünde gerçekleşen kılıçlı saldırıyla bir kez daha alarma geçen İngiliz polisinin, geçtiğimiz aylarda, kamuoyundan gizli şekilde başkent Londra'da parlamentoya ev sahipliği yapan Westminster Sarayı'nda bir 'terör tatbikatı' düzenlediği ortaya çıktı. Yerel basında çıkan haberlere göre parlamentonun yıl başındaki tatil dönemi sırasında bir gece yarısı düzenlenen tatbikatta, terörist kılığına giren polis memurları, Westminster'a Thames Nehri üzerinden botlarla giriş yaptı. Tatbikat sonucunda, bina içerisinde hızlıca ilerleyerek Avam Kamarası'na ulaşan 'teröristlerin' 5 dakikadan kısa süre içerisinde, yüzlerce milletvekilini öldürme imkanı bulabileceği anlaşıldı. Vekillerin büyük bölümünün haberi olmadan gerçekleştirilen tatbikatın medyaya yansımasının ardından bir açıklama yapan Metropolitan Polis Teşkilatı, tatbikat sonucunda ortaya çıkarılan güvenlik boşluklarının tamamının kapatıldığını duyurdu. Yetkililer, şu anda Thames kıyısından parlamentoya olan tüm girişlerde silahlı görevlilerin beklediğini kaydetti. Yaklaşık 5 ay önce Halid Mesud adlı DEAŞ sempatizanı, Westminster Köprüsü'nde yayaları ezdikten sonra aracını parlamento bahçesinin duvarına çarpmış, ardından bahçedeki güvenlik görevlilerinden birisini bıçakla yaralamıştı.
Vatan

Dönene 2 Bin 500 Euro 
Fransa Göçmen ve Entegrasyon Bürosu (OFII), yıl sonuna kadar ülkelerine geri dönmeyi kabul eden göçmenlere 2 bin 500 Euro ödeme teklif etmeye başladı. İçişleri Bakanlığı, yakın zamana kadar bin Euro olan geri dönüş yardımını 2 bin 500 Euro'ya çıkartılacağını daha önce açıklamıştı. OFII yetkililerinin, İngiltere'ye geçmek isteyen göçmenlerin toplanma noktası olan Calais kentinde yeni teklifi mültecilere iletmeye başladığı belirtiliyor. Yetkililer, kötü yaşam şartları nedeniyle Calais'den her hafta yaklaşık 30 mültecinin ülkelerine dönmeyi kabul ettiklerini söylüyor. Fransa İçişleri'nin Temmuz ayında yayınladığı rapora göre 2016'da ülkeye sığınma başvurusunda bulunanların sayısı 85 bin 726'a ulaştı. Bu rakam bir önceki sene 80 bin civarındaydı.
Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,4341-3,4437                     
Euro: Euro 4,0950-4,1112
Sterlin: 4,4278-4,4428
Gram Altın: 142,5456-142,9839

Gıdaya Radikal Neşter 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, gıda enflasyonunu düşürmek amacıyla yapısal sorunlara yönelik çok önemli kararlar aldıklarını belirterek, "Ülkemizde yaklaşık 80 milyonu ilgilendiren gıda enflasyonunu düşürmek için aldığımız bu kararlar, ekim ayı gibi hayata geçmiş olacak" dedi. Şimşek, AA'ya yaptığı açıklamada, belli takvim aralığında geniş katılımla toplanan Gıda Komitesi'nin son derece verimli çalıştığını söyledi. Daha önce gıda fiyatlarındaki oynaklığı azaltmak için kısa vadeli tedbirleri uygulamaya koyduklarını hatırlatan Şimşek, "Şimdi gıda arzını artıracak yapısal tedbirleri uygulamaya koyacağız" ifadesini kullandı. Şimşek, toplantılarda temel gündem maddesinin yaş meyve - sebze tedarik zincirindeki yüksek fire oranlarını düşürmeye ve lojistik süreçlerin genel kalitesini artırmaya yönelik tedbirler olduğunu belirterek, "Ülkemizde yaş meyve - sebzede yüzde 25 - 30'lara varan fire oranları iç piyasada yıllık yaklaşık 100 milyar liraya ulaşan perakende ticaret hacmi düşünüldüğünde çok büyük maddi kayba işaret ediyor. Fire oranları çeşitli ürünlerde yüzde 50'lere ulaşabiliyor" dedi. Şimşek, şöyle devam etti: "Yaptığımız son Gıda Komitesi toplantısında nihai değerlendirme yapılarak karar alındı. Buna göre yaş meyve - sebze ürünleri hasat sonrasında uluslararası standartlara uygun tek ve çok kullanımlık ambalajlar kullanılarak paketlenecek. Paketlenen ürünler satış noktalarına frigorifik (soğutuculu) dorselerde taşınacak. Perakende satış noktalarında da soğutuculu reyonlarda sergilenecek. Bu uygulamalar zorunlu olacak. Söz konusu standartlar kısa sürede Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek. Geçiş sürecinin yönetilmesine ilişkin yol haritasını da belirledik. Gerekli görülen durumlarda intibakı kolaylaştırıcı teşvik ve destekler de gündeme gelebilecek." Yaş meyve - sebze tedarik zincirine yönelik bu kararların sektöre ilişkin çok önemli ve radikal bir yapısal dönüşüm hamlesi niteliği taşıdığını vurgulayan Şimşek, fire oranlarının azaltılması ile yaratılacak sadece 1 yıllık ilave ekonomik değerin bile çok büyük kazanımlara karşılık geldiğini söyledi. Şimşek, "Mevcut fire oranlarını yarı yarıya bile azaltabilirsek bunun ekonomimize katkısı yılda 15 - 20 milyar lira civarında olacak" dedi.
Milliyet

Dolarda Düşüş Devam Eder Mi? 
Geçtiğimiz haftanın neredeyse tamamında Jackson Hole'de yapılacak merkez bankaları başkanlarının toplantısı beklendi. ABD Merkez Başkanı (Fed) Janet Yellen ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi konuştu. İlginin sebebi; bu toplantıdan önümüzdeki dönemdeki para politikalarına dair ipuçları çıkar mı beklentisiydi. Geçtiğimiz hafta hem Yellen'in hem de Draghi'nin konuşacağı bu toplantıdan herhangi bir ipucu beklemediğimi yazmıştım. Nitekim her ikisi de önemli bir ipucu vermediler. Yellen neredeyse 10 yılı tamamlamış olan ekonomik krize nasıl gelindiğine, ne gibi önlemeler alındığına, ne gibi stres testleri yapıldığına ve bu tedbirler sonrasında ABD'nin nasıl "güvenli bir finansal sisteme" sahip olduğuna dair bir konuşma yaptı. Yellen; Fed'in ekonomik öncelikleri olan maksimum istihdam ve fiyat istikrarı konusunda önemli gelişmeler kaydedildiğini, istikrara yönelik riskleri azaltıcı düzenlemelerin yapıldığını ve daha güçlü bir finansal sektöre ulaşıldığını vurguladı. Yeni krizler çıkıp çıkmayacağının bilinemeyeceğini ancak son krizden çıkarılan derslerle bundan sonra meydana gelecek olanlara daha hazırlıklı olduğunu belirten Yellen, ne bilanço daraltma ne de olası faiz artışlarına dair herhangi bir şey söylemedi. Ha keza Draghi... Küresel kriz sonrasında ekonomilerde korumacılığın güçlenme eğilimi gösterdiği son dönemlerde "açıklığın" sağlanmasının ne denli önemli olduğunu vurgulayan bir konuşma yaptı. Her iki başkan da G-20 bünyesinde oluşturulmuş olan Finansal İstikrar Kurulu ve Basel Komitesi'nin önemine vurgu yaparak uluslararası bu kuruluşların öneminden dem vururken, her ikisi de piyasaların asıl duymak istediklerine dair hemen hemen hiç bir şey söylemediler. Olsun, piyasalar bundan da memnun kaldı. En azından 7 Eylül'deki ECB toplantısına ve 19-20 Eylül'deki Fed toplantısına kadar merkez bankaları 'gölge etmeyeceklerdi', bu da yeter dediler. Piyasalar için 'renksiz' biten Jackson Hole toplantısı en fazla euroya ve ardından da Doğu Avrupa ülkeleri, G. Afrika Randı ve özellikle de Türk Lirası'na yaradı.
Vatan

Kobi'lerin Yarışacağı Yeka İhaleleri Açılmalı 
1 milyar dolarlık güneş enerjisi ihalesinin ardından yerli yenilenebilir enerji için Yenilenebilir Kaynak Alanları'nın (YEKA) artırılması gerektiğini belirten enerji sanayicileri, bunun için dünya devleriyle baş edecek gücü olmayan yerli KOBİ'lerin de yarışabileceği boyutta ihaleler yapılmasını istiyor. Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Vatansever, rüzgâr enerjisi YEKA ihalesinin ağustos ayı başında sonuçlandığını hatırlatarak buna göre belirlenen 5 ayrı bölgede bin megavat kapasiteli rüzgâr enerjisi santralının devreye alınacağını söyledi. Yenilenebilir enerji alanının Türk sanayicisi için yeni fırsatlar doğurduğunu belirten Vatansever, Türkiye'de 2030 yılına kadar gerçekleşmesi gereken 25 milyar dolara yakın bir sanayi ortamı bulunduğunu, bunun Türk sanayicisi tarafından çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Haber Türk

Sigortacıları 6 Ayda Kasko Ve Kaza Kalemi Kurtardı 
Sigorta şirketlerininin sadece elde ettikleri sigorta primi ile ödedikleri hasar, reasürans payı ve faaliyet giderlerini karşılaştıran teknik kâr zarar tablosuna göre 2017'nin ilk yarısında sigorta şirketlerini kaza ve kasko kalemleri kurtarmış. Türkiye Sigorta Birliği rakamlarına göre ilk 6 ayda sigortacılar toplam 14.6 milyar lira gelir elde ederken 13.4 milyar lira da teknik giderleri oldu. Gelirin 13.5 milyar lirası kesilen primlerden oluşurken giderin 9 milyar lirasını ödenen hasarlar oluşturdu. Geri kalan büyük gider sigortacıların da karşılayamayacakları hasarları yurtdışında yeniden sigorta ettirdikleri reasürans payı oldu. Sonuçta gelirler giderlerden yüzde 9.8 daha fazla oldu. 1 milyar 283 milyon liraya denk gelen bu gelir gider farkını ise ağırlıklı olarak kaza ve kasko bölümlerinin sağladığı görüldü. İstatistiklere göre sigortacılar yılın ilk 6 ayında 711 milyon liralık kaza poliçesi kesip prim toplarken bu alanda 376 milyon lira giderleri oldu. Bu 335 milyon liralık fazlalık, kaza kaleminde ödenen giderin geliri karşılama oranının yüzde 55 olduğunu gösteriyor.
Haber Türk

POLİTİKA
'Onlar Hayatlarını Verdiler Biz Güzel Bir Gelecek Verelim' 
CHP'nin düzenlediği Adalet Kurultayı'nın ikinci günü şafak yürüyüşüyle başladı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve partililer, sabah 06.00'da Atatürk'ün "Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum" dediği, İngiliz ve Anzak askerlerinin Gelibolu çıkarmasına karşı direnerek savaşın akışını değiştiren 57'nci Alay'ın yürüyüş yolunu takip etti. Grup, şafak sökmeden başlayan yürüyüş öncesi 57'nci Alay'daki askerler gibi buğday çorbası içip tayın yiyerek yola çıktı. CHP'liler, Kocadere kamp mevkisinden Conkbayırı'na uzanan 5.5 kilometrelik yolu yaklaşık bir saatte tamamladı. Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler, Conkbayırı'na ulaşınca anıta üzerinde "Adalet" yazan çelenk bıraktı. Kılıçdaroğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi: "57'nci Alay'dakiler sabah kalktılar, buğday çorbası içtiler, şekersiz üzüm hoşafı ve yarım ekmekle sabah kahvaltısını yaptılar. Ve bugün geldiğimiz yoldan buraya geldiler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, onlara 'Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum' dedi ve 57. Alay'dakiler hayatlarını bu topraklar için verdiler. Bayrakları için, anneleri, babaları, çocukları, torunları ve bu ülkenin geleceği için canlarını verdiler. 'Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın' diyen Çanakkale Destanı bir anlamda burada yatanların destandır. Bütün Türkiye'nin destanıdır. Onları rahmetle anıyoruz, onlar bize güzel bir Türkiye'yi emanet ettiler. Çanakkale Destanı, Çanakkale'nin geçilmez olduğunu bize anlattı; bir başka destanı yazdı. O destan Kurtuluş Savaşı destanıydı. 26 Ağustos'ta Büyük Taarruz başladı ve 30 Ağustos'ta Türkiye, düşmanı denize dökerek bağımsızlığını kazandı. Tarihimizi iyi bilmeliyiz. Eğer bize güzel bir Türkiye bıraktılarsa hepimiz bu güzel ülkede adalet içinde yaşamalıyız. Güzel ülkede hepimiz birlikte yaşamalıyız. Bu güzel ülkede huzur içinde yaşamalıyız. Adalet Kurultayımızın teması da budur. Mehmetçiklerimizi andık, komutanlarımızı andık. Onların yaşadıkları, savaştıkları topraklarda yürüdük, sabah yine onların kalktıkları saatlerde kalktık, onların içtiği çorbayı, hoşafı içerek buralara geldik. Biz bu ülkede hep birlikte huzur içinde yaşamak istiyoruz. Onlar hayatlarını verdiler, biz çocuklarımıza güzel bir gelecek vermeliyiz." Kılıçdaroğlu, kamp alanındaki 'Hafıza Sokak' açılışından sonra yaptığı konuşmada da, "Adaleti sadece kendimiz, bu toplantıya, kurultaya katılanlar için değil, 80 milyon için istiyoruz. Geçmişte yaşadığımız büyük adaletsizliklerden örnekler, bu sokakta görülecektir. Hafızalarımız yenilenecektir. Hep birlikte gezelim, hep birlikte üzülelim ve hep birlikte geleceğe umutla bakalım. Çünkü bu tür adaletsizlikleri ülkede istemiyoruz" dedi. İkinci gün kurultayda 'Seçimde Adalet' ve 'İnançta Adalet' konuları konuşuldu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, her iki oturumdaki konuşmaları da baştan sona dinledi.
Hürriyet

Mhp'ye Göre 'Yol Kazası' Yok Kırmızı Çizgi Hatırlatması Var 
Kuzey Irak yönetiminin 25 Eylül'de yapılacağını açıkladığı bağımsızlık referandumunun savaş nedeni sayılması gerektiğini söyleyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Binali Yıldırım'dan, bunun mümkün olmadığı yolunda açıklamalar gelince uyarıda bulundu. İki parti arasında 16 Nisan'dan beri devam eden hedef birlikteliğine ve ortak görüşe zarar verildiğine işaret eden Bahçeli'nin bu uyarısı, yakın dönemde uyumyasalarıyla devam etmesi beklenen birlikteliğin geleceğine ilişkin soru işaretlerine neden oldu. MHP kaynaklarına göre Başbakan'ın açıklaması, Türkiye'nin bölgeye yönelik ve son dönemde de Kuzey Irak referandurumuna ilişkin izlediği resmi politika ile paralellik arz etmeyen bir çıkış olarak değerlendirildi. 25 Eylül referandumuna, savaş sebebi sayılmasına kadar varacak bir vurgulamayla karşı çıkılmasını isteyen MHP, iki parti arasında 16 Nisan referandumuyla başlayan ve devamı da başlangıcı kadar hayati olacak işbirliğinin devamı açısından kırmızı çizgilerin altını bir kez daha çizdi. Yaşanan tartışmayı bir yol kazası olarak görmeyen MHP, bunu bir koşul olarak öne sürmese de, savunduğu politikaların millet menfaatine olduğunu ve millet menfaatine ters uygulamalara imza atmalarının ya da bu alanlardaki politika değişiklerine göz yummalarının mümkün olmadığını vurguluyor. Başbakan Yıldırım'ın açıklamasını, referanduma karşı olan Türkiye'nin, "resmi politikasında bir değişiklik olduğu" anlamında yorumlamayan MHP Genel Merkezi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın referandum konusunda MHP ile benzer düşünceye sahip olduğuna inanıyor. Kaynaklar, MHP Genel Merkezi'nde Başbakan Yıldırım'ın bu tür açıklamalarının, Ahmet Davutoğlu'nun başbakanlığının son dönemindekine benzer bir Saray-Köşk ayrışmasına işaret edip etmediğinin dikkatle izlendiğini ifade ediyor.
Haber Türk

SPOR 
Son Gülen Kim Olacak? 
Sezonun son grand slam tenis turnuvası ABD Açık'ın ana tablo maçları, bugün TSİ 18.00'de New York'ta başlayacak. Avustralya Açık, Fransa Açık ve Wimbledon ile sezonun en önemli 4 turnuvasından biri olan organizasyon 28 Ağustos- 10 Eylül tarihlerinde 137. kez organize edilecek. 2017 ABD Açık dağıtılacak 50,4 milyon dolar ödülle en fazla para verilen turnuva olacak. Kadınlar ve erkeklerde şampiyon olan sporcular 3,7 milyon dolar kazanacak. Bir grand slam turnuvasında ana tablo maçına çıkan ilk Türk kadın tenisçi unvanını Çağla Büyükakçay ile paylaşan İpek Soylu, ana tabloda Türkiye'yi temsil edecek. Soylu, ilk turda İspanyol Navarro ile karşılaşacak. Sakatlıktan döndükten sonra Avustralya Açık, Indian Wells Masters, Miami Masters ve Wimbledon'ı kazanan erkeklerin 3 numaralı seribaşı Roger Federer, 4 Kasım 2012'den bu yana ilk defa dünya sıralamasının zirvesine yerleşebilir. Kariyerindeki 20. grand slam şampiyonluğunu kovalayan 36 yaşındaki raket, bunu başarırsa "açık dönemde dünya 1 numarası olan en yaşlı erkek tenisçi" unvanını alacak. ABD Açık, kariyerinde 5 grand slam şampiyonluğu bulunan Sharapova için ayrı bir önem taşıyacak. Tek kadınlarda 2006 şampiyonu Sharapova, özel davet sayesinde doping cezası aldığı 2016 Avustralya Açık'tan sonra ilk defa bir grand slam turnuvasında ana tabloda yer alacak. Rus tenisçi, ilk turda 2 numaralı seribaşı Simona Halep ile karşılaşacak.
Milliyet

Feghoulı Bekleyecek 
Galatasaray'ın West Ham United'tan uzun uğraşlar sonunda transfer ettiği ama sakatlığı nedeniyle oynatamadığı Feghouli bir süre daha bekleyecek. İstanbul'da devam eden tedavisi nedeniyle Cezayir Milli Takımı'na gitmeyen yıldız futbolcu konusunda Teknik Direktör Igor Tudor'un planı belli oldu. Hırvat teknik adam, orta sahada kanatlarda görev yapan Tolga Ciğerci ve Garry Rodrigues'in performansından memnun kaldığı için şimdilik kadro üzerinde oynama yapmama kararı aldı. Eğer milli takımlara giden isimlerde herhangi bir problem yaşanmazsa, Cim-Bom'da geride kalan 3 haftadaki on bir değişmeyecek. Tudor, Feghouli için sabırla bekleyip takıma öyle monte edecek. Bu kararın alınmasında, 27 yaşındaki futbolcunun arkadaşlarıyla çalışmalara yeni başlayacak olmasının ve fiziksel olarak takımdan geri olmasının etkili olduğu dile getirildi. Ayrıca Hırvat teknik adam şu anki yapıyı değiştirmeyi risk olarak görüyor. Kazanan takımdaki ahenkten mutlu olan Igor Tudor, zorunlu olmadıkça Feghouli'yi bir süre bekletecek. İlk planda maçlarda sonradan oyuna girecek olan Cezayirli futbolcu ile diğer oyuncular arasında tatlı bir rekabet oluşturmak da Tudor'un planları arasında...
Milliyet

'Benim Golcüm Sabit Durmaz' 
Beşiktaş'ın büyük umutlarla renklerine bağladığı Alvaro Negredo'nun antrenman ve maç performansı kafalarda soru işareti yaratıyor. Teknik Direktör Şenol Güneş'in, yönetime sunduğu "Ne yapın edin, Aboubakar'ı takımda tutun" raporuna rağmen, bütçe sıkıntıları nedeniyle İspanyol oyuncuda karar kılınmıştı. Bu transfer nedeniyle hücumda farklı bir sisteme gitmek istemeyen Güneş'in, takımın oyun felsefesine alışana kadar Negredo'yu yedek tutma kararı aldığı belirlendi. Sezona iyi başlayan Cenk Tosun'un performansından memnun kalan deneyimli teknik adam, Negredo'yu milli maçların ardından takıma monte etmeye çalışacak. Bursaspor maçında oyuna sonradan aldığı İspanyol golcünün futbolundan hiç memnun kalmayan Teknik Direktör Şenol Güneş, Negredo'nun eksik yönlerini İspanyol yardımcısı Miquel Piero'ya anlattı. Negredo'nun takıma uyum sağlama sürecinde, bu oyuncuyu Piero'ya teslim eden siyah - beyazlı teknik adamın, "Sen benim forvetlerden ne istediğimi ve nasıl futbol oynattırdığımı çok iyi biliyorsun. Benim golcülerim yerlerinde sabit durmaz. Rakip savunma oyuncularının çıkmasına müsaade etmez. Bir an önce takıma uyum sağlamalı" uyarısında bulunduğu öğrenildi. Beşiktaş'a geç geldiği için maçlarda fazla süre alamayan Negredo'nun da, sisteme yabancılık çektiği için bazı sıkıntılar yaşadığını teknik heyete ilettiği bildirildi. İspanyol golcünün teknik heyete aynı zamanda "Lige verilen ara benim için de çok iyi olacak. Bir an önce takıma alışmam gerektiğini biliyorum. Takım arkadaşlarım ile uyumum kısa bir süre sonra çok daha iyi olur" dediği bildirildi.
Milliyet

Suni Teneffüs 
Spor Toto Süper Lig'in üçüncü haftasında Gençlerbirliği deplasmanına giden Fenerbahçe sahadan 2-1 galip ayrılarak üç puan hasretini noktaladı. Sezonun ilk iki haftasından galibiyet çıkaramamış iki takımı da tek hedefi üç puandı. Ancak sahada oynanan futbol bunun tam tersiydi. Fenerbahçe'de Aykut Kocaman'ın, Souza-Giuliano değişikliği de çok işe yaramış gözükmedi. Çünkü Brezilyalı futbolcuya atılması gereken toplar Mehmet Topal-Ozan Tufan ikilisine gelince yaratıcı pas sıkıntısı devam etti. Gençlerbirliği'nin ise tek oyun planı uzun toplarla Rantie'yi kaçırmaktı. Fakat bunda başarılı olamadılar. Maçın ilk 20 dakikası pozisyonsuz geçerken bir anda sahneye Halil İbrahim Pehlivan çıktı ve Valbuena'nın ortasına vurduğu ters kafa kendi ağlarına gitti ve Fenerbahçe 1-0 öne geçti. Ardından Skrtel'in, Ahmet İlhan'a yaptığı müdahaleye hakemin tartışmalı penaltı kararı geldi. 37. dakikada topun başına geçen Ahmet Oğuz skora denge getirdi. 42'de ise hakem Ümit Öztürk, Rantie'ye Hasan Ali'ye yaptığı hareket sonrası kırmızı kart çıkardı ve Gençlerbirliği 10 kişi kaldı. İkinci devreye Fenerbahçe Dirar-Aatıf değişikliğiyle başlayınca, sadece sol kanattan gelişen ortalar bu kez sağ tarafa da yayıldı. Bu pasların meyvesini sarı-lacivertliler 67. dakikada topladı. Isla'nın ceza sahasına ortasında Soldado'yu geçen top Ozan'ın önünde kaldı. Milli futbolcu meşin yuvarlağı ağlara göndermeyi başardı: 1-2. Kalan dakikalarda Gençlerbirliği Teknik Direktörü Ümit Özat bir risk daha alıp Diallo'nun yerine forvete Vedat Muriqi'i yerleştirse de bu çok fazla bir işe yaramadı ve kazanan Fenerbahçe oldu.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme