24 Ağustos 2017 Perşembe

Kazakistan’ın Ekonomik Görünümü



By Charles van der Leeuw for The Times of Central Asia
Kazakhstan: Forecast and Realities in Economic Development adlı yazıdan tercüme edilmiştir.
Özet
Milli İstatistik Kurumu'nun açıklamalarına göre Orta Asya'nın en büyük ekonomisi olan Kazakistan'da yılın ilk yarısındaki son 12 aylık genel büyüme yüzde 4,2 olarak ölçüldü. Oysa, bu büyüme yılın ilk çeyreğinde yüzde 3,6 ve geçen yılın ilk yarısında yalnızca yüzde 0,1 idi.


Tahminleri Yanıltan Gelişme
Asya Kalkınma Bankası, yıl başında yaptığı çalışmada Kazakistan'ın ekonomik büyümesini  2017 için % 2,6 ve gelecek yıl için de yüzde 2,9 olarak öngörmüştü. Ortaya çıkan büyüme rakamlarını yorumlarken de " 2017 yılının ilk çeyreğinde öngörülmeyen yukarı bir trend yaşadık" diyerek şaşırdığını dile getirdi. IMF, ekonomik büyümenin Özbekistan'da yüzde 6, Türkmenistan'da yüzde 6,5 ve Kazakistan'da bu oranın yüzde 2,5 olduğunda ısrar ediyor. Avrupa Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Bankası (EBRD) ise; 2017 yılının tümü için tahminlerin en düşüğü olan yüzde 2,4'lük bir büyüme olacağını öngörüyor.
Aslında bu kurumların hiçbiri büyümenin elde edileceği ekonomik bölümler ve elde edilen büyümenin sektörel dağılımını karşılaştırarak çalışmıyor. Bu nedenle de yerel değerlendirmelerdeki trendler çok daha açık durumda. Kazakistan Halyk Bankasının Yatırım Hizmetleri Bölümünü oluşturan Halyk Finance yetkilileri yaptıkları açıklamada " elde ettiğimiz ilk verilere göre birinci çeyrekteki yüzde 3,6 olan büyümeden sonra, bu yılın ilk yarısındaki ekonomik büyüme yüzde 4,2'ye ulaştı. Bizim değerlendirmelerimizde yalnızca ikinci üç aylık dönemdeki milli gelir artışı yüzde 4,8 olarak ölçülmüştür ki;  bu oran 2015 yılından beri gerçekleşen en iyi ekonomik performansı (uygulayım)  gösteriyor, tahminlerimizde düzeltilmesi gereken mevsimsel etkinin yüzde 1,7 olacağını öngördük" dediler.
Kazakistan ekonomisi temelde dışarıya sattığı hammadeler üzerine inşa edildiğinden, hazırlanan Rapor, büyüme olup olmadığı konusunda bir itiraz ileri sürmüyor,  Milli İstatistik Kurumu verilerine atıf yapan Reuters'in yayınladığı son rapora göre; 2017'nin ilk yarısında 36.863 milyon ton  ham petrol, 6,7 milyar ton yuğuşmuş gaz üretimi gerçekleştirildi ki bu rakamlar sırasıyla geçen yılın % 8,7 ve yüzde 15,6 üstündedir. Buna ilaveten, karşılaştırmalı Ural Petrolü fiyatları nerede ise tüm yıl 50 dolarlar seviyesinde gezinirken, 4 Ağustos tarihinde 52,09 doları gördü. OPEC'in son raporuna göre muhtelif bölgelerden çıkarılan petrolün harmanlanmış ortalama varil  fiyatı bir yıl önceki 28,25 dolardan son altı ayda 50.41 dolara tırmandı.   

Petrol satışlarına bağımlılığın sürmesi, sınai üretim ve sermaye yatırımlarının seyrini derin bir şekilde etkilemektedir. Sınai çıktı rakamları umut vaadediyor görünürken, genel yatırım rakamları finansal kaynak yoksunluğuna bağlı olarak çeşitli ekonomik sektörlere yapılamayan yatırımlar açısından endişe yaratıyor. Yatırımların büyük ölçüde yeraltı sektörlerine akıtıldığı ve dolaylı olarak tarım, inşaat ve imalat sektörlerini olumsuz etkilediği sürece, petrol ile ilgili her faaliyet daha fazla acı verici oluyor. 
Göstergeler Dizini ve Değerlendirmelerin Gözden Geçirilmesi
Mevcut eğilimlerde net olarak görülen durumun nasıl tersine çevrilebileceğini belirlemek için yetkililerin buna yanaşması gerekmektedir. Kazakistan Ekonomi Bakanı Timur Süleymanov'a göre, geçenlerde Astana Times'ta da teklif edildiği üzere, hükümetin gelecekteki ekonomi politikalarını "faktörlerin ülke ekonomisinin genel performansına katkılarının daha anlaşılabilir değerlendirmelerle ele almak" niyetinde olduğunu bildirdi. Bakan " Biz,  2020-2025 yıllarını kapsayacak bir kalkınma planı üzerinde çalışıyoruz. Bu belge yalnızca ekonomik kalkınma ile ilgili bazı bakış açılarını değil, aynı zamanda ekolojik ve sosyal bakış açılarını da kapsayacak. Hayat beklentilerinden, çocuk ölümlerine ve oradan devletin gözlemleyebileceği genel gelişmeleri baz alan Milli Gelir değişimlerine kadar bir göstergeler dizini geliştirmeyi planlıyoruz…."diyor.    
Bakanın sözlerinde Kazak Başkan Nazarbayev'in konu hakkında uzun süre içinde yaptığı açıklamalardan yankılar buluyoruz. Devletin başı, daha önce pek çok kez " Kişi başına düşen milli gelir hesaplama şeklinin gözden geçirilmesini ve bilindik milli gelir hesaplama yöntemlerinin ekonomik refahın algılanmasında hatalar yarattığını" söylemişti. Hatta bu Haziranda Astana'da yapılan 10. Ekonomik Forum'un ortak oturumunda yaptığı konuşmada " Milli Gelir göstergeleri bir dizi önemli hatayı da barındırdığı gibi ekonomik faaliyetlerin uzun vadeli tabiatlarını yansıtmamakta, yurttaşların iyi durumda olduklarını göstermemekte ve toplumun elde ettiği gelirlerden tatmin olmalarını dikkate almamaktadır." demişti.  
Burada tavsiye edilen "gözden geçirme" ekonomik hedeflerin değiştirilmesinde de bir gereklilik olabilir. Mesela, belli bir dönem için yıldan yıla yüzde 7'lik büyüme hedefi bir veri seti olacak ve toplumun en yüksek gelire sahip % 1'lik dilimi ile en az gelire sahip % 15'lik diliminin satınalma gücündeki artışlar dikkate alınacaktır. Yalnızca bu yolla yerel tüketim piyasası yaratılabilir ki bu da verimlikteki ilave artışların devamlı olabilmesi için olmazsa olmazlar arasındadır. Ancak dikkate alınmalıdır ki; şimdiye kadar  yatırım çekilmesi için yapılan denemeler böylesi bir bakış açısı ile çok da başarılı olamamış ancak sınırlı sayıdaki yatırımcı yatırım için ilgi göstermişti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme