1 Eylül 2017 Cuma

01.09.2017 Genel Gündem



01.09.2017

GÜNDEM 
Asla boyun eğmeyeceğiz 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terör örgütlerine de onları maşa olarak kullanan karanlık odaklara da aziz milletimizin asla boyun eğmeyeceğini biliyoruz. Bizler, demokrasimizle, ekonomimizle, dış politikamızla, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarana kadar yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Erdoğan, yayımladığı mesajla vatandaşların Kurban Bayramı'nı tebrik ederek, bayramın, ailelere, millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini, sıkıntıların aşılmasına vesile olmasını diledi. Kurban Bayramı'nın bu yıl 26 Ağustos ve 30 Ağustos gibi tarihin iki önemli yıl dönümünün hemen ardından kutlandığına dikkati çeken Erdoğan, mesajına şöyle devam etti: "26 Ağustos 1071'de Malazgirt Zaferi ile Anadolu'yu bizlere ebedi yurdumuz olarak kazandıran Sultan Alparslan'ı ve askerlerini saygıyla yad ediyoruz. 30 Ağustos 1922'de Dumlupınar'da kazandığımız zafer, Kurtuluş Savaşımızın başarıyla sonuçlandığının müjdecisi olmuştur. 15 Temmuz 2016'yı da milletimizin zaferler silsilesinin bir halkası olarak görüyoruz. Bu toprakların vatanımız olarak kalması için canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyoruz. Terörle mücadelede, sınır ötesi operasyonlarda ve asayiş görevlerinde el'an vazife başında olan tüm güvenlik güçlerimize başarılar temenni ediyoruz. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet yolunda verdiğimiz mücadeleyle, ecdadımızdan devraldığımız emanete ve çocuklarımıza devredeceğimiz mirasa sahip çıkıyoruz. Terör örgütlerine de onları maşa olarak kullanan karanlık odaklara da aziz milletimizin asla boyun eğmeyeceğini biliyoruz. Bizler, demokrasimizle, ekonomimizle, dış politikamızla, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarana kadar yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım."
Milliyet


Bayram mesajında kerkük çıkışı rezalet ve hıyanet 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kurban Bayramı mesajında Kuzey Irak'ta yaklaşan referanduma 29 Ağustos'ta toplanan Kerkük Vilayet Meclisi'nce Kerkük'ün de dahil edilmesine sert tepki gösterdi ve "Sözde referanduma Kerkük'ü de dahil etme kararı rezaletler ve hıyanetler serisine yeni bir ilavedir" dedi. Bahçeli bayram mesajında özetle şunları kaydetti: "Türkiye'nin hassas ve kırılgan gündemi devamlı surette kökleşirken, gönül coğrafyalarımızdan gelen kara ve acı haberler bizleri derinden üzmektedir. Myanmar'ın Rakhayn Eyaleti'nde 25 Ağustos'tan beri, önceki vahşetleri mumla aratacak bir insanlık trajedisi yaşanmaktadır. İnsani kriz felaket boyuttadır. Bir diğer sıkıntı kaynağı da Türkmeneli'nde yaşanmaktadır. 29 Ağustos'ta toplanan Kerkük Vilayet Meclisi'nin sözde referanduma Kerkük'ü de dahil etme kararı rezaletler ve hıyanetler serisine yeni bir ilavedir. Türkmen yurtları asil ve asli sahiplerinden koparılmak istenmektedir. Buna asla müsaade edilmemelidir. Türkmeneli Türk'ün öz yurdudur. Kerkük Türk'tür, mütecaviz emel, hedef ve etnik soykırıma tabi tutulamayacaktır. Türkiye senaryosu yazılan hain ve hasmane oluşum ve yapılara göz açtırmamalı, fitneyi odağında etkisiz hale getirmelidir."
Hürriyet

DÜNYA 
Kuzey kore'de 'savaş' yağması! 
Kuzey Kore'nin geçtiğimiz günlerde yaptığı ve Japonya üzerinden geçen balistik füze denemesinin ardından artan gerginlik sürüyor. ABD, Güney Kore ve Japonya'nın da katılımıyla düzenlediği tatbikatta gövde gösterisi yaparken, Kuzey Kore ordusunun da "kaçınılmaz savaş" için tatbikatlar yaptığı öne sürülüyor. Independent gazetesinde yer alan habere göre, Kuzey Kore ordusunun, savaşı "kaçınılmaz" olarak görmeye başladı ve bu yönde tatbikatları hızlandırdı. Bu çerçevede Koreli askerlerin, özellikle tatbikat bölgesindeki tarlalardan yiyecek çalmaya başladığı, üst rütbeli subayların da, askerlerin modellerinin yüksek olmasını sağlamak adına buna ses çıkartmadığı iddia ediliyor. Kuzey Kore yönetimiyle ilgili haberler veren "Daily NK" gazetesine konuşan bir kaynak, "Komutanlar, eğitim sonrası telaş içinde olan askerlerine gerekirse cephede mısır yiyebileceklerini öğütlüyor. Çünkü savaşın kaçınılmaz olduğunu düşünüyorlar" dedi.
Milliyet


İbadi'den telafer'de 'zafer' ilanı 
Irak Başbakanı Haydar El İbadi, Telafer'in iki haftalık operasyon sonrasında DAEŞ'in elinden tamamen kurtarıldığını duyurdu. İbadi, Telaferin alınmasıyla Ninova bölgesinin tamamının DAEŞ'ten temizlendiğini de açıkladı. Irak Başbakanı, silahlı çatışmalar sonucunda Telafere 11 km uzaklıktaki Ayadiya bölgesinde kıstırılan DAEŞ'li teröristlerin tamamının yok edildiğini söyledi. İbadi devlet televizyonundan yaptığı açıklamada "DAEŞ'li suçlulara söylüyoruz: Nerede olursanız olun, oraya geleceğiz ve yalnızca iki seçeneğiniz olacak: Ölüm veya teslim olmak" ifadelerini kullandı. ABD destekli Iraklı birlikler, Musul'un alınmasından yaklaşık bir ay sonra DAEŞ'in elindeki ikinci büyük şehir olan kritik önemdeki Telafer'i geri almak üzere operasyon başlatmıştı. Iraklı görevliler ayrıca yüzlerce militanın kasaba ve köylerdeki yüksek binalara saklandığını bununda ordunun ilerleyişini zorlaştırdığını kaydetmişlerdi. 20 Ağustos'ta başlayan operasyon, iki hafta içinde tamamlanmış oldu.
Milliyet
  
Taranıyor yakılıyor boğuluyorlar.... 
Onlar haymatlos, yani vatansız... Binlerce yıldır bu topraklarda yaşamalarına rağmen Myanmar devleti bu insanları vatandaşı olarak kabul etmiyor. Pasaport, kimlik vermiyor. Seyahat edemiyorlar. Kendi ülkelerinde bir yerden diğer bir yere gitmek asker iznine tabi. Asker izin vermeden evlenemiyorlar bile. Bu kısıtlamaların üzerine bir de Rohingya Müslümanları belli aralıklarla insanlık dışı katliamlara uğruyor. Son olarak geçen ekim ayında yaşanan katliamın üzerinden bir yıl geçmeden yine katledilmeye başladılar. Myanmar ordusu ve fanatik Budist çeteler, karakollara yapılan terör saldırılarını gerekçe göstererek Müslüman köylerini basıp binlerce kişiyi katletti. Bölgedeki görgü tanıkları ve bazı sivil toplum kuruluşu sözcülerinin verdiği bilgilere göre yaşananlar kelimenin tam anlamıyla korkunç. Myanmar yönetimi, dünyadan tecrit ettigi bölgelerlere giriş çıkışlara izin vermediği için ölen sivillerin sayısına ilişkin kesin tespitler yapılamıyor. Ancak 3 binden fazla sivilin katledildiği telaffuz ediliyor. Köylere palalarıyla gelen askerler, önlerine geleni kesiyor ardından da her yeri ateşe veriyor. Kaçanların üzerine de ateş açıyorlar. "Biz Tarifsizler, Bir Myanmar Tabusu" kitabının yazarlarından Arakanlı Habib Rahman, 25 Ağustos'tan bu yana Rathedaung, Maungdaw ve Buithdaung bölgelerinde toplam 20 köyde katliamlar yaşandığını söylüyor. Rahman, güvenlik güçlerinin evlerinden kaçan Müslümanların üzerine bile tankları sürdüğünü ve roketatarlarla saldırdığını bile anlatıyor. Reuters haber ajansına konuşan 25 yaşındaki Abdullah adlı bir görgü tanığı ise dehşeti, "Durum korkunç, evler yanıyor, bütün halk evlerinden kaçtı, anneler ve babalar çocuklarından ayrıldı, bazıları kayboldu, bazıları öldü" diye anlatıyor. Katliamdan kaçan Arakanlı bir Müslüman da yaşadığı korkunç tanıklığı, "Uzak bir yerden ailemi öldürüp benzinle yaktıklarını gördüm. Köyümüzden birçok kişiyi de öldürdüler" sözleriyle aktarıyor.
Vatan

 Ab'de polonya rahatsızlığı 
Avrupa Birliği (AB), Brüksel açısından tartışmalı olan ve paylaşılan ortak ilke ve değerlere aykırı bulunan yargı reformları konusunda geri adım atmamakta ısrarlı olan Polonya ile başa çıkamıyor. Varşova, Brüksel'in son uyarılarını da görmezden gelerek AB'nin talep ettiği değişiklikleri yapmayı reddetti. AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, hukukun üstünlüğü açısından 'sistemik tehdit' olarak görülen yargı reformları konusunda Polonya'nın verdiği yanıtın, komisyon tarafından gündeme getirilen endişeleri giderme açısından herhangi bir somut öneri içermediğini söyledi. Avrupa Parlamentosu'nda konuşan Timmermans, "Komisyonun bir sonraki adımının ne olacağını bugün söyleyemem, bunu tartışmamız lazım" dedi. AB, yargı bağımsızlığını daha da kısıtlayacak reformların hayata geçirilmesi halinde Polonya'nın oy hakkının askıya alınması sonucunu doğuracak 7'nci maddeyi aktive edebilir.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,4519-3,4545                       
Euro: Euro 4,1103-4,1127
Sterlin: 4,4682-4,4716         
Gram Altın: 146,4206-146,5180

Oyun pazarında hedef 2 milyar$ 
Türkiye, Almanya Köln'de 22-27 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen ve yaklaşık 350 bin ziyaretçinin gezdiği Gamescom oyun fuarında başarı öyküsü yazdı. ODTÜ TEKNOKENT firmalarının stant açtığı fuarda dünya devleriyle temas kuran Türk ekibi, yeni oyunlarını pazarlama konusunda önemli mesafe kaydettiler. TEKNOKENT Genel Müdür Yardımcısı Hanzade Sarıçiçek, Gamescom'un, Avrupa'nın en büyük oyun fuarı olduğunu, her yıl 100'e yakın ülkeden yaklaşık 700 oyun geliştirici firma katıldığını kaydetti. Sarıçiçek, "Dünyaca ünlü birçok oyun geliştirici firma dahil olmak üzere birçok firma yeni oyunlarını ilk olarak bu fuarda duyuruyor. Gamescom, yalnızca büyük oyun geliştirici şirketler için değil, henüz ticarileşme sürecinin başında olan firmalar için de büyük bir fırsat oluşturuyor. Ayrıca, Gamescom fuarını her yıl 350 bin civarında kişi ziyaret ediyor ve son tüketiciye direkt ulaşmak açısından bu da oldukça önemli bir avantaj" dedi. Sarıçiçek şunları kaydetti: "Yerli oyun geliştiricilerimiz bu fuarda dünyada oyun sektörünün yeniliklerini gözlemleme fırsatı bulurken, dünyaca ünlü birçok firmanın yeni oyunlarını ilk elden deneyimleme şansını elde ediyor. Türk oyun geliştiriciler de uluslararası arenada geliştirdikleri oyunlarla zamanla söz sahibi olabilecek duruma gelecek." ODTÜ bünyesindeki Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi Yöneticisi Emek Barış Kepenek ise fuarı anlatırken, "ABD ve Japonya gibi dünya devleriyle temas kurduk. Nasıl yapıyorlar, bize nasıl uyarlarız, eksikliklerimiz neler görme fırsatımız oldu. Bugün dünya pazarının yüzde 5'ine hitap ediyoruz" diye konuştu.
Milliyet 

Para iadeli sigorta geliyor 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Faizsiz sigortacılık sisteminin yasal altyapısını oluşturduk, yönetmeliği Başbakanlığa sevk ediyoruz. Yeni sistem çok yakın zamanda hayata geçecek. Söz konusu sistem faiz hassasiyeti olan vatandaşlarımıza hizmet vermenin yanısıra Körfez sermayesini de ülkeye çekerek doğrudan sermaye girişini artıracak. Geleneksel sigorta sisteminden farklı olarak tazminatların ödenmesinden sonra risk fonunda kalan tutar sigortalılara iade edilecek" dedi. Şimşek, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, ortak risk paylaşımı ile dayanışma esaslarına dayanan ve dünyada 'tekafül' olarak da bilinen katılım sigortacılığının, faiz ve katılım ilkeleri hassasiyeti nedeniyle geleneksel sigorta ürünlerine mesafeli yaklaşan vatandaşlar için alternatif bir model sunduğunu söyledi. Şimşek, sistemin vatandaşa getirdiği en önemli imkanlardan birinin 'bakiye iadesi' olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Katılım sigortacılığında, katılımcılar kendileri ile diğer katılımcıların tazminat taleplerinin karşılanmasını teminen oluşturulan risk fonuna prim ödeyecek. Geleneksel sigorta sisteminden farklı olarak tazminatların ödenmesinden sonra risk fonunda kalan tutar sigortalılara iade edilecek. Mevcut geleneksel sigorta sisteminde böyle bir bakiye şirketin geliri iken, katılım finans ilkeleri gereği, bu bakiye sigortalılara iade edilmek zorunda olacak. Söz konusu bakiye iadesi imkanı nedeniyle; Malezya, Singapur gibi çok farklı kültür ve kökenlerin birarada yaşadığı ülkelerde dahi, sadece faiz hassasiyeti olan kişiler değil, tüm farklı kesimlerden katılım sigortacılığına rağbet geliyor. Bu şekilde bakıldığında Türkiye'de de bu sisteme ilginin yüksek olacağını düşünüyoruz." Türkiye'de hali hazırda katılım sigortacılığı ürünleri alanında faaliyet gösteren şirketlerin olduğunu anımsatan Şimşek, bu şirketlerden bazılarının ayrı bir şirket kurmadan katılım sigortacılığı ürününü de müşterilerine sunduğunu, bu uygulamanın da 'pencere modeli' olarak tanımlandığını söyledi.
Milliyet
  
5.5 milyon işsize 16 milyar 
İşsizlik sigortası fonunun uygulanmaya başladığı Mart 2002'den bu yılın Temmuz ayına kadar biriken para 110 milyar liraya ulaştı. Söz konusu dönemde işsizlere toplam 16 milyar 854 milyon 855 bin 887 lira ödeme yapıldı. Kendi isteği dışında işsiz kalan sigortalıların, işsiz kaldıkları dönemin belirli bir kısmında geçinebilmesini sağlamak için başlatılan işsizlik sigortası uygulaması kapsamında kurulan fona, 8 milyon 663 bin 584 kişi başvurdu. Bunlar arasından gerekli şartları karşılayan 5 milyon 549 bin 367 kişi işsizlik ödeneği almaya hak kazandı. 2014 yılında 81 milyar 393 milyon, 2015'te 93 milyar 74 milyon, geçen yıl 103 milyar 202 milyon liralık büyüklüğe ulaşan fonda biriken paranın miktarı 110 milyar liraya ulaştı. Fon kasasına bu yılın Ocak-Temmuz döneminde 6 milyar 499 milyon lirası işçi ve işveren primi, 2 milyar 172 milyon lirası devlet katkısı, 660 milyon lirası diğer gelirler ve 5 milyar 673 milyon lirası faiz gelirleri olmak üzere yaklaşık 15 milyar lira gelir girdi. Yüzde 2 işveren, yüzde 1 sigortalı kesintileri ve yüzde 1 devlet payından gelen gelirlerle oluşan fonun gelirleri arasında faiz de önemli bir yer tuttu. İşsizlik Fonu'ndan 2014'te 6 milyar 158 milyon 140 bin 21 lira, 2015 yılında 6 milyar 907 milyon 904 bin 122 lira, geçen yıl 8 milyar 25 milyon 349 bin 898 lira faiz geliri elde edildi.
Vatan

Büyümede 3 yıllık tempo yakaladık 
Maliye Bakanı Naci Ağbal, "2017 yılına girerken, 'Türkiye ekonomisi büyüse büyüse yüzde 2 ila 3 aralığında büyür' diyenler bile artık büyüme tahminlerini değiştirdiler. Türkiye'nin artık bu yıl yüzde 5'in üzerinde inşallah büyümeyi gerçekleştireceğini görüyoruz ve bununla da iftihar ediyoruz" dedi. Ağbal, gerek ekonomide gerekse yapısal reformlar noktasında arka arkaya önemli kararlar aldıklarını anlatarak, şöyle devam etti: "Ekonomi ile ilgili özellikle kamu maliyesi üzerinden ciddi destekler sağladık ve şu anda görüyoruz ki ekonominin gerek üretim tarafında gerek yatırım tarafında gerek iç talep gerek dış talep tarafında çok güçlü bir toparlanmayı yakaladık. En son bir, iki gün önce güven endeksi açıklandı. Güven endeksi ekonomi için önemli bir barometredir, ekonominin geleceğine ilişkin, bugününe dair çok önemli bir göstergedir. Son 5 yılın en yüksek güven endeksini Ağustos'ta yakaladık. Bu, şunu gösteriyor ekonomide, reel sektörde, tüketim tarafında insanlar, hane halkları, piyasa ekonominin geleceğine güven duyuyor. Ekonominin istikrarına güven duyuyor ve geleceğe ilişkin beklentileri de olumlu. Bu bizim geleceğe ilişkin beklentilerimizi de olumlu yönde etkiliyor. 2017, 2018 ve 2019 yılları da dahil olmak üzere Türkiye kanaatimce yeni bir büyüme ivmesini yakaladı." Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda her bakımdan güçlü bir büyümeyi ortaya koyacağını söyleyen Naci Ağbal, "Özellikle 2023'e giden süreçte de bize güçlü bir destek verecek. Ekonomiyi daha da büyütecek, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat potansiyelini daha da yukarıya çekecek yasal düzenlemeleri de yapacağımız bir döneme giriyoruz" değerlendirmesini yaptı.
Vatan

Gümrük birliği güncelleme vetosu 
Almanya Şansölyesi Merkel, çarşamba günü AB komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker'le Berlin'de iş yemeğinde bir araya geldi. Merkel, AB Komisyonu Juncker'e Türkiye'yle AB arasında ticaret hacmini genişletmeyi öngören Gümrük Birliği'nin güncellenmesine karşı Almanya'nın vetosunu iletti. Başbakan Merkel, AB komisyonu Başkanıyla görüşmesinden bir gün önce Berlin'deki yaz basın toplantısında Almanya'nın Gümrük Birliği'nin güncellenmesini veto edeceğini duyurmuştu. Basın toplantısında "Alman hükümeti olarak mevcut koşullar altında önümüzdeki aylar içinde Gümrük Birliği müzakereleri için yetki vermeyeceğiz" diyen Merkel, bunu AB komisyonu Başkanı'na Berlin ziyaretinde ileteceğini belirtmişti. Merkel'in AB komisyonu Başkanı Juncker'le kapalı kapılar ardında yaptığı görüşmede, Almanya'nın vetosuyla ilgili bilgi verdiği öğrenildi. AB Komisyonu geçen yıl sonunda üye ülkelerden Türkiye'yle 1996 yılından beri mevcut Gümrük Birliği'ni genişletme müzakerelerine yetki vermelerini istedi. Gümrük Birliği'nin genişletilmesiyle tarım ürünleri, kömür ve çelik ürünlerinin gümrükten muaf tutularak, ticaret hacminin artırılması öngörülüyor. Mevcut Gümrük Birliği sözleşmesi en başta sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerinin serbest dolaşımını kapsıyor. Geleneksel tarım ürünleri ve hizmet sektörü ise kapsam dışında. AB Komisyonu Türkiye ile Gümrük Birliği'nin genişletilmesinin iki tarafa da önemli ekonomik yararlar sağlayacağı görüşünde. Gümrük Birliği'nin genişletilmesini ise en başta ticaretinin yüzde 40'ını AB'yle yapan Türkiye istiyor.
Hürriyet

POLİTİKA
Türkiye fitneyi odağında etkisiz hale getirmelidir 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) tarafından yapılması planlanan bağımsızlık referandumuna tepkisini sürdürdü. Bahçeli, "Peşmerge yönetimi sözde Kürdistan referandumunda hala inat ve ısrar etmektedir. Sözde referanduma Kerkük'ü de dahil etme kararı rezaletler ve hıyanetler serisine yeni bir ilavedir. Türkmen yurtları asil ve asli sahiplerinden koparılmak istenmektedir. Buna izin verilmemeli, buna asla müsaade edilmemelidir. Türkiye her türlü ihtimali stratejik ve milli güvenlik şuuru kapsamında planlamalı, güney sınırları boyunca senaryosu yazılan hain ve hasmane oluşum ve yapılara göz açtırmamalı, fitneyi odağında etkisiz hale getirmelidir" dedi. Bahçeli, Kurban Bayramı dolayısıyla dün yayımladığı mesajında, şunları kaydetti: Sıkılı yumrukları açmak için bayramlaşmalıyız. Gerginlikleri yumuşatmak, küslükleri bitirmek, küskünleri barıştırmak için bayramı bir kucaklaşma vesilesi olarak değerlendirmeliyiz. Dargın yüzleri, solmuş duyguları, sönmüş ilişkileri, soğumaya terk edilmiş diyalogları eski havasına ulaştırmak, arzu ve temenni ettiğim seviyelere çıkarmak amacıyla bayramı ulvi bir milat, kutsi bir misak olarak görmeliyiz. Bilinmelidir ki, kavgada hayır yoktur, ayrılık ve bölünmede sonuç yoktur. Elbette bu bayramda da mazlumların çığlığı dinmemiştir. Müslümanlar zalimlerin, insan canından, insan kanından nemalanan gaddar ve barbarların kurbanı olmaktadır. Maalesef Myanmar'ın Rakhayn Eyaletinde 25 Ağustos'tan beri, önceki vahşetleri mumla aratacak bir insanlık trajedisi yaşanmaktadır. Güvenlik operasyonları bahanesi altında binlerce Müslüman'ın katledilmesi insanlığın gözleri önünde cereyan etmektedir. İnsani kriz felaket boyuttadır... Müslümanlara yönelmiş saldırıları lanetliyor, çok acil insani ve diplomatik müdahalelerle kıyım ve katliamın önüne geçilmesi çağrısında bulunuyorum. Bir diğer sorun ve sıkıntı kaynağı da Türkmeneli'nde yaşanmaktadır. Peşmerge yönetimi 25 Eylül'de yapmayı planladığı sözde Kürdistan referandumunda hala inat ve ısrar etmektedir. Bunun yanında, 29 Ağustos'ta toplanan Kerkük Vilayet Meclisi'nin sözde referanduma Kerkük'ü de dahil etme kararı rezaletler ve hıyanetler serisine yeni bir ilavedir. Türkmen yurtları asil ve asli sahiplerinden koparılmak istenmektedir. Buna izin verilmemeli, buna asla müsaade edilmemelidir. Çünkü Türkmeneli Türk'ün öz yurdudur. Kerkük Türk'tür, mütecaviz emel, hedef ve etnik soykırıma tabi tutulamayacaktır. Türkiye her türlü ihtimali stratejik ve milli güvenlik şuuru kapsamında planlamalı, güney sınırları boyunca senaryosu yazılan hain ve hasmane oluşum ve yapılara göz açtırmamalı, fitneyi odağında etkisiz hale getirmelidir
Milliyet

'Tam demokrasiyi tesis edeceğiz' 
Başbakan Binali Yıldırım, Kurban Bayramı mesajında, "Terörle, şiddetle ülkemizi ve bütün İslam dünyasını acıya boğmak isteyen şer odakları nihai hedeflerine asla ulaşamayacaklar ve tamamen tasfiye olacaklardır" dedi ve şunları kaydetti: "Türkiye Cumhuriyeti olarak, bütün kurumlarımızla hukukun üstünlüğünü, tam demokrasiyi, adaleti ve milli kalkınmayı tesis ederek gücümüze güç katacağız ve mazlumların yanında, zalimlerin karşısında olmaya devam edeceğiz. Milletimizin birliğine yönelik tuzaklara karşı asla gaflete ve rehavete kapılmayacak, birbirimizin hukukuna sahip çıkacak, kardeşliğimizi ebediyen baki kılacağız. Gelecek nesillerin daha huzurlu bayramlar yaşaması için şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da ülkemizi her alanda daha çok güçlendireceğiz." "Bu duygularla, bütün vatandaşlarımın ve bütün İslam dünyasının Kurban Bayramını tebrik ediyorum. Bayram esnasında yolculuğa çıkacak olan vatandaşlarımızın araçlarını azami dikkatle kullanmalarını ve mutlaka trafik kurallarına riayet etmelerini, 'yolların kralı olmaz, kuralı olur' sözünü tekrar hatırlatarak, sevdiklerine sağ salim ulaşmalarını diliyorum. Mübarek Kurban Bayramının bütün İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyor, bütün vatandaşlarımı muhabbetle selamlıyorum."
Vatan

'Biz ve onlar' çıkmazına karşı yalnız değiliz...' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı mesajında, "Ülkemizin ve içinde bulunduğumuz coğrafyanın bu gerçekliğine rağmen biliyoruz ki toplumu kutuplaştıran, vatandaşlarımızı 'Biz ve onlar' çıkmazına sokarak ayrıştıran iktidar anlayışı karşısında yalnız değiliz. Adalet Yürüyüşü ve Adalet Kurultayı boyunca, tüm kutsal dinlerin de özünü oluşturan adalet kavramının şemsiyesi altında buluşabilen milyonlar olduğumuzu gördük" dedi ve şunları kaydetti: "FETÖ, PKK ve IŞİD başta olmak üzere terör örgütlerine karşı verilen haklı mücadelede hayatını kaybeden şehitlerimiz, ülkemizde demokrasiyi, adaleti ve huzuru yeniden tesis etme kararlılığımızın yol göstericileridir. Annelerin, babaların, eşlerin, terörle mücadelede anne ve babasını şehit vermiş evlatlarımızın bize yüklediği büyük sorumluluk da budur. Bu duygularla Atatürk başta olmak üzere silah arkadaşlarını ve terör örgütlerine karşı mücadelede hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Acılarını bir ömür taşıyacak şehit ailelerine Allah'tan sabır diliyor, bedenlerini bizler için siper etmiş gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Kutsal topraklardaki vatandaşlarımızın hac farizasının kabulünü diliyorum." "Myanmar'da etnik temizliğe maruz kalan Arakan Müslümanları'nın, iç savaşın yersiz- yurtsuz bıraktığı Suriyeli kardeşlerimizin ve ülkemizde adalet bekleyen yüzbinlerce vatandaşımızın şahsında, bu yıl 1 Eylül Dünya Barış Günü ile aynı güne denk gelen Kurban Bayramı'nın ülkemize ve tüm İslam dünyasına mutluluk, esenlik ve barış getirmesini umut ediyorum."
Vatan

SPOR 
Özlenen Sharapova
Kadınlar tenisinin en önemli isimlerinden olan Maria Sharapova, ABD Açık'ta yoluna devam ediyor. Aldığı doping cezası ve ardından yaşadığı sakatlıklar, 18 ay sonra bir grand slamde ana tabloya çıkan Rus raket, ikinci turu da kayıpsız geçti. Birinci turda iki numaralı seribaşı Simona Halep ile karşı karşıya gelen Sharapova, rakibini üç sette geçmesinin ardından ikinci turda Timea Babos'a da aynı tarifeyi uyguladı. Bu kez önce geriye düştü 30 yaşındaki tecrübeli isim... İlk seti 7-6 kaybetmesinin ardından ikinciyi 6-4 alarak final setine uzattı, üçüncü seti de 6-1 alarak rakibini saf dışı bıraktı. TEB BNP Paribas Tennis Stars Series kapsamında Kasım'da Türkiye'ye gelecek ve Çağla Büyükakçay ile özel bir maça çıkacak olan Sharapova, daha önce 2006'da kazandığı sezonun dördüncü grand slaminde üçüncü tura yükseldi. Sharapova "Uzun süredir oynamadığım için eksiklerim var. Oynadıkça açılıyorum. Bu turnuvadan beklentilerim var. Evet biliyorum, başarabilirim. Daha önce yaptım ve yine yapabilirim" sözcüklerini kullandı. İstanbul Cup ve Roma Açık'ta elde ettiği şampiyonluklarla dikkat çeken ABD Açık'ın 4 numaralı seribaşı Elina Svitolina da 3. tura yükseldi. Ukraynalı raket, Rus Rodina'yı 6-4'lük setlerle 2-0 mağlup etti. Venus Williams ise ikinci turda Fransız Dodin'i 7-5, 6-4'lük setlerle mağlup ederek üçüncü tura yükseldi. 3 numara Muguruza 6-4, 6-0'lık setlerle Çinli Duan'ı geçerken, Caroline Wozniacki ise Rus Makarova'ya yenilerek elendi.
Milliyet

Taksit krizi! 
Crystal Palace'ın cazip önerisine rağmen Cenk Tosun Beşiktaş'ta kaldı. Birkaç gün önce Crystal Palace'tan milli futbolcu için teklif alan Beşiktaş Yönetimi, yaptığı pazarlıklarla İngilizlere "Pes" dedirtti. 8 milyon pound ile kapıyı açan Palace idarecileri, başkan Fikret Orman'ın sıkı pazarlığı sonrasında teklifi 12.5 milyon pounda çıkardı. Her iki kulüp, bonservis bedeli konusunda anlaşırken bu kez milli futbolcu, kendisine verilen net 2.5 milyon euroyu beğenmedi. Yapılan görüşmeler sonucunda İngiliz kulübü, Cenk'in parasını da 2 milyon 750 bin euroya çıkardı. Dört yıllık anlaşmaya 'evet' diyen Tosun'un İngiltere macerası bu kez başkan Orman'a takıldı. Siyah-beyazlı kulübün başkanı, Palace'ın bonservis bedelini 24 ayda ödeme teklifini kabul etmedi. Başkan Orman, "Eğer Cenk'i istiyorsanız 12.5 milyon poundu altı ayda ödeyin" restini çekti. Bu gelişme karşısında ne yapacağını bilemeyen İngilizler, birkaç saat düşünme süresi istedi. Bu süre içinde bazı yöneticilerin Başkan Fikret Orman'a, "Türk futbol tarihinde ilk kez bir milli oyuncu böyle bir ücrete yurtdışına gidecek. Cenk için bir daha böyle bir teklif bulamayız" dedikleri öğrenildi. Başkan Orman ise "Şampiyonlar Ligi için hazır bir forvet bulmamız zor. Böyle bir riskin bir bedeli olmalı. Bu bedeli ödeyen Cenk'i alır" cevabını verdi. Ardından da Crystal Palace, taksit sayısını kabul ettiremeyince transfer gerçekleşmedi.
Milliyet

'Bir gün geri döneceğim' 
Fenerbahçe'de geçirdiği başarılı iki sezonun ardından ani bir kararla İspanya'nın Sevilla takımına transfer olan Danimarkalı savunma oyuncusu Simon Kjaer sarı-lacivertli kulüpten karşılıklı anlayışla ayrıldığını söyledi. Danimarka'nın 2018 Dünya Kupası grup eleme maçları için kamp yaptığı Helsingör kentindeki Marienlyst otelde Milliyet'in sorularını yanıtlayan tecrübeli oyuncu ilginç açıklamalar yaptı. Kjaer, "Sevilla'ya transferinde Fenerbahçe Kulübü'nün UEFA ile yaptığı Finansal Fair- Play anlaşmasının rolü var mıydı?" sorumuza "Bu önemli nedenlerden biriydi diyebilirim. Bunu anlayışla karşıladım. Ayrıca bu transferde Fenerbahçe Kulübü hiçbir engel çıkarmadı. Her iki taraf da istediğini aldı diyebilirim" yanıtını verdi. Fenerbahçe'de forma giydiği süre zarfında kendisine tanınan imkanlar ile yaşadığı ortamdan büyük mutluluk duyduğunu belirten Danimarkalı savunmacı, "İstanbul'da ailemle birlikte çok keyifli ve huzurlu günler geçirdim. Özellikle taraftarın beni uğurlaması harikaydı. Hayatım boyunca bunu unutmayacağım. Hepsine teşekkür borçluyum. Bana verdikleri değer inanılmazdı. Bunu her fırsatta gösterdiler" ifadelerini kullandı. Sarı-lacivertli taraftarların şimdiden kendisini özlemiş olmasının harika bir duygu olduğuna işaret eden Kjaer, "Futbolu kendim için hep huzur noktası olarak gördüm. Ve bu huzuru Türkiye'de kaldığım sürece hep yaşadım" dedi. Simon Kjaer, Türkiye'den olumlu duygular ve hatıralarla ayrıldığını vurgularken, Fenerbahçe'nin UEFA'ya erken veda etmesiyle ilgili olarak ise "Oynamadığım takımlar hakkında prensip olarak yorum yapmam" dedi. Danimarka Milli Takım kaptanı, "Birgün yeniden Fenerbahçe'ye dönecek misin" sorumuza da "Evet bu mümkün. Birgün geri döneceğime inanıyorum. Ama İspanya'ya daha yeni geldim. O nedenle bunu şimdiden söylemek biraz erken" karşılığını verdi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme