2 Eylül 2017 Cumartesi

02.09.2017 Genel Gündem



02.09.2017

GÜNDEM

Kurban Bayramı'nda Manzara Değişmedi 
Kurban Bayramı'nın ilk günü sokaklarda yine bildik manzaralar vardı. Belediyelerin belirlediği kesim yerleri dışında evlerin bahçelerinde, sokak aralarında kurban kesenler yine iş başındaydı. Tüm uyarılara rağmen kesimleri izleyen bazı çocuklar ise ağladı. İstanbul'da yapılan tüm uyarılara rağmen belediyelerin gösterdiği kurban kesim merkezlerini tercih etmeyen bazı vatandaşlar, kurbanlarını hijyenden uzak şekilde sokaklarda kesti. Hayvanların küçük çocukların gözü önünde kesilmeleri tepki toplarken Üsküdar ve çevresindeki kurban kesim alanlarında kesilen kurbanlıkların kanı, kanalizasyon yoluyla bu yıl da İstanbul Boğazı'nı kırmızıya buladı. Her yıl Kurban Bayramı'nda görmeye alıştığımız manzaralar, bu yıl bayramın ilk gününde de tekrarlandı. Bayram namazının kılınmasının ardından kurban sahipleri satın aldıkları kurbanlıkları teslim almak için kurban satış yerlerine gitti. Hayvan sahiplerinden bazıları kurbanlıklarını kesim merkezlerine götürürken, birçoğu ise ya satın aldıkları hayvan pazarında ya da açık alanlarda kestirdi. Yetkililerin günler öncesinden yaptığı uyarıları dikkate almayarak kurbanlıklarını evlerinin önünde, sokak aralarında, boş arsalarda, inşaatlarda, oto yıkamacılarda ve sanayi bölgelerinde kesen vatandaşlar, İstanbul'un arka sokaklarında mezbahaları andıran görüntüler oluşmasına neden oldu. Hijyen koşullarından oldukça uzak olan kesimler yine çocukların gözleri önünde gerçekleşti. İlginç görüntülerden biri Sancaktepe'de yaşandı. Bir oto yıkamacıda kurbanlıkların kurulan vinçler yardımıyla kaldırılıp yüzülmesi görenleri şaşırttı. Bazı Sultangazi sakinleri de belediyenin izin verdiği kesim alanlarından çok evlerinin önünü ve boş arsaları tercih ederken, Boğaz'ın diğer yakasında Sultanbeyli ve Ümraniye'de de oto yıkamacılar ve inşaatlar kesim noktaları olarak kullanıldı. Vatandaşlar, kesim alanlarının kalabalık ve pahalı olması nedeniyle buraları tercih ettiklerini belirtirken, belediye ekipleri ise uygunsuz kesim yapanlara ceza kesti. Sultangazi Belediyesi'nin zabıta ekipleri, belediyenin belirlediği alanlar dışında kaçak kesim yapanlara ceza kesti. Vatandaşlar ise, belediyenin gösterdiği alanların yeterli olmadığını savunarak yazılan cezalara tepki gösterdi. Zabıta Müdürü Ahmet Serkan Sencar, belediyenin belirlediği 93 kesim alanın olduğunu belirterek, "Yine de kamuya açık yerlerde, parklarda, caddelerde kesim yapıyorlar. Biz de bunlarla ilgili kabahatler kanununa göre 109 lira para cezası kesiyoruz. Ayrıca çevreyi kirletmelerinden dolayı da çevre kanununa göre işlem yapıyoruz" dedi.
Milliyet


Cephede Bayram Namazı! 
Kurban Bayramı'nın birinci günü tüm sınır karakollarında ve dağlarda vatanı koruyan Mehmetçik tarafından da kutlandı. Hakkari'nin Şemdinli ilçesinin İran sınırında Mehmetçik, 2.900 rakımdaki üs bölgesinde bayram sevinci yaşadı. Adını bulunduğu tepeden alan Kırkçimenlik Üs Bölgesi, 8 Mayıs'ta terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik "Şehit Piyade Sözleşmeli Er Özkan Altınok" operasyonu sonrası kuruldu. İran sınırındaki üs bölgesinde 7 gün 24 saat vatan savunması için görev yapan Mehmetçik, Kurban Bayramı sevincini ilk olarak komutanları ve silah arkadaşlarıyla paylaştı. Askerler, günün ilk ışığıyla üs bölgesinin kurulması sırasında teröristlerin döşediği el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan Uzman Çavuş Mustafa Ünal için yaptırılan şehitlik önünde toplandı. Burada görevli piyade Uzman Çavuş Hasan Doğan tarafından askerlere bayram hutbesi okundu. Üs bölgesinde bayram namazı kılan Mehmetçik, vatanın birliği ve bütünlüğü için dua etti. Mehmetçik'in birbiriyle bayramlaşmasının ardından okunan dualarla kurban kesildi.
Vatan

DÜNYA  
Abd-Rusya'nın 'Bildik' Krizi Sürüyor! 
ABD ile Rusya arasında, eski başkan Barack Obama döneminde başlayan ve "diplomatlar" ile "diplomatik tesisler" üzerinden yürüyen kriz, yeni hamlelerle devam ediyor. Son olarak ABD, Rusya'nın San Francisco Konsolosluğu ile Washington ve New York'taki iki konsolosluk tesisini kapatmasını istemesi, krizin yeniden gergin hale gelmesine neden oldu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Washignton'ın bu kararının "yanıtsız bırakılmayacağını" açıkladı. Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, yaptığı açıklamada "Kapatılma işlemleri 2 Eylül'e kadar sona erdirilmeli. Rusya'nın bu yıl başında aldığı talihsiz karara yanıt olarak, biz de kararlı ve ölçülü bir yanıt verdik. İlişkilerdeki sürekli düşüşü durdurmak ve daha iyi ilişkiler için ileri adımlar atmak istiyoruz. Bunu gerçekleştirmek için fırsatlara bakıyoruz. Ancak bunu hakkaniyet içinde gerçekleştirmek istiyoruz" dedi. Amerikan Senatosu'nun Rusya'ya yeni yaptırımlar öngören yasa tasarısını kabul etmesi sonrasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinde görev yapan Amerikalı diplomatik ve teknik personel sayısının 1 Eylül'e kadar 455'e düşürülmesini talep etmişti. Aralık 2016'da, eski başkan Obama'nın görevi bırakmasından birkaç hafta önce ABD, 35 Rus diplomatı sınır dışı etmişti. Amerikan yönetiminden üst düzey bir yetkili, Rusya'dan kapatılması istenen Washington ve New York'taki konsolosluk tesislerinin ticari temsilcilikler olduğunu belirtti. Yetkilinin kaydettiğine göre San Francisco'da başkonsolosluk ve resmi malikane bulunurken, Washington ve New York'ta ise çeşitli müesseseleri barındıran birçok bina bulunuyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, karara ilişkin yaptığı açıklamada, "Moskova, ABD'nin notasını yanıtsız bırakmayacak" dedi. Lavrov, "ABD'nin (Rusya'nın San Francisco'daki konsolosluğunu ve Washington ile New York'taki iki ek binasını kapatma kararıyla ilgili) notasını yeni alabildik. Analizini yaptıktan sonra tepkimizi vereceğiz" diye konuştu. Lavrov ayrıca, bu son adımın, ABD Başkanı Trump'ın Rusya'yla ilişkileri normalleştirmek yönündeki seçim öncesi vaatlerini gerçekleştirmesine izin vermeyen kişilerce atıldığını da savundu. ABD'yle kavga etmenin peşinde olmadıklarını, Amerikan halkına karşı her zaman dostça yaklaştıklarını vurgulayan Lavrov, "Şimdi de çıkarlarımıza uygun olan noktalarda onlarla yapıcı bir diyalog kurmak istiyoruz. Aramızdaki siyasal atmosferin normalleşmesini istiyoruz. Fakat bildiğiniz gibi, tango yapmak için iki kişi gerekir. Bana göreyse, Amerikalı partnerlerimiz bireysel bir break dans yapıyor" ifadelerini kullandı.
Milliyet

400 Ölü, 40 Bin Göç 
Myanmar'da Rohinga Müslümanlarının yaşadığı Arakan'da bir haftadır tırmanan çatışmalarda ölü sayısının yaklaşık 400 kişiyi bulduğu, Bangladeş'e kaçanların sayısının da 40 bine yaklaştığı haber veriliyor. Dün, Myanmar ordusunun sosyal medya hesabından paylaşılan bilgilere göre Rohinga Müslümanlarının yaşadığı Rakhayn eyaletinde (Arakan) tırmanan çatışmalarda bir haftada yaklaşık 400 kişinin hayatını kaybetti. Ordu, çatışmalarda yaklaşık 370 Rohinga milisi, 13 güvenlik görevlisi, iki hükümet yetkilisi ve 14 sivilin hayatını kaybettiğini belirtti. Ordunun açıklamasında çatışmalardan etkilenen 11 bin 700'ü aşkın Rohinganın bölgeden tahliye edildiği de kaydedildi. Arakan'da Rohinga milislerinin geçen hafta polis karakolu ve askeri üsse düzenlediği saldırının ardından askeri operasyon başlatılmış, o zamandan bu yana çatışmalar yoğunlaşmıştı. Myanmar ordusu, "aşırılıkçı teröristlere" karşı operasyon düzenlendiğini ve güvenlik güçlerine sivillerin korunması talimatı verildiğini bildirirken, Bangladeş'e kaçan Rohingalar ise orduyu kendilerini bölgeden çıkmaya zorlamak için cinayet işlemek ve kundaklamaya başvurmakla suçluyor. Birleşmiş Milletler (BM) ise, Myanmar'dan kaçarak Bangladeş'e geçen Arakanlıların sayısının 38 bine yükseldiğini bildirdi. BM kaynaklarına göre yaklaşık 20 bin Rohinga, sınır bölgesinde mahsur kalmış durumda. Rohingaların bir kısmı Bangladeş'e karadan geçmeye çalışırken, bir kısmı tehlikeli deniz yolculuğunu göze almak zorunda kalıyor. Bangladeş sınır güvenlik yetkilileri, önceki gün nehirde alabora olan tekneden 11'i çocuk 15 Rohingalının cesedine ulaşıldığını açıkladı. Bangladeş'e kaçmaya çalışırken boğularak ölen Rohingaların sayısı 40'a yükseldi. Bununla birlikte BM'nin, Arakan eyaletinde şiddetten kaçan sivillerin üzerine roketatar saldırısı düzenlendiğini duyurdu. Anadolu Ajansı'nın haberine göre BM İnsan Hakları Özel Raportörü Yanghee Lee, ülkede askerlerin ayrım gözetmeksizin Arakanlı Müslümanları öldürdüğü ya da yaraladığını belirterek "Myanmar'dan kaçan Arakanlı Müslümanlara, roketatarlı saldırı düzenlendiğine dair birkaç güvenilir kaynaklardan bilgi geldi" dedi. Myanmar hükümetine, Arakanlı Müslümanların tahliyesine yardım etme çağrısında bulunan Lee, "Yetkililer, şiddetten etkilenen bölgelerde yaşayan sivillerin daha güvenli bölgelere tahliyesinde yardımcı olurken Arakanlı Müslümanlara ise yardımcı olmuyor" görüşünü aktardı.
Milliyet

230 Kez Aramış 
İsrail Başbakan Benjamin Netanyahu, hakkında açılan soruşturma kapsamında geçmiş yıllara telefon görüşmelerinin kayıtlarını kamuoyuyla paylaştı. Kanal 10 televizyonu muhabiri Raviv Drucker'in yaptığı dava başvurusu sonucunda telefon kayıtlarını sosyal medya üzerinden yayınlayan Netanyahu, 2012-2015 yılları arasında, iktidar yanlısı Israel Hayom gazetesinin sahibi Sheldon Adelson ve eski Genel Yayın Yönetmeni Amos Regev'le 230 telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini itiraf etti. İsrail'deki tüm politikacıların, genel yayın yönetmenleriyle, yayıncılarla ve gazetecilerle görüştüğünü herkesin bildiğini savunan Netanyahu, "Bu demokrasilerde kabul gören bir durum" dedi. Netanyahu, ABD'de yaşayan 'kumarhaneler kralı' lakaplı Adelson'la 30 yıldır yakın arkadaş olduklarını, bu nedenle kendisiyle aralarda görüşmekten dolayı mutlu olduğunu kaydetti. İşadamlarından 'pahalı' hediyeler aldığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan Netanyahu'nun, kendisine muhalif olan Yedioth Ahronoth gazetesinin patronu Arnon Mozes'e, hükümet yanlısı haberler yapması karşılığında, rakibi Israel Hayom gazetesini kapatmak için elinden geleni yapma sözü verdiği ortaya çıkmıştı. Savcılık, bu iddiayla ilgili olarak da ayrı bir soruşturma yürütüyor.
Vatan

'Lübnan, Abd'yi Dinlemedi' 
Lübnan merkezli Şii Hizbullah örgütünün lideri Hasan Nasrallah, Lübnan'ın Suriye sınırındaki Arsal bölgesinin ve Suriye'nin Lübnan sınırına yakın Kalamun bölgesinin Lübnan, Hizbullah ve Suriye ordusunun eş zamanlı harekâtıyla DEAŞ'tan temizlenmesi konusunda önceki gün bir konuşma yaptı. Hizbullah'a yakın El Manar haber sitesine göre güvenlik gerekçesiyle sinevizyondan konuşan Nasrallah, sınırın Suriye tarafında 2 bin 920, Lübnan tarafında ise 744 kilometrekarelik bir bölgenin DEAŞ'tan kurtarıldığını açıkladı. Gelişmeyi "İkinci Zafer" olarak niteleyen Nasrallah, ABD'nin operasyona Hizbullah'ın katılmasına tepki gösterdiğini ve Lübnan ordusuna yardımı kesme tehdidi yaptığını söyledi. Nasrallah, ABD'nin tehdidine boyun eğmediğini söylediği Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun'u övdü. Şii lider, "Bu çarpışmaya girme kararı bağımsız olarak Lübnan devleti tarafından alınmıştır ve bu çok önemli bir noktadır çünkü egemen bir siyasi kararı temsil ediyor. Bu, her zaman cesur, bağımsız ve herhangi bir ülke, elçilik ya da tehdit ile bağı olmayan bir kişi olarak gördüğüm Cumhurbaşkanı Michel Aoun tarafından temsil edilen yeni dönemin başarılarından biridir" dedi.
Hürriyet

EKONOMİ 

Dolar: 3,4519-3,4545                       
Euro: Euro 4,1103-4,1127
Sterlin: 4,4682-4,4716         
Gram Altın: 146,4206-146,5180

Dolar 3.41'le Yılın En Düşük Seviyesinde 
Yurt içinde Kurban Bayramı tatili nedeniyle piyasaların kapalı olduğu günde, uluslararası piyasalarda dolar/TL, ABD'de Ağustos ayı tarım dışı istihdam verisinin beklentilerden kötü gelmesinin ardından 3.4175'e kadar gerileyerek yılın en düşük seviyesini gördü. ABD'de tarım dışı istihdam verisi, 156 bin artarak beklentilerden kötü geldi. 209 bin artması beklenen tarım dışı istihdam verisi Temmuz'da 180 bin artmıştı. ABD'de Temmuz tarım dışı istihdam artışı 209 binden 189 bine, Haziran artışı 231 binden 210 bine aşağı yönlü revize edildi. Beklentilerin altında gelen verilerinin ardından dolar endeksindeki geri çekilmeye bağlı olarak, dolar/TL 3.44 seviyelerinden 3.4175'i gördü. Gün içinde kur 3.4220'de dengelendi.
Vatan

'Uzatın' Talebi Var Ama Uzatmayacağız 
Mobilyacı ve beyaz eşyacıların 30 Eylül'de sona erecek vergi teşviğinin uzatılması talebi, en yetkili makam tarafından reddedildi. Maliye Bakanı Naci Ağbal, ekonomide yakalanan ivmenin son derece olumlu olduğunu ancak vergi indirimlerinin uzatılmayacağını belirterek son noktayı koydu. Hükümetin ekonomiye ilişkin bir çok kararlar aldığını söyleyen Ağbal, "Para politikası, ekonomiye destek olma noktasında çok önemli kararları özellikle Ocak ayı içerisinde aldık. Çok ciddi anlamda ekonomiye destek verdik, vergi indirimleri yaptık. Bunlar kolay değil. Şimdi gerçi herkes 'Tekrar uzatın' diyor ama uzatmayacağız. Vergi indirimlerinin, bir geçici vergi indirimi olduğunu baştan itibaren söylemiştik ve ekonomide şu anda yakalamış olduğumuz ivme son derece olumlu" açıklamasını yaptı. Hükümet olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın direktifleri ve ortaya koyduğu vizyon çerçevesinde 2019'a giden süreçte gece gündüz çalıştıklarını belirten Ağbal, şöyle devam etti: "Ekonomide son 1 yılda yakaladığımız ivme içeride ve dışarıda büyük bir takdir topluyor. Bu kadar kısa süre içinde Türkiye ekonomisinin toparlanmasını açıkça kimse beklemiyordu. Darbe girişimi olmuş, bunun sonrasında olağanüstü hal ilan edilmiş, ister istemez beklentilerin bir miktar çekimser olduğu ortamda Türkiye ekonomisi için biçilen, söylenen, tahmin edilen büyüme oranı yüzde 2-3 aralığındaydı. Hükümet olarak özellikle Ağustos ayından itibaren arka arkaya aldığımız kararlar çerçevesinde ekonomide hiç kimsenin beklemediği kadar hızlı bir toparlanmayı da yakaladık."
Vatan

Borsa % 30 İskontolu 
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi aylık yükseliş serisini Ağustos'ta da devam ettirerek 1998'den bu yana ilk kez üst üste 9 ay değer kazandı. BIST 100 endeksi, son 20 yılın en uzun soluklu yükselişini gerçekleştirdi. Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetlerinin bu dönemdeki ortalama getirisi, alternatif yatırım araçları ve başlıca dünya borsalarına açık ara fark atarak yüzde 49'a ulaştı. Daha önce 1997 yılının Mayıs ayında başlayıp Ocak 1998'e kadar devam eden 9 aylık yükseliş rallisinde yüzde 149 kazandıran borsa, aylık yükseliş serisini 1998'in Şubat ayında yüzde 7.8'lik düşüşle sonlandırmıştı. Kasım 2016'yı 73 bin 995 puandan tamamlayan BIST 100 endeksi, 9 aydır yükselişine devam etti ve bu dönemde tüm zamanların en yüksek seviyesi rekorunu 110.531 puana, günlük kapanış rekorunu 110.423 puana taşıdı. İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, benzerleri ile karşılaştırıldığında BIST 100 endeksinin halen görece yüzde 20 ila yüzde 30 arasında daha ucuz olduğuna söyledi. Gürleyen, gelişmekte olan ülke piyasalarının, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımının yavaş hızla olacağı ve ekonomideki büyümenin devam edeceği beklentileri ile gelişmiş ülke piyasalarından daha iyi performans gösterdiğini belirtti. Serhat Gürleyen, "Yavaş artan faiz, büyümenin devam etmesi ve düşük enflasyon sürecinden en fazla gelişmekte olan ülkelerin yararlanabileceğini, Türkiye'nin de bu ülkeler arasında öne çıktığını düşünüyoruz" dedi. Gürleyen, şöyle devam etti: "Dünya değer arıyor. Ararken de Türkiye'ye sermaye gelmeye devam edecek. Kuzey Kore ve Donald Trump konusundaki gelişmelerin küçük ve kısa süreli oynaklığa neden olacağını düşünüyoruz. Piyasalar için asıl büyük riskin, düşük büyüme ve devam edecek faiz artışı olabileceğini düşünüyoruz."
Vatan

Bozcaada'da Silueti Bozan Yapılara Temizlik 
Bozcaada turizminin geliştirilmesi için bir turizm master planı hazırlamak isteyen Bozcaada Belediyesi, Ocak 2016'da Batman Üniversitesi'yle bir protokol imzaladı. Ardından üniversiteden bir ekip Bozcaada'ya giderek incelemelerde bulundu. Yapılan incelemeler sonucunda Bozcaada Turizm Master Planı hazırlandı. Hazırlanan taslak plan Bozcaada Belediyesi'nin resmi internet sitesinde yayımlandı. 71 sayfadan oluşan planda adanın mevcut turizmi mercek altına alındı. Planda, Bozcaada'nın ulaşım, barınma ve çevresel sorunlarının çözülmesi yönünde birtakım öneriler yer aldı. Öncelikle Çanakkale-Bozcaada arasında ulaşımı sağlayan feribot ve deniz otobüsü seferlerinde revizyon yapılması, adanın mevcut taşıma kapasitesi belirlendikten sonra işletme sayısı ve işletme niteliklerinin belediye tarafından denetlenmesi tavsiye edildi. Adanın kısıtlı olan turizm süresinin uzatılabilmesi için turizm türünün çeşitlendirilmesi ve buna bağlı olarak turistik işletmelerin hizmet kalitesinin geliştirilmesi önerildi. Henüz taslak halinde olan planın son şeklini aldıktan sonra Belediye Meclisi'nin onayına sunulacağını söyleyen Bozcaada Belediye Başkanı Hakan Can Yılmaz, amaçlarının ada turizmiyle işleyen bir planı uygulamak olduğunu söyledi. Yılmaz, şöyle konuştu: "Son yıllarda Bozcaada'nın hem Çanakkale hem de Kuzey Ege turizminde lokomotif yerlerden biri olduğu bir gerçek. Bozcaada turizminin gelişmesine katkı sağlamak ve turizmin sağlam adımlarla ilerlemesi için böyle bir plan geliştirme ihtiyacı hissettik. Önemli uygulanabilir bir plan yapmak."
Hürriyet

POLİTİKA
Kimse Konuşmasa Da Biz Konuşacağız 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arakanlı Müslümanların Kurtuluş Savaşı yıllarında 35 bin altını bize gönderdiğini belirterek "Bu kardeşlerimize tüm dünyanın yaptığı gibi biz sırtımızı dönemeyiz. Arakan Müslümanlarını yalnız bırakmayacağız. Orada bir soykırım var. Buna karşı sessizler. Kimse konuşmasa da biz konuşacağız" dedi. Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı'nca düzenlenen bayramlaşma törenine katılan Erdoğan'ın gündeminde Arakan'daki zulüm ve CHP'nin düzenlediği Adalet Kurultayı'nda içki içilmesi vardı. Erdoğan konuşmasında özetle şunları söyledi; "Bu bayram başka bir bayram. Genelkurmay Başkanı Şanlıurfa'da kıtada. Milli Savunma Bakanımız Şırnak'ta kıtada. İçişleri Bakanımız yine Güneydoğu Anadolu'da. Bir başka bayram yaşıyoruz. Bir tarafta terörle mücadele bir tarafta el ele omuz omuza dayanışmayla bir bayram yaşıyoruz. İnşallah iyi olacak. Bin yıldır tek devlet, tek bayrak tek vatan anlayışıyla canlarını veren tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Şehit ve gazilerimize özellikle şükranlarımı sunuyorum. Son günlerde şehitler ve gazilerimiz arasında ayrımcılık çıkarmaya çalışan fitneler olduğunu görüyorum. 1071'den beri her şehidin ve gazinin bizim gönlümüzde ayrı bir yeri vardır. 15 Temmuz hassasiyetimizin sebebi Kurtuluş Savaşı'ndan bu yana geleceğimize bağımsızlığımıza yapılan en büyük saldırı olması sebebiyledir. Şehitlerle ilgili kimlerin ayrım yaptığı, yapacağı bellidir. İşte gördünüz. Çanakkale'de şehitlerimizin yattığı o topraklarda ana muhalefet partisinin yaptığı toplantıda nelerin olduğunu gördünüz. Ayrımcılık onlarda. Onlarda şehide, gaziye saygı yok. Onların şehadet, şüheda nedir böyle bir anlayışı yok. Onlar değil miydi bizim camilerimizi ahıra çeviren. Bunlar bütün vakıfnamelerde mevcut."
Milliyet

Bunun Adı Soykırım 
Başbakan Binali Yıldırım dün AK Parti'deki bayramlaşta törenindeki konuşmasında özetle şunları söyledi: "Kurban Bayramı bütün İslam aleminin bayramı. Ama ne yazık ki bugün İslam coğrafyasının pek çok yerinde bayram değil matem havası var. Son günlerde Arakan'da yaşanan vahşet büyük bir insanlık suçu olarak tarihe geçiyor. Sadece Müslüman oldukları için savunmasız insanları öldürmenin adı soykırımdır. Akan bir mazlum kanı söz konusuysa biz o kanı kendi damarlarımızdan akmış gibi biliriz. Arakan'daki bu zulüm bu şiddet dünyada İslam düşmanlığının ulaştığı yeri açıkça ortaya koymaktadır. Nefret söylemlerini de son derece tehlikeli bulduğumuzu da söylemek isterim. Bayramlar bizi birleştiren en müstesna günlerdir. Bu bayram neşesi ve coşkusu memleketin her köşesini 365 gün boyunca sarsın istiyoruz. Bu topraklarda biriz beraberiz, birlikte Türkiye'yiz. Bugün kardeşlik hissiyatıyla bütün kırgınlıklara son verelim."
Vatan

Kör Niko'nun Meyhanesinde İçsinler 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'nin Adalet Kurultayı'ndaki alkol tartışmalarına ilişkin "Türkiye'de içki içmek isteyen varsa içecek çok meyhane var. Kör Niko'nun meyhanesine gidip içsinler" dedi. Bayram namazının ardından merhum Alparslan Türkeş'in Beştepe'deki mezarını ziyaret eden Bahçeli, gazetecilere özetle şunları söyledi: "(Kuzey Irak'ta) Referandum çok yanlış bir tavır olabilir. Barzani inatçı bir üslup kullanıyor. ABD'den büyük destek aldığı anlayışıyla cesaretli olduğunu ortaya koymaya çalışıyor. Ama Barzani İngiliz'i tanır, Amerika'yı tanır, Türk'ü tanımaz, Türk devletini bilmez. Yarın nasıl bir tokat yiyeceğini de tokadı yedikten sonra anlar ama iş işten geçmiş olur. Bu kararı, bizim Türkmenler ile orada yaşayan Araplar kabul etmemektedir. 'Kerkük Türk'tür, Türk kalacaktır' diye eskiden beri söylemlerimiz vardır. 80 milyon olarak Kerkük'te yaşayan soydaşlarımızın yanındayız. (CHP kurultayında alkol tartışması) CHP'li arkadaşlar bir kurultay düzenleyerek adaleti sağlamak için görüşme yapmayı diliyorlar fakat şehitlerimizin yoğunluk kazandığı, Türkiye'nin bağımsızlığının ilk adımı olan yerde içkili akşam sohbetleri bunlar yakışmaz. Türkiye'de içki içmek isteyen varsa içecek çok meyhane var. Kör Niko'nun meyhanesine gidip içsinler."
Hürriyet

POLİTİKA
Kimse Konuşmasa Da Biz Konuşacağız 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arakanlı Müslümanların Kurtuluş Savaşı yıllarında 35 bin altını bize gönderdiğini belirterek "Bu kardeşlerimize tüm dünyanın yaptığı gibi biz sırtımızı dönemeyiz. Arakan Müslümanlarını yalnız bırakmayacağız. Orada bir soykırım var. Buna karşı sessizler. Kimse konuşmasa da biz konuşacağız" dedi. Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı'nca düzenlenen bayramlaşma törenine katılan Erdoğan'ın gündeminde Arakan'daki zulüm ve CHP'nin düzenlediği Adalet Kurultayı'nda içki içilmesi vardı. Erdoğan konuşmasında özetle şunları söyledi; "Bu bayram başka bir bayram. Genelkurmay Başkanı Şanlıurfa'da kıtada. Milli Savunma Bakanımız Şırnak'ta kıtada. İçişleri Bakanımız yine Güneydoğu Anadolu'da. Bir başka bayram yaşıyoruz. Bir tarafta terörle mücadele bir tarafta el ele omuz omuza dayanışmayla bir bayram yaşıyoruz. İnşallah iyi olacak. Bin yıldır tek devlet, tek bayrak tek vatan anlayışıyla canlarını veren tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Şehit ve gazilerimize özellikle şükranlarımı sunuyorum. Son günlerde şehitler ve gazilerimiz arasında ayrımcılık çıkarmaya çalışan fitneler olduğunu görüyorum. 1071'den beri her şehidin ve gazinin bizim gönlümüzde ayrı bir yeri vardır. 15 Temmuz hassasiyetimizin sebebi Kurtuluş Savaşı'ndan bu yana geleceğimize bağımsızlığımıza yapılan en büyük saldırı olması sebebiyledir. Şehitlerle ilgili kimlerin ayrım yaptığı, yapacağı bellidir. İşte gördünüz. Çanakkale'de şehitlerimizin yattığı o topraklarda ana muhalefet partisinin yaptığı toplantıda nelerin olduğunu gördünüz. Ayrımcılık onlarda. Onlarda şehide, gaziye saygı yok. Onların şehadet, şüheda nedir böyle bir anlayışı yok. Onlar değil miydi bizim camilerimizi ahıra çeviren. Bunlar bütün vakıfnamelerde mevcut."
Milliyet

Bunun Adı Soykırım 
Başbakan Binali Yıldırım dün AK Parti'deki bayramlaşta törenindeki konuşmasında özetle şunları söyledi: "Kurban Bayramı bütün İslam aleminin bayramı. Ama ne yazık ki bugün İslam coğrafyasının pek çok yerinde bayram değil matem havası var. Son günlerde Arakan'da yaşanan vahşet büyük bir insanlık suçu olarak tarihe geçiyor. Sadece Müslüman oldukları için savunmasız insanları öldürmenin adı soykırımdır. Akan bir mazlum kanı söz konusuysa biz o kanı kendi damarlarımızdan akmış gibi biliriz. Arakan'daki bu zulüm bu şiddet dünyada İslam düşmanlığının ulaştığı yeri açıkça ortaya koymaktadır. Nefret söylemlerini de son derece tehlikeli bulduğumuzu da söylemek isterim. Bayramlar bizi birleştiren en müstesna günlerdir. Bu bayram neşesi ve coşkusu memleketin her köşesini 365 gün boyunca sarsın istiyoruz. Bu topraklarda biriz beraberiz, birlikte Türkiye'yiz. Bugün kardeşlik hissiyatıyla bütün kırgınlıklara son verelim."
Vatan

Kör Niko'nun Meyhanesinde İçsinler 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'nin Adalet Kurultayı'ndaki alkol tartışmalarına ilişkin "Türkiye'de içki içmek isteyen varsa içecek çok meyhane var. Kör Niko'nun meyhanesine gidip içsinler" dedi. Bayram namazının ardından merhum Alparslan Türkeş'in Beştepe'deki mezarını ziyaret eden Bahçeli, gazetecilere özetle şunları söyledi: "(Kuzey Irak'ta) Referandum çok yanlış bir tavır olabilir. Barzani inatçı bir üslup kullanıyor. ABD'den büyük destek aldığı anlayışıyla cesaretli olduğunu ortaya koymaya çalışıyor. Ama Barzani İngiliz'i tanır, Amerika'yı tanır, Türk'ü tanımaz, Türk devletini bilmez. Yarın nasıl bir tokat yiyeceğini de tokadı yedikten sonra anlar ama iş işten geçmiş olur. Bu kararı, bizim Türkmenler ile orada yaşayan Araplar kabul etmemektedir. 'Kerkük Türk'tür, Türk kalacaktır' diye eskiden beri söylemlerimiz vardır. 80 milyon olarak Kerkük'te yaşayan soydaşlarımızın yanındayız. (CHP kurultayında alkol tartışması) CHP'li arkadaşlar bir kurultay düzenleyerek adaleti sağlamak için görüşme yapmayı diliyorlar fakat şehitlerimizin yoğunluk kazandığı, Türkiye'nin bağımsızlığının ilk adımı olan yerde içkili akşam sohbetleri bunlar yakışmaz. Türkiye'de içki içmek isteyen varsa içecek çok meyhane var. Kör Niko'nun meyhanesine gidip içsinler."
Hürriyet

SPOR 
Majesteleri Yine Terledi! 
Sezonun son grand slam tenis turnuvası ABD Açık'ta dördüncü gün de geride kaldı. Tek erkeklerin favorileri Rafael Nadal ve Roger Federer, rakiplerini yenerek yollarına devam etti. Tek erkeklerin ikinci turunda, uzun bir aranın ardından yeniden dünyanın zirvesine yerleşen İ s - panyol Rafael Nadal, Japon Taro Daniel karşısında ilk seti 6-4 kaybetmesine rağmen diğer setleri 6-3, 6-2 ve 6-2 alarak mücadeleden 3-1 galip ayrıldı. Sezonun formda isimlerinden 3 numaralı seribaşı Roger Federer ise ilk turun ardından ikinci turda da zorlu bir galibiyet aldı. İsviçreli tenisçi, Rus rakibi Mikhail Youzhny'yi 6-1, 6-7, 4-6, 6-4 ve 6-2'lik setlerin ardından 3-2 yenerek, üst tura adını yazdırdı. Günün sürprizini ise 7 numaralı seribaşı Bulgar Grigor Dimitrov'u 3-0 (7-5, 7-6, 6-3) mağlup eden Rus Andrey Rublev gerçekleştirdi. Tek kadınlarda ise dünya 1 numarası Çek Karolina Pliskova ve 4 numaralı seribaşı Ukraynalı Elina Svitolina, rakiplerini geçerek üçüncü tura kaldı. Japon Kurumi Nara ise 8 numaralı seribaşı Rus Svetlana Kuznetsova'yı 6-3, 3-6 ve 6-3'lük setlerin ardından 2-1 mağlup ederek, tek kadınlarda sürprize imza attı.
Milliyet

Salladık Yıkılmadık 
A Milli Basketbol Takımı, Avrupa Şampiyonası D Grubu'ndaki ilk maçında Rusya ile karşılaştı, çok iyi mücadele etmesine rağmen Ülker Sports Arena'dan 76-73 mağlup ayrılmaktan kurtulamadı. Maça ay-yıldızlı ekibimiz iyi başladı ve 2. dakikayı 4-0 önde geçti. Ancak art arda yapılan top kayıpları ve Rusya adına Sheved'in sahne alışı konuk takımı maça ortak etti. 4. dakikada 7-6 öne geçen Rusya, skor üretmeye devam edip, 20-13'te 7 farkı yakaladı, ilk çeyrek 20-15 tamamlandı. Rusya Movgov ile 25- 15'te farkı çift hanelere çıkardı. Tam saha pres ile rakibinin ritmini bozmaya başaran millilerimiz Semih ve Kenan'ın sayılarıyla farkı 3'e indirdi. Savunmada ritmini kaybetmeyen milliler, ribauntlarda sıkıntı yaşadığı devreyi 36-33 geride bitirdi. İkinci yarının başında Rusya bir kez daha arayı açsa da, savunmada kapılan toplar millilerimizi oyunun içinde tuttu. Erkan'ın hücumda devreye girmesiyle 26. dakikada 46-46 ile skora denge getiren milliler son çeyreğe de 55-51 geride girmekten kurtulamadı. Semih'in pota altında devreye girmesi ile bir kez daha skora denge getiren Türkiye, 37. dakikada Cedi ile 68-66 öne geçti. Ancak kritik top kayıpları, iyi değerlendiren Rusya, son dakikaya 69-68 önde girdi. Sheved'in bitime 25 saniye kala üçlükle umutları kırılan Türkiye, salondan 76-73 yenik ayrıldı.
Milliyet

Beceri Tecrübe Kapasite 
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Lucescu, Ukrayna karşısında takımın tecrübesine güvendiğini dile getirdi. İtalyan La Gazzetta dello Sport gazetesi, Rumen teknik adamın konuşmasını, "Ukraynam benim, seni yenmek zorundayım" başlığıyla yayımladı. Görev aldığı dönemde Ukrayna futbolunda pek çok şeyi değiştirdiğini söyleyen Lucescu, Shakhtar Donetsk takımında geliştirdiği sistemin, Ukrayna Milli Takımı'na da örnek olduğunu savundu. Ukrayna Teknik Direktörü Andriy Shevchenko'nun zeki biri olduğunu ve sistemi koruduğunu kaydeden Lucescu, "Ukrayna, grupta topa ve oyuna hakim bir takım hüviyetinde. Gençliklerini ve fiziki kapasitelerini sahaya yansıtıyorlar. Türkiye, Ukrayna'ya karşı teknik becerisi, tecrübesi ve mücadele etme kapasitesiyle karşılık verecek. Bu nedenle, son defa büyük bir turnuvada oynama şansı olabilecek oyuncuları kadroya çağırdım" diye konuştu. Lucescu, Türk futbolunu nasıl bulduğu sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Türkiye'den 2004 yılında ayrılmıştım. O dönemde Türkiye, uluslararası arenada daha çok tanınıyordu. Milli takım dünya üçüncüsü olurken, Galatasaray ise Arsenal ve Real Madrid'i yenerek, UEFA Kupası ve Süper Kupa'yı kazandı. Türkler, iyi oynadığında İtalyan ve İngilizleri yeniyordu. Artık maçlarda takımlar sınırsız yabancıyla oynuyorlar. Bu nedenle eski takımları yakalamak zor." Bir ülkenin büyük kulüplerinin, milli takımın çekirdeğini oluşturması gerektiğini kaydeden Lucescu, "Bugün böyle değil. Milli takıma, oyuncuların pek çoğu farklı kulüp ve ülkelerden geliyor. Onları kısa süre içerisinde bir sisteme adapte etmeliyim. Bu kolay değil. Belki yabancı oyuncular, bir gün gençlerin gelişiminde değerli olacak ama A Milli Takım için bu durum sorun yaratıyor. Serbest dolaşımın olduğu yerlerde gençlere daha çok fırsat doğabilir ama diğer ülkelerin liglerinde yer alan kulüpler, kadrolarıyla milli takıma yardımcı olmalı. Benim dönemimde sahada 7 Türk oyuncu vardı ve çok daha büyük işler yapıldı" yorumunu yaptı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme