3 Eylül 2017 Pazar

03.09.2017 Genel Gündem



03.09.2017
GÜNDEM

Bunlar Daha İyi Günlerimiz 
Fırtınaları, hortumları, kaporta göçerten dolu yağışları ile alışık olmadığımız bir yaz mevsimi geride kaldı. Ancak iklim uzmanlarına göre küresel iklim değişikliğiyle mücadele edilmezse bu sıradışı iklim olayları Türkiye için yakın gelecekte sıradan hale gelmeye başlayacak, hatta durum daha 'felaket' bir hal alacak. İşte dört uzmanın gözünden, yakın gelecekte Türkiye'yi bekleyen dört senaryo... Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikaları Merkezi İklim Çalışmaları Koordinatörü Ümit Şahin, Türkiye'nin gelecekteki iklim profilini şöyle yorumladı: "İstanbul'un bu yıl birkaç kez yaşadığı ve etkisinde, risk grubundaki hastaların hayatını kaybettiği sıcak hava dalgalarının sıklığı ve şiddeti artacak. Dünya geneline baktığımızda, 1.5 derecelik sıcaklık artışı ile Türkiye birçok ülkeye nazaran daha hızlı ısınıyor. Sıcaklık artışı nedeniyle kuraklık baş gösterecek ve orman yangınlarının sayısı artacak. Aynı zamanda yağışlar azalacak ve zaten su olmayan ülkemizde su sıkıntısı yaşanacak. Artan sıcaklıklar ve su azlığının etkisinde, ülkede gıda üretimi azalacak. Gelecekte ise deniz seviyesinin yükselmesini bekliyoruz. Yükselmeden, 10 yılda Çukurova ve Gediz Deltası gibi alçak ovalar ile İstanbul'un 8, İzmir'in ise 11'inci sırada yer aldığı 20 deniz kentinde 3 milyon kişinin etkilenmesi bekleniyor. Bu nedenle zaman içerisinde deniz doldurma yöntemiyle yaratılan yaşam alanları zarar görecek. Gelecekte sıklığı şiddetle artan Türkiye'nin alışık olmadığı sel, dolu, fırtına gibi iklim felaketleri ile karşı karşıya kalacağız. Türkiye'deki dağ buzulları ise bitmiş durumda. Kış sporu merkezleri de kar alamadıkları için yüksek rakımlara çıkıyorlar. Artan sıcaklar kış turizmini etkilerken, yaz aylarındaki aşırı sıcaklar da yaz turizmini etkileyecek." İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü'nden Prof. Dr. Ömer Lütfi Şen, atmosfere hızla karbondioksit salımına devam edersek sıcaklıkların da artmaya devam edeceğini söylüyor. Şen, yakın gelecekte sıcaklıkların her yerde ama özellikle Doğu bölgelerinde artacağı görüşünde: "Atmosferi şimdiki oranlarda kirletmeye devam edersek içinde bulunduğumuz yüzyılın sonlarına doğru İstanbul'daki şiddetli yağış olaylarının yağış miktarlarında %60'a kadar yükselme olabileceği tahmin edilmekte. Geçtiğimiz temmuz ayında 9 gün arayla İstanbul'u etkileyen iki şiddetli yağış olayının (18 ve 27 Temmuz) yağış miktarlarında %60'lık bir artışın ne kadar ciddi durumlar oluşturacağı üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Projeksiyonlar Türkiye'de sıcaklıkların her yerde artacağını, ancak kıyılardan iç kesimlere ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya doğru gidildikçe ısınmanın daha büyük olacağına işaret etmekte. Yaz mevsimindeki ısınma kış mevsimindeki ısınmanın yaklaşık bir buçuk katı olacak. Yağış, dolayısıyla su kaynakları, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri havzalarında azalacak. Doğu Karadeniz bölgesinde ise bir miktar artabilir. İstanbul ve civarı için yağıştaki azalma nispeten küçük kalacak."
Hürriyet


Suriyeliye Zorunlu Türkçe Eğitim 
MEB, Suriyeli çocukların resmi okullara yönlendirilmesine ve Türkçe müfredatla eğitim görmesine karar verdi. Özellikle anaokulu ve birinci sınışara da kayıt zorunluluğu getirildi. Eğitim çağındaki 833 bin öğrencinin 492 bin 544'ünün kademeli olarak eğitime erişimi sağlandı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Türkiye'de geçici koruma altında bulunan yabancı öğrencilerin eğitim durumlarını rapor haline getirdi. Geçici koruma altında bulunan Suriyeli çocuklar, resmi okullara yönlendiriliyor. Anaokulu ve birinci sınıfta öğrencilerin kayıt yaptırması zorunlu tutuldu. Ara sınıf öğrencilerinin de yoğun Türkçe eğitimine tabi tutularak 'bir üst sınıfta' resmi okullara kaydedilmesine karar verildi. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün Kasım 2016 verilerine göre, 833 bin 39 olan Suriyeli eğitim çağındaki nüfusun, kademeli olarak bakanlığa bağlı resmi okullara kaydedilmesi çalışmaları devam ediyor. Kitlesel göçle Türkiye'ye gelen 492 bin 544 öğrencinin eğitime erişimi sağlandı. Bakanlığa bağlı 14 bin 742 okulda, 169 bin 121 Suriyeli ve DEAŞ terörü nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan 24 bin 382 Iraklı olmak üzere toplamda 193 bin 503 öğrenci Türkçe müfredatla eğitim görüyor. 20 şehirde 404 GEM'de ise tamamı Suriyeli olmak üzere 291 bin 39 öğrenci yoğun Türkçe öğretimi temel olmak şartıyla eğitim alıyor. Ayrıca açık okullara kayıtlı 8 bin 2 öğrenci bulunuyor. Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezleri'nde (HEM) düzenlenen mesleki ve teknik, genel kurslarda 283 bin 248; yabancı dil Türkçe kurslarına da 170 bin 441 kursiyer katıldı. GEM'lerde Suriyelilerin kendi dil ve müfredatlarında eğitim öğretim çalışmaları yürütülürken 15 saat de Türkçe ders veriliyor. Suriyeli öğrencilerin, Türkçe ve akademik temelli dersler alarak MEB'e bağlı okullara kademeli olarak aktarılması hedefeniyor. Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Göç ve Acil Durum Eğitim Daire Başkanlığı tarafından öğrencilerin Türk dilinin öğretimi ve yaşadıkları psiko-sosyal sorunların en aza indirgenmesi amacıyla 'Örgün Eğitime Uyum Programları' planlandı. HEM'ler aracılığıyla da Türkçe kurslar veriliyor. GEM'lerde, 13 bin 178 Suriyeli eğitici eğitime gönüllü olarak destek oluyor. Suriyeli gönüllü eğiticilere finansmanı UNICEF tarafından karşılanan aylık 1.300 TL teşvik ödeniyor.
Hürriyet

FETÖ'den Pilotlara Korkunç Kumpas 
FETÖ'nün GATA yapılanmasına ilişkin iddianameye göre örgüt, pilotluktan uzaklaştırmak istedikleri kişilere kalp damarlarını genişleten ilaçlar yazdı. Pilotlar bu ilaçları kullanınca sağlık sorunu yaşadı ve 'kardiyolojik açıdan uçamaz' raporu verildi. FETÖ'nün Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ndeki (GATA) yapılanmasına ilişkin hazırlanan iddianamede, örgüt mensuplarının, amaçlarına ulaşmak için GATA'da uyguladıkları yöntemler gözler önüne serildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 104 şüpheli hakkında hazırladığı iddianame, Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede, GATA'da uygulanan 'genel illegal yöntemler', kendilerinden olmayan çalışana mobbing uygulanması, terfi ettirilmemesi, stratejik görevlere getirtilmemesi, zor görevlerin verilmesi, istem dışı tayin edilmesi, olarak sıralandı. Örgütün, kendilerinden olmayanları hem madden hem de manen bitirmeye yönelik eylemler içerisine girdiği anlatılan iddianamede, bu yöntemlerle kişilerin, aile, sosyal ve iş hayatında itibarsızlaştırıldığı, bu iftiraların/saldırıların kimden geldiğini bilse de direnemediği, sonuç olarak tayin, görev değişikliği, istifa yoluyla veya zorunlu olarak emekli edildiği aktarıldı. İddianamede, Türk Silahlı Kuwetleri'nde (TSK) görev alan rütbeli personele yönelik eleme yöntemleri geliştiren örgüt mensuplarının, kendilerinden olmayanların, yönetmelik gereği yapılan rutin sağlık muayenelerinde sahte raporlar düzenleyerek pasif görevlere çekilmelerini veya emekliye sevk edilmelerini sağladıkları belirlendi. TSK'da görev yapan bazı rütbeli personelin ordudan atılması için 'uyuşturucu' kullandıkları yönünde sahte laboratuvar raporu düzenleyen örgütün, bazı askerlere de 'mitral kapak yetmezliği', 'yüksek tansiyon', 'aort damarı genişlemesi' ve benzeri teşhisler konularak TSK'dan ilişiklerinin kesilmesine veya pasif görevlere getirilmelerine neden oldukları ileri sürüldü. İddianameye göre, örgüt üyeleri, pilotluktan uzaklaştırmak istedikleri kişilere, herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığı halde yüksek tansiyon teşhisi koyarak, kalp damarlarını genişletme özelliğine sahip tansiyon ilaçları yazdı. Bir sonraki kontrole kadar bu ilaçları kullanan pilotların gerçekte hiçbir sağlık sorunu yaşamadıkları halde ilaç nedeniyle kalp damarlarının genişlemesi sağlandı. Böylece bu pilotlara, yapılan muayene sonucu kardiyolojik açıdan 'uçamaz' raporu verilmesinin önü açıldı. Örgütten olmayanlar bu yöntemlerle elenirken, gerçekte askeri okullara girmesini engelleyecek rahatsızlığı bulunup da örgüte yakın olan kişilere ise 'sağlam' raporu düzenlenerek bu kişilerin TSK'ya girmeleri sağlandı.
Hürriyet

Dikkatsizliğin Sonu Facia: 9 Ölü 3 Yaralı 
Bayramın 2'nci gününde yollarda yine can pazarı yaşandı. Aşırı hız ve dikkatsizlik sonucu Amasya ve Balıkesir'de meydana gelen iki kazada 9 kişi yaşamını yitirdi, 3 kişi de yaralandı. Kurban Bayramı tatili için binlerce vatandaşın çıktığı yollar yine kan gölüne döndü. Bayramın 2'nci gününde de dikkatsizlik ve hız ölüm getirdi. Amasya'da şarampole devrilen otomobildeki 5 kişi can verirken, Balıkesir'de iki otomobilin çarpışması sonucu ise 4 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı. İstanbul'dan bayram tatili için memleketleri Tokat'a gidenlerin bulunduğu Basri Gedik (57) yönetimindeki 34 LRZ 97 plakalı otomobil, Amasya - Turhal karayolu Yeşilöz köyü mevkiinde şarampole devrildi. Kazada, sürücü ile araçtaki Rabia (20) ve Zehra Gedik (55), Ahmet ve Fatma Al olay yerinde hayatını kaybetti. Balıkesir'de ise Raif Karabıyık (62) yönetimindeki otomobil, Balıkesir - İzmir karayolu Pamukçu mevkiinde sürücüsü henüz belirlenemeyen bir otomobil ile çarpıştı. Kazada, sürücüler ile araçlardaki Muammer (60), Emrah (31), Ceydanur (3), Ali ve Özlem Akbudak yaralandı. 112 Acil Servis ekiplerince Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Muammer, Emrah, Ceydanur Akbudak ve Raif Karabıyık tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Diğer yaralıların tedavilerinin devam ettiği öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. 10 günlük Kurban Bayramı tatilinde, uyarı ve önlemlere rağmen kazalar can almaya devam ediyor. Bayramın 2'nci günü trafik kazalarında 17 kişi öldü, 20 kişi yaralandı. Tatilin ilk 8 günündeki 131 kazada ise 87 kişi öldü, 388 kişi yaralandı. Sivas'ın Suşehri ilçesinde Ünal Dilli yönetimindeki hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Sürücü ile araçtaki Rabia Dilli (79) ve Sebahat Dilli yaralandı. Hastaneye kaldırılan Rabia Dilli kurtarılamadı. Karaman'da direksiyonda uyuduğu öne sürülen sürücü Mehmet Özcan'ın (53) kullandığı hafif ticari araç şarampole yuvarlandı. Mehmet Özcan ve eşi Hacer Özcan öldü, çiftin geliniyle torunu yaralandı. Ankara'nın Çubuk ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı.
Milliyet

Bayramlaşmada OHAL Polemiği! 
Kurban Bayramı nedeniyle siyasi partiler arası bayramlaşma ziyaretleri yapıldı. Ak Parti ve MHP, HDP ile bayramlaşmazken, heyetlerin bayram sohbetlerinde ana gündem başlıklarını Arakan'daki durum, OHAL, KHK'lar ve seçim barajı oluşturdu... DSP heyetinin seçim barajının düşürülmesi talebine yanıt veren Ak Parti'li Karacan, "Bu yönde gerekli adımlar atılacaktır" dedi. Ak Parti ve CHP heyetlerinin karşılıklı ziyaretlerinde de OHAL ve KHK'lar nedeniyle polemikler yaşandı. Geleneksel olarak siyasi partiler arasında yapılan bayramlaşma, dün parti genel merkezlerinde gerçekleşti. Ak Parti Genel Merkezi'nde, partileri Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan başkanlığındaki heyet ağırladı. CHP'nin bayram ziyaretinde Grup Başkanvekili Levent Gök, ülkenin geleceği için OHAL'in bir an önce sonlandırılması gerektiğini, ülkenin kurum ve kurallarının KHK'larla değiştirilmesini uygun görmediklerini söyledi Karacan, KHK'lara ilişkin çalışmaların devam ettiğini, günü geldikçe bunların Meclis'e geleceğini dile getirdi. HÜDA-PAR Genel Sekreteri Şehzade Demir de Ak Parti'ye yaptığı ziyarette, "OHAL elbette terörün alt edilmesi açısından zorunluydu ancak bu sürecin uzaması insani sıkıntıların, hak ihlallerinin beraberinde doğduğu bir sürece dönüşebiliyor" dedi. "Senelerdir tüm kurumların dip noktalarına, kılcal damarlarına kadar giren FETÖ'cüler kısa bir sürede temizlenmez" cevabını veren Karacan, OHAL'in gerekliliğinin bitmesi durumunda kaldırılacağını bildirdi. DSP Genel Başkan Yardımcısı Uğur Gürel ise, Ak Parti'den seçim barajının düşürülmesini talep ederek, "Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası'ndaki psikolojik barajın kaldırılmasını talep ediyoruz. Her siyasi parti 2019'da kendi adayını çıkarabilmeli" diye konuştu. Karacan, "2019 yılındaki seçimlere herkesin girebilmesi lazım. AK Parti olarak düşüncemiz budur. Bu yönde de gerekli adımlar atılacaktır" cevabını verdii. Karacan, ziyaretler sırasında konuklarına Eskişehir helvası ve çikolata ikram etti.
Milliyet

Bahçeli'den 'Kör Niko' Açıklaması: 6'dan Sonra Rakı Burcuna Giriyorlar 
MHP lideri Devlet Bahçeli, CHP'nin Çanakkale'de düzenlediği program sırasında içki içildiği iddialarını değerlendirirken kullandığı, "Kör Niko'nun meyhanesine gidip içsinler" ifadesine açıklık getirdi. Bahçeli, partisinin genel merkezinde düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, şunları kaydetti: Çanakkale Şehitliği'nde adaletle alakalı bir toplantının yapıldığı bir dönemde bazı CHP'lilerin çilingir sofrası kurarak içki aldıklarına dair basında yer alan görüşler olmuştur. CHP yöneticileri de bunu yapanları tespit etmek suretiyle gerekli tedbirleri alacaklarını ifade etmişlerdir. Türkiye'de şehitlerimizin bulunduğu herhangi bir alanda çilingir sofrası kurulması ve rakı içilmesi veya değişik içkilerin içilmesini doğru bulmamaktayız. Bu konuda Türkiye'de bir içki yasağı da yoktur. Herkes her yerde içki alabilir ama bunun şehitlerimizin mekanında değil meyhanelerde olması lazımdır. İstanbul'da da çok sayıda tarihi meyhaneler vardır. Bunlardan bir tanesi de Kör Tiko'dur... (Dilinin sürçmesi üzerine gülerek) Niko'dur pardon Kör Niko'dur... Tabii basında bazı kavramları şey yapıyoruz. Burada dilimin sürtüşmesi veya tekrarını düşünmem Niko'nun nerede olduğunu bilmemezlikten gelmekten kaynaklanıyor. Onun için Cumhuriyet gazetesine bir sürpriz yapayım dedim. Telaffuzda zorluk çektiğimi öğrenirlerse Niko ile bir alakamızın olmadığını da anlamış olurlar. Belli çevreler saat 6'dan sonra rakı burcuna girdiklerinde nerede kimin olduğunu hepimizden iyi bilirler. Onlara da diyecek bir sözümüz yoktur. Böyle meyhaneler vardır. Bunların içerisinde meyhaneyi akşam mekan tutanlar orada sazlı sözlü eğlenceye de girebilirler. Koro halinde olduğu gibi solo halinde de şarkılar okunabilir. Bazı müzik sevdalıları, ticaret erbabı her şarkının kasetini, CD'sini yaptığı gibi meyhane şarkılarının da CD'sini yapıp kasetini hazırlamış olabilirler. Onunla bizim söylediklerimizi karıştırmamak lazım. Bir tanesi siyasidir, bir tanesi bir tepkidir, bir yanlışlığın bir daha yapılmaması için bir uyarıdır. Kör Niko Türkiye'nin gündeminden öne geçti ben de ona yanıyorum.
Milliyet

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, Liderlere Telefon 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı vesilesiyle, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall ve Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari ile telefonda görüştü. Erdoğan, Myanmar'daki insani krize çözüm bulunması için ortak çaba sarf etmenin önemine değindi. Erdoğan, Kurban bayramı dolayısıyla, arife günü ve önceki gün de İslam ülkelerinden çeşitli liderlerle telefon görüşmeleri yapmış Myanmar'da yaşanan katliama karşı durulması gerektiğini vurgulamıştı.
Vatan

Gişelerde Bayram Sürprizi 
Başbakan Yıldırım, tatilcilerle bayramlaştı, polislerle çay içip sorunlarını dinledi. Başbakan Binali Yıldırım, eşi Semiha Yıldırım'la Tuzla'daki konutundan Başbakanlık Vahdettin Köşkü'ne giderken aracını Çamlıca Gişelerindeki asayiş uygulama noktası önünde durdurdu. Gişelerdeki uygulama noktasında bulunan polisleri ziyaret eden Yıldırım, kameriyede polislerle çay içip sohbet etti, sorunlarını dinledi. Telsizden anons geçerek tüm güvenlik güçlerinin Kurban Bayramı'nı kutlayan. Başbakan Yıldırım, uygulama noktasında durdurulan araçlardaki vatandaşlarla da sohbet etti, onları trafikte dikkatli olmaları yönünde uyardı. Yıldırım, "Vatandaşlarımıza tekrar hatırlatıyoruz, nasıl memlekete, izine, tatile giderken dikkatli gittilerse dönerken de aynı şekilde dikkatli bir şekilde gelsinler, kurallara uysunlar. Zira 'Yolların kralı olmaz, kuralı olur', bunu unutmasınlar. Biz vatandaşlarımızın herhangi bir sorun yaşamadan, üzülmeden, sevdiklerine, evlerine sağ salim ulaşmalarını bekliyoruz" dedi.
Vatan

Dünya 

'Nazi Gelini' İçin Müebbet Bekleniyor 
Almanya'da sekizi Türk, 10 kişinin ölümünden sorumlu tutulan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü davasında sona yaklaşılıyor. 380 duruşma gününün ardından başsavcılık baş şüpheli Beate Zschaepe'nin örgütün tüm eylemlerinde suç ortaklığının sabit bulunduğunu açıkladı. Müebbet hapis cezası alabilir. Almanya'da 2000-2007 tarihleri arasında sekizi Türk, 10 kişinin ölümünden sorumlu tutulan aşırı sağcı NSU hakkında Almanya'nın Münih kentindeki Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde görülen davada başsavcılık mütalaasını tamamladı. Başsavcılık NSU'nun baş sanığı Beate Zschaepe'nin aşırı sağcı terör örgütünün tüm eylemlerindeki suç ortaklığının sabit bulunduğunu belirtti. Böylece 'Nazi gelini' diye de anılan 42 yaşındaki Zschaepe'nin ömür boyu hapse çarptırılması için yol görünmüş oldu. Başsavcı Greger, Zschäpe'nin işbirliği olmaksızın NSU terör hücresinin diğer iki üyesi Uwe Mundlos ile Uwe Böhnhard'ın göçmenleri öldürmelerinin, patlayıcılarla eylem düzenlemelerinin ve banka soymalarının mümkün olamayacağını belirtti. Greger, Zschäpe'nin aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütünün 'halkın gözünü korkutma' ve 'Federal Almanya Cumhuriyeti'ne zarar verme' gibi hedeferini desteklediğinin sabit bulunduğunu ifade etti. Başsavcı Greger, Zschäpe'nin bizzat eylem alanlarında görünmemesinin de kendisini tehlikeye atmak istememesinden kaynaklanmış olduğu görüşünü savundu. Greger, Zschaepe'nin Yunan işletmeci Theodoros Boulgarides'i öldürdükleri gün Mundlos ile Böhnhard'ı Münih'te telefonla aramasını da, bu olayın gerçekleştirilmesi için irade göstermiş olması olarak değerlendirdiğini belirtti. Greger, Zschaepe'nin ayrıca 4 Kasım 2011'de Zwickau kasabasında Mundlos ve Böhnhard ile birlikte yaşadıkları konutu ateşe vererek taammüden adam öldürmeye teşebbüs suçu işlediğini de kaydetti. Aynı gün diğer iki NSU üyesi Mundlos ve Böhnhard ise Eisenach kasabasında intihar etmişti. İkilinin intihar ettiği an NSU'nun terör hücresi olarak varlığının sona erdiğini belirten başsavcı, kundaklama eyleminin söz konusu örgütün hanesine yazılamayacağını söyledi. Federal Başsavcı Jochen Weingarten ise öteki sanıklardan Ralf Wohlleben ve Carsten S.'in de 9 cinayete yardım ettiğini belirtti. Başsavcılığın, ceza taleplerine ilişkin müracaatını, 2 Eylül'de tatile giren mahkemenin tekrar çalışmaya başlayacağı 12 Eylül tarihinde yapması öngörülüyor. Zschäpe için müebbet, diğer sanıklar için ise en az bir yıl hapis cezası istenmesi bekleniyor.
Hürriyet

Myanmar'da Kabus Devam Ediyor 
Myanmar hükümetinin açıklamasına göre, Arakan'da şiddet olaylarının başladığı 25 Ağustos'tan bu yana 2600'dan fazla ev yakıldı. Hükümet son durumdan ayrılıkçı militanları sorumlu tuttu. BMMYK'nın Bangladeş'teki Bölge Sözcüsü Vivian Tan, son bir günde binlerce Arakanlı Müslüman'ın daha Bangladeş'e yasa dışı yollardan girdiğine işaret ederek, "25 Ağustos'tan bu yana devam eden şiddet olaylarından kaçarak Bangladeş'e gelenlerin sayısı 60 bini buldu." dedi. Öte yandan Dünya Gıda Programı (WFP), Arakan'daki gıda yardımı faaliyetlerini güvenlik sorunları nedeniyle askıya aldığını bildirdi. WFP'nin Roma'daki merkezinden Frances Kennedy, "Biz, güvenlik problemlerinden ötürü gıda yardım operasyonlarını bir süredir durdurmuş durumdayız. Biz işimizi yapmak üzere halen oradayız ancak şu anda bu bölgeye, Rakhine'ye ulaşma imkanımız yok orada devam etmekte olan çatışma nedeniyle." diye konuştu. Myanmar ordusunun silahlı militanlarla mücadele gerekçesiyle Arakan eyaletinde devam eden saldırılarında son 1 haftada çok sayıda Arakanlı Müslüman sivil hayatını kaybetti. Saldırılarda 60'tan fazla köy hedef alınıp bu köylerden onlarcası yakılırken on binlerce Arakanlı Müslüman da can güvenliği sebebiyle bölgeden kaçmaya çalışıyor. Siviller kara ve deniz yoluyla Myanmar'dan Bangladeş'e geçmeye çalışıyor. On binlerce Arakanlı Müslümanın sınır bölgesindeki bekleyişi sürüyor. Myanmar hükümetinin uluslararası kuruluşlara bölgeye giriş izni vermemesi nedeniyle ölü sayısı saptanamıyor. BM tarafından yapılan son açıklamaya göre, bölgede ordu 2600 evi yaktı. Myanmarlı yetkililer ev yakma olaylarından Arakanlı militanları sorumlu tutuyor. Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanlar ise Myanmar ordusunun kendilerini bölgeden kaçırmak için evleri ateşe verdiğini ileri sürüyor.
Milliyet

Kim'den Yine Gövde Gösterisi 
ABD Başkanı Donald Trump ile Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jaein'in, iki ülke arasında imzalanan ve Güney Kore'nin balistik füze geliştirmesiyle ilgili olan anlaşmanın yeniden düzenlenmesi konusunda mutabık kalındığı açıklandı. Trump, Kuzey Kore'nin son tehditlerinin ardından, Güney Kore'nin ABD'den milyarlarca dolarlık silah alımı konusunda da 'onay' verdi. Diğer taraftan Kuzey Kore dün yayınlanan fotoğraflarda dünyaya askeri gücünü kanıtlamaya çalıştı. Son olarak Japonya'nın üzerinden geçen bir füze fırlatarak dünyayı ayağa kaldıran Kuzey Kore, yapılan açıklamalarla nükleer denemelerine devam edeceğini söylüyor. Fotoğraflarda Kuzey Kore lideri Kim Jong-un yüzlerce askeri arkasına alarak poz verdiği görüldü.
Milliyet

Merkel, Türkiye'ye Karşı Dozu Arttırıyor 
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Nürnberg'de partisinin düzenlediği bir etkinlikte yaptığı konuşmada, Türkiye'de iki Alman vatandaşının daha gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Federal hükümetin Türkiye politikasında yeni rota değişikliğine gittiğini hatırlatan Merkel, "Ancak bugün ortaya çıkan durumun ardından belki de bu politikayı yeniden gözden geçirmemiz gerekli" diye konuştu. Antalya Havalimanı'nda perşembe günü iki Alman vatandaşının gözaltına alınmasına ilişkin "Bu tür gözaltıların çoğu, tamamen bir dayanaktan yoksun" diye konuşan Almanya Başbakanı, "O nedenle burada kararlı bir tepki vermeliyiz" ifadesini kullandı. Merkel, son dönemde Alman vatandaşlarına yönelik Türkiye'de yaşanan gözaltılar hakkında, "Bunların bizim hukuk devleti ilkelerimizle bağdaşır hiçbir yanı yok" diye konuştu. Merkel, "Bu koşullar altında Türkiye ile Gümrük Birliği'nin genişletilmesi benim için söz konusu olamaz" diye konuştu. Merkel salı günü yaptığı açıklamada da Gümrük Birliği blokajının süreceğini kaydetmişti. Merkel konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da eleştirdi. Erdoğan'ın Türk asıllı Alman seçmenlerin Hristiyan Demokrat Birlik Partisi, Sosyal Demokrat Parti ve Yeşiller Partisi'ne oy vermemeleri için yaptığı çağrının kabul edilemez olduğunu kaydeden Merkel, "Buna bizim ülkemizdeki insanlar tek başına karar verir" diye konuştu. İki Alman vatandaşının daha gözaltına alınması ile ilgili Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) başbakan adayı Martin Schulz da Berlin'de bir açıklama yaptı. Yakında Türkiye'ye yönelik yaptırım uygulama noktasına erişileceğini belirten Schulz, "Bunun birkaç hafta veya ay değil, önümüzdeki günlerde Alman hükümeti tarafından gözden geçirilmesi gerektiğini" söyledi. Schulz "Alman vatandaşları Türkiye'te tutuklu bulunduğu sürece ben Gümrük Birliği'nin genişletilmesi taraftarı değilim" dedi.
Vatan

Ekonomi

Dolar: 3,4285-3,4317                     
Euro: Euro 4,0596-4,0750
Sterlin: 4,4346-4,4496
Gram Altın: 146,0102-146,2403

Yeni Yatırımın Sırrı Kapasitede 
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye'de kapasite kullanım oranının mayıs-temmuz ortalamasının yüzde 78.8'e çıkarak yılın en yüksek seviyesine ulaştığına dikkat çekerek "Sıfırdan yatırımlarda son 3 yıldır yatırımcı bekle- gör durumundaydı. Kapasitenin yükselişi yatırım gerektirir. Yatırımlarda artış olacak" diye konuştu. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, ekonominin yeni yol haritasını Hürriyet'e anlattı. Sıfırdan yatırımlar konusunda son 3 yıldır bir bekle-gör durumu olduğunu söyleyen Elvan, bundan sonrası için de umutlu. Elvan, "Komple yeni yatırım yapacak olanların bekle-gör politikası uyguladığını görüyoruz. Bu tüketicilerde de böyledir. Tüketiciler bekler, bekler ve tüketimde patlama olur. Yatırımlarda da artış olacağını düşünüyoruz" dedi. Kapasite kullanım oranlarının da yeni yatırımlar için sinyal verdiğini söyleyen Elvan, "Otomotiv sektöründe kapasite kullanım oranı yüzde 87'lere ulaşmış durumda. Normal olarak yüzde 80 ve üzerine ulaşıldığında, ilave bir yatırım mutlaka gerekir. Kapasite kullanım oranı mayıs temmuz ortalaması, 2008 yılı sonrasındaki en yüksek seviyede, yüzde 78.8. Türkiye'nin ülke risk primi Aralık 2014'ten bu yana en düşük düzeyinde. Ayrıca PMI (Satın alma yönetici endeksi) da son 43 ayın en yükseğinde. Bu nedenle 2017 yılı ikinci yarı ve 2018 yılında sıfırdan yatırımların artacağını düşünüyoruz" diye konuştu. Kredi Garanti Fonu (KGF) kredilerine de değinen Elvan, ekonominin 2017'de düze çıkmasındaki en önemli faktörlerden birinin KGF olduğunu söyledi. Bu kredilerin işletme sermayesi ihtiyacı olan firmalara ciddi katkısı olduğunu belirten Elvan şöyle devam etti: "KGF kapsamında 201 milyar liralık kredi büyüklüğü oluştu. İşletme sermayesi ihtiyacı olan firmalara ciddi katkı sağlandı. KGF'den alınan desteğin, yüzde 97'si işletme kredisi oldu. Yatırımlara giden oranı ise yüzde 3 oldu. Bu krediler zor durumda olanlara rahat bir nefes aldırdı ve kapanma aşamasında olan firmaların önünü açtı. Bu iyi gidiyor. İkinci bir KGF çalışmamız ise yok." Büyüme konusunda 2016 yılında iyi bir performans gösterdiklerini, 2017 yılının da beklentilerin üzerinde gittiğini söyleyen Elvan, "2. çeyrek, 1. çeyreğin üzerinde olacak. 3. çeyrekte de, 2. çeyreğin üzerinde bir büyüme oranı bekliyoruz. 4. çeyrekte ise büyüme olacak ama baz etkisi nedeniyle 3. çeyrek kadar olmayacak. 2017 için yüzde 5'in üzerinde büyüme olacak. Yeni Orta Vadeli Programı (OVP) eylülde açıklayacağız ve büyümeyi revize edeceğiz. 2018'de de yüksek büyüme bekliyoruz" dedi. Bakan Elvan, temmuzda yüzde 9.8 olan enflasyonun 2.8 puanının kurdan geldiğini söyledi. Kurlarda sağlanan stabilite ile bu yılın aralık ayından itibaren enflasyonda bir düşüş beklediklerini vurgulayan Elvan, 2018 Ocak-Şubat aylarındaki beklentilerinin ise 2 puanlık bir düşüşle enflasyonun yüzde 7 bandına inmesi olduğunu vurguladı. Bu yıl daha önceki yıllara göre daha erken açıklanacak olan OVP'de petrokimya, sağlık, savunma sanayii, turizm, yazılım gibi öncelikli sektörel alanların bulunacağını söyleyen Elvan, sosyal konuların da programda yer alacağını söyledi. Elvan, "Klasik bir OVP olmayacak. Formatını değiştiriyoruz. Ayrıca insanların bütünleşmesi, kaynaşması ve gelir dağılımının iyileştirilmesi de bu yılki OVP'de olacak" dedi.
Hürriyet

'Çılgın Proje'de Güzergâh Adımı 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2011'de kamuoyuna 'çılgın proje' olarak açıklanan Kanal İstanbul Projesi'nin güzergahının netleştirilmesi ve kesitlerinin ortaya konulması için etüt proje sözleşmesinin 3 Temmuz'da imzalandığını söyledi. Arslan, Türkiye'nin su yollarını geliştirerek, lojistik sektörünü güçlendirecek, İstanbul 3. havalimanı gibi büyük projelerle entegre olacak, İstanbul Boğazı'nın trafik yükünü hafişeterek, buradan tehlikeli madde taşıyan tankerlerden dolayı olası felaketi önleyecek yeni su yolu projesi hayata geçirmek için çalışmalara başlandığını ifade etti. İstanbul Boğazı'ndan yıllık ortalama 53 bin geminin geçtiğini anlatan Arslan, "Proje alanı alternatif güzergahları değerlendirildi. En ideal güzergah tespit edilmeye çalışıldı. Kanal koridoru yaklaşık 43 kilometre olup, kanal kesiti ve kesin güzergahı etüt proje ve danışmanlık hizmetleri sonunda belirlenecek" diye konuştu. Proje alanında bakanlık tarafından 162 zemin sondaj çalışması yapıldığını belirten Aslan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin imar plan çalışmalarını, TOKİ'nin çevre düzenleme çalışmalarını yaptığını, bazı üniversitelerin de raporlar hazırladığını aktardı. Arslan, sözleşme kapsamında bakanlıkça yürütülecek çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: "Ekolojik, çevresel ve mühendislik ve ÇED etki analizinin yapılması, Karadeniz, Marmara ve Ege denizlerindeki su hidrodinamiği ve akış rejimlerinin incelenecek, yapılan saha çalışmalarına ilave geoteknik, jeolojik, hidrojeolojik, jeofizik gibi çalışmalar yapılacak, benzer projelerin mühendislik teknolojilerinden faydalanılarak, fizibilite raporu hazırlanacak, kamulaştırmayla ilgili hususlar belirlenecek, yapım işleri için ihale dosyaları hazırlanacak, Kanal İstanbul Projesi'nin diğer ulaşım modlarıyla entegre bölgeleri belirlenecek."
Hürriyet

71 Milyonluk Kuruşu Kredi Kartı Kurtardı 
Kredi ve banka kartlarıyla yapılan alışverişlerde, 71 milyon lira tüketicinin cebinde kaldı. Bu konuda bilgi veren Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Soner Canko, 2005 yılı başlarında, TL'den 6 sıfır atılmasıyla kuruş para biriminin tekrar hayata girdiğini, 1 TL, 50, 25, 10, 5 ve 1 kuruş madeni paraların kullanıma sunulduğunu belirtti. Bugünlerde perakendede, özellikle de temel gıda ürünlerinin fiyatlamasında kuruş yoğun olarak kullanılsa da çoğu zaman kuruşların hizmet/ürün alımı sonrası satıcıdan istenmediğini aktaran Soner Canko, kartla yapılan alışverişlerde ise fişte yazan gerçek tutarın ödendiğini söyledi. Canko, "Bu yolla son 1 yılda 71 milyon TL, kartlı ödeme sayesinde ceplerde kaldı" dedi. Temmuz 2016-Haziran 2017 dönemini içeren son 1 yılda 4.36 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleştirildiğini dile getiren Soner Canko, bu işlemlerin yüzde 35'inde (1.53 milyar adet) 10 kuruşun altında küsuratın olduğunu söyledi. Canko, "Kuruşlu ödemelerde en fazla işlem adedi 336 milyon adet ve yüzde 22 pay ile 91-99 kuruş aralığında oldu" dedi.
Posta

1 Milyar Dolarlık Hile 
Bilgisayar oyunları için geliştirilen hile yazılımları, dünyada 1 milyar dolar Türkiye'de ise 10 milyon dolarlık illegal pazar oluşturdu. Hilelerin satış fiyatı 5-10 TL arasında değişiyor. Dünya dijital oyun pazarı hile siteleri yüzünden bir türlü rahat nefes alamıyor. En çok ilgi gören oyunlar için anında onlarca hile yazılıyor. 100 milyon doları geçen bütçelerle yapılan bazı oyunlar bile ağız tadıyla oynanamadığı için talep görmüyor ve pazardan çekilmek zorunda kalıyor. Yaptırımlar ne kadar artsa da caydırıcı olamıyor. Hile pazarı sürekli büyüyor. Son rakamlara göre; bilgisayar oyunları için hile satış pazarı dünyada 1 milyar doları aştı. 26 milyon oyuncuya sahip Türkiye'de sektörün büyüklüğü 10 milyon dolar civarında. Yaklaşık 1.5 milyon kişinin oyunda sahtekarlığa başvurduğu Türkiye, en çok hile satılan ülkeler arasında ilk 5'te. Listenin başında Rusya, Çin ve Brezilya var. Bine yakın hile satış sitesi olduğu tahmin edilen Türkiye'de bu tür yazılımların satış fiyatları ise 10-50 TL arasında değişiyor. Kısacası ağız tadıyla oyun bile oynanamıyor. Her bir oyun için görünmezlik, ölümsüzlük, ekstra farklı silahlar gibi yüzlerce hile üretiliyor. Tabi bu durum ekonomiye verdiği zararla birlikte oyun üreticilerine de ciddi darbe vuruyor. Dünyanın en büyük oyun üreticisi Güney Kore Merkezli Netbarble'ın Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) Başkanı Barış Özistek, hile satanların dolandırıcılık yaptığını anlatarak, "Bu hileler çoğu zaman bilgisayarda çalıştırılamıyor. Verilen paralar da geri alınamıyor. Yani göz göre göre sahtekarlık yapılıyor" diye konuştu.
Posta

Türk Borsası Dünya Lideri 
Uluslararası oyuncuların alımlarını artırdığı "Borsa İstanbul" 2017'nin ilk sekiz ayında yatırımcılara sağladığı yüzde 41 oranındaki getirisiyle dünya borsaları arasında liderliğini koruyor. 2017 yüksek performansla bitebilir. Borsa İstanbul 1987 yılından bu yana en uzun soluklu yükselişlerinden birini yaşıyor. BIST 100 Endeksi yılın ilk sekiz ayında yatırımcılara sağladığı yüzde 40,79 oranındaki getiri ile dünya borsaları arasında getiri şampiyonu oldu. Borsa İstanbul'u getiride Arjantin, Nijerya, Yunanistan takip etti. BIST 100 Endeksi tarihsel seyri içerisinde 2 yıllık aralarla yaptığı ataklarda yüzde 40'ın üzerinde değer kazandı. İlk defa 2012 yılından bu yana, uzun süreli bir bekleme süreci sonrasında yüksek getirili bir döneme girildi. BIST 100 Endeksi 2012 yılında sağladığı yüzde 52,55 oranındaki yüksek getirinin ardından ilk defa bu yıl yatırımcılara yüzde 40'ın üzerinde bir getiri sağlıyor. Yılın ilk sekiz ayında öne çıkan hisse senetlerine baktığımızda BIST 30 hisseleri içerisinde yüzde 100'ün üzerindeki getirileri ile Sasa Polyester, Koza Madencilik, Aselsan, Kardemir (D), Tekfen Holding göze çarpıyor. Yüksek performansı ile öne çıkan ulaştırma sektöründe Pegasus ve Türk Hava Yolları hisselerinin yüzde 90'ın üzerinde getiri sağladığını görüyoruz. Pegasus yılbaşından bu yana yüzde 98,16 oranında değer kazanırken Türk Hava Yolları yüzde 94,81 oranında değer kazandı. Türk Hava Yolları ve Pegasus'un yılın ikinci çeyreğinde yüksek mali performans göstermeleri fiyat hareketlerine de yansıdı. Yatırım Kuruluşu Ünlü&Co, ulaştırma sektörüne ilişkin yaptığı değerlendirmede THY'nin parlak mali verilerinin maliyet düşürücü önlemlerden kaynaklandığını belirtirken Pegasus'un beklenenden yüksek performansını gelirlerdeki iyileşmenin desteklediğini söylüyor. Kurumlar ulaştırma sektöründeki getiri performansının sürmesini bekliyor. Öte yandan Dolar/TL kurunda yaşanan düşüş ABD Tarım dışı istihdam verileri sonrasında hız kazandı. ABD'de Ağustos ayında tarım dışı istihdam artışı 156.000 ve işsizlik oranı yüzde 4,3 olarak açıklandı. Ekonomistlerin beklentileri Ağustos verisinin 180.000 olarak açıklanması yönündeydi. İşsizlik oranının ise yüzde 4,3'te sabit kalmasını öngörüyorlardı. Dolar/TL kuru 3,42 seviyesinin de altına geriledi ve 3,4194 seviyesini test etti.
Milliyet

Cayma Olmasın Diye Destek % 30 Olacak 
6.3 milyon kişiden 4 milyona yakını otomatik BES'ten vazgeçti. Cayma oranının yüzde 60'ın üzerine çıkması ekonomi yönetimini harekete geçirdi. Yeni yılda devlet katkısının yüzde 25'ten yüzde 30'a çıkarılması gündeme geldi. Hükümetin büyük umutlarla hayata geçirdiği zorunlu Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) yaşanan büyük hüsran sonucu sistem yeniden düzenlenecek. 6740 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla kademeli olarak 1.000 ve üzeri işçi çalıştıran işverenler için 1 Ocak 2017'de yürürlüğe girmiş ve yaklaşık 1 milyon 750 bin kişi BES'e dahil olmuştu. Nisan ve Temmuz dönemlerindeki işyeri kapsama sayıları da dikkate alındığında 6.5 milyon işçi ve memurun kapsama girdiği BES'te yaprak dökümü beklenilenden çok daha fazla gerçekleşti. Bireysel Emeklilik Sistemi, eski Çalışma Bakanı Faruk Çelik döneminden bu yana gündemde tutulmaktaydı. Faruk Çelik zamanında temeli atılmış, plan projesi yapılmış uygulama yine eski Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu zamanında uygulamaya konulmuştu. Ancak mevcut durumda hükümet beklediği verimi BES'ten ne yazık ki alamadı! Konuyla ilgili Ekonomi, Maliye ve Çalışma Bakanlığı yeni düzenlemeler getirmektedir. Burada aslan payı çiçeği burnunda Çalışma Bakanı olan Jülide Sarıeroğlu'na düşecek. Yeni oluşum ve düzenlemeler elbette ki sadece Çalışma Bakanı'na bırakılmayacak, bu kez Ekonomi ve Maliye Bakanlığı da topun altına elini koyacak. Gönüllü olarak bireysel emeklilik sisteminde olan 6.8 milyon katılımcının 70 milyar liralık birikimi mevcut. Otomatik katılımda ise 2.5 milyon katılımcının, 8 ay içerisinde 775 milyon lira birikimi oldu. 6.3 milyon çalışanın dahil olduğu otomatik BES'te 2.5 milyon kişi kalmış durumda. Otomatik BES'ten çıkış oranı ortalamada yüzde 60'a yaklaşırken, özel sektörde sistemden çıkış oranı yüzde 62, kamuda ise yüzde 49 oranında. Mehmet Şimşek'in sinyallerini verdiği değişim çalışmanın detayları da bu beklenmeyen cayma oranından sonra belirginleşmeye başladı. Yeni paketin Eylül-Ekim gibi hükümete sunulması beklenirken en geç 1 Ocak 2018'de yeni düzenlemenin hayata geçirilmesi bekleniyor. Hükümetin konuyla ilgili olarak ortaya koyacağı en büyük koz yine teşvik olacak. Öyle ki %25'lik devlet katkısının arttırılması planlanmaktadır. 100 liralık aylık ödeme tutarı bulunan bir katılımcıya devlette 25 TL ek olarak vermektedir. Bu tutarın yüzde 30'a çıkarılması planlanıyor. Sistem dâhilinde bulunan cayma bedelinin kaldırılması ile cayma süresinin 6 veya 8 aya çıkarılması sektör temsilcileri tarafından Bakanlığa sunuldu. Ayrıca 45 yaş üzeri ve 18 yaş altı çalışanların isteğe bağlı değil yine zorunlu olarak sisteme dahil edilmesi de gündemde. İlk deneme 8 ayda başarısız… Görünen o ki ne yapıp ne edeceğiz herkesi BES'li yapacağız…
Vatan

Şimşek: Dolardaki Düşüş Kısmen Bizden Kaynaklı 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, doların 3.41 ile bu yılın en düşük seviyesine inmesinin kısmen Türkiye ekonomisi, kısmen de dış gelişmelere paralel olduğunu söyledi. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, dolardaki düşüşü "ekonominin tekrar yüksek büyüme patikasına oturması"na bağladı. Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Türkiye ekonomisi güçlendikçe Türkiye'ye güven, Türk Lirası'na güven de artar" dedi. Şimşek, dolardaki düşüşün nedeninin kısmen Türkiye ekonomisinin tekrar yüksek büyüme patikasına oturmasıyla ilgili olduğunu söyledi. Gaziantep'te konuşan Şimşek, günübirlik döviz hareketleri üzerine yorum yapmanın doğru olmadığını vurguladı ve "Bu ivmeyi reformlarla destekleyip, kalıcı hale getirme çabası içindeyiz" diye konuştu. DOLAR Türkiye'de piyasaların bayram tatili nedeniyle kapalı olduğu önceki gün uluslararası piyasalarda 3.4115 seviyesini görerek yılın en düşük değerinden işlem görmüştü. Bir süredir 3.50 seviyelerinde tutunan dolar, bayram öncesi vatandaşların da dolar bozması sebebiyle 3.45 seviyelerini test etmişti. Türkiye'de piyasaların tatil olduğu önceki gün ABD'den tarım dışı istihdam verisi geldi. 190 bin artması beklenen verinin 156 bin artması beklentileri karşılamamış ve 'ABD ekonomisi canlanmıyor, FED Eylül ya da Aralık aylarında faiz artıramaz, bilanço da küçültemez' yorumlarına sebep oldu. Trump ile ilgili endişelerle zayışayan dolara bir de tarım dışı istihdam verisi darbe vurunca dolar tüm gelişen ve gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı değer yitirdi. ABD'de tarım dışı istihdam verisi beklentileri karşılamazken Temmuz ayına ait verinin de 209 binden 189 bine revize edilmesi satışları artırdı.
Vatan

Spor
Rezil Hakemler, Rezil Futbol 
Türkiye, 2018 Dünya Kupası finalleri elemelerinde Ukrayna'ya deplasmanda 2-0 yenildi, ümitlerini azalttı. Ay-Yıldızlı ekibimiz çok kötü oynarken, hakemler biri ofsayt diğeri de auta çıkan topun dönüşünde gol kararı verip berbat yönetim gösterdi. A Milli Takım, 2018 Dünya Kupası elemelerinde Ukrayna'ya 2-0 yenilerek Rusya'daki finallere gitme şansını mucizelere bıraktı. İspanyol hakemler, Ukrayna'nın Yarmolenko ile attığı iki golü de geçerli sayarak skandala imza attı. İlk golde net ofsaytı yardımcı hakem vermedi. İkinci golde ise Konoplyanka'nın çizgiyi geçtikten sonra çevirdiği topa 'devam' diyerek mağlubiyeti perçinledi: 2-0. "Olmak ya da olmamak" maçına çıkan ekibimiz maçı tek pozisyona bile giremeden tamamladı. 18. DAKİKA: Sol kanattan gelişen atakta, Konoplyanka ceza sahasına girdi, Kravets'e pasını bıraktı. Kravets, geriden gelen Kovalenko'ya pasını attı. Kovalenko da bekletmeden ceza sahası içindeki ofsayt durumundaki Yarmolenko'ya pasını gönderdi. Yarmolenko skoru 1-0 yaptı. 42. DAKİKA: Sol kanattan gelişen Ukrayna atağında, Konoplyanka, ceza sahasına girdi. Son çizgiye indi, sahanın dışına çıktı. Hakem 'devam' dedi, Yarmolenko kendisine ulaştırılan topla Mehmet Topal'ı geçti, ağları havalandırdı: 2-0. İlk yarıda işi bitiren Ukrayna ikinci yarıda da üstündü. 51'de Konoplyanka, 55'te Matvienko, 77'de Konoplyanka ile farkı açma şansını kullanamadı. 78'de Yarmolenko, 84'te Konoplyanka, 89'da Yarmolenko'ya Volkan Babacan gol izni vermedi. DAKİKA 90+2: Arda Turan sol kanatta topla buluştu. Arda, Ukrayna ceza sahasına girmeden sol çaprazdan şutunu attı. Top kalecinin kontrolünde yan ağlara gitti.
Posta

Potada İlk Zafer 
Avrupa Basketbol Şampiyonası'na Rusya yenilgisiyle başlayan 12 Dev Adam, Büyük Britanya zaferi ile ilk galibiyetini aldı, kalitesini gösterdi. A Milli Basketbol Takımı, 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası D Grubu'ndaki ikinci maçında Büyük Britanya'yı 84-70 yendi. İlk maçta Rusya'ya yenilen ay-yıldızlı ekip, şampiyonadaki ilk galibiyetine ulaşırken, Büyük Britanya ikinci maçta da yenildi. Maça kötü başlayan milliler çabuk toparlandı, Semih Erden, Melih Mahmutoğlu, Barış Hersek ve Cedi Osman'ın 3 sayılık basketleriyle ilk periyodu 23-18 önde kapattı. 12 Dev Adam ikinci ve üçüncü çeyrekte rakibine öne geçme şansı vermedi. Oldukça çekişmeli geçen çeyrekte Büyük Britanya; Lawrence, Olaseni ve Clark'la farkı eritmeye çabaladı. Ancak Semih, Cedi ve Melih ile buna izin vermedik. Son 1 dakikaya 11 sayı farkla 79-68 önde giren ay-yıldızlı ekip, mücadeleden 84-70 galip ayrıldı. Milliler, gruptaki 3. maçında yarın Sırbistan'la karşı karşıya gelecek
Posta

Yenilerden Gollü Mesaj 
Galatasaray milli maçlar için verilen arada 2. Lig ekibi Eyupspor'u 4-2 yenerken yeni transferler Feghouli ve Denayer de birer gole imza attı. Galatasaray milli maçlar için verilen arada 2. Lig ekiplerinden Eyüpspor'la yaptığı hazırlık maçını 4-2 kazandı. Sarı-kırmızılı ekibin son transferleri Feghouli ve Denayer gol atarken, Teknik Direktör Igor Tudor ikinci yarıda gençlere şans verdi. Eyüp Stadı'ndaki maça Cim- Bom, İsmail Çipe, Mariano, Maicon, Ahmet, Yasin, Feghouli, Fernando, Atalay Babacan, Recep Gül, Emrah ve Gomis 11 ile çıktı. 12'de karambolde topu önünde bulan genç futbolcu Recep Gül yakın mesafeden düzgün bir vuruşla perdeyi açtı. 42'de Feghouli savunmanın arkasına koşu yapıp kaleciyi geçtikten sonra sol ayağıyla topu boş ağlara gönderdi. 1 dakika sonra ise Emrah Başsan baskı sonucu kazanılan topu sol çaprazdan filelerle buluşturdu. 2. yarı Tudor gençlerle beraber yeni transfer Denayer'e şans verdi. Belçikalı stoper 75. dakikada kornerden gelen topa iyi yükselip kafayla 4-0 yaptı. 2 dakika sonra ev sahibi ekip Naci ile bir gol buldu. 83'te ise Eyüpspor, Gencay'ın penaltısı ile farkı 2'ye indirdi. Karşılaşma Galatasaray'ın 4-2 üstünlüğü ile bitti.
Milliyet

Sakatlığa Davetiye Çıkardı 
Doktor Kunduracıoğlu'nun uyarısına kulak asmayıp tedavi olmadan ülkesine giden ve Fransa maçında sakatlanan sorunlu yıldız, Başakşehir'e karşı yok. Robin van Persie, her geçen gün ayrı bir krize imza atıyor. Sezon başında, henüz Roberto Soldado transferi yapılmadan sakatlanıp sarı-lacivertlileri forvetsiz bırakan oyuncu geldiği günden beri neredeyse her 3 maçtan 1'ini kaçırdı. 'Müzmin sakat' yorumlarını doğrularcasına hemen hemen her defasında farklı bir yerinden sorun yaşayan tecrübeli forvet, son olarak omzundaki ağrıları öne sürerek Kanarya'nın G.Birliği ile deplasmanda oynadığı mücadelenin kadrosunda yer almamıştı. Kulüp doktoru Burak Kunduracıoğlu da G.Birliği mücadelesinden önce resmi siteden oyuncunun durumuyla ilgili "van Persie, Vardar maçı esnasında omzunun üzerine düştü. Yapılan tetkiklerden sonra onun da omzunda akromioklaviküler seperasyon dediğimiz bir ayrılma tespit ettik. Onun da tedavisine başladık. 10 gün ile 2 hafta arasında omzunu sabit tutacağız. Tedavisini yapacağız ve sonunda toparlayacaktır" açıklamasını yapsa da oyuncu bu uyarıyı dikkate almadı ve uzun bir zamandan sonra davet aldığı Hollanda Milli Takımı'na gitti. Ülkesindeki ilk antrenmanda adeta gol şov yaparak "Hani sakattı?" dedirten futbolcu, Fransa ile oynadıkları mücadelede yine sakatlandı. Omzundaki ağrıları tavan yapan ve milli takım kadrosundan çıkartılan RvP, sarı-lacivertlilerin ligin 4. haftasında oynayacağı Başakşehir karşılaşmasında kesin olarak forma giyemeyecek.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme