8 Eylül 2017 Cuma

08.09.2017 Genel Gündem



08.09.2017

GÜNDEM

'Birisi Benim Adımı Kullanmış Olabilir' 
15 Temmuz darbe girişiminin merkez üssü Akıncı'da yaşananlarla ilgili davanın görülmesine devam edildi. Davının dünkü duruşması eski Yüksek Şura Üyesi Akın Öztürk'ün damadı 141. filo komutanı Hakan Karakuş'un çapraz sorgusu yapıldı. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmada, Mahkeme Başkanı Selfet Giray, Karakuş'a, savcılık ve mahkemede ifade verdikten sonra tuttuğu avukatı huzurunda da ifade verdiğini, bu ifadesini de reddettiğini belirterek, "Size baskıyla neyi söylettirdiler? Savcı bey, bazı isimleri belirterek bunlardan emir, talimat alıp almadığınızı sormuş, siz de bu kişileri görmediğinizi, emir talimat almadığınızı söylemişsiniz. Neyi zorla söylettiler? Hangi kısmı kabul etmiyorsunuz anlayamadım" dedi. Karakuş'un, "Bu anlattıklarınızdan şunu görüyorum, o kadar işkenceye rağmen o isimleri söylememişim" demesi üzerine Giray, "O zaman niye kabul etmiyorsun ifadeyi?" diye sordu. Psikolojisinin çok bozuk olduğunu ve o an için ne söylediğini bilmediğini kaydeden Karakuş, "Psikolojim iyi değildi. Söyledim mi söylemedim mi bilmiyorum. Kafamda ailem vardı. İddianame çıktıktan sonra okuduğum bölümlerde katılmadığım hususlar var" dedi. Başkan Giray, dikta ve kule kayıtlarını okudu. Üs Komutanı Hakan Evrim'in "Akın paşa nerede şu anda Hakan?" sorusuna "Evde herhalde" yanıtını kendisinin vermediğini belirten Karakuş, Giray'ın "Demek ki biri senin adını kullanıyor" değerlendirmesine, "Sadece isim değil, ses olarak uydurulmuş olabilir" dedi. Giray, Evrim ile arasında geçen "Ankara'da sürekli uçak olacak, sürekli taciz olacak" konuşmasını hatırlatarak, karşısındaki kişiye yine "Hakan" diye hitap ettiğini söyledi. Karakuş, "Kesinlikle kabul etmiyorum. Ne talimat aldım ne de talimat verdim" dedi. Konuşma kayıtlarında kendisini "Hakan Karakuş" diye tanıtmasına karşın konuşmaların tamamını reddeden Karakuş, "Buradaki hiçbir konuşma bana ait değil. Birisi benim adımı kullanmış olabilir. Kesinlikle yalan, düzmece" iddiasında bulundu.
Milliyet


DÜNYA  
Kuzey Kore'ye Yaptırım Yolda 
ABD, Kuzey Kore'ye yönelik yeni yaptırımlar içeren karar tasarısını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi ülkelerle paylaştı ve bu metnin 11 Eylül Pazartesi günü oylanması istendi. Yeni tasarı, Kuzey Kore'ye petrol ambargosu uygulanması, bu ülkenin lideri Kim Jong-un'un yurt dışındaki mal varlıklarının dondurulması ve seyahat yasağı getirilmesi, tekstil ihracatının ve Kuzey Koreli işçilerin yurt dışında çalışmasının yasaklanması başlıklarını kapsıyor. Yaptırım tasarısının kabul edilmesi için BMGK daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa'nın veto hakkını kullanmaması ve 15 üyeden en az 9'unun tasarı lehinde oy vermesi gerekiyor. Bu bağlamda gözler Kuzey Kore ile ilgili yaptırım kararlarına engel koyan Çin ve Rusya'ya çevrildi. Çin'den gelen haberler ise ülkenin tasarıya destek vereceği şeklinde yorumlandı. Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, ülkesinin, Birleşmiş Milletler'in (BM) Kuzey Kore'ye karşı ek önlemler almasına destek verdiğini bildirdi. Bakan Vang, başkent Pekin'de düzenlediği basın toplantısında, Kuzey Kore'nin yaptığı son nükleer denemeyle BM'nin kararlarını ciddi şekilde ihlal ettiğini ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi anlaşmasına zarar verdiğini belirtti. Pekin yönetiminin, BM'nin Pyongyang yönetimine karşı gereken ilave adımları atmasını onayladığının altını çizen Vang, Kuzey Kore'nin "nükleer sorun kilidini" açacak anahtarın yarısını baskı ve yaptırımlar, diğer yarısını da diyalog ve müzakerelerin oluştuğunu söyledi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Kuzey Kore'nin tutumunun küresel bir tehdit olduğunu söylerken, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ise, "Bizler, daha fazla diplomatik, daha fazla ekonomik baskının fark yaratabileceğine inanıyoruz." dedi.
Milliyet

Müzakereler Konusunda Türkiye'ye Destek Geldi 
Almanya Şansölyesi Angela Merkel'in Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile sürdürdüğü müzakerelere son verilmesi gerektiği yönündeki açıklamaların ardından Avrupalı liderlerden Türkiye'ye destek geldi. Yunanistan ziyareti esnasında konuyla ilgili konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye ve AB arasında bir çatlağın oluşmasını arzu etmediğini belirterek, "Türkiye, birlikte karşı karşı kaldığımız birçok krizde, özellikle göçmen krizi ve terör tehdidine karşı önemli bir ortak." dedi. Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerde sorunlar bulunduğu ve Türkiye'nin kendisini AB'den uzaklaştırdığı ifadesini kullanan Macron, 'kaygı verici gelişmelerin yaşanmasına karşın ilişkilerin korunması gerektiğini' söyledi. Bununla birlikte AB Dönem Başkanı olan Estonya'nın Dışişleri Bakanı Sven Mikser, başkent Tallinn'de AB Dışişleri ve Savunma Bakanları Toplantısı'nda yaptığı açıklamada "AB'den Türkiye ile müzakerelerin sonlanması konusunda bu yıl bir karar almasını beklemiyorum" dedi. Avrupa Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani ise, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ile sığınmacı sorunu, terörle mücadele gibi konular için diyalog yollarını açık tutması gerektiğini belirterek, "AB, Türkiye'ye kapıyı açık tutmak zorunda" dedi. Finlandiya Dışişleri Bakanı Timo Soini de Türkiye ile üyelik müzakerelerinin durdurulmasına karşı olduğunu açıkladı. Soini, "Diyalogda olmak her zaman yararlıdır. Türkiye'de insan hakları sorunları olduğunu biliyoruz ama ben müzakelerin kesilmesi taraftarı değilim" dedi. Türkiye'deki tutuklu Alman vatandaşlarının durumuna dikkat çeken Almanya Şansölyesi Angela Merkel, ekim ayında yapılacak AB liderler zirvesinde Türkiye'nin üyelik müzakerelerini masaya yatırmak istediğini söylemişti.
Milliyet

Irma Kasırgası İki Adayı Yuttu 
Karayipler'in doğusunda bulunan Barbuda Adası'nın başbakanı Gaston Browne, en tehlikeli sınıflandırma olan 5 kategorisinde yer alan Irma Kasırgası'nın 'adanın yüzde 95'ine zarar verdiğini' söyledi. Saatte 300 kilometreye ulaşan bir hızla Karayipler'e varan Irma Kasırgası'nın yarattığı etkiyle ilgili konuşan Browne, "Gözlemlerimden ve havadan yaptığımız araştırmaya göre Ada'daki evlerin ve binaların yüzde 95'i bir şekilde zarara uğratmış vaziyette. En azından çatılarının bir kısmını kaybetmişler. Gerçekten bu durumu görmek çok üzücü. Ada'da yaşanması zor gözüküyor" dedi. Fransa'ya bağlı olan St. Barts ve St. Martin adalarında ise en az altı kişinin, Barbados adasında da bir kişinin hayatını kaybettiği kaydedildi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Irma Kasırgası'nın St. Barts ve St. Martin adalarında 'zor ve acımasız' etkiler bırakacağını açıkladı. Kasırganın şimdiden bu adalarda sellere yol açtığı ve binaları yıktığı biliniyor. Karayipler'de kasırganın etkili olacağı düşünülen yerlerde binlerce kişi tahliye edildi. Son 10 yılın Atlantik Okyanusu'nu etkisi altına alan en güçlü kasırgası olan Irma'nın ulaştığı Porto Riko'da herkese evlerinde kalması tembih edildi. Irma Kasırgası'nın yaklaştığı Porto Riko'da şimdiden sağanak yağışlar ve güçlü rüzgarlar görülüyor. Virgin Adaları'nın kuzeyinde yer alan Irma'nın Porto Riko'dan sonra Dominik Cumhuriyeti'ne gelmesi bekleniyor. Kasırganın etkili olduğu birçok yer ile iletişim kurulamaması ise yardım çalışmalarının sekteye uğramasına yol açıyor. ABD'nin Florida eyaletinde acil durum önlemleri kapsamında benzinin bittiği belirtilirken insanlar evlerine yiyecek, içecek ve kum torbası depoladı.
Vatan

Suudiler Trump'a Kürk Kaftan Hediye Etmiş 
ABD Başkanı Donald Trump'a, Mayıs ayında gerçekleştirdiği Suudi Arabistan ziyareti sırasında, 83 parça hediye verildiği açıklandı. Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Daily Beast adlı internet sitesinin 'Bilgi Edinme Yasası' kapsamında yaptığı başvuru üzerine, Riyad ziyaretinde Trump'a verilen hediyelerin dökümünü yayımladı. Hediyeler arasında, kaplan ve çita kürkünden kaftanların yanı sıra, kılıç, sedef kakma kılıflı bir gümüş hançerle tabanca kabzası ve mermilikler de var. Trump seçim kampanyası sırasında Demokrat rakibi Hillary Clinton'ın Suudi Arabistan'dan bağış kabul etmesine tepki göstererek, "Bunlar kadınları öldüren, kadınlara korkunç şekilde davranan insanlar" demişti. Trump ayrıca Suudi Arabistan'ın insan hakları sicilini de eleştirmişti. Trump, başkan seçildikten sonra ilk yurt dışı ziyaretini geçen Mayıs ayında Suudi Arabistan'a yaptı. Bu ziyaret sırasında ABD ile Suudi Arabistan arasında 110 milyar dolarlık silah anlaşması imzalandı. ABD'nin bu alandaki en büyük müşterisi Suudi Arabistan'a 10 yılda 350 milyar dolarlık silah satacağı belirtiliyor.
Vatan

İsrail Suriye'yi Vurdu 
Suriye yönetimi, Hama iline bağlı Mayaf bölgesindeki askeri bir karargahının İsrail jetleri tarafından vurulduğunu açıkladı. Önceki gece yarısı düzenlenen saldırıda 2 Suriye askerinin öldüğü belirtildi. İsrail medyası da saldırıda bir kimyasal silah tesisinin hedef alındığını yazdı. Suriye ordusundan yapılan açıklamada, "Bu saldırgan eylemin yankıları bölgenin güvenliği ve istikrarı için tehlikedir" ifadelerine yer verilirken, saldırıya karşı bir adım atılabileceği vurgulandı. İsrailli yetkililer, konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Twitter'dan değerlendirme yapan İsrail Askeri İstihbarat Eski Başkanı Amos Yadlin, İsrail'in bu hamleyle Suriye'ye üç mesaj verdiğini belirtti. Yadlin, bu mesajları şöyle sıraladı: "İsrail, bölgede stratejik silahlar üretilmesine izin vermeyecek. İsrail, büyük güçlerin aldırışsızlığına rağmen kırmızı çizgilerini dayatmayı sürdürecek. Rus hava savunma sistemleri, İsrail'in hava saldırılarına engel olamaz." Saldırının BM Uluslararası Suriye Araştırma Komisyonu'nun Şam rejimini Han Şeyhun'da kimyasal silah kullanmakla suçlayan raporundan bir gün sonra gerçekleşmesi dikkat çekti. Öte yandan Rus medyası, ABD'nin Deyrizor kentinde sıkışan 2 DEAŞ komutanını 26 Ağustos'ta, 20 teröristi ise 28 Ağustos'ta kurtardığını öne sürdü.
Hürriyet

EKONOMİ 

Dolar: 3,4038-3,4070
Euro: Euro 4,0979-4,1006
Sterlin: 4,4621-4,4678
Gram Altın: 147,6324-147,9204

Euro'yu Zıplattı Doları Düşürdü 
Dolarda küresel güç kaybı ve Türk Lirası'nda yüksek getiri cazibesi ile dolar/TL dün 3.41'in altına gerileyerek yılın en düşük seviyesine gelirken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi'nin açıklamaları sonrası euro'daki değerlenme euro/TL'de yukarı harekete neden oldu. Mario Draghi, faizler ve varlık alımlarının artırılabileceği taahhüdünün korunduğu para politikası kararının ardından yaptığı açıklamada, döviz kurunda son dönemdeki oynaklığın belirsizlik kaynağı olduğunu ve izlenmesi gerektiğini söyledi. Draghi'nin açıklamalarının ardından euro birçok para birimine karşı değer kazanırken, dolar karşısında 1.20 seviyesini aştı. Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, Reuters'taki yorumunda, Draghi'nin açıklamaları sonrasında euro'nun ivme kazanmasıyla TL'nin euro karşısında değer kaybettiğini, buna karşılık euro/dolar paritesindeki yükselişin dolar/TL'ye ise düşüş yönlü yansıdığını söyledi. Doların ABD Merkez Bankası (Fed) ve Trump yönetimi kaynaklı belirsizlikler nedeniyle güçlenebileceği bir ortam olmamasının dolar/TL'ye olumlu yansıdığını, diğer gelişmekte olan ülke merkez bankalarının faiz indirimleri karşısında TL'nin yüksek getirisi nedeniyle cazip olduğunu söyleyen Erkan şöyle devam etti: "Türkiye'de enflasyonun aralık ayına kadar çift hanelerde kalacağı beklentisi Merkez Bankası'nın gelecek hafta hatta yıl sonuna kadar faiz indirimi yapması olasılığını düşürerek, sıkı para politikasına devam edeceğini ortaya koyuyor. Bu durum da TL'nin güçlenmesinde etkili. Dolar/TL'de 3.40 3.38 seviyelerine düşüş beklentimizi koruyoruz." Dün sabah 3.4285/3.4295 seviyesinde olan dolar/TL, 8 Aralık'tan bu yana en düşük olan 3.4075 seviyesine kadar geriledi. Dün sabah 4.0868 seviyesinde olan euro/TL ise 4.10 civarına geldi bulunuyor.
Milliyet

Almanya, Gümrük Birliği'ne Karışamaz 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Almanya'nın AB'nin Türkiye ile Gümrük Birliği'ni güncellemesini engelleme hakkı bulunmadığını söyledi. Zeybekci, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Cemşit Kuçkarov ile görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Zeybekci, şöyle konuştu: "Almanya 'Türkiye ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesini istemiyoruz' diyebilir ama bunu engelleme hakkı yok, bizim muhatabımız Avrupa Birliği'dir. AB ile devam eden bir süreç var ve bu konuda bir sorun yok. Ne pahasına olursa olsun Gümrük Birliği güncellensin demiyoruz. Bu güncelleme sadece Türkiye'nin değil AB ve Almanya'nın da menfaatinedir. Dolayısıyla Almanya'nın açıklamalarını temelsiz, zeminsiz ve aceleyle söylenmiş sözler olarak kabul ediyor ve siyasi partilerin kendi görüşleri olarak görüyoruz. AB tam üyelik hedefi Türkiye için vazgeçilmez bir stratejik hedef olmayı sürdürüyor." Zeybekci, 180 günlük eylem planlarına da değinerek, tüm bakanlıkların çalışmalarını Başbakanlığa bildirdiğini ve belirlenen hedeflerin özetlendiğini söyledi. Ekonomi Bakanlığı'yla ilgili bu dönemde planlanan yaklaşık 90 işin, mutabakatla 14-15'inin öncelikli hale dönüştürüldüğünü dile getiren Zeybekci, "Açıklanacak diye bir şey yok, açıklanmayabilir. Bunların tamamı liste haline dönüştürüldü. Orada ev ödevi gibi yapılanlar, yapılmayanlar diye yanlarına işaret konacak. Kamuoyuyla paylaşılıp, paylaşılmayacağını bilmiyorum" dedi.
Milliyet

Alım 2 Milyar $ Oldu Jim Rogers Da Geliyor 
Emtia gurusu olarak tanınan, dünyaca ünlü yatırımcı ve finans uzmanı Jim Rogers, Ortadoğu'da olanlara rağmen insanların artık daha iyimser olduğunu belirterek, "Durum bu şekilde oldukça Türkiye daha iyi durumda olacak. Türkiye'nin doğuda, batıda, güneyde dostları var. Tabii ki Türkiye daha iyi durumda olacak. Bu nedenle ve yüksek getirisi nedeniyle Türk tahvillerine yatırım yapmayı düşünüyorum" dedi. Rogers, uluslararası yatırımcıların gelişen piyasalara yönelik ilgisinin devam ettiğini belirterek, Çin ve Rusya gibi birçok piyasanın yükselişte olduğunu gördüklerini, insanların yeniden gelişmekte olan ekonomilere döndüğünü söyledi. Rogers, küresel piyasaları etkileyen gelişmeleri değerlendirirken, Kuzey Kore kaynaklı gerilimin Çin'in baskısı nedeniyle savaşa dönüşmeyeceği öngörüsünde bulundu. Rogers, şöyle devam etti: "Kuzey Kore ile savaş ortamı oluşursa piyasalar bir süreliğine çökecektir. Böyle bir savaşın uzun süreceğini sanmam. Ben savaşın olmasını beklemiyorum. Her zaman gerilim ortamı olduğunda piyasalar bir miktar geriler. Fakat bu yaklaşık yüzde 10 seviyesinde olur. Gerilimin yaklaşık bir yıl içerisinde sonlanmasını bekliyorum." Uluslararası piyasalardaki olumlu havanın birkaç yıl içerisinde bozulabileceği tahmininde bulunan Rogers, buna gerekçe olarak S&P 500 endeksindeki hareketleri ve ABD başta olmak üzere birçok ülkede artan borçluluk oranını gösterdi. Rogers, S&P 500'e bakıldığında hisselerin yüzde 90'ının aşağı yönlü olduğunu, sadece yüzde 10'unun yükseldiğini, bunun savaş riskiyle bir ilgisi bulunmadığını, tüm dünya borsalarında problem olması halinde bundan kimsenin kaçamayacağını söyledi.
Vatan

'Kıdeme Fon Kısa Vadede Zor' 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, kıdem tazminatının fona çevrilmesiyle ilgili çalışmalar konusunda işadamlarına "kısa vadede" zor mesajı verdi. Şimşek, kıdem tazminatı için getirilen formüllerin kamuya getirdiği yüke dikkat çekti. TÜSİAD üyesi işadamları ile dün İstanbul'da bir araya gelen ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in gündeminde kıdem tazminatı konusu da yer aldı. Bu konuda uzun süredir çalışmalar yaptıklarını söyleyen Şimşek, kıdem tazminatında getirilen bazı formüllere dikkat çekti. Bu formüllerin kamuya yük getirdiğini ifade eden Şimşek, kamu finansmanı açısından dengelerin önemli olduğunu ve kamuya gelecek yükün iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Şimşek, bu gibi nedenlerle çalışmaların kısa vadede sonuçlanmasının zorluğuna değindi. Kıdem tazminatında uzun yıllardır üzerinde çalışılan yapı, bireysel hesaplara dayalı fon kurulması esasına dayanıyor. Bu yeni modelde, işverenler çalıştırdıkları her işçi için kıdem tazminatını aylık olarak yatırmakla yükümlü olacak. Ancak mevcut durumdan geriye gidiş olmaması için, çalışanın brüt aylık kazancının yüzde 8.3'ünün işveren tarafından, düzenli olarak kıdem tazminatı fonuna aktarılması gerekiyor. Bu oranın işverenleri zorlamaması ve özellikle KOBİ'lerin sıkıntı yaşamaması için de, kamunun aylık kıdem tazminatı primlerinin bir bölümünü yüklenmesi öngörülüyor. Son dönemde üzerinde çalışılan modelde de, bireysel emeklilik sisteminde olduğu gibi, devletin yüzde 25 katkıda bulunması planlanıyordu. İşte Şimşek de, dünkü toplantıda, bu modellerin kamuya getirebileceği yüke dikkat çekti. Kıdem tazminatında tek sorun finansman konusunda da değil. Hem işçi, hem de işveren temsilcileri şu ana kadar kıdem tazminatı yapısının değiştirilmemesi yönünde görüş bildirdi. Geçen temmuz ayında yapılan bir toplantıda da işçi ve işveren temsilcileri konuyla ilgili görüşlerini yazılı olarak iletti. Ancak bu görüşlerin iletilmesinin ardından 180 günlük yeni hükümet eylem planı içinde kıdem tazminatı konusunda bir başlık olup olmayacağı belirsiz bulunuyordu. Şimşek'in açıklamaları hükümetin öncelikli gündeminin kıdem tazminatı olmayacağını ortaya koydu.
Hürriyet

Draghi, Varlık Alımına 'Şimdilik Devam' Dedi 
Avrupa Merkez Bankası (ECB) dün düzenlenen toplantısında faiz oranlarında bir değişikliğe gidilmediği ve faiz oranının yüzde 0.00 olarak devam etmesi kararının alındığı duyuruldu. ECB, bankaların merkez bankasında tuttukları mevduat için ödenen faiz oranını gösteren mevduat oranını yüzde -0.40, marjinal faiz oranını yüzde 0.25 olarak korudu. Piyasa beklentisi de mevduat ve marjinal faiz oranının değişmeyeceği yönündeydi. Diğer yandan 60 milyar Euro seviyesinde açıklanan varlık alım programında da değişikliğe gidilmedi. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi düzenlediği basın toplantısında enflasyon için 2018 ve 2019 tahminlerin aşağı yönlü revize edilmesinde kurdaki değerlenmenin etkili olduğunu belirtirken, enflasyonun bu yılın sonuna doğru düşmesini beklediklerini de ifade etti. Draghi yıl sonunda enflasyonda düşüş beklentisi için baz etkisini ve enerji fiyatlarını işaret etti.
Haber Türk

POLİTİKA
 Bu Zulmü Dünyaya Duyurmaya Geldik 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve beraberindeki heyet, Bangladeş'e kaçan Arakanlı sığınmacıların barındığı Kutupalong Kampı'nı ziyaret ederek yardım dağıttı. Emine Erdoğan "İnsan olarak etkilenmemek mümkün değil. İnşallah bütün dünya bu konuya eğilir, dikkate alırlar hem yardım olarak hem de siyasi çözüm olarak. Çözülmesi gereken mesele. Bu çağda böyle bir vahşet inanılır gibi değil ve dünyanın gözü önünde cereyan ediyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve beraberindeki heyet dün Bangladeş'e vardı. Emine Erdoğan'a, oğlu Bilal Erdoğan'ın yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile Ak Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Ravza Kavakcı Kan eşlik etti. Heyette, TİKA Başkanı Serdar Çam, AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu , Kızılay Genel Müdürü İbrahim Altan, TÜRGEV Başkanı Arzu Akalın ve KADEM Başkanı Sare Aydın da yer aldı. Azerbaycan'daki bir zirveye katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Bangladeş'e geçerek heyete katıldı. Erdoğan ve beraberindeki heyet, Arakanlı sığınmacıların Bangladeş'te barındıkları Kutupalong Kampı'nı ziyaret etti. Olaylar hakkında mağdurlardan bizzat bilgi alan Erdoğan "İnsan olarak etkilenmemek mümkün değil. Allah yardımcıları olsun. İnşallah bütün dünya bu konuya eğilir, dikkate alırlar hem yardım olarak hem de siyasi çözüm olarak. Çözülmesi gereken mesele. Bu çağda böyle bir vahşet inanılır gibi değil ve dünyanın gözü önünde cereyan ediyor. Eğer suçlu varsa suçluya yönelik yapılmalı bu yapılanlar ama normal insanlara, halka bu yapılmamalı" diye konuştu.
Milliyet

'Şikayetin Ülkeye Faydası Olmaz' 
Başbakan Binali Yıldırım, "İçeride ne kadar farklı düşünsek de dışarıda tek ses olmamız lazım" dedi. Başbakan Yıldırım, Türk Havayolları Genel Müdürü Bilal Ekşi'nin babası İslam Ekşi'nin Maltepe'de düzenlenen cenaze töreninin ardından Başıbüyük Mahallesi'nde bir kahvehaneyi ziyaret etti. Burada vatandaşlarla sohbet eden Yıldırım, Türkiye'nın zor bir coğrafyada yer aldığını, etrafında kazanlar kaynadığını vurgulayarak şunları kaydetti: "Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ülke yok ki bizim gibi aynı anda üç tane terör örgütüyle mücadele eden. Birisi PKK bölücü terör örgütü. Diğeri FETÖ alçak darbe örgütü. Üçüncüsü, dinimizi, dinimizin değerlerini maalesef bütün insanlık nezdinde kötü göstermeye çalışan DEAŞ denen alçak örgüt. Bugüne kadar bunda başarılı olduk ama nasıl olduk? Sizlerin sayesinde başardık. Vatandaştan, milletten destek almazsan ne yaparsan yap boş. Sonuç yok. Dünyanın hiçbir ülkesinde 15 Temmuz gibi bir gece yaşansa, hiçbir hükümet ayakta kalamaz. Bir yanda tanklar, bir yanda uçaklar, bir yanda bomba var. Diğer yanda ne var? Göğsünde iman olan, göğsünü tanklara siper eden millet var. Siz varsınız. Cumhurbaşkanımız 'İnin meydanlara' dedi. Hiç tereddüt etmeden indiniz. İşte vatan, millet sevgisi bu. Ama diğer yandan da bakıyorsunuz ülkesini, milletini cümle aleme şikayet eden siyasetçiler var. Yazık, yazık. Siyaseti tabii ki herkes yapacak. Herkes fikrini söyleyecek. Türkiye demokratik bir ülke ama kalkıp gidip sen 'Türkiye'de can güvenliği, mal güvenliği yok, kimse bu ülkeye gelmesin' dersen bunun kime ne faydası var? Böyle bir ihanet olabilir mi? Ülkesini cümle aleme şikayet eden, kötüleyen, 'Gelmeyin, gitmeyin' deyip, kapı kapı herkese söyleyen bir siyasi anlayıştan bu ülke hiçbir fayda görmez. Bu ülkenin siyaset geleneğine de uymaz. İçeride ne kadar farklı düşünsek de dışarıda tek ses olmamız lazım."
Milliyet

'Görmezden Gelemeyiz' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) heyeti ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan, Arakanlı sığınmacıların Bangladeş'te barındıkları Kutupalong Kampı'nı ziyaret etti. Yaşanan olaylar hakkında yaralı çocuklar ve trajedinin tanıklarından bizzat bilgi alan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "İnsan olarak etkilenmemek mümkün değil. Allah yardımcıları olsun. İnşallah bütün dünya bu konuya eğilir, dikkate alırlar hem yardım olarak hem de siyasi çözüm olarak. Çözülmesi gereken mesele. Bu çağda böyle bir vahşet inanılır gibi değil ve dünyanın gözü önünde cereyan ediyor. Eğer suçlu varsa suçluya yönelik yapılmalı bu yapılanlar ama normal insanlara, halka bu yapılmamalı." Erdoğan, uluslararası topluma çağrı yaparak, "Hepimizin çoluk çocuğu var. Bizim çocuğumuz değil diye görmezden gelemeyiz. Hepimiz sorumluyuz bunda. Buraya bunun için geldik. Dünya kamuoyuna duyurmak için geldik. Yardım için geldik. Lütfen elinden gelen her şeyi yapsın herkes" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da bu konuyu Birleşmiş Milletlere (BM) taşıyacağını dile getiren Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bunları orada anlatacağını ama hepsinin bu konuya duyarlı olması gerektiğini vurguladı.
Vatan

'Sanki Meb'i Fetö'ye Biz Teslim Ettik!' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün partisinin Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer koordinasyonunda düzenlenen "Eğitimin Üç Şartı: Bilimsellik, Laiklik, Adalet" başlıklı çalıştaya katıldı. Kılıçdaroğlu açılış konuşmasında şunları söyledi: "Eğitimde reformu, bu işin uzmanları yapar. Eğitim, çocukların bir siyasal partinin arka bahçesinde okuyan okullarda gerçekleştirilmesini sağlamak değildir. Bizde eğitimde reform diye önümüze konan 4+4+4 bir kanun teklifi olarak geldi. Bakanlar Kurulu'nda, Milli Eğitim Bakanlığı'nda görüşülmedi, kalkınma planlarında yok. 5 milletvekili imza attı, hiçbirisi eğitimci değil. Bu tablo başlı başına eğitimin nasıl katledildiğini gösteriyor." "Parası olan çocuğunu özel okula gönderiyor, yoksul olan devlet okuluna gönderiyor. Varsıl ile yoksul arasındaki eğitim harcaması arasındaki fark, 78 kat. Öğretmenler, hepimizin baş tacı yapması gereken kişilerdir. Eğer bir ülkede öğretmeni açlığa mahkum ederseniz, öğretmen ay başını nasıl getiririm diye düşünürse, çocuğumuza yeterli zaman ayıramaz. UNICEF'in yaptığı çalışma var. Türkiye, eğitim kalitesi açısından 41 ülke arasında sonuncu. Çocuklarımız yetenekli, eğitimle köreltiyoruz. İşin uzmanı eğitim politikalarını belirleyemezse sonuç böyle olur. Adı milli olan bir bakanlıkta gayrı milli eğitim yapılırsa bu olmaz. Öğretmenlerimiz çok iyi ama önleri kesiliyor." "İran üniversitelerinden ürettiği bilgi, Türkiye'yi geçti. İktidar rahatsız olmuyor. Bunu söylediğimizde bize 'Terör örgütüyle aynı dili konuşuyorsunuz' diyorlar. Sanki Milli Eğitim Bakanlığı'nı FETÖ'ye biz teslim etmişiz. Düne kadar FETÖ'nün elindeydi Milli Eğitim Bakanlığı, onlar yönetiyordu. Onlar ne istedilerse verdiler. Okul, öğretmen, arsa, üniversite istediler, verdiler. Devlet okullarında çalışan öğretmen ne istedi de neyi verdiniz? Paralel eğitim sistemi kurdular. Milli eğitimi terör örgütüne teslim eden hükümete ne diyeceksiniz. Bir siyasi partiye militan yetiştirme yeri değildir okullar. Okulları böyle düşünürseniz kaybeden Türkiye olur, hepimiz oluruz. Aynı gemideyiz."
Vatan

SPOR 
Sosa&Volkan Trabzon'da 
Trabzonspor transfer döneminin kapanmasına bir gün kala Teknik Direktör Ersun Yanal'ın kadrosunda görmek istediği Jose Sosa ve Volkan Şen'le her konuda anlaşma sağladı. 50. kuruluş yılında şampiyonluğu hedefleyen bordo-mavili kulüp uzun süredir peşinde olduğu Sosa ile el sıkışırken, Fenerbahçe'den ayrılan eski oyuncusu Volkan Şen'i de kadrosuna kattı. Milan ile Jose Sosa konusunda daha önce anlaşan Karadeniz ekibi yoğun görüşmeler sonunda Arjantinli yıldızı ikna etmeyi başardı. Süper Lig'de daha önce iki sezon Beşiktaş forması giyen ve geçen yıl 7.5 milyon euro bonservis bedeli karşılığında Milan'a transfer olan 32 yaşındaki Sosa, daha önce olumsuz yanıt verdiği Trabzonspor'un teklifini kabul etti. Milan'la 1 yıl sözleşmesi kaldığı için bonservisiyle birlikte transfer edilecek olan yetenekli futbolcuyla üç senelik anlaşma sağlandığı öğrenildi. Jose Sosa geçen sezon ara transfer döneminde Fenerbahçe'nin yaptığı teklifi Milan'da kalmak istediğini belirterek geri çevirmişti. Başarılı oyuncunun bugün Trabzon'a gelerek kendisini bordo-mavili renklere bağlayan sözleşmeye imza atması bekleniyor.
Milliyet

Latovlevıcı Barışı 
Geçen sezon olaylı şekilde hocaları Igor Tudor'u Galatasaray'a kaptıran Karabükspor'un Iasmin Latovlevici transferinde sarı-kırmızılılara zorluk çıkarması dikkat çekmiş hatta kafa karıştırmıştı. Kardemir Karabükspor Başkanı Feridun Tankut, Milliyet'e tecrübeli futbolcunun süpriz şekilde Galatasaray'a verilmesinden sarı-kırmızılı kulüple ilişkilerine ve eski hocaları Igor Tudor'la ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tankut, "Biz Galatasaray ile düşman değiliz. Tudor'un gidişinde bize göre doğru olmayan noktalar vardı. Bunu dile getirdik. Daha sonra Kulüpler Birliği'nde Sayın Dursun Özbek ile bu konuyu konuştuk" dedi. Oyuncu için Özbek'in kendisini aradığını aktaran Feridun Tankut, "Dursun Bey aradı ve futbolcumuza talip olduklarını söyledi. Rakam çok önemli değil. Oyuncunun 31 yaşında yakaladığı bir fırsat vardı. Bunu değerlendirmek istedi. Biz de önünü açtık. Galatasaray için önemli bir transfer. Çok iyi bir oyuncu ve tam bir profesyonel. Bu bizim hem Tudor konusunda hem de Latovlevici konusunda ne kadar doğru karar verdiğimizi gösteriyor" diye konuştu. Galatasaray Kulübü ile iyi bir ilişki içinde olduklarını belirten Karabük Başkanı, hem Tudor'un hem de Latovlevici'nin iyi bir performans sergilemesini arzu ettiklerini sözlerine ekledi.
Milliyet

Porzıngıs'e Çarptık! 
A Milli Basketbol Takımımız, D Grubu'ndaki 5. ve son maçında Letonya'ya 89-79 mağlup oldu, 3 yenilgi, 2 galibiyette kaldı ve 4. sırada yer aldı. Karşılaşmaya iyi başlayan Letonya oldu ve 2. dakikada 6-0 öne geçti. Semih, millilerimiz adına ilk sayıyı atarken, Melih'in üst üste ürettiği 11 sayı, Ay-yıldızlılar'ı öne taşıdı. Ancak Letonya art arda üçlüklerle bir kez daha öne geçip, ilk periyodu 24-22 önde bitirdi. İkinci çeyrekte de dışarıdan atmayı sürdürdüler. Savunmada çok aksayan ekibimize karşı Porzingis'i de boyalı alanda kolay topla buluşturan Letonya, 40- 30'da farkı çift hanelere çıkardı, Cedi ve Melih'in üçlüklerine son saniye Blums ile bir kez daha yanıt verip, devreyi de 47-38 galip tamamladı. Soyunma odasından Melih'in üçlüğüyle dönen millilerimiz karşısında Letonya Porzingis-Blums ikilisiyle müthiş bir seri yakaladı, 68-54'te en yüksek farkı elde etti. Ancak 3. çeyreğin yıldızı Cedi'nin art arda basketleri ve Semih'in basketfaulden bulduğu 3 sayı skoru 68-63 yaptı.
Milliyet

Costa Gelmeye Çok Yakındı 
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman dün sabah antrenmanın ardından gazetecilerle gerçekleştirdiği sohbet toplantısında başta Diego Costa olmak üzere gündemdeki konularla ilgili kapsamlı açıklamalarda bulundu. Deneyimli çalıştırıcı, dünyaca ünlü İspanyol golcüyle anlaşma aşamasına geldiklerini ancak daha sonra transferin zora girdiğini bildirdi. Chelsea ile 2 yıl daha sözleşmesi olan Diego Costa'yı transfer etmek için girişimde bulunduklarını dile getiren Aykut Kocaman, "Diego Costa transferi çok yakındı. Görüşmeler çok yakın gidiyordu ancak şimdi olumsuz. Yarına (bugüne) kadar süre var. 2-3 oyuncuyla temasımız sürüyor, son bir hamle yapılacak gibi görünüyor. Ofansif ve kenar oyuncusu olabilir. Diego Costa çok başka bir oyuncu. Fernandao önümüzdeki haftadan itibaren takımdaki oynayabilecek isimlerden birisi olacak. Forvete de, kenar bölgesine de takviye olabilir. İki yönlü bir orta saha da olabilir" diye konuştu. Sarı-lacivertli hoca mevcut kadroyla yarışa devam edebileceklerinin altını çizerek, "Benim isteğim 3 pozisyon için de birinin olması. Ama transfer olmasa bile elimizdeki kadro yeterli. Önümüzdeki 4 maçta 1 adım daha yukarı çıkacağımızı düşünüyorum. Önümüzdeki milli maç arasının ardından daha uyumlu, daha ne yaptığını bilen bir takım olacağız. Birbirini tamamlayan oyuncular hangisi, şu anda çok net görünmüyor" yorumunu yaptı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme