9 Eylül 2017 Cumartesi

09.09.2017 Genel Gündem



09.09.2017

GÜNDEM

Türkiye Cumhuriyeti'ne Yönelik Bir Adım 
Kazakistan ziyareti öncesi Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD'deki Reza Zarrab davasına eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın adının dahil edilmesini Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yönelik bir adım olarak değerlendirerek "Atılan bu adımlar tamamen siyasidir. ABD'nin bir defa bu konuyu gözden geçirmesi lazım. Bu işlerin arkasından çok pis kokular geliyor" dedi. Erdoğan özetle şunları söyledi: Â "Dost ve kardeş Kazakistan'ı bir kez daha ziyaret edecek olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Türk dünyasının ak sakalı Sayın Nursultan Nazarbayev ile yapacağımız görüşmelerde ikili ilişkilerimizi gözden geçirmek suretiyle işbirliğimizin daha da güçlendirilmesi noktasında neler yapabileceğimizi ele alacağız. Kazakistan'ın ev sahipliğinde düzenlenecek İslam İşbirliği Teşkilatı 1. Bilim ve Teknoloji Zirvesi'ne de iştirak edeceğiz. Bu zirveye iştirak edecek hükümet ve devlet başkanlarıyla da kapsamlı görüşmelerim olacak. Burada hem ikili münasebetlerimizi hem de Suriye, Irak, Filistin, Myanmar başta olmak üzere önemli bölgesel meseleleri istişare edeceğiz. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası ülkemizi ziyaret eden ilk Devlet Başkanı değerli kardeşim Sayın Nazarbayev olmuştur. Kazak halkının bu kadirşinaslığını asla unutmayacağız. Kazakistan FETÖ ile mücadelede de ülkemizle dayanışma içerisinde hareket ediyor. (ABD'de tutuklu bulunan Reza Zarrab'ın dahil olduğu davaya eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın da dahil edilmesi) Bu konu gerçekten çok çok ilginç bir konu. Şu anda bunu hukuki bir mantık içerisinde yorumlamak zaten mümkün değil. Burada bizim eski Ekonomi Bakanımıza yönelik atılan bu adımı, açık söylüyorum, ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yönelik bir adım olarak değerlendiriyorum. Zira burada şahsına yönelik bir iddiayı ortaya koyabilmiş değiller. Neymiş 'İran'la ilgili yaptırımları delmiş' İran'a biz bir defa herhangi bir yaptırım uygulama kararı Türkiye olarak almadık ki. Bizim İran'la ikili ilişkilerimiz var, hassas ilişkilerimiz var. İran'dan özellikle doğalgazımızın, petrolün bir kısmını oradan alıyoruz. Biz bunu kendilerine de o zaman söyledik. Ben bunları Sayın Obama'ya da söyledim, diğer bu konularla ilgilenen kişilerine, başta dışişleri bakanları olmak üzere onlara da söyledik. Yani dedik; 'Biz burada böyle bir yaptırım içerisine girmeyiz.' Bu ekonomik ilişkileri yürüten bakanımız kim? Ekonomi Bakanı. Ekonomi Bakanı hükümetin attığı bu adıma ne yapacaktır? Uygulayanlardan bir tanesi olacaktır. Dolayısıyla atılan bu adımlar tamamen siyasidir. Amerika bir defa bu konuyu -tabii bu gidişimizde orada da inşallah görüşme fırsatı buluruz- gözden geçirmesi lazım. Bu işlerin arkasından çok pis kokular geliyor. Reza Zarrab olayı da öyledir. Halk Bankamızın Genel Müdür Muavini Hakan Bey ile ilgili konu da öyledir. Bunların hepsi. Diğer isimler yine öyledir.
Hürriyet


İstanbul'daki Suikastta Rus İstihbaratı İzi Çıktı 
İstanbul'da 2015 yılında Başakşehir'de Çeçen Komutanı Abdulvahid Edelgiriev'in silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin yakalanan iki Rus hakkında iddianame hazırlanmıştı. İki tutuklu Rus Yuri Anısımov ve Aleksandr Smirnov'un Rus ajanı oldukları ve Çeçen cinayetlerinin Rus ajanları tarafından işlendiği iddia ediliyordu. İddianamede MİT'in tutuklu iki sanığın geçmişi hakkında yaptığı inceleme ilişkin hazırladığı yazı yer aldı. MİT'in araştırmasına göre; tutuklu Yuri Anisimov'un geçmişte Rusya Federasyonu'nun Gürcistan Büyükelçiliği'nde görev yaptığı ayrıca Rusya istihbarat servislerinin yurt dışındaki operasyonel faaliyetlerinde taşeron olarak kullandığı Vimpel-A şirketinde çalıştığı tespit edildi. İddianamede, Vimpel Özel Birliklerinin Rusya Federasyonunun en seçkin askerlerinden seçilerek 1981 yılında Afganistan'da yeraltı faaliyetleri yürütmek amacıyla kurulduğu hatırlatıldı. Vimpel-A şirketi ise, Rusya istihbarat birimi FSB'nin bünyesinde faaliyet gösteren Vimpel ve Alfa çalışanları tarafından 1997'de "bağımsız ulusal şirket" olarak kuruldu.
Vatan

DÜNYA 

Bakan Çelik'ten Ab'ye: Çocuk Oyuncağı Değil 
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin kesilmesi çağrısında oldukça yalnız kalırken Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, 'irrasyonel' olarak nitelediği bu tür açıklamalardan bıktıklarını belirterek, "Bu çocuk oyuncağı değil" dedi. Dönem Başkanı Estonya'nın başkenti Tallinn'de yapılan AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı'nın (Gymnich) aday ülkelerin katılımıyla gerçekleştirilen oturumuna katılan Çelik, Türkiye ile ilişkilerin kesilmesine yönelik bir atmosfer görmediğinin altını çizerek, "Bazı ülkeler Türkiye ile müzakereleri kesince Türkiye'ye ders vermiş olacağı yönünde bir yaklaşım üretiyor. Türkiye'nin büyüklüğünü kavrayamıyorlar. Bu çocuk oyuncağı değildir. 'Müzakereleri dondurdum, altı ay sonra mikro dalgada ısıttım, yeniden başlattım' gibi bir şey bizim açımızdan kabul edilemez. Böyle bir kararın çok ciddi sonuçları olur. Böyle bir tartışmanın bile çok ciddi sonuçları olur" ifadelerini kullandı. Avrupa'nın karşı karşıya olduğu sorunların Türkiye olmaksızın çözülemeyeceğini kaydeden Çelik, "Tam üyelik bir devlet stratejisidir ve bu hedef korunmaktadır. Türkiye gibi bir ülke, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan, laik, demokratik bir siyasal rejime sahip bir ülke ile işbirliği yapmazsanız radikalleşmeye karşı bu mücadeleyi nasıl vereceksiniz? Bu irrasyonel açıklamaları duymaktan bıktık. Türkiye, herhangi bir ülkenin iç politika meselesi olmamalı. Büyük sorunları çözmek için Türkiye ile AB daha çok yakınlaşarak beraberce geleceğe odaklanmalı" diye konuştu. AB'ye, 'eleştirilen alanlarla ilgili fasılların açılması' çağrısı yapan Çelik, "Almanya'nın müzakere süreci üzerinden Türkiye'ye zarar vermesi söz konusu olamaz. Bu, Almanya'ya zarar verir, AB'ye zarar verir" dedi.
Hürriyet


'Can Kaybı Bini Geçti' 
Myanmar'da Arakan eyaletindeki Müslümanlara yönelik saldırılar devam ederken, can kayıpları ve Bangladeş'e sığınanların sayısı da artıyor. Birleşmiş Milletler (BM), Myanmar'ın Arakan'ın eyaletindeki çatışmalarda can kaybının bini geçtiğini açıkladı. BM Myanmar İnsan Hakları Özel Raportörü Yanghee Lee, "Bin civarı ya da daha fazla ölü var" derken ölenlerin iki taraftan da olabileceğini ancak çoğunluğunun Arakanlı Müslümanlar olduğunu söyledi. Lee, bölgeye giremediklerini söylerken can kaybı sayısının daha fazla olmasının da yüksek ihtimal olduğunu kaydetti. Myanmarlı yetkililer, can kaybını 475 olarak verirken, bunun sadece 15'inin Myanmar güvenlik güçlerinden olduğunu ifade etmişti. BM, son iki haftada Myanmar'daki şiddet olaylarından kaçarak Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslüman sayısının 270 bine ulaştığını bildirdi. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi Sözcüsü Leonard Doyle ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Sözcüsü Duniya Aslam Khan, BM Cenevre Ofisi'nde, Arakan sorununa ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi. Sözcü Doyle, son günlerde Bangladeş'e gelen 130 bin Arakanlı sığınmacının kayıtlı kamplar ile Kutupalong, Leda ve Balukhali bölgelerindeki 3 derme çatma kampta yaşama tutunduğunu, 90 bin sığınmacıyı bölge halkının misafir ettiğini ve yaklaşık 50 bin sığınmacının da spontane olarak geçici kamplara yerleştiğini belirtti. Khan ise Arakan'dan kaçmaya çalışan Müslümanların öldüğüne dair haberlerden endişe duyduklarını vurgulayarak, kamplara ulaşan Müslümanların da açlıktan ve yorgunluktan bitkin düştüğünü söyledi.
Hürriyet


Katalonya'ya Anayasa Mahkemesi Engeli 
Katalonya parlamentosunun referandum yasası İspanya Anayasa Mahkemesi'nin engeline takıldı. Yerel yönetimin, 1 Ekim'de bağımsızlık referandumu yapılması için çarşamba günü imzaladığı yasa mahkeme tarafından askıya alındı. Söz konusu yasanın anayasaya aykırı olup olmadığının araştırılması için zamana ihtiyaç olduğu belirtildi. İspanya hükümetinden üst düzey bir yetkili, ülkenin doğusundaki Katalonya özerk yönetiminde 1 Ekim'de yapılmak istenen bağımsızlık referandumunu önlemek için her türlü yasal girişimin yapılacağını, "son seçenek de olsa askeri müdahale olasılığının dışarıda bırakılmadığını" söyledi. İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'un, "Bu referandumu önlemek için hiçbir seçeneği dışarıda bırakmadan elimden gelen her şeyi yapacağım." şeklindeki açıklamasına işaret eden yetkili, 9 Kasım 2014'te Katalonya'da yapılan bağımsızlık yanlısı halk oylamasındaki görüntülerin, 1 Ekim'de "kesinlikle yaşanmayacağını garanti ettiklerini" söyledi.
Milliyet


'Yüzyılın Depremi' Ucuz Atlatıldı 
Meksika açıklarında Pasifik Okyanusu'nda 8.1 büyüklüğünde meydana gelen deprem bölgede büyük paniğe sebep oldu. Depremin merkez üssünün Pijijapan kasabasının 87 kilometre güneybatısı olduğu açıkladı. Derinlik ise 70 km olarak verildi. Meksikalı yetkililer ise depremin büyüklüğünü 8.4 olarak açıkladı. Depremin merkez üssüne 1000 km uzaklıktaki başkent Mexico City'de de deprem şiddetli şekilde hissedildi. Yaklaşık bir dakika boyunca süren sarsıntılar nedeniyle insanlar panik halinde sokaklara çıktı. Bazı mahallelerde elektrik kesintileri yaşandı. Chiapas ve Mexico City'de de okullar tatil edildi. İlk depremin ardından bölgede en büyüğü 5.7 olmak üzere 10'dan fazla artçı sarsıntı da yaşandı. Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, depremin ardından yaptığı ilk açıklamada Meksika, Honduras, Ekvador, Guatemala, Nikaragua, Panama'yı kapsayan bölgede tsunami oluşabileceği uyarısı yaptı. Merkez daha sonra Meksika'nın Salina Cruz bölgesinde 1 metrelik tsunami dalgalarının tespit edildiğini, Ekvador, Guatemala ve El Salvador'da da 1 metrelik tsunami dalgalarının olabileceğini duyurdu. Hawaii ve Güney Pasifik açsından tehdit olmadığı kaydedildi. Meksika'nın güneyindeki Chiapas eyaletinde 3 kişinin öldüğü, bunlardan ikisinin evlerinin yıkılması sonucu hayatını kaybettiği açıklandı. Chiapas Valisi Manuel Velasco 'Evler, okullar ve hastaneler zarar gördü" dedi. Tabasco eyaletinde de iki çocuğun hayatını kaybettiği açıklandı. Çocuklardan birinin yıkılan bir ev duvarı altında kaldığı diğerinin ise kaldığı hastanede yaşanan elektrik kesintisi sonucu öldüğü belirtildi. Depremin büyüklüğünü 8.2 olarak duyuran Meksika Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto ise deprem nedeniyle ülkede 58 kişinin öldüğünü doğruladı. Son depremi 'Son 100 yılda ülkede meydana gelenlerin en büyüğü' olarak niteleyen Nieto son depremin 1985'te meydana gelen ve 4 eyalette binlerce kişinin ölmesine yol açan depremden daha şiddetli olduğunu vurguladı. Komşu Guatemela'da da depremin hasara neden olduğu ve en az 1 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,4070-3,4139
Euro: Euro 4,0996-4,1155
Sterlin: 4,4965-4,5115
Gram Altın: 147,4431-147,8361


Varlık Fonu Sil Baştan 
Yaklaşık 1 yıl önce kurulan Varlık Fonu'nda sürpriz bir gelişme yaşandı ve Başkan Mehmet Bostan görevinden alındı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da Varlık Fonu'nda hedeflenen sürecin olmadığını belirterek, Fon'un yeniden yapılandırılacağı mesajını verdi. Bostan'ın yerine vekaleten Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Varlık Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Himmet Karadağ atandı. Varlık Fonu'nun kurulmasına ilişkin yasa geçen yıl ağustosta çıkarıldı. Özelleştirme İdaresi Başkanı Mehmet Bostan'ın Varlık Fonu başkanı olarak atanmasına ilişkin karar 2 Kasım 2016, yönetim kurulu üyeliklerine Yiğit Bulut, Kerem Alkin, Himmet Karadağ ve Oral Erdoğan'ın Kurul üyeliğine ilişkin Başbakan Binali Yıldırım'ın imzaladığı karar da 19 Ocak 2017'de alındı. Türkiye'nin büyümesine yüzde 1.5 katkı sağlaması beklenen Varlık Fonu bu aşamadan sonra kamuoyu tarafından dikkatle takip edilmeye başlandı. Varlık Fonu'nun faaliyete geçmesi için 3 yıllık strateji planlarının yürürlüğe girmesi gerekiyordu. Strateji planları uzun zamandır hayata geçmedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan ziyareti öncesi yaptığı açıklamada Bostan'ın görevden alınmasına ilişkin soru üzerine, fonda hedeflenen, arzulanan bir sürecin olmadığını söyledi. Varlık Fonu'nun, Başbakan Binali Yıldırım'a bağlı olduğunu, Cumhurbaşkanı olarak kendisiyle bir bağlantısı olmadığını anlatan Erdoğan, "Ama biz Başbakan ile de istişarelerimizi yaparak bu konuda kararımızı alırız. Başbakan da ben de bu gelişmeleri gördük. Böyle yürümeyeceğine karar verdik. Bu karar neticesinde de 'bu adımın atılması isabetlidir' dedik. Başbakan da bu konuda adımını attı. 'Hayırlı olsun' diyeceğiz. Çünkü Varlık Fonu'nu bizim yeniden reorganize etmemiz şart. Onun da adımını, inşallah Kazakistan sonrası Başbakan ile değerlendirip, atacağız" ifadelerini kullandı.
Hürriyet


Sanayinin Hızı 6.5 Yılın Zirvesinde 
Sanayi üretimi, temmuzda hazirana göre mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış olarak yüzde 2.3, geçen yıl temmuz ayına göre takvim etkisinden arındırılmış olarak yüzde 14.5 arttı. Yıllık artış Ocak 2011'den beri görülen en yüksek artış. Geçen yıl darbe girişimi ve kurban bayramı nedeniyle sanayi üretimi yüzde 7.3 azalmıştı. Sanayi üretiminde bu hızlanmanın nedeni ise dış ve iç talepteki güçlenme. Otomotiv başta olmak üzere, gıda, tekstil, kimya tüm sektörlerde güçlü üretim artışları sanayi üretimini destekledi. Pazartesi günü Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekteki büyüme performansını göreceğiz. Temmuz yılın üçüncü çeyreğinin ilk ayı ve sanayiden gelen sinyal güçlü büyümenin devam edeceği yönünde. Ekonomistler Türkiye ekonomisi için yıl sonu büyüme beklentilerini yüzde 5'in üzerine taşıdı. ING Bank Ekonomik Araştırmalar Grubu'nun notunda özellikle sermaye malları üretimindeki aylık yüzde 2.11'lik artışın hızlanan kredi büyümesinin yarattığı iyileşme ve yatırımların artması olarak değerlendirilirken imalat sanayinde ise 24 sektörden 22'sindeki artışın dikkat çektiği vurgulandı. Notta, aylık yüzde 4.8 üretim artışı gösteren otomotiv sektörünün 1.62 puan ile sanayinin performansında belirleyici olduğu belirtildi. Gıda yüzde 1.6, tekstil yüzde 3.2, giyimde yüzde 1.1, kimya sektöründe ise yüzde 2.6 aylık yükseliş yaşandı. Geçen yıla göre en yüksek artış ise yüzde 95.5 ile bilgisayar, elektronik ve optik ürünlerin imalatından geldi. Bu grupta aylık artış yüzde 17.3 oldu. Ziraat Bankası Hazine Operasyonları Bölüm Başkanlığı Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz, "Temmuz ayında sanayi üretim endeksi güçlü bir artış kaydetti. Artışın detaylarında yurt dışı talebe bağlı ara mal imalatının yüzde 2.7 oranında ana endeksten daha fazla arttığını, yatırımı temsil eden sermaye malı imalatının da ana endeks ile uyumlu şekilde yüzde 2.1 oranında artış kaydettiğini gözlemliyoruz. Vergi teşvikinin sonuna yaklaşılmasıyla beyaz eşyayı temsil eden dayanıklı mal üretimi yüzde 1.6 ile diğer kalemlere göre biraz ılımlı artış gerçekleştirmiş. Geçen yıl temmuz ayında sanayi üretimi aylık yüzde 7.3 azalmıştı. Bunun sonucunda bugün yıllık artış yüzde 14.5 gerçekleşti. Üçüncü çeyreğe güçlü başlamamız, geleneksel tatil ayı ağustos yavaşlığın da telafi edilmesini sağlayacaktır. Eylül ayında da güçlü bir veri ile karşılaşmamız beklenebilir" dedi.
Hürriyet


Kiralık Araç Sayısı 170 Binden 365 Bine Çıktı 
Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği'nin (TOKKDER) bağımsız bir araştırma şirketine hazırlattığı 'Operasyonel Kiralama Sektör Raporu'na göre, Türkiye ekonomisindeki büyümeden payını alan araç kiralama sektörü, son 5 yılda müşteri sayısında üç, otomobil sayısı ve araç alımlarında iki kattan fazla büyüdü. 2012 yılında 17 bin 285 olan müşteri sayısı, 2016 yılında 56 bin 701 olarak kayıtlara geçti. Araç kiralama şirketlerinin 5 yıllık büyüme trendini gösteren otomobil alım sayısındaki artış da dikkati çekti. Geçen yıl araç kiralama şirketleri, Türkiye'de satılan sıfır binek araçların yüzde 20.5'ini aldı. 2012 yılında 67 bin olan araç alımı sayısı geçen yıl 147 bini buldu. TOKKDER Genel Koordinatörü Tolga Özgül, sektördeki araç sayısının günlük kiralananlarla birlikte son beş yılda 170 binden 365 bine çıktığını söyledi.
Vatan


Stk'lara 'Fonlar Önemli Fırsat, Değerlendirin' Çağrısı 
Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'ye 2020 yılına kadar vermeyi planladığı ancak Almanya başta olmak üzere birçok AB ülkesinin siyasi nedenlerden dolayı kesmeyi tartıştığı 4.5 milyar Euro'luk katılım öncesi mali yardım (IPA) ile ilgili Ankara kritik bir hamle yaptı. Sivil toplum kuruluşlarına (STK) milyonlarca Euro'luk hibeyle ilgili bilgi veren AB Bakanlığı, AB fonları için, "Önemli bir fırsat, değerlendirin" çağrısında bulundu. Türkiye, 2014-2020 dönemi için bu hibelerin yaklaşık 2 milyar Euro'sunu çeşitli projeler üzerinden aldı. AB Bakanlığı'ndan yapılan duyuruda sivil toplum kuruluşları ile ilgili bazı hibe programları sıralandı. Buna göre, sivil toplum alt sektörü altında finanse edilen 190 milyon Euro'luk kaynakla, "Yerel STK'lar Hibe Programı" ile "Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı" yürütülüyor. Bunun yanı sıra, "Yerel STK'lar Hibe Programı" kapsamında, yerel STK'lar yönetim becerilerinin geliştirilmesi, savunuculuk ve iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik proje tasarlayarak destekten faydalanabilecek. Bütçesi 1.8 milyon Euro olan Yerel STK'lar Hibe Programı kapsamında STK'larca hazırlanacak projelere en az 40 bin, en fazla 60 bin Euro'ya kadar hibe sağlanacak.
Haber Türk


Selçuk-Torbalı 200milyontl'lik İzban'la22dakika 
Başbakan Binali Yıldırım, İzmir'in Selçuk İlçesi'nin kurtuluşunun 95'inci yıldönümü için yapılan törene katılırken, Cumhuriyet tarihinin kent içi en büyük toplu ulaşım projesi olan İZBAN'ın Selçuk ile Torbalı arasındaki yeni hattını hizmete açtı. Yaklaşık 200 milyon TL'lik yatırımla hayata geçirilen Selçuk- Torbalı İZBAN hattının hizmete girmesiyle birlikte, İZBAN hattının toplam uzunluğu da 136 kilometreye ulaşmış oldu. Yıldırım, 26 kilometrelik yeni hat üzerinde trene binerek Selçuk'tan Torbalı'ya kadar yolculuk etti. Törene Başbakan Yıldırım'ın yanı sıra bakanlar, milletvekilleri ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da katıldı. Hizmetin her şeyden önemli olduğunu söyleyen Yıldırım, "İzmir'in trafik sorununu çözmek için demiryolları belediye ile işbirliği yaparak bu projeyi tamamladı. Her ne kadar celallense de belediye başkanı ve ekibine de teşekkür ediyorum" diye konuştu. Başbakan Yıldırım, gece de Manisa ile İzmir arasındaki mesafeyi 15 dakikaya indirecek Sabuncubeli Tüneli'nin "ışıkgördü" törenine katıldı. Manisa'nın kurtuluşu olan 8 Eylül'ü İzmir'in kurtuluşu olan 9 Eylül'e bağlayan gecenin ortasında, saat 24.00 sıralarında tüneli baştan sona geçen Yıldırım, "Nihayet büyük gün geldi. 8 Eylül'de gün bitimi, Manisa tarafından girdim ve ışığı gördük. İzmir'den bizi karşıladılar. 'Ay ışığı gördü' merasimini gerçekleştirdik. Hayırlı olsun" dedi.
Haber Türk
POLİTİKA
Protesto Gerginliği 
Başbakan Binali Yıldırım, İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümünde açılış ve temel atma törenlerine katılmak için kente geldi. Başbakan Yıldırım önce Selçuk'un düşman işgalinden kurtuluşu törenine katıldı ardından da Selçuk'tan İZBAN'a bindi ve Torbalı'ya geçti. Başbakan Yıldırım, böylece İZBAN'ın Torbalı-Selçuk raylı sistem hattını da sefere açmış oldu. Selçuk'taki törende kısa süreli gerginlik yaşandı. Başbakan Binali Yıldırım'dan önce sahneye davet edilen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, konuşurken sözleri tezahüratla kesilince, "İZBAN'ın anası da babası da İzmir Büyükşehir Belediyesi'dir. Uygulayıcısı Başbakan'dır. Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş bir belediye başkanıyım. Ben sizlerin oylarıyla seçilmiş belediye başkanınızım. Bu yaptığınız 40'ı geçti. Bu yaptığınız ayıptır. Adam gibi durmaya çağırıyorum adam gibi durmayı bileceksiniz adam gibi durun" dedi. Kocaoğlu kürsüden indikten sonra alanı terk etti. Daha sonra kürsüye çıkan Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasında şunları söyledi: "Selçuk'a müjdeyle geldik. Selçuk'a kazandırdığımız bir hizmetle geldik. Başkan niye sinirlendi? Anladınız mı? Demek ki Recep Tayyip Erdoğan sevgisine hâlâ tahammül edemeyenler var. Biliyorsunuz Aziz başkanın şekeri var, birdenbire şekeri arttı, vitesi attı. Ama öfke onun olsun, sevgi bizim olsun. Biliyorsunuz şimdi anlamsız bir münakaşa var. İZBAN kimin? Senin mi benim mi? İzmir'in İzmir'in... İZBAN sevgili İzmirlilerin! Biz hiç sen yaptın ben yaptım kavgası yapmadık. Taş üstüne taş koyanın başımızın üstünde yeri var. Bugün güzel bir gün. Bugün sadece Selçuk- Torbalı hattını açmıyoruz. Selçuk'un düşman işgalinden kurtuluşunun 95'inci yılını da kutluyoruz. Böyle bir günde öfkeye hiç gerek yok. Sevgiye ihtiyaç var." Başbakan Yıldırım Selçuk'tan sonra İZBAN'ı sürerek Torbalı'ya geçti. 250 yataklı Torbalı Devlet Hastanesi'ndeki toplu açılış töreninde konuşan Yıldırım "Hastane değil 7 yıldızlı otel. AK Parti yaparsa böyle yapar" dedi.
Hürriyet


'Hukuk Açısından Büyük Skandal' 
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın ABD'deki davaya dahil edilmesine tepki gösterdi. Gül, Haliç Kongre Merkezi'nde katılacağı program öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada konuya ilişkin şunları söyledi: "Türkiye'de bakanlık yapmış arkadaşımız ve ilgilerle, vatandaşlarımızla ilgili yapılan bu iddianamelerin hukuki bir tarafı bulunmamaktadır. Esasen Türk kamuoyu da bu iddiaları 17-25 Aralık sürecinde çok duydu. ABD'de muhtemelen belli ekiplerin hazırlamış olduğunu düşündüğümüz, yani ABD'nin kendi devlet ya da yargının ortak kararı olarak değil de farklı birtakım iddialarla, siyasi mülahazalarla hazırlandığını düşündüğümüz bir iddianame söz konusu. Bu iddianamede ortaya konan ifadelerin, 17-25 Aralık darbe girişiminde söylenen iddiaların birebir örtüştüğü konularla aynı olması çok dikkat çekici ve bu iddianameyi hazırlayan kişilerin de FETÖ terör örgütüyle irtibatlarının basına, kamuoyuna yansıdığı da bir gerçek. Dolayısıyla bu iddialar aslında Türkiye'de Türk Devleti'ni ele geçirmeye çalışan FETÖ terör örgütü mensuplarınca kullanılmış, atılmış bir sakızdır. Bu sakızı alıp çiğnemeye çalışmak gerçekten hukuk devleti bakımından, hukuk açısından çok büyük bir skandaldır. Ben bunun ABD hukuk sisteminin de itibarına gölge düşüreceğini düşünüyorum, inanıyorum."
Milliyet


'Yolların Mimarı' Yıldırım! 
Başbakan Binali Yıldırım, İzmir'de Selçuk-Torbalı İZBAN Hattı'nın Selçuk'taki açılış töreninde, alandan gelen 'Yolların kralı Binali Yıldırım' sloganlar üzerine, "Yolların kralı olmaz yolları kuralı olur. İlla bir şey diyecekseniz 'Yolların mimarı' deyin" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TCDD ortaklığı ile yapılan toplu taşıma sistemi İZBAN'ın Selçuk hattının açılışında gerginlik çıktı. Başbakan Yıldırım'dan önce kürsüye çıkan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'na karşı sloganlar atıldı. Öfkelenen Kocaoğlu, "Bu projenin anası da babası da İzmir Büyükşehir Belediyesi'dir. Ayıptır, ayıp. Bu yaptığınız 40'ı geçti. Ben sizlerin oylarıyla, yüzde 56 oy almış belediye başkanınızım. Siz nezaket kuralları içinde beni dinlemek zorundasınız. Bu proje Sayın Başbakanımız kadar benim projemdir. Buna göre davranılması ve adam gibi durulması gerekir. Adam gibi durun, hepinizi saygıyla selamlıyorum" dedi, töreni terk etti. Kürsüye çıkan Başbakan Binali Yıldırım, Başkan Aziz Kocaoğlu'nun atılan sloganlara sitem edip töreni terk etmesiyle ilgili, "Başkan niye sinirlendi anladınız mı? Demek ki Recep Tayyip Erdoğan sevgisine hâlâ tahammül edemeyenler var. Aziz Başkan'ın şekeri var. Birden şekeri çıktı, vitesler attı. Ama öfke onun olsun, sevgi bizim olsun" dedi. Yıldırım, kendisi lehine atılan 'Yolların kralı Binali Yıldırım' sloganları üzerine "Yolların kralı olmaz, yolları kuralı olur. İlla bir şey diyecekseniz 'Yolların mimarı' deyin" dedi. İZBAN'a ilişkin anlamsız bir münakaşa yapıldığını bildiren Yıldırım, "İZBAN senin mi benim mi? İZBAN İzmir'in sevgili İzmirlilerin. 2003'te AK Parti iktidara geldiğinde Aliağa'dan Cumaovası'na demiryolu yapım işi ortalıkta sahipsizti. Elektrik telleri ve rayları çalınmıştı. Şehrin kuzeyinden güneyine harabeydi. AK Parti geldi. İzmir'de CHP iş başında, ne yapacaktık? İzmir'i o halde mi bırakacaktık? Bizim bir ilkemiz var. Hizmet millet içindir, vatandaş içindir. Siyasetiniz farklı diye vatandaşı hizmetten mahrum edemezsiniz. Belediye de hükümet de sizin çalışarak, dişinizden tırnağınızdan artırdığınız vergilerle bu işi yapıyor. 2004'te 'Burayı yapalım' dedim. Başkana. 'Sen istasyonları yap, gerisini biz yapalım' dedim. Bu projenin maliyetinin yüzde 70'i TCDD bütçesiyle yapıldı. Ama ortaklık yüzde 50, 50. Biz hiç bu detaylara bakmayız. Kim yaparsa yapsın, taş üstüne taş koyanın başımız üstünde yeri var. Bu olayı hiç yaşanmamış sayın, yok sayın, keyfinize bakın" diye konuştu. Bugüne kadar İZBAN'dan 482 milyon İzmirli'nin faydalandığını belirten Yıldırım, Selçuk'a TOKİ için arsa tahsisini imzaladıklarını, yeni hastane yapılacağını, Antik Kent için de Ekim'de ihaleye çıkılacağını söyledi. Konuşmaların ardından toplu açılış kurdelesini kesen Yıldırım, İZBAN'ın 26 kilometrelik Selçuk hattını hizmete açtı.
Vatan

 SPOR 

En Güçlüsü Boğalar! 
Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda D Grubu'nu 4. sırada bitiren A Milli Basketbol Takımımız, çapraz eşleşmede C Grubu'nun lideri İspanya ile eşleşti. Yarın oynanacak ve kazanan takımın adını çeyrek finale yazdıracağı maçın favorisi gözüken İspanyollar, aslında şampiyonluğun da en büyük adayı konumunda. Eurobasket2017'ye eksik bir kadroyla geldi İspanya. Hazırlıklar sırasında sakatlanan Sergio Llull'ün yanı sıra, Ibaka ve Mirotic gibi NBA yıldızlarıyla Reyes ve Fernandez gibi çok tecrübeli isimleri, bu yıl takımda yer almayacaklarını açıkladı. Ancak öyle geniş bir oyuncu havuzuna sahipler ki, mevcut kadrolarındaki 6 NBA yıldızıyla bu alanda liderliği kimseye kaptırmadı. Özellikle Pau Gasol'ün takımda yer alması onlar için çok büyük artı oldu. San Antonio Spurs forması giyen 37 yaşındaki süper yıldız, kazandığı sayısız başarılara rağmen yine takımda yer alacağı açıkladı ve şampiyonluk için hâlâ ne kadar aç olduğunu da ilk turdaki performansıyla ispatladı. Onunla birlikte Memphis Grizzlies'ten kardeşi Marc Gasol, Utah Jazz'dan Ricky Rubio, New York Knicks'ten Willy Hernangomez, Oklahoma City Thunder'dan Alex Abrines ve Denver Nuggets'tan Juan Hernangomez İspanyollar'ın sahaya gerçekten çok çok güçlü çıkmasını sağladı. Zaten bu oyunlarına da yansıdı. Maç başına 89.8 sayı atıp, 47 ribaunt topladılar. Ortalama 25 asistle skora giderek, düzenlerinin ne kadar iyi olduğunu ispatladılar.
Milliyet


Huzurlarınızda Jose Sosa 
Trabzonspor'un yeni yıldızı Jose Sosa dün Türkiye'ye geldi. Transfer döneminde bordo-mavili yöneticilerin büyük uğraşlar vererek Milan'dan kadrolarına katmayı başardıkları tecrübeli futbolcuyu İstanbul'da taraftarlar coşkuyla karşıladı. Yıldız futbolcu, tezahüratlar eşliğinde havalimanından ayrıldı. Teknik Direktör Ersun Yanal'ın çok istediği Sosa daha sonra Trabzon'a geldi ve sağlık kontrolünden geçti. Jose Sosa ve diğer yeni transferler Hubocan ve Volkan Şen için de bugün bir tören düzenlenecek. Arjantinli futbolcunun kariyerinde Beşiktaş'ta yaşadığı başarılar göze çarpıyor. Futbol hayatına Arjantin'nin Estudiantes ekibinde başlayan Sosa, Avrupa'da Bayern Münih, Napoli, Metalist Kharkiv ve Atletico Madrid'de forma giydikten sonra 2014-2015 sezonu öncesinde Beşiktaş'a transfer oldu. Siyah-beyazlı takımda oynadığı iki sezonda 78 resmi maçta 14 kez ağları havalandıran yıldız futbolcu, Süper Lig şampiyonluğu yaşadı. Sosa, 2016-17 sezonu öncesinde Beşiktaş'tan İtalyan ekibi Milan'a gitti. Arjantinli futbolcu, geçen sezon Milan'da çıktığı 19 resmi müsabakada gol atmayı başaramadı.
Milliyet


Son Dakikada Janssen 
Fenerbahçe, kimsenin beklemediği anda Tottenham'ın Hollandalı golcüsü Vincent Janssen'i renklerine bağladı. Günlerdir, Chelsea'nin golcüsü Diego Costa'yı alabilmek için uğraşan sarılacivertliler, bunu başaramadı. Futbolcunun, Atletico Madrid'e dönmeyi çok istediği, ancak İspanyol kulübünün transfer yasağı nedeniyle kendisine yarım sezonluk bir kulüp baktığı iddia edildi. Fenerbahçe'nin de kısa vadeli bir anlaşmaya yanaşmaması, transferi engelledi. Diego Costa'dan ümidini kesen sarı-lacivertliler, diğer bir aday olarak gördüğü Tottenham'dan Vincent Janssen'e yöneldi. Geçen sezon AZ Alkmaar'dan 22.1 milyon euroya İngiltere'ye geçen golcü, Tottenham'da süre bulmasına rağmen bekleneni verememişti. 2015-16'da Hollanda Ligi'nde 34 maçta 28 gole imzasını koyan 23 yaşındaki Hollandalı forvet, Tottenham'da lig, Avrupa ve kupa olmak üzere 38 karşılaşmaya çıktı, ligde 2 gol, 2 asist, kupada ise 4 gol, 1 asist yapabildi. Bu durum, İngiliz kulübünde rahatsızlık yarattı. Buna karşın Janssen, Hollanda Milli Takımı'nda Robin van Persie'nin tahtını salladı. Son oynanan Dünya Kupası elemelerinde 6 karşılaşmada iki golü bulunan genç futbolcu, milli performansıyla yüz güldürüyor. Robin van Persie, Fransa ile oynanan maçta Janssen'in ardında yedek soyunmuş, 64. dakikada bu oyuncunun yerine sahaya girip sakatlanmıştı. Tottenham Menajeri Pochettino'nun, Hollandalı oyuncunun gelecekte iyi bir futbolcu olacağına inandığı için sadece kiralanmasına izin verdiği, daha sonra ondan faydalanmayı düşündüğü ileri sürüldü.
Milliyet



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme