12 Eylül 2017 Salı

12.09.2017 Genel Gündem



12.09.2017 Salı
TÜRKİYE 

Bylock'çular Mesaj Attı Diye Tutuklu Tek Kişi Benim 
'FETÖ/PDY, DHKP/C ve PKK / KCK örgütlerine üye olmamakla birlikte, örgüt adına suç işlemekle' suçlanan 18'i Cumhuriyet gazetesi çalışanı 20 kişi hakkındaki davanın İstanbul 27'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ikinci duruşmasına Akın Atalay, Ahmet Şık, Murat Sabuncu ve Kadri Gürsel'in de aralarında bulunduğu altısı tutuklu 18 sanık katıldı. Hakkında ek iddianame düzenlenerek Cumhuriyet gazetesi ana davası ile birleştirilen gazetenin muhasebe servisi çalışanı Emre İper, telefonuna ByLock yüklediği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu söyledi. İper, "Hiçbir Cumhuriyet mensubu da terörist değildir. Bilakis en çok zarar gören insanlardır. Benden FETÖ'cü olmaz. ByLock kayıtlarında tutarsızlık var. Telefonumda ByLock olmadığı için kullanma imkânım yok" dedi. Davanın tutuklu sanıklarından Kadri Gürsel ise özetle şunları söyledi: "ByLock kullanıcısı 92 kişi ve FETÖ/ PDY ile bağlantılı 20 kişi ile irtibatlı olduğum suçlamasının asılsız olduğunu temmuz ayındaki savunmamda ispatlamıştım. Ancak ara kararınızda bu suçlamaları kullanarak 45 gün daha beni tutuklu tuttunuz. Benim 45 gün daha hapiste tutulmam için sadece ve sadece polis fezlekesi dikkate alındı ve adli yargılama hakkım ihlal edildi. 22 yıldır kullandığım telefonumun HTS raporlarını tetkik ediniz lütfen. Ara kararda olağandışı sayıda ByLock kullanıcısı ile görüştüğüm belirtiliyor. 92 ByLock kullanıcısından 81'i bana sadece bir seferlik SMS göndermiş. Bu mesajlar cevapsız kalmış mesajlardır. Görüşme olabilmesi için iki kişi arasında geçmesi gerekmektedir. ByLock'çular mesaj attı diye tutuklu tek kişi benim. Bu yargılamanın sonunda vereceğiniz karar ne olursa olsun vicdanım rahat. Eninde sonunda beraat edeceğim."
Hürriyet


Seçim Adaleti Ve Güvenliği İçin Önsöz 
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, eski Yargıtay Başkanı Prof. Sami Selçuk'un, '16 Nisan 2017 Halkoylamasına İlişkin Bilimsel Görüş' ismiyle dört dilde basılan kitabına önsöz yazdı. YSK'nın gözetim ve denetim görevini vahamet boyutunda savsaklamaya başladığını savunan Kılıçdaroğlu, "Seçim adaleti ve özel olarak seçim güvenliğinin önümüzdeki yıllarda da öncelikli konu olarak gündemi işgal edeceği görünüyor" dedi. Kılıçdaroğlu, kitabın önsözünde şunları kaydetti: "Demokrasi için özgür seçimin, özgür seçim için yürürlükteki hukuka dayanan seçim adaletinin somut olarak gerçekleştirilmesi olmazsa olmaz koşuldur. İnsanlık tarihinin bugüne kadar bulabildiği en güvenli yöntem olan 'gizli oy ve açık sayım' ilkesi, seçmenin iradesinin baskı olmaksızın sandığa yansımasını ve sandığa yansıyan iradenin olduğu gibi sandıktan çıkmasını güvence altına almayı amaçlar. Otoriter rejimler, demokrasiyle başları pek hoş olmadığından, doğal olarak seçim adaletinden de hoşlanmaz. Dünyada otoriter rejimlerle seçim hileleri ve seçim güvenliği ihlallerinin birlikte anılması rastlantı değildir. Adaletsiz kampanya ve hileli seçimlerle ortaya çıkan adaletsiz seçimler, otoriter rejimlerce sahte meşruluk aracı olarak kullanılır. Ülkemizde özellikle son 10 yıldır seçim güvenliği ciddi bir sorun haline gelmiştir. Gerek kampanya adaleti, gerekse seçim güvenliği, demokrasiyi ciddi ölçüde tehdit edecek ölçekte bozulmuş, adaletsiz seçimler demokrasiye inancı da yıkmaya başlamıştır. Seçim adaletinin en önemli güvencesi, seçimlerin 'bağımsız yargı gözetimi ve denetimi altında' yapılmasıdır. Anayasa'nın 67 ve 79'uncu maddelerinde seçimlerin yargı gözetimi ve denetimi altında yapılması güvence altına alınmıştır. Ancak özellikle 10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra ortaya çıkan süreçte Yüksek Seçim Kurulu (YSK), gözetim ve denetim görevini vahamet boyutunda savsaklamaya başlamıştır. YSK, ilk olarak Anayasa'da tarafsız olması emredilmiş olan Cumhurbaşkanı'nın kampanyalara müdahalelerini denetlememiş, ardından Olağanüstü Hal kanun hükmünde kararnameleri ile seçimlerin yapılmasına olanak tanımış, son olarak da mühürsüz zarf ve oy pusulalarını geçerli sayarak, halk oylamasının meşruluğunu temelden sarsmıştır. Seçim adaleti ve özel olarak seçim güvenliğinin önümüzdeki yıllarda da öncelikli konu olarak gündemi işgal edeceği görünüyor. 16 Nisan halkoylaması tarihe 'mühürsüz seçim' adıyla geçmiştir. Mühürsüz seçimle milletin iradesi gasp edilmiş, tek adam rejimine hukuk dışı anayasal bir zemin yaratılmıştır. Mühürsüz seçime karşı her türlü hukuki mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız. Bu sadece 'hayır' diyenlerin hukukunu değil, 'evet' diyenler de dahil olmak üzere, oy kullanan 49 milyon 798 bin 855 seçmenden, oyu ne yönde olursa olsun, her birinin hukukunu koruma çabasıdır."
Hürriyet

'ABD Yargısı Fetö'ye Alet Edildi' 
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Çankaya Köşkü'nde Bakanlar Kurulu toplantısı ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın ekonomiyi yakından ilgilendiren olumlu algılanacak önemli bir değişiklik ve reform içeren kanun teklifini sunduğunu ifade eden Bozdağ, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin de Helal Akreditasyon Kurumu Kanunu'na ilişkin sunum yaptığını kaydetti. Bozdağ, gündeme ilişkin şunları kaydetti: (SİHA'ların sivilleri vurduğu tartışması) Haksız ve yanlı bir açıklama. Densizliktir. SİHA'lar ile alınan görüntüler çok net görüntülerdir, yanılma imkanı olmadığını özellikle ifade edeyim. Kılıçdaroğlu, kimlik soruyor, belge soruyor ama teröristin kimliği olur mu? Teröristin kimliği olmaz belgesi de olmaz. PKK terör örgütü 'siviller katlediliyor diye' yalan ifade etmiştir. Aynı propaganda dönemi Sezgin Tanrıkulu tarafından üstlenilmiştir. Söz konusu olayda birisi olay yerinde hayatını kaybetmiştir. 3 tanesi evde 2'si taburcu ediliyor. Biri soruşturma kapsamında tutukludur. Terör örgütü üyesi oldukları konusunda yeteri kadar bilgi var. Kılıçdaroğlu'ndan terörle canı pahasına mücadele eden askere polise saygısızlık yapan Tanrıkulu'nu 'senin yaptığın densizlik' diye disipline sevk edip uzaklaştırmasını beklerdim. (ABD yargısının Erdoğan'ın korumalarının gözaltı ve Zafer Çağlayan'ın tutuklanması kararları) Türkiye ile İran arasındaki ticari ilişkilerin hepsi ulusal hukuka ve uluslararası hukuka uygundur. ABD'de Rıza Sarraf üzerinden yapılmak istenen, bakanımızın ismi karıştırılan hadise 17-25 Aralık sürecinde FETÖ'nün yargı yoluyla yapmak istediği ve başaramadığı darbe teşebbüsünün aynen ABD yargısını kullanarak yapmaktır. Çok net bir şekilde Sarraf üzerinden FETÖ'nün görmek istediği hesaba bugün ABD yargısı alet edilmiştir. New York bölge eyalet savcısı elinde olan belgeler, kağıt parçaları FETÖ tarafından kendilerine iletilmiştir. FETÖ'nün hesabına ABD yargısı alet edilmiştir. Hakimliğini yapacak olan kişi Richard Berman FETÖ'nün konferansına katılmış ve FETÖ argümanları ile Türkiye'yi eleştirmiştir. ABD'li yetkililere düşüncelerimizi net ifade ettik. Sayın bakan devletin çıkarlarını korumuştur. Yasalara uygun görevini yapmıştır. Yapılan kirli oyunun bir parçasıdır.
Milliyet

'Milli Kültürümüzü Güçlendireceğiz' 
Çin'de Kültür ve Turizm Bakanları ile görüşmeler yaparak, gelecek yıl bu ülkede ilan edilecek "Türkiye Turizm Yılı" programlarına son şeklini verecek olan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün 22'nci yıllık toplantısında ülkeyi temsil edecek. Çin gezisine başladığı sırada, geziye katılan bir grup gazeteci ile görüşen Bakan, Türkiye'nin artık uzun vadeli bir kültür ve turizm planına sahip olduğunu söyledi. 15 yıl aradan sonra, 1-3 Kasım tarihleri arasında bir Turizm Şurası toplanacağını söyleyen Kurtulmuş, Türkiye'nin bir taraftan "pazar çeşitlendirmeye" diğer taraftan da turizme sunduğu "ürün" türlerini artırmaya ihtiyacı olduğunu belirtti. Çin temaslarının bir pazar çeşitlendirme çabası olduğunu kaydeden Bakan Kurtulmuş, 2018'in Çin'de "Türkiye Yılı" ilan edilmesinin, ülkemize gelecek Çinli turist sayısında ciddi artış sağlayacağını ifade etti. Ülkeye turist çekmenin sadece gelen yolcu sayısını artırmakla olmayacağını, gelecek kişilere "deniz ve tatil" seçeneklerinin dışında alternatifler sunmak gerektiğini belirten Bakan Kurtulmuş, şöyle devam etti: "Yayla turizmi, sağlık turizmi, inanç turizmi, kış turizmi gibi çeşitli seçenekler üzerinde çalışıyoruz. Sağlık Bakanlığımızla bir protokol imzalıyoruz. Kış Olimpiyatları için adaylığımız üzerinde düşünüyoruz. Karadeniz ve çevresinde yaylalarımızın betonlaşmasını düzeltmek için çalışma programı hazırlıyoruz. Özellikle Arap ülkelerinden gelecek ziyaretçiler için cazibe alanları oluşturma çalışmalarımız var." Türkiye'nin kültür çalışmalarında da yeni bir motivasyona ihtiyacı olduğunu belirten Kültür ve Turizm Bakanı Kurtulmuş, siyaset dünyasının daha kapsayıcı bir dile kavuşması ile ülkede zamanın ruhuna uygun kültür hamleleri yapılabileceğini kaydetti. Bakan Kurtulmuş, bu alanda bir milli bağımsızlık çabasına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Milliyet

'Savunmayla İlgili Kararımızı Kimsenin Tartışmaya Hakkı Yok' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı 1. Bilim ve Teknoloji Zirvesi'ne katıldığı Kazakistan'ın başkenti Astana'dan Türkiye'ye dönerken beraberindeki gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kazakistan'da olduğunuz esnada Trump'la bir telefon görüşmeniz de oldu. Neler konuştunuz? İkili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi gerektiğine değindik. İki ülkenin stratejik ortak olduğuna, bunun ilişkilere de yansıması gerektiğine işaret ettik. Ayrıca bölgesel konuları konuştuk. Myanmar'ı konuştuk. Arakanlıların yaşadığı drama ABD'nin hassasiyet göstermesinin önemli olacağına dikkati çektim. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu esnasında tüm konuları yüz yüze görüşmemizin faydalı olacağı, bunu gerçekleştirme hususunda da mutabık kaldık. Astana süreci çerçevesinde, diğer İdlib ve Afrin konusunda Rusya ve İran ile aramızda mutabakat konusunda ne durumdayız şu an? İkinci bir harekat söz konusu mu bu konuda herhangi bir değişiklik var mı? Özellikle İdlib hakkında şunu söyleyebilirim. Ayın 14'ünde yapılacak Astana Zirvesi önem arz ediyor. Şu anda İdlib'te Rusya ile daha önce mutabık kaldığımız gibi süreci işletiyoruz ve bu şekilde süreç şu an çalışıyor. Rusya ile bu konuda aramızda herhangi bir ihtilaf söz konusu değil. İran ile de yaptığımız görüşmede ihtilafa konu olabilecek herhangi bir başlık gündeme gelmedi. Öyle zannediyorum ki Astana zirvesi sonrasında da aramızdaki sağlıklı görüşmeler bu şekilde devam edecektir. Gelişmeler olumlu istikamette devam ediyor. Sosyal medyada bir şeyler dolaştı, siz ile Esad arasında bir görüşme olduğu yönünde. Özel olarak birileri mi dolaştırıyor bu tür iddiaları? Herhalde birileri özel dolaştırıyor. Ben Esad ile görüşmedim, görüşmeye de pek niyetim yok. Efendim, S-400'lerin satın alınmasıyla ilgili nihai durum nedir? Dış basında Türkiye'nin bu satın almadan vazgeçebileceğine ilişkin bazı haberler, yorumlar yer alıyor. Bununla ilgili değerlendirmeniz nedir? Arkadaşlar S-400 ile ilgili arkadaşlarımız imzalarını attılar. Bildiğim kadarıyla kaporayı da verdiler. Bundan sonraki süreç de zaten Rusya'dan bize aktarılacak kredi ile ilgili devam edecek bir süreçtir. Gerek Sayın Putin, gerekse şahsımın bu konuda kararlılığımız var. Türkiye Cumhuriyeti'nin savunma sanayii veya savunmasıyla ilgili bağımsızlık ilkelerini veya bağımsız kararını herhalde kimsenin tartışmaya hakkı yoktur. Biz kendi bağımsızlığımızla ilgili kararımızı kendimiz veririz; ülkemizi savunmak için koruma tedbirlerini de, güvenlik tedbirlerini de kendimiz almakla mükellefiz. Eğer bir yerlerden bu noktada herhangi bir savunma unsurunu tedarikte zorluk çekiyorsak, girişimlerimiz çoğu kez engellemelere takılıyorsa biz ne yapacağız, başımızın çaresine bakacağız. Mesela, silahsız hava araçlarını maalesef dostlardan alamıyorduk biz, çok da yüksek paralar istiyorlardı, bedava da istemiyorduk üstelik. Ama terör örgütüne tank, top, zırhlı araçlar veriyorlar; ama biz parasıyla istediğimiz halde bazı ihtiyaçlarımızı tedarik edemiyoruz.
Vatan

Bahçeli'nin Eski Özel Kalemi De Yeni Partide 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin uzun yıllar Özel Kalem Müdürlüğü'nü yapan Ömer Karakaş, 2 yıldan beri birlikte hareket ettiği Meral Akşener'in yeni partisinde görev almak için MHP üyeliğinden resmi istifasını verdi. Niğde'de de aralarında eski MHP Niğde milletvekillerinin de bulunan 300 kişi partiden ayrıldı. 2011'e kadar 10 yılı aşkın süre Bahçeli'nin Özel Kalem Müdürü olarak çalışan Ömer Karakaş, 2011 seçiminde Aydın'dan MHP listesinden milletvekili adayı olmuş, ancak seçilememişti. 2015'ten beri parti içi muhalefette Akşener'le birlikte hareket eden Karakaş, olağanüstü kongre için öncülük eden isimler arasında yer alıyordu. Karakaş, şimdi FETÖ üyeliği suçlamasıyla tutuklu bulunan Emniyet görevlilerince yasadışı dinlenen ve takip edilen isimler arasındaydı. Karakaş'ın, Bahçeli'nin Özel Kalem Müdürlüğünü yaptığı 2007-2010 yılları arasında "Türk İntikam Tugayı adlı örgüt üyeliği" gerekçesiyle teknik ve fiziki takibe alınan isimler arasında bulunduğu tespit edilmişti. Savcılık, bu dinleme kararlarında asıl hedefin MHP lideri Bahçeli olduğu yönünde görüş belirmişti. Bu yasadışı dinlemeler daha sonra kararı aldıran Emniyet yetkilileri aleyhine "kumpas" davalarına dönüştü. MHP'nin eski Niğde milletvekilleri Mümin İnan, Vedat Bayram ile MHP üyeliğinden istifa eden grup Grant Otelde basın toplantısı düzenledi. Grup adına açıklamada bulunan MHP Niğde İl Yöneticisi Hakan Tereci yeni partiye katılmak üzere MHP'den 300 kişinin istifa ettiğini söyledi.
Vatan

DÜNYA 

Deyrizor Yarışı 
Terör örgütü DEAŞ'ın Suriye'de gerilemeye başlaması bölgede yeni denge ve potansiyel gerilimlere gebe. Rusya ve İran destekli Suriye ordusu, geçen hafta Deyrizor kentindeki DEAŞ kuşatmasını kırmıştı. Rejim güçleri şimdi Deyrizor kentinin yüzde 60'ını elinde tutan DEAŞ'ın kontrolündeki bölgelere yöneldi. Güneyden ise ABD ordusunun desteklediği Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Deyrizor'a doğru ilerliyor. Bir Dumayn, Huceyf Zarrab, Alice, Faydat ez-Zarrab, Vadi El Humeyr, Ebu Sakira, kent merkezinin kuzeyindeki sanayi alanı ile tekstil depolarının yer aldığı bölgeler SDG'nin hakimiyetine geçti. SDG, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a bağlı güçlerin kontrolündeki Deyrizor il merkezinin 6 kilometre yakınına ulaştı. SDG ilerlerken geri çekilmekte olan DEAŞ'ın bir direnişiyle karşılaşmadı. Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD/YPG'nin omurgasını oluşturduğu SDG, Deyrizor'da DEAŞ yenildikten sonra kentin yönetimi için kurulacak kent konseyinin hazırlıklarına da başladı. Konseyin, Suriye hükümetinin kurumlarıyla koordinasyon mu yapacağı yoksa rekabet içine mi gireceği belli değil. Suriye ordusu ve müttefikleri Deyrizor'u başkent Şam'a bağlayan 450 kilometrelik otoyolun kontrolünü ele geçirmiş durumda. Şimdi hedeşerinde DEAŞ'ın elinde tuttuğu kentin doğu bölgeleri var.
Hürriyet

Kuzey Kore Meydan Okudu 
Kuzey Kore, ABD'nin girişimiyle dün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde ele alınan yeni ve sert yaptırımları öngören toplantı öncesi, ABD'ye rest çekti. Kuzey Kore, Güvenlik Konseyi'nde yapılan toplantıda, Kuzey Kore yönetiminin mal varlığını, lideri Kim Jong Un'un kişisel tüm mal varlığını dondurmayı, Kim Jong-Un'a uluslararası seyahat kısıtlaması getirmeyi, Kuzey Kore'ye ham ya da işlenmiş petrol ürünleri ve doğal gaz sıvıları ile tekstil ihracatını bütünüyle yasaklamayı, yurt dışında çalışan 100 bin Kuzey Korelinin maaşların dondurulmasını öngören yaptırımlar tasarısının görüşülmesi öncesi yaptığı açıklamada, tasarının geçmesi için "ABD'nin BM'ye uygun bir fiyat ödeyeceğini" savundu. Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığının, devlet medyasında yer alan bildirisinde, ABD'nin "yasalar ve uluslararası hukuk dışı bir biçimde çözüm üretmesi durumunda, aynı yolla karşılık verilecektir" tehdidi savruldu. Kuzey Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (DPRK) adı ile geçilen bildiride DPRK, nihai araçların herhangi bir biçimini kullanmaya hazır ve istekli olduğu vurgulandı ve DPRK tarafından yapılacak önlemler ABD'ye "bütün tarihi boyunca yaşanmış en büyük acı ve ızdıraba neden olacak" ifadesi kullanıldı.
Milliyet

Saakaşvili Sınırı Deldi, Poroşenko 'Suç İşledi' Dedi 
Ukrayna Devlet Başkanı Pyotr Poroşenko, vatandaşlığının elinden alınmasına karşın destekçileriyle birlikte Polonya sınırından yasadışı olarak ülkeye giren, eski Gürcistan devlet başkanı ve Ukrayna'nın Odessa kentinin eski valisi Mihail Saakaşvili'yi kınadı. Poroşenko, Saakaşvili'nin Ukrayna vatandaşlığının elinden alınmasını öngören karara itiraz edebileceğini belirtip "Fakat bunun yerine bir suç işlemeyi tercih etti. Zira devlet sınırı, ihlal edilmemesi gereken bir şey" dedi. Saakaşvili, önceki gün Ukrayna tarafında kendisini desteklemek için toplanan yüzlerce vatandaşın, polis kordonunu zorla geçip Saakaşvili'yi Ukrayna topraklarına geçirmesiyle ülkeye girmişti. Saakaşvili, onu destekleyenler ile birlikte daha sonra Lviv kentine geçti ve burada bir basın toplantısı düzenledi.
Milliyet

'Bu Düpedüz Etnik Temizlik' 
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Raad el Hüseyin, Myanmar'daki Müslümanlara yönelik şiddet eylemlerinin 'etnik temizlik' olduğunu söyledi. El Hüseyin Cenevre'de yaptığı açıklamada, Myanmar hükümetine Arakanlı Müslümanlara yönelik askeri operasyonlara son verme, yaşanan şiddetin sorumluluğunu üstlenme ve Müslümanlara uygulananan ağır dışlanmaya son verme çağrısında bulundu. El Hüseyin, Arakan'daki Müslüman halkı hedef alan katliamların 'tipik bir etnik temizlik örneği' olduğunu vurguladı. Myanmar ordusunun bölgede düzenlediği operasyonlarla uluslararası hukuku açık bir şekilde çiğnediğininin altını çizen El Hüseyin, ordu operasyonlarının orantısız olduğunu kaydetti. Arakanlı Müslümanlar, ordunun geçen ay sonlarında başlattığı operasyonlar nedeniyle komşu Bangladeş'e kaçıyor. Bangladeş hükümeti Ağustos sonundan bu yana Myanmar'dan 300 bin Arakanlı Müslüman'ın kendilerine sığındığını açıkladı. Yetkililer Arakanlı Müslümanlardan bazılarının Bangladeş'e varabilmek için günlerce yürüdüğünü belirtiyor. Yetkililer, Bangladeş'teki mülteci kampları dolu olduğu için birçok Arakanlı Müslüman'ın caddelerin kenarına ya da ormana plastik ve bambudan geçici barınak yapmaya çalıştığını kaydediyor. Bangladeşli yetkililerin verdiği bilgiye göre, Myanmar sınırına yakın Bangladeş'teki Cox Pazar Bölgesi'nde yeni sığınmacılar gelmeden önce 400 bin Rohingya yaşıyordu.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,4114-3,4129                     
Euro: Euro 4,0796-4,0811
Sterlin: 4,4912-4,4972
Gram Altın: 145,3539-146,4636

Kamuya 30 Bin Kişi Alınacak 
Kamuya yılbaşında 50 bin kişilik geçici personel alımı hakkı tanınırken, Temmuz itibarıyla bunun 20 bini kullanıldı. Yılsonuna kadar çeşitli kamu kurumlarına 30 bin geçici personel daha alınacak. En çok personel hakkı tanınan bakanlık 13 bin 500 kişiyle Milli Eğitim Bakanlığı (MEB). MEB, bugüne kadar 5 bin 579 kişi aldı, 7 bin 921 kişi daha alacak. Böylece, en çok istihdam yaratan bakanlık olacak. Belediyelerden Kültür ve Turizm Bakanlığı'na kadar birçok kamu kurumu, Eylül ve Ekim'de işçiden, uzmana kadar her alanda eleman aramak için ilana çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin çeşitli illerinde yapılacak arkeolojik kazılarda kazı yapacak başta 300'e yakın işçi ararken, kazılarda çalışacak arkeolog ve uzman da alacak.
Posta

Tam Gaz Büyüme 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ikinci üç ay (Nisan, Mayıs, Haziran) büyüme verilerini açıkladı. Buna göre, ilk üç ayda (Ocak, Şubat, Mart) yüzde 5 büyüyen Türkiye ekonomisi, ikinci üç ayda da yüzde 5.1 büyüdü. Büyümede, Kredi Garanti Fonu başta olmak teşvik ve destekler ile yatırım harcamalarındaki canlanma, vergi indirimleri ve ihracat etkili oldu. Sektörler bazında bakıldığında en hızlı büyüme yüzde 27.4 ile finans ve sigortada görüldü. İmalat sanayisi yüzde 21.8, bilgi ve iletişim ise yüzde 19.2 büyüdü. Büyüme hızının yılın kalan döneminde de sürmesi bekleniyor. Özellikle üçüncü üç ayda (Temmuz, Ağustos, Eylül), turizm ve tarımdaki toparlanmanın da etkisi ile büyümenin yüzde 7'leri bulabileceği öngörülüyor. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin yılın ikinci üç ayında büyüme ortalaması yüzde 2.4 olarak gerçekleşirken, Türkiye aynı dönemde yüzde 5.1 ile bu oranın 2 katından fazla büyüdü. Dün güne TL karşısında 3.4120 seviyesinden başlayan dolar da büyüme rakamlarının açıklanmasının ardından 3.40'ın altına geriledi. Bu arada TÜİK, 2016 yılına ilişkin 'Yıllık Gayrisafi Yurtiçi Hasıla' verilerini de açıkladı. Buna göre gayrisafi yurtiçi hasıla, 2016'da bir önceki yıla göre yüzde 11.5 artarak, 2 trilyon 608 milyar 526 milyon lira oldu. Kişi başına gayrisafi yurtiçi hasıla ise 2016 yılında cari fiyatlarla 32 bin 904 lira (10 bin 883 dolar) olarak hesaplandı.
Posta

Vatandaşımız Olur Musun 
26 ülkeden 300 gayrimenkul şirketlerinin katıldığı gayrimenkul fuarı Cityscape Global 2017 dün Dubai'de kapılarını açtı. Yabancıya mülk satışı konusunda hedef büyüten Türk inşaat şirketleri de fuarda yerini aldı. Türkiye'den 1 milyon dolar üzerinde mülk alana vatandaşlık verileceği ve KDV muafiyeti sağlanacağı geçtiğimiz aylarda açıklanmıştı. Yılda yabancıya 4.5 milyar dolarlık gayrimenkul satan firmalar 10 milyar doları yakalamak için çalışıyor. Artaş İnşaat'ın davetlisi olarak katıldığımız fuar yapılan yeni düzenlemeyi yabancılara yerinde anlatmak isteyen firmaların adresi oldu. 'Türkiye yatırımda güvenli liman' mesajı veren gayrimenkul patronları hem konut satışı yapmak hem de işbirlikleri için masaya oturdu. 14 Türk inşaat ve mimarlık firmasının yer aldığı fuara TOKİ iştiraki Emlak Konut GYO Genel Müdür Murat Kurum'un 50 projesiyle katılması dikkat çekti. Bugün Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki de Türkiye'nin potansiyelini anlatmak için fuara katılacak. Uluslararası gayrimenkul fuarı Cityscape'e katılan Türk firma sayısı son yıllarda düşüş gösteriyor. 2015 yılında 61 Türk şirketi fuarda yerini alırken bu sayısı geçen yıl 26, bu yıl ise 14 oldu. İç piyasada yaşanan durgunluk nedeni ile firmaların tanıtım bütçesi ayırmadığı belirtiliyor. Dubai'deki 350 metrekarelik bir stant açmanın maliyeti 300-400 bin dolar arasında değişiyor. Fuara katılan Türk firmaların sayısının azalmasının Katar krizi ile ilişkisi olmadığını belirten Cityscape Fuarları Türkiye Temsilcisi İstexpo Genel Müdürü İsmail Sezen, "Dubai pazarında Türk firmalarına herhangi bir baskı ya da ayırımcılık uygulanması mümkün değil. Aksine firmalarımızın bu pazarda daha çok iş yapması teşvik ediliyor" dedi.
Hürriyet

Domates İzni Ekimde Çıkacak 
Türk domatesine Rusya izni ekim ayında çıkıyor. Rus Kommersant gazetesi, Türkiye'den alımı 2016'dan beri yasak olan domateslerin Rusya'ya ithalatına, ekim ayında yeniden başlanabileceğini yazdı. Gazetenin haberine göre, Türkiye'ye domates için verilecek izin 'deneme amaçlı ve geçici' olacak. Gazetenin Rus tarım sektöründen kaynaklara dayandırdığı haberinde, Rusya Tarım Bakanlığı ve Rus tarım ürünleri denetim ajansı Rosselhoznadzor'un Türkiye'den domates ithalatını kısmen yeniden başlatmayı değerlendirdiği belirtiliyor. Habere göre, Türkiye'den domates alımının ekimde başlaması planlanıyor. Domateslerin, Rosselhoznadzor'un onay verdiği birkaç Türk şirketinden alınacağı belirtilen haberde, Türkiye'den domates alımına şimdilik 2018'in nisan-mayıs dönemine kadar izin verileceği kaydediliyor. Gazetenin haberinde ayrıca, Rus hükümetinde Türkiye'den domates alımına ne zaman ve ne şekilde izin verilmesi gerektiğine dair bir fikir birliği olmadığı da belirtiliyor. Öte yanan bazı Rus kaynaklar, Türkiye'de üretilen domateslerin Rus pazarına geçici olarak geri dönmesinin bile Rusya'daki seracılık sektörüne zarar vermesinden endişelendiklerini söylüyor. Bunların yanı sıra haberde, deneme amaçlı yeniden başlatılacak ithalat kapsamında Türkiye'den 2018 yazına kadar 100-300 ton domates alınmasını beklendiği kaydediliyor. Domates, Rusya'nın, Türk F-16'larının Kasım 2015'te bir Rus uçağını düşürmesi nedeniyle Türkiye'den alımını durdurduğu tarım ürünlerinden biri.
Milliyet

Altına Hücum 
Borsa İstanbul Kıymetli Madenler Piyasası üyeleri Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 316 artışla 23 bin 538 kg altın ithalatı gerçekleştirdi. 2016 yılının aynı ayında 5 bin 654 Kg altın ithalatı yapılmıştı. Bu rakamla birlikte 2017 yılı başından bu yana yapılan altın ithalatının miktarı 260 bin 166 kilogramı buldu. Bu 8 aylık veriyle bile bütün zamanların üçüncü en büyük ithalatı yapılmış durumda. Ancak kalan 4 ayda ortalama 10 bin 500 kilogramlık altın ithalatı yapılması halinde tüm zamanların altın ithalatı rekoru da kırılmış olacak. Yıllar itibarıyla Türkiye'nin altın ithalatı incelendiğinde en büyük rakamın 2013 yılına ait olduğu görülüyor. O yıl Türkiye 302 tonun üzerinde altın ithalatı gerçekleştirmişti. 2005 yılında gerçekleşen 269 tonluk altın ithalatı ise bugüne kadar yapılan ikinci en büyük ithalat olarak kayıtlara geçti. 2016 yılında son derece düşük kalan altın ithalatından sonra 2017 ise çok hızlı başladı. Temmuz ayında gerçekleşen 62.8 tonluk ithalattan sonra Ağustos ayında da altın ithalatının hız kesmediği ve 23.5 tonun üzerinde gerçekleştiği dikkati çekti. Ağustos ayı verisiyle birlikte ocak ayından bu yana gerçekleşen altın ithalatı rakamı 260 bin 166 kilogramı buldu. 2016'nın tamamında 35 ton civarında bir altın ithalatı gerçekleşmişti. 2016'nın tamamında yapılan ithalat, sadece bu yılın şubat ayında yapılan 36 tonluk ithalatla geçilmiş durumda.
Vatan

Türkiye Tıbbi Cihazlarını Üretmeye Hazır 
Dünyada cerrahi alet üretiminde üçüncü kümelenme merkezi olan ve Türkiye'nin ilk Medikal İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nin (OSB) kurulduğu Samsun'da sektör temsilcileri bir araya geldi. Samsun'da üretilen tıbbi aletlerin birçok ülkeye ihraç edildiğine işaret eden Medikal Sanayi Kümelenme Derneği (MEDİKÜM) Başkanı Dr. Ahmet Aydemir, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan'ın, "Türkiye'yi yabancı sağlık cihazları tüketim pazarı olmaktan çıkarmak istiyoruz. Türkiye, sağlık endüstrisinde bir seviyeye gelmek zorunda, bunu da yapabilecek güçtedir" açıklamasının sektöre umut verdiğini söyledi. Türkiye'nin özellikle yüzde 85-90 yurt dışına bağımlı olduğu tıbbi cihazları kendisinin üretmek zorunda olduğunu belirten Aydemir, "Tıbbi cihaz sanayisi eş zamanlı olarak rezerv bir savunma sanayisidir. Desteklenmesi önemlidir" dedi.
Vatan

SPOR 

Şampiyonlar Ligi'nde yarın Portekiz ekibi Porto ile karşılaşacak Beşiktaş'ta tek hedef galibiyet. Siyah-Beyazlı futbolcular Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki en önemli organizasyonuna 3 puanla başlayacaklarından emin. Takımın en tecrübeli isimlerinden biri olan Ricardo Quaresma, uzun yıllar formasını giydiği Porto'ya, Beşiktaş karşısında şans tanımıyor. Portekizli yıldız, "Geçen sezon sergilediğimiz performans ortada. Yaptığımız ufak hatalarla gruptan çıkamamıştık. Ancak bu sezon daha tecrübeliyiz. Ayrıca aramıza katılan arkadaşlarla kalitemiz arttı. Artık rakiplerin çekindiği bir takım haline geldik. Bunu sahada kanıtlamalıyız. Porto karşılaşmasıyla birlikte Beşiktaş'ın gücünü göstermeye başlayacağız" dedi. Teknik direktör Şenol Güneş'in, Porto'yu çok iyi analiz ettiğini dile getiren Quaresma şunları söyledi: "Ligdeki Karabük mücadelesinin ardından tamamen Porto'ya konsantre olduk. Hocamız bize hangi oyuncunun hangi özelliklere sahip olduğunu en ince detayına kadar anlattı. Porto'dan zaferle dönerek Şampiyonlar Ligi'nde, Türkiye'nin ismini gururla alkışlatacağız."
Posta

Fenerbahçe, sezonun ilk 4 haftasında bir galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi ile 5 puan toplayabildi. Alınan kötü sonuçlar yanında ortaya konulan futbol da kimseyi tatmin etmedi. Teknik direktör Aykut Kocaman, "Kalemize gelen ilk şut gol oluyor" diye şanssızlıktan yakınırken, camiaya yine umut dağıttı. Tecrübeli hoca, "Bu takım şampiyon olacak. İddiamızda bir kırılma, hedefimizden sapma yok. Güçlü bir takım kurduk, gücün ortaya çıkması biraz zaman alacak. Sadece sabır istiyorum. 12. adamımız da yanımızda olsun" ifadelerini kullandı. Taraftarın rakibi ezen, farklı galibiyetler alan, keyif veren bir takım istediğini ve bunda da haklı olduğunu belirten Aykut Kocaman şunları söyledi: "Transfer edilen oyuncular kaliteli ve her türlü baskıyı göğüsleyebilir. Karakterlerini sahaya koyacaklardır. Ben günlük değil, kalıcı çözümler peşindeyim. Önümüzdeki takvimi çok fazla eğilip bükülmeden geçebilirsek yolumuzda ilerlemeye devam edeceğiz. Üst üste alacağımız galibiyetler bize özgüven kazandıracak, sonrası da gelecektir. Burası Fenerbahçe, umutsuzluğa asla yer yok."
Posta

Bu sezon geride 4 lig maçı kalırken sarı- kırmızılılar 4-1 kazandıkları Kayseri ve deplasmandan 3-1'lik galibiyetle döndükleri Osmanlıspor maçlarında gol yedi. Bu verilerde en çok öne çıkan detay ise G.Saray'ın yediği iki golü de duran toplardan kalesinde görmesi. İşte bu konu Igor Tudor'un Antalya maçı öncesinde bir numaralı gündem maddesiydi. Hırvat teknik adam, milli maçlar için verilen arada İstanbul'da kalan oyuncuları ile sürekli savunma çalışırken duran toplara da idmanların büyük bölümünü ayırdı. Fakat yapılan tüm çalışmalar, tüm hazırlıklar Antalya maçında bir kez daha duran top organizasyonunda gelen gole engel olmadı. Bu konu elbette 1-1'lik maçın ardından soyunma odasında da 1 numaralı gündem maddesiydi. Tudor, takımına seslenirken artıları ve eksileri bir bir sıraladı. Bir sonraki haftada Kasımpaşa maçında kazanarak bu beraberliği unutturacaklarını ve Antalyaspor'un kolay bir rakip olmayacağının altını çizdi. Ancak sarı-kırmızılı oyunculara Tudor tek bir konuda tepki gösterdi, sitemde bulundu! Hırvat çalıştırıcının duran toplardan yenilen gole itirazı vardı... Tudor'un şu sözleri takımın da kendisine yönelik özeleştiri yapmasına neden oldu: "Tam 2 haftadır duran toplar, yan toplar üzerinde duruyoruz. Ancak bir kez daha duran toplardan gol yedik. BU tamamen konsantrasyon eksikliğinden kaynaklandı. Bir kez daha aynı hatayı yaptık diye bu konudan, bu sorunlardan vazgeçecek değiliz. Hatalarımızı düzelterek yola devam edeceğiz. Bundan sonra duran toplarda daha fazla çalışma yapacağız."
Vatan

A Milli Basketbol Takımımız, Avrupa Şampiyonası'nda mücadelesi ile mutlu etse de, bunu sonuçlara yansıtacak seviyeye çıkamayınca, ülkemizde yapılan bir organizasyonu çeyrek finali göremeden tamamlamak zorunda kaldı. Şimdi gözler, jenerasyon değişikliği yaşıyor denen ekibimizin atacağı adımlarda. 35 yaşındaki Bobby Dixon'ın sakatlığı nedeniyle Avrupa Şampiyonası'nda forma giyememesi, millileri yeni bir devşirme arayışına itti. Daha önce de adı geçen Brad Wanamaker isminin gündeme getirileceği ve yeni sezonda Fenerbahçe forması giyecek olan yıldız guardın Türk vatandaşlığına geçirilerek ay-yıldızlı formayı giymesinin önünün açılacağı öğrenildi. Ancak oyuncunun gelecek yıl sonu yine NBA'den kontrat almak istemesi nedeniyle durumunun konuşulacağı ve B planı olarak da Darüşşafaka forması giyen Scottie Wilbekin ile temasa geçileceği belirtildi. Ersan İlyasova'nın son iki organizasyona gelmemesi nedeniyle 4 numara pozisyonunda sıkıntı yaşayan A Milli Basketbol Takımımız bu pozisyon için de kolları sıvadı. Milli Takım'a aday oyuncuların sezon içinde gerekli çıkışı göstermemesi durumunda devşirme hakkının 4 numara için de kullanılabileceği ifade edildi. Kasım ayında başlayacak Dünya Şampiyonası elemelerinde hangi oyuncuların forma giyip giyemeyeceği de büyük bir sorun olarak gözüküyor. NBA'de forma giyecek isimlerin kesin olarak bulunmayacağı eleme maçlarında FIBA ile Euroleague arasındaki anlaşmazlık nedeniyle Euroleague oyuncularının da oynaması beklenmiyor. A Milli Basketbol Takımımız'ın son şampiyonadaki formda oyuncuları Cedi Osman, Furkan Korkmaz ve Melih Mahmutoğlu gibi isimlerin oynamama durumları Coach Ufuk Sarıca'yı kara kara düşündürüyor. Bu nedenle, alt yapılarda önemli başarılar elde eden oyuncuların takımlardaki sorumlulukları ve sürelerinin artışı için formüller aranıyor.
Milliyet



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme