14 Eylül 2017 Perşembe

14.09.2017 Genel Gündem

14.09.2017

GÜNDEM

Heykel Talimatı 
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 2019 seçimleri öncesinde 884 belediye başkanına seslenirken 'heykel' uyarısında da bulundu. "Bazı belediyelerimiz şahsımın heykelini yapmışlar. Duyunca çok çok üzüldüm. Bir defa bu bizim değerlerimize terstir. Ben ne heykelimin dikilmesini, ne masklar yapılmasını, ne bu tür görseller yapılmasını istiyorum" diyen Erdoğan, Ankara'daki 'Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda çarpıcı mesajlar verdi. "KARDEŞLERİM unutmayın dava kalıcı, isimler ise fanidir. Biz kalıcı olana bakacak, sadakatimizi davamıza göstereceğiz. Belediyelerdeki başarımız 2019 yılında hayata geçecek olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde istediğimiz neticeyi alabilmemizin en başta gelen şartlarından biridir. Mart 2019 bizim için adeta olmazsa olmazdır. Onun için aday olacak ve mevcut belediye başkanlarımız hedefi 2019'un martına değil, 2019'un kasımına koymalıdır. Belediyelerimiz hakkında en ufak bir spekülasyona fırsat vermeyecek şekilde çalışmalıyız. Şehirlerdeki, ilçelerdeki, beldelerdeki bütün dedikoduların ortadan kalkması için belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimize çok büyük işler düşüyor. Böylesine kritik bir yol ayrımında hiçbirimizin hesabi düşünmeye, nefsimizin peşine takılmaya hakkımız bulunmuyor. Açık ve net konuşacağım. Bu yolda küsmek, darılmak, hele hele mücadeleye zarar verecek davranışlar içine girmek hiçbir arkadaşıma kesinlikle yakışmaz. Bu dönemde AK Parti'ye zarar verecek her tutum, her söz Türkiye'ye vurulmuş bir darbe olacaktır. Ülkemizin kaderiyle partimizin kaderinin adeta bütünleştiği bir süreçten geçiyoruz. AK Parti ve Tayyip Erdoğan düşmanlığını varlık sebebi hatta ekmek kapısı haline getirmiş küçük bir kesimi hariç tutarsak yeteri kadar gayret gösterirsek ülkemizde desteğini alamayacağımız hiçbir vatandaşımızın bulunmadığına inanıyorum. Yeter ki çalmadık kapı, sıkmadık el, bakmadık göz bırakmayalım. Biz kendi kaderimizi ülkemizin kaderiyle bütünleşmiş olarak görürken ana muhalefet partisi unvanını taşıyan bir partinin milletvekilleri maalesef teröristlerle aynı safta olmak için adeta can atıyorlar. Genel başkanı da devletinin ve milletinin yanında yer alarak bu tür faaliyetler içindeki milletvekillerinden hesap sormak yerine benzer tavırlar içine girmekten çekinmiyor. Terörle mücadele operasyonlarında ülkemize çok büyük imkânlar sağlayan Silahlı İnsansız Hava Araçları'na (SİHA) yönelik iddialar bu çarpıklığın en son örneğidir. Terörle mücadele ederken sivillerin zarar görmemesine yönelik hassasiyetimizi herkes gıptayla takip ederken birilerinin suyu bulandırmak için uğraşması ibretlik bir hadisedir. Türkiye bırakınız kendi sınırlarımız içindeki operasyonları sınır ötesi operasyonlarında dahi sivillerin zarar görmemesi politikasından taviz vermemiş bir ülkedir. Hatta bu uğurda şehitler verdiğimiz durumlar olmuştur. Bazı belediyelerimizde, sayısı gerçi çok fazla değil, şahsımın heykel veya benzer görsellerini yapmışlar. Tabii bunu duyunca ben çok çok üzüldüm. Bir defa bu bizim değerlerimize terstir. Ben ne heykelimin dikilmesini, ne masklar yapılmasını, ne bu tür görseller yapılmasını istiyorum. Bunları kaldırttık, ayrı mesele. Bizim belediyelerimiz bundan sonra lütfen bu yanlışlara tevessül etmesinler. Heykel değil hizmete yönelik eserler diksinler. Bunların bizim değerlerimizle çatışan şeyler olduğunu bilmeniz lazım. Bundan sonra kimse de bu yola tevessül etmesin."
Hürriyet

Meclis'te 15 Bin Giriş Kartına 'Güvenlik' İptali 
TBMM yeni dönemde güvenlik önlemlerini artırıyor. TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Meclis'te alınacak yeni güvenlik önlemleri hakkında bilgi verirken, özellikle 15 Temmuz benzeri bir durumla karşılaşılması durumunda nasıl bir hareket planı izleneceği üzerinde de durulduğunu ve buna göre yeni önlemler alındığını söyledi. 15 Temmuz gecesi Meclis'te bazı odaların ve sığınağın anahtarının bulunamaması gibi sorunlarla karşılaşılan Meclis'te, her gece belli alanlarda nöbetçi bulundurma kararı alındı. Ayrıca, eskiden devlet memurları arasında yaygın olan bir uygulamaya da dönüldü. Bu uygulama hakkında bilgi veren Uslu, Meclis'te çilingirinden ışıkçısına, güvenlik elemanına kadar 156 kişiden oluşan bir ekibin, evlerinde her an göreve çağrılma durumuna karşı hazır bekletileceğini bildirdi. Devlet memurluğu sisteminde "icapçı" denilen bu uygulama ile Meclis'teki nöbetçi sayısının üzerinde bir ekibin de her an görev yerine ulaşabilecek şekilde hazır tutulacağını kaydeden Uslu, bu ekibin icapçı oldukları süre içinde Ankara dışına çıkışlarının yasak olacağını ifade etti. Uslu, ana binadaki anahtarların, personelin odaları terk etmesinin ardından polise bırakıldığını ancak polislerin odalara girme yetkisi bulunmadığını belirterek, anahtarların güvenliğinin sağlanması için kamera ile izlenen bir dolapta saklanacağını anlattı. Uslu, anahtarların görevliler tarafından Meclis dışına çıkarılamayacağını ve bir kopyalarının da itfaiye biriminde bulundurulacağını bildirdi. Uslu böylece acil müdahale gereken durumda sadece itfaiyenin odaları açabileceğini kaydetti.
Haber Türk

Polise Disko Bar Pavyon Yasağı 
Antalya Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, Bakanlar Kurulu'nun ocak ayında Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren '682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında KHK' kapsamında görevli personele bar, pavyon, disko, oyun ve eğlence mekânlarının yasaklandığına yönelik talimata imza attı. Özel güvenlik denetimi yapılan mekan, tesis ve işletmelere hiçbir şekilde silahla girilmeyeceği kaydedilen talimatta, özel güvenlik görevlileriyle tartışma-sürtüşme ortamı yaratılmayacağı, gerekirse silahın ekip arkadaşına teslim edilerek görevinin yerine getirileceği vurgulandı. Talimatta, KHK'nın ceza gerektiren şu maddeleri hatırlatıldı: Görev gereği veya amirin izni olmadan resmi kıyafetle kahvehane, lokal, kulüp ve benzeri yerlerde oturma, 3 günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller. İzinli olduğu zamanlarda resmi kıyafetle, izinli olmadığı zamanlarda görevli olmaksızın resmi veya sivil kıyafetle, personelin girmesine veya oturup eğlenmesine izin verilen yerler dışındaki kahvehane, lokal, kulüp veya benzeri yerlerde oyun oynayanlara 4 ile 10 günlüğe kadar aylıktan kesme cezası uygulanır. Mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde uygunsuz yerlere gitmek, resmi kıyafetle umuma açık yerlerde alkollü içki içmek veya gizlenemeyecek derecede sarhoş görünmek, görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri kötü alışkanlıklara düşkün olanlara meslekten çıkarma cezası uygulanır. Talimatıyla ilgili açıklama yapan Uzunkaya, "Bu ilgili personelin görev harici abuk sabuk yerlere gitmemesi, giderse hakkında işlem yapılacağına ilişkin iç düzenleme. Kamuoyunu ilgilendiren bir konu değil. Vatandaşı hiç ilgilendirmiyor" dedi. Yasağın, izindeki personeli de kapsadığını belirten Uzunkaya, "Emniyette, izinde veya görevde nereye gidip nereye gidemeyecekleri açıkça belli. Ben izindeyim, istediğim bara pavyona giderim eğlenirim diye bir şey yok. Teşkilatımız disiplin mesleği. 'Gelmişken denetleyeyim' diye bu tür yerlere gidemez" diye konuştu.
Hürriyet

DÜNYA 
Juncker'den Sert Mesaj 
Avrupa Birliği'nin (AB) mevcut durumunu ve geleceğini değerlendirdiği "Birliğin Durumu" konuşmasında "yelkenlerin yeniden rüzgârla dolduğu" mesajını veren AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Türkiye ile ilişkiler konusunda ise son derece olumsuz ifadeler kullandı. Juncker, Avrupa Parlamentosu'ndaki (AP) konuşmasında Türkiye'nin yakın gelecekte AB üyesi olmasının imkânsız olduğunu net şekilde dile getirdi. Juncker, göreve geldiğinde kendi döneminde genişleme olmayacağını açık şekilde dile getirmiş sonrası için ise kapıyı açık bırakmıştı. Dün de konuşmasında, ileride AB'nin 27'den daha fazla üyeye sahip olacağını belirten Juncker, Batı Balkanlar için kapsayıcı, Türkiye için ise dışlayıcı bir söylem benimsedi. Aday ülkelerin hukukun üstünlüğü, adalet ve temel haklara azami öncelik vermesi gerektiğini söyleyen Juncker, "Bu da öngörülebilir bir gelecekte Türkiye'nin üyeliğini imkânsız hale getiriyor" dedi. Belli bir süredir Türkiye'nin AB'den dev adımlarla uzaklaştırıldığının altını çizen Juncker'in üzerinde ısrarla durduğu konulardan biri de gazetecilerin durumu oldu. "Gazetecilerin yeri cezaevleri değil yazı işleridir" diyen Juncker, "Türkiye'de iktidarda olanlara yaptığım çağrı şu: Gazetecilerimizi serbest bırakın. Tabii sadece bizimkileri değil" ifadelerini kullandı. Türkiye'den, bazı AB ülkeleri ve liderleri hakkında yapılan açıklamaları da eleştiren Juncker, "Liderlerini faşistler ve Nazilerle kıyaslayarak üye ülkelerimize hakaret etmeyi bırakın. Avrupa olgun demokrasilerin kıtasıdır" diye konuştu. Hakaretlerin barikatlar oluşturduğunu kaydeden Juncker, "Bazen, müzakerelerin çökmesi durumunda suçu Avrupa'nın üstüne atmak için Türkiye'nin bu barikatları kasten yerleştirdiği duygusuna kapılıyorum" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

Abd'den S-400 Tepkisi 
Türkiye'nin, S-400 füze savunma sisteminin satın alınması için Rusya ile anlaşma imzaladığını açıklamasının ardından Batı'dan ilk tepkiler gelmeye başladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert günlük basın toplantısında, Türkiye ile Rusya arasındaki S-400 savunma sistemi alışverişi hakkındaki bir soruyu yanıtladı. BBC'nin haberine göre Nauert, "NATO üyesi ülkelerin NATO sistemleriyle uyumlu askeri malzeme kullanmaları önemli. Rusya sistemi, eğer Türkiye bahsedildiği gibi S-400'leri alırsa bu standartlara uymaz ve tabi ki bu bizim için kaygı verici bir durum" diye konuştu. Sözcü, bunun, Rus kaynaklı askeri techizata olan bağımlılığı milli çabalarla azaltarak direnci artırma yönünde NATO üyelerinin Varşova Zirvesi'nde verdiği sözlerle bağdaşmayacağını da söyledi. Nauert, bunun NATO kurallarının ihlali anlamına gelip gelmeyeceğine yönelik soruya ise "Bunu NATO'ya danışmam gerekir" yanıtını verdi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Johnny Michael ise, Sputnik'e yaptığı açıklamada "Muhtemel S-400 alımına ilişkin endişelerimizi Türk yetkililere ilettik" dedi ve şöyle devam etti: "Türkiye'yi bölgedeki tüm tehditlere karşı savunmak için en iyi seçenek, NATO sistemleriyle bir arada çalışabilecek füze savunma sistemidir."
Milliyet

Barcelona Madrid'e Karşı Bayrak Açtı 
UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2017-2018 sezonu, önceki akşam D Grubu'nda Barcelona ile Juventus arasında oynanan maçla başladı. Maça, Barcelona'nın galibiyetinden çok, taraftarlarının verdiği siyasi mesaj damgasını vurdu. Barcelona'nın ev sahipliğinde Camp Nou'da oynanan maçta Barcelona taraftarları, özerk parlamentonun 1 Ekim'den bağımsızlık referandumuna gitme kararına destek için, üzerinde 'Katalan Cumhuriyeti'ne hoşgeldiniz' yazılı dev bir pankart açtı. Taraftarlar, 'Demokrasi S.O.S' yazılı bir diğer pankartla da, Madrid'teki merkezi hükümetin referandumu 'yasadışı' ilan etme kararına tepkilerini gösterdi. Barcelona taraftarları, Şampiyonlar Ligi marşı çalarken UEFA yönetimini de ıslıklarla protesto etti. UEFA daha önce iki kez, Barcelona taraftarının Şampiyonlar Ligi karşılaşmalarında Katalan bayrağı açmasına karşılık, maçta 'spor ile bağlantılı olmayan mesaj verilmesi' gerekçesiyle kulübe para cezası vermişti.
Vatan

'İdlib, Bosna Gibi Olabilir' Uyarısı 
Kazakistan'ın başkenti Astana'da bugün ve yarın yapılacağı açıklanan altıncı Suriye toplantısında, Hatay Cilvegözü'nün karşısındaki İdlib bölgesinde yaşanan gelişmeler de önemli yer tutacak. İdlib merkezinin yanısıra Halep, Hama, Dera ve Lazkiye kırsallarının bazı kesimleri, El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir El Şam'ın (HTŞ) kontrolünde. Bu nedenle bölgenin ABD, Esad yönetimi, Rusya ve İran'ın operasyon hedefleri arasında yer aldığı öne sürülüyor. Ankara da bu güçlerin İdlib'e yönelik operasyon sonrası bölgenin daha da karmaşık hal alması, hatta Afrin gibi PYD/YPG'nin eline geçmesi kaygısını taşıyor. Geçen mayısta muhalif Suriye Ulusal Konseyi (SUK) Başkan Yardımcılığı'na seçilen Türkmen kökenli Abdurrahman Mustafa Hürriyet'e yaptığı açıklamada, Astana'da İdlib sorununun çözümü için daha önce varılmış çatışmasızlık mutabakatının devreye girerek nihai karara varılmasını istediklerini vurguladı. Karara varılmasından sonra Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) HTŞ'yi bölgeden çıkarmada zorlanmayacağını savunan Mustafa, "Sonrasında muhalefeti temsilen Türk ve rejimi temsilen de Rus askerleri ateşkesin sürdürülebilmesi için kontrol mekanizmaları kurmalı. SUK olarak İdlib'de çatışmasızlık ve bunun kontrolü için elbette Türk askerini istiyoruz. Aksi takdirde, ABD, İran, Esad güçleri, Rusya hatta PYD/YPG ayrı ayrı İdlib'e doğru yönelirse, ben orada geçmişte Bosna'da olduğu gibi katliamlar yaşanmasından endişe ediyorum" dedi.
Hürriyet

 EKONOMİ 

Dolar: 3,4617-3,4624
Euro: Euro 4,1148-4,1162
Sterlin: 4,5730-4,5752
Gram Altın: 147,0862-147,1545

İnşaat Yatırımına Leasing Desteği 
Finansal kiralama pazarı yılın ilk yarısında geçen seneyi oranla işlem hacminde yüzde 18 büyüdü. Pazartesi TÜİK'in açıkladığı Türkiye'nin büyüme rakamlarına göre, yılın ikinci çeyreğinden inşaat yatırımlarında yaşanan yüzde 25'lik artışla Türkiye yüzde 5.1 büyüdü. Bu büyüme finansal kiralamaya da yansıdı. Özellikle yol, metro, tünel gibi altyapı projeleri sayesinde iş ve inşaat makineleri leasingi 2.7 milyar TL'lik işlem hacmi ile bu yılın ilk yarısında yüzde 26 büyüdü. İş ve inşaat makineleri, toplam leasing pazarından da yüzde 26.2 pay aldı. Finansal kiralama işlemlerinde ikinci sırayı ise 2.6 milyar TL'lik işlem hacmi ve yüzde 25'lik pazar payı ile gayrimenkul leasing aldı. Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Başkan Vekili ve Garanti Leasing Genel Müdürü Ünal Gökmen, yılın ilk yarısı itibariyle sektörün 2,9 milyar dolarlık bir iş hacmi gerçekleştirdiğini söyledi. Gökmen, iş ve inşaat makinelerinin yüzde 26'lık pazar payı ile sektörün büyümesine öncülük ettiğini belirterek, "İş ve inşaat makinelerini, yüzde 25 ile gayrimenkul ve yüzde 16 ile diğer makine ve ekipmanlar ürün grubu izledi. Geçen yılın eş dönemi ile karşılaştırıldığında sektör yaklaşık yüzde 6'lık bir büyümeyi yakaladı" dedi. Ünal Gökmen, yılın son çeyreğine yönelik beklentilerini de açıklayarak, şunları söyledi: "Beklentiler son çeyrekte özellikle gayrimenkul-sat ve geri kiralamada düşüş olacağını gösteriyor. Bunun yanında inşaat, tekstil, enerji, otomotiv, demir-çelik gibi üretime ve ihracata yönelik sektörlerde talep artışı öngörüyoruz. Bu paralelde son çeyrek işlem hacmi beklentimiz 6-6,5 milyar dolar bandında."
Hürriyet

Vergi Yüzsüzü 'Barış'çı Çıktı 
Vergi borçluları listesinin ilk sırasında yer alan Mustafa Akyol'un 1.1 milyar liralık borcunun 2013 yılındaki varlık barışından kaynaklandığı öğrenildi. Akyol'un 2013 yılında varlık barışından yararlanmak için beyanda bulunduğu ancak ödemediği anlaşıldı. Akyol'un ödemesi gereken vergiye göre çıkarılan hesaba göre 2013 yılında 20-30 milyar lira civarında bir parayı yurtdışından getireceği sözünü verdiği anlaşılıyor. 2013 yılında 130 milyar dolarlık paranın Türkiye'ye çekilmesi için varlık barışı çıkarılmıştı. 31 Temmuz 2013 tarihinde başvuru süresi sona erdikten sonra ikinci kez uzatılmıştı. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın internet sitesinde yayımladığı 1 milyon liranın üzerindeki vergi borçluları listesinde bu yıl Mustafa Akyol ismi dikkat çekti. Ankara Başkent Vergisi Dairesi'ne kayıtlı gözüken Mustafa Akyol'un 1.1 milyar liralık vergi borcu olduğu ortaya çıktı. Akyol'un esas faaliyet konusu ise, "trustlar, fonlar ve benzeri mali varlıklar" olarak gösterildi. Mustafa Akyol'un 2013 yılında varlık barışı kapsamında yurtdışından para getirmek için vergi dairesine başvurduğu belirtiliyor. 2013 yılında çıkarılan varlık barışında yurtdışındaki mal varlıklarını Türkiye'ye getirmek isteyenlerin yüzde 2 oranında vergi ödemesi gerekiyordu. Akyol'un vergiyi ödemediği ve borcun katlanarak 1.1 milyar liraya yaklaştığı kaydedildi. Verginin ödeme süresi 2013'te yılın son günlerine kalmıştı. 2014 yılında açıklanan vergi borçluları listesinde Akyol yer almadı. 2014 yılı vergi borçluları açıklanırken yine varlık barışı nedeniyle 5.2 milyar liralık varlığı yurtdışından getireceğini vaat eden Ali Türkan'ın da ismi listeden çıkarılmıştı. 2015 yılındaki listede de ne Akyol'un ne de Türkan'ın ismi yer aldı. Maliye'nin bu borçları tahsil edilemeyeceği düşüncesiyle listeye almadığı tahmin ediliyor. Ancak bu yıl yayımlanan listede hem Akyol hem de Türkan'ın isimleri borçlular listesine girdi. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın internet sitesinde 1 milyon liranın üzerinde borcu olup da 30 Haziran 2017 tarihine kadar ödememiş mükelleflerin listesi yayımlandı. 50 kişilik sayfalar halinde yayımlanan liste 607 sayfadan oluştu. 30 bin 319 mükellefin ilan edildiği listede sadece ilk 100'de yer alanların borcu 31.3 milyar lirayı buluyor. Varlık barışı ilk kez 2008'de daha sonra 2011, 2013 ve son olarak da 2016'da çıkarıldı. 2016'da süre 6 ay uzatıldı ve bu yıl haziran sonunda süre doldu.
Hürriyet

Bu Faizle Yatırım İmkansız 
Gübre Fabrikaları TAŞ (GÜBRETAŞ) Genel Müdürü İbrahim Yumaklı, "Türkiye'deki faiz oranlarıyla yeni yatırım yapmanız imkansız. Yüzde 17-18'lerle boyutunuza uygun bir yatırımı herhangi bir ham madde merkezine yakın bir yerde yapabilmenizin size olan maliyetiyle orada elde edeceğiniz faydayı karşılaştırdığınızda hiç ince hesap yapmanıza gerek yok zaten" dedi. Yumaklı, GÜBRETAŞ'ta yüzde 30 üretim, yüzde 70 ithal gübre bulunduğuna dikkati çekerek, "Bu aynı zamanda sizin üretiminizin ara hammaddelerdeki veya üretim süreçlerindeki entegrasyonuyla alakalı bir durum. Maalesef GÜBRETAŞ'ın bu yönde bir miktar zayıflığı var. Bunları tamamladığınızda hiç olmazsa şunu söyleyebiliriz; yurt dışından ithal etmekle yurt içinde üretmenin kıyasını yaptığınızda, eğer yurt içinde ürettiğinizin maliyeti ve satış şartları uygunsa o zaman hiç olmazsa işçiliği yurt dışına ödememiş, yurt içinde bırakmış olursunuz. Bu bizim için çok kritik. Ancak orada da karşımıza faiz oranları çıkıyor" şeklinde konuştu. Yeni yatırımın imkansız olduğunu iddia eden Yumaklı şu bilgileri verdi: "Türkiye'deki faiz oranlarıyla yeni yatırım yapmanız imkansız. Yüzde 17-18'lerle boyutunuza uygun bir yatırımı herhangi bir ham madde merkezine yakın bir yerde yapabilmenizin, size olan maliyetiyle orada elde edeceğiniz faydayı karşılaştırdığınızda hiç ince hesap yapmanıza gerek yok zaten. Sadece yatırım yapmış olmak için yatırım yapılmaz."
Vatan

Moody's'den 3 Türk Bankasına Övgü 
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin üç büyük özel bankasının bu yılın ilk yarısında güçlü görünümsergilediğini açıkladı. Kuruluşun bahsettiği üç büyük banka İş Bankası, Akbank ve Garanti Bankası. Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan değerlendirmede, "Türkiye'nin üç en büyük özel sektör bankası İş Bankası, Akbank ve Garanti Bankası bu yılın ilk yarısında güçlü veriler ortaya koyarak ekonomik yavaşlamaya, para birimindeki değer kaybına ve artan finansman maliyetine karşı direnç gösterdi" denildi.
Haber Türk

İkinci Kardeş De İsterse Yetim Aylığı Yarıya İner 
Bir okurumuz, ölen babasından dolayı kız kardeşinin yetim aylığı almakta olduğunu, kendisinin de eşinden yeni boşandığını, aylık bağlatması halinde kardeşinin aylığında bir azalma olup olmayacağını sordu. Buna geçmeden önce sistemin nasıl işlediğini anlatalım. Ölen sigortalının dul eşine, yüzde 50 oranında ölüm aylığı bağlanır. Aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşe ise herhangi bir işte çalışmaması veya kendi çalışmasından dolayı bir emekli aylığı olmaması durumunda ölen eşinin aylığının yüzde 75'i oranında aylık bağlanıyor. 18 yaşından küçük veya öğrenim görmekte olan erkek çocuklar (lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanlar) ile yaşları ne olursa olsun evli olmayan kız çocuklarına anne ya da babalarından yetim aylığı bağlanıyor. Çalışma gücünü en az yüzde 60 oranında yitirip malul olan erkek çocuklar da yetim aylığı hakkından yararlanabiliyor. Çocuklara bağlanacak aylık tutarı, anne ya da babanın emekli aylığının yüzde 25'i ile sınırlı.

Haber Türk

POLİTİKA
 Vatandaşın İşini Orlaştırmayın 
Başbakan Binali Yıldırım, belediye başkanlarına, "Radikal, çok ama çok önemli bir değişikliği meclis kararı ile değil, yönettiğiniz bölgenin ahalisiyle istişare yaparak yapın. Asıl patronun sizi seçen hemşerileriniz olduğunuz unutmayın. Vatandaşın işini zorlaştırmayın, inatlaşmayın" mesajı verdi. Ak Parti belediye başkanları toplantısının ikinci bölümüne katılan Yıldırım, şunları söyledi: Türkiye genelinde belediyelerin büyük çoğunluğu bizde, güzel bir tablo var ama önümüzdeki seçimlerde bu tablo daha da zenginleştirilecek. AK Parti belediyeciliğinin değişen tecrübesi ile yeni hamleleri hep birlikte gerçekleştireceğiz. BİMER'e Belediyelerle ilgili yılbaşından bu yana kadar 103 bin başvuru var. Bunun analizini yaptırdım. Yüzde 73'ü şikayet. AK Parti, CHP, MHP ayrımı yok. Geriye kalanı da görüş, öneri, istek. Memnuniyet sıralaması var. Mezarlık hizmetleri vatandaşın en memnun olduğu iş. Vatandaş, 'Bir tane adam eksildi' diye mi düşünüyor anlamadım. İkinci nikah işlemleri. Bu da güzel. Alt kısmına gelince yol bakımı, alt yapı hizmetleri, toplu taşımacılık, iş yeri ruhsatları; böyle gidiyor.. Belediyeler bizim vatandaşa bakan yüzümüz, aynamız gibi. Hizmetlerden vatandaşın memnun olması, iktidar partisinin ülke genelindeki başarısını da gösterir. İmar değişiklikleri, şehrin ortak geleceği olan sosyal alanları, yeşil alanlarını yok etmemeli. Birtakım insanların daha fazla iştahı için yaşam alanlarını yok etmeyelim. Belediyelerde en fazla işlem gören iş imar değişikliği olmamalı. En az iş bu olmalı. Radikal, çok ama çok önemli bir değişikliği sadece meclis kararı ile değil, yönettiğiniz bölgenin ahalisiyle istişare yaparak yapın. Vatandaşın işini zorlaştırmayın bilakis kolaylaştırın. Asıl patronun sizi seçen hemşerileriniz olduğunuz unutmayın. Vatandaşla inatlaşmayın. Kaynakları kullanırken kılı kırk yararak, gösterişten, israftan uzak duralım. Kibirlenme, böbürlenme yok. Tevazu en büyük meziyettir. Sadece yol yapmayın gönüllere de yol yapın. En fazla iş yapan iki belediyemiz seçimleri kaybetti. İsim vermeyeceğim. Hizmet şart ama yeterli değil.
Milliyet

'15 Temmuz'la Mücadeleden Kaçıyorlar' 
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, OHAL uygulamalarının darbenin siyasi ayağını gizlemeye yaradığını, 15 Temmuz darbesiyle gerçek anlamda hesaplaşmanın, gerçek anlamda bağımsız yargı ve hiçbir kompleksi olmadan onunla mücadele edebilecek bir iktidarla mümkün olabileceğini söyledi. Tezcan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) referandum kararına ilişkin olarak, "Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması şarttır. Referandum meşru değildir, tanımıyoruz. Hükümetin de sahada top gezdirmeyi bırakıp bu konuda net tutum alması ve açıklama yapmasını bekliyoruz" dedi. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Tezcan, 2,5 saat süren toplantının ardından yaptığı yazılı açıklamada, Cumhuriyet davasının tutuklu sanıklarının serbest bırakılmadığını hatırlatarak, Türkiye'nin hala ağır darbe koşulları altında yaşamaya devam ettiğini savundu. Bu kararların siyasetin emir ve talimatı altında alındığını, bu nedenle de tutuklama değil, tutsak alma olduğunu yineleyen Tezcan, "Bu karar 20 Temmuz darbe hukukunun gazetecilere yönelik yargısız infazıdır" dedi. Yargının "Saraya yaranma yarışı" içinde olduğunu ileri süren Tezcan, şunları kaydetti: "Saraya yaranma telaşı meslek yeminini, meslek ahlakını unutturmuştur. Üsluptan dile, tutumlardan kararlara kadar her yerde bu çürümenin izleri görülebilmektedir. İdareyi hukuk adına denetlemekle görevli Danıştay Başkanı kendisini hükümet eş başkanı sanmaktadır. Adaletle anılması gereken bir kurumun başındaki kişinin adalet kavramından rahatsız olup 'sözde adalet' ifadesini kullanması, sadece onun 'sözde Danıştay Başkanı' olduğunun tescilidir. Sözde Danıştay Başkanı hakkında Danıştay Başkanlık Kurulu'na dilekçe verdik. Bu yakışıksız tutum Danıştay'ın sırtında da yüktür. Şimdi ya sözde Başkan görevden ayrılmalı ya da yetkili kurullar istifa veya emekliliğini istemeye davet etmelidir." İktidarın 15 Temmuz darbesi ile mücadeleden kaçtığını öne süren Tezcan, "Çünkü 15 Temmuz ile gerçek bir hesaplaşmanın faturası bu iktidarın önüne gelecektir. Bu nedenle asıl amaçları 20 Temmuz darbesini tahkim ederek, hem faturadan kurtulmak hem de mutlak bir tek adam rejimi yaratmaktır" iddiasında bulundu. OHAL uygulamalarının darbenin siyasi ayağını gizlemeye yaradığını savunan Tezcan, 15 Temmuz darbesiyle gerçek anlamda hesaplaşmanın, gerçek anlamda bağımsız yargı ve hiçbir kompleksi olmadan onunla mücadele edebilecek bir iktidarla mümkün olabileceğini söyledi. Tezcan, "Bu iktidarın derdi 15 Temmuz darbesiyle hesaplaşmak değil, 20 Temmuz darbesini tahkim etmektir" diye devam etti.
Milliyet

SPOR 
"Yarışta Biz De Varız" 
Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, sezonunun zorlu geçeceğini belirtti, mutlaka zirve yarışında olacaklarının altını çizdi. Takımın durumunu değerlendiren tecrübeli çalıştırıcı, "Çok fazla oyuncu takviyesi yerine gerekli takviyelerin yapılmasından yanayım. Çok yazıldı çizildi ama gerçekten ihtiyaç duyulan oyuncuyu almak önemliydi. Ayrıca bazen yokluklar varlıklar doğurur. Transfer edemiyorsak oyuncu çıkaracağız. Mesela Abdülkadir'e çok güveniyorum" dedi. Yanal, Trabzon'da mutlu olan bir kadronun oluştuğunun altını çizerek şöyle devam etti: "Çok güzel bir stadımız var. Orada iyi bir ambiyans yaratıldı. Bu takımın bundan sonra ki performansı hepimizin merakı ama ben net söyleyeyim. Takım mutlaka zirve yarışında üst sıralardaki mücadelesini sürdürecek." Bu sezonun ilginç olacağını vurgulayan Yanal, "Galatasaray Türkiye'de rekorlara imza attı. Fenerbahçe de aynı tavır içindeydi. Beşiktaş'ın zaten oturmuş bir kadrosu var. Ama biz titiz davranıyoruz. En değerli yerli oyunculara sahibiz. Aynı zamanda genç oyuncular da takımın içinde. Okay, Yusuf, Castillo, Bero, Abdülkadir gibi genç ve yetenekli oyunculara sahip olmaya başladık" diye konuştu. Zamana ihtiyaç duyduklarını belirten bordo- mavili takımın teknik patronu, "Hem Beşiktaş'ın hem Başakşehir'in performansı saygıyı hak ediyor. Beşiktaş vefa deyip 3 yıl olgunlaştırıldı ve bunu başardı. Trabzonspor da ise başarı gelmeyince yıkıp yeniden yapmaya başladık. Sabıra ihtiyaç duyulduğu açık" ifadelerini kullandı. Türk futbolunun sorunları olduğuna dikkat çeken Yanal, "Yabancı konusu tartışılması gereken konuların başında yer alıyor ama esas Türk sporunun tartışılması gerek. Bence önce organizasyon sorununun düzeltilmesi gerekiyor. Bu ülkenin yaklaşık 15 milyon çocuğu var. Yoksa yabancı sayısını 3'e indirelim, 5'e çıkaralım, kaliteli hale getirelim. Kulüplerin organizasyonlarını destekleyecek organizasyonlar yapmadıkça bunlar boşa çıkar" değerlendirmesinde bulundu.
Milliyet

Hayalleriniz Gerçek Olsun 
UEFA Avrupa Ligi'nde 2017-2018 sezonu grup maçları bugun başlıyor. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin eleme turlarında havlu attığı Avrupa futbolunun kulupler duzeyindeki ikinci organizasyonda, Turkiye'yi bu sezon Medipol Başakşehir ve Atiker Konyaspor temsil edecek. C Grubu'nda yer alan Medipol Başakşehir saat 20.00'de başlayacak maçta Bulgaristan temsilcisi Ludogorets'i konuk edecek. 3. İstanbul Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda yapılacak mucadele saat 20.00'de başlayacak ve TRT 1'den naklen yayınlanacak. Karşılaşmayı İsveç Futbol Federasyonu'ndan hakem Stefan Johannesson yonetecek. Ziraat Turkiye Kupası'nı tarihinde ilk kez muzesine taşıyarak UEFA Avrupa Ligi'ne doğrudan katılma hakkı kazanan Atiker Konyaspor ise I Grubu mucadelesinde Fransız ekibi Olympique Marsilya ile deplasmanda karşılaşacak. Velodrome Stadı'nda saat 22.05'te başlayacak maçta Litvanyalı hakem Gediminas Mazeika duduk çalacak. Tivibu Spor 2 musabakayı naklen ekrana getirecek. UEFA Avrupa Ligi'nde 12 grupta ilk iki sırayı alacak 24 takım adlarını son 32 turuna yazdıracak. Gruplardan çıkan takımlara, Şampiyonlar Ligi'nde gruplarını 3. sırada tamamlayan 8 ekip eklenecek. Son 32 turundan itibaren iki maçlı eleme usuluyle oynanacak eşleşmelerden galip çıkan takımlar yollarına devam edecek. Avrupa Ligi'nde 2017- 2018 sezonunun final maçı Lyon'da oyna nacak.
Milliyet

Peri Masalı Gibi! 
Portekiz Ligi'nde attığı 12 golün, 10 tanesini kendi sahasında atmış bir Porto karşısında, Beşiktaş'ın işi elbette kolay değildi. Üstelik ligde geride bıraktığı beş maçta, kalesinde hiç gol görmemiş Porto önündeki siyah - beyazlı takım, bu alanda bir ilki başarmak istiyordu. Nitekim de öyle oldu. 5 maçta gol yemeyen Portekiz ekibi, 28 dakikada kalesinde iki gol gördü. Oyuna sakin ve sabırlı başlayan Beşiktaş, rakip kaleyi ilk olarak Babel ile yokladı. 5. dakikadaki Babel'in şutu kornere gitti. Bu dakikada maçın kaderi değişmedi ama ilk 45 dakikada öyle bir Cenk Tosun vardı ki, Porto tribünlere bile hayranlıkla seyretti. Onun başlattığı bir atak sonucunda topla buluşan Quaresma, sağ taraftan topu resmen Talisca'nın kafasına çarptırdı: 0-1. Bu şok golle sarsılan Porto, kısa sürede toparlanmaya çalıştı. 19. dakikada Torres'in şutu direkten dönerken, 21'de Tosic'in, kendi kalesine gol atma şanssızlığı, Porto'ya, adeta merhem oldu. İlk yarının sahadaki en iyi oyuncusu olan Cenk Tosun, takım arkadaşının attığı gole, müthiş bir füzeyle yanıt verdi: 1-2 İkinci yarıya, Porto Teknik Direktörü Conceiçao, iki değişikle başladı. Corona ve Torres'i kenara alan Portekizli hoca, Andre ve Otavio'yu oyuna dahil etti. Bu değişiklikler, Porto'yu ilk yarıya göre daha fazla hareketlendirdi. Beşiktaş'a gözle görülür bir baskı kuran Portekiz ekibinin şutları, kaleyi bulmakta zorlanıyordu. Bu baskıdan fırsat bulan Beşiktaş'ta, Cenk Tosun'un 55'teki kafa şutu yan ağlarda kaldı. 61'de ise Fabri, Soares'in şutunda mutlak bir golü önledi. Kalecisinden forvetine kadar Porto'ya tarihi yenilgi yaşatmaya niyetli olan Beşiktaş, 86'ta Babel ile attığı golle, tüm Avrupa'ya bir kez daha gücünü göstermiş oldu.
Milliyet

Alınlarından Öpüyorum 
Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Şampiyonlar Ligi'ne galibiyetle başladıkları için çok mutlu olduğunu ifade etti. Güçlü bir rakibe karşı deplasmanda galip gelmenin çok önemli olduğuna vurgu yapan Güneş, "Rakibin hızlı oyununa cevap vermeye çalıştık. Statta taraftarımız yoktu, ama onların ruhu yanımızdaydı. Porto seyircisi bizi de motive etti. İlk maçı kazandık. Ama hiç bir şeyin garantisi yok. İyi bir avantaj yakaladık. Grupta çekişmeli maçlar olacak" dedi. Şampiyonlar Ligi'nde oynamanın ayrı bir keyif olduğunu belirten siyah-beyazlı hoca, "Bunu oyuncularıma da söyledim. Maçtan önce 'skoru bilmiyorum ama iyi oyun olacak' demiştim, öyle de oldu. Oyuncularımın hepsini alınlarından öpüyorum. Ben de saha kenarında çok yoruldum. Elimizde tecrübeli oyuncular var. Bir kısmı kenarda bir kısmı sahada ama Türkiye'de niye kenarda diye kavga ediyoruz. Biz sadece bir senaryo yazıyoruz, hepsini oyuncular yapıyor" diye konuştu. Şenol Güneş sözlerine şöyle devam etti: "Maça iyi başladık ve öne geçtik. Tosic de gol atmayı seviyor ama kaleyi şaşırdı bu kez. Hücumcularımız savunmayı iyi yaptı. Çok daha fazla gol atabilirdik, ama tam tersi de olabilirdi. Medel, Necip ve Negredo da katkı sağladılar. Üçüncü golden sonra Necip markaj yapmayı sevdiği için kenarda sevinirken beni de marke etti sanki. Cenk'in İngiltere'ye gidip, gitmemesi yönetimin kararıydı. Tabii ki gitmemesi doğrudur ama kulübün menfaatine de saygı duyarız."
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme