22 Eylül 2017 Cuma

22.09.2017 Genel Gündem

22.09.2017

GÜNDEM
Fetö'cülerin 'Yeşil Yol'unu Anlattı! 
Eski hakim Dursun Ali Gündoğdu'nun, kendisi gibi FETÖ'den aranan Savcı Sadrettin Sarıkaya ile birlikte geçen şubat ayında saklandıkları evde yakalandıktan sonra itirafçı olduğu ve elektnorik kelepçe takılarak tahliye edildiği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Yargıtay'da 16. Ceza Dairesi'nde 73 sayfa ifade veren hakim Dursun Ali Gündoğdu, FETÖ ile ilişkili çok sayıda hâkim-savcının ismi yanı sıra, kendileri ile temasta olan sivil şahısların kod isimlerini de verdi. Gündoğdu ifadesinde, 2015 yılı ekim sonunda Sadrettin Sarıkaya ile yurt dışına çıktıklarını söyledi. Önce Almanya'ya oradan da Belçika'ya gittiklerini anlatan Gündoğdu, bu ülkede 7 ay kadar kaldıktan sonra Türkiye'ye tekrar döndüklerini anlattı. Gündoğdu, yurt dışındayken, firari hâkim-savcılardan Fikret Seçen, Cihan Kansız, Sedat Sami Haşıloğlu, Kazım Kahyaoğlu, Cemil Tuğtekin gibi kritik konumdaki çok sayıda ismi gördüklerini söyledi. Gündoğdu, Türkiye'ye döndükten sonra Almanya'da bulunan Cemil Tuğtekin ile temasa geçtiklerini söyledi. Sarıkaya'nın sağlık sorunları nedeni ile yeniden yurt dışına çıkmaya çalıştıklarını anlatan Gündoğdu, Tuğtekin ile arasında geçen diyalogları anlattı. Tuğtekin'in kendisine "Çok gelen var" dediğini anlatan Gündoğdu şunları söyledi: "Devamında bana, 'VIP hizmet olarak isimlendiriyorlar. Alman elçilik arabası veya konsolosluk arabası da olabilir... Seni evinde alıyor. Edirne gümrüğünde adamı var. Sistemin nasıl çalıştığını da bilmiyorum. Arabadan hiç dışarı çıkmıyorsun. Pasaportuna damgayı vuruyorlar. Kendi adamları orada. Sonra Bulgaristan'a geçiyorsun. Bulgaristan'da, Türkiye çıkışı olduğu için pasaportta çıkış damgası olduğu için problem yok. Bulgaristan gümrüğünden geçince Almanya'ya kadar durmak yok zaten' dedi. Yeşil plaka… Yani konsolosluk durdurulmaz. Bu sebeple yeşil yol diyorlar. Hiçbir polis hiçbir şekilde durduramıyor."
Vatan


Teog Taslağı Bugün Bakanlar Kurulu'nda 
Türkiye'nin bir haftadır tartıştığı liselere girişte TEOG'un yerini alacak yeni sistem netleşiyor. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın hazırlanacak alternatiflerin bir ay içinde Bakanlar Kurulu'na sunulacağını açıklamasından sonra bakanlıkta oluşturulan çalışma grubu, yoğun bir çalışmayla yeni sistemle ilgili taslakları hazırladı. Bakanlık yetkilileri dün son olarak özel okul temsilcileri ile bir toplantı yaptı. Toplantı sonrası Milli Eğitim Bakanlığı'nın TEOG taslağı ile ilgili bugün Bakanlar Kurulu'na sunum yapacağı öğrenildi.
Vatan 

DÜNYA 
Ağız Dalaşı 
Birleşmiş Milletler (BM) 72. Genel Kurul toplantıları sırasında yaptığı konuşmada Kuzey Kore'ye yüklenen ABD Başkanı Donald Trump'a, Pyongyang'dan yanıt geldi. Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Ri Yong Ho, ülkesini yok etmekle tehdit eden ABD Başkanı Donald Trump için "havlayan köpek" benzetmesi yaptı. New York kentinde bulunan Ri, gazetecilere Trump'ın "ABD, kendini ve müttefiklerini savunmak zorunda kalırsa Kuzey Kore'yi tamamen yok etmekten başka seçeneği kalmayacak" şeklindeki sözlerini değerlendirdi. Trump'ın "köpek gibi havlayarak kendilerini korkutmaya çalıştığı"nı öne süren Ri, ABD Başkanı'nın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un için "roket adam" benzetmesi hakkında da "(Trump'ın) yardımcılarına acıyorum" yorumunu yaptı. ABD Başkanı Trump, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında nükleer programını sürdürmesi halinde Kuzey Kore'ye karşı gerekli tüm adımları atmaya hazır oldukları mesajını vermişti. Trump, "(Kuzey Kore lideri) Roket adam, hem kendisi hem de rejimi için intihar misyonunda. Eğer ABD, kendini ve müttefiklerini savunmak zorunda kalırsa, Kuzey Kore'yi tamamen yok etmekten başka seçeneği kalmayacak. ABD buna hazırdır, isteklidir ve bunu yapabilir ancak buna gerek kalmamasını umuyorum" demişti.
Milliyet

Suriye'de Yine Rusya-Abd Gerginliği 
Rusya, ABD'nin Suriye'nin DAEŞ kontrolündeki Deyrizor ilinde bulunan Suriye ordusuna ait mevzilere yeniden saldırması halinde karşılık verileceği uyarısında bulundu. Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Igor Konaşenkov, yaptığı açıklamada, Deyrizor'u ikiye bölen Fırat Nehri'nin doğusunda ABD özel kuvvetleri ve Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) bulunduğu alandan, rejim güçlerine iki kez roket ve topçu saldırısı düzenlendiğini söyledi. Mevzilerdeki rejim askerlerine Rus özel kuvvetlerinin de eşlik ettiğini hatırlatan Konaşenkov, ABD komutanlığına uyarı gönderdiklerini kaydetti. Sözcü Konaşenkov, "Suriye Demokratik Güçleri'nin elindeki bölgelerden açılacak ateşe derhal karşılık verilecektir. Buradaki atış mevzileri elimizdeki tüm mühimmatla derhal yok edilecektir" ifadelerini kullandı. Suriye'nin doğusunda DAEŞ kontrolündeki Deyrizor ili, Rusya destekli rejim güçleri ile ABD destekli PYD arasında paylaşım mücadelesine sahne oluyor. Rusya'nın hava, İran'ın ise kara desteğini alan rejim güçleri, Humus çölünden ilerleyerek ay başında kent merkezindeki 3 yıllık DAEŞ kuşatmasını kırmıştı.
Milliyet

'Oğlum Bile Olsa Oldurun' 
Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, oğlu Paolo Duterte'nin uyuşturucu kaçakçılığına karıştığı iddialarına verdiği yanıtta, "Polise, 'Bu işe bulaşan oğlum da olsa öldürün' talimatı verdim" dedi. Duterte, muhalif Senator Antonio Trillanes'in gündeme getirdiği, Davao Belediye Başkan Yardımcısı olan oğlu Paolo'nun, Çin'den yapılan amfetamin kaçakçılığında rolü olduğu iddiasıyla ilgili soruya, "Polise talimat verdim. Çocuklarımdan herhangi biri bu işe bulaşırsa öldürün ki kimsenin diyecek bir şeyi kalmasın. Paolo'ya da söyledim: Sen bile yakalansan polise öldürün der, sonra da seni öldüren polisleri korurum" yanıtını verdi. Bu arada Duterte, geçen ay uyuşturucuyla ilgili suçlara karışan polislerin yakalanmasına yardımcı olacaklara vaat ettiği 2 milyon Filipinler Pesosu (yaklaşık 137 bin lira) para ödülünü, 3 milyon Peso'ya (yaklaşık 206 bin lira) çıkardığını duyurdu. Filipinler kamuoyunda 'ninja polisler' olarak anılan bazı polislerin, baskınlarda ele geçirilen uyuşturucu maddeleri yeniden piyasaya soktukları ve para karşılığında bazı uyuşturucu çetelerini korudukları iddia ediliyor. Duterte'nin 30 Haziran 2016'da görevi devralmasından bu yana yürütülen uyuşturucu operasyonlarında, polis kayıtlarına göre şimdiye kadar 5 binden fazla zanlı öldürüldü. Söz konusu operasyonlarda polisin yaptığı iddia edilen yargısız infazlar ve hak ihlalleri, Birleşmiş Milletlerin (BM) ve insan hakları kuruluşlarının eleştirilerine yol açmıştı.
Vatan

İspanyol Polisine Katalan Koruması 
Madrid yönetiminin, Katalonya'da 1 Ekim'de düzenlenmesi planlanan bağımsızlık referandumuna engel olmak için hafta ortasında gerçekleştirdiği operasyonlar gergin bir ortamda sona erdi. Çarşamba günü Barcelona'daki Katalan bakanlıklarına ait binalara baskın düzenleyen ve 14 hükümet çalışanını gözaltına alan İspanyol jandarmalar, protestolar yüzünden, 24 saate yakın süre Ekonomi Bakanlığı binasında mahsur kaldı. Madrid'in talimatına uymayarak baskınlara katılmayan Katalan polisi, sayıları 40 bini bulan göstericilerin jandarmalara saldırmalarını engellemek için binanın çevresinde güvenlik kordonu oluşturdu. Yerel polis, gece yarısından sonra ufak gruplar halinde binadan çıkmaya başlayan jandarmaların bölgeden ayrılabilmesi için öfkeli kalabalığın içinde bir 'güvenlik koridoru' oluşturdu. Sabah 07.00 sularında son jandarmaların da binadan ayrılmasının ardından bakanlık görevlileri ofislerine girebildi. Yerel basın, jandarmaları, referandumla ilgili yüzlerce belgeye el koyduğunu duyurdu. İspanya İçişleri Bakanlığı, Madrid'in 'yasadışı' ilan ettiği bağımsızlık referandumuna engel olmak amacıyla düzenlenen operasyonlara katılmayan Katalan yerel polis teşkilatını lağvetmeye hazırlanıyor. Bakanlığın, bölgede asayişi sağlamak için kendisine bağlı güvenlik güçlerinin sayısını 3 bin daha artırmayı planladığı söyleniyor.
Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,5000-3,5005
Euro: Euro 4,1849-4,1864
Sterlin: 4,7531-4,7566
Gram Altın: 145,9911-146,0667

Dolar Tavana Çarptı 
Dolar kuru, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) önceki günkü toplantısı sonrası başını yukarı doğru çevirdi ancak güçlü satışlar kurdaki çıkışı frenledi. Dolar kuru Trump etkisi ve Fed'in faiz artışında aceleci olmayacağı beklentisiyle yılbaşından bu yana tüm gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı değer kaybetti. Dolar/TL kuru 3.94'lü seviyelerden 3.38'lere kadar geriledi. Sanayi üretimi ve Türkiye büyüme verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi iyimserliği artırdı. Son bir ayda yabancı ve yerli yatırım bankaları yatırımda TL varlıkları öne çıkarırken yılsonu kur tahminlerini 3.40'ın altına revize ettiler. 20 Eylül'deki Fed toplantısı sonrasında gözler yine kur hareketlerine döndü. Fed'in ekim ayından itibaren başlayacağı bilanço küçültmede, ekim ayında itfası gelen tahvil ve bonoların yeniden alınması azaltılacak ve piyasaya böylece daha az para verilerek kademeli parasal sıkılaştırma sağlanacak. Fed son gerçekleştirdiği toplantıda aralık ayında bir faiz artırımını da masada tuttu. Aralıkta faiz artırımı beklentisi yüzde 70'in üzerine çıktı. Peki Fed toplantısı sonrası trend değişecek mi? Grafiklere baktığımızda dolar/TL kurunun yılbaşından bu yana devam eden alçalan trendi sürdürdüğünü görüyoruz. Dolar/TL'de 3.52 seviyesi önemli. Yukarı doğru kırılırsa dolar/TL alçalan trendden çıkmış olacak. Eğer kırılamazsa yeniden 3.50 seviyesinin altına doğru hareketi 3.45'lerin test edildiğini görebiliriz. Kurun bundan önceki sert ataklarında Türkiye için artan jeopolitik riskler ve yurt içindeki gelişmeler nedeni ile diğer gelişmekte olan ülkeler ile negatif ayrışma görülmüştü. Oysa ki şimdi ekonomik veri akışı Türkiye'yi öne çıkarıyor. Öte yandan yurtiçi yerleşik yatırımcıların elinde 167 milyar dolarlık döviz var ve bunun maliyeti yılbaşından bu yana ortalama 3.60'larda. Yani kur 3.60'ın üzerine çıkmadıkça yurtiçi yerleşik yatırımcılar kurdan dolayı hâlâ zararda.
Milliyet

Başkent Doğalgaz 'Halka Arz' İçin Spk'ya Başvurdu 
Doğalgaz dağıtım şirketi Başkent Doğalgaz, halka arz için Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) başvurdu. 1.7 milyon aktif müşteriye sahip Başkent Doğalgaz, Ankara'nın büyümesine paralel her yıl yaklaşık 70 bin yeni müşteriye ulaşıyor. Torunlar Enerji bünyesindeki Başkent Doğalgaz, Türkiye'nin ilk altyapı GYO'su unvanını da taşıyor. 2016 yılsonu itibariyle 2.5 milyar TL cirosu bulunan Başkent Doğalgaz, sektöründeki ilk halk arzı gerçekleştirecek. Torunlar Grubu'nun enerji sektöründeki en önemli yatırımı olan ve faaliyetlerini Torunlar Enerji çatısı altında yürüten Başkent Doğalgaz, halka arz için İş Yatırım aracılığı ile SPK'ya başvurdu. Başkent Doğalgaz, Polatlı, Kızılcahamam ve Beypazarı ilçeleri hariç Ankara il sınırları dâhilinde doğalgaz dağıtım lisans hakkını 2037 tarihine kadar elinde bulunduruyor. 2013 yılında özelleştirilen ve Torunlar Enerji tarafından 1 milyar 162 milyon dolar bedelle satın alınan şirket, 2016 yılı şubat ayından itibaren Türkiye'nin ilk altyapı GYO'su olarak hizmet veriyor. Türkiye'de gaz dağıtım alanındaki ilk halka arzı gerçekleştirecek şirket, kurumsal anlamda Türkiye'de bir ilk olan altyapı GYO modelini de yatırımcılarla tanıştırmış olacak. 11.594 km şebeke uzunluğuna sahip Başkent Doğalgaz, Ankara'nın şehirleşme potansiyeline bağlı olarak yılda yaklaşık yüzde 4 oranında abone artışı sağlıyor. Başkent Doğalgaz'ın faaliyetleri ve yatırımları hakkında açıklamalarda bulunan Başkent Doğalgaz Dağıtım GYO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Torun, Başkent Doğalgaz'ı 2013 yılının mayıs ayında devraldıklarında 1.4 milyon olan abone sayısının 2017 yılının ilk yarısı itibariyle 1.7 milyonu aştığını, 2020 yılında 2 milyona ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti. Torun, "Başkent Doğalgaz'da 4 yılı aşkın sürede ciddi anlamda iyileştirmeler gerçekleştirdik. Nüfus bakımından Türkiye'nin ikinci büyük şehri olan Ankara, TÜİK verilerine göre 2011 ila 2016 arasında en çok iç göç alan ikinci şehir olarak büyük bir potansiyel arz ediyor. Önümüzdeki dönemde henüz gaz dağıtımı yapılmayan Ankara'nın 9 ilçesine de doğalgaz şebeke yatırımı yaparak gaz hacmini arttırarak büyümeyi hedefliyoruz" dedi.
Milliyet
 
Tam İstediğimiz Gibi 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, geçen yıl ekonomide alınan tedbirler, yatırım teşvikleri ve ihracat destekleriyle bu yılın ilk yarısında yüzde 5'in üzerinde büyüme yakalandığını, üçüncü çeyrekte daha hızlı bir büyümeyle Türkiye'nin, dünyada bir numara olabileceğini belirterek, "Bu büyüme bizim tam istediğimiz gibi, üretim ve ihracata dayalı bir büyüme" dedi. Zeybekci, geçen yıl Suriye, Irak ve Rusya'daki olumsuzluklar, darbe girişimi ve terörün tüm versiyonlarının yaşandığı bir yıl olmasına karşın yüzde 3.2 büyüme elde edildiğini bildirdi. Zeybekci, bu yıl sonu için de yüzde 6'nın üzerinde büyüme gerçekleştirileceğini kaydetti. Bakan Zeybekci, şöyle devam etti: "Bu büyüme bizim tam istediğimiz gibi, üretim ve ihracata dayalı bir büyüme. Bu demektir ki istihdam getirecek. Bu demektir ki sürdürebilir şekilde, büyümemizin sağlıklı biçimde iç kaynaklarla desteklenmesi veya içeride ürettiğimiz varlıkların ve kaynakların yurt dışına transferiyle elde ettiğimiz finans araçlarıyla büyümenin desteklenmesi, sürdürülebilir ve istediğimiz bir büyümedir. Bu durum, 2018'le ilgili beklentilerimizi de son derece pozitif hale getiriyor." Türkiye'nin bu yıl yüzde 10'un üzerinde bir ortalamayla ihracat hacmini büyüteceğini ifade eden Zeybekci, ihracat hacminin rekor olan 157 milyar doların üzerine çıkacağını ve turizmdeki toparlanmayla da bu sektörde geçen yıl yaşanan kayıpların geri alınacağını söyledi.
Vatan

Jet İhracat 
İhracatçıların en büyük sorunlarından biri gümrük geçişleri. Hem çıkış yaptığı hem giriş yaptığı ülkelerin incelemeleri, belgeler, harçlar ihraç edilecek malın bekleme süresini katlıyor. İşte Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, gümrüklerdeki işleri hızlandırmak için 2013 yılından beri sessiz sedasız bir pilot uygulama yürütüyor. Adı, yetkilendirilmiş yükümlü statüsü. Bu, statüyü kazanan şirketlerin malları öncelikli olarak kontrole alınıyor hem de en düşük kontrole tabi tutuluyor. Ayrıca, malların kontrole tabi tutulmadığı yeşil hat sistemlerinden gümrüklerde takılmadan en az incelemeyle mallar geçiriliyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci'nin verdiği bilgiye göre Eylül 2017'ye kadar tam 136 firma yetkilendirilmiş yükümlü statüsüne hak kazandı. Bu şirketler 2017'nın 8 aylık ihracatından yüzde 22 pay aldı. Bu gümrük kontrol kolaylığı karşılıklı olarak uygulandığı için bu yılın ithalatından aldığı pay yüzde 26.6 oldu. Bakan Tüfenkci, TÜSİAD'ın düzenlediği "Küresel Ticaret: Politikadan Eyleme" başlıklı bir konferansta yaptığı konuşmada, ülkelerin korumacılık politikalarındaki artışa dikkat çekerek, Türkiye gibi ihracata dayalı büyümeyi benimseyenlerin korumacılıktan en fazla etkilenen ülkelerin başında geldiğini dile getirdi. Korumacılığa ve serbest ticaretin önüne geçen tüm engellere karşı olduklarını kaydeden Tüfenkci, ancak ülkelerin bu politikalarına karşı da Türk üreticileri korumak durumunda olduklarını söyledi. Tüfenkci, Türkiye'nin de korumacılık önlemleri almazsa 'açık alan' haline geldiğini ve üreticilerin olumsuz etkilendiğini vurguladı.
Hürriyet

Yalıtımsız Binaya Ruhsat Yok 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, binalara su yalıtımıyla ilgili uygulanacak kriterleri belirledi. Hazırlanan yönetmeliğe göre sudan etkilenecek hastaneler, okullar, yurtlar, kamu binalarında ve yüksekliği 51 metreyi geçen binalarda su yalıtımı yapılması zorunlu olacak. Yalıtım yaptırmayan binalara yapı ruhsatı verilmeyecek. Bakanlık tarafından hazırlanan Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği'ne son şekli verildi. Düzenleme binaların toprakla temas eden temel, döşeme ve bodrum duvarlarında, çatılarında, balkon ve ıslak hacimlerinde yapılacak su yalıtımının esaslarını kapsıyor. Buna göre yeni yapılacak binaların su yalıtımı yaptırması zorunlu hale getirilecek. Yönetmelik, binalarda yapı elemanlarının suya veya neme maruz kalması sonucu oluşan korozyon, dayanıklılık ve dayanım kayıpları gibi etkenlerle sağlık ve kullanım yönünden risk oluşturan durumlara karşı, tasarım ve yapım bakımından alınacak önlemler ve uyulacak kuralları düzenliyor. Mevcut binalarda ise su yalıtımı gerektiren tadilat yapılması veya su etkisine karşı yalıtım ve drenaj önlemi alınması gerektiğinin teknik raporla belirlenmesi halinde yönetmelikteki esaslara uyulacak. Binanın inşa edildiği zeminin özellikleri de yalıtımda önemli olacak.
Hürriyet 

POLİTİKA
Dost Bildiklerimiz Fetö'yü Kullanıyor 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz gecesi işlenen suçun hesabını soracaklarını belirterek, "Bundan geri adım atmak yok. Birileri zaman zaman bize akıl vermeye çalışıyor, onlar bu akıllarını kendilerine saklasınlar" dedi. Dost bildiğimiz kimi ülkelerin FETÖ'yü kullanmaya devam ettiğini söyleyen Erdoğan, "İhanet kimsenin yanına kar kalmayacak. Bugün kısa vadeli çıkarları için örgüte kol kanat gerenlerin yarın bu ihtiyaç ortadan kalktığında neler yapacağını hep birlikte göreceğiz. Çünkü herkes bilir ki akrebin karakteri sokmak, hainin karakteri de ihanet etmektir. Amerikalı dostlarımızın çok uzak olmayan bir gelecekte bu örgütü gerçek yüzüyle göreceklerine inanıyorum" diye konuştu. Erdoğan, New York'ta TÜRKEN Vakfı Geleneksel Gala yemeğinde yaptığı konuşmada şunları söyledi: Yaklaşık iki asırdır ülke olarak yurtdışına öğrenci gönderildi. Osmanlı devletinin son döneminde devletin zayıflamasının önüne geçebilmek için idareciler tarafından Batı'ya öğrenci gönderme bir çözüm yolu olarak görüldü. Buradaki amaç Batı'nın ilmini ve fennini almak, yetişmiş insan kaynağı ile devleti çöküşten kurtarmak. Niyet son derece samimidir, ancak hedeflenen sonuca bir türlü ulaşılmamıştır. İlim ve fen tahsili için Batı'ya gönderilenler çoğu zaman Batı'nın sadece kültürünü alarak, benliklerini de kaybederek ülkelerine döndü. Kendilerinden ülkeleri için kurtuluş reçetesi hazırlaması beklenenler Batı'nın gönüllü ajanları haline geldi.
Milliyet

Abd'de 'Dostluğu Pekiştiren' Zirve 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump dün New York'da kritik bir görüşme yaptı. Koruma krizi ve ABD'nin PYD'ye silah vermesi tartışmalarının gölgesinde yapılan zirvede her iki başlık başta olmak üzere birçok konu masaya yatırıldı. Erdoğan, iki konuyla da ilgili Türkiye'nin çekincelerini iletip ABD yönetimine sitem etti. İkili Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri de ele aldı. Görüşmenin başında açıklama yapan ABD Başkanı Trump, Erdoğan'ın ABD ile çok iyi bir işbirliği içerisinde olduğunu belirterek, "Çok iyi bir dostluğumuz var. Hiç olmadığı kadar yakın iki ülke ve bunun ikimiz arasındaki kişisel ilişkiyle de ilgisi olduğunu düşünüyorum" dedi. Erdoğan'da ABD Başkanı'nı "değerli dostum Donald" diye nitelendirerek, "gerek Amerika-Türkiye ilişkileri gerekse bölgesel gelişmeleri, dünyadaki diğer konuları ele alma fırsatını bulacağız" dedi. BM zirvesi için 5 gündür ABD'de olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün New York'tan ayrılmadan önce ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. New York'ta Lotte New York Palace Otel'de bir araya gelen ikili görüşmenin başında basına verdi ve kısa açıklama yaptı. İkili hem başbabaşa hem de heyetlerarası görüşme yaptı. Heyetlerarası görüşmeye, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim kalın da katıldı. Görüşmenin başında açıklama yapan ABD Başkanı Trump, Erdoğan'ın ABD ile çok iyi bir işbirliği içerisinde olduğunu belirterek, "Çok iyi bir dostluğumuz var. Hiç olmadığı kadar yakın iki ülke ve bunun ikimiz arasındaki kişisel ilişkiyle de ilgisi olduğunu düşünüyorum" dedi.
Milliyet

Barzani'yi Sağduyuya Davet Ediyoruz 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2019'da yapılması öngörülen cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin olarak, "Kuralımız cumhurbaşkanının tarafsız olmasıdır. Kimin olacağına ben karar vermem. Karar organlarımız var, otururuz, tartışırız. İkinci turda herkesin rahatlıkla oy vereceği bir aday bulmamız lazım, bulacağız. 2019'da bu ülkeye huzuru, barışı, demokrasiyi getireceğiz. Türkiye'yi darbeden arındıracağız" dedi. Kılıçdaroğlu, dün Haber- Türk televizyonunda katıldığı programda şunları kaydetti: (Yarın TBMM'de yapılacak olağanüstü toplantıyla ilgili olarak) Tezkerenin içeriğini bilmeden bir şey diyemeyiz. Türkiye bölgesinde gücünü, dinamizmini korusun en büyük arzumuz bu. Irak'ın, Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız, Irak ve Suriye parçalanmamalı. Bir referandum bölgede Kürt-Arap çatışmasına yol açabilir. Herkesi başta Barzani'yi sağduyuya davet ediyoruz. Sorunları derinleştirmek için atılan adımları doğru bulmuyoruz. Hükümetin Ortadoğu politikası nedir? O bölgeyi kan gölüne kim çevirdi? Devleti yöneten kişinin dünya dengelerini iyi okuması lazım. Yakında Esad'a gidecekler, yalvaracaklar 'gel barışalım' diye. Tıpkı Putin'e yaptıkları gibi... Başımızda bir PKK belası vardı, şimdi IŞİD ve FETÖ var. Bu hükümet, üç terör örgütünü Türkiye'ye bela etmiştir. Bütün bu fatura bu millete çıktı, omuzlarına yıkıldı. Bütün dünya niye bize düşman? Beni asıl üzen nokta, Almanya'da 3 milyonun üzerindeki Türkler rahat değil. Terör örgütü üyeleri Türkiye'ye iade edilmeli, rahatsızım. Amerika'nın tavrını doğru bulmuyoruz. Terör örgütünün uzantısı bir örgütü silahlandırıyorsanız, bu felakettir. Ortadoğu'da yeni bir harita çıkarmak için silahlandırıyorlar.
Milliyet

SPOR 
'Fener Olmasa Ben Ozlmadım' 
Kenya'da düzenlenen Dünya Yıldızlar Atletizm Şampiyonası 100 metrede altın madalya kazanan Mizgin Ay, NTV Spor'un konuğu oldu. Her soruyu samimi bir şekilde yanıtlayan Ay, "Galatasaraylıyım, ama Fenerbahçe olmasaydı olmazdım" dedi. İlk olarak Fenerbahçe'ye gelişini anlatan genç atlet, "Türkiye Şampiyonası'nda 2-3 yıl geçilmeyince antrenörüm ile konuştular. İlk önce Bursa Osmangazi'deydim. 2 yıldır Fenerbahçe'de koşuyorum. Fenerbahçe'yi seviyorum. Küçüklüğümden beri Galatasaray'ı tutuyordum. Ancak Fenerbahçe olmasa, ben olmazdım. Fenerbahçe'den aldığım maaşla evi geçindiriyorum. Türkiye'de atletizmde Fenerbahçe ve Enka var. Galatasaray kulübünde olsaydı oraya giderdim ama yok" diye konuştu. Türkiye'de atletizmin gelişimini de değerlendiren Ay şöyle devam etti: "Performansımı korumam için antrenörümün dediklerini yaparsam hiçbir sıkıntım olmaz. Eskiden telefonla çok ilgilenirdim. Telefonu bıraktığımdan beri daha geliştim. Dikkat dağınıklığı yaratıyor. Sporcular ve diğer arkadaşlar da telefonla çok ilgileniyor. Günde en fazla 1 saat bakarım"
Milliyet

'Her Maçtan 1 Milyon Kazanıyoruz' 
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, kulübün şu anki durumunun yanında gelecek hedeflerini anlattı. Doğan Haber Ajansı'nın yeni spor yönetimini ziyaret eden Özbek ilk olarak yeni transferlerin performansından bahsetti. 'Gomis'i transfer ederken hasta diyorlardı' sözüyle konuşmasına başlayan Başkan Özbek, "Gomis için hasta, yaşlı diyorlardı. İmza parası verilir mi diyorlardı. Peki şimdi? Gomis performansıyla eleştirilere yanıt verdi" dedi. Geçen sezon 15 bin kişiye oynadıklarını hatırlatan sarı-kırmızılı kulübün başkanı, "Biz seyirciyi harekete geçirdik. Şimdi ortalama 40 bine yakın taraftara oynuyoruz ve her maçta bu sene 1 milyon euro kasaya fazla para koyuyoruz. Şimdi içerde 17 maç oynadığımızı düşünün, 17 milyon euro eder. Ticaret kafasıyla baktığımız zaman yaptığımız iş doğru mu yanlış mı?" ifadelerini kullandı. Dursun Özbek şöyle devam etti: "Taraftarın stada dönmesi yönetim için önemli bir faktör. Böyle bir vizyon ortaya koyup, 'taraftarımı hem memnun edeyim, hem mali yapım düzgün çalışsın' demek önemli. Bugün kimse Galatasaray için 'parasını ödeyemiyor, borcunu veremiyor' diyemiyor. Bunların hepsi bitti." Büyük kulüpleri yönetmek için sürekli proje üretmek zorunda olduklarının altını çizen Galatasaray Başkanı, "Bizim futbol takımıyla ilgili projemiz şu: Biz 40 milyon dolarlık transfer yaptık. Bu arada da elimizde bulunan futbolcuları da sattık. Buradan da 18-19 milyon euro civarında gelir elde ettik. Yani 20-21 milyon euro fazla transfer yapmışız. Ama taraftarımız bunu kısa sürede gişe hasılatıyla kapatacak" diye konuştu.
Milliyet

Kocaman'ın İmha Planı! 
Fenerbahçe'nin Beşiktaş maçı ile ilgili taktik planı belli oldu. Sarı-lacivertliler, savunma ve orta sahayı birbirine yakın tutarak siyah- beyazlı takımın etkili isimlerinin top almasını engellemeye çalışacak. Teknik heyet, yaptığı analizlerde Oğuzhan, Talisca ve Quaresma gibi teknik kapasitesi yüksek oyuncuların savunmanın önünde topla buluştuklarında durdurulmasının zor olduğunu tespit etti. Bu nedenle ilk hedef bu isimleri tehlike bölgesinden uzak tutmak ve pas trafiklerini kesmek olacak. Bunun da takım savunması ve iki bölgenin birbirine yakın oynamasıyla yapılması planlıyor. Savunmada siyah-beyazlıların gücü en aza indirilecek, buralardan kazanılacak toplar ise hücum organizasyonlarında etkili kullanılacak. Janssen'in gelişi ile teknik heyet çok rahatladı. Hollandalı futbolcunun fizik gücü ve dinamizmi bu maçta takıma büyük katkı sağlayacak. Janssen'in özellikle savunmaya yapacağı baskı çok önemli. Bu sayede Beşiktaş'ın geriden rahat top çıkarmasının önüne geçilecek. Ayrıca Jansenn'in topla buluştuğunda sırtı dönük yapacağı oyunlar da etkili olacak. Hücumda lider ise Mathieu Valbuena... Fransız futbolcu yine takımın ataklarını yönlendirecek. Valbuena'ya, oyun kurma görevinde ve pas istasyonu olma konusunda ise Giuliano yardım sağlayacak. Brezilyalı futbolcu Alanyaspor maçında bu açıdan teknik heyetin istediklerini başarıyla yerine getirmişti.
Milliyet

Beraberlik Değil Üç Puan İstiyorum 
Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Fenerbahçe derbisinden zaferle ayrılmanın hesaplarını yapıyor. Siyah-beyazlı hoca, Kadıköy'e beraberlik için değil, kazanmaya gideceklerini dile getirdi. Futbolcularıyla gerçekleştirdiği motivasyon toplantısında hangi maç olursa olsun kazanmayı hedeflediklerinin altını çizen Güneş'in, "Tıpkı Porto maçındaki gibi derbide de sakin ve sabırlı oynayın. İlk hedefimiz 3 puan olmalı. Tabii ki bu hedefe ulaşmak için takım halinde iyi mücadele etmeliyiz. Takım savunması bu maçta çok önemli olacak" dediği öğrenildi. Fenerbahçe maçının ardından Şampiyonlar Ligi'nde Leipzig'i konuk edeceklerini hatırlatan Şenol Güneş şöyle devam etti: "Derbiden galibiyetle ayrılırsak Leipzig maçı öncesi bize çok iyi gelir. Ayrıca derbi galibiyetleri şampiyonluk yarışında psikolojik açıdan çok önemlidir. Rakibimizde etkili oyuncular var. Geçen hafta kazandılar. Siz önce bu maçtan keyif almaya çalışın. Böyle yaparsanız çok daha rahat oynarsınız. Gerginlikten ve tartışmalardan kesinlikle uzak durmaya çalışın. Biz yalnızca işimize odaklanalım. Bizim işimiz futbol oynamak. Ciddiyet ve disiplin içinde işimizi en iyi şekilde yapmalıyız." Çok yoğun bir maç trafiği içinde olduklarının altını çizen teknik patron Şenol Güneş'in, siyah-beyazlı oyunculara enerjilerini 90 dakikaya yaymaları konusunda uyarılarda bulunduğu da aktarıldı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme