24 Eylül 2017 Pazar

24.09.2017 Genel Gündem



24.09.2017

GÜNDEM

Tanklar Savaş Pozisyonunda 
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani'nin bağımsızlık referandumu ısrarını sürdürmesi nedeniyle dün askeri sahada tansiyon iyice yükseldi. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), pazartesi gününden bu yana Habur Sınır Kapısı TIR parkı karşısındaki sahada yaptığı tatbikatın seviyesini yükseltti. Askeri kaynaklar, tatbikata katılan tank, top ve diğer paletli zırhlı araçlar, zırhlı personel taşıyıcıları ile personel sayısına takviye yapıldığını ve dünden itibaren tatbikatın ikinci safhaya yükseltildiği bilgisini verdi. Dün özellikle tankların yoğun şekilde manevra yapıp savaş pozisyonu aldıkları öğrenildi. Bölgede gerilim artarken referanduma karşı çıkan Irak'ın Genelkurmay Başkanı Osman Ganimi de dün Ankara'ya geldi ve Genelkurmay Karargâhı'nda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'la uzun bir görüşme yaptı. İki komutan, referandum yapılması durumunda sahada askeri olarak neler yapılacağına dair farklı senaryolar üzerinde görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede terör örgütü PKK ile mücadele kapsamında Sincar'daki durumun da ele alındığı öğrenildi. Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, bağımsızlık referandumunun şiddetle neticelenmesi halinde Kuzey Irak'a askeri müdahaleye hazır olduklarını söylemişti. Referanduma karşı çıkan Türkiye, İran ve Irak genelkurmay başkanları arasındaki görüşme trafiği önümüzdeki günlerde de devam edecek. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 4 Ekim'de Tahran'a yapacağı ziyaret öncesinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, İran'a giderek bu ülkenin Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri ile görüşecek. Askeri kulislerde, Akar'la birlikte Irak Genelkurmay Başkanı Ganimi'nin de aynı tarihlerde Tahran'da olacağı ve üç komutanın olası ortak bir askeri tutum belirlemek için üçlü zirve yapma ihtimalinin bulunduğu da konuşuluyor.
Hürriyet


Barzani Efendi Vazgeç Bu Sevdadan 
Başbakan Binali Yıldırım, dün Kırşehirde Ahilik Haftası ve Esnaf Bayramı kutlamalarına katıldı. Tezkere görüşmelerinden önce Ankara'dan helikopterle Kırşehir'e gelen Yıldırım, "Bozkırın Tezenesi" olarak bilinen Neşet Ertaş'ın kabrini ziyaret etti. Daha sonra Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıoğlu ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikte Kırşehir Belediyesi'ni ziyaret eden Yıldırım, Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci'den brifing aldı. Yıldırım çıkışta referandum konusundaki sorularını yanıtlayarak Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Mesut Barzani'ye, referandumdan vazgeçmesi için bir kez daha çağrıda bulundu. Yıldırım, şunları söyledi: "25 Eylül Pazartesi günü Kuzey Irak'ta bir referandum yapılması söz konusu. Referandum yanlış bir karardır. Bir maceradır. Gerekli uyarıları başından beri dostça komşu ülke olarak yaptık. Ancak görüyorsunuz ki; uyarılarımızı dikkate almadılar. Bu yanlışta ısrar devam ediyor. Bütün dünyanın karşı olduğu, komşularının hiçbirinin istemediği bu yanlışta ısrar etmenin sonu hayır olmaz. Referandum kararı alındıktan sonra atacağımız adımları dün gerçekleştirdiğimiz Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ve sonrasında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında kapsamlı ele aldık. Atacağımız adımlar şüphesiz komşularımız Irak'la, İran'la işbirliği içinde gerekleşecek ve bunun diplomatik boyutu, siyasi boyutu, ekonomik ve güvenlik boyutu olacak. Bunlardan hangi adımı atacağımızı biraz da sahadaki gelişmeye göre, karar vereceğiz. Her şey masanın üzerinde." Yıldırım, TBMM'nin olağanüstü toplanarak yurt dışına asker göndermeyle ilgili tezkereyi görüşeceğini hatırlatarak şöyle devam etti: "Bu konuda desteğini açıklayan MHP ve CHP'ye teşekkür ediyoruz. Mesele memleket meselesi olunca siyaset bizim geleneğimizde her zaman ikinci planda kalmıştır." Yıldırım, Kırşehirde Ahilik Haftası ve Esnaf Bayramı kutlamalarında da şunları söyledi: "Yeter ki teröristlere fırsat vermeyelim. Birliğimizi, kardeşliğimizi bozmaya çalışanlara fırsat vermeyiz. Kuzey Irak'ta birtakım işler oluyor. Barzani efendi 'ben bir takım işler yapacağım' diye yollara çıktı. Kendini mahvedeceksiniz, ama buradaki yaşayanlara niye zarar veriyorsun? Vazgeç bu sevdadan fakat anlamaz. Anlamıyorsa anlayacağı dilden konuşmasını biliriz. Bu ülkenin bin yıllık tarihinde birliğini, beraberliğini kardeşliğini bozmaya çalışanlar çok oldu. Hepsi dersini aldı. Türk milletinin en büyük özelliği bağımsızlığına, istiklaline aşık bir millet olmasıdır. Dolayısıyla bölgemizde proje yapanlar şunu iyi bilsinler, ne yaparsanız yapın bu milletin adı Türk milletidir. Bunlar yüzyıllarca bu planlarını projelerini yaptılar. Ama Türk milleti bunların hepsinden yüzünün akıyla çıktı.
Milliyet


Şemdinli'de 2 Şehit 
Irak topraklarındaki Hakurk bölgesinden Hakkari'nin Şemdinli ilçesi sınırındaki 2 bin 867 rakımlı Tekeli Üs bölgesine saldırı düzenlendi. Teröristler modüler üs bölgesi çalışmalarının yapıldığı yere doçka, havan ve roketlerle ateş açtı. Açılan ateş sonucu Sözleşmeli Er Sercan Fidan ile üs bölgesindeki inşaatta çalışan işçi Osman Soylu (26) şehit oldu, iki asker de yaralandı. Yaralı askerler, helikopterle Yüksekova Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Saldırının ardından bölgede hava destekli operasyon başlatıldı. Saldırıda şehit olan Sözleşmeli Er Sercan Fidan'ın (25) Edirne'nin Meriç ilçesi Küplü beldesinde yaşayan ailesi acı haberle yıkıldı. Şehidin annesi Zeynep Fidan ve babası Refik Fidan çifti hazır bekletilen ambulansa alınarak tedavi edildi. Şehidin amcası İbrahim Fidan, "Küplü'de iş imkanı olmadığı için geçen nisan ayında sözleşmeli er oldu" dedi. Osmaniye'nin Bahçe ilçesinde yaşayan Osman Soylu'nun acı haberini alan baba Salih, anne Şükran ve eşi Serap Soylu ile yakınları gözyaşı döktü. Evli ve iki çocuk babası olan Soylu'nun 2 yıldır üs inşaatında işçi olarak çalıştığı öğrenildi. Van Filo Komutanlığı'ndaki törenin ardından şehit Sercan Fidan memleketi Edirne'ye, şehit Osman Soylu'nun cenazesi ise Osmaniye'ye uğurlandı. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Irak'ın kuzeyindeki Avaşin-Basyan ve Hakurk bölgelerindeki PKK kamplarına da önceki gün hava harekâtı düzenlendi. Saldırı hazırlığındaki teröristlerin kullandığı silah mevzisi, barınak, silah ve mühimmat depoları imha edildi. İçişleri Bakanlığı da ülke genelindeki operasyonlar kapsamında son 24 saatte altı ilde 17 teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirildi. Elazığ Karakoçan'da PKK'ya yönelik operasyonda, 6 terörist etkisiz hale getirildi, bir terörist de sağ olarak ele geçirildi. Öldürülen teröristten birinin "Dersim Ferhat" kod adlı sözde Dersim eyalet sorumlusu Burak Aydemir olduğu belirlendi. Van'ın Gürpınar ilçesinde de 3 teröristin etkisiz hale gelitirildi. Bingöl'de de bir terörist öldürüldü.
Milliyet

DÜNYA 
Almanya'da Gözler Aşırı Sağ Partide 
Almanya'da bugün 31 milyonu kadın, 29.8 milyonu erkek 61.5 milyon seçmen gelecek dört yıl için yeni meclisi belirleyecek. Almanya'da 1.5 milyonu Alman vatandaşı 3 milyonu aşkın Türkiye kökenli yaşıyor. Resmi rakamlara göre 720 bin civarında Türkiye kökenli seçmen var. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Hıristiyan Demokratlar, Sosyal Demokratlar ve Yeşillere destek vermeyin' çağrısının ardından yüzde 1'lik bir etkisi olan Türk seçmen kitlesinin bugün sandıkta nasıl bir eğilim göstereceği merak konusu. Türkiye seçimlerden sonra Almanya'yla gerilen ikili ilişkilerin tekrar normalleşme sürecine girmesini beklerken, Almanya'da yaşayan Türkler ilk kez bu seçimlerde oldukça endişeli. Bu seçimlerde yabancı ve İslam karşıtı, milliyetçi Almanya için Alternatif (AfD) partisinin oy patlaması yaşayacağından, anketlerdeki yüzde 11 oy oranını fazlasıyla aşacağından korkuluyor. Almanya'da CDU-SPD büyük koalisyonu devam eder, AfD üçüncü parti çıkarsa, aşırı sağ parti ana muhalefet olabilir. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel bu korkuyu, "1945'ten sonra ilk kez Meclis'te gerçek naziler kürsüye çıkacak" sözleriyle dile getirdi. Dördüncü kez aday olan Başbakan Merkel ilk kez bu seçimlerde çok yoğun tepkilerle karşılaştı. Özellikle memleketi Doğu Almanya'da göstericiler, "Merkel defol", "Vatan haini" gibi sloganlarla ve düdük çalarak Merkel'in konuşmasını engellemeye çalıştı. Bazı yerlerde güvenlik nedeniyle Merkel açık hava mitingi yerine kapalı salonlarda konuştu. Sosyal Demokrat Partili (SPD) Uyum Bakanı Aydan Özoğuz güvenlik yüzünden Doğu'daki Eichsfeld kentinde toplantısını iptal etti. Bu seçimlerde ne fahiş kira ücretleri ne emekli maaşı ne vergi indirimi konuları seçim kampanyasına damgasını vurdu. İç güvenlik ve mülteci sorunu seçimlerin kaderini belirledi. 2015'te yaşanan mülteci akınından sonra Avrupa metropollerinde yaşanan terör saldırıları, kadınlara taciz ve tecavüz olayları, Almanya'da insanların gözünü korkuttu. Seçmenlerde devletin güvenlikte kontrolü kaybedeceği endişesi hakim. Seçim oturumlarında siyasi partilerin adayları en çok güvenlik üzerine gelen sorulara yanıt vermek zorunda kaldı. Seçmenler, 'En çok neye ihtiyacınız var' sorusuna, 'güvenlik' diyerek yanıt verdi.
Hürriyet

Abd Savaş Uçakları K. Kore Sınırında Uçtu 
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), ABD Hava Kuvvetleri'ne ait B-1B Lancer bombardıman uçakları ile onlara eşlik eden jetlerin, Kuzey Kore'nin doğusundaki uluslararası havasahası üzerinde uçtuğunu duyurdu. Pentagon Sözcüsü Dana White, ABD Başkanı Donald Trump'ın 'mevcut askeri seçeneklerini' göstermek için uçuş yapıldığı kaydetti. Sözcü White, "Bir ABD savaş uçağı, 21'inci yüzyılda ilk kez, Kuzey Kore sınırındaki askerden arındırılmış bölgenin en kuzeyine uçtu. Kuzey Kore'nin umursamaz davranışlarının ciddiyetine dikkat çekiyoruz" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Ri Yong Ho BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "ABD Başkanı Donald Trump, liderimiz Kim Jong-un'u 'roket adam' olarak adlandırarak, füzelerimizin tüm ABD anakarasına ziyaretini kaçınılmaz yapmıştır" dedi. Ri, "Trump, akli dengesi yerinde olmayan, megaloman ve nükleer düğmeyi elinde tutan bir kişi' ifadelerini kullandı.
Hürriyet

Katalonya'da Polis Tartışması 
Önümüzdeki haftasonu İspanya hükümeti tarafından 'yasadışı' ilan edilen bağımsızlık referandumunu düzenlemek için kararlı olan Katalonya'da, polisin kontrolü konusunda tartışmaya neden oldu. Savcılar cumartesi günü Katalan polis teşkilatı ve yerel "Mossos d'Esquadra" birliklerinin geçici olarak Madrid merkezli İçişleri Bakanlığından emir almaları yönünde talimat verdi. Ancak üst düzey bir Katalan yetkilisi söz konusu talimatı reddetti. Bölgesel İçişleri Departmanı şefi Joaquim Forn, "Mossos, Katalan halkına sadakatle işlevlerini yerine getirme kararından vazgeçmeyecektir." diye açıklama yaparken devletin bu müdahalesini kabul etmediklerini ifade etti.
Milliyet

'Yapay Zeka Bizi Yiyebilir' 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçtiğimiz hafta, Rus arama motoru Yandex'in başkent Moskova'daki merkezini ziyareti sırasında sorduğu bir soru, Rusya liderinin geleceğe dair endişeleri arasında 'yapay zeka'nın da olduğunu gösterdi. Putin merkezi ziyareti sırasında Yandex'in kurucularından Arkady Voloz'a "Yapay zeka teknolojisi bizi ne zaman yiyecek?" diye sordu. Putin'in sorusu karşısında bir an şaşkınlık geçiren Voloz, "Umarım hiçbir zaman" cevabının ardından yapay zekanın faydalarından söz etmeye başladı. Putin, "Yapay zeka bir şeyleri bizden daha iyi yapan ilk makineler değiller. Kepçe de bizim kürekle kazmamızdan daha iyi iş çıkarıyor ancak bizi yemeye çalışmıyor" sözlerine ise, "Ama onlar düşünmüyorlar" karşılık verdi.
Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,4924-3,4982
Euro: Euro 4,1743-4,1826
Sterlin: 4,7139-4,7289
Gram Altın: 145,6134-146,9520

Piyasaların Gözü Kuzey Irak'ta 
Gündeme bağlı olarak gerilen piyasalarda borsada satışlar görülürken döviz kurları ve gösterge faiz oranlarında yükseliş vardı. Trendler piyasadaki yatırımcı eğilimini ve gücü göstermesi açısından yakından izlenir. Borsanın teknik açıdan primli görünümü korunsa da 11.5-12 bandında hareket eden fiyat kazanç oranı gibi temel veriler yönünden pahalı olduğunu söylemek zor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke borsalarında bu oranlar ortalama 15-20 gibi bir aralıkta seyrediyor. Ancak borsada olağan fiyatlamaya dönmek için gündemin rahatlaması gerekecek. Yoksa borsacıların böyle durumlar için kullandığı "ucuz etin yahnisi yavan olur" söylemi işlerlik kazanacak. ABD Merkez Bankası (Fed) son toplantısında, ekimde bilanço küçültmeye başlanması kararı ve aralıkta faiz artışı beklentisinin güç kazanması dolara gerek dış, gerekse iç piyasalarda değer kazandırdı. Bilanço küçültme için düğmeye basılmış olması, 2018 yılını da içine alacak şekildeki faiz öngörülerinin daha belirginleşmesi doların yukarı tepki vermesine neden oldu. Fed toplantısı sonrası dolardaki değerlenme ve ABD uzun dönem bono faiz oranlarının yükselmesi altın fiyatlarına düşüş olarak yansıdı haliyle. Fakat dolar/TL kurundaki yükseliş içeride altının gram/TL fiyatındaki kayıpları azalttı. İçeride piyasaları daha çok geren ve dolar/ TL kurunu yukarı iten gelişme K.Irak'ta yapılacak referandum, yani jeopolitik riskler. Türkiye, Irak ve ABD başta olmak üzere referandumun iptali için yapılan uyarılar henüz sonuç vermiş değil. Türkiye'de cuma günkü Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) alınan kararların etkisi ne derece caydırıcı olacak göreceğiz ama buna rağmen referandum yapılırsa gerilim daha da artar. Ancak geri adım hem bölgeyi hem de piyasaları rahatlatacaktır. Türkiye ile Almanya arasında düşmeyen tansiyon ticarete de yansımış görülüyor. İki ülke arasında ticaretin sınırlandırılması ve ambargo gibi sözlerin telaffuz ediliyor olması durumun ciddiyetini gösteriyor. Bugünkü Almanya seçimleri sonrası Almanya ve AB ile ilişkiler nasıl bir şekil alacak bir görmek gerekecek. Gündemin Uzakdoğu tarafına bakacak olursak malum K.Kore'den yeni bir füze denemesi olup olmayacağı ile S&P'nin son dönemlerde düşen büyüme oranları ve yüksek borçluluk oranlarıyla gündeme gelen Çin'in kredi notunu düşürmesi var. Borsa İstanbul bir süredir dış piyasalardan negatif ayrışmasını sürdürüyor. Olumsuz gelişmeler belli ölçüde satıldı, fiyatlandı. Bu açıdan tepki hareketleri görülebilir. Ancak yön konusunda gündemin etkili olacağı dalgalı ve zor piyasa bizi bekliyor.
Hürriyet

Avrupa'ya Adım Atıyor 
Azerbaycan doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi'nin (TANAP) en önemli ayağını oluşturan 19 kilometrelik Marmara Denizi Geçişi için çalışmalara başlandı. Doğalgaz boruları, özel donanımlı gemi tarafından denizin dibine döşeniyor. TANAP'ın temeli 17 Mart 2015 tarihinde Kars'ta, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Azerbaycan ve Gürcistan cumhurbaşkanlarının katıldığı törende atıldı. Gürcistan sınırındaki Ardahan'dan başlayıp Türkiye'de 20 ilden geçerek Yunanistan sınırındaki Edirne'nin İpsala İlçesine kadar uzanacak 1.850 kilometrelik doğalgaz boru hattının en kritik ayağını oluşturan 19 kilometrelik Marmara Denizi Geçişi için çalışmalar başladı. Doğalgaz borularını denizin dibine indirmek için özel donanımlı bir gemi Çanakkale'nin Biga İlçesi'ne bağlı Kemer Köyü sahiline geldi. Panama bayraklı 32 bin 504 groston ağırlığında ve 153 metre uzunluğundaki boru döşeme gemisi 'Sapurakencana 1200' Kemer Köyü sahilinden doğalgaz borularını denizin dibine indirmeye başladı. Böylece, TANAP'ın karadan ilk deniz bağlantısı da başlamış oldu. 19 kilometrelik hatla Marmara Denizi'ni geçecek olan doğal gaz boru hattı Tekirdağ'a ulaştığında, Azeri doğalgazı da bir anlamda Avrupa'ya ayak basmış olacak. Ancak, Azeri doğalgazının nihai tüketim noktası olan Avrupa ülkelerine tam olarak ulaşması ise projenin üçüncü ayağını oluşturan ve uzunluğu yaklaşık 500 kilometre olan Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) tamamlandığında mümkün olacak.
Vatan

Bu Savaşa Çelik Gibi Yürek Şart 
Çin'in ABD'den hurda ithalatını yasaklamasının, bu ham maddeyi yoğun olarak kullanan Türk çelik sektörüne fiyat avantajı sağlaması öngörülüyor. Çin aralarında ABD'nin de yer aldığı ülkelerden hurdanın da içinde bulunduğu 24 tür katı atığın ithalatının yasaklanması kararını almış, bu gelişmenin iki ülke arasında 5 milyar dolara varan bir ticareti etkileyebileceği değerlendirmeleri yapılmıştı. Söz konusu gelişme, küresel ölçekte hurda fiyatlarının bundan nasıl etkileneceği ve ithal hurdayı yoğun olarak kullanan Türk çelik sektörüne fayda sağlayıp sağlamayacağı konularını gündeme getirdi. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan, bu tür yasaklamaların arkasında mutlaka politik bir irade bulunduğunu hatırlattı. Hurda çelik açısından Çin'de bu yıl 60 milyon tonluk kapasitenin devre dışı bırakıldığını belirten Yayan, "Söz konusu kapasiteler kapatılınca Çin'de 50 milyon tonluk bir hurda fazlalığı ortaya çıktı. Dolayısıyla Çin'in hurda ihtiyacı kalmadı. Çinliler ülkelerinde ortaya çıkan hurda fazlasını ihraç eder mi yoksa bunu kendi ülkelerinde ark ocaklı tesisler açmak ve ülke içinde değerlendirmek gibi tedbirler mi alırlar bunu göreceğiz" diye konuştu. Yayan, ABD'nin de benzer tedbirler aldığını ve birkaç hafta içinde ABD'nin, "Section 232" (ABD başkanına milli güvenliğin tehdit altında olması halinde ithalatı kısıtlama yetkisi veren yasa) çerçevesinde çelik ürünlerinin ithalatını sınırlayıcı tedbirler açıklamasının beklendiğini bildirdi. Yayan, Çin'de çelik tüketiminin 800 milyon tona yaklaştığına dikkati çekerek, "Bu tüketim bir süre sonra hurda üretimine dönüyor. Bunun 20-30 yıllık gibi süresi var. Yani Çin'in birikmiş bir hurda üretim potansiyeli bulunuyor. Dolayısıyla Çin'in hurdası artarsa bir kısım analistler bunu ihraç edeceklerini ve dünyada hurdanın ucuzlayacağını öngörüyor" diye konuştu.
Vatan

Konutta 'Sosyal' Dönüşüm 
Gayrimenkul sektörü temsilcileri özellikle İstanbul'un merkez ilçelerinde arsa fiyatlarının yüksek olmasından dolayı sosyal konut üretmenin neredeyse imkânsız olduğunu dile getiriyor. Markalı konut temsilcileri, orta gelir grubundaki vatandaşlara zaman zaman düzenledikleri kampanyalarla ulaşmayı amaçlıyor. Markalı konut üreticilerinin çatı kuruluşlarından biri olan Gayrimenkul ve Gayrimenkul YatırımOrtaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Feyzullah Yetgin, dernek olarak önümüzdeki dönemde sosyal sorumluluk projelerine ağırlık vereceklerini söyledi. Üye firmalarla öncelikli olarak şehit yakınları ve gaziler olmak üzere, konut ihtiyacı olan ancak yeterli parası olmayan vatandaşların konut sahibi olması için görüştüklerini anlatan Yetgin, "GYODER olarak, bu konuya hassasiyetle yaklaşıyoruz. Sosyal sorumluluk kapsamında markalı konut projelerinde yer alan konutlardan bir kısmını belirli kriterlere göre ihtiyaç sahiplerine indirimli olarak satmak için görüşmelerimiz devam ediyor. İstanbul merkezli 50'ye yakın üyemizin projeleri bir araya geldiğinde binden fazla daireyi sosyal konut gibi vatandaşlarımıza sunabiliriz. Elbette bu vatandaşlarımızın belirli kriterlere sahip olması gerekiyor" açıklamasında bulundu. Yetgin, GYODER olarak orta ve dar gelir gruplarına yönelik daha ucuz konut üretimi için arsa maliyetlerinin düşürülmesi konusunda da, kamu kurumları ile işbirliği içinde düzenlemeler yapılmasını görüştüklerini ifade etti.
Haber Türk

Altın Peşinde 
Türkiye'de altın özellikle son dönemde yatırımcısı kadar ekonomi yönetiminin de radarında. Öyle ki, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, hafta içinde yaptığı açıklamada Hazine'nin ilk altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası satışlarının 2-6 Ekim'de yapılacağını açıkladı. Bu sayede yastık altındaki 300 milyar TL değerindeki 2 bin 200 ton altının ekonomiye kazandırılmasının hedeflendiğini tekrarladı. Altın ekonomi yönetiminin de bu kadar radarına girince bazı kesimlerden 'altın fikirlerin' de gündeme geldiği ve hatta bazı projelerin enine boyuna tartışılmaya başlandığı ortaya çıktı. Bu projelerin son dönemde en ete kemiğe bürüneni ise gazeteci Abdurrahman Dilipak'ın, altın, gümüş gibi metalar karşılığı üretilecek sanal para olduğu öğrenildi. Borsa İstanbul ile yakın temasta olduğu bilinen hatta resmi olmasa da bazı projelerde danışmanlık veren Dilipak'ın birkaç yıldır üzerinde çalıştığı altın karşılığı sanal para için Borsa İstanbul Başkanı Himmet Karadağ ile görüştüğü ve Karadağ'ın projeye sıcak baktığı belirtiliyor. Karadağ ve Dilipak'ın geçtiğimiz günlerde söz konusu proje için, İstanbul Altın Rafinerisi Başkanı Özcan Halaç, Altın Borsası, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve çeşitli vakıflar ve iş dünyası temsilcileri ile ayrı ayrı bir araya gelip proje üzerine görüşüldüğü öğrenildi. Borsa İstanbul Yönetimi'nin bu projeye çok sıcak baktığı ifade edilirken, hükümet ile de görüşmelerin sürdüğü gelen bilgiler arasında.
Haber Türk

POLİTİKA
Son Uyarı Meclis'ten 
Bağımsızlık referandumu ısrarını sürdüren Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Lideri Mesud Barzani'ye son uyarı da Meclis'ten geldi. "Bölücü girişim, gayrimeşru oldubitti" diye nitelediği referandumu, "milli güvenlik için risk ve tehdit" kapsamına alarak, hükümete gerektiğinde sınır ötesi operasyon yetkisi veren Irak ve Suriye tezkeresi, dün olağanüstü toplanan Meclis'ten geçti. Hükümetin önceki günkü Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve Bakanlar Kurulu toplantılarında masaya getirdiği müdahale yöntemlerinden "askeri seçenek" ayağını oluşturan ve süresi 30 Ekim'de dolmasına karşın, bir ay öne çekilerek AK Parti, CHP ve MHP'nin desteğiyle kabul edilen tezkereye, DEAŞ ve PKK ile birlikte PYD-YPG de ilk kez eklenerek kayda geçirildi. Meclis'e geleceği duyurulan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, programının yoğunluğu nedeniyle görüşmeye katılamadı. Tezkerenin görüşmelerinde şu değerlendirmeler öne çıktı: Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli: Çok tehlikeli sonuçları beraberinde getirecek bir adımdır. Bölgedeki fay hatlarının yeniden ve güçlü bir şekilde aktive olmasına neden olacaktır. Zincirleme reaksiyonlara yol açabilecek bu sorumsuz adım bölgede önü alınamaz bir yangına neden olabilecektir. Bundan en büyük zararı ve acıyı da her zaman yanlarında olduğumuz kardeşimiz Kuzey Irak Kürt halkı çekecektir. Bu sorumsuz ve yanlış karar bölgeyi ateşe atacaktır. Şahsi siyasi ikbal uğruna yangına körükle gidilmektedir. Hele siyasi sınırların değişmesini sağlayacak bir adım çok daha büyük tehdit ve tehlikelerin önünü açacak, hatta küresel boyutta bir çatışma ortamına kapı aralayacaktır. İsrail dışında herkesin karşı çıktığı bu adım bir akıl tutulmasıdır. Bizim açımızdan her zaman yok hükmünde olacaktır, hiçbir kıymeti harbiyesi olmayacaktır. Tehdidi ortadan kaldırmaya yönelik bütün araç ve yöntemler masadadır. Bunların kullanılmasında en ufak bir tereddüt ortaya çıkmayacaktır. PKK'nın Suriye yapılanması olan PYD-YPG terör örgütü bugün Suriye sınırları boyunca bir siyasi oluşum peşindedir. Maalesef müttefikimiz ABD ve diğer ülkeler tarafından DEAŞ ile mücadele kılıfı altında, inanılmaz yardım ve destekler yapılmaktadır. Bu durum en kararlı şekilde muhataplarımıza en üst seviyede ifade ediliyor, sadece ifade etmek yetmez, aktif olarak arazide bu işgalleri ortadan kaldıracak adımları fiilen atmadığı sürece bu tehditlerin bertaraf edilmesi mümkün değildir, bunu da biliyor ve gereğini yapıyoruz." AK Parti İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır: Onlarla kurulan ilişki kaçak operasyon değil, Irak Anayasası'nın o bölgeye verdiği yetkiyle meşru bir ilişkidir. Ancak şimdi başka bir ilişkiye geçmeyelim diye dostça, son çabalarımızla bu ikazları yapıyoruz. Referandum yapılırsa o zaman Irak Anayasası'na aykırı hareket edilmiş olur, bu durumda da eskiden kurduğumuz ilişkileri sürdürmemiz söz konusu olmayacaktır. Irak'ın çoğulcu yapısı çok güzel bir mozaiktir ve ancak toprak bütünlüğü temelinde korunabilir. Etnik yapılanma sürecinin başlaması Irak'ın etnik ve mezhepsel çatışmaya sürüklenmesine yol açar, bu da terör örgütlerinin istediği noktaya gelinmesidir, bu ise büyük bir göç dalgasını da başlatabilir. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Kayserililer için, eşeği boyar babasına satar derler. Sizin kamuoyunda kopardığınız gürültünün tam karşılığı bu söz. Esip gürlüyorsunuz, bir damla bereketiniz yok. Cumhurbaşkanı, 'Barzani kadir kıymet bilmiyor' diyor, günaydın. Devlet işi kadir kıymetle mi yürütülür? Yine kandırıldık diyememiş de, kadir kıymet bilmiyor diyor. Bu, Molla Barzani'nin rüyası, bundan haberin yoksa siyaseti bırak git eşek boya, düzeltiyorum, ticaret yap. Kuzey Irak yönetiminden doğrudan petrol alarak bu referandumun sponsoru oldunuz. Kuzey Irak petrolünü İsrail'e satan şirketin Türk ortaklarını açıklayın. Askeri seçenek olamaz" diye konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Atay'a yanıt verirken, "Doğrusu, anasını boyayıp babasına satmaktır, ailesini korumak için, ama eşek fıkrası da var, Kayserili alnının teriyle ticaretini yapar, pazarlığı sever ama malı sattıktan sonra rahat uyur" dedi. HDP'li Filiz Kerestecioğlu da, Elitaş'a, "Bütün kadınlar adına bu sözü iade ediyorum, kadınlar satılık değildir" diyerek tepki gösterdi. Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli de, Altay'a, "Askeri operasyon için bu yetkiyi alıyoruz, bunu bilerek desteklemeniz gerekir" diye yanıt verdi, ardından da, "Hiç blöf, şaka yapmıyoruz, bunu bütün dünya gayet iyi biliyor" dedi.
Hürriyet

İlişkileri Sürdürme İmkanı Olmaz 
AK Parti İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır, Kuzey Irak'taki referandumun gerçekleşmesi durumunda Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin Irak anayasasını ihlal edeceğini belirterek, "Bölgesel yönetim referandumu yaparsa Irak Anayasası'na aykırı davranmış olacaktır ve Irak Anayasası'na aykırı davranırsa eskiden kurulan ilişkileri sürdürmenin imkanı olmayacaktır. Son bir kez daha çağrıda bulunmayı görev biliyoruz. Bu referandumdan vazgeçin iptal edin" dedi. Bozkır, Meclis'te tezkere görüşmelerinde yaptığı konuşmada şu mesajları verdi: Bölgesel yönetim referandumu yaparsa Irak anayasasına aykırı davranmış olacaktır ve Irak Anayasası'na aykırı davranırsa eskiden kurulan ilişkileri sürdürmenin imkanı olmayacaktır. Konu bundan ibarettir. Türkiye'nin Sünnilerle ilişki kurduğu, stratejilerini Sünnilere göre yaptığına, Şiilere göre programlarını değiştirdiğini de ifade etmiştir ki anlamakta güçlük çekiyorum. Irak'taki yönetim hangi mezhep olursa olsun Irak ile dost ilişkilerine özel önem vermiştir. Bu şekilde yaklaşım yer almamalıydı. Kerkük'te alınan kararla Kürdistan bayrağının da asılması kararı alınmıştır. Yanlış bir karar olmuştur. Alınan ilave kararlarla iş Irak anayasasının öngördüğü bir bölgenin de dışına taşan ve bir referandumla sonradan bu bölgenin bağımsızlığa gitmesine imkan sağlayacak durum ortaya çıkmıştır. Bunun kabul edilmesi mümkün değildir. Irak'taki güzel mozaik toprak bütünlüğü ile korunabilir. Irak'ın etnik ve mezhepsel bir çatışma ortamına sürüklenmesi terör örgütlerinin arzu etmesine güç kazanmasına yol açabilir. Bu sorun binlerce cana mal olabilir ve yeni bir kitlesel göç dalgası başlatabilir. Türkmen kardeşlerimizin durumu da yakından takip edilmekte ve endişe ile izlenmektedir. En olumsuz etkilenen kesimler Türkmenler olmuştur. Türkmenlere desteğimiz sürmektedir. Türkiye tutumunu net ve kesin şekilde ortaya koymuştur. Yoğun bir diplomasi trafiği sürdürerek tutum hakkında kararlı mesajlar verilmiştir. Türkiye anlatmaya devam etse de olumlu karşılık bulamamıştır, durumun vahameti sürmektedir. Bu nedenle MGK'da ve Bakanlar Kurulu'nda durum bütün yönleriyle ele alınmıştır. Dostumuz olarak gördüğümüz, iki tarafın da kazan kazan felsefesi ile yararlandığı bölgesel yönetime son bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Son bir kez daha çağrıda bulunmayı görev biliyoruz. Bu referandumdan vazgeçin iptal edin. Bu duygusallıkla götürülecek bir konu değildir. Daha büyük bir huzursuzluğa engel olunabilecektir. Siyasetin parametreleri içinde zaman vardır. Türkiye referandumun ertelenmesine de karşıdır. Doğru olan tamamen iptal edilmesi. Türkiye'nin Lozan Ankara anlaşmaları, 1946 ve 1983'teki anlaşmalar çerçevesinde koruması altındaki hakları da zarar görecektir. Türkiye buna asla müsaade etmeyecektir. Ülkemiz ikili anlaşmalar ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde her türlü tedbiri alacaktır.
Milliyet

SPOR 
Duvara Çarptık! 
CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası C Grubu ilk maçında Türkiye, Rusya'ya 3-1 yenildi. Filenin Sultanları, Olimpiyat, Dünya ve son Avrupa şampiyonu Rusya karşısında istenen oyunu sergileyemezken, 3. sette hakeme itiraz eden Antrenör Guidetti oyun dışına çıkarıldı. Birinci sette ay-yıldızlılar özellikle defansta beklenen performansı ortaya koyamadı. Kontrolü eline almayı başaran Rusya teknik molaları 8-6 ve 16-13 önde geçti. Sultanlar son oyunlarda rakibine direnmeye çalışsa da ilk seti 25-23 Rusya kazandı. İkinci set karşılıklı sayılarla sürdü. Neriman dörtten, Eda ikiden sayı üretince Türkiye molaları 8-5 ve 16-11 üstün tamamladı. Taktik servisler atarak oyun üstünlüğünü elinde tutan Sultanlar seti 25-20 kazandı ve skoru eşitledi. Üçüncü sette Rusya molaları 8-6 ve 16-10 önde geçerken, Türkiye Antrenörü Guidetti bu sette hakem tarafından kırmızı kart ile dışarı gönderildi. Sultanlar, 6 sayı geriden gelerek skoru 23-23'te eşitledi ancak sonunu getiremedi. Rusya bu seti 25-23 galip tamamlayarak tekrar öne geçti. Dördüncü sette Türkiye oyundan iyice düştü. Ay-yıldızlılar, Rusya karşısında fazla varlık gösteremedi. Ruslar molaları 8-2 ve 16-8 önde geçerken seti 25-20, maçı da 3-1 kazandı.
Milliyet

Yok Böyle Bir Derbi 
Kadıköy'de oynanan derbide kırmızı kart kasırgası esti. Her iki yarıda üst üste çıkan kartlar nedeniyle iki takım da maçı 9 kişiyle bitirirken, tam dokuz oyuncu da sarı kart gördü. Maçta ilk olarak Beşiktaş 10 kişi kaldı. Quaresma üç dakika içinde gördüğü iki sarı kartla atıldı. Maçın 41. dakikasında Valbuena'nın bileğine sert bir darbe indiren siyahbeyazlı futbolcu sarı kart gördü. Quaresma 43. dakikada ise Mehmet Ekici'ye sert bir müdahalede bulundu. Hakem Ali Palabıyık bu faülün ardından ikinci sarıdan kırmızıyla Portekizli yıldızı saha dışına gönderdi. Derbide atılan ikinci isim Luis Neto oldu. Beşiktaş'ın 45. dakikada hızlı gelişen kontratağında Cenk Tosun'u indiren Neto bariz gol şansını engellediği gerekçesiyle doğrudan kırmızı kartla atıldı. Üçüncü kırmızı kart Atiba'ya çıktı. Kanadalı futbolcu, Fenerbahçe'nin kazandığı ikinci penaltıda topa eliyle müdahale ettiği gerekçesiyle ikinci sarıdan kırmızıyla oyun dışı kaldı. Maç içinde oyundan atılan son isim İsmail Köybaşı'ydı. Oğuzhan'a kayarak tabanıyla sert bir darbe vuran İsmail direkt kırmızıyla atıldı. Ancak derbideki kırmızı kasırga bununla da bitmedi. Hakem Ali Palabıyık maçtan sonra yanına gelerek şiddetli itirazlarda bulunan Oğuzhan'a önce ikinci sarıyı, ardından da kırmızı kartını çıkardı. Beşiktaş'ta zorlu Trabzonspor maçı öncesi Quaresma, Atiba ve Oğuzhan cezalı duruma düştü. İlk 11'in değişmez isimleri olan yıldız oyuncular, Trabzonspor'a karşı forma giyemeyecek. Ligde önümüzdeki hafta Akhisar'la karşılaşacak olan Fenerbahçe'de ise Neto ve İsmail forma giyemeyecek. Neto 1, İsmail Köybaşı ise en az 2 maç ceza alacak.
Milliyet

Güneş'in Başı Belada 
Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki mücadeledeki gerilim, teknik adamlara sıçrarken Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, hakem Ali Palabıyık tarafından oyundan atıldı. Oldukça sinirli bir görüntü veren Güneş, 68. dakikada Pepe'nin Valbuena'ya yaptığı harekete verilen faul kararına katılmadı. Bu sırada siyah-beyazlı teknik adamın yakınında bulunan 4. hakem Yaşar Kemal Uğurlu, Şenol Güneş'in küfürlü sözlerini orta hakemine aktardı. Kenara kadar gelen Palabıyık, Şenol Güneş'e tribüne çıkmasını işaret etti. Beşiktaş Teknik Direktörü, bu karara şaşırarak nedenini sordu, bunun üzerine Güneş'e söyledikleri hatırlatıldı. Siyah-beyazlıların teknik patronu bu sefer daha da şaşırarak, "Ben mi? Hadi yaaa" sözleriyle Uğurlu'ya tepkisini artırdı. Beşiktaş Teknik Direktörü, bunun ardından Fenerbahçe taraftarının bulunduğu tribüne çıktı. Siyah-beyazlı teknik adamın çevresinde adeta bir koruma duvarı oluşturuldu. Şenol Güneş burada karşılaşmayı tamamladı. Takımı da yardımcısı Şeref Çiçek yönetti. Hakem raporlarının ardından Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na gönderilecek olan Güneş'in, Futbol Disiplin Talimatı'na göre 2 ila 5 maç soyunma odası ve yedek kulübesine giriş yasağı alması bekleniyor. Şenol Hoca ilk olarak Trabzonspor karşılaşmasında takımını yalnız bırakacak.
Milliyet

Kadikoy'de Güneş Açtı 
Fenerbahçe yeni, Beşiktaş ise oturmuş bir takım. Bu yüzden siyah- beyazlılardan çok sarı-lacivertli takımın kadrosu ve oyunu belirleyici olacaktı. Ev sahibi Janssen ile önde baskı yaparken orta sahadaki isimler ile topu tuttu. Hemen arkadaki Souza ve Ozan da sürekli yardıma gelip kademeye girdi. Bu nedenle Beşiktaş istediği oyunu kuramıyordu. Tempo tam düşmeye başlayıp Beşiktaş'ın istediği oyuna dönmek üzereyken sarılacivertliler penaltı kazandı. Medel'in, Janssen'i düşürmesi sonrası kazanılan penaltıyı, Giuliano gole çevirdi: 1-0 Bu golden sonra tansiyon arttı. İki dakika içinde iki sarı kart gören Quaresma 42'de oyun dışı kaldı. Giuliano'nun ilk yarının son anlarında kaptırdığı topta Neto, Cenk Tosun'u düşürmek zorunda kaldı ve kırmızı kart gördü. İkinci yarı taktiksel birçok değişiklik yaptı iki takım da. Gole ihtiyacı olan taraf Beşiktaş bu bölümde daha etkiliydi. 61'de Negredo'nun golü ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. 65'te Cenk'in kafasını Kameni dışarı çeldi ve gol izni vermedi. 76'da ise inanılmaz bir pozisyon yaşandı. Alper'in içeri çevirdiği topta Ozan, bomboş kale yerine topu direğe gönderdi. 86'da Atiba'nın elle müdahalesi sonrası kazanılan penaltıyı Janssen gole çevirdi. Atiba da kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Golün anonsu yapılırken Beşiktaş, Babel'in golü ile farkı indirdi: 2-1. Bu golden saniyeler sonra bu sefer İsmail kırmızı gördü. İki takım da 9 kişiydi. Beşiktaş beraberlik için yükleniyor sarı-lacivertliler ise buna karşılık sonucu korumayı başarıyordu. Bu sonuçla Fenerbahçe için lig yeni başlamış oldu.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme