25 Eylül 2017 Pazartesi

25.09.2017 Genel Gündem



25.09.2017
GÜNDEM

Uyum Yasaları İçin Hazırlık Son Aşamada 
16 Nisan referandumuyla kabul edilen anayasa değişikliğine paralel olarak yasalarda bir dizi değişiklik yapması gereken hükümet, "uyum yasaları" çalışmalarında son aşamaya geldi. Seçim barajı ve benzeri temel düzenlemeler üzerindeki tartışmalar sürerken, bazı düzenlemelerde ise ilerleme kaydedildi. Yapılacak değişikliklerin bir bölümünün 2019'da yapılacak yerel seçimde de uygulanmasını isteyen hükümet, seçimden en az 1 yıl önce düzenlemelerin yasalaşması gerektiği için Mart 2018 öncesinde adım atmayı tasarlıyor. Ağırlıklı olarak İçişleri ve Adalet Bakanlıklarının yürüttüğü çalışmalarda bazı düzenlemeler konusunda olgunluk aşamasına gelindi. Bazı düzenlemeler için seçenekler oluşturuldu. Siyasi karar gerektiren bazı düzenlemeler için de kısa zamanda adım atılacağı belirtildi.
Milliyet


Abd'de Tutuklanan Türkleri Ziyaret 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mayıs ayındaki Washington ziyareti sırasında, Türkiye'nin ABD Büyükelçiliği önünde yaşanan kavgaya karıştığı gerekçesiyle tutuklanan Sinan Narin ve Eyüp Yıldırım'ı ziyaret etti. Çavuşoğlu, sosyal medya platformu twitter üzerinden yaptığı açıklamada, "Washington'da yargılanması devam eden Sinan Narin ve Eyüp Yıldırım kardeşlerimizi ziyaret ederek, milletimizin sevgi ve selamlarını ilettik" ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu, Narin ve Yıldırım ile ayrı ayrı çekilen iki fotoğrafını twitter hesabı üzerinden paylaştı. Narin ve Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mayıs ayındaki Washington ziyareti sırasında, Türk Büyükelçiliği önünde çıkan kavgaya karıştığı gerekçesiyle tutuklanmıştı. Aynı dava kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 15 koruması hakkında da tutuklama kararı bulunuyor. Olaylarda Kasım Mollaoğlu adlı PKK/PYD sempatizanı, Türk vatandaşı Alp Kenan Dereci'yi başından yaralamış ve olay yerinden kaçmıştı. Aynı kişi, Erdoğan'ın geçen hafta New York ziyaretindeki bir konuşmasında da olay çıkararak polis tarafından gözaltına alınmış, daha sonra serbest bırakılmıştı. Sinan Narin'in ön duruşması 16 Haziran, Eyüp Yıldırım'ın ön duruşması ise New Jersey'den transferini takiben 30 Haziran'da sonuçlanmış ve mahkeme her iki vatandaşın da tutukluluk hallerinin devamına karar vermişti. 7 Eylül'de prosedürel nitelikteki duruşmada, savcılık ve savunma makamının anlaşmaya varıp varmadığının ele alınacağı müteakip duruşmanın 10 Ekim'de yapılması karara bağlanmıştı. Taraflar arasında anlaşmaya varılamaması halinde, esasa ilişkin jürili bir sonraki duruşmanın Ocak ayında gerçekleşebileceği belirtiliyor. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, avukatların girişimleri sonucunda Yıldırım'ın daha iyi koşullara sahip Central Treatment Facility'e transferinin sağlandığını, Narin'in de aynı merkeze transferi için girişimlerin devam ettiğini bildirdi. Narin ve Yıldırım, tutuklandıkları dönemden bu yana konsolosluk yetkilileri ve avukatları tarafından düzenli ziyaret ediliyor.
Vatan

DÜNYA 
Alman Siyaseti Değişiyor 
Almanya'da dün yapılan genel seçimden sandık çıkış anketlerine göre Şansölye Angela Merkel'in liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU) birinci çıktı. Almanya'da yaklaşık 61,5 milyon seçmenin oy kullandığı genel seçimlerin ardından ilk sandık çıkış anketine göre CDU ve Bavyera eyaletindeki kardeş parti konumundaki Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) toplam yüzde 32.9 oranında oy aldı. Martin Schulz liderliğindeki koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 20.08'de kaldı. Koalisyon hükümetinde yer alan CDU/CSU ile SPD, 2013'te yapılan son seçimlere göre oy kaybetti. CDU/ CSU'nun oylarında yüzde 9 oranında düşüş oldu. SPD ise İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra en düşük oyunu aldı. Dört yıl önce, kuruluşundan hemen sonra yapılan genel seçimlerde yüzde 5'lik baraja takılan aşırı sağcı popülist Almanya için Alternatif (AfD) ve Hür Demokrat Parti'nin (FDP) oy oranlarını önemli ölçüde artırarak bu kez meclise girdiği görülüyor. Sandık çıkış anketlere göre, AfD yüzde 13.1 ile üçüncü olarak ilk kez mecliste yer alacak. FDP de yüzde 10.5 ile dördüncü parti olacak ve yeniden meclise girecek. Yeşiller yüzde 8.9 ile beşinci sırada yer alırken, Sol Parti de yüzde 8.9 oy oranına ulaşarak meclise girdi. İlk sonuçlara göre mecliste, CDU/CSU 218, SPD 138, AfD 87, FDP 70, Yeşiller 59, Sol Parti ise 59 koltuğun sahibi oldu. Almanya Şansölyesi Angela Merkel seçim sonrası yaptığı ilk açıklamada daha iyi bir sonuç elde etmeyi umduğunu söyledi. Berlin'de partililere seslenen Merkel, yine de lideri olduğu Hristiyan Demokrat Birlik'in Almanya'yı yönetmek için seçmenden yetki aldığını ve sorumluluğunu yerine getireceğini belirtti. Özgür ve adil bir Almanya için çalışacağını vurgulayan Merkel, yasadışı göçle yasal yollarla mücadele için çaba harcayacağını kaydetti. Bu sonuçlara göre Merkel'in liderliğindeki CDU/CSU'nun koalisyona gitmesi gerekiyor. Ancak önceki seçimde gerçekleşen 'büyük koalisyon' gerçekleşmeyecek. Zira seçim sonuçlarının ardından SPD Genel Başkanı Martin Schulz, partisine muhalefette liderlik edeceğini söyledi. Schulz başkent Berlin'deki SPD Genel Merkezi'nde yaptığı açıklamada, iktidar ortağı olarak girdikleri genel seçimleri kaybettiklerini belirterek, "Bugün sosyal demokrasi için zor ve acı bir gün. Seçim hedefimizi kaçırdık." dedi. Schulz, kendilerine oy veren seçmenlere teşekkür ederek, "Partinin başında kalıp Sosyal Demokrat Partiye muhalefette liderlik edeceğim" ifadesini kullandı. SPD Genel Başkan Yardımcısı Manuela Schwesig de ağır bir yenilgi aldıklarını kabul etti ve sonucun büyük koalisyonun sonu anlamına geldiğini söyledi. Oy oranında ciddi düşüş olan SPD'nin koalisyondan ayrılma kararı alması bekleniyordu. Öte yandan bu durum aşırı sağcı AfD'nin ana muhalefet partisi olma ihtimalini de ortadan kaldırdı. Zira büyük koalisyonun oluşması durumunda AfD mecliste en büyük muhalefet partisi haline gelecekti. Koalisyonlar ülkesi olan Almanya'da hükümeti tek başına kurabilmek için, bir partinin tüm diğer partilerin toplam oy oranından fazla oy almış olması gerekiyor. 2013 yılında yapılan seçimler sonrası hükümet kurma görüşmeleri 3 ay sürmüştü. Bu seçimde de benzer bir sürecin yaşanabileceği öngörülüyor.
Milliyet

Katalonya'da Oy Pusulaları Dağıtıldı 
İspanya'nın Barselona kentinde binlerce kişi yaklaşan Katalonya bağımsızlık referandumu öncesi protesto gösterisi düzenledi. Gösteriye katılanlar "Biz oy vereceğiz!" sloganını kullanırken, referandum taraftarları, bölgedeki polis sayısının artışına ise yuhalayarak tepki gösterdi. İddiaya göre ayrılıkçı gruplar referandumda kullanılmak üzere oy pusulalarının dağıtımına başladı. Savcılar, cumartesi günü Katalan polis teşkilatı ve yerel "Mossos d'Esquadra" birliklerinin geçici olarak Madrid merkezli İçişleri Bakanlığından emir almaları yönünde talimat vermiş, 1 Ekim'de düzenlenecek referandumu durdurma amaçlı bir önlem olarak son günlerde milyonlarca oy pusulasına da el koymuştu.
Milliyet

Ortadoğu İçin Kritik 
Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, bağımsızlık referandumuna saatler kala kabul ettiği BM Genel Sekreteri'nin Irak özel temsilcisi Jan Kubis'e, "Halkımız kararını verdi ve kararından dönmeyecek. 25 Eylül'de referendum yapılacak" dedi. Barzani, biraz önce canlı yayında yaptığı açıklamada ise, "referanduma gidiyoruz" dedi. Hemen ardından tüm gözler basın açıklamasına çevrildi. Barzani nihai kararın verildiğini referandumun gerçekleşeceğini kaydederek, "Halepçe'de katledildik, Ezidi Kürtleri yakın zamanda katledildi. Katliam kültürünün parçası olmayacağız" dedi "Bağdat' a 1-2 yıl gereken zamanı vermeye hazırız. Asla başarısız ortaklığı görüşmek üzere Bağdat'a geri gitmeyeceğiz. Bundan sonra Bağdat ile o diyalogumuz iki iyi komşu olmak esasında olacak" ifadelerini kullanan Barzani, bundan sonra kendilerini uzun bir sürecin beklediğini, referandumun bunun sadece ilk adımı olduğunu belirterek Bağdat ile askeri ortaklıkların da devam edeceğini kaydetti. Referandumdan çıkacak sonucun Türkiye'nin ulusal güvenliğine bir tehdit olmayacağını söyleyen Barzani, hem Türkiye'ye hem de İran'a seslenerek "Biz dostuz. Bölgede istikrarı birlikte sağlayabiliriz" mesajı verdi. Basın toplantısında Türkiye'nin olası yaptırımları karşısında nasıl bir strateji izleyecekleri sorulan Barzani bu soruya ise "Bekleyelim ve görelim" şeklinde cevap verdi.
Vatan


'Dengesiz Megaloman' 
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait B-1B bombardıman uçakları Kuzey Kore'nin doğu sınırının bitişiğindeki askerlerden arındırılmış bölgenin çok yakınından geçerek Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'a gözdağı verdi. B-1B bombardıman uçakları, avcı uçaklarının eşliğinde son zamanlarda askerlerden arındırılmış bölgeye bu yüzyıl içerisinde hiç yaklaşmadıkları kadar yaklaşarak, Kuzey Kore'nin doğusundaki sınır sularının üzerinden uçuş gerçekleştirdi. Uçuşun ABD'nin askeri imkanlarını gösterme amacıyla yapıldığı belirtildi. Pentagon, konuyla ilgili açıklamasında söz konusu eylemlerin 'ABD Başkanı Donald Trump'ın elinde her türlü tehditle baş etmek için birçok askeri seçeneğinin bulunduğuna dair net bir sinyal' olduklarını kaydetti. Açıklamada, "ABD'yi ve müttefiklerimizi savunmak için askeri imkanlarımızın her türlüsünü kullanmaya hazırız" ifadelerine yer verildi.
Vatan

Trump'tan Diz Çöken Sporculara Ağır Küfür 
ABD'de her yıl şampiyonluk ipini göğüsleyen NBA takımı, Beyaz Saray'da Başkan tarafından kabul ediliyordu. Ta ki Trump seçilene kadar... NBA şampiyonu Golden State Warriors takımı, şampiyonluğu kutlama amaçlı olan Beyaz Saray davetini geri çevirdi. Warriors takımının yıldız oyuncusu Stephen Curry'nin de, Beyaz Saray'a olan davete katılmak istemediğini söylemesi üzerine, Başkan Trump basketbol takımına olan davetini geri çekti. Curry, takımının başkanın davetini geri çevirerek değişime ilham olabileceği yorumunda bulundu. Cuma günü Beyaz Saray'a 'Gitmek istemiyorum' diyen Curry, böylece takım oyuncularının, Trump'ın söylemlerini desteklemediklerini göstermiş olacaklarını da sözlerine ekledi. Trump bu açıklamalar karşısında Twitter üzerinden Golden State Warriors takımına olan davetini geri çektiğini belirtti, 'Beyaz Saray'a davet edilmek bir onurdur' diye de tepkisini gösterdi.
Vatan

Aşırı Sağ Depremi 
Almanya'da halk, 19'uncu dönem Federal Meclis'i (Bundestag) belirlemek üzere dün sandık başına gitti. Oy verme işlemenin bitmesiyle birlikte yayınlanan sandık çıkış anketlerine göre; Başbakan Angela Merkel'in (63) liderliğini üstlendiği muhafazakâr Hıristiyan Birlik partileri (CDU/ CSU) ciddi kayıp yaşayarak yüzde 32.9 oy aldı. Ancak bu sonuca karşın Alman halkı Merkel'e Başbakanlık koltuğundaki dördüncü dönemi için vize vermiş oldu. Resmi olmayan sonuçlara göre; Martin Schulz (61) başkanlığındaki mevcut koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise II. Dünya Savaşı sonrası en düşük seviyesinde seyrederek, yüzde 20.6'da kaldı. Avrupa Parlamentosu eski Başkanı Schulz, adaylığını açıkladığı Ocak ayı başındaki olumlu havadan yararlanamadı. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), yüzde 13 oy almasına karşın ilk kez Parlameto'ya girmeyi başardığı için "seçimin galibi" olarak nitelendiriliyor. Seçim barajının yüzde 5 olduğu Almanya'da Bundestag'da yer alacak diğer dört parti ve oy oranları ise şöyle: Liberal saflardaki Hür Demokratik Parti (FDP) yüzde 10.6, çevreci Yeşiller yüzde 8.9 ve Sol Parti yüzde 9.1. Resmi olmayan sonuçlara göre; partilerin Parlamento'daki milletvekili dağılımları da şöyle: Hıristiyan Demokratlar 239, Sosyal Demokratlar, 150, Almanya için Alternatif 93, Hür Demokratik Parti 77, Sol Parti 66 ve Yeşiller 65.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,4924-3,4982
Euro: Euro 4,1743-4,1826
Sterlin: 4,7139-4,7289
Gram Altın: 145,6134-146,9520

30 Milyar Lira Destek Yağacak 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ihracatı artırmaya yönelik yeni destekleri ve teşvikleri Milliyet'e anlattı. Türkiye'de yatırımı artırmak için dünyanın en iddialı teşviklerinin verildiğini belirten Zeybekci, 3 alanda 30 milyar liralık yeni yatırım desteği geleceğini açıkladı. Bu alanları petro - kimya, sağlık teknolojileri ve yenilenebilir enerji teknolojileri olarak sıralayan Zeybekci New York'ta Milliyet'in sorularına şu yanıtları verdi: ¦ (Büyümenin devamı için neler yapılacak?) "Büyümede bizi mutlu eden, birinci yarıdaki büyümenin yüzde 3'lük bölümü ihracattan, yani üretimden geliyor. Geçen sene, darbe girişimine rağmen, yatırım teşvikleri, üretim, ihracat teşvikleri ile ilgili reel sektörün istediği her şeyi yaptık. Bizim istediğimiz, kesintisiz bir şekilde büyümenin üretim ve ihracat ağırlıklı olması. ¦ Dünyanın en iddialı yatırım teşvikine sahibiz. İhracatla ilgili önümüzdeki süreçte daha güçlü destekler açıklanacak. Çok önemli projeler var. Yaklaşık 30 milyar TL. Bunu da kısa zamanda, ekim ayı, bunların belgelerini düzenleyip yatırıma dönüşmesini sağlayacağız. Bunlar petro - kimya, sağlık teknolojileri ve yenilenebilir enerji teknolojisi alanında. ¦ Önümüzdeki 10 yılda şu anki enerji üretimimizi 2 katına çıkaracağız. Yaklaşık 100 milyar dolar yenilenebilir enerji yatırımı yaparken, teknoloji ithal edip yatırım yapan ülke olmak istemiyoruz. Bunun yerli üretimi gerçekleşmeli. Bu alanda üretim yapana büyük destek veriyoruz. ¦ Özellikle güneş ve rüzgâr teknolojisinin yerli üretimini artırmaya devam edeceğiz. Bu iki alanda önümüzdeki sene yüzde 70 - 80 yerlilik oranı yakalayacağız. Yerlilik oranını artırarak 3 - 4 milyar kazanmamız çok önemli. ¦ Sağlık teknolojisine en önemli yatırım yapan ülke, Türkiye. O kadar hastane yaparken bu hastanelerin tıbbi cihazları ve teçhizatlarını ithal edelim demeyeceğiz, Türkiye'de üretilenini destekleyeceğiz. Kalp kapakçığından ilaç teknolojilerine kadar proje bazlı yatırım teşvik fonuyla destekliyoruz. ABD ve bazı müttefiklerimiz bu alanda yüksek teknolojiye sahip. 'Gelin, Türkiye'de üretelim' diyoruz. 'Türkiye'yi bölgede yatırım üssü yapalım' diyoruz. Olmazsa, Türkiye kendi çözümünü üretir.

Parlak Projeleri Kitle Fonlayacak 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Torba Yasa'da yer alan, başta teknoloji odaklı olmak üzere tüm sektörlerle ilgili projesi olan ancak kaynağı bulunmayan girişimcilere finansman sağlayacak 'kitle fonlaması'nın çok yakında hayata geçeceğini bildirdi. AA'ya konuşan Şimşek sistemle tecrübe sahibi ve tecrübesiz yatırımcıların bir araya getirileceğini belirterek, yatırım ortamından uzak duran kitlenin tasarruflarının yatırıma yönlendirilmesinin amaçlandığını vurguladı. Kitle fonlaması sistemini öncelikle finansman zincirinin ilk halkasını teşkil eden çekirdek aşamadaki proje sahiplerinin ve girişim şirketlerinin kullanmasını öngördüklerini ifade eden Şimşek, yapılacak ikincil düzenlemelerle proje ya da girişim ile yatırımcı bazında sınıflandırmaya gidileceğini kaydetti. Şimşek, girişimciler için finansman maliyetlerinin büyük önem arz ettiğini dile getirerek, "Kitle fonlaması faaliyetine katılacak kişilerin halka açık ortaklıklar, halka arz, izahname ve ihraç belgesi düzenleme yükümlülükleri kapsamından muaf tutulması planlanmakta" dedi. Bu faaliyetin Sermaye Piyasası Kurulu'nca (SPK) kurulmasına izin verilecek 'kitle fonlaması platformları' aracılığıyla gerçekleşeceğine dikkati çeken Şimşek, şu bilgileri paylaştı: "Bu platformların temel işlevi girişimcilerle fon sağlayıcıları elektronik ortamda buluşturmak olacak. Proje fikirlerine platform üzerinde yer verilecek, katılmak isteyen fon sağlayıcılara yazılı ve görsel bilgiler sunulacak, paranın ne şekilde yatırılacağı duyurulacak. Toplanması beklenen fon tutarının tamamlanmasından sonra ilgili şirkete paranın aktarılması sağlanacak. Platformların kuruluşlarına, ortaklarına, pay devirlerine, çalışanlarına, her bir fon sağlayıcısı tarafından yatırılabilecek veya proje sahipleri ile girişim şirketleri tarafından toplanabilecek paranın azami limitine ve faaliyetleri sırasında uymaları gereken diğer ilke ve esaslara ilişkin hususlar SPK tarafından belirlenecek. Platform kurucuları için ilk aşamada daha önceden SPK tarafından yetkilendirilmiş bazı sermaye piyasası kurumlarına izin verilmesi tasarlanıyor."
Milliyet

Referandum Piyasayı Nasıl Etkileyecek? 
Bugün Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Irak'tan ayrılıp ayrılmayacağına dair bağımsızlık referandumu yapılacak. (Yoksa yapılmayacak mı?) Bu yazı yazıldığı sıralarda henüz da herhangi bir erteleme haberi gelmemişti. (Bu noktadan sonra Barzani cephesinden iptal değil, olsa olsa erteleme gelebilirdi) Geçtiğimiz haftanın son gününde yapılan MGK toplantısından sonra yapılan açıklamada, "IKBY'nin 25 Eylül tarihinde düzenleyeceğini açıkladığı referandumun gayrimeşru niteliği ve kabul edilemezliği bir kez daha belirtilmiştir" denilmiş. Devamında "IKBY yönetimi, vakit varken referandum kararından vazgeçmeye davet edilmiştir. Bu takdirde, Irak merkezi hükümeti ile IKBY arasındaki meselelerin görüşmeler yoluyla ve anayasal temelde çözüme kavuşturulması için Türkiye'nin elinden gelen katkıyı yapmaya hazır olduğu kaydedilmiştir" denilen bildiri, "Tüm ikazlarımıza rağmen bu referandumun yapılması halinde Türkiye, ikili ve uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını mahfuz tutar" söylemiyle olası müdahalelerin önünü açmış görünüyor. Ancak askeri bir müdahale her ne kadar masada olsa da, yapılması durumunda soruna nasıl bir çözüm getirecek. Ankara anlaşması sınırlı müdahale imkanı tanırken, başka bir ülkenin topraklarında yapılacak bir referanduma o ülkenin anayasası izin verirken, bizim müdahalemiz ne denli uluslararası kamuoyundan destek bulacak.
Vatan

Boeing 'Türk'leşecek 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Boeing ile gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin, "Boeing tedarik zincirine uygun Türk şirketleri yaratmak, Boeing'i Türk haline getirmek. Bizim sadece Boeing uçak serilerini yapan değil, o teknoloji, kültür, anlayış ve Ar-Ge ile tedarik zincirinin ayrılmaz parçası haline gelebilecek Türk şirketleri üretmemiz lazım. Bu konuda onlarla uzlaştık" dedi. Bakan Zeybekci, New York'ta Türkiye Ticaret Merkezi (TTM) açılışının ardından basın mensupları ile bir araya gelerek soruları yanıtladı. Zeybekci, Boeing ile gerçekleştirilen görüşmelere yönelik değerlendirmelerde bulunarak, şunları söyledi: "Boeing'in bir görüşme talebi vardı. Boeing tedarik zincirine uygun Türk şirketleri yaratmak, Boeing'i Türk haline getirmek. Tabii ki uçak üreticisi olarak değil. Boeing'den tüketici olarak sadece uçak almak değil, eğitim alanında, bakım teknolojileri alanında, bazı parçaların yapılması anlamında, koltuk, gövde gibi iç donatıları anlamında her şeyine talibiz. Onlara dedik ki bize net olarak, somut, önümüzdeki 2-3 yılla ilgili bir yol haritası oluşturalım. Bizim, sadece Boeing uçak serilerini yapan değil, o teknoloji, kültür, anlayış ve Ar-Ge ile tedarik zincirinin ayrılmaz parçası haline gelebilecek Türk şirketleri üretmemiz lazım. Bu konuda onlarla uzlaştık. Bu konudaki şu andaki hedef de 150-160 milyon dolar civarında Boeing'e yapılan ihracatı, 500 milyona doğru çıkarmamız. Alıcı olarak ilk 10'lar seviyelerindeyiz. Şirketleri, bizim standartlarımızı geçebilecek hale getireceğiz, onlardan ürün alır hale getireceğiz. Şimdi koordine olamıyoruz. Bizim sıkıntımız, satın alan elimizle, bunları çabalayan elimizin birbirinden haberi yok."
Vatan

7 Milyar Dolarlık Referandum 
Türkiye'nin en önemli gündem maddesi şu anda Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) yapılması planlanan referandum. Hükümet, alınan referandum kararının yanlış olduğunu, karardan vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Geçen hafta cuma günü önce Milli Güvenlik Kurulu, arkasından Bakanlar Kurulu toplandı. Referandum kararından vazgeçilmesi en sert şekilde ifade edildi. Cumartesi günü ise TBMM Genel Kurulu, Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda hükümete verilen yetkinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresini görüşmek üzere olağanüstü toplandı. Siyasi alanda referandum öncesinde IKBY'ye gerekli uyarılar yapılırken, Irak'a 2015'te 8.3 milyar dolar, 2016'da 7.2 milyar dolar, 2017'nin ilk 8 ayında ise 5.5 milyar dolar ihracat gerçekleştiren iş dünyası da konuyu yakından takip ediyor. Son yıllarda Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ilk 5 ülke arasında Irak'ın yer aldığını söyleyen iş dünyası temsilcileri, yapılan ihracatın büyük bölümünün IKBY yönetimindeki Kuzey Irak'tan geçtiğini, bu anlamda referandum ve sonraki süreçte daha olumsuz bir tablonun ortaya çıkması durumunda ihracatın durma noktasına gelebileceğini söyledi. Ancak iş dünyası temsilcileri ihracatın durması halinde asıl kaybedenin Kuzey Irak yönetimi ve bölge halkı olacağını dile getirdi. Türkiye'den Irak'a 2017'nin ilk 8 ayında en çok ihracat 1.1 milyar dolar ile hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri alanında yapılırken, ikinci sırada 589 milyon dolar ile mücevher sektörü, üçüncü sırada 548 milyon dolar ile kimya sektörü, dördüncü sırada ise 465 milyon dolar ile hazır giyim ve konfeksiyon yer aldı. Yaşanan süreçten işadamlarının ve ihracatçıların etkilendiğini dile getiren Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, "Biz ne kadar zarar görürsek, onlar daha fazla zarar görecektir. 200 ülkeye ihracat yapıyoruz. Açığı bir şekilde kapatabiliriz ama onların ürün bulması çok zorlaşacak" dedi. Yaşanan olumsuzluklardan dolayı geçen hafta 100 TIR gitmesi gerekirken, 75 tane gönderebildiklerini belirten Mete, "Gelecek hafta ise 200 TIR gidecek. Şu an ne olacağı belli değil. Kürt Bölgesi transit ticaret için önemli bir noktaydı. Böyle devam ederse bu önemlerini kaybederler" diye konuştu.
Hürriyet

POLİTİKA
  Bu Referandum Yok Hükmündedir 
Başbakan Binali Yıldırım, Kuzey Irak'ta bugün yapılacak referandumun ardından yaşanacak gelişmelerden IKBY'nin sorumlu olacağını ifade ederek, "Referandum gayri meşrudur, yok hükmündedir. Referandum sonrası yaşanacak muhtemel gelişmelerden, bu referanduma tek başına, halkına danışmadan karar veren, dünyada bütün milletlerin karşı çıktığı, BM'nin de karşı olmasına rağmen bu referandumda inat eden Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi birinci derecede sorumlu olacaktır. Referandum nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bunun hesabını Kürtlerden, Araplardan, Türkmenlerden değil, bu yanlışta ısrar edenlerden soracağız" dedi. Yıldırım, Mamak Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Mamak 6. Olağan İlçe Kongresi'nde, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Mamak'ın 10 şehit verdiğini hatırlatarak tüm şehitlere Allah'tan rahmet diledi. Yıldırım, şu mesajları verdi: Irak ve Suriye tezkereleri CHP ve MHP gruplarının desteğiyle Meclis'te kabul edildi. Böylece Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda hükümetimize Meclisimiz bir yıl daha yetki verdi. 2023'e giderken, Cumhuriyetimizin 100. yılına doğru giderken, Türkiye'nin içerisinde bulunduğu coğrafya çok önemli bir süreçten geçiyor. Siyasi çalkantılar, terör, dış güçlerin nüfuz hamleleriyle bölgemiz karşı karşıya. Etnik ve mezhepsel çatışmalar, derin siyasal ve toplumsal çatlaklar oluşturuyor. Üzülerek ifade ediyorum ki müttefik bazı ülkelerin geçici siyasal çözümler ve kısa vadeli çıkarları adına iş tuttukları, destek verdikleri terör örgütleri Türkiye'nin milli güvenliği için tehdit oluşturuyor. Bu terör örgütleri yalnızca bugün için değil, gelecekte de yeni çatışma alanları oluşmasını hazırlayacak tehlikeli girişimler içindeler. Kuzey Irak'ta yarın (bugün gerçekleştirilecek referandum gayri meşrudur, yok hükmündedir. Referandum sonrası yaşanacak muhtemel gelişmelerden, bu referanduma tek başına, halkına danışmadan karar veren, dünyada bütün milletlerin karşı çıktığı, BM'nin de karşı olmasına rağmen bu referandumda inat eden Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi birinci derecede sorumlu olacaktır. Bu referandum, merkezi Irak yönetimi ile Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi arasındaki hiçbir meseleyi çözmeyecek. Bu referandum, bölgede var olan istikrarsızlığı, otorite boşluğunu ve kaosu daha fazla körükleyecek ve bunun bedelini orada yaşayan insanlar ödeyecek. Belirli insanların, yöneticilerin hırsı, uçuk hayalleri yüzünden o bölge insanına, Kürt kardeşlerimize bu zulmü reva görenler, elbette bunun hesabını kendi halklarına başta olmak üzere, bu işe karşı çıkan herkese vereceklerdir. Onun için bu işlerin çözüm yolu; tek taraflı ve hiçbir şekilde ikazlara kulak asmadan gayri meşru bir referandum kararı değildir. Bu işin yolu oturup konuşmaktır. Sorunları suhuletle ele almaktır. HESABINI SORACAĞIZ: Türkiye başından beri yapıcı oldu, Irak'ın kuzeyindeki Kürtlerin mağdur olmaması için her türlü desteği sağladı. Bu bölgedeki yöneticilerin bu yaklaşımı anlamadı ve takdir etmedi ama şunu iyi bilsinler ki biz bölgenin istikrarı için, bölgede yaşayan ve otorite boşluğundan büyük sıkıntılar çeken oradaki insanlara yardım elimizi uzatmaya devam edeceğiz. Bu referandum nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bunun hesabını Kürtlerden, Araplardan, Türkmenlerden değil, bu yanlışta ısrar edenlerden soracağız.
Milliyet

'Felaketlere Sebep Olacak' 
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) yapmayı planladığı bağımsızlık referandumunun iptal edilmesi gerektiğini söyledi. Yozgat'ta partisinin Çayıralan ilçe kongresine katılan Bozdağ, özetle şöyle konuştu: "Sadece Türkiye'nin milli güvenliğine karşı değil aynı zamanda Irak'ın toprak bütünlüğüne, siyasal birliğine, egemenliğine ve milli güvenliğine karış da doğrudan bir tehdittir. İran'ın milli güvenliğine de doğrudan bir tehdittir. Pek çok ülkenin savunmasını, ülke bütünlüğünü ve milli güvenliğini yakından ilgilendiren böylesine önemli bir hadiseyi kimse Türkiye'den görmemesini, duymamasını bekleyemez. Türkiye, böylesi gelişme karşısında asla kayıtsız kalamaz." "Bu karar meşru bir karar değildir, gayrimeşru bir karardır. Barzani, aldığı referandum kararıyla ateşle oynamaktadır. Eğer bu referandumdan vazgeçilmezse önce bu ateş, eline alan Barzani'yi ve bu ateşi eline almasına destek olan çevreleri yakacak. Bu referandum kararından en büyük zararı bölgede yaşayanlar görecek. Türkiye Cumhuriyeti devleti referandumun iptalini istemektedir, ertelenmesini değil. Ertelemek demek ilerki bir tarihte yeniden yapılmasına rıza demektir. Bizim bu referandumun ilerki bir tarihe yapılmasına da rızamız yoktur. Referandumun tekrarlanmamak kaydıyla iptalini talep ediyoruz çünkü böylesi bir referandum, bugün de yarın da ilerki bir tarihte de bölgede çok büyük sıkıntılara, önü alınmaz yangınlara, felaketlere sebep olacak bir referandumdur."
Vatan

İstanbul İçin 'Başkan' Toplantısı 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'la birlikte Sütlüce'deki AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'na gitti. Erdoğan ve beraberindekileri AK Parti İl Başkanı Selim Temurci ile Kadir Topbaş karşıladı. İBB birinci ve ikinci başkanvekilleri Ahmet Selamet ile Göksel Gümüşdağ, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, AK Parti İBB Grup Başkanvekili Temel Başalan başta olmak üzere çok sayıda ismin geçtiği başkanlık yarışına noktayı koyacak toplantının divan başkanlığını Tayyip Erdoğan yaptı. Yaklaşık 350 kişinin oy kullandığı toplantı dört saat sürdü. Alınan bilgilere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan kulislerde aday olduğu söylentileri yayılan Mevlüt Uysal adına bir sahte Twitter hesabı açılmasını "Yakışıyor mu? Sahte hesaplarla tweet'ler atıyorlar. Hepsi yalan dolu. 10 tanesinden bir tanesi doğru çıkabilir" diye eleştirdi. Erdoğan "Temayül yoklamasının sonucunu burada açıklamak doğru olmaz" diyerek, İl Başkanlığı'ndan ayrıldı. Belediye Kanunu gereği İstanbul Valisi, İBB Meclisi 29 Eylül Perşembe günü saat 15.00'te toplanmasını kararlaştırdı. İBB Meclis üyeleri, iktidar ve muhalefet partilerinin belirlediği isimler arasından, 2019 yerel seçimlerine kadar görev yapacak yeni İBB Başkanı'nı seçecek.
Hürriyet

 SPOR 
Sultanlar Finalde Yıkıldı 
CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası C Grubu ikinci maçında Türkiye, Bulgaristan'a 3-2 yenildi ve 2'de 0 yaptı. Birinci sete iyi başlayan ayyıldızlılar Polen'in sayılarıyla ilk molayı 8-5 önde geçmesine rağmen çok servis hatası yapınca Bulgaristan skoru 15-15'te eşitledi ve ikinci molaya 16-15 üstün girdi. Oyunu kontrolü altında tutmayı başaran Bulgaristan seti de 25-17 kazandı. İkinci sette Türkiye köşelerden yaptığı ataklarla sayı üreterek etkili oldu. Rakibin ataklarını da Kübra blokta tutunca teknik molaları 8-4 ve 16-8 açık ara önde geçtiğimiz seti 25-10 galip tamamladık. Üçüncü set karşılıklı sayılar süren oyunda yine Türkiye çok hata yapmaya başladı. Bulgarlar molaları 8-6 ve 16-10 önde kapattığı seti 25-16 alarak tekrar 2-1 öne geçti. Dördüncü set etkili ataklarla başlayan Sultanlar teknik molaları 8-7 ve 16-9 önde geçti. Eda'nın etkili atakları ile seti Türkiye 25-20 kazandı ve maçı tie-break setine taşındı. Final seti adeta nefesleri kesen bir mücadeleye sahne oldu. Karşılıklı üretilen sayılarla süren sette Bulgaristan daha az hata yaptı ve seti 20-18 maçı da 3-2 kazandı. Bu sonucun ardından play-off grubuna kalma şansımız bugünkü maçı kazanmamıza kaldı. Türkiye bugün TSİ 19.30'da 3. karşılaşmasını Ukrayna ile oynayacak.
Milliyet

Güneş'e Ağır Fatura Yolda 
Fenerbahçe derbisinde hakem Ali Palabıyık'a küfür ettiği gerekçesiyle sahadan atılan Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş başını büyük derde soktu. Karşılaşmanın 58. dakikasında Pepe'nin Valbuena'ya yaptığı hareketin Palabıyık tarafından faulle cezalandırılmasına bir hayli sinirlenen Güneş'in, "Allah belanızı versin. Hepinizi s...m. Bunun neresi faul?" sözleri hakem raporlarına yazıldı. Dördüncü hakem Yaşar Kemal Uğurlu'nun uyarısı üzerine Güneş, hakem Ali Palabıyık tarafından tribüne gönderilmişti. Bu ihraç sonrası deneyimli teknik adamın televizyon görüntülerine de yansıyan, "O... çocukları" şeklindeki küfrünün ise hakemler tarafından duyulmadığı ve bu nedenle rapora geçmediği öğrenildi. Ancak milyonlarca kişinin gözleri önündeki bu ağır hakaretin Türkiye Futbol Federasyonu hukukçuları tarafından incelemeye alınacağı bildirildi. Derbinin federasyon temsilcileri Şevket Canıtez, Sururi Saydam ve Murat Kangalgil'in, Şenol Güneş'in atıldıktan sonraki ağır küfrünü raporlarına yazdığı da belirtildi. Tedbirli olarak yarın Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na sevk edilmesi beklenen Güneş'in dosyasının hakem ve temsilci raporlarıyla bir hayli kabardığı ifade edildi. Siyah-beyazlı teknik adamın, disiplin talimatının, "Kişilik haklarına saldırı, hakaret, tehdit ve tükürme" başlıklı 41. maddesinin (c) bendine göre işlem göreceği kaydedildi. Bu madde hükümleri çerçevesinde Şenol Güneş'in alacağı asgari ceza 3, azami ise 7 maç olacak. Güneş 3 maç ceza alırsa Trabzonspor, Gençlerbirliği (D) ve Medipol Başakşehir maçlarında kulübedeki yerini alamayacak.
Milliyet

Liderlik Sanatı 
Galatasaray bundan önce de kazanıyordu. Ama bu kez senaryo başka gelişti. Cim-Bom, Paul Le Guen yönetiminde iyi işler çıkaran Bursa deplasmanında geriye düştü. Buna rağmen 6-7 net fırsat ve üstüne penaltı olduklarını düşündükleri İki de tartışmalı pozisyon vardı. Galatasaray kötü oynamıyordu özetle. Ancak Tudor bir şeyleri değiştirmek istedi yine de. Feghouli ve Yasin'le 3-4-3'e dönen Galatasaray Bursa'nın aklını karıştırdı resmen. Feghouli fantastik bir golle dengeyi sağladı. 81'de ise Tolga Ciğerci'den Toni Kroosvari bir gol geldi. Böylece Tudor, "B planı yok" eleştirilerine dün güzel bir cevap verdi. 5'te Bursa, Stancu ile net bir fırsatı değerlendiremedi. Stancu yakın mesafeden topa dokunamadı. 11'de Belhanda rakibinden topu şık bir şekilde kurtardıktan sonra kaleyi düşündü. Ancak savunmanın elle karışık müdahalesinde top Harun'da kaldı. 1 dakika sonra ise Gomis'e geçit vermeyen Harun'du. 14'te Bursa'nın golü geldi. Kembo, Maicon'dan kurtardığı topu sağa doğru açarken Fernando yetişemedi. Arka tarafta Delarge topu ağlara gönderdi: 1-0. 23'te Stancu'nun vuruşunda Muslera kritik bir kurtarış yaptı. 34'te Tolga'nın kafasını Harun kurtardı. 1 dakika sonra Gomis'in kafası az farkla auta gitti. 55'te Tolga'nın vuruşunda Aziz Behich siper olurken, Galatasaray yine penaltı bekledi ama 'devam' kararı çıktı. 60'ta Maicon'un kafa vuruşunu Harun çıkarırken pozisyonun devamında Bursa savunması hata yapmadı. 1 dakika sonra kaçıran Rodrigues'ti. 64'te Tudor, Feghouli ve Yasin kartlarını sahaya sürdü. Sistem de 3-4-3'e döndü. 74'te Feghouli sol ayağıyla fantastik bir gole imza attı. 81'de Tolga Ciğerci sahneye çıktı. Ceza alanı dışına açılan topu sağ ayak plasesi ile ağlarla buluşturdu. Sonuçta da Galatasaray zor bir deplasmandan üç puanla döndü.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme