29 Eylül 2017 Cuma

29.09.2017 Genel Gündem



29.09.2017

GÜNDEM

'Barış Koşulları Var' 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kuzey Irak tartışmaları sürerken dün Ankara'ya kritik bir ziyaret gerçekleştirdi. Akşam saatlerinde Esenboğa Havalimanı'na inen Putin, hemen Beştepe'ye geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin'i protokol merdivenlerinde makam aracının önünde karşıladı. Erdoğan ile Putin'in başbaşa görüşmesi 1 saat 40 dakika sürdü. Erdoğan'ın Putin onuruna vereceği çalışma yemeğinin yerine heyetler arası görüşme konuldu. Heyetlar arası görüşme 1 saat sürdü. Görüşmelerin ardından iki lider basın mensuplarının karşısına geçerek açıklamalarda bulundu. Erdoğan, görüşmenin içeriğine yönelik özetle şu mesajları verdi: "İki ülke arasındaki münasebetlerin güçlenerek devam ediyor olması bizler için memnuniyet vericidir. İkili ticaret hacmimizde bu yılın ilk 7 ayında yakalanan yüzde 22 artıştan memnunuz. Bu sene Rus turist sayısı da geçtiğimiz yola oranla çok ciddi artış kaydetmiştir. Bugün ayrıca Irak ve Suriye dahil bölgesel konuları da mütalaa ettik. Gerek Irak'ın gerekse Suriye'nin toprak bütünlüğü konusunda hemfikiriz. Son dönemde bölgemiz maalesef çok daha kırılgan hale geliyor. Referandum sonrası hassas dönemde özellikle Irak Bölgesel Yönetimi'nin daha vahim hatalar yapmasının önüne geçmemiz gerekiyor. Son Astana toplantısının sonuçlarını ele aldık. İdlib çatışmasızlık bölgesine işlerlik kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızın seyrini, bundan sonraki sürecini ilgili arkadaşlarımızın bu işi çok daha yoğun şekilde sürdürmelerini karara bağladık. Suriye ihtilafının siyasi yoldan çözümüne yönelik ortak irade ve yakın işbirliğimizi sürdürme konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik." Putin ise konuşmasında özetle şunları söyledi: "Biz Sayın Erdoğan ile samimi ve yapıcı şekilde, kapsamlı şekilde gerek ikili konuları gerekse Suriye krizinin çözülmesi konusunda atacağımız ortak adımların koordine edilmesini değerlendirdik. Eylül ortasında Astana'da yapılmış olan Suriye toplantısında varılan mutabakatlar yani 4 çatışmasızlık bölgesinin kurulmasının yerine getirilmesi noktasında ortak çalışma için anlaştık. Bütün zorluklara rağmen önemli başarıya imza attık. Bu başarı dostumuz Sayın Erdoğan'ın girişimleri, iradesi sayesinde mümkün oldu. Kanlı savaşın durdurulması, teröristlerin tamamen yok edilmesi, insanların barışa dönmeleri için önemli koşullar ortaya çıktı. Irak'ta yapılan bağımsızlık referandumunu değerlendirdik. Bizim ilkesel tutumumuz Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında yer almıştır. Özellikle Suriye'deki krizin çözülmesi noktasında askeri ve istihbarat birimleri arasında çalışmaların etkinleştirilmesi konusunda anlaştık. Türk Akımı ile ilgili bütün çalışmalar zamanında programa göre ilerlemektedir. Akkuyu'nun ilk ünitesini daha kısa sürede inşa edip devreye sokmak için çalışma yapıyoruz. Rus turist sayısında 11 kat artış yaşandı. Ticaret ve yatırım önündeki engellerin kaldırılması için çalışmaya devam edeceğiz. Özellikle tarım alanında neredeyse bütün yasaklar kısıtlamalar kaldırıldı."
Hürriyet


'İnternetteki Kayıtları Yayınlamak Suç Değil' 
Anayasa Mahkemesi (AYM), Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fethullah Gülen'in bir kişiyle yaptığı telefon görüşmesinin dökümünü yayınlayan internet sitesinin sorumlu müdürünün, "haberleşmenin gizliliğini ihlal ettiği" gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılmasını, ifade ve basın özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirdi. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, 13 Ocak 2014'te Youtube'da Gülen'in bir görüşmesine ilişkin ses kayıtları yayınlandı. Başvurucunun sorumlu müdürlüğünü yaptığı "Memurlar. Net" internet sitesi de Gülen ile açık kimliği verilmeyen kişi arasında geçen ve bu kişinin Gülen'e Türkiye'deki birçok bürokrat, siyasetçi ve iş adamı hakkında bilgiler verdiği ve ondan talimat aldığına ilişkin ses kayıtlarını, "Gülen'in en büyük abiyle görüşmesi internete düştü" başlığıyla yayımladı. Gülen "hakaret" ve "haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek" suçlarından savcılığa şikayette bulundu. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi, 11 Kasım 2014'te "haberleşmenin gizliliğini ihlal" suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmetti. Başvurucu, karara yönelik itirazının da reddedilmesi üzerine AYM'ye bireysel başvuruda bulundu. Yüksek Mahkeme, başvurucunun anayasanın 26 ve 28. maddelerinde güvenceye alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verdi. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına hükmeden AYM, manevi tazminat talebini ise reddetti. Kararda şöyle denildi: "Söz konusu haberleşme içerikleri gerek olayların geçtiği dönemde gerekse de 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası süreçte inkar edilemez bir tanınmışlık derecesine sahip şikayetçinin fikir ve tutumlarının, müştekinin başında olduğu grubun siyasi, sosyal ve ekonomik alandaki faaliyetlerinin keşfedilmesi ve bunlara ilişkin kanaat oluşturulması işlevini görmüştür. Dolayısıyla konuşmanın yayınlanmasının kamuoyu gündeminin ilk sıralarında yer alan kamusal faydası yüksek bir tartışmaya katkı sunduğunda kuşku bulunmamaktadır."
Vatan

İstanbul'a Yüklenin Diye Emir Vermiş! 
FETÖ'NÜN 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Selimiye'de bulunan 1. Ordu Komutanlığı'nda yaşananlar ve Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün Üsküdar yerleşkesinin ele geçirilmeye çalışılmasına ilişkin 54'ü tutuklu 128 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması dün görüldü. İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görülen duruşmada tutuklu sanık eski Yarbay Selim Çiftçi, 15 Temmuz günü Selimiye'de nöbetçi olduğunu anlattı. Sıkıyönetim direktifini gördükten sonra harekat merkezine gittiğini aktaran sanık Çiftçi, İstanbul'daki "ana darbe" davasının sanıklarından eski 1. Ordu Harekat Yarbaşkanı Tuğgeneral Eyyüp Gürler'in "Trakya'daki birliklere haber verelim, İstanbul'a yüklensinler" şeklindeki emri eski Albay Ahmet Zeki Gerehan'a verdiğini duyduğunu ifade etti. Darbe girişimini TRT'deki sözde bildirinin okunmasının ardından anladığını savunan Çiftçi, "Yarbay Ümit Ertuğrul darbe girişimini öğrenmemizin ardından bazı generallerle konuştu. Eyyüp Gürler'in tutuklanmasını talep ettiklerini söyledi. Ben Ertuğrul'un Eyyüp Gürler'i teslim olması için ikna ettiğini biliyorum" dedi. Mahkeme Başkanı Fikret Demir, sanık Çiftçi'ye "Televizyonlarda görüyoruz. Rizeli bir er darbe girişimi olduğunu öğrenir öğrenmez hemen saf değiştiriyor. Siz yarbay olarak, bir erin anladığı darbe girişimini neden anlayamıyorsunuz?" sorusunu yöneltti. Çiftçi soruyu, "Darbeye hizmet eden faaliyetler sokaklardaydı. O yüzden asker bunu kolay idrak edebilir. Bizim karargahta algılamamız geç olabilir. Vatandaşlara ateş açıldığı için er daha rahat anlayabilir" şeklinde yanıtladı.
Vatan

DÜNYA 
Katalonya'da Ayrılık Krizi 
Merkezi İspanya yönetimine bağlı 17 özerk yönetimden biri olan Katalonya'nın 1 Ekim'de yapılacağını açıkladığı referanduma günler kala tansiyon artıyor. Bağımsızlık referandumuyla ilgili soruşturmayı yürüten Katalonya Adalet Yüksek Mahkemesi (TSJC) ve savcılık, jandarma, polis ve Katalonya yerel polisine (Mossos d'Esquadra) 1 Ekim'de bölgedeki okul ve belediyelere ait yerler dahil tüm kamu binalarının kapatılması talimatını verdi. Merkezi hükümetin 'yasadışı' ilan ettiği halkoylaması için alınan yeni önlemler kapsamında da Katalonya Ulusal Meclisi (ANC) ile bağımsızlık yanlısı sivil toplum örgütlerinin referandumla bağlantılı internet siteleri kapatıldı. Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont ise Katalan halkını ikna etme çalışmalarını sosyal medya üzerinden yayımladığı mesajlarla sürdürüyor. Referanduma karşı düzenlenen operasyonlara doğrudan destek vermekten kaçınan Katalonya yerel polisi ise okulların kapatılmasının 'kamu düzenini riske sokabileceği' uyarısında bulundu. İspanyol basınında yer alan haberlere göre, Katalonya yerel polisi savcılığa "Verilen talimatları yerine getireceğiz ancak ölçülü davranacağız, çünkü bu talimatları uygulamak istenmeyen sonuçlar doğurabilir" yanıtını verdi. Alınan önlemlere karşılık referandum kararında ısrarlı olan Katalonya özerk yönetimi hükümeti ise seçim yeri olarak sağlık ocaklarını kullanma planını devreye soktu. Katalonya Dışişleri Bakanı Raul Romeva, tartışmalı referanduma destek vermesi için Avrupa Birliği'ne çağrıda bulundu. Aşırı sol görüşlü Podemos Partisi lideri Pablo Iglesias, "İspanya ve Katalonya'ya çok pahalıya mâl olacak tarihi bir hatanın yaşanacağı pazar gününe doğru gidiyoruz. Hükümet çözümü plastik mermi, cop ve tazyikli suda buluyor gibi gözüküyor. İstenmeyen bir 1 Ekim olacağına ilişkin çok ciddi endişelerim var" dedi. Katalonya, referandumu destekleyenler ve karşı çıkanlar olarak da ikiye bölmüş durumda. Bölgede büyük ayrılıkçı gösteriler düzenleyen grupların 'aşırı sağcılar' olduğu belirtilirken, ayrılık karşıtları 'sessiz çoğunluk' olarak nitelendiriliyor. Anketler ise Katalanların yarısının İspanya'dan ayrılma kararına karşı olduğunu gösteriyor.
Hürriyet

Kuzey Irak'a Uçuş Yasağı Başlıy Or 
25 Eylül'de yapılan tek taraflı bağımsızlık referandumunun ardından Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) yönelik yaptırımlar hayata geçmeye başlıyor. Erbil Uluslararası Havalimanı Müdürü Talar Fakir, Irak merkezi hükümetinin kararı doğrultusunda Erbil'den ve Erbil'e tüm uluslararası uçuşların duracağını açıkladı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, bugün 18.00'den itibaren Türkiye ile Erbil ve Süleymaniye arasında karşılıklı uçuşların askıya alınacağını hatırlatarak, bu saatten önce Irak Kürt Bölgesi'nde kalmaları zorunlu olmayan Türk vatandaşlarının bölgeden ayrılmasının faydalı olacağını duyurdu. Açıklamada yasağın Irak Havayolları'nin iç seferlerini kapsamadığı da belirtildi. Erbil Havalimanı Müdürü Talar Fakir, A.A.'ya yaptığı açıklamada, havayolu şirketlerinin serbest hareket etmesinin söz konusu olmadığını, dolayısıyla Bağdat'ın talimatına uyacaklarını ifade etti. Erbil'den günde yaklaşık 5 bin kişinin 60 seferle yurtdışına seyahat ettiğini belirten Faik, endişe içindeki vatandaşların yasağın başlayacağı saatten önce Irak'ı terk etmek istediğini dile getirdi. Faik, havalimanının Erbil yönetimi için ciddi bir gelir kaynağı olduğuna da dikkati çekerek, "Kargo bölümü dahil olmak üzere tüm uçuşların iptal edilmesi halinde günlük zararımız 350 bin doları bulur" dedi. IKBY Ulaştırma Bakanlığı Sözcüsü Ümit Muhammed Salih ise sorunu aşabilmek için Bağdat'a yasalarda öngörüldüğü gibi iki havalimanında gözlemci bulundurmasını teklif ettiklerini söyledi. Süleymaniye ve Erbil Havalimanlarını IKBY için 'iyi bir gelir kaynağı' olarak niteleyen Salih, bakanlık verilerine göre havalimanlarından aylık ortalama 3.5 milyon dolar gelir elde edildiği bilgisini verdi. IKBY'deki yabancı ziyaretçiler, son gelişmelerin ardından seyahat programlarını değiştirmeye başladı. Dün Erbil havalimanındaki yoğunluk dikkat çekti. ? Kürt Bölgesi Bakanlar Kurulu, Bağdat hükümeti ve parlamentosunun Erbil'e karşı aldığı tüm kararları, "Kürdistan halkına yönelik toplu cezalandırma" olarak nitelendirerek, reddetti. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, sorunların çözümü için merkezi hükümetle masaya oturmaya hazır olduğunu yineleyen bölgesel yönetim, uçuş yasaklarının yasadışı ve anayasaya aykırı olduğunu savundu.
Hürriyet


Sayıları 500 Bini Geçti 
Birleşmiş Milletler (BM), 25 Ağustos'tan bu yana Myanmar'daki şiddet olaylarından kaçarak Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların sayısının 501 bine ulaştığını bildirdi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Sözcüsü Duniya Aslam Khan, Bangladeş'in Cox's Bazar kenti civarındaki kamplar ve geçici yerleşim merkezlerindeki Arakanlı Müslüman sığınmacı sayısının 501 bin olduğunu söyledi. Uluslararası Göç Örgütü Sözcüsü Joel Millman da, 26 Eylül'de yaptığı açıklamada, bu sayının 480 bine ulaştığını belirtmişti. Bununla birlikte, BM, heyetinin nüfusun çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu Arakan eyaletine yapmayı planladığı ziyaretin Myanmar hükümeti tarafından iptal edildiğini açıkladı. Bu, 25 Ağustos'ta şiddet olaylarının yeniden başlamasından bu yana BM yetkililerinin bölgeye yapacağı ilk ziyaret olacaktı. BM sözcüsü Stephane Dujarric, BBC'ye yaptığı açıklamada, hükümetin ziyaretin iptali için herhangi bir gerekçe göstermediğini söyledi.
Milliyet

Trump Mülteci Kotasını Sınırladı 
Beyaz Saray yönetimi, insani yardım gruplarının çağrılarına karşın, gelecek yıl için ABD'ye kabul edilen mülteci sayısını önemli ölçüde düşürerek 45 binde sınırlamayı planlıyor. Eski başkan Barack Obama, ABD'ye kabul edilecek mülteci sayısını 110 bine çıkarmayı önermişti. Beyaz Saray tarafından Kongre'ye sunulan raporda, ülkeye gelecek yıl boyunca kabul edilecek mülteci sayısının 45 bini geçmemesinin planlandığı belirtilirken, Başkan Donald Trump'ın, yeni planını önümüzdeki günlerde resmen açıklaması bekleniyor. ABD'de yarın gece sona erecek 2017 mali yılında kabul edilen mültecilerin sayısının 54 bine ulaşması beklenirken, yeni plan da bundan sonra devreye girecek. Obama'nın son yılı olan 2016 mali yılında ABD 84 bin 995 mülteciyi kabul etmişti. ABD'li yetkililer, göçmenlerin mülteci statüsü edinmek için yaptığı başvuruların bazı kriterlere göre değerlendirildiğini, bunun yanında farklı coğrafi bölgeler için kontenjanlar ayrıldığını söyledi. Amerikan Dışişleri'nin Kongre'ye gönderdiği belgeye göre, öngörülen toplam rakamın 19 bininin Afrika'dan gelmesi tasarlanıyor. Ortadoğu ve Güney Asya için 17 bin (yüzde 39), Doğu Asya için 5 bin, Avrupa için 2 bin, Güney Amerika ve Karayipler için de 1.500 kişilik kontenjan ayrılacak.
Milliyet

Filistin Interpol'e Üye Oldu 
Filistin, İsrail'in itirazlarına rağmen Uluslararası Polis Teşkilatı (Interpol) üyeliğine kabul edildi. Interpol'ün Twitter hesabından Çarşamba günü yapılan duyuruda, "Yeni üye ülkeler Filistin devleti ve Solomon Adaları'yla Interpol'ün üye sayısı 192 oldu" denildi. Karara İsrail yönetiminin tepkisi gecikmedi. İsrail'in Diplomasi Bakan Yardımcısı Michael Oren Twitter hesabından yaptığı açıklamada, 'geçmişin teröristlerini öven, bugünküleri de kınamayı reddeden' Filistin'i kabul ederek Interpol'ün 'dünyayı daha güvensiz bir yer haline getirdiğini' öne sürdü. Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el Maliki ise, suçlularla mücadele ve hukukun üstünlüğünü güçlendirme konusunda verdikleri sözü tutacaklarını belirtirken, Interpol üyelerinin Filistin'in kanuni yaptırım kapasitesine duydukları güvenin kendileri için bir zafer olduğunu kaydetti. İsrail medyasında yer alan haberlerde, Interpol üyeliğine kabul edilmesiyle Filistin'in kırmızı bültenle arama ve uluslararası yakalama talebinde bulunabileceğine yer verildi. İsrail, Filistin'in her türlü uluslararası örgüte üyeliğini engellemek için sürekli bir lobi faaliyeti yürütüyor.
Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,5627-3,5642
Euro: Euro 4,1984-4,1997
Sterlin: 4,7793-4,7829
Gram Altın: 147,0695-147,1735

Katmerli Vergi 
Hükümetin TBMM'ye sunduğu 130 maddelik torba tasarı kamuoyunda tepkilere neden olurken, paketin detaylarında yeni düzenlemeler de dikkat çekiyor. Paketle hükümet araçlarda değer artış yönetimiyle katmerli vergi artışının yolunu açtı. Yeni alınacak araçlarda değerine göre vergi yüzde 40 ile 68 oranında değişecek. Havacılık şirketlerine uçakta güvenlikçi bulundurma hakkı getiriliyor. Milli Sivil Havacılık Güvenlik Kurulu oluşturuluyor. Torba tasarıyla havacılık şirketlerine uçakta silahlı güvenlikçi bulundurma hakkı getiriliyor. Buna göre Türkiye'nin tescilli sivil hava araçlarında özel eğitimli silahlı güvenlik görevlileri bulundurulabilecek. Türkiye'ye uçuşu olan yabancı tescilli sivil hava araçlarında silahlı güvenlik görevlisi bulundurulmasına izin verilmesine, mütekabiliyet ilkesi saklı kalmak kaydıyla İçişleri Bakanlığı yetkili olacak. Silahlı güvenlik görevlisinin görev, yetki ve sorumlulukları İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek. Milli Sivil Havacılık Güvenlik Kurulu oluşturuluyor. Kurul sivil havacılık güvenliği ile politikaları belirleyecek. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem, Orta Vadeli Program'da (OVP) maliyenin gereksiz bir telaşı olduğunu belirterek "Maliye tarafında bu telaşa gerek olmadığını düşünüyorum. Bütçe açığı/milli gelirşu anda yüzde 2, gerekirse yüzde 3'e gidebilirdi. Oysa Maliye tarafında, 'Biz sıkı duruyoruz, bakın vergileri artırıyoruz' telaşı var. Bence bu gereksiz bir telaş ve OVP'nin maliye tarafındaki vergi artışları gereksiz hatta sakıncalı" görüşünü dile getirdi. Ertem, NTV canlı yayınında yaptığı açıklamada, "Bütçe açığı/GSYH oranını illa yüzde 1.6'ya çekeceğiz anlayışı gereksiz" diyerek, maliye politikasında başarıyı faiz dışı fazla ve düşük bütçe açığı ile sınırlanmasını doğru bulmadığını belirtti. "Vergi artışlarını yapmadan da OVP gereklerini yapacak gücümüz vardı" açıklamasında bulunan Ertem "Türkiye'nin esasında bütçe harcamalarının yukarı çıkması olağandır. Yüzde 2 bütçe açığıyla bütün bunları yapabilir, ek vergiye ihtiyaç kalmaksızın. Yeni vergiler bütçenin üçte birini karşılıyor. Bu bütçeyi rahatlatacak. Peki olmasaydı, Türkiye'nin ayağı aksar mıydı? Hayır aksamazdı. Peki bir ülke neden vergi artışına gider? Türkiye'de kamu maliyeti iyi durumda. İkincisi de şimdi yapıldığı gibi önlem alır. Şimdi önlem aldılar. Biz vergileri artırıyoruz ama refahımızı daha fazla artıracağız diyorlar. Türkiye buraya başvurmadan yapabilir miydi? Bu rahatlığımız var. Ama buraya başvurdular, onlar rahat olacak, biz biraz vergileri konuşacağız. Teorik olarak böyledir. Vergi gelirlerini siz bir yere kadar artırırsınız, ondan sonra devletin vergi geliri düşmeye başlar" dedi. Sigara Harici Tütün Mamulleri Üreticileri Derneği Başkanı Gökhan Ersöz, 70 liraya satılan bir koli makaronun (boş sigara) kolisine 1.000 lira zam geldiğini belirterek, "Şimdi ne olacak? Kaçakçı 13 Euro'ya makaronu getirecek, 500 liraya satacak. Kaçakcı yılda 2 milyon koliden 1 milyar lira kazanacak, fabrika kapanacak" dedi.
Hürriyet

Kimse Kimsenin Kazancını Kıskanmasın 
Bankacılık sektörü yüksek kârlılıkları nedeniyle sürekli eleştiri oklarının hedefinde, hatta önceki gün Meclis'e sunulan torba yasa ile Kurumlar Vergisi oranları yüzde 20'den 22'ye çıkarıldı. Hükümet üyeleri bankacılık sektörünün bu artışı karşılayabileceği görüşünde. Henüz vergi artışından habersiz 1 gün öncesinde Londra'da gazetecilerle bir araya gelen İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, "Kimse kimsenin kazancını kıskanmamalı" diyerek geçen yıl İSO 500'deki şirketlerin özkaynak kârlılığının bankacılık sektörünü geçtiğini ve bunun kaynakların doğru kullanıldığını gösterdiğini söyledi. Bali, "Ben sanayici değilim ki kârlarına göz dikeyim" diye konuştu. Bali ayrıca, bankacılığın sermaye kısıtları ile yapıldığını dile getirerek "Şu anda bankanın öyle bir iştahı ve iş yapma gücü var ki... Gaz-fren-debriyaj dengesinde gidiyoruz. Son yıllarda habire gaz-fren arasında debriyajda gidiyoruz. Gözümüzü devamlı yakıt göstergesinde tutuyoruz. Bize yakıt desteği versinler basar gideriz" dedi. İş Bankası'nın davetiyle gittiğimiz Londra'da bankanın 352 milyon dolar ve 656 milyon Euro olmak üzere iki dilimden oluşan sendikasyon kredisi imza töreninin ardından Bali, soruları yanıtladı. Eskiden bankacılık sektörünün çalışma biçimini yakıt sorunsuz, sermaye yeterlilik rasyolarının yüksek, havanın güneşli, yolların geniş, yolcuyu rahatsız etmeden, olabilecek en kısa zamanda olmak yere varmayı hedeflediğini dile getiren Bali, şimdi aynı yakıtla en fazla mesafeyi almaya çalıştıklarını belirtti. Bali, şöyle devam etti: "Bu da aracın hızını artırmayı kısıtlıyor. Yakıt desteği olsa basar gideriz. Daha çok kredi verelim, daha çok iş yapalım daha çok istihdam ve katma değer yaratalım. Bankacılıkta sermaye 2 yolla birikir. Ya patron gelecek cazip bulacak ve sermaye koyacak ya da senin işinin yarattığı değerler öz kaynağını büyütecek. Yakıtı, özkaynağı besleyecek performanslardan şikayet etmemek lazım. Bizim kârımız, Türkiye'nin kârınadır. Çünkü biz bu kârları buharlaştırmıyoruz. Biz kârlarımızı öz kaynaklarımıza ekleyip tekrar kredi kapasitesi yaratıyoruz." Arşimet'in 'bana bir nokta verin dünyayı yerinden oynatayım' sözünü hatırlatan Bali, "Şu anda bankanın öyle bir iştahı ve iş yapma gücü var ki… Bize sermaye versinler, sektörü yerinden oynatalım" dedi.
Hürriyet

'2018'de İhracat 170 Milyar $' 
Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) 'İhracatın Yıldızları 2017 İhracatı Teşvik Ödülleri Töreni'ne katılan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, artan ihracata dikkat çekerek, "Türkiye bu sene ihracatta 156 milyar dolarlık o psikolojik bariyeri aşacak ve seneye 170 milyar doları konuşacak. 2019'da Türkiye artık 'bir gayret 200 milyar dolar yaparız biz bunu' demeye başlayacak" diye konuştu. Yılın ilk yarısında yaşanan yüzde 5.1'lik büyümenin içinde yüzde 2'lik ihracat katkısına dikkati çeken Zeybekci, ihracatın katkısıyla gelen bu büyümenin 'milli büyüme' olduğuna vurgu yaptı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise, "Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümü hedeflerimizden en büyüğü dünya dış ticaretinden yüzde 1.5 pay alabilmek" ifadelerini kullandı. Bunun için katma değeri yüksek üretimi artırmak gerektiğini anlatan Büyükekşi, "Bizim için en önemli katma değerlerimiz Ar-Ge, inovasyon, kalite ve tasarımda yaptıklarımız. Bu dört ayağa dört elle sarılmamız gerekiyor... Bugün ödül verdiğimiz ihracatçılarımız bizim gizli kahramanlarımız. Biz onları ne kadar Türkiye'ye tanıtabilirsek o kadar ihracatı teşvik etmiş olacağız" şeklinde konuştu.
Milliyet

20 Milyar $'Lık Petrol Bize Akar Mı? 
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) bağımsızlık referandumu yapmasıyla yaşanan gerilimin ardından, Irak merkezi hükümeti ile Türkiye arasındaki yakınlaşma, enerjide de yeni alternatifleri gündeme getirdi. Buna göre, Türkiye ile Irak arasındaki petrol işbirliği, İran-Irak anlaşmasını rafa kaldırabilir. IKBY referandumu ile başlayan gerilimin ardından, Türkiye - Irak ilişkilerinde enerji işbirliği ihtimali öne çıkmaya başladı. Irak Başbakanı Haydar el İbadi'nin ofisinden dün yapılan açıklamada, İbadi'nin Başbakan Binali Yıldırım'la görüştüğü belirtildi. Görüşmede petrol ticaretinin de gündeme geldiği belirtilen açıklamada, Başbakan Yıldırım'ın bu konuda Bağdat hükümetini muhatap alacaklarını belirttiği ifade edildi. Yıldırım da dün yaptığı konuşmada, "Sınır kapılarında, havaalanlarında, bütün ekonomik faaliyetlerimizde birinci derecede muhatabımız Irak'tır" dedi. Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, Irak'tan Türkiye'ye gelen iki paralel boru hattı bulunduğunu belirterek, "Boru hattı üzerinden son 1 yıl içinde Irak'tan Türkiye'ye taşınan ham petrol miktarı 208 milyon varil. Bunun yüzde 65'i Türkiye'den dünya pazarlarına gönderiliyor" dedi. Irak'tan taşınan ham petrolün bugünkü fiyatlardan yıllık 12 milyar dolar tutarında bir ticaret hacmine denk geldiğine dikkati çeken Kumbaroğlu, şöyle devam etti: "Boru hatlarının toplam kapasitesi 553 milyon varil düzeyinde. 208 milyon varil kullanılıyor, bu da 345 milyon varillik bir potansiyelin atıl olduğunu gösteriyor. Kaldı ki 345 milyon varil demek bugünkü fiyatlardan 20 milyar dolar gibi çok ciddi bir kalem anlamına geliyor ve bu potansiyel atıl durumda. Irak ve Türkiye arasında geliştirilecek işbirliği ile sadece petrolde, altyapısı hazır, yılda 30 milyar dolarlık bir potansiyel değerlendirilebilir."
Milliyet

540 Milyon Tl Tasarruf İle Yaz Saatine Devam 
İstanbul Sanayi Odası'nda (İSO) düzenlenen Enerji Verimliliği Ödül Töreni'nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Danıştay'ın yaz saati uygulamasıyla ilgili kararının esas yönüyle ilgili hiçbir etkisi olmadığını belirtti. Sadece usulle ilgili kanundaki maddenin geçerlilik süresiyle ilgili bir hususun olduğunu dile getiren Albayrak, bu konuda usul ile ilgili düzenleme yapılacağını da söyledi. Albayrak, verimlilik hususunda yaz saati uygulamasının Türkiye'ye çok önemli bir katkı yaptığını kaydederek, "Rakamsal olarak raporlar yeni geldi. Bakanlık olarak biz bir çalışma yapmıştık ama dışarıdan da üçüncü bir gözle Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi ile bir çalışma yaptırarak baktığımızda geçtiğimiz yıl 540 milyon liralık tasarrufla çok ciddi pozitif etki ortaya koymuştur. Bu süreç devam edecektir" ifadelerini kullandı. Sürekli yaz saati uygulaması, Resmi Gazete'de yayınlanmasının ardından 8 Eylül 2016'da hayata geçmişti. Güneş ışığından daha fazla yararlanmak uygulamaya gerekçe olarak gösteriliyordu ancak gün doğumunun çok geç gerçekleşmesi ve diğer ülkelerle yaşanan saat farklılıklarının neden olduğu aksaklıklar sebebiyle de tepki çekmişti. Danıştay Dava İdareleri Kurulu, 27 Eylül 2017'de yaptığı açıklamada "Bakanlar Kurulu'na verilen yetkinin bir defaya mahsus uygulanabileceği, süreklilik arz etmeyeceği" gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı almıştı.
Vatan

POLİTİKA
Yeni Adnan Kahveci'ler Çıkaracağız 
Meral Akşener'in liderliğinde 25 Ekim'de ismi açıklanacak yeni siyasi partinin temsilci ve destekçileri önceki gece Akşener'in seçim bölgesi de olan Avcılar'da bir araya geldi. Toplantıda 220 akademisyen, STK temsilcileri, eski belediye başkanları, milletvekilleri ve seçmenlerle birlikte yaklaşık 2 bin 500 kişi vardı. Katılımcılarla konuştum, neden burada olduklarını sordum. Uzun yıllar MHP'nin ilçe kurullarında görev yapmış bir isim, "Meral abla nereye biz oraya" dedi. Muhafazakâr kesimden kadınların ellerinde çiçekler vardı. İçlerinden birine "O çiçeği kime vereceksiniz" diye sorunca "Kadınlar, kadınlara çiçek vermez diyorlar ama biz vereceğiz" yanıtı aldım. Yeni partide bir 'Meral Akşener hayranlığı' olduğu kesin. Prof. Dr. Ümit Özdağ ise 'güvenilir hoca' olarak 'prestiji' temsil ediyor. Salonda her yerde bir arada göremeyeceğiniz farklı kesimlerden insanlar vardı. Sol kesimin entelektüel yazarlarından Ataol Behramoğlu, bozkurt işareti yapılan salonda Akşener'in başmisafirlerinden biriydi. Gençler masasında baş köşede 'Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan'ın MHP'li oğlu Mehmet Aslan vardı. Siyasetin genç ve yeni yüzleri Tokyo Üniversitesi'nden Elif Gökdemir, Âşık Veysel'in torunu Çiğdem Özer de Akşener'in elini tutup havaya kaldırdığı isimlerdi. Akşener, ekonomi yönetiminden söz ederken eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ı işaret etti, onunla çalışacak kalifiye gençlerin olacağını söyledi ve "Yeni Adnan Kahveci'ler çıkacak" dedi. Kahveci, 'Turgut Özal'ın prenslerinden' biriydi. Genç yaşta ekonominin başına geçmiş, başarılı olmuş ancak bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Akşener'in konuşmasında dikkat çeken bir başka cümle "Başka işbirliklerine açığız" oldu. Akşener bu cümleyi üç kez söyledi. Ümit Özdağ, Hürriyet'e yayımlanan röportajında grup kurabileceklerini açıklamış, sonrasında da grup kurma sayısının 20'den 30'a yükseltilebileceği tartışmaları olmuştu. Akşener, birinci önceliklerinin bu olmadığını, başka işbirliklerinin masada bulunduğunu söyledi. Akşener'in iş insanı ve sanatçılara teklif götürdüğü, 25 Ekim'de parti ismiyle beraber bu kişileri de açıklayacağı konuşuluyor. Partinin asıl büyük çıkışı daha önce de yazdığımız gibi 29 Ekim'de Samsun'dan yapması bekleniyor.
Hürriyet

Somut Adımları Atmaya Başladık 
Başbakan Binali Yıldırım, Kuzey Irak'taki referandumun ardından Türkiye olarak, merkezi yönetimin alacağı her türlü kararı dikkate alacaklarını ifade etti. Yıldırım, Hitit Üniversitesi'nde Cumhurbaşkanlığı'nca düzenlenen Uluslararası 'Kadeş Barış, Eşitlik ve Kardeşlik Sempozyumu'na katıldı. Kadeş Barış Ödülü, Yıldırım tarafından Aliya İzzetbegovic adına oğlu Bakir İzzebegovic'e verilmek üzere Bosna- Hersek Ankara Büyükelçisi Bakir Sadoviç'e takdim edildi. Çorumlu olan 15 Temmuz'da oğlu ile birlikte şehit olan Erol Olçok'u da anan Yıldırım, törendeki konuşmasında ve Valilik çıkışındaki açıklamalarında şunları söyledi: Kadere bakın ki; bu anlaşmaya sebep olan Kadeş Savaşı bugün hâlâ Suriye topraklarındaki hakimiyet için gerçekleşti. O gün Mısır ve Hitit savaşıyordu bugün başkaları savaşıyor, küresel terör örgütleri savaşıyor. İnsanlığın ihtiyaç duyduğu en önemli şey; barış ve kardeşliktir. Kardeşlik ve barış da bütün insanlığın hasret kaldığı kavramlar haline gelmiştir... Küresel aktörlerin çıkar dengeleri ve çürüme ve çatışma ortamına çanak tutuyor. Küresel bir meselemiz de nükleer savaş tehdididir. Kuzey Kore ve ABD arasındaki gerilim küresel çapta hem ekonomi hem de siyasi alanda sıkışmaya sebep olmaktadır. Bugünlerde kapımızı çalan bir başka sorun da Kuzey Irak'ta yapılan referandum. Birileri şahsi ihtiraslarıyla orada yaşayan yüz binlerce, milyonlarca mazlum insanın geleceğini karatma pahasına maceraya kalkışmıştı. Bu referandum bölgeye huzur, kardeşlik ve barış getirmez. Bölgedeki olayların bedelini orada yaşayan masum halklar değil; Kürtler, Türkmenler, Araplar, Ezidiler değil, inatla anlamsız adımları atan yöneticiler ödeyecektir. Devlet aklıyla, MGK ve Bakanlar Kurulu'nda aldığımız kararlar çerçevesinde atacağımız adımlar uygulamaya geçilecek. Üç alanda uygulama olacak. Siyasi ve diplomatik çözüm arayışlarına ara vermiyoruz. İkinci alan ekonomidir. Hiç ihtiyaç olmaz ama ihtiyaç olduğunda üçüncü alan askeri alandır. Diplomatik alanda bundan böyle Irak merkezi yönetiminin aldığı kararlar geçerlidir. Merkezi yönetim bölgesel yönetime üç gün içinde bütün sınır kapılarını, havaalanlarını, petrol boru hatlarını teslim etme çağrısında bulundu ve karar aldı. Türkiye, merkezi yönetimin alacağı her türlü kararı dikkate alacak ve buna göre somut adımlar gayet tabii ki atılacak, atılmaya başlandı. Şu anda Erbil'in Kuzey Irak yönetiminin Türkiye'deki ofisinde görevli kişinin Kuzey Irak'tan tekrar gelmemesi yönünde Dışişleri Bakanlığımız bildirimi yaptı. Sınır kapılarında, havaalanlarında, bütün ekonomik faaliyetlerimizde birinci derecede muhatabımız Irak'tır. Bu, Kuzey Irak'ta yaşayan Kürt, Türkmen ve Arap kardeşlerimizin ihtiyaçlarına duyarsız kalacağız anlamına gelmez. Bütün bölge için insanlık neyi gerektiriyorsa yapacağız, oraya da yapacağız. Ancak bunu Kuzey Irak yöneticileri üzerinden değil merkezi hükümet, Bağdat üzerinden yapacağız. Tek ayrıntı, tek fark budur, bu iyi anlaşılmalıdır. Belediye başkanlarımızın vatandaşın beklentilerine, ihtiyaçlarına, azami özeni göstermesini bekliyoruz. Bu Ak Partili belediyelerle sınırlı değil. Hangi partiden olursa olsun yanlış yapanın üzerine kararlıkla gidilecek.
Milliyet

Yeni İbb Başkanı Mevlüt Uysal Oldu 
Kadir Topbaş'ın istifasının ardından gerçekleştirilen Ak Parti, beklendiği gibi Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal'ı aday gösterdi. Uysal, olağanüstü toplanan mecliste CHP'nin adayı Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yarıştı. Başkan ilk turda seçilemedi. Bu turda Uysal 179, İmamoğlu ise 126 oy aldı. İkinci turda ise Uysal 179, İmamoğlu 128 oy aldı. Salt çoğunluğun yarısının bir fazlası aranan 3. tür oylamada ise Mevlüt Uysal galip geldi. İBB Başkanı Kadir Topbaş'ın istifası sonrası yeni başkan, dün gerçekleştirilen olağanüstü meclis toplantısında seçildi. Seçim öncesi Ak Parti grubu, büyükşehir belediye başkan adayını belirlemek için bir toplantı yaptı. Toplantının ardından Ak Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya, günlerdir konuşulan adayı açıkladı. 24 Eylül'de temayül oylaması yapıldığını belirten Kaya, "Temayülde çıkan sonuç ve sayın Cumhurbaşkanımızın da değerlendirmesiyle Mevlüt Uysal adayımızdır" sözleriyle partisinin adayını açıkladı. Ak Partili belediyelerin başarısının, kendi çıtalarını daha yukarıya çekme mücadelesi olduğunu belirten Kaya, Kadir Topbaş'a teşekkür etti. Kaya, "İstifasıyla boşalan süreçte bir temayül yoklaması yapıldı. Bu temayül yoklamasına 337 arkadaşımız katıldı. İstanbul'daki milletvekillerimiz, bakanlarımız, genel başkan yardımcılarımız, ilçe başkanlarımız, il başkanımız, meclis üyelerimiz, herkes buradaydı. Burada çıkan sonuçlarla birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın değerlendirmesiyle beraber inşallah İstanbul'umuzu bundan sonraki süreçte yönetecek arkadaşımızı, dün (önceki) akşam Sayın Cumhurbaşkanımız Merkez Karar Yürütme Kurulu toplantısından sonra ifade ettiler. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Ak Parti adayı Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal'dır. Mevlüt kardeşimizi tebrik ediyorum, Allah mahcup etmesin" dedi. Uysal da aday gösterilmekten dolayı onur ve gurur duyduğunu ifade ederek, "İnşallah Allah genel başkanımıza, genel merkezimize, mahcup olmamayı nasip etsin" dedi. Daha sonra başkanlık seçimi için meclis, 1. Başkan Vekili Ahmet Selamet başkanlığında toplandı. Oy verme işlemi öncesinde CHP adayı Ekrem İmamoğlu ve Ak Parti adayı Mevlüt Uysal birbirlerine başarılar dileyerek birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Meclis Başkanı Selamet, seçimin nasıl yapılacağına dair üyelere bilgi verdi. Bu sırada CHP İBB Grup Başkanvekili Ertuğrul Gülsever oy sandıklarının üzerinin örtülmesini talep etti. Oturuma başkanlık eden İBB Meclis 1. Başkan Vekili Ahmet Selamet bu talebi kabul etti. Selamet, etrafı perdeyle kapatılan kabinlere üyeleri tek tek okuyarak çağırdı.
Milliyet

SPOR 
Haydi Sultanlar 
2017 Kadınlar Voleybol Avrupa Şampiyonası'nda Polonya'yı yenerek play-off etabından çıkan Türkiye, çeyrek finalde Rusya ile karşılaşacak. Azerbaycan Bakü'deki Ulusal Jimnastik Salonu'ndaki mücadele TSİ ile 19.30'da başlayacak ve TRT Spor'dan canlı olarak yayınlanacak. İlk önce Polonya maçını değerlendiren kaptan Eda Erdem Dündar, "Aslında karşılaşmaya çok iyi başladık ve ilk iki seti kazandık. Sonra Polonya çok iyi servis atmaya başladı. Defansta da harika iş çıkardılar ve tekli blok karşısında dahi sayı alamadık. Dördüncü sette de geride kaldık ama rakibimizi yakaladık ve son sayıya kadar savaştık. Bu maçı kazanacağımıza inandık ve başardık, bu da beni çok mutlu etti" dedi. Çeyrek finaldeki rakiplerine gruptaki ilk maçta 3-1 mağlup olduklarını hatırlatan Dündar, "Çeyrek finaldeyiz ve yeni rakibimiz Rusya. Daha önce grupta karşılaştığımız için, iki takım da birbirini iyi tanıyor. İlk maçtan çıkarmamız gereken dersleri çıkardık. Bu nedenle, ne yapmamız ve ne yapmamamız gerektiğini biliyoruz" diye konuştu.
Milliyet

Sendikacı Gomıs 
Galatasaray'ın yeni transferi Bafetimbi Gomis, sahadaki gollerinin yanında, sendikacılıkta da ön sıralarda yer alıyor. Futbolun adil bir oyun olmasına önem veren ve haksız rekabetten uzak durmaya çalıştığı gözlenen yıldız futbolcu, saha dışında da bu yönde bir mücadele yürütüyor. Fransa Profesyonel Futbolcular Sendikası (UNFP) üyesi olan 32 yaşındaki golcü, yıllardır bu örgütün bünyesinde faaliyet gösteriyor. Her alanda futbolcuların haklarını ve toplum nezdindeki imajlarını koruma hedefleri bulunan UNFP ile hareket eden Bafetimbi Gomis, sarı-kırmızılılara transfer olmasının ardından da vakit buldukça sendikal faaliyetleri takip ediyor, Fransa'ya gittikçe elinden gelen desteği veriyor. Son olarak kaliteli futbolcular yetiştirmek ve Fransız futbolcuların ülkedeki imajını düzeltme amacı taşıyan C'est Vrai (Gerçek bu) projesi dahilinde, Olivier Giroud, Blaise Matuidi gibi isimlerle birlikte sorumluluk alan Gomis, gençlerin eğitimine kendisini adadı. Deneyimlerini genç isimlere aktarma göreviyle ülkesinde okulları gezen ve burada tecrübelerini aktarırken, konuyla ilgili çekilen bilgilendirme videolarında da boy gösterdi.
Milliyet

Efendilik Böyle Olmaz 
Fenerbahçe Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın açıklamalarına sert yanıtlar verdi. Eljif Elmas için düzenlenen imza töreninin ardından gündemdeki konuları değerlendiren Mosturoğlu, siyah-beyazlıların iddialarının aksine derbide haklı bir galibiyet aldıklarını ifade etti. Sarı-lacivertli yönetici, "Alnımızın teri, bileğimizin hakkıyla galip geldik. Sayın Fikret Orman'ın açıklamalarının bazılar ı n d a sorun olduğunu düşünüyorum. Efendi kelimesinin Türk Dil Kurumu'nda karşılığı isim ve sıfat olarak değişik. Sıfat olarak görgülü, nazik demek. Fikret Orman sıfat olarak kullanıyor ise onun kendisinin kullanmasına gerek yok, kamuoyu takdirindedir. Eğer isim olarak kullanıyorsa buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse... Biz var olduğumuz sürece Fenerbahçe buna müsaade etmez. Leipzig maçı sonrası 'iyi niyet' açıklamasına katılıyorum. Eğer derbi maçta Quaresma, Pepe, Medel ve Oğuzhan da iyi niyetli sahaya çıksaydı, futbol adına iyi olurdu. Valbuena'dan çalım yiyip, hırsıyla tekme atan Quaresma'yı bu hale getiren nedir? Babel'in Souza'ya tekmesi nedir. Quaresma'nın geçen sezon Trabzonspor ve Karabük maçlarındaki kırmızı kartlık hareketleri görmezden gelinirken, aynı hareketler yüzünden derbide atılmasının sebebi nedir" diye konuştu. Fikret Orman'ın, "Derbiden önce gergin ortam hazırlandı" sözlerine cevap veren Şekip Mosturoğlu, "Geçen sezonki kupa maçında Hasan Çetinkaya'nın başının yarıldığını, teknik direktörün oyuncumuzun boğazını sıktığını, soyunma odasında oyuncularımıza, hakemlere saldırıda bulunulduğunu görmedi herhalde? Leipzig maçında Fenerbahçe'ye küfür edildiğini de duymadı galiba. Efendilik böyle olmaz, yenildiğin zaman da rakibe saygılı olmak lazım" diye konuştu. Beşiktaş'ın 12 yıldır Fenerbahçe'yi Kadıköy'de yenemediğini de hatırlatan Mosturoğlu, "Her yenilgiden sonra Fikret Orman'ın açıklamaları, Dünya Kupası üçüncüsü olan takımın hocasının her Fenerbahçe maçında yaptıkları, yaşattıkları ortada. Ben bunlara anlam veremiyorum. 65 yaşında biri. Olgunluğu geçmiş, yaşlı noktasında. O grubun futbolun iyi şeylerini göstermeye çalıştığını düşünmüyorum. Sayın Fikret Orman, her zaman 'Ahlaklı, üst düzey futbolcular, aile ortamı var olduğunu söylüyor. Diğer kulüplerde oynayan futbolcular da çok ahlaklı. Orman'ın, rakibin de yenebileceğini düşünmesi gerekiyor" dedi.
Milliyet

Alkışlar Konya'ya 
UEFA Avrupa Ligi I Grubu'nda mücadele eden Atiker Konyaspor, sahasında konuk ettiği Vitoria Guimaraes'i 2-1 yenerek taraftarlarına tarihi bir gece yaşattı. Cezası nedeniyle bu sezon ilk kez seyircisiyle buluşan ve Avrupa arenasındaki ilk galibiyetini kazanan yeşil-beyazlı ekip maça hızlı başladı. 10. dakikada Musa Araz'ın pası ile ceza sahası sol çaprazında topla buluşan Milosevic'in kesme vuruşu üst direkten döndü. Direkten dönen topla buluşan Friday Eze'nin çıkardığı topla ceza sahası yayı içerisinde buluşan Fofana'nın sert şutu savunmadan sekip kornere çıktı. 24. dakikada Ömer Ali Şahiner'in sol kanattan kullandığı uzun taç atışında Friday Eze'nin kafa ile indirdiği topla altıpasın hemen dışında buluşan Musa Araz'ın gelişine şutu filelerle buluştu: 1-0. 34. dakikada ceza sahasının sağ çaprazında topla buluşan Heldon Ramos'un sert şutunu kaleci Serkan Kırıntılı çıkardı. Kaleciden dönen topla altıpasın hemen dışında buluşan Raphinha'nın gelişine çektiği şut farklı şekilde üstten auta çıktı. 48. dakikada Fofana'nın pası ile sağ kanatta topla buluşan Skubic son çizgiye kadar inerek ceza sahasına ortaladı. Penaltı noktası üzerindeki Milosevic'in kafa vuruşunda top kaleci Miguel Silva'nın solundan ağlarla buluştu: 2-0. 73. dakikada sol çaprazdan ceza sahasına girerek son cizgiye kadar inen Heldon'un çıkardığı topla penaltı noktası üzerinde topla buluşan Hurtado'nun gelişine sert şutu filelerle buluştu: 2-1. 86. dakikada Evouna'nın sert şutunu kaleci Miguel Silva kornere çıkardı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme