30 Eylül 2017 Cumartesi

30.09.2017 Genel Gündem

30.09.2017

GÜNDEM
Tüm Dünyam Kitaplarım Semaverim 
Sabahın erken saatlerinde Maltepe Ceza ve Tutukevi'ne doğru yola çıktığımda, tutuklu gazeteci arkadaşımız Enis Berberoğlu'nun nasıl olduğunun merakındaydım. 3 aydır Maltepe'deki koğuşunda tutukluydu. Üst araması, göz taramasının ardından, Adalet Bakanlığı, İstanbul Maltepe 2 No'lu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun avukat açık görüş yerindeki bir bölümde karşı karşıya geldik Enis ile. Yıllarca birlikte haber peşinde koşmuş, aynı koridorlarda gazetecilik yapmıştık. O, bir süre önce, ulusal güvenlik öne sürülerek, 'Haber adı altında gizli kalması gereken hususların duyurulması', 'Devlet sırrının ifşası' suçlamasıyla 25 yıl hapse mahkûm edilmişti. Durdurulan MİT TIR'larının görüntülerini Cumhuriyet gazetesine verdiği iddiasıyla, kısaca casusluktan yargılanmıştı. 25 yıl ya da 25 ay. Ne süre olursa olsun, o önce gazeteciydi ve maruz kaldığı bu duruma isyan ediyordu. Tutuklu olduğu hücrede, koskoca bir yaz geçmişti. Sonbaharı yaşadığı bu günlerde ise hücresinden çıkıp aylar sonra avukatları, eşi Oya ve milletvekilleri haricinde, ilk kez bir meslektaşı ile açık görüş yapıyordu. Koğuşundan, infaz memurunun yanında getirilirken önce, camın arkasından gördü beni. "Sen... Nasıl gelebildin..." diye sevinçle görüş bölmesine koştu. Başladı anlatmaya. Söyleyecekleri belli ki dağlar gibi yığılmıştı: "Cumhuriyet'teki haberden çok önce Aydınlık gazetesinde bir jandarmanın verdiği haber kamuoyuna mâl olmuştu. Çok sonra Cumhuriyet kullandı bunu. Bana bağladılar, dava açtılar. Hedef belliydi. Delil olmadığı halde, AYM'nin 'devlet sırrı olmadığına' dair kararına rağmen, sonuç 25 yıl hapis. Bende ByLock olmadığı kesin. Banka ilişkim de hiç olmadı. Sadece 21 saniyelik konuşma var." Enis, şaşkınlık içindeydi hâlâ: "Gazeteciydim. O tarihte milletvekili de değildim. Davanın temel mantığı, devlet sırrı olmayan bir şeyden, casusluk hikâyesi yaratmaktı. Başardılar da. Amaç, bir muhalif gazeteciye, muhalif partinin milletvekiline saldırmaktı. Saldırdılar da. Aydınlık'ın önceki ilgili yayınlarını ortaya koyup, beni suçlayan savcılık var. Ben, sadece siyaseten mahkûm edildim.'' Görüş biterken, bir süredir tepkimizin bir sembolü olan cezaevinin dikenli tellerini temsil eden kolumdaki bilekliğimi görünce, acı acı güldü, "'İyi düşünmüşsünüz" dedi. Ben de "Sizler içerde, bizler de dışarıda tutukluyuz. Tüm gazeteciler özgür kalıncaya dek bizler bu bilekliği taşıyacağız" dedim. Eline aldı narin deriden örülme bilekliği, koluna doladı. Bakakaldı... Ayrıldık...
Hürriyet


'Açık Uçlu Torpil' 
TBMM'de dün bir basın toplantısı düzenleyen CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Torba yasayı eleştiren Özel, "Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne tehdit olarak, 'Bir gece ansızın gelebiliriz' denildi. Bu tehdidin Barzani'ye yönelik olduğu düşünülüyordu. Ama bütün vatandaşlar gördü ki bir gece ansızın, bir torba kanun tasarısıyla geldiler. Sözlerinin arkasında durdular ve yaptıkları her şeyin maliyetini vatandaşın sırtına bindirdiler" dedi. Eğitim sisteminin de 'yapboz tahtasına çevrildiğini' belirten Özel, şöyle devam etti: "Sınavın açık uçlu olacağı söyleniyor. Seneye TEOG'un yerine gelecek sistem nedir; yaz bir kâğıda desek, zarfa koyup kasaya kaldırsak, sınav kâğıdını bir yıl sonra okusak, sınavda 5, 10 alırsa namerdim. Bilmiyor. Açık uçlu sınav; açık uçlu değerlendirme, objektif olmayan bir sistem kurmak, açık uçlu torpil; açık uçlu, istediğini istediğin yere yerleştirmek demek." "Bütçe kanununu deliyorlar, Anayasa'yı ihlal ediyorlar" diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ya vatandaşın doğrudan cebine el atıyor ya vatandaşın sırtından kazandığı vergiyi yandaşa peşkeş çekiyor ya da bazı alanları denetim dışı bırakıyor. Vatandaşa, örtülü olarak 'Zamma isyan etme seni milli güvenliğin karşısında gösteririm' diyorlar. Zamma itiraz edene neredeyse terörist diyecekler. Bir maliye bakanı, dünya tarihinde belki de ilk kez zam paketini müjde gibi açıklıyor. Bunlar yediler, içtiler, savurdular, çıkan faturayı mafya gibi 'Ben ödemeyeceğim arkadaş ödeyecek' diyorlar. 'Arkadaş' dediği, hepimiz... Bunlar israf ediyor, saraylar, yazlık, kışlık yapıyorlar, Meclis Başkanı'na 6 milyonluk arabalar alıyor, referandumda devlet imkânıyla propaganda yapıyorlar; sonra hesap çıkıyor, bunun siyasi maliyeti var, ekonomik kriz geliyor, 'biz değil, vatandaş, arkadaş ödeyecek' diyorlar. Olmaz olsun böyle arkadaşlık."
Hürriyet

DÜNYA 
Yine Yeniden Bağdadi! 
Terör örgütü DAEŞ tarafından yeni yayınlanan ve örgütün elebaşı Ebubekir el-Bağdadi'ye ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı, dikkatleri yeniden, Bağdadi'nin ölüp ölmediği tartışmasına çekti. Daha önce birçok defa öldüğü iddia edilen el-Bağdadi'nin kaydının eski olduğuna yönelik yorumlar yapılırken, kaydın içeriği tartışmaları alevlendirdi. Amerikan medyasında yer alan haberlere göre, El Furkan sitesi tarafından yayınlanan 46 dakikalık kayıtta konuşan kişinin yakın zamana ait bazı gelişmelere atıfta bulunması, kaydın eski olmadığı yorumlarına neden oldu. Konuşmada, Kuzey Kore'nin ABD ve Japonya'ya yönelik tehditleriyle Türkiye, İran ve Rusya'nın Kazakistan'ın başkenti Astana'da öncülük ettiği Suriye görüşmelerine de değiniliyor. Ses kaydının ait olduğu kişi ayrıca, Ortadoğu'da DAEŞ'e düzenlenen bombardıman ve saldırılara karşılık örgüt mensuplarının Batılı şehirlerde daha fazla saldırı gerçekleştirmesi çağrısında bulunuyor. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise, DAEŞ elebaşı Ebubekir el-Bağdadi'ye ait olduğu iddiasıyla yayınlanan ses kaydını incelediklerini ancak ses kaydının gerçek olmadığına inanmak için bir neden bulunmadığını söyledi. Pentagon Sözcüsü Eric Pahon, "Kaydın gerçek olup olmadığına bakıyoruz. (Kurum içinde) İçeride kullanmak üzere ses dosyasının da deşifresini yapıyoruz. Kaydın gerçek olmadığına inanmak için bir sebebimiz yok ancak doğrulayamayız da..." ifadesini kullandı. Rusya, temmuz ayındaki bir saldırıda Bağdadi'yi öldürdüğünü iddia etmişti. İran da bunu doğrularken, Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü, DAEŞ kaynaklarına dayandırdığı bilgilere dayanarak Bağdadi'nin öldüğünü teyit ettiklerini duyurmuştu.
Milliyet

Katalonya'da Nefesler Tutuldu 
İspanya'da Katalonya Özerk Yönetimi, merkezi hükümetin yasa dışı ilan ettiği 1 Ekim'deki bağımsızlık referandumunu gerçekleştirme konusundaki ısrarını sürdürüyor. Barselona kentinde kurulan basın merkezinde açıklama yapan Katalan yetkilileri seçmen sayısı ve sandık bilgilerini açıkladı. Referandumda 5 milyon 343 bin 358 kayıtlı seçmenin, 2 bin 135 sandıkta oy kullanacağı belirtildi. İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'un " yapılmayacak" açıklamasına ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına rağmen referandumun yapılacağını ifade eden hükümet temsilcileri, plastikten yapılmış ve üzerine Katalonya Başkanlığının amblemi olan oy sandıklarını basına tanıttı. Katalanlar oy verme noktalarında sabahlayarak sandıkları korumayı hedefliyor. Bölge genelinde 2315 oy verme noktası bulunduğu belirtiliyor. Bununla birlikte Katalan yöneticiler Avrupa Birliği'nin (AB) konuyla ilgili tutumunu eleştirdi. Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont AB'nin, İspanya hükümetinin Katalan halkının temel haklarını ihlal etmesi karşısında sessiz kaldığını söyledi. AB'nin Türkiye ve bazı ülkelere karşı yaptığı eleştirilere gönderme yapan Puigdemont, "Katalanların toplanma ve ifade haklarını kısıtlayan İspanyol hükümetine tepki göstermeyen AB'nin, Türkiye'yi benzer konularda eleştirme konusunda çok cesur olduğunu" ifade etti.
Milliyet

Abd'den En Net Yorum Tanımıyoruz 
Bağdat, Ankara ve Tahran'ın IKBY'nin 25 Eylül'de yaptığı tartışmalı bağımsızlık referandumuna yönelik sert yaptırımları birbiri ardına gelirken, ABD gerginliğin artmaması için devreye girmeye hazırlanıyor. Referandumun olası sonuçlarına dair çok sert açıklamalar yapmaktan kaçınan Washington yönetiminden dün ciddi bir hamle geldi. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, ülkesinin referandumu ve sonuçlarını tanımadığını ilan eden yazılı bir açıklama yaptı. Tillerson açıklamasında, Iraklı Kürtlere karşı güç kullanılabileceğini ima eden Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bölge ülkelerine ise tehditlere son verme çağrısında bulundu. Tillerson'ın açıklamaları özetle şu şekilde: ABD, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (KBY) yaptığı tek taraflı referandumu tanımıyor. Oylamanın ve sonuçlarının da bir meşruiyeti yok. Birleşik, federal, demokratik ve müreffeh bir Irak'ı desteklemeye devam ediyoruz. Bu tek taraflı adımın olası sonuçlarından kaygılıyız. Oylama öncesinde daha yapıcı bir çerçeve bulmak ve Kürdistan halkına istikrar ve refah sağlamak için hem KBY hem de Irak merkezi hükümetiyle çalışmalarımız oldu. Bu hevesler bu referandum gibi tek taraflı tedbirlerle ilerletilemez. Karşılıklı eylem tehditlerine bir son verilmesi çağrısı yapıyoruz. Iraklı Kürt yöneticilere merkezi hükümetin anayasal olarak tanımlanmış rolüne saygı göstermeye, Bağdat'taki merkezi hükümeti ise tehditleri ve olası güç kullanımı imalarını reddetmeye çağırıyoruz. ABD, Irak'ın komşuları da dahil tüm tarafları tek taraflı eylemlerden ve güç kullanımından kaçınmaya davet ediyor. Irak'taki tüm ortaklarımızı DAEŞ'ı yenmeye odaklanmaya davet ediyoruz. Tüm tarafları Iraklıların geleceğini iyileştirmek için yapıcı bir diyaloğa davet ediyoruz.
Hürriyet

Uygurlara Kuran Ve Seccade Yasağı 
Uygur Türklerine karşı insan hakkı ihlaline giren birçok uygulaması olan Çin, son olarak da Uygur Türklerinin evlerinde Kuran-ı Kerim ve seccade bulundurmasını yasakladı. Bir sivil toplum örgütü olan Radio Free Asia'ya konuşan Dünya Uygur Kongresi'nin sürgündeki lideri Dilşat Raşit, "Her etnik Uygur'un, Kuran'lar ve seccadeler dahil İslam'la bağlantılı, dini semboller taşıyan her nesneyi teslim etmesi yönünde bildirim aldık. Bunların gönüllü olarak verilmesi gerekiyor. Eğer yetkililer kendileri bulursa ağır cezalar olacak" dedi.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,5587-3,5683
Euro: Euro 4,1959-4,2246
Sterlin: 4,7685-4,7835
Gram Altın: 146,4967-146,8921

İlaç Fiyatları Yılda Bir Kez Değişecek 
Sağlık Bakanlığı ilaç fiyatlarıyla ilgili yeni bir düzenleme yaptı. Yeni düzenlemeye göre, bundan sonra ilaç fiyatları yılda iki kez değil, bir kez değiştirilecek. Kur farkına göre değişim ise geçmişte olduğu gibi yine yılda bir defa yapılacak. "Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Karar"ın uygulama esaslarının belirlendiği, "Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ", dünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Sağlık Bakanlığı'ndan konuya ilişkin alınan bilgiye göre, Ekonomi Koordinasyon Kurulu kararlarının uygulandığı, fiyatlandırma esaslarının daha sade ve anlaşılır bir dille ifade edildiği tebliğ ile Türkiye'de ilaç fiyatlandırma sistemi ve yerli ilaç imalinin teşvikine ilişkin düzenlemeler yapıldı. Türkiye'de maliyet-kâr temeline dayanan ilaç fiyatlandırma sistemi, 2004 yılında yayımlanan 'Fiyat Kararnamesi' ile değiştirilerek 'Referans Fiyat Uygulaması' başlatılmıştı. 'Referans Fiyat Uygulaması' ile Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya ve Portekiz referans alınan ülkeler olarak belirlenmiş ve bu ülkeler arasındaki en düşük fiyat 'gerçek kaynak fiyat' olarak kabul edilmişti. Tebliğ ile söz konusu referans ülkeler değişmeksizin, referans fiyat artışından kaynaklı depocuya satış fiyatlarının üst sınır artış oranı yüzde 100'den yüzde 50'ye, referans ülke değişiminden kaynaklı ilaç fiyatları artış oranı ise yüzde 100'den yüzde 20'ye düşürüldü. Böylece, referans alınan ülke fiyatlarındaki artışın ya da referans ülke değişiminin Türkiye'deki ilaç fiyatlarına etkisinin büyük ölçüde kontrol altına alınması sağlanacak. Ayrıca Türkiye'deki ilaç fiyatları, referans ülke fiyatına göre yılda iki kez değil, bir kez değişecek. Kur farkına göre değişim ise geçmişte olduğu gibi yılda bir defa yapılacak.
Milliyet

Şimdi Hesap Zamanı 
Turizmde olumsuz günleri geride bırakmak için ciddi mesai harcayan Türk turizmciler Rusya ve Ortadoğu bölgesindeki hareketlenmenin de etkisiyle 2017'nin ilk 8 ayında ciddi büyümeyi yakaladı. Bu yılın ocak-ağustos döneminde Türkiye'yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26.4 artış göstererek 21.9 milyonu aştı. Turizm Bakanlığı ağustosta gelen turist sayısı nın ise yüzde 46.3 arttığını açıkladı. Türkiye Otelciler Birliği'nin (TÜ- ROB) ağustos ayı raporu ise, gelirler istenilen seviye de olmasa da aylık bazda dolulukların iki yıl önceki oranları aştığını ortaya koydu. Ağustos ayında Türkiye genelinde otel dolulukları, 2016'nın aynı dönemine göre yüzde 40 artarak yüzde 75.3 oldu. Doluluklar iki yıl önceki oranı, yani Ağustos 2015'teki yüzde 72.9'u aştı. Ağustos ayında yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptıkları illerin başında ağırlıklı olarak Rus turistlerin akın ettiği Antalya geldi. Antalya'ya 1.7 milyonu aşkın turist girişi olurken, bu rakam İstanbul'da 1.2 milyon, Muğla'da 406 bin, Edirne'de 348 bin Artvin'de ise 312 bin şeklinde gerçekleşti. Ocak-ağustos döneminde Türkiye'ye gelen turistlerin en çok giriş yaptıkları illerin başında ise 6 milyon 958 bin 445'le İstanbul geldi. İstanbul'u 6 milyon 782 bin 918'le Antalya, 2 milyon 148 bin 581'le Edirne, 1 milyon 758 bin 361'le Artvin ve 1 milyon 458 bin 361'le de Muğla izledi.
Milliyet

Türk Malına Online İhracat Yolu 
2018-2020 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'da (OVP) önümüzdeki yıl 169 milyar dolar, program sonunda da 195 milyar dolar olarak gerçekleşmesi hedeflenen ihracatın artırılması için yeni tedbirler devreye alınacak. Bu çerçevede, yüksek teknolojili ürünlerin ihracatına yönelik destekler, sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda çeşitlendirilecek. Mal ve hizmet ihracatına ilişkin devlet yardımlarının başvuru usulleri kolaylaştırılacak. e-İhracat Stratejisi uygulamaya geçirilerek, Türk mal ve hizmetlerinin uluslararası piyasalarda e-ihracat yoluyla yer alması sağlanacak. Müşteri bulma, lojistik ve ödeme süreçlerinin elektronik ortamda tek merkezden koordine edilmesine imkan sağlayan 'Tek Noktadan İhracat' sistemi kurulacak. Türk lirası ile ticaretin toplam ticaret içindeki payının yükseltilmesi teşvik edilecek. İhracatçıların kur riskini azaltmak amacıyla 'İhracatta Döviz Kuru Riski Sigorta Sistemi' kurulacak ve kullanımı yaygınlaştırılacak. Ekonominin ihtiyaç duyduğu uluslararası yatırımların girişinin artırılması için uluslararası doğrudan yatırım stratejisi hazırlanarak hayata geçirilecek. Türkiye'nin dünyada fuarcılık merkezi haline gelmesi için altyapı oluşturulacak.
Vatan

540 Milyon Lirayı İhracatla Telafi Ederiz 
Danıştay'ın yaz saatini kalıcı hale getiren Bakanlar Kurulu karanının yürütmesini durdurmasının ardından tartışma yeniden alevlendi. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, uygulamaya en başından itibaren karşı çıktıklarını hatırlatarak, yanlıştan dönülmesi için Danıştay kararının bir fırsat olarak değerlendirilmesini önerdi. Hazır giyim sektörünün yıllık 17 milyar dolarlık ihracatının yüzde 73'ünün AB ülkelerine yapıldığını hatırlatan Hikmet Tanrıverdi, bu nedenle yaz saati uygulamasından en olumsuz etkilenen sektörlerin başında geldiklerini söyledi. Hikmet Tanrıverdi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kalıcı yaz saati uygulaması ile 540 milyon TL, bir başka deyişle 150 milyon dolar civarında tasarruftan söz ediliyor. Biz hem maddi hem de psikolojik olarak kaybettiklerimizin daha fazla olduğunu düşünüyoruz. AB ile saat farkımız yeniden açılmazsa biz bu rakamın daha fazlasını ihracat ile ülkemize kazandırabiliriz. Türkiye, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'nın verilerine göre 2016'da toplam 278.4 milyar kWh elektrik tüketti. Bu ortalamada 110 milyar TL'lik bir bedele karşılık geliyor. Tasarruf olarak ifade edilen rakam bu tutarın sadece yüzde 0.5'i. Bu kadar küçük bir tutar için ülkemizin yeniden bir tartışma girdabına sokulmasını doğru görmüyoruz."
Vatan

Otoda Kredi Limiti 90 Bin TL'ye Çıkıyor 
Otomobil sahiplerine bu kez iyi haber yolda. Geçen yıl Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarının artırılması ve son olarak MTV'nin 2018'den itibaren yüzde 40 zamlanmasıyla şoke olan tüketicilere, taşıt kredisi müjdesi geldi. Tasarrufu özendirmek amacıyla Kasım 2013'te taşıt kredisine getirilen sınırlama, otomobil fiyatlarının son dönemde yükselmesiyle esnetiliyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından bankaların kredi işlemlerine ilişkin yönetmelikte değişiklik içeren taslak yayımlandı. Değişiklik tüketicilerin kullandığı taşıt kredilerindeki taban değerlerin yükseltilmesini öngörüyor. Taslağa göre kullandırılacak azami kredi veya finansal kiralama işlemi tutarını belirleyen araç taban değeri 50 bin liradan 90 bin liraya yükseltiliyor. Yeni madde, şu şekilde belirlendi: "Tüketicilere, binek araç edinimi amacıyla kullandırılacak taşıt kredilerinde ve taşıt teminatlı kredilerde veya yapılacak finansal kiralama işlemlerinde, kredi tutarının taşıtın değerine oranı taşıtın nihai fatura değeri 90 bin lira ve altında olanlar için yüzde 70'i aşamaz. Bu oran, nihai fatura değeri 90 bin lirayı aşan binek araçlarda, bedelin 90 bin lirasına kadar olan kısmı için yüzde 70, 90 bin liranın üstünde olan tutar için yüzde 50 olarak uygulanır. İkinci el binek araçlarda taşıtın değerinin tespitinde kasko değeri esas alınır." Taşıtın nihai fatura değeri olarak belirtilen tutar, daha önce 50 bin lira şeklinde belirlenmişti. 2013'ten önce tüketiciler oto fiyatının yüzde 80'ine kadar kredi kullanıp, 60 aya kadar taksit yapabiliyordu.
Vatan

Karbon Salınımına İlave Vergi Gerekli 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin en büyük etkisinin ekonomiye olduğunu belirterek "Karbon salınımını düşürürsek ve daha az derecede küresel ısınma yaşanırsa, dünya milli gelirine etkisi yine de 21 trilyon dolar olacak. Daha kötü senaryoda, 33 trilyon dolarlık bir maliyetten bahsediliyor. Enerji tüketimi çok kritik. Yenilenebilir enerjiye daha çok ağırlık vermeliyiz. Bu alanda finansmanı artırmamız lazım. Karbon salımını kontrol etmek için ilave vergiler getirmemiz lazım. Burada kamu-özel iş birliği de son derece önemli" diye konuştu. Şimşek, "İklim Değişikliğiyle Mücadele ve Finans Sektörü" temasıyla düzenlenen 5. Sürdürülebilir Finans Forumu'nda yaptığı konuşmada, dünya milli gelirinin geçen yıl yaklaşık 75 trilyon dolar olduğunu belirterek, "Küresel ısınmayı 2 dereceyle sınırlamak için yenilenebilir enerjiye her yıl 1 trilyon dolarlık yatırım yapmamız lazım. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmek için de 5-7 trilyon dolar arasında harcama gerekli. Yani küresel milli gelirin sadece yüzde 10'unu bu alana kanalize edilebilirsek başarabiliriz. Kaynak var" dedi. Şimşek, 2038'de dünyada satılan arabalar arasında elektriklilerin oranının içten yanmalı motorlulardan da fazla olacağını belirterek, Türkiye'de elektrikli otoları teşvik için bir model geliştirdiklerini bildirdi.
Hürriyet

POLİTİKA
Hamdolsun 1.3 Milyon Öğrenci Var 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemize ve milletimize yönelik sinsi emelleri olanların, ihanet içine girenlerin ilk hedef aldıkları yer hep eğitim, öğretim sistemimiz olmuştur. İşte FETÖ bunun bir adresidir. PKK bunun bir adresidir. Diğer terör örgütleri bunun bir adresidir. Bunlara fırsat vermeyeceğiz" diye konuştu. 28 Şubat döneminde imam hatiplerde Türkiye genelindeki öğrenci potansiyelinin 600 binden 60 bine düşürüldüğünü hatırlatan Erdoğan "Ama şimdi hamdolsun ortası, lisesiyle 1 milyon 300 bin öğrencisi var" dedi. Erdoğan, Fatih'te mezun olduğu ve kendi adını taşıyan Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi ile Zeytinburnu'ndaki Samiha Ayverdi Anadolu Lisesi'nin kurdele kesim törenine katıldı. Öğle saatlerinde Kısıklı'daki konutundan ayrılan Erdoğan, Cuma namazını Fatih'teki Yavuz Sultan Selim Camii'nde kıldı. Burada vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Erdoğan'ı cami girişinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na seçilen Mevlüt Uysal karşıladı. İkili namaz sonrası mini bir zirve gerçekleştirirken; Erdoğan'a aralarında, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Ak Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir'in olduğu isimler eşlik etti. Namazın ardından Yavuz Sultan Selim'in türbesini de ziyaret eden Erdoğan, bir süre kendisini bekleyen vatandaşlarla sohbet etti. Erdoğan, Cuma namazının ardından Fatih'teki "Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin açılış törenine katıldı. Buradaki törene eski İstanbul Büyükşehir Beledi Başkanı Kadir Topbaş da katıldı. Erdoğan, konuşmasına yeni okul binasının yapımında emeği geçen işadamı Mesut Toprak'a teşekkür ederek başladı. Heyecanlı olduğunu dile getiren Erdoğan, "Heyecanlı olduğum kadarıyla mutluyum. Okuluma Fener'den şöyle buraya doğru tırmandığım günleri hatırlıyorum. Evim Kasımpaşa'daydı. Kasımpaşa'dan bazen sandala bazen motora binip buraya geldiğim günleri hatırlıyorum. Ne meşakkatli günlerdi. Fakat Rabbime hamdolsun ki şu anda Mesut Bey (Toprak) ve bazı kardeşlerimizin de gayretleriyle gerek mimari noktada gerekse bütün hassasiyetiyle imam hatipler içerisinde öyle zannediyorum ki taçlandırılmış bir eser ortaya çıktı" diye konuştu.
Milliyet

Sorular Açık Uçlu Ve Klasik Olacak 
Başbakan Binali Yıldırım, öğrencilerin hangi liseye gideceğinin ortaokulda şekillenmesi gerektiğini belirterek TEOG'un kaldırılmasının ardından yeni sistemin ayrıntılarını anlattı. Yeni sistemde en önemli verinin öğrencilerin 5, 6, 7 ve 8'inci sınıf yıl sonu başarı ortalaması olacağını, ikinci olarak öğrencinin ilgi ve yeteneğinin matematik mi, Türkçe mi, sosyal bilimler mi, fen bilimleri mi, spor mu, sanat mı olduğunun tespiti olduğunu belirtti. Yıldırım, 8'inci sınıfta ucu açık ve klasik sorularla yapılacak sınav sonucunun da mezuniyette esas belirleyici notlar olacağını kaydetti. Yıldırım, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin (ÇOMÜ) Akademik Yılı Açılışı ile fahri doktora tevcih törenine katıldı. Üniversite sınavları ve TEOG konusunda açıklamalarda bulunan Yıldırım, mezun olanların sayısıyla üniversitelerin kontenjan miktarının aynı olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "2 milyon 400 bin öğrencimiz geçmiş yıllardan gelen ayrı tuttuğumuzda her mezun olan öğrenci iyi kötü bir yere giriyor. Demek ki kapasite arz-talep sorunu ortadan kalkmış. Sorun ne? Geçmişten gelen birikim. Bunu bir kere bir şekilde halletmek gerekiyor. Şimdilik bunu bir kenara bırakırsak üniversiteye girişin sınav stresinin azaltılması lazım. Çünkü ihtiyaç yok. Olur da 10 milyon, 1 milyon alacaksın, millet birbirini kıracak. Yok böyle bir şey. Mezun olan sayısı da aynı üniversitelerin sunduğu kontenjan da aynı. Sorun nerede? Tabii herkes aynı yere gitmiyor, herkes Onsekiz Mart'a gitmek isterse o zaman sorun başlıyor. Onun da yolu bir sınava kaderi bağlamak yerine ta 4+4+4 bütün kademelerde öğrencinin kabiliyetine, yetkinliğine başarısına göre hazırlanması."
Milliyet


Kılıçdaroğlu'ndan Kota' Talimatı 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlayan kongre takviminde, önceki yılların aksine parti tüzüğünde yer alan gençlik kotasına azami riayet edilmesi noktasında kesin talimat verdiği belirtildi. Kılıçdaroğlu'nun bazı il ve ilçelerde gençlerin aday çıkmaması ya da yeterli oy alamaması nedeniyle ortaya çıkan tablo nedeniyle kurmaylarını uyardığı, parti üyesi gençlerin kongrelerde aday gösterilmesinin sağlanması talimatını verdiği kaydedildi. Kılıçdaroğlu'nun önceki gün başkanlık ettiği partisinin MYK toplantısında mahalle delege seçimleriyle devam eden kongre takvimine ilişkin olarak bazı değerlendirmelerde bulunduğu belirtildi. Milliyet'in aldığı bilgilere göre Kılıçdaroğlu, partiye daha fazla genç katılması ve gençlerin partide daha aktif olması gerektiği görüşünden hareketle, parti tüzüğünde yer alan yüzde 10'luk gençlik kotasına riayet edilmesi talimatını verdi. Kılıçdaroğlu, önceki kongre sürecinde çeşitli aksaklıklar nedeniyle bazı il ve ilçelerde gençlik kotasına uyulamadığını anımsattı. Kılıçdaroğlu'nun yeterince aday çıkmaması ya da yeterli oy alınamamış olması gibi gerekçelerle gençlerin parti yönetimlerinde yeterince söz sahibi olamadığını vurguladığı kaydedildi.
Milliyet

SPOR 
Şenol Güneş'ı Emre Kurtardı! 
Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş bir maç ceza aldı, herkes şaştı kaldı. Ülker Stadı'ndaki olaylı Fenerbahçe derbisinin ardından "hakaret" eylemi nedeniyle PFDK'ya sevk edilen Güneş, alt sınırı üç maç olan bir suçu nasıl bir maç cezayla geçmişti? İşte burada işin püf noktası, yapılan savunmada gizliydi. Çünkü Beşiktaşlı hukukçular öyle bir yerden yakaladı ki, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu da buna uymak zorunda kaldı. Siyah-beyazlılar, savunmada Fenerbahçe'yi örnek gösterdi. 2014-15 sezonunda o dönem sarı-lacivertli formayı giyen Emre Belözoğlu, 30 Kasım 2014 tarihinde oynanan Eskişehirspor maçında hakeme, "Allah belanı versin" dediği gerekçesiyle Tolga Özkalfa'dan kırmızı kart görmüştü. Deneyimli futbolcu, "Ben Allah belanı vermesin dedim" dese de hakem bunu hakaret olarak algıladı ve kırmızı kartını çıkardı. TFF Hukuk Müşavirliği de hakaret suçuyla Emre'yi PFDK'ya sevk etti. O gün çıkan karar çok önemli ve emsal değeri taşıyordu. Çünkü bu söz hakaret olarak sayılmamış, Emre Belözoğlu da sportmenliğe aykırı sözler nedeniyle bir maçla cezalandırılmıştı. İşte bu karar Şenol Güneş'in kurtuluşu oldu. Çünkü yayıncı kuruluşun çekimlerinde görülen ve dudak okuma yöntemiyle anlaşılan diğer küfürler raporlarda yer almadığı için Güneş'e de bir maç ceza uygulandı.
Milliyet

'Ya Fernando'ya Bir Seç Olursa' 
Galatasaray'da geleceği tartışılan isim olan Selçuk İnan'a Igor Tudor'dan destek geldi. Hırvat teknik adam tecrübeli futbolcunun kendileri için önemini ise "Ya Fernando'ya bir şey olursa" sorusuyla özetledi. Galatasaray ile Karabük maçı öncesi şüphesiz en çok merak edilen konu Tolga Ciğerci'nin sakatlığında Tudor'un Feghouli ile Selçuk İnan arasında kimi tercih edeceğiydi. Bu konuda ibre Cezayirli futbolcudan yana dururken taraftarın bir bölümünün hedefinde olan milli oyuncuyla ilgili Tudor çarpıcı ifadeler kullandı. Yardımcılarıyla değerlendirme yapan Hırvat çalıştırıcı, "Selçuk İnan'ı kazanmak zorundayız. Bu sezon 11 kişi ile bitmez. Üstelik Fernando'ya bir şey olursa yerine oynatabileceğim en uygun isim Selçuk. Bize düşen mutlaka Selçuk'u en iyi duruma getirmek. Ancak taraftarımız da bu konuda anlayışlı olmalı" diye konuştuğu öğrenildi. Türk Telekom Stadı'nda bugünkü maçta daha önce takımdan gitmesi için ultrAslan taraftar grubunun bildiri yayınladığı Selçuk konusunda bu kez taraftarların tutum değişikliğine gitmesi bekleniyor. Taraftarların ağırlıklı olarak tecrübeli futbolcuya destek vereceği öğrenildi.
Milliyet

Bir Varmış Bir Yokmuş 
Akhisar maça çok iyi hazırlanıp, konsantre olmuş. Temaslı ve sert futbol ile Fenerbahçe'ye rahat oyun kurma imkanı vermedi. Janssen, Caner ve Mustafa arasında fizik üstünlüğü kuramadı ve doğal olarak hava toplarını da alamadı. Topu oyuna iyi sokan Neto ile sert ve dinamik oyun yapısıyla dikkat çeken Souza da olmayınca sarı-lacivertliler rakibinin bu oyununa çok fazla karşılık veremedi. Akhisar, rakibine boş alan bırakmıyor ve savunmaya çok çabuk dönüyordu. 3. dakikada sarı-lacivertliler hızlı çıksa da Giuliano'nun vuruşu etkisiz kaldı. 15 dakika boyunca sarı- lacivertliler oyun kurmaya çalıştı. Bu dakikadan sonra da Akhisar hücumda daha etkili olmaya başladı. Ev sahibi 27'de Henrique ve 43'te Larsson ile gole yaklaştı. Ceza sahasına giremeyen Fenerbahçe'de Mehmet Ekici, 55'teki şutu ile uzaktan tehlike yaratmaya çalıştı. Oyun tam Akhisar'ın istediği gibi gidiyordu. İlginç olan Aykut Kocaman'ın hâlâ bir değişiklik yapmamasıydı. Okan Buruk, rakibinin hata yapacağı anı bekliyordu. 60'ta Topal'ın hatalı pasında az adamla yakalanan Fenerbahçe, kalesinde golü gördü. Onur, Soner'den aldığı pas ile golü buldu: 1-0 Bu golden sonra Kocaman iki hamle yaptı. 77'de ise son hamlesini oyuna sürdü. Ancak geç kalmıştı. 67'de ev sahibi Sergio ile ikinci gole çok yaklaştı. Valbuena ve Janssen çıkınca yeni değişikliklerle birlikte sarı-lacivertlilerin kurabileceği olası baskı da başlamadan bitti. Alper'den sonra Skrtel'e çıkan kırmızı kart oyunu kaderini belirledi. Son dakikaları rahat oynayan Akhisar üç puanı almayı başardı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme